Hematoloji

406 soru

Soru 281Soru

58 yaşında erkek hasta, karında şişkinlik ve çabuk doyma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede masif splenomegali saptanırken, periferik lenfadenopatiye rastlanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 10.4 g/dL10.4\ g/dL, lökosit 16.500/μL16.500/\mu L ve trombosit 90.000/μL90.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yaymada sitoplazmik villöz uzantıları olan lenfositler görülüyor. Akım sitometrisinde bu hücrelerin CD19(+), CD20(+), FMC7(+) olduğu; ancak CD5(-), CD10(-), CD23(-), CD25(-) ve CD103(-) olduğu belirleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Splenik Marjinal Zon Lenfoma (SMZL)

Cevap

Splenik Marjinal Zon Lenfoma (SMZL)
Bu vaka, masif splenomegali ve villöz lenfositler ile prezente olan bir kronik B-hücreli lenfoproliferatif hastalıktır. Ayırıcı tanıda Hairy Cell Lösemi (HCL) ve Splenik Marjinal Zon Lenfoma (SMZL) ön plana çıkar. Kilit nokta immünofenotiptir: Klasik HCL, CD103, CD25 ve CD11c pozitiftir. SMZL ise genellikle CD103 ve CD25 negatiftir. Verilen CD5-, CD10-, CD23-, CD25- ve CD103- profili, klinik bulgularla (splenomegali, villöz lenfositler) birleştiğinde en uyumlu tanı Splenik Marjinal Zon Lenfomadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Masif splenomegali, lenfadenopati yokluğu ve villöz lenfositler (sitoplazmik uzantılı hücreler) splenik lenfomaları (HCL, HCL-varyant, SMZL) düşündürür.
Splenik tutulumun ön planda olduğu lenfoproliferatif hastalıkların ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
2
Akım sitometrisi (Flow sitometri) belirteçlerini analiz et
Hücreler CD5(-) ve CD10(-) olduğu için KLL, Mantle Hücreli ve Foliküler Lenfoma dışlanır.
CD5 pozitifliği KLL ve MCL için; CD10 pozitifliği Foliküler Lenfoma için tipiktir.
3
HCL ve SMZL ayrımını yap
CD25(-) ve CD103(-) bulgusu Klasik Hairy Cell Lösemiyi (HCL) ekarte eder (HCL bu belirteçler için pozitiftir).
HCL tanısı için CD11c, CD25, CD103 ve Annexin A1 pozitifliği karakteristiktir. SMZL ise genellikle CD25 ve CD103 negatiftir.

Anahtar Kavram

Splenik Marjinal Zon Lenfoma (SMZL) ile Hairy Cell Lösemi (HCL) Ayırıcı Tanısı
Soru 282Soru

6767 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor; hepatosplenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde saptanan bulgular aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin8.88.8 g/dLg/dL
MCV106106 fLfL
Beyaz Küre3.1003.100 /μL/\mu L
Trombosit88.00088.000 /μL/\mu L

Periferik yaymada makro-ovalositler ve nötrofillerde hiposegmentasyon (Psödo Pelger-Huët anomalisi) izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda hipogranülasyon ve miyeloid seride displazi ile birlikte %7\%7 oranında miyeloblast saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom, artmış blastlı-1 (MDS-EB1)

Cevap

Miyelodisplastik sendrom, artmış blastlı-1 (MDS-EB1)
Miyelodisplastik sendromda kemik iliği blast oranı tanının alt tiplemesi ve prognoz tayini için en önemli kriterdir. WHO sınıflandırmasına göre, kemik iliğinde %5 ile %9 (dahil) arasında blast bulunması ve periferik kanda blast oranının %5'in altında olması durumu 'Artmış blastlı MDS-1' (MDS-EB1) olarak tanımlanır. Bu hastada saptanan %7 blast oranı bu tanıya tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tam kan sayımı ve periferik yayma bulgularını değerlendir
Pansitopeni, makrositoz ve nötrofillerde displazi (Psödo Pelger-Huët) saptandı.
MDS şüphesini güçlendiren temel morfolojik bulguları belirlemek için gereklidir.
2
Kemik iliği aspirasyonundaki blast oranını analiz et
Kemik iliğinde %7 oranında miyeloblast olduğu saptandı.
MDS alt tiplerini belirlemek için en kritik parametre blast yüzdesidir.
3
WHO sınıflandırma kriterlerine göre tanıyı koy
Blas oranı %5-9 aralığında olduğu için tanı MDS-EB1'dir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre %5-9 blast MDS-EB1, %10-19 blast ise MDS-EB2 olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

MDS alt tiplerinin kemik iliği blast yüzdesine göre sınıflandırılması

Daha Fazla Pratik

IPSS-R prognostik skorlama sistemindeki değişkenleri (blast oranı, sitogenetik risk grubu, hemoglobin, trombosit ve nötrofil sayıları) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 283Soru

6262 yaşında erkek hasta, son 1010 yıldır kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programındadır. Renal anemisi için son 66 aydır haftada üç kez subkutan rekombinant eritropoetin tedavisi almaktadır. Tedavi ile 10.510.5 g/dL düzeyine çıkan hemoglobin değeri, son 11 ay içerisinde belirgin şekilde düşmüştür. Hastanın yapılan güncel laboratuvar incelemeleri aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreHastanın DeğeriNormal Aralık
Hemoglobin6.26.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5
Mutlak Retikülosit4.000/μL4.000/\mu L20.000100.00020.000 - 100.000
Lökosit6.800/μL6.800/\mu L4.00010.0004.000 - 10.000
Trombosit210.000/μL210.000/\mu L150.000450.000150.000 - 450.000

Kemik iliği aspirasyonunda eritroid seri öncüllerinin tama yakın yokluğu, miyeloid seri ve megakaryositlerin ise normal morfoloji ve sayıda olduğu izlenmiştir. Bu hastadaki klinik tabloyu açıklayan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritropoetin tedavisine ikincil nötralize edici antikor oluşumu

Cevap

Eritropoetin tedavisine ikincil nötralize edici antikor oluşumu
Saf Eritroid Aplazi (PRCA), kemik iliğinde miyeloid ve megakaryositik serilerin korunmasına rağmen eritroid öncüllerinin seçici olarak yokluğu ile karakterizedir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda rekombinant eritropoetin kullanımı (özellikle subkutan uygulama ile ilişkili immunojenite nedeniyle), nadir fakat ciddi bir komplikasyon olan nötralize edici antikor gelişimine yol açabilir. Bu antikorlar hastanın kendi eritropoetinini de etkisiz hale getirerek ani ve derin bir retikülositopenik anemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Hastada derin normokrom normositer anemi (6.26.2 g/dL) ve ileri derecede düşük mutlak retikülosit sayısı (4.000/μL4.000/\mu L) mevcuttur; diğer seriler (lökosit ve trombosit) normaldir.
Aneminin tipini ve kemik iliği üretim kapasitesini belirlemek için retikülosit ve periferik kan sayımı değerlendirilmelidir.
2
Kemik iliği bulgularının yorumlanması
Kemik iliğinde sadece eritroid serinin yokluğu 'Saf Eritroid Aplazi' (PRCA) tanısını koydurur.
Eritroid seri yokluğu ile miyeloid ve megakaryositik serilerin korunması PRCA için patognomoniktir.
3
Etiyolojik ilişkilendirme
Kronik böbrek yetmezliği olan ve eritropoetin (özellikle subkutan form) kullanan hastalarda PRCA'nın en olası nedeni nötralize edici antikor gelişimidir.
Eritropoetin molekülüne karşı gelişen antikorlar hem eksojen hem de endojen EPO'yu bağlayarak eritropoezi tamamen durdurur.

Anahtar Kavram

Saf Eritroid Aplazi (PRCA) ve Eritropoetin İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 284Soru

68 yaşında kadın hasta, son 6 aydır giderek artan halsizlik, unutkanlık ve dilde yanma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde dispeptik yakınmaları nedeniyle yaklaşık 5 yıldır düzenli proton pompa inhibitörü (PPI) kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede konjonktivalar soluk, dil papillaları silik (atrofik glossit) ve ağız köşelerinde çatlaklar (anguler cheilitis) saptanıyor. Nörolojik muayenede vibrasyon duyusunda hafif azalma tespit ediliyor.

Tam kan sayımı ve laboratuvar sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuç
Hemoglobin10.410.4 g/dL
MCV8888 fL
RDW%24\%24
Lökosit4.8004.800/mm³
Trombosit160.000160.000/mm³

Periferik yaymada belirgin anizositoz, hem hipokrom mikrositer eritrositler hem de makro-ovalositler ve nötrofillerde hipersegmentasyon izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miks tip (Demir ve B12 vitamini) eksikliği

Cevap

Miks tip (Demir ve B12 vitamini) eksikliği
Bu hastada 'Dimorfik Anemi' tablosu mevcuttur. Demir eksikliği eritrosit hacmini (MCV) küçültmeye, B12 vitamini eksikliği ise büyütmeye çalışır. İki eksiklik bir arada olduğunda MCV normal (8010080-100 fL) ölçülebilir, ancak eritrositlerin boyutları birbirinden çok farklı olduğu için RDW (Eritrosit Dağılım Genişliği) belirgin şekilde yükselir. Uzun süreli PPI kullanımı, mide asiditesini azaltarak hem demir hem de B12 vitamini malabsorbsiyonuna yol açan klasik bir risk faktörüdür. Periferik yaymadaki hipersegmentasyon megaloblastik süreci, hipokromi ise demir eksikliğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
MCV ve RDW değerlerini analiz et
MCV 8888 fL (Normal), RDW %24\%24 (Çok Yüksek). Normal MCV ve çok yüksek RDW, popülasyonun homojen olmadığını (dimorfik) gösterir.
Normal MCV genellikle normositer anemiyi düşündürse de, yüksek RDW karışık bir tabloyu işaret eder.
2
Periferik yayma bulgularını yorumla
Hipokrom mikrositer hücreler (Demir eksikliği bulgusu) + Makro-ovalositler ve Hipersegmentasyon (Megaloblastik anemi/B12 bulgusu).
İki farklı anemi türünün morfolojik özellikleri bir arada görülmektedir.
3
Klinik öyküyü ve risk faktörlerini değerlendir
Uzun süreli PPI kullanımı mide asidini baskılayarak hem demir (asit ortam gerekir) hem de B12 (intrensek faktör/asit ilişkisi) emilimini bozar.
Etiyolojik faktör tanıyı desteklemektedir.
4
Tanıyı kesinleştir
Miks tip eksiklik (Dimorfik Anemi).
Zıt etkili iki eksiklik MCV'yi normalize ederken RDW'yi yükseltir (Normositer Anemi ayırıcı tanısında önemli bir tuzaktır).

Anahtar Kavram

Dimorfik Anemi (Miks Eksiklik)
Soru 285Soru

5454 yaşında erkek hasta, son 1010 gündür devam eden halsizlik ve diş etlerinde belirgin şişlik, kanama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde diş etlerinin diş kuronlarını örtecek derecede hipertrofik olduğu ve servikal lenfadenomegali geliştiği gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 92.000/μL92.000/\mu L, hemoglobin 8,5g/dL8,5 g/dL ve trombosit sayısı 28.000/μL28.000/\mu L saptanıyor. Periferik yaymada nükleusları katlanmış, geniş ve granülsüz sitoplazmalı blastlar %60\%60 oranında izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monositik lösemi

Cevap

Akut monositik lösemi
Doğru seçenek olan akut monositik lösemi tanısı, hastadaki belirgin diş eti hipertrofisi ve periferik yaymadaki nükleusu katlanmış, geniş sitoplazmalı monoblastik hücrelerin varlığıyla desteklenmektedir. Monositik lösemilerde (WHO sınıflandırmasına göre monoblastik/monositik veya FAB-M5) doku infiltrasyonu eğilimi yüksektir ve bu durum klinik olarak gingival hiperplazi şeklinde kendini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Diş eti hipertrofisi (gingival hiperplazi) ve lenfadenopati tespiti.
Akut lösemilerde ekstramedüller tutulum (diş eti, cilt, MSS) özellikle monositik komponenti olan alt tiplerde (AML-M4 ve M5) karakteristiktir.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Belirgin lökositoz (92.000/μL92.000/\mu L), anemi ve trombositopeni eşliğinde yüksek oranda blast varlığı.
Bu tablo akut bir lösemi sürecini ve kemik iliği yetmezliğini doğrular.
3
Morfolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Katlanmış nükleus ve geniş sitoplazmalı blastlar.
Bu morfoloji monositik serinin blastları (monoblast/promonosit) için ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Akut monositik lösemilerde (AML-M5) diş eti hipertrofisi ve ekstramedüller tutulum sıktır.
Soru 286Soru

32 yaşında kadın hasta, sol üst kadranda dolgunluk ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak kosta kenarını 10cm10 cm geçecek şekilde (masif splenomegali) palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 140.000/mm3140.000/mm^3 saptanıyor ve periferik yaymada miyeloid serinin her aşamasından (miyelosit, metamiyelosit vb.) hücreler ile %5\%5 oranında bazofili izleniyor.

Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için saptanması gereken ve 'BCR-ABL1 pozitif miyeloproliferatif neoplazi' sınıflandırmasının temelini oluşturan sitogenetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(9;22)(q34;q11.2)t(9;22)(q34;q11.2) translokasyonu

Cevap

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) tanısını kesinleştiren ve BCR-ABL1 pozitifliğini gösteren t(9;22)(q34;q11.2)t(9;22)(q34;q11.2) translokasyonudur.
Vakadaki klinik bulgular (splenomegali) ve laboratuvar verileri (yüksek lökositoz, bazofili, tüm miyeloid seri elemanları) Kronik Miyeloid Lösemi (KML) ile uyumludur. KML, DSÖ sınıflamasında BCR-ABL1 pozitif miyeloproliferatif neoplazi olarak tanımlanır ve bu durumun sitogenetik karşılığı t(9;22)(q34;q11.2)t(9;22)(q34;q11.2) translokasyonudur (Philadelphia kromozomu).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendir
Hastadaki masif splenomegali, belirgin lökositoz, miyeloid serinin tüm evrelerinin görülmesi ve bazofili varlığı tipik bir miyeloproliferatif tabloyu, özellikle Kronik Miyeloid Lösemi'yi (KML) işaret etmektedir.
KML, periferik kanda 'fırtına öncesi sessizlik' olarak adlandırılan tüm maturasyon evrelerinin izlenmesiyle karakterizedir.
2
Hastalığın genetik sınıflandırmasını belirle
KML, DSÖ 2022 sınıflamasına göre 'BCR-ABL1 pozitif' miyeloproliferatif neoplazi grubunun tek üyesidir.
Ayırıcı tanıda diğer MPN'lerin (PV, ET, PMF) BCR-ABL1 negatif olduğu unutulmamalıdır.
3
Karakteristik sitogenetik anomaliyi saptas
9. kromozomdaki ABL geninin 22. kromozomdaki BCR geni ile birleşmesi sonucu oluşan Philadelphia kromozomu (t(9;22)t(9;22)), tanı için altın standarttır.
Bu füzyon geni, sürekli aktif olan bir tirozin kinaz proteini üreterek kontrolsüz hücre çoğalmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Kronik Miyeloid Lösemi (KML) ve Philadelphia (PhPh) kromozomu ilişkisi

İpuçları

1
Hastadaki belirgin bazofili ve tüm miyeloid seri elemanlarının artışı hangi MPN tipini düşündürür?
2
BCR-ABL1 pozitif olan tek miyeloproliferatif neoplazi hangisidir?
3
Philadelphia kromozomu olarak bilinen translokasyonun sayısal kodunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

BCR-ABL1 negatif MPN'lerin (PV, ET, PMF) majör tanı kriterlerini WHO 2022'ye göre tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 287Soru

5858 yaşında erkek hasta, son zamanlarda fark ettiği halsizlik ve boyun bölgesinde eline gelen ağrısız şişlikler nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal zincirde yaklaşık 22 cm çapında ağrısız, hareketli lenfadenopatiler ve kot kavsini 33 cm geçen düzgün yüzeyli splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Lökosit: 42.000/mm342.000/mm^3 (%8282 lenfosit), Hemoglobin: 13,6g/dL13,6 g/dL, Trombosit: 190.000/mm3190.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada matür görünümlü lenfositler ve belirgin "smudge" (ezilmiş/Grumprecht) hücreleri izleniyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla yapılan akım sitometrisi (flow cytometry) incelemesinde aşağıdaki immünofenotipik profillerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD5(+),CD19(+),CD23(+)CD5(+), CD19(+), CD23(+)

Cevap

Kronik Lenfositik Lösemi tanısı için karakterize olan CD5(+),CD19(+),CD23(+)CD5(+), CD19(+), CD23(+) immünofenotipik profilinin saptanması en olasıdır.
Hastanın kliniği (lenfositoz, lenfadenopati, splenomegali) ve yayma bulguları (smudge hücreleri) tipik bir Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tablosudur. KLL tanısını kesinleştiren altın standart yöntem akım sitometrisidir. KLL'de neoplastik hücreler B-hücre marker'ları olan CD19CD19, CD20CD20 (zayıf) ve CD23CD23'ün yanı sıra, normalde T-hücrelerinde bulunan CD5CD5 marker'ını da eksprese ederler. Dolayısıyla pozitif CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23 ekspresyonu KLL için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
İleri yaş, izole lenfositoz (%8282 lenfosit), LAP ve splenomegali varlığı saptandı.
Hastanın klinik tablosu (Rai Evre II KLL) kronik bir lenfoproliferatif hastalığı düşündürmektedir.
2
Periferik yayma bulgularını değerlendir.
Matür lenfositler ve "smudge" hücreleri izlendi.
Smudge hücreleri (Grumprecht hücreleri) kırılgan lenfositleri temsil eder ve KLL için tipik bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı ve akım sitometrisi profilini belirle.
KLL tanısı için CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23 pozitifliği beklenir.
KLL, T-hücre marker'ı olan CD5'i eksprese eden bir B-hücreli lösemidir. CD23 pozitifliği onu Mantle Hücreli Lenfoma'dan (CD23 negatif) ayıran en önemli farktır.

Anahtar Kavram

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısında immünofenotipleme (CD5/CD19/CD23 pozitifliği)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 288Soru

72 yaşında kadın hasta, yol yürümekle artan nefes darlığı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali izlenmiyor. Tam kan sayımında hemoglobin 8,2 g/dL, MCV 106 fL, lökosit 3.100/mm³ ve trombosit 550.000/mm³ olarak bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda eritroid seride displazi, megakaryositlerde sayıca artış ve belirgin hipolobasyon (monolobe veya bilobe çekirdek) görülürken, blast oranı %3 olarak raporlanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ile uyumlu olan en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Del(5q)

Cevap

Del(5q) sitogenetik anomalisi
Soruda tarif edilen klinik tablo (yaşlı kadın hasta, makrositer anemi, normal veya artmış trombosit sayısı ve kemik iliğinde hipolobe megakaryositler) WHO sınıflandırmasında 'İzole del(5q) ile giden Miyelodisplastik Sendrom' (5q- sendromu) için karakteristiktir. Bu hastalar genellikle lenalidomid tedavisine iyi yanıt verirler ve prognozları diğer MDS tiplerine göre daha iyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın temel özelliklerini belirle
Yaşlı kadın hasta, makrositer anemi, hafif lökopeni, ancak belirgin 'trombositoz' (550.000/mm³) mevcut.
MDS vakalarının çoğunda trombositopeni görülürken, trombositoz görülen nadir alt tipler ayırt edicidir.
2
Kemik iliği morfolojisini değerlendir
Hipolobe (monolobe) megakaryositler saptanmış.
Bu morfolojik bulgu, belirli bir sitogenetik anomali için patognomoniktir.
3
Klinik ve laboratuvar bulgularını sitogenetik anomalilerle eşleştir
Makrositer anemi + Yüksek Trombosit + Hipolobe Megakaryositler üçlüsü Del(5q) sendromu (5q- sendromu) için karakteristiktir.
Diğer sitogenetik anomaliler genellikle trombositopeni ile seyreder.

Anahtar Kavram

5q- Sendromu (Miyelodisplastik Sendrom)

İpuçları

1
Miyelodisplastik sendromların (MDS) çoğu trombositopeni ile seyrederken, bu hastada trombosit sayısı normalin üzerindedir.
2
Kemik iliğindeki 'hipolobe megakaryositler', bu sendromun en tipik morfolojik bulgusudur.
3
Bu sendrom '5q- sendromu' olarak da bilinir ve lenalidomid tedavisine dramatik yanıt verir.

Daha Fazla Pratik

5q- sendromunun tedavisinde kullanılan ajan (lenalidomid) ve etki mekanizması üzerine bir soru çözülmesi önerilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 289Soru

6262 yaşında kadın hasta, check-up sırasında saptanan lökositoz nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde büyüklüğü en fazla 1.51.5 cm olan, ağrısız ve hareketli lenfadenopatiler saptanıyor. Karaciğer ve dalak palpe edilemiyor. Laboratuvar incelemelerinde lökosit sayısı 38.000/μL38.000/\mu L (lenfosit oranı %82\%82), hemoglobin 14.2g/dL14.2 g/dL ve trombosit sayısı 265.000/μL265.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada matür görünümlü lenfositler ve belirgin "Gumprecht" (ezilmiş) hücreleri izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) saptanırken, yüzey immünoglobulin ekspresyonunun zayıf olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve mevcut klinik evresine göre en uygun yaklaşım aşağıdakilerin hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik Lenfositik Lösemi - Gözlem ve periyodik takip

Cevap

Kronik Lenfositik Lösemi tanılı hastada mevcut klinik tablo Rai Evre I olarak değerlendirilir ve asemptomatik olduğu için gözlem ve takip önerilir.
Hastada saptanan matür lenfositoz, periferik yaymadaki ezilmiş hücreler (Gumprecht) ve akım sitometrisinde saptanan CD5/CD19/CD23 pozitifliği Kronik Lenfositik Lösemi için klasiktir. Hastanın sadece lenfositoz ve lenfadenopatisi olması Rai Evre I olduğunu gösterir. Mevcut kılavuzlara göre Rai Evre 0, I ve II olan asemptomatik hastalarda 'izle ve bekle' stratejisi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal verileri analiz et
Lökositoz (lenfosit hakimiyeti), Gumprecht hücreleri ve CD5/CD19/CD23 pozitifliği
Bu bulgular tipik olarak Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısına yönlendirir.
2
Hastalığı Rai sistemine göre evrele
Sadece lenfositoz ve lenfadenopati varlığı = Rai Evre I
Rai Evre 0 sadece lenfositoz, Evre I lenfadenopati, Evre II organomegali, Evre III anemi ve Evre IV trombositopeni eklenmesidir.
3
Tedavi endikasyonunu değerlendir
Gözlem ve takip (Watch and Wait)
KLL'de erken evre (Rai 0, I, II) asemptomatik hastalarda tedavi sağkalım avantajı sağlamaz; tedavi sadece semptomatik veya progresif hastalıkta başlanır.

Anahtar Kavram

KLL tanısında CD5/CD23 ko-ekspresyonu karakteristiktir ve düşük evreli asemptomatik hastalar tedavi edilmeden izlenir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 290Soru

2828 yaşında kadın hasta, son 33 aydır artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı ve demir parametreleri şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.29.2 g/dL121612-16 g/dL
MCV6464 fL8010080-100 fL
RDW16.8%16.8\%%11.514.5\%11.5-14.5
Serum Demiri22μg/dL22 \mu g/dL50150μg/dL50-150 \mu g/dL
TDBK480μg/dL480 \mu g/dL250450μg/dL250-450 \mu g/dL
Ferritin6ng/mL6 ng/mL15150ng/mL15-150 ng/mL

Hastaya yapılan hemoglobin elektroforezinde HbA2HbA_2 düzeyi %2.8\%2.8 (n:%2.03.5n: \%2.0-3.5) ve HbFHbF düzeyi %1.2\%1.2 (n:<%2n: <\%2) olarak saptanmıştır.

Bu hastada eşlik eden olası bir β\beta-talasemi taşıyıcılığını kesin olarak dışlamak için izlenmesi gereken en uygun klinik yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi tedavi edildikten sonra hemoglobin elektroforezinin tekrarlanması

Cevap

Demir eksikliği anemisi tedavi edildikten sonra hemoglobin elektroforezinin tekrarlanması
Laboratuvar bulguları belirgin bir demir eksikliği anemisine işaret etmektedir. β\beta-talasemi taşıyıcılığında tanı koydurucu olan HbA2HbA_2 yüksekliği, demir eksikliği varlığında baskılanabilir ve normal sınırlara inebilir. Bu duruma 'maskelenmiş talasemi' denir. Tanıyı kesinleştirmek veya dışlamak için demir depoları doldurulduktan sonra elektroforez tekrarlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerinin analizi
Düşük hemoglobin, düşük MCV, yüksek RDW ve düşük ferritin düzeyleri hastada net bir demir eksikliği anemisi (DEA) olduğunu gösterir.
Aneminin tipini ve altta yatan eksikliği belirlemek.
2
Hemoglobin elektroforezi sonuçlarının DEA bağlamında değerlendirilmesi
HbA2HbA_2 düzeyi %2.8\%2.8 ile normal sınırlarda görünmektedir.
β\beta-talasemi taşıyıcılığı tanısı için normalde >%3.5>\%3.5 değer beklenir.
3
DEA'nın elektroforez üzerindeki etkisinin dikkate alınması
Şiddetli demir eksikliğinin δ\delta-zincir sentezini azaltarak HbA2HbA_2 (%α2δ2\%\alpha_2\delta_2) düzeylerini yapay olarak düşürebileceği (maskeleme) hatırlanmalıdır.
Yanıltıcı normal sonuçların nedenini anlamak.
4
Kesin tanı için strateji belirlenmesi
Önce demir eksikliği tedavi edilmeli, ardından HbA2HbA_2 düzeyi tekrar ölçülmelidir.
Gerçek HbA2HbA_2 düzeyinin ortaya çıkmasını sağlamak.

Anahtar Kavram

Demir eksikliğinin β\beta-talasemi taşıyıcılığındaki HbA2HbA_2 yüksekliğini maskeleme etkisi.

Daha Fazla Pratik

α\alpha-talasemi taşıyıcılığında HbA2HbA_2 ve HbFHbF düzeylerinin nasıl değiştiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 291Soru

22 yaşında erkek hasta, yaklaşık bir aydır giderek artan halsizlik, çarpıntı ve vücudunda oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk ve alt ekstremitelerde peteşiler saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde pansitopeni saptanması üzerine yapılan ileri tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin6.5 g/dL6.5 \text{ g/dL}
MCV92 fL92 \text{ fL}
Nötrofil sayısı400/mm3400/\text{mm}^3
Trombosit sayısı15.000/mm315.000/\text{mm}^3
Retikülosit oranı%0.2\%0.2
Kemik iliği selülaritesi<%25<\%25

HLA doku tiplemesinde hastanın tam uyumlu bir kardeş donörü olduğu belirlenmiştir.

Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Allojenik hematopoetik kök hücre nakli

Cevap

Allojenik hematopoetik kök hücre nakli bu hasta için en uygun küratif yaklaşımdır.
Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları (nötrofil < 500, trombosit < 20.000, retikülosit < %1, hiposelüler ilik) Camitta kriterlerine göre 'Ağır Aplastik Anemi' (SAA) tanısı koydurur. 40 yaş altındaki genç erişkinlerde, HLA tam uyumlu kardeş donör varlığında standart küratif yaklaşım allojenik hematopoetik kök hücre naklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastalığın ağırlığını belirle (Camitta Kriterleri).
Nötrofil < 500/mm3500/\text{mm}^3, trombosit < 20.000/mm320.000/\text{mm}^3, retikülosit < %1\%1 ve ilik selülaritesi < %25\%25 olduğu için hastada 'Ağır Aplastik Anemi' mevcuttur.
Tedavi algoritması hastalığın şiddetine göre şekillenir.
2
Hasta yaşını ve donör durumunu değerlendir.
Hasta 22 yaşında (genç) ve tam uyumlu kardeş donörü mevcut.
40 yaş altı ve uygun donörü olan hastalarda nakil başarısı immünsüpresif tedaviden yüksektir.
3
Tedavi algoritmasına göre karar ver.
Genç yaş + SAA + Uyumlu donör = Allojenik Nakil.
Bu kombinasyon en yüksek kür şansını sağlar.

Anahtar Kavram

Ağır Aplastik Anemi (SAA) yönetiminde yaş ve donör varlığına dayalı tedavi seçimi.
Soru 292Soru

Sol üst kadranda şişkinlik ve halsizlik yakınmalarıyla polikliniğe gelen 5454 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde, dalak boyutu orta hattı geçecek kadar büyümüş (1212 cm) olarak saptanmıştır. Hastada periferik lenfadenopati tespit edilmemiştir. Yapılan kan sayımında hemoglobin 10.210.2 g/dL, trombosit 85.000/mm385.000/mm^3 ve lökosit 2.800/mm32.800/mm^3 olup, formülde mutlak monositopeni dikkati çekmektedir. Kemik iliği biyopsisinde fibrozis nedeniyle aspirasyon yapılamamıştır (kuru musluk). Bu vaka için en olası tanıyı destekleyen immünfenotiplendirme bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD103CD103 pozitifliği

Cevap

Hairy Cell Lösemi tanısı için karakteristik olan CD103 pozitifliği
Vakada tarif edilen masif splenomegali, lenfadenopati yokluğu, pansitopeni, mutlak monositopeni ve kemik iliğinde kuru musluk (dry tap) tablosu Tüylü Hücreli Lösemi (Hairy Cell Leukemia) için klasiktir. Bu hastalıkta akım sitometrisinde saptanan CD103 pozitifliği tanı için oldukça spesifik ve karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Masif splenomegali varlığına rağmen lenfadenopati saptanmaması, Kronik Lenfoproliferatif Hastalıklar içinde öncelikle Tüylü Hücreli Lösemi (Hairy Cell Leukemia - HCL) ve Splenik Marjinal Zon Lenfoma'yı düşündürür.
HCL'de dalak tutulumu ön plandadır ve lenfadenopati nadirdir.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Pansitopeni ile birlikte görülen belirgin monositopeni ve kemik iliği aspirasyonunun 'kuru musluk' (dry tap) ile sonuçlanması HCL için tipiktir.
HCL'de kemik iliğindeki retikülin fibrozisi aspirasyonu imkansız kılar.
3
Tanısal markerı belirle
HCL tanısında akım sitometrisi ile CD103, CD11c, CD25 ve CD123 pozitifliği saptanması tanıyı kesinleştirir.
Bu markerlar tüylü hücreli löseminin immünfenotipik imzasını oluşturur.

Anahtar Kavram

Tüylü Hücreli Lösemi'nin (Hairy Cell Leukemia) klinik ve laboratuvar tanı kriterleri

Alternatif Yöntem

Vakada 'monositopeni' ve 'dry tap' anahtar kelimeleri görüldüğünde, seçeneklerde Hairy Cell Lösemi'ye özgü TRAP (tartrata dirençli asit fosfataz) pozitifliği veya CD103/CD11c gibi markerlar aranmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 293Soru

3232 yaşında kadın hasta, son 22 aydır giderek artan halsizlik, nefes darlığı, diş etlerinde kanama ve bacaklarında morluklar oluşması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve purpuralar saptanıyor. Lenfadenopati veya hepatosplenomegali saptanmayan hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin6.86.8 g/dL
MCV9393 fL
Lökosit2.200/mm32.200/\text{mm}^3
Mutlak Nötrofil Sayısı550/mm3550/\text{mm}^3
Trombosit18.000/mm318.000/\text{mm}^3
Retikülosit%0.3\%0.3

Bu hastada kesin tanı amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematopoetik hücrelerde belirgin azalma ve yağ dokusunda artış

Cevap

Kemik iliği biyopsisinde hematopoetik hücrelerde belirgin azalma ve bu alanların yağ dokusu ile yer değiştirmesi beklenir.
Hastanın klinik tablosu (halsizlik, kanama, peteşi), laboratuvar bulguları (pansitopeni, normositik/hafif makrositik MCV, düşük retikülosit) ve organomegali yokluğu Edinilmiş Aplastik Anemi ile tam uyumludur. Aplastik aneminin altın standart tanı yöntemi olan kemik iliği biyopsisinde, kemik iliği boşluklarının hematopoetik hücreler yerine yağ hücreleri (adipositler) ile dolduğu görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Periferik kan bulgularını değerlendir
Hastada pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve buna eşlik eden düşük retikülosit oranı mevcuttur.
Düşük retikülosit oranı kemik iliğinde üretimin yetersiz olduğunu gösterir.
2
Fizik muayene bulgularıyla ayırıcı tanı yap
Splenomegali ve lenfadenopatinin olmaması lösemi, lenfoma veya depo hastalıklarını dışlamaya yardımcı olur.
Aplastik anemide tipik olarak organomegali saptanmaz.
3
Klinik tabloyu tanı ile eşleştir
Pansitopeni + düşük retikülosit + organomegali yokluğu = Aplastik Anemi.
Bu üçlü kombinasyon kemik iliği yetmezliklerinin en karakteristik sunumudur.

Anahtar Kavram

Aplastik Anemi Tanısal Morfolojisi
Soru 294Soru

6666 yaşında erkek hasta, halsizlik ve boyunda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller lenfadenopatiler (232-3 cm) ile splenomegali (44 cm) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 10.210.2 g/dL, lökosit 58.000/μL58.000/\mu L (lenfosit oranı %85\%85), trombosit 140.000/μL140.000/\mu L bulunuyor. Periferik yaymada "smudge" (ezilmiş) hücreleri izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) saptanıyor. Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rai evreleme sistemine göre düşük risk grubundadır.

Cevap

Hastanın Rai evreleme sistemine göre düşük risk grubunda olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü hemoglobin düzeyi 1111 g/dL'nin altında olan hastalar Rai evre III (yüksek risk) grubuna girer.
Hastanın hemoglobin düzeyinin 10.210.2 g/dL olması, Rai evreleme sistemine göre Evre III olduğunu gösterir. Rai III ve IV evreleri yüksek risk grubunda yer almaktadır. Bu nedenle düşük risk grubunda olduğu ifadesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Lenfositoz, LAP, splenomegali ve CD5/CD19/CD23CD5/CD19/CD23 pozitifliği ile Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı doğrulanır.
Bu fenotipik özellikler KLL için karakteristiktir.
2
Rai evresini belirle.
Hastada hemoglobin 10.210.2 g/dL (<11< 11 g/dL) olduğu için Rai Evre III saptanır.
Anemi varlığı Rai evrelemesinde evre III olarak tanımlanır.
3
Risk grubunu sınıflandır.
Rai evre III ve IV yüksek risk grubundadır.
Rai 0 düşük; Rai I-II orta; Rai III-IV yüksek risk olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Kronik Lenfositik Lösemi'de Rai evrelemesi, prognoz ve tedavi endikasyonları arasındaki ilişki.

Daha Fazla Pratik

CLL hastalarında tedavi başlama endikasyonlarını (B semptomları, progresif organomegali, lökosit katlanma süresi) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 295Soru

3434 yaşında erkek hasta, son bir yıldır zaman zaman tekrarlayan karın ağrısı ve özellikle sabahları daha belirgin olan idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde hafif ikter ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 9.59.5 g/dLg/dL, retikülosit %8\%8, LDHLDH 14501450 U/LU/L, indirekt bilirubin 3.83.8 mg/dLmg/dL, haptoglobin saptanamayacak kadar düşük bulunuyor. Tam kan sayımında hafif lökopeni ve trombositopeni de saptanıyor. Yapılan batın BTBT anjiyografide hepatik venlerde tromboz (Budd-Chiari sendromu) izleniyor. Bu hastada kesin tanıyı doğrulamak için yapılması gereken en uygun test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kanda akım sitometrisi ile CD55CD55 ve CD59CD59 eksikliğinin gösterilmesi

Cevap

Kesin tanı için periferik kanda akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 eksikliği gösterilmelidir.
Hastada görülen sabah hemoglobinürisi, intravasküler hemoliz bulguları (yüksek LDH, çok düşük haptoglobin), sitopeni ve atipik venöz tromboz (Budd-Chiari sendromu) birlikteliği Paroksizmal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) için klasiktir. PNH tanısında güncel ve en duyarlı yöntem, periferik kan hücrelerinde (eritrosit, granülosit veya monosit) akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 gibi kompleman regülatör proteinlerin eksikliğinin gösterilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Yüksek LDH, düşük haptoglobin ve hemoglobinüri (sabah idrarında koyulaşma) intravasküler hemolizi; hepatik ven trombozu ise hiperkoagülabiliteyi işaret eder.
PNH, intravasküler hemoliz, venöz trombozlar ve pansitopeni triadı ile karakterize edici bir tablodur.
2
Ayırıcı tanıda tromboz ve hemoliz birlikteliğinin değerlendirilmesi
Atipik bölgelerde (abdominal venler, serebral venler) tromboz ile seyreden hemolitik anemilerde öncelikle PNH düşünülmelidir.
PNH'da kompleman aracılı hemoliz ve nitrik oksit tüketimi tromboz riskini artırır.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Akım sitometrisi (flow cytometry) seçilir.
PIG-A gen mutasyonu sonucu oluşan GPI çıpası eksikliği, bu çıpaya tutunan CD55 (DAF) ve CD59 (MIRL) proteinlerinin hücre yüzeyinde saptanamamasına neden olur ve bu durum akım sitometrisi ile kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

Paroksizmal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) Tanısı

Alternatif Yöntem

Geçmişte tanıda kullanılan Ham testi (Asit hemoliz testi) ve Sakkaroz hemoliz testi, günümüzde yerini daha duyarlı ve spesifik olan akım sitometrisine bırakmıştır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 296Soru

Rutin kontrollerinde lökositoz saptanan ve bir süredir takipsiz kalan 61 yaşındaki kadın hasta, genel durum değerlendirmesi için başvuruyor. Hastanın anamnezinde son 6 ayda %10'dan fazla kilo kaybı, gece terlemesi veya ateş gibi 'B semptomları' tariflenmiyor. Fizik muayenede sol kosta yayı altında 8 cm ele gelen, palpasyonla ağrısız dalak (masif splenomegali) saptanırken, periferik lenfadenopati izlenmiyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:
ParametreDeğer
Hemoglobin11.2 g/dL
Trombosit110.000/mm³
Lökosit (WBC)52.000/mm³
Mutlak Lenfosit45.000/mm³

Akım sitometrisinde lenfositlerin CD5(+), CD19(+), CD23(+), CD20(dim), FMC7(-) ve sIg(dim) olduğu, Siklin D1 ekspresyonunun bulunmadığı görülüyor. FISH analizinde del(13q) saptanıyor.

Bu hasta için evreleme ve yönetim açısından aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Masif splenomegali 'aktif hastalık' kriteri olduğundan sitoredüktif tedavi endikasyonu vardır

Cevap

Masif splenomegali 'aktif hastalık' kriteri olduğundan sitoredüktif tedavi endikasyonu vardır
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanılı hastalarda tedavi kararı 'Aktif Hastalık' kriterlerinin varlığına göre verilir. Hastada B semptomları olmasa bile, kosta yayını 6 cm'den fazla geçen splenomegali (masif splenomegali) tek başına aktif hastalık kriteridir ve sitoredüktif tedavi başlanmasını gerektirir. Hastanın CD23(+) ve Siklin D1(-) olması Mantle Hücreli Lenfoma'yı dışlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı Doğrulama
KLL (Kronik Lenfositik Lösemi)
Yaşlı hasta, lenfositoz, tipik immünfenotip (CD5+, CD19+, CD23+, CD20dim, FMC7-, Siklin D1-).
2
Evreleme ve Risk Belirleme
Rai Evre II / Binet B (Splenomegali var, Hb > 10/11, Plt > 100k)
Sadece lenfositoz yok (Rai 0 değil), lenfadenopati yok ama dalak büyük. Trombositopeni ve anemi henüz derinleşmemiş.
3
Tedavi Endikasyonunu Değerlendirme (Aktif Hastalık Kriterleri)
Tedavi Gerekli
iCLL kılavuzlarına göre kosta yayını 6 cm'den fazla geçen (masif) splenomegali, semptomlardan bağımsız olarak 'Aktif Hastalık' kabul edilir ve tedavi endikasyonudur. Hastada 8 cm splenomegali mevcuttur.

Anahtar Kavram

KLL'de Tedavi Endikasyonları (Aktif Hastalık Kriterleri)

İpuçları

1
KLL hastalarında tedavi kararı için sadece evreye (Rai/Binet) değil, 'Aktif Hastalık' (active disease) kriterlerine bakılır.
2
Aktif hastalık kriterleri arasında B semptomları, hızlı lenfosit artışı, ilerleyici sitopeni ve organomegalilerin boyutu yer alır.
3
Kosta yayını 6 cm'den fazla geçen dalak büyüklüğü (masif splenomegali), hasta asemptomatik olsa bile tedavi endikasyonudur.

Daha Fazla Pratik

KLL'de kötü prognoz göstergeleri (del(17p), TP53, CD38, ZAP-70) ile ilgili bir soru çözerek risk sınıflandırmasını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 297Soru

6868 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.29.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5
MCV104104 fL8010080 - 100
Lökosit3.200/μL3.200/\mu L4.00010.0004.000 - 10.000
Trombosit145.000/μL145.000/\mu L150.000450.000150.000 - 450.000
Retikülosit%0.4\%0.4%0.51.5\%0.5 - 1.5
Serum B12B_{12}420420 pg/mL200900200 - 900
Serum Folat8.58.5 ng/mL3173 - 17

Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, eritroid seride belirgin disneoplazi, %3\%3 oranında miyeloblast ve demir boyasında %25\%25 oranında ring (yüzük) sideroblast saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ring sideroblastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-RS)

Cevap

Ring sideroblastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-RS)
Doğru yanıt Ring Sideroblastlı MDS seçeneğidir çünkü hastanın klinik ve laboratuvar bulguları WHO kriterlerine tam uyum sağlamaktadır. Makrositer anemisi olan, vitamin eksikliği bulunmayan ve kemik iliğinde düşük blast oranı (<%5) ile birlikte anlamlı düzeyde ring sideroblast (>=\%15) saptanan hastalarda bu tanı konulur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram verilerini analiz et.
Hastada makrositer anemi (MCV=104MCV = 104 fL) ve hafif lökopeni/trombositopeni mevcuttur. Retikülosit düşüktür, bu da kemik iliği üretim yetersizliğini gösterir.
Miyelodisplastik sendromlar genellikle makrositer anemi ve sitopenilerle prezante olur.
2
Etiyolojik ayırıcı tanı yap.
Serum B12B_{12} ve folat düzeyleri normaldir. Bu durum makrositer aneminin sık bir nedeni olan megaloblastik anemiyi dışlar.
MDS tanısı koymadan önce eksiklik anemileri ekarte edilmelidir.
3
Kemik iliği bulgularını WHO kriterlerine göre değerlendir.
Kemik iliğinde blast oranı %3\%3 (<%5), ring sideroblast oranı %25\%25 (>=\%15) saptanmıştır.
WHO sınıflamasına göre düşük blast oranı (<%5) ile birlikte >=%15 ring sideroblast varlığı Ring Sideroblastlı MDS (MDS-RS) tanısını koydurur.

Anahtar Kavram

MDS WHO Sınıflandırması ve Ring Sideroblast Eşiği
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 298Soru

5858 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dalak kosta yayını 88 cm geçecek şekilde (belirgin splenomegali) palpe ediliyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 10.510.5 g/dL, laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyi 850850 U/L (N: <250250), lökosit sayısı 14.50014.500/μ\mu L saptanıyor. Periferik yaymada gözyaşı hücreleri (dakrositler) ve lökositlerde sola kayma (lökositer öncül hücreler) izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde Grade 22 retikülin fibrozisi ve atipik megakaryosit proliferasyonu saptanırken; moleküler incelemede JAK2JAK2 V617FV617F mutasyonu pozitif bulunuyor. Bu hastada WHO 20222022 sınıflamasına göre "Primer Miyelofibrozis" tanısı için aşağıdakilerden hangisi minör kriter olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyinde artış

Cevap

Serum laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyinde artış
Serum laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyinde artış, WHO 2022 sınıflamasına göre Primer Miyelofibrozis tanısında kullanılan beş minör kriterden biridir. PMF tanısı konulabilmesi için 33 majör kriterin tamamı ve en az 11 minör kriterin varlığı gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını (anemi, splenomegali, gözyaşı hücreleri, fibrozis) analiz et.
Bulgular Primer Miyelofibrozis (PMF) ile tam uyumludur.
PMF tanısı için WHO 2022 kriterlerinin değerlendirilmesi gerekir.
2
WHO 2022 PMF majör kriterlerini hatırla.
Majör kriterler: 1) Megakaryosit atipisi + Fibrozis (Grade 2-3), 2) Diğer MPN/MDS'lerin dışlanması, 3) Driver mutasyon (JAK2/CALR/MPL) varlığı.
Tanı için majör ve minör kriterlerin ayrımı kritik öneme sahiptir.
3
WHO 2022 PMF minör kriterlerini hatırla.
Minör kriterler: 1) Başka nedenle açıklanamayan anemi, 2) Lökositoz (>11.00011.000/μ\mu L), 3) Palpable splenomegali, 4) Serum LDH artışı, 5) Lökosit eritroblastozis.
Seçenekler arasından minör kriter olanı belirlemek için bu liste kullanılır.

Anahtar Kavram

Primer Miyelofibrozis (PMF) Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Pre-fibrotik PMF ile Esansiyel Trombositemi (ET) arasındaki morfolojik farkları (bulutsu/cloudy megakaryositler) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 299Soru

62 yaşında erkek hasta, 15 yıldır Romatoid Artrit (RA) tanısıyla takip edilmektedir. Son 3 aydır giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri ile başvuran hastanın fizik muayenesinde konjonktivaları soluk saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin9.29.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5
MCV7272 fL8010080 - 100
RDW%17.8\%17.811.514.511.5 - 14.5
Serum Demiri2525 µg/dL6017060 - 170
SDBK (TİBK)240240 µg/dL250450250 - 450
Ferritin5555 ng/mL2030020 - 300
CRP4242 mg/L050 - 5

Bu hastada mevcut kronik hastalık anemisine eşlik eden bir demir eksikliği anemisi varlığını doğrulamak için kullanılabilecek en duyarlı laboratuvar parametresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çözünür transferrin reseptör düzeyi (sTfR)

Cevap

Çözünür transferrin reseptör düzeyi (sTfR), inflamasyondan bağımsız olarak demir eksikliğini yansıttığı için en duyarlı parametredir.
Kronik inflamatuar süreçlerde (bu vakada Romatoid Artrit ve yüksek CRP), geleneksel demir parametreleri yanıltıcı olabilir. Ferritin akut faz reaktanı olduğu için yükselir, transferrin (SDBK) ise negatif akut faz reaktanı olduğu için düşer. Çözünür transferrin reseptör (sTfR) düzeyi ise inflamasyondan etkilenmez; sadece eritroid prekürsörlerin yüzeyindeki reseptörlerin dökülmesiyle oluşur ve demir eksikliği durumunda artar. Bu nedenle karma tablolarda demir eksikliğini göstermede en duyarlı ve özgül testlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada kronik inflamasyon (RA, yüksek CRP) ve mikrositer anemi (düşük MCV) mevcut.
Tanısal ayrım için inflamasyonun demir parametreleri üzerindeki etkisini anlamak gerekir.
2
Ferritin ve SDBK değerlerini inflamasyon bağlamında değerlendir.
Ferritin 5555 ng/mL (gri bölge), SDBK ise düşük saptanmış.
İnflamasyon durumunda ferritin artar, transferrin (SDBK) azalır. Ferritinin 100100 ng/mL'nin altında olması, inflamatuar hastası olanlarda demir eksikliği şüphesini artırır ancak kesin kanıt sunmaz.
3
En spesifik ayırıcı parametreyi belirle.
Çözünür transferrin reseptörü (sTfR) seçimi.
sTfR düzeyi hücre içi demir ihtiyacını yansıtır ve inflamatuar süreçlerden etkilenmez. Demir eksikliği anemisinde artarken, saf kronik hastalık anemisinde normal kalır.

Anahtar Kavram

İnflamatuar hastalıklarda demir eksikliği anemisi tanısı
Soru 300Soru

6464 yaşında kadın hasta, son 55 aydır giderek derinleşen halsizlik ve efor dispnesi yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Hemoglobin8,18,1 g/dL
MCV104104 fL
Trombosit420.000420.000 /mm³
Beyaz Küre4.6004.600 /mm³
Kemik İliği Blast Oranı%3\%3
Ring Sideroblast Oranı%18\%18
Sitogenetik (Karyotip)46,XX,del(5q)46,XX,del(5q)
Mutasyon AnaliziSF3B1SF3B1 pozitif, TP53TP53 negatif

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre bu hastanın en olası tanısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom, SF3B1 mutasyonu ile seyreden (MDS-SF3B1)

Cevap

Miyelodisplastik sendrom, SF3B1 mutasyonu ile seyreden (MDS-SF3B1)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre, miyelodisplastik neoplazilerde (MDS) blast artışı (%5 altı) yoksa ve hem SF3B1 mutasyonu hem de izole del(5q) saptanmışsa, SF3B1 mutasyonu ile seyreden MDS (MDS-SF3B1) tanısı öncelik kazanır. Hastada blast oranının %3 olması ve ring sideroblastların varlığı bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram ve periferik yayma bulgularını analiz et
Makrositik anemi ve normal/hafif yüksek trombosit sayısı saptandı.
MDS tanısında pansitopeni veya izole sitopeniler başlangıç noktasıdır; makrositoz MDS için karakteristiktir.
2
Kemik iliği blast ve morfoloji bulgularını değerlendir
Blast oranı %3 (düşük blast) ve belirgin ring sideroblast varlığı (%18) izlendi.
Blast oranı %5'in altında olduğu için 'Artmış Blastlı' kategorileri dışlanır; ring sideroblastlar SF3B1 mutasyonuna işaret eder.
3
Sitogenetik ve moleküler bulguları WHO 2022 kriterlerine göre sınıflandır
İzole del(5q) ve SF3B1 mutasyonu birlikteliği saptandı.
WHO 2022 sınıflamasında, blast artışı olmayan vakalarda SF3B1 mutasyonu varlığı, del(5q) bulgusuna göre tanısal önceliğe sahiptir.

Anahtar Kavram

WHO 2022 MDS Sınıflaması Hiyerarşisi
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 15 / 21Sonraki
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 15 | Examkin