Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8521Soru

Elektromanyetik spektrumda yer alan farklı dalga türleri, kendilerine özgü oluşum mekanizmaları ve ayırt edici fiziksel özelliklere sahiptir.

Buna göre, sol sütunda verilen elektromanyetik dalga türlerini, sağ sütundaki oluşum özellikleri ve fiziksel etkileriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Radyo Dalgaları
Kızılötesi Işınlar
Morötesi Işınlar
Gama Işınları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Radyo dalgaları, iletken metallerdeki elektronların ivmelendirilmesiyle elde edilen spektrumun en uzun dalga boylu dalgalarıyla; kızılötesi ışınlar, maddelerin termal titreşimleri sonucu yayılan ve doğrudan ısı artışına neden olan dalgalarla; morötesi ışınlar, melanin sentezini tetikleyen elektron geçişi kökenli dalgalarla; gama ışınları ise kararsız atom çekirdeklerinin nükleer bozunmaları sırasında yayınlanan en yüksek enerjili fotonlarla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Radyo Dalgaları antenlerdeki serbest elektronların ivmeli hareketiyle, Kızılötesi Işınlar termal titreşimlerle ve ısı etkisiyle, Morötesi Işınlar ciltte melanin salgılanmasını tetikleyen elektron geçişleriyle, Gama Işınları ise kararsız çekirdek bozunmalarıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Radyo dalgalarının üretim mekanizmasını belirlemek.
Radyo dalgaları, LC devreleri ve verici antenler gibi iletken sistemlerdeki serbest elektronların ivmeli salınım hareketleri ile üretilir. Bu durum, iletken tellerde serbest elektronların ivmelendirilmesi tanımıyla eşleşir.
Elektromanyetik spektrumdaki en uzun dalga boylu ve en düşük enerjili bölgenin fiziksel kaynağını saptamak için.
2
Kızılötesi ışınların ayırt edici kökenini ve etkisini analiz etmek.
Kızılötesi dalgalar, mutlak sıfırdan yüksek sıcaklıktaki tüm cisimlerin atom ve moleküllerinin yaptığı termal titreşimler sonucu yayılan termal ışımedır. Maddeler tarafından soğurulduğunda doğrudan ısı enerjisine dönüşür.
Kızılötesi bölgenin termal uyarılma mekanizmasını ve karakteristik ısı etkisini doğrulamak için.
3
Morötesi (UV) ışınların kaynak ve biyolojik etki özelliklerini incelemek.
Morötesi ışınlar, güneş gibi yüksek sıcaklıklı cisimlerin dış elektron geçişlerinden kaynaklanır. Canlı doku üzerinde kimyasal bağları koparma (iyonizasyon) sınırında etki gösterip savunma mekanizması olarak melanin salgılanmasını tetikler.
Morötesi bölge fotonlarının atomik uyarılma kökenini ve biyolojik dokulardaki spesifik etkilerini belirlemek için.
4
Gama ışınlarının nükleer kökenini ve spektrumdaki yerini tespit etmek.
Gama ışınları, atomların elektron yörüngelerindeki geçişlerden değil, kararsız çekirdeklerin nükleer bozunma veya tepkimeleri sırasında yayınlanır. Spektrumun en yüksek frekanslı ve en yüksek enerjili fotonlarıdır.
Gama ışınlarının nükleer kökenli doğasını atomik kökenli dalgalardan ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Elektromanyetik spektrum bölgelerinin dalga boyu, frekans, foton enerjisi ve farklı üretim mekanizmaları (anten salınımı, moleküler titreşim, atomik elektron geçişi, çekirdeksel radyoaktivite) temelinde sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8522Soru

Bir miktar ideal gaz örneğine yapılan üç farklı etki ve bu etkilerin gerçekleştirildiği kap türleri aşağıda verilmiştir:

* I. Etki: Sürtünmesiz ideal pistonlu bir kapta bulunan gazın mutlak sıcaklığı yarıya indirilip dış basıncı 33 katına çıkarılıyor.
* II. Etki: Sabit hacimli kapalı bir kapta bulunan gazın mutlak sıcaklığı 22 katına çıkarılıp kaba aynı gazdan başlangıçtaki kütlesinin 33 katı kadar daha ekleniyor.
* III. Etki: Sürtünmesiz ideal pistonlu bir kapta bulunan gazın mutlak sıcaklığı 44 katına çıkarılıp kabın bulunduğu ortamdaki dış basınç 22 katına çıkarılıyor.

Buna göre, bu etkiler sonucunda elde edilen gaz özkütlelerini büyükten küçüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gazların son özkütlelerinin büy��kten küçüğe doğru sıralaması I, II, III şeklindedir.
I. işlemde hacim 1/6'sına indiği için özkütle 6 katına çıkar. II. işlemde sabit hacimde kütle 4 katına çıktığı için özkütle 4 katına çıkar. III. işlemde hacim 2 katına çıktığı için özkütle yarıya iner. Bu durumda sıralama I > II > III şeklinde olur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Etki için hacim ve özkütle değişimini hesaplama
Hacim VI=16V0V_{\text{I}} = \frac{1}{6}V_0 ve özkütle dI=6d0d_{\text{I}} = 6d_0 olarak bulunur.
Sürtünmesiz pistonlu kapta kütle sabit olup hacim VTPV \propto \frac{T}{P} bağıntısı ile değişir. Sıcaklığın yarıya inmesi ve basıncın 33 katına çıkması hacmi 66 kat azaltır; kütle sabit olduğundan özkütle 66 katına çıkar.
2
II. Etki için hacim ve özkütle değişimini hesaplama
Hacim sabit kalır (VII=V0V_{\text{II}} = V_0) ve özkütle dII=4d0d_{\text{II}} = 4d_0 olarak bulunur.
Sabit hacimli kapalı kapta sıcaklık değişimi hacmi etkilemez. Kaba başlangıç kütlesinin 33 katı kadar gaz eklenmesi toplam kütleyi 44 katına çıkarır (mII=4m0m_{\text{II}} = 4m_0), bu nedenle özkütle 44 katına çıkar.
3
III. Etki için hacim ve özkütle değişimini hesaplama
Hacim VIII=2V0V_{\text{III}} = 2V_0 ve özkütle dIII=0,5d0d_{\text{III}} = 0,5d_0 olarak bulunur.
Pistonlu kapta sıcaklığın 44 katına çıkması ve dış basıncın 22 katına çıkması hacmi 22 katına çıkar (VIII=2V0V_{\text{III}} = 2V_0). Kütle sabit olduğundan özkütle yarıya iner.
4
Özkütle değerlerini karşılaştırıp sıralama
Özkütleler arasındaki ilişki dI>dII>dIIId_{\text{I}} > d_{\text{II}} > d_{\text{III}} şeklindedir.
6d0>4d0>0,5d06d_0 > 4d_0 > 0,5d_0 sayısal karşılaştırması yapılarak büyükten küçüğe doğru sıralama elde edilir.

Anahtar Kavram

İdeal gazlarda basınç, hacim, sıcaklık, kütle ilişkisi ve bu değişkenlerin özkütleye etkisi.
Soru 8523Soru

Bir endüstriyel tesisin atık su kanalından alınan 800 mL800\text{ mL} hacmindeki bir su örneğinin özkütlesi 1,05 g/mL1,05\text{ g/mL} olarak ölçülmüştür. Bu su örneğindeki suyun 340 g340\text{ g}'ı çökelme olmaksızın buharlaştırılıyor. Geriye kalan çözeltideki toksik bir metal iyonunun derişimi 80 ppm80\text{ ppm} olarak ölçülüyor.

Buna göre, başlangıçtaki atık su örneğinde çözünmüş halde bulunan bu metal iyonunun kütlesi kaç miligramdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 40

Cevap

Başlangıçtaki atık su örneğinde bulunan toksik metal iyonunun kütlesi 40 mg40\text{ mg}'dır.
Toksik metal iyonunun kütlesi, son durumdaki çözeltinin kilogram cinsinden kütlesi (0,5 kg0,5\text{ kg}) ile derişim değerinin (80 ppm80\text{ ppm}) çarpılmasıyla elde edilen 40 mg40\text{ mg} değeridir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki atık su örneğinin kütlesini hesaplamak
milk=840 gm_{\text{ilk}} = 840\text{ g}
Çözeltinin hacmi (800 mL800\text{ mL}) ve özkütlesi (1,05 g/mL1,05\text{ g/mL}) verilmiştir. Kütle, hacim ile özkütlenin çarpımına e��ittir (m=V×dm = V \times d).
2
Buharlaştırma sonrası geriye kalan çözeltinin kütlesini bulmak
mson=500 gm_{\text{son}} = 500\text{ g}
Çözeltiden çökelme olmaksızın 340 g340\text{ g} su buharlaştırıldığından, kalan çözelti kütlesi başlangıç kütlesinden buharlaşan su kütlesinin çıkarılmasıyla bulunur (840 g340 g840\text{ g} - 340\text{ g}).
3
Kalan çözeltinin kütlesini kilogram birimine çevirmek
mson=0,5 kgm_{\text{son}} = 0,5\text{ kg}
ppm (milyonda bir kısım) formülünde payda kısmındaki çözelti kütlesinin birimi kilogram (kg) olmalıdır. 1 kg=1000 g1\text{ kg} = 1000\text{ g} olduğundan 500 g=0,5 kg500\text{ g} = 0,5\text{ kg} olur.
4
Derişim değerini kullanarak çözünen metal iyonunun kütlesini hesaplamak
mc¸o¨zu¨nen=40 mgm_{\text{çözünen}} = 40\text{ mg}
ppm birimi, kilogram çözelti başına düşen miligram çözünen miktarını ifade eder (ppm=mgkg\text{ppm} = \frac{\text{mg}}{\text{kg}}). Buradan çözünen metal iyonu kütlesi ppm×c¸o¨zelti ku¨tlesi (kg)\text{ppm} \times \text{çözelti kütlesi (kg)} formülüyle 80×0,5=40 mg80 \times 0,5 = 40\text{ mg} olarak bulunur.

Anahtar Kavram

ppm derişim birimi ve çözeltilerin kütlece korunumu

Alternatif Yöntem

PPM tanımı gereği 106 g10^6\text{ g} çözeltide çözünen madde miktarı gram cinsinden hesaplanabilir. 500 g500\text{ g} çözeltide xx gram madde varsa, 106 g10^6\text{ g} çözeltide 80 g80\text{ g} madde bulunur. Buradan içler dışlar çarpımı ile x=0,04 gx = 0,04\text{ g} bulunur. Bu değer miligrama çevrildiğinde 0,04×1000=40 mg0,04 \times 1000 = 40\text{ mg} elde edilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8524Soru

25 C25\text{ }^\circ\text{C} sıcaklıkta çinko (ZnZn) elektrotlar kullanılarak şekildeki derişim hücresi hazırlanıyor.

Şekildeki sistemde I. yarı hücrede 0,1 M Zn(NO3)20,1\text{ M } Zn(NO_3)_2 çözeltisi, II. yarı hücrede ise 0,001 M Zn(NO3)20,001\text{ M } Zn(NO_3)_2 çözeltisi bulunmaktadır. Hücreler bir tuz köprüsüyle birleştirilmiştir.

Buna göre, hazırlanan bu derişim hücresi ile ilgili;

I. Hücrenin başlangıç potansiyeli 0,06 V0,06\text{ V}'tur.
II. I. yarı hücreye aynı sıcaklıkta çözelti hacmi 100 katına çıkacak kadar saf su eklenirse pil çalışmaz.
III. Dış devrede elektron akışı I. kaptan II. kaba doğrudur.

yargılarından hangileri doğrudur?
(Nernst sabitini 0,060,06 olarak alınız.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci yargılar doğrudur.
Çinko derişim hücresinde derişimi az olan II. yarı hücre anot, derişimi fazla olan I. yarı hücre ise katottur. Nernst denklemi uygulandığında başlangıç pil potansiyeli Epil=00,062log(103101)=0,06 VE_{\text{pil}} = 0 - \frac{0,06}{2} \log\left(\frac{10^{-3}}{10^{-1}}\right) = 0,06\text{ V} olarak hesaplanır. I. yarı hücre seyreltilerek hacmi 100 katına çıkarıldığında derişimi 0,001 M0,001\text{ M} olur. İki yarı hücrenin derişimi eşitlendiği için pil potansiyeli sıfır olur ve pil çalışmaz. Dış devrede elektron akışı anottan katoda, yani II. yarı hücreden I. yarı hücreye doğrudur. Dolayısıyla birinci ve ikinci yargılar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anot ve katot yarı hücrelerini belirleme.
Derişimi küçük olan II. yarı hücre (0,001 M0,001\text{ M}) anot, derişimi büyük olan I. yarı hücre (0,1 M0,1\text{ M}) katottur.
Derişim hücrelerinde derişimi küçük olan yarı hücrede yükseltgenme gerçekleşir ve bu hücre anot görevi görür.
2
Nernst eşitliğini kullanarak başlangıç pil potansiyelini (EpilE_{\text{pil}}) hesaplama.
Epil=00,062log(0,0010,1)=0,03log(102)=+0,06 VE_{\text{pil}} = 0 - \frac{0,06}{2} \log\left(\frac{0,001}{0,1}\right) = -0,03 \log(10^{-2}) = +0,06\text{ V}'dur. (Birinci yargı doğrudur.)
Derişim hücrelerinde standart hücre potansiyeli (EpilE^\circ_{\text{pil}}) 0 V0\text{ V}'tur. Çinko için alınan-verilen elektron sayısı (nn) 2'dir.
3
Saf su eklenmesinin pilin çalışmasına etkisini inceleme.
I. yarı hücreye saf su eklenerek hacim 100 katına çıkarıldığında Zn2+Zn^{2+} derişimi 0,1/100=0,001 M0,1 / 100 = 0,001\text{ M} olur. Her iki yarı hücrenin derişimi eşitlendiğinden pil çalışmaz (Epil=0 VE_{\text{pil}} = 0\text{ V} olur). (İkinci yargı doğrudur.)
Derişim hücrelerinde pilin çalışması iki yarı hücre arasındaki derişim farkına bağlıdır; derişimler eşitlendiğinde pil potansiyeli sıfır olur.
4
Dış devredeki elektron akış yönünü belirleme.
Elektronlar dış devrede II. yarı hücreden (anot) I. yarı hücreye (katot) doğru akar. (Üçüncü yargı yanlıştır.)
Elektrokimyasal hücrelerde elektron akışı her zaman anottan katoda doğrudur.

Anahtar Kavram

Derişim hücrelerinde anot/katot tespiti, Nernst eşitliği ile pil potansiyeli hesabı ve seyreltmenin pil potansiyeline etkisi.
Soru 8525Soru

Modern toplumda tüketim örüntülerinin değişimini inceleyen bir araştırma grubunda farklı disiplinlerden bilim insanları yer almaktadır. Araştırma grubundaki iktisatçı; bireylerin pazar içindeki rasyonel kararlarını, gelir düzeyleri ile tüketim harcamaları arasındaki matematiksel korelasyonu ve marjinal fayda beklentilerini analiz etmektedir. Buna karşın gruptaki sosyolog; tüketimin sadece fayda maksimizasyonuna dayalı ekonomik bir karar olmadığını, bireyin ait olduğu toplumsal sınıfa dair bir prestij ve kimlik göstergesi işlevi gördüğünü ve grup aidiyeti kazanma aracı olarak yapılandırıldığını savunmaktadır.

Buna göre sosyolojinin, araştırma konusuna yaklaşımı açısından iktisat biliminden ayrılan temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik eylemleri yalnızca bireysel fayda ve rasyonellik temelinde değil, toplumsal ilişkiler ağında anlam kazanan kültürel ve sınıfsal olgular olarak ele alması

Cevap

Ekonomik eylemleri yalnızca bireysel fayda ve rasyonellik temelinde değil, toplumsal ilişkiler ağında anlam kazanan kültürel ve sınıfsal olgular olarak ele alması
Doğru seçenek olan 'Ekonomik eylemleri yalnızca bireysel fayda ve rasyonellik temelinde değil, toplumsal ilişkiler ağında anlam kazanan kültürel ve sınıfsal olgular olarak ele alması' sosyolojinin iktisattan farkını doğrudan ortaya koymaktadır. İktisat bireyi rasyonel bir aktör olarak kabul edip fayda analizine odaklanırken, sosyoloji ekonomik davranışların ardındaki sınıfsal prestij, grup dinamikleri ve kültürel kalıpları inceler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki iktisatçının yaklaşımını analiz etmek
İktisatçının tüketimi bireysel rasyonellik, gelir-tüketim korelasyonu ve marjinal fayda ekseninde (yani tamamen ekonomik ve matematiksel rasyonel çerçevede) incelediği görülür.
Sosyolojinin iktisattan ayrılan yönünü belirlemek için önce karşılaştırılan disiplinin (iktisat) odağını saptamak gerekir.
2
Parçadaki sosyoloğun yaklaşımını analiz etmek
Sosyoloğun tüketimi sınıfsal prestij, kimlik göstergesi ve grup aidiyeti gibi toplumsal ve kültürel boyutlarla ilişkilendirerek ele aldığı görülür.
Sosyolojik bakış açısının ekonomik eylemlere nasıl yaklaştığını tespit etmek için parçadaki sosyolog vurgusunu anlamlandırmak gerekir.
3
Seçenekleri bu iki yaklaşımın farkına ve sosyolojik ilkelere göre değerlendirmek
Doğru seçenekte belirtilen ifade, sosyoloğun ekonomik eylemleri toplumsal ilişkiler, sınıf ve kültürle açıklama çabasını tam olarak yansıtırken, diğer seçenekler sosyolojik kavramları ve yöntemleri yanlış yorumlayan ifadeler içermektedir.
En doğru ayırt edici niteliği bulmak ve kavram yanılgılarını içeren çeldiricileri elemek için analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Sosyolojinin iktisat bilimiyle ilişkisi ve sosyolojik bakış açısının ekonomik olaylara yaklaşım farkı
Soru 8526Soru

Sabit sıcaklıkta ve sabit hacimli 2 litrelik2\text{ litrelik} kapalı bir kapta gerçekleştirilen,

CO(g)+Cl2(g)COCl2(g)CO(g) + Cl_2(g) \rightleftharpoons COCl_2(g)

tepkimesi için aynı sıcaklıkta derişimler cinsinden denge sabiti Kc=2K_c = 2'dir. Kaba belirli bir anda 4 mol CO(g)4\text{ mol } CO(g), 4 mol Cl2(g)4\text{ mol } Cl_2(g) ve 2 mol COCl2(g)2\text{ mol } COCl_2(g) gazları konuluyor.

Buna göre, sistem aynı sıcaklıkta dengeye ulaştığında;

I. Tepkime, ürünler yönünde (ileri yönde) net değişim gösterir.
II. COCl2COCl_2 gazının denge derişimi 2 M2\text{ M} olur.
III. Kaptaki toplam gaz basıncı başlangıçtaki basınca göre azalır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III ��ncüllerinin tamamı doğrudur.
Denge kesri Qc=0,25Q_c = 0,25 olarak bulunur. Qc<KcQ_c < K_c olduğundan tepkime ürünler yönünde ilerler. Denge kurulduğunda yapılan hesaplamalarla COCl2COCl_2 derişiminin 2 M2\text{ M} olduğu görülür. Tepkimenin ürünler lehine ilerlemesi toplam gaz mol sayısını 10'dan 8'e düşürdüğü için sabit hacim ve sıcaklıkta kaptaki toplam gaz basıncı azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç derişimlerini ve denge kesrini (QcQ_c) hesaplamak.
[CO]0=2 M[CO]_0 = 2\text{ M}, [Cl2]0=2 M[Cl_2]_0 = 2\text{ M} ve [COCl2]0=1 M[COCl_2]_0 = 1\text{ M} olduğundan Qc=0,25Q_c = 0,25 bulunur.
Sistemin dengede olup olmadığını kontrol etmek için başlangı�� derişimleri üzerinden denge kesri bağıntısı (Qc=[COCl2][CO][Cl2]Q_c = \frac{[COCl_2]}{[CO][Cl_2]}) kullanılır.
2
Tepkime yönünü belirlemek.
Tepkime ürünler yönünde (ileri yönde) ilerler (I. öncül doğrudur).
Qc=0,25Q_c = 0,25 ve Kc=2K_c = 2 olduğundan, Qc<KcQ_c < K_c ilişkisi vardır. Sistem dengeye ulaşmak için ürünler lehine net değişim göstermelidir.
3
Denge derişimlerini bulmak için değişim tablosu oluşturmak ve denge denklemini çözmek.
Dengede [COCl2]=2 M[COCl_2] = 2\text{ M} bulunur (II. öncül doğrudur).
Denge anında mol sayıları n(CO)=4xn(CO) = 4-x, n(Cl2)=4xn(Cl_2) = 4-x, n(COCl2)=2+xn(COCl_2) = 2+x olur. KcK_c bağıntısında yerine yazıldığında; 2=2(2+x)(4x)2x29x+14=02 = \frac{2(2+x)}{(4-x)^2} \Rightarrow x^2 - 9x + 14 = 0 denklemi elde edilir. Köklerden fiziksel olarak uygun olanı x=2x = 2 olarak belirlenir. Buradan denge derişimi [COCl2]=2+22=2 M[COCl_2] = \frac{2+2}{2} = 2\text{ M} olur.
4
Dengeye ulaşıldığında toplam gaz basıncındaki değişimi incelemek.
Toplam gaz basıncı azalır (III. öncül doğrudur).
Başlangıçtaki toplam gaz mol sayısı 4+4+2=10 mol4 + 4 + 2 = 10\text{ mol} iken, denge durumunda toplam gaz mol sayısı (42)+(42)+(2+2)=8 mol(4-2) + (4-2) + (2+2) = 8\text{ mol} olur. Sabit hacim ve sıcaklıkta gazın basıncı mol sayısı ile doğru orantılıdır (PnP \propto n). Mol sayısı azaldığı için toplam gaz basıncı azalır.

Anahtar Kavram

Denge Kesri (QcQ_c) ile Tepkime Yönünün Belirlenmesi ve Denge Hesabı
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8527Soru

Açık formülü H2C=CH2\text{H}_2\text{C}=\text{CH}_2 şeklinde olan etilen molekülündeki sigma (σ\sigma) ve pi (π\pi) ba��ları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pi (π\pi) bağı, hibritleşmeye katılmayan p orbitallerinin yan yana (paralel) örtüşmesiyle oluşur.

Cevap

Pi bağı, hibritleşmeye katılmayan p orbitallerinin yan yana (paralel) örtüşmesiyle oluşur.
Pi bağları, hibritleşmeye katılmayan p orbitallerinin yan yana (paralel) örtüşmesiyle oluşur ifadesi doğrudur. Kovalent bağların oluşumunda orbitaller bağ ekseni boyunca uç uca örtüşürse sigma bağı, bağ eksenine dik doğrultuda yan yana örtüşürse pi bağı oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Etilen (H2C=CH2\text{H}_2\text{C}=\text{CH}_2) molekülündeki sigma (σ\sigma) ve pi (π\pi) bağlarının sayılarını belirleyin.
Molekülde 4 adet tekli C-H bağı (hepsi sigma) ve 1 adet ikili C=C bağı (1 sigma + 1 pi) bulunur. Toplamda 5 sigma, 1 pi bağı vardır.
Tekli bağların tamamı sigma bağıdır. Çoklu bağlarda ise ilk oluşan bağ sigma bağı, diğer bağlar pi bağıdır.
2
Sigma ve pi bağlarının oluşum mekanizmasını inceleyin.
Sigma bağları orbitallerin uç uca (aksiyal) örtüşmesiyle, pi bağları ise hibritleşmeye katılmayan p orbitallerinin yan yana (paralel) örtüşmesiyle meydana gelir.
Orbital örtüşme yönelimleri, oluşan kovalent bağın türünü (sigma veya pi) belirleyen temel unsurdur.
3
Karbon atomlarının hibritleşmesini ve pi bağının hibritleşmeye etkisini değerlendirin.
Karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır. Pi bağları doğrultu sayısına dahil edilmez.
Hibritleşme belirlenirken pi bağları yönelim (doğrultu) olarak hesaba katılmaz.

Anahtar Kavram

Sigma bağları orbitallerin uç uca örtüşmesiyle, pi bağları ise hibritleşmeye katılmayan p orbitallerinin yan yana (paralel) örtüşmesiyle oluşur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8528Soru

Belirli bir sıcaklıkta dengeye ulaşan,

X(g)2Y(g)X(g) \rightleftharpoons 2Y(g)

tepkimesinin denge sabiti (KcK_c) 44'tür.

Buna göre, aynı sıcaklıkta gerçekleşen;

4Y(g)2X(g)4Y(g) \rightleftharpoons 2X(g)

tepkimesinin denge sabiti (KcK_c') kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 116\frac{1}{16}

Cevap

Denge sabiti 1/16 olan seçenek doğrudur.
Verilen başlangıç tepkimesi ters çevrildiğinde yeni denge sabiti çarpmaya göre tersi olan 1/41/4 değerini alır. Bu tepkimenin katsayıları 2 ile çarpılarak hedef tepkime elde edildiğinde ise yeni denge sabiti bu değerin karesi alınarak (14)2=116(\frac{1}{4})^2 = \frac{1}{16} şeklinde hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen ilk tepkimenin yönünü hedef tepkimeye benzetmek için ters çevirin.
2Y(g)X(g)2Y(g) \rightleftharpoons X(g) tepkimesinin denge sabiti Kc1=14K_{c1} = \frac{1}{4} olur.
Bir tepkime ters çevrildiğinde denge sabitinin çarpmaya göre tersi (1/Kc1/K_c) alınır.
2
Elde edilen tepkimenin katsayılarını hedef tepkimeyi elde edecek şekilde 2 ile çarpın.
4Y(g)2X(g)4Y(g) \rightleftharpoons 2X(g) tepkimesinin denge sabiti Kc=(14)2=116K_c' = (\frac{1}{4})^2 = \frac{1}{16} olur.
Bir tepkimenin katsayıları nn sayısı ile çarpıldığında, yeni denge sabiti eski denge sabitinin nn. kuvveti (KcnK_c^n) olarak yazılır.

Anahtar Kavram

Tepkime denkleminin yönü veya katsayıları değiştirildiğinde denge sabiti (Kc) değerinde meydana gelen üssel değişimler.
Soru 8529Soru

Yeşil kimya; kimyasal süreçlerin ve ürünlerin tasarım aşamasındayken atık oluşumunu engellemeyi, daha güvenli kimyasallar geliştirmeyi ve yenilenebilir ham maddeler kullanmayı amaçlayan bir yaklaşımdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yeşil kimya prensiplerine uygun olarak tasarlanmış bir uygulama değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim sonrasında oluşan endüstriyel atık suların nehre deşarj edilmeden önce arıtma tesislerinde temizlenmesi

Cevap

Üretim sonrasında oluşan endüstriyel atık suların nehre deşarj edilmeden önce arıtma tesislerinde temizlenmesi
Üretim sonrasında oluşan endüstriyel atık suların arıtılması, kirlilik oluştuktan sonra yapılan bir iyileştirme (temizleme) çalışmasıdır. Yeşil kimya ise kirliliğin ve atığın en başta, yani tasarım aşamasında önlenmesini hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Yeşil kimyanın temel felsefesini analiz etme
Yeşil kimya, kirliliği oluştuktan sonra temizlemek yerine, kimyasal süreçlerin başlangıcında atık oluşumunu önlemeyi amaçlar (önleme ilkesi).
Soruda verilen uygulamanın yeşil kimya prensipleriyle uyumlu olup olmadığını saptamak için temel amacın ne olduğunu anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları tasarım aşaması (önleme) ve sonrasındaki işlemler (temizleme) açısından değerlendirme
Zararsız çözücü kullanımı, katalizör kullanımı, yenilenebilir ham madde seçimi ve yüksek atom ekonomisi tasarım aşamasında atığı veya zararı önlemeye yöneliktir. Oluşan atık suların temizlenmesi ise atık oluştuktan sonra uygulanan bir arıtma işlemidir.
Atık arıtma işlemi çevre kirliliğini azaltmada önemli olsa da atık oluşumunu baştan engelleyen bir yeşil kimya tasarımı değildir.

Anahtar Kavram

Yeşil kimyanın temel amacı atık oluşumunu kaynağında önlemektir, oluştuktan sonra temizlemek (arıtmak) yeşil kimya tasarımı değil, atık yönetimidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8530Soru

Kütlece %20\%20’lik bir XX sulu çözeltisinin yoğunluğu 1,2 g/mL1,2\text{ g/mL}’dir. Bu çözeltinin 200 mL200\text{ mL}’sinde 0,6 mol0,6\text{ mol} çözünmüş XX maddesi bulunduğuna göre, XX bileşiğinin mol kütlesi kaç g/mol\text{g/mol}’dür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 80

Cevap

80
Çözeltinin molaritesi M=nVM = \frac{n}{V} formülüyle 3 M3\text{ M} olarak bulunur. Molarite ile yoğunluk ve kütlece yüzde derişim arasındaki ilişkiyi gösteren M=10d%MAM = \frac{10 \cdot d \cdot \%}{M_A} formülü kullanıldığında, 3=101,220MA3 = \frac{10 \cdot 1,2 \cdot 20}{M_A} eşitliğinden MA=80 g/molM_A = 80\text{ g/mol} değeri elde edilir. Alternatif olarak; çözeltinin kütlesi 200 mL1,2 g/mL=240 g200\text{ mL} \cdot 1,2\text{ g/mL} = 240\text{ g}'dır. Çözünen kütlesi 240 g0,20=48 g240\text{ g} \cdot 0,20 = 48\text{ g} olur. 0,6 mol0,6\text{ mol} madde 48 g48\text{ g} ise, mol kütlesi 80 g/mol80\text{ g/mol} olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Çözeltinin molar derişimini (MM) hesaplamak.
M=nV=0,6 mol0,2 L=3 MM = \frac{n}{V} = \frac{0,6\text{ mol}}{0,2\text{ L}} = 3\text{ M}
Çözeltinin birim hacmindeki çözünen madde miktarını bulmak.
2
Molarite, yoğunluk (dd), kütlece yüzde derişim (%\%) ve mol kütlesi (MAM_A) arasındaki ilişkiyi veren formülü uygulamak.
M=10d%MA    3=101,220MAM = \frac{10 \cdot d \cdot \%}{M_A} \implies 3 = \frac{10 \cdot 1,2 \cdot 20}{M_A}
Çözeltinin yoğunluk ve yüzde derişim değerlerinden faydalanarak çözünenin mol kütlesini belirlemek.
3
Denklemi çözerek MAM_A değerini yalnız bırakmak.
MA=2403=80 g/molM_A = \frac{240}{3} = 80\text{ g/mol}
Bilinmeyen XX maddesinin mol kütlesine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Molarite, Yoğunluk ve Kütlece Yüzde İlişkisi
Soru 8531Soru
Yarı açık formülü
CH3CH(OH)CH2CH2OCH2CH=CH2CH_3 - CH(OH) - CH_2 - CH_2 - O - CH_2 - CH = CH_2
olan organik bileşik ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısında eter (O-O-) ve alken (C=C-C=C-) fonksiyonel gruplarını bulundurur.

Cevap

Yapısında eter (-O-) ve alken (-C=C-) fonksiyonel gruplarını bulundurur ifadesi doğrudur.
Bileşik formülü incelendiğinde, iki karbon zincirini birbirine bağlayan bir oksijen atomu (eter grubu, -O-) ve bir adet karbon-karbon çift bağı (alken grubu, -C=C-) içerdiği açıkça görülmektedir. Dolayısıyla, yapısında eter ve alken fonksiyonel gruplarını bulundurur ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

Bileşikteki alkol grubunun sınıfını belirlemek.
Hidroksil (-OH) grubunun bağlı olduğu karbon atomu solunda bir metil (CH3-CH_3) ve sağında bir alkil zinciri olmak üzere iki karbon atomuna doğrudan bağlıdır. Bu nedenle sekonder alkol özelliğindedir.
Primer alkol olabilmesi için hidroksilin bağlı olduğu karbonun sadece bir karbona bağlı olması gerekirdi.
Bileşikteki fonksiyonel grupları ve hibritleşmeleri incelemek.
Bileşikte eter (-O-) ve çift bağ içeren alken grubu bulunmaktadır. Alken grubundaki karbonlar pi bağı içerdiğinden sp2 hibritleşmesi yapmıştır.
Eter ve alken grupları mevcuttur. Çift bağlardan dolayı tüm karbon atomlarının sp3 hibritleşmesi yaptığı ifadesi çürütülür.
Geometrik izomerlik şartını kontrol etmek.
Alken kısmında çift bağlı uç karbonda iki adet hidrojen atomu bulunur.
Çift bağlı karbonlardan en az birine iki aynı atom ya da grup bağlıysa cis-trans izomerliği gözlenmez.
Tollens ayracı reaksiyonunu değerlendirmek.
Molekülde aldehit grubu bulunmadığından Tollens çözeltisi ile yükseltgenme vermez.
Alkenler, eterler ve sekonder alkoller Tollens ayracı ile gümüş aynası oluşturamaz.

Anahtar Kavram

Polifonksiyonel bileşiklerde fonksiyonel grupların tespiti, alkol sınıflandırması, alkenlerde cis-trans izomerliği kuralları ve fonksiyonel grupların ayırt edici tepkimeleri.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 8532Soru

Bir kimya laboratuvarında CrCr, NiNi, PbPb ve AgAg metallerinin aktifliklerini (elektron verme eğilimlerini) karşılaştırmak amacıyla aşağıdaki deneyler gerçekleştirilmektedir:

* 1. Deney: NiNi metalinden yapılmış bir kaşıkla, Cr(NO3)3Cr(NO_3)_3 sulu çözeltisi karıştırıldığında kaşıkta herhangi bir aşınma gözlenmiyor.
* 2. Deney: PbPb levha, Ni(NO3)2Ni(NO_3)_2 sulu çözeltisine daldırıldığında levha üzerinde herhangi bir kimyasal değişim gerçekleşmiyor.
* 3. Deney: PbPb metali HClHCl sulu çözeltisine atıldığında H2H_2 gazı çıkışı gözlenirken, AgAg metali HClHCl çözeltisi ile tepkime vermiyor.

Buna göre; CrCr, NiNi, PbPb ve AgAg metallerini metalik aktifliklerine (elektron verme eğilimlerine) göre en aktif olandan en pasif olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metallerin aktiflik sıralaması en aktiften en pasife doğru Cr, Ni, Pb ve Ag şeklindedir.
Metallerin aktiflikleri arasındaki ilişki deneysel verilere dayanarak sırasıyla Cr>NiCr > Ni (aşınma olmaması nedeniyle), Ni>PbNi > Pb (değişim olmaması nedeniyle) ve Pb>AgPb > Ag (HClHCl ile yalnızca PbPb'nin tepkime vermesi nedeniyle) şeklinde belirlenir. Bu ilişkiler birleştirildiğinde doğru sıralama elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
1. Deneydeki gözlemi analiz etmek.
Cr>NiCr > Ni ilişkisi kurulur.
NiNi metalinden yapılmış kaşık Cr3+Cr^{3+} iyonlarını içeren çözeltide aşınmadığına göre, NiNi metali CrCr metalini indirgeyemez. Dolayısıyla CrCr metalinin elektron verme eğilimi NiNi'den büyüktür.
2
2. Deneydeki gözlemi analiz etmek.
Ni>PbNi > Pb ilişkisi kurulur.
PbPb levha Ni2+Ni^{2+} iyonlarını içeren çözeltide değişime uğramadığına göre, PbPb metali Ni2+Ni^{2+} iyonlarını indirgeyemez. Dolayısıyla NiNi metalinin elektron verme eğilimi PbPb'den büyükt��r.
3
3. Deneydeki gözlemleri analiz etmek.
Pb>AgPb > Ag ilişkisi kurulur.
PbPb metali HClHCl çözeltisi ile tepkimeye girip H2H_2 gazı açığa çıkarırken (Pb>H2Pb > H_2), AgAg metali tepkime vermez (H2>AgH_2 > Ag). Bu durum PbPb metalinin elektron verme eğiliminin AgAg'den büyük olduğunu gösterir.
4
Tüm aktiflik ilişkilerini birleştirmek.
Cr>Ni>Pb>AgCr > Ni > Pb > Ag sıralaması elde edilir.
Elde edilen Cr>NiCr > Ni, Ni>PbNi > Pb ve Pb>AgPb > Ag bağıntıları birleştirilerek en aktif metalden en pasif metale doğru sıralama tamamlanır.

Anahtar Kavram

Metalik aktiflik, metallerin elektron verme (yükseltgenme) eğilimlerinin bir ölçüsüdür. Aktif bir metal, kendisinden daha pasif bir metalin katyonunu içeren çözeltide kendiliğinden yükseltgenerek aşınır. Ayrıca, aktif metaller asitlerden H2H_2 gazı açığa çıkarabilirken, yarı soy ve soy metaller oksijensiz asitlerle tepkime vermez.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8533Soru

Platon, *Devlet* diyaloğunda toplumun ortaya çıkışını şu sözlerle açıklar: 'Bir devletin kurulmasının nedeni, hiçbirimizin kendi kendine yetmemesi ve pek çok şeye ihtiyaç duymasıdır. İnsanlar bir ihtiyacını karşılamak için birini, başka bir ihtiyacı için bir diğerini yanına alır; böylece çok sayıda ihtiyaç içindeki insan ortak bir yaşam alanında toplanır. İşte bu ortak yaşama biz devlet adını veririz.' Aristoteles de benzer şekilde insanın doğası gereği toplumsal bir canlı olduğunu ve tek başına yetersiz kaldığını vurgular.

Buna göre Klasik Dönem felsefesinin (Sokrates, Platon, Aristoteles) devlet anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet, insanın tek başına yetersiz olan biyolojik ve ahlaki doğasının tamamlanmasını sağlayan doğal bir organizasyondur.

Cevap

Devlet, insanın tek başına yetersiz olan biyolojik ve ahlaki doğasının tamamlanmasını sağlayan doğal bir organizasyondur.
Metinde Platon'un devletin insanların kendi kendine yetememesi ve ihtiyaçlarını ortak bir alanda karşılaması sonucu ortaya çıktığı yönündeki sözleri ile Aristoteles'in insanın doğası gereği toplumsal bir canlı olduğuna dair tespiti verilmiştir. Bu iki düşünür de devleti, insan doğasının bir gereği ve uzantısı olarak görerek onun 'doğal bir kurum/organizasyon' olduğunu savunmuşlardır. Doğru cevap bu doğal kurum niteliğini belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana fikrin tespit edilmesi
Platon ve Aristoteles'in devlet ve toplum anlayışlarının ortak noktası olarak insanın kendi kendine yetememesi ve doğası gereği toplumsal bir varlık olması öne ç��karılmaktadır.
Soru kökünün yönlendirdiği temel kavramsal çerçeveyi belirlemek amacıyla bu adım uygulanır.
2
Klasik felsefenin devlet ve toplum anlayışının analiz edilmesi
Klasik Dönem felsefesinde (Sokrates, Platon, Aristoteles) devlet, bireyin ahlaki yetkinliğe ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına hizmet eden, insan doğasının bir uzantısı olarak doğal bir kurum şeklinde tanımlanmaktadır.
Pasajdaki 'insanın toplumsal bir canlı olması' ve 'kendi kendine yetememesi' fikirlerinin felsefi literatürdeki karşılığını tespit etmek için bu analiz yapılır.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Doğal organizasyon vurgusu yapan ifadenin doğru olduğu, diğer seçeneklerin ise felsefe-bilim ayrımı, rasyonalizm-empirizm ayrımı, doğruluk-gerçeklik ayrımı ve determinizm-fatalizm ayrımı gibi kavramsal yanılgılar barındırdığı görülür.
Çeldiricileri elenerek doğru seçeneğe kesin olarak ulaşılması amaçlanır.

Anahtar Kavram

MÖ 6. Yüzyıl - MS 2. Yüzyıl Felsefesinde Devletin ve Toplumun Kaynağı
Soru 8534Soru

Aşağıda bir redoks tepkimesi denkleştirilmemiş olarak verilmiştir:

MnO2(k)+HCl(suda)MnCl2(suda)+Cl2(g)+H2O(s)MnO_2\text{(k)} + HCl\text{(suda)} \rightarrow MnCl_2\text{(suda)} + Cl_2\text{(g)} + H_2O\text{(s)}

Buna göre, bu tepkimeyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HClHCl bileşiği yükseltgen özellik gösterir.

Cevap

Tepkimede elektron veren ve yükseltgenen madde hidroklorik asit (HClHCl) olduğu için bu bileşik yükseltgen değil, indirgen özellik gösterir. Bu nedenle hidroklorik asitin yükseltgen özellik gösterdiğini belirten ifade yanlıştır.
Tepkimede hidroklorik asit (HClHCl) bileşiğindeki klor iyonları (ClCl^-) elektron vererek klor gazına (Cl2Cl_2) yükseltgenmiştir. Elektron veren (yükseltgenen) maddeler karşıdaki maddeyi indirgediği için indirgen özellik gösterir. Bu nedenle hidroklorik asitin yükseltgen özellik gösterdiğini belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tepkimeye giren ve çıkan tüm atomların yükseltgenme basamaklarını belirlemek.
MnO2MnO_2'deki mangan (MnMn) +4+4, oksijen (OO) 2-2; HClHCl'deki hidrojen (HH) +1+1, klor (ClCl) 1-1 değerliktedir. Ürünlerdeki MnCl2MnCl_2'de mangan (MnMn) +2+2, klor (ClCl) 1-1; Cl2Cl_2 moleküler elementinde klor (ClCl) 00; H2OH_2O'da hidrojen (HH) +1+1, oksijen (OO) 2-2 değerliktedir.
Hangi atomların elektron alışverişine katıldığını tespit etmek amacıyla yükseltgenme basamakları bulunur.
2
Alınan ve verilen elektron sayıları üzerinden yarı tepkimeleri yazmak.
Mangan için indirgenme yarı tepkimesi: Mn4++2eMn2+Mn^{4+} + 2e^- \rightarrow Mn^{2+} (2 elektron alınmıştır). Klor için yükseltgenme yarı tepkimesi: 2ClCl2+2e2Cl^- \rightarrow Cl_2 + 2e^- (2 elektron verilmiştir).
Yükseltgenme ve indirgenme süreçlerindeki elektron sayılarını netleştirmek için.
3
Alınan ve verilen elektron sayılarını eşitlemek.
Alınan elektron sayısı (2) ile verilen elektron sayısı (2) zaten birbirine eşittir. Bu nedenle yarı tepkimeler herhangi bir katsayı ile genişletilmez.
Redoks tepkimelerinde alınan elektron sayısının verilen elektron sayısına eşit olması gerektiği için.
4
Elde edilen katsayıları ana tepkimeye aktarmak ve hidrojen ile oksijen atomlarının denkliğini sağlamak.
Yükseltgenen klorların yanı sıra MnCl2MnCl_2'de bulunan ve yükseltgenmemiş olan 2 klor atomu da hesaba katıldığında girenlerdeki HClHCl katsayısı 4 olur. Tepkime denklemi: 1MnO2+4HCl1MnCl2+1Cl2+2H2O1MnO_2 + 4HCl \rightarrow 1MnCl_2 + 1Cl_2 + 2H_2O şeklinde denkleşir.
Kütle korunumu yasasına uygun olarak tüm atomların sayısal denkliğini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Redoks tepkimelerinde yükseltgenme basamaklarının bulunması, alınan-verilen elektron denkliği kurulması ve yükseltgen/indirgen kavramlarının doğru yorumlanması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8535Soru

Sağlıklı bir insanda, besinlerin sindirim kanalındaki ilerleyişi sırasında gerçekleşen hormonal düzenlemeler ve kimyasal sindirim olaylarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sekretin hormonu, kan yoluyla ulaştığı pankreası uyararak bikarbonat iyonlarının salgılanmasını sağlar ve onikiparmak bağırsağının pH değerini düzenler.

Cevap

Sekretin hormonunun pankreastan bikarbonat salgılatarak onikiparmak bağırsağının pH'ını düzenlediğini belirten ifade doğrudur.
Sekretin hormonu, mideden gelen asidik kimus onikiparmak bağırsağına ulaştığında kana salgılanır. Kan yoluyla pankreasa ulaşan bu hormon, pankreasın bikarbonat iyonu (HCO3HCO_3^-) üretmesini ve virsung kanalı üzerinden bağırsağa dökülmesini uyarır. Bu durum, bağırsağın pH değerini yükselterek enzimlerin çalışabileceği uygun bir bazik ortam sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sindirim hormonlarının salgılanma ve etki mekanizmasını analiz et.
Gastrin mideden, sekretin ve kolesistokinin onikiparmak bağırsağından salgılanır ve hepsi kanla taşınır.
Hormonların kan yoluyla hedef organlara ulaştığını bilmek, sindirim boşluğuna döküldüğü iddialarını elemek için gereklidir.
2
Sekretin ve kolesistokinin hormonlarının görevlerini karşılaştır.
Sekretin pankreastan bikarbonat salgılatırken, kolesistokinin pankreastan sindirim enzimleri salgılatır ve safra kesesini kasarak safranın dökülmesini sağlar.
Bu iki hormonun yardımcı organlar üzerindeki spesifik etkilerini ayırt etmek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Hidroliz reaksiyonlarının enerji ihtiyacını değerlendir.
Sindirim bir hidroliz olayıdır ve su kullanılarak bağların koparılması sürecinde ATP tüketilmez.
MEB müfredatındaki en temel kavramlardan biri olan 'sindirimde ATP harcanmaz' bilgisini test etmek içindir.

Anahtar Kavram

Sindirim sisteminin hormonal kontrolü ve hidroliz reaksiyonlarının temel özellikleri.
Soru 8536Soru

Oda koşullarında gerçekleştirilen üç farklı deney düzeneğinde aşağıdaki gözlemler yapılıyor:

* I. Deney: Nikel (NiNi) çubuk hidroklorik asit (HClHCl) çözeltisine daldırıldığında gaz çıkışı olduğu gözleniyor.
* II. Deney: Demir (FeFe) çubuk nikel sülfat (NiSO4NiSO_4) çözeltisine daldırıldığında demir çubuğun aşındığı gözleniyor.
* III. Deney: Gümüş (AgAg) çubuk hidroklorik asit (HClHCl) çözeltisine daldırıldığında herhangi bir kimyasal değişim gerçekleşmiyor.

Buna göre; FeFe, NiNi, AgAg metalleri ve H2H_2 gazının elektron verme eğilimlerinin (metalik aktifliklerinin) karşılaştırılması aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fe>Ni>H2>AgFe > Ni > H_2 > Ag

Cevap

Metallerin ve hidrojenin elektron verme eğilimleri (aktiflikleri) sırasıyla Fe>Ni>H2>AgFe > Ni > H_2 > Ag şeklindedir.
I. deneyde nikel çubuğun asit çözeltisiyle tepkimeye girip hidrojen gazı açığa çıkarması nikelin hidrojenden aktif olduğunu (Ni>H2Ni > H_2) gösterir. II. deneyde demir çubuğun nikel çözeltisinde aşınması demirin nikelden aktif olduğunu (Fe>NiFe > Ni) gösterir. III. deneyde gümüşün asit çözeltisiyle tepkime vermemesi ise gümüşün hidrojenden pasif olduğunu (H2>AgH_2 > Ag) gösterir. Bu durumda metallerin aktiflik (elektron verme) sırası Fe>Ni>H2>AgFe > Ni > H_2 > Ag şeklinde olur.

Adım Adım Çözüm

1
I. deneydeki gözlemi analiz etmek
Ni>H2Ni > H_2 aktiflik ilişkisi kurulur.
Nikel (NiNi) metali, asit çözeltisindeki H+H^+ iyonlarını H2H_2 gazına indirgeyebildiği için nikelin elektron verme eğilimi hidrojenden büyüktür.
2
II. deneydeki gözlemi analiz etmek
Fe>NiFe > Ni aktiflik ilişkisi kurulur.
Demir (FeFe) metali, Ni2+Ni^{2+} iyonlarını içeren çözeltide aşınarak yükseltgendiği ve nikel iyonlarını indirgediği için demirin elektron verme eğilimi nikelden büyüktür.
3
III. deneydeki gözlemi analiz etmek
H2>AgH_2 > Ag aktiflik ilişkisi kurulur.
Gümüş (AgAg) metali hidroklorik asit çözeltisiyle tepkime vermediği için H+H^+ iyonlarını indirgeyemez. Dolayısıyla hidrojenin elektron verme eğilimi gümüşten büyüktür.
4
Elde edilen ilişkileri birleştirmek
Fe>Ni>H2>AgFe > Ni > H_2 > Ag
Fe>NiFe > Ni, Ni>H2Ni > H_2 ve H2>AgH_2 > Ag bağıntıları birleştirilerek genel aktiflik sırası elde edilir.

Anahtar Kavram

Metallerin aktifliği, elektron verme (yükseltgenme) eğilimlerinin bir ölçüsüdür. Aktif bir metal, kendisinden daha az aktif olan bir metalin katyonunu veya asitteki hidrojen iyonunu indirgeyebilir.
Soru 8537Soru

Sağlıklı bir insanın böbreğinde idrar oluşumu ve bu sürecin hormonal kontrolüyle ilgili;

I. Glomerulus kılcallarından Bowman kapsülüne doğru gerçekleşen süzülme (filtrasyon) olayı, yüksek kan basıncının etkisiyle gerçekleşen pasif bir fiziksel süreç olup bu esnada nefron hücreleri tarafından ATP harcanmaz.

II. Kanın ozmotik basıncının yükselmesi durumunda hipofizden salgılanan ADH (vazopressin), nefron kanallarındaki hedef hücrelerin zar reseptörlerine bağlanarak aquaporin kanallarının açılmasını sağlar ve suyun ozmozla geri emilimini artırır.

III. Sağlıklı bir insanda süzüntüdeki glikoz ve amino asitlerin tamamı nefron kanallarından geri emildiğinden, böbrek toplardamarındaki kanda bu besin monomerlerinin derişimi sıfırdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci öncüllerin doğru, üçüncü öncülün ise yanlış olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Süzülmenin yüksek kan basıncıyla pasif olarak gerçekleştiği ve ADH'nin aquaporin kanalları aracılığıyla suyun pasif geri emilimini artırdığı ifadeleri doğrudur. Dolayısıyla süzülmede ATP harcanmadığını ve suyun ozmozla geri emildiğini belirten birinci ve ikinci öncüllerin yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu analiz etme
Glomerulus kılcallarındaki yüksek kan basıncı etkisiyle Bowman kapsülüne doğru gerçekleşen süzülme (filtrasyon) pasif bir fiziksel olaydır. Nefron hücreleri bu olay sırasında doğrudan hücresel ATP harcamaz. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Süzülmenin enerji harcanmayan pasif bir olay olduğunu teyit etmek için.
2
İkinci öncülün doğruluğunu analiz etme
ADH peptit yapılı bir hormon olup hedef hücrelerin zar reseptörlerine bağlanır ve su kanallarını (aquaporin) aktifleştirir. Su bu kanallardan ozmozla (pasif olarak) geri emilir. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Hormonal kontrol ve suyun geri emilim mekanizmasını doğrulamak için.
3
Üçüncü öncülün doğrulu��unu analiz etme
Sağlıklı bir insanda glikoz ve amino asitlerin tamamı proksimal tüpte geri emilerek böbrek kılcallarına verilir. Bu maddeler böbrekten çıkan kana (böbrek toplardamarına) katıldığı için böbrek toplardamarındaki kanda bu besin monomerlerinin derişimi sıfır değildir, idrarda sıfırdır. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Geri emilen besinlerin böbrek toplardamarı ile dolaşıma katıldığını açıklamak için.
4
Doğru seçeneği belirleme
Analizler sonucunda sadece birinci ve ikinci öncüllerin doğru olduğu görülür. Bu durum 'I ve II' seçeneğini doğru kılmaktadır.
Öncüllerin analizini sentezleyerek doğru sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Nefronda süzülme ve geri emilim mekanizmaları ile böbrek toplardamarının kimyasal bileşimi
Soru 8538Soru

Protein sentezinde görev alan RNA çeşitlerinin yapısal ve işlevsel özellikleri ile ilgili aşağıdaki tabloda verilen RNA çeşitlerini, karşılarında bulunan doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mesajcı RNA (mRNAmRNA)
Taşıyıcı RNA (tRNAtRNA)
Ribozomal RNA (rRNArRNA)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mesajcı RNA (mRNAmRNA) - zayıf hidrojen bağları bulundurmayan ve kalıp görevi gören RNA çeşidi; Taşıyıcı RNA (tRNAtRNA) - sitoplazmada yonca yaprağı gibi katlanan ve amino asit taşıyan RNA çeşidi; Ribozomal RNA (rRNArRNA) - peptit bağlarının oluşumunu katalizleyen ve ribozomun yapısına katılan RNA çeşidi.
Doğru eşleştirmede, protein sentezinde kalıp görevi gören ve hidrojen bağı içermeyen mRNAmRNA, zayıf hidrojen bağları taşıyıp amino asit bağlayan ve taşıyan tRNAtRNA, çekirdekçikte üretilip ribozom yapısına katılan ve peptit bağlarını katalizleyen rRNArRNA ile eşleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mesajcı RNA (mRNAmRNA) özelliklerini belirleme
Mesajcı RNA (mRNAmRNA), protein sentezine kalıplık eder. Tek zincirlidir, kendi üzerine katlanmaz ve yapısında hidrojen bağı bulunmaz. Bu nedenle ikinci açıklamayla eşleşir.
Protein sentezindeki görevi ve hidrojen bağı içermeme özelliği mRNAmRNA'yı tanımlar.
2
Taşıyıcı RNA (tRNAtRNA) özelliklerini belirleme
Taşıyıcı RNA (tRNAtRNA), sitoplazmadaki amino asitleri 33' ucuna bağlayarak ribozoma taşır. Tek zincirli olmasına rağmen sitoplazmada yonca yaprağı şeklinde katlanır ve katlanma bölgelerinde hidrojen bağları kurulur. Bu nedenle üçüncü açıklamayla eşleşir.
Amino asit taşıma ve zayıf hidrojen bağlarıyla katlanmış yonca yaprağı yapısı tRNAtRNA'ya özgüdür.
3
Ribozomal RNA (rRNArRNA) özelliklerini belirleme
Ribozomal RNA (rRNArRNA), çekirdekçikte sentezlenir ve proteinlerle birleşerek ribozomun yapısını oluşturur. Ayrıca amino asitler arasında peptit bağlarının kurulmasını katalizleyen ribozim (katalitik RNA) özelliğine sahiptir. Bu nedenle birinci açıklamayla eşleşir.
Ribozom yapısına katılma ve peptit bağı katalizörü (peptidil transferaz ribozimi) olma özelliği rRNArRNA'yı tanımlar.

Anahtar Kavram

RNA çeşitlerinin (mRNAmRNA, tRNAtRNA, rRNArRNA) yapısal (hidrojen bağları, katlanma durumları) ve işlevsel (kalıplık etme, taşıma, katalizörlük) özellikleri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8539Soru
Belirli bir sıcaklıkta,
C(k)+CO2(g)2CO(g)C(k) + CO_2(g) \rightleftharpoons 2CO(g)
tepkimesinin derişimler cinsinden denge sabiti Kc=4K_c = 4'tür. Aynı sıcaklıkta 0,1 litrelik0,1\text{ litrelik} sabit hacimli kapalı bir kaba 0,2 mol C(k)0,2\text{ mol } C(k), 0,1 mol CO2(g)0,1\text{ mol } CO_2(g) ve 0,4 mol CO(g)0,4\text{ mol } CO(g) maddeleri konuluyor.

Buna göre, sistemle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tepkime girenler yönüne net değişimle ilerler ve zamanla katı kütlesi artar.

Cevap

Tepkimenin girenler yönüne ilerlemesi ve katı kütlesinin artması
Verilen başlangıç koşullarında sistemin denge kesri Qc=[CO]2[CO2]=421=16Q_c = \frac{[CO]^2}{[CO_2]} = \frac{4^2}{1} = 16 olarak hesaplanır. Hesaplanan denge kesri (Qc=16Q_c = 16), denge sabitinden (Kc=4K_c = 4) büyük olduğu için tepkime girenler yönüne net değişimle ilerler. Tepkimenin girenler yönüne ilerlemesi sürecinde C(k)C(k) katısı üretileceğinden kaptaki katı kütlesi zamanla artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Maddelerin başlangıç derişimlerini hesaplamak.
[CO2]=0,1 mol0,1 L=1 M[CO_2] = \frac{0,1\text{ mol}}{0,1\text{ L}} = 1\text{ M} ve [CO]=0,4 mol0,1 L=4 M[CO] = \frac{0,4\text{ mol}}{0,1\text{ L}} = 4\text{ M} olarak bulunur.
Denge kesri (QcQ_c) ifadesinde madde miktarları molar derişim cinsinden yazılmalıdır.
2
Denge kesrini (QcQ_c) hesaplamak.
Qc=[CO]2[CO2]=421=16Q_c = \frac{[CO]^2}{[CO_2]} = \frac{4^2}{1} = 16 bulunur.
Katı fazda bulunan karbon (C(k)C(k)) maddesi denge kesri bağıntısına dahil edilmez.
3
QcQ_c ile KcK_c değerlerini karşılaştırarak tepkime yönünü belirlemek.
Qc=16>Kc=4Q_c = 16 > K_c = 4 olduğundan tepkime girenler (sol) yönüne ilerler.
Denge kesri, denge sabitinden büyük olduğunda sistemin dengeye gelebilmesi için ürünlerin derişiminin azalması ve girenlerin derişiminin artması gerekir.
4
Tepkime yönüne bağlı olarak katı kütlesindeki değişimi belirlemek.
Tepkime sola kaydığından CO(g)CO(g) harcanır, C(k)C(k) ve CO2(g)CO_2(g) oluşur. Sonuç olarak katı kütlesi artar.
Girenler tarafında katı fazda karbon maddesi yer almaktadır ve tepkime sola kaydıkça bu katının miktarı artar.

Anahtar Kavram

Denge Kesri (Qc) ve Tepkime Yönünün Belirlenmesi
Soru 8540Soru

Aşağıdaki şemada, sağlıklı bir hücrede gerçekleşen santral dogma olayları (X,Y,ZX, Y, Z) ve bu olaylardan ZZ'nin daha verimli gerçekleşmesini sağlayan polizom (poliribozom) yapıs�� gösterilmiştir.

Buna göre, şemada gösterilen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: XX olayı sadece hücre bölünmesi öncesinde gerçekleşirken; polizomda aynı mRNA üzerinde sentezi devam eden farklı ribozomlardaki polipeptitlerin tamamlanma süreleri farklı olsa da sentez bittiğinde oluşacak ürünlerin primer yapıları tamamen aynıdır.

Cevap

Replikasyonun sadece hücre bölünmesi öncesinde gerçekleştiğini ve polizomda aynı mRNA kalıp olarak kullanıldığı için üretilen tüm proteinlerin primer yapılarının (amino asit dizilimlerinin) aynı olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru ifadeye göre, replikasyon sadece hücre bölünmesinden önce gerçekleşen bir olaydır. Polizomda ise tek bir mRNA zinciri üzerinde birden fazla ribozom aynı anda hareket eder. Ribozomlar mRNA'ya ardışık olarak bağlandıkları için sentezi tamamlama süreleri farklı olur, ancak hepsi aynı şablonu (mRNA) okuduğu için üretilen polipeptitlerin primer yapıları (amino asit dizilimleri) tamamen aynıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Santral dogma olaylarının rollerini belirleme
XX replikasyon (DNA eşlenmesi), YY transkripsiyon (RNA sentezi) ve ZZ translasyondur (protein sentezi).
Hangi olayın hangi aşamayı temsil ettiğini doğru saptamak, seçenekleri değerlendirmek için temel şarttır.
2
Replikasyon (XX) ile protein sentezi ilişkisini kurma
Replikasyon sadece hücre bölünmesi öncesinde (S evresinde) gerçekleşir; rutin protein sentezinde DNA eşlenmesi yapılmaz.
Hücre bölünmesi gerçekleştirmeyen hücrelerde de protein sentezinin devam ettiğini açıklamak için bu ayrım önemlidir.
3
Polizom yapısını ve işleyişini inceleme
Aynı mRNA kalıp olarak kullanıldığı için tüm ribozomlarda sentezlenen polipeptitlerin amino asit sayıları, çeşitleri ve dizilimleri (primer yapıları) tamamen aynıdır. Ancak ribozomlar mRNA'ya farklı zamanlarda bağlandığı için sentezin tamamlanma anları farklıdır.
Polizomun hücreye sağladığı zaman ve enerji tasarrufu avantajını anlamak için bu mekanizmanın kavranması gerekir.
4
Seçeneklerdeki nükleik asit eşleşme kurallarını kontrol etme
tRNA moleküllerinde Timin (T) bazı bulunmadığını ve bir kodonun yalnızca bir amino asit çeşidini şifreleyebileceğini hatırlayın.
Çeldiricilerdeki teknik ve kavramsal hataları net bir şekilde eleyebilmek için bu moleküler detaylar gereklidir.

Anahtar Kavram

Santral dogma basamaklarının hücre döngüsüyle ilişkisi ve polizom yapısında aynı mRNA'nın okunması sonucu özdeş proteinlerin sentezlenmesi.
ÖncekiSayfa 427 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin