Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Hz. Muhammed, Bedir Savaşı’nda ordunun yerleştirileceği yer hususunda Hubâb b. Münzir’in önerisiyle kendi fikrinden vazgeçmiş; Hendek Savaşı’nda ise Selmân-�� Fârisî’nin önerisi doğrultusunda şehrin etrafına hendek kazılması kararını onaylamıştır. Buna mukabil, Hudeybiye Antlaşması sürecinde sahabenin bazı maddelere yönelik yoğun itirazlarına rağmen, kendisine bildirilen vahiy ve ilahi işaretler doğrultusunda antlaşmayı imzalamıştır. Bu tarihsel uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde, İslam’daki istişare prensibi ve Hz. Muhammed’in bu prensibi hayata geçirme biçimiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
Benedetto Croce'ye göre sanat, sanatçının ruhunda gerçekleşen özgün ve biricik bir sezgidir. Sanat eseri, bu içsel sezginin dışsallaşmış halinden ibarettir ve bu süreç tamamen özneldir. Her alımlayıcı (izleyici) bir sanat eserine yöneldiğinde, kendi içsel yaşantısı, sezgileri ve o anki ruh haliyle o eseri kendi zihninde yeniden üretir. Dolayısıyla, bir eserin estetik değeri nesnel bir nitelik taşımadığı gibi, tüm insanlar için geçerli ortak bir beğeni yargısından söz etmek de imkânsızdır.
Bu parçada savunulan görüşe göre, estetik yargılarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatındaki bazı uygulamalar ve bu uygulamaların karar alma süreçleriyle olan ilişkisine dair aşağıdaki durumları, temsil ettikleri ilkelerle veya sınırlar doğrultusunda eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam ahlak sisteminin şekillenmesinde kaynakların hiyerarşisi ve birbiriyle olan ilişkisi büyük önem taşır. Bu sistemin ana çerçevesini çizen Kur'an-ı Kerim, evrensel ahlak ilkelerini ortaya koyarak inananlara rehberlik eder. Sünnet ise Kur'an’ın getirdiği bu genel ilkelerin günlük yaşamdaki pratik uygulamalarını, detaylarını ve ahlaki örnekliğini sergiler. Ancak İslam düş��ncesinde ahlaki değerlerin tek kaynağı vahiy değildir; insanın doğuştan getirdiği selim akıl da iyi ile kötüyü ayırt etme yeteneğine sahiptir. Bununla birlikte akıl, vahyin belirlediği temel ahlak s��nırlarını aşarak tek başına bağımsız ve mutlak ahlak kuralları koyucu bir konuma yerleştirilemez. Toplumsal örf ve adetler de dinin özüne ve ahlak prensiplerine ters düşmediği sürece ahlakın yardımcı bir kaynağı olarak kabul edilir.
Buna göre İslam ahlakının kaynakları ve yapısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Evrensel ahlak yasasının varlığını nesnel (objektif) bir temele dayandıran filozoflar, ahlaki eylemin ölçütünü insanın öznel arzularından bağımsız bir alanda aramı��lardır. Buna göre, sol sütundaki filozofları sağ sütunda verilen ve evrensel ahlak yasasını nesnel olarak temellendirdikleri temel ilkelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam dininde bilginin inanca dönüşme sürecinde imanın mahiyeti ve bilgiyle olan ilişkisi büyük önem taşır. Aşağıda verilen iman durumlarını ve bunlara ait özellikleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Deniz üzerinden gelerek kıyı çizgisine paralel uzanan bir dağ sırasının yamacı boyunca yükselen ve dağın diğer yamacında alçalarak fön rüzgarına dönüşen bir hava kütlesi bulunmaktadır. Bu hava kütlesinin hareketi boyunca nem özellikleri ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
İslam dininin temel amaçlarından biri olan dinin korunması (hıfzu'd-din) ilkesiyle ilgili aşağıdaki tanımları doğru kavramlarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir coğrafyacı, Türkiye fiziki haritasında Van Gölü'n��n yerini inceler. Van Gölü, insan zihninden tamamen bağımsız olarak yeryüzünde yer kaplayan somut bir varoluşa sahiptir. Öte yandan, coğrafyacının hazırladığı raporda geçen 'Van Gölü, Türkiye'nin en büyük sodalı gölüdür.' ibaresi ise bu nesnel durum hakkındaki zihinsel bir yargıyı yansıtır.
Buna göre parçada örneklendirilen durumdan yola çıkılarak bilgi felsefesinin temel kavramlarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Hz. Muhammed'in hayatında karşılaştığı zorluklar karşısındaki cesaret ve kararlılığını gösteren olaylar ile bu olayların yansıttığı temel tutumları eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam dünyasında geniş bir yayılma alanı bulan bir tasavvufi yorumda; manevi gelişim sürecinde bilincin uyanık tutulması amacıyla bazı temel ilkeler belirlenmiştir. Bu ilkelerden bazıları şunlardır:
* Hûş der dem: Alınan her nefeste uyanık olmak, Allah'ı unutmamak.
* Nazar ber kadem: Yürürken bakışların ayak ucunda olması, harama bakmaktan ve zihni bulandıracak dış etkenlerden kaçınmak.
* Halvet der encümen: Toplum içinde, halkla beraberken bile kalben Allah ile baş başa olmak, O'ndan gafil olmamak.
Gizli (hafi) zikri ve bu ahlaki prensipleri manevi terbiyenin merkezine koyan tasavvufî yorum aşağıdakilerden hangisidir?
İslam ahlakında yer alan bazı temel erdemler ile bu erdemlerin tanımları aşağıda karışık olarak verilmiştir.
Aşağıdaki ahlaki erdemleri, bu erdemlerin doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam sanatının gelişim sürecine bakıldığında, heykel gibi üç boyutlu ve figüratif tasvirlerden ziyade; hat, tezhip, ebru ve mimarideki geometrik bezemeler (arabesk) gibi soyut ifade biçimlerinin ön plana çıktığı görülür. Bu durum, İslam'ın özünü oluşturan tevhid inancının, yani Allah'ın hiçbir şeye benzemediği (muhalefetün lil-havadis) ilkesinin ve putperestliğe karşı tavrının sanat estetiğine yansımasıdır. Dolayısıyla İslam toplumlarındaki sanat eserleri, sadece estetik bir kaygının ürün�� olmayıp inancın somutlaşmış ve kültürel formlar kazanmış tezahürleridir.
Buna göre, din, kültür ve sanat ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
İslam inanç esaslarına göre, iman ile amel arasında çok güçlü bir bağ bulunmakla birlikte, amel imanın özünden bir parça (rüknü) kabul edilmediği için ibadetlerini yerine getirmeyen bir kimse dinden çıkmış sayılmaz.
İslam inancına göre insan, vahyin hitabına muhatap olan ve bilgi üretebilen bir varlıktır. Bilgi edinme sürecinde kullanılan vasıtalar ise birbirini tamamlayan unsurlardır. Aşağıda verilen İslam'daki bilgi kaynaklarını, onların temel niteliklerini açıklayan doğru tanımlarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Sahabeden Beşir b. Sa’d, oğlu Numan’a bir köle bağışlamış ve bu duruma şahitlik etmesi için Hz. Muhammed’e gelmiştir. Hz. Muhammed ona, "Bütün çocuklarına buna benzer bir bağışta bulundun mu?" diye sormuş, "Hayır" cevabını alınca, "Beni bir adaletsizliğe şahit kılma! Allah’tan korkun ve çocuklarınız arasında adil davranın." buyurarak şahitlik yapmayı reddetmiştir.
Buna göre, Hz. Muhammed’in bu tavrıyla vurguladığı temel husus aşağıdakilerden hangisidir?
Felsefe tarihinde varlığın temelinde 'düşünce', 'idea' veya 'ruh' olduğunu savunan idealist filozoflar, bu temel ilkeyi farklı kavramsal çerçevelerle açıklamışlardır. Aşağıda sol sütunda verilen idealist filozofları, sağ sütunda verilen ve onların varlık anlayışını temsil eden temel açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam dininde ibadetlerin geçerliliği yalnızca içten bir yöneliş ve samimiyetle sınırlı tutulmamış, aynı zamanda bireyin maddi ve hükmi kirlerden arınmış olmasını da zorunlu kılmıştır. Fıkıh literatüründe 'hadesten taharet' olarak adlandırılan hükmi temizlik, abdest veya gusül gibi ritüel temizlikleri ifade ederken; 'necasetten taharet' ise beden, elbise ve ibadet edilecek yerin somut kirlerden arındırılmasını şart koşar. Bu iki temizlik boyutu sağlanmadan kılınan bir namaz, kişi ne kadar samimi olursa olsun geçerli kabul edilmez. Bu durum, İslam'ın ibadet anlayışında dış temizlik ile iç temizliğin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu gösterir.
Buna göre, ibadet ve temizlik ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Felsefenin doğuşu ve gelişimi incelendiğinde, onun yalnızca bireysel bir zihinsel egzersiz olmadığı görülür. Bir toplumda felsefi düşünüşün yaygınlaşması; insanların peşin hükümlerden uzaklaşmasını, birbirlerinin haklarına saygı duymasını ve dogmatik kalıpları kırarak ortak bir akıl zemininde buluşmasını kolaylaştırır. Demokratik kültürün yerleştiği toplumlarda, farklı seslerin bir arada yaşayabilmesi ve sorunların şiddet yerine rasyonel tartışmalarla çözülebilmesi, felsefenin sorgulayıcı yaklaşımının topluma nüfuz etmesiyle yakından ilişkilidir.
Bu parçadan yola çıkılarak felsefenin aşağıdaki toplumsal işlevlerinden hangisine ulaşılabilir?
Aşağıda verilen Türkiye'deki şehirleri, ekinoks tarihlerinde öğle vakti Güneş ışınlar��nı alma açılarının büyüklüğüne göre en geniş olandan en dar olana doğru sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin