Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 601Question

Türkiye'de karstik süreçler sonucunda oluşan ve üzerinde lapyalar, dolinler gibi yer şekillerinin yaygın olduğu Teke ve Taşeli platolarında, yıllık yağış miktarı çevrelerine göre az olmamasına rağmen yüzey suları bakımından fakir bir yapı gözlenmektedir.

Bu platolarda yüzey sularının yetersiz olmasında ve buna bağlı olarak tarımsal faaliyetlerin kısıtlanmasında aşağıdakilerden hangisi temel nedendir?

Show answer & explanation

Answer: Litolojik yapının suyu yer altına sızdırmaya müsait olması

Answer

Litolojik yapının suyu yer altına sızdırmaya müsait olması
Doğru cevap olan seçenek, Teke ve Taşeli platolarının en karakteristik özelliği olan karstik (kireçtaşı/kalker) yapısına vurgu yapmaktadır. Bu tür arazilerde kayaçlar erimeye ve çatlaklı bir yapıya sahip olduğu için yağışla gelen su hızla yer altına sızarak yeraltı nehirlerini ve mağara sistemlerini besler, bu da yüzeyin kurak kalmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Platoların türünü ve konumunu belirle.
Teke ve Taşeli platoları Akdeniz Bölgesi'nde yer alan karstik platolardır.
Karstik platoların en temel özelliği çözünebilen kayaçlardan (kalker/kireçtaşı) oluşmasıdır.
2
Kayaç yapısının su tutma kapasitesini analiz et.
Kalkerli (kireçtaşı) yapı çatlaklı ve erimeye uygun olduğu için suyu yüzeyde tutmaz, yer altına sızdırır.
Yüzey sularının yer altına sızması, yüzeyde akarsu ve göl oluşumunu zorlaştırır.
3
Su eksikliğinin tarımsal faaliyetler üzerindeki etkisini değerlendir.
Yüzeyde su bulunmaması sulamayı imkansız kılar ve tarımsal verimliliği düşürür.
Bu durum bölgede nüfusun seyrek olmasına ve temel ekonomik faaliyetin kıl keçisi yetiştiriciliği ile sınırlı kalmasına neden olur.

Key Concept

Karstik Platolar ve Litolojik Özellikler

Hints

1
Teke ve Taşeli platolarının hangi kayaç türünden oluştuğunu hatırlayın.
2
Kireçtaşı (kalker) gibi kayaçların su ile temas ettiğinde nasıl davrandığını düşünün.
3
Bu platolarda yer altı sularının zengin (voklüz kaynakları), ancak yüzey sularının fakir olmasının sebebi zeminin geçirgenliğidir.

Practice More

Karstik platoların ekonomik faaliyetleri ile volkanik platoların (Erzurum-Kars) ekonomik faaliyetlerini karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 602Question

Türkiye'nin farklı bölgelerinde yürütülen jeomorfolojik arazi çalışmaları neticesinde hazırlanan bir teknik raporda şu bulgulara yer verilmiştir:

I. Yöre: Tabakaların eğim yönüne paralel uzandığı, killi yapının hâkim olduğu sahada; şiddetli yağışlar sonrası ana kaya üzerindeki örtünün bloklar hâlinde yer değiştirdiği gözlemlenmiştir.

II. Yöre: Bitki örtüsünün tahrip edildiği ve meraların aşırı otlatıldığı sahada; sağanak yağışların ve rüzgârın etkisiyle toprağın verimli üst kısmının zamanla taşınarak ana kayanın yüzeye çıktığı saptanmıştır.

Bu iki yöredeki doğal süreçlerin mekanizmaları ve korunma yöntemleri göz önüne alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi her iki olayı kapsayan en tutarlı değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: I. yöredeki olay, yer çekimi ve jeolojik yapının etkisiyle oluşan derin bir kütle hareketi olduğundan mühendislik önlemleri ön plandadır; II. yöredeki olay ise toprağın dış kuvvetlerce süpürülmesi süreci olduğundan bitki örtüsünün korunması esastır.

Answer

I. yöredeki derin kütle hareketine karşı mühendislik önlemlerinin, II. yöredeki yüzey süpürülmesine karşı ise bitki örtüsü korumasının esas olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru değerlendirme, I. yöredeki olayın (heyelan) derin bir kütle hareketi olduğunu ve mühendislik çözümleri (drenaj gibi) gerektirdiğini, II. yöredeki olayın (erozyon) ise yüzeyel bir süpürülme olduğunu ve bitki örtüsü ile kontrol altına alınabileceğini vurgular.

Step-by-Step Solution

1
I. yöredeki bulguları analiz et
Tabaka eğimi, killi yapı ve yağışın kütlesel harekete neden olması bunun bir 'Heyelan' olduğunu gösterir.
Heyelan, toprağın ana kaya ile birlikte blok halinde kaymasıdır ve jeolojik yapı (tabaka uzanışı) burada kritiktir.
2
II. yöredeki bulguları analiz et
Bitki örtüsü kaybı ve rüzgâr/yağış etkisiyle toprağın üst kısmının taşınması bunun bir 'Erozyon' olduğunu gösterir.
Erozyon, toprağın dış kuvvetler tarafından süpürülmesi sürecidir ve genellikle yüzeyde gerçekleşir.
3
Önleme yöntemlerini karşılaştır
Heyelanda ağaçlandırma sınırlı etkiye sahipken (drenaj ve istinat gerekir); erozyonda ağaçlandırma ve mera ıslahı temel çözümdür.
Heyelan derin tabakaları etkiler, erozyon ise yüzeyi etkiler; bu nedenle müdahale derinlikleri farklıdır.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Mekanizma Farklılıkları

Hints

1
Hangi olayda toprağın sadece üst kısmı süpürülüyor, hangisinde ana kaya üzerindeki bloklar kayıyor?
2
Bitki köklerinin derinliği heyelan tabakasına ulaşabilir mi yoksa sadece yüzeyi mi tutar?
3
I. yöredeki 'tabaka uzanışı' ifadesi, olayın jeolojik yapıyla yani kütle hareketiyle ilgili olduğunun en büyük kanıtıdır.

Practice More

Türkiye haritası üzerinde heyelan ve erozyon riskinin en yüksek olduğu alanları işaretleyerek bölgesel farkları çalışınız.

Alternative Method

Olayları Karadeniz (Heyelan) ve İç Anadolu (Erozyon) örnekleri üzerinden düşünerek, buralarda uygulanan geleneksel önlemleri karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 603Question

Anadolu Yarımadası'nın III.III. Jeolojik Zaman sonlarında dış kuvvetlerin etkisiyle geniş ölçüde aşınarak deniz seviyesine yakın bir platform (peneplen) haline gelmesi ve ardından Kuvaterner'de (IV.IV. Zaman) epirojenik hareketlerle kütlesel olarak yükselmesi, ülkenin günümüzdeki morfolojik karakterini belirlemiştir. Bu jeolojik süreç, Türkiye'de görülen aşağıdaki özelliklerden hangisinin ortaya çıkmasında doğrudan etkili olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Akarsuların yataklarını derine doğru aşındırması ve hidroelektrik potansiyellerinin artması

Answer

Anadolu'nun toptan yükselmesi sonucunda akarsuların yataklarını derine aşındırması ve enerji potansiyellerinin artması
Türkiye arazisinin III.III. Zaman sonunda peneplen haline gelip IV.IV. Zaman başında toptan yükselmesi, akarsuların yataklarını yeniden ve derinden aşındırmasına neden olmuştur. Bu durum, Türkiye'deki akarsuların yüksek enerji potansiyeline sahip olmasının ve derin çentik vadiler oluşturmasının temel nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Epirojenik hareketin sonucunu belirle
Toptan yükselme (Epirojenez)
Soru kökünde belirtilen deniz seviyesine yakın düzlüğün yükselmesi, epirojenik bir harekettir.
2
Yükselmenin akarsular üzerindeki etkisini analiz et
Akarsu gençleşmesi (Rejuvenasyon)
Arazi yükseldiğinde akarsu ile deniz seviyesi (taban seviyesi) arasındaki fark artar, bu da akarsuyun aşındırma gücünü artırır.
3
Mevcut yer şekilleriyle ilişkilendir
Derin vadiler ve yüksek enerji potansiyeli
Türkiye'deki akarsuların çoğunlukla dar ve derin vadilerde akması ve yüksek debili olması bu gençleşmenin doğrudan bir sonucudur.

Key Concept

Epirojenez ve Akarsu Gençleşmesi İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının nedenini düşünün.
2
Bir arazi blok halinde yükselirse, o arazideki akarsuların akış hızı ve aşındırma gücü nasıl değişir?
3
Peneplen haline gelmiş bir arazinin tekrar yükselmesi 'gençleşme' olarak adlandırılır.

Practice More

Epirojenez ve orojenez farklarını pekiştirmek için Alp-Himalaya kıvrım sisteminin oluşum evrelerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Türkiye'deki platoların yüksekte olmasının nedenini sorgulayarak da doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 604Question

Türkiye'deki üç farklı ovanın temel coğrafi özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

OvaToprak YapısıJeolojik / Jeomorfofolojik ÖzellikBulunduğu Kuşak
IIAlüvyal topraklar yaygındırAkarsuların taşıdığı materyalleri sığ kıyılarda biriktirmesi sonucu oluşmuşturEge Denizi kıyıları
IIIITerra rossa toprakları görülürKimyasal çözünmeye uğrayan kayaçların bulunduğu alanlardaki çöküntülerde gelişmiştirBatı Toroslar kuşağı
IIIIIIÇeşitli zonlu ve azonal topraklar bulunurLevha hareketlerine bağlı olarak gelişen aktif kırık hatları üzerindeki çöküntü alanlarıdırKuzey Anadolu Fay Hattı

Buna göre; özellikleri verilen II, IIII ve IIIIII numaralı ovalar aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: Selçuk - II: Acıpayam - III: Niksar

Answer

Özellikleri verilen ovalar sırasıyla Selçuk (Delta), Acıpayam (Karstik) ve Niksar (Tektonik) ovalarıdır.
I numaralı ovanın alüvyal toprakları ve Ege kıyısındaki konumu bir Delta ovası olan Selçuk ile; II numaralı ovanın terra rossa toprakları ve karstik çözünme süreci karstik bir ova olan Acıpayam ile; III numaralı ovanın aktif fay hattı (KAF) üzerindeki konumu ise tektonik bir ova olan Niksar ile tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
I numaralı ovanın özelliklerini analiz etme
Alüvyal toprak, sığ deniz (kıta sahanlığı) ve Ege kıyısı vurgusu bu ovanın bir 'Delta Ovası' olduğunu gösterir. Selçuk, Menemen, Dikili ve Balat gibi ovalar bu tanıma uyar.
Delta ovaları, akarsuların taşıdığı malzemeyi denizin sığ olduğu kıyılarda biriktirmesiyle oluşur.
2
II numaralı ovanın özelliklerini analiz etme
Terra rossa (kırmızı akdeniz toprağı), kimyasal çözünme (kalker/jips) ve Batı Toroslar vurgusu bu ovanın bir 'Karstik Ova' (Polyye) olduğunu gösterir. Acıpayam, Korkuteli, Kestel gibi ovalar bu gruptadır.
Karstik ovalar, suda kolay çözünebilen kayaçların bulunduğu arazilerdeki çöküntü alanlarında oluşur.
3
III numaralı ovanın özelliklerini analiz etme
Aktif kırık hatları (fay) ve Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) vurgusu bu ovanın bir 'Tektonik Ova' olduğunu gösterir. Niksar, Erbaa, Merzifon gibi ovalar KAF üzerindedir.
Türkiye'nin en yaygın ova tipi olan tektonik ovalar, fay hatları boyunca gelişen çöküntü hendekleridir.

Key Concept

Türkiye'deki Ovaların Oluşum Mekanizmaları ve Mekansal Dağılımı

Hints

1
I numaralı ovanın oluşması için kıyıdaki suyun derinliğinin az (kıta sahanlığının geniş) olması gerekir; bu durum Ege kıyılarında yaygındır.
2
II numaralı ovalar 'TAKKE' (Tefenni, Acıpayam, Korkuteli, Kestel, Elmalı) şifresiyle bilinen karstik ovalardır.
3
III numaralı ovanın üzerinde bulunduğu hat (KAF), Saros Körfezi'nden başlayıp Marmara Denizi ve Kuzey Anadolu üzerinden Van Gölü'ne kadar uzanır.

Practice More

Tektonik ovaların deprem riski ile karstik ovaların tarımsal verimliliği arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 605Question

Türkiye’nin jeolojik evrimi, levha tektoniği kuramı çerçevesinde "Paleotektonik" ve "Neotektonik" olarak iki ana evreye ayrılmaktadır. Neotektonik dönem, yaklaşık olarak Üst Miyosen’de (yaklaşık 111211-12 milyon yıl önce) Anadolu levhasının Arap levhası tarafından sıkıştırılarak batıya doğru yer değiştirmeye başlamasıyla tanımlanır.

Buna göre, Türkiye arazisinin Neotektonik dönemde (III.III. Jeolojik Zaman sonu - IV.IV. Jeolojik Zaman) kazandığı yapısal veya morfolojik özellikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde gerçekleşen değişimlerden biri olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Tetis Denizi tabanındaki tortul tabakaların Alp-Himalaya orojeneziyle kıvrılarak Kuzey Anadolu ve Toros dağ kuşaklarını oluşturmaya başlaması

Answer

Tetis Denizi tabanındaki tortul tabakaların kıvrılarak dağ sıralarını oluşturmaya başlaması doğru cevaptır; çünkü bu olay Paleotektonik döneme aittir.
Tetis Denizi'ndeki tortulların Alp-Himalaya orojeneziyle kıvrılarak Kuzey Anadolu ve Toros dağ kuşaklarını oluşturmaya başlaması, Türkiye'nin jeolojik geçmişindeki 'Paleotektonik' evreye (özellikle Eosen ve Oligosen dönemlerine) aittir. Neotektonik dönem ise bu kıvrılma safhası tamamlandıktan sonra, yaklaşık 111211-12 milyon yıl önce levhaların birbirini itmesiyle başlayan ve bugün de devam eden yanal atımlı faylanma, tektonik kaçış ve blok halindeki yükselme (epeirojenez) sürecini tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Dönem Ayrımı Yapılması
Neotektonik dönem Üst Miyosen'den (111211-12 milyon yıl önce) günümüze kadar olan süreci kapsar.
Soruda istenen değişimlerin hangi zaman dilimine ait olduğunu belirlemek için zaman sınırlarını bilmek gerekir.
2
Neotektonik Özelliklerin Analizi
KAF/DAF oluşumu, epeirojenik yükselme, batıya kaçış ve Ege'deki gerilme bu dönemin temel olaylarıdır.
Seçeneklerdeki olayların kronolojik uyumunu kontrol etmek için Neotektonik rejimin sonuçları taranır.
3
Paleotektonik Olayın Tespiti
Alp-Himalaya kıvrımlarının ilk oluşumu (orojenik safha) Paleojen (Eosen-Oligosen) dönemindedir.
Neotektonik dönemden önce gerçekleşen tektonik rejimi (Paleotektonik) ayırt etmek sorunun çözümünü sağlar.

Key Concept

Paleotektonik ve Neotektonik Dönem Ayrımı

Hints

1
Türkiye'de bugünkü depremsellik ve genel yükseltinin çoğu, orojenik kıvrılmalardan ziyade daha sonra gerçekleşen blok hareketleriyle ilişkilidir.
2
Neotektonik dönem, levhaların yatayda birbirini itmeye başladığı ve Anadolu'nun 'kaçış' yolunu bulduğu son 1212 milyon yıllık evreyi kapsar.
3
Dağların deniz tabanından kıvrılarak ilk kez karalaşması, Anadolu'nun henüz bir blok olarak yükselmediği çok daha eski (Paleotektonik) bir evreye aittir.

Practice More

Anadolu'nun Neotektonik dönemde yükselmesinin akarsuların aşındırma gücü ve vadilerin yapısı üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 606Question

Türkiye'de bir akarsuyun döküldüğü kıyıda delta ovası oluşturabilmesi için kıta sahanlığının geniş olması ve kıyıda birikimi engelleyecek güçlü akıntıların bulunmaması gerekir. Bazı akarsularımız bol miktarda alüvyon taşımasına rağmen, döküldükleri kıyının jeomorfolojik ve hidrografik özellikleri nedeniyle belirgin bir delta çıkıntısı meydana getirememişlerdir.

Buna göre, aşağıdaki ovalardan hangisinin bulunduğu saha, taşıdığı yüksek alüvyon miktarına rağmen kıyıdaki derinlik ve akıntılar nedeniyle bir delta ovası olarak değil, 'taban seviyesi ovası' olarak nitelendirilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Adapazarı Ovası

Answer

Sakarya Nehri'nin ağzında yer alan Adapazarı Ovası, jeomorfofolojik şartlar nedeniyle delta ovası özelliği göstermez.
Doğru seçenek olan Adapazarı Ovası, Sakarya Nehri'nin döküldüğü alanda yer alsa da Karadeniz'deki şiddetli akıntılar ve kıyı derinliği nedeniyle bir delta çıkıntısı oluşturamamıştır. Bu durum onu, biriktirmenin kıyı gerisinde kaldığı 'taban seviyesi ovaları' sınıfına dahil eder.

Step-by-Step Solution

1
Delta oluşumu için gerekli olan kıyı şartlarını analiz et.
Geniş kıta sahanlığı, sığ deniz ve zayıf akıntıların birikim için şart olduğu görülür.
Delta oluşumu, akarsuyun taşıdığı malzemenin denizin derinliklerine gitmeden kıyıda kalmasına bağlıdır.
2
Seçeneklerdeki akarsuların döküldüğü kıyıları karşılaştır.
Bafra, Çarşamba, Silifke ve Dikili gibi alanlarda belirgin delta çıkıntıları mevcuttur.
Bu alanlarda kıyı sığlığı ve birikim süreçleri delta oluşumuna izin vermiştir.
3
Sakarya Nehri'nin döküldüğü Karadeniz kıyısını özel olarak incele.
Karasu-Kocaali kıyılarında denizin aniden derinleştiği ve güçlü alt akıntıların olduğu tespit edilir.
Sakarya Nehri'nin getirdiği alüvyonlar bu akıntılarla Karadeniz'in derin çukurlarına taşınır.
4
Ovanın karakterini belirle.
Adapazarı Ovası, deniz seviyesine yakın ancak denize çıkıntı yapmayan bir 'taban seviyesi ovası'dır.
Kıyı birikimi yetersiz kaldığı için ova kıyı çizgisinin gerisinde şekillenmiştir.

Key Concept

Delta ve Taban Seviyesi Ovaları Ayrımı

Hints

1
Delta oluşumu için sadece akarsuyun alüvyon taşıması yetmez, denizin de sığ olması gerekir.
2
Karadeniz'in batı kesimlerinde denizin aniden derinleşmesi ve İstanbul Boğazı'na yakınlıktan kaynaklı akıntılar birikimi zorlaştırır.
3
Sakarya Nehri'nin döküldüğü alana haritada bakıldığında, Kızılırmak (Bafra) veya Yeşilırmak (Çarşamba) gibi denize doğru büyük bir çıkıntı yapmadığı görülür.

Practice More

Antalya Ovası'nın neden bir delta olmadığını (traverten yapısı) ve Çukurova ile farklarını çalışarak kıyı ovaları konusundaki hakimiyetini pekiştirebilirsin.

Alternative Method

Harita bilgini kullanarak Karadeniz kıyı şeridini hayal et. Bafra ve Çarşamba'nın oluşturduğu 'burun' şeklindeki çıkıntıların aksine, Sakarya'nın ağzının düz bir kıyı çizgisine sahip olduğunu hatırlamak cevaba ulaşmanı sağlar.
Estimated Time:2m 0s
Question 607Question

Bir araştırmacı, saha çalışması yaptığı iki farklı kırsal yörede aşağıdaki doğa olaylarının yaşandığını raporlamıştır:

• K Yöresi: Eğimli tarım arazilerinde, yüzeydeki ince ve verimli toprağın yağmur suları ile zamanla süpürülerek yok olduğu görülmüştür. Bu sorunu çözmek için yöre halkına tarlaları eğime dik sürmeleri ve boş arazileri ağaçlandırmaları tavsiye edilmiştir.

• L Yöresi: Eğimli ve killi tabakalara sahip yamaçlarda, ilkbaharda artan yağışlar ve kar erimeleriyle birlikte toprağın devasa kütleler hâlinde aniden aşağıya doğru kaydığı tespit edilmiştir. Uzmanlar, bu alanda yapılacak ağaçlandırma çalışmalarının söz konusu afeti durdurmada yetersiz kalacağını belirtmiştir.

Araştırmacının gözlemlediği bu doğa olayları, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru isimlendirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Erozyon - Heyelan

Answer

K yöresindeki olay erozyon, L yöresindeki olay ise heyelandır.
Verilen metinde, K yöresinde toprağın üst kısmının süpürülmesi ve ağaçlandırma ile önlenebilmesi doğrudan erozyonu tanımlar. L yöresinde ise toprağın killi yapının da etkisiyle büyük kütleler hâlinde aniden aşağı kayması ve ağaçlandırmanın yetersiz kalması heyelanın (kütle hareketinin) temel özellikleridir.

Step-by-Step Solution

1
K yöresindeki olayın özelliklerini analiz et.
Verimli toprağın suyla süpürülmesi ve ağaçlandırma ile önlenebilmesi durumunun 'erozyon' olduğu belirlenir.
Erozyon, dış kuvvetlerin etkisiyle toprağın en üst kısmının aşındırılıp taşınması olayıdır ve bitki örtüsü bu süreci büyük ölçüde yavaşlatır.
2
L yöresindeki olayın özelliklerini analiz et.
Eğimli, killi yamaçlarda toprağın devasa kütleler hâlinde aniden kayması durumunun 'heyelan' olduğu belirlenir.
Heyelan (kütle hareketi), suya doymuş killi toprağın yerçekiminin etkisiyle kütle hâlinde yer değiştirmesidir; bitki kökleri ana kayaya ulaşamadığı için bu devasa kütle hareketini durdurmakta yetersiz kalır.
3
Elde edilen sonuçları sırasıyla eşleştir.
Birinci olay erozyon, ikinci olay heyelan olarak eşleştirilir.
Soru kökünde sırasıyla isimlendirilmesi istenmiştir.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Temel Farklar

Hints

1
Birinci olayda toprağın verimli kısmı taşınıyor ve ağaç dikmek buna iyi geliyor.
2
İkinci olayda toprak 'kütle hâlinde' aniden kayıyor ve 'killi tabaka' bu olayda çok etkili.
3
Toprağın dış kuvvetlerce yavaşça taşınması 'erozyon', kütle hâlinde yerçekimi etkisiyle aşağı kayması ise 'heyelan' olarak adlandırılır.
Estimated Time:45s
Question 608Question

Türkiye'de karstlaşma süreci, üzerinde şekillerin geliştiği kayacın kimyasal ve fiziksel özelliklerine (litoloji) bağlı olarak farklılıklar gösterir. Batı Toroslar'daki geniş alanlarda kalker (kireç taşı) karstı hakimken; Sivas, Erzincan ve Çankırı çevresinde jips (alçı taşı) üzerinde gelişen karstik yapılar yaygındır.

Buna göre, jips karstını Akdeniz'deki kalker karstından ayıran en temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kayaç yapısının suda çözünme hızının çok yüksek olması nedeniyle oluşan şekillerin daha mikro boyutta ve kısa ömürlü olması

Answer

Jips karstında kayaçların çözünme hızının yüksek olması sebebiyle şekillerin daha küçük ve kısa ömürlü olması
Doğru cevap olan ifade, jipsin (alçı taşı) kimyasal doğasına odaklanır. Jips, suya karşı direnci en düşük kimyasal tortul kayaçlardan biridir. Bu durum, yer şekillerinin oluşum hızını artırırken, dayanıklılığını azaltır. Sonuç olarak Sivas-Çankırı çevresindeki jips karstı, Toroslar'daki kireç taşı karstına göre daha küçük ölçekli (mikro) ve dayanıksız (kısa ömürlü) şekillerle karakterize edilir.

Step-by-Step Solution

1
Litolojik özellikleri karşılaştırma
Kalker (kireç taşı) ve jips (alçı taşı) kimyasal tortul kayaçlardır; ancak jipsin çözünme hızı kalkerden çok daha fazladır.
Karstik şekillerin boyutu ve ömrü, kayacın suda çözünme direncine bağlıdır.
2
Hız ve şekil ilişkisini analiz etme
Hızlı çözünen jips üzerinde şekiller belirginleşemeden değişime uğrar veya çöker.
Aşırı hızlı çözünme, şekillerin devasa boyutlara (büyük polyeler gibi) ulaşmasını engelleyerek daha mikro formlarda kalmasına yol açar.
3
Bölgesel farkı belirleme
Sivas ve Çankırı çevresindeki jips karstı, Akdeniz'deki kalker karstına göre daha geçici ve küçük ölçekli yer şekilleri üretir.
Bölgesel kayaç farkı (litoloji), topoğrafyanın karakterini belirleyen ana faktördür.

Key Concept

Karstik Şekiller ve Litoloji İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de karstik şekiller sadece kireç taşı (kalker) üzerinde oluşmaz; alçı taşı (jips) da önemli bir karstik kayaçtır.
2
Bir kayacın suda ne kadar hızlı çözündüğü, üzerinde oluşan şekillerin büyüklüğünü ve ne kadar süre sağlam kalacağını belirler.
3
Alçı taşı (jips), kireç taşına göre çok daha yumuşak ve suda hızla eriyen bir maddedir; bu özelliği Sivas çevresindeki şekilleri nasıl etkiler?

Practice More

Konya Havzası'ndaki obruk oluşumlarının son yıllarda artmasının nedenlerini yer altı suyu kullanımıyla ilişkilendirerek çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 609Question

Türkiye'de akarsuların yataklarını derine doğru aşındırarak eski vadi tabanlarını basamaklar hâlinde yüksekte bırakmasıyla oluşan sekiler (taraçalar), hem aşınım hem de birikim süreçlerinin etkili olduğu poligenik şekillerdir. Anadolu Yarımadası'nın Neojen sonu ve Kuvaterner boyunca geçirdiği jeolojik değişimler dikkate alındığında, sekilerin oluşum mekanizması ve Türkiye'deki varlığı hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anadolu'nun epirojenik olarak toptan yükselmesi, akarsuların aşındırma gücünü yeniden kazanarak (gençleşme) eski alüvyal tabanlarını yarmasına ve basamaklı yapıların oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Answer

Anadolu'nun epirojenik yükselmesi sonucu akarsuların gençleşerek eski vadi tabanlarını yarmasıyla basamaklı sekilerin oluşması doğrudur.
Anadolu Yarımadası'nın Kuvaterner'de toptan yükselmesi, akarsuların yatak eğimini ve buna bağlı olarak aşındırma gücünü artırmıştır. Akarsular, daha önce vadi tabanlarında biriktirmiş oldukları alüvyonları, artan enerjileriyle derine doğru tekrar yarmaya başlamış; bunun sonucunda eski vadi tabanları mevcut akarsu yatağının her iki yanında basamaklar hâlinde yüksekte kalmıştır. Bu sürece 'akarsu gençleşmesi' denir ve sekiler bu sürecin tipik bir yer şeklidir.

Step-by-Step Solution

1
Seki (taraça) oluşumunun poligenik yapısını analiz etmek.
Sekinin önce bir biriktirme, ardından bir aşındırma süreciyle (yarma) oluştuğu belirlendi.
Sekinin hem aşınım hem birikim şekli olarak sınıflandırılmasının temelini anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Anadolu'nun Kuvaterner'deki epirojenik hareketlerini değerlendirmek.
Anadolu'nun toptan yükselmesiyle akarsu yataklarının deniz seviyesinden uzaklaştığı (baz seviyesinin düştüğü) saptandı.
Yükselme hareketi akarsuyun potansiyel enerjisini ve derine aşındırma gücünü artıran temel kuvvettir.
3
Gençleşme (rejuvenasyon) kavramı ile seki basamakları arasındaki ilişkiyi kurmak.
Akarsuyun eski alüvyal dolgularını dikey yönde keserek yeni bir yatak oluşturduğu ve eski tabanların yüksekte kalarak taraçalandığı görüldü.
Sekinin oluşumu, akarsuyun yatağını tekrar kazmaya başladığının ve gençleştiğinin en somut kanıtıdır.

Key Concept

Akarsuların epirojenik yükselme sonucu gençleşmesi (rejuvenasyon) ve seki (taraça) oluşumu.

Hints

1
Sekinin bir 'gençleşme' şekli olduğunu ve akarsuyun tekrar derine aşındırmaya başladığını düşünün.
2
Anadolu'nun jeolojik geçmişindeki toptan yükselme hareketinin akarsu enerjisine etkisini hatırlayın.
3
Bir akarsu yatağını tekrar kazıyorsa (derine aşındırıyorsa), bu onun potansiyel enerjisinin (eğim ve yükseltisinin) arttığını gösterir.

Practice More

Akarsuların hem aşınım hem birikim yaptığı diğer bir şekil olan mendereslerin, sekinin aksine neden düşük eğimli sahalarda oluştuğunu araştırabilirsiniz.

Alternative Method

Seki oluşumunu bir merdivene benzetebilirsiniz; her basamak akarsuyun eski bir vadi tabanıdır ve akarsu her yükselme (epirojenez) döneminde bir alt basamağa inerek yatağını derinleştirmiştir.
Estimated Time:2m 0s
Question 610Question

Türkiye’de rüzgârlar, özellikle bitki örtüsünden yoksun, kurak ve yarı kurak bölgelerde yer şekillerini biçimlendirmede etkili bir dış kuvvettir. Rüzgârların taşıdığı materyalleri hızının azaldığı yerlerde üst üste yığmasıyla biriktirme şekilleri meydana gelir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi rüzgârların biriktirme faaliyetleri sonucunda oluşan bir yer şeklidir?

Show answer & explanation

Answer: Barkan

Answer

Rüzgârların biriktirme faaliyeti sonucunda oluşan yer şekli 'Barkan' adlı hilal biçimli kumullardır.
Barkan, rüzgârın taşıma gücünün azaldığı yerlerde kumları hilal şeklinde biriktirmesiyle oluşan bir yer şeklidir. Türkiye'de Konya-Karapınar gibi rüzgâr erozyonuna açık alanlarda benzeri küçük ölçekli kum birikintileri görülmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Rüzgârın dış kuvvet olarak faaliyetlerini sınıflandır
Rüzgârlar, yüzeyi aşındırarak (Mantarkaya, Tafoni, Yardang vb.) veya taşıdıkları malzemeyi biriktirerek (Barkan, Lös, Kumul) şekillendirir.
Sorunun kökünde özellikle 'biriktirme' faaliyeti vurgulandığı için kavramsal ayrım yapılmalıdır.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerinin oluşum süreçlerini analiz et
Mantarkaya, Yardang, Şahit Kaya ve Tafoni aşındırma; Barkan ise biriktirme sürecidir.
KPSS düzeyinde rüzgâr şekilleri genellikle aşındırma ve biriktirme olarak iki ana grupta test edilir.
3
Doğru eşleştirmeyi belirle
Barkan biriktirme şeklidir.
Barkan, çöl veya yarı kurak alanlarda rüzgârın kumları hilal şeklinde yığmasıyla oluşur.

Key Concept

Rüzgâr Biriktirme Şekilleri

Hints

1
Yer şekillerini 'rüzgârın kopardığı' ve 'rüzgârın bıraktığı' şeklinde ikiye ayırarak düşünün.
2
Seçeneklerden dört tanesi rüzgârın aşındırma (abrazyon/korozyon) etkisiyle oluşurken, sadece bir tanesi kumların yığılmasıyla oluşur.

Practice More

Rüzgâr biriktirme şekillerinden olan Lös (rüzgârın taşıdığı ince tozların birikmesi) ile kumul çeşitlerini tekrar inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 611Question

Türkiye'de özellikle Kaçkar ve Toroslar gibi yüksek dağlık alanlarda, buzulların aşındırıp taşıdığı çeşitli boyutlardaki malzemelerin (kum, çakıl, taş) buzun eridiği bölgelerde üst üste yığılmasıyla oluşan biriktirme şekillerine ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Moren

Answer

Buzulların taşıdığı materyalleri biriktirmesiyle oluşan yer şekli morendir.
Buzul biriktirmesi sonucu oluşan ve 'buzultaş' olarak da bilinen yer şekli morendir. Türkiye'de Pleistosen dönemindeki buzullaşmaların etkisiyle Kaçkar, Aladağlar ve Erciyes gibi yüksek dağlarda bu şekillere rastlanır.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvetin belirlenmesi
Soruda yüksek dağlardaki buzullaşma faaliyetlerinden bahsedilmektedir.
Yer şeklinin hangi dış kuvvet (akarsu, rüzgar, buzul vb.) tarafından oluşturulduğunu anlamak gerekir.
2
Oluşum sürecinin analizi
Malzemelerin 'üst üste yığılması' ifadesi bunun bir biriktirme şekli olduğunu gösterir.
Aşındırma ve biriktirme şekillerini birbirinden ayırmak doğru sonuca ulaştırır.
3
Kavram eşleştirmesi
Buzul biriktirmesi sonucu oluşan yığınlar 'moren' (buzultaş) olarak adlandırılır.
Coğrafi terminolojide buzul biriktirme şeklinin karşılığını bulmak gerekir.

Key Concept

Buzul Biriktirme Şekilleri

Hints

1
Soruda bahsedilen şekil bir dış kuvvet olan 'buzullar' tarafından oluşturulmuştur.
2
Bu bir aşındırma değil, 'biriktirme' şeklidir.
3
Halk arasında 'buzultaş' olarak da bilinir ve yüksek dağ zirvelerinde görülür.

Practice More

Buzul aşındırma şekilleri olan sirk ve hörgüç kaya kavramlarını da tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 612Question

Bir grup mühendis, Türkiye genelindeki kara yolu ve demir yolu projelerinin fizibilite raporlarını incelemektedir. Raporda dikkat çeken en önemli bulgulardan biri, kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarının inşasında tünel, viyadük ve geçit yapım maliyetlerinin, doğu-batı yönlü hatlara göre çok daha yüksek olmasıdır.

Bu maliyet farkını ortaya çıkaran temel neden, Türkiye'nin dağlarıyla ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alp-Himalaya orojenezinin etkisiyle ana dağ sıralarının genellikle doğu-batı doğrultusunda uzanması

Answer

Alp-Himalaya orojenezinin etkisiyle ana dağ sıralarının genellikle doğu-batı doğrultusunda uzanması
Türkiye, jeolojik oluşumu gereği kuzeyden ve güneyden tektonik levhaların sıkıştırmasına maruz kalmıştır. Bu sıkışma, Kuzey Anadolu Dağları ile Torosların doğu-batı yönünde uzun ve kesintisiz sıralar halinde kıvrılmasına neden olmuştur. Bir ulaşım hattı doğu-batı yönünde çekildiğinde genellikle dağ sıralarına paralel olan doğal vadileri veya çöküntü alanlarını takip edebilir. Ancak kuzey-güney yönünde bir hat çekilmek istendiğinde, bu devasa dağ sıraları adeta bir duvar gibi yolun karşısına çıkar. Bu duvarları aşmak için çok sayıda tünel ve viyadük yapılması gerekir, bu da maliyetleri katlayarak artırır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen temel problemi (ulaşım maliyet farklılığını) tespit etmek.
Kuzey-güney yönünde yol yapım maliyetleri (tünel, viyadük) çok yüksekken, doğu-batı yönünde maliyetler daha düşüktür.
Tünel ve viyadükler, aşılması zor ve yüksek topoğrafik engelleri geçmek için inşa edilir.
2
Türkiye'de dağların uzanış doğrultusunu coğrafi olarak hatırlamak.
Türkiye'deki başlıca sıradağlar (Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar) doğu-batı doğrultusunda uzanır.
Anadolu Yarımadası, kuzeydeki Avrasya ile güneydeki Afrika/Arabistan levhalarının sıkıştırması sonucu oluştuğu için kıvrımlar doğu-batı yönlü bir şerit halini almıştır.
3
Dağların uzanış yönü ile ulaşım maliyetleri arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurmak.
Doğu-batı yönünde dağların arasındaki vadilerden kolayca yol yapılabilirken, kuzey-güney yönünde bu sıradağları dik kesmek (delmek veya üstünden geçmek) zorunludur.
Dağları enlemesine aşmak her zaman boylamasına vadileri izlemekten daha maliyetlidir.

Key Concept

Dağların Uzanış Doğrultusu ve Etkileri

Hints

1
Türkiye'nin kuzeyinde ve güneyinde deniz kıyısına nasıl paralel uzanan büyük sıradağlar olduğunu gözünüzün önüne getirin.
2
Geniş ve uzun bir duvarın yanından (doğu-batı) yürümek kolaydır, ancak duvarın diğer tarafına (kuzey-güney) geçmek için duvarı delmeniz (tünel) gerekir.
3
Anadolu, kuzey ve güney levhalarının sıkıştırmasıyla oluştuğu için dağlarımız ağırlıklı olarak doğu-batı yönlü bir uzanış gösterir ve bu durum ulaşımı doğrudan şekillendirir.
Question 613Question

Türkiye arazisinin jeolojik geçmişi incelendiğinde, I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşmuş, şiddetli yan basınçlarla sertleşmiş ve günümüzde deprem riskinin nispeten az olduğu yaşlı kütlelere "masif arazi" denildiği görülmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki masif arazilerin veya bu arazilerin oluştuğu dönemin genel özellikleri arasında gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Anadolu Yarımadası'nın bugünkü ortalama yükseltisini kazandığı toptan yükselme (epirojenez) sürecinin bu dönemde yaşanması

Answer

Anadolu Yarımadası'nın toptan yükselme (epirojenez) sürecinin bu dönemde yaşandığını belirten seçenek yanlıştır; çünkü bu olay Üçüncü Zaman sonu ve Dördüncü Zaman'da gerçekleşmiştir.
Türkiye'nin bugünkü yüksek engebeli topoğrafyasını ve ortalama yükseltisini kazandığı toptan yükselme (epirojenez) süreci III.III. Jeolojik Zaman'ın sonları ile IV.IV. Jeolojik Zaman'ın başlarında gerçekleşmiştir. I.I. Jeolojik Zaman ise Türkiye'de sadece masif adı verilen yaşlı kütlelerin ve taş kömürü yataklarının oluştuğu dönemdir; bu dönemde henüz bugünkü Anadolu kütlesinin büyük bir kısmı deniz altındadır (Tetis Denizi).

Step-by-Step Solution

1
I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoik) özelliklerini hatırla.
Bu dönemde masif araziler (Yıldız, Menderes, Bitlis vb.) ve taş kömürü yatakları oluşmuştur.
Soruda verilen zaman diliminin sınırlarını belirlemek.
2
Türkiye'nin bugünkü yüksekliğini kazandıran süreci analiz et.
Türkiye'nin ortalama 11321132 metre olan yükseltisi, esas olarak III.III. Zaman sonu ve IV.IV. Zaman başındaki epirojenik (kıta oluşumu) hareketlerle ilişkilidir.
Hatalı olan jeolojik olay-zaman eşleşmesini tespit etmek.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında ele.
Toptan yükselmenin I.I. Zaman'da gerçekleştiğini iddia eden ifade bilimsel olarak yanlıştır.
Doğru cevaba ulaşmak.

Key Concept

Türkiye'nin Jeolojik Zaman Çizelgesi ve Epirojenez Zamanlaması

Hints

1
Türkiye'nin 'genç bir ülke' olarak tanımlanmasının en büyük sebebi olan yükselme hareketlerini düşünün.
2
Masifler çok eski oluşumlardır, ancak Türkiye'nin bugünkü yüksek yayla görünümünü kazanması çok daha yakın bir tarihe dayanır.
3
Epirojenez (kıta oluşumu) hareketleri Anadolu'da özellikle Neojen sonrasında etkili olmuştur.

Practice More

Türkiye'deki Linyit ve Bor yataklarının hangi jeolojik zamanda oluştuğunu inceleyerek maden-zaman ilişkisini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 614Question

Başkent Ankara'nın güney ve güneybatısında konumlanan bu plato alanı, yatay uzanışlı tortul kütlelerin akarsularca yarılmasıyla meydana gelmiştir. Yarı kurak iklim şartlarının hüküm sürdüğü bu sahada, tarımsal faaliyetler büyük oranda yağışa bağlı olarak (kuru tarım) yürütülmekte ve bozkır bitki örtüsü nedeniyle küçükbaş hayvancılık ön plana çıkmaktadır.

Bazı coğrafi ve ekonomik özellikleri verilen bu plato aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Haymana Platosu

Answer

Özellikleri verilen plato Haymana Platosu'dur.
Soruda bahsedilen Ankara'nın güneyinde yer alma, tabaka düzlüğü (yatay duruşlu tortul) özelliği gösterme, karasal iklim etkisiyle kuru tarım ve küçükbaş hayvancılığın yoğun yapılması durumları Haymana Platosu'nun temel coğrafi ve ekonomik özellikleridir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen coğrafi konum bilgisini analiz edin.
Alan 'Ankara'nın güneyi' olarak belirtilmiştir, bu durum İç Anadolu Bölgesi'ni işaret eder.
Platoların harita üzerindeki yerlerini bilmek temel belirleyicidir.
2
Oluşum türü ve ekonomik özellikleri eşleştirin.
Tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) oluşumu, kuru tarım ve bozkır bitki örtüsüne bağlı küçükbaş hayvancılık, İç Anadolu platolarının tipik özellikleridir.
İklim, bitki örtüsü ve ekonomik faaliyetler birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
3
Seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşın.
Teke (karstik), Ardahan (volkanik), Çatalca-Kocaeli (aşınım) elendiğinde geriye İç Anadolu'da yer alan Haymana Platosu kalır.
Farklı bölgelerdeki platoların karakteristik özellikleri birbirlerinden ayrılır.

Key Concept

Türkiye'nin tabaka düzlüğü platoları ve özellikleri

Hints

1
Platonun Başkent Ankara'nın güneyinde yer alması konumunu belirlemeniz için en temel ipucudur.
2
Bölgede yarı kurak iklim (karasal), bozkır bitki örtüsü ve kuru tarım yaygındır; bu da doğrudan İç Anadolu'ya işaret eder.
3
Türkiye'nin önemli ovaları ve tabaka platoları İç Anadolu'da yer alır; Cihanbeyli, Obruk, Bozok ve soruda bahsedilen plato bu gruptadır.
Question 615Question

Türkiye'nin farklı bölgelerinde topoğrafya, iklim ve insan faaliyetlerine bağlı olarak kütle hareketleri (heyelan) ve toprak aşınması (erozyon) olayları yaşanmaktadır. Bir coğrafya araştırmacısı, İç Anadolu Bölgesi'ndeki tarım alanlarında yaşanan toprak kaybı ile Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yamaç dengesinin bozularak kütlenin yer değiştirmesi olaylarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir.

Araştırmacının bu iki süreci; nedenleri, etkili olan faktörler ve alınabilecek önlemler açısından değerlendirirken ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi coğrafi açıdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İç Anadolu'da erozyonu tetikleyen ana etken cılız bitki örtüsü ve yanlış arazi kullanımı gibi insan faaliyetleri iken; Doğu Karadeniz'deki heyelanların temelinde killi litolojik yapı ve eğim yatar, bu nedenle ağaçlandırma heyelanı tamamen durduramaz.

Answer

İç Anadolu'da erozyonun cılız bitki örtüsü gibi insan müdahalesine açık faktörlerle tetiklendiğini; Doğu Karadeniz'deki heyelanın ise killi yapı ve eğim gibi doğal faktörlere dayandığını ve bu yüzden ağaçlandırmanın heyelanı tek başına engelleyemeyeceğini belirten yargı.
İç Anadolu'da rüzgâr ve yüzeysel akışla oluşan erozyonda, bitki örtüsünün cılız olması ve arazinin yanlış kullanımı gibi faktörler (insan etkisi) ön plandadır. Buna karşın, Doğu Karadeniz'de yaygın olan heyelan (kütle hareketi), killi toprağın suya doyarak kayganlaşması ve yüksek eğim gibi tamamen doğal litolojik ve jeomorfolojik şartlardan kaynaklanır. Ağaç kökleri sadece yüzeydeki toprağı tutabildiğinden, derinlerdeki devasa toprak kütlesinin ana kayayla birlikte kaymasını (heyelanı) durdurmakta tek başına yeterli olamaz. Bu durum her iki afetin temel karakterini ve çözüm sınırlarını en doğru şekilde özetler.

Step-by-Step Solution

1
İç Anadolu'daki afet mekanizmasını analiz et
İç Anadolu'da yarı kurak iklim, cılız bitki örtüsü, nadas uygulaması ve aşırı otlatma (insan faktörü) nedeniyle üst toprak rüzgâr ve suyla taşınır (erozyon).
Bölgenin coğrafi ve tarımsal özelliklerini belirlemek.
2
Doğu Karadeniz'deki afet mekanizmasını analiz et
Doğu Karadeniz'de yüksek eğim, aşırı yağış ve suyu emerek kayganlaşan killi toprak yapısı nedeniyle ana kaya ile birlikte büyük bir kütle yer değiştirir (heyelan). Burada doğal litolojik yapı belirleyicidir.
Kütle hareketinin (heyelanın) sadece yüzeyde değil, derinlerde gerçekleştiğini saptamak.
3
Önlem ve müdahale yöntemlerinin etkinliğini değerlendir
Erozyonu önlemek için bitki örtüsünü korumak ve ağaçlandırmak çok etkilidir çünkü kökler üst toprağı tutar. Ancak heyelanda koca bir yamaç ana kayayla birlikte kaydığı için ağaç kökleri bu derin kütle hareketini durdurmaya tek başına yetmez.
Afetlerin önlenme mekanizmalarındaki kritik yanılgıları ayırt etmek.
4
Seçenekleri bu bilgiler ışığında ele
Harita bilgisini karıştıran, yağış tipini yanlış veren, eğim doğrultusunda sürmeyi savunan ve yol kazılarının riski azalttığını iddia eden yargılar elenir. Doğal faktör-insan faktörü ayrımını doğru yapan yargı seçilir.
Doğru analizi barındıran tek seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Neden-Sonuç ve Önlem Farklılıkları

Hints

1
Erozyon toprağın sadece en üst, verimli kısmının süpürülmesi iken; heyelan ana kaya ile birlikte metrelerce derinlikteki koca bir kütlenin yerinden koparak kaymasıdır.
2
İç Anadolu'da erozyonun temel sebebi bitki örtüsü eksikliğiyken, Karadeniz'de 'killi' toprağın suyu sünger gibi emerek kaygan bir zemin oluşturması heyelanı tetikler.
3
Ağaç köklerinin ne kadar derine inebileceğini düşünün; yüzeyi koruyan orman örtüsü erozyonu tamamen durdurabilirken, dağın derinlerinden kopan bir heyelanı tek başına tutması fiziksel olarak mümkün müdür?

Practice More

Karstik şekillerin yoğun olduğu Akdeniz Bölgesi'nde görülen obruk oluşumu ile Doğu Karadeniz'deki kütle hareketlerinin (heyelan) litolojik nedenlerini karşılaştıran soruları inceleyin.

Alternative Method

Olayları 'İnsan Müdahalesi' ve 'Doğal Yapı' ekseninde ikiye ayırarak düşünebilirsiniz. Erozyon, nadas ve aşırı otlatma ile hızlandırılabilen, ağaçlandırma ile durdurulabilen bir süreçtir. Heyelan ise büyük oranda litolojik yapıya (kil) bağlıdır ve doğanın kendi dengesinde gerçekleşir.
Estimated Time:1m 15s
Question 616Question

Türkiye'de Pleistosen (Buzul Çağı) dönemine ait buzul aşınım ve birikim şekillerinin (sirk, vadi buzulu, moren) alt sınırları bölgeden bölgeye değişkenlik göstermektedir. Yapılan çalışmalar, aynı enlem kuşağında yer almalarına rağmen kıyı kuşağındaki dağlarda buzul izlerinin 20002000 metre seviyelerine kadar inebildiğini, buna karşılık deniz etkisine kapalı iç kesimlerdeki dağlarda bu izlerin ancak 270028002700-2800 metreden itibaren başladığını kanıtlamaktadır. Aynı enlem üzerinde gözlemlenen bu belirgin yükselti farkı aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Kıyı kuşağındaki yüksek nem ve yağış miktarının kar birikimini ve buzul beslenmesini kolaylaştırması

Answer

Kıyı kuşağındaki yüksek nem ve yağış miktarının kar birikimini ve buzul beslenmesini kolaylaştırması seçeneği doğrudur.
Buzulların yeryüzünü şekillendirebildiği alt sınır, 'kalıcı kar sınırı' ile yakından ilişkilidir. Bu sınırın belirlenmesinde sıcaklığın yanı sıra nem ve yağış miktarı kritik rol oynar. Karadeniz gibi nemli kıyı kuşaklarında yoğun kar yağışı sayesinde buzullar, sıcaklığın nispeten daha yüksek olduğu alt seviyelerde bile varlığını sürdürebilirken; kurak olan iç kesimlerde buzul oluşumu için çok daha düşük sıcaklıkların (dolayısıyla daha yüksek rakımların) bulunması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Değişkenlerin Analizi
Aynı enlemdeki iki merkezde farklı buzul sınırları tespit edildi.
Matematik konum (enlem) etkisini eleyerek özel konum şartlarına odaklanmak gerekir.
2
Buzul Oluşum Şartlarının Değerlendirilmesi
Buzul oluşumu için sadece düşük sıcaklık yetmez, yeterli kar yağışı (beslenme) da gereklidir.
Sıcaklık değerleri uygun olsa bile yağış azsa buzul alt sınırı daha yukarıda kalır.
3
Bölgesel Farklılığın Tespiti
Kıyı kuşakları nemli ve bol yağışlıyken, iç kesimler kuraktır.
Nemli olan kıyı dağlarında kar birikimi (gelir), erimeden (gider) fazla olduğu için buzullar daha alçaklara kadar sarkar.

Key Concept

Buzul sınırının belirlenmesinde sıcaklık (enlem ve yükselti) kadar nemliliğin (yağış miktarının) de belirleyici olması.

Hints

1
Buzul oluşumu için sadece soğuk hava yeterli midir, yoksa bir 'kaynak' (yağış) gerekir mi?
2
Denizden gelen nemli havanın dağ yamaçlarında bıraktığı bol kar yağışının, buzulların erimeye karşı direncini nasıl etkilediğini düşünün.
3
Aynı enlemde olmalarına rağmen kıyıdaki dağlarda buzulun daha aşağılara 'akabilmesinin' sebebi, yukarıdan sürekli taze kar ile beslenmesidir.

Practice More

Buzul sınırının enlem, yükselti ve bakı faktörleri arasındaki etkileşimini gösteren Türkiye dilsiz haritası çalışmalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 617Question

Farklı aşınım direncine sahip kayaçların üst üste bulunduğu, özellikle tüf ve bazalt gibi volkanik malzemelerin yaygın olduğu eğimli yamaçlarda; sel suları ve akarsuların aşındırması sonucunda sütun görünümlü yeryüzü şekilleri ortaya çıkar. Bu şekillerin üst kısmında genellikle aşınmaya daha dirençli olan sert kayaçlar (şapka) yer almaktadır.

Türkiye'nin iç kesimlerinde sıklıkla rastlanan ve oluşumunda akarsu aşındırmasının doğrudan, volkanizmanın ise dolaylı etkiye sahip olduğu bu yeryüzü şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peri bacası

Answer

Doğru cevap, oluşumunda tüf, bazalt ve sel sularının etkili olduğu peri bacasıdır.
Soruda özellikleri verilen yeryüzü şekli peri bacasıdır. Peri bacaları, volkanik faaliyetler sonucu oluşan kalın tüf tabakalarının ve onların üzerinde yer alan sert bazalt kayalarının, eğimli arazilerde sel suları tarafından aşındırılmasıyla meydana gelir. Alttaki kolay aşınan tüf oyulurken, üstteki sert bazalt aşınmaya direnerek bir 'şapka' oluşturur ve alttaki yapıyı koruyarak sütun görünümünü ortaya çıkarır. Türkiye'de Kapadokya (Nevşehir) yöresinde en güzel örnekleri görülür.

Step-by-Step Solution

1
Soru metnindeki coğrafi özellikleri analiz etmek
Oluşumda volkanik malzemenin (tüf ve bazalt) bulunduğu, akarsu/sel sularının aşındırma yaptığı ve sütun görünümlü yapılar oluştuğu tespit edildi.
Yeryüzü şekillerini ayırt etmek için oluşum sürecindeki iç ve dış kuvvetleri belirlemek gerekir.
2
Belirlenen özellikleri yeryüzü şekilleriyle eşleştirmek
Tüfün sel sularıyla aşınıp, sert bazaltın şapka gibi kalarak oluşturduğu sütunlu yapıların 'peri bacası' olduğu sonucuna varıldı.
Peri bacaları, volkanizmanın dolaylı (malzeme sağlayarak), akarsuların ise doğrudan (şekillendirerek) etkili olduğu spesifik şekillerdir.

Key Concept

Akarsu Aşınım Şekilleri ve Peri Bacalarının Oluşumu

Hints

1
Soruda bahsedilen şekil, Kapadokya yöresiyle özdeşleşmiş sütun görünümlü doğal oluşumlardır.
2
Oluşumunda hem iç kuvvetlerin (volkanizma) hem de dış kuvvetlerin (akarsu/sel suları) birlikte etkili olduğu bu şekillerin tepesinde koruyucu bir 'şapka' bulunur.
3
İç Anadolu'da turistlerin sıkça ziyaret ettiği, sıcak hava balon turlarının yapıldığı alandaki bu yapıların adı 'peri' kelimesiyle başlar.

Practice More

Akarsu aşındırma şekillerinden dev kazanı ve çentik vadinin özelliklerini de gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 618Question

Türkiye'nin yer şekilleri içerisinde geniş bir alan kaplayan platolar; oluşum süreçleri, yükseltileri ve üzerinde yürütülen ekonomik faaliyetler bakımından büyük farklılıklar gösterir. Bazı platolar deniz seviyesine yakın aşınım düzlükleri iken, bazıları lav örtüsü veya karstik süreçlerle şekillenmiştir.

Buna göre, Türkiye'deki platoların genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki plato ve karakteristik özellik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ardahan Platosu: Karstik erime süreçleri sonucunda oluşmuş, üzerinde yaygın olarak obruk ve dolinlerin görüldüğü bir alandır.

Answer

Ardahan Platosu'nun karstik erime süreçleriyle oluştuğu bilgisi yanlıştır; bu plato lav örtüsü kökenlidir.
Ardahan Platosu, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve oluşumu bakımından lav örtüsü (volkanik) karakteri taşıyan bir platodur. Karstik erime süreçleri, kireç taşı (kalker) veya jips gibi eriyebilen kayaçların bulunduğu alanlarda (özellikle Teke ve Taşeli platolarında) görülür. Dolayısıyla Ardahan Platosu'nu karstik özelliklerle eşleştirmek bilimsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki platoların oluşum tiplerini belirle.
Çatalca-Kocaeli (Aşınım), Ardahan (Lav), Şanlıurfa (Tabaka Düzlüğü), Teke (Karstik), Bozok (Tabaka Düzlüğü).
Soruyu çözmek için her platonun jeolojik oluşum sürecini bilmek gerekir.
2
Karstik şekillerin (obruk, dolin, mağara) en yoğun olduğu bölgeyi hatırla.
Karstik süreçler genellikle Akdeniz Bölgesi'ndeki Teke ve Taşeli platolarında hakimdir.
Litolojik yapı (taş yapısı) ile yer şekilleri arasındaki ilişkiyi kurmak için gereklidir.
3
Ardahan ve çevresindeki volkanik faaliyetleri analiz et.
Doğu Anadolu'daki Erzurum-Kars ve Ardahan platoları, III. Jeolojik Zaman sonundaki volkanizma ile lavların çukurları doldurması sonucu oluşmuştur.
Ardahan Platosu'nun karstik değil lav örtüsü platosu olduğunu teyit eder.

Key Concept

Türkiye'deki platoların oluşum kökenlerine göre sınıflandırılması (Aşınım, Lav, Karstik, Tabaka Düzlüğü).

Hints

1
Platoların oluşum tiplerini hatırlayın: Aşınım (Marmara), Lav (Doğu Anadolu), Karstik (Akdeniz), Tabaka Düzlüğü (İç ve Güneydoğu Anadolu).
2
Obruk, dolin ve lapyalar gibi şekiller kireç taşı olan yerlerde görülür. Ardahan bir volkanik arazidir.

Practice More

Karstik platolar ile lav platolarının toprak verimliliği ve su tutma kapasitelerini karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 619Question

Türkiye'de bazı ovaların oluşumunda litolojik yapı (kayaç yapısı) birincil derecede belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu ovalar, genellikle karstik aşınım ve birikim süreçleri sonucunda meydana gelen geniş düzlüklerdir.

Buna göre, aşağıda verilen ova gruplarından hangisi hem oluşum kökeni bakımından "polye" karakteri taşımakta hem de drenaj sistemlerinin yetersizliğine bağlı olarak kış aylarında "geçici göl" görünümü kazanabilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Elmalı, Kestel ve Tefenni

Answer

Elmalı, Kestel ve Tefenni ovaları hem karstik kökenli (polye) olmaları hem de drenaj yetersizliği nedeniyle geçici göl özelliği göstermeleriyle soruda verilen tanıma tam olarak uymaktadır.
Doğru cevapta yer alan Elmalı, Kestel ve Tefenni ovaları, Akdeniz Bölgesi'nin batısında yer alan ve kalker tabakalarının çözünmesiyle oluşmuş polye alanlarıdır. Bu ovalar "TAKKEM" (Tefenni, Acıpayam, Korkuteli, Kestel, Elmalı, Muğla) olarak kodlanan grupta yer alırlar. Kapalı havza özelliği gösterdikleri ve suları yer altına ileten düdenlere sahip oldukları için yağışlı dönemlerde drenaj yetersizliği nedeniyle geçici göl görünümü kazanabilirler.

Step-by-Step Solution

1
Litolojik yapının belirleyici olduğu ova türünü belirle.
Litolojik yapının (kalker, jips vb.) baskın olduğu ovalar karstik ovalardır (polyeler).
Polye oluşumu için çözünebilen kayaçların varlığı temel şarttır.
2
Drenaj sisteminin yetersizliği ve geçici göl oluşumu özelliğini analiz et.
Kapalı havza özelliği ve düdenlerin (subatan) varlığı polye ovalarının tipik drenaj karakteridir.
Bu düzlükler çevrelerine göre alçakta kalan kapalı havzalardır ve sular genellikle yer altı yollarıyla tahliye edilir; tıkanma durumunda geçici göller oluşur.
3
Seçeneklerdeki ova gruplarını sınıflandır.
Elmalı, Kestel ve Tefenni (TAKKEM şifresine uygun) ovaları polye grubundadır.
Diğer seçeneklerdeki ovalar tektonik (fay hattına bağlı) veya delta (akarsu biriktirmesine bağlı) kökenlidir.

Key Concept

Karstik Ovalar (Polyeler) ve Hidrografik Özellikleri

Hints

1
Soruda bahsedilen litolojik yapı, genellikle Akdeniz Bölgesi'ndeki kireç taşı (kalker) tabakalarını işaret eder.

Practice More

Karstik ovaların (polye) yaygın olduğu diğer alanları (örneğin Muğla ve Acıpayam) inceleyerek karstik topoğrafyanın Türkiye'deki dağılımını pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 620Question

Türkiye'nin dağlık kütleleri incelendiğinde; oluşum kökeni, litolojik yapı ve dış kuvvetlerin aşındırma izleri bakımından belirgin farklılıklar gözlenir. Bir dağ kütlesinin; Alp kıvrım kuşağında yer alması, bünyesinde kalın kalker (kireç taşı) tabakaları barındırması ve Kuvaterner buzullaşmasına ait sirk gölleri ile moren yığınlarına sahip olması o alanın jeomorfolojik gelişiminin karmaşıklığını gösterir.

Buna göre; yukarıda belirtilen özelliklerin tümüne sahip olan ve Orta Toroslar sistemi içerisinde yer alan dağ kütlesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bolkar Dağları

Answer

Bolkar Dağları
Bolkar Dağları, Türkiye'nin güneyinde Orta Toroslar segmentinde yer alan, Alp-Himalaya sistemiyle kıvrılmış, yüksek kireç taşı (karstik) bloklarından oluşan ve Kuvaterner'deki iklim değişimleri sonucu sirk buzullarıyla şekillenmiş tipik bir örnektir.

Step-by-Step Solution

1
Oluşum kökenini analiz etme
Alp kıvrım kuşağı (orojenik) vurgusu, kırıklı ve volkanik dağları eler.
Türkiye'deki dağların büyük kısmı kıvrılma ile oluşmuştur; Erciyes (volkanik) ve Menteşe (kırıklı) bu aşamada elenir.
2
Litolojik (kayaç) yapıyı değerlendirme
Kalker (kireç taşı) varlığı, karstik süreçlerin etkili olduğu Toroslar kuşağını işaret eder.
Kaçkar Dağları kıvrımlı ve yüksek olsa da granit/magmatik yapıdadır, kalker baskın değildir.
3
Dış kuvvet (buzul) etkisini inceleme
Sirk ve moren izleri için yükseltinin 30003000 metrenin üzerinde olması gerekir.
Canik Dağları kıvrımlı olsa da yükseltisi az olduğu için buzul izi barındırmaz.
4
Coğrafi konumu doğrulama
Orta Toroslar konumu Bolkar ve Aladağlar grubuna işaret eder.
Seçenekler arasında tüm şartları sağlayan Orta Toroslar üyesi Bolkar Dağları'dır.

Key Concept

Dağ Oluşumu, Litoloji ve Buzul Topoğrafyası Sentezi

Hints

1
Türkiye'de kalker tabakalarının en yaygın olduğu dağ kuşağı Toroslar'dır.
2
Bir dağda buzul izi (sirk, moren) aranıyorsa, o dağın günümüzdeki veya geçmişteki kalıcı kar sınırını aşacak kadar yüksek olması gerekir.

Practice More

Türkiye'deki volkanik dağların coğrafi dağılımı ile kıvrımlı dağların uzanış doğrultularını bir Türkiye dilsiz haritası üzerinde karşılaştırın.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 31 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 31 | Examkin