Örgütsel Davranış

317 soru

Soru 61Soru

Bir valilik bünyesinde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü olarak görev yapan Zeynep Hanım, ildeki diğer kamu kurumlarının (tarım, sağlık, eğitim vb.) müdürlerine doğrudan emir verme veya onları cezalandırma gibi resmi bir yetkiye sahip değildir. Bununla birlikte, diğer kurum müdürleri, Zeynep Hanım'ın Avrupa Birliği projeleri, stratejik planlama ve hibe fonları konusundaki derin teknik bilgisine, uluslararası sertifikalarına ve geçmişteki üstün başarılarına büyük güven duymaktadır. Bu nedenle, kendi kurumlarının yatırım planlarını hazırlarken kendiliğinden Zeynep Hanım'ın tavsiyelerine başvurmakta ve onun yönlendirmelerini harfiyen dikkate almaktadırlar.

Buna göre, Zeynep Hanım'ın diğer kurum müdürleri üzerindeki bu etkisinin dayandığı temel güç kaynağı ile örgüt yapısı içindeki konumunun gerektirdiği yetki türü aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlık gücü – Kurmay yetki

Cevap

Uzmanlık gücü – Kurmay yetki seçeneklerini içeren ifade doğru cevaptır.
Verilen olayda Zeynep Hanım'ın diğer müdürleri etkileme sebebi, sahip olduğu derin bilgi, stratejik planlama becerisi ve deneyimidir. French ve Raven'ın sınıflandırmasına göre bireyin bilgi ve tecrübesiyle diğerlerini etkilemesi 'Uzmanlık Gücü'nü oluşturur. Öte yandan, Zeynep Hanım'ın diğer kurumlara resmi emir verme yetkisi olmaması, organizasyon yapısı içerisinde icracı (emir-komuta) bir rolde değil, danışmanlık ve tavsiye verme konumunda olduğunu gösterir; bu da 'Kurmay Yetki' kavramıyla ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yöneticinin sahip olduğu güç kaynağını belirleme
Zeynep Hanım'ın etkisi, derin teknik bilgisi, sertifikaları ve tecrübesinden kaynaklanmaktadır.
French ve Raven'ın güç kaynakları teorisinde, kişinin sahip olduğu özel bilgi ve beceriler dolayısıyla başkalarını etkileyebilmesi 'Uzmanlık Gücü' olarak adlandırılır.
2
Parçada tanımlanan yetki türünü analiz etme
Yönetici doğrudan emir verme yetkisine sahip değildir, sadece kendi uzmanlık alanında tavsiye vermekte ve yönlendirme yapmaktadır.
Örgüt yapısında icracı (emir-komuta) bir role sahip olmayan, yalnızca bilgi ve deneyimiyle karar alıcılara danışmanlık yapan birimlerin sahip olduğu yetkiye 'Kurmay Yetki' denir.
3
Bulunan iki kavramı birleştirerek doğru seçeneği işaretleme
Güç kaynağı olarak uzmanlık, yetki türü olarak kurmay yetki eşleştirmesi doğrudur.
Olay kurgusu, resmi hiyerarşik otorite (yetki) ile kişisel niteliklerden doğan etkinin (güç) organizasyon içindeki farkını ortaya koymaktadır.

Anahtar Kavram

Güç Kaynakları ve Yetki Türleri
Soru 62Soru

Bir kamu kurumunda uzman olarak görev yapan Kemal, yıl sonu performans değerlendirmesi neticesinde beklediği performans ikramiyesini alamamıştır. Kemal, kurumu tarafından ikramiye dağıtımında kullanılan performans kriterlerinin tüm çalışanlara standart, tarafsız ve tutarlı bir şekilde uygulandığını düşünmektedir. Ayrıca kendi performansının belirlenen hedeflerin altında kaldığının da bilincindedir. Buna rağmen, birim amiri değerlendirme sonucunu Kemal'e bildirirken son derece kaba ve onur kırıcı bir dil kullanmış, ayrıca düşük puanın temel gerekçelerine dair Kemal'in sorularını yanıtsız bırakarak hiçbir açıklama yapmamıştır.

Bu vakadaki adalet algıları ve olası örgütsel tutum sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemal'in dağıtımsal ve işlemsel adalet algısı yüksek kalırken; yöneticisinin kaba tavrı kişilerarası adaleti, gerekçe sunmaması ise bilgisel adaleti zedelemiştir.

Cevap

Kemal'in dağıtımsal ve işlemsel adalet algısının yüksek kaldığı; ancak yöneticinin kaba tavrının kişilerarası adaleti, nedenleri açıklamasının ise bilgisel adaleti ihlal ettiğini belirten seçenektir.
Vakada Kemal'in ödül miktarı hakkındaki algısı (dağıtımsal adalet) ve kararın alınış sürecindeki kuralların tarafsızlığı hakkındaki algısı (işlemsel adalet) olumludur. Ancak yöneticinin iletişim biçimindeki nezaketsizlik etkileşimsel adaletin 'kişilerarası' boyutunu, kararın nedenlerini açıklamaması ise 'bilgisel' boyutunu açıkça ihlal etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dağıtımsal adalet algısının değerlendirilmesi
Kemal kendi performansının yetersiz olduğunu bildiği için sonucun haklı olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle dağıtımsal adalet zedelenmemiştir.
Çalışanın elde ettiği kazanımın (ikramiyenin) kendi katkısıyla orantılı olduğunu düşünmesi dağıtımsal adaletle ilgilidir.
2
İşlemsel (Süreç) adalet algısının değerlendirilmesi
Kriterlerin standart, tarafsız ve tutarlı uygulandığını düşündüğü için işlemsel adalet algısı yüksektir.
Karar alırken kullanılan yöntemlerin ve kuralların adil olması işlemsel adaleti ifade eder.
3
Etkileşimsel adalet boyutlarının analiz edilmesi
Yöneticinin kaba ve onur kırıcı dili 'kişilerarası adaleti', ikramiye alamama gerekçelerini sunmaması ise 'bilgisel adaleti' zedelemiştir.
Etkileşimsel adalet, kararların uygulanması sırasındaki insan ilişkilerinin kalitesine odaklanır ve kişilerarası ile bilgisel adalet olmak üzere iki alt boyuttan oluşur.

Anahtar Kavram

Örgütsel Adalet ve Boyutları (Dağıtımsal, İşlemsel, Etkileşimsel, Kişilerarası, Bilgisel)
Soru 63Soru

Bir devlet üniversitesinin Bilgi İşlem Daire Başkanlığında görevli Murat Bey, kampüs genelinde kullanılacak yeni bir uzaktan eğitim altyapısı (LMS) satın almakla görevlendirilmiştir. Teorik olarak dünyadaki tüm yazılım sağlayıcılarını araştırması, her birinin maliyet-fayda analizini eksiksiz yapması ve mutlak en iyi (optimum) seçeneği bulması öngörülmektedir. Ancak piyasada sayısız alternatifin bulunması, ihale takviminin sıkışıklığı ve tüm bu veri yığınını işlemenin insan zihni için imkânsız olması nedeniyle Murat Bey; kurumun asgari teknik şartlarını ve bütçe sınırlarını karşılayan ilk yerli yazılım firmasını bulduğunda arayışını sonlandırarak alım sürecini başlatmıştır.

Buna göre Murat Bey'in sergilediği karar verme süreci, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlı rasyonellik modeli kapsamında tatmin edici (yetinmeci) karar alma

Cevap

Sınırlı rasyonellik modeli kapsamında tatmin edici (yetinmeci) karar alma
Herbert Simon tarafından literatüre kazandırılan Sınırlı Rasyonellik (Bounded Rationality) modeli; insanların bilgi eksikliği, zaman baskısı ve zihinsel kapasitelerinin sınırları nedeniyle tamamen rasyonel (akılcı) olamayacaklarını savunur. Bu nedenle yöneticiler 'maksimize edici' (optimum) kararlar yerine, önceden belirledikleri asgari şartları yerine getiren ilk alternatifi seçerek 'tatmin edici' (satisficing) kararlar verirler. Parçadaki yönetici tam olarak bu stratejiyi izlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Karar vericiden beklenen teorik durum ile sergilediği pratik davranışı karşılaştır.
Teorik olarak mutlak en iyiyi (optimum) bulması beklenirken, pratikte ilk uygun (asgari şartları sağlayan) seçenekte karar kıldığı görülmüştür.
Yöneticinin karar verme modelini belirleyebilmek için alternatifleri nasıl elediğini tespit etmek gerekir.
2
Bu sapmaya yol açan nedenleri analiz et.
Zaman kısıtı, bilgi işleme kapasitesinin sınırları ve piyasadaki seçenek bolluğu yöneticinin mükemmel kararı almasını engellemiştir.
Karar kuramlarında bu engellerin hangi modele ait olduğunu bulmak temel ayırıcı noktadır.
3
Tespit edilen bulguları yönetim bilimi kavramlarıyla eşleştir.
Bilişsel kısıtlar ve zaman yetersizliği nedeniyle optimum yerine 'yeterince iyi' olanı seçme davranışı, Herbert Simon'ın 'Sınırlı Rasyonellik' (Bounded Rationality) ve 'Tatmin Edici Karar' (Satisficing) kavramlarıyla eşleşir.
İlgili vaka, klasik rasyonel modelin gerçek dünyadaki uygulanamazlığına yönelik geliştirilen temel eleştiriyi yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Karar Verme Modelleri (Sınırlı Rasyonellik ve Tatmin Edici Karar)
Soru 64Soru

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında görevli Proje Uzmanı Sinem Hanım, kuruma ilk katıldığı dönemde yaşadığı mesleki zorlukları yöneticilerinin ve çalışma arkadaşlarının karşılıksız desteğiyle aşmıştır. İlerleyen yıllarda alanında aranan tecrübeli bir uzman haline gelen Sinem Hanım, özel sektördeki teknoloji firmalarından oldukça yüksek maaşlı iş teklifleri almaktadır. Ancak o, kendisini yetiştiren ve zor zamanlarında arkasında duran bu kurumu bırakıp gitmeyi bir 'vefasızlık' ve 'ahlaki açıdan yanlış bir davranış' olarak değerlendirdiği için tüm teklifleri reddederek mevcut görevine devam etmektedir. Buna göre, Sinem Hanım'ın kurumunda kalma motivasyonu Meyer ve Allen’ın Örgütsel Bağlılık Modeli kapsamında aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normatif bağlılık

Cevap

Normatif bağlılık
Doğru cevap olan normatif bağlılık, bir çalışanın örgütüne karşı hissettiği minnet duygusu, sadakat ve vefa borcu nedeniyle kurumdan ayrılmayı ahlaki açıdan yanlış bulması durumudur. Meyer ve Allen'ın modelinde normatif bağlılığa sahip çalışanlar, örgütte kalmaları gerektiğine inandıkları için görevlerine devam ederler. Senaryodaki çalışanın geçmişte gördüğü destekten dolayı ayrılmayı 'vefasızlık' olarak nitelendirmesi bu boyutu açıkça tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel motivasyon kaynağını belirleme
Çalışanın kurumdan ayrılmamak için öne sürdüğü temel neden 'vefasızlık yapmamak' ve 'ahlaki açıdan yanlış bulmak' olarak tespit edilmiştir.
Bağlılık boyutlarını ayırt edebilmek için kişinin neden örgütte kaldığını analiz etmek gerekir.
2
Tespit edilen motivasyonu Meyer ve Allen modeliyle eşleştirme
Vefa, minnet ve ahlaki zorunluluk hissiyle örgütte kalma durumu 'Normatif bağlılık' kavramıyla eşleşmektedir.
Meyer ve Allen modelinde duygusal bağlılık 'istek', devamlılık bağlılığı 'ihtiyaç/mecburiyet', normatif bağlılık ise 'ahlaki zorunluluk/vefa' üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

Örgütsel Bağlılık Boyutları (Normatif Bağlılık)
Soru 65Soru

Örgütsel davranış ve yönetim disiplininde 'güç' (power) ile 'otorite' (yetki) kavramları günlük dilde sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da, akademik ve yapısal olarak aralarında belirgin farklar bulunmaktadır.

Buna göre, güç ve otorite kavramları arasındaki yapısal farkı en doğru şekilde ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otorite, yöneticinin hiyerarşik pozisyonundan kaynaklanan resmi ve meşru bir hak iken; güç, resmi bir konuma bağlı olmaksızın bireyin başkalarının davranışlarını kendi istediği yönde değiştirebilme kapasitesidir.

Cevap

Otoritenin hiyerarşik pozisyondan kaynaklanan resmi bir hak olduğu, gücün ise pozisyondan bağımsız olarak başkalarını etkileyebilme kapasitesi olduğunu belirten ifadedir.
Otorite (yetki), örgütün biçimsel yapısı tarafından belirli bir yönetim pozisyonuna tahsis edilen, astlara emir verme ve karar alma meşru hakkıdır. Güç ise çok daha geniş bir kavramdır; bir makama bağlı olabileceği gibi (yasal güç/otorite), hiçbir resmi yetkisi olmayan bir personelin sahip olduğu kritik teknik bilgi (uzmanlık gücü) veya sevilen kişiliği (benzeşim gücü) sayesinde diğer çalışanları etkileyebilme kapasitesini ifade eder. Bu nedenle otorite daima hiyerarşik pozisyona bağlıyken, güç konumdan tamamen bağımsız olarak var olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Otorite (yetki) kavramının tanımını ve kaynağını hatırlamak.
Otorite, örgüt tarafından belirli bir pozisyona atanan kişiye verilen meşru, yasal karar verme ve emir verme hakkıdır.
Kavramsal farkı bulmak için öncelikle kurumsal yapının sunduğu yetki sınırlarını tespit etmek gerekir.
2
Güç kavramının kapsamını belirlemek.
Güç, kişinin başkalarının davranışlarını kendi istediği yönde değiştirebilme kapasitesidir. Bu kapasite resmi pozisyondan (otorite) gelebileceği gibi, uzmanlık veya karizma gibi tamamen kişisel kaynaklardan da gelebilir.
Gücün, otoriteyi de (yasal güç olarak) kapsayan çok daha geniş ve informel boyutları da olan bir kavram olduğunu anlamak için.
3
Seçeneklerdeki karşılaştırmaları bu tanımlar ışığında analiz etmek.
Doğru ifadede otoritenin 'resmi ve meşru hak' olduğu, gücün ise 'konumdan bağımsız etkileme kapasitesi' olduğu tam ve eksiksiz olarak vurgulanmıştır.
Çeldirici seçeneklerin kavramları ters yüz ettiği veya kapsamlarını yanlış kuramlarla sınırlandırdığı tespit edilir.

Anahtar Kavram

Güç ve Otorite (Yetki) Kavramları Arasındaki Fark
Soru 66Soru

Bir kalkınma ajansında görev yapan Turizm Projeleri Koordinatörü ile Tarım Projeleri Koordinatörü, ajansın yıllık tanıtım bütçesinin ağırlıklı olarak kendi alanlarına tahsis edilmesi konusunda anlaşmazlık yaşamaktadır. Turizm Koordinatörü, bu bütçe tartışmasının ajans içindeki genel uyumu bozduğunu fark etmiştir. Ayrıca, önümüzdeki ay yapılacak daha kritik bir strateji planlama toplantısında Tarım Koordinatörünün desteğine büyük bir ihtiyaç duyacağını öngörmüştür. Bu nedenle, kendi projelerindeki haklı bütçe taleplerinden kendi isteğiyle vazgeçerek bütçenin Tarım projeleri için kullanılmasına tamamen rıza göstermiş ve aradaki iş ilişkisini korumayı önceliklendirmiştir.

Buna göre, Turizm Koordinatörünün sergilediği bu tutum, Thomas-Kilmann'ın çatışma yönetimi tarzlarından hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyma

Cevap

Uyma seçeneği, Thomas-Kilmann modelinde kişinin kendi ilgilerinden çok karşı tarafın ilgilerini tatmin etmeye yöneldiği stratejiyi ifade eder.
Thomas-Kilmann'ın çatışma yönetimi modeline göre 'Uyma (Yer verme)' stili, düşük düzeyde kendine dönüklük (atılganlık) ve yüksek düzeyde diğerine dönüklük (işbirliğine yatkınlık) içerir. Birey, kendi çıkarlarını göz ardı ederek karşı tarafın çıkarlarını tatmin etme yoluna gider. Bu strateji özellikle, meselenin diğer taraf için çok daha önemli olduğu, kişinin ileride ihtiyaç duyacağı sosyal krediyi (desteği) biriktirmek istediği, uyumun ve istikrarın anlık bir haklılıktan daha değerli olduğu durumlarda rasyonel bir yönetim tercihi olarak kullanılır. Senaryodaki koordinatörün tam olarak bu amaçlarla hareket etmesi doğru yanıtı belirlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki çatışma dinamiklerini analiz etme
Turizm Koordinatörünün kendi haklı taleplerinden vazgeçtiği ve karşı tarafın talebini (Tarım projelerine bütçe tahsisi) tamamen kabul ettiği belirlenir.
Thomas-Kilmann modelindeki stratejileri ayırt etmek için tarafların 'kendini düşünme' (atılganlık) ve 'diğerini düşünme' (işbirliği) düzeylerini saptamak gerekir.
2
Davranışın altında yatan motivasyonu değerlendirme
Davranışın temel motivasyonunun 'uyumu bozmamak' ve 'gelecekteki daha kritik bir toplantı için destek/kredi sağlamak' olduğu görülür.
Çatışma çözüm stillerinin hangi durumlarda etkili kullanıldığını teorik çerçeveyle eşleştirmek için motivasyon analizi şarttır.
3
Teorik modellerle eşleştirme
Düşük atılganlık (kendi hakkından vazgeçme) ve yüksek işbirliği (karşı tarafın isteğini kabul etme) kombinasyonunun 'Uyma (Yer verme)' stiline karşılık geldiği tespit edilir.
Thomas-Kilmann'ın çatışma yönetimi matrisinde bu davranış biçimi açıkça Uyma stili olarak tanımlanmaktadır.

Anahtar Kavram

Thomas-Kilmann Çatışma Yönetimi Stilleri - Uyma
Soru 67Soru

Yeni kurulan bir ulusal siber güvenlik ajansının resmi web sitesinde ve stratejik planında 'şeffaflık, sürekli öğrenme ve yenilikçilik' ilkelerinin kurumun temel direği olduğu vurgulanmaktadır. Ancak kurum içinde yürütülen operasyonlarda hata yapan personelin dolaylı yollardan dışlandığı ve çalışanların eleştiri almamak için yalnızca başarılı sonuçları üst yönetime raporladığı görülmektedir. Bu durumun temelinde, personelin zihnine yerleşmiş olan 'hata yapmak yetersizliktir ve muhakkak bedeli ödenir' şeklindeki yazılı olmayan inanç yatmaktadır.

Edgar Schein'ın örgüt kültürü modeline göre; kurumun resmi belgelerinde beyan edilen bu ilkeler ile personelin asıl davranışlarına yön veren derin inanç, sırasıyla kültürün hangi düzeylerine örnek oluşturmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savunulan değerler – Temel varsayımlar

Cevap

Savunulan değerler – Temel varsayımlar seçeneği doğru cevaptır.
Edgar Schein'ın modeline göre örgüt kültürü üç düzeyden oluşur: Yapay unsurlar (görünür yapılar/davranışlar), savunulan değerler (stratejiler, hedefler, felsefeler) ve temel varsayımlar (bilinçaltı inançlar, algılar). Senaryoda resmi belgelerde beyan edilen şeffaflık ve yenilikçilik gibi ilkeler, kurumun olmasını arzu ettiği durumu gösteren 'savunulan değerler'dir. Öte yandan, çalışanların bilinçaltına yerleşmiş olan, sorgulanmadan kabul edilen ve fiili davranışları (hataları gizlemeyi) doğrudan belirleyen 'hata yapmak yetersizliktir' inancı ise kültürün en derin katmanı olan 'temel varsayımlar'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki ilk durumun Schein'ın modelindeki yerini tespit etme.
Web sitesi ve stratejik plandaki 'şeffaflık, yenilikçilik' ilkelerinin 'Savunulan Değerler' (Espoused Values) olduğu belirlenir.
Kurumun benimsediğini iddia ettiği, hedeflediği ve resmiyete döktüğü ülküler, felsefeler ve stratejiler kültürün ikinci düzeyi olan savunulan değerlerdir.
2
Senaryodaki ikinci durumun Schein'ın modelindeki yerini tespit etme.
Hata yapmanın yetersizlik olduğuna dair zihne yerleşik inancın 'Temel Varsayımlar' (Basic Assumptions) olduğu belirlenir.
Sorgulanmayan, bilinçdışı kabul edilen ve çalışanların asıl davranışlarını (hataları gizleme vb.) doğrudan yönlendiren derin inançlar kültürün en alt ve görünmez düzeyi olan temel varsayımlardır.

Anahtar Kavram

Edgar Schein'ın Örgüt Kültürü Düzeyleri
Soru 68Soru

Bir kamu iktisadi teşebbüsüne (KİT) bağlı üretim tesisinde, üretim süreçlerini iyileştirmek ve çalışan motivasyonunu artırmak amacıyla geleneksel hiyerarşik yapı esnetilmiştir. Bu kapsamda, birbiriyle ilişkili işleri yürüten 10-15 kişilik çalışan gruplarına; kendi günlük iş programlarını hazırlama, görev dağılımını yapma, mola zamanlarını planlama ve kalite kontrollerini bizzat gerçekleştirme yetkileri devredilmiştir. Daha önce ilk kademe yöneticilerin (şef, formen vb.) sahip olduğu denetim ve karar alma sorumluluklarını bütünüyle üstlenen bu ekipler sayesinde, üretimde hatalı ürün oranı önemli ölçüde azalmıştır.

Buna göre, sözü edilen üretim tesisinde oluşturulan takım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi kendini yöneten çalışma takımları

Cevap

Sözü edilen takım türü 'Kendi kendini yöneten çalışma takımları'dır.
Vakada bahsedilen ekiplerin; daha önce ilk kademe yöneticilere ait olan günlük iş planlaması, görev dağılımı, mola yönetimi ve kalite kontrolü gibi sorumlulukları tamamen kendi üzerlerine almaları, bu grubun 'kendi kendini yöneten çalışma takımları' olduğunu açıkça göstermektedir. Bu takımların en temel ayırıcı özelliği, geleneksel amir denetimine ihtiyaç duymadan yüksek özerklikle (otonomiyle) çalışmaları ve yöneticilerin işlevlerini bizzat yerine getirmeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki takımın temel özelliklerini ve sahip olduğu yetkileri analiz etme
Takımın kendi iş planını yaptığı, görev dağılımını üstlendiği, mola sürelerini belirlediği ve kalite denetimini bizzat gerçekleştirdiği görülmektedir.
Takımın otonomi (özerklik) seviyesini ve işlevini belirlemek, hangi gruba girdiğini tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Yetki devrinin organizasyonel boyutunu değerlendirme
İlk kademe yöneticilerin (şef, formen) tüm denetim ve karar alma sorumluluklarının tamamen bu ekiplere devredildiği tespit edilmiştir.
Sadece öneri sunan (sorun çözme takımları) gruplar ile tüm sorumluluğu üstlenen tam yetkili grupları birbirinden ayırmak için bu ayrım gereklidir.
3
Elde edilen verileri yönetim bilimi ve örgütsel davranış kavramlarıyla eşleştirme
Geleneksel amir denetimi olmaksızın, birbiriyle ilişkili işleri yapan ve kendi kendini koordine eden bu grupların 'kendi kendini yöneten çalışma takımları' olduğu sonucuna varılır.
Teorik konseptlerin vaka üzerindeki pratik yansımalarını doğru bir şekilde eşleştirmek içindir.

Anahtar Kavram

Örgütsel Davranışta Takım Türleri ve Otonomi Düzeyleri
Soru 69Soru

Bir büyükşehir belediyesinde 'Akıllı Şehir Uygulamaları' projesini yürütmek amacıyla farklı birimlerden uzmanların katılımıyla yeni bir proje takımı kurulmuştur. Takımın ilk toplantılarında üyelerin birbirlerine karşı oldukça mesafeli ve nazik davrandıkları, karşıt görüş bildirmekten kaçındıkları gözlemlenmiştir. Üyeler ayrıca proje kapsamının sınırları, kendi üstlenecekleri roller ve liderin kendilerinden beklentileri konusunda belirsizlik yaşamakta olup süreci yönlendirmesi için lidere bağımlı hareket etmektedirler.

Bruce Tuckman'ın grup gelişim sürecine ilişkin yaklaşımı dikkate alındığında, bu proje takımı aşağıdaki evrelerin hangisi içerisinde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oluşum

Cevap

Oluşum
Doğru yanıt olan oluşum evresi; üyelerin ilk kez bir araya geldiği, birbirlerini tanımaya çalıştığı ve amaçlar ile roller konusundaki belirsizliğin en yüksek olduğu aşamadır. Bu aşamada üyeler çatışmadan kaçınır, birbirlerine karşı resmi ve nazik davranır, ne yapmaları gerektiği konusunda lidere yüksek oranda bağımlılık gösterirler. Vakada anlatılan mesafeli tutum, sınırların belirsizliği ve yönlendirme bekleme durumu doğrudan oluşum evresinin temel özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki grubun davranışsal özelliklerini analiz etme
Üyelerin nazik olması, çatışmadan kaçınması ve belirsizlik yaşaması tespit edilmiştir.
Grubun olgunluk seviyesini belirlemek için mevcut tutumların tespiti gerekir.
2
Liderlik ihtiyacı ve rol dağılımı durumunu inceleme
Rollerin henüz netleşmediği ve lidere yüksek bağımlılık olduğu saptanmıştır.
Rol belirginliği ve lidere bağımlılık düzeyi, Tuckman evrelerini ayırt eden temel faktörlerdir.
3
Tespit edilen özellikleri Tuckman'ın modeliyle eşleştirme
Bu özelliklerin grubun ilk bir araya geldiği 'Oluşum' evresine ait olduğu sonucuna varılmıştır.
Oluşum evresi, kaygının yüksek, ilişkilerin resmi ve hedeflerin belirsiz olduğu başlangıç aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Tuckman'ın Grup Gelişim Süreci (Oluşum Evresi)
Soru 70Soru

Köklü bir geçmişe sahip Tarımsal Araştırma Enstitüsünde, dışarıdan bakıldığında hiyerarşiyi vurgulayan resmi kılık kıyafet zorunluluğu, düzenli olarak gerçekleştirilen devir teslim törenleri ve detaylı yazılı kurum içi kurallar dikkat çekmektedir. Ancak kurumda uzun yıllardır çalışan personelin kendi aralarında, özellikle kriz anlarında bu yazılı kural setlerinden ziyade "en kıdemli saha uzmanının içgüdülerine ve tecrübesine kayıtsız şartsız güvenme" eğiliminde oldukları görülmektedir. Bu durum kurum içinde kimse tarafından tartışılmayan, doğruluğu peşinen kabul edilmiş ve bilinçaltına yerleşmiş bir olgudur.

Edgar Schein'ın örgüt kültürü modeline göre, personelin kriz anlarında "en kıdemli saha uzmanının tecrübesine peşinen güvenme" eğilimi kültürün hangi düzeyini ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel varsayımlar

Cevap

Temel varsayımlar
Edgar Schein'ın modeline göre örgüt kültürü üç seviyeden oluşur: Yapay unsurlar (görünür yapılar ve süreçler), Savunulan değerler (stratejiler, hedefler, felsefeler) ve Temel varsayımlar (bilinçaltı, peşinen doğru kabul edilen inançlar, algılar, düşünceler). Vakada geçen "kimse tarafından tartışılmayan, doğruluğu peşinen kabul edilmiş ve bilinçaltına yerleşmiş bir olgu" ifadesi, kültürün en derin ve değiştirilmesi en zor düzeyi olan temel varsayımları eksiksiz biçimde tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Edgar Schein'ın üç düzeyli örgüt kültürü modelinin bileşenlerini (Yapay Unsurlar, Savunulan Değerler, Temel Varsayımlar) tanımlamak.
Yapay unsurlar görünür öğelerdir; savunulan değerler ifade edilen stratejilerdir; temel varsayımlar ise görünmez, bilinçdışı ve sorgulanmayan inançlardır.
Vakadaki durumun hangi düzeye ait olduğunu belirlemek için kavramsal çerçevenin netleştirilmesi gerekir.
2
Vakada verilen 'hiyerarşiyi vurgulayan resmi kıyafet ve devir teslim törenleri' ifadelerini Schein'ın modeliyle eşleştirmek.
Bunlar kültürün dışarıdan görülebilen 'Fiziksel ve yapay unsurlar' (Artefaktlar) düzeyini temsil eder.
Soru metnindeki çeldirici bilgileri elemek ve asıl sorulan kavrama odaklanmak için gereklidir.
3
Vakada sorulan 'kimse tarafından tartışılmayan, doğruluğu peşinen kabul edilmiş ve bilinçaltına yerleşmiş bir olgu' tanımını modelle eşleştirmek.
Sorgulanmayan, bilinçdışına itilmiş bu derin inançlar doğrudan 'Temel varsayımlar' düzeyine denk gelmektedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metindeki anahtar kelimelerin teorik karşılığını bulmak esastır.

Anahtar Kavram

Schein'ın Örgüt Kültürü Düzeyleri (Temel Varsayımlar)
Soru 71Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı bir denetim biriminde görev yapan Başmüfettiş Selim Bey; zamanla yarışan, sabırsız, rekabetçi ve aynı anda birkaç işi yapmaya çabalayan bir karakterdir. Son yürütülen kapsamlı soruşturmada, hem kendi daire başkanından hem de ortak çalışılan hukuk kurulundan birbiriyle tamamen zıt talimatlar alması Selim Bey'i zor durumda bırakmıştır. Mevcut durumda Selim Bey'in organizması ilk şoku atlatmış, stres faktörlerine karşı koyabilmek ve vücut dengesini yeniden kurabilmek için savunma mekanizmalarını aktif şekilde kullanmaya başlamıştır. Bu durumu fark eden İnsan Kaynakları departmanı, Selim Bey'in stresini azaltmak amacıyla ona zaman yönetimi ve gevşeme egzersizleri gibi eğitimler aldırmayı planlamaktadır.

Örgütsel stres yönetimi kavramları dikkate alındığında, bu vakayla ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selim Bey 'A tipi' kişilik özelliklerine sahiptir ve zıt talimatlardan dolayı 'rol çatışması' yaşamaktadır; Selye'nin modeline göre vücudu 'direnme' evresinde olup, sorunun kalıcı çözümü için planlanan bireysel teknikler yerine görev sınırlarını netleştiren örgütsel stratejiler uygulanmalıdır.

Cevap

Selim Bey'in A tipi kişilikte olduğu, zıt talimatlar nedeniyle rol çatışması yaşadığı, direnme evresinde bulunduğu ve gevşeme gibi bireysel stratejiler yerine iş tanımlarını netleştiren örgütsel müdahalelere ihtiyaç duyduğu seçenektir.
Doğru seçenek; rekabetçi ve sabırsız özellikleri A tipi kişilik olarak doğru sınıflandırmış, iki farklı amirden gelen zıt emirleri 'rol çatışması' olarak teşhis etmiştir. Ayrıca Selye'nin Genel Uyum Sendromuna göre vücudun şoku atlatıp savunmaya geçtiği aşamayı 'direnme evresi' olarak doğru belirlemiş ve temel sorunun çözümü için zaman yönetimi gibi bireysel tekniklerin değil, yapısal sınırları çizen örgütsel stratejilerin (rol ve görevlerin netleştirilmesi) uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kişilik tipini belirleme
Zamanla yarışan, sabırsız ve rekabetçi yapı 'A Tipi' kişilik özellikleridir.
B tipi bireyler daha esnek, rahat ve rekabetten uzak yapıdadırlar.
2
Stres kaynağını teşhis etme
İki farklı otoriteden (daire başkanı ve hukuk kurulu) zıt talimatlar alınması 'Rol Çatışması' yaratır.
Kişiden beklenen rollerin birbiriyle tutarsız olması rol çatışmasına, işin nasıl yapılacağının bilinmemesi ise rol belirsizliğine işaret eder.
3
Genel Uyum Sendromu (GAS) evresini tespit etme
İlk şokun atlatılıp savunma mekanizmalarının aktif olarak kullanıldığı evre 'Direnme (Rezistans)' evresidir.
Hans Selye'nin modeline göre organizma Alarm evresinde şok yaşar, Direnme evresinde stresöre karşı koyar, başarılı olamazsa Tükenme evresine geçer.
4
Stres yönetimi stratejilerini sınıflandırma
Zaman yönetimi ve gevşeme egzersizleri 'Bireysel', görev sınırlarının netleştirilmesi veya iş zenginleştirme 'Örgütsel' stratejilerdir.
Sorun örgüt yapısından (çift emir komuta) kaynaklandığı için kökten çözüm örgütsel bir strateji gerektirir.

Anahtar Kavram

Örgütsel Stres Kaynakları, Selye'nin Genel Uyum Sendromu ve Stres Yönetimi Stratejileri
Soru 72Soru

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir il müdürlüğünde görev yapan bir memurun, üst yönetimin dikkatini çekmek ve yaklaşan görevde yükselme değerlendirmesi öncesinde amirlerinde olumlu bir kanaat oluşturmak amacıyla sergilediği bazı davranışlar şunlardır:

• Mesai saatleri dışında veya hafta sonları dahi kurumsal e-postalar göndererek "gece gündüz kurum için fedakârca çalıştığı" imajını yaratmak,
• Kurum içi toplantılarda, il müdürünün sunduğu fikirlere abartılı bir övgüyle yaklaşarak onunla sürekli aynı görüşte olduğunu vurgulamak,
• Ortak yürütülen çalışmalardaki başarılarda ön plana çıkıp kendi katkısını övmek, yaşanan aksaklıklarda ise sorumluluğu hızla diğer şubelere veya dış faktörlere atmak.

Bu personelin, yöneticilerinin kendisi hakkındaki algı ve değerlendirmelerini bilinçli olarak şekillendirmeye ve kendi lehine yönlendirmeye yönelik bu stratejik çabası, örgütsel davranış disiplininde aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlenim yönetimi

Cevap

Doğru cevap, bireylerin başkalarının kendileri hakkındaki algılarını kasıtlı olarak kontrol etme ve istedikleri yönde şekillendirme çabası olan 'İzlenim yönetimi' kavramıdır.
İzlenim yönetimi, örgütsel politika kapsamında çalışanların diğerleri (özellikle üstleri) üzerinde bıraktıkları izlenimi bilinçli olarak şekillendirme sürecidir. Kendini acındırma, yağcılık yapma, mazeret üretme ve kendi başarılarını abartma gibi taktikler doğrudan bu kavramın altında incelenir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki personelin temel niyetini analiz et
Personelin asıl amacı işi en iyi şekilde yapmak değil, 'terfi edebilmek için yöneticilerin gözündeki imajını manipüle etmektir'.
Davranışın altında yatan motivasyonu tespit etmek, doğru örgütsel davranış kavramına ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Sergilenen spesifik davranış taktiklerini sınıflandır
Gece yarısı e-posta atmak 'örnek olma (exemplification)', müdüre sürekli katılmak 'kendini sevdirme/yağcılık (ingratiation)', suçu başkasına atmak ise 'savunmacı davranış/mazeret bulma' taktikleridir.
Kullanılan taktiklerin örgütsel politika literatüründeki karşılıklarını bulmak kavramı netleştirir.
3
Kavramları eşleştir ve eleme yap
Bu taktiklerin tamamı, politik bir araç olarak kullanılan 'İzlenim Yönetimi' şemsiyesi altına girer. Olay bir algı hatası (Hale etkisi) değil, aktif bir politik eylemdir.
Çeldiriciler ile doğru cevap arasındaki farkı (algılayanın hatası vs. hedefin kasıtlı eylemi) belirlemek kesin sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Örgütsel Politika ve İzlenim Yönetimi
Soru 73Soru

Büyükşehir belediyesine bağlı bir toplu taşıma işletmesinde, yönetimin astırdığı afişlerde 'Yolcu memnuniyeti ve güler yüzlü hizmet en büyük önceliğimizdir.' sloganı öne çıkarılmaktadır. Ayrıca personelin tek tip ve düzenli üniformalar giymesi sağlanarak kurumsal bir imaj sergilenmektedir. Ancak gündelik operasyonlarda ve olası arıza durumlarında, personelin kendi arasındaki yazılı olmayan kurallara göre 'asıl önemli olanın araçların garaja masrafsız ve hasarsız dönmesi olduğu, yolcu şikayetlerinin yönetim nezdinde fiiliyatta ikinci planda kaldığı' yönünde herkes tarafından sorgusuz sualsiz kabul gören derin bir inancın hakim olduğu saptanmıştır.

Edgar Schein'ın Örgüt Kültürü Modeli dikkate alındığında, bu işletmedeki personelin zihnine yerleşmiş olan 'asıl önemli olanın araçların hasarsız dönmesi olduğu' yönündeki tartışılmaz inanç, örgüt kültürünün hangi düzeyi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel varsayımlar

Cevap

Doğru cevap, örgüt kültürünün en derin tabakasını oluşturan ve bireylerin sorgulamadan doğru kabul edip davranışlarına yansıttıkları inançları ifade eden 'Temel varsayımlar' seçeneğidir.
Edgar Schein'ın modelinde temel varsayımlar; örgüt üyelerinin bilinçaltına yerleşmiş, sorgulanmadan doğru kabul edilen ve davranışları fiilen yönlendiren en derin inanç ve kabullerdir. Senaryoda personelin yolcu memnuniyeti sloganına (savunulan değer) rağmen asıl odağının araçların hasarsız dönmesi (temel varsayım) olması, bu seviyenin en belirgin örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki kültürel ögelerin katmanlara ayrılması
Afişler ve üniformalar dışarıdan görülebilen yapay unsurlar; 'Yolcu memnuniyeti' sloganı ise yönetimin açıkça beyan ettiği savunulan değerler olarak belirlenir.
Edgar Schein'ın modelindeki üç temel seviyeyi (yapay unsurlar, savunulan değerler, temel varsayımlar) senaryodaki verilere doğru eşleştirmek için.
2
Çalışanların örtük inancının analiz edilmesi
Personel arasındaki 'asıl önemli olanın araçların hasarsız dönmesi olduğu' yönündeki düşüncenin, sorgusuz kabul gören ve yazılı olmayan derin bir inanç olduğu tespit edilir.
Soruda istenen asıl vurgunun kültürün hangi derinlik seviyesine ait olduğunu bulmak için.
3
Kavramsal eşleştirmenin yapılarak doğru sonuca ulaşılması
Bilinçaltına yerleşmiş, tartışılmaz nitelikteki bu inançların 'Temel varsayımlar' katmanına ait olduğu sonucuna varılır.
Schein modeline göre davranışları fiilen yönlendiren ve dışarıdan görülmesi en zor olan katmanın temel varsayımlar olması nedeniyle.

Anahtar Kavram

Edgar Schein'ın Örgüt Kültürü Modeli (Yapay Unsurlar, Savunulan Değerler, Temel Varsayımlar)
Soru 74Soru

Bir bakanlığın merkez teşkilatında uzman yardımcılığı mülakatlarını yürüten komisyon, art arda üç adayın mesleki alan bilgisi sorularına oldukça yetersiz, eksik ve tatmin edici olmayan cevaplar verdiğini gözlemlemiştir. Mülakata dördüncü sırada giren aday ise komisyonun sorularına yalnızca asgari düzeyde ve tam anlamıyla ortalama cevaplar vermiştir. Ancak komisyon üyeleri değerlendirme formunda bu adayı "olağanüstü donanımlı, analitik zekası çok yüksek ve parlak bir yetenek" olarak tanımlamış ve adaya o günün en yüksek mülakat puanını vermiştir.

Bu komisyonun dördüncü adayın performansını değerlendirirken düştüğü algısal yanılgı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontrast (zıtlık) etkisi

Cevap

Kontrast (zıtlık) etkisi
Kontrast (zıtlık) etkisi, bir kişinin veya nesnenin değerlendirmesinin, o kişi veya nesneyle yakın zamanda karşılaşılan ve aynı özellikler açısından daha yüksek veya daha düşük seviyede olan diğer kişiler/nesnelerle karşılaştırılarak yapılması durumudur. Verilen senaryoda, dördüncü adayın nesnel olarak ortalama olan performansı, kendinden hemen önceki çok başarısız üç adayın yarattığı düşük referans noktası nedeniyle komisyon tarafından abartılı bir şekilde olumlu algılanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki değerlendirme ortamını ve adayın objektif performansını analiz et
Aday sadece 'ortalama' bir performans sergilemiştir, ancak kendinden önceki üç aday 'oldukça yetersiz' bulunmuştur.
Algısal yanılgının kaynağını tespit etmek için adayın gerçek durumu ile algılanan durumu arasındaki farkı anlamak gerekir.
2
Komisyonun değerlendirme sonucunu ve bu sonucun nedenini belirle
Komisyon adayı 'olağanüstü donanımlı' bulmuştur. Bunun nedeni, adayın kendi yetkinliğinden ziyade, hemen öncesindeki çok zayıf adayların yarattığı düşük beklenti ve kıyaslama zeminidir.
Değerlendirmenin bağlamdan nasıl etkilendiğini tanımlamak için.
3
Bulguları algısal hatalar literatürüyle eşleştir
Bir uyarıcının değerinin, hemen öncesinde maruz kalınan zıt yönlü uyarıcılar sebebiyle olduğundan farklı (daha yüksek veya düşük) algılanmasına kontrast etkisi denir.
Teorik kavram ile pratik vakayı örtüştürerek doğru yanıta ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Örgütsel Davranışta Algısal Yanılgılar
Soru 75Soru

Bir kamu kurumunun farklı coğrafi bölgelerdeki taşra teşkilatlarında görev yapan, çeşitli uzmanlık alanlarına sahip denetçiler, ulusal düzeyde yürütülecek yeni bir mevzuat hazırlık çalışması için görevlendirilmiştir. Bu görev gücü üyeleri, aralarındaki fiziksel uzaklık nedeniyle proje süresince yüz yüze hiç bir araya gelmemiş; tüm veri analizlerini, beyin fırtınası oturumlarını ve raporlama süreçlerini kurumsal ağlar, telekonferans sistemleri ve bulut tabanlı ortak çalışma platformları üzerinden yürütmüşlerdir.

Bu senaryoda temel özellikleri vurgulanan çalışma grubu, takım türleri sınıflandırmasına göre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanal takım

Cevap

Senaryoda açıklanan takım türü 'Sanal takım'dır.
Üyelerin aralarındaki coğrafi veya fiziksel mesafelere rağmen ortak bir amaca ulaşmak için bilgisayar ağları, telekonferans ve bulut bilişim gibi bilgi teknolojilerini kullanarak bir araya geldiği gruplara sanal takım (virtual team) adı verilir. Senaryoda üyelerin yüz yüze gelmeden tamamen dijital platformlar üzerinden eşzamanlı ve eşzamansız çalışması doğrudan bu kavramı işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki takımın temel iletişim ve çalışma biçimini analiz etme.
Üyelerin coğrafi olarak farklı bölgelerde olduğu, yüz yüze hiç görüşmediği ve tüm çalışmalarını kurumsal ağlar ve telekonferans sistemleri üzerinden yürüttüğü belirlenir.
Takım türlerini birbirinden ayıran temel yapısal özellikleri tespit etmek için durumun belirleyici noktaları bulunmalıdır.
2
Çeldirici bilgileri ayırt etme.
'Farklı uzmanlık alanlarına sahip denetçiler' ifadesi çapraz fonksiyonlu takımları çağrıştırsa da, takımın işleyiş biçimi teknoloji odaklıdır.
Sanal takımlar da farklı uzmanlıklardan oluşabilir; ancak asıl ayırıcı kriter fiziksel mesafenin bilgi teknolojileri ile aşılmasıdır.
3
Kavramsal eşleştirme yapma.
Zaman ve mekân sınırlarını bilgi teknolojileri yardımıyla aşarak ortak bir amaç için çalışan gruplar 'sanal takım' olarak adlandırılır.
Örgütsel davranış literatüründe bu tanım doğrudan sanal takımların tanımıdır.

Anahtar Kavram

Takım Türleri ve Sanal Takımlar
Soru 76Soru

Bir bakanlığın strateji geliştirme başkanlığında görevli uzman Hakan Bey, kuruma yeni entegre edilen performans takip yazılımının adil ölçüm yapmadığına ve çalışanları gereksiz bir denetim baskısı altına soktuğuna dair bir inanç geliştirmiştir. Bu düşüncesinden ötürü sistemi her kullanması gerektiğinde yoğun bir gerginlik ve öfke hissetmekte; bu sebeple de sistemin kullanımına ilişkin düzenlenen geri bildirim toplantılarını sürekli olarak boykot etmektedir.

Tutumların üç bileşenli (ABC) modeli dikkate alındığında, Hakan Bey'in bu yazılıma yönelik tutumunun bilişsel, duygusal ve davranışsal bileşenleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılımın adil ölçüm yapmadığına inanması – Gerginlik ve öfke hissetmesi – Toplantıları boykot etmesi

Cevap

Hakan Bey'in yazılıma yönelik düşüncesi olan 'adil ölçüm yapmadığına inanması' bilişsel; hissettiği 'gerginlik ve öfke' duygusal; gösterdiği tepki olan 'toplantıları boykot etmesi' ise davranışsal bileşendir.
Doğru seçenekte, tutumun bilişsel (düşünce/inanç), duygusal (his/reaksiyon) ve davranışsal (eylem/niyet) boyutları sırasıyla ve senaryodaki olay akışına uygun olarak verilmiştir. Bilişsel boyut Hakan Bey'in sistem hakkındaki değerlendirmesini (adil olmadığı inancı), duygusal boyut hissettiği psikolojik tepkiyi (gerginlik ve öfke), davranışsal boyut ise gözlemlenebilir eylemini (toplantılara katılmama) tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryoda yer alan düşünce (inanç), duygu (his) ve eylem (tepki) ifadelerini tespit etmek.
İnanç: 'adil ölçüm yapmadığına inanması'. Duygu: 'gerginlik ve öfke hissetmesi'. Eylem: 'toplantıları boykot etmesi'.
Tutumların yapısını analiz edebilmek için vakadaki verilerin ayrıştırılması gerekir.
2
Tespit edilen ifadeleri tutumun üç bileşeniyle (Bilişsel, Duygusal, Davranışsal) sırasıyla eşleştirmek.
Bilişsel bileşen = inanç/değerlendirme (yazılımın adil ölçüm yapmadığına inanması); Duygusal bileşen = his/duygu (gerginlik ve öfke hissetmesi); Davranışsal bileşen = niyet/eylem (toplantıları boykot etmesi).
Sorunun kökünde istenen doğru kavramsal sıralamayı (bilişsel, duygusal, davranışsal) elde etmek.

Anahtar Kavram

Tutumların Üç Bileşenli (ABC) Modeli
Soru 77Soru

Bir kamu kurumunun ihale ve satın alma biriminde görev yapan uzmanlar; üst yönetimden gelen 'işleri hızlandırma' baskısı ile mevzuatın gerektirdiği 'detaylı ve hatasız inceleme' zorunluluğu arasında kalarak yoğun bir rol çatışması yaşamaktadır. Selye'nin Genel Uyum Sendromu (GAS) modeline göre başlangıçtaki 'alarm' aşamasını geride bırakan uzmanlar, şu anda süreci yönetebilmek için sabırsız, sürekli saatle yarışan ve aşırı rekabetçi A tipi kişilik özellikleri sergileyerek 'direnme' aşamasında ayakta kalmaya çalışmaktadır.

Uzmanların kısa bir süre sonra fiziksel ve ruhsal çöküntünün yaşanacağı 'tükenme' aşamasına girmesini engellemek isteyen kurum yönetiminin, stresin temel kaynağını ortadan kaldırmak için uygulaması gereken en uygun örgütsel stres yönetimi stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanların görev tanımlarını ve iş gereklerini yeniden tasarlayarak, hız ve doğruluk konusundaki çelişen beklentileri netleştirmek

Cevap

Uzmanların görev tanımlarını ve iş gereklerini yeniden tasarlayarak, hız ve doğruluk konusundaki çelişen beklentileri netleştirmek
Doğru yanıt, kurum yönetiminin stresin temel kaynağına (rol çatışmasına) müdahale etmesini sağlayan seçenektir. Rol çatışması, çalışandan birbiriyle çelişen taleplerde bulunulmasından kaynaklanır. Bu sorunu kökünden çözmenin en etkili örgütsel stratejisi; görev tanımlarını, yetki sınırlarını ve iş süreçlerini (iş tasarımı) yeniden düzenleyerek beklentileri netleştirmektir. Bireysel stratejiler (eğitim, zaman yönetimi) sadece stresi geçici olarak hafifletir, kaynağı yok etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki stresin temel kaynağını tespit etme
Uzmanların, hız baskısı ve mevzuatın kusursuzluk talebi arasında kalması 'rol çatışması' yaratmaktadır.
Çözüm stratejisi belirlenirken sorunun kaynağının doğru tanımlanması gerekir.
2
Selye'nin Genel Uyum Sendromu ve kişilik özelliklerini analiz etme
Personel 'direnme' aşamasındadır ve zaman baskısı altında A tipi kişilik tepkileri (sabırsızlık, rekabetçilik) göstermektedir.
Eğer kök neden çözülmezse, personelin 'tükenme' (exhaustion) aşamasına geçeceği öngörülür.
3
Bireysel ve örgütsel stres yönetimi stratejilerini ayrıştırma
Zaman yönetimi, meditasyon gibi uygulamalar bireyseldir ve semptomları hedefler. Soru bizden 'örgütsel' ve 'temel kaynağı ortadan kaldıracak' bir çözüm istemektedir.
Kök neden yapısal (rol çatışması) olduğu için, çözüm de yapısal (iş tasarımı, görev tanımlarının güncellenmesi) olmalıdır.

Anahtar Kavram

Örgütsel Stres Yönetiminde Bireysel ve Örgütsel Stratejiler ile Selye'nin Genel Uyum Sendromu
Soru 78Soru

Bir devlet hastanesinde görev yapan başhekim, kalite standartlarını yükseltmek amacıyla oluşturulacak stratejik planlama komisyonuna mühendis ve tekniker kadrolarındaki personeli dahil etmemiştir. Başhekim bu kararını, 'Teknik kadrolardaki çalışanların yalnızca cihazlar, rakamlar ve somut işlemlerle ilgilendiği, insan ilişkileri ve geniş çaplı yönetsel vizyon gerektiren konularda yetersiz oldukları' düşüncesine dayandırmıştır. Oysa dışlanan personelin özlük dosyalarında, birçoğunun daha önce kalite yönetimi ve süreç iyileştirme projilerinde üstün başarı belgeleri aldığı açıkça görülmektedir.

Buna göre, başhekimin komisyon üyelerini belirlerken düştüğü algısal yanılgı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalıpyargılama (Stereotipleme)

Cevap

Başhekimin belirli bir meslek grubuna (teknik personel) yönelik genel ve kalıplaşmış inançlarını o gruptaki tüm bireylere atfetmesi nedeniyle doğru yanıt Kalıpyargılama (Stereotipleme) algısal hatasıdır.
Doğru seçenek, bir bireyi veya bireyleri ait oldukları grubun (örnekte teknik kadronun) algılanan özelliklerine dayanarak değerlendirme eğilimi olan Kalıpyargılama (Stereotipleme) kavramını içermektedir. Başhekim, teknik personelin bireysel farklılıklarını (örneğin kalite belgelerini) göz ardı ederek, tüm grubu insan ilişkilerinde yetersiz olarak kalıplaştırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki yöneticinin karar verme gerekçesini analiz etme
Yönetici, personeli bireysel yetkinliklerine veya özlük dosyalarındaki somut başarılara göre değil, 'teknik kadroda' olmalarına bağladığı genel bir inançla değerlendirmiştir.
Algısal sapmanın temel kaynağını belirlemek için değerlendirme ölçütünün ne olduğu tespit edilmelidir.
2
Tespit edilen durumu algı hataları kavramlarıyla eşleştirme
Bir bireyin, üyesi olduğu grubun (meslek, yaş, cinsiyet vb.) genel özellikleri taşıdığının varsayılması durumuna kalıpyargılama denir.
Yönetim psikolojisi literatüründeki tanımlarla vaka uyuşmazlığını test etmek.

Anahtar Kavram

Kalıpyargılama (Stereotipleme)
Soru 79Soru

Bir kamu kurumunda yatırım projeleri koordinatörü olarak atanan Hakan Bey, yürüttüğü ilk altyapı projesi planlanandan erken ve düşük maliyetle tamamlandığında bu başarıyı tamamen kendi üstün analitik becerilerine, stratejik vizyonuna ve liderlik vasıflarına bağlamıştır. Ancak bir sonraki yıl sorumluluğunu üstlendiği tesis yenileme projesi bütçeyi aşıp aylarca geciktiğinde, Hakan Bey bu başarısızlığın tek nedeninin piyasadaki ani fiyat dalgalanmaları ve ihaleyi kazanan taşeron firmanın yetersizliği olduğunu iddia etmiş, kendi planlama ve risk yönetimi eksikliklerini tamamen göz ardı etmiştir.

Buna göre, Hakan Bey'in başarılarını içsel özelliklerine, başarısızlıklarını ise tamamen dışsal faktörlere bağlama eğilimi, örgütsel davranış literatüründe yer alan algı ve atıf hatalarından hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendine hizmet eden sapma

Cevap

Kendine hizmet eden sapma (Kendine yontma hatası)
Kendine hizmet eden sapma (veya kendine yontma hatası), bireylerin elde ettikleri başarıları kendi yetenekleri, çabaları veya zekaları gibi içsel faktörlere; yaşadıkları başarısızlıkları ise şanssızlık, zor koşullar veya diğer insanların hataları gibi dışsal faktörlere atfetme eğilimidir. Vakada Hakan Bey'in erken biten projeyi kendi stratejik vizyonuna, geciken projeyi ise piyasa dalgalanmalarına ve taşeron firmaya bağlaması bu kavramın tam ve tipik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki yöneticinin kendi başarı ve başarısızlık durumlarını nasıl değerlendirdiğinin tespit edilmesi.
Yönetici, olumlu sonuçlanan projeyi kendi liderlik ve analitik becerilerine (içsel faktörler); olumsuz sonuçlanan projeyi ise piyasa koşulları ve taşeron firmaya (dışsal faktörler) bağlamaktadır.
Olaydaki atıf yönünü (içsel mi dışsal mı) belirlemek, doğru algı hatasını teşhis etmek için gereklidir.
2
Tespit edilen bu savunmacı değerlendirme şeklinin atıf kuramı literatüründeki karşılığının bulunması.
Bireylerin egolarını korumak amacıyla başarıyı sahiplenip, başarısızlığın suçunu çevreye atması durumu literatürde 'kendine hizmet eden sapma' olarak adlandırılır.
Kavramsal bilginin vaka analiziyle eşleştirilmesi.

Anahtar Kavram

Atıf Kuramında Kendine Hizmet Eden Sapma (Self-Serving Bias)
Soru 80Soru

Bir gümrük müdürlüğünde bölge amiri olan Kemal Bey, sahada görev yapan muhafaza memurlarının nöbet noktalarında dikkatli ve uyanık olmalarını sağlamak istemektedir. Kemal Bey, ne zaman denetime çıkacağı belli olmayan (bazen haftada iki kez, bazen iki haftada bir) habersiz saha ziyaretleri yapmaktadır. Bu ziyaretlerde nöbet yerinde dikkatli ve kurallara uygun şekilde görev yaptığı tespit edilen memurlar, o hafta sonu yapılması zorunlu olan ve memurlar tarafından pek sevilmeyen 'teçhizat bakım ve temizlik' nöbetinden muaf tutulmaktadır. Bu uygulamanın ardından memurların nöbet esnasındaki dikkat seviyelerinde ve kurallara uyumlarında kalıcı bir artış gözlemlenmiştir.

Örgütsel davranış disiplininde yer alan öğrenme kuramlarına göre, Kemal Bey'in uyguladığı bu yöntem ve pekiştirme tarifesi aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumsuz pekiştirme – Değişken aralıklı

Cevap

Olumsuz pekiştirme – Değişken aralıklı
Verilen senaryoda, muhafaza memurlarının dikkatli olma davranışında bir artış amaçlandığı ve bu gerçekleştiği için söz konusu uygulama bir 'pekiştirme'dir. Memurların hoşlanmadığı 'teçhizat bakım ve temizlik nöbeti' külfetinin ortadan kaldırılması (muafiyet), itici uyarıcının çekilmesi anlamına gelir ki bu da 'olumsuz pekiştirme' kavramının tam karşılığıdır. Öte yandan, pekiştiricinin (muafiyetin) sunulması personelin belli sayıda davranışına değil, amirin ne zaman yapacağı belli olmayan (bazen haftada iki, bazen iki haftada bir) habersiz denetim zamanlarına bağlanmıştır. Zaman aralığının belirsiz olması bu tarifeyi 'değişken aralıklı' yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Davranışın sonucunu (artma/azalma yönünde) belirlemek
Memurların dikkat seviyesinde ve kurallara uyumlarında kalıcı bir artış olmuştur.
Davranışın artması, yöneticinin uygulamasının bir 'ceza' değil 'pekiştirme' olduğunu netleştirir.
2
Ortama eklenen veya ortamdan çıkarılan uyarıcıyı analiz etmek
Sevilmeyen bir görev olan teçhizat bakım ve temizlik nöbeti ortamdan çıkarılmış (muaf tutulmuştur).
İstenen bir davranışı artırmak amacıyla, birey için itici (sevilmeyen) bir uyarıcının ortamdan çekilmesine 'olumsuz pekiştirme' adı verilir.
3
Pekiştirme tarifesini (zaman/oran) tespit etmek
Denetimler belirli bir davranış sayısına (oran) değil, belirsiz ve habersiz zaman aralıklarına bağlı olarak gerçekleştirilmektedir.
Denetim (ve dolayısıyla pekiştirme) zamanının belli olmaması, aralıkların değişmesi durumu 'değişken aralıklı' tarifeyi ifade eder.

Anahtar Kavram

Edimsel Koşullanmada Pekiştirme Türleri ve Tarifeleri
ÖncekiSayfa 4 / 16Sonraki
Örgütsel Davranış Alıştırma Soruları — KPSS İşletme — Sayfa 4 | Examkin