Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8501Soru

Aşağıdaki tabloda sol sütunda yer alan karakteristik ��zellikleri, sağ sütundaki uygun divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gazelin her beytinin önüne başka bir şair tarafından aynı vezin ve kafiyede ikişer dize eklenerek oluşturulan, dörtlük esasına dayalı musammat türü
Fars edebiyatı kökenli olup aruzun kendine has 2424 kalıbıyla yazılan, genellikle felsefi ve mistik düşüncelerin yoğun biçimde aktarıldığı tek dörtlükten oluşan nazım şekli
Halk şiirindeki mani tarzı söyleyişin etkisiyle Türkler tarafından divan şiirine kazandırılan, sadece 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılan tek dörtlükten oluşan nazım şekli
Lirik ve aşkane konuların işlendiği, bestelenmek amacıyla yazılan, üçüncü dizesi meyan, dördüncü dizesi ise nakarat olarak adlandırılan bentlerle kurulu nazım şekli

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gazelin beyitlerine dize ekleyerek dörtlük oluşturma özelliği terbi ile; aruzun özel 2424 kalıbıyla yazılan Fars kökenli tek dörtlük rubai ile; Türklerin kazandırdığı ve tek aruz kalıbıyla yazılan tek dörtlük tuyuğ ile; meyan ve nakaratı olan bestelenmeye uygun bentli yapı ise şarkı ile eşleşmektedir.
Verilen tanımlardan gazel beyitlerinin üzerine ikişer dize eklenerek dörtlük elde edilmesi terbiye; Fars kökenli ve özel 2424 kalıplı tek dörtlük rubaiye; Türklerin kazandırdığı tek aruz kalıplı tek dörtlük tuyuğa; bestelenmek amacıyla yazılan meyan ve nakaratlı biçim ise şarkıya karşılık gelerek doğru eşleşmeyi sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tanımdaki gazelin beyitlerine dize ekleyerek dörtlük oluşturma işlemini incelemek.
Bu işlem, Arapça kökenli 'dörtleme' anlamına gelen terbi nazım şeklini tanımlar.
Terbi, mevcut bir gazelin beyitlerinin üzerine ikişer dize eklenerek musammat oluşturulması esasına dayanır.
2
İkinci tanımdaki Fars edebiyatı kökenli, kendine has 2424 aruz kalıbı olan tek dörtlük formunu incelemek.
Bu tanım rubai nazım şekline karşılık gelir.
Rubai, aruzun ahreb ve ahrem adı verilen özel kalıplarıyla yazılan ve tek dörtlükten oluşan Fars edebiyatı menşeli biçimdir.
3
Üçüncü tanımdaki Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı, tek kalıpla yazılan tek dörtlük formunu incelemek.
Bu özellikler tuyuğ nazım şeklini göstermektedir.
Tuyuğ, Türklerin halk şiirindeki maniden esinlenerek divan şiirine kazandırdığı ve sadece 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılan tek dörtlükten oluşan nazım şeklidir.
4
Dördüncü tanımdaki bestelenmek amacıyla yazılan meyan ve nakaratlı bent yapısını incelemek.
Bu nitelikler şarkı nazım şeklini tanımlar.
Şarkı, Türklerin kazandırdığı, bestelenmeye uygun, meyan ve nakarat unsurlarını barındıran bentlerle kurulan nazım şeklidir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri - Dörtlük ve Bentlerle Kurulanlar
Soru 8502Soru

Tarım arazilerinde aşırı ve bilinçsiz gübre kullanımı, göl ve gölet gibi tatlı su ekosistemlerinde ötrofikasyon adı verilen ciddi bir çevre sorununa yol açmaktadır.

Buna göre, tarımsal kaynak kullanımıyla tetiklenen ötrofikasyon sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk aşamadan son aşamaya doğru s��ralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; tarım arazilerinde aşırı kimyasal gübre kullanımıyla başlar, yağışlarla göle taşınır, alg patlamasına neden olur, güneş ��şığının ve oksijenin azalmasıyla devam eder ve en sonunda su canlılarının toplu ölümüyle sonuçlanır.
Doğru sıralama, tarımda gübre kullanımıyla başlayan beşerî etkinin, göl ekosisteminde zincirleme fiziksel ve biyolojik değişimlere yol açarak canlı ölümleriyle sonuçlandığı ekolojik neden-sonuç ilişkisini takip eder. Süreç karadaki gübre kullanımıyla başlar, göle taşınmayla sürer, alglerin çoğalmasını tetikler, ışık ve oksijeni keser ve canlı ölümleriyle son bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımda aşırı gübre kullanımı aşamasının tespit edilmesi
Göl ekosistemine dışarıdan yüksek oranda azot ve fosfor girdisi sağlamak üzere toprağa gübre verilir.
Ötrofikasyon sürecinin temel başlangıç noktası karasal kaynaklı besin tuzu kirliliğidir.
2
Gübrelerin göle taşınması aşamasının tespit edilmesi
Topraktaki kimyasal kalıntılar yüzeysel akışla göl suyuna karışır.
Yağışlar ve yüzeysel akış, karadaki kirleticileri su ekosistemine ulaştıran doğal taşıma mekanizmalarıdır.
3
Göldeki alg patlaması aşamasının tespit edilmesi
Besin tuzlarıyla zenginleşen suda algler hızla çoğalır ve yüzeyi kaplar.
Azot ve fosfor alglerin büyümesini kontrolsüz şekilde tetikleyen besin kaynağıdır.
4
Derinlerdeki oksijen ve ışık miktarının azalması aşamasının tespit edilmesi
Alg tabakası güneş ışığını ve atmosferik oksijenin suya geçişini engeller.
Su yüzeyinde oluşan örtücü katman göl tabanına doğru ışık geçirgenliğini sıfırlar ve fotosentezi durdurarak oksijen üretimini engeller.
5
Canlı ölümleri ve ekosistem çöküşü aşamasının tespit edilmesi
Solunum yapamayan su canlıları toplu halde ölür.
Sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin kritik sınırın altına düşmesi canlı yaşamını sonlandırır.

Anahtar Kavram

Tarımsal faaliyetlerin su kaynakları üzerindeki çevresel etkileri ve ötrofikasyon süreci
Soru 8503Soru
Gerçel sayılar kümesi üzerinde tanımlı ve sürekli bir ff fonksiyonu için
24f(x)dx=12\int_{-2}^{4} f(x) \, dx = 12
ve
13f(2x2)dx=8\int_{1}^{3} f(2x-2) \, dx = 8
eşitlikleri veriliyor.
Buna göre,
10f(2x)dx\int_{-1}^{0} f(2x) \, dx
integralinin değeri kaçtır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: -2

Cevap

İstenen integralin değeri -2'dir.
Verilen integral eşitliklerinde uygun değişken değiştirmeler yapılarak integral sınırları doğru biçimde güncellenmiş ve belirli integralin aralık bölme özelliği kullanılarak aranan integralin değeri -2 olarak doğru şekilde hesaplanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
13f(2x2)dx=8\int_{1}^{3} f(2x-2) \, dx = 8 integralinde değişken değiştirme yapılması.
04f(u)du=16\int_{0}^{4} f(u) \, du = 16
u=2x2u = 2x-2 dönüşümü yapıldığında du=2dxdu = 2 \, dx ve buradan dx=du2dx = \frac{du}{2} olur. Sınırlar ise x=1x=1 için u=0u=0 ve x=3x=3 için u=4u=4 olarak güncellenir. Böylece 13f(2x2)dx=1204f(u)du=8\int_{1}^{3} f(2x-2) \, dx = \frac{1}{2} \int_{0}^{4} f(u) \, du = 8 elde edilir.
2
Belirli integralin aralık bölme özelliğinden yararlanılması.
20f(x)dx=4\int_{-2}^{0} f(x) \, dx = -4
24f(x)dx=20f(x)dx+04f(x)dx\int_{-2}^{4} f(x) \, dx = \int_{-2}^{0} f(x) \, dx + \int_{0}^{4} f(x) \, dx eşitliği yazılabilir. Değerler yerine konulduğunda 12=20f(x)dx+1612 = \int_{-2}^{0} f(x) \, dx + 16 denklemi elde edilir.
3
İstenen integralde değişken değiştirme yapılarak sonucun hesaplanması.
10f(2x)dx=2\int_{-1}^{0} f(2x) \, dx = -2
v=2xv = 2x dönüşümü ile dv=2dxdv = 2 \, dx ve dx=dv2dx = \frac{dv}{2} olur. Sınırlar x=1x=-1 için v=2v=-2 ve x=0x=0 için v=0v=0 olur. Bu durumda integral 1220f(v)dv=12(4)=2\frac{1}{2} \int_{-2}^{0} f(v) \, dv = \frac{1}{2} \cdot (-4) = -2 değerini alır.

Anahtar Kavram

Belirli integralde sınırların güncellenmesiyle değişken değiştirme yöntemi ve aralık bölme özelliği
Soru 8504Soru

Bir spor salonunun dambıl standında yan yana bulunan 7 boş bölmeye; renkleri dışında özdeş olan 3 siyah, 2 gri ve 2 kırmızı dambıl yerleştirilecektir.

Kırmızı dambılların yan yana gelmemesi şartıyla, bu dambıllar standa kaç farklı şekilde dizilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 150

Cevap

Dambılların kırmızı olanlarının yan yana gelmediği toplam dizilim sayısı 150'dir.
Kırmızı dambılların yan yana gelmediği dizilimlerin sayısını bulmak için tüm dizilimlerin sayısından, kırmızı dambılların yan yana olduğu dizilimlerin sayısı çıkarılır. Tüm dizilimlerin sayısı 210, kırmızı dambılların yan yana olduğu durumların sayısı ise 60 olduğundan, aralarındaki fark 150 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Herhangi bir kısıtlama olmadan tüm olası dizilimlerin sayısını tekrarlı permütasyon formülüyle hesaplayalım.
Toplam dambıl sayısı 7'dir (3 siyah, 2 gri, 2 kırmızı). Tüm dizilimlerin sayısı: 7!3!2!2!=5040622=210\frac{7!}{3! \cdot 2! \cdot 2!} = \frac{5040}{6 \cdot 2 \cdot 2} = 210 olarak bulunur.
Kısıtlamasız durumların tamamını belirlemek için.
2
Kırmızı dambılların yan yana olduğu (istenmeyen) dizilimlerin sayısını hesaplayalım.
2 kırmızı dambıl yan yana olacağından bunları tek bir paket (KK) gibi düşünelim. Bu durumda dizilecek elemanlar: 3 siyah, 2 gri ve 1 paket (KK) olmak üzere toplam 6 elemandır. Bu elemanların dizilim sayısı: 6!3!2!1!=72062=60\frac{6!}{3! \cdot 2! \cdot 1!} = \frac{720}{6 \cdot 2} = 60 olarak bulunur.
İstenmeyen durumların sayısını tüm durumlardan çıkarmak amacıyla hesaplamak için.
3
Tüm durumlardan istenmeyen durumları çıkararak istenen koşula uygun dizilim sayısını bulalım.
21060=150210 - 60 = 150 dizilim elde edilir.
Kırmızı dambılların yan yana gelmediği durum sayısını bulmak için.

Anahtar Kavram

Tekrarlı permütasyonda belirli elemanların yan yana gelmediği durumları bulmak için tüm durumlardan yan yana oldukları durumlar çıkarılır.

Alternatif Yöntem

Alternatif olarak boşluk (gap) metodu kullanılabilir. Önce 3 siyah ve 2 gri dambıl yan yana dizilir. Bu dambıllar özdeş olduğundan dizilim sayısı 5!3!2!=10\frac{5!}{3! \cdot 2!} = 10 olur. Bu 5 dambılın arasında ve uçlarında toplam 6 boş yer oluşur (_ D1 _ D2 _ D3 _ D4 _ D5 _). Kırmızı dambılların yan yana gelmemesi için bu 6 boşluktan 2 tanesi seçilir. Seçim sayısı (62)=15\binom{6}{2} = 15 olur. Kırmızı dambıllar özdeş olduğundan yerleştirme tek şekilde yapılır. Buradan toplam durum sayısı 10×15=15010 \times 15 = 150 olarak bulunur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8505Soru

Hristiyan felsefesinin tarihsel gelişimi incelendiğinde, erken dönem (Patristik) ile olgunluk dönemi (Skolastik) arasında akıl-inanç ilişkisinin kurgulanışı ve felsefenin yöntemi bakımından önemli farklar olduğu görülür. Erken dönem Kilise Babaları (Patristik), Hristiyanlığa yönelik dış saldırılara karşı inancı savunmak (apoloji) amacıyla Platon ve Yeni-Platonculuk'tan yararlanmış, aklı inancın anlaşılması için ikincil bir araç olarak konumlandırmışlardır. Skolastik dönemde ise özellikle Hristiyanlığın kurumsallaşması ve okul eğitiminin yaygınlaşmasıyla birlikte, Aristoteles mantığı temel alınarak inancın rasyonel olarak temellendirilmesi ve sistematikleştirilmesi hedeflenmiş, akıl ve inanç kendi sınırları içinde çalışan iki ayrı bilgi alanı olarak ele alınmıştır. Buna göre, Patristik ve Skolastik felsefenin akıl ve inanca yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patristik dönemde felsefe ve akıl yalnızca inanç öğretilerini savunmak için apolijetik bir araç olarak görülürken, Skolastik dönemde akıl ve inanç kendi yöntemlerine sahip iki ayrı alan olarak ayrışmış ve inancın öğretileri Aristotelesçi mantıkla dizgeleştirilmiştir.

Cevap

Patristik dönemde felsefe ve aklın inanç öğretilerini savunmak için apolijetik bir araç olarak görüldüğünü, Skolastik dönemde ise akıl ve inancın kendi yöntemlerine sahip iki ayrı alan olarak ayrıştığını ve inancın öğretilerinin Aristotelesçi mantıkla dizgeleştirildiğini belirten seçenek doğrudur.
Hristiyan felsefesinin erken döneminde (Patristik) temel amaç Hristiyanlığı pagan saldırılarına karşı korumak (apoloji) olduğundan akıl, inancı temellendirmede ve savunmada Platoncu bir çerçevede araçsallaştırılmıştır. Skolastik dönemde ise okul eğitiminin ve üniversitelerin kurulmasıyla birlikte Aristotelesçi mantık ön plana çıkmış, teoloji rasyonel bir sistem hâline getirilmiştir. Bu doğrultuda akıl ve inancın sınırları çizilerek her ikisinin de kendi yetki alanlarında bilgi ürettiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla felsefenin ilk dönemde savunmacı bir araç olarak görülüp, ikinci dönemde kendi yöntemlerine sahip iki ayrı alan şeklinde Aristotelesçi mantıkla dizgeleştirildiğini açıklayan ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki Patristik ve Skolastik dönemlerin temel ayrım noktalarını belirlemek.
Patristik dönemin Hristiyanlığı savunmak (apoloji) amacıyla Platonculuktan yararlandığı, Skolastik dönemin ise okullaşma süreciyle Aristoteles mantığı temelinde inancı sistemleştirdiği ve her iki alanı sınırlandırdığı anlaşılır.
Soru kökünün yönlendirdiği dönemsel metodoloji farkını analiz etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramsal eşleşmeleri ve felsefi iddiaları incelemek.
Apolijetik işlev ile Aristotelesçi mantığa dayalı dizgeleştirme ayrımının doğru yapıldığı seçeneğe ulaşılır.
Hristiyan felsefesinin gelişimindeki yöntem farkının felsefe tarihindeki karşılığını saptamak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Patristik ve Skolastik Felsefede Akıl-İnanç İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8506Soru

Bir bölgede sanayileşmeye bağlı olarak kurulan yeni fabrikalar, bölgedeki iş gücü talebini artırmış ve bu durum yoğun bir göç dalgasına yol açmıştır. Bu gelişme sonucunda bölgede geleneksel aile yapısının yerini çekirdek aile almış, komşuluk ilişkileri zayıflamış ve yeni sosyalleşme mekanizmaları ortaya çıkmıştır. Bu değişim sürecini inceleyen bir araştırmacı; fabrikaların üretim kapasitesini ve bölgenin gelir dağılımındaki değişimi analiz ederken ekonomi biliminin verilerinden yararlanırken, göçün aile yapısı ve toplumsal bağlar üzerindeki dönüştürücü etkisini anlamak için sosyolojinin perspektifine başvurmuştur.

Bu araştırmadan yola çıkılarak sosyoloji ile iktisat (ekonomi) arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal olayların iktisadi gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceği ve sosyolojinin toplumsal yapıyı açıklarken iktisadi verileri göz önünde bulundurması gerektiği

Cevap

Toplumsal olayların iktisadi gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceği ve sosyolojinin toplumsal yapıyı açıklarken iktisadi verileri göz önünde bulundurması gerektiği
Parçada sanayileşme ve fabrika kurulumu gibi ekonomik bir gelişmenin göç, aile yapısında değişim ve toplumsal bağların zayıflaması gibi toplumsal sonuçlara yol açtığı vurgulanmaktadır. Bu durum, toplumsal olaylar ile ekonomik olayların iç içe geçtiğini ve sosyolojinin toplumsal yapıyı çözümlerken iktisadi süreçleri göz ardı edemeyeceğini gösterir. Dolayısıyla toplumsal olayların iktisadi gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceği yargısına ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen olguları ve bu olguları inceleyen disiplinlerin yaklaşımlarını analiz etmek.
Fabrika üretimi ve gelir dağılımı iktisadın; göçün aile ve toplumsal bağlar üzerindeki etkisi sosyolojinin çalışma alanıdır.
Ekonomik ve toplumsal süreçlerin hangi bilim dallarınca hangi sınırlar dahilinde incelendiğini ayırt etmek için.
2
Toplumsal ve ekonomik değişimlerin birbirleriyle olan ilişkisini değerlendirmek.
Sanayileşme (ekonomik) ile aile yapısındaki değişim (toplumsal) arasında karşılıklı ve doğrudan bir bağ olduğu tespit edilir.
İki disiplin arasındaki etkileşimin niteliğini ortaya koymak için.
3
Ortak ilişkiden hareketle iki bilimin birbiriyle olan metodolojik ve kuramsal bağını yorumlamak.
Sosyolojinin toplumsal yapıyı çözümlerken iktisadi verileri göz ardı edemeyeceği yargısına ulaşılır.
Soru kökündeki temel soruyu cevaplandırmak için.

Anahtar Kavram

Sosyoloji ile İktisat İlişkisi
Soru 8507Soru

Aşağıdaki felsefi kuramları, varlığın doğasına dair ileri sürdükleri temel iddialarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Platon'un İdealar Kuramı
Aristoteles'in Madde-Form Kuramı
Descartes'ın Kartezyen Düalizmi
Husserl'in Fenomenolojik Öz Kavrayışı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Platon'un İdealar Kuramı'nın değişmeyen zihinsel özler dünyasını savunan ifadeyle, Aristoteles'in Madde-Form Kuramı'nın madde ile biçim verici ilkenin birliğini savunan ifadeyle, Descartes'ın Kartezyen Düalizmi'nin madde ve ruh olmak üzere iki tözü savunan ifadeyle, Husserl'in Fenomenolojik Öz Kavrayışı'nın nesnelerin paranteze alınmasını savunan ifadeyle eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; Platon'un idealar dünyasını ve duyusal dünyanın gölge niteliğini vurgulayan tanımı, Aristoteles'in tözü madde ve form birliği olarak ele alan görüşü, Descartes'ın ruh ve beden/madde düalizmi ve Husserl'in paranteze alma yöntemini içeren fenomenolojisi kendi doğru açıklamalarıyla eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Her felsefi kuramın temel anahtar kavramlarını belirleyin.
İdealar Kuramı için 'idea/zihinsel özler', Madde-Form Kuramı için 'madde/biçim verici ilke', Kartezyen Düalizm için 'iki töz/madde ve ruh', Fenomenoloji için 'paranteze alma/saf özler' kavramları öne çıkmaktadır.
Kuramların özgün iddialarını eşleştirebilmek için temel kavramların ayırt edilmesi gerekir.
2
Belirlenen anahtar kavramları sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Platon'un kuramı değişmeyen özlerle, Aristoteles'in kuramı madde ve formun birliğiyle, Descartes'ın modeli madde ve ruh ikiliğiyle, Husserl'in yöntemi ise paranteze almayla eşleşir.
Her kuramın kendi felsefi iddiasına karşılık gelen açıklamayı bulmak doğru eşleştirmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Varlık felsefesinde farklı filozofların varlığın doğasına ve tözüne dair geliştirdikleri kuramsal yaklaşımlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8508Soru

Yer çekimi ivmesinin sabit olduğu bir ortamda, GG ağırlıklı homojen ve iletken düz bir tel, yalıtkan ve esnemeyen iki ip yardımıyla tavana yatay olarak asılmıştır. Telin bulunduğu bölgede, sayfa düzlemine dik ve dışarı doğru (\odot) yönelmiş düzgün bir B\vec{B} manyetik alan�� bulunmaktadır.

Telden herhangi bir akım geçmiyorken iplerin her birinde oluşan gerilme kuvvetinin büyüklüğü T0T_0 olmaktadır. Telden belirli bir yönde II şiddetinde akım ge��mesi sağlandığında iplerin her birinde oluşan gerilme kuvvetinin büyüklüğü T1T_1, akımın yönü değiştirilmeden sadece şiddeti 2I2I yapıldığında ise iplerin her birinde oluşan gerilme kuvvetinin büyüklüğü T2T_2 olmaktadır.

T1=2T2T_1 = 2T_2 olduğuna göre, telden II akımı geçiyorken tele etki eden manyetik kuvvetin büyüklüğünün telin ağırlığına oranı (FMG\frac{F_M}{G}) kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 13\frac{1}{3}

Cevap

Manyetik kuvvetin telin ağırlığına oranı 1/3'tür.
Doğru cevap, oran değerinin 1/3 olduğunu belirten seçenektir. Akım şiddeti arttığında ip gerilmesinin azalması, tele etki eden manyetik kuvvetin yukarı yönlü olduğunu gösterir. Buradan hareketle her iki durum için yazılan statik denge denklemleri (2T1=GFM2T_1 = G - F_M ve 2T2=G2FM2T_2 = G - 2F_M) birbiriyle oranlandığında manyetik kuvvetin ağırlığa oranı 1/3 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Akım geçmeyen durumdaki ip gerilmesini belirleme
T0=G2T_0 = \frac{G}{2}
Telden akım geçmiyorken düşey dengede yukarı yönlü iki ip gerilmesi, aşağı yönlü yer çekimi kuvvetini (GG) dengeler.
2
Manyetik kuvvetin yönünü tespit etme
Manyetik kuvvet (FMF_M) yukarı yönlüdür.
Akım şiddeti II'dan 2I2I'ye çıkarıldığında ip gerilmesinin azalması (T1>T2T_1 > T_2), manyetik kuvvetin ağırlığa zıt (yukarı) yönde etki ettiğini gösterir.
3
Akım geçen durumlar için denge denklemlerini yazma
T1=GFM2T_1 = \frac{G - F_M}{2} ve T2=G2FM2T_2 = \frac{G - 2F_M}{2}
Akım II iken yukarı yönlü manyetik kuvvet FMF_M, akım 2I2I iken 2FM2F_M olur. Düşey dengeden iplerdeki gerilme kuvvetleri yazılır.
4
Verilen oranı kullanarak manyetik kuvvetin ağırlığa oranın�� çözme
FMG=13\frac{F_M}{G} = \frac{1}{3}
T1=2T2T_1 = 2T_2 eşitliği yazılarak GFM2=2(G2FM2)GFM=2G4FM3FM=G\frac{G - F_M}{2} = 2 \left(\frac{G - 2F_M}{2}\right) \Rightarrow G - F_M = 2G - 4F_M \Rightarrow 3F_M = G ilişkisi çözülür.

Anahtar Kavram

Akım geçen tele düzgün manyetik alanda etki eden manyetik kuvvet ve statik denge
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8509Soru

Psikoloji tarihinde insan doğasını ve davranışını açıklamaya çalışan farklı ekoller ortaya çıkmıştır. Aşağıda bu ekollerin öncülerine ait iki farklı görüş yer almaktadır:

* I. Görüş: "Bize sağlıklı, iyi yapılandırılmış bir çevre ve bu çevrede büyüteceğimiz rastgele seçilmiş bir düzine bebek verin. Onların soyu, yetenekleri ve eğilimleri ne olursa olsun; onları eğiterek bir doktor, hukukçu, sanatçı, tüccar ya da bir dilenci veya hırsız olarak yetiştirebilirim."
* II. Görüş: "İnsan zihni, dış dünyadan gelen uyarıcıları pasif bir şekilde kaydeden bir levha değildir. Aksine zihin; gelen bilgiyi seçici bir şekilde algılayan, işleyen, anlamlandıran ve gerektiğinde geri çağırmak üzere depolayan aktif bir sisteme sahiptir."

Bu görüşleri savunan psikologların temsil ettiği psikoloji yaklaşımları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranışçılık - Bilişsel psikoloji

Cevap

Davranışçılık - Bilişsel psikoloji
Birinci görüş, çevrenin ve dışsal faktörlerin davranışı şekillendirmedeki mutlak gücünü savunarak Davranışçılık (Behaviorizm) ekolünü yansıtmaktadır. İkinci görüş ise zihnin pasif bir alıcı olmadığını, bilgiyi aktif bir şekilde işleyen ve depolayan bilişsel süreçlere sahip olduğunu belirterek Bilişsel Yaklaşımı temsil etmektedir. Bu doğrultuda doğru sıralama 'Davranışçılık - Bilişsel psikoloji' olmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Görüşü analiz etmek
Bu görüşün insan davranışlarında kalıtımı veya içsel zihinsel süreçleri tamamen dışlayarak, çevresel uyarıcıların ve öğrenme yaşantılarının önemini vurguladığı belirlenir.
Çevrenin şekillendirici rolüne ve gözlenebilir öğrenme süreçlerine odaklanan bu yaklaşım Davranışçılık (Behaviorizm) ekolüdür.
2
II. Görüşü analiz etmek
Bu görüşün insan zihnini dışarıdan gelen girdileri aktif bir biçimde seçen, kodlayan ve anlamlandıran bir sistem olarak tanımladığı tespit edilir.
Zihni bir bilgisayar gibi bilgi işleme modeli üzerinden açıklayan ve algı, bellek gibi içsel süreçleri merkeze alan bu yaklaşım Bilişsel Yaklaşımdır.
3
Sıralamayı birleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak
Görüşlerin sırasıyla Davranışçılık ve Bilişsel psikoloji ile eşleştiği netleşir.
Soru kökünde sırasıyla hangi yaklaşımlara örnek olduğu sorulduğu için bu iki ekolün doğru sırayla yer aldığı seçenek işaretlenmelidir.

Anahtar Kavram

Psikolojide Davranışçı ve Bilişsel Yaklaşımların Temel Farkları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8510Soru

Sürtünmesiz yatay düzlemde +x+x yönünde 10 m/s10\text{ m/s} büyüklüğünde sabit hızla hareket etmekte olan 2 kg2\text{ kg} kütleli bir cisme, hareket doğrultusuna dik +y+y yönünde sabit bir net kuvvet uygulandığında cisme aktarılan itme vektörünün büyüklüğü 15 Ns15\text{ N}\cdot\text{s} olmaktadır. Buna göre, bu itme uygulandıktan hemen sonra cismin çizgisel momentumunun büyüklüğü kaç kgm/s\text{kg}\cdot\text{m/s} olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25

Cevap

İtme uygulandıktan hemen sonra cismin çizgisel momentumunun büyüklüğü 25 kgm/s25\text{ kg}\cdot\text{m/s} olur.
Cismin başlangıçtaki çizgisel momentumu +x+x yönünde 20 kgm/s20\text{ kg}\cdot\text{m/s} büyüklüğündedir. Cisme uygulanan itme ise +y+y yönünde 15 Ns15\text{ N}\cdot\text{s} büyüklüğündedir. İtme momentum değişimine eşit olduğundan son momentum vektörü ilk momentum ile itme vektörünün toplamıdır. Doğrultular birbirine dik olduğu için son momentumun büyüklüğü Pisagor bağıntısı ile 25 kgm/s25\text{ kg}\cdot\text{m/s} olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk çizgisel momentumun büyüklüğünün hesaplanması
İlk çizgisel momentum 20 kgm/s20\text{ kg}\cdot\text{m/s} büyüklüğünde ve +x+x yönündedir.
Çizgisel momentum, kütle ile hız vektörünün çarpımıdır.
2
İtme ve momentum değişimi ilişkisinin kurulmas��
Son momentum vektörü, ilk momentum ile itme vektörünün toplamına eşittir: Pf=Pi+I\vec{P}_f = \vec{P}_i + \vec{I}
Cisme uygulanan net itme, cismin çizgisel momentumundaki değişime eşittir.
3
Son momentumun büyüklüğünün hesaplanması
Pf=25 kgm/sP_f = 25\text{ kg}\cdot\text{m/s}
+x+x ve +y+y birbirine dik doğrultular olduğundan, vektörel toplama işleminde Pisagor bağıntısı uygulanır.

Anahtar Kavram

İtme vektörü çizgisel momentum değişim vektörüne eşittir ve bu büyüklükler vektörel olarak toplanır.
Soru 8511Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütundaki belirleyici edebi tarzları, unvanları veya sanatsal özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Necâtî Bey
Ahmet Paşa
Bâkî
Fuzûlî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Necâtî Bey - Mahallileşme ve atasözleri öncüsü, Ahmet Paşa - Hüsrev-i Rûm ve Kerem Kasidesi, Bâkî - Sultânü'ş-Şuarâ ve rindane gazel, Fuzûlî - Âşıkane gazel ve ilahi aşk şeklinde eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Necâtî Bey atasözü ve deyimleri şiire katan 15. yüzyıl şairi olarak; Ahmet Paşa 'Hüsrev-i Rûm' lakaplı 15. yüzyıl şairi olarak; Bâkî 'Sultânü'ş-Şuarâ' unvanlı 16. yüzyıl şairi olarak; Fuzûlî ise ilahi aşkı ve ızdırabı işleyen 16. yüzyıl şairi olarak doğru özelliklerle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin yaşadıkları yüzyılları belirlemek.
Ahmet Paşa ve Necâtî Bey 15. yüzyıl; Bâkî ve Fuzûlî ise 16. yüzyıl şairleridir.
Zaman dilimi tespiti, eşleştirme seçeneklerini daraltmaya yardımcı olur.
2
Şairlerin kendilerine has edebi niteliklerini ve unvanlarını incelemek.
Necâtî Bey mahallileşme ve atasözleriyle; Ahmet Paşa 'Hüsrev-i Rûm' unvanıyla; Bâkî 'Sultânü'ş-Şuarâ' unvanı ve rindane tarzıyla; Fuzûlî ise âşıkane gazel tarzıyla bilinir.
Her şairin divan edebiyatındaki karakteristik yönlerini bulmak doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Tespit edilen eşleşmeleri bir araya getirmek.
Sol sütundaki isimler sağ sütundaki edebi açıklamalarıyla birebir örtüşür.
Tüm şairlerin ayırt edici özellikleri ve yüzyılları eksiksiz şekilde eşleşmiş olur.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairlerinin Belirleyici Edebi Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8512Soru

Aşağıda sol sütunda Tanzimat I. Dönem'in önde gelen sanatçıları, sağ sütunda ise bu sanatçıların edebi kişiliklerine ve çalışmalarına dair belirleyici özellikler verilmiştir.

Buna göre, verilen sanatçılar ile özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ziya Paşa
Namık Kemal
Şinasi
Ahmet Mithat Efendi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ziya Paşa ile Şiir ve İnşa/Harabat tezatlığı; Namık Kemal ile Hürriyet Kasidesi/tiyatro anlayışı; Şinasi ile Tercüme-i Manzume/Durub-ı Emsal-i Osmaniye; Ahmet Mithat Efendi ile yazı makinesi sıfatı ve ansiklopedik anlatım eşleşmektedir.
Verilen sanatçıların Türk edebiyatı tarihindeki öncü rolleri, eserleri ve görüşleri dikkate alındığında; Ziya Paşa'nın ikilemi, Namık Kemal'in toplumsal tiyatro anlayışı, Şinasi'nin ilk çeviri ve derleme faaliyetleri, Ahmet Mithat Efendi'nin popüler romancılığı ve halkı eğitme çabaları doğru bir biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ziya Paşa'nın edebiyat tarihindeki yerini ve ikilemlerini belirlemek.
Sanatçının halk şiiri ile divan şiiri arasındaki çelişkili görüşlerini içeren özellik birinci sıradaki tanımla eşleşir.
Ziya Paşa'nın Şiir ve İnşa ile Harabat mukaddimesi arasındaki görüş ayrılıkları onun karakteristik özelliğidir.
2
Namık Kemal'in edebi misyonunu ve tiyatro kuramını analiz etmek.
Vatan-hürriyet teması ve tiyatroyu faydalı eğlence olarak görmesi ikinci sıradaki tanımla eşleşir.
Namık Kemal, tiyatroyu doğrudan halk eğitimi için en elverişli araç olarak kabul etmiştir.
3
Şinasi'nin edebiyata getirdiği yenilikleri ve ilk çalışmalarını incelemek.
Tercüme-i Manzume ve Durub-ı Emsal-i Osmaniye çalışmaları üçüncü sıradaki tanımla eşleşir.
Şinasi, ilk şiir çevirileri ve ilk atasözleri derlemesiyle edebiyatta yeniliklerin kurucusu kabul edilir.
4
Ahmet Mithat Efendi'nin halk eğitimi ve yazı üslubunu değerlendirmek.
Yazı makinesi sıfatı ve romanlarında olay akışını keserek bilgi vermesi dördüncü sıradaki tanımla eşleşir.
Sanatçı, halkın genel kültür düzeyini yükseltmek amacıyla bu popüler üslubu benimsemiştir.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının belirleyici özellikleri, yenilikçi çalışmaları ve Türk edebiyatındaki rolleri.
Soru 8513Soru

Sayfa düzleminde bulunan sonsuz uzunluktaki düz bir iletken telden şekildeki gibi +y+y yönünde sabit I1I_1 akımı geçmektedir. Bu telin sağ tarafında, yine aynı sayfa düzleminde olacak şekilde yerleştirilen kare biçimindeki iletken tel çerçeveden saat yönünde sabit I2I_2 akımı geçmektedir.

Buna göre, kare çerçeveye etki eden manyetik kuvvetler ile ilgili,

I. Çerçevenin üst ve alt kenarlarına etki eden manyetik kuvvetlerin bileşkesi sıfırdır.
II. Çerçeveye etki eden net manyetik kuvvet, çerçeveyi sonsuz uzunluktaki düz tele doğru çeker.
III. Çerçevenin sağ kenarına etki eden manyetik kuvvetin büyüklüğü, sol kenarına etki eden manyetik kuvvetin büyüklüğünden fazladır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II yargıları doğrudur. Çerçevenin üst ve alt kenarlarına etki eden net kuvvet sıfırken, sol kenara etki eden çekme kuvveti sağ kenara etki eden itme kuvvetinden büyük olduğundan net kuvvet tele doğrudur.
Üst ve alt kenarlara etki eden kuvvetler zıt yönlü ve eşit büyüklükte olduğundan birbirini sıfırlar. Sol kenardaki akım düz teldeki akımla aynı yönlü olduğu için çekilirken, sağ kenardaki akım zıt yönlü olduğu için itilir. Sol kenar tele daha yakın olduğundan maruz kaldığı manyetik alan ve dolayısıyla çekme kuvveti daha büyüktür. Bu durum net kuvvetin tele doğru (sola) olmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Düz telin çerçeve bölgesinde oluşturduğu manyetik alanın yönünü belirleme.
Sağ el kuralına göre başparmak akım yönünü (+y) gösterecek şekilde tel kavrandığında, sağ tarafta kalan çerçeve bölgesinde manyetik alan sayfa düzlemine dik ve içeri doğrudur (B_yönü = ⊗).
Kuvvet yönlerini belirlemek için öncelikle ortamdaki manyetik alanın yönünü bilmemiz gerekir.
2
Çerçevenin üst ve alt kenarlarına etki eden kuvvetleri analiz etme.
Üst kenardaki akım +x yönündedir, manyetik alan içeri doğrudur. Sağ el kuralıyla kuvvet yukarı (+y) yönlü bulunur. Alt kenardaki akım -x yönündedir, kuvvet aşağı (-y) yönlü bulunur. Eşit uzaklıktaki bu kuvvetlerin büyüklükleri eşit ve yönleri zıt olduğu için toplamları sıfırdır.
Çerçevenin yatay kenarlarına etki eden net kuvvetin sıfır olduğunu doğrulamak için.
3
Çerçevenin sağ ve sol dikey kenarlarına etki eden kuvvetleri karşılaştırma.
Sol kenar tele d uzaklığında olup akım yukarı doğrudur (+y). Aynı yönlü akımlar birbirini çekeceğinden sol kenara etki eden kuvvet sola doğrudur. Sağ kenar ise d+a uzaklığında olup akım aşağı doğrudur (-y). Zıt yönlü akımlar birbirini iteceğinden sağ kenara etki eden kuvvet sağa doğrudur. Manyetik alan uzaklıkla azaldığından sol kenardaki çekme kuvveti, sağ kenardaki itme kuvvetinden büyüktür (F_sol > F_sağ). Net kuvvet sola (tele doğru) olur.
Çerçeveye etki eden net kuvvetin yönünü ve dikey kenarlardaki kuvvet büyüklüklerini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Akım taşıyan paralel tellerin birbirine uyguladığı manyetik kuvvet ve düz telin oluşturduğu manyetik alanın uzaklığa bağlılığı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8514Soru

Sürtünmesiz yatay bir masanın tam ortasında küçük bir delik bulunmaktadır. Bu delikten geçen hafif ve esnemeyen bir ipin uçlarına m1=2 kgm_1 = 2\text{ kg} ve m2=3 kgm_2 = 3\text{ kg} k��tleli noktasal iki cisim bağlanmıştır. m1m_1 kütleli cisim masa üzerinde r=0,6 mr = 0,6\text{ m} yarıçaplı dairesel yörüngede sabit çizgisel süratle dönerken, m2m_2 kütleli cisim düşey doğrultuda hareketsiz kalmaktadır.

Buna göre;

I. m1m_1 cismine etki eden net kuvvet sıfırdır.
II. İpteki gerilme kuvvetinin büyüklüğü 30 N30\text{ N}'dur.
III. m1m_1 cisminin çizgisel sürati 3 m/s3\text{ m/s}'dir.

yargılarından hangileri doğrudur? (Yer çekimi ivmesini g=10 m/s2g = 10\text{ m/s}^2 alınız.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İpteki gerilme kuvvetinin büyüklüğü 30 N30\text{ N}'dur ve m1m_1 cisminin çizgisel sürati 3 m/s3\text{ m/s}'dir.
Asılı duran cismin dengesinden ip gerilmesi 30 N30\text{ N} olarak bulunur. Masa üzerindeki cismin dairesel hareket yapmasını sağlayan net kuvvet bu ip gerilmesidir, bu yüzden net kuvvet sıfır olamaz. Merkezcil kuvvet formülü kullanılarak cismin çizgisel sürati hesaplandığında 3 m/s3\text{ m/s} sonucu elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Asılı duran cismin denge durumunu analiz etmek.
T=m2g=310=30 NT = m_2 \cdot g = 3 \cdot 10 = 30\text{ N}
m2m_2 kütleli cisim düşey doğrultuda dengede (hareketsiz) olduğu için üzerine etki eden net kuvvet sıfırdır. Bu nedenle ipteki gerilme kuvveti cismin ağırlığına eşittir.
2
Masa üzerindeki cismin hareketini analiz etmek.
Fnet=T=30 NF_{net} = T = 30\text{ N}
m1m_1 kütleli cisme yatay düzlemde etki eden tek horizontal kuvvet ip gerilmesidir. Düzgün çembersel harekette net kuvvet merkezcil kuvvete eşittir. Dolayısıyla cisme etki eden net kuvvet sıfır değil, merkeze doğru 30 N30\text{ N}'dur.
3
Merkezcil kuvvet formülünü kullanarak çizgisel sürati hesaplamak.
v=3 m/sv = 3\text{ m/s}
Fnet=m1v2rF_{net} = \frac{m_1 \cdot v^2}{r} formülü uygulanır: 30=2v20,618=2v2v2=9v=3 m/s30 = \frac{2 \cdot v^2}{0,6} \Rightarrow 18 = 2 \cdot v^2 \Rightarrow v^2 = 9 \Rightarrow v = 3\text{ m/s} bulunur.

Anahtar Kavram

Düzgün çembersel hareket yapan bir cisme etki eden net kuvvet (merkezcil kuvvet) sıfır değildir; büyüklüğü F=mv2rF = \frac{m v^2}{r} olup yönü her an yörünge merkezine doğrudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8515Soru

Kaymadan dönerek öteleme hareketi yapan katı ve homojen bir silindirin toplam kinetik enerjisi, silindirin yere temas noktası etrafında yalnızca dönme hareketi yaptığı kabul edilerek bu noktadan geçen eksene göre hesaplanan dönme kinetik enerjisine eşittir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Kaymadan dönerek ilerleyen bir silindirin toplam kinetik enerjisi, kütle merkezinin öteleme kinetik enerjisi ile kütle merkezine göre dönme kinetik enerjisinin toplamına eşit olduğu gibi, anlık d��nme ekseni olan temas noktasına göre hesaplanan saf dönme kinetik enerjisine de tam olarak eşittir.
Silindirin anlık dönme ekseni olan temas noktasına göre yazılan saf dönme kinetik enerjisi ifadesi, paralel eksen teoremi ve kaymadan dönme çizgisel hız-açısal hız ilişkisi (v=ωRv = \omega R) kullanıldığında kütle merkezinin öteleme kinetik enerjisi ile dönme kinetik enerjisinin toplamına matematiksel olarak tam eşittir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaymadan dönen cisim için iki farklı hareket analizi yaklaşımını tanımlayın.
Cisim ya 'öteleme + dönme' ya da 'anlık dönme ekseni etrafında saf dönme' yapan bir sistem olarak modellenebilir.
Bu iki yaklaşımın kinetik enerji hesaplamasında aynı sonucu verip vermediğini kontrol etmek.
2
Kütle merkezine göre toplam kinetik enerji ifadesini yazın.
Etoplam=12Mv2+12Ikmω2E_{toplam} = \frac{1}{2}Mv^2 + \frac{1}{2}I_{km}\omega^2
Silindirin öteleme ve kütle merkezine göre dönme enerjilerinin toplam formülünü belirlemek.
3
Paralel eksen teoremini kullanarak temas noktasına göre eylemsizlik momentini yazın.
Itemas=Ikm+MR2I_{temas} = I_{km} + MR^2
Temas noktasından geçen dönme eksenine göre eylemsizlik momentini elde etmek.
4
Temas noktasına göre dönme enerjisini hesaplayıp diğer ifadeyle karşılaştırın.
Etemas=12Itemasω2=12(Ikm+MR2)ω2=12Ikmω2+12Mv2E_{temas} = \frac{1}{2}I_{temas}\omega^2 = \frac{1}{2}(I_{km} + MR^2)\omega^2 = \frac{1}{2}I_{km}\omega^2 + \frac{1}{2}Mv^2
v=ωRv = \omega R bağıntısı yerine yazıldığında iki kinetik enerji ifadesinin birbirine özdeş olduğunu ispatlamak.

Anahtar Kavram

Kaymadan dönerek öteleme hareketinde kinetik enerjinin anlık dönme eksenine göre ifade edilmesi ve paralel eksen teoremi ile ilişkisi.
Soru 8516Soru

Bir tiyatro oyununda başrol oyuncusu, sahneye çıkmadan önce elindeki senaryoya bakarak şöyle der: 'Bu oyunda hangi sözleri söyleyeceğim, hangi hareketleri yapacağım çoktan yazılmış. Benim bu replikleri değiştirmeye ne gücüm yeter ne de böyle bir niyetim olabilir; çünkü sahneye adım attığım andan itibaren sadece bana biçilen rolü oynamakla yükümlüyüm.'

Yanındaki yönetmen ise ona şu karşılığı verir: 'Yanılıyorsun, sahnedeki adımların tamamen senin geçmiş oyunculuk deneyimlerin, aldığın eğitim ve fiziksel sınırların tarafından belirleniyor. Sen kendi geçmişinin bir sonucu olarak buradasın, önceden doğaüstü bir güç tarafından belirlenmiş bir yazgı yüzünden değil.'

Bu diyalogda oyuncu ve yönetmenin insan eylemlerinin belirlenmişliği konusundaki açıklamaları, sırasıyla ahlak felsefesindeki hangi iki görüşü örneklendirmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fatalizm - Determinizm

Cevap

Oyuncunun eylemlerin önceden yazıldığını ve değiştirilemeyeceğini savunması fatalizm (kadercilik), yönetmenin ise eylemleri geçmiş deneyimler ve fiziki/sosyal nedenlere dayandırarak açıklaması determinizm (gerekircilik) görüşünü örneklendirmektedir.
Diyalogda oyuncunun 'eylemlerinin çoktan yazıldığını' söylemesi, insan iradesini yok sayan ve her şeyin aşkın bir güç tarafından belirlendiğini savunan fatalizm (yazgıcılık) görüşünü temsil eder. Yönetmenin ise bu eylemlerin doğaüstü bir güç yerine 'geçmiş oyunculuk deneyimleri, eğitim ve fiziksel sınırlar' gibi koşullar tarafından belirlendiğini savunması, her eylemin bir nedeni olduğunu öne süren determinizm (gerekircilik) akımını örneklendirir. Dolayısıyla doğru sıralama fatalizm ve determinizm şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Oyuncunun ifadelerini analiz etme
Oyuncu eylemlerinin 'çoktan yazıldığını' ve 'değiştirilemeyeceğini' savunarak, irade dışı aşkın bir yazgıyı işaret eder. Bu durum, insan eylemlerinin doğaüstü bir güç tarafından önceden belirlendiğini ve değiştirilemeyeceğini savunan fatalizm (yazgıcılık) akımına denk gelir.
Paragraftaki ilk görüşün hangi felsefi kavrama ait olduğunu tespit etmek.
2
Yönetmenin ifadelerini analiz etme
Yönetmen eylemlerin doğaüstü bir yazgı değil, 'geçmiş deneyimler, eğitim ve fiziksel sınırlar' gibi nedenlerin bir sonucu olduğunu belirtir. Bu neden-sonuç zinciri, eylemlerin fiziki, sosyal ve psikolojik nedenlerle belirlendiğini savunan determinizm (gerekircilik) kavramına karşılık gelir.
Paragraftaki ikinci görüşün gerekçelerini felsefi bir temele oturtmak.
3
Elde edilen kavramları uygun sıra ile birleştirme
Oyuncu fatalizm, yönetmen ise determinizm görüşünü temsil ettiği için sırasıyla 'Fatalizm - Determinizm' kavram çifti doğru seçenektir.
Soruda istenen doğru sırayı belirleyip nihai yanıta ulaşmak.

Anahtar Kavram

İrade özgürlüğü problemine yönelik yaklaşımlardan determinizm (gerekircilik) ile fatalizm (yazgıcılık) arasındaki farklar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8517Soru

Düşey eksen etrafında sabit ω\omega açısal hızıyla dönen yatay pürüzlü bir tablanın üzerindeki mm kütleli cisim, dönme ekseninden rr kadar uzakta tabla ile birlikte kaymadan düzgün çembersel hareket yapmaktadır.

Cisim ile tabla arasındaki statik sürtünme katsayısı μs\mu_s olduğuna göre;

I. Cisme etki eden sürtünme kuvveti, çembersel hareketin merkezcil kuvvetidir ve yönü dönme merkezine doğrudur.
II. Tablanın açısal hızı 22 katına çıkarılırsa, cismin kaymadan çembersel hareket yapabilmesi için gereken minimum statik sürtünme katsayısı 44 katına çıkar.
III. Cisme etki eden sürtünme kuvvetinin büyüklüğü μsmg\mu_s \cdot m \cdot g kadardır.

yargılarından hangileri doğrudur? (gg: yerçekimi ivmesidir.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II yargıları doğrudur.
Düzgün çembersel hareket yapan cisme yatay düzlemde etki eden tek yatay kuvvet statik sürtünme kuvvetidir. Bu kuvvet net kuvvet (merkezcil kuvvet) görevini görür ve yönü dönme merkezine doğrudur. Cismin kaymadan dönebilmesi için gereken minimum statik sürtünme katsayısı açısal hızın karesiyle doğru orantılıdır, dolayısıyla açısal hız iki katına çıkarıldığında minimum sürtünme katsayısı dört katına çıkar. Statik sürtünme kuvveti ise her zaman sınır değerine eşit olmayıp, cismin kaymadığı durumlarda merkezcil kuvvet değerine eşittir.

Adım Adım Çözüm

1
Sürtünme kuvvetinin merkezcil kuvvet olarak rolünü analiz etmek
Cisim yatay düzlemde kaymadan düzgün çembersel hareket yaptığı için cisme yatayda etki eden net kuvvet, merkezcil kuvvet olan statik sürtünme kuvvetidir (Fnet=fs=FmerF_{net} = f_s = F_{mer}). Düzgün çembersel harekette net kuvvet her zaman dönme merkezine doğru yönelmiştir. Bu nedenle I. öncül doğrudur.
Çembersel hareketin gerçekleşmesi için yörünge merkezine doğru net bir kuvvetin bulunması şarttır.
2
Açısal hızın değişimiyle gereken minimum sürtünme katsayısını hesaplamak
Cismin kaymadan dönebilmesi için statik sürtünme kuvveti, maksimum statik sürtünme kuvvetinden küçük veya eşit olmalıdır: mω2rμsmgμsω2rgm\omega^2 r \le \mu_s m g \Rightarrow \mu_s \ge \frac{\omega^2 r}{g}. Buradan gereken minimum statik sürtünme katsayısı μs,min=ω2rg\mu_{s,\text{min}} = \frac{\omega^2 r}{g} olur. Açısal hız 2 katına çıkarılırsa (ω2ω\omega \rightarrow 2\omega), ω2\omega^2 terimi 4 katına çıkacağından gereken minimum sürtünme katsayısı da 4 katına çıkar. Bu nedenle II. öncül doğrudur.
Merkezcil ivme ve merkezcil kuvvet açısal hızın karesiyle (ω2{\omega}^2) doğru orantılıdır.
3
Statik sürtünme kuvvetinin büyüklüğünü değerlendirmek
Statik sürtünme kuvveti değişken bir kuvvettir ve cismin kaymadığı durumlarda cisme etki eden net kuvvet olan Fmer=mω2rF_{mer} = m \omega^2 r değerine eşittir. Maksimum değeri olan μsmg\mu_s m g ise sadece cismin kayma sınırında olduğu (savrulmak üzere olduğu) an geçerlidir. Dolayısıyla sürtünme kuvvetinin büyüklüğü her zaman μsmg\mu_s m g kadardır demek yanlıştır. Bu nedenle III. öncül yanlıştır.
Statik sürtünme kuvveti, cismin hareket durumuna göre sınır değerine kadar kendini ayarlayabilen pasif bir kuvvettir.

Anahtar Kavram

Düzgün çembersel harekette merkezcil kuvvet görevi gören kuvvetlerin belirlenmesi ve statik sürtünme kuvvetinin sınır şartları.
Soru 8518Soru

Bir bobin (akım makarası), üreteç ve anahtar kullanılarak kurulan şekildeki seri devrede, açık olan anahtar kapatılıyor. Anahtar kapatıldığı andan itibaren devredeki akımın kararlı (sabit) maksimum değerine ulaşması sürecinde gerçekleşen olayların doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Anahtarın kapatılmasıyla devredeki akım sıfırdan başlayarak artmaya çalışır \rightarrow Bobin üzerinden geçen akımın artması, bobinin iç bölgesinde oluşan manyetik akıyı artırır \rightarrow Lenz Kanunu uyarınca bobinde, bu akı artışına karşı koyacak yönde bir öz-indüksiyon EMK'si indüklenir \rightarrow Oluşan öz-indüksiyon EMK'si, akımın büyüme hızını azaltarak devredeki akımın anında maksimum değerine ulaşmasını engeller \rightarrow Akım kararlı maksimum değerine ulaştığında manyetik akı değişimi durur ve öz-indüksiyon EMK'si sıfırlanır.
Doğru sıralama, fiziksel olarak neden-sonuç ilişkisini takip eder: İlk olarak devre anahtarının kapatılmasıyla akım artmaya başlar. Akımın artışı bobin içindeki manyetik akıyı artırır. Akı artışı, Lenz Kanunu uyarınca zıt yönde bir öz-indüksiyon EMK'sinin indüklenmesine yol açar. Bu EMK, devredeki akımın aniden maksimuma ulaşmasını engelleyerek büyüme hızını yavaşlatır. Son olarak, akım maksimum kararlı değere ulaştığında akı değişimi sonlanır ve öz-indüksiyon EMK'si sıfırlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtarın kapatılması
Devre akımının sıfırdan artmaya başlaması
Üretecin devreye gerilim uygulaması
2
Bobin içindeki manyetik alanın değişmesi
Manyetik akının zamanla artması
Bobinden geçen akım şiddetinin artması
3
Faraday ve Lenz kanunlarının devreye girmesi
Öz-indüksiyon EMK'sinin indüklenmesi
Bobinin akı artışına karşı tepki göstermesi
4
Öz-indüksiyon EMK'sinin devredeki akıma zıt yönde etki etmesi
Akımın artış hızının yavaşlaması
Öz-indüksiyon etkisinin kaynağına karşı koyma prensibi
5
Akımın sabit (kararlı) maksimum değere ulaşması
Manyetik akı değişiminin durması ve EMK'nin sıfırlanması
Akım sabitlendiğinde zamanla akı değişim hızı sıfır olur

Anahtar Kavram

Öz-indüksiyon akımı ve devrenin kararlı duruma geçiş aşamaları
Soru 8519Soru

Düşey düzlemde düzgün (sabit süratli) çembersel hareket yapan bir cismin yörüngesinin en alt noktasından geçerken bağlı olduğu ipte oluşan gerilme kuvvetinin büyüklüğü, cismin ağırlığından her zaman daha büyüktür.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Düşey düzlemde düzgün çembersel hareket yapan bir cismin en alt noktadan geçişi sırasında ip gerilmesi ağırlık ile merkezcil kuvvetin toplamına eşit olduğundan, ip gerilmesi her zaman ağırlıktan büyüktür.
Yörüngenin en alt noktasında çembersel hareketin devam edebilmesi için net kuvvet yukarı doğru olmalıdır. Bu net kuvvet ip gerilmesi ile ağırlığın farkı (TGT - G) olup merkezcil kuvvete eşittir. Buradan T=G+FmerkezcilT = G + F_{\text{merkezcil}} elde edilir ve ip gerilmesinin ağırlıktan büyük olduğu doğrulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Cisme yörüngenin en alt noktasında etki eden kuvvetleri belirleyin.
Cisme yukarı doğru ip gerilmesi (TT) ve aşağı doğru cismin ağırlığı (G=mgG = mg) etki eder.
Serbest cisim diyagramı çizilerek cisim üzerindeki kuvvet yönleri belirlenmelidir.
2
Merkezcil kuvvet yönünü ve net kuvvet denklemini yazın.
Merkezcil kuvvet yörünge merkezine (yukarı) doğrudur. Dolayısıyla net kuvvet Fnet=TG=FmerkezcilF_{\text{net}} = T - G = F_{\text{merkezcil}} olur.
Çembersel hareket yapan cisimler için net kuvvet her zaman merkeze doğrudur.
3
İp gerilmesi ve ağırlık ilişkisini analiz edin.
T=G+FmerkezcilT = G + F_{\text{merkezcil}} bağıntısından, Fmerkezcil>0F_{\text{merkezcil}} > 0 olduğu için T>GT > G olduğu görülür.
Elde edilen kuvvet eşitliği kullanılarak ip gerilmesinin büyüklüğü ile ağırlık karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

Düşey düzlemde çembersel harekette kuvvet analizi ve merkezcil kuvvetin yönü
Soru 8520Soru

Kütlesi 5 kg5\text{ kg} olan homojen katı bir küre, yatay bir düzlem üzerinde kaymadan dönerek öteleme hareketi yapmaktadır. Kürenin kütle merkezinin çizgisel hızının büyüklüğü 4 m/s4\text{ m/s} olduğuna göre, kürenin toplam kinetik enerjisi kaç J\text{J}'dür? (Kürenin eylemsizlik momenti I=25mR2I = \frac{2}{5}mR^2 olarak alınacaktır.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 56

Cevap

Kürenin toplam kinetik enerjisi 56 J'dür.
Kürenin toplam kinetik enerjisi, öteleme kinetik enerjisi (Ek=12mv2=40 JE_k = \frac{1}{2}mv^2 = 40\text{ J}) ve dönme kinetik enerjisinin (Ed=12Iω2=15mv2=16 JE_d = \frac{1}{2}I\omega^2 = \frac{1}{5}mv^2 = 16\text{ J}) toplanmasıyla 56 J56\text{ J} olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kürenin öteleme kinetik enerjisinin hesaplanması
Ek=40 JE_k = 40\text{ J}
Kaymadan dönerek öteleme hareketi yapan cisimlerin kütle merkezinin hareketinden dolayı öteleme kinetik enerjisi bulunur.
2
Kürenin dönme kinetik enerjisinin hesaplanması
Ed=16 JE_d = 16\text{ J}
Cismin kendi ekseni etrafındaki dönme hareketinden dolayı sahip olduğu dönme kinetik enerjisini bulmak için eylemsizlik momenti ve açısal hız değerleri kullanılır.
3
Öteleme ve dönme kinetik enerjilerinin toplanması
Etop=56 JE_{top} = 56\text{ J}
Cismin toplam mekanik kinetik enerjisi, öteleme ve dönme kinetik enerjilerinin toplamına eşittir.

Anahtar Kavram

Dönerek öteleme hareketi yapan cisimlerin toplam kinetik enerjisi, öteleme kinetik enerjisi ile dönme kinetik enerjisinin toplamıdır.
ÖncekiSayfa 426 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin