Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2381Soru

Alevîlik-Bektaşîlik düşünce sisteminde ibadet hayatının merkezinde yer alan cem ritüelinin farklı amaçlarla icra edilen çeşitleri bulunmaktadır. Aşağıda verilen cem türlerini, bu cemlerin icra ediliş amaçlarını ve niteliklerini gösteren tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Görgü Cemi
İkrar Cemi
Dardan İndirme Cemi
Abdal Musa Cemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Görgü Cemi, rızalık temelli toplumsal arınma tanımıyla; İkrar Cemi, yola giriş ve bağlılık sözü tanımıyla; Dardan İndirme Cemi, vefat eden kişinin kul hakkının temizlenmesi tanımıyla; Abdal Musa Cemi ise birlik lokması dökülen ve birliği sağlayan cem tanımıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Görgü Cemi toplumsal denetim ve rızalık sorgulamasıyla, İkrar Cemi yola kabul ve bağlılık yeminiyle, Dardan İndirme Cemi ölen kişinin kul haklarından arındırılmasıyla, Abdal Musa Cemi ise toplumsal birlik ve beraberlik için lokma dağıtılmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cem türlerinin temel amaçlarını ve kavramsal anlamlarını analiz edin.
Görgü ceminin yıllık toplumsal arınma ve rızalık alma töreni olduğu; İkrar ceminin yola giriş ve ahitleşme töreni olduğu; Dardan indirme ceminin vefat eden kişinin kul haklarından arındırılması töreni olduğu; Abdal Musa ceminin ise toplumsal birlik ve birlik lokması cemi olduğu tespit edilir.
Her bir cemin işlevini netleştirmek, doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Sol sütundaki terimler ile sağ sütundaki tanımları teker teker eşleştirerek doğru çiftleri oluşturun.
Görgü Cemi - rızalık temelli arınma tanımıyla; İkrar Cemi - yola kabul ve bağlılık sözü tanımıyla; Dardan İndirme Cemi - vefat edenin haklarını temizleme tanımıyla; Abdal Musa Cemi - birlik ve lokma dökme tanımıyla eşleşir.
Terimler arasındaki kavramsal farklar gözetilerek hatalı eşleştirmeler elenir.

Anahtar Kavram

Alevîlik-Bektaşîlikte Cem Çeşitleri ve İşlevleri
Soru 2382Soru

Bedir Savaşı öncesinde Hz. Muhammed, İslam ordusunu Bedir kuyularına en yakın yerde konuşland��rmıştı. Bunu gören sahabilerden Hubab b. Münzir, Hz. Peygamber’e yaklaşarak, "Ey Allah’ın Resulü! Burayı Allah’ın seni yerleştirdiği ve bizim değiştiremeyeceğimiz bir yer olarak mı seçtin, yoksa bu bir görüş, savaş taktiği ve stratejisi midir?" diye sordu. Hz. Peygamber, "Hayır, bu bir görüş ve savaş taktiğidir." cevabını verdi. Bunun üzerine Hubab, ordunun su kuyularının arkasında konuşlanmasını ve böylece düşmanın susuz bırakılmasını önerdi. Hz. Peygamber bu öneriyi beğenerek ordunun yerini değiştirdi.

Bu olaydan hareketle Hz. Muhammed'in karar alma yöntemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vahyin doğrudan belirlemediği stratejik ve dünyevi konularda uzman görüşüne ve ortak akla değer vermiştir.

Cevap

Vahyin doğrudan belirlemediği stratejik ve dünyevi konularda uzman görüşüne ve ortak akla değer vermiştir.
Metinde anlatılan olayda Hz. Muhammed, ordunun konuşlanacağı yerin vahiy dışı bir savaş stratejisi olduğunu belirterek Hubab b. Münzir'in uzman görüşünü dinlemiş ve ordunun yerini değiştirmiştir. Bu durum, peygamberin vahyin doğrudan belirlemediği dünyevi ve stratejik konularda ortak akla ve uzman görüşüne değer verdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki olayı analiz etmek.
Hz. Peygamber'in Bedir Savaşı'ndaki konumlandırma kararının vahiy değil stratejik bir karar olduğunu belirtmesi ve sahabenin önerisini kabul etmesi.
Sorunun bağlamını ve Hz. Peygamber'in tavrını doğru yorumlamak.
2
Vahiy ile istişare alanlarının sınırını belirlemek.
Vahyin olmadığı dünyevi ve stratejik konularda istişareye başvurulduğu, dini hükümlerde ise doğrudan vahye uyulduğu gerçeğinin tespit edilmesi.
İstişare kavramının sınırlarını belirlemek.
3
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda değerlendirmek.
Doğru seçeneğe ulaşılması.
Çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in vahiyle belirlenmemiş konularda istişareye önem vermesi ve ortak aklı işletmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2383Soru

Tasavvufî ekollerin insanı ahlaki olgunluğa ulaştırmak için benimsedikleri seyrüsüluk yöntemleri, zikir usulleri ve temel düsturları kendi içlerinde tutarlı birer yapı oluşturur. Bu ekoller hakkında şu değerlendirmeler yapılmıştır:

I. Ahmet Yesevî'nin öğretilerinde şeriat, tarikat, marifet ve hakikatten oluşan dereceler ahlaki olgunlaşman��n evreleri olarak kabul edilmiş; sade bir Türkçe ile yazılan hikmetler aracılığıyla İslamiyet'in Türkler arasında yayılması ve anlaşılmasında bu ekol öncü bir rol oynamıştır.

II. Mevlevîlikte bireyin manevi olgunlaşma süreci 'çile' olarak adlandırılan bin bir günlük bir nefis terbiyesini içerir; bu süreçte musikinin eşlik ettiği sema ayini, kozmik bir devrin sembolize edildiği ve kalben sessizce yapılan gizli (hafi) zikir esasına dayanan bir ibadet şeklidir.

III. Nakşibendîlikte 'halvet der encümen' ilkesiyle dervişin toplumdan tamamen yalıtılarak inzivaya çekilmesi hedeflenirken, 'hûş der dem' prensibiyle de her nefes alışverişte uyanık ve bilinçli olması amaçlanır.

IV. Kadirîlikte dervişin uyması gereken kurallar ve zikir usulleri Abdülkadir Geylânî tarafından sistemleştirilmiş olup, bu ekolün eğitim metodunda sesli (cehrî) zikir yapılması ve nefis terbiyesinde riyazetin ön planda tutulması kurucu ilkeler arasında yer alır.

Buna göre, yukarıda verilen değerlendirmelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

I ve IV ifadelerini içeren seçenek doğrudur.
Yesevîlikte Türkçe hikmetlerin irşad faaliyetlerinde kullanılması ve şeriat-tarikat-marifet-hakikat derecelerinin ahlaki olgunlaşmada aşama kabul edilmesi (I) ile Kadirîlikte sesli (cehrî) zikrin ve nefis terbiyesinde riyazetin esas olması (IV) tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yesevîlik ekolüne ait I. öncülün incelenmesi
Doğru
Hoca Ahmet Yesevî'nin Divan-ı Hikmet adlı eserinde yer alan sade Türkçe şiirlerin İslamiyet'in yayılmasındaki etkisi tarihsel bir gerçektir. Ayrıca ahlaki eğitimin şeriat, tarikat, marifet ve hakikat mertebeleri üzerinden şekillenmesi bu ekolün kurucu prensiplerindendir.
2
Mevlev��lik ekolüne ait II. öncülün incelenmesi
Yanlış
Mevlevîlikte manevi eğitimde 1001 günlük çile uygulaması bulunmakla birlikte, sema ayini hafi (gizli/sessiz) zikre değil, musikinin de eşlik ettiği cehrî (açık/sesli) zikre dayanmaktadır. Hafi zikir Nakşibendîliğin ayırt edici özelliğidir.
3
Nakşibendîlik ekolüne ait III. öncülün incelenmesi
Yanlış
Nakşibendîlikteki 'halvet der encümen' ilkesi dervişin toplumdan tamamen yalıtılarak inzivaya çekilmesini değil, aksine halkın içindeyken, dünyevi sorumluluklarını yerine getirirken bile kalben Allah ile beraber olmasını (kesret içinde vahdeti) ifade eder.
4
Kadirîlik ekolüne ait IV. öncülün incelenmesi
Doğru
Kadirîlik ekolünde zikirlerin sesli (cehrî) olarak toplu veya bireysel şekilde icra edilmesi esastır. Abdülkadir Geylânî'nin sistemleştirdiği bu ekolde, nefsi arındırmak amacıyla riyazet (yeme, içme ve uykuyu azaltma) önemli bir yer tutar.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar ve Temel İlkeleri
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 2384Soru

İslam düşüncesindeki tasavvufî yorumlar, kurucuları, temel ilkeleri ve uygulamaları yönünden kendilerine has özelliklere sahiptirler. Buna göre, sol sütunda verilen tasavvufî yorumlar ile sağ sütundaki tanımları ve temel özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yesevîlik
Kadir��lik
Mevlevîlik
Nakşibendîlik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yesevîlik ile Ahmet Yesevî'nin hikmetlerine dayanan tanım; Kadirîlik ile ilk kurumsal tarikat olma özelliği; Mevlevîlik ile sema törenleri; Nakşibendîlik ile sessiz zikir ve halvet der encümen ilkesi eşleşmektedir.
Tasavvufî yorumların kurucuları ve temel özellikleri doğru şekilde eşleştirilmiştir. Yesevîlik Hoca Ahmed Yesevî ve hikmetlerle; Kadirîlik Abdülkadir Geylânî ve ilk kurumsal ekol olma yönüyle; Mevlevîlik Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve sema ayiniyle; Nakşibendîlik ise Muhammed Bahâüddin Nakşibend ve hafî zikir ilkesiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yesevîlik ekolünün özelliklerini belirlemek.
Yesevîlik, Ahmet Yesevî'nin Divan-ı Hikmet eseri ve Türkçe hikmetleriyle şekillenmiştir. Bu nedenle Hoca Ahmed Yesevî'nin Türkçe yazdığı hikmetlerle şekillenen, Orta Asya ve Anadolu'nun İslamlaşmasında öncü rol oynayan yorum ile eşleşir.
Ekolün kurucusunu ve temel özelliğini eşleştirmek için.
2
Kadirîlik ekolünün özelliklerini belirlemek.
Kadirîlik, Abdülkadir Geylânî'nin görüşlerine dayanır ve İslam dünyasında kurulan ilk kurumsal tasavvufî ekoldür. Bu nedenle Abdülkadir Geylânî'nin görüşlerine dayanan ve ilk kurumsal ekol olan tanım ile eşleşir.
Kadirîlik ekolünün kurumsal önceliğini ve kurucusunu tespit etmek için.
3
Mevlevîlik ekolünün özelliklerini belirlemek.
Mevlevîlik, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin öğretilerini esas alır ve mûsikî eşliğinde yapılan sema törenleriyle bilinir. Bu yüzden sema törenleriyle sembolleşen tanım ile eşleşir.
Mevlevîlik ekolünün en belirgin sembolünü ve kurucusunu bulmak için.
4
Nakşibendîlik ekolünün özelliklerini belirlemek.
Nakşibendîlik, Muhammed Bahâüddin Nakşibend'in esaslarını belirlediği, sessiz zikri ve halvet der encümen ilkesini savunan ekoldür. Bu nedenle sessiz zikri savunan tanım ile eşleşir.
Nakşibendîlik ekolünün zikir tarzı ve kurucusuyla eşleşmesini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Tasavvufi Yorumlar (Yesevîlik, Kadirîlik, Mevlevîlik, Nakşibendîlik) ve Ayırıcı Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2385Soru

Ahzâb suresi 21. ayetinde geçen ve 'en güzel örnek' anlamına gelen üsve-i hasene kavramı, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Müslümanlar için her alanda model şahsiyet olmasını ifade eder.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'üsve-i hasene' kavramının kapsamına uygun ve doğru bir açıklamadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hz. Peygamber’in hayatın inanç, ibadet, ahlak, adalet ve sosyal ilişkiler gibi her alanında örnek alınması

Cevap

Hz. Peygamber’in hayatın inanç, ibadet, ahlak, adalet ve sosyal ilişkiler gibi her alanında örnek alınması
Üsve-i hasene kavramı, Hz. Muhammed'in hayatın her alanında (inanç, ibadet, ahlak, adalet, toplumsal ilişkiler vb.) Müslümanlar için en güzel ve mükemmel örnek olmasını ifade eder. Bu nedenle Hz. Peygamber’in hayatın inanç, ibadet, ahlak, adalet ve sosyal ilişkiler gibi her alanında örnek alınması yönündeki açıklama doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Üsve-i hasene kavramının kelime ve terim anlamını belirleme.
Üsve-i hasene, kelime olarak 'en güzel örnek' anlamına gelir. Terim olarak ise Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatının, ahlakının ve davranışlarının Müslümanlar tarafından örnek alınmasını ifade eder.
Soruda verilen tanımın kapsamını doğru belirlemek için kavramsal çözümleme yapılır.
2
Kavramın kapsam sınırlarını değerlendirme.
Hz. Peygamber'in örnekliği sadece ibadet şekilleriyle veya tarihsel bir dönemle sınırlı olmayıp inançtan ahlaka, adaletten sosyal hayata kadar hayatın her alanını kuşatır.
Üsve-i hasene kavramının dar yorumlanmasının önüne geçmek ve evrensel kapsamını anlamak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yorumu tespit etme.
Peygamber’in hayatın inanç, ibadet, ahlak, adalet ve sosyal ilişkiler gibi her alanında örnek alınması ifadesinin kavramın kapsamına tam olarak uyduğu ve doğru açıklama olduğu görülür.
Diğer seçeneklerdeki dar yorumlar ve kavram karmaşaları elenerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Üsve-i hasene, Hz. Peygamber'in ahlaki, dini ve toplumsal alandaki evrensel örnekliğini ifade eder.
Soru 2386Soru

Ahzâb Suresi 21. ayetinde zikredilen 'üsve-i hasene' (en güzel örnek) nitelendirmesinin, Hendek Savaşı'nın (Ahzâb) inananların büyük bir korku ve sarsıntı yaşadığı askeri kriz ortamında nazil olması oldukça anlamlıdır. Bu bağlamda ayet, Hz. Peygamber’in örnekliğini salt bireysel ibadet ritüelleri veya mistik hallerle sınırlamayıp; hayatın bizzat içinde, kriz anlarında gösterilen direnç, adalet, istişare ve toplumsal liderlik pratikleriyle ilişkilendirir. İslam düşüncesinde bu örnekliğin doğru kavranması, peygamberin tarihsel ve yöresel düzeydeki beşerî davranışları ile evrensel ahlaki ilkeleri arasındaki ayrımı doğru yapmayı gerektirir. Aksi takdirde, üsve-i hasene kavramı donuk bir taklitçiliğe dönüşme riski taşır.

Bu parçadaki analizden hareketle, Ahzâb Suresi 21. ayetinin ruhuna ve 'üsve-i hasene' kavramının temsil ettiği peygamberlik örnekliğine dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hz. Peygamber’in hayatındaki uygulamalar, tarihsel formların şekilsel olarak aynen kopyalanmasından ziyade; o uygulamaların zeminini oluşturan adalet, şûra ve merhamet gibi evrensel ilkelerin kavranmasıyla örnek alınmalıdır.

Cevap

Hz. Peygamber’in hayatındaki uygulamaların tarihsel formlarının şekilsel olarak kopyalanmasından ziyade, bu uygulamaların zeminini oluşturan evrensel ilkelerin kavranması ve hayata aktarılması gerekir.
Hz. Peygamber’in hayatındaki uygulamaların tarihsel formlarının şekilsel olarak kopyalanmasından ziyade, bu uygulamaların zeminini oluşturan adalet, şûra ve merhamet gibi evrensel ilkelerin kavranması peygamberin örnekliğinin (üsve-i hasene) asıl amacını oluşturur. Metindeki analiz de şekilsel taklitçiliğin ötesine geçerek bu evrensel özün kavranması gerektiğini vurgulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana fikri belirlemek ve Hendek Savaşı bağlamındaki üsve-i hasene vurgusunu analiz etmek.
Ayette geçen en güzel örnek (üsve-i hasene) kavramının sadece bireysel ibadetlerle sınırlı olmayıp, toplumsal liderlik, adalet ve kriz yönetimi gibi geniş bir yelpazeyi kapsadığı belirlenir.
Örnekliğin kapsamının doğru sınırlandırılmasını sağlamak.
2
Metinde eleştirilen 'donuk taklitçilik' ile önerilen 'evrensel ilkelerin kavranması' arasındaki farkı değerlendirmek.
Peygamberin tarihsel/beşerî davranışları ile evrensel ahlaki ilkeleri arasındaki ayrımın yapılmasının önemi anlaşılır.
Şekilsel taklitçiliğin ötesinde, özü kavramaya dayalı gerçek bir örnekliğin nasıl olması gerektiğini saptamak.
3
Seçenekleri analiz ederek metindeki düşünceyle birebir örtüşen yargıyı bulmak.
Tarihsel formların aynen kopyalanması yerine, onların temelindeki adalet, şûra ve merhamet gibi evrensel ilkelerin kavranması gerektiğini belirten seçeneğin doğru olduğu tespit edilir.
Yanlış yorumlamaları (sadece olağanüstü durumlarla sınırlama, beşerî yönü yadsıma, dogmatik taklitçilik, taklidî iman) eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Üsve-i hasene kavramının şekilsel taklitçilikten uzak, evrensel ahlaki ve insani ilkelerin kavranması ve yaşatılması üzerine kurulu kapsamlı yapısı.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 2387Soru

İslam ahlakının kaynakları ve bu kaynakların ahlak sisteminin inşasındaki rolleri dikkate alındığında, solda verilen kavramlar ile sağda verilen işlevsel açıklamaların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kur'an-ı Kerim
Sünnet
Akl-ı Selim
Örf ve Âdetler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kur'an-ı Kerim kavramı birincil ilahi vahiy açıklamasıyla, Sünnet kavramı uygulamalı ve somut örneklik açıklamasıyla, Akl-ı Selim kavramı vahyi kavramaya yarayan insani yeti açıklamasıyla, Örf ve Âdetler kavramı ise naslara aykırı olmayan yardımcı toplumsal kabuller açıklamasıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede Kur'an-ı Kerim kuramsal ve evrensel birincil vahiy kaynağı olarak, Sünnet bu vahyin pratik ve somut örnekliği olarak, akl-ı selim vahyi anlama ve hayata uyarlama yetisi olarak, örf ve adetler ise naslara aykırı olmayan toplumsal kabuller olarak eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahlakın mutlak kaynağı olan ve evrensel kuralları (külli kaideleri) belirleyen birincil ilahi vahyin hangisi olduğunu tespit etmek.
Kur'an-ı Kerim bu tanıma uymaktadır ve birinci kavram onun açıklamasıyla eşleşir.
Kur'an, İslam ahlakının teorik ve mutlak temelini oluşturur.
2
Kur'an'da bildirilen ahlak ilkelerinin hayata nasıl aktarılacağını gösteren somut, uygulamalı örnekliği bulmak.
Hz. Peygamber'in Sünnet'i bu tanıma uymaktadır ve ikinci kavram onun açıklamasıyla eşleşir.
Sünnet, vahiyle gelen ahlak ilkelerinin yaşayan örnekliğini sunar.
3
Vahyi anlamada, yorumlamada ve hayata uygulamada aracı olan insani yetiyi belirlemek.
Akl-ı selim bu işlevi yerine getiren insani yeti olarak tanımlanır ve üçüncü kavram onunla eşleşir.
İslam ahlakında akıl, vahyin getirdiği ilkeleri anlama ve uygulama aracıdır.
4
İslam ahlakının ikincil düzeyde başvurduğu ve dinin naslarına aykırı olmayan toplumsal alışkanlıkları belirlemek.
Örf ve âdetler bu tanıma uymaktadır ve dördüncü kavram onunla eşleşir.
Örf, naslarla çatışmadığı sürece ahlaki kuralların belirlenmesinde yardımcı bir kaynaktır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakının Kaynakları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 2388Soru

Gazzâlî, evrendeki düzenin gözlemlenmesinin insana yaratıcı hakkında bilgi vereceğini, ancak bu gözlemlerin doğru sonuçlar doğurabilmesi için zihnin önyargı ve kişisel arzulardan arınmış olması gerektiğini belirtir. Ayrıca o, duyuların bazen yanıltıcı olabilse de aklın denetimi altında güvenilir veriler sunacağını, aklın ve duyuların doğrudan ulaşamadığı metafizik alanda ise peygamberler aracılığıyla iletilen ilahi bildirimlerin kesin ve şüphe götürmez bilgi sağladığını savunur.

Buna göre, parçada anlatılanlardan hareketle İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları ile ilgili;

I. Salim duyularla elde edilen veriler, selim aklın denetimi ve süzgecinden geçerek güvenilir bilgiye dönüşür.
II. Sadık haber, insan aklının ve duyularının sınırlarını aşan metafizik/gaybî alanda kesin bilgi sağlar.
III. Selim akıl, önyargı ve nefsi arzulardan uzak kaldığ�� sürece evrendeki işaretleri doğru değerlendirme yetisine sahiptir.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Salim duyularla elde edilen verilerin aklın denetiminden geçmesi gerektiğini, sadık haberin metafizik alanda kesin bilgi sağladığını ve selim aklın önyargılardan arınarak doğru bilgi üreteceğini ifade eden 'I, II ve III' yargılarının tamamına ulaşılabilir.
Parçada salim duyuların akıl denetimiyle güvenilirlik kazandığı belirtilerek birinci öncüle; peygamberlerin bildirdiği ilahi haberlerin (sadık haber) akıl ve duyu sınırlarını aşan metafizik alanda kesin bilgi verdiği vurgulanarak ikinci öncüle; ve aklın doğru bilgi üretebilmesi için önyargılardan (selim akıl) arınması gerektiği ifade edilerek üçüncü öncüle ulaşılmaktadır. Dolayısıyla 'I, II ve III' yargılarının tamamı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta geçen 'duyuların bazen yanıltıcı olabilse de aklın denetimi altında güvenilir veriler sunacağı' ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, salim duyuların verilerinin selim aklın süzgecinden geçmesi gerektiğine yönelik birinci öncülü doğrular.
Duyuların yanıltıcılığını akıl denetler.
2
Paragrafta geçen 'aklın ve duyuların doğrudan ulaşamadığı metafizik alanda peygamberler aracılığıyla iletilen ilahi bildirimlerin kesin bilgi sağladığı' ifadesini analiz etmek.
Peygamberler aracılığıyla gelen bu bildirimler sadık haber kapsamındadır. Dolayısıyla sadık haberin metafizik/gaybi alanda kesin bilgi sağladığına yönelik ikinci öncül doğrulanır.
Metafizik bilginin kaynağı vahiydir.
3
Paragrafta geçen 'zihnin önyargı ve kişisel arzulardan arınmış olması gerektiği' ifadesini analiz etmek.
Bu durum selim akıl kavramını tanımlar. Akıl, önyargı ve nefsi arzulardan uzak kaldığında fıtratını koruyarak evreni doğru değerlendirir, böylece üçüncü öncül de doğrulanır.
Selim aklın işlevini yerine getirebilmesi için önyargılardan arınmış olması gerekir.

Anahtar Kavram

İslam'da bilginin kaynaklarının (selim akıl, sadık haber, salim duyular) tanımları, işlevleri ve birbirleriyle olan bütünsel ilişkisi.
Soru 2389Soru

Hz. Muhammed'in hayatından ve Kur'an-ı Kerim'den alınan bazı tarihî olaylar/metinler ile bu olayların onun doğrulu��u ve güvenilirliğini (sıdk ve emanet) yansıtan ahlaki boyutları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, solda verilen tarihî olay ve metinleri sağda belirtilen ahlaki boyutlarla doğru şekilde e��leştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yunus Suresi 16. ayetinde yer alan '...Ben bundan önce de aranızda bir ömür boyu kalmıştım. Hiç düşünmüyor musunuz?' ifadesi
Hz. Muhammed ile peygamberlik öncesi ortaklık kuran Saib b. Ebi Hubeys'in onun hakkında 'Sen benim ortağımdın; ne bir gerçeği gizler ne de hakkı ihlal ederdin' demesi
Cafer b. Ebi Talib'in Habeşistan Kralı Necaşi'nin huzurunda İslam'ı anlatırken Hz. Muhammed'in ilk olarak doğru sözlülüğü ve emanete sadakati emrettiğini vurgulaması
Medine Vesikası'nda yer alan, Müslümanlar ile Yahudiler arasında çıkacak anlaşmazlıklarda Hz. Muhammed'in hakem kabul edileceğine dair madde

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Soldaki tarihî olay ve metinlerin sağdaki ahlaki boyutlarla doğru eşleşmesi şu şekildedir: Yunus Suresi 16. ayeti peygamberlik öncesi dürüst yaşantının kanıt gösterilmesiyle; Saib b. Ebi Hubeys ile ticari ilişkiler beşeri ve ekonomik münasebetlerde dürüstlükle; Cafer b. Ebi Talib'in konuşması İslam'ın ahlak sisteminin temeli olarak doğruluğun ilanıyla; Medine Vesikası'ndaki hakemlik maddesi ise güvenilirliğin toplumsal barışın temeli haline getirilmesiyle eşleşir.
Soldaki tarihî olay ve metinlerin her biri, Hz. Muhammed'in doğruluğu ve güvenilirliğinin farklı bir boyutuna (şahsi geçmiş, ticari ilişkiler, tebliğin ahlaki temeli ve hukuki/toplumsal hakemlik) karşılık gelmektedir. Eşleştirmeler bu kavramsal çerçeveye tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yunus Suresi 16. ayetindeki 'aranızda bir ömür boyu kalmıştım' ifadesinin tarihsel bağlamını analiz etmek.
Bu ifadenin Hz. Muhammed'in peygamberlik iddiasından önceki dürüst yaşamını ahlaki bir kanıt olarak öne sürdüğünü belirlemek.
Ayet, muhatapları kendi geçmiş tecrübeleri ve akılları üzerinden düşünmeye davet ederek doğruluğun rasyonel kanıtı ile eşleşir.
2
Saib b. Ebi Hubeys'in ticari ortaklık hakkındaki tanıklığını incelemek.
Bu sözlerin ticari dürüstlük, hak gözetme ve şeffaflık ilkeleriyle doğrudan ilişkili olduğunu saptamak.
Ortaklık ve ticari ilişkiler doğrudan beşeri ve ekonomik münasebetler kapsamına girdiğinden ilgili boyutla eşleşir.
3
Cafer b. Ebi Talib'in Necaşi huzurundaki konuşmasının içeriğini değerlendirmek.
Konuşmanın, İslam davetinin temel ahlaki kurallarını (doğruluk ve emanet) ilan eden bir beyan olduğunu saptamak.
Yeni dinin davetinde ahlaki ilkelerin temel taş olarak sunulması ilgili açıklamayla tam olarak örtüşmektedir.
4
Medine Vesikası'ndaki hakemlik hükmünün hukuki ve toplumsal boyutunu incelemek.
Farklı dini grupların Hz. Muhammed'in adalet ve güvenilirliğine dayanarak onu ortak hakem kabul ettiğini saptamak.
Toplumsal sözleşmedeki hakemlik maddesi, güvenilirliğin dini sınırları aşarak toplumsal barışın temeli olmasını sağladığından son ahlaki boyutla eşleşir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in doğruluğu (sıdk), güvenilirliği (emanet) ve bu ahlaki vasıfların toplumsal, ticari ve hukuki hayattaki yansımaları.
Soru 2390Soru

Platon'a göre duyusal dünya sürekli bir değişim içindedir ve bu dünyada mutlak, kalıcı değerlerden söz edilemez. Gerçek ahlaki değerler ancak akılla kavranabilen aşkın İdealar dünyasında, tüm ideaların kaynağı olan 'İyi İdeası'nda yer alır. İnsanın kişisel istekleri, hazları veya toplumsal beklentileri ahlakın ölçütü olamaz. Ahlaki eylem, insanın kendi öznel arzularından sıyrılarak bu nesnel İyi İdeası'na yönelmesiyle gerçekleşir.

Bu parçaya göre Platon'un ahlak felsefesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahlaki doğruların insan zihninden ve duyusal dünyadan bağımsız, aşkın bir nesnellik taşıdığını kabul ettiği.

Cevap

Ahlaki doğruların insan zihninden ve duyusal dünyadan bağımsız, aşkın bir nesnellik taşıdığını kabul ettiği.
Ahlaki doğruların insan zihninden ve duyusal dünyadan bağımsız, aşkın bir nesnellik taşıdığını savunan seçenek doğrudur. Platon, felsefesinde ahlakı duyular dünyasının gelip geçici isteklerine değil, rasyonel olarak kavranabilen ve kendi başına mutlak bir gerçekliği olan İyi İdeası'na dayandırarak tamamen nesnel bir zemine oturtur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen duyusal dünyanın değişkenliği ve kalıcı değer barındırmaması ifadesini incelemek.
Değişken unsurların, hazların ve toplumsal beklentilerin ahlakın nesnel ölçütü olamayacağı tespit edilir.
Evrensel ahlak yasasının öznel temellendirmelerinin elenmesi gerekir.
2
Gerçek ahlaki değerlerin İyi İdeası'nda yer aldığı ve ahlaki eylemin buna yönelmekle gerçekleştiği vurgusunu yorumlamak.
Ahlak yasasının insan iradesi ve algısından bağımsız, aşkın bir nesnellik üzerine kurulduğu belirlenir.
Platon'un ahlak yasasını nesnel temelde kabul etmesinin mantıksal dayanağı ortaya konur.
3
Seçenekleri analiz ederek aşkın nesnellik kavramıyla eşleşen ifadeyi bulmak.
Ahlaki doğruların duyusal dünyadan ve insan zihninden bağımsız bir nesnellik taşıdığını belirten seçeneğin doğru olduğu sonucuna ulaşılır.
Metindeki kavramsal çözümlemenin seçeneklerdeki karşılığı doğrulanır.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasının Nesnel Temellendirilmesi (Platon'un İyi İdeası)

Alternatif Yöntem

Platon'un bilgi felsefesindeki rasyonalist tutumu ile ahlak felsefesindeki nesnelci tutumu arasındaki paralellik kurulabilir. Bilgi felsefesinde doğru bilginin kaynağını değişmez idealar dünyasında gören yaklaşım, ahlak felsefesinde de evrensel değerleri bu değişmez idealara dayandırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2391Soru

İslam kelamında iman; tasdik, ikrar ve amel boyutlarıyla ele alınır. Bilgi, insanın aklıyla doğruyu yanlıştan ayırt edip imana ulaşmasını sağlarken; amel ise kalpte karar kılan bu inancın hayata yansımasıdır. Ehl-i Sünnet âlimleri, ameli imanın kurucu bir cüzü (rükün) saymamış, ancak iman ile amel arasında kopmaz bir bağ olduğunu savunmuşlardır. Buna göre, iman ile amel birbirini tamamlayan unsurlardır ve amelsiz bir iman zayıflamaya mahkûmdur.

Buna göre bilgi, iman ve amel ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğru bilgi imanın taklitten tahkike ulaşmasına zemin hazırlarken, salih ameller de kalpteki imanın korunmasını ve ahlakla bütünleşmesini sağlar.

Cevap

Doğru bilgi imanın taklitten tahkike ulaşmasına zemin hazırlarken, salih ameller de kalpteki imanın korunmasını ve ahlakla bütünleşmesini sağlar.
Doğru bilgi, kişinin körü körüne inanmak (taklit) yerine delillere dayalı olarak inanmasını (tahkik) sağlar. Salih ameller ise bu inancı sürekli kılar, onu korur ve ahlak olarak hayata yansıtır. Dolayısıyla bu yargı İslam'ın bilgi, iman ve amel anlayışına tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramları ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek
Bilgi imanın temelini oluşturur, amel ise kalpteki imanın pratik hayata yansımasıdır.
İslam dinindeki bilgi-iman-amel bütünlüğünün teorik çerçevesini netleştirmek.
2
Ehl-i Sünnet'in iman ve amel ilişkisine dair yaklaşımını analiz etmek
Amel imanın kurucu bir cüzü (rüknü) değildir; yani amel eksikliği kişiyi doğrudan dinden çıkarmaz ancak imanın zayıflamasına yol açar.
Seçeneklerdeki iman-amel ilişkisine dair teolojik yanılgıları eleyebilmek.
3
Doğru bilginin imanın kalitesine etkisini ve amelin işlevini değerlendirmek
Bilgi imanı taklitten kurtarıp tahkike (araştırmaya dayalı güçlü imana) ulaştırır; salih amel ise bu imanın korunmasını sağlar.
Doğru yargı olan, bilginin tahkike ulaştırması ve amelin imanı koruyup ahlakla bütünleştirmesi ifadesine ulaşmak.

Anahtar Kavram

İslam inancında bilgi, iman ve amel arasındaki tamamlayıcı ve dinamik ilişki; amelin imanın bir parçası olmaması ancak onu koruyup olgunlaştırması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2392Soru

Aşağıda verilen yağış oluşum türlerini, bu yağışların meydana gelmesini sağlayan temel mekanizma ve Türkiye'deki yaygın coğrafi dağılış özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yamaç (Orografik) Yağışları
Cephe (Frontal) Yağışları
Yükselim (Konveksiyonel) Yağışları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yamaç yağışları dağ yamaçları boyunca yükselerek soğumayla (Doğu Karadeniz), cephe yağışları sıcak-soğuk hava karşılaşmasıyla (Akdeniz), yükselim yağışları ise ısınan havanın dikey yükselmesiyle (İç Anadolu) eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; orografik yağışlar yerşekillerinin etkisiyle yükselen hava ve Doğu Karadeniz ile, cephe yağışları sıcak-soğuk karşılaşma alanları ve Akdeniz ile, konveksiyonel yağışlar ise dikey ısınma ve İç Anadolu ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış oluşum tiplerinin fiziki mekanizmalarını analiz etmek.
Yamaç yağışlarında yerşekillerinin, cephe yağışlarında sıcaklık farkının, yükselim yağışlarında ise dikey ısınma hareketinin belirleyici olduğu saptanır.
Doğru eşleştirmenin yapılabilmesi için kavramsal tanımların netleştirilmesi gerekir.
2
Oluşum mekanizmalarını Türkiye coğrafyası üzerindeki dağılış alanlarıyla ilişkilendirmek.
Dağların kıyıya paralel uzandığı Doğu Karadeniz kıyılarında orografik, Akdeniz kuşağında cephesel, karasal İç Anadolu düzlüklerinde ise konveksiyonel yağışların hâkim olduğu görülür.
Coğrafyanın dağılış ve ilgi ilkeleri doğrultusunda mekansal analiz yapmak teorik bilgiyi doğrulamayı sağlar.

Anahtar Kavram

Yağış oluşum şekilleri ve coğrafi dağılışları
Soru 2393Soru

İslam ahlakında insanın hem kendine hem de çevresine karşı dürüst, güvenilir ve tutarlı bir duruş sergilemesi beklenir. Bireyin verdiği sözleri tutması, yaptığı anlaşmalara bağlı kalması ve kendisine duyulan güveni boşa çıkarmaması bu duruşun en temel göstergelerindendir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan 'Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz veren, sözünden sorumludur.' (İsrâ suresi, 34. ayet) ifadesi de bu ahlaki tutumu desteklemektedir.

Buna göre, metinde ve ayette bahsedilen ahlaki erdem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahde vefa

Cevap

Ahde vefa
Doğru cevap ahde vefadır. İslam ahlakında verilen sözlerin tutulması, yapılan akitlere (anlaşmalara) sadık kalınması 'ahde vefa' kavramı ile ifade edilir. Ayette geçen 'Verdiğiniz sözü yerine getirin' emri de doğrudan bu erdemle ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde ve ayette geçen anahtar kelimeleri belirleme
Metinde geçen 'verilen sözleri tutmak', 'anlaşmalara bağlı kalmak' ve ayette geçen 'sözünden sorumlu olmak' ifadeleri tespit edilir.
Soruda istenen ahlaki kavramın tanımını metin üzerinden analiz etmek.
2
Bu anahtar kavramları seçeneklerdeki erdemlerle eşleştirme
Sözünde durma ve anlaşmalara sadık kalma erdeminin İslam ahlakındaki karşılığının ahde vefa olduğu belirlenir.
Doğru kavrama ulaşarak soruyu çözmek.

Anahtar Kavram

Ahde vefa, verilen sözü tutmak ve anlaşmalara sadık kalmaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2394Soru

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatındaki bazı davranışlar, Ahzâb suresi 21. ayetinde ifade edilen 'üsve-i hasene' (en güzel örnek) kavramının farklı alanlardaki yansımalarıdır. Aşağıda verilen örnek alanları, Hz. Muhammed'in bu alanlardaki örnek davranışlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İbadet ve Ahlak Alanındaki Örnekliği
Aile ve Beşeri İlişkilerdeki Örnekliği
Toplumsal Adalet ve Hukuk Alanındaki Örnekliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İbadet ve Ahlak Alanındaki Örnekliği ile geceleri ibadet etmesi ve dürüstlüğü; Aile ve Beşeri İlişkilerdeki Örnekliği ile ev işlerinde yardım etmesi ve çocuklara sevgisi; Toplumsal Adalet ve Hukuk Alanındaki Örnekliği ile adil davranacağını belirtmesi eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede ibadet ve ahlak boyutu geceleri ibadet etme ve dürüstlükle; ailevi ve insani boyut ev içi yardımlaşma ve çocuk sevgisiyle; adalet ve hukuk boyutu ise yargılamada adil davranılmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk kavram olan 'İbadet ve Ahlak Alanındaki Örnekliği' ifadesi incelenir.
Bu kavram, ibadet hayatına (gece namazları vb.) ve ahlaki erdemlere (dürüstlük vb.) yönelik davranışları kapsar. Dolayısıyla 'Geceleri ayakları şişene kadar ibadet etmesi ve her işinde dürüstlüğü ilke edinmesi' ifadesiyle eşleşir.
İbadet ve dürüstlük doğrudan bu kavramın kapsamında yer almaktadır.
2
İkinci kavram olan 'Aile ve Beşeri İlişkilerdeki Örnekliği' ifadesi incelenir.
Bu kavram, hane halkı ve yakın çevreyle olan insani münasebetleri içerir. Dolayısıyla 'Ev işlerinde aile bireylerine yardım etmesi, çocuklara ve torunlarına sevgiyle yaklaşması' ifadesiyle eşleşir.
Ev içi yardımlaşma ve aileye sevgi gösterme doğrudan aile içi ve beşeri ilişkilerle ilgilidir.
3
Üçüncü kavram olan 'Toplumsal Adalet ve Hukuk Alanındaki Örnekliği' ifadesi incelenir.
Bu kavram, toplumsal düzeni, eşitliği ve hukuki adaleti temsil eder. Dolayısıyla 'Suç işleyenlerin cezalandırılmasında yakınlığına bakılmaksızın adil davranacağını belirtmesi' ifadesiyle eşleşir.
Adil yönetim ve hukuk karşısında eşitlik, adalet alanındaki örnekliğini temsil etmektedir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in hayatının her alanında inananlar için en güzel örnek (üsve-i hasene) teşkil etmesi
Soru 2395Soru

Aşağıda Hz. Muhammed'in ahlak anlayışını ve insan ilişkilerindeki temel yaklaşımını ele alan metinde boş bırakılan yerleri, ilgili hadis-i şerifin aslına ve bağlamına uygun olacak şekilde doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

İslam ahlakının en temel ilkelerinden biri olan müsamaha ve merhamet, Hz. Muhammed’in hayatında bizzat tecessüm etmiştir. Nitekim o, gerek tebliğ faaliyetlerinde gerekse günlük beşerî ilişkilerinde daima kolaylığı ve hoşgörüyü tercih etmiş; ümmetine ve görevlendirdiği muallimlere de “, zorlaştırmayınız; , nefret ettirmeyiniz.” buyurarak rehberlik etmiştir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'kolaylaştırınız' (veya 'kolaylaştırın'), ikinci boşluğa ise 'müjdeleyiniz' (veya 'müjdeleyin' / 'sevdiriniz') kelimeleri gelmelidir.
Metindeki boşluklar, Hz. Muhammed'in ahlak anlayışındaki merhamet ve müsamaha ilkelerini özetleyen en meşhur hadislerden birine dayanmaktadır. Hadisin Türkçe yaygın karşılığı 'Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz (sevdiriniz), nefret ettirmeyiniz.' şeklindedir. Dolayısıyla ilk boşluk 'kolaylaştırınız', ikinci boşluk ise 'müjdeleyiniz' kelimeleriyle doldurulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen bağlamı ve Hz. Muhammed'in kolaylaştırma ile müsamaha konusundaki meşhur hadisini hatırlayınız.
Hadisin orijinal metni 'Yessirû velâ tuassirû ve beşşirû velâ tüneffirû' şeklindedir.
Metindeki 'zorlaştırmayınız' ve 'nefret ettirmeyiniz' ifadeleri, eksik olan kısımların bu hadis-i şerifin zıt anlamlı tamamlayıcıları olduğunu göstermektedir.
2
'Zorlaştırmayınız' kelimesinin karşıtı ve hadisin ilk kısmını oluşturan kelimeyi belirleyiniz.
Bu kelime 'kolaylaştırınız' veya 'kolaylaştırın' şeklindedir.
Hz. Muhammed'in dinin uygulanmasındaki temel prensibi olan kolaylık (teysir) ilkesini doğrulamak için bu kelime gereklidir.
3
'Nefret ettirmeyiniz' kelimesinin karşıtı ve hadisin ikinci kısmını oluşturan kelimeyi belirleyiniz.
Bu kelime 'müjdeleyiniz' (veya 'müjdeleyin', 'ısındırınız', 'sevdiriniz') şeklindedir.
Peygamber'in insanları dine davet ederken merhamet ve müsamaha eksenli yaklaşımını tamamlayan unsur müjdeleme ve sevdirmedir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in kolaylaştırma, müjdeleme, merhamet ve müsamaha ilkeleri
Soru 2396Soru

Hinduizm inancında yer alan temel dini kavramlar ile bu kavramların açıklamaları aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütunda yer alan kavramları sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karma
Samsara
Dharma
Mokşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karma kavramı eylemlerin sonucunu belirleyen nedensellik yasasıyla, Samsara kavramı ruhun sürekli yeniden doğması döngüsüyle, Dharma kavramı kast içindeki ahlaki ve dini ödevlerle, Mokşa kavramı ise doğum-ölüm döngüsünden nihai kurtuluşla eşleşir.
Karma nedensellik yasasını, Samsara yeniden doğuş döngüsünü, Dharma kast sorumluluklarını, Mokşa ise bu döngüden nihai kurtuluşu ifade ettiği için eşleştirmeler bu tanımlara göre yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Karma kavramının tanımını belirlemek
Karma kavramı, eylemlerin ahlaki sonuçlarını düzenleyen nedensellik yasasını ifade eden açıklama ile eşleşir.
Hinduizm'deki sebep-sonuç ilişkisini ahlaki boyutta açıklayan temel kavram Karma'dır.
2
Samsara kavramının tanımını belirlemek
Samsara kavramı, ruhun doğum-ölüm döngüsü içinde sürekli beden değiştirmesini ifade eden açıklama ile eşleşir.
Reenkarnasyon veya tenasüh süreci Hinduizm'de Samsara olarak adlandırılır.
3
Dharma kavramının tanımını belirlemek
Dharma kavramı, kast düzeninde kişinin yerine getirmesi gereken toplumsal ve ahlaki yükümlülükleri ifade eden açıklama ile eşleşir.
Kişinin kastına uygun sorumluluklarını yerine getirmesi Dharma kavramı ile açıklanır.
4
Mokşa kavramının tanımını belirlemek
Mokşa kavramı, ruhun Samsara döngüsünden kurtularak ulaştığı nihai özgürlük durumunu ifade eden açıklama ile eşleşir.
Dünyevi döngünün sona ermesi ve nihai kurtuluşa erilmesi Mokşa olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Hinduizm inancının temel dini ve felsefi kavramlarının doğru tanımlarla ilişkilendirilmesi.
Soru 2397Soru
K={4,  2,5,  0,  3,  3,  52}K = \left\{-4, \; -2,5, \; 0, \; \sqrt{3}, \; 3, \; \frac{5}{2}\right\}

kümesi veriliyor. Buna göre, bu kümenin elemanlarından kaç tanesi hem bir tam sayı hem de pozitif olmayan bir sayıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2

Cevap

Bu kümenin elemanlarından hem bir tam sayı hem de pozitif olmayan 2 eleman vardır.
Kümedeki elemanlardan -4 sayısı negatif bir tam sayı, 0 sayısı ise nötr bir tam sayıdır. Her ikisi de hem tam sayı kümenin elemanıdır hem de pozitif değildir. Dolayısıyla bu özellikleri sağlayan 2 eleman bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Kümedeki tüm elemanların tam sayı olup olmadığını belirleyelim.
-4, 0 ve 3 birer tam sayıdır. -2,5 ve 5/2 sayıları rasyonel sayıdır fakat tam sayı değildir. √3 sayısı ise irrasyoneldir.
İstenen şartın ilk k��smı elemanın bir tam sayı olmasıdır.
2
Belirlenen tam sayılar arasından pozitif olmayanları seçelim.
-4 negatif bir tam sayıdır (pozitif değildir). 0 nötr bir tam sayıdır (pozitif değildir). 3 ise pozitif bir tam sayıdır.
İstenen şartın ikinci kısmı elemanın pozitif olmamasıdır. Sıfır sayısının pozitif veya negatif olmadığına, dolayısıyla pozitif olmayan bir sayı olduğuna dikkat edilmelidir.
3
Şartı sağlayan eleman sayısını bulalım.
Şartları sağlayan elemanlar -4 ve 0 olup toplamda 2 tanedir.
Soruda istenen koşula uyan elemanların adedi sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Sayı kümelerinin eleman özellikleri ile sayıların pozitiflik, negatiflik ve nötrlük durumlarının incelenmesi.

Alternatif Yöntem

Kümedeki her bir elemanı sırayla ele alıp iki koşulu birden sağlayıp sağlamadığını kontrol edebilirsiniz: Eleman tam sayı mı? Pozitif değil mi? Bu iki sorunun her ikisine de 'Evet' yanıtı veren elemanları sayarak sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 2398Soru

Aşağıda verilen insan etkinliklerini ve bilgi üretme süreçlerini, temsil ettikleri bilgi türleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir cam ustasının, eritilmiş camın soğuma hızını kontrol altında tutmak amacıyla kendi tasarladığı hava üfleme kanallarını kullanarak malzemenin kırılma direncini artırması.
Bir heykeltıraşın, mermer kütlesine şekil verirken fiziksel orantılardan ziyade kendi iç dünyasındaki yalnızlık hissini izleyiciye duyumsatmayı hedeflemesi.
Bir jeofizikçinin, yer kabuğundaki sismik dalga hareketlerini matematiksel modellerle analiz ederek levha tektoniği teorisini destekleyen genelgeçer verilere ulaşması.
Bir düşünürün, bilginin kaynağı ve sınırları üzerine düşünürken insan zihninin kendi kendini sorgulama (refleksif) gücünü temele alıp tutarlı bir sistem kurması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir cam ustasının hava üfleme kanalları tasarlayarak kırılma direncini artırması 'Teknik bilgi' ile; heykeltıraşın iç dünyasındaki yalnızlığı yansıtmayı amaçlaması 'Sanat bilgisi' ile; jeofizikçinin sismik verileri modelleyerek genelgeçer bulgular elde etmesi 'Bilimsel bilgi' ile; düşünürün zihnin sınırlarını sorgulayıp tutarlı bir sistem kurması ise 'Felsefi bilgi' ile eşleşir.
Verilen örneklerdeki eylemlerin temel amaç ve nitelikleri incelendiğinde; cam ustasının pratik fayda odaklı tasarımı teknik bilgiye, heykeltıraşın öznel duygu aktarımı sanat bilgisine, jeofizikçinin yöntemsel ve matematiksel doğa analizi bilimsel bilgiye, düşünürün refleksif sorgulaması ve tutarlı sistemi ise felsefi bilgiye karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk öncüldeki cam ustasının eylemi incelenir.
Cam ustası, alet yapma becerisini ve beceriye dayalı pratik fayda üretme amacını yansıtmaktadır. Bu durum teknik bilginin 'faydaya ve alet yapımına yönelik olma' özelliğiyle eşleşir.
Teknik bilgi, doğayı insanın pratik ihtiyaçlarına göre dönüştürmeyi amaçlayan bilgi türüdür.
2
İkinci öncüldeki heykeltıraşın eylemi incelenir.
Heykeltıraş, nesnel gerçeklikten ziyade öznel duyguları ve estetik yaratıcılığı temel almaktadır. Bu durum sanat bilgisinin 'öznel, sezgisel ve estetik beğeniye dayalı olma' özelliğiyle eşleşir.
Sanat bilgisi, güzeli ortaya koymayı amaçlayan, duygu ve yaratıcılığa dayanan öznel bir bilgi türüdür.
3
Üçüncü öncüldeki jeofizikçinin eylemi incelenir.
Jeofizikçi, nesnel yöntemler, gözlemler ve matematiksel modeller kullanarak genelgeçer yasalara ulaşmaktadır. Bu durum bilimsel bilginin 'yöntemli, sistemli, nesnel ve evrensel olma' özelliğiyle eşleşir.
Bilimsel bilgi, olguları temel alan, mantıksal, yöntemsel ve denetlenebilir genelgeçer bilgidir.
4
Dördüncü öncüldeki düşünürün eylemi incelenir.
Düşünürün kendi zihnini ve bilginin sınırlarını sorgulaması, düşünce üzerine düşünme eylemi olan 'refleksif olma' niteliğindedir. Ayrıca sistemli ve tutarlı bir yapı kurması felsefi bilginin 'rasyonel ve tutarlı olma' özelliğiyle eşleşir.
Felsefi bilgi; evreni, insanı ve yaşamı akıl temelinde refleksif, bütüncül ve tutarlı bir biçimde sorgulayan bilgi türüdür.

Anahtar Kavram

Farklı bilgi türlerinin (teknik, sanat, bilimsel, felsefi) kendilerine has yöntem, amaç ve özellikleri yönünden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2399Soru

Din ve ahlak, tarih boyunca insan davranışlarını düzenleyen, birbirini besleyen ve tamamlayan iki önemli kurum olmuştur. Ahlak, bireyin yapması ve yapmaması gereken davranışları belirleyen kurallar bütünüyken; din bu kurallara aşkın bir boyut kazandırarak onlara kutsallık, sorumluluk duygusu ve nihai bir anlam yükler. Örneğin, dürüstlük ahlaki bir erdemdir ancak din bu erdeme riayet etmeyi Allah'ın rızasını kazanma ve ahiret sorumluluğu ile ilişkilendirerek insana daha güçlü bir içsel motivasyon kazandırır. Bu bağlamda din, ahlaki kuralların uygulanmasında salt vicdani bir denetimden öte, ilahi bir gözetime dayalı otokontrol mekanizması geliştirir.

Bu parçadan hareketle din ve ahlak ilişkisine dair aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Din, ahlaki ilkelere aşkın bir boyut ve manevi bir motivasyon kazandırarak onları daha güçlü bir otokontrol mekanizmasına dönüştürür.

Cevap

Din, ahlaki ilkelere aşkın bir boyut ve manevi bir motivasyon kazandırarak onları daha güçlü bir otokontrol mekanizmasına dönüştürür.
Metinde dinin ahlaka kutsallık ve sorumluluk bilinci yükleyerek aşkın bir boyut kazandırdığı vurgulanmaktadır. Dürüstlük örneğiyle dinin ahlaki erdemleri Allah rızası ve ahiret sorumluluğu ile ilişkilendirerek insana daha güçlü bir iç motivasyon sağladığı ve ilahi gözetime dayalı otokontrol geliştirdiği ifade edilmektedir. Bu doğrultuda dinin, ahlaki ilkelere aşkınlık ve manevi motivasyon kazandırarak güçlü bir otokontrol mekanizması oluşturduğu yargısı metindeki ana düşünce ile doğrudan örtüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki metni okuyarak temel anahtar kavramları ve yazarın ana düşüncesini belirlemek.
Metnin din ve ahlak ilişkisini; dinin ahlaka kazandırdığı aşkın boyut, manevi motivasyon ve otokontrol mekanizması üzerinden ele aldığı tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metnin odaklandığı temel iddiayı anlamak gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ana düşünce ile karşılaştırarak analiz etmek.
Dinin ahlaki ilkelere aşkın bir boyut ve manevi bir motivasyon kazandırarak onları güçlü bir otokontrol mekanizmasına dönüştürdüğünü belirten yargının metinle tam olarak örtüştüğü görülür. Diğer şıkların ise bilgi hataları veya metinle çelişen genellemeler barındırdığı saptanır.
Doğru şıkkı diğer yanıltıcı seçeneklerden ayırt etmek amacıyla her bir seçeneğin tutarlılığı test edilir.

Anahtar Kavram

Din ve Ahlak İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2400Soru

İslam ahlak felsefesinde doğru bilgiye ulaşma sorumluluğu ile birey ve toplum ilişkilerini koruma ilkeleri iç içe geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde bilgi ahlakını ihlal eden zihinsel ve davranışsal sapmalar yasaklanırken, bilginin kaynağını doğrulama ve insan ilişkilerinde iyi niyeti koruma yolları gösterilmiştir. Buna göre, aşağıda verilen kavramlar ile bu kavramların İslam ahlakındaki karşılığı olan açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tecessüs
Suizan
Hüsnüzan
Tebeyyün

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tecessüs başkalarının gizliliklerini araştırmakla; Suizan delilsiz kötü zan beslemekle; Hüsnüzan iyi niyetli kanaat beslemekle; Tebeyyün ise bilgiyi araştırıp doğrulamakla eşleşir.
Doğru eşleştirmede tecessüs kavramı başkalarının gizli hallerini ve mahremiyet alanlarını araştırmakla; suizan delilsiz ve haksız bir şekilde kötü zan beslemekle; hüsnüzan iyi niyet ve olumlu kanaat taşımakla; tebeyyün ise ulaşılan bir bilginin doğruluğunu araştırıp gerçeği ortaya çıkarma çabasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahlaki kavramların tanımlarını analiz edin.
Tecessüs, suizan, hüsnüzan ve tebeyyün kavramlarının İslam ahlakındaki anlamları belirlenir.
Kavramların birbirleriyle karıştırılmaması için temel niteliklerini ayrıştırmak gerekir.
2
Zihinsel tutumlar ile pratik eylemleri birbirinden ayırt edin.
Suizan ve hüsnüzanın zihinsel birer kanaat (zan), tecessüsün gizlilikleri araştırma eylemi, tebeyyünün ise doğru bilgiyi elde etme yöntemi olduğu görülür.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için kavramların niteliksel ayrımlarını fark etmek önemlidir.
3
Açıklamalarla kavramları birebir eşleştirin.
Tecessüs gizlilikleri araştırmayla (left_1-right_3), Suizan delilsiz olumsuz düşünceyle (left_2-right_1), Hüsnüzan iyi niyetle (left_3-right_4), Tebeyyün ise bilgiyi doğrulama çabasıyla (left_4-right_2) eşleşir.
Eşleştirme mantığının nihai kontrolünü tamamlamak için.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Ahlakı, Zan, Tecessüs ve Tebeyyün
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 120 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin