Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 soru

Soru 141Soru

(X) devleti vatandaşı olan bir askeri görevli, (Y) devletinin sınırları içerisinde gerçekleşen bir iç çatışma sırasında sivil halka yönelik yaygın ve sistemli saldırılar (insanlığa karşı suçlar) icra etmiştir. Olaydan yıllar sonra bu kişi, söz konusu fiillerle hiçbir ilgisi bulunmayan (Z) devletine turist olarak giriş yaptığı sırada, (Z) devleti yargı makamları tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında tutuklanmıştır. (Z) devleti ile fail, mağdurlar veya suçun işlendiği yer arasında herhangi bir uyrukluk veya egemenlik bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, (Z) devletinin bu yargı yetkisini kullanırken dayandığı temel hukuki ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel Yetki İlkesi

Cevap

Evrensel Yetki İlkesi uyarınca, devletler kendi vatandaşları olmayan yabancıların, yabancı bir ülkede işlediği ve tüm uluslararası toplumu ilgilendiren ağır suçları (soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları) yargılama yetkisine sahiptir.
Evrensel yetki ilkesi, bazı suçların (deniz haydutluğu, soykırım, insanlığa karşı suçlar gibi) o kadar ağır ve uluslararası topluma karşı olduğu kabul edilir ki, failin nerede bulunduğu ve hangi uyruğa sahip olduğuna bakılmaksızın 'insanlık düşmanı' sayılarak herhangi bir devlet tarafından yargılanabilmesine imkan tanır. Senaryoda Z devletinin hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen yargılama başlatması bu ilkeye dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun niteliğini analiz etme
İşlenen fiil 'insanlığa karşı suç' olarak tanımlanmıştır.
Bu tür suçlar uluslararası hukukta 'jus cogens' niteliğindedir ve tüm devletlerin ortak çıkarını (erga omnes) ilgilendirir.
2
Devletler arasındaki bağları kontrol etme
Z devleti ile fail (X vatandaşı), yer (Y devleti) ve mağdurlar (Y vatandaşı) arasında hiçbir geleneksel bağ bulunmamaktadır.
Mülkilik veya şahsilik ilkelerinin hiçbirinin karşılanmadığını teyit etmek için bu kontrol gereklidir.
3
Uygun yetki ilkesini belirleme
Geleneksel bağlar yokken sadece suçun ağırlığına ve insanlık düşmanı (hostis humani generis) kavramına dayanan yetki, Evrensel Yetki'dir.
Uluslararası kamu düzenini koruma amacı bu ilkenin temelidir.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Universal Jurisdiction)

Daha Fazla Pratik

Deniz haydutluğu suçunun açık denizlerdeki hukuki statüsü ile evrensel yetki arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 142Soru

Yabancı bir ülke vatandaşı olan ve Türkiye Cumhuriyeti ile herhangi bir vatandaşlık bağı bulunmayan bir şahsın, kendi ülkesindeki bir atölyede Türkiye Cumhuriyeti'ne ait resmi konsolosluk mühürlerini ve soğuk damgalarını sahte olarak ürettiği tespit edilmiştir. Bu şahsın Türkiye'nin devlet vakarına ve resmi belgelerin güvenliğine yönelik bu fiili nedeniyle Türk mahkemeleri tarafından yargılanabilmesi, uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini belirleyen aşağıdaki ilkelerden hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma İlkesi

Cevap

Mühür ve damga gibi devletin egemenlik ve güvenliğini temsil eden unsurların sahteciliğine karşı kullanılan Koruma İlkesidir.
Koruma İlkesi, bir devletin kendi güvenliğini, mali yapısını veya resmi belgelerini (para, damga, mühür, pasaport) hedef alan suçlarda, failin uyruğuna veya suçun işlendiği yere bakılmaksızın yargı yetkisini kullanmasına olanak tanır. Konsolosluk mühürlerinin sahteciliği, doğrudan ilgili devletin egemenlik yetkilerine ve kamu güvenine saldırı niteliği taşıdığı için bu kapsamdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin niteliğini ve hedef aldığı unsuru belirleyin.
Fiil resmi mühür sahteciliğidir ve devletin hayati menfaatlerini (resmi belgelerin bütünlüğü) hedef almaktadır.
Yargı yetkisi belirlenirken suçun kime veya neye zarar verdiği temel ölçüttür.
2
Failin uyruğunu ve fiilin gerçekleştiği yeri kontrol edin.
Fail yabancıdır ve eylem yabancı bir devletin ülkesinde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin elenmesi için bu tespit gereklidir.
3
Uluslararası hukuk ilkeleriyle eşleştirme yapın.
Devletin güvenliği, mali sistemi ve resmi belgelerine yönelik yurt dışında işlenen suçlarda 'Koruma İlkesi' uygulanır.
Bu ilke, devletin varlığını ve temel işleyişini koruma amacına hizmet eder.

Anahtar Kavram

Koruma İlkesi: Devletlerin, kendi güvenliklerine, mali bütünlüklerine veya egemenlik haklarına (para sahteciliği, casusluk, resmi mühür sahteciliği gibi) yönelik olarak yabancılar tarafından yurt dışında işlenen suçları cezalandırma yetkisidir.

İpuçları

1
Suçun nerede işlendiğinden ziyade, hangi devletin hayati bir unsurunun (mühür, para, pasaport) zarar gördüğüne odaklanın.
2
Devletin kendi bekasını, mali güvenliğini ve resmi evraklarının güvenilirliğini yurt dışından gelen saldırılara karşı koruduğu yetkiyi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Devletin hayati menfaatleri ile insanlığın ortak menfaatleri arasındaki ayrımı pekiştirmek için 'Evrensellik İlkesi' kapsamındaki suçları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 143Soru

(A)(A) Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir kişi, sınırın diğer tarafında bulunan (B)(B) Devleti'ndeki bir yerleşim yerinin su şebekesine zarar vermek amacıyla, sınırın altından geçen bir tahliye borusuna kimyasal madde enjekte etmiştir. Söz konusu madde (B)(B) Devleti toprakları içerisindeki su dağıtım merkezine ulaşarak suyun kirlenmesine ve bölge halkının sağlığının tehlikeye girmesine neden olmuştur.

Bu olayda (B)(B) Devleti'nin, fiilin kendi ülkesinde tamamlanması veya zararlı sonucun kendi ülkesinde meydana gelmesi gerekçesiyle yargı yetkisini kullanması, uluslararası hukukta aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi
Ülkesel yetki (mülkilik) ilkesi, bir devletin kendi ülkesi sınırları içerisinde gerçekleşen eylemler üzerindeki tam yetkisini ifade eder. Suçun unsurlarının birden fazla devletin ülkesine yayıldığı 'mesafeli suçlar'da, fiilin başladığı devlet 'öznel mülkilik', fiilin tamamlandığı veya sonucun meydana geldiği devlet ise 'nesnel (objektif) mülkilik' ilkesine dayanarak yargı yetkisi kullanır. Sorudaki senaryoda zehirli madde (B) Devleti'nin ülkesinde sonuç doğurduğu için (B) Devleti'nin yetkisi nesnel mülkilik kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin gerçekleşme yerini analiz etme
Fiil (A) Devleti'nde başlamış, ancak (B) Devleti'nde tamamlanmış ve sonuç doğurmuştur.
Ülkesel yetkinin hangi ülkeyi kapsadığını belirlemek için suçun unsurlarının dağılımına bakılmalıdır.
2
Yargı yetkisi ilkesini belirleme
(B) Devleti, fiilin kendi ülkesinde neticelenmesi nedeniyle yetki kullanmaktadır.
Uluslararası hukukta (özellikle Lotus Davası prensipleri uyarınca), bir suçun unsurları birden fazla devletin ülkesine yayıldığında, sonucun doğduğu devletin yetkisi 'nesnel mülkilik' olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Ülkesel yetki (mülkilik) ilkesinin 'nesnel' ve 'öznel' görünümleri arasındaki fark.
Soru 144Soru

A Devleti’nin Tarım ve Orman Bakanlığı, B Devleti’nde yerleşik özel bir şirket ile kendi ülkesindeki tarımsal verimliliği artırmak ve çiftçilere dağıtmak amacıyla büyük miktarda gübre alımı için bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşme şartlarının yerine getirilmediği iddiasıyla B Devleti mahkemelerinde açılan tazminat davasında A Devleti, egemen bir devlet olması hasebiyle yargı bağışıklığına sahip olduğunu savunmuştur. Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören sınırlı yargı bağışıklığı (restrictiverestrictive immunityimmunity) teorisi çerçevesinde, uyuşmazlığın görüldüğü mahkemenin A Devleti’nin bu itirazını değerlendirirken esas alması gereken temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin niteliği (naturenature) itibarıyla bir özel hukuk kişisi tarafından da gerçekleştirilebilecek ticari bir tasarruf (actaacta jurejure gestionisgestionis) olup olmadığı

Cevap

Mahkemenin, işlemin niteliği itibarıyla bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek ticari bir işlem (actaacta jurejure gestionisgestionis) olup olmadığını esas alması gerekir.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi, devletin işlemlerini actaacta jurejure imperiiimperii (egemenlik tasarrufları) ve actaacta jurejure gestionisgestionis (ticari/özel hukuk tasarrufları) olarak ikiye ayırır. Bu ayrımda modern uluslararası hukukun ve 2004 BM Sözleşmesi gibi metinlerin benimsediği temel ölçüt, işlemin 'niteliği'dir (naturenature). Eğer işlem, özel bir hukuk kişisinin de yapabileceği türden bir sözleşme veya ticari faaliyet ise, devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın hukuki çerçevesini belirlemek
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uygulanmalıdır.
Modern uluslararası hukukta devletlerin ticari faaliyetleri bağışıklık kapsamı dışında tutulmaktadır.
2
İşlemin niteliği ve amacı arasındaki farkı analiz etmek
İşlemin amacı kamu yararı olsa da, niteliği bir 'satın alma sözleşmesi'dir.
Sınırlı bağışıklık teorisinde 'nitelik' kriteri, 'amaç' kriterine üstündür.
3
Bağışıklık kararını vermek
Eğer işlem özel bir şahıs tarafından da yapılabilecek bir ticari işlem ise (jurejure gestionisgestionis), devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Eşitler arasında yargılama yetkisi olmaması kuralı (parpar inin parem...parem...), sadece egemenlik tasarrufları için geçerlidir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Restrictive Immunity)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 145Soru

Uluslararası hukuk düzeninde bazı ağır suçlar, tüm insanlığa karşı işlenmiş kabul edilir. Bu tür suçlarda, suçun işlendiği yer veya suçun taraflarının uyruğu ile hiçbir bağı bulunmayan bir devletin, sadece suçun niteliği gereği uluslararası toplum adına yargılama yetkisini kullanması mümkündür.

Buna göre, devletin herhangi bir yer veya şahıs bağlantısı aramaksızın kullandığı bu yargı yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel yetki ilkesi

Cevap

Uluslararası toplum adına, yer ve kişi bağlantısı olmaksızın kullanılan yetki evrensel yetki ilkesidir.
Evrensel yetki ilkesi, suçun nerede işlendiğine veya tarafların vatandaşlığına bakılmaksızın, suçun niteliği (soykırım, insanlığa karşı suçlar, deniz haydutluğu vb.) nedeniyle her devletin yargılama yapabilmesine imkan tanır. Bu yetki kullanılırken devlet, uluslararası toplumun bir temsilcisi gibi hareket eder.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun niteliğini analiz etme
Suçun 'tüm insanlığa karşı işlenmiş' ve 'uluslararası toplumun ortak çıkarını ilgilendiren' nitelikte olduğu belirlenir.
Evrensel yetki, suçun şahıslara veya bir devlete değil, doğrudan uluslararası hukuk düzenine karşı işlendiği varsayımına dayanır.
2
Geleneksel bağlantı noktalarını kontrol etme
Suçun işlendiği yer (mülkilik), failin uyruğu (aktif şahsilik) veya mağdurun uyruğu (pasif şahsilik) gibi bağların mevcut olmadığı görülür.
Evrensel yetkiyi diğer ilkelerden ayıran en temel özellik, bu geleneksel bağların hiçbirine ihtiyaç duymamasıdır.
3
Uygun hukuk ilkesini eşleştirme
Tanımlanan durumun 'Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)' ile örtüştüğü saptanır.
Deniz haydutluğu, soykırım ve savaş suçları gibi fiiller bu yetki kapsamında değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Universal Jurisdiction)

İpuçları

1
Suçun nerede işlendiği veya kimin işlediği önemli değildir; sadece suçun çok ağır olması yeterlidir.
2
Devlet bu yetkiyi kullanırken kendi çıkarlarını değil, tüm insanlığın (uluslararası toplumun) çıkarlarını korur.

Daha Fazla Pratik

Evrensel yetki kapsamında değerlendirilen suç tiplerini (soykırım, savaş suçları vb.) gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 146Soru

Bir yabancı devletin uyruğunda bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti ile hiçbir hukuki bağı olmayan bir birey, bulunduğu üçüncü bir ülkenin sınırları içerisinde, Türk Devleti'nin yüksek menfaatlerini ilgilendiren stratejik savunma verilerinin dijital mühürlerini ve devletin resmî kripto kodlarını sahte olarak üretmiştir. Bu faaliyet, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğini ve kamu düzenini ciddi biçimde tehlikeye düşürmüştür.

Söz konusu şahsın eylemlerinin Türkiye dışında gerçekleşmesi ve failin yabancı bir ülke vatandaşı olması durumuna rağmen, Türkiye'nin bu suç üzerinde ceza yetkisi iddia edebilmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma yetkisi (ilkesi)

Cevap

Koruma yetkisi (ilkesi)
Koruma ilkesi (veya yetkisi), bir devletin millî güvenliğini, bağımsızlığını, kamu düzenini veya ekonomik çıkarlarını doğrudan tehdit eden suçlar üzerinde yargı yetkisi iddia etmesine olanak tanır. Senaryoda devletin resmî kripto kodlarının ve dijital mühürlerinin taklit edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet otoritesini ve güvenliğini hedef aldığı için bu ilke çerçevesinde değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun niteliğini analiz etmek
Suçun devletin resmî mühürlerini, kripto kodlarını ve milli güvenliğini hedef aldığı tespit edilir.
Yargı yetkisi belirlenirken korunan hukuki menfaatin türü belirleyicidir.
2
Failin ve yerin durumunu değerlendirmek
Failin yabancı olduğu ve suçun Türkiye sınırları dışında işlendiği görülür.
Geleneksel mülkilik ve şahsilik ilkelerinin bu durumda yetersiz kaldığı anlaşılır.
3
Uluslararası hukuk ilkelerini uygulamak
Devletin temel çıkarlarını korumayı amaçlayan Koruma İlkesi'nin bu şartlar altında Türkiye'ye yargı yetkisi tanıdığı sonucuna varılır.
Koruma ilkesi, yer ve vatandaşlık bağından bağımsız olarak devletin varlığını koruma hakkına dayanır.

Anahtar Kavram

Koruma ilkesi, bir devletin kendi güvenliğini, mali itibarını (para basımı gibi) veya resmî belgelerinin bütünlüğünü tehdit eden suçlar üzerinde, suç nerede işlenirse işlensin ve fail kim olursa olsun yargı yetkisi kullanabilmesidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 147Soru

Uluslararası hukukta devlet görevlilerinin sahip olduğu yargı bağışıklıkları; devletin en üst düzey temsilcilerine tanınan "kişisel bağışıklık" (ratione personae) ve tüm devlet görevlilerini kapsayan "işlevsel bağışıklık" (ratione materiae) olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu bağışıklık türlerinin kapsamı ve sürekliliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlevsel bağışıklık, devlet adına gerçekleştirilen resmi fiilleri kapsamına alır ve görevlinin görev süresi sona erse dahi bu fiiller bakımından koruma sağlamaya devam eder.

Cevap

İşlevsel bağışıklık, devlet adına gerçekleştirilen resmi fiilleri kapsamına alır ve görevlinin görev süresi sona erse dahi bu fiiller bakımından koruma sağlamaya devam eder.
İşlevsel bağışıklık (ratione materiae), devlet adına hareket eden tüm görevlilerin resmi işlemlerini korur. Bu koruma, işlem 'devlete' ait kabul edildiği için kişi görevden ayrılsa bile o resmi işlem bazında devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kişisel ve işlevsel bağışıklık tanımlarını ayırt etme.
Kişisel bağışıklık (ratione personae) kişiye ve makama bağlıyken; işlevsel bağışıklık (ratione materiae) yapılan işleme (resmi fiile) bağlıdır.
Bağışıklığın kaynağını belirlemek kapsamını anlamak için gereklidir.
2
Kapsam analizi yapma.
Kişisel bağışıklık: resmi + özel fiiller. İşlevsel bağışıklık: sadece resmi fiiller.
Hangi eylemlerin korunup hangilerinin korunmadığını belirlemek için.
3
Zamana bağlı geçerlilik durumunu inceleme.
Kişisel bağışıklık görev bitince özel fiiller için sona erer. İşlevsel bağışıklık resmi fiiller için görevden sonra da sürer.
Görev sonrasındaki hukuki statüyü belirlemek için.

Anahtar Kavram

Yargı Bağışıklığı Türleri (Ratione Personae ve Ratione Materiae)

İpuçları

1
Bağışıklığın 'kişiye mi' yoksa 'yapılan işleme mi' bağlı olduğunu düşünün.
2
Dışişleri Bakanı görevden ayrıldıktan sonra, görevdeyken yaptığı resmi bir antlaşma için mi yoksa aldığı özel bir gayrimenkul davası için mi yargılanabilir?

Daha Fazla Pratik

UAD'nin 2002 Yerodia Kararı'nda bağışıklık ile sorumluluk (impunity) arasındaki ayrımı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 148Soru

Uluslararası hukukta devletin en üst düzey temsilcileri olan 'Troyka' (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı) üyelerinin sahip olduğu yargı bağışıklıkları ile ilgili olarak; bu kişilerin görev süreleri sona erdikten sonraki hukuki durumlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev süresi dolan bir hükümet başkanı, görevdeyken 'resmî sıfatla' gerçekleştirdiği fiiller bakımından işlevsel bağışıklık (ratione materiae) kapsamında korunmaya devam ederken; özel nitelikli fiilleri için yabancı devlet mahkemeleri önünde yargılanabilir.

Cevap

Görev süresi dolan bir üst düzey yetkilinin, resmî fiilleri için işlevsel bağışıklığının devam ettiği ancak özel fiilleri için yargılanabileceği seçeneği doğrudur.
Uluslararası hukukta, devletin en üst düzey üç temsilcisi (Troyka) görev süreleri boyunca yabancı devlet mahkemeleri önünde mutlak bir kişisel bağışıklığa (ratione personae) sahiptir. Ancak bu kişiler görevden ayrıldıklarında, kişisel bağışıklıkları sona erer. Bu aşamadan sonra sadece görevdeyken gerçekleştirdikleri 'resmî fiiller' (official acts) için işlevsel bağışıklık (ratione materiae) korumasından yararlanırlar. Görevde oldukları dönemde gerçekleştirdikleri 'özel fiiller' (private acts) ise artık yargılama engeline takılmaz ve yabancı mahkemeler bu fiiller üzerinden işlem yapabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kişisel ve işlevsel bağışıklık ayrımını yapın.
Kişisel bağışıklık (ratione personae) makama bağlıdır ve görevle biter; işlevsel bağışıklık (ratione materiae) fiilin niteliğine bağlıdır ve görevden sonra da resmî fiiller için sürer.
Bağışıklık türlerinin zamansal ve içeriksel sınırlarını belirlemek sorunun çözüm anahtarıdır.
2
Yerodia (2002) kararı prensiplerini uygulayın.
Dışişleri bakanı gibi 'Troyka' üyeleri görevdeyken tam dokunulmazdır; ancak görevden ayrılınca özel fiilleri için yabancı mahkemelerce yargılanabilirler.
Uluslararası Adalet Divanı'nın yerleşik içtihadı bu ayrımı esas almaktadır.

Anahtar Kavram

Troyka üyeleri görevden ayrıldıktan sonra 'ratione personae' bağışıklığını kaybeder, ancak resmî fiilleri için 'ratione materiae' bağışıklığından yararlanmaya devam ederler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 149Soru

Türkiye Cumhuriyeti ile herhangi bir uyrukluk ilişkisi bulunmayan bir yabancı şahsın, kendi ülkesindeki bir atölyede Türk kamu kurumlarına ait resmi soğuk mühürleri ve damgaları taklit ederek sahte resmi evraklar düzenlediği saptanmıştır. Bu eylemle doğrudan Türk devletinin idari otoritesinin ve egemenlik sembollerinin hedef alınması nedeniyle, Türkiye'nin bu şahıs üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlayan temel uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma ilkesi

Cevap

Koruma ilkesi, devletin hayati menfaatlerini (güvenlik, para, resmi mühürler vb.) korumak amacıyla yurt dışında yabancılarca işlenen suçlara karşı yargı yetkisi tanır.
Doğru seçenek olan koruma ilkesi, bir devletin kendi güvenliğini, mali yapısını veya idari otoritesini (mühür, damga, resmi belge) tehdit eden eylemler yurt dışında bir yabancı tarafından işlense dahi o devletin yargı yetkisi kullanmasına izin verir. Soruda belirtilen resmi mühürlerin sahtelenmesi doğrudan devletin egemenlik sembollerine saldırı niteliği taşıdığından bu ilke kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Failin ve yerin tespit edilmesi
Failin yabancı olduğu ve suçun Türkiye dışındaki bir ülkede işlendiği belirlenmiştir.
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin elenmesi için bu tespit gereklidir.
2
Suçun konusunun ve hedefinin analiz edilmesi
Suçun hedefinin Türk devletine ait resmi mühürlerin ve damgaların taklit edilmesi olduğu görülmektedir.
Resmi mühürler devletin egemenlik ve idari otoritesini temsil eden, devletin temel menfaatleri kapsamındaki unsurlardır.
3
İlgili yetki ilkesinin belirlenmesi
Devletin temel çıkarlarına yönelik bu tür saldırılarda 'Koruma İlkesi' uyarınca yargı yetkisi doğar.
Koruma ilkesi, suçun yeri ve failin milliyetine bakılmaksızın devletin kendi varlığını ve itibarını korumasına imkan verir.

Anahtar Kavram

Koruma İlkesi (Protective Principle)

Daha Fazla Pratik

Devletin para sahteciliği ve casusluk gibi suçlardaki yetkisini Türk Ceza Kanunu Madde 13 çerçevesinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 150Soru

A Devleti, B Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren özel bir tersane ile sahil güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere çok amaçlı bir geminin inşası için piyasa şartlarında bir sözleşme akdetmiştir. Sözleşmede olası uyuşmazlıklarda B Devleti hukukunun uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Ödeme konusundaki bir ihtilaf nedeniyle B Devleti mahkemesinde açılan davada A Devleti, geminin kamu hizmetine tahsis edileceğini belirterek yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur.

Günümüz uluslararası teamül hukuku ve 2004 tarihli "Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi" hükümleri çerçevesinde, söz konusu işlemin "ticari" olup olmadığının belirlenmesinde aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi izlenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öncelikle işlemin hukuki niteliğine bakılmalı; ancak işlemin amacının da bu belirlemede ilgili olduğu taraflarca kararlaştırılmışsa veya mahkeme devletinin uygulaması buna izin veriyorsa amaç kriteri de dikkate alınmalıdır.

Cevap

İşlemin ticari karakterinin saptanmasında nitelik testi (nature test) birincil kriterdir; ancak taraflar anlaşmışsa veya forum devleti uygulaması gerektiriyorsa amaç testi (purpose test) de tamamlayıcı olarak kullanılabilir.
Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığına ilişkin güncel eğilim 'sınırlı bağışıklık' (restrictive immunity) teorisidir. Bu teori uyarınca devletin egemenlik yetkisine dayanmayan ticari işlemleri (jure gestionis) bağışıklık dışındadır. Bir işlemin ticari olup olmadığını belirlemek için kullanılan 'nitelik testi' (işlemin bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılıp yapılamayacağı) ve 'amaç testi' (işlemin neye hizmet ettiği) arasında, 2004 BM Sözleşmesi orta bir yol bulmuştur. Buna göre kural olarak işlemin niteliğine bakılır; ancak istisnai durumlarda (tarafların rızası veya forum devleti uygulaması) amaç kriteri de belirleyici olabilir. Doğru yaklaşım bu hiyerarşik yapıyı gözetmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin taraflarını ve hukuki mahiyetini analiz etme.
Bir devletin (A Devleti), yabancı bir özel hukuk kişisi (tersane) ile piyasa koşullarında bir gemi inşası için sözleşme yaptığı saptanır.
Yargı bağışıklığının türünü belirlemek için önce işlemin 'jure imperii' (egemenlik tasarrufu) mi yoksa 'jure gestionis' (özel hukuk tasarrufu) mi olduğu tanımlanmalıdır.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin (Restrictive Immunity) temel ilkelerini uygulama.
Ticari nitelikli işlemlerde devletlerin yargı bağışıklığından yararlanamayacağı, ancak işlemin niteliği ve amacının çeliştiği (ticari gemi vs. sahil güvenlik amacı) görülür.
Modern hukukta devletin ticari faaliyetleri egemenlik korumasından mahrum bırakılmıştır.
3
2004 tarihli BM Sözleşmesi'nin Madde 2/2 hükmündeki hiyerarşik testi değerlendirme.
Sözleşmenin, bir işlemin ticari olup olmadığına karar verirken öncelikle işlemin niteliğine (nature) bakılmasını, ancak tarafların anlaşması veya forum devletinin uygulaması halinde amacın (purpose) da dikkate alınabileceğini öngördüğü saptanır.
Bu 'hibrit yaklaşım', gelişmiş devletlerin 'nitelik' vurgusu ile gelişmekte olan devletlerin 'amaç' vurgusu arasındaki uluslararası uzlaşmayı temsil eder.
4
Olaydaki spesifik şartlar ışığında bağışıklık itirazının sonucunu belirleme.
Mahkeme, eğer özel bir anlaşma veya forum pratiği yoksa, gemi inşasının niteliği gereği ticari bir işlem olduğuna ve bağışıklık tanınmaması gerektiğine karar vermelidir.
Sınırlı bağışıklık teorisinin pratikte uygulanması bu yöndedir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığında Nitelik ve Amaç Testlerinin Hiyerarşisi

İpuçları

1
Devletin ticari faaliyetleri ile egemenlik faaliyetleri arasındaki 'jure imperii - jure gestionis' ayrımını hatırlayın.
2
Bir gemi inşası sözleşmesi doğası gereği bir özel hukuk sözleşmesidir. Peki, geminin sahil güvenlik için kullanılacak olması bu ticari niteliği tamamen siler mi?
3
2004 BM Sözleşmesi Madde 2/2'ye göre 'nitelik' kural, 'amaç' ise istisnai bir yardımcı kriterdir.

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı (immunity from execution) ile yargı bağışıklığı (immunity from jurisdiction) arasındaki farkları ve birinden feragatin diğeri için geçerli olup olmadığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 151Soru

A Devleti Savunma Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik özel bir teknoloji firması ile imzaladığı "gizli" ibareli bir sözleşme çerçevesinde, stratejik istihbarat toplama kapasitesine sahip gelişmiş bir gözetleme yazılımı satın almıştır. Sözleşme, özel hukuk hükümlerine tabi standart bir ticari alım-satım sözleşmesi olarak kurgulanmış; ancak yazılımın münhasıran A Devleti'nin milli güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılacağı açıkça belirtilmiştir. A Devleti'nin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, firma B Devleti mahkemelerinde alacak davası açmıştır.

Sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisinin güncel uluslararası hukuktaki baskın uygulama kriterleri ve 2004 tarihli Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin BM Sözleşmesi ilkeleri dikkate alındığında, B Devleti mahkemelerinin bu uyuşmazlıktaki yetkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin niteliği (bir ticari alım-satım sözleşmesi olması) esas alındığında, işlemin nihai amacı (milli güvenlik) ne olursa olsun A Devleti'nin yargı bağışıklığından yararlanamayacağı kabul edilir.

Cevap

İşlemin niteliği (bir ticari alım-satım sözleşmesi olması) esas alındığında, işlemin nihai amacı (milli güvenlik) ne olursa olsun devletin yargı bağışıklığından yararlanamayacağı kabul edilir.
Sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisinin güncel uygulamasında, bir işlemin devletin egemenlik yetkisi kapsamında mı (*acta jure imperii*) yoksa ticari bir işlem mi (*acta jure gestionis*) olduğunu belirlemek için 'işlemin niteliği' (*nature of the act*) kriteri uygulanır. Bir alım-satım sözleşmesi, bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek nitelikte bir hukuki formdur. Yazılımın milli güvenlik amacıyla kullanılacak olması işlemin 'amacını' teşkil eder; ancak bu amaç işlemin ticari niteliğini hukuken değiştirmez. Dolayısıyla, devlet ticari bir işleme taraf olduğu için yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık konusu işlemin türünü belirle.
İşlem, bir özel hukuk kişisiyle yapılan 'ticari alım-satım sözleşmesi'dir.
Yargı bağışıklığı analizinde ilk adım, işlemin hukuki karakterini saptamaktır.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinin uygulama kriterini seç.
Modern hukukta 'işlemin niteliği' (*nature of the act*) kriteri, 'işlemin amacı' (*purpose of the act*) kriterine üstündür.
Uluslararası teamül hukuku ve 2004 BM Sözleşmesi, devletlerin ticari işlemlerinde bağışıklığı niteliğe göre kısıtlar.
3
Amacın nitelik üzerindeki etkisini değerlendir.
İstihbarat veya milli güvenlik gibi 'egemen' bir amaç, işlemin 'ticari sözleşme' olma niteliğini ortadan kaldırmaz.
Bir devlet, özel bir şahsın yapabileceği bir işlemi yapıyorsa (*jure gestionis*), amacın kamu yararı olması yargı yetkisini engellemez.
4
Yargı bağışıklığı sonucuna ulaş.
A Devleti'nin yargı bağışıklığı yoktur ve B Devleti mahkemeleri davaya bakabilir.
Ticari sözleşmeler sınırlı bağışıklık teorisinin en temel istisnasını oluşturur.

Anahtar Kavram

İşlemin Niteliği Testi (Nature of the Act Test)

İpuçları

1
Devletin her işlemi egemenlik yetkisi kapsamında değildir; bazı işlemler 'ticari' (private) nitelik taşır.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde uyuşmazlığın çözümü için işlemin 'amacına' mı yoksa 'niteliğine' mi bakıldığını hatırlayın.
3
Milli güvenlik işlemin amacıdır; alım-satım sözleşmesi ise işlemin hukuki niteliğidir. Modern hukuk niteliği esas alır.

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve bir devletin ticari mallarına karşı icra takibi yapılıp yapılamayacağını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 152Soru

A Devleti, B Devleti’nde yerleşik bir özel yatırım şirketiyle akdettiği ticari bir sözleşmede, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar için B Devleti mahkemelerinin yargı yetkisini açıkça kabul etmiş ve yargı bağışıklığından (immunity from jurisdiction) feragat ettiğini beyan etmiştir. Sözleşmenin ihlali üzerine B Devleti mahkemesinde açılan dava sonucunda A Devleti tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Davacı şirket, bu kararın icrası amacıyla A Devleti'nin B Devleti sınırları içindeki bir ticari bankada bulunan ve "Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini yönetme ve para politikasını destekleme" amacıyla tahsis edildiği resmi olarak belgelenmiş nakit varlıkları üzerine haciz konulmasını talep etmiştir.

2004 tarihli "Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi" hükümleri ve genel uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, B Devleti makamlarının bu talebe karşı yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı bağışıklığından feragat, icra bağışıklığından da feragat edildiği sonucunu doğurmaz ve Merkez Bankası malları niteliği gereği egemenlik amaçlı kabul edildiğinden haciz talebi reddedilmelidir.

Cevap

Uluslararası hukukta yargı bağışıklığından feragat, icra bağışıklığından feragat edildiği anlamına gelmez; ayrıca Merkez Bankası varlıkları egemenlik amaçlı kabul edildiğinden haczedilemez.
Doğru seçenek, uluslararası hukukun iki temel kuralını sentezlemektedir: Birincisi, bir devletin yargı bağışıklığından feragat etmiş olmasının, icra önlemlerinden de feragat ettiği anlamına gelmediği (bağımsız feragat ilkesi); ikincisi ise, Merkez Bankası fonlarının uluslararası hukukta doğrudan doğruya devletin egemenlik yetkisiyle ilişkili (jure imperii) kabul edilerek özel bir koruma altında olması ve bu nedenle haczedilemeyeceğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağışıklık türleri arasındaki hukuki ayrımı yapma
Yargı bağışıklığı (davaya bakılabilmesi) ve icra bağışıklığı (kararın zorla uygulanması) iki ayrı rejimdir.
Devletlerin egemen eşitliği ilkesi gereği, bir devletin yargılama yetkisini kabul etmesi, malvarlığına el konulmasına rıza gösterdiği anlamına gelmez.
2
Feragat beyanının kapsamını analiz etme
Sözleşmedeki feragat sadece yargı yetkisiyle (jurisdiction) sınırlıdır.
Uluslararası teamül hukuku ve 2004 BM Sözleşmesi uyarınca icra aşaması için ayrıca ve açıkça feragat gereklidir.
3
Malın niteliğini ve kullanım amacını değerlendirme
Söz konusu fonlar Merkez Bankası rezerv yönetimi (jure imperii) amaçlıdır.
Merkez Bankası malları, 2004 Sözleşmesi Madde 21 uyarınca ticari olmayan amaçlarla kullanılan mallar kategorisinde sayılır ve özel koruma altındadır.
4
Hukuki sonucu belirleme
Haciz talebi reddedilmelidir.
Hem feragat eksikliği hem de malın niteliği gereği icra bağışıklığı devam etmektedir.

Anahtar Kavram

İcra bağışıklığının yargı bağışıklığından bağımsızlığı ve Merkez Bankası varlıklarının dokunulmazlığı

İpuçları

1
Bir devletin mahkemede yargılanmayı kabul etmesi, her zaman borcunu zorla ödetilmesine rıza gösterdiği anlamına gelir mi?
2
Uluslararası hukukta icra bağışıklığından feragat, yargı bağışıklığından feragatten ayrı ve açık bir işlem gerektirir.
3
Merkez Bankası varlıkları, ticari bankalarda tutulsa dahi, devletin para politikasıyla ilişkili olduğu için 'jure imperii' kapsamında korunur.

Daha Fazla Pratik

İcra bağışıklığından feragatin 'karar öncesi ihtiyati tedbirler' ile 'karar sonrası icra işlemleri' arasındaki farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 153Soru

A Devleti'nin bir kamu iktisadi teşebbüsü olan ve tüm yönetimi devlet tarafından atanan "A-Lojistik", B Devleti'nde faaliyet gösteren özel bir tersane ile A Devleti'nin deniz aşırı askeri üslerine ikmal sağlamak amacıyla kullanılacak standart kargo gemilerinin periyodik bakımı ve onarımı için uzun süreli bir hizmet sözleşmesi akdetmiştir. Sözleşmeden doğan bir alacak uyuşmazlığı nedeniyle B Devleti mahkemelerinde açılan davada A Devleti; sözleşmenin konusunun doğrudan askeri operasyonların sürekliliği ve milli savunma ile ilgili olduğunu, bu nedenle "acta jure imperii" kapsamında yargı bağışıklığından yararlanması gerektiğini savunmuştur.

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin (restrictive immunity) esas alındığı günümüz uluslararası hukuk pratiği dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkta mahkemenin izlemesi gereken hukuki yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin "askeri ikmal" gibi egemen bir amaca (purpose) hizmet etmesi, işlemin bir "gemi bakım sözleşmesi" olan ticari niteliğini (nature) değiştirmeyeceğinden; "nitelik testi" uyarınca A Devleti'nin bağışıklık talebi reddedilmelidir.

Cevap

İşlemin "askeri ikmal" gibi egemen bir amaca (purpose) hizmet etmesi, işlemin bir "gemi bakım sözleşmesi" olan ticari niteliğini (nature) değiştirmeyeceğinden; "nitelik testi" uyarınca A Devleti'nin bağışıklık talebi reddedilmelidir.
Modern uluslararası hukukta kabul gören sınırlı yargı bağışıklığı teorisine göre, devletler sadece egemenlik yetkilerini kullandıkları (acta jure imperii) işlemlerde bağışıklıktan yararlanırlar. Özel hukuk kişileri gibi hareket ettikleri ticari veya özel hukuk işlemlerinde (acta jure gestionis) bağışıklıkları yoktur. Bir işlemin niteliği belirlenirken "nitelik testi" (nature test) esas alınır. Eğer yapılan işlem (burada bir gemi bakım sözleşmesi), özel bir kişinin de piyasada yapabileceği bir işlemse, işlemin nihai amacı (askeri ikmal, milli savunma vb.) ne kadar kutsal veya egemen olursa olsun, işlem ticari kabul edilir ve devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın taraflarını ve işlemin türünü belirle.
Bir devlet kuruluşu (A-Lojistik) ile yabancı bir özel hukuk kişisi (tersane) arasında bir hizmet sözleşmesi mevcuttur.
Yargı bağışıklığı uyuşmazlıklarında işlemin tarafları ve niteliği başlangıç noktasıdır.
2
Uygulanacak teoriyi tespit et.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi (Restrictive Immunity).
Modern uluslararası hukukta devletlerin ticari faaliyetleri bağışıklık dışı tutulmaktadır.
3
Nitelik (Nature) ve Amaç (Purpose) testlerini karşılaştır.
İşlemin niteliği "ticari hizmet alımı", amacı ise "askeri ikmal"dir.
Sınırlı bağışıklıkta asıl olan işlemin niteliğidir; yani benzer bir işlemi özel bir kişi yapabilir mi sorusunun cevabıdır.
4
Bağışıklık durumuna karar ver.
İşlem "acta jure gestionis" (ticari tasarruf) sayılır, bağışıklık yoktur.
Gemi bakım sözleşmesi piyasada herkesin yapabileceği ticari bir işlemdir.

Anahtar Kavram

Nitelik Testi (Nature Test) vs. Amaç Testi (Purpose Test)

İpuçları

1
Sınırlı bağışıklık teorisinde devletin tüm faaliyetleri koruma altında değildir; 'egemenlik tasarrufu' ile 'ticari tasarruf' ayrımı yapılır.
2
Bir faaliyetin 'kamusal bir amaç' taşıması (askeri üs, enerji güvenliği vb.), o faaliyetin mahiyetini değiştirmeyebilir. Önemli olan sözleşmenin tipidir.
3
Modern hukukta 'Nitelik Testi' (Nature Test) esastır. Eğer bir işlem özel bir kişi tarafından da yapılabiliyorsa, amacı ne olursa olsun ticari kabul edilir.

Daha Fazla Pratik

Devletlerin icra (haciz) bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve sınırlı bağışıklığın icra aşamasındaki daha dar uygulamasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 154Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisinin sınırlarını belirleyen ilkelerden biri olan mülkilik ilkesi; suçun nerede işlendiği hususunda 'hareket' ve 'netice' kriterlerini esas alan iki farklı görünüme sahiptir. Bir suçun icra hareketlerinin (A) Devleti topraklarında başlaması, ancak suçun tamamlanmasının veya neticesinin (B) Devleti topraklarında gerçekleşmesi öngörülen bir durumda; (A) Devleti'nin söz konusu fiilin başlangıç aşaması üzerindeki yargı yetkisi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öznel (Subjektif) Mülkilik İlkesi

Cevap

Doğru cevap, suçun icra hareketlerinin başladığı yere dayanan Öznel (Subjektif) Mülkilik İlkesi'dir.
Mülkilik ilkesi gereğince bir devlet, kendi ülkesinde işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisine sahiptir. Sınır aşan suçlarda suçun icra hareketleri bir ülkede başlayıp neticesi başka bir ülkede gerçekleşebilir. Eğer bir devlet, suçun kendi ülkesinde 'başlaması' (icra hareketlerinin yapılması) nedeniyle yetki kullanıyorsa buna 'öznel (subjektif) mülkilik' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun nerede başladığını tespit etme.
İcra hareketlerinin (A) Devleti'nde başladığı görülmektedir.
Mülkilik ilkesinin hangi unsurunun (hareket mi netice mi) tetiklendiğini belirlemek için gereklidir.
2
Suçun tamamlandığı veya neticesinin doğduğu yeri tespit etme.
Suçun neticesinin (B) Devleti'nde gerçekleşmesi öngörülmektedir.
Öznel ve nesnel ayrımını yapabilmek için sınır aşan unsurları belirlemek gerekir.
3
Hareketin başladığı devletin yetkisini adlandırma.
Öznel (Subjektif) Mülkilik İlkesi.
Uluslararası hukuk terminolojisinde, suçun kendi ülkesinde başlayıp başka bir ülkede bittiği durumlarda, başlangıç ülkesinin yetkisi 'öznel' olarak nitelendirilir.

Anahtar Kavram

Ülkesel Yetki (Mülkilik İlkesi) - Öznel ve Nesnel Görünüm

İpuçları

1
Mülkilik ilkesi suçun nerede işlendiğine bakar. Sınır aşan durumlarda suçun başlangıç ve bitiş noktaları farklıdır.
2
Suçun başladığı (hareketin yapıldığı) yere odaklanan yaklaşım 'öznel', neticeye odaklanan ise 'nesnel'dir.

Daha Fazla Pratik

Lotus Davası'nda Fransa ve Türkiye'nin savunduğu yetki argümanlarını mülkilik ilkesinin bu iki görünümü üzerinden analiz ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 155Soru

A Devleti’nin Varlık Fonu tarafından B Devleti’ndeki bir gayrimenkul yatırım projesi için kurulan "A-Yatırım" anonim şirketi, B Devleti’ndeki bir inşaat firmasıyla yaptığı sözleşmeden doğan borçlarını ödemediği gerekçesiyle B Devleti mahkemelerinde dava edilmiştir. A Devleti, bu fonun gelirlerinin ülkedeki eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerinin finansmanında kullanıldığını ileri sürerek işlemin bir "egemenlik tasarrufu" niteliğinde olduğunu ve yargı bağışıklığına sahip olduklarını iddia etmiştir.

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin modern uygulamaları çerçevesinde, bu olaydaki bağışıklık iddiasının hukuki değerlendirmesi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin niteliği özel bir kişinin de yapabileceği bir ticari sözleşme olduğu için, gelirin kamu hizmetinde kullanılacak olması (amaç) bağışıklık tanınması için yeterli bir hukuki gerekçe oluşturmaz.

Cevap

İşlemin niteliği ticari bir sözleşme olduğu için amacın kamu hizmeti olması bağışıklık sağlamaz.
Modern uluslararası hukukta kabul gören sınırlı (restriktif) yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, devletlerin yargı bağışıklığı sadece 'acta jure imperii' (egemenlik tasarrufları) ile sınırlıdır. 'Acta jure gestionis' (özel hukuk tasarrufları) niteliğindeki ticari faaliyetlerde devletler bağışıklık zırhından yararlanamazlar. Bir inşaat sözleşmesi veya gayrimenkul yatırımı, niteliği gereği özel bir hukuk kişisinin de taraf olabileceği bir işlemdir. Bu işlemin gelirinin kamu hizmetlerinde kullanılacak olması işlemin ticari niteliğini değiştirmez; dolayısıyla nitelik testi uyarınca bağışıklık iddiası geçersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık Konusu İşlemin Analizi
Dava konusu işlem, bir gayrimenkul yatırım projesi kapsamında yapılan inşaat sözleşmesidir.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin uygulanabilmesi için işlemin türü belirlenmelidir.
2
Nitelik ve Amaç Ayrımı (Nature vs. Purpose)
İşlemin niteliği özel hukuk karakterli bir ticari sözleşmedir (acta jure gestionis); işlemin amacı ise kamu hizmeti finansmanıdır.
Devlet savunması amacın (eğitim/sağlık) nitelikten (ticari sözleşme) üstün olduğunu iddia etmektedir.
3
Modern Hukuk Kuralının Uygulanması
Günümüz uluslararası hukukunda işlemin niteliği (nature of the act) temel kriterdir. Özel bir kişinin de girebileceği hukuki ilişkilere giren devlet, yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Amacın (purpose) esas alınması, devletlerin her ticari işlemi bir egemenlik gerekçesine bağlayarak bağışıklık kazanmasına yol açacağı için reddedilmektedir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve Nitelik Testi

İpuçları

1
Devletin işleminin 'ne için' yapıldığından ziyade 'ne olduğuna' odaklanın.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde 'jure imperii' ve 'jure gestionis' ayrımını hatırlayın.
3
Bir inşaat sözleşmesi özel bir kişi tarafından da imzalanabilir mi? Eğer cevabınız evetse, bu bir özel hukuk tasarrufudur.

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve banka hesaplarının statüsünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 156Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini kullanırken başvurdukları temel ilkelerden biri olan "evrensel yetki" (evrensellik ilkesi), suçun işlendiği yer veya fail ile mağdurun vatandaşlığına bakılmaksızın, işlenen suçun niteliği gereği tüm uluslararası toplumu hedef aldığı kabul edilen durumlarda her devletin yargılama yapabilmesini ifade eder. Buna göre, aşağıdaki suç tiplerinden hangisi üzerinde evrensellik ilkesi uyarınca yargı yetkisi kullanılması, bu yetkinin doğasına ve uluslararası hukuk teamüllerine uygun düşmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin güvenliğine karşı işlenen casusluk suçları

Cevap

Devletin güvenliğine karşı işlenen casusluk suçları
Devletin güvenliğine karşı işlenen casusluk suçları, doğrudan belirli bir devletin hayati çıkarlarını ve siyasi varlığını hedef alır. Uluslararası hukukta bu tür suçlar üzerindeki yargı yetkisi, devletin kendi güvenliğini koruma hakkından doğan "koruma ilkesi" (protective principle) çerçevesinde kullanılır. Evrensellik ilkesi ise tüm insanlığın ortak vicdanını yaralayan ve herhangi bir devletle doğrudan bağlantı aranmaksızın her devletin cezalandırma hakkının bulunduğu suçlar (deniz haydutluğu, soykırım vb.) için geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
Evrensel yetki, suçun yeri veya tarafların uyruğuna bakılmaksızın, suçun "tüm insanlığın düşmanı" (hostis humani generis) tarafından işlenmesi durumunda her devletin yargı yetkisine sahip olmasıdır.
Soruda istenen 'doğaya uygunluk' kriterini anlamak için temel tanımın bilinmesi gerekir.
2
Kıyaslama Yapma
Evrensel yetki ile koruma ilkesi arasındaki farkı analiz etmek. Koruma ilkesi, devletin resmi mühürleri, parası veya güvenliği (casusluk gibi) gibi doğrudan o devlete yönelik suçları kapsar.
En sık karıştırılan iki yetki türünü ayırt etmek, doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri Değerlendirme
Deniz haydutluğu, soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçların uluslararası toplumun genel çıkarlarını zedelediği; casusluk suçunun ise spesifik bir devletin güvenliğini hedef aldığı sonucuna varılır.
Hukuki nitelendirme yaparak yanlış olanı dışlamak.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki vs. Koruma İlkesi Ayrımı

İpuçları

1
Suçun mağdurunun 'tüm insanlık' mı yoksa 'belirli bir devlet' mi olduğuna dikkat edin.
2
Casusluk, bir devletin kendi gizli bilgilerini korumasıyla ilgiliyken; deniz haydutluğu açık denizlerdeki genel güvenliği ilgilendirir.

Daha Fazla Pratik

Koruma ilkesi kapsamına giren diğer suç türlerini (sahte para basımı, devlet mühürlerinin taklidi vb.) inceleyerek evrensel yetki ile aralarındaki farkı pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 157Soru

Uluslararası hukukta devletlerin cezai yargı yetkisini (criminal jurisdiction) tesis ederken başvurduğu temel ilkelerden biri olan 'Pasif Şahsilik İlkesi' (Pasif Kişisel Yetki), devletin egemenlik haklarını kendi sınırları dışındaki olaylara teşmil etmesine olanak tanıyan 'kişisellik' esaslı bir yetki türüdür.

Buna göre, Pasif Şahsilik İlkesi'ni, failin uyrukluğuna dayanan Aktif Şahsilik İlkesi'nden (Active Personality) yapısal olarak ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı yetkisinin belirlenmesinde suçun failinin uyruğu yerine, suçtan zarar gören mağdurun uyruğunun esas alınması

Cevap

Pasif şahsilik ilkesini aktif şahsilik ilkesinden ayıran temel fark, yargı yetkisinin belirlenmesinde failin değil, suçtan zarar gören mağdurun uyruğunun esas alınmasıdır.
Pasif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşına karşı ülke dışında bir yabancı tarafından işlenen suçları yargılama yetkisini ifade eder. Bu ilkenin aktif şahsilikten temel farkı, yetkinin kaynağının 'failin uyruğu' değil, 'mağdurun uyruğu' olmasıdır. Uluslararası hukukta bu yetki genellikle ağır suçlar (terörizm, cinayet vb.) ile sınırlı tutulma eğilimindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Pasif şahsilik (mağdur merkezli) ve aktif şahsilik (fail merkezli) tanımları netleştirildi.
İki ilke arasındaki yapısal farkı bulmak için odak noktalarını (süjeleri) belirlemek gerekir.
2
Kriter Karşılaştırması
Aktif şahsilikte devlet 'kendi vatandaşının' işlediği suçu yargılarken, pasif şahsilikte 'kendi vatandaşına karşı' işlenen suçu yargılar.
Yetki kullanımının hukuki dayanağını hangi süjenin uyrukluğunun oluşturduğunu ayırt etmek esastır.
3
Seçenek Eleme
Mülkilik (yer esaslı), Koruma (devlet çıkarı esaslı) ve Evrensellik (suçun niteliği esaslı) seçenekleri elendi.
Soruda sadece şahsilik ilkeleri arasındaki fark sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Pasif şahsilik ilkesinde yargı yetkisi, suçun işlendiği yer veya failin kim olduğundan bağımsız olarak, sadece suçun mağdurunun o devletin vatandaşı olması esasına dayanır.

İpuçları

1
Kelime anlamına odaklanın: 'Pasif' olan taraf suçun faili midir yoksa mağduru mu?
2
Aktif şahsilikte devlet 'kendi vatandaşının' peşindeyken, pasif şahsilikte 'kendi vatandaşını koruma' peşindedir.
3
Cevap, yargılama yetkisinin failin kimliğine değil, kurbanın kimliğine bağlı olduğunu belirtmelidir.

Daha Fazla Pratik

Pasif şahsilik ilkesinin Lotus Davası (1927) ile olan tarihsel ilişkisini ve güncel uluslararası sözleşmelerdeki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 158Soru

(X) devleti vatandaşı olan ve (X) ordusunda üst düzey görev yapan bir subay, (X) devleti sınırları içerisinde sivil halka yönelik sistematik bir şekilde gerçekleştirilen ve uluslararası hukukta "insanlığa karşı suçlar" kapsamında değerlendirilen eylemlere katılmakla suçlanmaktadır. Söz konusu kişi, yıllar sonra emekli olup (Y) devletine yerleştiğinde, suçun mağdurları arasında (Y) vatandaşı bulunmamasına ve suç (Y) ülkesinde işlenmemiş olmasına rağmen (Y) mahkemeleri tarafından yargılanmak istenmektedir. Bu durumda (Y) devletinin, suçun niteliği gereği tüm uluslararası toplumu ilgilendirdiği gerekçesiyle kullandığı yargı yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel Yetki İlkesi

Cevap

Suçun niteliği gereği tüm uluslararası toplumu ilgilendirmesi ve geleneksel bağlar (yer, kişi) olmaksızın yargılama yapılması 'Evrensel Yetki İlkesi' ile açıklanır.
Evrensel yetki ilkesi, bazı suçların (soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, işkence) o kadar ağır kabul edilmesidir ki, bu suçları işleyenlerin dünyanın neresinde olursa olsun cezalandırılması tüm devletlerin ortak çıkarı sayılır. Senaryoda (Y) devletinin hiçbir geleneksel bağ (yer, fail, mağdur) olmaksızın yargılama başlatması, doğrudan bu ilkenin bir uygulamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki geleneksel yargı bağlantılarını analiz et.
Suç (X) ülkesinde işlenmiş (Mülkilik yok), fail (X) vatandaşı (Aktif şahsilik yok), mağdurlar (X) vatandaşı (Pasif şahsilik yok).
Yargı yetkisinin hangi özel dayanağa ihtiyaç duyduğunu belirlemek için klasik ilkeleri elemek gerekir.
2
Suçun niteliğini ve uluslararası hukuktaki statüsünü değerlendir.
İnsanlığa karşı suçlar, 'erga omnes' (herkese karşı) yükümlülükler doğuran ve 'jus cogens' niteliğindeki suçlardır.
Evrensel yetki, yalnızca korsanlık, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi en ağır suçlarda devreye girer.
3
(Y) devletinin müdahale gerekçesini belirle.
İnsanlığın ortak menfaatinin korunması ve suçluların cezasız kalmaması (impunity) ilkesi gereği (Y) devleti yetki kullanmaktadır.
Bu durum, evrensel yetkinin temel felsefesini oluşturur.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Universal Jurisdiction)

İpuçları

1
Yargılamayı yapan devlet ile suçun işlendiği yer veya kişiler arasında bir vatandaşlık bağı var mı?
2
Uluslararası hukukta 'insanlığa karşı suçlar' gibi eylemlerin tüm devletleri ilgilendiren 'erga omnes' niteliğini düşünün.
3
Hiçbir geleneksel bağlantı noktası (yer, fail, mağdur) bulunmadığı durumlarda, suçun niteliği gereği başvurulan yetki türünü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Evrensel yetki ile sıklıkla birlikte anılan 'aut dedere aut judicare' (ya iade et ya yargıla) kuralını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 159Soru

Ardıç Devleti vatandaşı olan bir siber güvenlik uzmanı, Ladin Devleti'nde bulunduğu sırada bu devletin kritik altyapı sistemlerine yönelik bir siber saldırı gerçekleştirmiş ve ardından kendi ülkesine sığınmıştır. Ladin Devleti'nin iade talebi, Ardıç Devleti tarafından 'kendi vatandaşını iade etmeme' ilkesi uyarınca reddedilmiş; ancak ilgili şahıs hakkında Ardıç Devleti mahkemelerinde, fiilin her iki ülkede de suç teşkil etmesi gerekçesiyle dava açılmıştır.

Buna göre, Ardıç Devleti'nin kendi vatandaşı tarafından yurt dışında işlenen bir suç nedeniyle yargılama yetkisi kullanması, uluslararası hukukta aşağıdaki yetki ilkelerinden hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik (kişisel yetki) ilkesi

Cevap

Ardıç Devleti'nin yargı yetkisi, failin kendi vatandaşı olması nedeniyle 'Aktif Şahsilik İlkesine' dayanmaktadır.
Aktif şahsilik (kişisel yetki) ilkesi, bir devletin kendi vatandaşları üzerinde, suçun işlendiği yer neresi olursa olsun yargı yetkisi kullanabilmesini sağlar. Senaryoda fail Ardıç Devleti vatandaşıdır ve suç Ladin Devleti'nde işlenmiştir. Ardıç Devleti'nin kendi vatandaşını iade etmeyip kendisinin yargılaması, uluslararası hukuktaki 'ya iade et ya yargıla' (aut dedere aut judicare) kuralının aktif şahsilik ilkesiyle birleşmesinden doğan tipik bir uygulamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Failin statüsünün belirlenmesi
Saldırıyı gerçekleştiren şahsın Ardıç Devleti vatandaşı olduğu tespit edilmiştir.
Uluslararası hukukta yargı yetkisinin kime karşı kullanılacağını belirlemek için fail ile devlet arasındaki hukuki bağın (uyrukluk) niteliği kritiktir.
2
Suçun işlendiği yerin analizi
Fiil Ladin Devleti sınırları içerisinde (yabancı bir ülkede) gerçekleşmiştir.
Eğer suç kendi ülkesinde işlenseydi mülkilik ilkesi geçerli olurdu; dışarıda işlendiği için kişisel yetki ilkeleri (aktif/pasif) veya koruma ilkesi değerlendirilmelidir.
3
Yargılama dayanağının tespiti
İade reddedilmiş ve 'vatandaşlık' nedeniyle yargılama başlatılmıştır (aut dedere aut judicare).
Vatandaşın iade edilmemesi durumunda devletin onu yargılama hakkı ve yükümlülüğü, failin devlete olan uyrukluk bağından, yani aktif şahsilik ilkesinden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Aktif Şahsilik İlkesi (Nationality Principle - Active)

Daha Fazla Pratik

Vatandaşın iade edilmemesi kuralının anayasal düzlemdeki etkileri ile Türk Ceza Kanunu Madde 11'deki 'yabancı ülkede vatandaş tarafından işlenen suç' hükmünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 160Soru

Uluslararası hukukta devlet görevlilerinin sahip olduğu yargı bağışıklıkları; devlet adına hareket eden kişilerin korunmasını amaçlayan "işlevsel bağışıklık" (ratione materiae) ve devletin en üst düzey temsilcilerine tanınan "kişisel bağışıklık" (ratione personae) olarak ikiye ayrılmaktadır.

Bu bağışıklık türlerinin kapsamı, süresi ve istisnaları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev süresi sona eren bir devlet görevlisinin işlevsel bağışıklığı, görevdeyken gerçekleştirdiği resmi eylemler için devam eder; ancak güncel uluslararası hukuk eğilimleri, insanlığa karşı suçlar gibi ağır uluslararası suçların bu bağışıklık kapsamında korunmadığını kabul etmektedir.

Cevap

Görev süresi dolan yetkililerin işlevsel bağışıklığı resmi fiiller için sürse de, bu koruma uluslararası ağır suçları kapsamaz.
Doğru seçenek, işlevsel bağışıklığın (ratione materiae) kalıcı niteliğini doğru tanımlarken, aynı zamanda bu bağışıklığın uluslararası ceza hukuku kapsamındaki en önemli sınırlandırmasına (uluslararası suçlar istisnası) vurgu yapmaktadır. Eski bir görevli, devlet adına yaptığı meşru resmi işlerden dolayı ömür boyu korunsa da, insanlığa karşı suçlar bu koruma kalkanının dışındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kişisel ve işlevsel bağışıklık ayrımını belirlemek.
Kişisel bağışıklık (ratione personae) sadece Troyka üyelerine (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı, Dışişleri Bakanı) tanınan, resmi-özel ayrımı yapmayan ve görev süresiyle sınırlı bir haktır. İşlevsel bağışıklık (ratione materiae) ise tüm görevlilerin resmi fiillerini kapsayan ve sürekli olan bir haktır.
Bağışıklığın türü, korumanın sınırlarını ve süresini belirler.
2
Görev süresinin bağışıklığa etkisini değerlendirmek.
Görev sona erdiğinde kişisel bağışıklık biter (ancak kişi resmi fiilleri için işlevsel bağışıklıktan yararlanmaya devam eder).
Eski bir yetkilinin hangi eylemlerinden sorumlu tutulabileceğini anlamak için bu ayrım kritiktir.
3
Uluslararası suçlar istisnasını kontrol etmek.
Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları, modern uluslararası hukukta (Pinochet içtihadı ve ILC Taslak Maddeleri) işlevsel bağışıklığın koruması dışında kalan 'resmi olmayan' veya 'bağışıklık tanınmayan' fiiller olarak görülmektedir.
Hukukun evrimleşen yapısı, ağır insan hakları ihlallerinde cezasızlığı önlemeyi amaçlar.

Anahtar Kavram

İşlevsel ve Kişisel Bağışıklık Ayrımı ve Uluslararası Suç İstisnası

İpuçları

1
Bağışıklığın kişiye mi (makama) yoksa yapılan işe mi (fiile) verildiğini düşünün.
2
Troyka üyeleri görevdeyken hem özel hem resmi işleri için korunurken, diğer görevliler sadece resmi işleri için korunur.
3
Görev bitince kişisel bağışıklık sona erer; işlevsel bağışıklık devam eder ancak uluslararası suçlar bu korumayı deler.

Daha Fazla Pratik

Pinochet davası (1998) ve Arrest Warrant (2002) kararları arasındaki farkları inceleyerek bağışıklık rejiminin gelişimini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 8 / 15Sonraki