Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1561Soru

Bir GSM operatörünün A ve B olarak adlandırılan iki farklı tarifesiyle ilgili bilgiler aşağıdaki gibidir:

* A tarifesinde aylık sabit ücret 60 TL60\text{ TL} olup konuşulan her dakika için 0,25 TL0,25\text{ TL} ücret alınmaktadır.
* B tarifesinde ise aylık sabit ücret bulunmayıp konuşulan her dakika için 0,6 TL0,6\text{ TL} ücret alınmaktadır.

Bu operatörden aynı miktarda konuşma hizmeti alan ve her iki tarifeye göre de ödeyecekleri toplam fatura tutarı eşit olan bir abonenin aylık konuşma süresi dakika cinsinden bir tam sayıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

İfade yanlıştır. Ücretlerin eşitlendiği konuşma süresi olan 12007\frac{1200}{7} değeri bir tam sayı belirtmez.
Ücretlerin eşitlendiği konuşma süresi 12007\frac{1200}{7} rasyonel sayısıdır. Bu sayı bir tam sayı olmadığından verilen önerme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
A ve B tarifeleri için konuşma süresi xx dakika kabul edilerek fatura tutarını veren denklemleri kurmak.
A tarifesi tutarı: 60+0,25x60 + 0,25x TL; B tarifesi tutarı: 0,60x0,60x TL.
Konuşma süresine bağlı ücret bağıntılarını ifade etmek.
2
Tarifelerin fatura tutarlarını eşitleyip elde edilen birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemi çözmek.
60+0,25x=0,60x60=0,35xx=600,35=1200760 + 0,25x = 0,60x \Rightarrow 60 = 0,35x \Rightarrow x = \frac{60}{0,35} = \frac{1200}{7} dakika.
Her iki seçenekte de aynı faturayı getiren konuşma süresini hesaplamak.
3
Elde edilen xx değerinin tam sayı olup olmadığını kontrol etmek.
x=12007x = \frac{1200}{7} sayısı rasyonel sayıdır ancak tam sayı değildir.
İfadenin doğruluğunu test etmek.

Anahtar Kavram

Birinci Dereceden Bir Bilinmeyenli Denklem Kurma ve Çözme
Soru 1562Soru

Aşağıda verilen isim cümlelerini, yüklemlerinin sözcük türü veya söz öbeği yapısı bakımından doğru olan sınıflandırmalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çocukluğumuzun geçtiği o dar sokaklar, şimdi bile gözümde canlanan tatlı bir rüyaydı.
Yazarın son romanında anlatmak istediği asıl şey, insanın kendi yalnızlığıyla yüzleşmesidir.
Sabahtan beri aradığımız o tarihi binanın anahtarı meğer sendeymiş.
Fırtınadan sonra deniz kenarına vuran yosun kokusu, çocukluğumun geçtiği kasaba gibiydi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin yüklemleri sırasıyla sıfat tamlaması, isim-fiil (eylemsi), zamir ve edat öbeğinden oluşmaktadır. Birinci cümle sıfat tamlamasıyla, ikinci cümle eylemsiyle, üçüncü cümle zamirle ve dördüncü cümle edat öbeğiyle eşleşmelidir.
Cümlelerin yüklemleri ve türleri doğru analiz edildiğinde: Birinci cümlede 'tatlı bir rüyaydı' (sıfat tamlaması), ikinci cümlede 'yüzleşmesidir' (isim-fiil/eylemsi), üçüncü cümlede 'sendeymiş' (kişi zamiri), dördüncü cümlede 'kasaba gibiydi' (edat öbeği) yüklem görevindedir. Bu eşleştirmeler kurallara tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin yüklemini belirleme ve türünü inceleme.
Cümlenin yüklemi 'tatlı bir rüyaydı' grubudur. Bu grup bir sıfat tamlaması olduğundan yüklemi sıfat tamlaması olan isim cümlesi ile eşleşir.
Cümlenin yükleminin yapısını ve türünü doğru sınıflandırmak.
2
İkinci cümlenin yüklemini belirleme ve türünü inceleme.
Cümlenin yüklemi 'yüzleşmesidir' kelimesidir. Bu kelime isim-fiil eki (-me) almış bir eylemsidir. Eylemsiler ek eylem alarak yüklem olduğunda isim cümlesi kurar.
Fiilimsi yüklemlerin isim cümlesi sayıldığını doğrulamak.
3
Üçüncü cümlenin yüklemini belirleme ve türünü inceleme.
Cümlenin yüklemi 'sendeymiş' kelimesidir. Bu kelime bir kişi zamiridir ve ek eylem (-miş) alarak yüklem olmuştur.
Zamirlerin ek eylem alarak isim cümlesi kurabildiğini tespit etmek.
4
Dördüncü cümlenin yüklemini belirleme ve türünü inceleme.
Cümlenin yüklemi 'çocukluğumun geçtiği kasaba gibiydi' edat öbeğidir. 'Gibi' edatı kendinden önceki sözcüklerle öbekleşerek edat grubunu oluşturmuştur.
Edat gruplarının ek eylem alarak isim cümlesi kurabildiğini tespit etmek.

Anahtar Kavram

İsim cümlelerinde yüklemin farklı sözcük türlerinden veya söz öbeklerinden oluşabilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1563Soru

Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar, belirli bir tarih bildirmeyenler ise küçük harfle yazılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görüşmelerin önümüzdeki Pazartesi günü başlayacağı duyuruldu.

Cevap

Görüşmelerin önümüzdeki Pazartesi günü başlayacağı duyuruldu.
Doğru cevap, gün adının yanlış yazıldığı cümledir. Cümledeki 'Pazartesi' kelimesi belirli bir tarih (sayısal veri) içermediği halde büyük harfle yazılmıştır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre belirli bir tarih bildirmeyen ay ve gün adları küçük harfle yazılmalıdır. Bu nedenle 'Pazartesi' yerine 'pazartesi' yazılmalıydı.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki ay ve gün adlarının kullanımını ve önlerinde belirli bir sayısal tarih olup olmadığını incelemek.
Seçeneklerde 'haziran', 'Nisan', 'Ekim', 'Pazartesi' ve 'temmuz' sözcüklerinin kullanıldığı görülmektedir.
Yazım kurallarına göre ay ve gün adlarının büyük harfle başlaması için belirli bir tarih bildirmesi gerekir.
2
'Pazartesi' sözcüğünün kullanıldığı cümleyi değerlendirmek.
'Görüşmelerin önümüzdeki Pazartesi günü başlayacağı duyuruldu.' cümlesinde herhangi bir gün veya yıl sayısı belirtilmemiştir. Dolayısıyla buradaki gün adı belirli bir tarihi temsil etmez.
Belirli bir tarih bildirmeyen gün adları küçük harfle yazılmalıdır.
3
Yazım hatası olan seçeneği belirlemek.
'Pazartesi' kelimesi büyük harfle yazılarak kural ihlal edilmiştir. Doğrusu 'pazartesi' olmalıdır.
Soruda büyük harflerin yazımıyla ilgili yanlışlık yapılan cümle sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Belirli bir tarih bildirmeyen ay ve gün adlarının küçük harfle, belirli bir tarih bildirenlerin ise büyük harfle yazılması kuralı.
Soru 1564Soru

(I) Orta Çağ Avrupa'sında mekanik saatin icadı, insanın zamanla kurduğu ilişkiyi kökten bir değişime uğratmıştır. (II) Doğal döngülere, güneşin hareketlerine göre şekillenen gündelik yaşam, bu icatla birlikte mekanik ve standart bir düzenin sınırları içine çekilmiştir. (III) Zamanın ölçülebilir ve dilimlenebilir bir kavram hâline gelmesi, manastırlardaki ibadet saatlerinin düzenlenmesinden şehir hayatının örgütlenmesine kadar geniş bir alanda etkili olmuştur. (IV) Saat kuleleri, kent meydanlarında yükselerek bireylere toplumsal düzenin yeni ritmini sürekli hatırlatan birer otorite simgesine dönüşmüştür. (V) Saat ustaları, loncalar çatısı altında birleşerek bu yeni mekanik aletlerin üretim sırlarını ve tamir yöntemlerini titizlikle korumuşlardır. (VI) Sonuçta zaman, doğanın ritminden koparılarak insan kontrolündeki soyut bir ölçü birimi olarak zihinlerde yeniden tanımlanmıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Beşinci cümle (V)
Beşinci cümle, saat ustalarının loncalardaki mesleki örgütlenmelerini ve üretim sırlarını korumalarını ele almaktadır. Parçanın genelinde ise mekanik saatin icadının insanlığın zaman algısı ve toplumsal yaşam üzerindeki sosyolojik etkileri tartışılmaktadır. Dolayısıyla bu cümle, konunun zanaat ve üretim boyutuna geçiş yaparak düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her bir cümlenin konusunu ve yazarın amacını belirleme.
Parçada mekanik saatin icadı ile zaman kavramının sosyolojik ve kültürel olarak nasıl dönüştüğü, zamanın doğadan koparılıp mekanik bir düzene çekildiği anlatılmaktadır.
Paragrafın ana düşünce eksenini belirleyerek hangi cümlenin bu eksenin dışında kaldığını saptamak.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal geçişleri inceleme.
Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı cümleler birbirini destekler nitelikte olup zamanın standartlaşmasını ve bunun toplumsal hayattaki yansımalarını işlerken; beşinci cümle saat ustalarının mesleki sırlarından ve örgütlenmelerinden bahsetmektedir.
Konusal bütünlüğü bozan ve düşüncenin akış yönünü değiştiren cümleyi tespit etmek.
3
Düşüncenin akışını bozan cümleyi belirleme ve teyit etme.
Beşinci cümlenin çıkarılması durumunda, dördüncü cümledeki toplumsal ritim ve otorite vurgusu doğrudan altıncı cümledeki zamanın doğadan koparılıp soyut bir birim olması sonucuyla kusursuz biçimde bağlanmaktadır.
Cümle çıkarıldığında paragrafın bütünlüğünün korunduğunu doğrulayarak doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, ana düşünce ve konunun sınırlarının dışına çıkan veya konuya farklı bir bakış açısından değinerek bütünü bölen cümleyi tespit etmek gerekir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1565Soru

Numaralanmış cümlelerde bulunan zarf tümleçlerinin yüklemleri sırasıyla zaman, durum, miktar ve sebep yönünden tamamlaması istenmektedir. Buna göre, bu cümlelerin doğru sıralanışını belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zaman bildiren zarf tümlecinin bulunduğu 'Yazar, son romanının taslaklarını dün akşam tamamladı.' cümlesi birinci; durum bildiren zarf tümlecinin bulunduğu 'Genç ressam, tuvalleri titizlikle boyuyordu.' cümlesi ikinci; miktar bildiren zarf tümlecinin bulunduğu 'Yönetici, projenin bütçe detaylarını toplantıda çok tartıştı.' cümlesi üçüncü; sebep bildiren zarf tümlecinin bulunduğu 'Kuvvetli fırtınadan dolayı vapur seferleri iptal edildi.' cümlesi dördüncü sırada olmalıdır.
Cümlelerde yer alan zarf tümleçleri yükleme sorulan sorulara göre tespit edilir. 'dün akşam' (Ne zaman? - zaman), 'titizlikle' (Nasıl? - durum), 'çok' (Ne kadar? - miktar), 'Kuvvetli fırtınadan dolayı' (Neden? - sebep) şeklinde sırasıyla zaman, durum, miktar ve sebep anlamları taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki zarf tümleçlerini bulmak için yüklemlere 'ne zaman, nasıl, ne kadar, neden' sorularını yöneltin.
Birinci cümlede 'dün akşam' zaman zarfı; ikinci cümlede 'titizlikle' durum zarfı; üçüncü cümlede 'çok' miktar zarfı; dördüncü cümlede 'Kuvvetli fırtınadan dolayı' sebep bildiren edat öbeği zarf tümleci olarak belirlenmiştir.
Ögelerin doğru işlevlerini saptamak sıralamayı hatasız yapmanın ilk adımıdır.
2
Belirlenen zarf tümleçlerinin yüklemlere kattığı anlamları (zaman, durum, miktar, sebep) gruplandırın.
'dün akşam' zaman; 'titizlikle' durum; 'çok' miktar; 'Kuvvetli fırtınadan dolayı' ise sebep bildirmektedir.
Soru kökündeki zaman, durum, miktar ve sebep sıralama kriterlerine göre eşleştirme yapılması gerekir.
3
Eşleştirilen cümleleri istenen sıraya (zaman -> durum -> miktar -> sebep) göre dizin.
Doğru sıralama sırasıyla birinci cümle (zaman), ikinci cümle (durum), üçüncü cümle (miktar) ve dördüncü cümle (sebep) şeklinde gerçekleşir.
Kriterlere tam uyum sağlayan sıralama budur.

Anahtar Kavram

Cümlenin Ögeleri - Zarf Tümlecinin Anlamsal İşlevleri
Soru 1566Soru

Bir dijital termometrenin ölçüm hassasiyetinden dolayı, ekranda gösterilen sıcaklık değeri (TT °C) ile ölçülen ortamın gerçek sıcaklık değeri (xx °C) arasındaki ilişki

xT=1.5|x - T| = 1.5

denklemi ile belirlenmektedir.

Ortamın gerçek sıcaklığının alabileceği farklı değerlerin çarpımı 1818 olduğuna göre, termometrenin ekranında gösterilen TT sıcaklık değerinin alabileceği pozitif değer kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4.5

Cevap

Termometrenin ekranında gösterilen TT sıcaklık değerinin alabileceği pozitif değer 4.54.5'tir.
Gerçek sıcaklığın alabileceği değerler T+1.5T + 1.5 ve T1.5T - 1.5 olup, bunların çarpımı iki kare farkı özdeşliğinden T22.25=18T^2 - 2.25 = 18 denklemini verir. Buradan T2=20.25T^2 = 20.25 elde edilir. Bu denklemi sağlayan pozitif TT değeri 4.54.5'tir.

Adım Adım Çözüm

1
xT=1.5|x - T| = 1.5 denklemini mutlak değer özelliklerini kullanarak iki ayrı denklem olarak yazalım.
xT=1.5    x1=T+1.5x - T = 1.5 \implies x_1 = T + 1.5 ve xT=1.5    x2=T1.5x - T = -1.5 \implies x_2 = T - 1.5 olur.
Bir gerçek sayının mutlak değeri pozitif bir sayıya eşit olduğunda, mutlak değerin içi bu sayıya ya da bu sayının negatiflisine eşit olmalıdır.
2
Gerçek sıcaklığın alabileceği farklı değerlerin (x1x_1 ve x2x_2) çarpımını 1818'e eşitleyelim.
(T+1.5)(T1.5)=18    T21.52=18    T22.25=18(T + 1.5) \cdot (T - 1.5) = 18 \implies T^2 - 1.5^2 = 18 \implies T^2 - 2.25 = 18 elde edilir.
Soruda gerçek sıcaklığın alabileceği değerlerin çarpımının 1818 olduğu verilmiştir. İki kare farkı özdeşliği kullanılarak çarpım kolayca basitleştirilir.
3
T22.25=18T^2 - 2.25 = 18 denklemini çözerek pozitif TT değerini bulalım.
T2=20.25    T=4.5T^2 = 20.25 \implies T = 4.5 veya T=4.5T = -4.5 bulunur. Pozitif değer istendiği için yanıt 4.54.5 olur.
4.54.5 sayısının karesi 20.2520.25'tir ve bizden pozitif değer istenmektedir.

Anahtar Kavram

Mutlak Değerli Denklemler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1567Soru

Bir metindeki kısaltmaların ve onlara eklenen eklerin yazımı, kısaltmanın türüne göre değişiklik gösterir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gümrük kapılarından geçiş yapan yolcuların yanındaki 20 kg'den fazla eşya için vergi ödemesi gerekiyor.

Cevap

Kısaltmaların yazımıyla ilgili yanlışlık '20 kg'den' ifadesinde yapılmıştır; doğrusu '20 kg'dan' şeklinde olmalıdır.
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu değil, kısaltılan kelimenin okunuşu esas alınır. 'kg' kısaltması 'kilogram' kelimesinin kısaltmasıdır. Bu nedenle getirilen ek kalın sesli uyumuna uymalı ve 'kg'dan' (kilogramdan) şeklinde yazılmalıdır. Cümlede 'kg'den' şeklinde yazılması yazım yanlışına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen kısaltmaları ve bunlara getirilen ekleri tespit etmek.
Cümlelerde 'TDK'nin', 'kg'den', 'İng.den', 'm2m^2 lik' ve 'TÜBİTAK'ın' kısaltmalı ifadeleri kullanılmıştır.
Yazım kurallarına uygunluğu denetlemek için öncelikle incelenecek ögelerin belirlenmesi gerekir.
2
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerin kuralını uygulamak.
'kg' kısaltması küçük harfle yapıldığı için kelimenin okunuşuna göre (kilogram) ek almalıdır. Bu durumda 'kilogram-dan' yani 'kg'dan' yazılması gerekirken 'kg'den' yazılmıştır.
Türkçe yazım kurallarına göre küçük harfli kısaltmalarda harflerin okunuşu değil, kısaltılan kelimenin okunuşu esas alınır.
3
Diğer kısaltmaların kurallara uygunluğunu kontrol etmek.
Büyük harfli kısaltmalarda son harfin okunuşu (TDK'nin) ve kelime gibi okunanlarda kelimenin okunuşu (TÜBİTAK'ın) esas alınmıştır. Noktalı kısaltmalarda (İng.den) ve üslü kısaltmalarda (m2m^2 lik) kesme işareti kullanılmamış ve ekler doğru getirilmiştir.
Yazım yanlışının yalnızca tek bir seçenekte olduğunu kesinleştirmek amacıyla diğer seçeneklerdeki kurallar doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Kısaltmaların Yazımı ve Eklerin Getirilmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1568Soru

Sanatçı, toplumsal değerleri yansıtırken adeta bir (I) vatansever duyarlılığıyla hareket eder. Eserlerinde geleneksel motifleri modern bir potada eritirken okuyucuya zengin bir kültürel miras bırakır. Onun şiirlerindeki her imge, dilin derinliklerine inen birer (II) ipucu niteliğindedir. Toplumdaki aksaklıkları dile getirirken kullandığı eleştirel dil, haksızlıklara karşı duran bir (III) uçaksavar gibidir. Ancak onun bu duruşu, hazıra konan (IV) mirasyedi bir anlayışın tamamen karşısındadır. O, köklerinden beslenerek adeta (V) gecekondu mahallelerinin o samimi ve bozulmamış havasını edebiyata taşır.

Bu parçada numaralanmış birleşik sözcüklerden hangisi, dil bilgisel kuruluş yönüyle (oluşum yoluyla) diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ipucu

Cevap

İki ismin belirtisiz isim tamlaması kalıbıyla birleşmesi sonucu oluşan ipucu sözcüğü
Doğru cevap olan ipucu sözcüğü, 'ip' ve 'uç' olmak üzere iki ismin belirtisiz isim tamlaması kalıbında (isim + isim) birleşmesiyle kurulmuştur. Bu yönüyle isim + fiil şeklinde oluşan diğer seçeneklerden ayrılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen birleşik sözcükleri belirleyin.
Belirlenen birleşik sözcükler sırasıyla: vatansever, ipucu, uçaksavar, mirasyedi ve gecekondu'dur.
Soruda istenen dil bilgisel karşılaştırmayı yapabilmek için öncelikle incelenecek kelimeleri doğru tespit etmek gerekir.
2
Sözcüklerin kelime türlerini ve birleşme şekillerini çözümleyin.
vatan (isim) + sever (fiil), ip (isim) + ucu (isim), uçak (isim) + savar (fiil), miras (isim) + yedi (fiil), gece (isim) + kondu (fiil) şeklinde bir araya gelmiştir.
Birleşik sözcüklerin dil bilgisel kuruluş biçimleri (oluşum yolları), onları oluşturan sözcüklerin türlerine bakılarak belirlenir.
3
Birleşme yollarını karşılaştırarak farklı olanı tespit edin.
ipucu sözcüğü iki ismin belirtisiz isim tamlaması biçiminde birleşmesiyle (isim + isim) oluşmuştur. Diğer sözcüklerin tamamı ise bir isim ve bir fiilin birleşmesiyle (isim + fiil) meydana gelmiştir. Dolayısıyla ipucu sözcüğü yapıca diğerlerinden farklıdır.
Sözcük yapısı ve birleşik sözcüklerin oluşum yolları kurallarına göre farklı olan seçeneğe ulaşmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Birleşik Sözcüklerin Oluşum Yolları ve Dil Bilgisel Kuruluşları
Soru 1569Soru

Gazeteci:
(I) ----

Etnomüzikolog:
— Bir toplumun müzikal tercihleri, sadece kulak zevkine değil; coğrafi koşullara, göç yollarına ve toplumsal travmalara da dayanır. Örneğin, göçebe toplulukların müziklerinde ritim öne çıkarken, yerleşik tarım toplumlarında melodik yapıların ve ağıtların daha baskın olduğunu görürüz. Dolayısıyla müziği incelemek, o toplumun tarihsel hafıza kartını okumak gibidir.

Gazeteci:
(II) ----

Etnomüzikolog:
— Teknolojik dönüşüm, yerel müzik aletlerinin yapım malzemesinden icra edilme biçimine kadar her şeyi değiştirdi. Eskiden usta-çırak ilişkisiyle nesilden nesle aktarılan ve sadece belirli törenlerde çalınan ritüel müzikleri, bugün dijital platformlarda tek tıkla tüketilen küresel birer ürüne dönüştü. Bu durum, yerel tınıların dünyaya duyurulmasını kolaylaştırsa da onları bağlamından koparıp sıradanlaştırıyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Müziğin, bir topluluğun tarihsel ve sosyal gelişim sürecini anlamlandırmadaki işlevi nedir?
II. Teknolojinin sunduğu imkânların, geleneksel müzik kültürleri üzerindeki yansımalarını nasıl görüyorsunuz?

Cevap

I. Müziğin, bir topluluğun tarihsel ve sosyal gelişim sürecini anlamlandırmadaki işlevi nedir?
II. Teknolojinin sunduğu imkânların, geleneksel müzik kültürleri üzerindeki yansımalarını nasıl görüyorsunuz?
Doğru yanıt olan soru çifti, etnomüzikoloğun verdiği her iki yanıtla da konu, kapsam ve ana düşünce yönünden tam bir uyum sergilemektedir. İlk soru müziğin sosyokültürel ve tarihsel gelişim sürecini sorgularken ilk cevap da bu süreci coğrafya, göç ve toplumsal travmalar üzerinden destekler. İkinci soru teknolojinin geleneksel müzik kültürlerindeki yansımalarını sorarken ikinci cevap da dijitalleşmenin geleneksel müzikleri küreselleştirirken bağlamından koparıp sıradanlaştırdığını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk diyalogdaki uzmanın cevabını incelemek.
Uzman; müziğin kulak zevkinin ötesinde coğrafya, göç yolları ve travmalarla şekillendiğini belirterek toplumsal hafıza kartı işlevi gördüğünü ifade etmektedir.
İlk boşluğa gelecek sorunun odak noktasını (toplumsal/tarihsel geçmiş ile müzik ilişkisi) bulmak.
2
İkinci diyalogdaki uzmanın cevabını incelemek.
Uzman; teknolojik dönüşümün geleneksel müzikleri dijital mecralarla küresel hale getirirken özgün bağlamından koparıp sıradanlaştırdığını dile getirmektedir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun odak noktasını (teknolojik gelişmelerin geleneksel müziklere etkisi/yansıması) bulmak.
3
Soru köklerini seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırmak.
İlk cevap için müziğin tarihsel ve sosyal süreçleri anlamlandırma işlevini soran soru, ikinci cevap için ise teknolojinin geleneksel müzik kültürlerine yansımalarını sorgulayan soru tam uyum sağlamaktadır. Bu doğrultuda doğru seçeneğe ulaşılır.
Diyalogdaki boşlukları anlam bütünlüğünü koruyacak şekilde tamamlamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Soru 1570Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış boşlukları, parantez içinde verilen sözcükleri ve "ki" unsurunu yazım kurallarına uygun biçimde birleştirerek veya ayrı yazarak doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebiyat tarihimizdeki kimi eserler vardır (ki) zamanın yıpratıcı etkisine meydan okur. Yazarın bu son romanı da (bizim + ki) gibi kütüphanelerin başköşesinde yerini almaya adaydır. (madem + ki) klasikler arasına girmeyi hedefliyorsun, üslubunu sadeleştirmelisin; aksi takdirde (yarın + ki) kuşaklar seni anlamakta güçlük çekecektir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklar sırasıyla "ki", "bizimki", "Mademki" ve "yarınki" şeklinde doldurulmalıdır.
Parçadaki boşluklardan birincisine bağlaç olan ve ayrı yazılması gereken "ki"; ikincisine ilgi zamiri olan ve bitişik yazılan "-ki" ekiyle türetilmiş "bizimki"; üçüncüsüne kalıplaşmış olarak bitişik yazılan "Mademki"; dördüncüsüne ise sıfat yapan ve bitişik yazılan "-ki" ekiyle türetilmiş "yarınki" sözcüğü getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun incelenmesi
"ki" bağlacının tespiti
"Eserler vardır ki" ifadesinde "ki" unsuru iki cümleyi birbirine bağlayan bir bağlaç görevindedir. Türkçede bağlaç olan "ki" ayrı yazılır. Bu nedenle ilk boşluğa ayrı bir sözcük olarak "ki" getirilmelidir.
2
İkinci boşluğun incelenmesi
"bizimki" ilgi zamirinin yazımı
"Bizim romanımız" yerine "bizimki" denilerek ismin yerini tutan bir ilgi zamiri kullanılmıştır. İlgi zamiri olan "-ki" eklendiği sözcüğe her zaman bitişik yazılır. Dolayısıyla ikinci boşluğa "bizimki" yazılmalıdır.
3
Üçüncü boşluğun incelenmesi
"Mademki" kalıplaşmış bağlacının yazımı
"Madem" ve "ki" unsurlarının birleşmesiyle oluşan bağlaç, Türkçede kalıplaşarak bitişik yazılan bağlaçlardan biridir (SOMBAHÇEM kodlamasındaki "M" harfi). Cümle başında olduğu için büyük harfle "Mademki" şeklinde yazılmalıdır.
4
Dördüncü boşluğun incelenmesi
"yarınki" sıfat yapan ekinin yazımı
"Yarınki kuşaklar" ifadesindeki "-ki" eki, zaman bildiren bir sözcüğe eklenerek sıfat türetmiştir (sıfat yapan "-ki"). Sıfat yapan "-ki" eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. Bu yüzden dördüncü boşluğa "yarınki" yazılmalıdır.

Anahtar Kavram

Türkçede "ki" bağlacı ayrı yazılırken, ilgi zamiri ve sıfat yapan "-ki" ekleri bitişik yazılır. Ayrıca bazı bağlaçlar kalıplaşmış olarak bitişik yazılır.
Soru 1571Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün (,) kullanımı noktalama hatasına yol açmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onunla yüz yüze konuşup, sorunu tatlıya bağlamaya karar verdik.

Cevap

Onunla yüz yüze konuşup, sorunu tatlıya bağlamaya karar verdik.
Zarf-fiil eki almış sözcüklerden sonra, eğer ardı ardına gelen eş görevli zarf-fiiller yoksa, virgül konmaz. 'Onunla yüz yüze konuşup, sorunu tatlıya bağlamaya karar verdik.' cümlesinde 'konuşup' zarf-fiilinden sonra virgül kullanılması bu kuralı ihlal ettiği için noktalama hatasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki virgüllerin hangi sözcüklerden sonra geldiğini ve bu sözcüklerin görevlerini belirleme.
İlk cümlede sıfatlardan sonra, ikinci cümlede özneden sonra, üçüncü cümlede zarf-fiilden sonra, dördüncü cümlede yüklemden (sıralı cümle) sonra, beşinci cümlede ise hitaptan sonra virgül kullanılmıştır.
Virgülün doğru kullanılıp kullanılmadığını anlamak için kelimelerin görevlerini saptamak gerekir.
2
Zarf-fiilden sonra virgül gelip gelemeyeceğini kontrol etme.
Türkçe dil bilgisi kurallarına göre metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra (eğer ardı ardına gelen zarf-fiiller yoksa) virgül konmaz.
Yanlış virgül kullanımını tespit etmek için ilgili noktalama kuralını uygulamak gerekir.
3
Hatalı olan cümleyi belirleme.
'Onunla yüz yüze konuşup, sorunu...' cümlesindeki 'konuşup' kelimesi zarf-fiildir ve cümlede başka bir zarf-fiil bulunmadığı için ardına virgül konması yanlıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kuralı ihlal eden cümleyi saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaması kuralı ve virgülün genel işlevleri.
Tahmini Süre:45s
Soru 1572Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, parantez içindeki sözcüklere yönelme durumu eki (-e / -a) getirilmiş hâlleriyle, kesme işaretinin kullanım kurallarına uygun olarak tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bu yaz tatilde hem (İzmir) hem de (Ege Üniversitesi) gitmeyi planlıyoruz.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'İzmir'e', ikinci boşluğa ise 'Ege Üniversitesine' yazılmalıdır.
Cümledeki ilk boşluğa gelecek olan 'İzmir' sözcüğü özel isimdir ve yönelme durumu eki aldığında bu ek kesme işaretiyle ayrılmalıdır. İkinci boşluğa gelecek olan 'Ege Üniversitesi' ise kurum adıdır ve TDK kuralları gereği kurum adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluktaki özel isme gelen yönelme durum ekini belirleme
'İzmir' yer adı bir özel isim olduğundan yönelme durumu eki kesme işaretiyle ayrılır ve 'İzmir'e' şeklinde yazılır.
Özel adlara getirilen durum eklerini ayırmak için kesme işareti kullanılır.
2
İkinci boşluktaki kurum ismine gelen yönelme durum ekini belirleme
'Ege Üniversitesi' bir kurum adı olduğundan gelen ek kesme işaretiyle ayrılmaz ve 'Ege Üniversitesine' şeklinde yazılır.
Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.

Anahtar Kavram

Kesme işaretinin özel adlar ile kurum ve kuruluş adlarındaki kullanım sınırları
Soru 1573Soru

“Her yıl nisan ayında bu bölgede bahar şenlikleri düzenlenir.” cümlesinde büyük harflerin kullanımıyla ilgili herhangi bir yazım yanlışı yapılmamıştır. Bu iddia doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

İddia doğrudur, cümlede büyük harflerin yazımıyla ilgili herhangi bir yanlışlık yapılmamıştır.
Cümlede geçen 'nisan' sözcüğü belirli bir tarihi (gün veya yıl) belirtmediği için küçük harfle yazılmıştır. Bu durum Türk Dil Kurumu yazım kurallarına uygundur ve cümlede başka bir yazım hatası da bulunmamaktadır. Dolayısıyla herhangi bir yazım yanlışı yapılmadığı iddiası doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki büyük harfle yazılması muhtemel olan ay adını (nisan) tespit etmek ve bağlamı incelemek.
Cümlede 'nisan' ay adı kullanılmıştır ancak yanında gün veya yıl belirten herhangi bir sayısal veri (belirli bir tarih) bulunmamaktadır.
TDK kurallarına göre ay ve gün adlarının büyük harfle yazılabilmesi için belirli bir tarihi işaret etmesi gerekir.
2
Cümledeki diğer sözcüklerin büyük harfle yazılıp yazılmaması gerektiğini kontrol etmek.
Cümle başındaki 'Her' sözcüğü büyük harfle başlamıştır, diğer sözcükler (yıl, ayında, bu, bölgede, bahar, şenlikleri, düzenlenir) ise özel isim olmadıkları için küçük harfle yazılmıştır. Bu kullanımlar doğrudur.
Cümlelerin büyük harfle başlaması ve özel isim olmayan kelimelerin küçük harfle yazılması temel kuraldır.

Anahtar Kavram

Belirli bir tarih bildirmeyen ay ve gün adlarının küçük harfle yazılması kuralı.
Soru 1574Soru

Paleoklimatoloji; geçmiş dönemlerdeki iklim koşullarını, yeryüzünün doğal arşivlerini inceleyerek yeniden kurgulayan bilim dalıdır. Bu disiplin, anlık hava tahminleri yapan modern meteorolojiden farklı olarak binlerce, hatta milyonlarca yıllık süreçleri mercek altına alır. Yerkürenin geçmişine ışık tutan bu araştırmalarda, kutup bölgelerinden çıkarılan buzul çekirdekleri en önemli veri kaynağını oluşturur. Yapılan hassas analizler, sanayi öncesi dönemde milyonda 280280 parça olan atmosferik karbondioksit oranının günümüzde 420420 sınırına dayandığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. İklim bilimci Dr. Valerie Masson-Delmotte bu durumu, 'Buzullar, gezegenin geçmişteki atmosferik solunumunu kesintisiz şekilde kaydeden en güvenilir arşivlerdir.' sözleriyle açıklar. Elde edilen tüm bu veriler, gelecekteki küresel ısınma senaryolarının modellenmesinde ve dünya genelindeki koruma politikalarının geliştirilmesinde hayati bir kılavuz görevi üstlenmektedir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi kullanılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Benzetme

Cevap

Benzetme
Parçada iki unsuru birbirine benzeten herhangi bir ifadeye ya da benzetme edatlarına yer verilmemiştir. Bu nedenle benzetme yolu parçada kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk cümleyi inceleyerek paleoklimatolojinin tanımını belirlemek.
Paleoklimatolojinin ne olduğu açıklanmış ve tanımlama yapılmıştır.
İlk cümle 'nedir' sorusuna yanıt vermektedir.
2
Parçada yer alan bilimsel disiplinlerin karşılaştırıldığı bölümü bulmak.
Paleoklimatoloji ile modern meteoroloji karşılaştırılmıştır.
İki disiplin arasındaki yöntemsel ve zamansal farklar ortaya konmuştur.
3
Metindeki sayısal ifadeleri ve alıntıları kontrol etmek.
Atmosferik karbondioksit oranları (280280 ve 420420) ile Dr. Valerie Masson-Delmotte'un tırnak içindeki ifadesi bulunmuştur.
Bu unsurlar sayısal verilerden yararlanıldığını ve tanık gösterildiğini kanıtlar.
4
Kullanılmayan düşünceyi geliştirme yolunu tespit etmek.
Parçada benzetme öğesinin bulunmadığı görülmüştür.
Metinde herhangi bir benzetme ilişkisi kurulmamıştır.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 1575Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine belirtilen cümle getirilmelidir? Cevabınızı sadece Romen rakamıyla (I, II, III, IV veya V şeklinde) boşluğa yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Verilen Cümle: "Müzeler, nesneleri sadece sergilemekle kalmamalı; onların etrafındaki yaşanmışlıkları ve tarihsel bağlamı ziyaretçiye hissettirecek anlatı stratejileri geliştirmelidir."

Parça:
Müzeler, geçmişin maddi kalıntılarını korumanın ötesinde, toplumların ortak hafızasını inşa eden ve sürekli canlı tutan dinamik mekanlardır. (I) Ziyaretçi, bu mekanlarda sergilenen nesneler aracılığıyla sadece tarihsel bir bilgi edinmekle kalmaz; aynı zamanda kendi aidiyet bağlarını da yeniden sorgular. (II) Ancak bu etkileşimin sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi, sergileme pratiklerinin didaktik bir dilden uzak durmasına bağlıdır. (III) Bu yapılmadığında, müze nesnesi geçmişle kurulan canlı bir bağ olmaktan çıkıp sadece camekanlar arkasında duran cansız birer antika eşyaya dönüşür. (IV) Nitekim çağdaş müzecilik anlayışı da nesnelerin kendi hikayelerini ziyaretçinin duygu dünyasına dokunacak şekilde anlatmasını hedefler. (V)

Cevabınız:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen cümle parçada (III) numaralı yere getirilmelidir.
Verilen cümledeki 'anlatı stratejileri geliştirmelidir' tavsiyesi, parçanın devamındaki 'Bu yapılmadığında' (yani bu stratejiler geliştirilmediğinde) ifadesinin doğrudan gerekçesini ve mantıksal dayanağını oluşturur. Bu nedenle cümle (III) numaralı yere yerleştirildiğinde parçanın anlam akışı kusursuz bir şekilde tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen cümlenin içeriği analiz edilir.
Cümlede müzelerin nesneleri sergilemenin ötesine geçerek 'anlatı stratejileri geli��tirmesi' ve ziyaretçiye 'yaşanmışlıkları hissettirmesi' gerektiği belirtilmektedir.
Paragraftaki anlam akışını doğru tespit edebilmek için eklenecek cümlenin hangi ana fikri ve anahtar kavramları taşıdığını saptamak gerekir.
2
Parçadaki cümlelerin dil ve düşünce yönünden birbirine nasıl ba��landığı incelenir.
(III) numaralı boşluktan sonra gelen cümle 'Bu yapılmadığında...' ifadesiyle başlamaktadır. Bu ifade, kendisinden önce yapılması önerilen olumlu bir eylemin varlığını gerektirir.
'Bu yapılmadığında' gibi işaret ve koşul bildiren ifadeler, kendilerinden hemen önceki cümleye sıkı sıkıya bağlıdır.
3
Verilen cümle ile (III) numaralı boşluğun öncesi ve sonrasındaki köprü ifadeler eşleştirilir.
Verilen cümledeki 'anlatı stratejileri geliştirmelidir' önerisi yapılmadığında gerçekleşecek olumsuz durum (nesnelerin cansız antikalara dönüşmesi) sonraki cümlede açıklanır. Böylelikle anlam bütünlüğü sağlanır.
Anlam akışını ve mantıksal tutarlılığı doğrulamak için yerleştirilen cümlenin öncesindeki ve sonrasındaki ifadelerle uyumu kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Yerleştirme ve Anlam Akışı
Soru 1576Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, nesneleri birbirine bağlama görevinde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütün ömrünü adadığı o eski kütüphanede tozlu kitapları ve sararmış belgeleri büyük bir titizlikle tasnif ediyordu.

Cevap

Bütün ömrünü adadığı o eski kütüphanede tozlu kitapları ve sararmış belgeleri büyük bir titizlikle tasnif ediyordu.
Bütün ömrünü adadığı o eski kütüphanede tozlu kitapları ve sararmış belgeleri büyük bir titizlikle tasnif ediyordu ifadesinin yer aldığı cümlede 'tasnif ediyordu' yüklemine sorulan 'neyi?' sorusu 'tozlu kitapları ve sararmış belgeleri' cevabını vermektedir. Bu söz öbekleri cümlenin belirtili nesneleridir ve aralarındaki 've' bağlacı bu iki nesneyi birbirine bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki bağlaçları bulma
Seçeneklerde sırasıyla 've', 've', 'veya', 'ama', 've' bağlaçları tespit edilir.
Bağlacın bağladığı ögeleri veya cümleleri inceleyebilmek için öncelikle bağlaçların yerini belirlemek gerekir.
2
Bağlaçların bağladığı sözcük veya söz öbeklerinin cümlenin hangi ögesi olduğunu belirleme
İlk cümlede 'tasnif ediyordu' yüklemine sorulan 'neyi?' sorusuyla 'tozlu kitapları' ve 'sararmış belgeleri' öbeklerinin belirtili nesne olduğu bulunur. İkinci cümlede bağlanan ögeler özne, üçüncü cümlede dolaylı tümleç, dördüncü cümlede bağımsız cümleler, beşinci cümlede ise isim tamlamasının tamlayanlarıdır.
Bağlacın üstlendiği görevi (hangi ögeleri bağladığını) saptamak için cümlenin ögeleri analiz edilmelidir.
3
Doğru seçeneği belirleme
Belirtili nesneleri bağlama görevinde kullanılan bağlacın bulunduğu cümle doğru cevap olarak seçilir.
Soru kökünde bağlacın nesneleri bağlama görevi sorulmuştur.

Anahtar Kavram

Bağlaçların cümledeki görevleri ve bağladıkları ögeler
Soru 1577Soru

(I) Yolun sonuna geldiğimizde bizi karşılayan, çam ağaçlarının arasına gizlenmiş ahşap bir kulübeydi. (II) Çevrede ne insan sesi ne de bacadan tüten bir duman... (III) Kulübenin sağında derin bir vadi, solunda ise geçit vermez sarp kayalıklar yükseliyordu. (IV) Rüzgâr estikçe etrafa yayılan çam kokusu, insanın içine çektiği en güzel nefes. (V) Yıllarca yalnızlığa terk edilmiş bu yerde, doğanın kucağında kaybolmak içten bile değildi.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi "eksiltili cümle" özelliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

İkinci cümle yüklemi söylenmediği için eksiltili cümle özelliğindedir.
İkinci cümlede 'ne insan sesi vardı ne de bacadan tüten bir duman vardı' anlamı bulunmasına rağmen yüklem söylenmemiştir. Yüklemi bulunmayan ve tamamlanmamış bu cümle eksiltili cümledir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her bir cümlenin yüklemini belirleyin.
Birinci cümlede 'kulübeydi', üçüncü cümlede 'yükseliyordu', dördüncü cümlede 'nefes(tir)' ve beşinci cümlede 'değildi' yüklemleri bulunurken ikinci cümlede yüklem yazılmamıştır.
Eksiltili cümlelerin yüklemi bulunmaz, anlam okuyucu tarafından tamamlanır.
2
Ortak yüklem veya ek-fiil düşmesi gibi yanıltıcı durumları kontrol edin.
Üçüncü cümlede yüklem ortaktır, dördüncü cümlede ise ek-fiil eki (-dir) düşmüştür. Bu durumlar cümleyi eksiltili yapmaz.
YKS'de sıkça sorulan bu çeldiricileri eleyerek sadece yüklemi tamamen söylenmemiş olan cümleyi tespit etmek gerekir.
3
Yüklemi yazılmayan cümleyi doğru seçenek olarak işaretleyin.
Yüklemi bulunmayan ikinci cümle eksiltili cümledir.
Tamamlanmamış ve yüklemi verilmeyen tek cümle ikinci cümledir.

Anahtar Kavram

Eksiltili Cümle
Soru 1578Soru

Türkçede özel adlara, kısaltmalara, unvanlara ve sayılara gelen çekim eklerini ayırmak için kesme işareti (') kullanılır; ancak kurum, kuruluş ve kurul adlarında bu kural geçerli değildir.

Bu kural ve istisnalar dikkate alındığında, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara Üniversitesi'nin yürüttüğü arkeolojik kazılar, Anadolu'nun tarih öncesi dönemine ışık tutuyor.

Cevap

Ankara Üniversitesi'nin yürüttüğü arkeolojik kazılar, Anadolu'nun tarih öncesi dönemine ışık tutuyor.
Doğru cevap, Ankara Üniversitesi ifadesine gelen ekin kesme işaretiyle ayrıldığı seçenektir. Türk Dil Kurumu kurallarına göre kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. Ankara Üniversitesi bir kurum/kuruluş adı olduğundan, gelen ekin kesme işareti olmadan 'Ankara Üniversitesinin' şeklinde yazılması gerekir. Bu kurala uyulmadığı için bu cümlede yazım yanlışı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde kesme işareti kullanılan özel adları, kısaltmaları ve unvanları tespit edin.
Kaymakam Erol Bey'e, Yakın Doğu'nun, TÜBİTAK'ın ve Türkçenin ifadelerinin yazımını inceleyin.
Özel isimlerden sonra gelen saygı sözlerine (Bey'e), coğrafi yer adlarına (Yakın Doğu'nun) ve kısaltmalara (TÜBİTAK'ın) getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır. Özel adlara getirilen yapım eklerinden sonra gelen ekler (Türkçenin) ise kesme işaretiyle ayrılmaz. Bu kullanımların hepsi kurallara uygundur.
2
Kurum ve kuruluş adlarına getirilen eklerin yazım kuralını değerlendirin.
Ankara Üniversitesi bir kurum/kuruluş adı olduğundan, gelen ekin kesme işaretiyle ayrılmaması gerektiği belirlenir.
Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarına göre kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. Dolayısıyla 'Ankara Üniversitesi'nin' yazımı yanlıştır, doğrusu 'Ankara Üniversitesinin' olmalıdır.

Anahtar Kavram

Kurum ve kuruluş adlarına gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılmaması kuralı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1579Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralına uyulmamasından kaynaklanan bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konferansta konuşan genç araştırmacı, konunun bilimsel boyutunu oldukça gerçekci bir yaklaşımla ele aldı.

Cevap

Konferansta konuşan genç araştırmacı, konunun bilimsel boyutunu oldukça gerçekci bir yaklaşımla ele aldı.
Konferansta konuşan... ile başlayan cümledeki 'gerçekci' sözcüğünün kökü 'gerçek'tir ve sert ünsüz olan 'k' sesi ile bitmektedir. Bu sözcüğe gelen '-ci' eki, ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralı gereği sertleşerek '-çi' biçiminde yazılmalıdır. Sözcüğün 'gerçekci' şeklinde yazılması yazım yanlışıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki sert ünsüzle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten sözcükleri ve bu sözcüklere gelen ekleri tespit etmek.
Analiz edilecek kelimelerin ve bunlara gelen eklerin başlangıç seslerinin belirlenmesi.
Ünsüz sertleşmesi kuralının aranacağı kelime gruplarını filtrelemek.
2
Seçeneklerdeki ilgili kelimelerin ses olayları açısından yazımını kontrol etmek.
'Gerçek' sözcüğünün sert ünsüz olan 'k' ile bittiği ve buna gelen '-ci' ekinin benzeşerek '-çi' olması gerektiği görülür.
Sözcüklerin Türkçe ses kurallarına ve yazım kurallarına uygunluğunu doğrulamak.
3
Yazım hatası barındıran seçeneği belirlemek.
'gerçekci' sözcüğündeki 'c' ünsüzünün sertleşmemesi nedeniyle bu cümledeki yazım yanlışı kesinleşir, diğer cümlelerde ise tüm ses kurallarına uyulduğu görülür.
Doğru seçeneğe karar vermek.

Anahtar Kavram

Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi) Kuralı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1580Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere, ayraç içinde belirtilen birleşik kelimenin doğru yazılmış hâlini yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bayram tatilinde ilçedeki sakinlerini ziyaret ederek onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek istedik. (huzur evi)
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

huzurevi
Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına göre 'ev' sözcüğüyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır. Bu nedenle 'huzurevi' kelimesinin bitişik yazılması doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ayraç içindeki 'huzur evi' ifadesinin yapısını ve dil bilgisi kurallarını incelemek.
İfadenin 'ev' kelimesiyle kurulan bir birleşik kelime olduğu belirlenir.
Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarına göre birleşik kelimelerin yazılışı belirli kurallara bağlıdır.
2
'Ev' kelimesiyle kurulan birleşik kelimelerin yazım kuralını hatırlamak.
TDK kurallarına göre 'ev' sözcüğüyle kurulan birleşik kelimeler (huzurevi, öğretmenevi, bakımevi, konukevi vb.) bitişik yazılır.
Dil bilgisi kuralları gereği bu tür birleşik yapılar bitişik yazılmalıdır.
3
Kuralı hedef kelimeye uygulayarak doğru yazımı belirlemek.
Kelimenin doğru yazımı 'huzurevi' şeklindedir.
Huzur ve ev kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu kelime kural gereği bitişik yazılır.

Anahtar Kavram

Ev sözcüğüyle kurulan birleşik kelimelerin bitişik yazılması
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 79 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin