Felsefe Tarihi
85 soru
Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri İslam felsefesinin temel kavram ve teorilerine uygun olarak doldurunuz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Skolastik düşünce, evreni Tanrı’nın iradesinin sürekli müdahale ettiği, her varlığın kendi doğal amacına (telos) doğru hareket ettiği hiyerarşik ve niteliksel bir düzen olarak tasarlıyordu. Bu düzende bilgi, ilahi otoriteye ve bu otoritenin onayladığı Aristotelesçi kozmolojiye tabiydi. 15-17. yüzyıl felsefesinde ise doğa, ereksel açıklamalardan arındırılarak niceliksel ve mekanik yasalara göre işleyen devasa bir makineye benzetildi. Descartes, bu mekanik evren tasarımını kartezyen düalizmle felsefi bir temele kavuşturdu: Maddeyi sadece yer kaplama niteliğine indirgeyerek aşkın müdahalelerden ve teolojik kabullerden temizledi, onu matematiksel fiziğin konusu yaptı; düşünen özneyi ise bu mekanik do��anın dışına yerleştirerek bilginin yegane kurucusu ve kesinlik merkezi kıldı.
Buna göre 15-17. yüzyıl felsefesinin ve yeni bilimsel yöntemin ortaya koyduğu bilgi anlayışı hakkında;
I. Doğruluk ve kesinliğin ölçütü, aşkın ilkelerden ve otoritelerden alınarak düşünen öznenin zihinsel apaçıklığına (cogito) devredilmiştir.
II. Doğanın ereksel nedenlerden arındırılması, onu ancak duyusal deneyim ve gözleme dayalı tümevarımsal genellemelerle kavranabilecek olgusal bir alana indirgemiştir.
III. Zihin ve madde arasında yapılan kartezyen ayrım, fiziksel dünyayı ilahi müdahalelerden bağımsız, rasyonel ve öngörülebilir mekanik bir düzende açıklamanın zeminini hazırlamıştır.
yargılarından hangileri doğrudur?
18. ve 19. yüzyıl felsefesinde aydınlanma düşüncesi; bilgi problemi, varlığın yapısı ve birey-devlet ilişkisi üzerine köklü tartışmaları beraberinde getirmiştir. Dönemin filozofları, bu tartışmalara yön veren özgün kavramlar ve kuramlar geliştirmişlerdir.
Buna göre, sol sütunda verilen 18-19. yüzyıl felsefesine ait kavramsal yaklaşımları, sağ sütundaki açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
20. yüzyıl felsefesinin en etkili yönelimlerinden fenomenoloji, varoluşçuluk ve mantıkçı pozitivizm, geleneksel metafiziğin 'kendinde gerçeklik' anlayışına köklü itirazlar sunarlar. Edmund Husserl’in fenomenolojisinde dış dünyaya dair doğal tavrın paranteze alınması (epokhe), dünyayı yok saymak değil, bilincin yönelimsel yapısında nesnenin anlam olarak nasıl kurulduğunu açığa çıkarmaktır. Jean-Paul Sartre’ın varoluşçu ontolojisinde ise insan, anlamdan yoksun ve kendi başına var olan 'kendinde-varlık' (dünya) karşısında kendi özünü özgür seçimleriyle var eden 'kendisi-için-varlık'tır (bilinç). Rudolf Carnap ise gerçeklik iddialarını tamamen dilsel çerçevelerin sınırları içine çeker ve bu çerçevelerin dışındaki bir kendinde gerçeklik sorgulamasını bilişsel olarak anlamsız bulur. Bu parçadaki açıklamalardan yola çıkıldığında; üç akımın 'dünya, nesne ve anlam' ilişkisine yaklaşımları hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Evrende sürekli bir akış, değişim ve oluş olduğunu; bu değişimin arkasında ise her şeyi dönüştüren ve kendisi de sürekli hareket halinde olan dinamik bir gücün bulunduğunu savunan doğa filozofu, ilk neden (arkhe) olarak ateşi belirlemiştir.
Bu parçada bahsedilen ilk neden görüşü aşağıdaki doğa filozoflarından hangisine aittir?
Miletli Thales, evrendeki çokluğun gerisinde yatan birliği bulmaya çalışmış ve "Her şeyin ilk nedeni (arkhe) nedir?" sorusuna doğadan hareketle akılsal bir yanıt vermiştir. Thales'e göre arkhe; canlılığı besleyen, nemli yapısıyla her şeye hayat veren ve farklı formlara girebilen temel bir unsurdur.
Buna göre, Thales'in evrenin ilk nedeni (arkhe) olarak kabul ettiği unsur aşağıdakilerden hangisidir?
MÖ 6. yüzyıl - MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa felsefesinden sonra gelen dönemde insan, toplum, ahlak ve bilgi konuları merkeze alınmıştır. Aşağıda verilen filozof ve filozof gruplarını, savundukları temel felsefi yaklaşımlarla doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Sokrates’e göre felsefenin görevi insana yeni bir şey öğretmek değil, onun zihninde zaten var olan doğruları açığa çıkarmaktır. O, bu yöntemi annesinin ebelik mesleğine benzeterek "doğurtma" (mayotik) olarak adlandırır. Buna göre Sokrates'in bilgi anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sokrates'in insan zihninde doğuştan var olduğunu savunduğu bilgileri açığa çıkarmak amacıyla kullandığı diyalog yönteminin aşamalarının doğru ve kronolojik olarak sıralanabilmesi için aşağıdaki ifadeleri ilk adımdan son adıma doğru sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Hristiyan felsefesi, tarihsel süreç içinde Patristik ve Skolastik olmak üzere iki ana döneme ayrılır. Erken dönem olan Patristik felsefede Kilise Babaları, Hristiyanlık öğretisine yönelik eleştirilere karşı savunma yapmayı ön planda tutmuşlardır. Buna karşın Skolastik felsefe döneminde, dinin dogmaları manastır ve üniversite gibi eğitim kurumlarında akılcı yöntemlerle temellendirilerek sistematik bir öğreti hâline getirilmiştir.
Buna göre, Patristik ve Skolastik dönemlerin temel farkı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Doğa felsefesinde ilk neden (arkhe) arayışı, evrenin temel kurucu öğesini belirleme çabasını ifade eder. Bu süreçte bir filozof, ilk nedenin doğadaki somut, nitelikleri belirli ve sınırlı bir madde (örneğin su veya ateş) olamayacağını savunmuştur. Ona göre, eğer arkhe belirli özelliklere sahip somut bir madde olsaydı, bu madde kendi karşıtı olan diğer unsurları zamanla yok eder ve evrendeki düzeni sonlandırırdı. Bu yüzden her şeyin kökeninde yer alan ilk ilke; niteliksel olarak belirlenemez, niceliksel olarak ise sınırsız ve sonsuz olmalıdır.
Bu parçada açıklaması verilen ilk neden (arkhe) görüşü ve bu görüşü savunan filozof aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Aşağıda sol sütunda verilen İslam felsefesi kavramlarını, sağ sütunda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İlk felsefe tarihinde arkhe problemi, yalnızca 'Evrenin ana maddesi nedir?' sorusuyla sınırlı kalmamı��; aynı zamanda 'Bu ana madde, evrendeki çokluğu ve değişimi nasıl meydana getirmektedir?' sorusunu da beraberinde getirmiştir. Thales ve Anaksimenes gibi filozoflar tek bir arkhe ve bu arkhenin kendi içsel dönüşümüyle evreni açıklamaya çalışırken, daha sonraki süreçte bazı filozoflar hem arkhe sayısını artırmış hem de değişimi açıklamak için maddeye dışarıdan etki eden hareket ettirici kuvvetler tasarlamışlardır.
Bu parçada belirtilen, değişimi açıklamak amacıyla maddi ögelerin yanı sıra 'sevgi' ve 'nefret' gibi birle��tirici ve ayırıcı dışsal kuvvetleri felsefe sistemine dahil eden doğa filozofu aşağıdakilerden hangisidir?
İslam felsefesinde Yaratıcı'nın varlığını ispatlamak amacıyla geliştirilen kanıtlardan biri de evrenin sonradan yaratılmış olduğu fikrine dayanır. Bu görüşe göre, sonradan meydana gelen (hadis) her varlığın kendisinden önce var olan ve onu var eden bir başlatıc��ya (muhdis) ihtiyacı vardır. Evren de sonradan meydana geldiğine göre, onu var eden sonsuz bir yaratıcı olmalıdır.
Parçada açıklaması verilen ve evrenin sonradan yaratılmış olma özelliğinden hareketle Yaratıcı'nın varlığını temellendiren bu kanıt aşağıdakilerden hangisidir?
Milet Okulu'nun son temsilcisi olan Anaksimenes, hocası Anaksimandros'un "sınırsız olan" (apeiron) tasarımını fazla soyut bularak arkheyi daha somut ve dinamik bir yapıda belirlemek istemiştir. Ona göre arkhe olan "hava" (pneuma), ruhumuzun bizi ayakta tutması gibi, tüm evreni de kuşatıp ayakta tutar. Hava; gevşeyip seyrekleştiğinde ate��e, yoğunlaştığında ise sırasıyla rüzgara, buluta, suya, toprağa ve nihayetinde taşa dönüşür.
Bu parçadan hareketle Anaksimenes'in doğa felsefesiyle ilgili aşa��ıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
15-17. yüzyıl felsefesinin en önemli temsilcilerinden biri olan Descartes, felsefesinde kesin ve sarsılmaz bir temel bulmak amacıyla her şeyden şüphe ederek işe başlar. Ancak onun bu şüphesi, bilginin imkânsız olduğunu savunan Septiklerin (Şüpheciler) aksine bir son değil, doğruya ulaşmak için geçici bir araçtır.
Buna göre, Descartes’ın felsefesinde kullandığı şüphe yönteminin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
İlk felsefe tarihinde arkhe problemini ele alan ilk filozoflar genellikle doğadaki değişimi ve çeşitliliği su, hava, ateş gibi somut, duyusal ve maddi unsurlarla açıklamaya çalışmışlardır. Buna karşın Pythagoras ve takipçileri, evrendeki düzeni, müzikteki tınıların uyumunu ve gök cisimlerinin hareketlerindeki düzenliliğin ancak matematiksel oranlarla açıklanabileceğini savunmuşlardır. Onlara göre arkhe, duyusal dünyanın ötesinde yer alan, evrene düzen ve uyum veren soyut bir ilke olan 'sayı'dır.
Buna göre Pythagorasçıların arkhe yaklaşımını, kendilerinden önceki Miletli doğa filozoflarının yaklaşımından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Francis Bacon'a göre geleneksel felsefe ve bilim anlayışı, yeni doğrular keşfetmek yerine mevcut ön kabulleri temellendirmeye çalışmıştır. Ona göre doğanın işleyişini kavramak ve insanlığın gelişimini sağlamak için yapılması gereken; otoritelere körü körüne inanmayı bırakıp doğayı doğrudan gözlemlemek, deneyler yapmak ve elde edilen tekil olgulardan hareketle genel yasalara ulaşmaktır. Buna göre, parçada Francis Bacon'ın önerdiği ve modern bilimin gelişiminde önemli rol oynayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan aşağıdaki filozofları, bilgi ve varlık problemlerine yönelik geliştirdikleri temel görüşlerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Parmenides'in "Varlık vardır, yokluk yoktur; var olmayan şey düşünülemez de var olamaz da" tezi, kendisinden sonra gelen doğa filozoflarını büyük bir çıkmaza sürüklemiştir. Çünkü bu teze göre hareket ve değişimin açıklanabilmesi için "yokluk" veya "boşluk" kavramının kabul edilmesi gerekir ki bu da mantıksal bir çelişkidir. Demokritos, bu ontolojik çıkmazı aşmak amacıyla arkhe tasavvurunda yeni bir boyut açmıştır. O, Parmenides'in "varlık" ilkesini bölünemez ve değişmez olan "atomlar" ile korurken, değişimi ve hareketi mümkün kılmak adına "boşluk" (kenon) kavramını da bir varlık ilkesi olarak felsefesine dahil etmiştir.
Buna göre Demokritos’un arkhe anlayışının, Parmenides’in varlık öğretisindeki çıkmazı aşmadaki rolü aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?