Endokrin Cerrahi

281 questions

Question 201Question

Multipl Endokrin Neoplazi Tip 1 (MEN-1) sendromu tanısı almış bir hastada saptanan pankreatik nöroendokrin tümörlerin (pNET) klinik ve biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sporadik pNET'lerin aksine, bu sendromda tümörler genellikle pankreas genelinde multisentrik yerleşim gösterirler.

Answer

Sporadik vakaların aksine, MEN-1 ilişkili pNET'ler genellikle pankreas genelinde multisentrik (çok odaklı) yerleşim gösterirler.
MEN-1 (Wermer Sendromu) hastalarında pankreatik nöroendokrin tümörler (pNET), sporadik vakaların aksine genellikle pankreas parankiminin tamamına yayılmış çok sayıda odak (multisentrik) ve eşlik eden mikroadenomlar şeklinde izlenir. Bu özellik, cerrahi planlamayı zorlaştıran ve nüks riskini artıran temel faktördür.

Step-by-Step Solution

1
Vaka bağlamını analiz et.
Hasta MEN-1 sendromuna sahiptir.
Genetik sendromlar ile ilişkili tümörlerin biyolojik davranışı sporadik (rastlantısal) vakalardan farklıdır.
2
MEN-1 ilişkili pNET özelliklerini hatırla.
Multisentrisite (çok odaklılık), genç yaşta ortaya çıkma ve en sık fonksiyonel tipin gastrinoma olması.
Germline mutasyonlar organın tamamında tümör gelişim riskini artırır.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Multisentrik yerleşim seçeneği doğru tanımlanmıştır.
Sporadik pNET'ler genellikle soliter (tek odaklı) iken, sendromik olanlar çok odaklıdır.

Key Concept

MEN-1 ve pNET İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 202Question

32 yaşında kadın hasta; son 4 aydır devam eden çarpıntı, ellerde titreme, sinirlilik ve kilo kaybı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin ekzoftalmos, pretibial miksödem ve difüz büyümüş tiroid bezi saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde TSH: 0.0050.005 mIU/L (N: 0.44.00.4-4.0), serbest T3: 9.29.2 pg/mL (N: 2.34.22.3-4.2) ve serbest T4: 3.83.8 ng/dL (N: 0.81.80.8-1.8) saptanıyor. Tiroid ultrasonografisinde (USG) her iki lobda heterojen ekojenite artışı ve vaskülaritede belirgin artışla birlikte; sağ lob orta kesimde 2.42.4 cm çapında, hipoekoik, düzensiz sınırlı ve içerisinde mikrokalsifikasyonlar barındıran solid bir nodül izleniyor. Tiroid sintigrafisinde bez genelinde difüz artmış aktivite tutulumu (hot gland) izlenirken, sağ loptaki nodülün bulunduğu alan "soğuk" (non-fonksiyone) olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Öncelikle sağ loptaki şüpheli soğuk nodüle ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) uygulanması

Answer

En uygun yaklaşım, Graves hastalığı olan bu hastada saptanan ve malignite kriterleri (soğuk nodül, mikrokalsifikasyon, hipoekoik yapı) taşıyan nodüle öncelikle ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılmasıdır.
Hastada klinik olarak Graves hastalığı mevcuttur. Ancak tiroid sintigrafisinde difüz artış gösteren bez içerisinde soğuk (aktivite tutmayan) bir nodül izlenmektedir. Graves hastalığı zemininde görülen soğuk nodüllerin malignite riski (özellikle papiller karsinom), normal popülasyondaki nodüllere göre belirgin derecede daha yüksektir. Ayrıca nodülün USG bulguları (hipoekoik, mikrokalsifikasyon, düzensiz sınır) Amerikan Tiroid Birliği (ATA) kriterlerine göre yüksek riskli kategoridedir. Bu nedenle, kesin tedavi (cerrahi veya RAI) öncesinde bu nodüle mutlaka ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılarak malignite dışlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Düşük TSH, yüksek T3/T4 ve ekzoftalmos bulguları ile hastada Graves hastalığı (toksik difüz guatr) tanısı doğrulanır.
Hastanın hipertiroidi tipini belirlemek tedavi stratejisi için ilk adımdır.
2
Görüntüleme bulgularının (USG ve Sintigrafi) korelasyonu
Sintigrafide difüz tutulum (Graves) varken, sağ lobdaki 2.42.4 cm'lik nodülün "soğuk" olduğu ve USG'de şüpheli özellikler (mikrokalsifikasyon, düzensiz sınır) taşıdığı saptanır.
Sıcak (hiperfonksiyone) bez içerisinde soğuk (non-fonksiyone) bir alanın varlığı malignite riskini işaret eder.
3
Malignite risk değerlendirmesi ve işlem kararı
Graves hastalarındaki soğuk nodüllerin malignite riskinin %2030\%20-30 gibi yüksek oranlarda olduğu bilgisiyle İİAB endikasyonu konur.
Malignite şüphesi olan nodüllerde Bethesda sınıflandırmasına göre yönetim belirlemek için sitolojik tanı şarttır.

Key Concept

Graves hastalığı varlığında saptanan 'soğuk' nodüllerin, genel popülasyona göre daha yüksek oranda papiller tiroid karsinomu riski taşıması ve mutlaka İİAB ile değerlendirilmesi gerekliliği.

Practice More

Toksik multinodüler guatrda 'soğuk' kalan dominant nodüllerin yönetimi ile Graves hastalığındaki yaklaşımı karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 203Question

62 yaşında kadın hasta, osteoporoz taraması sırasında saptanan kalsiyum yüksekliği nedeniyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Hastanın kemik ağrısı, nefrolitiazis öyküsü veya gastrointestinal şikayeti bulunmamaktadır. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

- Serum Kalsiyum: 10.810.8 mg/dLmg/dL (Normal: 8.510.58.5 - 10.5 mg/dLmg/dL)
- Serum Fosfor: 2.42.4 mg/dLmg/dL (Normal: 2.54.52.5 - 4.5 mg/dLmg/dL)
- PTH: 9595 pg/mLpg/mL (Normal: 156515 - 65 pg/mLpg/mL)
- 24 saatlik idrar kalsiyumu: 280280 mg/gu¨nmg/gün (Normal: 100300100 - 300 mg/gu¨nmg/gün)
- Kreatinin klerensi: 7272 mL/dkmL/dk
- DXA (T-skoru): Lomber vertebra 2.2-2.2, Kalça 1.9-1.9, Distal radius 2.1-2.1

Beşinci Uluslararası Çalıştay (2022) güncel kriterlerine göre, bu hastada primer hiperparatiroidi tanısı ile cerrahi endikasyon koyduracak ek bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Görüntüleme yöntemleri (Radyografi veya VFA) ile saptanan asemptomatik vertebral fraktür

Answer

Görüntüleme yöntemleri (Radyografi veya VFA) ile saptanan asemptomatik vertebral fraktür
2022 yılında yayımlanan 5. Uluslararası Çalıştay kriterlerine göre, primer hiperparatiroidili bir hastada DXA sonuçları osteoporoz tanısı koydurmasa bile (T-skoru >2.5>-2.5), radyolojik olarak (VFA veya direkt grafi) saptanan asemptomatik bir vertebral fraktür varlığı tek başına cerrahi endikasyon olarak kabul edilmiştir. Bu, kılavuzdaki en önemli güncellemelerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut laboratuvar ve klinik verilerini asemptomatik primer hiperparatiroidi (PHPT) cerrahi kriterleri ile karşılaştırın.
Hasta 50 yaş üstüdür, kalsiyum düzeyi sınırın 1.01.0 mg/dLmg/dL üzerinde değildir, T-skoru >2.5>-2.5 (osteopeni) ve CrCl >60>60'dır. Mevcut verilerle cerrahi endikasyon yoktur.
Klasik kriterlerin (yaş, Ca düzeyi, osteoporoz, böbrek yetmezliği) karşılanıp karşılanmadığını belirlemek için.
2
2022 5. Uluslararası Çalıştay (Fifth International Workshop) güncellemelerini gözden geçirin.
Görüntülemede (X-ray, CT, MRI veya Vertebral Fracture Assessment - VFA) saptanan sessiz vertebral fraktürler ve idrar yollarında saptanan sessiz taşlar/nefrokalsinozis yeni endikasyonlar arasındadır.
Güncel kılavuzdaki spesifik değişiklikleri saptamak için.
3
Seçenekler arasından bu yeni kriterlere uyan bulguyu seçin.
Asemptomatik vertebral fraktürün saptanması hastayı doğrudan cerrahi grubuna sokar.
Kılavuzun iskelet sistemi ile ilgili 'osteoporoz yoksa bile kırık varlığı endikasyondur' maddesine dayanarak.

Key Concept

Asemptomatik Primer Hiperparatiroidi Cerrahi Endikasyonları (2022 Güncellemesi)

Hints

1
Hastanın yaşı 50'den büyük olduğu için yaş kriterine göre cerrahi endikasyonu yoktur.
2
Kemik yoğunluğu sonuçları 'osteopeni' aralığındadır. Asemptomatik PHPT'de sadece osteoporoz (T2.5T \le -2.5) cerrahi endikasyondur, ancak 2022 güncellemesi fraktürleri de eklemiştir.

Practice More

Primer hiperparatiroidi ile Ailesel Hipokalsiürik Hiperkalsemi (FHH) ayrımında kullanılan kalsiyum/kreatinin klerens oranını (CCCR) çalışınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 204Question

62 yaşında kadın hasta, son 4 aydır devam eden çarpıntı, istirahat halinde titreme ve yaklaşık 6 kg zayıflama şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde tiroid lojunda palpabl çoklu nodüller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde TSH:0.02TSH: 0.02 mIU/L (N: 0.44.00.4-4.0), serbest T3:6.8T_3: 6.8 pg/mL (N: 2.34.22.3-4.2) ve serbest T4:2.9T_4: 2.9 ng/dL (N: 0.81.80.8-1.8) olarak bulunuyor. Tiroid sintigrafisinde sağ lobda 2.62.6 cm boyutunda hiperaktif (sıcak) bir nodül izlenirken, bezin geri kalanında radyoaktif madde tutulumunun baskılandığı; ancak sol lob alt polde 1.41.4 cm boyutunda hipoaktif (soğuk) bir alan olduğu görülüyor. Ultrasonografide sol lobdaki soğuk nodülün hipoekoik, düzensiz sınırlı olduğu ve mikrokalsifikasyonlar içerdiği saptanıyor. Bu hasta için bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sol lobdaki soğuk nodüle ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılması

Answer

Sol lobdaki şüpheli ultrasonografik özelliklere sahip soğuk nodüle ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) uygulanmalıdır.
Hastada saptanan düşük TSH sonrası çekilen sintigrafi, hipertiroidinin kaynağı olarak sağ lobdaki sıcak nodülü göstermektedir. Ancak sol lobda izlenen soğuk nodül, ultrasonografide malignite açısından yüksek riskli özellikler (hipoekoik yapı, mikrokalsifikasyon, düzensiz sınır) sergilemektedir. Amerikan Tiroid Birliği (ATA) kılavuzlarına göre, sintigrafide soğuk çıkan ve sonografik olarak şüpheli olan 1\geq 1 cm nodüllere mutlaka ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılmalıdır. Bu biyopsinin sonucu, hastaya yapılacak cerrahinin kapsamını (lobektomi vs total tiroidektomi) belirleyecektir.

Step-by-Step Solution

1
Tiroid fonksiyon testlerinin ve sintigrafinin değerlendirilmesi
Düşük TSH ve yüksek serbest hormon seviyeleri hipertiroidiyi; sintigrafi ise hem bir toksik adenomu (sağ lob) hem de non-fonksiyone bir nodülü (sol lob) doğrulamaktadır.
Hipertiroidili hastalarda nodül yönetimi düşük TSH nedeniyle sintigrafi ile başlar.
2
Soğuk nodülün ultrasonografik özelliklerinin analizi
Sol lobdaki nodülün hipoekoik olması, düzensiz sınırları ve mikrokalsifikasyon içermesi malignite riskini (Bethesda öncesi sonografik şüphe) artırır.
Soğuk nodüller, sıcak nodüllere göre çok daha yüksek malignite potansiyeline sahiptir.
3
Müdahale kararının verilmesi
Sıcak nodül hipertiroidinin kaynağı olsa da, sol lobdaki soğuk nodül biyopsi endikasyonu (boyut >1 cm ve şüpheli USG bulguları) taşımaktadır.
Toksik bir zeminde bile olsa, malignite şüphesi taşıyan soğuk nodüllerin yönetimi hipertiroidi tedavisinden önce veya onunla eş zamanlı planlanmalıdır.

Key Concept

Hipertiroidili hastalarda düşük TSH varlığında yapılan sintigrafide 'soğuk' saptanan nodüller, sonografik şüphe kriterlerini karşılıyorsa (boyut ve özellikler) mutlaka İİAB ile değerlendirilmelidir.

Practice More

Bethesda sınıflamasına göre 'Folliküler Neoplazi (Kategori IV)' saptanan bir toksik nodül hastasında moleküler testlerin yerini ve cerrahi tercihlerini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 205Question

62 yaşında kadın hasta, rutin sağlık taramasında saptanan kalsiyum yüksekliği nedeniyle endokrin cerrahisi polikliniğine başvuruyor. Hastanın kemik ağrısı, böbrek taşı öyküsü veya başka bir semptomu bulunmamaktadır. Yapılan fizik muayenesi doğaldır.

Tetkik sonuçları aşağıdaki gibidir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum11.211.2 mg/dL8.510.58.5 - 10.5 mg/dL
Serum Fosfor2.42.4 mg/dL2.54.52.5 - 4.5 mg/dL
İntakt PTH115115 pg/mL156515 - 65 pg/mL
24 saatlik İdrar Kalsiyumu310310 mg/gün<300< 300 mg/gün
Kreatinin Klerensi6868 mL/dk>90> 90 mL/dk
25-OH Vitamin D3434 ng/mL>30> 30 ng/mL
DEXA (L1-L4 T-skoru)2.2-2.2
DEXA (Femur boynu T-skoru)2.1-2.1
DEXA (Distal 1/3 radius T-skoru)2.3-2.3

Yapılan lateral vertebral görüntülemede (VFA) T11 ve T12 vertebrada asemptomatik, hafif dereceli (grade 1) kompresyon fraktürleri saptanmıştır.

Bu hasta için en güncel kılavuzlar ışığında en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Paratirodektomi

Answer

Asemptomatik primer hiperparatiroidizm tanısı alan bu hastada, lateral vertebral görüntüleme (VFA) ile saptanan kompresyon fraktürleri 2022 yılı güncel kılavuzlarına göre kesin cerrahi endikasyon oluşturduğu için en uygun yaklaşım paratirodektomidir.
2022 yılında yayımlanan 5. Uluslararası Asemptomatik Primer Hiperparatiroidizm Çalıştayı kılavuzuna göre; konvansiyonel radyografi, BT, MR veya kemik dansitometrisi sırasında yapılan vertebral fraktür değerlendirmesi (VFA) ile saptanan herhangi bir vertebral fraktür, hastanın semptomu olmasa dahi cerrahi endikasyon kabul edilir. Bu hastada Ca düzeyi (11.211.2), üst sınırın (10.510.5) 11 mg/dL'den fazla üzerinde değildir, yaş 5050'den büyüktür ve DEXA değerleri hiçbir bölgede 2.5-2.5'in altında değildir. Ancak VFA bulgusu tek başına cerrahi kararı için yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanının teyit edilmesi
Yüksek kalsiyum (11.211.2 mg/dL) ve uygunsuz yüksek PTH (115115 pg/mL) ile primer hiperparatiroidizm (PHPT) tanısı konur.
Primer hiperparatiroidizmin biyokimyasal kanıtı hiperkalsemi ve yüksek/normal-yüksek PTH düzeyidir.
2
Asemptomatik PHPT cerrahi endikasyonlarının değerlendirilmesi
Yaş (6262), kalsiyum düzeyi (10.5+1=11.510.5+1=11.5 altı), CrCl (68>6068 > 60) ve DEXA (>2.5>-2.5) kriterleri cerrahi sınırı geçmemektedir.
Cerrahi endikasyonları belirleyen 2022 kriterlerine göre diğer parametreler sınırın altında kalmaktadır.
3
Görüntüleme bulgularının (VFA) analizi
VFA ile saptanan grade 1 vertebral fraktür cerrahi endikasyon olarak tanımlanmıştır.
Güncel kılavuzlarda subklinik vertebral fraktürlerin varlığı kemik hastalığının kanıtı sayılarak cerrahi önerilmektedir.
4
Tedavi planının oluşturulması
Hastaya paratirodektomi planlanır.
Endikasyon varlığında küratif tedavi cerrahidir.

Key Concept

Asemptomatik primer hiperparatiroidizmde 2022 güncel cerrahi endikasyonları.

Practice More

Primer hiperparatiroidizmde paratiroid kanseri şüphesi uyandıran laboratuvar ve klinik bulguları (çok yüksek Ca ve PTH, boyunda ele gelen sert kitle) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 206Question

3535 yaşında kadın hasta, açlık durumunda ortaya çıkan konfüzyon, terleme ve çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerde Whipple triadı saptanıyor ve biyokimyasal olarak insülinoma tanısı doğrulanıyor. Kontrastlı batın BT'de pankreas unsinat proses yerleşimli, 1.51.5 cm çapında hipervasküler kitle izleniyor. Endoskopik ultrasonografide (EUS) kitlenin ana pankreatik kanala (Wirsung) olan mesafesi 11 mm olarak ölçülüyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pankreatikoduodenektomi (Whipple prosedürü)

Answer

Pankreas başında/unsinat proseste yerleşen ve ana pankreatik kanala (Wirsung) 11 mm mesafede olan insülinoma için en uygun cerrahi yaklaşım pankreatikoduodenektomidir.
İnsülinomalar genellikle benign seyirlidir ve 22 cm'den küçük tümörlerde enükleasyon ilk seçenektir. Ancak tümörün ana pankreatik kanala (Wirsung) mesafesi 232-3 mm'den az ise enükleasyon sırasında kanal yaralanması ve ciddi pankreatik fistül riski çok yüksektir. Vaka örneğinde lezyonun unsinat proseste olması ve kanala sadece 11 mm mesafede bulunması nedeniyle enükleasyon yapılamaz ve anatomik rezeksiyon olan pankreatikoduodenektomi (Whipple prosedürü) gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Whipple triadı ve biyokimyasal kanıtlarla insülinoma tanısı kesinleştirilmiştir.
İnsülinoma, pankreasın en sık görülen fonksiyonel nöroendokrin tümörüdür.
2
Lokalizasyon ve komşuluk ilişkilerinin değerlendirilmesi
Tümörün unsinat proseste yerleştiği ve Wirsung kanalına 11 mm mesafede olduğu saptanmıştır.
Tümörün kanala yakınlığı, cerrahi tekniğin (enükleasyon vs. rezeksiyon) belirlenmesindeki en kritik parametredir.
3
Cerrahi yöntem seçimi
Enükleasyon güvenli sınır olan 232-3 mm'nin altında olduğu için dışlanmış ve anatomik rezeksiyon planlanmıştır.
Kanal yaralanması riskini önlemek için baş bölgesinde Whipple prosedürü gereklidir.

Key Concept

İnsülinoma cerrahisinde tümör-kanal mesafesi rezeksiyon kararını belirler.
Question 207Question

3434 yaşında kadın hasta, çocukluk çağında boyun bölgesine radyoterapi öyküsü mevcuttur. Yapılan fizik muayenesinde tiroid sol lobda yaklaşık 1.81.8 cmcm çapında sert bir nodül palpe edilmiştir. Tiroid ultrasonografisinde nodülün hipoekoik olduğu ve düzensiz sınırlara sahip olduğu görülmüştür. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu 'Papiller karsinom şüphesi (Bethesda V)' olarak raporlanmıştır. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total tiroidektomi

Answer

Çocukluk çağında radyasyon öyküsü ve Bethesda V biyopsi sonucu olan hastada en uygun cerrahi yaklaşım total tiroidektomidir.
Doğru yanıt olan cerrahi işlem, hastanın çocukluk çağında aldığı radyasyonun yarattığı yüksek multisentrisite ve bilateralite riskini karşılamak için tüm tiroid dokusunun çıkarılmasını hedefler. Bethesda V tanısı ile birleştiğinde, bu yaklaşım nüks riskini en aza indirir ve postoperatif radyoaktif iyot (RAİ) tedavisine olanak sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerinin değerlendirilmesi.
Hastanın çocukluk çağında boyun bölgesine radyasyon alma öyküsü saptanmıştır.
Radyasyon öyküsü, tiroid kanserinin multisentrik (bez içinde birden fazla odak) ve bilateral olma riskini belirgin şekilde artırır.
2
İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucunun yorumlanması.
Bethesda V (Papiller karsinom şüphesi) malignite riski yaklaşık %60-75'tir.
Bu yüksek risk oranı, hastanın mutlaka cerrahiye yönlendirilmesi gerektiğini gösterir.
3
Cerrahi genişliğine karar verilmesi.
Total tiroidektomi kararı verilmiştir.
ATA (American Thyroid Association) kılavuzlarına göre, radyasyon öyküsü olan hastalarda 11 cmcm üzerindeki şüpheli nodüllerde multisentrisite riski nedeniyle total tiroidektomi önerilir.

Key Concept

Radyasyon öyküsü olan tiroid nodüllü hastalarda multisentrisite riski nedeniyle daha agresif cerrahi (total tiroidektomi) tercih edilir.

Hints

1
Hastanın çocukluk çağındaki tıbbi öyküsüne dikkat edin.
2
Radyasyon öyküsü olan hastalarda tiroid kanseri bezin sadece bir bölgesinde mi sınırlı kalır?
3
Bethesda V sonucu cerrahi gerektirir; ancak radyasyon öyküsü bu cerrahinin genişliğini artırır.

Practice More

Papiller tiroid kanserinde postoperatif evreleme ve radyoaktif iyot tedavisi endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 208Question

38 yaşındaki kadın hasta, boyun sol tarafında ele gelen kitle şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sol tiroid lobunda yaklaşık 2.5cm2.5 \, cm çapında, sert ve fikse olmayan bir nodül palpe ediliyor. Boyun ultrasonografisinde (USG) sol lobda 26×18mm26 \times 18 \, mm boyutlarında, hipoekoik, mikrokalsifikasyonlar içeren ve santral vaskülaritesi artmış bir nodül izlenirken; santral ve lateral boyun kompartmanlarında patolojik boyut veya görünümde lenf noduna rastlanmıyor. Nodülden yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Bethesda VI: Medüller Tiroid Karsinomu" olarak raporlanıyor. Hastanın bazal serum kalsitonin düzeyi 350pg/mL350 \, pg/mL (Normal<10pg/mLNormal < 10 \, pg/mL) olarak ölçülüyor. Yapılan sistemik taramalarda uzak metastaz saptanmayan ve feokromositoma dışlanan bu hasta için en uygun cerrahi yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total tiroidektomi ve bilateral santral boyun diseksiyonuna ek olarak sol lateral boyun diseksiyonu

Answer

Total tiroidektomi, bilateral santral boyun diseksiyonu ve kalsitonin yüksekliği nedeniyle ipsilateral lateral boyun diseksiyonu uygulanmalıdır.
Medüller tiroid karsinomunda cerrahi yaklaşım kalsitonin düzeyine göre belirlenir. Bazal kalsitonin >20pg/mL>20 \, pg/mL ise total tiroidektomi ve santral diseksiyon; >200pg/mL>200 \, pg/mL ise ipsilateral lateral boyun diseksiyonu; >500pg/mL>500 \, pg/mL ise kontralateral lateral boyun diseksiyonu eklenmesi önerilir. Bu vakada 350pg/mL350 \, pg/mL değeri ipsilateral lateral diseksiyonu zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Tanının ve başlangıç parametrelerinin değerlendirilmesi
İİAB ile Medüller Tiroid Karsinomu (MTK) tanısı kesinleşmiştir. Uzak metastaz ve feokromositoma taraması yapılmıştır.
MTK'da cerrahi öncesi feokromositoma (MEN 2 birlikteliği riski) ve uzak metastazın dışlanması hayati önem taşır.
2
Standart MTK cerrahi sınırının belirlenmesi
Tüm MTK vakalarında total tiroidektomi ve bilateral santral boyun diseksiyonu (Seviye VI) standarttır.
MTK'nın erken lenfatik yayılım özelliği ve multisentrisite riski nedeniyle konservatif cerrahiden kaçınılır.
3
Kalsitonin düzeyine göre lateral kompartman yönetiminin planlanması
Serum kalsitonin düzeyi 350pg/mL350 \, pg/mL olduğu için (eşik değer >200pg/mL>200 \, pg/mL) ipsilateral lateral (Seviye II-V) diseksiyon eklenir.
Yüksek bazal kalsitonin düzeyleri, radyolojik olarak lenf nodu saptanmasa dahi lateral kompartmanda okült (gizli) metastaz riskinin çok yüksek olduğunu gösterir.

Key Concept

Medüller tiroid karsinomunda kalsitonin düzeyine dayalı profilaktik lateral boyun diseksiyonu endikasyonları.

Practice More

Medüller tiroid karsinomu saptanan hastalarda RET proto-onkogen mutasyonu taramasının önemi ve aile taraması protokollerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 209Question

5252 yaşında kadın hasta; son birkaç aydır tekrarlayan şiddetli zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı ve aşırı terleme atakları şikayetiyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 195/115195/115 mmHgmmHg, nabız 108/dakika108/dakika olarak saptanıyor. Çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide sol sürrenal lojda 4.54.5 cmcm çapında, heterojen kontrast tutan kitle izleniyor. 2424 saatlik idrarda fraksiyonel metanefrin düzeyleri normalin üst sınırının 44 katı yüksek saptanan ve feokromositoma tanısı kesinleşen hastada cerrahi hazırlık planlanıyor.

Bu hastanın preoperatif dönemdeki farmakolojik yönetimi ve hazırlık stratejisi ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Öncelikle fenoksibenzamin gibi bir α\alpha-adrenerjik blokör başlanmalı; yeterli vazodilatasyon sağlandıktan sonra agresif kristaloid ve tuz replasmanı ile intravasküler hacim genişletilmeli, gerekirse β\beta-blokör tedaviye eklenmelidir.

Answer

Feokromositoma hazırlığında önce alfa adrenerjik blokaj başlanmalı, yeterli vazodilatasyon sağlandıktan sonra agresif hacim genişletmesi yapılmalı ve gerekirse beta blokör eklenmelidir.
Doğru yaklaşım, kronik katekolamin fazlalığına bağlı vasküler daralmayı ve hipovolemiyi düzeltmektir. Fenoksibenzamin gibi bir α\alpha-blokör ile vazodilatasyon sağlanmalı, ardından bu genişleyen vasküler yatağı doldurmak için agresif sıvı/tuz replasmanı yapılmalıdır. β\beta-blokörler sadece α\alpha-blokaj tam sağlandıktan sonra, taşikardi devam ediyorsa eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanının ve fizyopatolojinin değerlendirilmesi
Feokromositomada katekolamin fazlalığı nedeniyle kronik vazokonstriksiyon ve buna bağlı fonksiyonel hipovolemi mevcuttur.
Tedavi stratejisini bu fizyopatolojik tablo belirler.
2
Alfa adrenerjik blokajın başlatılması
Fenoksibenzamin (non-selektif) veya prazosin/terazosin (selektif) ile kan basıncı kontrolü sağlanır.
Alfa reseptörlerinin bloke edilmesi vazodilatasyon sağlayarak doku perfüzyonunu düzeltir ve cerrahi sırasındaki kriz riskini azaltır.
3
Hacim genişletilmesi (Volume Expansion)
Alfa blokaj sonrası genişleyen vasküler yatağın doldurulması için oral tuz alımı ve intravenöz kristaloid sıvı replasmanı yapılır.
Vazodilatasyon sonrası gelişebilecek ortostatik hipotansiyonu önlemek ve postoperatif dönemde ani katekolamin çekilmesiyle oluşacak derin şoktan kaçınmak için kritiktir.
4
Gerekirse beta blokaj eklenmesi
Eğer alfa blokaj sonrası hastada hala taşikardi veya aritmi varsa beta blokör tedaviye dahil edilir.
Asla alfa blokajdan önce beta blokör başlanmaz (karşılanmamış alfa uyarısı riski).

Key Concept

Feokromositoma cerrahisi öncesi farmakolojik hazırlıkta 'Alfa blokaj - Hacim replasmanı - Beta blokaj' sırasının hayati önemi.
Question 210Question

4444 yaşında erkek hasta; son bir yıldır devam eden, yüksek doz proton pompa inhibitörü (PPİ) tedavisine dirençli multipl peptik ülserler ve kronik diyare nedeniyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum açlık gastrin düzeyi 12501250 pg/mL (normal <100<100) ve bazal asit çıkışı (BAO) 2828 mEq/saat (normal <15<15) olarak saptanıyor. Sekretin stimülasyon testinde bazal gastrin düzeyinde 550550 pg/mL'lik bir artış izleniyor. Lokalizasyon amacıyla yapılan kontrastlı abdominal BT, MRG ve somatostatin reseptör sintigrafisi (OctreoScan) normal sonuçlanıyor. Endoskopik ultrasonografide (EUS) pankreas normal görünümde olup duodenal ampulla komşuluğunda 44 mm'lik şüpheli bir hipoekoik alan izleniyor.

Laparotomi ile yapılan intraoperatif palpasyon ve ultrasonografide pankreasta kitle saptanamayan bu hastada, küratif tedavi amacıyla uygulanması gereken en uygun cerrahi strateji hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gastrinoma (Passaro) üçgeni sınırları içinde duodenumun lateral duvarına duodenotomi yapılarak mukozal muayene ve lenfadenektomi uygulanması

Answer

Gastrinoma (Passaro) üçgeni sınırları içinde yapılacak bir duodenotomi ve mukozal inspeksiyon, görüntüleme ile saptanamayan okült odakların bulunması için en uygun yaklaşımdır.
Zollinger-Ellison Sendromu'nda tümörlerin büyük çoğunluğu Gastrinoma (Passaro) Üçgeni içindedir. Bu vakada olduğu gibi preoperatif görüntüleme yöntemleri ile odak saptanamayan 'okült' gastrinomalarda, tümör genellikle duodenum duvarında yer alan ve palpasyonla hissedilemeyecek kadar küçük (<1<1 cm) bir lezyondur. Bu nedenle cerrahi eksplorasyonda duodenotomi yapılarak mukozanın inspeksiyonu ve bölgedeki lenf nodlarının diseksiyonu küratif şans sağlayan temel adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Tanının Doğrulanması
Yüksek gastrin (>1000>1000 pg/mL), yüksek asit çıkışı ve pozitif sekretin testi ile Zollinger-Ellison Sendromu tanısı kesinleşmiştir.
Cerrahi planlamadan önce biyokimyasal kanıt gereklidir.
2
Görüntüleme Bulgularının Analizi
Geleneksel görüntüleme (BT, MRG, OctreoScan) negatif olsa da EUS'un duodenumda şüpheli alan göstermesi tümörün duodenal yerleşimli olabileceğini düşündürür.
Gastrinomaların önemli bir kısmı çok küçük (<5<5 mm) ve duodenal duvar yerleşimlidir.
3
Cerrahi Anatominin Hatırlanması
Gastrinomaların %70-90'ı Passaro Üçgeni (duktus sistikus-koledok bileşkesi, duodenum 2.-3. kısım bileşkesi, pankreas boyun-gövde bileşkesi) içindedir.
Eksplorasyonun bu bölgeye yoğunlaştırılması gerekir.
4
İntraoperatif Stratejinin Belirlenmesi
Palpasyon ve İOUS ile kitle bulunamazsa, lateral duodenotomi yapılarak duodenal mukoza dikkatle taranmalı ve bölgesel lenf nodu diseksiyonu yapılmalıdır.
Duodenal gastrinomalar genellikle submukozaldir ve dışarıdan palpe edilemeyebilirler.

Key Concept

Okült Gastrinoma ve Passaro Üçgeni Yönetimi
Question 211Question

4242 yaşında kadın hasta, dirençli hipertansiyon ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum potasyum düzeyi 3.23.2 mEq/LmEq/L (N:3.55.0N: 3.5-5.0) saptanıyor. Plazma aldosteron konsantrasyonu (PACPAC) 2020 ng/dLng/dL ve plazma renin aktivitesi (PRAPRA) 0.50.5 ng/mL/saatng/mL/saat olarak ölçülüyor. Abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) sol adrenal bezde 1.21.2 cmcm çapında adenom ile uyumlu hipodens kitle izleniyor.

Bu hastada primer hiperaldosteronizm tanısını kesinleştirmek için bir sonraki basamakta uygulanması gereken en uygun yöntem hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz salin yükleme testi

Answer

Primer hiperaldosteronizm tanısını kesinleştirmek için bir sonraki uygun basamak intravenöz salin yükleme testidir.
Primer hiperaldosteronizm şüphesinde aldosteron/renin oranı (ARRARR) pozitif çıkan hastalarda otonom aldosteron salınımını kanıtlamak için konfirmasyon testleri yapılır. İntravenöz salin yükleme testi (22 litre izotonik serumun 44 saatte verilmesi sonrası aldosteronun <5<5 ng/dLng/dL altına düşmemesi), tanı için en güvenilir yöntemlerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Tarama testinin (Aldosteron/Renin Oranı - ARRARR) yorumlanması.
ARR=20/0.5=40ARR = 20 / 0.5 = 40 saptanmıştır. ARR>2030ARR > 20-30 olması tarama testinin pozitif olduğunu gösterir.
Dirençli hipertansiyon ve hipokalemisi olan hastalarda ilk adım tarama testi yapmaktır.
2
Tanının konfirme (teyit) edilmesi.
Pozitif tarama testi sonrası intravenöz salin yükleme testi veya oral tuz yükleme testi gibi yöntemlerle aldosteronun baskılanabilirliği ölçülür.
BT'de kitle görülmesi her zaman o kitlenin hormon aktif olduğu anlamına gelmez, otonom salınımın kanıtlanması gerekir.
3
Lateralizasyon çalışması (Eğer cerrahi düşünülüyorsa).
Tanı konfirme edildikten sonra, adrenal venöz örnekleme (AVSAVS) ile salınımın tek taraflı olup olmadığı belirlenir.
BT her zaman doğru tarafı veya adenom/hiperplazi ayrımını net göstermeyebilir.

Key Concept

Primer hiperaldosteronizm (Conn Sendromu) tanı algoritması: Tarama (ARRARR) → Konfirmasyon (Salin yükleme vb.) → Lokalizasyon (BTBT) → Lateralizasyon (AVSAVS)
Question 212Question

Multipl Endokrin Neoplazi Tip 11 (MEN 11) sendromunda görülen pankreatik nöroendokrin tümörlerin (pNET) klinik ve patolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: MEN 11 hastalarında pankreatik tümörler (özellikle malign pNET'ler), sendroma bağlı ölümlerin en sık nedenidir.

Answer

Pankreatik nöroendokrin tümörlerin (pNET) MEN 11 hastalarında sendroma bağlı ölümlerin en sık nedeni olduğu ifadesi doğrudur.
MEN 11 sendromunda pankreatik nöroendokrin tümörler, özellikle metastatik gastrinomalar ve non-fonksiyonel malign pNET'ler, hastaların yaşam süresini kısaltan en önemli faktördür. Primer hiperparatiroidizm %95-100 oranında görülmesine rağmen genellikle mortaliteye neden olmaz.

Step-by-Step Solution

1
MEN 11 (Wermer Sendromu) bileşenlerini hatırla.
3P: Paratiroid (%95), Pankreatik adacık hücreleri (%30-70), Hipofiz (%30-50).
Sendromun kapsamını belirlemek için temel bileşenlerin bilinmesi gerekir.
2
Pankreatik bileşenlerin alt tiplerini ve sıklıklarını analiz et.
En sık semptomatik olan gastrinomadır. Gastrinomalar MEN 11'de multisentrik ve sıklıkla duodenum (Gastrinoma üçgeni) yerleşimlidir.
Yanlış seçenekleri (insülinoma sıklığı ve gastrinoma yerleşimi) elemek için gereklidir.
3
Mortalite nedenlerini değerlendir.
Primer hiperparatiroidizm en sık görülen bulgudur ancak genellikle benign seyreder. Pankreatik nöroendokrin tümörlerin malignite ve metastaz potansiyeli mortalitenin ana kaynağıdır.
En sık görülen bulgu ile en sık ölüm nedeni arasındaki ayrımı yapmak sorunun merkezidir.

Key Concept

MEN 11 sendromunda pankreatik nöroendokrin tümörlerin (pNET) multisentrik yapısı ve mortalite üzerindeki belirleyici etkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 213Question

38 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır devam eden çarpıntı, terleme ve sinirlilik şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde TSH:0.08μIU/mLTSH: 0.08 \mu IU/mL (N: 0.44.00.4-4.0), sT4:1.3ng/dLsT4: 1.3 ng/dL (N: 0.81.90.8-1.9), sT3:3.1pg/mLsT3: 3.1 pg/mL (N: 2.04.42.0-4.4) olarak saptanıyor. Fizik muayenede tiroid sağ lobda yaklaşık 2.5 cm2.5 \text{ cm}'lik hareketli nodül palpe ediliyor. Tiroid ultrasonografisinde (USG) sağ lob orta kesimde 24×18 mm24 \times 18 \text{ mm} boyutunda, hipoekoik, mikrokalsifikasyonlar içeren, düzensiz sınırlı solid nodül izleniyor. Yapılan tiroid sintigrafisinde söz konusu nodülün hipoaktif (soğuk) olduğu ve bezin geri kalanında tutulumun baskılandığı görülüyor. Bu nodüle uygulanan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Folliküler neoplazi şüphesi / Folliküler neoplazi" (Bethesda IV) olarak raporlanıyor. Bu aşamada hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sağ tiroid lobektomi

Answer

Sağ tiroid lobektomi
Hastada saptanan düşük TSH düzeyi sonrası yapılan sintigrafide nodülün soğuk çıkması, USG'deki şüpheli bulgularla birleştiğinde malignite riskini artırır. İİAB sonucu 'Folliküler Neoplazi Şüphesi' (Bethesda IV) olan vakalarda, folliküler adenom ile karsinom ayrımı sadece ameliyat sonrası histopatolojik incelemede kapsül veya damar invazyonuna bakılarak yapılabildiğinden, en uygun ilk adım sağ tiroid lobektomidir.

Step-by-Step Solution

1
Tiroid fonksiyon testlerini ve TSH düzeyini değerlendir.
TSH düşük (0.080.08), sT4 ve sT3 normal; yani subklinik hipertiroidi mevcut.
TSH düşük olduğunda nodülün fonksiyonel (sıcak) olup olmadığını anlamak için sintigrafi gerekir.
2
Tiroid sintigrafisi ve USG bulgularını korele et.
Nodül sintigrafide soğuk (hipoaktif) ve USG'de şüpheli (hipoekoik, mikrokalsifikasyon).
Sıcak nodüllerde malignite riski düşüktür ancak soğuk nodüller, hipertiroidi zemininde bile olsa İİAB gerektirir.
3
Bethesda IV (Folliküler neoplazi) sitoloji sonucunu yorumla.
Malignite riski yaklaşık %15-30'dur.
Folliküler karsinom tanısı sadece histolojik olarak (kapsül/vasküler invazyon) konulabildiği için sitoloji (İİAB) tek başına yeterli değildir.
4
Cerrahi planı belirle.
Tanısal amaçlı lobektomi (istmosektomi ile birlikte) en uygun yaklaşımdır.
Benign çıkma ihtimali yüksek olduğu için (folliküler adenom) başlangıçta total tiroidektomi yerine lobektomi tercih edilir.

Key Concept

Düşük TSH varlığında soğuk çıkan ve Bethesda IV sitolojisi saptanan nodüllerde altın standart yaklaşım tanısal lobektomidir.

Practice More

Folliküler karsinom ile adenom arasındaki histopatolojik farkları (invazyon tipleri) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 214Question

2929 yaşında kadın hastanın tiroid ultrasonografisinde sol lobda 1.21.2 cm çapında, hipoekoik ve mikrokalsifikasyonlar içeren bir nodül saptanmıştır. Yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Bethesda Kategori VI (Papiller karsinom)" olarak raporlanmıştır. Bu klinik tabloya göre, söz konusu tümör tipi için en olası yayılım yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lenfatik yayılım

Answer

Papiller tiroid karsinomu için en olası yayılım yolu lenfatik yayılımdır.
Papiller tiroid karsinomu (PTC), tiroidin en yaygın malignitesi olup biyolojik davranışı gereği öncelikle lenfatik kanallar aracılığıyla bölgesel (servikal) lenf nodlarına yayılım gösterir. Bu nedenle cerrahi planlamada santral ve lateral boyun lenf nodlarının değerlendirilmesi büyük önem taşır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve biyopsi bulgularını değerlendirerek tümör tipini belirle.
İİAB sonucu Bethesda VIVI olan hastada tanı papiller tiroid karsinomudur.
Bethesda VIVI kategorisi %9797-9999 oranında malignite (genellikle papiller karsinom) ile ilişkilidir.
2
Belirlenen tümör tipinin (Papiller karsinom) karakteristik yayılım özelliklerini hatırla.
Papiller karsinomun öncelikle lenfatik yolla servikal lenf nodlarına yayıldığı saptanır.
Diferansiye tiroid kanserlerinden papiller tip lenfatik, folliküler tip ise daha çok hematojen yolla yayılır.
3
Seçenekler arasından en uygun metastaz yolunu seç.
Lenfatik yayılım doğru cevap olarak işaretlenir.
Vakadaki tanı olan papiller karsinom için en yüksek olasılıklı yayılım mekanizması budur.

Key Concept

Papiller tiroid karsinomu (PTC) en sık görülen tiroid kanseridir ve tipik olarak lenfatik yolla servikal lenf nodlarına metastaz yapar.
Estimated Time:45s
Question 215Question

6262 yaşında erkek hastada, non-spesifik karın ağrısı nedeniyle yapılan abdominal Bilgisayarlı Tomografide (BTBT) sağ sürrenal bezde 7.57.5 cmcm çapında, düzensiz sınırlı ve kontrast tutulumu heterojen olan bir kitle saptanıyor. Yapılan hormonal taramada kitlenin non-fonksiyonel olduğu belirleniyor. Radyolojik bulgularla öncelikle adrenokortikal karsinom (ACCACC) şüphesi uyandıran bu hastada, en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Açık sürrenalektomi

Answer

Büyük (>6> 6 cmcm) ve malignite şüphesi taşıyan sürrenal kitlelerde en uygun cerrahi yaklaşım açık sürrenalektomidir.
Açık sürrenalektomi, 66 cmcm'den büyük veya malignite (ACC) şüphesi taşıyan kitlelerde kitlenin kapsül bütünlüğünü korumak, rüptürü önlemek ve komşu organlara olası invazyon durumunda en-blok rezeksiyona izin vermek için tercih edilen yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Kitle boyutunu ve radyolojik özelliklerini değerlendir.
7.57.5 cmcm boyut ve heterojen kontrast tutulumu gibi bulgular yüksek malignite potansiyeline işaret eder.
Cerrahi yaklaşım seçimi, kitlenin benign/malign ayrımına ve boyutuna göre yapılır.
2
Onkolojik prensiplere göre laparoskopi ve açık cerrahi kriterlerini karşılaştır.
66 cmcm üzerindeki kitlelerde laparoskopinin teknik zorluğu ve tümör yayılım riski yüksektir.
Malignite şüphesinde en-blok rezeksiyon ve kapsülün korunması hayati önem taşır.
3
Kesin tedavi yöntemini belirle.
Açık sürrenalektomi kararı verilir.
Bu yöntem geniş görüş alanı ve güvenli cerrahi sınır sağlar.

Key Concept

Adrenokortikal Karsinom Şüphesinde Cerrahi Yaklaşım
Estimated Time:1m 15s
Question 216Question

5050 yaşında kadın hastada yapılan tetkiklerde pankreas kuyruk kesiminde 22 cm çapında, kontrastlı bilgisayarlı tomografide arteriyel fazda belirgin boyanan (hipervasküler) kitle saptanıyor. Hastaya distal pankreatektomi ve splenektomi uygulanıyor. Patolojik incelemede tümörün iyi diferansiye nöroendokrin morfolojiye sahip olduğu görülüyor. Yapılan immünohistokimyasal incelemede her 1010 büyük büyütme alanında (HPF) 44 mitoz saptanıyor ve Ki-6767 proliferasyon indeksi %8\%8 olarak raporlanıyor. Bu tabloya göre, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 20192019 sınıflamasına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Grade 2 Nöroendokrin Tümör (NET G2)

Answer

İyi diferansiye morfolojiye sahip, 44 mitoz ve %8\%8 Ki-6767 indeksi gösteren tümör Grade 2 Nöroendokrin Tümör (NET G2) olarak tanımlanır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 20192019 sınıflamasına göre, iyi diferansiye morfoloji gösteren tümörler Grade 2 Nöroendokrin Tümör (NET G2) sınıfına; her 1010 HPF'de 2202-20 arası mitoz hızı ve/veya %320\%3-20 arası Ki-6767 indeksi saptanması durumunda dahil edilir. Vaka örneğinde mitoz hızının 44 ve Ki-6767 indeksinin %8\%8 olması bu kriterlerle tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün morfolojisini değerlendir.
İyi diferansiye nöroendokrin morfoloji.
WHO sınıflamasında ilk adım pNET (NET) ile pNEC (NEC) ayırımını yapan diferansiyasyon düzeyidir.
2
Mitoz hızını analiz et.
44 mitoz / 10 HPF (2202-20 aralığında).
Mitoz hızı, tümörün biyolojik davranışını ve derecesini (grading) belirleyen temel parametrelerden biridir.
3
Ki-6767 proliferasyon indeksini değerlendir.
%8\%8 (%320\%3-20 aralığında).
Mitoz hızıyla uyumlu olarak proliferatif kapasitenin değerlendirilmesi için Ki-67 indeksi kullanılır.
4
WHO 20192019 kriterlerini uygulayarak tanı koy.
Grade 2 Nöroendokrin Tümör (NET G2).
Mitoz hızının 2202-20 arasında veya Ki-67 indeksinin %320\%3-20 arasında olması G2 tanımını doğrular.

Key Concept

Pankreatik Nöroendokrin Neoplazmlar (NEN) WHO 20192019 Sınıflaması
Estimated Time:1m 0s
Question 217Question

4545 yaşında erkek hasta, bir yıl önce başarılı bir renal transplantasyon geçirmiştir. Transplantasyon öncesi son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle 55 yıl diyaliz programında kalan hastanın rutin kontrollerinde serum kalsiyum düzeyi 11.811.8 mg/dL (N: 8.510.58.5-10.5), fosfor 2.62.6 mg/dL (N: 2.54.52.5-4.5), parathormon (PTH) 520520 pg/mL (N: 156515-65) ve kreatinin 1.11.1 mg/dL (N: 0.71.30.7-1.3) saptanmıştır.

Bu tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tersiyer hiperparatiroidi

Answer

Tersiyer hiperparatiroidi
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın geçmişindeki kronik böbrek yetmezliği ve başarılı transplantasyon sonrası gelişen hiperkalsemi tablosunu tam olarak karşılamaktadır. Tersiyer hiperparatiroidi, uzun süreli sekonder hiperparatiroidi sonrası paratiroid bezlerinin geri dönüşümsüz olarak hiperplaziye uğraması ve kalsiyum feedback mekanizmasından bağımsız olarak otonom PTH salgılamaya başlamasıdır. Kreatinin düzeyinin normal olması (1.11.1 mg/dL), böbrek fonksiyonunun düzeldiğini ancak paratiroid bezlerindeki otonominin devam ettiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik öyküsünü değerlendir.
Hastada 55 yıllık diyaliz öyküsü ve bir yıl önce yapılmış başarılı bir renal transplantasyon mevcuttur.
Paratiroid hastalıklarında etiyolojiyi belirlemek için böbrek fonksiyonları ve geçmişi kritiktir.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et.
Kalsiyum yüksek (11.811.8), PTH çok yüksek (520520), kreatinin ise normal (1.11.1) düzeydedir.
Normal kreatinin böbrek greftinin çalıştığını, yüksek kalsiyum ve PTH ise otonom bir paratiroid aktivitesini gösterir.
3
Tanıyı sentezle.
Başarılı transplantasyon sonrası devam eden ve hiperkalsemiye neden olan otonom PTH salınımı 'Tersiyer Hiperparatiroidi' olarak tanımlanır.
Sekonder hiperparatiroidide uyaran (hipokalsemi/hiperfosfatemi) ortadan kalkmasına rağmen bezlerin hiperplastik ve otonom kalması bu tabloyu açıklar.

Key Concept

Tersiyer Hiperparatiroidi Tanımı ve Ayırıcı Tanısı

Practice More

Tersiyer hiperparatiroidi vakalarında cerrahi endikasyonları (persistan hiperkalsemi, kemik ağrısı, greft fonksiyon riski) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 218Question
4242
yaşında kadın hasta; dirençli hipertansiyon, kas güçsüzlüğü ve poliüri şikayetleriyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı
165/105165/105
mmHgmmHg
ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde aşağıdaki sonuçlar saptanıyor:
ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Sodyum144144 mEq/LmEq/L135145135-145
Serum Potasyum2,72,7 mEq/LmEq/L3,55,03,5-5,0
Plazma Aldosteron3232 ng/dLng/dL3163-16
Plazma Renin Aktivitesi0,40,4 ng/mL/saatng/mL/saat0,53,30,5-3,3
Arteriyel Kan Gazı pHpH7,497,497,357,457,35-7,45
Abdominal bilgisayarlı tomografide (
BTBT
) her iki adrenal bezde nodülerite içermeyen diffüz kalınlaşma izleniyor.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton tedavisi

Answer

Bilateral adrenal hiperplazi (İdiyopatik Hiperaldosteronizm) saptanan hastalarda en uygun tedavi yaklaşımı mineralokortikoid reseptör antagonisti olan spironolakton kullanımıdır.
Vakada hipertansiyon, hipokalemi ve yüksek Aldosteron/Renin oranı (
8080
) Primer Hiperaldosteronizm tanısını doğrulamaktadır. Bilgisayarlı tomografide her iki sürrenal bezde diffüz kalınlaşma saptanması, tablonun İdiyopatik Hiperaldosteronizm (Bilateral Hiperplazi) olduğunu gösterir. Bilateral hiperplazi vakalarında cerrahi kür şansı düşük olduğundan ve bilateral adrenalektomi morbiditeyi artırdığından, tedavi mineralokortikoid reseptör antagonisti olan spironolakton veya eplerenon ile medikal olarak yönetilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hipertansiyon, hipokalemi (
2,72,7
mEq/LmEq/L
) ve metabolik alkaloz (
pH:7,49pH: 7,49
) tablosu Primer Hiperaldosteronizm (Conn Sendromu) lehinedir.
Aldosteron fazlalığı distal tübülde sodyum geri emilimini artırırken potasyum ve hidrojen atılımını hızlandırır.
2
Aldosteron/Renin Oranını (
ARRARR
) hesapla.
32/0,4=8032 / 0,4 = 80
.
ARR>30ARR > 30
olması Primer Hiperaldosteronizm için yüksek tarama duyarlılığı sağlar.
3
Görüntüleme bulgularını (BT) değerlendir.
Bilateral diffüz kalınlaşma (Bilateral Adrenal Hiperplazi).
Primer hiperaldosteronizmin en yaygın iki nedeni tek taraflı adenom ve bilateral hiperplazidir; ayırımı tedavi stratejisini belirler.
4
Etiyolojiye göre uygun tedaviyi seç.
Bilateral hiperplazi için medikal tedavi (MRA) kararı.
Bilateral tutulumda cerrahi genellikle başarısızdır ve medikal tedavi ile kan basıncı ve elektrolit kontrolü sağlanabilir.

Key Concept

Primer hiperaldosteronizmde bilateral hiperplazi saptanması durumunda tedavi medikaldir (Spironolakton/Eplerenon); cerrahi tedavi yalnızca tek taraflı hastalıklarda (adenom vb.) düşünülür.

Practice More

Primer hiperaldosteronizmde BT'de tek taraflı nodül saptanan ancak
4040
yaş üstü olan hastalarda, cerrahi kararı vermeden önce 'insidentaloma' ihtimalini dışlamak için 'Adrenal Venöz Örnekleme' (
AVSAVS
) yapılması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 219Question

4545 yaşında erkek hasta, ataklar halinde gelen zonklayıcı baş ağrısı, aşırı terleme ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan incelemelerinde plazma serbest metanefrin düzeyleri belirgin yüksek saptanıyor ve abdominal BTBT incelemesinde sağ adrenal lojda 4 cm4\ cm çapında kitle izleniyor. Hastanın takiplerinde gelişen sinüzal taşikardisi nedeniyle dış merkezde non-selektif bir β\beta-blokör olan propranolol başlanıyor. İlacın ilk dozundan sonra hastada kan basıncı 230/130 mmHg230/130\ mmHg düzeyine yükseliyor ve şiddetli bir hipertansif kriz tablosu gelişiyor. Bu hastada gözlenen klinik tablonun en olası fizyopatolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: β2\beta_2 reseptör blokajı sonrası katekolaminlerin α\alpha-adrenerjik reseptörler üzerinden oluşturduğu vazokonstriktör etkinin maskelenememesi

Answer

Hipertansif krizin nedeni, β2\beta_2 reseptör blokajı sonrası α\alpha-reseptör aracılı vazokonstriksiyonun karşılanamamasıdır.
Feokromositomalı hastalarda plazmada aşırı miktarda katekolamin bulunur. β2\beta_2 reseptörleri periferik damarlarda vazodilatasyona neden olurken, α\alpha reseptörleri vazokonstriksiyona neden olur. Eğer hastaya önce β\beta-blokör verilirse, β2\beta_2 reseptörlerinin koruyucu vazodilatatör etkisi ortadan kalkar ve yüksek katekolaminler α\alpha reseptörleri üzerinden şiddetli vazokonstriksiyon yaparak kan basıncını kontrolsüz şekilde yükseltir. Bu nedenle hazırlıkta mutlaka önce α\alpha-blokör başlanmalı, damar yatağı genişletilmeli (bu sırada volüm replasmanı yapılmalı) ve taşikardi devam ederse en son β\beta-blokör eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Baş ağrısı, terleme, çarpıntı ve adrenal kitle feokromositomayı işaret eder.
Tanısal ipuçlarını birleştirerek patolojiyi belirlemek gerekir.
2
İlaç etkileşimini analiz et
Önce β\beta-blokör başlanması, β2\beta_2 aracılı vazodilatasyonu ortadan kaldırır.
Feokromositomada hazırlık sırasının önemini anlamak için farmakodinamik etkiyi bilmek gerekir.
3
Patofizyolojik sonucu belirle
Karşılanmamış alfa etkinliği (unopposed alpha) sonucu sistemik vasküler direnç aşırı artar ve hipertansif kriz gelişir.
α\alpha-blokaj yapılmadan β\beta-blokaj yapılmasının neden kontrendike olduğunu açıklar.
4
Doğru yönetim sırasını hatırla
Önce α\alpha-blokaj (örn. fenoksibenzamin), ardından volüm replasmanı ve en son β\beta-blokaj uygulanmalıdır.
Preoperatif hazırlığın temel kuralı 'α\alpha her zaman β\beta'dan önce gelir' ilkesidir.

Key Concept

Feokromositoma hazırlığında alfa ve beta adrenerjik reseptör blokaj sırasının önemi.

Alternative Method

Reseptör matematiği: α\alpha (Vazokonstriksiyon) + β2\beta_2 (Vazodilatasyon) dengedeyken, β2\beta_2 çıkarılırsa sadece α\alpha kalır.
Estimated Time:2m 0s
Question 220Question

6666 yaşında kadın hasta, rutin sağlık taramasında saptanan kalsiyum yüksekliği nedeniyle endokrin cerrahisi polikliniğine başvuruyor. Hastanın kemik ağrısı, nefrolitiazis veya gastrointestinal şikayeti bulunmamaktadır. Fizik muayenesinde boyunda kitle saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum11.1mg/dL11.1 mg/dL8.410.2mg/dL8.4 - 10.2 mg/dL
Serum Albumin4.0g/dL4.0 g/dL3.55.0g/dL3.5 - 5.0 g/dL
Serum Fosfor2.4mg/dL2.4 mg/dL2.54.5mg/dL2.5 - 4.5 mg/dL
Serum PTHPTH110pg/mL110 pg/mL1565pg/mL15 - 65 pg/mL
Serum 25OH25-OH Vitamin D35ng/mL35 ng/mL>30ng/mL> 30 ng/mL
Serum Kreatinin0.9mg/dL0.9 mg/dL0.61.1mg/dL0.6 - 1.1 mg/dL
eGFReGFR72mL/dk/1.73m272 mL/dk/1.73 m^2>90mL/dk/1.73m2> 90 mL/dk/1.73 m^2
2424 saatlik idrar kalsiyumu280mg/gu¨n280 mg/gün<250mg/gu¨n< 250 mg/gün

Kemik mineral dansitometrisinde (DEXA) T-skorları; lomber omurga 2.2-2.2, femur boynu 2.1-2.1 ve distal 1/31/3 radius 2.3-2.3 olarak ölçülüyor. Yapılan vertebral fraktür değerlendirmesinde (VFA) T12 vertebrada asemptomatik hafif kama kırığı saptanıyor.

Bu hastada, güncel kılavuzlara (5. Uluslararası Asemptomatik Primer Hiperparatiroidi Yönetimi Çalıştayı) göre paratirodektomi endikasyonu koyduran bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vertebral fraktür değerlendirmesinde (VFA) saptanan asemptomatik kırık

Answer

Vertebral fraktür değerlendirmesinde (VFA) saptanan asemptomatik kırık varlığı, hastada cerrahi müdahale gerektiren temel endikasyondur.
Vertebral fraktür değerlendirmesinde (VFA) saptanan asemptomatik kırık, 2022 yılında yayınlanan 5. Uluslararası Asemptomatik Primer Hiperparatiroidi Yönetimi kılavuzunda cerrahi endikasyonlar listesine net bir şekilde dahil edilmiştir. Bu güncelleme ile sadece semptomatik veya radyolojik olarak bariz kırıklar değil, VFA gibi yöntemlerle saptanan sessiz kırıklar da paratirodektomi kararı için yeterli kabul edilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Tanısal değerlendirme yapılması
Yüksek kalsiyum, yüksek PTH ve düşük fosfor ile Primer Hiperparatiroidi (PHPT) tanısı konuldu.
Hastanın biyokimyasal profili primer hiperparatiroidi ile tam uyumludur.
2
Asemptomatik PHPT cerrahi endikasyonlarının gözden geçirilmesi
Yaş, kalsiyum düzeyi, böbrek fonksiyonları ve kemik bulguları incelendi.
Şikayeti olmayan hastalarda cerrahi kararı spesifik kriterlere (5. Uluslararası Çalıştay) dayanır.
3
Verilerle kriterlerin karşılaştırılması
Serum Ca farkı 0.9mg/dL0.9 mg/dL (Endikasyon: >1.0> 1.0), eGFR 7272 (Endikasyon: <60< 60), T-skoru 2.3-2.3 (Endikasyon: 2.5\leq -2.5) ve Yaş 6666 (Endikasyon: <50< 50) olarak saptandı.
Hastanın genel laboratuvar ve kemik yoğunluğu değerleri cerrahi sınırlarının altındadır.
4
Vertebral fraktür durumunun değerlendirilmesi
VFA'da saptanan T12 kama kırığı kesin bir cerrahi endikasyon olarak belirlendi.
Güncel kılavuzlarda klinik olarak sessiz vertebral kırıklar, kemik tutulumunun göstergesi sayılarak cerrahi endikasyon kabul edilmektedir.

Key Concept

Asemptomatik Primer Hiperparatiroidi Cerrahi Endikasyonları (2022 Güncellemesi)
PreviousPage 11 / 15Next
Endokrin Cerrahi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin