Hematopoetik ve Lenforetiküler Sistem Patolojisi

297 questions

Question 1Question

3232 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taraması sırasında tesadüfen saptanan mediastinal kitle nedeniyle opere ediliyor. Fizik muayenesinde periferik lenfadenopati veya sistemik semptom saptanmayan hastanın rezeksiyon materyalinin mikroskobik incelemesinde; lenf nodu mimarisinin korunduğu, ancak germinal merkezlerin atrofikleştiği izleniyor. Folikül merkezine doğru dik olarak giren hyalinize kan damarlarının oluşturduğu "lolipop" görünümü ve mantl zonu lenfositlerinin folikül çevresinde oluşturduğu konsantrik tabakalanma (soğan zarı görünümü) dikkati çekiyor. Bu morfolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Castleman hastalığı (Hyalin vasküler tip)

Answer

Castleman hastalığının hyalin vasküler tipi, karakteristik lolipop ve soğan zarı görünümleriyle tanınır.
Castleman hastalığının hyalin vasküler tipi, morfolojik olarak folikül merkezine giren hyalinize kan damarlarının oluşturduğu "lolipop" görünümü ve mantl zonundaki lenfositlerin konsantrik tabakalaşmasıyla (soğan zarı) tanımlanır. Klinik olarak sıklıkla mediastende soliter, asemptomatik bir kitle şeklinde sunulur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumu değerlendir
Genç erişkin, asemptomatik, soliter mediastinal kitle.
Castleman hastalığının hyalin vasküler tipi genellikle tek bir bölgede (sıklıkla mediastende) ve asemptomatik seyreden bir kitle olarak karşımıza çıkar.
2
Morfolojik bulguları analiz et
Atrofik germinal merkez, lolipop damarlar ve konsantrik lenfosit dizilimi.
Germinal merkezlere dik giren hyalinize damarlar (lolipop) ve mantl zonu lenfositlerinin soğan zarı gibi dizilmesi bu hastalığın ayırt edici mikroskobik özellikleridir.
3
Ayırıcı tanı yap
Benign lenfoproliferatif süreçler arasında hyalin vasküler tipi doğrula.
Plazma hücreli tipin aksine, hyalin vasküler tipte sistemik bulgu yoktur ve vasküler değişiklikler ön plandadır.

Key Concept

Castleman hastalığının hyalin vasküler tipinde 'lolipop folikül' ve 'soğan zarı' görünümü patognomoniktir.
Question 2Question

45 yaşında erkek hasta, ani gelişen bilinç değişikliği ve ateş nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın peteşiler, purpuralar ve hafif skleral ikter saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

- Trombosit sayısı: 15.00015.000 /mm³
- Hemoglobin: 7.87.8 g/dL
- LDH: 16001600 U/L (Yüksek)
- PT: 1212 saniye (Normal: 111411-14)
- aPTT: 3030 saniye (Normal: 253525-35)
- Periferik yayma: Belirgin şistositler ve polikromazi izleniyor.

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar tablosundan sorumlu olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ADAMTS13 metaloproteinaz enzim aktivitesinin yetersizliği

Answer

Temel mekanizma ADAMTS13 metaloproteinaz enzim aktivitesinin yetersizliğidir.
Hastada görülen trombositopeni, nörolojik semptomlar, mikroanjiyopatik hemolitik anemi bulguları (şistosit, yüksek LDH) ve normal pıhtılaşma testleri (PT, aPTT) tipik olarak Trombotik Trombositopenik Purpura (TTP) tablosunu tanımlar. TTP'nin temel nedeni, von Willebrand faktörü parçalayan ADAMTS13 enziminin aktivitesindeki azalmadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, nörolojik bulgular (konfüzyon), trombositopeni ve hemolitik anemi (ikter) bulguları TTP pentadını düşündürür.
TTP kliniğinde mikroanjiyopatik hemolitik anemi ve trombositopeni temel taşlardır.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Yüksek LDH ve periferik yaymadaki şistositler mikroanjiyopatik hemolizi doğrular; normal PT ve aPTT değerleri DIC'den uzaklaştırır.
TTP'de koagülasyon kaskadı aktive olmaz, bu nedenle PT ve aPTT normaldir.
3
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
ADAMTS13 eksikliği sonucu parçalanamayan 'ultra-large' vWF multimerleri trombositlerin yaygın adezyonuna ve tüketimine neden olur.
ADAMTS13 normalde vWF multimerlerini küçük parçalara ayıran enzimdir.

Key Concept

Trombotik Trombositopenik Purpura (TTP) ve ADAMTS13 eksikliği
Question 3Question

Makrositer anemi ve normal/artmış trombosit sayısı ile karakterize bir klinik tablo sergileyen 7070 yaşındaki hastanın kemik iliği aspirasyonunda; belirgin şekilde küçük, tek nükleuslu (hipolobüle) megakaryositler ve %33 oranında miyeloblast saptanıyor. Sitogenetik analizinde izole del(5q)del(5q) anomalisi izlenen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzole del(5q) ile seyreden miyelodisplastik sendrom

Answer

İzole del(5q) ile seyreden miyelodisplastik sendrom (5q- sendromu)
Klinik senaryoda sunulan makrositer anemi, normal/artmış trombosit sayısı, küçük ve hipolobüle megakaryositler ile izole 5q delesyonu kombinasyonu, WHO sınıflamasında 'İzole del(5q) ile seyreden MDS' (5q- sendromu) için patognomonik bir tablodur. Bu hastalarda blast oranı genellikle %5'in altındadır ve klinik gidişat diğer MDS tiplerine göre daha stabildir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirilir
70 yaş, makrositer anemi, normal/yüksek trombositler
MDS hastaları genellikle ileri yaşta ve sitopenilerle (en sık anemi) başvurur.
2
Morfolojik bulgular analiz edilir
Blast oranı < %5 ve küçük hipolobüle megakaryositler
Blast oranının %20'nin altında olması MDS tanısını desteklerken, hipolobüle megakaryositler 5q- sendromunun morfolojik hallmarkıdır.
3
Sitogenetik verilerle tanı kesinleştirilir
İzole del(5q) anomalisi
WHO sınıflamasında bu bulgular 'İzole del(5q) ile seyreden MDS' tanısını tanımlar.

Key Concept

İzole del(5q) ile seyreden MDS (5q- sendromu), tipik olarak ileri yaştaki kadınlarda görülen, makrositer anemi, trombositoz (veya normal trombositler) ve karakteristik küçük hipolobüle megakaryositlerle seyreden, prognozu görece iyi bir miyelodisplastik sendrom alt tipidir.

Practice More

MDS alt tiplerinin blast oranlarına ve SF3B1 mutasyonu varlığına göre güncel WHO sınıflamasını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

52 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında saptanan trombositoz nedeniyle hematoloji polikliniğine sevk ediliyor. Fizik muayenesinde hafif splenomegali dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 13.8g/dL13.8 g/dL, lökosit 11.500/mm311.500/mm^3 ve trombosit sayısı 1.200.000/mm31.200.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada dev trombosit kümeleri izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde hücresellik yaşa göre hafif artmış olup, belirgin lobülasyon gösteren ("geyik boynuzu" görünümü), matür görünümlü megakaryositlerde kümelenme ve sayıca artış saptanıyor. Sitogenetik incelemede t(9;22)t(9;22) negatif olarak raporlanıyor. Bu bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Esansiyel trombositemi

Answer

Esansiyel trombositemi
Doğru seçenek olan esansiyel trombositemi, klinik olarak belirgin trombositoz ve patolojik olarak kemik iliğinde büyük, matür, hiperlobüle (geyik boynuzu/staghorn) nükleuslu megakaryositlerin kümelenmesiyle karakterizedir. Philadelphia kromozomu (t(9;22)t(9;22)) negatifliği, bu tabloyu Kronik Miyeloid Lösemi'den ayıran en kritik genetik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
İzole trombositoz (>450.000/mm3>450.000/mm^3) ve hafif splenomegali saptandı.
Miyeloproliferatif neoplazi ön tanısını desteklemek için.
2
Kemik iliği morfolojisinin analizi
Matür görünümlü, hiperlobüle ("geyik boynuzu") nükleuslu megakaryosit artışı görüldü.
Esansiyel trombositemi ile primer miyelofibrozis ayrımını yapmak için.
3
Sitogenetik sonuçların yorumlanması
t(9;22)t(9;22) negatifliği belirlendi.
Kronik miyeloid lösemi tanısını dışlamak için.

Key Concept

Esansiyel trombositemi, kemik iliğinde matür megakaryosit artışı ve periferik trombositoz ile karakterize, BCR-ABL negatif bir miyeloproliferatif neoplazidir.

Practice More

Miyeloproliferatif neoplazilerde JAK2 V617F mutasyonunun görülme sıklığını PV, ET ve PMF arasında karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 5Question

14 yaşında bir erkek çocuk, son üç haftadır giderek artan nefes darlığı, öksürük ve yüzünde şişlik şikayeti ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ön mediastende trakeaya bası yapan kitle ve vena kava superior sendromu bulguları saptanıyor. Yapılan biyopsi ve flow sitometri incelemesinde; blastik hücrelerin TdTTdT, CD7CD7 ve sitoplazmik CD3CD3 pozitif; CD19CD19, CD10CD10 ve miyeloperoksidaz (MPOMPO) negatif olduğu belirleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, söz konusu neoplazi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vakaların yaklaşık %5070\%50-70'inde NOTCH1NOTCH1 geninde aktive edici mutasyonlar saptanır.

Answer

Vakaların yaklaşık %50-70'inde NOTCH1 geninde aktive edici mutasyonlar saptanması doğrudur.
Vakada tanımlanan 14 yaşındaki erkek hasta, mediastinal kitle ve T-serisi belirteçleri (CD7CD7, sitoplazmik CD3CD3, TdTTdT) ile tipik bir T-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi/Lenfoma (T-ALL) tablosudur. T-ALL vakalarının %5070\%50-70'inde NOTCH1NOTCH1 geninde aktive edici mutasyonlar saptanması, bu hastalığın patogenezinde anahtar rol oynayan ve TUS'ta sık sorgulanan bir bilgidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezentasyonu değerlendir
Adolesan yaş grubu ve mediastinal kitle varlığı, T-hücreli lenfoblastik lenfoma/lösemi (T-ALL) lehinedir.
T-ALL vakaları tipik olarak adolesan erkeklerde mediastinal (timik) kitle ile başvurur.
2
İmmünofenotipik belirteçleri analiz et
TdT, CD7 ve sitoplazmik CD3 pozitifliği, hücrelerin prekürsör T-lenfosit kökenli olduğunu kanıtlar.
TdT prekürsör (blastik) hücreleri, CD7 ve CD3 ise T-serisini gösterir. CD19 ve CD10 negatifliği B-serisini dışlar.
3
Moleküler ve sitogenetik ilişkileri hatırla
T-ALL'de NOTCH1 mutasyonları en sık görülen moleküler bozukluktur.
NOTCH1 mutasyonları T-hücre gelişimi ve proliferasyonunda kritik rol oynar.

Key Concept

T-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (T-ALL) Klinik ve Moleküler Özellikleri
Question 6Question

4545 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden belirgin halsizlik ve karın sol üst kadranda dolgunluk hissiyle başvuruyor. Fizik muayenede dalak kosta kenarını 1212 cm geçecek şekilde masif splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 10,510,5 g/dL, trombosit 480.000/μL480.000/\mu L ve lökosit 210.000/μL210.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada tüm miyeloid gelişim basamakları izlenmekte olup, en belirgin artışın nötrofil ve miyelositlerde olduğu ("miyelositik şişkinlik") saptanıyor. Ayrıca %7\%7 oranında bazofili dikkati çekiyor. Kemik iliği biyopsisinde %100\%100 hücresellik ile birlikte, sitoplazmalarında sindirilememiş hücre membran artıkları içeren mavi-yeşil granüllü "deniz mavisi histiyositler" (sea-blue histiocytes) saptanıyor.

Bu hastanın patogenezinden sorumlu olan temel genetik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t(9;22)t(9;22) translokasyonu sonucu oluşan BCRABL1BCR-ABL1 füzyon geni

Answer

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısı için karakteristik olan t(9;22)t(9;22) translokasyonu ve BCRABL1BCR-ABL1 füzyon genidir.
Verilen vaka masif splenomegali, belirgin lökositoz, bazofili ve kemik iliğinde artmış hücre yıkımını temsil eden deniz mavisi histiyositler ile tipik bir Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tablosudur. KML patogenezindeki temel olay 99. ve 2222. kromozomlar arasındaki translokasyon sonucunda oluşan BCRABL1BCR-ABL1 füzyon genidir. Bu genin ürünü olan protein, konstitütif tirozin kinaz aktivitesine sahiptir ve miyeloid hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Masif splenomegali, aşırı lökositoz (>100.000>100.000), miyelositik şişkinlik ve bazofili varlığı Kronik Miyeloid Lösemi'ye (KML) işaret eder.
KML, periferik kanda tüm miyeloid serinin bir arada görüldüğü ve dalak büyüklüğünün en belirgin olduğu miyeloproliferatif neoplazidir.
2
Morfolojik ipuçlarını analiz et
Kemik iliğinde saptanan 'deniz mavisi histiyositler' (veya pseudo-Gaucher hücreleri) yüksek hücre yıkımını gösterir.
KML'de artmış miyeloid hücre turnover'ı nedeniyle makrofajlar sindiremedikleri membran lipidlerini biriktirerek bu karakteristik görünümü alırlar.
3
Moleküler korelasyonu kur
KML'nin temel genetik mekanizması 99. ve 2222. kromozomlar arasındaki resiprokal translokasyondur.
Bu translokasyon sonucunda oluşan BCRABL1BCR-ABL1 füzyon geni, sürekli aktif olan bir tirozin kinaz üreterek kontrolsüz hücre proliferasyonuna yol açar.

Key Concept

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısında klinik (splenomegali), hematolojik (lökositoz, bazofili), morfolojik (deniz mavisi histiyositler) ve sitogenetik (t(9;22)t(9;22)) bulguların birlikteliği.

Practice More

KML blast krizine girdiğinde en sık hangi immünofenotipik özelliklerin (miyeloid vs lenfoid) görüldüğünü ve bunun patogenezini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

24 yaşında kadın hasta; son bir aydır artan halsizlik, sık tekrarlayan burun kanamaları ve yaygın kemik ağrıları nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede solukluk, yaygın peteşi ve ekimozlar, splenomegali ve servikal bölgede multipl lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 6.5g/dL6.5 g/dL, lökosit sayısı 148.000/μL148.000/\mu L ve trombosit sayısı 15.000/μL15.000/\mu L bulunuyor. Periferik yaymada dar sitoplazmalı, kaba kromatinli, nükleolü belirgin olmayan çok sayıda blastik hücre görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda blastların TdTTdT, CD19CD19, CD10CD10 ve sitoplazmik CD79aCD79a pozitif; CD3CD3, CD7CD7 ve miyeloperoksidaz (MPOMPO) negatif olduğu belirleniyor. Bu hastada kötü prognozla ilişkili olan ve saptanması en olası genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t(9;22)t(9;22) (BCRABL1BCR-ABL1) translokasyonu

Answer

Erişkin yaş grubunda, yüksek lökosit sayısı ile seyreden B-ALL olgularında en olası kötü prognostik genetik anomali t(9;22)t(9;22) (BCRABL1BCR-ABL1) translokasyonudur.
Hastanın immünofenotipi (TdT+TdT+, CD19+CD19+, CD10+CD10+) kesin olarak B-ALL tanısını koydurur. Akut lenfoblastik lösemilerde prognoz yaş ve lökosit sayısından doğrudan etkilenir. 24 yaşındaki bir erişkinde ve lökosit sayısı 100.000/μL100.000/\mu L'nin üzerinde olan bir B-ALL tablosunda, Filadelfiya kromozomu (t(9;22)t(9;22)) saptanması hem daha olasıdır hem de bu vakadaki kötü klinik gidişatı (kötü prognoz) açıklayan temel genetik anomalidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Genç erişkin hasta, pansitopeni bulguları (kanama, halsizlik), kemik ağrısı ve aşırı lökositoz mevcuttur.
Hastalığın klinik şiddetini ve olası neoplazi tipini belirlemek için gereklidir.
2
İmmünofenotipik belirteçlerin yorumlanması
TdT(+)TdT(+), CD19(+)CD19(+), CD10(+)CD10(+), MPO()MPO(-) bulguları Pre-B Akut Lenfoblastik Lösemi (B-ALL) tanısını doğrular.
Blastların lenfoid (B hücre) kökenli olduğunu ve immatür (prekürsör) evrede olduğunu kanıtlamak için gereklidir.
3
Prognostik ve genetik korelasyon
24 yaş (erişkin) ve >100.000>100.000 lökosit sayısı kötü prognoz kriterleridir. B-ALL'de erişkinlerde görülen en tipik kötü prognostik anomali t(9;22)t(9;22)'dir.
Hastanın demografik ve laboratuvar verilerine en uygun genetik değişikliği seçmek için gereklidir.

Key Concept

Prekürsör B-ALL'de yaş ve lökosit sayısına göre genetik anomali ve prognoz ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

4545 yaşında erkek hasta, belirgin halsizlik ve karın sol üst kadranda dolgunluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde derin splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 150.000/μL150.000/\mu L, hemoglobin 1111 g/dLg/dL, trombosit sayısı 450.000/μL450.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada tüm evrelerde miyeloid hücre artışı, özellikle miyelosit ve metamiyelositlerde belirginleşme ile birlikte bazofili (%8\%8) saptanıyor. Bu hastada kesin tanı için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: BCR-ABL1 füzyon geni analizi

Answer

BCR-ABL1 füzyon geni analizi
Hastanın fizik muayenesindeki derin splenomegali ile laboratuvarındaki masif lökositoz ve periferik yaymadaki belirgin bazofili bulguları Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısını düşündürmektedir. KML tanısını kesinleştirmek için altın standart yöntem, t(9;22)t(9;22) resiprokal translokasyonu sonucu oluşan Philadelphia kromozomunun veya bu translokasyonun moleküler karşılığı olan BCR-ABL1 füzyon geninin gösterilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Belirgin splenomegali ve aşırı lökositoz mevcuttur.
Miyeloproliferatif neoplazilerin (MPN) ayırıcı tanısına odaklanmak için temel klinik verilerdir.
2
Periferik yayma bulgularını değerlendir.
Miyeloid seride sola kayma (tüm evreler) ve bazofili saptanmıştır.
Bazofili artışı, MPN'ler içerisinde özellikle Kronik Miyeloid Lösemi (KML) lehine çok güçlü bir bulgudur.
3
Kesin tanı için moleküler testi belirle.
BCR-ABL1 füzyon geninin gösterilmesi tanıyı doğrular.
KML'nin genetik temeli t(9;22) sonucu oluşan bu füzyon genidir.

Key Concept

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısında klinik tablo (splenomegali), periferik yayma (lökositoz, bazofili) ve genetik konfirmasyon (BCR-ABL1) bütünlüğü.
Estimated Time:1m 30s
Question 9Question

2828 yaşında kadın hasta, aşırı halsizlik, yaygın kemik ağrısı ve solukluk şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 120.000/μL120.000/\mu L, hemoglobin 8.2g/dL8.2 g/dL ve trombosit sayısı 45.000/μL45.000/\mu L saptanıyor. Periferik yaymada %90\%90 oranında dar sitoplazmalı, kaba kromatinli ve belirgin nükleollü blastlar görülüyor. Akım sitometrisinde bu blastların TdTTdT, CD19CD19 ve CD10CD10 pozitif; MPOMPO ise negatif olduğu izleniyor. Yapılan sitogenetik analizde t(9;22)(q34;q11.2)t(9;22)(q34;q11.2) saptanıyor. Bu olgu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Oluşan BCR-ABL1 füzyon proteini sıklıkla p190p190 formundadır ve bu genetik değişiklik yetişkin B-ALL olgularında kötü prognoz göstergesidir.

Answer

BCR-ABL1 füzyon proteininin p190 formunda olması ve yetişkin B-ALL'de kötü prognoz göstergesi olması en doğru ifadedir.
Vakada sunulan bulgular (TdT+, CD19+, CD10+) B-ALL tanısı koydurur. t(9;22)(q34;q11.2)t(9;22)(q34;q11.2) varlığı Philadelphia kromozomuna işaret eder. Yetişkin B-ALL olgularının yaklaşık %25\%25'inde görülen bu translokasyon, tirozin kinaz aktivitesine sahip BCR-ABL1 füzyon proteini oluşturur. ALL'de bu protein sıklıkla p190p190 kD ağırlığındayken, CML'de tipik olarak p210p210 kD'dur. Bu bulgu yetişkinlerde oldukça kötü bir prognoz göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Genç erişkin hasta, pansitopeni, hiperleukositoz ve periferik yaymada lenfoblastlarla uyumlu morfoloji.
Akut lösemi ön tanısını doğrulamak.
2
İmmünofenotipik belirteçleri analiz et
TdT(+), CD19(+), CD10(+) ve MPO(-) bulguları B-hücreli ALL (B-ALL) tanısını kesinleştirir.
Löseminin lenfoid/miyeloid ayrımını ve alt tipini belirlemek.
3
Sitogenetik bulguyu (t(9;22)) yorumla
Philadelphia kromozomu mevcuttur. Yetişkin B-ALL'de bu durum sıklıkla p190 BCR-ABL1 proteini üretir (CML'deki p210'un aksine).
Hastalığın moleküler patogenezini ve prognostik grubunu belirlemek.
4
Prognostik önemini belirle
t(9;22) varlığı yetişkin ALL vakalarında en kötü prognostik faktörlerden biridir.
Tedavi planı ve beklenen sağkalım hakkında karar vermek.

Key Concept

Philadelphia Kromozomu (t(9;22)t(9;22)) ve ALL İzoformları

Practice More

Diğer ALL alt tiplerindeki sitogenetik anomali-prognoz ilişkisini (örn. MLL geni tutulumu olan t(4;11) ve kötü prognoz) tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

2626 yaşında erkek hasta, ani başlayan diş eti kanaması ve yaygın ekimozlar ile acil servise başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 112.000/μL112.000/\mu L, hemoglobin 8.88.8 g/dLg/dL ve trombosit sayısı 24.000/μL24.000/\mu L saptanıyor. Periferik yayma preparatında izlenen blastların büyük kısmının nükleuslarının derin çentikli, bilobüle veya "kelebek" kanadı şeklinde olduğu; sitoplazmalarının ise ışık mikroskobunda agranüler göründüğü veya çok ince tozsu granüller içerdiği gözleniyor. Yapılan sitokimyasal incelemede, blastların tamamında miyeloperoksidaz (MPO) boyası ile güçlü pozitiflik saptanıyor. Bu hasta için en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t(15;17)(q24.1;q21.2)t(15;17)(q24.1;q21.2)

Answer

Klinik ve morfolojik bulgular Akut Promiyelositik Lösemi'nin (APL) mikrogonüler varyantını (M3vM3v) işaret etmektedir; bu hastalıkta temel genetik anomali t(15;17)t(15;17) translokasyonudur.
Vakadaki ani kanama, ekimozlar ve laboratuvar bulguları şiddetli bir DİK tablosunu göstermektedir. Morfolojik olarak blastların bilobüle veya 'kelebek' nükleuslu olması, sitoplazmalarının ışık mikroskobunda agranüler görünmesi ancak güçlü MPO pozitifliği sergilemesi, Akut Promiyelositik Lösemi'nin (APL) mikrogonüler varyantı (M3vM3v) için patognomoniktir. Klasik APL tipik olarak lökopenik seyrederken, mikrogonüler varyant sıklıkla yüksek lökosit sayıları ile başvurur. Bu hastalığın genetik temeli, 1515. ve 1717. kromozomlar arasındaki translokasyondur (t(15;17)t(15;17)).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analizi
Şiddetli kanama diyatezi ve DİK (yaygın damar içi pıhtılaşma) bulguları saptandı.
APL, diğer AML tiplerine göre çok daha yüksek oranda ve şiddetli koagülopati ile prezante olur.
2
Morfolojik ve sitokimyasal değerlendirme
Bilobüle/kelebek nükleuslu, agranüler görünümlü ancak güçlü MPO pozitif blastlar saptandı.
Mikrogonüler varyant (M3vM3v), monositik seriye benzeyen nükleus yapısı ve görünürde granülsüz sitoplazmasıyla klasik APL'den ayrılır.
3
Lökosit sayısının yorumlanması
Lökositoz (112.000/μL112.000/\mu L) varlığı not edildi.
Klasik APL genellikle lökopenik seyretse de, mikrogonüler varyant (M3vM3v) tipik olarak yüksek beyaz küre sayıları ile karakterizedir.
4
Genetik korelasyonun kurulması
Tanı: APL (PML::RARAPML::RARA füzyonu).
Her iki APL varyantında da (hipergranüler ve mikrogonüler) ortak sitogenetik temel t(15;17)t(15;17) translokasyonudur.

Key Concept

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) Mikrogonüler Varyantı (M3v)

Practice More

APL vakalarında tedaviye bağlı gelişebilecek 'Diferansiyasyon Sendromu' ve ATRAATRA tedavisinin mekanizmasını gözden geçirebilirsiniz.

Alternative Method

Morfolojik olarak monositoid görünen bir blast hücresinde 'agranüler' görünüme rağmen DİK kliniği ve güçlü MPO pozitifliği varsa, bu her zaman APL-M3v'yi düşündürmelidir.
Estimated Time:2m 30s
Question 11Question

2626 yaşında kadın hasta, rutin bir sağlık taramasında çekilen akciğer grafisinde mediastinal genişleme saptanması üzerine ileri tetkik ediliyor. Fizik muayenede sol supraklaviküler bölgede yaklaşık 33 cm çapında, ağrısız ve sert kıvamlı lenfadenopati palpe ediliyor. Lenf nodu biyopsisinde kapsülden parankime uzanan kalın kollajen bantlar ile ayrılmış nodüler yapılar ve fiksasyon sırasında sitoplazmik büzüşme gösteren "laküner hücre" varyantları izleniyor. Bu hastadaki en olası tanı ve neoplastik hücrelerde saptanması beklenen immünohistokimyasal profil aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nodüler sklerozan Hodgkin lenfoma; CD15(+)CD15(+), CD30(+)CD30(+)

Answer

Nodüler sklerozan Hodgkin lenfoma; CD15(+)CD15(+), CD30(+)CD30(+)
Vakadaki klinik bulgular (genç kadın, mediastinal kitle) ve mikroskobik özellikler (kalın kollajen bantlar, laküner hücreler) Nodüler Sklerozan Hodgkin lenfoma tanısını doğrulamaktadır. Bu tip bir klasik Hodgkin lenfoma (cHL) alt tipi olduğu için neoplastik hücrelerin CD15CD15 ve CD30CD30 pozitif olması beklenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumu değerlendir
Genç kadın hastada asemptomatik mediastinal genişleme ve supraklaviküler lenfadenopati.
Bu demografik ve yerleşim, Hodgkin lenfoma alt tipleri arasında özellikle Nodüler Sklerozan varyantı ile uyumludur.
2
Histopatolojik bulguları analiz et
Kalın kollajen bantlar ve laküner hücre varyantları.
Laküner hücreler ve fibröz bantlar Nodüler Sklerozan tip için tanımlayıcı morfolojik özelliklerdir.
3
İmmünofenotipik özellikleri belirle
Neoplastik hücrelerde CD15CD15 ve CD30CD30 ekspresyonu.
Nodüler Sklerozan bir klasik Hodgkin lenfoma (cHL) alt tipi olduğundan, tümör hücreleri tipik cHL belirteçlerini (CD15CD15, CD30CD30) eksprese eder.

Key Concept

Nodüler Sklerozan Hodgkin Lenfoma Özellikleri
Question 12Question

66 yaşında bir çocuk; son iki haftadır giderek artan halsizlik, bacak ağrıları ve ateş şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede yaygın lenfadenopati ve hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 55.000/mm355.000/mm^3 ve periferik yaymada %8080 oranında blastik hücreler izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda blastların terminal deoksinükleotidil transferaz (TdTTdT), CD10CD10 ve CD19CD19 pozitif olduğu saptanıyor.

Bu hastada aşağıdaki sitogenetik bulgulardan hangisinin saptanması iyi prognoz (favorablefavorable prognosisprognosis) göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: t(12;21)t(12;21)

Answer

Çocukluk çağı B-ALL vakalarında en sık görülen ve iyi prognozla ilişkili sitogenetik bulgu t(12;21)t(12;21) translokasyonudur.
Vakada tanımlanan immünfenotipik özellikler (TdT+TdT+, CD19+CD19+, CD10+CD10+) hastanın B-hücreli prekürsör ALL olduğunu göstermektedir. Bu gruptaki çocuk hastalarda saptanan t(12;21)t(12;21) (ETV6RUNX1ETV6-RUNX1) translokasyonu, hastalığın tedaviye yanıtının iyi olacağını ve sağkalım oranlarının yüksek olacağını öngören en önemli sitogenetik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Çocuk hasta, kemik ağrısı, lenfadenopati, hepatosplenomegali ve blast pozitifliği Akut Lenfoblastik Lösemi'yi (ALL) düşündürür.
ALL çocukluk çağının en sık görülen malignitesidir.
2
İmmünfenotipik belirteçlerin değerlendirilmesi
TdTTdT, CD10CD10 ve CD19CD19 pozitifliği tanının Prekürsör B-hücreli ALL (B-ALL) olduğunu kesinleştirir.
CD19CD19 B-hücre dizisini, TdTTdT ise lenfoblastik matürasyon düzeyini gösterir.
3
Sitogenetik prognoz tayini
B-ALL'de t(12;21)t(12;21) translokasyonu saptandı.
t(12;21)t(12;21) (ETV6RUNX1ETV6-RUNX1 füzyonu) çocuklarda en sık görülen iyi prognostik faktördür.

Key Concept

Akut Lenfoblastik Lösemi'de sitogenetik bulgular prognoz tayininde en önemli parametrelerden biridir; çocuklarda t(12;21)t(12;21) iyi, t(9;22)t(9;22) ise kötü prognoz göstergesidir.

Hints

1
Çocukluk çağı B-ALL'de en sık görülen sitogenetik değişikliği hatırlayın.

Practice More

B-ALL ve T-ALL arasındaki klinik sunum (örneğin mediastinal kitle) ve immünohistokimyasal marker farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 13Question

2828 yaşında kadın hasta, halsizlik ve göz aklarında sararma şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 10.210.2 g/dL, MCV 8484 fL, MCHC 37.537.5 g/dL ve retikülosit oranı %6\%6 olarak bulunuyor. Periferik yaymada santral solukluğu kaybolmuş, küçük ve hiperkromik eritrositler izleniyor. Direkt Coombs testi negatif sonuçlanıyor. Bu hastadaki temel patogenetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eritrosit membran iskelet proteinlerinde (ankirin, spektrin) defekt sonucu membran kaybı

Answer

Eritrosit membran iskelet proteinlerinde (ankirin, spektrin) defekt sonucu membran kaybı
Hastada görülen yüksek MCHC (>36>36 g/dL), sferositik morfoloji, splenomegali ve negatif Coombs testi tipik olarak Herediter Sferositoz'u işaret eder. Bu hastalığın temel patogenezi, eritrosit membranını iskelete bağlayan proteinlerdeki (ankirin, spektrin, bant 3, protein 4.2) defektler nedeniyle membranın veziküller halinde kaybedilmesi ve hücrenin en düşük yüzey alanı/hacim oranına sahip olan sferosit şeklini almasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar verilerini analiz et
Düşük hemoglobin (10.210.2 g/dL) ve yüksek retikülosit (%6\%6) hemolitik anemiyi; normal MCV (8484 fL) ve yüksek MCHC (37.537.5 g/dL) ise eritrosit hidrasyon kaybını ve küresel şekli işaret eder.
MCHC değerinin 3636 g/dL üzerine çıkması Herediter Sferositoz (HS) için oldukça spesifik bir bulgudur.
2
Morfolojiyi ve immünolojik testleri değerlendir
Periferik yaymadaki hiperkromik küçük hücreler (sferositler) ve Direkt Coombs testinin negatif olması, tablonun immün kaynaklı olmadığını gösterir.
Otoimmün hemolitik anemilerde de sferosit görülür ancak Coombs testi pozitiftir.
3
Klinik ve laboratuvar bulgularını patogenezle birleştir
Ankirin, spektrin veya Bant 3 proteinlerindeki defektler, membranın iskeletten ayrılmasına ve dalak makrofajları tarafından kırpılmasına neden olur.
HS'deki temel kusur, eritrosit membranının dikey etkileşimlerindeki bozukluktur.

Key Concept

Herediter sferositozda temel kusur, eritrosit membran iskelet proteinlerindeki (en sık ankirin) mutasyonlar sonucu gelişen membran kaybı ve küresel şekil değişikliğidir.

Practice More

Herediter sferositozda ozmotik frajilite testi sonuçlarını ve dalak çıkarılmasının (splenektomi) tedavi edici etkisini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

5252 yaşında erkek hasta, halsizlik ve karnın sol tarafında dolgunluk hissi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kostayı 66 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 125.000/μL125.000/\mu L bulunuyor; periferik yaymada miyelositik seri hücrelerinde artış (miyelositik şişme) ve belirgin bazofili izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde ise hipersellülerite ile birlikte "cüce" (küçük ve hiposegmented) megakaryositler dikkati çekiyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak için saptanması beklenen en karakteristik sitogenetik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t(9;22)(q34;q11)t(9;22)(q34;q11) translokasyonu

Answer

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısı için karakteristik olan t(9;22)(q34;q11)t(9;22)(q34;q11) translokasyonu (Filadelfiya kromozomu)
Hastadaki masif lökositoz, miyelositik bulge, bazofili ve kemik iliğindeki cüce megakaryositler Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısı için tipiktir. KML vakalarının %95'inden fazlasında tanıyı doğrulayan sitogenetik bulgu, 9.9. kromozomdaki ABLABL geni ile 22.22. kromozomdaki BCRBCR geninin birleşmesiyle oluşan t(9;22)t(9;22) (Filadelfiya kromozomu) translokasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendir
Yüksek lökosit sayısı (>100.000/μL>100.000/\mu L), masif splenomegali ve periferik yaymada bazofili ile miyelositik hücre artışı Kronik Miyeloid Lösemi (KML) ön tanısını koydurur.
KML, periferik kanda tüm miyeloid serinin (matür ve immatür) bir arada görülmesi ve bazofili ile karakterizedir.
2
Morfolojik bulguları analiz et
Kemik iliğinde görülen küçük, hiposegmented "cüce" (dwarf) megakaryositler KML için tipik bir morfolojik bulgudur.
Diğer miyeloproliferatif neoplazilerde (ET, PMF) megakaryositler genellikle büyümüştür; KML'de ise normalden küçüktürler.
3
Sitogenetik korelasyonu kur
KML'nin temel patogenezi 9.9. ve 22.22. kromozomlar arasındaki dengeli translokasyondur.
Bu translokasyon sonucu oluşan BCRABL1BCR-ABL1 füzyon geni, sürekli aktif tirozin kinaz sinyali üreterek hücre proliferasyonunu tetikler.

Key Concept

Kronik Miyeloid Lösemi'de (KML) "cüce megakaryosit" morfolojisi ve Filadelfiya kromozomu (t(9;22)t(9;22)) ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 15Question

4747 yaşında kadın hasta, parmak uçlarında ağrılı yanma ve kızarıklık (eritromelalji) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde hafif splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 13,813,8 g/dLg/dL, lökosit 11.500/μL11.500/\mu L, trombosit sayısı ise 950.000/μL950.000/\mu L saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde genel hücresellik normale yakın olup, özellikle büyük, matür görünümlü ve "geyik boynuzu" (staghorn) şeklinde hiperlobüle nükleusa sahip megakaryosit kümeleri izleniyor. Bu klinik ve histopatolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Esansiyel trombositemi

Answer

Esansiyel trombositemi
Hastada saptanan belirgin trombositoz (950.000/μL950.000/\mu L), eritromelalji semptomu ve kemik iliği biyopsisindeki matür, geniş sitoplazmalı, 'geyik boynuzu' (staghorn) nükleer morfolojiye sahip megakaryosit kümeleri, esansiyel trombositemi (ET) tanısı için karakteristik bulgulardır. ET'de diğer miyeloproliferatif neoplazilerin aksine eritroid veya granülositik seride belirgin artış (panmiyelozis) veya fibrozis başlangıçta beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları değerlendir
Eritromelalji (ellerde/ayaklarda yanma) saptandı.
Eritromelalji, mikrovasküler oklüzyonlara bağlı olarak özellikle esansiyel trombositemide görülen karakteristik bir semptomdur.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et
Trombosit sayısı 950.000/μL950.000/\mu L (belirgin trombositoz), hemoglobin normal sınırlarda.
Esansiyel trombositemi tanısı için trombosit sayısının >450.000/μL>450.000/\mu L olması ve diğer miyeloproliferatif hastalıkların dışlanması gerekir.
3
Kemik iliği morfolojisini incele
Geyik boynuzu (staghorn) görünümlü hiperlobüle megakaryositler izlendi.
Büyük, matür ve staghorn nükleuslu megakaryositler esansiyel trombositeminin patognomonik morfolojik bulgusudur.

Key Concept

Esansiyel trombositemi tanısında matür, hiperlobüle (geyik boynuzu) megakaryositlerin varlığı ve izole trombositoz en önemli kriterlerdir.
Estimated Time:1m 15s
Question 16Question

4949 yaşında erkek hasta, son aylarda artan sol üst kadranda dolgunluk hissi, halsizlik ve gece terlemesi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dalak kosta kenarını 10 cm10 \text{ cm} geçen masif splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 155.000/μL155.000/\mu L, hemoglobin 11,2 g/dL11,2 \text{ g/dL} ve trombosit sayısı 480.000/μL480.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada nötrofil serisinin tüm maturasyon basamakları (miyelosit, metamiyelosit vb.) izleniyor ve %66 oranında bazofili saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde belirgin hiperselülerite ve deniz mavisi (sea-blue) histiyositler dikkati çekiyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için öncelikle aşağıdakilerden hangisinin gösterilmesi gereklidir?

Show answer & explanation

Answer: t(9;22)t(9;22) translokasyonu sonucu oluşan BCRABLBCR-ABL füzyon geni

Answer

Philadelphia kromozomu olarak bilinen t(9;22)t(9;22) translokasyonu ve bunun sonucunda ortaya çıkan BCRABLBCR-ABL füzyon geninin gösterilmesi Kronik Miyeloid Lösemi tanısı koydurur.
Hastanın klinik tablosu (masif splenomegali, lökositoz, miyelositik kayma) ve laboratuvar bulguları (bazofili, sea-blue histiyositler) tipik bir Kronik Miyeloid Lösemi (KML) olgusunu işaret etmektedir. KML tanısı için t(9;22)t(9;22) translokasyonu ve buna bağlı oluşan BCRABLBCR-ABL füzyon geninin gösterilmesi patognomonik ve zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Masif splenomegali, aşırı lökositoz ve periferde tüm maturasyon evrelerinin görülmesi Kronik Miyeloid Lösemi (KML) lehinedir.
KML, miyeloproliferatif neoplaziler arasında en belirgin splenomegali ve 'miyelositik pik' yapan hastalıktır.
2
Spesifik bulguları değerlendir
Bazofili ve kemik iliğindeki deniz mavisi (sea-blue) histiyositler KML tanısını destekler.
Bazofili MPN'ler içinde KML'de en belirgindir; deniz mavisi histiyositler ise yüksek hücre yıkımına bağlı makrofajlardaki birikimi gösterir.
3
Genetik marker'ı belirle
t(9;22)t(9;22) (Philadelphia kromozomu) saptanması kesin tanıdır.
KML'nin patogenezinde konstitütif tirozin kinaz aktivitesine yol açan BCR-ABL füzyon geni yatar.

Key Concept

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısında Philadelphia kromozomu (t(9;22)t(9;22)) ve BCR-ABL füzyon geni altın standarttır.
Question 17Question

1919 yaşında bir kadın hasta, sağ boyun bölgesinde yaklaşık 22 aydır var olan, ağrısız ve yavaş büyüyen bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Yapılan eksizyonel lenf nodu biyopsisinde nodüler sklerozan tip Klasik Hodgkin Lenfoma tanısı konuluyor. Bu hastada izlenen Reed-Sternberg hücrelerinin immünohistokimyasal incelemesinde aşağıdaki belirteç çiftlerinden hangisinin pozitif saptanması tanıyı en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: CD15CD15 ve CD30CD30

Answer

Klasik Hodgkin Lenfoma tanısında Reed-Sternberg hücreleri için en karakteristik pozitif belirteçler CD15 ve CD30'dur.
Klasik Hodgkin Lenfoma'nın (CHL) tüm alt tiplerinde (Nodüler sklerozan, karma hücreli, lenfositten zengin, lenfositten fakir) karakteristik neoplastik hücre olan Reed-Sternberg hücreleri CD15 ve CD30 belirteçlerini pozitif olarak gösterirler. Bu hücreler aynı zamanda PAX5 (zayıf) pozitif olup, lökosit ortak antijeni (CD45) ve B-hücre belirteci olan CD20 açısından genellikle negatiftirler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve patolojik tanıyı belirleyin.
Hasta 19 yaşında, ağrısız lenfadenopatiye sahip ve biyopsi sonucu Klasik Hodgkin Lenfoma (Nodüler Sklerozan Tip) olarak verilmiştir.
Tanı netleştiğinde spesifik neoplastik hücrenin (Reed-Sternberg) özelliklerine odaklanılabilir.
2
Reed-Sternberg (RS) hücresinin immünofenotipik özelliklerini hatırlayın.
RS hücreleri Klasik Hodgkin Lenfoma'da CD15(+) ve CD30(+) iken, lökosit ortak antijeni olan CD45(-) karakterdedir.
Bu immünohistokimyasal profil, CHL'yi diğer lenfoma türlerinden ayıran en temel özelliktir.

Key Concept

Klasik Hodgkin Lenfoma'da neoplastik hücrelerin (Reed-Sternberg) immünofenotipi: CD15(+), CD30(+), CD45(-).
Question 18Question

2424 yaşında kadın hasta, yaklaşık bir haftadır devam eden ateş, halsizlik ve boyun sol tarafında ağrılı şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde sol servikal zincirde 2.52.5 cm çapında, palpasyonla hassas, mobil lenfadenopati saptanıyor. Yapılan eksizyonel biyopsinin histopatolojik incelemesinde; lenf düğümü mimarisinin parakortikal bölgelerde yer alan, sınırları belirgin nekroz odakları ile bozulduğu izleniyor. Bu nekrotik alanlarda yoğun nükleer debri (karyoreksis) ve çok sayıda histiyosit izlenirken, ortamda nötrofil lökositlerin bulunmadığı (nötropenik nekroz) dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kikuchi-Fujimoto hastalığı

Answer

Kikuchi-Fujimoto hastalığı (Histiyositik nekrotizan lenfadenit), özellikle genç kadınlarda servikal lenfadenopati ile karakterize, nötrofil içermeyen parakortikal nekroz odakları ve nükleer toz (karyoreksis) varlığı ile tanınan benign bir durumdur.
Doğru seçenek olan Kikuchi-Fujimoto hastalığı (histiyositik nekrotizan lenfadenit), parakortikal alanda nükleer toz (karyoreksis) ve histiyositlerin (özellikle ayçöreği çekirdekli olanlar) görüldüğü, ancak nötrofillerin tipik olarak eksik olduğu nekroz odakları ile karakterizedir. Genç kadınlarda servikal ağrılı lenfadenopati ile seyretmesi klasik klinik sunumudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Genç kadın hasta, ateş ve ağrılı servikal lenfadenopati (LAP).
Kikuchi-Fujimoto hastalığı tipik olarak bu demografik ve klinik tabloda görülür.
2
Morfolojik yerleşimi belirle
Lenf nodunda parakortikal yerleşimli nekroz odakları.
Nekrozun parakortikal olması, ayırıcı tanıyı reaktif süreçler ve spesifik nekrotizan lenfadenitlere yönlendirir.
3
Hücresel kompozisyonu incele
Yoğun karyoreksis ve histiyosit varlığı, ancak nötrofillerin yokluğu.
Nötrofil yokluğu (nötropenik nekroz), bakteriyel nedenleri ve kedi tırmığı hastalığını dışlayan, Kikuchi için en karakteristik bulgudur.
4
Ayırıcı tanıyı tamamla
En olası tanı Kikuchi-Fujimoto hastalığıdır.
Tüm klinik ve histopatolojik bulgular bu tanıyı desteklemektedir.

Key Concept

Kikuchi-Fujimoto hastalığının histopatolojik tanısında en kritik ipucu, parakortikal nekroz alanlarında yoğun karyoreksis (nükleer debri) bulunmasına rağmen nötrofillerin ve plazma hücrelerinin izlenmemesidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 19Question

2828 yaşında erkek hasta, sağ aksiller bölgede 66 aydır var olan, ağrısız ve yavaş büyüyen bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede 33 cm çapında, mobil ve lastik kıvamında lenfadenopati saptanıyor. Hastada ateş, gece terlemesi veya kilo kaybı (BB semptomları) saptanmıyor. Eksizyonel lenf nodu biyopsisinde nodüler büyüme paterni ve "patlamış mısır" (popcorn) hücreleri olarak adlandırılan nükleusları veziküle, multilobüle atipik hücreler izleniyor. Bu vaka için en olası immünofenotipik profil aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CD20(+)CD20(+), CD45(+)CD45(+), CD15()CD15(-), CD30()CD30(-)

Answer

CD20(+)CD20(+), CD45(+)CD45(+), CD15()CD15(-) ve CD30()CD30(-) immünofenotipik profili, Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma için tanısaldır.
Vakada tanımlanan "popcorn" (L&H) hücreleri, Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma'nın (NLBHL) patognomonik morfolojik bulgusudur. NLBHL, klasik Hodgkin lenfomadan farklı olarak neoplastik hücrelerinin germinal merkez B hücresi özelliklerini koruduğu bir lenfomadır. Bu nedenle, neoplastik hücreler CD20CD20 ve lökosit ortak antijeni olan CD45CD45 (LCA) eksprese ederlerken; klasik RS hücrelerinin aksine CD15CD15 ve CD30CD30 negatiftirler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve morfolojik verilerin analizi
Genç erkek hasta, aksiller LAP, BB semptomu yokluğu ve biyopsi morfolojisindeki "popcorn" (L&H) hücreleri saptandı.
Vakadaki bu özellikler öncelikle Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma'yı (NLBHL) düşündürür.
2
Neoplastik hücre kökeninin belirlenmesi
L&H hücreleri, klasik Reed-Sternberg hücrelerinin aksine germinal merkez kökenli B lenfositleridir.
Hücre kökeninin bilinmesi, beklenen immünofenotipik belirteçleri doğrular.
3
İmmünofenotipik profilin seçilmesi
NLBHL hücreleri CD20CD20 ve CD45CD45 pozitif, CD15CD15 ve CD30CD30 negatiftir.
Bu profil, NLBHL'yi klasik Hodgkin Lenfoma alt tiplerinden kesin olarak ayıran temel özelliktir.

Key Concept

Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLBHL) immünofenotipi

Practice More

Klasik Hodgkin Lenfoma alt tipleri ile NLBHL arasındaki CD20CD20 ve CD30CD30 ekspresyon farklarını bir tablo halinde özetleyerek çalışınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

3838 yaşında bir erkek hasta; son bir aydır giderek artan halsizlik, şiddetli kemik ağrıları ve diş eti kanamaları şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde yaygın servikal lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde lökosit sayısı 124.000/μL124.000/\mu L, hemoglobin 7.8g/dL7.8 g/dL ve trombosit sayısı 22.000/μL22.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yayma ve kemik iliği aspirasyonunda %9090 oranında, dar sitoplazmalı, belirgin nükleollü blastik hücreler izleniyor. Yapılan akış sitometrisi (flow cytometry) incelemesinde blastların TdTTdT, CD10CD10, CD19CD19 ve CD22CD22 pozitif; MPOMPO, CD3CD3 ve CD7CD7 negatif olduğu saptanıyor. Sitogenetik analizde t(9;22)(q34;q11.2)t(9;22)(q34;q11.2) varlığı doğrulanıyor.

Tanı ve klinik seyir açısından değerlendirildiğinde, bu olgu için aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: B-hücreli prekürsör akut lenfoblastik lösemi tanısı alan bu hastada saptanan sitogenetik anomali, erişkinlerde çocuklara oranla daha sık görülür ve prognozun oldukça kötü olduğunu gösterir.

Answer

B-hücreli prekürsör akut lenfoblastik lösemi tanısı alan bu hastada saptanan t(9;22)t(9;22) translokasyonu, erişkinlerde çocuklara oranla daha sık görülür ve prognozun oldukça kötü olduğunu gösterir.
Doğru seçenek, hastanın hem immünfenotipik profilini (TdT+TdT+, CD10+CD10+, CD19+CD19+) hem de sitogenetik bulgusunun (t(9;22)t(9;22)) klinik önemini tam olarak açıklamaktadır. t(9;22)t(9;22), yani Philadelphia kromozomu, çocukluk çağı ALLALL vakalarında nadirken (%33), erişkin BALLB-ALL vakalarında %2525 civarında görülür ve tirozin kinaz aktivitesi artışıyla seyreden oldukça agresif bir seyir gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Akut lösemi şüphesi
Yüksek blast oranı (%9090), lökositoz, anemi, trombositopeni ve kemik ağrısı akut lösemiyi işaret eder.
2
İmmünfenotipik belirteçlerin yorumlanması
B-hücreli Prekürsör Akut Lenfoblastik Lösemi (BALLB-ALL)
TdTTdT pozitifliği lenfoid seriyi, CD10CD10, CD19CD19 ve CD22CD22 pozitifliği ise B-hücre prekürsörlerini doğrular.
3
Sitogenetik verilerin değerlendirilmesi
Philadelphia Kromozomu (Ph+Ph+) ve kötü prognoz
t(9;22)t(9;22) translokasyonu (BCRABL1BCR-ABL1), erişkin B-ALL olgularının yaklaşık %2525'inde görülür ve oldukça kötü prognostik bir faktördür.
4
Ayırıcı tanının yapılması
Diğer malignitelerin dışlanması
MPOMPO negatifliği ile AMLAML, CD3CD3 negatifliği ile TALLT-ALL ve morfolojik/klinik özelliklerle KLLKLL dışlanır.

Key Concept

B-ALL'de yaşa bağlı sitogenetik varyasyonlar ve prognostik önemleri

Practice More

Akut lösemilerde WHO sınıflamasındaki genetik alt tiplerin prognostik etkilerini karşılaştıran bir tabloyu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Page 1 / 15Next
Hematopoetik ve Lenforetiküler Sistem Patolojisi Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin