Göğüs Hastalıkları

453 questions

Question 181Question

5858 yaşında kadın hasta; ani başlayan nefes darlığı, sağ tarafta nefes almakla artan batıcı karakterde göğüs ağrısı (plöritik) ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ bacakta ödem ve hassasiyet saptanıyor. Hastanın vital bulguları şu şekildedir:

ParametreDeğer
Kan Basıncı115/70mmHg115/70 mmHg
Nabız112/dk112/dk
Solunum Sayısı26/dk26/dk
SpO2SpO_2 (oda havasında)%89\%89

Yapılan tetkiklerde Troponin I ve Pro-BNP düzeyleri yüksek bulunuyor. Bilgisayarlı tomografik pulmoner anjiyografide (BTPA) bilateral segmental arterlerde dolum defekti izleniyor. Ekokardiyografide sağ ventrikül dilatasyonu ve hipokinezisi saptanıyor ancak sol ventrikül fonksiyonları normal bulunuyor.

Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük molekül ağırlıklı heparin başlanarak hemodinamik açıdan yakın izlem ile takip edilmesi

Answer

Düşük molekül ağırlıklı heparin başlanarak hemodinamik açıdan yakın izlem ile takip edilmesi
Hastanın kan basıncı normal (115/70mmHg115/70 mmHg) olduğu için 'yüksek riskli' (masif) değildir. Ancak hem ekokardiyografide sağ ventrikül disfonksiyonu hem de biyobelirteç (Troponin/BNP) yüksekliği olduğu için 'orta-yüksek riskli' kategorisindedir. ESC kılavuzlarına göre bu hastalar hastaneye yatırılmalı, antikoagülan tedavi (tercihen Düşük Molekül Ağırlıklı Heparin) başlanmalı ve hemodinamik bozulma açısından yakından izlenmelidir. Trombolitik tedavi yalnızca tansiyonun düşmesi durumunda düşünülmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik olasılığın ve risk düzeyinin belirlenmesi
Wells skoru yüksek (DVT bulguları, hemoptizi, taşikardi) ve BTPA ile tanı doğrulanmış.
Yönetim stratejisi hastanın hemodinamik stabilitesine ve risk skorlamasına göre belirlenir.
2
ESC risk sınıflamasına göre hastanın kategorize edilmesi
Kan basıncı normal, sPESI ≥ 1, sağ ventrikül disfonksiyonu (EKO) ve biyobelirteç (Troponin/BNP) pozitifliği mevcut.
Bu bulgular hastayı 'Orta-Yüksek Risk' (Intermediate-High Risk) kategorisine sokar.
3
Tedavi kararının verilmesi
Antikoagülasyon (LMWH veya Heparin) başlanmalı ve hasta yoğun bakım/servis şartlarında izlenmelidir.
Orta-yüksek riskli hastalarda rutin tromboliz önerilmez; tromboliz yalnızca hemodinamik çöküş gelişirse 'kurtarma' amaçlı uygulanır.

Key Concept

Pulmoner Emboli Risk Stratifikasyonu ve Orta-Yüksek Risk Yönetimi

Practice More

Pulmoner hipertansiyonun WHO klinik sınıflamasını (Grup 1-5) ve özellikle Grup 4'ün tanı kriterlerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 182Question

34 yaşında kadın hasta, bir yıldır 'astım' tanısıyla izlenmesine ve basamak tedavisi uygulanmasına rağmen geçmeyen nefes darlığı ve inspiratuar gürültülü solunum şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde inspiratuar stridor saptanıyor. Atak sırasında yapılan solunum fonksiyon testinde FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı %84 (normal) bulunurken, akım-volüm halkasının ekspiratuar kısmı normal sınırlarda saptanıyor; ancak inspiratuar halkada belirgin bir plato oluşumu ve akım hızında azalma izleniyor. Bu hastadaki olası patoloji ve solunum fonksiyon testi parametreleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Değişken ekstratorasik obstrüksiyon mevcuttur ve FEF50/FIF50FEF_{50}/FIF_{50} oranı 11'in üzerindedir.

Answer

Değişken ekstratorasik obstrüksiyon mevcuttur ve FEF50/FIF50FEF_{50}/FIF_{50} oranı 11'in üzerindedir.
Hastada tarif edilen inspiratuar stridor ve akım-volüm halkasındaki selektif inspiratuar düzleşme, 'Değişken Ekstratorasik Obstrüksiyon' (örn. Vokal Kord Disfonksiyonu, laringeal ödem, guatr) tanısı için klasiktir. Bu patolojide inspiratuar akım hızı (FIF50FIF_{50}) azaldığı için zorlu ekspiratuar akım (FEF50FEF_{50}) ile oranı (Empey indeksi ile ilişkili) 11'in üzerine çıkar. Normal bireylerde bu oran yaklaşık 0.80.8 - 0.90.9 civarındadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını (stridor ve tedaviye dirençli astım benzeri tablo) değerlendir.
Stridor, astımın tipik bulgusu olan 'wheezing'den farklıdır ve genellikle ekstratorasik (üst havayolu) bir daralmayı işaret eder.
Vokal kord disfonksiyonu gibi durumlar sıklıkla yanlışlıkla astım tanısı alır.
2
Akım-volüm halkası paternini analiz et.
İnspiratuar halkadaki düzleşme (plato), havayolunun inspirasyon sırasında kollapsa uğradığını gösteren değişken ekstratorasik obstrüksiyonun karakteristiğidir.
İnspirasyon sırasında havayolu içi basınç atmosferik basınçtan düşük olduğu için obstrüksiyon bölgesi (ekstratorasik ise) dışarıdan gelen basınçla çöker.
3
FEF50/FIF50FEF_{50}/FIF_{50} oranını yorumla.
İnspiratuar akım (FIF50FIF_{50}) azaldığı için payda küçülür ve oran 11'in üzerine çıkar (Normalde <1<1).
Bu oran, üst havayolu obstrüksiyonlarının tipini ayırt etmekte kullanılan kantitatif bir kriterdir.

Key Concept

Üst havayolu obstrüksiyonlarında akım-volüm halkası paternleri ve FEF50/FIF50FEF_{50}/FIF_{50} oranı.

Alternative Method

Empey indeksi (FEV1/PEFR>10FEV_1 / PEFR > 10 ml/L/dak) kullanımı, santral havayolu obstrüksiyonlarını astımdan ayırmada yardımcı bir diğer kantitatif yöntemdir.
Estimated Time:2m 30s
Question 183Question

64 yaşında erkek hasta, iki aydır devam eden öksürük ve 5 kg5 \text{ kg} zayıflama şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 45 paket-yıl45 \text{ paket-yıl} sigara öyküsü mevcuttur. Çekilen toraks BT tetkikinde sağ akciğer üst lobda plevraya invazyon göstermeyen 4 cm4 \text{ cm} çapında kitle ve aynı lob içerisinde bu kitleden bağımsız 1.5 cm1.5 \text{ cm} çapında ikinci bir nodül izleniyor. Mediastinal pencerede sağ hiler bölgede 1.5 cm1.5 \text{ cm} ve sol alt paratrakeal bölgede 1.2 cm1.2 \text{ cm} çapında lenf nodları saptanıyor. Yapılan endobronşiyal ultrasonografi (EBUS) eşliğinde sol alt paratrakeal lenf nodundan alınan biyopsi örneği 'metastatik karsinom' ile uyumlu bulunuyor. Uzak metastaz saptanmayan hastanın TNM evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: T3N3, Evre IIIC

Answer

Hastanın TNM evresi T3N3, Evre IIIC'dir.
Vakadaki bulgular TNM 8. baskı kriterlerine göre değerlendirildiğinde; aynı lobdaki satellit nodül tümörü T3 yapar. Sağ hiler tutulum N1 olsa da, EBUS ile kanıtlanan sol (kontralateral) paratrakeal tutulum evreyi N3'e taşır. T3N3M0 birlikteliği ise güncel evreleme tablosunda Evre IIIC olarak yer alır.

Step-by-Step Solution

1
T (tümör) evresinin belirlenmesi
T3
Primer tümörün 4 cm4 \text{ cm} olması başlangıçta T2a düşündürse de, aynı lob içerisinde kitleden ayrı ikinci bir tümör nodülünün (satellit nodül) bulunması TNM 8'e göre T3 kriteridir.
2
N (lenf nodu) evresinin belirlenmesi
N3
Sağ taraflı bir akciğer kanserinde karşı taraf (sol) mediastinal (paratrakeal) lenf nodu tutulumu, kontralateral mediastinal tutulum olduğu için N3 olarak evrelenir.
3
Grup evrelemesinin (Stage) yapılması
Evre IIIC
TNM 8. baskı tablosuna göre T3N3M0 kombinasyonu Stage IIIC (Evre IIIC) kategorisinde yer almaktadır.

Key Concept

Akciğer kanserinde satellit nodül yerleşimi (aynı lob vs. farklı lob) ve lenf nodu istasyonlarının (ipsilateral vs. kontralateral) TNM 8 evrelemesi üzerindeki etkisi.

Practice More

Akciğer kanserinde TNM 8 ile gelen T3 ve T4 kitle boyutu sınırlarını (5 cm5 \text{ cm} ve 7 cm7 \text{ cm}) ve plevral efüzyonun evreleme üzerindeki (M1a) etkisini tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 184Question

4545 yaşında kadın hasta, bir ev yangınından kurtarıldıktan 1212 saat sonra giderek artan nefes darlığı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde taşipne (3434/dk) ve bilateral yaygın raller saptanıyor. Juguler venöz dolgunluk saptanmayan hastanın kardiyak oskültasyonunda ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın alveolar opasiteler izleniyor. Hasta 55 cm H2OH_2O PEEP desteği ile maske üzerinden non-invaziv mekanik ventilasyona alınıyor. Bu sırada alınan arter kan gazı sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
pHpH7.357.35
PaCO2PaCO_23535 mmHg
PaO2PaO_27575 mmHg
HCO3HCO_32020 mEq/L
FiO2FiO_2%5050 (0.500.50)

Bu hastadaki klinik tablonun Berlin kriterlerine göre en olası tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta ARDS

Answer

Orta ARDS
Berlin kriterlerine göre ARDS tanısı için; akut başlangıç, akciğer grafisinde bilateral opasiteler, hidrostatik ödemin (kalp yetmezliği) dışlanması ve en az 55 cm H2OH_2O PEEP/CPAP desteği altında hipoksemi varlığı gerekir. Hipoksemi şiddeti PaO2/FiO2PaO_2 / FiO_2 (P/F) oranına göre belirlenir. Bu hastada P/FP/F oranı 75/0.5=15075 / 0.5 = 150 mmHg olarak hesaplanır. 100<P/F200100 < P/F \leq 200 aralığı 'Orta ARDS' olarak tanımlandığı için doğru yanıt budur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hipoksemi düzeyini belirlemek için PaO2/FiO2PaO_2 / FiO_2 (P/F) oranını hesaplayınız.
75/0.50=15075 / 0.50 = 150 mmHg
ARDS sınıflaması bu oran üzerinden yapılmaktadır.
2
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını Berlin kriterleri ile karşılaştırınız.
Akut başlangıç (1212 saat), bilateral opasiteler, kalp yetmezliği bulgusu yok ve PEEP 5\geq 5 cm H2OH_2O.
ARDS tanısı için bu bileşenlerin tamamı gereklidir.
3
Hesaplanan P/F oranına göre şiddeti belirleyiniz.
100<P/F200100 < P/F \leq 200 aralığında olduğu için 'Orta ARDS'.
Berlin kriterleri şiddet derecelendirmesi bu aralığı esas alır.

Key Concept

Berlin Kriterleri ve ARDS Şiddet Sınıflandırması
Question 185Question

3232 yaşında kadın hasta, vücudunun %40\% 40’ını etkileyen alev yanığı nedeniyle yanık ünitesinde takip edilmektedir. Yatışının 33. gününde hastada ani gelişen taşipne, yardımcı solunum kaslarının kullanımı ve maske ile oksijen desteğine rağmen gerilemeyen hipoksemi saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın infiltrasyonlar izleniyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül fonksiyonları normal (ejeksiyon fraksiyonu: %60\% 60) bulunuyor. Hastaya CPAP 55 cm H2OH_2O ve FiO2FiO_2: %40\% 40 desteği uygulanırken alınan arter kan gazı sonuçları şöyledir: pHpH: 7,387,38, PaO2PaO_2: 6464 mmHg, PaCO2PaCO_2: 3636 mmHg. Bu klinik tablo Berlin kriterlerine göre aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Show answer & explanation

Answer: Orta derece ARDS

Answer

Berlin kriterlerine göre PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 160160 olan ve diğer tanı kriterlerini karşılayan bu tablo Orta Derece ARDS olarak tanımlanır.
Orta derece ARDS tanısı doğrudur çünkü hastanın P/F oranı 160160 mmHg'dir ve Berlin kriterlerine göre bu oran 100100 ile 200200 arasındayken (PEEP 5\geq 5 cm H2OH_2O koşuluyla) orta derece ARDS olarak tanımlanır. Ayrıca hastada akut başlangıç, bilateral infiltrasyonlar ve kardiyak nedenlerin dışlanması gibi tüm Berlin bileşenleri mevcuttur.

Step-by-Step Solution

1
PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 (P/F) oranını hesaplayın.
64/0,4=16064 / 0,4 = 160 mmHg.
ARDS şiddetini belirlemek için en önemli kriter oksijenasyon oranıdır.
2
Berlin kriterlerindeki diğer bileşenleri (zamanlama, görüntüleme, köken) kontrol edin.
Zamanlama: 33 gün (akut), Görüntüleme: Bilateral infiltrasyonlar, Köken: Kardiyojenik değil (EF %60\% 60).
ARDS tanısı koymak için klinik risk faktörü varlığında kalp yetmezliğinin dışlanması ve radyolojik kanıt gerekir.
3
Hesaplanan P/F oranına göre sınıflandırma yapın.
100<160200100 < 160 \leq 200 olduğu için 'Orta Derece' olarak sınıflandırılır.
Berlin sınıflaması P/F oranına göre hafif, orta ve ağır olarak üçe ayrılır.

Key Concept

ARDS Berlin Tanı Kriterleri ve Oksijenasyon Sınıflaması

Practice More

ARDS'li hastalarda mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan düşük tidal volümlü ventilasyon stratejilerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 186Question

4545 yaşında erkek hasta; 33 haftadır devam eden öksürük, iştahsızlık ve yaklaşık 44 kg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerde balgamın yayma muayenesinde asidorezistan basiller (ARB) saptanıyor. Hastaya İzoniyazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol (HRZEHRZE) tedavisi başlanıyor. Tedavi öncesi normal olan karaciğer fonksiyon testleri, tedavinin 44. haftasındaki kontrolde aşağıdaki gibi saptanıyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
AST180180 U/L104010-40 U/L
ALT165165 U/L104010-40 U/L
Total Bilirubin0,90,9 mg/dL0,31,20,3-1,2 mg/dL

Hastanın herhangi bir şikayeti (bulantı, kusma, karın ağrısı, sarılık vb.) olmadığına göre, tedavi yönetimiyle ilgili en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut tedaviye aynen devam edilmeli ve hasta klinik ve laboratuvar olarak yakın izlenmelidir.

Answer

Mevcut tedaviye aynen devam edilmeli ve hasta klinik ve laboratuvar olarak yakın izlenmelidir.
Tüberküloz tedavisinde kullanılan birinci basamak ilaçlardan İzoniyazid (HH), Rifampisin (RR) ve Pirazinamid (ZZ) hepatotoksiktir. Uluslararası ve ulusal kılavuzlara göre, hepatotoksisite yönetimi şu şekildedir: 1) Eğer hastada sarılık, bulantı, kusma veya karın ağrısı gibi semptomlar VARSA, enzimler normalin üst sınırının 33 katına (3×ULN3 \times ULN) ulaştığında ilaçlar kesilir. 2) Eğer hasta ASEMPTOMATİK ise, enzimler normalin 55 katına (5×ULN5 \times ULN) ulaştığında ilaçlar kesilir. Bu vaka örneğinde hastanın ALT/AST değerleri (180/165180/165), normalin üst sınırı olan 4040 U/L'nin yaklaşık 4,54,5 katıdır ve hasta asemptomatiktir. Bu nedenle tedaviye devam edilmesi ve yakın takip (haftalık LFT kontrolü) en doğru yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarının (bulantı, kusma, sarılık) varlığının değerlendirilmesi.
Hasta asemptomatiktir.
Hepatotoksisite yönetiminde semptomların varlığı, ilaç kesme eşik değerlerini belirler.
2
Karaciğer enzimlerinin (AST/ALT) normalin üst sınırına (ULN) oranının hesaplanması.
Enzimler normalin yaklaşık 4,54,5 katı düzeyindedir (180/40=4,5180 / 40 = 4,5).
Kılavuzlarda ilaç kesme sınırı asemptomatik hastalar için 5×ULN5 \times ULN olarak belirlenmiştir.
3
Hesaplanan değerlerin güncel rehberlerdeki (WHO/ATS/T.C. Sağlık Bakanlığı) yönetim algoritmalarıyla karşılaştırılması.
Enzim yüksekliği 5×ULN5 \times ULN sınırının altındadır ve hasta asemptomatiktir.
Bu kriterlere göre mevcut tedaviye devam edilmesi ve hastanın karaciğer fonksiyonlarının haftalık takibi en uygun yaklaşımdır.

Key Concept

Antitüberküloz tedavide hepatotoksisite yönetimi ve ilaç kesme kriterleri.
Question 187Question

62 yaşında kadın hasta, son iki yıldır eforla gelen nefes darlığı ve sabahları belirginleşen öksürük şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde sigara kullanmadığı, ancak 35 yıl boyunca köyde yaşayıp tandırda ekmek pişirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede ekspiryum süresi uzamış ve bazallerde solunum sesleri azalmış olarak saptanıyor.

Hastaya yapılan Solunum Fonksiyon Testi (SFT) sonuçları şöyledir:

ParametreÖlçülen Değer (% Beklenen)Bronkodilatör Sonrası Değişim
FVC%82-
FEV1%58110 ml (%5 artış)
FEV1/FVC%64-

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biyomas maruziyetine bağlı Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

Answer

Biyomas maruziyetine bağlı Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)
Hastanın SFT sonuçlarında FEV1/FVC oranının %70'in altında (%64) olması obstrüktif bir akciğer hastalığını gösterir. Bronkodilatör sonrası FEV1 artışının %12 veya 200 ml'nin altında kalması, obstrüksiyonun geri dönüşümsüz olduğunu işaret eder ve astımdan uzaklaştırır. Sigara öyküsü olmamasına rağmen uzun süreli biyomas (tandır dumanı) maruziyeti, özellikle kırsal kesimdeki kadın hastalarda KOAH'ın en önemli etiyolojik faktörüdür. Bu tablo 'Biyomas KOAH'ı olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
SFT Bulgularını Yorumla
FEV1/FVC < %70 olması 'Obstrüktif Patern'i gösterir.
Obstrüktif akciğer hastalıklarının (KOAH, Astım) temel ayırıcı tanı kriteridir.
2
Reversibiliteyi Değerlendir
Bronkodilatör sonrası artış %12 ve 200 ml'nin altında olduğu için reversibilite negatiftir.
Astım ile KOAH ayrımında kullanılır. Astımda reversibilite pozitiftir, KOAH'ta genellikle negatiftir.
3
Risk Faktörlerini Analiz Et
Hasta sigara içmiyor ancak 'tandır' (biyomas) öyküsü var.
Gelişmekte olan ülkelerde kadınlarda KOAH'ın en sık nedenlerinden biri iç ortam hava kirliliği (biyomas) maruziyetidir.

Key Concept

Biyomas maruziyeti, sigara içmeyen kadınlarda KOAH'ın önemli bir nedenidir ve SFT'de geri dönüşümsüz obstrüksiyon ile karakterizedir.

Hints

1
Solunum Fonksiyon Testi'nde FEV1/FVC oranının %70'in altında olması neyi ifade eder?
2
Bronkodilatör sonrası FEV1 değerinde anlamlı bir artış (%12 ve 200 ml) olmaması, hastalığın geri dönüşümsüz (irreversibl) olduğunu gösterir.
3
Sigara içmeyen, kırsal kesimde yaşayan ve tandır/ocak dumanına maruz kalan kadınlarda görülen obstrüktif hastalık KOAH'tır.

Practice More

Biyomasa bağlı KOAH ile sigaraya bağlı KOAH arasındaki fenotipik farkları inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 188Question

6868 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır giderek artan efor dispnesi ve kuru öksürük şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 4040 paket-yıl sigara öyküsü olan ve emekli bir ofis çalışanı olan hastanın fizik muayenesinde her iki akciğer bazallerinde "velcro" tipi ince raller ve çomak parmak saptanıyor. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (YÇBT) akciğer bazallerinde ve subpleural alanlarda belirgin retiküler opasiteler, traksiyon bronşektazileri ve bal peteği (honeycombing) görünümü izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdiyopatik pulmoner fibrozis

Answer

İdiyopatik pulmoner fibrozis
İdiyopatik pulmoner fibrozis (İPF), genellikle 6060 yaş üstü sigara içmiş erkeklerde görülen, ilerleyici fibrozis ile karakterize bir hastalıktır. Fizik muayenede saptanan velcro tipi ince raller ve çomak parmak, hastalığın ilerlediğini gösteren klasik bulgulardır. YÇBT'de bazal ve subpleural baskınlık gösteren, bal peteği (honeycombing) ve traksiyon bronşektazileri ile seyreden tablo "Olağan İnterstisyel Pnömoni" (UIP) paterni olarak adlandırılır ve bu klinik tabloda en olası tanı İPF'dir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
İleri yaş (>60>60), sigara öyküsü ve kronik seyirli (11 yıl) solunumsal şikayetler.
İnterstisyel akciğer hastalıklarında yaş ve maruziyet ayırıcı tanı için kritiktir.
2
Fizik muayene bulgularını değerlendir
Bazallerde velcro raller ve çomak parmak (clubbing).
Bu bulgular kronik fibrozis yapan süreçlerin, özellikle İPF'nin tipik işaretleridir.
3
Radyolojik paterni (UIP) tanımla
Bazal ve subpleural yerleşimli bal peteği (honeycombing) ve traksiyon bronşektazisi.
Olağan interstisyel pnömoni (UIP) paterni, İdiyopatik Pulmoner Fibrozis (İPF) tanısı için radyolojik temeldir.

Key Concept

İdiyopatik Pulmoner Fibrozis (İPF) tanısında klinik ve radyolojik UIP (Olağan İnterstisyel Pnömoni) kriterleri.

Hints

1
Hastanın yaşı ve sigara öyküsü ile radyolojideki 'bal peteği' anahtar kelimelerine odaklanın.

Practice More

İPF tanısı alan bir hastada uygulanacak gold standart tanı yöntemi ve yeni nesil antifibrotik tedavileri (pirfenidon, nintedanib) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 189Question

Torasik kifoskolyoz tanısıyla izlenen 41 yaşındaki kadın hasta, son bir yıldır giderek artan efor dispnesi şikayetiyle başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde akciğer oskültasyonu doğal bulunuyor. Solunum fonksiyon testinde (SFT) total akciğer kapasitesi (TLCTLC) ve zorunlu vital kapasite (FVCFVC) değerlerinin beklenenin %65'i, FEV1/FVCFEV1/FVC oranının ise %85 olduğu saptanıyor. Bu hastada difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) ve alveoler hacme oranlanmış difüzyon kapasitesi (DLCO/VADLCO/VA - KCO) için beklenen en olası sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DLCODLCO düşük, DLCO/VADLCO/VA normal veya yüksek

Answer

Ekstrapulmoner restriksiyonu olan hastalarda (kifoskolyoz gibi) difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) toplam hacim azaldığı için düşük çıkar, ancak parankim sağlam olduğu için DLCO/VADLCO/VA (KCO) normal veya hafif artmış saptanır.
Kifoskolyoz gibi ekstrapulmoner restriktif durumlarda, akciğer parankimi ve alveolo-kapiller membran sağlamdır. Ancak göğüs kafesi deformitesi nedeniyle akciğer hacimleri (TLC, FVC) azaldığı için, toplam gaz değişim yüzeyi düşer ve bu durum DLCODLCO değerinin düşük çıkmasına neden olur. Buna karşın, havalanan akciğer birimi başına düşen difüzyon kapasitesi (DLCO/VADLCO/VA veya KCO) normal sınırlarda kalır. Hatta akciğer kan akımının daha küçük bir hacme redistribüsyonu nedeniyle KCO değerinde hafif bir artış da gözlenebilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın SFT bulgularını analiz et.
Düşük TLCTLC (%65), düşük FVCFVC (%65) ve normal/yüksek FEV1/FVCFEV1/FVC (%85) restriktif bir paterne işaret etmektedir.
Restriktif bozukluklar akciğer volümlerinin tümünde azalma ve normal hava yolu hızı ile karakterizedir.
2
Restriksiyonun nedenini belirle.
Kifoskolyoz ve doğal akciğer sesleri, restriksiyonun akciğer parankimi dışı (ekstrapulmoner) bir nedenden kaynaklandığını gösterir.
Göğüs duvarı deformiteleri akciğerlerin genişlemesini mekanik olarak kısıtlar.
3
Difüzyon parametrelerini bu klinik tabloyla ilişkilendir.
Hacim azaldığı için DLCODLCO düşük çıkar; ancak parankim ve membran sağlam olduğu için birim hacim başına difüzyon (DLCO/VADLCO/VA) normal veya yüksektir.
Alveolo-kapiller membran bütünlüğü korunduğu için gaz transfer verimliliği (KCO) bozulmamıştır.

Key Concept

Ekstrapulmoner restriksiyonda DLCODLCO ve DLCO/VADLCO/VA ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 190Question

Nefes darlığı şikayetiyle başvuran 60 yaşındaki erkek hastanın solunum fonksiyon testleri (SFT) aşağıdaki gibi sonuçlanmıştır:

ParametreÖlçülen DeğerBeklenen Değer
FEV11.80 L%60
FVC2.10 L%55
FEV1/FVC%86-
DLCO-%35

Bu hastadaki SFT bulguları ile en uyumlu tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdiyopatik pulmoner fibrozis

Answer

İdiyopatik pulmoner fibrozis
Hastanın SFT verileri incelendiğinde; FEV1/FVC oranının %86 olması (Normal > %70) obstrüktif bir patolojiyi dışlar. FVC'nin beklenen değerin %55'i olması (Düşük < %80) restriktif bir akciğer hastalığına işaret eder. Restriktif paterni olan hastalarda ayırıcı tanı için DLCO'ya bakılır. DLCO'nun düşük olması (%35), gaz değişim yüzeyinin bozulduğunu yani parankimal bir hastalığı gösterir. Seçenekler arasında 'İdiyopatik pulmoner fibrozis' tipik parankimal restriktif akciğer hastalığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Spirometri verilerini analiz et
FEV1/FVC oranı %86 (normal/yüksek) ve FVC %55 (düşük).
FEV1/FVC oranının korunmuş olması obstrüksiyonu dışlar. FVC'nin düşük olması 'Restriktif Patern'i gösterir.
2
DLCO değerini yorumla
DLCO %35 (belirgin düşük).
Restriktif paterni olan bir hastada DLCO'nun düşük olması, sorunun akciğer parankiminde (doku hastalığı) olduğunu gösterir. Normal DLCO ise göğüs duvarı veya nöromusküler hastalıkları düşündürür.
3
Tanıları eşleştir
İdiyopatik pulmoner fibrozis.
Parankimal restriktif akciğer hastalığına uyan tek seçenek İdiyopatik pulmoner fibrozistir.

Key Concept

Solunum fonksiyon testlerinde restriktif patern (Düşük FVC, Normal FEV1/FVC) saptandığında, ayırıcı tanıda DLCO kullanılır. Düşük DLCO parankimal hastalığı (örneğin fibrozis), normal DLCO ise ekstraparenkimal hastalığı (göğüs duvarı/nöromusküler) işaret eder.

Hints

1
Öncelikle FEV1/FVC oranına bakarak hastalığın obstrüktif mi yoksa restriktif mi olduğuna karar verin.
2
FEV1/FVC oranı normal ve FVC düşük, bu restriktif bir paterndir. Şimdi sorunun akciğerin kendisinde mi (parankimal) yoksa dışarıda mı (göğüs duvarı/kas) olduğunu anlamak için DLCO'ya bakın.
3
DLCO'nun çok düşük olması, gaz alışverişinin yapıldığı alveol-kapiller ünitenin hasar gördüğünü (fibrozis gibi) gösterir. Kas hastalıklarında bu ünite sağlamdır.

Practice More

İzole DLCO düşüklüğü yapan nedenleri (Pulmoner HT, Anemi vb.) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 191Question

3636 yaşında erkek hasta, son 22 yıldır giderek artan efor dispnesi ve kronik öksürük şikayetiyle başvuruyor. Sigara öyküsü olmayan hastanın fizik muayenesinde her iki akciğer bazalinde solunum seslerinde azalma, perküsyonla hiperrezonans ve ekspiryumda hafif uzama saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde AST:72 U/LAST: 72 \text{ U/L}, ALT:85 U/LALT: 85 \text{ U/L} (N<40N < 40) olarak bulunuyor. Hastanın solunum fonksiyon testi (SFTSFT) sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreBeklenen Değer (\%)Post-Bronkodilatör Değişim
FEV1/FVCFEV_1/FVC5858+%4+\%4
FEV1FEV_14545+110 mL+110 \text{ mL}
FVCFVC7878+140 mL+140 \text{ mL}
DLCODL_{CO}5858-
TLCTLC122122-

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: α1\alpha-1 antitiripsin eksikliği

Answer

α1\alpha-1 antitiripsin eksikliği tanısı, hastanın klinik, radyolojik ve laboratuvar bulgularının senteziyle konulur.
Doğru cevap olan α1\alpha-1 antitiripsin eksikliği; genç yaşta ortaya çıkan, sigara öyküsü olmamasına rağmen gelişen ağır obstrüksiyon ve amfizem bulguları (düşük DLCODL_{CO}), bazal akciğer bölgelerinin tutulumu ve eşlik eden karaciğer enzim yüksekliği ile tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
SFTSFT verilerini yorumla.
FEV1/FVC<%70FEV_1/FVC < \%70 olması obstrüktif patern olduğunu, reversibilitenin negatif olması ise kalıcı hava yolu obstrüksiyonunu gösterir.
Obstrüktif akciğer hastalıklarını (KOAH, Astım, Bronşektazi) ayırt etmek için ilk adımdır.
2
Diffüzyon kapasitesini (DLCODL_{CO}) değerlendir.
DLCODL_{CO} değerinin %58\%58 olması (anlamlı düşüş), havayolu obstrüksiyonuna eşlik eden bir parankim kaybı/amfizem varlığını gösterir.
Amfizem ile kronik bronşit veya astım arasındaki en önemli ayırıcı kriterlerden biridir.
3
Klinik ipuçlarını (yaş, sigara, lokalizasyon, karaciğer) birleştir.
Genç yaş (<45< 45), sigara içmeme, alt zonlarda (bazal) baskın amfizem ve karaciğer enzim yüksekliği panasiner amfizem ve α1\alpha-1 antitiripsin eksikliğini işaret eder.
α1\alpha-1 antitiripsin eksikliğinde karaciğerde hatalı katlanmış protein birikimi kolestaz/siroz yapabilir; akciğerde ise nötrofil elastaz aktivitesi bazal bölgede panasiner amfizeme yol açar.

Key Concept

α1\alpha-1 antitiripsin eksikliğinde panasiner amfizem (bazal tutulum) ve karaciğer tutulumu birlikteliği.
Estimated Time:3m 0s
Question 192Question

45 yaşında erkek hasta, akut pankreatit tanısıyla serviste takip edilirken yatışının 3. gününde ani gelişen nefes darlığı ve hipoksemi nedeniyle yoğun bakım ünitesine alınıyor. Hasta entübe edilerek mekanik ventilatör desteğine bağlanıyor. Ventilatör ayarları PEEP: 5 cmH2O ve FiO2: %50 olarak düzenleniyor. Yarım saat sonra alınan arteryel kan gazı örneğinde pH: 7.35, PaCO2: 45 mmHg, PaO2: 85 mmHg ve HCO3: 24 mEq/L saptanıyor. Akciğer grafisinde iki taraflı diffüz infiltrasyonlar izleniyor ve ekokardiyografide sol ventrikül fonksiyonları normal bulunuyor. Berlin kriterlerine göre bu hastadaki en olası tanı ve şiddet sınıflaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta ARDS (Moderate)

Answer

Doğru yanıt Orta ARDS (Moderate) seçeneğidir.
Berlin kriterlerine göre ARDS tanısı için akut başlangıç (1 hafta içinde), iki taraflı opasiteler ve kardiyojenik kökenli olmayan ödem gereklidir. Şiddet sınıflaması en az 5 cmH2O PEEP altında PaO2/FiO2 oranına göre yapılır. Bu hastada oran 85/0.50 = 170 mmHg olduğundan 'Orta ARDS' (100 < P/F ≤ 200) olarak sınıflandırılır.

Step-by-Step Solution

1
PaO2/FiO2 oranını hesapla.
PaO2 = 85 mmHg, FiO2 = 0.50 olduğundan oran: 85 / 0.50 = 170 mmHg.
Berlin kriterlerine göre ARDS şiddetini belirlemek için P/F oranı hesaplanmalıdır.
2
Berlin kriterlerine göre şiddet sınıflamasını belirle.
100 < P/F ≤ 200 mmHg aralığı 'Orta (Moderate)' şiddeti gösterir.
Hafif: 200 < P/F ≤ 300, Orta: 100 < P/F ≤ 200, Ağır: P/F ≤ 100.
3
Diğer ARDS kriterlerini ve ayırıcı tanıları kontrol et.
PEEP ≥ 5 cmH2O şartı sağlanmış (5 cmH2O). Bilinen tetikleyici (pankreatit) var. Hidrostatik ödem dışlanmış (normal eko).
Tanının kesinleşmesi için tüm kriterlerin (zamanlama, görüntüleme, ödem kaynağı, oksijenasyon) karşılanması gerekir.

Key Concept

ARDS şiddetinin Berlin kriterlerine göre PaO2/FiO2 oranı ile sınıflandırılması (Hafif: 200-300, Orta: 100-200, Ağır: ≤100).

Hints

1
Hastanın oksijenasyon durumunu değerlendirmek için PaO2 ve FiO2 değerlerini kullanarak bir oran hesaplayınız.
2
PaO2/FiO2 oranını hesaplarken FiO2'yi ondalık sayı (0.50) olarak kullanın: 85 / 0.50.
3
Hesaplanan oran 170 mmHg'dir. Berlin kriterlerine göre 100-200 mmHg aralığı hangi şiddet derecesine karşılık gelir?

Practice More

ARDS tedavisinde düşük tidal volüm stratejisi ve permisif hiperkapni kavramlarını içeren bir soru çözünüz.
Estimated Time:1m 30s
Question 193Question

Nefes darlığı şikayetiyle polikliniğe başvuran 4848 yaşında bir hastanın yapılan solunum fonksiyon testi (SFT) sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreÖlçülen / Beklenen (%)
FEV1FEV_1%62\%62
FVCFVC%86\%86
FEV1/FVCFEV_1/FVC%54\%54

Bu verilere göre, hastada öncelikle düşünülmesi gereken solunum fonksiyon bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Obstrüktif patern

Answer

Obstrüktif patern
Solunum fonksiyon testlerinde obstrüktif paternin en karakteristik bulgusu FEV1/FVCFEV_1/FVC (Tiffeneau indeksi) oranının %70\%70’in altında olmasıdır. Verilen hastada bu oran %54\%54 olup obstrüksiyon ile uyumludur. Ayrıca FVCFVC değerinin normal sınırlar (%80\geq \%80) içinde kalması, tablonun öncelikle obstrüktif olduğunu teyit eder.

Step-by-Step Solution

1
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranını değerlendir.
Oran %54\%54 olarak ölçülmüştür.
Obstrüktif patern tanısı için en kritik parametre bu oranın %70\%70’in (veya 0.700.70) altında olmasıdır.
2
FVCFVC değerini kontrol et.
FVCFVC beklenen değerin %86\%86’sıdır.
FVCFVC’nin %80\%80’in üzerinde olması, hastada saf bir restriktif bileşenin olmadığını gösterir.
3
FEV1FEV_1 değerine bakarak obstrüksiyonun şiddetini belirle.
FEV1FEV_1 beklenen değerin %62\%62’sidir.
FEV1FEV_1 düşüklüğü obstrüksiyonun varlığını ve derecesini (GOLD kriterlerine göre orta derece) destekler.

Key Concept

Obstrüktif akciğer hastalıklarında (astım, KOAH gibi) hava yolu direnci arttığı için FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı azalır.

Practice More

Obstrüktif patern saptanan bir hastada geri dönüşümlülüğü (reversibiliteyi) değerlendirmek için bronkodilatör sonrası testi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 194Question

5555 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı, eforla gelen plöritik nitelikli göğüs ağrısı ve ara ara olan az miktarda hemoptizi şikayeti ile başvuruyor. Özgeçmişinde 22 yıl önce geçirilmiş pulmoner emboli (PEPE) atağı öyküsü saptanıyor. Fizik muayenede; P2P_2 sertliği ve triküspit odakta inspiryumla şiddeti artan pansistolik üfürüm duyuluyor. EKG’de V1V_1-V3V_3 derivasyonlarında T dalga inversiyonları ve sağ aks sapması izleniyor. Sağ kalp kateterizasyonunda; ortalama pulmoner arter basıncı (mPAPmPAP) 3838 mmHg, pulmoner arter uç basıncı (PAWPPAWP) 1212 mmHg ve pulmoner vasküler direnç (PVRPVR) 5.25.2 Wood ünitesi olarak ölçülüyor. Ventilasyon/Perfüzyon (V/QV/Q) sintigrafisinde normal ventilasyona karşın multipl segmental perfüzyon defektleri saptanıyor. Bu hasta için en olası Dünya Sağlık Örgütü (WHOWHO) pulmoner hipertansiyon grubu ve cerrahiye (pulmoner endarterektomi) uygun olmayan veya rezidüel hastalığı olan olgularda onaylanmış spesifik tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Grup 4 - Riociguat

Answer

Grup 4 - Riociguat
Hastada saptanan pre-kapiller hemodinami (mPAPmPAP 3838, PAWPPAWP 1212) ve V/QV/Q sintigrafisindeki segmental defektler, geçirilmiş pulmoner emboli öyküsüyle birleştiğinde WHOWHO Grup 4 (CTEPHCTEPH) tanısını netleştirir. CTEPHCTEPH tedavisinde Riociguat, inoperabl veya cerrahi sonrası rezidüel hipertansiyonu olan olgularda onaylanmış tek spesifik medikal ajandır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve öykü analizi yapılması
Geçirilmiş PEPE öyküsü ve sağ kalp yetmezliği bulguları (P2P_2 sertliği, triküspit yetmezliği) kronik bir vasküler süreci düşündürür.
Pulmoner hipertansiyonun etiyolojik ayrımı için hastanın vasküler geçmişi kritiktir.
2
Hemodinamik verilerin yorumlanması
mPAP>20mPAP > 20 mmHg, PAWP15PAWP \leq 15 mmHg ve PVR>2PVR > 2 Wood ünitesi olması nedeniyle pre-kapiller pulmoner hipertansiyon tanısı doğrulanır.
Hemodinamik sınıflama, WHOWHO grupları arasındaki ayırıcı tanıda ilk basamaktır.
3
Görüntüleme bulgularının (V/QV/Q sintigrafisi) değerlendirilmesi
Normal ventilasyona karşın multipl segmental perfüzyon defektleri saptanması Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (CTEPHCTEPH) için patognomoniktir.
V/QV/Q sintigrafisi, Grup 1 ve Grup 4 ayrımında en duyarlı tarama testidir.
4
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
CTEPHCTEPH (Grup 4) saptanan hastada altın standart tedavi pulmoner endarterektomi olmakla birlikte, cerrahiye uygun olmayan veya rezidüel hastalığı kalanlarda Riociguat (çözünür guanilat siklaz stimülatörü) onaylı ilaçtır.
WHOWHO gruplarına göre spesifik ilaç tedavileri farklılık gösterir.

Key Concept

Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (CTEPH) Tanı ve Tedavisi

Alternative Method

Hemodinamik verilerde PAWPPAWP değerine bakarak post-kapiller süreçleri (Grup 2) hızla dışlayabilir ve V/QV/Q sintigrafisi bulgusuyla Grup 1 ve 4 ayrımını yapabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 195Question

2626 yaşında kadın hasta, son 66 aydır özellikle geceleri ve egzersiz sonrası ortaya çıkan kuru öksürük, göğüste sıkışma hissi ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesi tamamen normal olup, başvuru anındaki solunum fonksiyon testi (SFTSFT) bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreÖlçülen DeğerBeklenen Değer (%)
FEV1FEV_13.23.2 L%90\%90
FVCFVC3.83.8 L%92\%92
FEV1/FVCFEV_1/FVC%84\%84-

Bu hastada klinik ön tanıyı doğrulamak amacıyla bir sonraki aşamada yapılması en uygun tanısal test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronş provokasyon testi

Answer

Klinik olarak astım şüphesi olan ancak bazal solunum fonksiyon testleri normal saptanan hastalarda bir sonraki adım bronş provokasyon testidir.
Hastanın öyküsü (gece gelen öksürük, nefes darlığı) astımı güçlü bir şekilde desteklemektedir. Ancak başvuru anındaki solunum fonksiyon testleri normal sınırlardadır. Astım tanısında bazal testleri normal olan hastalarda, havayollarının çeşitli uyaranlara (metakolin gibi bronkokonstrüktör maddeler veya egzersiz) karşı aşırı duyarlı olup olmadığını ölçen bronş provokasyon testi, tanıyı kesinleştirmek için kullanılan en uygun yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Geceleri artan öksürük ve nefes darlığı astımı düşündürür; fizik muayenenin normal olması astımın stabil döneminde sık görülen bir durumdur.
Astım tanısı değişken havayolu obstrüksiyonu ve semptomların periyodik doğasına dayanır.
2
SFTSFT verilerini yorumla
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının %70\%70'in üzerinde ve FEV1FEV_1 değerinin beklenenin %80\%80'inden fazla olması bazal SFTSFT'nin normal olduğunu gösterir.
Normal SFTSFT, astım tanısını dışlamaz; sadece o andaki obstrüksiyon yokluğunu gösterir.
3
Tanı algoritmasına göre uygun testi belirle
Bazal obstrüksiyon yoksa reversibilite bakılamayacağından, havayolu aşırı duyarlılığını provoke eden testler (metakolin vb.) yapılır.
Havayolu aşırı duyarlılığı astımın karakteristik özelliğidir ve provokasyon testi ile gösterilmesi tanıyı destekler.

Key Concept

Astım tanısında bazal SFTSFT normal ise havayolu aşırı duyarlılığını göstermek için bronş provokasyon testi (metakolin testi) yapılmalıdır.

Practice More

Astım hastalarında reversibilite kriterlerini (FEV1'de 200 ml ve %12 artış) tekrar etmeniz önerilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 196Question

2727 yaşında erkek hasta; 33 haftadır devam eden öksürük, gece terlemesi ve 55 kgkg kilo kaybı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sağ apikal bölgede inspiratuar raller duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyonun eşlik ettiği infiltratif bir alan saptanıyor.

Bu hastada kesin tanıyı koymak amacıyla yapılması gereken en uygun ilk tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ardışık üç gün balgamda asite dirençli basil (ARB) bakılması ve mikrobiyolojik kültür

Answer

En uygun ilk tetkik, ardışık üç gün balgamda ARB aranması ve mikrobiyolojik kültür yapılmasıdır.
Klinik ve radyolojik olarak tüberküloz şüphesi olan bir hastada, mikrobiyolojik olarak basilin gösterilmesi esastır. Balgamda ARB bakılması hızlı bir ön tanı sağlarken, kültür (özellikle sıvı besiyerleri) altın standart tanı yöntemidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını değerlendir.
Üst lob tutulumu, kavitasyon ve konstitüsyonel semptomlar (gece terlemesi, kilo kaybı) tüberkülozu güçlü bir şekilde düşündürür.
Tüberkülozun en sık prezentasyonu post-primer (sekonder) formdur ve genellikle üst lobları tutar.
2
Tanı için mikrobiyolojik örnekleme yap.
Balgam örneği toplanır; yayma (mikroskopi) ile hızlı sonuç alınır, kültür ile kesin tanı konur.
Kesin tanı için basilin gösterilmesi (yaymada ARB) veya üretilmesi (kültür) şarttır.

Key Concept

Aktif akciğer tüberkülozu tanısında mikrobiyolojik kanıt (balgam yayması ve kültürü) her zaman ilk ve en önemli adımdır.
Question 197Question

3232 yaşında erkek hasta, son zamanlarda egzersiz sonrası ortaya çıkan hafif öksürük ve nefes darlığı hissi ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesi ve göğüs radyografisi doğal olarak değerlendiriliyor. Hastanın yapılan solunum fonksiyon testi (SFTSFT) sonuçları aşağıdadır:

ParametreÖlçülen Değer (Beklenenin %)
FVCFVC%9696
FEV1FEV_1%9494
FEV1/FVCFEV_1/FVC%8282
FEF2575FEF_{25-75} (MMEFMMEF)%5454
PEFPEF%9090

Bu sonuçlara göre, hastadaki solunumsal durum ile ilgili en olası değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Erken evre küçük hava yolu hastalığı

Answer

Solunum fonksiyon testi sonuçları, izole FEF2575FEF_{25-75} düşüklüğü nedeniyle erken evre küçük hava yolu hastalığını işaret etmektedir.
Doğru seçenek olan 'erken evre küçük hava yolu hastalığı', hastanın temel solunum parametreleri (FEV1FEV_1, FVCFVC, FEV1/FVCFEV_1/FVC) normal sınırlardayken izole olarak FEF2575FEF_{25-75} değerinin düşük çıkması ile uyumludur. FEF2575FEF_{25-75}, zorlu ekspirasyonun orta %5050'lik kısmındaki akım hızını temsil eder ve küçük hava yolları (<2<2 mm) hakkında en hassas bilgiyi verir.

Step-by-Step Solution

1
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranını ve FVCFVC değerini değerlendiriniz.
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı %8282 (> %7070) ve FVCFVC %9696 (> %8080) saptanmıştır.
Büyük hava yollarında belirgin bir obstrüksiyon veya akciğer hacimlerinde restriksiyon olmadığını doğrulamak için ilk adımdır.
2
FEF2575FEF_{25-75} (MMEFMMEF) değerini kontrol ediniz.
FEF2575FEF_{25-75} değeri beklenenin %5454'ü olarak saptanmıştır.
Maksimum orta ekspiratuar akım hızı, küçük hava yollarındaki obstrüksiyonu gösteren en duyarlı parametredir.
3
Klinik tablo ile SFT parametrelerini birleştirerek sonuca varınız.
Normal ana parametreler yanında izole düşük FEF2575FEF_{25-75} erken evre tutulumu düşündürür.
Küçük hava yolları toplam hava yolu direncinin çok azını oluşturduğu için, buralardaki erken evre hastalıklar FEV1FEV_1 değerini etkilemeden önce FEF2575FEF_{25-75} değerini düşürür.

Key Concept

Küçük hava yolu hastalığının SFT'deki en erken göstergesi FEF2575FEF_{25-75} (MMEFMMEF) düşüklüğüdür.

Practice More

Küçük hava yolu hastalığı tanısı alan hastalarda sigaranın bırakılması ve tetikleyici faktörlerden kaçınılması, obstrüksiyonun ilerlemesini önlemede kritiktir.
Estimated Time:1m 30s
Question 198Question

2828 yaşında kadın hasta, geçirdiği jeneralize tonik-klonik nöbet sonrası acil servise getiriliyor. Nöbet esnasında gastrik içerik aspirasyonu şüphesiyle takibe alınan hastada, olaydan 2424 saat sonra ani başlayan nefes darlığı gelişiyor. Fizik muayenede taşipne ve bilateral akciğer bazallerinde ince ralleri saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın infiltratlar izlenen hastanın ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu normal bulunuyor ve sol atriyal basınç artışına dair bulgu saptanmıyor. %50\%50 FiO2FiO_2 (maske ile 1010 L/dkL/dk oksijen) altında alınan arteriyel kan gazında; pH:7.36pH: 7.36, PaO2:60mmHgPaO_2: 60 mmHg, PaCO2:34mmHgPaCO_2: 34 mmHg ölçülüyor. Bu hasta için Berlin kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta (moderate) ARDS

Answer

Berlin kriterlerine göre hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Orta (moderate) ARDS tanısı ile uyumludur.
Berlin kriterlerine göre ARDS tanısı için; akut başlangıç (11 hafta içinde), akciğer grafisinde bilateral opasiteler, kalp yetmezliği veya aşırı sıvı yüklenmesi ile açıklanamayan ödem varlığı gereklidir. Şiddet sınıflaması ise P/FP/F oranına (PaO2/FiO2PaO_2 / FiO_2) göre yapılır. Bu hastada PaO2:60mmHgPaO_2: 60 mmHg ve FiO2:0.5FiO_2: 0.5 (120120) olduğu için tanı Orta ARDS'dir.

Step-by-Step Solution

1
P/FP/F oranını hesapla.
PaO2/FiO2=60/0.5=120PaO_2 / FiO_2 = 60 / 0.5 = 120.
ARDS şiddetini belirlemek için parsiyel oksijen basıncının solunan oksijen fraksiyonuna oranı kullanılır.
2
Berlin kriterlerini (zamanlama, görüntüleme, ödem kaynağı) kontrol et.
Olaydan 2424 saat sonra (akut), bilateral infiltratlar mevcut ve kardiyak neden dışlanmış.
Tanının ARDS olabilmesi için semptomların 11 hafta içinde başlaması, bilateral radyolojik bulgu olması ve hidrostatik ödemin dışlanması gerekir.
3
Hesaplanan değeri sınıflandır.
100<120200100 < 120 \leq 200 olduğu için Orta ARDS.
Berlin sınıflamasına göre 101200101-200 arası değerler orta şiddeti temsil eder.

Key Concept

ARDS Tanı ve Şiddet Sınıflaması (Berlin Kriterleri)

Alternative Method

P/F oranı hesaplanırken hızlı pratik olarak: PaO2PaO_2 değerini FiO2FiO_2 yüzdesinin ilk basamağına bölmek (yaklaşık değer için) kullanılabilir, ancak kesin hesaplama fraksiyon üzerinden yapılmalıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 199Question

4444 yaşında erkek hasta, son 1010 aydır giderek artan efor dispnesi ve kuru öksürük şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1515 yıldır bir metal işleme atölyesinde matkap ucu ve alet bileme ustası olarak çalıştığı öğreniliyor. Hiç sigara kullanmamış olan hastanın fizik muayenesinde her iki akciğer bazalinde belirgin "velcro" tipi inspiratuar raller duyuluyor ve çomak parmak saptanıyor. Solunum fonksiyon testlerinde (SFT) FEV1/FVCFEV_1/FVC: %8888, FVCFVC: %6262 (beklenen değerin) ve DLCODLCO: %5252 (beklenen değerin) olarak ölçülüyor. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) her iki akciğerde yaygın buzlu cam dansiteleri, peribronkovasküler dağılım gösteren interstisyel kalınlaşmalar ve traksiyon bronşektazileri izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin sitolojik incelemesinde alveol boşluklarında mononükleer hücreleri yutan multinükleer "kannibalistik" dev hücreler görülüyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dev hücreli interstisyel pnömoni (Sert metal hastalığı)

Answer

Dev hücreli interstisyel pnömoni (Sert metal hastalığı)
Vakada sunulan sert metal maruziyeti (alet bileme), fizik muayenedeki velcro ralleri, SFT'deki restriktif bozukluk ve HRCT'deki peribronkovasküler interstisyel değişiklikler klinik tabloyu oluşturur. En belirleyici (patognomonik) bulgu ise bronkoalveoler lavajda görülen ve bir hücrenin diğerini yutması olarak tanımlanan 'kannibalizm' gösteren multinükleer dev hücrelerdir. Bu tablo Dev Hücreli İnterstisyel Pnömoni (GIP) için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Mesleki öyküyü analiz et
Sert metal (kobalt, tungsten) maruziyeti saptandı.
Sert metal hastalığı, özellikle elmas parlatma veya alet bileme işlerinde çalışanlarda görülen bir interstisyel akciğer hastalığıdır.
2
HRCT ve SFT bulgularını yorumla
Restriktif patern (FEV1/FVCFEV_1/FVC yüksek, FVCFVC düşük) ve peribronkovasküler fibrozis saptandı.
Bu bulgular tipik interstisyel akciğer hastalığı seyrini destekler ancak dağılım mesleki etyolojiyi işaret eder.
3
Patognomonik BAL bulgusunu değerlendir
Kannibalistik multinükleer dev hücreler görüldü.
BAL'da diğer alveoler hücreleri (lenfosit, nötrofil) yutan multinükleer dev hücrelerin (kannibalizm) görülmesi dev hücreli interstisyel pnömoni (GIP) için karakteristiktir.

Key Concept

Sert metal maruziyetine bağlı gelişen Dev Hücreli İnterstisyel Pnömoni (GIP) tanısında BAL'daki kannibalistik dev hücreler patognomoniktir.

Practice More

Sert metal hastalığına neden olan temel ajanın kobalt olduğunu ve tedavinin maruziyetin kesilmesi ile steroid kullanımı olduğunu unutmayın.
Estimated Time:2m 30s
Question 200Question

5454 yaşında diyabetik erkek hasta, yaklaşık bir haftadır devam eden yüksek ateş, öksürük ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde solunum sesleri azalmış ve perküsyonla matite saptanmıştır. Çekilen akciğer grafisinde sağ plevral aralıkta yaklaşık 33 cm kalınlığında sıvı izlenmesi üzerine yapılan torasentezde plevral sıvı analizi şu şekildedir:

- Görünüm: Berrak, sarı renkli
- Plevral sıvı/Serum protein oranı: 0.640.64
- Plevral sıvı/Serum LDH oranı: 0.720.72
- Plevral sıvı glukozu: 56mg/dL56 mg/dL
- Plevral sıvı pH: 7.167.16
- Plevral sıvı LDH: 1150U/L1150 U/L
- Gram boyama: Mikroorganizma görülmedi.

Bu aşamada, uygun ampirik antibiyotik tedavisine ek olarak izlenmesi gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüp torakostomi uygulanarak plevral aralığın drene edilmesi

Answer

Plevral sıvının biyokimyasal analizinde pH değerinin 7.207.20’nin altında ve glukoz düzeyinin 60mg/dL60 mg/dL’den düşük bulunması nedeniyle 'tüp torakostomi uygulanması' en uygun yaklaşımdır.
Plevral sıvı analizinde tespit edilen pH <7.20< 7.20, glukoz <60mg/dL< 60 mg/dL ve LDH >1000U/L> 1000 U/L bulguları, ampirik antibiyotik tedavisine rağmen sıvının kendiliğinden gerilemeyeceğini ve ampiyeme ilerleme riskinin yüksek olduğunu gösterir. Bu tablo 'komplike parapnömonik efüzyon' olarak tanımlanır ve sıvı pürülan olmasa veya gram boyamada etken görülmese dahi acil tüp torakostomi ile drenaj yapılmasını gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Light Kriterlerini değerlendir.
Protein oranı >0.5> 0.5 ve LDH oranı >0.6> 0.6 olduğu için sıvı bir eksudadır.
Eksuda ve transuda ayrımı, altta yatan hastalığın (enfeksiyon vs. sistemik nedenler) belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Parapnömonik sıvı alt tipini belirle.
pH: 7.167.16, Glukoz: 56mg/dL56 mg/dL, LDH: 1150U/L1150 U/L.
Bu değerler sıvının 'komplike parapnömonik efüzyon' evresinde olduğunu gösterir.
3
Yönetim kararını ver.
Ampirik antibiyotik tedavisine ek olarak tüp torakostomi (drenaj) uygulanmalıdır.
Komplike parapnömonik efüzyonlar, ampiyeme ilerleme riski çok yüksek olduğu için mekanik drenaj gerektirir.

Key Concept

Komplike Parapnömonik Efüzyon Drenaj Kriterleri
PreviousPage 10 / 23Next
Göğüs Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 10 | Examkin