Başlangıç Hükümleri
134 questions
Taşınmaz maliki , ile adi yazılı şekilde bir satış sözleşmesi yapmış; satış bedelini tam olarak tahsil ederek taşınmazın zilyetliğini 'ye devretmiştir. , bu taşınmazı on beş yıl boyunca aralıksız kullanmış, üzerine ek yapılar inşa etmiş ve taşınmazın değerini önemli ölçüde artıran masraflar yapmıştır. On beş yılın sonunda bölgedeki emlak fiyatlarının aşırı yükselmesi üzerine , sözleşmenin noter huzurunda yapılmadığı için geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesi talebiyle dava açmıştır.
Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlıkta uygulanacak ne yazılı bir hüküm ne de örf ve âdet hukuku kuralı bulunmadığını tespit etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca bu durumda hâkimin 'hukuk yaratma' yetkisine başvurması gerekmektedir.
Buna göre, hâkimin hukuk yaratma yetkisini kullanması ve oluşturacağı kuralın niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
2017 Anayasa değişiklikleri sonrası oluşan güncel normlar hiyerarşisi ve Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan 'Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır' hükmü birlikte değerlendirildiğinde; bir uyuşmazlıkta aynı konuya ilişkin farklı düzenlemeler içeren bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ile bir Yönetmelik hükmünün çelişmesi durumunda, söz konusu konuda TBMM tarafından çıkarılmış bir kanun hükmü de bulunmadığı varsayılırsa, hakimin izlemesi gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?
Bir uyuşmazlığın çözümünde somut olaya uygulanacak ne yazılı bir normun ne de örf ve adet hukuku kuralının bulunmadığını (hukuk boşluğu) tespit eden hâkimin, Türk Medeni Kanunu uyarınca benimseyeceği yöntem ve bu sürecin hukuki sonucu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
(A), borçlu olduğu arkadaşı (B)’ye borcunu en kısa sürede ödeyeceğini her fırsatta vaat ederek (B)’nin kendisine karşı icra takibi başlatmasını yıllarca engellemiş ve onu oyalamıştır. Borcun zamanaşımına uğradığı sürenin dolmasından hemen sonra (A), ödeme yapmaktan vazgeçtiğini bildirmiş ve (B) tarafından açılan alacak davasında mahkemeye 'zamanaşımı defini' sunmuştur.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca, borçlu (A)’nın bu savunması aşağıdaki kurallardan hangisine açıkça aykırılık teşkil ettiği için hukuk düzeni tarafından korunmaz?
Türk Medeni Kanunu'nun . maddesinde düzenlenen yazılı kaynaklar rejimi ve Anayasa değişiklikleri ile şekillenen güncel normlar hiyerarşisi dikkate alındığında; uyuşmazlıkların çözümünde esas alınacak kuralların öncelik sırası ve uygulanma biçimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan (A), payını üçüncü kişi (C)’ye satmıştır. Diğer paydaş (B), bu satıştan haberdar olduktan sonra (C)’ye "Hayırlı olsun, seninle paydaş olduğuma sevindim, önalım hakkımı kullanmayacağım." diyerek (C)'nin taşınmaz üzerinde masraflı tadilatlar yapmasına ve yerleşmesine sessiz kalmıştır. Aradan dört ay geçtikten sonra (B), yasal süresi içinde (C)’ye karşı önalım davası açmıştır.
Bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
, 'ye olan borcu için icra takibi başlatılmasını engellemek amacıyla sürekli olarak borcunu ödeyeceğine dair güvence vermiş, dava açma hazırlığına her giriştiğinde "Ödemeyi bir ay içinde yapacağım, boşuna masraf yapma, aramızdaki dostluk hatırına bekle" diyerek onu oyalamıştır. Alacağın on yıllık zamanaşımı süresi dolduktan hemen sonra , borcunu ödemeyeceğini beyan etmiş; tarafından açılan davada ise alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Bu olayda 'nın zamanaşımı def'ini ileri sürmesine karşı işletilecek ve bu savunmanın hukuk düzeni tarafından korunmamasını sağlayacak temel hukuki ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Önüne gelen bir uyuşmazlıkta ne uygulanabilir bir kanun hükmü ne de örf ve âdet hukuku kuralı bulunmadığını tespit eden bir hâkimin, hukuk boşluğunu doldurmak amacıyla izleyeceği yöntem ve ihdas edeceği kuralın hukuki niteliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
sayılı Türk Medeni Kanunu'nun . maddesinde düzenlenen hukukun uygulanması ve kaynaklar hiyerarşisi ilkeleri uyarınca; bir uyuşmazlığı karara bağlamakla görevli olan hâkimin somut olaya uygulanacak yazılı bir hukuk kuralı (kanun hükmü) bulamaması durumunda izlemesi gereken hukuki süreç ve yapması gereken nitelendirme ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir hakkın kazanılmasında iyiniyete hukuki sonuç bağlandığı bir durumda, hakkı kazanan kişinin aslında var olan bir engeli bilmediği; ancak bu bilgisizliğinin, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermemesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca bu kişinin hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Medeni hukukta kanun koyucunun, soyut kuralın somut olayın tüm özelliklerini kapsayamayacağını öngörerek; uyuşmazlığın çözüm sınırlarını 'durumun gerekleri' veya 'haklı sebepler' gibi kavramlarla hâkimin değerlendirmesine bıraktığı hallerde, hâkimin bu yetkiyi kullanma biçimi ve hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
2017 Anayasa değişiklikleri ile düzenlenen güncel normlar hiyerarşisi ve Türk Medeni Kanunu'nun . maddesi çerçevesinde; bir uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken kanun hükmü ile aynı konuyu farklı şekilde düzenleyen bir olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) arasında çatışma bulunması halinde, hâkimin uyuşmazlığı çözme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir uyuşmazlığın çözümünde hâkim; öncelikle lafzi (sözle), ardından kanun koyucunun iradesini ve güncel ihtiyaçları gözeterek gai (amaçsal) yorum yöntemlerini kullanmasına rağmen uygulanacak yazılı bir hükme ulaşamamış, örf ve âdet hukukunda da konuya ilişkin bir kural bulamamıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, bu aşamada hâkimin izlemesi gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?
Fikri mülkiyet hukukuna ilişkin bir uyuşmazlıkta, taraflar arasında akdedilen bir telif hakkı devir sözleşmesinin esaslı yanılma (hata) sebebiyle iptal edilip edilemeyeceği sorunu ortaya çıkmıştır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda, sözleşmenin kurulması aşamasındaki irade sakatlıklarına dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Buna göre, Türk Medeni Kanunu'nun "Genel nitelikli hükümlerin uygulama alanı"nı düzenleyen 5. maddesi uyarınca bu uyuşmazlığın çözümünde izlenmesi gereken yol aşağıdakilerden hangisidir?
Şirketi, ticari ilişkisi bulunduğu Şirketi'ne olan tutarındaki borcunu vade gününde banka havalesiyle göndermiştir. Ancak bankanın işlem masrafı olarak tutarın içinden kesinti yapması nedeniyle 'nin hesabına geçmiştir. Şirketi yetkilileri, sırf 'yı zor duruma düşürmek amacıyla aradaki 'lik önemsiz farkı bahane ederek eksik ifa gerekçesiyle ödemeyi bütünüyle reddetmiş, 'yı temerrüde düşürmüş ve sözleşmede yer alan 'lik cezai şartın tahsili için derhal dava açmıştır.
Buna göre, Şirketi'nin 'lik eksikliği gerekçe göstererek mahkemeden ağır cezai şartı talep etmesinin reddedilmesinin temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Hukuki bir meselenin çözümlenmesi aşamasında, ihtilafı ilgilendiren yazılı kurallar arasında bazı zıtlıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Durum incelendiğinde; yürürlükte bulunan bir kanun maddesi ile kişi hak ve hürriyetlerine dair, usulünce onaylanmış milletlerarası bir antlaşma kuralının birbiriyle uyumsuz olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, aynı konuda çıkarılmış olan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin de mevcut kanun kuralına aykırı bir düzenleme barındırdığı görülmektedir.
Güncel hukuk sistemimizde geçerli olan kuralların kademelenmesi (hiyerarşisi) esas alındığında, söz konusu ihtilafın çözümünde uygulanacak yöntemle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir tekstil atölyesi sahibi olan (T), işletmesinde kullanmak üzere ikinci el bir sanayi tipi dokuma makinesi satın almıştır. Makineyi devreden kişi, cihaza ait fatura veya mülkiyeti tevsik edici herhangi bir belge sunamamış; üstelik makinenin üzerindeki seri numarasının metal bir aletle bilinçli olarak kazındığı açıkça görülmüştür. Bütün bu şüpheli unsurlara rağmen işlemi aceleyle tamamlamak isteyen satıcının talebini kabul eden (T), bedeli ödeyerek makineyi teslim almıştır. Bir süre sonra makinenin çalındığı anlaşılır ve gerçek malik (T)'ye başvurarak iade talebinde bulunur. (T), satın alma aşamasında makinenin çalıntı olduğunu bilmediğini savunarak iyiniyet korumasından yararlanmak istemektedir.
Medeni hukuk ilkeleri dikkate alındığında, (T)'nin durumuyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
(A), bir sahaftan ikinci el nadir bir tıp ansiklopedisi serisi satın almıştır. Kitapların ilk sayfasında "Üniversite Kütüphanesi Demirbaşıdır, Dışarı Çıkarılamaz" şeklinde büyük ve kırmızı mürekkepli belirgin bir kaşe bulunmasına rağmen (A), sayfaları hiç kontrol etmediği için bu durumu fark etmemiş, kitapları teslim alarak bedelini ödemiştir. Durumun anlaşılması üzerine Üniversite Rektörlüğü, kitapların iadesi için (A)'ya karşı dava açmıştır. (A) ise satın alma sürecinde iyiniyetli olduğunu ve bu nedenle kitapların mülkiyetini kazandığını iddia etmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?
Bir deniz ticareti sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebinde, taraflar arasında borcun ifa yeri ve temerrüt koşullarına ilişkin bir uyuşmazlık doğmuştur. Uyuşmazlığın asıl kaynağı olan Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticaretine ilişkin bölümünde bu hususlara dair spesifik bir kural bulunmamaktadır.
Bu durumun çözümünde yargı mercilerinin izlemesi gereken temel yaklaşım hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?