Hematoloji

406 soru

Soru 261Soru

30 yaşında kadın (Hasta A) ve 45 yaşında erkek (Hasta B), son zamanlarda giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe başvurmuştur. Hastaların fizik muayenelerinde konjonktivalarda solukluk saptanmış, diğer sistem muayeneleri doğal bulunmuştur. Laboratuvar incelemelerinde her iki hastada da mikrositik anemi saptanmış olup detaylı veriler aşağıda sunulmuştur:

ParametreHasta AHasta B
Hemoglobin (Hb)10.210.2 g/dLg/dL9.89.8 g/dLg/dL
MCV6464 fLfL6868 fLfL
RDW13.213.2 %\%18.518.5 %\%
Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC)11.211.215.415.4
Serum Ferritini145145 ng/mLng/mL66 ng/mLng/mL

Bu verilere dayanarak hastaların ön tanıları ve ayırıcı tanı süreçleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasta A'da düşük Mentzer indeksi ve normal RDW ile talasemi taşıyıcılığı; Hasta B'de ise yüksek Mentzer indeksi ve artmış RDW ile demir eksikliği anemisi ön plandadır.

Cevap

Hasta A'da düşük Mentzer indeksi (<13<13) ve normal RDW ile talasemi taşıyıcılığı; Hasta B'de ise yüksek Mentzer indeksi (>13>13), artmış RDW ve düşük ferritin ile demir eksikliği anemisi ön plandadır.
Laboratuvar verileri incelendiğinde; Hasta A'da MCV'nin çok düşük olmasına rağmen RDW'nin normal olması ve Mentzer indeksinin 1313'ten küçük (11.211.2) çıkması, normal ferritin düzeyi ile birleştiğinde β\beta-talasemi taşıyıcılığını işaret eder. Hasta B'de ise yüksek RDW, 1313'ten büyük Mentzer indeksi (15.415.4) ve özellikle depo demirinin tükendiğini gösteren düşük ferritin düzeyi (66 ng/mLng/mL), klasik bir demir eksikliği anemisi tablosudur.

Adım Adım Çözüm

1
MCV ve Hb değerlerini kontrol et.
Her iki hastada da mikrositik anemi (MCV <80< 80 fLfL, Hb düşük) mevcuttur.
Aneminin morfolojik tipini belirlemek için.
2
RDW ve Mentzer indeksini (MCV/RBCMCV/RBC) karşılaştır.
Hasta A'da Mentzer 11.211.2 (<13<13) ve RDW normal; Hasta B'de Mentzer 15.415.4 (>13>13) ve RDW yüksek.
Demir eksikliği ve talasemi ayrımında bu indeksler yüksek duyarlılığa sahiptir.
3
Ferritin düzeylerini yorumla.
Hasta A'da ferritin normal (145145 ng/mLng/mL), Hasta B'de ferritin çok düşük (66 ng/mLng/mL).
Düşük ferritin demir eksikliği tanısı için altın standart sayılabilecek kadar spesifiktir.

Anahtar Kavram

Mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında ferritin, RDW ve Mentzer indeksinin (MCV/RBCMCV/RBC) birlikte değerlendirilmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 262Soru

Halsizlik ve sık enfeksiyon geçirme öyküsü ile başvuran 58 yaşındaki erkek hastanın tam kan sayımında lökosit 2.100/µL, hemoglobin 8.2 g/dL ve trombosit 45.000/µL saptanıyor. Periferik yaymada nötrofillerde hipogranülasyon (pseudo-Pelger-Huët anomalisi) izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde selülarite %20 (yaşa göre hiposellüler) olarak değerlendiriliyor, blast oranı %3 bulunuyor ve ring sideroblast görülmüyor. Sitogenetik incelemede normal karyotip (46,XY) saptanıyor. Akım sitometride PNH klonu negatif, HLA-DR15 doku grubu antijeni pozitif olarak raporlanıyor. Serum eritropoetin düzeyi 45 mIU/mL ölçülüyor. Uluslararası Prognostik Skorlama Sistemi'ne (IPSS-R) göre 'Düşük Risk' grubunda değerlendirilen bu hasta için en yüksek yanıt oranına sahip tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmmünsüpresif tedavi (antitimosit globulin ve siklosporin)

Cevap

İmmünsüpresif tedavi (antitimosit globulin ve siklosporin)
Soruda tarif edilen vaka 'Hiposellüler Miyelodisplastik Sendrom' tablosudur. MDS hastalarının yaklaşık %10-15'inde kemik iliği hiposellülerdir ve bu durum Aplastik Anemi ile ayırıcı tanı zorluğu yaratabilir. Özellikle 60 yaş altı, HLA-DR15 pozitif, normal karyotipli ve hiposellüler kemik iliğine sahip düşük riskli MDS hastalarında patogenezde T-hücre aracılı miyelosüpresyonun rol oynadığı düşünülmektedir. Bu hasta grubu, Aplastik Anemi protokollerine benzer şekilde İmmünsüpresif Tedaviye (ATG + Siklosporin) yüksek oranda yanıt verir. Bu nedenle, pansitopenisi olan ve bu spesifik özellikleri taşıyan hasta için en uygun ve yanıt şansı en yüksek tedavi İmmünsüpresif Tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
58 yaş (genç), pansitopeni, hiposellüler kemik iliği, normal karyotip, HLA-DR15 pozitifliği, düşük risk (IPSS-R).
MDS alt tipini ve tedaviye yön verecek prognostik faktörleri belirlemek için.
2
MDS'nin patofizyolojik özelliklerini belirle.
Hiposellüler ilik ve HLA-DR15 pozitifliği, T-hücre aracılı otoimmün bir mekanizmayı (Aplastik Anemi benzeri tablo) düşündürmektedir.
Tedavi mekanizmasını seçmek için patogenezi anlamak gerekir.
3
Tedavi seçeneklerini hasta profiline göre değerlendir.
Bu özelliklere sahip (hiposellüler, HLA-DR15+, genç, normal karyotip) hastalarda immünsüpresif tedaviye (ATG + Siklosporin) yanıt oranı yüksektir.
Düşük riskli ancak pansitopenik ve hiposellüler hastalarda standart bakım budur.

Anahtar Kavram

Hiposellüler MDS tedavisi

İpuçları

1
Hastanın kemik iliği 'hiposellüler' olarak tanımlanmış ve Aplastik Anemi ile benzer özellikler (HLA-DR15 pozitifliği) taşıyor.
2
Bu tablo, MDS'nin otoimmün mekanizmalarla ilişkili olabilen bir alt grubudur ve sitotoksik kemoterapiden ziyade bağışıklık sistemini hedef alan tedavilere yanıt verir.

Daha Fazla Pratik

MDS risk skorlama sistemlerinde (IPSS ve IPSS-R) kullanılan parametreleri (blast oranı, sitogenetik, sitopeni derinliği) gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Hastanın 'Aplastik Anemi benzeri MDS' (AA-like MDS) olduğunu fark edip, Aplastik Anemi tedavisini (İmmünsüpresif Tedavi) seçeneklerde aramak.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 263Soru

34 yaşında kadın hasta, tekrarlayan baş ağrıları ve el parmaklarında yanıcı ağrı şikayetleriyle hematoloji polikliniğine başvuruyor. Tam kan sayımında Hemoglobin 13.213.2 g/dL, Lökosit 11.500/μL11.500/\mu L, Trombosit 1.100.000/μL1.100.000/\mu L saptanıyor. Periferik yaymada dev trombositler izleniyor. *JAK2 V617F* mutasyonu pozitif bulunuyor. Yapılan kemik iliği biyopsisinde; yaşa göre artmış sellülarite, granülositik proliferasyon ve kümeleşme eğilimi gösteren, atipik, bulutsu (cloud-like) çekirdekli megakaryositler görülüyor. Retikülin fibrozis derecesi (MF-0) olarak raporlanıyor.

WHO 2022 kriterlerine göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)

Cevap

Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)
Bu hasta izole trombositoz ve *JAK2* pozitifliği ile bir Miyeloproliferatif Neoplazi (MPN) tablosu sergilemektedir. WHO 2022 sınıflandırmasına göre, Esansiyel Trombositoz (ET) ile Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) arasındaki ayrım klinik gidişat ve tedavi açısından kritiktir. Pre-PMF tanısı için majör kriterler arasında kemik iliği morfolojisi yer alır: yaşa göre artmış sellülarite, granülositik proliferasyon ve atipik, bulutsu (cloud-like) çekirdekli megakaryositler. ET'de ise kemik iliği genellikle normosellülerdir ve megakaryositler büyük, hiperlobüle (geyik boynuzu/staghorn) görünümdedir. Hastadaki morfolojik bulgular (hipersellülarite, atipik megakaryositler) fibrozis henüz gelişmemiş olsa bile (MF-0) Pre-PMF tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
İzole trombositoz (>450.000/μL>450.000/\mu L), *JAK2* pozitifliği ve miyeloproliferatif neoplazi (MPN) şüphesi mevcut.
Trombositoz ve klonal marker varlığı MPN grubunu işaret eder.
2
Ayırıcı tanı için kemik iliği morfolojisini incele
Hipersellülarite, granülositik proliferasyon ve atipik/bulutsu (cloud-like) megakaryositler saptanmıştır.
Bu morfolojik bulgular WHO 2022 kriterlerine göre Esansiyel Trombositoz (ET) ile Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) ayrımında kilit öneme sahiptir.
3
ET ve Pre-PMF kriterlerini karşılaştır
ET'de kemik iliği normosellülerdir ve megakaryositler büyük, hiperlobüle (geyik boynuzu) şeklindedir. Pre-PMF'de ise hipersellülarite ve atipik megakaryositler görülür.
Hastadaki bulgular (artmış sellülarite, bulutsu megakaryositler) ET tanısını dışlar ve Pre-PMF tanısını koydurur. Fibrozis olmaması (MF-0) 'Aşikar PMF' tanısını dışlar.

Anahtar Kavram

Miyeloproliferatif Neoplazilerde (MPN) özellikle ET ve Pre-PMF ayrımında kemik iliği histopatolojisi (megakaryosit morfolojisi ve sellülarite) belirleyicidir.
Soru 264Soru

5858 yaşında erkek hasta, 55 yıl önce halsizlik nedeniyle yapılan tetkiklerinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+) ve sIg(zayıf+)sIg(zayıf+) immünfenotipi ile Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı almış ve Binet Evre A olarak izleme alınmıştır. Son 33 haftadır sağ servikal bölgesindeki lenf nodunda ani büyüme, şiddetli gece terlemesi ve 55 kg kilo kaybı şikayetleri başlayan hastanın fizik muayenesinde sağ servikal bölgede 55 cm çaplı, fikse ve ağrısız lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 22.000/μL22.000/\mu L (%82\%82 lenfosit), hemoglobin 11.811.8 g/dL, trombosit 175.000/μL175.000/\mu L, LDH 16401640 U/L (N<250N < 250) ve serum kalsiyum düzeyi 11.811.8 mg/dL olarak bulunuyor. Bu klinik tabloya göre en olası ön tanı ve tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Richter transformasyonu - Büyüyen lenf nodundan eksizyonel biyopsi yapılması

Cevap

Richter transformasyonu ön tanısıyla büyüyen lenf nodundan eksizyonel biyopsi yapılması
Richter transformasyonu, KLL'nin yaklaşık %210\%2-10 oranında daha agresif bir lenfomaya (en sık Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma) dönüşmesidir. Klinik olarak ani büyüyen lenf nodları, dirençli B semptomları, çok yüksek LDH seviyeleri ve hiperkalsemi ile karakterizedir. Bu durumda kemik iliği aspirasyonu KLL bulgularını göstermeye devam edebileceği için tanıda yetersiz kalabilir; en doğru yaklaşım şüpheli lenf nodundan biyopsi yapmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Düşük riskli (Binet A) bir KLL hastasında ani ortaya çıkan asimetrik lenfadenopati ve B semptomları (ateş, kilo kaybı) saptandı.
KLL'nin doğal seyrindeki değişiklikleri ve transformasyon riskini değerlendirmek için ilk adımdır.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Belirgin LDH yüksekliği (16401640 U/L) ve hiperkalsemi (11.811.8 mg/dL) saptandı.
Bu bulgular yüksek döngülü (high-turnover) agresif bir lenfoma transformasyonunun (Richter) tipik belirteçleridir.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Transformasyonun gerçekleştiği lenf nodundan biyopsi kararı verildi.
Richter sendromu genellikle lokalize bir alanda başladığı için kemik iliği tanıda yetersiz kalabilir; doku biyopsisi patolojik transformasyonu göstermek için zorunludur.

Anahtar Kavram

Richter Sendromu (Transformasyonu)

Daha Fazla Pratik

Richter transformasyonu sonrası hastaların sitogenetik özelliklerini (TP53 delesyonu varlığı gibi) inceleyerek tedavi protokollerinin nasıl değiştiğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 265Soru

6868 yaşında erkek hasta, 11 yıldır Rai evre IIII Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısıyla takip edilmektedir. Son dönemde belirginleşen BB semptomları (gece terlemesi, kilo kaybı) ve progresif sitopeni nedeniyle tedavi başlanması planlanıyor. Yapılan sitogenetik değerlendirmede 17p17p delesyonu [del(17p)][del(17p)] saptanıyor. Bu hasta için en uygun birinci basamak tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbrutinib

Cevap

17p delesyonu saptanan Kronik Lenfositik Lösemi hastasında en uygun tedavi seçeneği bir BTK inhibitörü olan İbrutinibdir.
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) seyrinde 17p17p delesyonu veya TP53TP53 mutasyonu saptanması, hastalığın en yüksek riskli kategoride olduğunu gösterir. Bu genetik bozukluklar, p53 proteininin fonksiyon kaybına yol açarak hücrenin kemoterapi (özellikle pürün analogları ve alkilleyici ajanlar) ile indüklenen apoptoza dirençli hale gelmesine neden olur. Güncel kılavuzlarda, bu spesifik mutasyona sahip hastalarda FCRFCR gibi kemoimmünoterapiler yerine Bruton tirozin kinaz (BTK) inhibitörleri (örn. İbrutinib) veya BCL-2 inhibitörleri (örn. Venetoklaks) birinci basamakta önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut evresini ve tedavi endikasyonunu değerlendir
Rai evre II ve B semptomları/progresif sitopeni varlığı, iWCLL kriterlerine göre tedavi endikasyonu oluşturur.
KLL'de her hastaya tanı anında tedavi başlanmaz; aktif hastalık bulguları beklenir.
2
Sitogenetik risk profilini analiz et
Hastada 17p delesyonu saptanmıştır.
17p delesyonu (TP53 kaybı), p53 aracılı apoptozu tetikleyen konvansiyonel kemoterapilere (fludarabin vb.) direnci simgeler.
3
Risk profiline göre uygun ajanı seç
p53 bağımsız yoldan etki eden BTK inhibitörleri (İbrutinib) veya BCL-2 inhibitörleri (Venetoklaks) tercih edilmelidir.
İbrutinib, 17p delesyonu olan grupta sağkalımı en belirgin düzelten ajandır.

Anahtar Kavram

KLL'de 17p delesyonu ve TP53 mutasyonu varlığı kemoterapi direncini gösterir ve tedavi seçimini hedefe yönelik ajanlara (BTK inhibitörleri) kaydırır.

Daha Fazla Pratik

KLL'de tedavi indikasyonlarını (iWCLL kriterleri) ve Rai evrelemesini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 266Soru

4848 yaşında kadın hasta, son bir aydır artan halsizlik, ateş ve diş etlerinde belirgin şişkinlik şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk, yaygın diş eti hiperplazisi ve servikal lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.8 g/dL8.8\ g/dL, lökosit 42,000/mm342,000/mm^3 ve trombosit 35,000/mm335,000/mm^3 olarak ölçülüyor. Periferik yaymada bol sitoplazmalı, nükleusları katlantılı blastlar izleniyor. Bu blastların histokimyasal incelemesinde non-spesifik esteraz (NSE) boyanması yaygın pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monoblastik lösemi (AML-M5)

Cevap

Akut monoblastik lösemi (AML-M5)
Hastada görülen yaygın diş eti hiperplazisi, blastların doku infiltrasyonuna (ekstramedüller tutulum) işaret eder. Histokimyasal olarak non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği saptanması, bu blastların monositik kökenli olduğunu kanıtlar. Bu iki bulgu birleştiğinde en olası tanı Akut monoblastik lösemi (AML-M5) olarak belirlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Diş eti hiperplazisi ve lenfadenopati saptandı.
Diş eti hiperplazisi, lösemik hücrelerin ekstramedüller dokulara sızdığını gösterir ve özellikle monositik lösemilerde (M4/M5) görülür.
2
Laboratuvar ve periferik yayma bulgularını analiz et
Anemi, trombositopeni ve lökositoz ile birlikte nükleusu katlantılı blastlar görüldü.
Bu tablo akut lösemi tanısını destekler; nükleer katlantılar monositik diferansiyasyonu düşündürür.
3
Sitokimyasal boyanma özelliklerini yorumla
Non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği saptandı.
NSE pozitifliği, monositik seriye ait hücrelerin en önemli histokimyasal belirtecidir ve tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

AML-M5'te diş eti hiperplazisi ve NSE pozitifliği tanısal ipuçlarıdır.
Soru 267Soru

1818 yaşında erkek hasta, son bir haftadır artan halsizlik ve göz aklarında sararma şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde çocukluk döneminden beri aralıklı sarılık öyküsü olduğu ve babasının benzer şikayetler nedeniyle splenektomi geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde ikter saptanıyor ve dalak kosta kenarını 3 cm3 \text{ cm} geçiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 10.5 g/dL10.5 \text{ g/dL}, MCV: 82 fL82 \text{ fL}, MCHC: 37.5 g/dL37.5 \text{ g/dL} (N: 3236 g/dL32-36 \text{ g/dL}), Retikülosit: %8\%8 saptanıyor. Periferik yaymada polikromazi ve santral solukluğu kaybolmuş küçük, hiperkromik eritrositler görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalıtsal sferositoz

Cevap

Kalıtsal sferositoz
Kalıtsal sferositoz, eritrosit membran proteinlerindeki defektler sonucu eritrositlerin yüzey alanlarını kaybetmesi ve sferik bir form almasıyla karakterizedir. Bu durum MCHC (ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu) değerinde artışa (%36\%36'nın üzeri) neden olur. Hastadaki tekrarlayan sarılık, splenomegali, sferositler ve pozitif aile öyküsü bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını değerlendir
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit (%8\%8), ikter ve splenomegali ekstravasküler hemolizi gösterir.
Hastanın klinik tablosu bir hemolitik anemiyi işaret etmektedir.
2
Eritrosit indekslerini analiz et
MCHC değerinin 37.5 g/dL37.5 \text{ g/dL} olması (N: 323632-36) tanısal bir anahtardır.
MCHC artışı, sferosit varlığının en önemli göstergelerinden biridir.
3
Aile öyküsü ve periferik yaymayı birleştir
Babanın splenektomi öyküsü ve periferik yaymada sferositlerin görülmesi tanıyı kesinleştirir.
Kalıtsal geçiş ve karakteristik morfoloji kalıtsal sferositoz tanısını destekler.

Anahtar Kavram

MCHC artışı ve sferosit varlığı kalıtsal sferositoz için tipiktir.

Daha Fazla Pratik

Kalıtsal sferositoz tanısında kullanılan güncel testleri (EMA binding testi gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 268Soru

45 yaşında kadın hasta, avuç içlerinde ve ayak tabanlarında ani gelişen kızarıklık, yanma ve zonklayıcı tarzda şiddetli ağrı şikayeti ile başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde trombosit sayısı 820.000/mm3820.000/mm^3, hemoglobin 13.2g/dL13.2 \, g/dL ve lökosit sayısı 9.400/mm39.400/mm^3 saptanıyor. Hastanın şikayetlerinin düşük doz aspirin tedavisi ile dramatik olarak düzeldiği gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Esansiyel trombositemi

Cevap

Esansiyel trombositemi
Esansiyel trombositemi, klonal megakaryosit proliferasyonu ile karakterize bir hastalıktır. Eritromelalji (avuç içleri ve ayak tabanlarında yanıcı ağrı, kızarıklık ve ısı artışı), trombositlerin mikrovasküler alanda kümelenmesiyle oluşur ve düşük doz aspirin tedavisine çok hızlı (dramatik) yanıt vermesi bu tanı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın trombosit düzeyini değerlendir
Trombosit sayısının 450.000/mm3450.000/mm^3 üzerinde (820.000/mm3820.000/mm^3) olduğu ve belirgin bir trombositoz varlığı saptanır.
Miyeloproliferatif neoplazilerde bir veya birden fazla hücre serisinde artış beklenir.
2
Klinik semptomu (eritromelalji) analiz et
Ekstremitelerde yanma, kızarıklık ve aspirine hızlı yanıt, trombositlerin mikrovasküler agregasyonuna bağlı gelişen eritromelaljiyi gösterir.
Eritromelalji, esansiyel trombositemi (ET) ve polisitemia vera (PV) gibi hastalıklarda görülen patognomonik sayılabilecek bir mikrovasküler komplikasyondur.
3
Ayırıcı tanı yap
Normal lökosit ve hemoglobin düzeyleri ile birlikte izole trombositoz ve eritromelalji varlığı en çok ET'yi destekler.
Diğer miyeloproliferatif hastalıklarda genellikle diğer hücre serilerinde de (lökosit veya eritrosit) belirgin anormallikler görülür.

Anahtar Kavram

Eritromelalji ve Esansiyel Trombositemi İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Esansiyel trombositemi tanısında kullanılan moleküler belirteçleri (JAK2JAK2, CALRCALR, MPLMPL) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 269Soru

2424 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve konsantrasyon güçlüğü şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 22 yıldır dirençli epilepsi nedeniyle yüksek doz fenitoin kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk ve dilde hafif atrofi saptanırken; vibrasyon ve pozisyon duyusunu da içeren nörolojik muayenesi tamamen doğal olarak değerlendiriliyor.

Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)9.69.6 g/dL13.517.513.5 - 17.5 g/dL
Hematokrit (Hct)%29\%29%4150\%41 - 50
MCV114114 fL8010080 - 100 fL
RDW%17.2\%17.2%11.514.5\%11.5 - 14.5
Lökosit4.2004.200/mm³4.00010.0004.000 - 10.000/mm³
Trombosit155.000155.000/mm³150.000450.000150.000 - 450.000/mm³

Bu hastada saptanan aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Folat eksikliği

Cevap

Fenitoin kullanımına bağlı gelişen folat eksikliği
Doğru seçenek olan folat eksikliği, hastanın uzun süreli fenitoin kullanımı ile tam uyumludur. Fenitoin, ince bağırsaklarda folatın emilimini sağlayan enzimleri inhibe ederek ve karaciğerde folat katabolizmasını artırarak eksikliğe neden olur. Hastadaki makrositoz (MCV: 114114 fL) ve normal nörolojik muayene bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipinin belirlenmesi
MCV 114114 fL saptandı.
Anemiye yaklaşımda ilk adım ortalama eritrosit hacmine (MCV) bakarak mikrositer, normositer veya makrositer ayrımı yapmaktır.
2
Etiyolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Uzun süreli ve yüksek doz fenitoin kullanımı saptandı.
İlaç öyküsü, eksiklik anemilerinin (özellikle B12 ve folat) ayırıcı tanısında kritiktir.
3
Ayırıcı tanının netleştirilmesi
Nörolojik muayenenin normal olması.
Megaloblastik anemilerde B12 eksikliğinde subakut kombine dejenerasyon bulguları beklenirken, izole folat eksikliğinde nörolojik etkilenme görülmez.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı megaloblastik anemilerde fenitoin-folat etkileşimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 270Soru

28 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri devam eden ancak düzenli kan transfüzyonu gerektirmeyen halsizlik ve hafif sarılık şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin splenomegali, hafif ikter ve 'chipmunk' yüz görünümü saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin (HbHb)8.8 g/dL8.8\ g/dL
MCVMCV62 fL62\ fL
RDWRDW%24\%24
Retikülosit%7\%7
Serum Ferritin650 ng/mL650\ ng/mL

HbHb Elektroforezi: HbAHbA: %35\%35, HbFHbF: %60\%60, HbA2HbA_2: %5\%5

Hastanın başka bir nedenle çekilen toraks BT incelemesinde arka mediastende, paravertebral bölgede düzgün sınırlı, lobüle konturlu yumuşak doku kitleleri saptanmıştır.

Bu hastadaki mediastinal kitlelerin gelişiminden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnefektif eritropoeze yanıt olarak gelişen ekstramedüller hematopoez

Cevap

İnefektif eritropoeze yanıt olarak gelişen ekstramedüller hematopoez
İnefektif eritropoeze yanıt olarak gelişen ekstramedüller hematopoez seçeneği doğrudur; çünkü beta talasemi intermedia hastalarında kemik iliğindeki eritroid hiperplazi o kadar şiddetlidir ki, ilik boşlukları genişler ve hücre üretimi vücudun diğer bölgelerine, özellikle de torasik paravertebral yumuşak dokulara taşar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hasta transfüzyon bağımlı olmayan (intermedia) bir hemoglobinopatiye sahip.
Yaşam boyu süren anemi, splenomegali ve 'chipmunk' yüz görünümü kronik eritroid hiperplaziyi düşündürür.
2
Hemoglobin elektroforezinin yorumlanması
Beta talasemi intermedia tanısı doğrulanır.
HbFHbF düzeyinin çok yüksek olması (%60\%60) ve HbAHbA sentezinin kısmen devam etmesi (%35\%35) intermedia formu ile uyumludur.
3
Görüntüleme bulgularının ilişkilendirilmesi
Arka mediasten/paravertebral kitlelerin tanısı konur.
Talasemilerde inefektif eritropoez sonucu kemik iliği yetersiz kalarak ekstramedüller alanlarda (karaciğer, dalak, paravertebral mesafeler) hematopoez odakları oluşturur.

Anahtar Kavram

Beta talasemi intermedia hastalarında inefektif eritropoez, masif eritroid hiperplazi ve ekstramedüller hematopoeze (EMH) yol açar; EMH en sık paravertebral bölgede kitle şeklinde izlenir.

Daha Fazla Pratik

Talasemi intermedia ve major arasındaki ayrıcı tanı kriterlerini (transfüzyon ihtiyacı, genetik mutasyonlar) tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 271Soru

55 yaşındaki erkek hasta; 3 aydır devam eden ateş, kilo kaybı ve vücutta kaşıntılı döküntüler nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede jeneralize lenfadenopati ve hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Coombs pozitif hemolitik anemi, eozinofili ve poliklonal hipergamaglobulinemi görülüyor. Lenf nodu biyopsisinde CD3(+), CD4(+), CD10(+), CXCL13(+) ve PD-1(+) neoplastik hücreler ile yüksek endotelli venüllerde belirginleşme ve foliküler dendritik hücre ağında genişleme izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anjiyoimmünoblastik T-Hücreli Lenfoma

Cevap

Anjiyoimmünoblastik T-Hücreli Lenfoma
Soruda tarif edilen vaka, periferik T-hücreli lenfomaların bir alt tipi olan Anjiyoimmünoblastik T-Hücreli Lenfoma (AITL) için klasiktir. AITL, foliküler helper T hücrelerinden (Tfh) köken alır ve bu nedenle CD4, CD10, CXCL13, PD-1 ve BCL-6 pozitifliği gösterir. Klinik olarak hastalar sadece lenfadenopati ile değil, immün sistem disregülasyonu bulgularıyla (otoimmün hemolitik anemi, poliklonal hipergamaglobulinemi, deri döküntüleri, eozinofili) başvururlar. Yüksek endotelli venüllerde (HEV) artış ve foliküler dendritik hücre (FDC) ağında genişleme (CD21+) histopatolojik diğer ayırt edici özelliklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
B semptomları (ateş, kilo kaybı), jeneralize lenfadenopati ve hepatosplenomegali lenfoproliferatif bir hastalığı düşündürür. Ancak 'kaşıntılı döküntü' ve 'otoimmün hemoliz' gibi immün regülasyon bozukluğu bulguları spesifiktir.
Sistemik inflamasyon ve immün disregülasyon, belirli lenfoma alt tiplerini (özellikle T-hücreli) işaret eder.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Poliklonal hipergamaglobulinemi, eozinofili ve Coombs pozitifliği.
Bu üçlü (döküntü + poliklonal gamapati + otoimmünite), Anjiyoimmünoblastik T-Hücreli Lenfoma (AITL) için çok karakteristiktir.
3
İmmünofenotipi eşleştir.
CD3(+), CD4(+) (T-hücre kökeni); CD10(+), CXCL13(+), PD-1(+) (T-foliküler helper [Tfh] kökeni).
Normalde germinal merkez B hücrelerinde bulunan CD10'un bir T-hücreli lenfomada pozitif olması ve CXCL13 pozitifliği, AITL tanısını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Anjiyoimmünoblastik T-Hücreli Lenfoma (AITL) Tanı Kriterleri
Soru 272Soru

22 yaşında erkek hasta, son haftalarda artan halsizlik, diş eti kanamaları ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar nedeniyle başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir kronik hastalık veya ilaç kullanım öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede cilt ve konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde peteşi ve ekimozlar izleniyor. Hepatosplenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor.

Laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

* Hemoglobin: 7,17,1 g/dL
* Lökosit: 1.400/mm31.400/mm^3 (Nötrofil: 350/mm3350/mm^3)
* Trombosit: 16.000/mm316.000/mm^3
* MCV: 102102 fL
* Retikülosit: %0,10,1

Yapılan kemik iliği biyopsisinde selülarite <%10 olarak izleniyor, fibrozis veya blast artışı saptanmıyor. Hastanın HLA doku grubu ile tam uyumlu 24 yaşında bir erkek kardeşi olduğu öğreniliyor.

Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Allogeneik hematopoietik kök hücre nakli

Cevap

Allogeneik hematopoietik kök hücre nakli
Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları (derin pansitopeni, düşük retikülosit, organomegalinin olmayışı, hiposellüler kemik iliği) Şiddetli Aplastik Anemi (SAA) ile uyumludur. SAA tedavi algoritmasında belirleyici faktörler hastanın yaşı ve uygun vericisinin olup olmadığıdır. 40-50 yaş altındaki ve HLA tam uyumlu kardeşi olan hastalarda, küratif potansiyeli en yüksek ve uzun dönem sağkalımı en iyi olan tedavi seçeneği Allogeneik Hematopoietik Kök Hücre Naklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Pansitopeni (Anemi, Nötropeni, Trombositopeni), düşük retikülosit, splenomegali yokluğu ve hiposellüler kemik iliği.
Bu bulgular 'Şiddetli Aplastik Anemi' (SAA) tanısını koydurur.
2
Şiddetli Aplastik Anemi kriterlerini kontrol et.
Nötrofil < 500/mm3500/mm^3, Trombosit < 20.000/mm320.000/mm^3, Retikülosit < %1 ve kemik iliği selülaritesi <%25.
Hasta SAA kriterlerini karşılamaktadır.
3
Hasta yaşı ve donör durumuna göre tedavi algoritmasını uygula.
Hasta 22 yaşında (genç) ve tam uyumlu kardeşi var.
40-50 yaş altı, HLA tam uyumlu kardeşi olan SAA hastalarında ilk ve en etkili (küratif) tedavi seçeneği allogeneik kök hücre naklidir.

Anahtar Kavram

Şiddetli Aplastik Anemi Tedavi Algoritması

İpuçları

1
Hastada pansitopeni var ve kemik iliği 'boş' (hiposellüler). Bu durum kemik iliği yetmezliğini işaret ediyor.
2
Bu hastalıkta (Aplastik Anemi) tedavi kararını verirken en önemli iki kriter: hastanın yaşı ve kardeş vericisinin olup olmadığıdır.
3
Genç ve vericisi olan hastalarda bağışıklığı baskılamak yerine, bozuk olan iliği yenisiyle değiştirmek (nakil) en kesin çözümdür.

Daha Fazla Pratik

Şiddetli Aplastik Anemi tanısı almış ancak uygun vericisi olmayan 65 yaşındaki bir hasta için en uygun tedavi nedir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 273Soru

6767 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden gece terlemesi, yaklaşık 66 kg kilo kaybı ve boyun bölgesinde fark ettiği şişlikler nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal, aksiller ve inguinal bölgelerde çapları 242-4 cm arasında değişen, ağrısız, hareketli lenfadenopatiler ve kosta kenarını 55 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda özetlenmiştir:

TetkikSonuç
Lökosit sayısı124.000/μL124.000/\mu L (%92 lenfosit)
Hemoglobin12.2g/dL12.2 g/dL
Trombosit sayısı155.000/μL155.000/\mu L
Periferik YaymaGumprecht kalıntıları (ezilme hücreleri)
Akım SitometrisiCD5(+),CD19(+),CD23(+),CD20(zayıf)CD5(+), CD19(+), CD23(+), CD20 (zayıf)
Sitogenetik (FISHFISH)del(17p)del(17p) pozitif
Moleküler AnalizTP53TP53 mutasyonu pozitif

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbrutinib tedavisi başlanması

Cevap

17p delesyonu ve TP53 mutasyonu saptanan semptomatik Kronik Lenfositik Lösemi hastasında en uygun yaklaşım İbrutinib gibi hedefe yönelik tedavilerin başlanmasıdır.
Bu hastada KLL tanısı klinik, morfolojik ve immünofenotipik olarak kesinleşmiştir. Hastanın gece terlemesi, kilo kaybı gibi B semptomlarına sahip olması ve belirgin splenomegalisinin bulunması tedavi endikasyonu oluşturur. Ancak hastadaki en kritik bulgu del(17p)del(17p) ve TP53TP53 mutasyonunun pozitif olmasıdır. Bu genetik bozukluklar, p53 yolağını işlevsiz hale getirerek fludarabin, siklofosfamid veya klorambusil gibi p53 bağımlı hücre ölümüne neden olan kemoterapilere karşı tam direnç oluşturur. Güncel kılavuzlarda bu grup hastalar için ilk seçenek tedavi, p53 yolağından bağımsız çalışan Bruton Tirozin Kinaz (BTK) inhibitörü olan İbrutinib'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının Doğrulanması
Lökositoz (%92 lenfosit), Gumprecht hücreleri ve akım sitometrisi (CD5+,CD19+,CD23+,CD20zayıfCD5+, CD19+, CD23+, CD20 zayıf) ile Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı konur.
KLL tanısı için mutlak lenfosit sayısının >5000/μL>5000/\mu L olması ve tipik immünofenotipik özelliklerin gösterilmesi gerekir.
2
Evreleme ve Tedavi Endikasyonunun Belirlenmesi
Lenfadenopati ve splenomegali (Rai Evre II) mevcuttur. B semptomları (kilo kaybı, gece terlemesi) tedavi başlama kriteridir.
IWCLL kriterlerine göre ilerleyici hastalık, masif splenomegali veya sistemik B semptomları tedavi gerektirir.
3
Moleküler Risk Analizi
del(17p)del(17p) ve TP53TP53 mutasyonu saptanması hastayı 'çok yüksek risk' grubuna sokar.
17p delesyonu olan hastalarda kemoterapi ajanlarının kullandığı p53 yolağı bozuktur, bu nedenle geleneksel kemoterapilere yanıt çok düşüktür.
4
Uygun Tedavi Seçimi
BTK inhibitörleri (İbrutinib, Acalabrutinib) veya Venetoclax tabanlı rejimler tercih edilmelidir.
BTK inhibitörleri p53 yolağından bağımsız olarak B-hücre reseptör sinyalini bloke ederek etki gösterir ve bu grupta sağkalımı anlamlı düzeyde artırır.

Anahtar Kavram

KLL'de 17p delesyonu ve TP53 mutasyonu varlığı, standart kemoimmünoterapilere (FCR/BR) direnç anlamına gelir ve tedavide ilk seçenek BTK inhibitörleridir.

İpuçları

1
Hastanın akım sitometrisi sonuçları ve periferik yaymadaki ezilme hücreleri tipik bir hastalığa işaret etmektedir.
2
KLL tanısı alan bu hastada tedavi seçimini etkileyen en önemli faktör FISH yöntemi ile saptanan genetik hasardır.
3
p53 yolağını devre dışı bırakan 17p delesyonu varlığında, klasik kemoterapi yerine sinyal iletim yolaklarını hedefleyen ilaçlar tercih edilir.

Daha Fazla Pratik

KLL'de Ibrutinib tedavisi altındaki bir hastada lenfosit sayısında geçici artış görülmesinin (redistribüsyon lenfositozu) bir progresyon olmadığını unutmayınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 274Soru

7070 yaşında erkek hasta, 33 yıldır Rai evre 00 Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısıyla (CD5+CD5+, CD19+CD19+, CD23+CD23+, CD20CD20 zayıf pozitif) izlenmektedir. Son 11 ayda sağ servikal bölgedeki lenf nodunda hızlı büyüme, gece terlemesi ve 55 kg kilo kaybı şikayetleri gelişiyor. Fizik muayenede sağ servikal bölgede 55 cm, sert ve fikse lenfadenopati saptanıyor.

Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin11.511.5 g/dL
Lökosit18.000/μL18.000/\mu L (70%70\% lenfosit)
Trombosit165.000/μL165.000/\mu L
LDH950950 U/L (N: <250<250)

Bu hastada klinik tablodaki bu ani değişikliğin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Richter transformasyonu

Cevap

Richter transformasyonu
Doğru cevap olan Richter transformasyonu, Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) seyrinde hastaların bir kısmında gelişen, hastalığın aniden agresif bir lenfomaya (en sık Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma) dönüşmesidir. Klinik olarak hızlı büyüyen lenf nodları, ateş, kilo kaybı gibi B semptomları ve serum LDH düzeyinde belirgin artış ile karakterizedir. Prognozu genellikle kötüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut tanısını ve bazal durumunu değerlendir.
Hasta Rai evre 00 (düşük riskli) KLL tanısına sahiptir ve stabil seyretmektedir.
Mevcut tablodaki değişikliğin zeminini anlamak için temel tanı bilinmelidir.
2
Yeni gelişen klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hızlı büyüyen lokalize lenfadenopati, kilo kaybı, gece terlemesi (B semptomları) ve LDH yüksekliği saptanmıştır.
Bu bulgular hastalığın daha agresif bir forma dönüştüğünün işaretidir.
3
KLL seyrindeki agresif transformasyonları ayırıcı tanıya al.
KLL hastalarının %210\%2-10'unda görülen ve genellikle agresif bir büyük hücreli lenfomaya dönüşümü ifade eden Richter transformasyonu tanısına ulaşılır.
KLL zemininde gelişen bu spesifik klinik tablo Richter transformasyonu için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Richter Transformasyonu

Daha Fazla Pratik

Richter transformasyonu şüphesinde kesin tanı için lenf nodu biyopsisi gereklidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 275Soru

2424 yaşında orak hücreli anemi (HbSSHbSS) tanılı kadın hasta, 1010 gün önce elektif bir cerrahi girişim öncesi 22 ünite eritrosit süspansiyonu transfüze ediliyor. Hasta bugün ani başlayan yaygın kemik ağrısı, halsizlik, çarpıntı ve koyu renkli idrar şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde çok sayıda transfüzyon öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar ikterik saptanıyor; batın muayenesinde dalak palpe edilemiyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuçBazal (Transfüzyon Öncesi)
Hemoglobin5,85,8 g/dLg/dL7,57,5 g/dLg/dL
Retikülosit%16\%16%11\%11
LDHLDH19501950 U/LU/L420420 U/LU/L
İndirekt Bilirubin6,46,4 mg/dLmg/dL2,22,2 mg/dLmg/dL
Direkt CoombsPozitif (IgGIgG)Negatif

Bu klinik tabloda aneminin derinleşmesinden ve hemoliz bulgularından sorumlu en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gecikmiş hemolitik transfüzyon reaksiyonu ve hiperhemoliz sendromu

Cevap

Gecikmiş hemolitik transfüzyon reaksiyonu ve hiperhemoliz sendromu
Doğru yanıt olan gecikmiş hemolitik transfüzyon reaksiyonu, transfüzyon sonrası oluşan yeni alloantikorların (örneğin Anti-Kidd) hem donör hücrelerini hem de otolog (hastanın kendi) hücrelerini yıkmasıyla karakterizedir. Hemoglobinin transfüzyon öncesi seviyenin altına düşmesi ve transfüzyon sonrası pozitifleşen Direkt Coombs testi bu tanıyı destekleyen en güçlü bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri bazal değerlerle karşılaştır.
Hemoglobin düzeyinin transfüzyon sonrası bazal değerin (7,57,5 g/dLg/dL) bile altına (5,85,8 g/dLg/dL) düştüğü görülür.
Bu durum, sadece verilen kanın değil, hastanın kendi eritrositlerinin de yıkıldığını (hiperhemoliz) gösterir.
2
Retikülosit ve hemoliz belirteçlerini değerlendir.
Yüksek retikülosit (%16), yüksek LDHLDH ve indirekt bilirubin saptandı.
Yüksek retikülosit aplastik krizi dışlar; yüksek hemoliz belirteçleri aktif bir yıkım olduğunu kanıtlar.
3
Fizik muayenede dalak bulgusunu analiz et.
Dalağın palpe edilememesi (otosplenektomi).
Erişkin HbSSHbSS hastalarında sekestrasyon krizi beklenmez; bu bulgu tanıyı transfüzyon reaksiyonuna yönlendirir.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemi hastalarında transfüzyon sonrası hemoglobinin bazal değerin altına düşmesi 'hiperhemoliz sendromu'nu akla getirmelidir.
Soru 276Soru

68 yaşında erkek hastada, check-up sırasında istenen tam kan sayımında lökosit sayısı 18.000/μL18.000/\mu L ve lenfosit oranı %75\%75 olarak saptanıyor. Fizik muayenesi tamamen normal olan hastanın periferik yaymasında yaygın "ezilmiş hücreler" (Grumprecht hereleri) görülüyor. Bu bulgular ışığında, öncelikle düşünülmesi gereken kronik lenfoproliferatif hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik lenfositik lösemi

Cevap

Kronik lenfositik lösemi
Kronik lenfositik lösemi (KLL), genellikle ileri yaştaki bireylerde tesadüfen saptanan lenfositoz ile karakterizedir. Periferik yaymada lenfositlerin kırılgan olması nedeniyle oluşan 'ezilmiş hücre' veya 'Grumprecht hereleri' (smudge cells) görünümü, bu hastalık için oldukça spesifik ve yardımcı bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Lenfosit sayısının değerlendirilmesi
Hastada 18.000×0.75=13.500/μL18.000 \times 0.75 = 13.500/\mu L mutlak lenfosit sayısı mevcuttur (Lenfositoz).
Tanı için ilk adım lenfositozun varlığını kanıtlamaktır.
2
Periferik yayma morfolojisinin incelenmesi
Grumprecht hereleri (ezilmiş lenfositler) saptanmıştır.
Bu hücreler, kırılgan neoplastik lenfositlerin yayma sırasında parçalanmasıyla oluşur ve tanıya yönlendirir.
3
Ayırıcı tanı ve kesin tanıya ulaşılması
İzole lenfositoz ve ezilmiş hücre varlığı ile Kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısı konur.
Yaşlı bir hastada asemptomatik lenfositozun en sık nedeni KLL'dir.

Anahtar Kavram

Yaşlı hastada asemptomatik lenfositoz ve periferik yaymada Grumprecht hereleri görülmesi durumunda ilk akla gelmesi gereken tanı Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)'dir.

İpuçları

1
Hastanın yaşını ve lenfosit sayısının yüksekliğini dikkate alın.
2
Periferik yaymada bahsedilen 'ezilmiş hücrelerin' bir diğer adının smudge cells olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Bu hastanın tanısını kesinleştirmek için yapılacak olan akım sitometrisi (flow cytometry) belirteçlerini (CD5, CD19, CD23) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 277Soru

62 yaşında erkek hasta, katarakt operasyonu öncesi yapılan laboratuvar incelemelerinde lökosit sayısının 28.000/μL28.000/\mu L ve lenfosit oranının %75\%75 saptanması üzerine iç hastalıkları polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde bilateral servikal ve inguinal bölgelerde ağrısız, mobil, yaklaşık 1,52cm1,5-2 cm çaplarında lenfadenopatiler saptanıyor. Periferik yayma incelemesinde olgun görünümlü küçük lenfositler ve çok sayıda "Grumprecht başı" (ezilmiş hücreler) izleniyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla yapılan akım sitometrisi (flow cytometry) incelemesinde aşağıdaki yüzey belirteçlerinden hangisinin pozitif saptanması en tipiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23

Cevap

Hastalığın tanısını doğrulamak için akım sitometrisinde CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23 pozitifliğinin saptanması gerekir.
Vakadaki yaşlı hasta, belirgin lenfositik lökositoz, ağrısız lenfadenopatiler ve periferik yaymadaki Grumprecht başı hücreleri ile tipik bir Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tablosudur. KLL, olgun görünümlü ancak fonksiyonel olmayan B lenfositlerin klonal proliferasyonudur. Bu hücrelerin yüzeyinde karakteristtik olarak B hücresi belirteçleri (CD19CD19, CD20CD20, CD23CD23) ile birlikte, normalde T hücrelerine özgü olan CD5CD5 molekülü de bulunur. Dolayısıyla CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23 birlikteliği KLL tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Yaşlı hasta, asemptomatik lökositoz (lenfosit baskın) ve generalize lenfadenopati mevcuttur.
Bu tablo öncelikle Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) olasılığını düşündürür.
2
Periferik yayma bulgularını değerlendir
Grumprecht başı (ezilmiş hücreler) ve olgun lenfositler izlenmektedir.
Grumprecht başı hücreleri, kırılgan neoplastik lenfositlerin yayma sırasında parçalanmasıyla oluşur ve KLL için tipiktir.
3
Tanısal immünofenotipi belirle
Akım sitometrisinde CD5CD5, CD19CD19, CD20CD20 (zayıf) ve CD23CD23 pozitifliği aranır.
CD5 normalde bir T hücre belirteci olsa da, KLL'de B hücreleri (CD19+CD19+) tarafından eksprese edilmesi en önemli tanısal özelliktir.

Anahtar Kavram

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanı kriterleri ve immünofenotipik özellikleri.

İpuçları

1
Periferik yaymadaki 'Grumprecht başı' hücreleri hangi hastalık için en karakteristiktir?
2
Normalde bir T-hücre belirteci olan CD5'in bir B-hücre malignitesinde eksprese edilmesi hangi hastalığı düşündürür?

Daha Fazla Pratik

KLL'de kötü prognoz gösteren genetik mutasyonları (örneğin 17p delesyonu) ve tedavi endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 278Soru

2222 yaşında kadın hasta, son 44 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde adet kanamalarının miktar olarak fazla ve uzun sürdüğü öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor.

Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9,89,8 g/dL121612-16 g/dL
Hematokrit%29\%29%3646\%36-46
MCV7272 fL8010080-100 fL
RDW%18\%18%1114\%11-14
Serum Ferritin66 ng/mL1515015-150 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Hastada saptanan düşük hemoglobin ve hematokrit değerleri anemiyi; düşük MCV (7272 fL) mikrositer karakteri gösterir. Serum ferritin düzeyinin (66 ng/mL) referans değerlerin çok altında olması, vücut demir depolarının tükendiğini kanıtlar. Bu bulgular, menoraji (aşırı adet kanaması) öyküsü olan genç bir kadın hastada demir eksikliği anemisi tanısını netleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipini belirlemek için MCV değerini incele.
MCV 7272 fL (normali 8010080-100 fL) olduğu için hasta mikrositer anemi grubundadır.
Mikrositer anemilerde ayırıcı tanıya gitmek için ilk adımdır.
2
Demir depolarını kontrol etmek için ferritin düzeyine bak.
Ferritin 66 ng/mL (belirgin düşük) saptandı.
Ferritin, vücut demir depolarını en hassas ve spesifik yansıtan laboratuvar parametresidir.
3
Klinik öykü (menoraji) ile laboratuvar bulgularını birleştir.
Genç bir kadında menorajiye bağlı gelişen demir eksikliği anemisi tanısı doğrulanır.
Etyolojik faktörün varlığı ve patognomonik lab bulgusu tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde düşük ferritin düzeyi demir eksikliği anemisi için tanı koydurucudur.
Soru 279Soru

35 yaşında bir kadın hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, eforla gelen nefes darlığı ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor; servikal, aksiller veya inguinal lenfadenopati saptanmıyor ve hepatosplenomegali izlenmiyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin7.57.5 g/dL
MCV9494 fL
Lökosit2.200/μL2.200/\mu L
Mutlak Nötrofil Sayısı900/μL900/\mu L
Trombosit15.000/μL15.000/\mu L
Retikülosit%0.2\%0.2

Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken altın standart tetkik ve beklenen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği biyopsisi; hiposellülerite ve normal iliğin yerini alan yağ dokusu

Cevap

Kemik iliği biyopsisi yapılarak hiposellülerite ve normal iliğin yerini alan yağ dokusunun gösterilmesi kesin tanı için altın standarttır.
Hastadaki pansitopeni, belirgin retikülositopeni ve fizik muayenede organomegali yokluğu tipik bir aplastik anemi tablosudur. Bu hastalığın kesin tanısı kemik iliği biyopsisi ile konur ve karakteristik bulgu, hemopoetik hücrelerin azalarak yerini yağ dokusuna bırakmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram ve retikülosit değerlerini analiz et.
Hastada anemi, nötropeni ve trombositopeni (pansitopeni) mevcuttur. Retikülosit oranının (%0.2)(\%0.2) çok düşük olması, kemik iliğinde üretimin yetersiz olduğunu gösterir.
Periferik kanda hücre eksikliğinin santral (ilik kaynaklı) mi yoksa periferik (yıkım/kayıp) mi olduğunu ayırt etmek için.
2
Fizik muayene bulgularını değerlendir.
Lenfadenopati ve hepatosplenomegali yokluğu, tablonun bir lösemi, lenfoma veya depo hastalığından ziyade primer bir kemik iliği yetmezliği (Aplastik Anemi) olduğunu destekler.
Pansitopeninin ayırıcı tanısında infiltratif süreçleri dışlamak için.
3
Kesin tanı için altın standart testi belirle.
Aplastik anemi tanısında altın standart kemik iliği biyopsisidir; beklenen bulgu hiposellülerite ve yağ dokusu artışıdır.
Hücre yoğunluğunu ve ilik mimarisini en güvenilir şekilde değerlendirmek için biyopsi gereklidir.

Anahtar Kavram

Aplastik anemi tanısı pansitopeni, retikülositopeni ve kemik iliği biyopsisinde hiposellülerite (yağlı ilik) bulgularına dayanır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 280Soru

19 yaşında erkek hasta, son üç haftadır giderek artan nefes darlığı, öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde servikal ve aksiller lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde ön mediastende belirgin genişleme izleniyor. Tam kan sayımında lökosit sayısı 110.000/μL110.000/\mu L, hemoglobin 9,4g/dL9,4 g/dL ve trombosit sayısı 55.000/μL55.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yaymada dar sitoplazmalı, nükleolleri seçilebilen blastik hücreler görülüyor. Yapılan akım sitometrisi (flow cytometry) incelemesinde blastların TdT, CD2, CD5 ve CD7 pozitif; CD10, CD19 ve miyeloperoksidaz (MPO) negatif olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: T-hücreli akut lenfoblastik lösemi

Cevap

T-hücreli akut lenfoblastik lösemi (T-ALL)
Hastanın genç olması, ön mediastende kitle (timik tutulum) ile başvurması ve akım sitometrisinde T-hücre belirteçlerinin (CD2, CD5, CD7) yanı sıra lenfoid seriyi gösteren TdT pozitifliği saptanması, T-hücreli akut lenfoblastik lösemi (T-ALL) tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu analiz et
Genç yaş (19), mediastinal kitleye bağlı nefes darlığı ve lenfadenopati mevcut.
T-ALL tipik olarak adolesan veya genç erişkin erkeklerde mediastinal (timik) kitle ile prezante olur.
2
Laboratuvar ve morfolojiyi değerlendir
Yüksek lökosit (110.000/μL110.000/\mu L), anemi, trombositopeni ve blastik hücreler.
Lösemik tablo kemik iliği yetmezliği ve lökositoz ile uyumludur.
3
İmmünofenotipik belirteçleri yorumla
TdT (+), CD2, CD5, CD7 (+) iken B-hücre (CD10, CD19) ve miyeloid (MPO) belirteçleri negatif.
TdT lenfoblastik kökeni, CD2/5/7 ise T-hücre serisini kesinleştirir.

Anahtar Kavram

T-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (T-ALL) Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

T-ALL ile T-lenfoblastik lenfoma arasındaki blast oranı sınırını (%20) hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 14 / 21Sonraki
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 14 | Examkin