Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2401Soru

Bir mermer parçası, bir heykeltıraşın ona vereceği formu almadığı sürece yalnızca potansiyel olarak bir heykeldir. Mermer kendi başına edilgindir ve onu gerçek bir varlık haline getiren, ona üflenen 'form'dur. Aristoteles'e göre de doğadaki her varlık, madde (hyle) ve formun (morphe) birleşiminden oluşur. Ancak madde sadece bir potansiyel iken, form onu aktüel kılan, ona karakterini ve özünü veren akılsal ilkedir. Varlığın ne olduğunu belirleyen şey, onun maddesi değil, zihinsel olarak kavranabilen formudur.

Bu parçadan hareketle felsefenin varlığa yaklaşımı çerçevesinde 'idea olarak varlık' görüşü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varlığa gerçekliğini ve kimliğini kazandıran unsur, fiziksel yapısından ziyade onun arkasında yatan akılsal ve zihinsel tasarımdır.

Cevap

Varlığa gerçekliğini ve kimliğini kazandıran unsur, fiziksel yapısından ziyade onun arkasında yatan akılsal ve zihinsel tasarımdır.
Metinde mermer örneği üzerinden maddenin tek başına edilgin olduğu, varlığın asıl özünü ve biçimini belirleyen unsurun ise akılsal form olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, varlığın kökenini ve niteliğini zihinsel ya da akılsal tasarımlarla açıklayan idea olarak varlık (idealizm) görüşünün temel savıyla doğrudan uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi argümanın çözümlenmesi
Maddenin tek başına edilgin ve belirsiz bir potansiyel olduğu, ona gerçekliğini ve karakterini verenin ise akılsal form olduğu saptanmıştır.
Paragrafın ana fikrini ve ontolojik yaklaşımını tespit etmek.
2
Elde edilen argümanın 'idea olarak varlık' (idealizm) konusu ile ilişkilendirilmesi
Varlığın özünün ve gerçekliğinin maddeden değil, akılsal/zihinsel ilkeden (formdan) kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Doğru felsefi seçeneği belirlemek ve çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Varlığın özünü, formunu ve gerçekliğini zihinsel veya akılsal ilkelere dayandıran idealist yaklaşım.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2402Soru

xx, yy ve zz birer gerçel sayı olmak üzere,

I. xyx \cdot y rasyonel sayı ise xx ve yy rasyonel sayıdır.
II. x+yx + y rasyonel sayı ve y+zy + z rasyonel sayı ise xzx - z rasyonel sayıdır.
III. x2x^2 irrasyonel sayı ise xx irrasyonel sayıdır.

ifadelerinden hangileri her zaman doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

II ve III
İkinci öncülde verilen iki rasyonel ifadenin farkı olan x - z değeri, iki rasyonel sayının farkı rasyonel olduğundan her zaman rasyoneldir. Üçüncü öncülde ise rasyonel bir sayının karesi rasyonel olmak zorunda olduğundan, karesi irrasyonel olan bir gerçel sayı kendisi de irrasyoneldir. Bu yüzden II ve III ifadeleri her zaman doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etmek için bir aksine örnek (karşı örnek) arayalım.
x=2x = \sqrt{2} ve y=2y = \sqrt{2} (ikisi de irrasyonel) seçilirse, xy=22=2x \cdot y = \sqrt{2} \cdot \sqrt{2} = 2 rasyonel sayısı elde edilir. Ancak xx ve yy rasyonel değildir.
Çarpımları rasyonel olan ama kendileri irrasyonel olan sayıların varlığı, bu ifadenin her zaman doğru olmadığını gösterir.
2
İkinci öncüldeki rasyonel ifadeleri deği��kenler tanımlayarak analiz edelim.
x+y=q1x + y = q_1 ve y+z=q2y + z = q_2 olsun (q1,q2q_1, q_2 rasyonel sayılardır). İlk eşitlikten ikinci eşitliği çıkardığımızda (x+y)(y+z)=xz=q1q2(x + y) - (y + z) = x - z = q_1 - q_2 elde edilir.
İki rasyonel sayının farkı her zaman rasyonel olduğundan (q1q2Qq_1 - q_2 \in \mathbb{Q}), xzx - z ifadesi de her zaman rasyoneldir.
3
Üçüncü öncülü çelişkiyle kanıtlama (olmayana ergi) yöntemi kullanarak inceleyelim.
Kabul edelim ki xx bir rasyonel sayı olsun. Bu durumda rasyonel iki sayının çarpımı rasyonel olacağından x2=xxx^2 = x \cdot x ifadesinin de rasyonel olması gerekir. Ancak x2x^2 irrasyonel olarak verilmiştir. Bu bir çelişkidir.
Varsayımımız yanlış olduğuna göre, karesi irrasyonel olan bir gerçel sayının kendisi de irrasyonel olmak zorundadır.

Anahtar Kavram

Rasyonel ve irrasyonel sayı kümelerinin işlemsel özellikleri
Soru 2403Soru

İslam bilgi ahlakı ve bilgi teorisinde bilgi kaynakları, taşıdıkları objektiflik ve bağlayıcılık düzeylerine göre tasnif edilmektedir. Aşağıda verilen bilgi kaynaklarını, İslam epistemolojisindeki tanımları ve bilgi değerleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Vahiy
İlham
Keşif
Rüya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Vahiy kavramı herkes için kesin ve bağlayıcı olan ilahi bilgi kaynağı ile; ilham, kalbe doğrudan doğan öznel bilgi ile; keşif, kalp gözünün açılmasıyla duyular ötesi gerçeklerin bilinmesiyle; rüya ise uykudaki zihni deneyimlerle eşleşmelidir.
Vahiy nesnel, kesin ve bağlayıcı iken rüya, ilham ve keşif özneldir ve başkalarını bağlamaz. Eşleşme bu ilkelere göre doğru şekilde yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Vahiy kavramının epistemolojik değerini incelemek.
Vahyin tüm insanlar için kesin, nesnel ve bağlayıcı olduğu sonucuna ulaşılır.
Vahiy Allah'tan peygamberlerine gelen ilahi mesajlar olduğu için dinin asıl ve genel geçer kaynağıdır.
2
İlham, keşif ve rüya kavramlarının bilgi değerini incelemek.
Bu üç kaynağın da öznel olduğu ve başkalarını bağlayıcı nitelikte olmadığı tespit edilir.
İlham kalbe doğan bilgi, keşif duyular ötesinin manevi algısı, rüya ise uykudaki algı olup nesnel olarak denetlenemezler.
3
Kavramları tanımlarıyla eşleştirmek.
Vahiy birinci tanım ile, ilham ikinci tanım ile, keşif üçüncü tanım ile, rüya ise dördüncü tanım ile eşleşir.
Her kavramın tanımındaki anahtar ifadeler eşleşmeyi doğrular.

Anahtar Kavram

Vahiy, rüya, ilham ve keşif kavramlarının İslam epistemolojisindeki bilgi değeri açısından farkları ve bağlayıcılık durumları.
Soru 2404Soru

İslam ahlak felsefesinde erdemler, insan ruhunun kuvvelerinin itidal (denge) üzere bulunmasıyla açıklanır. Bu kuvvelerden biri olan 'şehvet' (arzulama) gücünün akıl ve dinin rehberliğinde dengelenmesiyle 'iffet' erdemi ortaya çıkar. İffet; sadece cinsel arzuların kontrolü değil, yeme-içmeden harcamaya kadar tüm beşerî isteklerde ölçülü olmayı ifade eder. İffetin aşırılığı (ifrat) şehvetperestlik iken, eksikliği (tefrit) ise meşru arzulardan ve hayattan tamamen el etek çekmek anlamına gelen 'humud' (duyarsızlık) durumudur. Dolayısıyla iffet, arzuları yok etmeyi değil, onları akıl ve din sınırları içinde yönetmeyi amaçlar.

Bu parçadaki açıklamalardan hareketle, iffet erdemini içselleştirmiş bir bireyin aşağıdakilerden hangisini yapması beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşılaştığı haksızlıklar karşısında sessiz kalarak dünya işlerinden ve sosyal sorumluluklardan tamamen uzak durması

Cevap

Karşılaştığı haksızlıklar karşısında sessiz kalarak dünya işlerinden ve sosyal sorumluluklardan tamamen uzak durması
İffet erdemi, arzuları tamamen yok etmeyi veya hayattan tamamen koparak pasifleşmeyi değil, dengeli ve ölçülü bir yaşam sürmeyi gerektirir. Haksızlıklara karşı suskun kalıp dünyadan ve sorumluluklardan el etek çekmek iffet değil, onun tefrit (yetersizlik) boyutu olan 'humud' (duyarsızlık) durumudur. Bu nedenle bu tutum iffetli bir bireyden beklenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen iffet tanımını ve bu erdemin ifrat ile tefrit sınırlarını (şehvetperestlik ve humud) analiz etmek.
İffetin aşırılığının şehvetperestlik, yetersizliğinin ise meşru arzulardan ve dünyadan el etek çekmek anlamına gelen 'humud' (duyarsızlık) olduğu belirlenir.
İffet erdeminin sınırlarını doğru çizmek ve doğru değerlendirme yapabilmek için bu analiz gereklidir.
2
İffetli bir bireyden beklenen dengeli ve ölçülü tutumları seçeneklerle karşılaştırmak.
Tüketimde sadelik, meşru nimetlerden helal dairesinde yararlanma, edep sınırlarını koruma ve arzuları akılla yönetme gibi davranışların iffet erdemine uygun olduğu görülür.
Seçeneklerdeki olumlu tutumların iffet erdemiyle doğrudan ilişkisini kurabilmek amacıyla bu karşılaştırma yapılır.
3
İffetin tefrit boyutu olan 'humud' durumunun davranışsal karşılığını tespit etmek.
Haksızlıklar karşısında susup sosyal sorumluluklardan ve dünyadan tamamen uzaklaşmanın, iffet erdemiyle değil, bir ahlaki zafiyet olan humud durumuyla örtüştüğü saptanır.
İffetli bir bireyden beklenemeyecek olan seçeneği kesin olarak belirlemek için bu tespit yapılır.

Anahtar Kavram

İffet erdemi, onun ifrat ve tefrit boyutları (şehvetperestlik ve humud) ve bu erdemin sosyal/bireysel hayattaki yansımaları.
Soru 2405Soru

Sanat, insanın estetik duyarlılığının ifadesi olmasının yanı sıra inanç dünyasının da somut yansımasıdır. İslam mimarisinde camilerin iç mekan tasarımında tevhid inancını yansıtan, sonsuzluk ve birlik hissi uyandıracak biçimde geniş, sütunsuz alanlar tercih edilmiştir. Ancak bu camilerin inşasında kullanılan taş, ahşap gibi malzemelerin seçimi ve kubbenin dış formu, inşa edildiği bölgenin iklim koşullarına, coğrafi imkanlarına ve o bölgedeki yerel ustaların geleneksel yapım tekniklerine göre değişiklik göstermiştir.

Bu parçadan hareketle din, kültür ve sanat ilişkisi hakkında aşa��ıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dini inançlar sanat eserinin ruhunu ve anlam derinliğini şekillendirirken, kültür ve coğrafya ise bu eserin pratik ve biçimsel dış görünüşüne yön verir.

Cevap

Dini inançların sanat eserinin anlamını ve özünü belirlediği, kültür ve coğrafyanın ise bu anlamın somut dünyadaki biçimsel niteliklerini ve teknik yapısını şekillendirdiği yargısı doğrudur.
Parçada camilerin iç mekanlarındaki tevhid (birlik) algısının dinin sanata yön veren ruhunu oluşturduğu, ancak yapıda kullanılan malzemenin ve kubbe formunun ise coğrafi imkanlar ile yerel kültürel birikimin bir yansıması olduğu belirtilmektedir. Buradan hareketle, dinin sanata anlam ve derinlik (ruh) kazandırdığı, kültür ve coğrafyanın ise eserin somut biçimsel niteliklerini belirlediği sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana fikrin ve yardımcı düşüncelerin analiz edilmesi
Cami mimarisinde iç mekan genişliğinin dinin tevhid ilkesiyle, malzeme ve dış formun ise yerel kültür ve coğrafyayla ilişkili olduğunun saptanması
Din ve kültürün sanat eseri üzerindeki farklı etki alanlarını ayırt etmek için
2
Seçeneklerdeki ifadelerin din-kültür-sanat ilişkisi bağlamında değerlendirilmesi
Dinin sanatın ruhunu/anlamını, kültürün ise biçimsel yapısını şekillendirdiği çıkarımının doğru seçenek olarak belirlenmesi
Parçadaki 'tevhid vurgusunun' anlamı, 'malzeme ve tekniklerin' ise biçimi temsil ettiğini eşleştirmek için
3
Çeldirici seçeneklerde yer alan kültürel yanılgıların (kültürel ögeleri dinin aslı veya değişmez esası gibi görme) elenmesi
Evrensel ilkeler ile yerel formları birbirine karıştıran hatalı yargıların elenerek doğru cevaba ulaşılması
Çeldirici seçeneklerin neden yanlış olduğunu kesinleştirmek için

Anahtar Kavram

İslam sanatının gelişiminde dinin (tevhid inancı) özü ve anlamı belirlemesi, yerel kültürel unsurların ise biçimsel ve teknik çeşitliliği sağlaması
Soru 2406Soru

İslam'da doğru bilgi edinmenin ve sahih bir inanç oluşturmanın önündeki zihinsel engeller ile bu engelleri aşma yöntemlerine dair bazı kavramlar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Taassup
Taklitçilik
Tahkik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Taassup kavramı bağnazca körü körüne bağlanmayı ifade eden tanım ile, taklitçilik delilsiz şekilde başkalarını taklit etmeyi ifade eden tanım ile, tahkik ise delillere dayalı bilinçli kabulü ifade eden tanım ile eşleşmelidir.
Taassup, kişinin delilsizce kendi görüşlerine saplanıp kalması ve başka görüşlere kapanmasıdır; taklitçilik, başkalarından görüleni araştırmadan benimsemektir; tahkik ise aklî sorgulama ve araştırmayla elde edilen bilinçli kabuldür. Bu tanımlar sırasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Taassup kavramının tanımını belirleme
Taassup (bağnazlık), delilsiz şekilde bir görüşe körü körüne bağlanıp diğer fikirlere kapalı olmak anlamına geldiğinden birinci tanım ile eşleşir.
Kavramın kelime ve terim anlamını doğru tespit etmek.
2
Taklitçilik kavramının tanımını belirleme
Taklitçilik, bireyin kendi araştırmasını yapmadan başkalarının inançlarını aynen kopyalaması olduğundan ikinci tanım ile eşleşir.
Taklidi inancın önündeki engellerden biri olan taklit kavramını çözümlemek.
3
Tahkik kavramının tanımını belirleme
Tahkik, aklî sorgulama ve delillendirme ile ulaşılan sahih inanç yöntemi olduğundan üçüncü tanım ile eşleşir.
Taassup ve taklidi engelleyen doğru yöntemle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Taassup ve taklitçilik doğru inancın önündeki en büyük engellerdendir; bunların aşılması ise tahkik (araştırma ve delillendirme) yoluyla mümkündür.
Soru 2407Soru

Türkiye’nin mutlak (matematik) konumu dikkate alındığında, coğrafi koordinatları yaklaşık olarak verilen Muğla (3737^\circ Kuzey enlemi, 2828^\circ Doğu boylamı) ile Kars (4040^\circ Kuzey enlemi, 4343^\circ Doğu boylamı) şehirleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi enlem farkına bağlı olarak ortaya çıkan ve yalnızca mutlak konumla açıklanabilen bir durumdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup ve tan (alacakaranlık) sürelerinin Kars'ta Muğla'ya göre daha uzun olması

Cevap

Grup ve tan (alacakaranlık) sürelerinin Kars'ta Muğla'ya göre daha uzun olması
Grup ve tan sürelerinin Kars'ta Muğla'ya göre daha uzun olması, çizgisel hızın enleme bağlı olarak kutuplara doğru azalmasının doğrudan bir sonucudur. Kars daha kuzeyde yer aldığı için çizgisel hızı daha azdır ve bu durum Güneş'in ufuk çizgisi üzerindeki doğuş/batış hareketinin daha yavaş görünmesine, dolayısıyla alacakaranlık sürelerinin uzamasına yol açar. Bu özellik göreceli konum şartlarından tamamen bağımsızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin enlem derecelerinin belirlenmesi.
Muğla 3737^\circ Kuzey enleminde, Kars ise 4040^\circ Kuzey enlemindedir. Kars, Ekvator'a daha uzak ve Kuzey Kutbu'na daha yakındır.
Enleme bağlı değişimleri incelemek için şehirlerin Ekvator'a göre konumlarının netleştirilmesi gerekir.
2
Çizgisel hız ile enlem ilişkisinin kurulması.
Dünya'nın küresel şeklinden dolayı Ekvator'dan kutuplara doğru çizgisel hız azalır. Dolayısıyla çizgisel hız Kars'ta (4040^\circ K) Muğla'ya (3737^\circ K) göre daha azdır.
Grup ve tan süreleri doğrudan çizgisel hıza bağlı olarak değişir.
3
Çizgisel hız farkının grup ve tan sürelerine etkisinin analiz edilmesi.
Çizgisel hızın daha düşük olduğu Kars'ta Güneş'in ufuk düzlemindeki hareketi daha yavaş gerçekleşir. Bu yavaşlık, alacakaranlık (grup ve tan) sürelerinin Kars'ta daha uzun yaşanmasına neden olur. Bu durum yükselti veya denizellik gibi göreceli konum şartlarından etkilenmez, yalnızca mutlak konumun sonucudur.
Ulaşılan sonucun göreceli konum faktörlerinden bağımsız olup olmadığının teyit edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Mutlak Konumu ve Enlem Etkisi
Soru 2408Soru

Alevîlik-Bektaşîlikte cem, sadece bir ibadet değil; toplumsal düzenin, adaletin, sevgi ve saygının pekiştirildiği manevi bir meclistir. Bu meclise katılacak kişilerin öncelikle birbirleriyle helalleşmesi, üzerlerinde kul hakkı barındırmaması gerekir. Yılda bir kez yapılan ve toplumun manevi denetimden geçerek arındığı, küskünlerin barıştırıldığı cem ibadeti ile Alevî-Bektaşî yoluna ilk defa giren bir kimsenin pir huzurunda bağlılık sözü vermesiyle gerçekleştirilen cem ibadeti, bu geleneğin temelini oluşturur. Bu parçada sırasıyla manevi denetim/arınma cemi ile yola kabul cemi olarak bahsedilen cem ibadetlerinin doğru adlandırılması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görgü Cemi - İkrar Cemi

Cevap

Görgü Cemi - İkrar Cemi
Yıllık manevi arınma ve toplumsal denetim amacıyla gerçekleştirilen cem ibadeti Görgü Cemi olarak adlandırılır. Alevî-Bektaşî yoluna ilk kez giren bir kişinin pir huzurunda bağlılık sözü vermesiyle gerçekleştirilen cem ibadeti ise İkrar Cemi'dir. Dolayısıyla doğru sıralama Görgü Cemi - İkrar Cemi şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen 'yılda bir kez yapılan ve toplumun manevi denetimden geçerek arındığı cem ibadeti' tanımını analiz etmek.
Bu tanım Alevîlik-Bektaşîlikte Görgü Cemi kavramına karşılık gelir.
Görgü cemi, toplumun ve bireylerin yılda bir kez ahlaki ve manevi denetime tabi tutulduğu törendir.
2
Parçada geçen 'yola ilk defa giren kimsenin pir huzurunda bağlılık sözü vermesiyle gerçekleştirilen cem ibadeti' tanımını analiz etmek.
Bu tanım İkrar Cemi kavramına karşılık gelir.
İkrar cemi, yola giriş sözü ve sözleşmesi anlamına gelen ritüeldir.
3
Bulunan kavramları parçadaki sıraya uygun olarak eşleştirmek.
Görgü Cemi ve İkrar Cemi sıralaması elde edilir.
Soruda sırasıyla manevi denetim ile yola kabul cemlerinin adları sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Alevîlik-Bektaşîlikte Cem Çeşitleri ve İşlevleri
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 2409Soru

İslam ahlakında bireysel ve toplumsal hayatı güzelleştiren çeşitli olumlu tutum ve erdemler yer almaktadır. Aşağıda sol sütunda verilen ahlaki erdemleri, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevazu
Haya
Hilm
Sıdk

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevazu kavramı alçakgönüllü davranma tanımıyla; haya kavramı utanma duygusu tanımıyla; hilm kavramı öfkeyi yenerek yumuşak huylu davranma tanımıyla; sıdk kavramı ise söz ve eylemlerde dürüst olma tanımıyla eşleşmektedir.
Verilen ahlaki erdemlerin tanımları incelendiğinde; alçakgönüllülüğü ifade eden tevazu üçüncü açıklama ile, utanma duygusunu ifade eden haya birinci açıklama ile, öfkeyi yenebilme olgunluğunu ifade eden hilm dördüncü açıklama ile ve dürüstlüğü ifade eden sıdk ikinci açıklama ile tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tevazu erdeminin tanımını belirleme.
Tevazu, kibirlenmeme ve alçakgönüllü olma anlamına gelir. Bu yüzden üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kavramın kökenindeki alçakgönüllülük anlamını bulmak.
2
Haya erdeminin tanımını belirleme.
Haya, fıtri bir utanma duygusu olup insanı kötülüklerden korur. Bu yüzden birinci açıklama ile eşleşir.
Utanma ve ahlaki çekince özelliklerini haya kavramıyla bağdaştırmak.
3
Hilm erdeminin tanımını belirleme.
Hilm, öfkeyi kontrol etme ve yumuşak huylu olma durumudur. Bu yüzden dördüncü açıklama ile eşleşir.
Ağırbaşlılık ve sakinlik özelliklerini hilm kavramıyla ilişkilendirmek.
4
Sıdk erdeminin tanımını belirleme.
Sıdk, doğruluk ve dürüstlük demektir. Bu yüzden ikinci açıklama ile eşleşir.
Özü sözü bir olma ve dürüstlük ilkelerini sıdk kavramıyla eşleştirmek.

Anahtar Kavram

İslam ahlakındaki temel erdemler (tevazu, haya, hilm, sıdk) ve tanımları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2410Soru

Sıcaklık ile bağıl nem arasında genellikle ters orantı bulunur. Sıcaklık arttıkça havanın genleşerek nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) artması, bağıl nem oranının düşmesine neden olur.

Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi bu duruma ters düşen bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekvatoral bölgenin yıl boyunca sıcak olmasına rağmen bağıl nem oranının sürekli yüksek olması

Cevap

Ekvatoral bölgenin yıl boyunca sıcak olmasına rağmen bağıl nem oranının sürekli yüksek olması
Doğru yanıt, Ekvatoral bölgenin yıl boyunca sıcak olmasına rağmen bağıl nem oranının sürekli yüksek olması durumunu belirten seçenektir. Sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde maksimum nem arttığı için normal şartlarda bağıl nemin düşmesi beklenir. Ancak Ekvatoral bölgede okyanuslar, gür bitki örtüsü ve sürekli buharlaşma nedeniyle mutlak nem çok yüksek olduğundan, bu durum sıcaklığın bağıl nemi düşürücü etkisini bastırır ve bağıl nem sürekli yüksek kalır. Bu durum genel kuralla çelişen bir istisnadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık ve bağıl nem ilişkisini tanımlama
Genel kurala göre sıcaklık ile bağıl nem arasında ters orantı vardır. Sıcaklık arttıkça maksimum nem (havanın hacmi) artar, bu da bağıl nemi düşürür.
Hangi seçeneğin bu kurala aykırı (istisna) olduğunu bulmak için temel kuralın anlaşılması gerekir.
2
Seçeneklerdeki sıcaklık ve bağıl nem durumlarını analiz etme
Ekvatoral bölge yıl boyunca sıcaktır. Genel kurala göre bağıl nemin düşük olması beklenirken, yüksek nem kaynağı ve sürekli yağışlar nedeniyle bağıl nem oranı her zaman yüksektir (yaklaşık %80 ve üzeri).
Genel kurala istisna oluşturan durumu (nem kaynağının bolluğu nedeniyle yüksek mutlak nem etkisini) belirlemek.
3
Diğer seçeneklerin kuralla uyumunu kontrol etme
Karasal bölgelerde kışın soğuma nedeniyle bağıl nemin artması, gündüz sıcaklığın artmasıyla nem açığının artması, yükselen havanın soğuyarak bulut oluşturması ve kutupların soğuk olması nedeniyle bağıl nemin yüksek olması durumlarının tamamı genel sıcaklık-bağıl nem ters orantısı ile açıklanır.
Doğru cevabın netleştirilmesi ve diğer çeldiricilerin elenmesi.

Anahtar Kavram

Sıcaklık, maksimum nem ve bağıl nem arasındaki ilişki ile nem kaynaklarının bağıl neme etkisi
Soru 2411Soru

Hz. Muhammed'in hayatındaki bazı uygulamalar ile bu uygulamaların temsil ettiği istişare ilkeleri aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki olayları, sağ sütundaki en uygun istişare ilkesi ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hudeybiye Antlaşması sonrasında sahabenin kurban kesmede tereddüt etmesi üzerine Hz. Peygamber'in eşi Hz. Ümmü Seleme ile görüşmesi ve onun tavsiyesini uygulaması.
Uhud Savaşı öncesinde düşmanın nerede karşılanacağı görüşülürken Hz. Peygamber'in kendi savunma savaşı yapma isteğine rağmen, sahabenin çoğunluğunun meydan savaşı yapılması yönündeki kararına uyması.
Hendek Savaşı öncesinde Medine'nin nasıl savunulacağı tartışılırken, aslen İranlı olan Selman-ı Farisi'nin o dönemde Araplar tarafından bilinmeyen hendek kazma stratejisini kabul etmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hudeybiye'deki danışma olayı aile üyelerinin görüşlerine değer verilmesiyle; Uhud Savaşı öncesi karar ortak akla riayet edilmesiyle; Hendek Savaşı'ndaki karar ise uzmanlık ve farklı kültürel birikimlerin tecrübesinden yararlanılmasıyla eşleşir.
Eşleştirme, Hz. Peygamber'in istişare uygulamalarındaki farklı boyutları yansıtır: Eşi Hz. Ümmü Seleme ile istişaresi kadınların ve aile üyelerinin fikirlerine değer verilmesini; Uhud'da çoğunluğun kararına uyması ortak akla sadakati; Selman-ı Farisi'nin hendek önerisini kabul etmesi ise uzmanlığa ve yabancı tecrübelere açıklığı gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hudeybiye Antlaşması sonrasındaki olayı değerlendirmek.
Hz. Peygamber'in kriz anında eşi Hz. Ümmü Seleme ile istişare etmesi ve onun önerisini uygulaması, aile içi istişareyi ve kadınların kararlardaki rolünü vurgular.
Olayın hangi istişare ilkesiyle örtüştüğünü saptamak.
2
Uhud Savaşı öncesindeki karar sürecini analiz etmek.
Hz. Peygamber'in kendi şahsi fikri yerine meclisteki çoğunluğun fikrine uyması, şahsi görüşlerin ortak aklın gerisinde tutulması gerektiğini gösterir.
Demokratik ve ortak akla dayalı karar alma sürecini tespit etmek.
3
Hendek Savaşı'ndaki savunma kararını incelemek.
İran coğrafyasına ait hendek kazma yönteminin Selman-ı Farisi'nin tavsiyesiyle benimsenmesi, faydalı uzmanlık ve yabancı tecrübelere açık olunduğunu gösterir.
Bilgi ve tecrübede liyakat ile kültürel etkileşimi kavramak.

Anahtar Kavram

İstişarede ortak akla uymak, uzmanlık ve ehliyetten yararlanmak, aile bireylerinin görüşlerine değer vermek.
Soru 2412Soru

Din ve ahlak arasındaki ilişkiyi gösteren aşağıdaki ayet ve hadisleri, ifade ettikleri ahlaki/dini boyutlarla en uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." (Hadis)
"Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır." (Hadis)
"Şüphesiz Allah; adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar." (Nahl Suresi, 90. ayet)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Peygamberin gönderiliş amacından bahseden ilk hadis, gönderiliş gayesi ile ahlaki değerleri ilişkilendiren ikinci sağ ögeyle; iman-ahlak ilişkisini kuran ikinci hadis, inancın ahlaki eylemlerle görünürlük kazanması gerektiğini belirten üçüncü sağ ögeyle; Allah'ın emir ve yasaklarını bildiren ayet ise vahyin ahlakı inşa etmedeki rolünü vurgulayan birinci sağ ögeyle eşleşir.
Doğru eşleştirmeler yapıldığında; peygamberin gönderiliş amacı güzel ahlakı tamamlama hadisiyle, imanın olgunluğunun güzel ahlakla ölçülmesi inanç-eylem bütünlüğüyle, ilahi emir ve yasakların ahlakı yapılandırması ise Nahl suresi 90. ayetiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk hadisi analiz etmek.
"Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" ifadesinin, peygamberin gönderiliş amacı (nübüvvetin gayesi) ile ahlak arasındaki ilişkiyi kurduğu tespit edilir. Bu durum, Hz. Peygamber'in gönderiliş gayesi ile ahlaki değerlerin hayata geçirilmesini ilişkilendiren ifadeyle eşleşir.
Hadisin temel mesajı olan nübüvvetin ahlakı tamamlama gayesini sağ sütundaki kavramlarla eşleştirmek.
2
İkinci hadisi analiz etmek.
"İman bakımından en mükemmel olanın ahlakı en güzel olandır" ifadesinin, iman (inanç) ile ahlak arasında bir korelasyon kurduğu görülür. Bu durum, inanç esaslarının ahlaki eylemlerle görünürlük kazanması gerektiğini belirten ifadeyle eşleşir.
Hadiste geçen iman ve ahlak bağıntısının, inanç ve davranışsal pratik ilişkisini kurduğunu anlamak.
3
Nahl suresinin 90. ayetini analiz etmek.
Ayetteki adalet, iyilik, yardımlaşma emirleri ile hayasızlık ve azgınlık yasaklarının doğrudan ahlaki kurallarla ilişkili olduğu görülür. Bu durum, dinin kurallarının ahlakı inşa etmedeki doğrudan belirleyici rolünü yansıtan ifadeyle eşleşir.
Vahyin (dinin kaynağının) doğrudan ahlaki ilkeleri emredip yasakladığını saptamak.

Anahtar Kavram

İslam'da inanç-ahlak ilişkisi ile ibadet ve vahyin ahlaki olgunlaşmadaki rolü.
Soru 2413Soru

Karadeniz kıyılarında geleneksel yöntemlerle ahşap tekne yapan bir usta, herhangi bir teorik mühendislik eğitimi almamıştır. Ancak babasından ve ustalarından gördüğü pratik becerileri, ağacın esnekliğini ölçme yollarını ve el aletlerini kullanma maharetini birleştirerek deniz dalgalarına dayanıklı, işlevsel tekneler üretmektedir. Ustanın bu faaliyeti esnasında kullandığı, doğayı insan yararına değiştirmeyi amaçlayan ve pratik bir faydaya yönelen bilgi birikimi ön plana çıkmaktadır.

Buna göre, tekne ustasının tekneleri inşa ederken kullandığı bu bilgi türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teknik bilgi

Cevap

Teknik bilgi
Doğru cevap teknik bilgidir. Teknik bilgi, insanın doğayı pratik amaçları doğrultusunda değiştirerek fayda sağlamaya yönelik araç-gereç üretme ve kullanma bilgisidir. Geleneksel tekne ustasının araç gereçleri ve tecrübeyi kullanarak işlevsel tekneler inşa etmesi bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel vurgunun belirlenmesi
Ustanın teorik mühendislik eğitimi almadığı, pratik becerilerle ve araç-gereçleri kullanarak işlevsel bir ürün (tekne) ortaya koyduğu tespit edilir.
Sorunun hangi bilgi türünün tanımına ve özelliklerine karşılık geldiğini anlamak.
2
Bilgi türlerinin tanımlarıyla karşılaştırma yapılması
İnsanın doğayı pratik amaçlarla değiştirmesi ve araç-gereç yapması özelliğinin teknik bilgi tanımıyla birebir örtüştüğü görülür.
Seçeneklerdeki diğer bilgi türlerini eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Teknik Bilgi
Soru 2414Soru

aa, bb ve cc sıfırdan farklı birer gerçel sayı olmak üzere;
aba \cdot b, bcb \cdot c ve aca \cdot c çarpımlarından iki tanesi rasyonel sayı, bir tanesi ise irrasyonel sayıdır.

Buna göre,
I. aa, bb ve cc sayılarının üçü de irrasyonel sayıdır.
II. abca \cdot b \cdot c çarpımı irrasyonel sayıdır.
III. a+b+ca + b + c toplamı sıfır olamaz.

ifadelerinden hangileri her zaman doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III
Verilen bilgilere göre, aba \cdot b ve bcb \cdot c rasyonel sayı iken aca \cdot c irrasyonel sayı olsun. Bu durumda sayılardan herhangi birinin rasyonel olması diğerlerini de rasyonel yapacağından çelişki doğar; yani tüm sayılar irrasyoneldir (I. ifade doğru). abca \cdot b \cdot c çarpımı rasyonel olsaydı, rasyonel olan aba \cdot b çarpımına bölündüğünde rasyonel bir cc sayısı elde edilirdi ki bu da çelişkidir (II. ifade doğru). Son olarak, a+b+c=0a+b+c=0 olsaydı b2b^2 rasyonel olur ve bu da aca \cdot c çarpımını rasyonel yapardı. Bu çelişki nedeniyle toplam sıfır olamaz (III. ifade doğru).

Adım Adım Çözüm

1
Çarpımların rasyonel ve irrasyonel olma durumlarını belirleme.
Genelliği bozmadan ab=q1Qa \cdot b = q_1 \in \mathbb{Q} ve bc=q2Qb \cdot c = q_2 \in \mathbb{Q} rasyonel sayılar olsun. Bu durumda aca \cdot c çarpımı irrasyonel sayı (Q\mathbb{Q}') olur.
Soruda verilen koşula göre üç çarpımdan tam olarak ikisi rasyonel, biri irrasyoneldir.
2
I. öncülün doğruluğunu ispatlama.
aa, bb ve cc sayılarının üçü de irrasyoneldir.
Eğer bu sayılardan herhangi biri rasyonel olsaydı (örneğin bQb \in \mathbb{Q}), sıfırdan farklı oldukları için diğer tüm sayılar da rasyonel olurdu (a=q1/ba = q_1/b ve c=q2/bc = q_2/b). Bu durum aca \cdot c'nin irrasyonel olmasıyla çelişirdi.
3
II. öncülün doğruluğunu ispatlama.
abca \cdot b \cdot c çarpımı irrasyoneldir.
Eğer bu çarpım rasyonel olsaydı (abc=q3Qa \cdot b \cdot c = q_3 \in \mathbb{Q}), aba \cdot b rasyonel olduğundan, c=q3/(ab)c = q_3 / (a \cdot b) sayısı da rasyonel olmak zorunda kalırdı. Ancak cc'nin irrasyonel olduğunu biliyoruz.
4
III. öncülün doğruluğunu ispatlama.
a+b+ca+b+c toplamı sıfır olamaz.
Eğer a+b+c=0a+b+c = 0 olsaydı, a+c=ba+c = -b olurdu. Buradan b(a+c)=b2b(a+c) = -b^2 elde edilirdi. aba \cdot b ve bcb \cdot c rasyonel olduğundan, bunların toplamı olan b(a+c)=b2b(a+c) = -b^2 de rasyonel olurdu. Bu durumda b2b^2 rasyonel olur ve ac=(ab)(bc)b2a \cdot c = \frac{(a \cdot b)(b \cdot c)}{b^2} ifadesi rasyonel olmak zorunda kalırdı. Bu durum aca \cdot c'nin irrasyonel olmasıyla çelişir.

Anahtar Kavram

Sayı Kümelerinin (Rasyonel ve İrrasyonel Sayılar) Çarpma ve Toplama İşlemleri Altındaki Kapalılık ve İlişki Özellikleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 2415Soru

Bir tarihçi, kütüphanenin tozlu raflarında yaptığı araştırmalar sırasında Osmanlı dönemine ait el yazması bir eser bulur. Bu eserin somut bir nesne olarak kütüphanede bulunması ile tarihçinin 'Bu eser Lale Devri'ndeki sosyal yaşamı anlatmaktadır.' şeklindeki iddiası bilgi felsefesinin iki farklı kavramına karşılık gelmektedir. Tarihçi, bu iddiasını kanıtlamak için eserin kağıt türünü, mürekkep yapısını ve dönemin diğer tarihi belgeleriyle olan uyumunu ortaya koyan bilimsel bir rapor hazırlar.

Buna göre parçada sırasıyla bilgi felsefesinin hangi temel kavramları örneklendirilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçeklik - Doğruluk - Temellendirme

Cevap

Gerçeklik - Doğruluk - Temellendirme
Doğru sıralama 'Gerçeklik - Doğruluk - Temellendirme' olmalıdır. Çünkü el yazması eserin kütüphanedeki fiziksel mevcudiyeti zihinden bağımsız bir 'gerçeklik'tir. Tarihçinin eser hakkındaki düşüncesi/yargısı bir 'doğruluk' iddiasıdır. Bu iddiayı ispatlamak için sunduğu belgeler ve rapor ise bir 'temellendirme' faaliyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk durumu analiz etme.
El yazması eserin somut bir nesne olarak kütüphanede bulunması, insan zihninden bağımsız bir varoluşu temsil ettiğinden 'gerçeklik' kavramına karşılık gelir.
Gerçeklik, bilinçten bağımsız olarak dış dünyada var olan her şeydir.
2
Parçadaki ikinci durumu analiz etme.
Tarihçinin 'Bu eser Lale Devri'ndeki sosyal yaşamı anlatmaktadır.' iddiası, gerçekliğe dair ortaya atılan bir yargı olduğundan 'doğruluk' kavramına karşılık gelir.
Doğruluk, zihindeki bir yargı veya önermenin dış dünyadaki gerçeklikle uyuşmasıdır.
3
Parçadaki üçüncü durumu analiz etme.
Tarihçinin bu iddiasını kanıtlamak için bilimsel rapor hazırlayıp kanıtlar sunması 'temellendirme' kavramına karşılık gelir.
Temellendirme, ortaya atılan bir iddianın ya da bilginin dayanaklarının, gerekçelerinin gösterilmesidir.

Anahtar Kavram

Bilgi felsefesinin temel kavramlarından gerçeklik (nesnel varoluş), doğruluk (bilginin nesnesiyle uyuşması) ve temellendirme (bilginin gerekçelendirilmesi) arasındaki farklar ve ilişkiler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2416Soru

Bir sayı doğrusu üzerinde yer alan A={5,82,0,9,73,4.2}A = \{-5, -\frac{8}{2}, 0, \sqrt{9}, \frac{7}{3}, 4.2\} kümesinin elemanları işaretleniyor.

Buna göre, AA kümesinin elemanlarından kaç tanesi aynı zamanda bir tam sayıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4

Cevap

Kümedeki elemanlardan 4 tanesi tam sayıdır.
Kümede yer alan 5-5, 82=4-\frac{8}{2} = -4, 00 ve 9=3\sqrt{9} = 3 sayıları tam sayılar kümesinin elemanlarıdır. Dolayısıyla bu grupta 4 adet tam sayı bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kümenin her bir elemanının tam sayı olup olmadığını kontrol etmek.
5-5, 82=4-\frac{8}{2} = -4, 00 ve 9=3\sqrt{9} = 3 sayılarının tam sayı olduğu; 73\frac{7}{3} ve 4.24.2 sayılarının ise tam sayı olmadığı belirlenir.
Bir sayının tam sayı kümesine ait olması için virgülsüz veya sadeleştiğinde tam sayı belirten bir biçimde yazılabilmesi gerekir.
2
Belirlenen tam sayıları saymak.
Tam sayı olan elemanlar sayıldığında 4 adet tam sayı olduğu görülür.
Soruda istenen toplam tam sayı adedine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Sayı kümelerinin tanımları ve elemanların bu kümelere olan üyeliklerinin belirlenmesi.
Soru 2417Soru

Ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasının varlığını nesnel (objektif) temelde kabul eden filozoflar, bu yasanın temelini ve ölçütünü insanın öznel duygu, arzu ve çıkarlarından bağımsız olan mutlak bir alanda aramışlardır.

Buna göre, sol sütundaki temel ahlaki ilkeler ile sağ sütundaki felsefi yaklaşımların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıd��r?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahlaki eylemin değerini, hiçbir kişisel çıkar veya sonuca bağlamadan, yalnızca aklın bir buyruğu olan ödev bilincine dayandıran yaklaşım.
Erdemi ve doğru eylemi, duyusal dünyanın ötesinde yer alan aşkın, değişmez ve mutlak bir gerçeklik olan 'İyi İdeası'na yönelmek olarak tanımlayan yaklaşım.
Ahlak yasasını, insanın tutkularından sıyrılarak doğanın ve evrenin rasyonel, zorunlu düzeniyle (Tanrı ile) bütünleşmesinde bulan yaklaşım.
İnsanın nihai mutluluğunu ve ahlaki olgunluğunu, kozmik düzenin kaynağı olan Etkin Akıl ile bağ kurarak en yüksek iyiye ulaşmasında gören yaklaşım.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki ödev bilincine dayanan ilke Kant'ın etik anlayışıyla; İyi İdeası'nı temel alan ilke Platon'un etik anlayışıyla; doğa ve zorunlu düzenle bütünleşmeyi savunan ilke Spinoza'nın etik anlayışıyla; Etkin Akıl ile bağ kurarak en yüksek iyiye ulaşmayı hedefleyen ilke ise Farabi'nin etik anlayışıyla eşleşmektedir.
Eşleştirme, nesnel ahlak yasasını kabul eden filozofların temel kavramsal temellerine dayanmaktadır. Ödev bilinci ve koşulsuz buyruk Kant'a; mutlak aşkın İyi İdeası Platon'a; panteist doğa zorunluluğu Spinoza'ya; Etkin Akıl ile temellenen ahlaki yetkinlik ise Farabi'ye aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ilkedeki anahtar kavram olan 'ödev bilinci' incelenir.
Ödev bilinci, eylemin sonucundan bağımsız olarak aklın koşulsuz buyruğuna dayanır ve bu görüş Kant'a aittir. Birinci ilke Kant'ın etik anlayışıyla eşleşir.
Kant, ahlaki eylemin doğruluğunu sadece ödeve uygun niyetle yapılmış olmasına dayandırarak nesnelleştirir.
2
İkinci ilkedeki anahtar kavram olan 'İyi İdeası' incelenir.
İyi İdeası, Platon'un metafizik sisteminin en üst basamağıdır ve ahlaki değerlerin nesnel kaynağıdır. İkinci ilke Platon'un etik anlayışıyla eşleşir.
Platon'a göre gerçek ve değişmez değerler duyular evreninde değil, yalnızca akılla kavranabilen İdealar Dünyası'ndadır.
3
Üçüncü ilkedeki 'doğanın/evrenin zorunlu düzeniyle bütünleşme' kavramı incelenir.
Tanrı ile doğayı bir tutan panteist felsefesinde Spinoza, ahlakı doğanın rasyonel zorunluluğunun kavranması ve ona boyun eğilmesi olarak görür. Üçüncü ilke Spinoza'nın etik anlayışıyla eşleşir.
Spinoza'ya göre insan, tutkularından kurtulup evrensel düzenin (Tanrı'nın) zorunlu yasasını anladığı ölçüde ahlaklı ve özgür olur.
4
Dördüncü ilkedeki 'Etkin Akıl' kavramı incelenir.
Farabi'nin sudur teorisine ve kozmolojisine dayanan bu görüşte, insanın en yüksek mutluluğu ve ahlaki yetkinliği Etkin Akıl ile temas kurarak sağlanır. Dördüncü ilke Farabi'nin etik anlayışıyla eşleşir.
Farabi'de nesnel ahlak yasasının kaynağı, evrensel düzeni düzenleyen ve aydınlatan aşkın bir ilke olan Etkin Akıl'dır.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasının Nesnel Temelleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2418Soru

Sayı doğrusu üzerinde 73-\frac{7}{3} ile 134\frac{13}{4} sayıları arasında kaç tane doğal sayı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4

Cevap

Verilen aralıkta 4 tane doğal sayı vardır.
Aralıktaki doğal sayılar 0,1,20, 1, 2 ve 33 olduğundan doğru cevap 44 olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sınır değerlerinin yaklaşık ondalık değerlerini hesaplayın.
732.33-\frac{7}{3} \approx -2.33 ve 134=3.25\frac{13}{4} = 3.25 olur.
Aralıktaki sayıların sınırlarını sayı doğrusunda daha rahat görebilmek için.
2
Bu aralıkta bulunan doğal sayıları (0,1,2,3,0, 1, 2, 3, \dots) tespit edin.
0,1,20, 1, 2 ve 33 sayıları bu aralıktadır.
Doğal sayılar negatif olamaz ve 00'dan başlar.
3
Tespit edilen doğal sayıların kaç tane olduğunu sayın.
Toplam 44 adet doğal sayı bulunur.
Soruda istenen cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Doğal Sayılar Kümesi Tanımı ve Elemanları

Alternatif Yöntem

Sayı doğrusunda 2.33-2.33 ile 3.253.25 arasındaki tam sayıları {2,1,0,1,2,3}\{-2, -1, 0, 1, 2, 3\} olarak yazıp, bunlardan sadece negatif olmayanları seçerek {0,1,2,3}\{0, 1, 2, 3\} kümesini bulabiliriz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2419Soru

Maddi veya manevi zorluklar, tehlikeler karşısında korkuya kapılmayıp cesaret göstermek; vatanı, milleti, canı ve namusu korumak için yiğitçe davranmak İslam ahlakında önemli bir erdem kabul edilir.

Buna göre, bahsedilen bu erdem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şecaat

Cevap

Şecaat erdemi
Doğru cevap, cesaret ve yiğitlik anlamına gelen şecaat kavramıdır. Metinde bahsedilen maddi ve manevi zorluklar karşısında korkuya kapılmamak, vatanı ve mukaddesatı korumak için yiğitçe davranmak şecaat erdeminin temel tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki anahtar kavramları (korkusuzluk, cesaret, vatanı ve mukaddesatı koruma için yiğitlik) belirleyin.
Metinde cesaret, yiğitlik ve tehlikeler karşısında korkmama durumunun vurgulandığı görülür.
Soruda hangi ahlaki erdemin tanımlandığını tespit etmek için metnin ana fikri analiz edilmelidir.
2
Bu kavramların İslam ahlakındaki karşılığını seçeneklerle eşleştirin.
Cesaret ve yiğitlik anlamına gelen erdemin 'şecaat' olduğu belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için terimsel eşleştirme yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

İslam ahlakındaki temel erdemlerden biri olan şecaat (cesaret)
Tahmini Süre:45s
Soru 2420Soru

Türkiye'nin göreceli (özel) konumunun ortaya çıkardığı bazı coğrafi durumlar ile bu durumların ortaya çıkmasındaki temel göreceli konum faktörlerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İzmir'den Van'a doğru gidildikçe s��caklık ortalamalarının düşmesi ve karın yerde kalma süresinin uzaması
Karadeniz kıyı kuşağında yıllık yağış miktarının Ege kıyı kuşa��ına göre belirgin derecede fazla olması
Hazar Havzası ve Orta Doğu petrol ile doğal gaz kaynaklarının Avrupa pazarlarına taşınmasında bir köprü görevi görmesi
İç Anadolu'nun iç kesimlerinde yıllık yağış miktarının az olması ve günlük sıcaklık farklarının yüksek seyretmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İzmir ve Van arasındaki sıcaklık farkı yükseltiyle; Karadeniz ile Ege kıyılarındaki yağış farkı dağların uzanış doğrultusuyla; enerji koridoru olma durumu kıtalararası jeopolitik kavşak konumuyla; İç Anadolu'daki kuraklık ve karasallık ise çevredeki dağ sıralarının nemli havayı engellemesiyle eşleşmektedir.
İzmir ve Van arasındaki sıcaklık farkı yükseltinin artmasıyla; Karadeniz ile Ege arasındaki yağış farkı dağların uzanış yönüyle; enerji koridoru konumu stratejik kıtalararası geçiş koridoru olmasıyla; İç Anadolu'daki karasallık ise çevreleyen dağların nemli havayı kesmesiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin analizi
İzmir ve Van yaklaşık aynı enlemdedir. Sıcaklık ve kar örtüsü sürelerindeki fark enlemle açıklanamaz; bu fark batıdan doğuya doğru yükseltinin artmasından kaynaklanır. Dolayısıyla bu ifade batıdan doğuya yükseltinin artmasıyla eşleşir.
Aynı enlem üzerindeki sıcaklık farklarını göreceli konum faktörleriyle açıklamak.
2
İkinci ifadenin analizi
Karadeniz'de dağlar kıyıya paralel uzanarak denizden gelen nemli rüzgarları dik karşılar ve bol yağış alır. Ege'de ise dağlar kıyıya dik uzandığı için nemli hava içeri sokulur ve kıyıda aşırı yağış birikmez. Bu durum dağların uzanış doğrultusuyla eşleşir.
Yıllık yağış miktarı ve dağılışında dağların uzanış doğrultusunun etkisini saptamak.
3
Üçüncü ifadenin analizi
Enerji koridoru ve transit ticaret yolları, Türkiye'nin enerji üreten ülkeler ile tüketen Avrupa arasında jeopolitik ve stratejik bir geçiş noktasında bulunmasının bir sonucudur.
Ekonomik ve ulaşım coğrafyası özelliklerini Türkiye'nin kıtalararası jeopolitik konumuyla ilişkilendirmek.
4
Dördüncü ifadenin analizi
İç Anadolu Bölgesi'nin etrafının Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları ile çevrili olması, denizel etkilerin içeriye sokulmasını engeller. Bu durum karasallığa ve yağış azlığına yol açar.
Yer şekillerinin çevreye göre çanak durumunda bulunmasının nemlilik ve yağış üzerindeki etkisini belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de göreceli konuma bağlı yükselti, karasallık-denizellik, yer şekillerinin uzanış doğrultusu ve jeopolitik konum faktörlerinin coğrafi sonuçları.
ÖncekiSayfa 121 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin