Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 soru

Soru 161Soru

Uluslararası hukukta devletin bağışıklıkları kapsamında 'yargı bağışıklığı' ve 'icra bağışıklığı' birbirinden bağımsız iki ayrı kural olarak değerlendirilmektedir.

Bir devletin, yabancı bir mahkemenin yargı yetkisini kabul ederek yargı bağışıklığından açıkça feragat etmesi durumunda, ortaya çıkan kararın zorla yerine getirilmesi (icrası) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı bağışıklığından feragat edilmesi, icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamını taşımaz; malların haczedilebilmesi için icra bağışıklığından ayrıca feragat edilmelidir.

Cevap

Yargı bağışıklığından feragat edilmesi, icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamını taşımaz; malların haczedilebilmesi için icra bağışıklığından ayrıca feragat edilmelidir.
Uluslararası hukukta devletin bağışıklıkları konusunda yerleşik kural, yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığının birbirinden bağımsız olmasıdır. Bir devletin yargı bağışıklığından feragat etmesi, zımnen icra bağışıklığından da feragat ettiği şeklinde yorumlanamaz. Mahkeme kararının o devletin malları üzerinde zorla yerine getirilebilmesi için (haciz işlemi vb.), devletin icra bağışıklığından da ayrıca ve açıkça feragat etmiş olması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel kavramları tanımla.
Yargı bağışıklığı (devletin başka bir devlet mahkemesinde yargılanamaması) ve İcra bağışıklığı (devletin mallarına el konulamaması, haczedilememesi) kavramları tespit edilir.
Uluslararası hukukta bu iki kavramın birbiriyle olan ilişkisini anlamak kuralı hatırlamayı sağlar.
2
İki kavram arasındaki bağımsızlık kuralını uygula.
Bir devlet kendi rızasıyla yabancı bir mahkemede yargılanmayı kabul etse bile (yargı yetkisini tanısa bile), bu durum aleyhine çıkacak bir kararın mallarına el konularak zorla tahsil edilmesine izin verdiği anlamına gelmez.
Egemen eşitlik ilkesi gereği, devlet mallarına yönelik icra işlemleri devletin egemenliğine daha ağır bir müdahale kabul edildiğinden, icra için 'ayrıca ve açıkça' bir feragat beyanı aranır.

Anahtar Kavram

İcra Bağışıklığının Bağımsızlığı ve Açık Feragat Kuralı
Soru 162Soru

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2002 tarihli "Tutuklama Emri" (Yerodia) davasında vurgulanan temel ilkelere göre; görevdeki bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devletin yargı yetkisinden yararlandığı bağışıklığın kapsamı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevde olduğu sürece hem resmi hem de özel nitelikteki tüm fiillerini kapsayan tam bir kişisel bağışıklığa (ratione personae) sahiptir.

Cevap

Görevdeki bir Dışişleri Bakanı, görev süresi boyunca hem resmi hem de özel tüm fiilleri için yabancı devletlerin yargı yetkisinden tam bir kişisel bağışıklığa (ratione personae) sahiptir.
Uluslararası hukukta Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı görevde bulundukları süre boyunca yabancı devletlerin yargı yetkisinden muaf tutulurlar. Bu durum 'kişisel bağışıklık' (ratione personae) olarak adlandırılır ve bu kişilerin hem resmi görevleri dolayısıyla gerçekleştirdikleri fiilleri hem de özel hayatlarındaki eylemleri kapsar. Yerodia davası kararı bu mutlaklığı açıkça teyit etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin statüsünü belirle
Dışişleri Bakanı, uluslararası hukukta 'Troyka' olarak bilinen en üst düzey temsilciler arasındadır.
Bağışıklığın türü (kişisel veya işlevsel) kişinin makamına ve görev durumuna bağlıdır.
2
Bağışıklık türünü ve süresini tespit et
Görevde olan bir Dışişleri Bakanı 'ratione personae' (kişisel) bağışıklığa sahiptir.
Yerodia davası içtihatlarına göre, bu makamdakiler görevde oldukları sürece yabancı devletlerin yargı yetkisinden tam koruma altındadır.
3
Kapsamı tanımla
Bu bağışıklık hem resmi görevleri sırasında hem de özel kapasitede yaptığı fiilleri kapsar.
Kişisel bağışıklık, makamın etkin bir şekilde temsil edilebilmesi için herhangi bir ayrım gözetmeksizin tam bir dokunulmazlık sağlar.

Anahtar Kavram

Kişisel Bağışıklık (Ratione Personae)
Tahmini Süre:45s
Soru 163Soru

X ülkesi vatandaşı olan bir bilgisayar korsanı, ikamet ettiği Y ülkesinden Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal güvenliğini doğrudan ilgilendiren gizli askeri veri tabanlarına sızarak stratejik savunma planlarını ele geçirmiştir. Bu eylemin hazırlık ve icra hareketlerinin tamamı Türkiye sınırları dışında gerçekleşmiştir.

Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, Türkiye'nin bu şahıs üzerinde ceza yargı yetkisi iddia edebilmesinin hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma (Gerçeklik) ilkesi

Cevap

Doğru yanıt, devletin yaşamsal çıkarlarına yönelik suçlarda uygulanan Koruma (Gerçeklik) ilkesidir.
Doğru yanıt olan Koruma (Gerçeklik) ilkesi, devletlerin kendi güvenliklerine, anayasal düzenlerine, resmi mühürlerine veya paralarına karşı yurt dışında yabancılar tarafından işlenen suçları yargılayabilmesine olanak tanır. Senaryoda failin yabancı olması ve fiilin yurt dışında işlenmesi mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerini devre dışı bırakırken, hedef alınan değerin doğrudan devletin 'askeri ve ulusal güvenliği' olması evrensellik veya pasif şahsiliğin değil, koruma ilkesinin uygulanmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki suçun niteliğini ve hedefini belirle.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri veri tabanlarına sızılması ve ulusal güvenliğin ihlal edilmesidir.
Yargı yetkisi kurallarını doğru uygulayabilmek için ihlal edilen hukuki değerin (devletin hayati çıkarları) tespit edilmesi gerekir.
2
Failin durumunu ve suçun işlendiği yeri analiz et.
Fail yabancı (X ülkesi vatandaşı) olup, suçu Türkiye sınırları dışında (Y ülkesinden) işlemiştir.
Mülkilik ve şahsilik ilkelerinin elenmesi için failin uyrukluğu ve mekân unsurunun netleşmesi şarttır.
3
Uluslararası hukuktaki yetki ilkelerini somut olaya uygula.
Devletin ulusal güvenlik, rejim, para gibi temel menfaatlerine yurt dışında yabancılar tarafından zarar verilmesi durumu yalnızca koruma ilkesi ile yargı yetkisi kapsamına alınabilir.
Koruma ilkesi, devletin varlığını ve hayati fonksiyonlarını diğer devletlerin sınırları içindeki eylemlere karşı koruyabilmesini sağlayan yegane hukuki araçtır.

Anahtar Kavram

Devletin Koruma Yetkisi (Koruma İlkesi)
Soru 164Soru

X Devleti'nin Sağlık Bakanlığı, Y Devleti'nde kurulu özel bir medikal şirket ile devlet hastanelerinde kullanılmak üzere tıbbi görüntüleme cihazları satın almak amacıyla bir sözleşme imzalamıştır. Ancak doğan bir uyuşmazlık üzerine medikal şirket, Y Devleti yerel mahkemelerinde X Devleti aleyhine alacak davası açmıştır. X Devleti ise "devletlerin egemen eşitliği (par in parem non habet imperium)" ilkesini gerekçe göstererek yabancı bir mahkemenin kendisini yargılayamayacağı yönünde yargı bağışıklığı ilk itirazında bulunmuştur.

Günümüz uluslararası hukukunda geçerli olan "sınırlı yargı bağışıklığı teorisi" dikkate alındığında, Y Devleti mahkemesinin bu itiraz karşısında vermesi gereken en doğru karar ve gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazı reddetmelidir; uyuşmazlık konusu olan alım-satım işlemi devletin özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği ticari bir tasarruf (acta jure gestionis) olduğundan yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Cevap

Mahkeme yargı bağışıklığı itirazını reddetmelidir, çünkü tıbbi cihaz satın alma işlemi bir devletin kamu gücü kullanarak değil, özel hukuk kişisi gibi hareket ederek yaptığı ticari bir sözleşmedir (acta jure gestionis).
Sınırlı bağışıklık teorisine göre, devletlerin yabancı mahkemeler önündeki yargı bağışıklığı mutlak değildir. Devlet, kamu gücü (imperium) kullanarak gerçekleştirdiği egemenlik tasarrufları (acta jure imperii) için muafiyet sahibiyken; özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği, piyasa koşullarında yaptığı ticari sözleşme ve tasarruflar (acta jure gestionis) için yargı bağışıklığından yararlanamaz. Bir tıbbi cihaz alım sözleşmesi doğası itibarıyla ticari bir işlemdir. Bu nedenle mahkeme yargı bağışıklığı itirazını reddetmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın maddi unsurlarının ve taraflarının tespiti.
X Devleti'nin, Y Devleti'ndeki özel bir şirketle tıbbi cihaz alım-satım sözleşmesi yaptığı ve bu sözleşmeden doğan alacak davası için Y Devleti mahkemesinde yargı bağışıklığı itirazında bulunduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığın niteliğinin belirlenmesi, uygulanacak hukuk kuralının tespiti için zorunludur.
2
Güncel uluslararası hukuk kuralının (sınırlı yargı bağışıklığı) tanınması ve çerçevesinin belirlenmesi.
Sınırlı yargı bağışıklığı kuralına göre devletlerin 'egemenlik tasarrufları' (acta jure imperii) yargıdan muafken, 'ticari tasarrufları' (acta jure gestionis) yargı bağışıklığından muaf tutulamaz.
Soru kökünde doğrudan sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin dikkate alınması istenmiştir.
3
Olaydaki devlet eyleminin hukuki tasnifinin (imperii/gestionis) yapılması.
Tıbbi cihaz satın almak, kamu hizmeti amacı taşısa da işlemin doğası gereği her özel hukuk kişisinin (örneğin özel bir hastanenin) yapabileceği türden bir ticari işlemdir. İşlemin niteliği esas alındığında bu bir acta jure gestionis (ticari tasarruf) eylemidir.
Sınırlı yargı bağışıklığında belirleyici olan işlemin nihai amacı değil, objektif hukuki niteliğidir.
4
Kuralın olaya tatbiki ve mahkemenin kararının çıkarılması.
Eylem ticari (jure gestionis) nitelikte olduğu için X Devleti bu davada yargı bağışıklığından yararlanamaz. Mahkeme ilk itirazı reddetmelidir.
Yargı bağışıklığının istisnası olan bir alanda (ticari işlem) bağışıklık iddia edilemez.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı Teorisi ve Acta Jure Imperii / Acta Jure Gestionis Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 165Soru

Fransa vatandaşı olan bir şahıs, tatil amacıyla bulunduğu Almanya sınırları içerisinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir turiste yönelik gasp ve kasten yaralama suçlarını işlemiştir. Olaydan bir süre sonra fail, başka bir amaçla Türkiye'ye giriş yaparken yakalanmış ve Türk mahkemelerinde yargılanmasına başlanmıştır.

Uluslararası hukuk kurallarına göre; suçun yabancı bir ülkede, yabancı bir fail tarafından işlenmesine rağmen, Türk mahkemelerinin salt mağdurun uyrukluğuna dayanarak yargı yetkisi iddia etmesi aşağıdaki devlet yetkisi ilkelerinden hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif şahsilik ilkesi

Cevap

Doğru cevap, mağdurun uyrukluğuna dayalı yargı yetkisini ifade eden Pasif şahsilik ilkesidir.
Pasif şahsilik ilkesi, bir devletin, yurt dışında yabancılar tarafından kendi vatandaşlarına (mağdura) karşı işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi iddia edebilmesini ifade eder. Sorudaki olayda, suç Almanya'da işlenmiş ve fail Fransız olmasına rağmen Türkiye'nin yargı yetkisi talep etmesi, tamamen mağdurun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasıyla açıklanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki suçun işlendiği yeri, failin ve mağdurun uyrukluğunu analiz et.
Suç yeri: Almanya. Failin uyrukluğu: Fransa. Mağdurun uyrukluğu: Türkiye.
Devletlerin hangi yetki kuralına dayanarak yargılama yapabileceğini belirlemek için bu üç unsurun tespiti zorunludur.
2
Türkiye'nin yargı yetkisini kullanma gerekçesini belirle.
Türkiye, suç kendi topraklarında işlenmediği (mülkilik değil) ve fail Türk vatandaşı olmadığı (aktif şahsilik değil) halde yargılama yapmaktadır. Gerekçe, mağdurun Türk vatandaşı olmasıdır.
Yargı yetkisi iddiasının hukuki dayanağını tespit etmek.
3
Mağdurun uyrukluğuna dayanan uluslararası hukuk ilkesini tanımla.
Bir devletin, yurt dışında yabancılar tarafından kendi vatandaşlarına karşı işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanması 'Pasif şahsilik ilkesi' olarak adlandırılır.
Olaydaki duruma uygun doğru kavramı bulmak.

Anahtar Kavram

Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)
Soru 166Soru

A devleti vatandaşı olan ve B devletinde yaşayan bir şahıs, B devletindeki bir posta merkezinden, G devleti vatandaşı olan bir şahsın D devletindeki iş adresine patlayıcı madde içeren bir paket göndermiştir. Paket, D devletine ulaşıp mağdur tarafından açıldığında infilak etmiş ve D devleti topraklarında ağır hasar ile can kaybına yol açmıştır. D devleti, suçun icra hareketleri başka bir ülkede başlamış olsa da hukuki ihlalin ve neticenin kendi egemenlik alanında gerçekleştiğini vurgulayarak yargı yetkisine sahip olduğunu iddia etmektedir. Buna göre D devletinin şüpheliyi yargılama talebi, uluslararası hukuktaki yetki kurallarından hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel mülkilik (Objektif ülkesellik) esası

Cevap

Nesnel mülkilik (Objektif ülkesellik) esası
Doğru yanıt olan kural, eylemin icra hareketlerinin yurt dışında (başka bir devletin egemenlik alanında) başlamasına rağmen, suçun tamamlandığı ve hukuki neticenin meydana geldiği yerin yargılamayı yapan devletin kendi toprakları olması durumunda uygulanan kuraldır. Olayda paketin yollanması B devletinde gerçekleşmiş olsa da, zararlı netice D devletinde doğduğundan D devleti yargı yetkisini nesnel mülkilik (objektif ülkesellik) esasına dayandırarak kullanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki devletlerin fail, mağdur ve fiil ile olan bağlarını tespit et.
Fail A devleti vatandaşı, mağdur G devleti vatandaşıdır. Fiil B devletinde başlamış, ancak zararlı netice (patlama) D devletinde gerçekleşmiştir.
Yargı yetkisi kuralını belirlemek için eylemin unsurlarının hangi ülkelerle temas ettiğinin haritalanması gerekir.
2
Soru kökünde yargı yetkisi iddia eden devleti ve gerekçesini belirle.
D devleti yargı yetkisi talep etmektedir ve gerekçesi neticenin kendi sınırları (egemenlik alanı) içinde doğmasıdır.
Devletin ileri sürdüğü gerekçe, doğrudan başvurulan uluslararası hukuk yetki kuralını verir.
3
Neticenin gerçekleştiği yerin temel alındığı yetki kuralını uluslararası hukuk terminolojisiyle eşleştir.
İcra hareketlerinin dışarıda başlayıp neticenin içeride bittiği senaryolarda uygulanan yetki kuralı nesnel mülkilik (objektif ülkesellik) esasıdır.
Mülkilik kendi içinde ikiye ayrılır; hareketin başladığı yer 'öznel', neticenin gerçekleştiği yer 'nesnel' boyutu oluşturur.

Anahtar Kavram

Devletin Yetkisi - Ülkesel Yetki (Sübjektif ve Objektif Mülkilik Ayrımı)
Soru 167Soru

X ülkesinde yaşanan bir iç savaş sırasında, kendi vatandaşlarına yönelik sistematik olarak insanlığa karşı suçlar işleyen ve X vatandaşı olan eski bir askerî komutan, yıllar sonra sağlık sorunları nedeniyle Y ülkesine gitmiştir. Y ülkesi makamları; söz konusu suçların kendi ülkelerinde işlenmemiş olmasına, failin veya mağdurların kendi vatandaşları olmamasına ve suçların doğrudan Y ülkesinin ulusal güvenliğini hedef almamasına rağmen komutanı tutuklamış ve uluslararası sözleşmelere dayanarak kendi iç hukuk mahkemelerinde yargılamaya başlamıştır.

Buna göre, Y ülkesinin yargı yetkisini kullanması uluslararası hukuktaki hangi ilke ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensellik ilkesi

Cevap

Evrensellik ilkesi
Soruda verilen olayda, yargılamayı yapan Y devletinin faille, mağdurla veya suçun işlendiği yerle hiçbir somut bağı (uyrukluk veya ülkesellik) bulunmamaktadır. Ayrıca suç, devletin kendi güvenliğini de doğrudan hedef almamıştır. İnsanlığa karşı suçlar, soykırım ve savaş suçları (crimes erga omnes) gibi tüm uluslararası toplumun menfaatlerini derinden ihlal eden fiillerde, faili ele geçiren devletin hiçbir bağ aramaksızın yargı yetkisini kullanabilmesi uluslararası hukukta 'evrensellik ilkesi' ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki olayda Y ülkesi ile suç, fail ve mağdur arasındaki bağları analiz et.
Suç Y ülkesinde işlenmemiştir (mülkilik yok). Fail Y vatandaşı değildir (aktif şahsilik yok). Mağdurlar Y vatandaşı değildir (pasif şahsilik yok). Suç Y devletinin güvenliğini hedef almamıştır (koruma yok).
Yargı yetkisi ilkelerini eleyebilmek için hukuki illiyet bağlarını tespit etmek gerekir.
2
Suçun niteliğini ve devletin yargılama gerekçesini değerlendir.
İşlenen suç 'insanlığa karşı suçlar' kapsamındadır. Bu tür suçlar tüm uluslararası toplumu ilgilendiren jus cogens niteliğinde ihlallerdir.
Hiçbir bağ bulunmadığı halde yargı yetkisi veren istisnai durumları belirlemek için.
3
Bağlantısız yetki kuralını uluslararası hukuk terminolojisiyle eşleştir.
Devletlerin, sırf uluslararası toplumun ortak menfaatlerini korumak adına, suçluyla hiçbir ulusal bağı olmasa da yargı yetkisi kullanmasına evrensellik ilkesi denir.
Doğru hukuki kavramı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)
Soru 168Soru

Uluslararası hukukta devletlerin ceza yargı yetkisini kullanabilmeleri çeşitli ilkelere bağlanmış olup, kural olarak yetki sınırları katı kurallarla belirlenmiştir. A ülkesi vatandaşı olan (X), B ülkesindeki ikametgahında gizli bir düzenek kurarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ait resmi soğuk damga ve gümrük mühürlerinin sahtelerini üretmiş, ayrıca Türkiye'nin ulusal güvenliğine ve mali yapısına zarar verecek nitelikte sahte devlet tahvilleri tanzim etmiştir. (X), bu yasa dışı eylemleri sırasında aynı apartmanda yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı (Y)'nin kimlik bilgilerini yasa dışı yollarla ele geçirerek onu da dolandırmış ve mağdur etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti adli makamları, olaydan haberdar olduktan sonra (X) hakkında derhal ceza soruşturması başlatmıştır.

Buna göre Türkiye'nin, failin yabancı olması ve fiillerin ülke dışında işlenmesine rağmen, olaydaki münhasıran 'sahte resmi devlet mührü üretimi ve devlet tahvili tanzimi' fiillerinden dolayı yargı yetkisi iddia etmesinin temel uluslararası hukuk dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma yetkisi (Koruma ilkesi)

Cevap

Doğru cevap, devletin kendi egemenlik alametlerini ve hayati çıkarlarını ülke dışında işlenen fiillere karşı dahi yargı yetkisi kapsamına almasını sağlayan 'Koruma yetkisi (Koruma ilkesi)'dir.
Uluslararası hukukta Koruma Yetkisi (İlkesi), bir devletin hayati menfaatlerine (ulusal güvenliği, siyasi bağımsızlığı, resmi parası, mühürleri ve devlet tahvilleri) karşı ülke dışında yabancılar tarafından işlenen suçlarda devletin yargı yetkisi kullanabilmesinin temel dayanağıdır. Olayda fail yabancı, suç yeri de yurt dışı olmasına rağmen hedef alınan değer doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik ve mali düzeni olduğu için yargı yetkisi Koruma İlkesine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki failin hukuki statüsünü ve suçun işlendiği yeri analiz etme.
Failin (X) yabancı uyruklu olduğu ve fiilin yurt dışında (B ülkesi) gerçekleştirildiği tespit edildi.
Bu tespit ile Mülkilik (suçun ülkede işlenmesi) ve Aktif Şahsilik (failin Türk olması) ilkeleri elenir.
2
Soru kökünde yöneltilen spesifik fiilin mağdurunu ve niteliğini belirleme.
Sorunun sadece 'sahte devlet mührü ve tahvili üretimi' fiiline odaklandığı, bu fiilin mağdurunun (Y) değil, doğrudan doğruya 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti' olduğu anlaşıldı.
Eğer soru (Y)'nin dolandırılmasını sorsaydı mağdurun Türk olmasından ötürü Pasif Şahsilik ilkesine gidilirdi. Ancak eylemin hedefi devlettir.
3
Devleti ve onun egemenlik haklarını (ulusal güvenlik, mali sistem, mühür vb.) hedef alan sınır ötesi yabancı fiillerine karşı işletilen uluslararası hukuk kuralını saptama.
Bu tür hayati devlet menfaatlerine karşı işlenen suçların, uluslararası hukukta özel bir koruma zırhı olan Koruma İlkesi kapsamına girdiği belirlendi.
Koruma ilkesi (Protective Principle), devletin salt kendi varlık ve temel kurumlarını hedef alan eylemleri yargılayabilmesine olanak tanır.

Anahtar Kavram

Koruma Yetkisi (Koruma İlkesi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 169Soru

Açık denizde seyretmekte olan ticari bir gemi, farklı uyrukluklara mensup silahlı bir grup tarafından ele geçirilmiş ve mürettebatı rehin alınarak deniz haydutluğu (korsanlık) eylemi gerçekleştirilmiştir. Olay bölgesine yakın konumda bulunan ve 'Omega' devletine ait olan bir savaş gemisi duruma müdahale etmiş, failleri yakalayarak kendi ülkesine intikal ettirmiştir. Omega devleti; suçun işlendiği geminin kendi bayrağını taşımamasına, faillerin veya mağdurların kendi vatandaşı olmamasına ve eylemin kendi devlet güvenliğine veya mali sistemine yönelik özel ve doğrudan bir tehdit oluşturmamasına rağmen failler hakkında kendi ulusal mahkemelerinde ceza yargılaması başlatmıştır.

Buna göre, uluslararası hukuk kuralları dikkate alındığında Omega devletinin söz konusu failleri kendi mahkemelerinde yargılayabilmesinin hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deniz haydutluğunun tüm uluslararası topluma karşı işlenmiş suçlardan kabul edilmesi temelinde evrensel yetki ilkesi

Cevap

Deniz haydutluğunun tüm uluslararası topluma karşı işlenmiş suçlardan kabul edilmesi temelinde evrensel yetki ilkesi
Doğru seçenek evrensel yetki ilkesine dayanmaktadır; çünkü uluslararası hukukta deniz haydutluğu gibi tüm uluslararası toplumun menfaatlerine zarar veren (erga omnes) çok ağır suçlarda, suçla yargılayan devlet arasında mülkilik, şahsilik veya koruma gibi klasik bağlardan hiçbiri olmasa bile yargılama yapılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki devletin yargı yetkisi için aranan bağları (ülkesel, kişisel) analiz etmek.
Omega devletinin; suçun işlendiği yer, faillerin uyruğu, mağdurların uyruğu veya devletin hayati çıkarları açısından olayla hiçbir doğrudan bağı olmadığı tespit edilmiştir.
Uluslararası hukukta yargı yetkisinin hangi kurala dayandığını belirlemek için öncelikle devlet ile suç arasındaki illiyet bağı türü aranır.
2
Hiçbir hukuki illiyet bağı bulunmadan yargı yetkisi veren istisnai ilkeyi belirlemek.
Fail, mağdur veya suç yeri ile hiçbir bağ bulunmadığı halde yargılama yapılabilmesinin yegane temeli evrensel yetki (evrensellik) ilkesidir.
Deniz haydutluğu (korsanlık) uluslararası hukukun tüm insanlığa karşı işlenmiş (hostis humani generis) saydığı suçların başında gelir ve yakalayan her devlete yargılama yetkisi verir.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)
Soru 170Soru

Kuzey Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği, uluslararası diplomatik temaslarda bulunacak üst düzey yetkililerinin yargı bağışıklıkları hakkında, Uluslararası Adalet Divanının 2002 tarihli Arrest Warrant (Yerodia) Kararı'ndaki ilkelere dayanan bir bilgi notu hazırlamaktadır. Bu bilgi notunda yetkililerin sahip olduğu kişisel (ratione personae) ve işlevsel (ratione materiae) bağışıklıkların kapsamı, süresi ve sonuçları değerlendirilmiştir.

Hazırlanan bu bilgi notunda yer alan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanından oluşan 'Trojka', görev süreleri boyunca kişisel bağışıklıktan (ratione personae) yararlanırken; görevden ayrıldıklarında bu mutlak koruma sona erer ve yalnızca görevdeyken yürüttükleri resmi fiillerine yönelik işlevsel bağışıklıkları (ratione materiae) devam eder.

Cevap

Trojka üyelerinin görevdeyken kişisel bağışıklıktan yararlandığını, görevden ayrıldıktan sonra ise yalnızca resmi eylemler için işlevsel bağışıklıklarının devam ettiğini belirten değerlendirme doğrudur.
Uluslararası hukukta Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı (Trojka), devletler arası ilişkileri kesintisiz yürütebilmeleri için görevleri süresince hem özel hem de resmi eylemlerini kapsayan mutlak bir kişisel bağışıklığa (ratione personae) sahiptir. Ancak bu görevleri sona erdiğinde, kişisel bağışıklık kalkanı kalkar. Görevden ayrılan bu yetkililer, tıpkı diğer devlet memurları gibi yalnızca görevdeyken devlet adına yaptıkları 'resmi eylemleri' kapsayan işlevsel bağışıklıktan (ratione materiae) yararlanmaya devam ederler. Bu kural, Uluslararası Adalet Divanının 2002 tarihli Arrest Warrant (Yerodia) Kararı'nın temel bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yerodia Kararı'ndaki (2002) bağışıklık rejiminin temel ilkelerini hatırlamak.
Divan; Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı'nı (Trojka) görevdeyken hem resmi hem özel işlemleri için yargıdan muaf tutmuştur (kişisel bağışıklık).
Soruda hazırlanan bilgi notunun temel dayanağı bu uluslararası içtihattır.
2
Bağışıklığın görev sonrasındaki durumunu ve cezasızlık kavramıyla ilişkisini değerlendirmek.
Görev bitince kişisel bağışıklık biter, sadece görevdeki resmi eylemler için işlevsel bağışıklık devam eder. Ayrıca bağışıklık, cezasızlık (impunity) demek değildir.
Seçeneklerdeki yanılgıları elemek ve doğru ilkeyi bulmak için bağışıklığın sınırlarının netleştirilmesi gerekir.
3
Seçenekleri analiz etmek.
Sadece görevdeyken mutlak kişisel bağışıklığın varlığını ve görev bitiminde bunun yerini sadece resmi fiiller için işlevsel bağışıklığa bıraktığını ifade eden seçenek kurallara tam uygundur.
Diğer seçenekler feragat makamı, cezasızlık yanılgısı, bağışıklığın süresi ve Trojka'nın kapsamı konularında uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır.

Anahtar Kavram

Devlet Görevlilerinin Yargı Bağışıklıkları (Kişisel ve İşlevsel)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 171Soru

M devleti vatandaşı olan bir maden şirketi yöneticileri, K devleti sınırları içinde faaliyet gösteren tesislerinden siyanürlü atıkları kasten nehre sızdırmıştır. Zehirli atıklar nehir yoluyla sınır aşarak L devletinin ülkesine ulaşmış ve L devletinin iç sularındaki tarım alanlarına büyük zarar vermiştir. L devleti yetkili makamları, 'suç teşkil eden fiilin neticesinin kendi egemenlik alanında meydana geldiğini' ve 'eylemin kendi topraklarında tamamlanmış sayıldığını' hukuki gerekçe olarak sunarak, M vatandaşı yöneticiler hakkında cezai kovuşturma başlatmıştır.

Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, L devletinin bu olayda yargı yetkisini kullanırken dayandığı temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Objektif (Nesnel) Mülkilik İlkesi

Cevap

Doğru yanıt, bir fiilin icrasının yabancı bir ülkede başlayıp neticesinin yargı yetkisi iddia eden devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda uygulanan Objektif (Nesnel) Mülkilik İlkesi'dir.
Uluslararası hukukta mülkilik (ülkesellik) ilkesi gereği bir devlet, kendi sınırları içinde işlenen suçlarda yargı yetkisine sahiptir. Sınır aşan olaylarda, hareketin başka bir ülkede icra edilmesine rağmen neticesinin (zararın) yetki iddia eden devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda 'objektif (nesnel) mülkilik ilkesi' uygulanır. Olayda L devleti tam olarak zararın kendi topraklarında doğmasını ve eylemin kendi ülkesinde tamamlanmasını gerekçe göstererek bu ilkeye dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki fiilin işlendiği yer ile neticenin gerçekleştiği yeri belirlemek.
Fiil (atıkların sızdırılması) K devletinde başlamış, netice (çevre zararı) ise L devletinde meydana gelmiştir.
Yargı yetkisinin hangi ülkeye ve hangi ilkeye ait olduğunu tespit etmek için fiilin unsurlarının coğrafi dağılımı incelenmelidir.
2
L devletinin öne sürdüğü hukuki gerekçeyi analiz etmek.
L devleti, mağdurların uyrukluğuna (pasif şahsilik) veya sanıkların uyrukluğuna (aktif şahsilik) değil, 'neticesinin kendi egemenlik alanında meydana geldiğine' dayanmaktadır.
Devletin yetki iddiasını dayandırdığı temel hukuki argüman, uygulanacak ilkeyi doğrudan gösterir.
3
Mülkilik ilkesinin alt türlerini olayla eşleştirmek.
Fiil sınır dışında başlayıp yetki iddia eden ülkede tamamlanıyorsa veya neticesi bu ülkede doğuyorsa, bu durum 'objektif (nesnel) mülkilik' olarak adlandırılır.
Sınır aşan eylemlerde mülkilik ilkesinin doğru alt kategorisini tespit etmek, hukuki dayanağı belirlemek için şarttır.

Anahtar Kavram

Objektif Mülkilik (Nesnel Ülkesellik) İlkesi
Soru 172Soru

X Devleti, Y Devleti menşeli özel bir şirketle yaptığı ticari nitelikli bir tıbbi cihaz alım sözleşmesinde, doğabilecek uyuşmazlıklarda Y Devleti mahkemelerinin yetkili olduğunu açıkça kabul etmiştir. Çıkan uyuşmazlık sonucunda Y Devleti mahkemesi, X Devleti aleyhine tazminata hükmetmiştir. Alacaklı şirket, bu mahkeme kararını icra edebilmek için X Devleti'nin Y Devleti ülkesinde bulunan;

I. Büyükelçilik faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan banka hesapları,
II. X Devleti Merkez Bankası'na ait döviz rezervleri,
III. X Devleti'ne ait olup münhasıran ticari yolcu ve yük taşımacılığında kullanılan gemi

malvarlıklarına haciz koydurmak üzere harekete geçmiştir.

Uluslararası hukukta devletin yargı ve icra bağışıklığına ilişkin kurallar (özellikle 2004 tarihli BM Sözleşmesi ve uluslararası teamül hukuku) dikkate alındığında, bu hukuki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı bağışıklığından feragat edilmesi icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamına gelmez; ancak münhasıran ticari amaçla kullanılan gemi icra işlemine konu edilebilirken, büyükelçilik hesapları ve Merkez Bankası rezervleri gibi devlet malvarlıkları bu bağışıklıktan mutlak surette yararlanır.

Cevap

Yargı bağışıklığından feragat edilmesi icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamına gelmez; ancak münhasıran ticari amaçla kullanılan gemi icra işlemine konu edilebilirken, büyükelçilik hesapları ve Merkez Bankası rezervleri gibi devlet malvarlıkları bu bağışıklıktan mutlak surette yararlanır.
Uluslararası hukukta devletin bağışıklığı 'yargı' ve 'icra' olarak ikiye ayrılır. Bir devletin mahkeme yargı yetkisini kabul etmesi, aleyhine çıkacak kararın icrası için mallarına haciz konulmasını kabul ettiği anlamına gelmez. Ancak sınırlı bağışıklık kuralı gereği, devletin münhasıran ticari (jure gestionis) amaçla tahsis ettiği malları (olaydaki ticari gemi) üzerinde icra işlemi yapılabilir. Buna karşın, diplomatik misyonların banka hesapları ve Merkez Bankası rezervleri gibi 'özel olarak korunan' devlet malları, icra bağışıklığından mutlak şekilde yararlanmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı arasındaki ilişkiyi tespit etmek.
X Devleti'nin sözleşmede yargı yetkisini kabul etmesi (yargı bağışıklığından feragat), mallarının haczedilebileceği (icra bağışıklığından feragat) anlamına gelmez.
Uluslararası hukukta (ve 2004 BM Sözleşmesi md. 20'de) yargı bağışıklığından feragatin, icra tedbirlerinden feragati zımnen kapsamadığı kurala bağlanmıştır.
2
İcra bağışıklığının istisnalarını ticari malvarlıkları bağlamında değerlendirmek.
X Devleti'ne ait olup münhasıran ticari taşımacılıkta kullanılan gemi, icra (haciz) işlemine konu edilebilir.
Sınırlı bağışıklık teorisi uyarınca, devletin ticari faaliyetlerine (jure gestionis) tahsis ettiği ve hükümet dışı amaçlarla kullanılan malvarlıkları icra bağışıklığı zırhından yararlanamaz.
3
Özel korunan malvarlığı kategorilerini belirlemek.
Büyükelçilik hesapları ve Merkez Bankası rezervleri icra işlemine konu edilemez.
Teamül hukuku ve BM Sözleşmesi md. 21 uyarınca; diplomatik misyon malları, askeri mallar ve Merkez Bankası rezervleri devletin egemenlik yetkisi (jure imperii) kapsamında değerlendirilir ve icra bağışıklığından mutlak olarak yararlanır.

Anahtar Kavram

Devletin icra bağışıklığı, yargı ve icra feragatinin bağımsızlığı, ticari malvarlıkları istisnası ve mutlak korunan devlet malları.
Soru 173Soru

Geçmişte 'Vega' ülkesinde yaşanan iç çatışmalar sırasında belirli bir etnik gruba yönelik soykırım suçuna iştirak etmiş olan Vega vatandaşı eski bir komutan, yıllar sonra turistik amaçla 'Sirius' ülkesine giriş yaparken tespit edilmiş ve tutuklanmıştır. Sirius ülkesi savcıları, suçun kendi topraklarında işlenmemesine ve ne failin ne de mağdurların Sirius vatandaşı olmamasına rağmen, bu kişi hakkında soykırım suçundan dava açmıştır.

Sirius devletinin, fail, mağdur veya suçun işlendiği yer bakımından kendisiyle hiçbir hukuki bağı bulunmayan bu uluslararası suç üzerinde yargı yetkisi kullanması aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel yetki ilkesi

Cevap

Evrensel yetki ilkesi
Uluslararası hukukta soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve deniz haydutluğu gibi ağır ihlaller bütün uluslararası toplumu ilgilendiren suçlar (erga omnes) olarak kabul edilir. Evrensel yetki (evrensellik) ilkesi, bu tür spesifik suçlarda devletlerin; suçun nerede işlendiğine, failin veya mağdurun uyrukluğuna bakmaksızın (herhangi bir hukuki bağ aramaksızın) yargı yetkisi kullanabilmesini ifade eder. Sorudaki Sirius devleti de fail, mağdur veya ülkesel bir bağı olmamasına rağmen sırf suçun soykırım olması nedeniyle evrensel yetkiye dayanarak dava açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki suç türünü ve fail/mağdur/yer ile yargılayan devlet arasındaki bağları tespit etmek.
Suç soykırımdır. Yargılamayı yapan Sirius devleti ile suçun işlendiği yer, failin uyrukluğu veya mağdurların uyrukluğu arasında hiçbir bağlantı yoktur.
Yargı yetkisinin dayandığı ilkeyi bulmak için öncelikle olayda hangi bağların mevcut veya eksik olduğu analiz edilmelidir.
2
Uluslararası hukukta hiçbir bağ olmaksızın yargı yetkisi veren istisnai kuralı hatırlamak.
Soykırım, deniz haydutluğu ve insanlığa karşı suçlar gibi eylemler erga omnes (herkese karşı) niteliktedir ve bu suçlarda bağ aranmaksızın evrensel yetki ilkesi işletilir.
Mülkilik, aktif ve pasif şahsilik ile koruma ilkeleri belirli bir bağ gerektirdiği için olaydaki tek geçerli açıklamanın evrensel yetki olduğu kanıtlanır.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)
Soru 174Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisi kural olarak ülke sınırları ile kaim olsa da, belirli istisnai durumlarda bu yetki sınır ötesi olaylara da uzanabilmektedir. Örneğin; Alfa Devleti vatandaşı olan bir çevre mühendisinin, Beta Devleti'nin egemenlik alanında yürütülen bir endüstriyel proje sırasında yerel çevre kanunlarını ihlal eden ciddi bir suç işleyip kendi ülkesine döndüğü bir senaryoda, Alfa Devleti makamları failin kendi vatandaşı olması hususunu temel alarak yerel ceza mevzuatını işletmiş ve mühendis hakkında hukuki süreç başlatmıştır.

Buna göre Alfa Devleti'nin, fail ile arasındaki uyrukluk bağına dayanarak yurt dışında işlenen bir suç için kendi yargı erkini kullanması, uluslararası hukuktaki yargı yetkisi ilkelerinden hangisinin bir uygulamasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Aktif şahsilik ilkesi
Doğru yanıt olan aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşı olan faillerin (suçluların) ülke sınırları dışında işledikleri suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlayan uluslararası hukuk kuralıdır. Verilen senaryoda Alfa Devleti, bütünüyle sınır ötesinde (Beta Devleti'nde) gerçekleşmiş bir eyleme müdahale ederken, suçu işleyen kişinin kendi uyruğunda (vatandaşı) olması gerçeğine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki yargı yetkisini kullanan devlet ile fail/mağdur ilişkisini analiz etmek
Yargı yetkisini kullanan Alfa Devleti'dir ve yargılanan kişi doğrudan Alfa Devleti'nin vatandaşı olan faildir.
Yargı yetkisinin hangi ilkeye dayandığını bulmak için, devletin yetki iddiasını hangi bağa (suç yeri, failin uyrukluğu, mağdurun uyrukluğu, korunan menfaat) dayandırdığı tespit edilmelidir.
2
Tespit edilen ilişkiyi uluslararası hukuktaki yetki türleriyle eşleştirmek
Devletin kendi vatandaşını, yurt dışında işlediği bir suçtan dolayı kendi mahkemelerinde yargılaması durumu aktif şahsilik (kişisel yetki) ilkesiyle tanımlanır.
Pasif şahsilik mağdurun vatandaşlığına, mülkilik suçun işlendiği yere, koruma ise devletin yüksek menfaatlerine odaklanırken; olayda yargı yetkisinin belirleyicisi yegâne unsur failin Alfa Devleti vatandaşı olmasıdır.

Anahtar Kavram

Aktif Şahsilik İlkesi (Kişisel Yetki)
Soru 175Soru

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) çalışmaları ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2002 tarihli 'Tutuklama Emri (Yerodia)' kararı temelinde aşağıdaki kurgusal vaka değerlendirilmektedir:

Kordillera Devleti'nin eski Başbakanı, görev süresi bittikten iki yıl sonra komşu Okyanusya Federasyonu'nda yakalanmıştır. Okyanusya mahkemeleri eski başbakanı, hem makama gelmeden önceki bir tarihte işlediği adi bir suçtan hem de başbakanlığı döneminde tamamen 'özel kapasitesiyle' (resmi görevi dışında) karıştığı iddia edilen uluslararası bir suçtan yargılamak istemektedir. Aynı ceza dosyasında Okyanusya mahkemeleri, Kordillera Devleti'nin hâlen görevde olan mevcut Dışişleri Bakanı hakkında da ağır savaş suçları işlediği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıkarmıştır.

Bu vakadaki devlet yetkililerinin yabancı ulusal mahkemelerdeki yargı bağışıklıklarıyla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eski Başbakan, görevden ayrılmasıyla birlikte kişi yönünden bağışıklığını (ratione personae) kaybettiği için; başbakanlık öncesi fiillerinden ve görevdeyken özel kapasitesiyle işlediği fiillerden dolayı Okyanusya mahkemelerinde yargılanabilir.

Cevap

Eski Başbakanın görevden ayrılmakla kişi yönünden bağışıklığını kaybettiğini ve makam öncesi/özel fiillerinden ötürü yargılanabileceğini ifade eden seçenektir.
Doğru seçenekte belirtilen durum, uluslararası hukukta devlet yetkililerinin bağışıklıklarının süre ve kapsamına ilişkin temel ilkeyi yansıtır. Uluslararası Adalet Divanı'nın içtihatlarına göre, üst düzey devlet yetkilileri (Troika) görev süreleri boyunca kişi yönünden mutlak bağışıklığa (ratione personae) sahiptir. Ancak görevden ayrıldıklarında bu mutlak koruma kalkar. Görev sonrası sadece konu yönünden bağışıklık (ratione materiae) devam eder ki bu da yalnızca görevdeyken 'resmi kapasiteyle' yapılan eylemleri kapsar. Eski başbakanın göreve gelmeden önceki eylemleri ve görevdeyken 'özel kapasitesiyle' işlediği eylemler resmi fiil sayılamayacağı için, görev bittikten sonra bu eylemler nedeniyle yabancı mahkemelerde yargılanmasının önünde hukuki bir engel kalmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerodia (Tutuklama Emri) Kararına göre görevdeki 'Troika'nın (Devlet/Hükümet Başkanı, Dışişleri Bakanı) durumunu analiz et.
Görevdeki Dışişleri Bakanı'nın yabancı ulusal ceza mahkemeleri önünde (jus cogens ihlali iddialarında dahi) mutlak (ratione personae) bağışıklığı vardır.
Uluslararası hukukun yerleşik içtihatlarına göre, bu yetkililerin görevlerini serbestçe yerine getirebilmeleri için yabancı devlet mahkemelerinde yargılanamamaları gerekir.
2
Bağışıklık (immunity) ve Cezasızlık (impunity) ayrımını tespit et.
Bağışıklık yargılamayı engelleyen usuli bir engeldir, kişinin suçsuz olduğu veya ömür boyu cezasız kalacağı anlamına gelmez.
Kişi görevden ayrıldıktan sonra kendi ülkesinde, feragat durumunda yabancı ülkede veya uluslararası ceza mahkemelerinde yargılanabilir.
3
Eski yetkililerin görev sonrası bağışıklık durumunu (ratione materiae) değerlendir.
Görev süresi biten yetkili 'kişi yönünden' (ratione personae) bağışıklığını kaybeder. Sadece görevdeyken 'resmi sıfatla' (devlet adına) yaptığı eylemler için 'konu yönünden' (ratione materiae) bağışıklığı devam eder.
Devletin fiillerinin yargılanamaması ilkesi gereği resmi eylemler korunurken, özel hayata dair veya göreve gelmeden önceki eylemler koruma kalkanından çıkar.
4
Vakadaki Eski Başbakanın fiillerini ve yargılanabilirliğini eşleştir.
Göreve gelmeden önceki fiilleri ve görevdeyken 'özel kapasitesiyle' işlediği fiiller resmi devlet fiili olmadığı için yargılanabilir.
Ratione materiae koruması özel fiilleri kapsamadığından, eski başbakan Okyanusya mahkemelerince bu fiillerden dolayı yargılanabilir.

Anahtar Kavram

Ratione Personae ve Ratione Materiae Ayrımı ile Troika'nın Bağışıklık Kapsamı

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın 'Tutuklama Emri (Kongo/Belçika)' davası bağlamında gıyabi yargılamanın sınırlarını ve evrensel yetki ilkesini inceleyen sorular çözülmesi önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 176Soru

Alfa Devleti'nin Turizm Bakanlığı, Beta Devleti'nin başkentinde turistik turlar düzenlemek ve doğrudan bilet satışı yapmak amacıyla işlettiği ticari bir ofisin tadilatı için Beta Devleti vatandaşı olan yerel bir inşaat şirketiyle sözleşme imzalamıştır. Ancak tadilat tamamlandıktan sonra Alfa Devleti sözleşme bedelini ödemekten kaçınmıştır. Bunun üzerine inşaat şirketi, alacağını tahsil etmek amacıyla Beta Devleti mahkemelerinde Alfa Devleti aleyhine dava açmıştır. Alfa Devleti ise "egemen bir devlet olduğu" gerekçesiyle Beta Devleti mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığını ve yargı bağışıklığına sahip olduğunu iddia etmiştir.

Günümüz uluslararası hukukunda yaygın olarak kabul gören "sınırlı yargı bağışıklığı" teorisine göre, Beta Devleti mahkemesinin Alfa Devleti'nin bu itirazı karşısında aşağıdakilerden hangisine karar vermesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazın reddedilmesine; çünkü söz konusu tadilat sözleşmesi ve ofisin ticari faaliyeti, devletin özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği ticari tasarruflar (acta jure gestionis) kapsamında değerlendirilir.

Cevap

Mahkeme, Alfa Devleti'nin yargı bağışıklığı itirazını reddetmelidir çünkü sözleşme devletin egemenlik yetkilerine değil, ticari tasarruflarına (acta jure gestionis) dayanmaktadır.
Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisine göre, devletlerin uluslararası alandaki eylemleri 'egemenlik tasarrufları (acta jure imperii)' ve 'ticari tasarruflar / özel hukuk işlemleri (acta jure gestionis)' olarak ikiye ayrılır. Bir devlet, ancak kamu gücünü kullanarak yaptığı egemenlik tasarrufları nedeniyle yabancı mahkemelerin yargı yetkisinden bağışık tutulabilir. Olayda Alfa Devleti'nin ticari bir turizm ofisi işletmesi ve bu ofisin tadilatı için yerel bir şirketle sözleşme akdetmesi tamamen ticari nitelikli (acta jure gestionis) bir faaliyettir. Bu sebeple Alfa Devleti bu uyuşmazlıkta yargı bağışıklığından yararlanamaz ve mahkeme itirazı reddetmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki işlemin niteliğini (egemenlik mi yoksa ticari mi olduğunu) tespit etme.
Turizm ofisi işletmek ve tadilat için yerel şirketle sözleşme yapmak özel hukuk kapsamında ticari bir işlemdir.
Devletin bu işlemde kamu gücü kullanmadığı, sıradan bir özel hukuk süjesi gibi hareket ettiği açıktır.
2
Modern uluslararası hukuktaki 'sınırlı yargı bağışıklığı' teorisini olaya uygulama.
Sınırlı bağışıklık teorisinde ticari nitelikli işlemler (acta jure gestionis) yargı bağışıklığı kapsamı dışında tutulur.
Devletlerin ticari hayata katılımının artmasıyla birlikte adaleti sağlamak adına mutlak bağışıklıktan vazgeçilmiştir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve Acta Jure Gestionis
Soru 177Soru

(X) devleti uyruklu bir şahıs, ikamet ettiği (Y) devletinin sınırları içerisinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası ticarette kullandığı resmi gümrük tasdik mühürlerini ve devlete ait hazine tahvillerini gerçeğe aykırı şekilde düzenleyerek üçüncü ülke vatandaşlarına satmaktadır. Bu eylem neticesinde dolandırılan kişilerin tamamı yabancı uyruklu olup, suç fiilinin hiçbir aşaması Türkiye'nin egemenlik alanında gerçekleşmemiştir. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti makamları, eylemin doğrudan kendi egemenlik alametlerini ve mali itibarını hedef almasını gerekçe göstererek fail hakkında soruşturma başlatmıştır.

Bu olayda Türkiye Cumhuriyeti'nin sınır aşan ceza yargı yetkisini dayandırdığı uluslararası hukuk kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma ilkesi

Cevap

Doğru yanıt, devletin hayati menfaatlerini ve egemenlik alametlerini yurt dışındaki fiillere karşı savunan koruma ilkesidir.
Devletlerin yargı yetkisini sınırları ötesine taşıyabildiği istisnai durumlardan biri koruma ilkesidir. Bu ilke; devletin bekasını, ulusal güvenliğini, kredi ve mali sistemini (para, tahvil vb.) veya resmi mühür ve belgelerini hedef alan suçlarda, eylem nerede ve kim tarafından işlenirse işlensin ilgili devletin yargı yetkisini kullanmasına olanak tanır. Senaryoda Türkiye Cumhuriyeti'nin doğrudan resmi mühürleri ve tahvilleri hedef alındığı için yargı yetkisi bu kavrama dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçu işleyen kişinin ve mağdurların uyrukluğunu analiz et.
Fail (X) devleti vatandaşı, mağdurlar ise üçüncü ülke vatandaşlarıdır.
Vatandaşlık bağına dayalı yargı yetkisi ilkelerinin (aktif ve pasif şahsilik) elenmesi için uyrukluk tespiti şarttır.
2
Suçun işlendiği mekanı ve neticenin doğduğu yeri incele.
Suçun icrası ve neticesi tamamen (Y) devletinin sınırları içerisinde gerçekleşmiştir.
Mülkilik (ülkesellik) ve objektif mülkilik ilkelerinin uygulanabilirliğini test etmek için gereklidir.
3
Suçun hukuki konusunu ve hedef aldığı değeri belirle.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi gümrük mühürlerine ve hazine tahvillerine (devletin mali sistemine ve egemenlik alametlerine) yöneliktir.
Yargı yetkisinin istisnai kurallarından olan koruma ilkesinin ve evrensellik ilkesinin kapsamını ayırt etmek içindir.
4
Elde edilen verileri uluslararası hukukun yargı yetkisi ilkeleriyle eşleştir.
Yabancı bir failin, yurt dışında, doğrudan devletin temel mali ve idari menfaatlerine karşı işlediği suçlar koruma ilkesi kapsamındadır.
Olayın spesifik özelliklerinin tek bir hukuki ilkeyle kesin olarak örtüşmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Devletin yetkisine ilişkin ilkelerden biri olan koruma yetkisi, suçun nerede ve kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın, devletin kendi güvenliğine, parasına veya resmi mühürlerine yönelik suçlarda yargı yetkisi iddia etmesidir.
Soru 178Soru

Omega Devleti vatandaşı olan ve mühendis olarak çalışan (M), mesleki faaliyetlerini yürütmek amacıyla bulunduğu Gama Devleti'nde, yerel bir firmayı dolandırarak haksız kazanç elde etmiştir. Olayın ortaya çıkmasının ardından Omega Devleti'ne dönen (M) hakkında, dolandırıcılık eyleminin Gama Devleti'nde gerçekleşmiş olmasına rağmen, Omega Devleti adli makamlarınca ceza davası açılmıştır.

Buna göre, Omega Devleti'nin kendi vatandaşı olan (M) hakkında ceza yargılaması yapması, uluslararası hukukta yer alan aşağıdaki yetki ilkelerinden hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Doğru yanıt, failin uyrukluğuna dayalı yargı yetkisini ifade eden 'Aktif şahsilik ilkesi' seçeneğidir.
Uluslararası hukukta yargı yetkisi kural olarak ülkesel (mülki) nitelikte olmakla birlikte, bunun çeşitli istisnaları bulunmaktadır. Bunlardan biri olan 'Aktif şahsilik ilkesi' (faile göre şahsilik), bir devletin kendi vatandaşı tarafından yurt dışında işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisini kullanmasını ifade eder. Olayda Omega Devleti'nin, dolandırıcılık eyleminin Gama Devleti'nde gerçekleşmiş olmasına rağmen fail (M)'nin kendi vatandaşı olması sebebiyle yargılama yetkisini kullanması doğrudan aktif şahsilik ilkesine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki failin kimliğini ve suçun işlendiği yeri tespit et.
Fail (M) Omega Devleti vatandaşıdır. Suç ise Omega Devleti'nin sınırları dışında, Gama Devleti'nde işlenmiştir.
Yargı yetkisinin hangi esasa dayandığını bulmak için failin, mağdurun uyrukluğu ve suçun işlendiği yerin tespiti zorunludur.
2
Yargılamayı yapan devletin, fail veya suç ile olan hukuki bağını değerlendir.
Omega Devleti, yargılamayı suç kendi ülkesinde işlendiği için değil, fiili gerçekleştiren kişi kendi vatandaşı olduğu için yapmaktadır.
Devletlerin, sınırları dışındaki olaylara müdahalesi, ancak failin veya mağdurun kendi vatandaşı olması ya da devletin asli menfaatlerinin ihlal edilmesi durumlarında söz konusu olabilir.
3
Uluslararası hukuk yetki kuralları arasından doğru ilkeyi belirle.
Yargı yetkisinin failin vatandaşlığına dayandırılması 'Aktif şahsilik ilkesi' olarak nitelendirilir.
Pasif şahsilik mağdurun vatandaşlığını, aktif şahsilik ise suç işleyen kişinin (failin) vatandaşlığını esas alır.

Anahtar Kavram

Bir devletin, yurt dışında suç işleyen kendi uyruğundaki kişileri kendi ceza kanunlarına göre yargılama yetkisine sahip olması (Aktif Şahsilik İlkesi).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 179Soru

(K) ülkesi vatandaşı olan bir şahıs, tamamen (L) ülkesinin sınırları içerisinde gizli bir tesis kurarak Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi konsolosluk mühürlerini, diplomatik vizelerini ve pasaportlarını büyük çapta sahteleştiren bir suç ağı oluşturmuştur. Bu şahıs, yıllar sonra transit yolcu olarak Türkiye'deki bir havalimanını kullanırken yetkililerce tespit edilerek yakalanmış ve hakkında 'devletin egemenlik alametlerine ve resmi belgede sahtecilik' suçlamalarıyla Türk mahkemelerince yargılama başlatılmıştır.

Uluslararası ceza hukuku kuralları çerçevesinde, Türk mahkemelerinin failin yabancı uyruklu olmasına ve suçun yurtdışında işlenmiş olmasına rağmen, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin idari düzenini ve güvenliğini hedef alan bu fiilden dolayı yargı yetkisini kullanması aşağıdaki ilkelerden hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma (Gerçeklik) ilkesi

Cevap

Koruma (Gerçeklik) ilkesi, suçun yurtdışında bir yabancı tarafından işlenmesine rağmen, doğrudan devletin güvenliğine veya resmi mühür ve belgelerine karşı işlenmesi sebebiyle yargı yetkisi veren ilkedir.
Doğru yanıt, Koruma (Gerçeklik) ilkesidir. Uluslararası ceza hukukunda devletler, kendi sınırları dışında yabancılar tarafından işlense bile, kendi ulusal güvenliklerine, resmi paralarına, mühürlerine veya diplomatik/idari belgelerine karşı işlenen suçlarda yargı yetkisine sahiptir. Bu yetki, devletin kendi egemenlik haklarını ve temel hayati çıkarlarını koruma zorunluluğundan doğar.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun nerede işlendiğini ve failin uyruğunu belirle.
Suç, Türkiye sınırları dışında ((L) ülkesinde) işlenmiştir ve fail yabancı uyrukludur ((K) ülkesi vatandaşı).
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin elenmesi için temel olguların tespit edilmesi gerekir.
2
Suçun kime veya hangi değere karşı işlendiğini analiz et.
Suç, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi konsolosluk mühürlerine, diplomatik vizelerine ve idari düzenine (devletin kendisine) karşı işlenmiştir.
Pasif şahsilik ile koruma ilkesi arasındaki ayrımın yapılabilmesi için mağdurun niteliğinin (birey mi, devletin tüzel kişiliği mi) belirlenmesi şarttır.
3
Uluslararası hukuk yargı yetkisi ilkeleriyle bulguları eşleştir.
Devletin kendi egemenlik alametlerini, resmi mühürlerini ve parasını yurtdışında yabancılar tarafından işlenen suçlara karşı korumasını sağlayan kural 'Koruma Yetkisi (Gerçeklik İlkesi)' olarak adlandırılır.
Olayın spesifik özellikleri yalnızca bu yargı yetkisi türü ile tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Koruma Yetkisi (Koruma İlkesi)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 180Soru

Mısır'ın Luksor kentinde yürütülen uluslararası bir arkeolojik kazı çalışmaları sırasında, İtalyan uyruklu kazı başkan yardımcısı, aralarında çıkan kişisel bir husumet neticesinde kazı heyetinde görevli Türkiye Cumhuriyeti uyruklu bir arkeoloğa fiziksel saldırıda bulunarak ağır yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Saldırgan olay sonrası İtalya'ya kaçmış, Mısır makamları ise herhangi bir adli işlem başlatmamıştır. Türkiye'nin, soykırım veya deniz haydutluğu gibi evrensel nitelik taşımayan bu adi suç vakasında, mağdurun kendi vatandaşı olması gerekçesine dayanarak İtalyan fail hakkında Türk ceza mahkemelerinde yargılama yetkisi iddia etmesi, uluslararası hukukta yer alan yargı yetkisi kural ve ilkelerinden hangisinin bir tezahürüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Pasif Şahsilik İlkesi
Devletlerin, sınırları dışında ve yabancı uyruklu kişiler tarafından işlenmiş olsa dahi, sırf suçun mağduru kendi vatandaşı olduğu için ceza yargılaması yetkisi iddia etmesine uluslararası hukukta 'Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki)' ilkesi denir. Olayda Türkiye'nin İtalyan fail hakkında yetki iddia etmesinin tek hukuki dayanağı zarar gören arkeoloğun Türk uyruklu olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun nerede işlendiğini analiz et
Suç Mısır'da işlenmiştir.
Mülkilik ilkesinin (suçun işlendiği yer devletinin yetkisi) Türkiye için geçerli olmadığını tespit etmek için.
2
Suçun kime karşı işlendiğini (nitelik açısından) incele
Suç, Türkiye devletinin kendisine veya insanlığa karşı değil, kişisel bir husumet sonucu bir Türk vatandaşına (bireye) karşı işlenmiştir.
Devletin temel menfaatlerini koruyan 'Koruma ilkesi' ile tüm insanlığı ilgilendiren 'Evrensellik ilkesini' elemek için.
3
Failin ve mağdurun uyruğunu belirle
Fail İtalyan, mağdur Türk vatandaşıdır.
Failin uyruğuna dayanan Aktif Şahsilik ilkesini eleyip, mağdurun uyruğuna dayanan Pasif Şahsilik ilkesini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)
ÖncekiSayfa 9 / 15Sonraki
Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 9 | Examkin