Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü

365 soru

Soru 61Soru

AA ve BB devletleri arasında çıkan bir sınır uyuşmazlığı nedeniyle diplomatik ilişkiler kesilmiş ve taraflar arasındaki tüm doğrudan iletişim kanalları kopmuştur. Bu süreçte uyuşmazlığa taraf olmayan CC devleti, tarafları tekrar görüşme masasına oturtmak ve müzakerelerin başlaması için uygun bir zemin hazırlamak amacıyla devreye girmiştir. CC devleti, taraflara uyuşmazlığın esasına yönelik herhangi bir çözüm planı sunmamış ve müzakereler başladığında sürece aktif olarak katılmamıştır.

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları dikkate alındığında, CC devletinin üstlendiği bu rol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dostça girişim (İyiniyet hizmeti)

Cevap

Dostça girişim (İyiniyet hizmeti)
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti), diplomatik ilişkilerin kesildiği veya tarafların doğrudan görüşemediği durumlarda bir üçüncü tarafın tarafları müzakereye ikna etmesi ve uygun ortamı sağlamasıdır. Bu yöntemde üçüncü taraf çözüm önerisi sunmaz, sadece katalizör görevi görür.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın (C devleti) uyuşmazlıktaki rolünü ve müdahale düzeyini analiz etmek.
Üçüncü tarafın sadece tarafları masaya oturtmayı hedeflediği, müzakere sürecine aktif olarak dahil olmadığı ve bir çözüm planı sunmadığı görülmektedir.
Bu özellikler dostça girişimin temel karakteristiğidir.
2
Belirlenen özellikleri diğer barışçıl çözüm yolları ile karşılaştırmak.
Arabuluculukta çözüm önerisi sunulması, uzlaştırmada bir rapor hazırlanması ve tahkimde bağlayıcı bir karar verilmesi şarttır; bu senaryoda ise sadece bir araya getirme söz konusudur.
Dostça girişim, arabuluculuğun bir önceki aşaması veya daha pasif bir formudur.

Anahtar Kavram

Dostça girişimde (iyiniyet hizmeti) üçüncü tarafın rolü, uyuşmazlığın esasına karışmadan sadece tarafları iletişim kurmaya ve müzakereye teşvik etmekle sınırlıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 62Soru

AA ve BB devletleri arasında imzalanan ikili ticaret ve transit geçiş antlaşmasının uygulanmasına ilişkin ciddi bir görüş ayrılığı çıkmış ve taraflar arasındaki diplomatik kanallar tıkanmıştır. CC devleti, tarafları uyuşmazlığı görüşmek üzere kendi başkentinde bir araya getirmeyi teklif etmiş ve görüşmelerin gerçekleşebilmesi için gerekli teknik altyapıyı ve güvenli iletişim kanallarını sağlamıştır. Ancak CC devleti, bu süreçte müzakere masasına oturmayacağını ve uyuşmazlığın esasına dair taraflara herhangi bir çözüm planı veya uzlaşı formülü sunmayacağını özellikle bildirmiştir.

Buna göre, CC devletinin bu uyuşmazlığın çözümü için üstlendiği rol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dostça Girişim (İyiniyet Hizmeti)

Cevap

Dostça Girişim (İyiniyet Hizmeti) uyuşmazlık çözüm yolu, üçüncü tarafın tarafları masaya oturtması ancak çözüm önerisi sunmaması nedeniyle doğrudur.
Dostça girişimde (iyiniyet hizmeti) üçüncü tarafın görevi, birbirleriyle doğrudan görüşemeyen taraflar arasında köprü kurmak, onları masaya oturtmak veya iletişimi başlatmaktır. Üçüncü taraf müzakerelerin içeriğine müdahale etmez ve çözüm önerisi sunmaz. Senaryoda CC devletinin sadece görüşme alanı sağlaması ve çözüm planı sunmayacağını beyan etmesi bu yöntemi tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın (CC devleti) uyuşmazlıktaki müdahale düzeyini belirleyin.
CC devletinin sadece uyuşmazlık taraflarını bir araya getirdiği ve iletişim imkanı sağladığı görülmektedir.
Yöntemi belirlemek için üçüncü tarafın pasif mi yoksa aktif mi olduğunu anlamak gerekir.
2
Üçüncü tarafın çözüm önerisi sunma yetkisini kontrol edin.
CC devletinin uyuşmazlığın esasına dair herhangi bir çözüm planı sunmayacağı belirtilmiştir.
Dostça girişimi arabuluculuktan ayıran en temel fark çözüm önerisi sunulmamasıdır.
3
Bu özellikleri uluslararası hukuk literatüründeki kavramlarla eşleştirin.
Tarafları bir araya getirmekle yetinen bu pasif rol 'Dostça Girişim' (Good Offices) olarak adlandırılır.
Literatürde bu tür kolaylaştırıcı faaliyetler dostça girişim kapsamında değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Dostça girişimde üçüncü tarafın pasif rolü (sadece tarafları buluşturma) ile arabuluculuğun aktif rolü (çözüm önerisi sunma) arasındaki ayrım.

Daha Fazla Pratik

Dostça girişim ile arabuluculuk arasındaki ince çizgiyi anlamak için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin uyuşmazlıklardaki rollerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 63Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından birinde; uyuşmazlığa taraf olmayan üçüncü bir kişi, devlet veya örgüt, tarafları bir araya getirerek iletişimi sağlamanın ötesine geçer ve uyuşmazlığın esasına yönelik hukuken bağlayıcı olmayan somut çözüm önerileri sunar. Üçüncü tarafın uyuşmazlık hakkında bir çözüm planı ortaya koyması, bu yöntemi dostça girişim (iyiniyet hizmeti) usulünden ayıran en temel tekniktir.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu barışçıl çözüm yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Özellikleri verilen ve üçüncü tarafın somut çözüm önerileri sunduğu barışçıl çözüm yolu Arabuluculuktur.
Arabuluculuk yöntemi, üçüncü bir tarafın (devlet, kişi veya uluslararası örgüt) uyuşmazlığın taraflarını bir araya getirmesi ve onlara uyuşmazlığın esasına dair somut, ancak bağlayıcı olmayan çözüm önerileri sunmasıdır. Soru kökünde vurgulanan 'çözüm önerisi sunma' ve 'aktif rol', bu yöntemi dostça girişimden ayıran temel unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın rolünü analiz etme
Üçüncü tarafın sadece tarafları bir araya getirmekle kalmayıp uyuşmazlığın esasına dair somut öneriler sunduğu tespit edilir.
Bu özellik, uyuşmazlık çözüm yollarını birbirinden ayıran temel teknik kriterdir.
2
Dostça girişim ile arabuluculuk arasındaki farkı değerlendirme
Dostça girişimde çözüm önerisi sunulmadığı, arabuluculukta ise sunulduğu bilgisiyle yöntem netleştirilir.
KPSS formatında bu iki kavram arasındaki 'aktif katılım/öneri sunma' farkı sıkça sorgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Arabuluculuk yönteminde üçüncü tarafın uyuşmazlığın çözümüne yönelik aktif bir rol üstlenerek öneri getirmesi.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) "danışma görüşü" (advisory opinion) yetkisi ve bu yetkinin kullanılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi, herhangi bir hukuki mesele hakkında Divan'dan danışma görüşü talep edebilirler.

Cevap

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi'nin herhangi bir hukuki mesele hakkında Uluslararası Adalet Divanı'ndan danışma görüşü talep edebileceğini belirten ifade doğrudur.
BM Şartı'nın 96. maddesi uyarınca, BM'nin ana organlarından olan Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi, herhangi bir sınırlama olmaksızın her türlü hukuki mesele (any legal question) hakkında Divan'dan danışma görüşü isteyebilir. Bu, Divan'ın hukuki danışmanlık rolünün bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
UAD'nin iki temel fonksiyonunu ayırt edin.
Çekişmeli davalar (devletler arası, bağlayıcı) ve danışma görüşleri (organlar için, bağlayıcı olmayan).
Sorunun hangi fonksiyon üzerine kurulduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Danışma görüşü talep edebilecek özneleri belirleyin.
Genel Kurul, Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulca yetkilendirilmiş diğer BM organları ile uzmanlık kuruluşları.
Devletlerin bu prosedürde doğrudan talep yetkisi olmadığını saptamak için.
3
Organların yetki kapsamını karşılaştırın.
Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi "her türlü" hukuki konuda, diğerleri ise sadece "faaliyet alanlarında" görüş isteyebilir.
En doğru yetki tanımına ulaşmak için.

Anahtar Kavram

UAD Danışma Görüşü Yetkisi (Advisory Jurisdiction)

Daha Fazla Pratik

UAD'nin 'Seçimlik Şart' (Optional Clause) mekanizması ile danışma görüşü yetkisi arasındaki farkları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 65Soru

Birleşmiş Milletler'in temel yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yargı yetkisi ve Divan önünde taraf olma ehliyeti ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan önündeki çekişmeli davalarda (contentious cases) sadece devletler taraf olma ehliyetine sahiptir.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı önündeki çekişmeli davalarda sadece devletlerin taraf olma ehliyetine sahip olduğu ifadesi doğrudur.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 34/1. maddesi, Divan önündeki çekişmeli yargılamalarda taraf olma ehliyetini sadece devletlere tanımıştır. Uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları veya bireylerin Divan önünde davacı veya davalı olma hakkı yoktur. Bu, uluslararası hukukun klasik devlet merkezli yapısını yansıtan temel bir kuraldır.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü'nün 34. maddesinin incelenmesi
Maddede açıkça 'Divan önündeki davalarda sadece devletler taraf olabilir' hükmünün yer aldığı görülür.
Taraf ehliyetinin kapsamını belirleyen temel kural budur.
2
Yargı yetkisinin niteliğinin değerlendirilmesi
Divan'ın yargı yetkisinin kural olarak devletlerin rızasına dayandığı ve BM üyeliğinin bu rızayı kendiliğinden vermediği tespit edilir.
Zorunlu yargı yetkisinin istisnai ve 'Seçimlik Şart' (Madde 36/2) gibi mekanizmalara bağlı olduğunu anlamak gerekir.
3
Danışma görüşü ve çekişmeli yargı ayrımının yapılması
Danışma görüşlerinin sadece organlar/kuruluşlar tarafından istenebileceği, devletlerin ise sadece çekişmeli davalarda taraf olabileceği ayırt edilir.
Başvuru yolları ve süjeler arasındaki temel ayrımı netleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

UAD Taraf Ehliyeti ve Yargı Yetkisinin Niteliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'ne göre, Divan'da görülmekte olan bir davada taraflardan birinin uyruğunda bir hâkimin heyet içinde bulunması durumunda, heyette kendi uyruğunda hâkim bulunmayan tarafın sahip olduğu haklarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyette kendi uyruğunda hâkim bulunmayan taraf, dilerse kendi seçtiği bir kişiyi "hâkim-i mahsus" (ad hoc hâkim) sıfatıyla heyete dahil edebilir.

Cevap

Heyette kendi uyruğunda hâkim bulunmayan tarafın, dilerse kendi seçtiği bir kişiyi "hâkim-i mahsus" (ad hoc hâkim) sıfatıyla heyete dahil edebileceği ifadesi doğrudur.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 31. maddesine göre, taraflardan birinin uyruğunda bir hâkimin heyette yer alması durumunda, diğer tarafın da kendi seçtiği bir kişiyi (kendi uyruğunda olması şart değildir) heyete dahil etme hakkı bulunur. Bu kişiye 'hâkim-i mahsus' (ad hoc hâkim) denir ve bu hâkim, davanın esası hakkında diğer asıl hâkimlerle eşit haklara sahip olarak oy kullanır.

Adım Adım Çözüm

1
Divan heyetinin kompozisyonunu analiz et.
Normal şartlarda Divan 15 asıl hâkimden oluşur.
Uyuşmazlık taraflarının Divan'da temsil edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekir.
2
UAD Statüsü'nün 31. maddesindeki "Hâkim-i Mahsus" (Ad Hoc Hâkim) kuralını uygula.
Eğer bir tarafın uyruğunda hâkim varsa ve diğer tarafın yoksa, eksik olan tarafa bir kişi seçme hakkı tanınır.
Hukuk yargılamasında taraflar arasında silahların eşitliği ve hakkaniyetin sağlanması amaçlanır.
3
Seçilen hâkimin yetkilerini belirle.
Hâkim-i mahsus, diğer hâkimlerle tamamen eşit şartlarda oy kullanır ve müzakerelere katılır.
Ad hoc hâkimlik, geçici bir görevlendirme olsa da asıl hâkimlik statüsündeki tüm hakları içerir.

Anahtar Kavram

Hâkim-i Mahsus (Ad Hoc Hâkim) Kurumu

Daha Fazla Pratik

UAD'nin danışma görüşü (advisory opinion) yetkisinde hâkim-i mahsus atanıp atanamayacağını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 67Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "uluslararası tahkim" (hakemlik) usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakem heyeti tarafından verilen karar, uyuşmazlığın tarafları için hukuken bağlayıcıdır ve uyuşmazlığı nihai olarak sona erdirir.

Cevap

Hakem heyeti tarafından verilen karar, uyuşmazlığın tarafları için hukuken bağlayıcıdır ve uyuşmazlığı nihai olarak sona erdirir.
Tahkim, uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde tarafların rızasına dayanan ancak sonuçları itibarıyla yargısal olan bir yöntemdir. Hakemlerin verdiği karar uyuşmazlığı nihai olarak çözer ve taraflar bu karara uymakla yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Tahkimin niteliğini belirle.
Tahkim, uyuşmazlığın taraflarınca seçilen kişiler (hakemler) aracılığıyla hukuk kurallarına dayanarak çözüldüğü yargısal bir yöntemdir.
Yöntemin diplomatik mi yoksa yargısal mı olduğunu anlamak kararın bağlayıcılığını belirler.
2
Bağlayıcılık ve rıza unsurlarını analiz et.
Tahkim kararları taraflar için hukuken bağlayıcıdır (res judicata). Bu sürece girilmesi için tarafların rızası (tahkim sözleşmesi/clause compromissoire) şarttır.
Tahkimi uzlaştırmadan ayıran en temel fark kararın bağlayıcılığıdır.

Anahtar Kavram

Tahkimin Hukuki Bağlayıcılığı ve İradi Niteliği
Soru 68Soru

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) çekişmeli bir davada (contentious case) yargı yetkisini kullanabilmesi ve uyuşmazlığı esastan karara bağlayabilmesi için gereken en temel hukuki şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlığın tarafı olan devletlerin Divan'ın yargı yetkisini kabul etmiş olmaları (rıza)

Cevap

Uyuşmazlığın tarafı olan devletlerin Divan'ın yargı yetkisini kabul etmiş olmaları (rıza)
Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi devletlerin rızasına dayanır. Bu rıza; iki devletin bir araya gelip uyuşmazlığı Divan'a götürme kararı alması (tahkimname), bir antlaşmadaki yetki kaydı veya Statü'nün 36/2. maddesi uyarınca yapılan tek taraflı beyanlar (seçimlik şart) ile verilebilir. Rıza olmaksızın Divan uyuşmazlığı esastan inceleyemez.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yargı yetkisinin hukuki niteliğini belirleyin.
UAD yargı yetkisi 'ihtiyari' (optional) niteliktedir.
Devletlerin egemen eşitliği ilkesi gereği, rızaları olmaksızın yargılanamazlar.
2
Divan önündeki davaların açılabilmesi için gereken usulü değerlendirin.
Taraflar ya özel bir anlaşma (tahkimname) ile ya da önceden yaptıkları beyanlarla (seçimlik şart) yetkiyi kabul etmelidir.
Rıza, Divan'ın davayı esastan inceleyebilmesi için bir ön koşuldur.

Anahtar Kavram

UAD Yargı Yetkisinin İhtiyari (Rızai) Niteliği

Daha Fazla Pratik

UAD'nin 'Seçimlik Şart' (Optional Clause) mekanizması ile danışma görüşü isteme yetkisine sahip organları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan 'tahkim' (hakemlik) müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahkim yoluna başvurulabilmesi için tarafların bu yöndeki rızalarını gösteren bir tahkim sözleşmesi (compromis) yapmaları ve uyuşmazlığın sınırlarını belirlemeleri esastır.

Cevap

Uluslararası tahkim, tarafların rızasına dayanan ve bir tahkim sözleşmesi (compromis) ile yetki sınırları çizilen, sonucunda hukuken bağlayıcı bir karar verilen yargısal çözüm yoludur.
Tahkimin uluslararası hukukta işleyebilmesi için tarafların uyuşmazlığı bir hakem heyetine götürme konusunda rıza göstermeleri gerekir. Bu rıza ve uyuşmazlığın çerçevesi 'compromis' adı verilen bir sözleşme ile belirlenir. Bu sözleşme, hakemlerin uyuşmazlığı çözme yetkisinin hukuki temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Çözüm yönteminin niteliğini belirle
Yargısal çözüm yolu
Tahkim, uyuşmazlığı hukuk kurallarına göre (veya rıza ile hakkaniyete göre) bağlayıcı bir karara bağladığı için yargısal bir yoldur.
2
Rıza ve yetki belgesini kontrol et
Tahkim Sözleşmesi (Compromis)
Devletlerin yargı yetkisini kabul etmesi rızaya dayalıdır ve bu rıza tahkim sözleşmesi ile somutlaşır.
3
Kararın bağlayıcılığını değerlendir
Hukuken bağlayıcı
Tahkim kararını uzlaştırmadan ayıran en temel fark kararın taraflar için kesin ve bağlayıcı olmasıdır.

Anahtar Kavram

Tahkimin rızai ve bağlayıcı niteliği

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) zorunlu yargı yetkisi ile tahkim arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "tahkim" (hakemlik) usulünü; arabuluculuk, uzlaştırma ve dostça girişim gibi siyasi/diplomatik çözüm yollarından ayıran en temel hukuki özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakem heyeti tarafından verilen kararın uyuşmazlığın tarafları için hukuken bağlayıcı olması

Cevap

Hakem heyeti tarafından verilen kararın uyuşmazlığın tarafları için hukuken bağlayıcı olması
Uluslararası tahkim (hakemlik), uyuşmazlığın tarafları tarafından kabul edilen bir 'Tahkim Sözleşmesi' (Compromis) uyarınca yürütülür ve bu sürecin sonunda verilen hakem kararı taraflar için hukuken bağlayıcıdır. Bu bağlayıcılık, tahkimi arabuluculuk ve uzlaştırma gibi tavsiye niteliğinde sonuç doğuran diplomatik yöntemlerden ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahkim (hakemlik) kavramının tanımını hatırla.
Tahkim, uyuşmazlığın taraflarca seçilen hakemler tarafından hukuki bir karara bağlanmasıdır.
Yöntemin doğasını belirlemek için tanım esastır.
2
Tahkim ile diğer diplomatik çözüm yollarını (arabuluculuk, uzlaştırma vb.) hukuki sonuçları bakımından karşılaştır.
Diplomatik yollarda sonuç tavsiye niteliğindeyken, tahkimde sonuç bağlayıcıdır.
Yöntemler arasındaki en keskin ayrım kararın bağlayıcılığıdır.

Anahtar Kavram

Uluslararası tahkimin hukuken bağlayıcı niteliği

İpuçları

1
Tahkimi bir mahkeme süreci gibi düşünün; mahkeme kararları tarafları bağlar mı?
2
Arabuluculukta bir öneri sunulur ancak taraflar bunu kabul etmeyebilir; tahkimde ise taraflar baştan karara uymayı taahhüt ederler.

Daha Fazla Pratik

Tahkimde hakemlerin seçilme usulü ve 'Tahkim Sözleşmesi' (Compromis) kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 71Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36/2. maddesi uyarınca "Seçimlik Şart"ı (Optional Clause) kabul eden A ve B devletleri arasında bir kıta sahanlığı sınırlandırması uyuşmazlığı ortaya çıkmıştır. A Devleti, Seçimlik Şart'ı kabul beyanında "deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkları" Divan'ın yetkisi dışında bırakan bir çekince koymuştur. B Devleti ise herhangi bir çekince koymaksızın Divan'ın yargı yetkisini genel olarak kabul etmiştir. B Devleti, söz konusu uyuşmazlığı tek taraflı bir başvuru ile Divan'ın önüne getirmiştir.

Bu hukuki duruma göre, UAD'nin yargı yetkisi ve davanın görülebilirliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan yargı yetkisine sahip değildir; zira karşılıklılık (reciprocity) ilkesi gereğince, Divan'ın yetkisi her iki devletin kabul beyanlarının örtüştüğü en dar alanla sınırlıdır.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi karşılıklılık ilkesine dayanır ve bu ilke uyarınca Divan, ancak her iki tarafın rızasının örtüştüğü (ortak payda) uyuşmazlıklarda yetkilidir; dolayısıyla A devletinin deniz sınırlarına koyduğu çekince nedeniyle Divan bu davada yetkisizdir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 36/2. maddesinde düzenlenen 'Seçimlik Şart' mekanizmasında yargı yetkisi karşılıklılık (reciprocity) esasına dayanır. Buna göre, bir devletin kendi beyanına koyduğu çekince, uyuşmazlığın diğer tarafı için de hüküm ifade eder. Divan'ın yargı yetkisi, her iki tarafın beyanlarının çakıştığı 'en dar ortak alan' ile sınırlıdır. Olayda A Devleti deniz sınırlarını yetki dışı bıraktığı için, bu konu her iki devlet arasındaki ilişkide Divan'ın yetki alanı dışında kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarafların Seçimlik Şart (Madde 36/2) beyanlarını analiz et.
A Devleti deniz sınırlarını hariç tutmuş, B Devleti genel kabul vermiştir.
Yargı yetkisinin kapsamını belirlemek için rıza beyanlarının içeriği incelenmelidir.
2
Karşılıklılık (Reciprocity) ilkesini uyuşmazlığa uygula.
A'nın çekincesi, B Devleti aleyhine açılan davada B tarafından ileri sürülebileceği gibi, A aleyhine açılan davada da yetkiyi engeller.
Statü gereği Divan'ın yetkisi, tarafların aynı yükümlülüğü kabul ettiği ölçüde geçerlidir.
3
Sonuç kararına ulaş.
Uyuşmazlık 'deniz sınırları' ile ilgili olduğundan ve bu alan A'nın rızası dışında kaldığından Divan yetkisizdir.
Rıza olmaksızın Divan uyuşmazlığı esastan inceleyemez.

Anahtar Kavram

Karşılıklılık İlkesi (Principle of Reciprocity)

Daha Fazla Pratik

UAD'nin 'danışma görüşü' (advisory opinion) yetkisi ile 'çekişmeli davalar' (contentious cases) arasındaki farkları ve bu süreçlerde kimlerin taraf olabileceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 72Soru

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin, daimi üyelerin veto yetkisini kullanması nedeniyle uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden bir uyuşmazlıkta hareketsiz kaldığı bir durumda; 1950 tarihli "Barış İçin Birleşme" (Uniting for Peace) kararı uyarınca Genel Kurul'un uyuşmazlığın çözümüne yönelik yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel Kurul, barışın ihlali durumunda üye devletlere askeri kuvvet kullanılması da dahil olmak üzere kolektif önlemler alınmasını tavsiye edebilir.

Cevap

Genel Kurul, barışın ihlali veya saldırı eylemi durumunda, barışın tesisi için üye devletlere askeri kuvvet kullanılması da dahil olmak üzere gerekli kolektif önlemlerin alınmasını tavsiye etme yetkisine sahiptir.
1950 tarihli Barış İçin Birleşme (377 A) kararı, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerin vetosu nedeniyle felç olduğu durumlarda, uluslararası barış ve güvenliğin korunması sorumluluğunun Genel Kurul tarafından üstlenilmesini sağlar. Bu çerçevede Genel Kurul, barışın ihlali veya saldırı fiili söz konusu olduğunda, üye devletlere askeri kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere kolektif önlemler almalarını tavsiye edebilir. Ancak bu yetki tavsiye niteliğindedir ve Konsey'in 7. Bölüm altındaki bağlayıcı kararlarıyla karıştırılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Güvenlik Konseyi'ndeki tıkanıklığın hukuki niteliğini tespit etme.
Daimi üyelerin veto yetkisini kullanması sonucunda Konsey'in uluslararası barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremediği (deadlock) anlaşılır.
Bu durum, Barış İçin Birleşme (377 A) kararının işletilmesi için gereken temel şarttır.
2
1950 tarihli Barış İçin Birleşme kararının Genel Kurul'a tanıdığı yetki kapsamını analiz etme.
Karar, Konsey tıkanınca Genel Kurul'un uyuşmazlığı derhal ele almasını ve üye devletlere kolektif önlemler tavsiye etmesini sağlar.
Antlaşma'nın 12. maddesindeki kısıtlama, Konsey'in görevini ifa edemediği bu özel durumda esnetilir.
3
Kararın hukuki bağlayıcılığını değerlendirme.
Genel Kurul'un askeri güç kullanımına dair kararları "tavsiye" (recommendation) niteliğindedir.
BM Antlaşması sisteminde zorlayıcı ve bağlayıcı kararlar alma yetkisi (7. Bölüm) münhasıran Güvenlik Konseyi'ne aittir; Genel Kurul bu boşluğu ancak tavsiye yoluyla doldurabilir.

Anahtar Kavram

Barış İçin Birleşme (Uniting for Peace) Kararı ve BM Organları Arasındaki Yetki Dağılımı

Daha Fazla Pratik

Güvenlik Konseyi'nin VI. Bölüm (Barışçıl Çözüm) ve VII. Bölüm (Zorlayıcı Önlemler) arasındaki yetki farklarını ve bu süreçte Uluslararası Adalet Divanı'nın 'yargısal çözüm' rolünü tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 73Soru

Birleşmiş Milletler'in (BM) temel yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı (UAD), hem devletler arasındaki uyuşmazlıkları çözmekte hem de belirli organların talebi üzerine hukuki mütalaalarda bulunmaktadır. Divan'ın "danışma görüşü" (advisory opinion) yetkisi ve bu görüşlerin hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danışma görüşleri, kural olarak hukuken bağlayıcı olmamakla birlikte uluslararası hukuk kurallarının tespiti ve yorumlanmasında yüksek bir otorite ve öneme sahiptir.

Cevap

Danışma görüşleri kural olarak bağlayıcı değildir ancak yüksek hukuki otoriteye sahiptir.
Uluslararası Adalet Divanı'nın danışma görüşleri (advisory opinions), BM organlarına ve uzmanlık kuruluşlarına hukuki konularda rehberlik etmek amacıyla verilir. Bu görüşler, çekişmeli davalardaki hükümlerden farklı olarak hukuken bağlayıcı bir zorunluluk teşkil etmez; ancak uluslararası hukukun genel kabul görmüş kurallarının yorumlanmasında ve 'hukuk kuralının tespiti' aşamasında en üst düzey hukuki otorite olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Danışma görüşü talep etme ehliyetini kontrol et.
BM Genel Kurulu, Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulca yetkilendirilen diğer BM organları ile uzmanlık kuruluşları talep edebilir. Devletlerin bu yetkisi yoktur.
UAD Statüsü 65. madde uyarınca sadece yetkili organlar talepte bulunabilir.
2
Görüşün hukuki bağlayıcılığını analiz et.
Çekişmeli davalardan farklı olarak danışma görüşleri tavsiye niteliğindedir.
Divan'ın yargı yetkisi çekişmeli davalarda rızaya dayalı ve bağlayıcıyken, danışma yetkisi bir 'mütalaa' verme işlevidir.

Anahtar Kavram

UAD Danışma Görüşü Yetkisi ve Niteliği

İpuçları

1
UAD'nin iki temel görevi vardır: Devletler arasındaki davaları çözmek ve hukuki görüş bildirmek.
2
Danışma görüşü taleplerinde kimin yetkili olduğunu ve bu görüşün taraflar için zorunlu olup olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

UAD'nin 'çekişmeli dava' (contentious case) yetkisinin rızaya dayalı olması (consent principle) ile danışma görüşü süreci arasındaki farkları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 94. maddesi uyarınca, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından verilen bir kararın taraflardan biri tarafından yerine getirilmemesi durumunda; diğer tarafın başvurabileceği ve kararın infazına yönelik tavsiyelerde bulunma veya alınacak önlemleri kararlaştırma yetkisine sahip olan organ aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi

Cevap

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı kararlarının taraflarca yerine getirilmemesi durumunda kararın infazı için önlem alma yetkisine sahip olan tek siyasi organdır.
BM Şartı'nın 94/2. maddesine göre, bir davanın taraflarından biri Divan kararının kendisine yüklediği borçları yerine getirmezse, diğer taraf Güvenlik Konseyi'ne başvurabilir. Güvenlik Konseyi, gerekli görürse kararın yerine getirilmesi için tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemleri kararlaştırabilir. Bu, UAD kararlarının arkasındaki temel siyasi yaptırım mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
BM Şartı'nın 94. maddesinin incelenmesi
Hüküm, her üye devletin taraf olduğu davada Divan kararına uymayı taahhüt ettiğini belirtir.
Uluslararası yargı kararlarının bağlayıcılığının temelini anlamak için gereklidir.
2
İnfaz (icra) mekanizmasının belirlenmesi
94. maddenin ikinci fıkrasında 'Güvenlik Konseyi' organı açıkça yetkilendirilmiştir.
Uluslararası hukukta merkezi bir icra organı olmadığından, bu yetkinin hangi siyasi organa verildiğini tespit etmek gerekir.
3
Güvenlik Konseyi'nin yetki sınırının belirlenmesi
Konsey, tavsiyelerde bulunabilir veya kararın yerine getirilmesi için alınacak önlemleri kararlaştırabilir.
Konsey'in bu yetkisinin takdir yetkisi (discretionary) niteliğinde olduğunu kavramak için önemlidir.

Anahtar Kavram

UAD Kararlarının İnfazı ve BM Güvenlik Konseyi'nin Rolü (Art. 94)
Soru 75Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 34. maddesi uyarınca, Divan önündeki çekişmeli davalarda (contentious cases) taraf olma ehliyetine sadece aşağıdakilerden hangisi sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletler

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'ne göre çekişmeli davalarda taraf olma yetkisi sadece devletlere tanınmıştır.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 34. maddesi açıkça 'Sadece devletler Divan önündeki davalarda taraf olabilirler' hükmünü içermektedir. Bu nedenle devletler, Divan'ın çekişmeli yargı yetkisi kapsamında taraf olabilen tek süjedir.

Adım Adım Çözüm

1
UAD'nin yargı yetkisi kapsamındaki taraf ehliyeti kuralını hatırla.
Statü Madde 34/1: 'Sadece devletler Divan önündeki davalarda taraf olabilirler.'
Divan'ın devletler arası bir yargı organı olması ve hukuk yaratan birincil süjelerin devletler olması.
2
Seçeneklerdeki diğer aktörleri ele.
Uluslararası örgütler ve bireylerin çekişmeli davalarda yer alamayacağı sonucuna ulaşılır.
Uluslararası örgütlerin yetkisinin sadece danışma görüşü ile sınırlı olması ve bireylerin genel uluslararası hukukta doğrudan dava ehliyetinin bulunmaması.

Anahtar Kavram

UAD'de Taraf Ehliyeti (Locus Standi)

İpuçları

1
UAD, devletler arasındaki hukuki uyuşmazlıkları çözmek için kurulmuş temel bir yargı organıdır.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası örgütlerin danışma görüşü talep etme usulünü ve hangi organların bu yetkiye sahip olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 76Soru

XX Devleti ile YY Devleti, aralarındaki kıta sahanlığı sınırlandırmasına ilişkin teknik ve hukuki uyuşmazlığı çözmek amacıyla bir 'tahkim sözleşmesi' (compromis) imzalayarak konuyu tarafsız bir hakem heyetine intikal ettirmişlerdir. Bu uyuşmazlık çözüm süreci ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakem heyeti tarafından verilen karar, uyuşmazlığın tarafları için hukuken kesin ve bağlayıcı niteliktedir.

Cevap

Hakem heyeti tarafından verilen karar, uyuşmazlığın tarafları için hukuken kesin ve bağlayıcı niteliktedir.
Uluslararası tahkim, devletlerin aralarındaki uyuşmazlığı kendi seçtikleri hakemler önünde, hukuka uygun bir şekilde ve taraflar için bağlayıcı bir kararla sonuçlandırılmasını sağlayan yargısal bir çözüm yoludur. Tahkim sözleşmesi (compromis) imzalanması, tarafların bu kararın hukuki sonuçlarına katlanmayı peşinen kabul ettikleri anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık çözüm yolunun türünü belirle.
Soruda 'tahkim' (hakemlik) mekanizmasından bahsedilmektedir.
Tahkim, devletlerin kendi seçtikleri hakemler vasıtasıyla uyuşmazlığı hukuki bir karara bağlamayı kabul ettikleri bir yöntemdir.
2
Tahkim ile uzlaştırma arasındaki temel farkı analiz et.
Tahkim kararı (award) bağlayıcıdır, uzlaştırma raporu (report) ise tavsiye niteliğindedir.
Bu ayrım, uyuşmazlığın 'yargısal' (tahkim, mahkeme) veya 'diplomatik/siyasi' (uzlaştırma, arabuluculuk) olmasıyla ilgilidir.
3
Tahkim Sözleşmesinin (Compromis) rolünü değerlendir.
Taraflar bu sözleşme ile hakemleri seçer, uygulanacak hukuku belirler ve kararın bağlayıcılığını kabul ederler.
Tahkim süreci tamamen tarafların rızasına (consent) dayanır.

Anahtar Kavram

Uluslararası Tahkimin Bağlayıcılığı

Daha Fazla Pratik

Tahkim ile Uluslararası Adalet Divanı arasındaki usuli farkları (hakem seçimi, sürekli yapı vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

A ve B devletleri arasında, paylaşılan bir gölün su seviyesindeki azalma ve çevresel kirlilikten kaynaklanan sorumluluklar konusunda bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Bölgesel bir güç olan C devleti, tarafları görüşme masasında bir araya getirmenin yanı sıra, uyuşmazlığın teknik boyutlarını inceleyen bir çalışma yapmış ve tarafların her ikisinin de kabul edebileceği somut bir çözüm planı taslağı hazırlayarak müzakerelere sunmuştur.

Buna göre C devletinin yürüttüğü bu faaliyet, uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından hangisi ile adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk yöntemi, üçüncü tarafın tarafları bir araya getirmenin ötesine geçerek somut çözüm önerileri sunduğu aktif bir süreçtir.
Doğru seçenek olan arabuluculuk, uyuşmazlığın tarafları dışındaki üçüncü bir öznenin (devlet, örgüt veya şahıs) tarafları bir araya getirip onlara somut çözüm tekliflerinde bulunduğu yöntemdir. Senaryoda C devletinin çözüm planı taslağı hazırlayıp sunması, bu yöntemin en belirgin özelliğini teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın (C devleti) rolünü analiz etme
C devletinin sadece tarafları masaya oturtmakla kalmadığı, aynı zamanda bir 'çözüm planı taslağı' sunduğu görülmektedir.
Uluslararası hukukta diplomatik çözüm yolları arasındaki temel fark, üçüncü tarafın sürecin içeriğine müdahale derecesidir.
2
Dostça girişim ve arabuluculuk kavramlarını karşılaştırma
Çözüm önerisi sunma eylemi, dostça girişimi arabuluculuğa dönüştüren kritik eşiktir.
Dostça girişimde (iyiniyet) üçüncü taraf uyuşmazlığın esasına karışmaz; arabuluculukta ise aktif olarak çözüm formülleri üretir.

Anahtar Kavram

Arabuluculuk ve Dostça Girişim Arasındaki Farklar
Soru 78Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü’nün 41. maddesinde düzenlenen ve uyuşmazlık taraflarının haklarını korumayı amaçlayan "geçici önlemler" (provisional measures) kurumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan, tarafların haklarını korumak amacıyla, davanın esası hakkında nihai kararını vermeden önce geçici önlemlere hükmedebilir.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı, uyuşmazlığın esası hakkında karar vermeden önce, tarafların haklarını korumak amacıyla geçici önlemlere hükmetme yetkisine sahiptir.
Doğru seçenek, UAD Statüsü'nün 41. maddesinin özünü yansıtmaktadır. Geçici önlemler, uyuşmazlığın esası (merits) hakkında aylar veya yıllar sürebilecek yargılama sonuçlanmadan önce, telafisi imkansız zararları önlemek adına alınan acil ve geçici nitelikteki kararlardır.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü'nün 41. maddesinin incelenmesi
Maddenin, Divan'a tarafların haklarını saklı tutmak üzere 'geçici önlemler' alma yetkisi verdiği saptanır.
Kurumun yasal dayanağını ve amacını belirlemek.
2
Geçici önlemlerin zamanlamasının ve bağlayıcılığının analizi
Bu önlemlerin nihai karardan önce alındığı ve LaGrand (2001) davası sonrası bağlayıcı kabul edildiği hatırlanır.
Seçeneklerdeki yanlış 'tavsiye niteliği' veya 'zamanlama' iddialarını elemek.

Anahtar Kavram

Geçici önlemlerin (Provisional Measures) amacı ve hukuki niteliği

İpuçları

1
UAD'daki geçici önlemler, iç hukuktaki 'ihtiyati tedbir' kurumuna benzer bir işleve sahiptir.

Daha Fazla Pratik

UAD'ın danışma görüşü (advisory opinion) yetkisi ile çekişmeli dava (contentious case) yetkisi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 79Soru

Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’nın 3636. maddesinin 33. fıkrası uyarınca; Güvenlik Konseyi, uyuşmazlığın barışçı yollarla çözümü için uygun prosedür veya düzeltme yöntemlerini tavsiye ederken, hukuki nitelikteki uyuşmazlıkların kural olarak taraflarca aşağıdakilerden hangisine sunulması gerektiğini dikkate almalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Adalet Divanı

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı
Uluslararası Adalet Divanı seçeneği doğrudur çünkü Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 3636. maddesinin 33. fıkrası, Güvenlik Konseyi'nin barışçı çözüm yöntemleri tavsiye ederken 'hukuki nitelikteki uyuşmazlıkların kural olarak taraflarca Uluslararası Adalet Divanı Statüsü hükümleri uyarınca Divan'a sunulması gerektiğini' dikkate almasını emreder.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın hukuki niteliğini belirlemek
BM Antlaşması'nın VIVI. Bölümü'ndeki prosedürel kuralları analiz etmek.
Güvenlik Konseyi'nin barışçı çözüm yollarını tavsiye etme yetkisi bu bölümde düzenlenmiştir.
2
Madde 36/336/3 hükmünü uygulamak
Hukuki uyuşmazlıkların kural olarak Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) götürülmesi gerektiği sonucuna ulaşmak.
Antlaşma metni, Konsey'in tavsiyede bulunurken tarafları Divan'a yönlendirmesini öngörür.

Anahtar Kavram

Güvenlik Konseyi'nin hukuki uyuşmazlıklarda Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) yönlendirme yükümlülüğü
Tahmini Süre:50s
Soru 80Soru

XX ve YY devletleri, ülkelerinden geçen ortak bir enerji boru hattının yıllık bakım maliyetlerinin paylaşımı konusunda teknik bir uyuşmazlığa düşmüştür. Taraflar, uyuşmazlığı çözmek amacıyla ZZ devletini sürece dahil etmiştir. ZZ devleti, tarafları kendi başkentinde bir araya getirmiş, tarafların görüşlerini dinlemiş ve ardından her iki tarafın da çıkarlarını göz önünde bulunduran, maliyetlerin paylaşımına yönelik bağlayıcı olmayan yazılı bir çözüm planı sunmuştur. Buna göre, ZZ devletinin yürüttüğü bu faaliyet uluslararası hukuktaki barışçıl çözüm yollarından hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk
Soruda belirtilen uyuşmazlık çözümünde ZZ devleti, tarafları bir araya getirmekle kalmamış (dostça girişimden farkı) ve uyuşmazlığın esasına ilişkin somut, bağlayıcı olmayan bir çözüm planı sunmuştur. Uluslararası hukukta bu aktif katılım ve çözüm önerisi sunma yetkisi, arabuluculuk yönteminin en temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın (Z devleti) rolünü analiz etme
Üçüncü tarafın sadece tarafları buluşturmakla kalmadığı, uyuşmazlığın esasına girdiğini tespit etme
Dostça girişim ile arabuluculuğu ayırmak için üçüncü tarafın çözüm önerisi sunup sunmadığına bakılır.
2
Sunulan belgenin hukuki niteliğini değerlendirme
Sunulan planın 'bağlayıcı olmayan bir çözüm planı' olduğunu belirleme
Yargısal yollar (tahkim/divan) ile diplomatik yolları ayırmak için kararın bağlayıcılığı incelenir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Aktif katılım ve somut öneri içeren diplomatik yolun arabuluculuk olduğu sonucuna ulaşma
Uluslararası hukukta taraflara çözüm önerisi sunan aktif diplomatik yöntem arabuluculuktur.

Anahtar Kavram

Arabuluculuğun ayırt edici unsuru, üçüncü tarafın çözüm önerisi sunma yetkisidir.

Daha Fazla Pratik

Uyuşmazlık çözüm yollarında bağlayıcı kararlar veren 'Yargısal Yollar' (Tahkim ve Divan) ile 'Diplomatik Yollar' arasındaki farklara odaklanınız.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 19Sonraki
Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 4 | Examkin