Özofagus ve Mide Hastalıkları

379 questions

Question 341Question

3232 yaşında kadın hasta, son 1.51.5 yıldır hem katı hem de sıvı gıdalara karşı ilerleyici yutma güçlüğü ve yediklerinin ağza geri gelmesi şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesi ve laboratuvar tetkikleri normal saptanıyor. Çekilen baryumlu özofagus grafisinde distal özofagusta düzgün sınırlı daralma ve proksimalde belirgin dilatasyon ("kuş gagası" görünümü) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akalazya

Answer

Akalazya tanısı, hastanın klinik ve radyolojik bulguları göz önüne alındığında en olası teşhistir.
Akalazya tanısı, özofagus motilite bozuklukları arasında hem katı hem sıvı gıdalara disfaji yapması ve baryumlu grafide distal özofagusun sivrilerek daralması (kuş gagası görünümü) ile karakterize olan en tipik hastalıktır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları analiz et.
Hastada hem katı hem de sıvı gıdalara karşı disfaji mevcuttur.
Mekanik tıkanıklıklarda disfaji önce katı gıdalarla başlarken, motilite bozukluklarında hem katı hem sıvı gıdalara karşı eş zamanlı veya yakın zamanlı başlar.
2
Radyolojik bulguyu değerlendir.
Grafide distalde daralma ve proksimalde dilatasyon (kuş gagası görünümü) saptanmıştır.
Alt özofagus sfinkterinin (AÖS) gevşeyememesi distalde düzgün bir daralmaya ve üzerinde gıdaların birikmesiyle dilatasyona yol açar.
3
Ayırıcı tanı ve kesin tanıyı belirle.
Tanı Akalazya'dır.
Genç erişkinlerde uzun süreli disfaji ve klasik radyolojik bulgu akalazya tanısını doğrular.

Key Concept

Akalazya, özofagus gövdesinde peristaltizm kaybı ve alt özofagus sfinkterinin yutma sonrası gevşeyememesi ile karakterize bir motilite bozukluğudur.
Estimated Time:45s
Question 342Question

4545 yaşında kadın hasta, son 33 aydır devam eden epigastrik ağrı ve erken doyma şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide korpus orta kesiminde büyük kurvatur yerleşimli, 22 cm çapında, kenarları düzensiz ülserovejetan lezyon izleniyor. Alınan biyopsi sonucu "taşlı yüzük hücreli karsinom" (Lauren sınıflamasına göre diffüz tip) olarak raporlanıyor. Çekilen kontrastlı batın BT'de lezyonun muskularis propriaya invaze olduğu (T2T2), perigastrik veya uzak lenf nodu tutulumu saptanmadığı (N0M0N0M0) görülüyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total gastrektomi + D2 lenfadenektomi

Answer

Mide korpus yerleşimli, diffüz tip (taşlı yüzük hücreli) ve T2T2 evresindeki bir adenokarsinom için en uygun yaklaşım total gastrektomi ile birlikte D2 lenfadenektomi yapılmasıdır.
Doğru yaklaşım olan total gastrektomi ve D2 lenfadenektomi seçeneği, hem hastanın evresine (T2T2) uygun nodal temizliği sağlar hem de diffüz tip histolojinin gerektirdiği geniş proksimal sınırı (66 cm) korpus yerleşimli bir tümörde garanti altına alır.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik değerlendirme
Taşlı yüzük hücreli karsinom (Lauren diffüz tip) saptandı.
Diffüz tip tümörler, intestinal tipe göre çok daha geniş intramural yayılım gösterirler.
2
Cerrahi sınır gereksiniminin belirlenmesi
Proksimal cerrahi sınırın en az 66 cm olması gerektiği belirlendi.
Diffüz tip tümörlerde mikroskobik yayılımı ekarte etmek için 66 cm, intestinal tipte ise 33 cm sınır yeterlidir.
3
Anatomik lokalizasyon ve rezeksiyon tipi seçimi
Korpus orta kesimdeki lezyon için total gastrektomi kararı verildi.
Korpus yerleşiminde 66 cm proksimal sınır bırakıldığında geride kalan mide dokusu fonksiyonel olmayacağı veya sınırı kurtarmayacağı için total gastrektomi zorunludur.
4
Evreye göre lenfadenektomi kapsamının belirlenmesi
D2 lenfadenektomi planlandı.
Muskularis propria invazyonu (T2T2) gösteren mide kanserlerinde küratif sağkalım avantajı için D2 diseksiyon standarttır.

Key Concept

Lauren sınıflamasına göre diffüz tip mide kanserlerinde cerrahi sınır yönetimi ve anatomik yerleşimin rezeksiyon genişliğine etkisi.
Question 343Question

4646 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır aralıklı gelen göğüs ağrısı ve hem katı hem de sıvı gıdalara karşı yutma güçlüğü şikayetleri ile başvuruyor. Şikayetlerinin bazen stresli anlarda ve soğuk içeceklerle tetiklendiğini belirtiyor. Yapılan endoskopisinde özofagus mukozası normal olarak izleniyor. Özofagus manometrisinde alt özofagus sfinkter (AO¨SAÖS) istirahat basıncı ve gevşemesi normal bulunurken, özofagus gövdesinde iletilen dalgaların %25\%25'inin simultane (eş zamanlı) ve düzensiz karakterde olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diffüz özofageal spazm

Answer

Diffüz özofageal spazm
Diffüz özofageal spazm, özofagus gövdesinde normal peristaltizmin yerini alan, aralıklı ve eş zamanlı (simultane) kontraksiyonlarla karakterizedir. Manometrede simultane dalgaların oranının %20\%20 üzerinde olması tanısal kabul edilir. Bu vakada %25\%25 oranı ve normal AO¨SAÖS gevşemesi tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Hastada atipik göğüs ağrısı, katı-sıvı ayrımı olmayan yutma güçlüğü ve soğuk tetikleyicisi mevcut.
Bu bulgular organik bir tıkanıklıktan ziyade motilite bozukluğunu (fonksiyonel) düşündürür.
2
Manometrik verilerin yorumlanması
Alt özofagus sfinkter (AO¨SAÖS) fonksiyonları normal, ancak gövdede %25\%25 oranında simultane dalga var.
AO¨SAÖS gevşemesinin normal olması Akalazyayı dışlarken, simultane dalgalar spazmı işaret eder.
3
Tanı kriterlerinin uygulanması
Tanı: Diffüz özofageal spazm (DO¨SDÖS).
Klasik manometrik tanıda, gövde kontraksiyonlarının %20\%20 veya daha fazlasının simultane olması DO¨SDÖS tanısını koydurur.

Key Concept

Diffüz özofageal spazm manometrik tanısında %20\%20 kriteri ve AO¨SAÖS gevşemesinin korunmuş olması.
Estimated Time:1m 30s
Question 344Question

5252 yaşında erkek hasta; 1010 yıl önce duodenal ülser nedeniyle trunkal vagotomi ve Billroth II rekonstrüksiyonlu distal gastrektomi operasyonu geçirme öyküsüne sahiptir. Hasta son 66 aydır giderek artan ishal, belirgin kilo kaybı ve nefesinde fekaloid koku şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan baryumlu kolon grafisinde (lavman), opak maddenin kolondan mideye geçtiği saptanıyor. Bu hastada gelişen malabsorpsiyon ve ishalin en temel fizyopatolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kolon içeriğinin mideye ve proksimal ince bağırsağa geçmesi sonucu oluşan bakteriyel aşırı çoğalma

Answer

Kolon içeriğinin mideye ve proksimal ince bağırsağa geçmesi sonucu oluşan bakteriyel aşırı çoğalma
Gastrojejunokolik fistül, genellikle yetersiz vagotomi veya yetersiz mide rezeksiyonu sonrası gelişen marjinal (stoma) ülserlerin transvers kolona penetre olmasıyla oluşur. Bu tabloda malabsorpsiyon ve ishalin en temel nedeni, gıdaların kolona kaçması (bypass) değil; kolonik içeriğin fistül hattından mideye ve oradan proksimal ince bağırsağa geçerek şiddetli bakteriyel aşırı çoğalmaya (bacterial overgrowth) neden olmasıdır. Bu bakteriler safra tuzlarını dekonjuge ederek yağ emilimini bozar ve mukoza hasarına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Billroth II ameliyatlı hastada ishal, kilo kaybı, fekaloid koku ve kolondan mideye opak madde geçişi saptandı.
Bu bulgular, stoma ülserinin kolona penetrasyonu sonucu gelişen gastrojejunokolik fistül tanısını doğrular.
2
Fizyopatolojik mekanizmayı değerlendir
Ana sorun gıdaların kolona kaçması değil, kolon içeriğinin ince bağırsağa reflüsüdür.
Kolon florasındaki bakteriler ince bağırsakta aşırı çoğalarak safra tuzlarını dekonjuge eder ve şiddetli malabsorpsiyona yol açar.
3
Sonucu belirle
En temel mekanizma bakteriyel aşırı çoğalma (bacterial overgrowth) olarak tanımlanır.
Bu durum, hastadaki kaşektik görünüm ve malabsorpsiyon bulgularının primer sorumlusudur.

Key Concept

Gastrojejunokolik fistüllerde malabsorpsiyonun ana nedeni bakteriyel aşırı çoğalmadır.

Alternative Method

Tanıda en duyarlı test, mideden aşağıya doğru yapılan baryumlu içecek grafisi (barium swallow) değil, kolon basıncının daha yüksek olması nedeniyle kolondan yukarıya geçişi daha iyi gösteren baryumlu kolon grafisidir (barium enema).
Estimated Time:2m 0s
Question 345Question

Bir ev temizlik maddesini (alkali) yanlışlıkla içen 3030 yaşındaki hasta acil servise başvuruyor. Başvurudan 1212 saat sonra yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagusta derin, sirkumferansiyel (çevresel) ülserler ve mukoza dökülmeleri saptanıyor. Zargar sınıflamasına göre Evre IIb olarak değerlendirilen bu klinik tabloda, iyileşme sürecinde görülme olasılığı en yüksek olan geç komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özofagus lümeninde darlık gelişimi

Answer

Özofagus lümeninde darlık gelişimi
Kostik yaralanmalarda Zargar Evre IIb, derin ve tüm özofagus çevresini tutan ülserleri tanımlar. Bu düzeydeki hasar, iyileşme fazında yoğun fibrozis ve kollajen birikimine yol açarak vakaların %70'inden fazlasında özofagus darlığı (striktür) ile sonuçlanır. Bu, klinik olarak en sık karşılaşılan ve en önemli geç komplikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopik bulgunun (Zargar Evre IIb) prognostik önemini değerlendir.
Derin ve çevresel (sirkumferansiyel) hasar saptandı.
Evre IIb, mukoza altındaki kas tabakalarının da etkilendiğini ve iyileşmenin skar dokusuyla olacağını gösterir.
2
Hasarlı dokunun iyileşme mekanizmasını belirle.
Yoğun kollajen birikimi ve fibrozis süreci başlar.
Derin ülserlerin iyileşmesi, kontraktür oluşturan fibröz doku oluşumuyla sonuçlanır.
3
Uzun dönemli klinik sonucu tahmin et.
Lümen çapında kalıcı daralma (striktür).
Oluşan fibröz bantlar lümeni daraltarak hastada progresif disfajiye yol açar.

Key Concept

Zargar Evreleme Sistemi ve Kostik Yaralanma Prognozu
Estimated Time:1m 30s
Question 346Question

7070 yaşında kadın hasta; iştahsızlık, belirgin kilo kaybı ve karın şişliği şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde batında serbest sıvı (asit) saptanıyor ve rektal tuşede Douglas çıkmazında sert, raf benzeri bir kitle palpe ediliyor. Üst GİS endoskopisinde mide korpusunda diffüz duvar kalınlaşması izleniyor ve biyopsi sonucu 'adenokarsinom' olarak raporlanıyor. Bu hasta ve saptanan klinik bulguların anlamı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Rektal tuşede palpe edilen kitle (Blumer rafı), hastalığın peritoneal ekim yoluyla uzak metastaz (Evre IV) yaptığını gösterir.

Answer

Rektal tuşede palpe edilen kitle (Blumer rafı), hastalığın peritoneal ekim yoluyla uzak metastaz (Evre IV) yaptığını gösterir.
Vakada tarif edilen rektal tuşe bulgusu (Douglas çıkmazında sert kitle), mide kanserinin peritoneal ekim yoluyla yayıldığını gösteren 'Blumer rafı' (Blumer shelf) bulgusudur. Peritoneal yayılım, AJCC evreleme sistemine göre uzak metastaz (M1, Evre IV) olarak kabul edilir ve bu durum hastalığın küratif cerrahi sınırlarının ötesinde olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın fizik muayene bulgularını (asit ve rektal tuşede ele gelen kitle) değerlendir.
Bu bulgular mide kanserinin peritoneal yüzeylere yayıldığını işaret eder.
Mide kanseri hücrelerinin karın boşluğuna dökülerek yer çekimi ile en alt nokta olan Douglas çıkmazında birikmesi Blumer rafı olarak adlandırılır.
2
Hastalığın TNM evrelemesini belirle.
Uzak organ veya peritoneal yayılım varlığı hastalığı Evre IV (M1) yapar.
TNM sınıflamasına göre bölgesel lenf nodları dışındaki tüm yayılımlar uzak metastazdır.
3
Doğru klinik yorumu seçeneklerle eşleştir.
Rektal tuşede palpe edilen kitlenin uzak metastaz kanıtı olduğu sonucuna varılır.
Klinik tablo metastatik (küratif cerrahi şansı olmayan) hastalığı yansıtmaktadır.

Key Concept

Mide adenokarsinomunda uzak metastaz alanları (Eponimler) ve klinik evreleme.
Estimated Time:1m 30s
Question 347Question

7070 yaşında bir erkek hasta; son 66 aydır giderek artan yutma güçlüğü, boyunda şişlik hissi, yutkunurken gelen 'gurultu' sesleri ve sabahları yastığında sindirilmemiş gıda artıkları görme şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin halitozis (ağız kokusu) saptanan bu hasta için en olası tanı ve patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Zenker divertikülü - Killian üçgeninden kaynaklanan pulsiyon divertikülü

Answer

Zenker divertikülü, krikofaringeus kası ile alt konstriktör kas lifleri arasında kalan Killian üçgeninden gelişen bir pulsiyon (yalancı) divertikülüdür.
Vakadaki semptomlar (disfaji, halitozis, gıdaların geri gelmesi ve boyunda ses duyulması) Zenker divertikülü için klasiktir. Bu hastalık, krikofaringeal kasın gevşeme kusuru sonucu oluşan yüksek intralüminal basıncın etkisiyle (pulsiyon), anatomik olarak zayıf olan Killian üçgeninden mukoza ve submukozanın herniye olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Disfaji, regürjitasyon, halitozis ve borborigmi (gurultu sesi) tipik bir Zenker divertikülü tablosudur.
Bu semptomlar özofagusun proksimalinde biriken gıdaların ve havanın oluşturduğu mekanik etkilerdir.
2
Divertikül tipini ve anatomik zayıflığı belirle
Faringoözofageal bileşkede Killian üçgeni en zayıf noktadır ve iç basınç artışıyla (pulsiyon) oluşur.
Krikofaringeal kasın hipertonisitesi bu bölgedeki basıncı artırarak mukoza fıtıklaşmasına yol açar.

Key Concept

Zenker Divertikülü Anatomisi ve Patogenezi
Question 348Question

4242 yaşında erkek hasta, vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 48kg/m248 kg/m^2 ve obstrüktif uyku apnesi tanılarıyla laparoskopik Roux-en-Y gastrik bypass (LRYGBLRYGB) ameliyatı ediliyor. Ameliyat sonrası 22. günde hastada aniden başlayan şiddetli epigastrik ağrı, hıçkırık ve karın üst bölgesinde belirgin dolgunluk gelişiyor. Hastanın yapılan değerlendirmesinde bulantı ve kusmasının olmadığı saptanıyor. Fizik muayenede epigastriumda hassasiyet ve perküsyonla timpanizm alınıyor. Nabız 115/dk115/dk, solunum sayısı 22/dk22/dk ve kan basıncı 125/80mmHg125/80 mmHg olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gastrik remnant (mide kalıntısı) distansiyonu

Answer

Gastrik remnant (mide kalıntısı) distansiyonu
Gastrik remnant distansiyonu, LRYGB sonrası biliopankreatik bacağın veya jejunojejunostominin tıkanması sonucu oluşur. Bypass edilen mide özofagusla bağlantılı olmadığı için hasta kusamaz, bu da midenin hızla gerilmesine, şiddetli ağrıya, diyafram irritasyonuna (hıçkırık) ve hatta perforasyona yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Epigastrik ağrı, dolgunluk, hıçkırık ve kusmanın olmaması.
Roux-en-Y gastrik bypass anatolisinde, bypass edilen mide (remnant) özofagus ile bağlantılı değildir; bu nedenle buradaki tıkanıklıklar kusmaya yol açmaz.
2
Anatomik değerlendirme
Gastrik remnantın bir "kapalı loop" gibi davranması.
Biliopankreatik bacağın distalinde veya jejunojejunostomi seviyesinde bir tıkanıklık (ödem, kan pıhtısı vb.) olduğunda, remnant mide hızla genişler ve diaframı irrite ederek hıçkırığa neden olur.
3
Tanının netleştirilmesi
Gastrik remnant distansiyonu teşhisi.
Akut poş dilatasyonu kusma yaparken, remnant distansiyonu kusma yapmaz; bu ayrım cerrahi acillerde kritiktir.

Key Concept

Roux-en-Y gastrik bypass sonrası erken dönemde görülen, kusmanın eşlik etmediği akut epigastrik dolgunluk ve hıçkırık tablosu bypass edilen midenin (remnant) distansiyonunu düşündürmelidir.

Practice More

Bariatrik cerrahi sonrası geç dönemde görülen internal herni (Petersen hernisi) ve marjinal ülser risk faktörlerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 349Question

Duodenumun posterior duvarındaki bir peptik ülserin kanaması nedeniyle acil cerrahiye alınan bir hastada, kanama odağı olan arteria gastroduodenalis'i kontrol altına almak amacıyla konulan derin dikişler sırasında aşağıdaki anatomik yapılardan hangisinin yaralanma riski en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: Safra kanalı (Koledok)

Answer

Safra kanalı (Koledok), arteria gastroduodenalis ile olan yakın anatomik komşuluğu nedeniyle en yüksek yaralanma riskine sahiptir.
Doğru yanıt olan safra kanalı (koledok), arteria gastroduodenalis ile duodenumun posteriorunda çaprazlaşır veya çok yakın seyreder. Bu nedenle, kanayan artere atılan derin dikişler yanlışlıkla koledoku da içerebilir.

Step-by-Step Solution

1
Kanama odağının ve ilgili arterin belirlenmesi.
Posterior duodenal ülserlerde kanama genellikle arteria gastroduodenalis'ten kaynaklanır.
Arterin duodenumun ilk kısmının hemen arkasından geçmesi.
2
Arterin çevre anatomik komşuluklarının değerlendirilmesi.
Arteria gastroduodenalis, koledok (safra kanalı) ile paralel ve çok yakın seyreder.
Cerrahi sütürlerin çevre dokuları içine alabilme riski.
3
Cerrahi komplikasyon riskinin analizi.
Derin dikişlerin koledoku ligate etmesi veya zedelemesi mümkündür.
Koledok yaralanması, bu spesifik cerrahi manevranın en bilinen komplikasyonlarından biridir.

Key Concept

Posterior duodenal ülser cerrahisinde arteria gastroduodenalis ile koledok arasındaki kritik komşuluk ilişkisi.
Estimated Time:1m 15s
Question 350Question

3535 yaşında erkek hasta, acil servise ani başlayan, şiddetli epigastrik ağrı ve sonrasında tüm karına yayılan hassasiyet şikayetiyle başvurmuştur. Fizik muayenesinde karında yaygın hassasiyet, defans ve rebound saptanmıştır. Hastanın öyküsünden uzun süredir mide ağrıları nedeniyle antasit kullandığı öğrenilmiştir. Peptik ülser perforasyonu şüphesiyle değerlendirilen bu hastada, tanıyı desteklemek için yapılması gereken ilk radyolojik tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ayakta direkt karın veya akciğer grafisi

Answer

Peptik ülser perforasyonu şüphesinde tanıyı doğrulamak için yapılması gereken ilk tetkik ayakta direkt karın veya akciğer grafisidir.
Peptik ülser perforasyonu gibi içi boş organ delinmelerinde, lümendeki hava periton boşluğuna sızar. Fizik muayenede 'tahta karın' (yaygın defans) ve rebound saptanan bir hastada pneumoperitoneumu (diyafram altı serbest hava) göstermek için en hızlı, maliyet etkin ve ilk seçilecek yöntem ayakta direkt grafilerdir (PA akciğer grafisi veya ayakta direkt karın grafisi). Hastaların yaklaşık %7580\%75-80'inde bu yöntemle serbest hava saptanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Ani başlayan ağrı ve defans/rebound (akut batın) bulguları peptik ülser perforasyonunu düşündürür.
Peptik ülser öyküsü olan bir hastada ani gelişen peritonit bulguları perforasyon için klasiktir.
2
Pnömoperitonyum varlığını araştır.
Diyafram altında serbest hava saptanması tanıyı doğrular.
Gastrointestinal sistem lümenindeki havanın peritona çıkması perforasyonun kesin kanıtıdır.
3
En hızlı ve uygun tetkiki seç.
Ayakta çekilen grafiler (akciğer veya karın) serbest havayı en kolay gösteren yöntemdir.
Hava yukarı çıkarak diyafram altında birikir, bu nedenle ayakta duruş pozisyonu kritiktir.

Key Concept

Peptik ülser perforasyonunda tanısal yaklaşım ve serbest hava tespiti.
Question 351Question

7272 yaşında erkek hasta, son 44 aydır hızla ilerleyen yutma güçlüğü ve bu sürede gelişen 1515 kg kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde özellik saptanmayan hastanın yapılan özofagus manometrisinde, özofagus gövdesinde aperistalsis ve alt özofagus sfinkterinde (AÖS) gevşeme kusuru saptanıyor. Bu hastada öncelikle psödoakalazya (ikincil akalazya) tanısını düşündüren en önemli klinik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Semptomların ileri yaşta ortaya çıkması ve kısa sürede kilo kaybına neden olması

Answer

Semptomların ileri yaşta ortaya çıkması ve kısa sürede kilo kaybına neden olması
Bu hastada manometrik olarak akalazya bulguları olsa da, **ileri yaş (>60>60), semptomların kısa süreli (<6<6 ay) olması ve ciddi kilo kaybı** psödoakalazyayı (sıklıkla mide kardia kanserine bağlı) kuvvetle düşündürür. Primer akalazya genellikle daha genç yaşlarda başlar ve semptomlar yıllar içinde yavaşça ilerler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
72 yaşında (ileri yaş), 4 aylık hikaye (kısa süre), 15 kg kayıp (belirgin ve hızlı kilo kaybı).
Klinik seyir, etyolojiyi belirlemede manometriden daha ayırt edicidir.
2
Manometrik bulguları değerlendir
Aperistalsis ve AÖS gevşeme kusuru.
Bu bulgular 'Akalazya paternidir' ancak primer mi sekonder mi (psödo) olduğunu ayırt etmez.
3
Primer Akalazya ile Psödoakalazya ayrımını yap
Primer akalazya sinsi ve yavaş seyrederken (yıllar), psödoakalazya (genellikle kanser kaynaklı) ileri yaşta ani başlar ve hızlı yıkıma yol açar.
Malignite olasılığı (Psödoakalazya) cerrahi yaklaşımı tamamen değiştireceği için bu 'kırmızı bayraklar' tanıda belirleyicidir.

Key Concept

Psödoakalazya Ayrımı

Hints

1
Primer akalazya genellikle sinsi ilerleyen, hastaların yıllarca tolere ettiği benign bir hastalıktır.
2
Bu hastada 4 ay gibi çok kısa bir sürede 15 kg kilo kaybı olması, altta yatan bir malignite (kanser) şüphesi doğurur.
3
Akalazya benzeri bulgularla gelen yaşlı bir hastada, tablonun kanser tarafından taklit edilmesine 'Psödoakalazya' denir.

Practice More

Psödoakalazya şüphesinde kesin tanı için bir sonraki basamak (Endoskopi/EUS/BT) nedir?
Estimated Time:1m 30s
Question 352Question

4040 yaşında kadın hasta, vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 42kg/m242 kg/m^2 ve kontrolsüz tip 2 diyabet tanılarıyla genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Hastaya hem mide hacmini kısıtlayan hem de ince bağırsaklarda emilimi azaltarak (malabsorptif etki) metabolik iyileşmeyi maksimize eden bir cerrahi prosedür uygulanması planlanıyor. Bu tanıma en uygun cerrahi yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Roux-en-Y gastrik bypass

Answer

Roux-en-Y gastrik bypass
Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB) yöntemi, mideyi yaklaşık 30cc30 cc hacminde küçük bir poşa ayırarak kısıtlayıcı etki oluştururken, ince bağırsağın bir kısmını devre dışı bırakarak (Roux kolu) emilimi de bozar. Bu kombine mekanizma, özellikle tip 2 diyabet gibi metabolik sorunların tedavisinde saf kısıtlayıcı yöntemlere göre daha etkindir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz etme
VKI˙:42kg/m2VKİ: 42 kg/m^2 ve Tip 2 Diyabet varlığı
Morbid obezite cerrahisi için hem vücut kitle indeksi hem de metabolik hastalıklar işlem seçimini etkiler.
2
Cerrahi yöntemlerin mekanizmalarını değerlendirme
Kısıtlayıcı + Emilim bozucu (Kombine) yöntem seçilmesi gerekliliği
Diyabetin kontrol altına alınmasında emilim bozucu bileşenin metabolik katkısı daha fazladır.
3
Doğru prosedürü belirleme
Roux-en-Y gastrik bypass
RYGB, hem restriktif hem de malabsorptif özelliği olan altın standart kombine yöntemdir.

Key Concept

Morbid Obezite Cerrahisi - Prosedür Sınıflandırması ve Metabolik Etki
Estimated Time:45s
Question 353Question

Özofagusun skuamöz hücreli karsinomu (SCCSCC), anatomik olarak en sık hangi bölgeye yerleşim gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Orta 1/31/3 özofagus

Answer

Orta 1/31/3 özofagus
Özofagusun skuamöz hücreli karsinomu (SCCSCC), tüm özofagus boyunca görülebilmesine rağmen vakaların yaklaşık %50\%50’si orta 1/31/3’lük kesimde yerleşir. Bu bilgi, tümörün biyolojik davranışı ve cerrahi yaklaşım planlaması açısından temel bir veridir.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik tipi belirle.
Tümör skuamöz hücreli karsinom (SCCSCC) tipindedir.
Anatomik dağılım kanser tipine göre farklılık gösterir.
2
Dünya genelindeki en sık yerleşim istatistiklerini hatırla.
Skuamöz hücreli karsinomlar için en sık yerleşim yeri orta 1/31/3 kesimdir.
Vakaların yaklaşık %50\%50’si bu bölgede yerleşir.
3
Adenokarsinom ile ayırıcı tanısını yap.
Adenokarsinomlar distal 1/31/3’te, SCCSCC orta 1/31/3’te kümelenir.
Doğru anatomik bölgeyi seçmek için bu ayrım kritiktir.

Key Concept

Özofagus kanserlerinin anatomik dağılımı histopatolojik tipe göre değişir; SCCSCC en sık orta 1/31/3 kesimde, adenokarsinom ise distal 1/31/3 kesimde yerleşir.

Practice More

Özofagus adenokarsinomu ile Barrett özofagusu arasındaki ilişkiyi ve Siewert sınıflamasını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 354Question

Özofagus divertikülleri; yerleşim yerleri, oluşum mekanizmaları ve histopatolojik yapılarına göre farklı kategorilerde değerlendirilirler. Orta özofagusta (mid-özofajiyal) saptanan ve çevre dokulardaki (genellikle tüberküloz gibi granülomatöz hastalıklara bağlı) lenf nodu inflamasyonu sonucu gelişen traksiyon tipi divertiküllerin, Zenker divertikülünden en temel yapısal farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özofagus duvarının tüm katmanlarını içermesi

Answer

Traksiyon divertiküllerinin Zenker divertikülünden temel farkı, özofagus duvarının tüm katmanlarını içeren 'gerçek' divertikül yapısında olmasıdır.
Traksiyon divertikülleri, orta özofagus hizasında hiler veya mediastinal lenf nodlarının (tüberküloz, histoplazmozis vb.) fibrozisi ve özofagus duvarını dışarı doğru çekmesi ile oluşur. Bu mekanizma nedeniyle duvarın mukoza, submukoza ve muskularis katmanlarının tamamı divertikül yapısına katılır; bu yapıya 'gerçek divertikül' denir. Zenker divertikülü ise bir pulsiyon divertikülüdür, farengeal kaslar arasındaki zayıf bir noktadan sadece mukoza ve submukozanın fıtıklaşmasıyla oluşur (yalancı divertikül).

Step-by-Step Solution

1
Divertikülün yerleşim yerini ve tipini belirleme
Orta özofagusta yerleşen ve inflamasyona sekonder gelişen tip 'traksiyon' divertikülüdür.
Traksiyon divertikülleri genellikle mediastinal lenf nodu hastalıklarına bağlı olarak gelişir.
2
Oluşum mekanizmalarını karşılaştırma
Traksiyon tipi dışarıdan çekilme ile, Zenker ise içeriden itilme (pulsiyon) ile oluşur.
Mekanizma farkı divertikülün histolojik yapısını doğrudan belirler.
3
Histolojik yapıyı analiz etme
Traksiyon tipi 'gerçek' (tüm katmanlı), Zenker ise 'yalancı' (sadece mukoza/submukoza) divertiküldür.
Çekilme mekanizması duvarın tümünü kapsarken, basınç artışı zayıf noktadan mukoza fıtıklaşmasına neden olur.

Key Concept

Özofagus divertiküllerinin yapısal sınıflandırması: Gerçek (Tüm katmanlar) vs. Yalancı (Mukoza/Submukoza) divertiküller.

Alternative Method

Divertikülün tipini belirlemek için yerleşimine bakmak çoğu zaman yeterlidir: Proksimal (Zenker) ve Distal (Epifrenik) genellikle pulsiyon/yalancı iken, Orta (Mid-özofajiyal) genellikle traksiyon/gerçek divertiküldür.
Estimated Time:1m 15s
Question 355Question

Yutma güçlüğü şikayetiyle başvuran 54 yaşındaki kadın hastanın üst GİS endoskopisinde, kesici dişlerden 30 cm uzaklıkta lümeni daraltan ülserovejetan kitle izlenmiştir. Biyopsi sonucu yassı hücreli karsinom (SCC) olarak raporlanmıştır. Evreleme amaçlı çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) kitlenin sol ana bronş ile geniş tabanlı temas halinde olduğu ve aradaki yağ planının seçilemediği görülmüştür. Uzak metastazı bulunmayan bu hastada, tümörün rezektabilitesini (T4b ayrımını) değerlendirmek için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fiberoptik bronkoskopi

Answer

Fiberoptik bronkoskopi, hava yolu invazyonunu (T4b) kesinleştirmek için zorunludur.
Orta ve üst torasik özofagus tümörleri, anatomik olarak trakea ve sol ana bronş ile çok yakın komşuluk gösterir. Bilgisayarlı Tomografide (BT) tümörün hava yolu ile temas etmesi, invazyon (T4b) şüphesi doğurur. T4b evresi cerrahi olarak rezeke edilemez kabul edilir (definitive kemoradyoterapiye yönlendirilir). Bu nedenle, karina seviyesinin üzerindeki veya temas şüphesinin olduğu tüm tümörlerde Bronkoskopi yapılarak hava yolu mukozasında invazyon olup olmadığı (kitle, indentasyon, fistül) mutlaka görülmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün lokalizasyonunu ve histolojisini analiz et
Orta torasik özofagus (30. cm), Yassı Hücreli Karsinom (SCC).
Tümörün bulunduğu seviye, komşu organ ilişkilerini (trakea, bronş, aorta) belirler.
2
Radyolojik bulguyu ve risk faktörünü değerlendir
BT'de sol ana bronş ile temas var ve yağ planı kayıp.
Bu bulgu T3 veya T4b (rezeke edilemez) evresini düşündürür; ayrım yapılmalıdır.
3
T4b (rezeke edilemez) durumunu kanıtlayacak tetkiki seç
Bronkoskopi.
Hava yolu mukozasında invazyon olup olmadığını doğrudan görerek 'rezeke edilemezlik' kararı verdiren veya cerrahi şansı tanıyan en kritik tetkiktir.

Key Concept

Özofagus Kanserinde Rezektabilite Kriterleri (T4b Ekarte Edilmesi)

Hints

1
Tümörün komşu olduğu yapı sol ana bronştur.
2
Eğer tümör bu yapının içine girmişse (T4b), cerrahi yapılamaz.
3
Hava yolunun içini en iyi gösteren işlem, hava yoluna kamerayla bakmaktır.

Practice More

T4b (aorta veya trakea invazyonu) saptanan bir hastada en uygun tedavi yaklaşımı nedir?

Alternative Method

Eğer bronkoskopi yapılamıyorsa, EBUS (Endobronşiyal Ultrason) da hem hava yolu invazyonunu hem de paratrakeal lenf nodlarını değerlendirmek için kullanılabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 356Question

Akalazya tanısıyla pnömatik dilatasyon uygulanan 5050 yaşındaki kadın hastada, işlemden 44 saat sonra ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı, taşikardi ve ateş yüksekliği saptanmıştır. Fizik muayenede boyun bölgesinde krepitasyon (cilt altı amfizem) belirlenen hastanın akciğer grafisinde pnomomediastinum ve sol plevral efüzyon izlenmektedir. Bu hastada perforasyon şüphesini doğrulamak ve kaçağın anatomik lokalizasyonunu belirlemek amacıyla yapılacak en uygun radyolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Suda eriyen kontrast madde (Gastrografin) ile özofagografi yapılmalı, sızıntı görülmezse baryumlu çalışma ile devam edilmelidir.

Answer

En uygun yaklaşım suda eriyen kontrast madde ile başlayıp, negatif sonuç alınması durumunda baryumlu çalışma ile devam etmektir.
Suda eriyen kontrast maddeler (Gastrografin) mediastende kimyasal irritasyon yapmadıkları için özofagus perforasyonu şüphesinde ilk tercihtir. Ancak bu maddelerin duyarlılığı düşük olduğu için, sızıntı görülmeyen vakalarda perforasyonu kesin dışlamak amacıyla duyarlılığı daha yüksek olan baryumlu grafikler ile işleme devam edilmesi standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını ve risk faktörlerini değerlendir.
Pnömatik dilatasyon sonrası gelişen ani ağrı ve cilt altı amfizem, iatrojenik özofagus perforasyonunu düşündürür.
İatrojenik girişimler özofagus perforasyonlarının en sık nedenidir.
2
İlk radyolojik kontrastlı tetkik seçimi yap.
Gastrografin (suda eriyen kontrast) tercih edilir.
Mediastenit riskini minimize etmek ve doku reaksiyonundan kaçınmak için suda eriyen maddeler güvenli başlangıçtır.
3
İlk tetkik negatif ise duyarlılığı artır.
Baryumlu özofagografi uygulanır.
Suda eriyen kontrast maddelerin küçük perforasyonları yakalama duyarlılığı %60-70 iken baryum ile bu oran %90'ın üzerine çıkar.

Key Concept

Özofagus perforasyonlarında kontrastlı özofagografi algoritması
Question 357Question

5252 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden epigastrik ağrı ve aralıklı melena şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide korpusunda mukoza altında yerleşimli, üzerinde küçük bir ülserasyonu bulunan 4 cm4 \text{ cm} boyutunda düzgün sınırlı kitle saptanıyor. Endoskopik biyopsi örneklerinin immünhistokimyasal incelemesinde CD117 (c-kit) ve DOG1 pozitifliği saptanıyor. Aşağıdakilerden hangisi bu hasta için en olası tanı ve en uygun tedavi yaklaşımıdır?

Show answer & explanation

Answer: Gastrointestinal stromal tümör (GIST) - Negatif cerrahi sınırla kama (wedge) rezeksiyon

Answer

Vakada tanımlanan submukozal kitle ve CD117/DOG1 pozitifliği Gastrointestinal stromal tümör (GIST) tanısını koydurur; lenfatik yayılımın nadir olması nedeniyle negatif cerrahi sınır (R0) sağlayan kama (wedge) rezeksiyon en uygun cerrahi yaklaşımdır.
Hastanın klinik tablosu (submukozal mide kitlesi) ve immünhistokimyasal profili (CD117 ve DOG1 pozitifliği) kesin olarak Gastrointestinal stromal tümör (GIST) tanısını gösterir. GIST'lerde lenf nodu metastazı görülme sıklığı çok düşük olduğu için mide adenokarsinomunda uygulanan radikal gastrektomi ve D2 lenfadenektomiye gerek yoktur. Tedavide amaç, tümörün psödokapsülünü rüptüre etmeden, negatif cerrahi sınırla (R0) kama (wedge) rezeksiyon yapmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir
Epigastrik ağrı, melena ve submukozal yerleşimli (santral ülserli) kitle saptandı.
Midenin submukozal tümörlerinin ayırıcı tanısında kitle yerleşimi ve yüzey özellikleri önemlidir.
2
İmmünhistokimyasal (İHK) belirteçleri yorumla
CD117 (c-kit) ve DOG1 pozitifliği tespit edildi.
Bu belirteçler Cajal'ın interstisyel hücrelerinden köken alan GIST'ler için son derece spesifiktir.
3
Tanıyı ve cerrahi stratejiyi belirle
GIST tanısı kesinleşti ve kama (wedge) rezeksiyon planlandı.
GIST'lerde lenf nodu metastazı %1'den azdır, bu nedenle radikal cerrahi ve geniş lenfadenektomi (D2) yerine R0 rezeksiyon (wedge) standarttır.

Key Concept

Midenin submukozal tümörlerinde CD117 ve DOG1 pozitifliği GIST tanısı için, cerrahi tedavide ise negatif sınırla (R0) kama rezeksiyon yeterliliği temel prensiptir.

Hints

1
Mide duvarındaki submukozal bir kitlede en önemli ayırıcı tanı immünhistokimyasal belirteçlerdir.
2
CD117 (c-kit), Cajal hücrelerinden köken alan tümörlerin altın standart belirtecidir.

Practice More

GIST'lerde yüksek risk kriterlerini ve imatinib endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 358Question

5858 yaşında erkek hasta, mide korpusunda saptanan 4 cm4\text{ cm}'lik submukozal bir kitle nedeniyle değerlendirilmektedir. Yapılan tetkikler sonucunda ayırıcı tanıda Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) ve Gastrik Lenfoma ön planda düşünülmektedir. Bu iki hastalığın klinik, histopatolojik ve tedavi özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: GIST tanısında en spesifik immünohistokimyasal belirteç CD117 (cc-kit) iken; cerrahi tedavide negatif sınırlı kama (wedge) rezeksiyon genellikle yeterlidir.

Answer

GIST tanısında CD117 pozitifliği en spesifik belirteçtir ve cerrahisinde lenf diseksiyonu gerektirmeyen kama (wedge) rezeksiyon yeterlidir.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi GIST tanısında CD117 en güvenilir belirteçtir ve lenf nodu metastazı yapmadığı için negatif sınırlı kama rezeksiyon standart cerrahi yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
GIST patogenezini ve belirteçlerini değerlendir.
GIST, Cajal hücrelerinden köken alır ve CD117 (cc-kit) ile DOG1 pozitifliği ile karakterizedir.
Tanısal doğruluğu sağlamak ve leiomyom gibi diğer mezenşimal tümörlerden ayırmak için spesifik belirteçlere ihtiyaç vardır.
2
GIST yayılım yollarını ve cerrahi prensiplerini analiz et.
Lenf nodu metastazı nadirdir; hematojen yayılım (karaciğer) ön plandadır.
Geniş radikal cerrahi ve lenf diseksiyonu yerine sınırlı rezeksiyonun (wedge) yeterliliğini belirlemek için yayılım patterni bilinmelidir.
3
Gastrik Lenfoma (MALT) tedavi algoritmasını gözden geçir.
MALT lenfoma patogenezinde H. pyloriH.\text{ pylori} ilişkisi nedeniyle eradikasyon tedavisi ilk basamaktır.
Gereksiz cerrahi müdahalelerden kaçınmak ve medikal/konservatif yaklaşımları değerlendirmek için gereklidir.

Key Concept

GIST ve Gastrik Lenfoma ayırıcı tanısı, IHC markerları ve tedavi farkları.
Estimated Time:1m 30s
Question 359Question

48 yaşında erkek hasta, yoğun alkol alımını takiben gelişen şiddetli ve zorlu kusmalar sonrası aniden başlayan, sırtına yayılan yırtılır tarzda göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle olaydan 2828 saat sonra acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.9C38.9^\circ C, nabız 118/dk118/dk, kan basıncı 105/65mmHg105/65 mmHg saptanıyor. Mackler triadı (kusma, göğüs ağrısı, subkutan amfizem) ile uyumlu bulguları olan hastanın çekilen kontrastlı özofagografisinde kontrast maddenin torasik özofagustan plevral boşluğa geçtiği izleniyor. Bu hastanın yönetimi ve klinik tablosu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Perforasyon üzerinden 2424 saatten fazla süre geçtiği ve sepsis/mediastinit bulguları eşlik ettiği için primer onarım yerine özofageal diversiyon, gastrostomi ve mediastinal drenaj uygulanmalıdır.

Answer

Perforasyonun üzerinden 24 saatten fazla süre geçmiş olması ve hastada mediastinit/sepsis bulgularının varlığı, dokuların primer onarımı tutmayacak kadar frajil olduğunu gösterir; bu durumda özofageal diversiyon (servikal özofagostomi), gastrostomi ve geniş mediastinal drenaj en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan yaklaşım, Boerhaave sendromu gibi torasik özofagusun tam kat perforasyonlarında, özellikle 2424 saati geçen ve mediastinit/sepsis tablosu gelişen hastalarda standart cerrahi prosedürdür. Bu evrede dokuların dikiş tutma kapasitesi (frajilite nedeniyle) çok düşük olduğundan, primer onarım yerine özofagusun devre dışı bırakılması (diversiyon) ve mediastenin genişçe drenajı tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Boerhaave Sendromu ( Mackler triadı: kusma, göğüs ağrısı, subkutan amfizem)
Hastanın öyküsü (alkol sonrası zorlu kusma) ve fizik muayene bulguları özofagus perforasyonunu güçlü bir şekilde desteklemektedir.
2
Zaman faktörünü değerlendir
Olayın üzerinden 28 saat geçmiş (Geç evre perforasyon)
Genel cerrahi pratiğinde özofagus perforasyonları için 24 saat sınırı, tedavi yöntemini (primer onarım vs. diversiyon) belirleyen en önemli parametredir.
3
Cerrahi stratejiyi belirle
Diversiyon, Gastrostomi ve Drenaj
Septik tablo ve doku nekrozu/ödemi nedeniyle primer dikişlerin tutmama riski yüksektir; kaynak kontrolü ve beslenme yolu sağlanarak sepsis kontrol altına alınmalıdır.

Key Concept

Özofagus perforasyonlarında yönetim, perforasyonun süresine (<24<24 sa vs >24>24 sa), perforasyonun serbest veya sınırlı (contained) olmasına ve hastanın sepsis durumuna göre belirlenir.

Practice More

Özofagus perforasyonlarında Gastrografin negatifse mutlaka baryumlu grafi ile devam edilmesi gerektiğini ve servikal perforasyonların torasik olanlara göre daha konservatif (drenaj ağırlıklı) yönetilebileceğini hatırlayınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 360Question

Kostik madde yaralanmalarında doku hasarının tipi ve derinliği, içilen maddenin kimyasal özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Alkali madde (örneğin sodyum hidroksit içeren lavabo açıcılar) içimine bağlı olarak özofagus duvarında gelişen karakteristik doku hasarı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Likefaksiyon (sıvılaşma) nekrozu

Answer

Alkali madde alımı sonrası özofagusta görülen temel hasar mekanizması likefaksiyon (sıvılaşma) nekrozudur.
Alkali maddeler (pH > 11.5), dokulardaki yağ asitleri ile birleşerek sabunlaşma (saponifikasyon) reaksiyonuna girer. Bu süreç doku proteinlerinin denatürasyonu ve hücre zarlarının erimesi ile sonuçlanır. 'Likefaksiyon nekrozu' olarak adlandırılan bu tablo, maddenin özofagus duvarının derinlerine ve hatta mediastene kadar ilerlemesine (transmural hasar) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Kostik maddenin kimyasal karakterini belirlemek
Maddenin alkali (bazik) olduğu saptandı.
Alkali ve asit maddelerin dokuda oluşturduğu patolojik süreçler birbirinden farklıdır.
2
Alkalilerin doku bileşenleriyle girdiği tepkimeyi hatırlamak
Alkaliler yağlarla saponifikasyon (sabunlaşma) yapar ve proteinleri çözer.
Bu kimyasal tepkimeler doku bariyerlerini hızla yıkar.
3
Hasar tipini eşleştirmek
Hücrelerin bütünlüğünün kaybolduğu likefaksiyon nekrozu gelişir.
Sıvılaşma nekrozu, maddenin doku katmanları arasında derinlemesine ilerlemesine olanak tanır.

Key Concept

Kostik yaralanmalarda alkali maddeler likefaksiyon nekrozu, asit maddeler koagülasyon nekrozu yapar.
Estimated Time:45s
PreviousPage 18 / 19Next
Özofagus ve Mide Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 18 | Examkin