Hematoloji

406 soru

Soru 381Soru

5454 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır devam eden karın sol üst kadranda dolgunluk ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali (5 cm5 \text{ cm} palpabl) saptanıyor.

Laboratuvar bulguları:
- Hemoglobin: 10.8 g/dL10.8 \text{ g/dL}
- Lökosit: 12.400/μL12.400/\mu L
- Trombosit: 190.000/μL190.000/\mu L
- LDH: 580 U/L580 \text{ U/L} (N: <250<250)
- Kemik iliği biyopsisi: Grade2Grade 2 retikülin lif artışı, nükleus/sitoplazma oranı artmış "bulutsu" nükleuslu atipik megakaryosit kümeleri.
- Moleküler panel: JAK2V617FJAK2 V617F, CALRCALR ve MPLMPL mutasyonları saptanmadı. Diğer eşlik eden klonal mutasyonlar (ASXL1ASXL1, EZH2EZH2, TET2TET2, SRSF2SRSF2) için yapılan inceleme de negatif bulundu.

Bu hastada WHO 2022 kriterlerine göre Üçlü Negatif (Triple Negative) Primer Miyelofibrozis tanısını kesinleştirmek için aşağıdakilerden hangisinin yapılması gereklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sekonder (reaktif) kemik iliği fibrozisi nedenlerinin (enfeksiyon, otoimmünite, metabolik hastalıklar) dışlanması

Cevap

Üçlü negatif primer miyelofibrozis tanısını kesinleştirmek için reaktif (sekonder) fibrozis nedenlerinin (enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar, metabolik durumlar) dışlanması gerekir.
WHO 2022 kriterlerine göre, Major 3. kriter olan klonalliğin gösterilmesi (JAK2, CALR veya MPL mutasyonu) sağlanamadığında (üçlü negatif durum), diğer klonal belirteçlerin (ASXL1, EZH2, TET2, SRSF2 vb.) araştırılması önerilir. Eğer bu mutasyonlar da saptanamazsa, kemik iliği fibrozisine yol açabilecek reaktif nedenlerin (infeksiyonlar, otoimmünite, hiperparatiroidizm, renal osteodistrofi gibi metabolik durumlar) dışlanması tanının kesinleşmesi için zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Splenomegali, anemi, LDH yüksekliği ve kemik iliğinde Grade 2 fibrozis ile atipik megakaryositler mevcuttur. Bu tablo Primer Miyelofibrozis (PMF) ile uyumludur.
Hastanın klinik tablosunun hangi hastalık grubuna girdiğini belirlemek için.
2
Moleküler analiz sonuçlarının yorumlanması
JAK2, CALR ve MPL mutasyonlarının negatif olması hastayı 'Üçlü Negatif' kategorisine sokar.
Tanı algoritmasında hangi yolun izleneceğine karar vermek için.
3
WHO 2022 'Üçlü Negatif' kriterlerinin uygulanması
Eşlik eden diğer klonal mutasyonlar (ASXL1, EZH2 vb.) da negatif olduğunda, tanının Major 3. kriterini karşılayabilmesi için reaktif nedenlerin dışlanması şarttır.
Klonallığın doğrudan gösterilemediği durumlarda ikincil (reaktif) nedenleri dışlayarak tanıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

WHO 2022 Primer Miyelofibrozis Tanı Kriterleri ve Üçlü Negatif Olgular

Daha Fazla Pratik

Primer Miyelofibrozis ile Prefibrotik PMF arasındaki morfolojik farkları ve prognoz farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 382Soru

35 yaşında kadın hasta, acil servise son 2 gündür artan halsizlik, ateş ve bugün gelişen şuur bulanıklığı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 38.2C38.2^\circ\text{C}, kan basıncı 110/70 mmHg110/70 \text{ mmHg} ölçülüyor. Ciltte yaygın peteşiler ve ekimozlar izleniyor, ancak organomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 8.2 g/dL8.2 \text{ g/dL}, Trombosit: 18,000/μL18,000/\mu\text{L}, Lökosit: 9,500/μL9,500/\mu\text{L}, Retikülosit: %66, LDH: 1450 U/L1450 \text{ U/L} (N: 120-240), Total Bilirubin: 2.8 mg/dL2.8 \text{ mg/dL} saptanıyor. Periferik yaymada çok sayıda şistosit görülüyor. Direkt Coombs testi negatif, PT ve aPTT değerleri normal sınırlarda bulunuyor. Kreatinin değeri 1.4 mg/dL1.4 \text{ mg/dL} olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trombotik Trombositopenik Purpura (TTP)

Cevap

Trombotik Trombositopenik Purpura (TTP)
Hastada Trombotik Trombositopenik Purpura (TTP) tanısını destekleyen güçlü bulgular mevcuttur. TTP; mikroanjiopatik hemolitik anemi (MAHA), trombositopeni ve bunlara eşlik eden organ hasarı (özellikle nörolojik ve renal) ile karakterizedir. Sorudaki vakada MAHA bulguları (anemi, yüksek LDH, indirekt hiperbilirubinemi, retikülositoz ve periferik yaymada şistositler) ve derin trombositopeni (peteşiler) belirgindir. Ayrıca ateş ve şuur bulanıklığı (nörolojik tutulum) tabloya eşlik etmektedir. TTP'yi diğer benzer tablolardan ayıran en kritik özellik, koagülasyon kaskadının primer olarak aktive olmamasıdır; bu nedenle PT ve aPTT normaldir (DIC'den farkı). Ayrıca Direkt Coombs testi negatiftir (Otoimmün hemolitik anemiden farkı). ADAMTS13 enzim eksikliği patogenezde rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Ateş, şuur bulanıklığı (nörolojik bulgu), peteşiler (trombositopeni) ve anemi bulguları mevcut.
TTP'nin klasik beşlisi (Pentad) araştırılmalıdır: Ateş, Anemi, Trombositopeni, Renal yetmezlik, Nörolojik bulgular.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Anemi, trombositopeni, yüksek LDH, yüksek bilirubin ve periferik yaymada şistositler (parçalanmış eritrositler).
Bu bulgular Mikroanjiopatik Hemolitik Anemi (MAHA) varlığını kanıtlar.
3
Ayırıcı tanıyı koagülasyon testleri ve Coombs ile yap
Coombs negatif (Otoimmün değil), PT/aPTT normal (DIC değil).
MAHA ve trombositopeni yapan diğer nedenleri (DIC, OHA) dışlamak gerekir. Normal koagülasyon testleri TTP'yi DIC'den ayıran en önemli özelliktir.

Anahtar Kavram

Mikroanjiopatik Hemolitik Anemi (MAHA) ayırıcı tanısında, normal koagülasyon testleri (PT/aPTT) ve negatif Coombs eşliğinde şistosit görülmesi TTP'yi işaret eder.

İpuçları

1
Hastada hem anemi hem de trombositopeni var, ancak pıhtılaşma testleri (PT, aPTT) tamamen normal.
2
Periferik yaymada 'şistosit' görülmesi, eritrositlerin damar içinde parçalandığını (mikroanjiopati) gösterir.
3
Ateş, nörolojik bulgular, böbrek fonksiyon bozukluğu, anemi ve trombositopeni (Pentad) klasik TTP bulgularıdır.

Daha Fazla Pratik

TTP tedavisinde ilk basamak olarak plazmaferez (terapötik plazma değişimi) uygulandığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 383Soru

Halsizlik ve efor dispnesi şikayetleri ile başvuran 62 yaşında erkek hastanın fizik muayenesinde solukluk dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde pansitopeni, retikülositopeni ve makrositoz (MCV: 102 fL) tespit ediliyor. Kemik iliği biyopsisinde selülarite %15 olarak (hiposellüler) izleniyor. İdiyopatik aplastik anemi ile hiposellüler miyelodisplastik sendrom (MDS) ayırıcı tanısında, aşağıdakilerden hangisinin varlığı tanının öncelikle hiposellüler MDS lehine olduğunu düşündürür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliğinde CD34 (+) prekürsör hücre artışı ve mikromegakaryositlerin görülmesi

Cevap

Kemik iliğinde CD34 (+) prekürsör hücre artışı ve mikromegakaryositlerin görülmesi
Hiposellüler Miyelodisplastik Sendrom (MDS) ile Aplastik Anemi (AA) klinik ve morfolojik olarak karışabilir. Ayrımda en önemli kriterler; MDS'de displastik değişikliklerin (özellikle mikromegakaryositler, hipolobüle çekirdekler) belirgin olması ve CD34 (+) prekürsör hücrelerin (blastların) artmış veya kümelenmiş olmasıdır. Aplastik anemide ise CD34 (+) hücre sayısı genellikle azalmıştır ve belirgin displazi beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
62 yaşında, pansitopeni, retikülositopeni ve hiposellüler kemik iliği mevcut.
Bu tablo kemik iliği yetmezliğini gösterir; ayırıcı tanıda başta aplastik anemi ve hiposellüler MDS yer alır.
2
Aplastik Anemi ile Hiposellüler MDS arasındaki temel farkları değerlendir
Aplastik anemi 'boş' bir ilik (adipoz doku artışı) ve normal hematopoetik hücrelerde azalma ile karakterizedir. MDS ise klonal bir hastalıktır ve displazi, sitogenetik anormallik veya blast artışı gösterir.
Tanıyı MDS'ye kaydıran özellikler aranmalıdır.
Seçenekleri ayırıcı tanı kriterlerine göre ele
CD34+ hücre artışı (blastlar) ve mikromegakaryositler (displazi) MDS'nin karakteristik özellikleridir. Aplastik anemide CD34+ hücre sayısı genellikle azalmıştır.
Bu bulgular klonaliteyi ve displaziyi işaret ettiği için MDS tanısını koydurur.

Anahtar Kavram

Hiposellüler MDS ve Aplastik Anemi Ayırıcı Tanısı

İpuçları

1
Her iki hastalıkta da pansitopeni ve hiposellüler ilik görülür, ancak biri 'klonal' ve 'displastik' özellikleriyle ayrılır.
2
Aplastik anemide hematopoetik kök hücre havuzu tükenmiştir; diğer hastalıkta ise bozulmuş (displastik) üretim ve artmış prekürsörler olabilir.

Daha Fazla Pratik

Aplastik anemi tedavisinde kullanılan immünsupresif ajanların etki mekanizmalarını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 384Soru

65 yaşında erkek hasta, son 3 aydır artan halsizlik ve karında şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede bilateral aksiller ve inguinal lenfadenopatiler ile masif splenomegali saptanıyor. Yapılan lenf nodu eksizyonel biyopsisinin immünohistokimyasal incelemesinde tümör hücrelerinin CD19(+), CD20(+), CD5(+) ve Siklin D1(+) olduğu, ancak CD23(-) ve CD10(-) boyandığı görülüyor. Sitogenetik analizde ise t(11;14)t(11;14) translokasyonu tespit ediliyor.

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantle hücreli lenfoma

Cevap

Mantle hücreli lenfoma
Verilen olguda CD5 pozitifliği ayırıcı tanıyı esas olarak Kronik Lenfositik Lösemi (KLL/SLL) ve Mantle Hücreli Lenfoma (MHL) arasına indirger. Ayrımda en önemli belirteçler CD23 ve genetik bulgulardır. KLL hastaları tipik olarak CD23(+) iken, MHL hastaları CD23(-) tir. Ayrıca, t(11;14)t(11;14) translokasyonu ve buna bağlı Siklin D1 aşırı ekspresyonu Mantle Hücreli Lenfoma için tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünofenotipik belirteçleri analiz et
Hücreler B hücresi kökenli (CD19+, CD20+). CD5 pozitifliği ayırıcı tanıyı daraltır (KLL/SLL veya Mantle Hücreli Lenfoma).
CD5 pozitif B hücreli lenfomalar temel olarak KLL/SLL ve Mantle Hücreli Lenfoma'dır.
2
CD23 ve Siklin D1 durumunu değerlendir
CD23 negatifliği ve Siklin D1 pozitifliği KLL/SLL'yi dışlar, Mantle Hücreli Lenfoma'yı işaret eder.
KLL/SLL tipik olarak CD5(+) ve CD23(+) iken; Mantle Hücreli Lenfoma CD5(+) ve CD23(-) karakterdedir.
3
Genetik translokasyonu doğrula
t(11;14)t(11;14) translokasyonu Mantle Hücreli Lenfoma için patognomoniktir.
Bu translokasyon Siklin D1 geninin (BCL-1) aşırı ekspresyonuna neden olur.

Anahtar Kavram

Mantle hücreli lenfoma tanısında CD5(+)/CD23(-) immünofenotipi ve t(11;14)t(11;14) translokasyonu (Siklin D1) temel ayırıcı kriterlerdir.

İpuçları

1
CD5 pozitifliği olan B hücreli lenfomalar sınırlı sayıdadır; genellikle KLL ve Mantle hücreli lenfoma akla gelmelidir.
2
CD5 pozitif olan bu iki hastalık (KLL ve Mantle) arasındaki en önemli ayrım CD23 belirtecidir.
3
Siklin D1 aşırı ekspresyonuna neden olan t(11;14) translokasyonu, Mantle Hücreli Lenfoma'nın en spesifik bulgusudur.

Daha Fazla Pratik

CD5 ve CD10 belirteçlerine göre Non-Hodgkin lenfoma sınıflandırma şemasını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 385Soru

22 yaşında Down sendromu tanılı bir çocuk; son bir haftadır devam eden ateş, solukluk ve vücudunda morluklar şikayetiyle getiriliyor. Yapılan fizik muayenede hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 88 g/dL, lökosit sayısı 25.000/μL25.000/ \mu L ve trombosit sayısı 40.000/μL40.000/ \mu L ölçülüyor. Periferik yaymada saptanan blastların sitokimyasal incelemesinde platelet peroksidaz (PPO) pozitifliği izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut megakaryoblastik lösemi (M7)

Cevap

En olası tanı Akut Megakaryoblastik Lösemi'dir (AML M7).
Down sendromu tanılı çocuklarda akut lösemi riski genel popülasyona göre çok daha yüksektir. Özellikle 55 yaş altındaki Down sendromlu çocuklarda gelişen lösemiler sıklıkla AML kökenlidir ve en yaygın görülen alt tip Akut Megakaryoblastik Lösemi (AML M7)'dir. Bu blastlar sitokimyasal olarak platelet peroksidaz (PPO) pozitifliği gösterir ve akım sitometrisinde megakaryositer belirteçler olan CD41 ve CD61'i eksprese ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Pansitopeni ve blast varlığı akut lösemiyi düşündürür.
Hastadaki ateş, morarma ve hepatosplenomegali kemik iliği yetmezliğini işaret eder.
2
Hastanın demografik ve genetik özelliklerini değerlendir.
Down sendromlu 55 yaş altı çocuklarda riskin en yüksek olduğu lösemi tipi belirlenir.
Bu spesifik grupta AML M7 insidansı normal popülasyona göre yüzlerce kat artmıştır.
3
Sitokimyasal belirteçleri kontrol et.
Platelet peroksidaz (PPO) pozitifliği megakaryositer seriyi kanıtlar.
Miyeloid serinin diğer alt tiplerinde (M1-M6) MPO veya NSE pozitifliği beklenirken, M7'de PPO ve CD41/CD61 pozitifliği tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Down sendromlu çocuklarda 55 yaş altında en sık görülen AML tipi Akut Megakaryoblastik Lösemi'dir (M7).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 386Soru

Rutin kontrolleri sırasında tam kan sayımında hafif anemi ve makrositoz (MCV: 106 fL) saptanan 45 yaşındaki kadın hastanın periferik yayma incelemesinde hipersegmente nötrofillere rastlanmamıştır. Serum B12 vitamini ve folat düzeyleri normal sınırlarda ölçülen hastada, mevcut anemi tablosunun etiyolojisi açısından en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipotiroidi

Cevap

Megaloblastik olmayan makrositer aneminin en sık nedenlerinden biri olan Hipotiroidi doğru cevaptır.
Soruda verilen vaka, makrositer anemisi olan ancak megaloblastik değişiklikler (hipersegmente nötrofil) göstermeyen ve vitamin düzeyleri normal olan bir hastadır. Bu tablo 'Megaloblastik Olmayan Makrositer Anemi' olarak sınıflandırılır. Hipotiroidi, eritrosit membran yapısındaki lipid kompozisyonunu değiştirerek ve eritropoezi yavaşlatarak bu tabloya neden olan klasik bir endokrin sebeptir.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipini belirle
MCV > 100 fL olması makrositer anemi olduğunu gösterir.
Anemi sınıflamasında ilk adım eritrosit hacminin (MCV) değerlendirilmesidir.
2
Megaloblastik ve Non-megaloblastik ayrımını yap
Periferik yaymada hipersegmente nötrofil (çekirdek lob sayısı >5) görülmemesi ve normal B12/Folat düzeyleri, tablonun 'Megaloblastik Olmayan Makrositer Anemi' olduğunu gösterir.
DNA sentez kusuru olan megaloblastik anemilerde hipersegmentasyon tipiktir; membran veya metabolik sorunlarda (non-megaloblastik) ise görülmez.
3
Seçenekleri etiyolojik sınıflamaya göre ele
Atrofik gastrit, Kronik pankreatit, Metotreksat ve D. latum megaloblastik anemi nedenleridir. Hipotiroidi ise non-megaloblastik makrositoz nedenidir.
Doğru tanıya ulaşmak için seçeneklerin hangi patofizyolojik mekanizma ile makrositoz yaptığı bilinmelidir.

Anahtar Kavram

Makrositer anemilerde periferik yayma bulgularına (hipersegmentasyon) ve B12/Folat düzeylerine göre megaloblastik ve non-megaloblastik ayrımı yapılması.
Soru 387Soru

7575 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır devam eden halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Hemoglobin9.59.5 g/dLg/dL13.517.513.5 - 17.5
MCV106106 fLfL8010080 - 100
Lökosit4.2004.200 /mm3/mm^34.00010.0004.000 - 10.000
Trombosit160.000160.000 /mm3/mm^3150.000450.000150.000 - 450.000
Vitamin B12B_{12}420420 pg/mLpg/mL200900200 - 900
Folat99 ng/mLng/mL3173 - 17

Kemik iliği aspirasyonunda eritroid seride displastik değişiklikler ve %12\%12 oranında halka sideroblastlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom

Cevap

Miyelodisplastik sendrom
Miyelodisplastik sendromlar (MDS), bir veya birden fazla kan serisinde sitopeni ve kemik iliğinde displastik değişikliklerle karakterize klonal kök hücre hastalıklarıdır. Özellikle yaşlı hastalarda besinsel eksiklik (B12/Folat) ile açıklanamayan makrositik anemi varlığında MDS ön planda düşünülmelidir. Kemik iliğinde halka sideroblastların görülmesi tanı için spesifik bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram verilerini analiz et.
Hemoglobin 9.59.5 g/dLg/dL (anemi) ve MCV 106106 fLfL (makrositoz) saptandı.
Aneminin tipini (mikrositik/normositik/makrositik) belirlemek ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Sık görülen makrositoz nedenlerini dışla.
Vitamin B12B_{12} ve folat düzeylerinin normal olduğu görüldü.
Yaşlı hastalarda makrositik aneminin en sık nedeni besinsel eksikliklerdir, bunların dışlanması primer kemik iliği hastalıklarına yönlendirir.
3
Kemik iliği bulgularını yorumla.
Displazi ve halka sideroblast varlığı MDS tanısını destekler.
Halka sideroblastlar ve dismiyelopoez bulguları Miyelodisplastik Sendromun karakteristik özellikleridir.

Anahtar Kavram

İn efektif hematopoiez ve displazi ile seyreden MDS tablosu

Daha Fazla Pratik

MDS alt tiplerinden olan 5q- sendromunun klinik özelliklerini ve tedavi yaklaşımını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 388Soru

33 yaşında erkek hasta; son 2 aydır devam eden gece terlemesi ve yaklaşık 88 kg (vücut ağırlığının %11\%11’i) kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ servikal ve sol aksiller bölgelerde ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide (BT) patolojik boyutta paraaortik lenf nodları izleniyor. Servikal lenf nodu biyopsisinde CD15CD15 ve CD30CD30 pozitif Reed-Sternberg hücreleri görülüyor. Bu hasta için en olası Ann Arbor evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre III_B

Cevap

Diyaframın her iki tarafında lenfatik tutulum ve B semptomlarının varlığı nedeniyle Evre III_B
Ann Arbor evreleme sistemine göre, diyaframın her iki tarafında (servikal/aksiller ve paraaortik) lenf nodu tutulumu olması Evre III olarak tanımlanır. Hastada saptanan gece terlemesi ve vücut ağırlığının %10\%10’undan fazlasına tekabül eden kilo kaybı ise 'B semptomları' kapsamında yer aldığından evreleme III_B olarak netleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu istasyonlarının diyaframa göre konumunu belirleyin.
Servikal ve aksiller nodlar diyafram üstünde, paraaortik nodlar diyafram altındadır.
Ann Arbor evrelemesinde temel ayrım noktası diyaframdır.
2
Sistemik (B) semptomların varlığını kontrol edin.
Gece terlemesi ve son 6 ayda %10'dan fazla kilo kaybı mevcuttur.
B semptomları evreleme sonuna 'B' harfinin eklenmesini gerektirir.
3
Evre ve semptom belirtecini birleştirin.
Diyaframın her iki tarafı (III) + B semptomları (B) = III_B.
Hastanın klinik ve radyolojik verileri bu kombinasyonu doğrular.

Anahtar Kavram

Ann Arbor Evreleme Sistemi ve B Semptomları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 389Soru

52 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında saptanan hemoglobin (HbHb) 17,2g/dL17,2 g/dL ve hematokrit (HctHct) %52\%52 değerleri nedeniyle hematoloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde dalak kot kenarını 3cm3 cm geçecek şekilde palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit ve trombosit sayıları normal sınırlarda izlenirken, serum eritropoietin (EPOEPO) düzeyi referans aralığının altında saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, tanıyı doğrulamak amacıyla öncelikle hangi moleküler/genetik testin istenmesi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: JAK2V617FJAK2 V617F mutasyon analizi

Cevap

Polisitemia Vera tanısını doğrulamak için öncelikle JAK2 V617F mutasyon analizi istenmelidir.
Verilen vakada erkek hastada hemoglobin düzeyinin 16,5g/dL16,5 g/dL'nin üzerinde olması, fizik muayenede splenomegali saptanması ve laboratuvarda serum eritropoietin (EPOEPO) düzeyinin düşük olması klasik bir Polisitemia Vera (PV) tablosudur. WHO 2022 kriterlerine göre PV tanısı için üç majör kriter (Hb yüksekliği, kemik iliği hipersellülaritesi, JAK2JAK2 mutasyonu) veya ilk iki majör kriter ile minör kriter (düşük EPO) kombinasyonu gereklidir. Bu hastada JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonunun araştırılması, hem majör kriteri doğrulamak hem de en sık görülen moleküler patolojiyi saptamak adına en uygun ilk adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Hb: 17,2g/dL17,2 g/dL (Erkekler için >16,5g/dL>16,5 g/dL kriteri karşılanıyor), Splenomegali (+), Düşük EPO (+).
WHO 2022 kriterlerine göre mutlak eritrositoz ve düşük EPO varlığı öncelikle Polisitemia Vera'yı (PV) düşündürür.
2
Tanısal algoritmada genetik test seçimi yap
PV şüphesinde ilk basamak test JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonudur.
PV hastalarının >%95>\%95'inde V617F pozitifliği mevcuttur; bu mutasyon majör tanı kriterlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Polisitemia Vera (PV) WHO 2022 Tanı Kriterleri ve Moleküler Belirteçler

Daha Fazla Pratik

JAK2 V617F mutasyonu negatif olan ancak klinik olarak PV şüphesi yüksek olan hastalarda JAK2 ekzon 12 mutasyonunun araştırılması gerektiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 390Soru

7171 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve gece terlemesi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde çapları 232-3 cm arasında değişen çok sayıda hareketli lenfadenopati ile kot kavsini 44 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin: 10,210,2 g/dL, Trombosit: 112.000/μL112.000/\mu L, Lökosit: 74.000/μL74.000/\mu L (%8888 lenfosit) ve LDH: 380380 U/L saptanıyor. Periferik yaymada nükleer gölge şeklinde görülen çok sayıda "ezilme hücresi" (smudge cells) izleniyor. Akım sitometrisinde lenfositlerin CD5(+), CD19(+), CD23(+) ve CD20(zayıf+) olduğu, Direkt Coombs testinin ise negatif sonuçlandığı bildiriliyor.

Bu hastanın Rai evrelemesine göre evresi ve prognozu belirlemede kullanılan en önemli genetik parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rai Evre III; del(17p17p) varlığı

Cevap

Hastanın Rai evresi III olup, en önemli kötü prognostik faktör del(17p) varlığıdır.
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı olan bir hastada, otoimmün nedenler dışlandıktan sonra hemoglobin düzeyinin 1111 g/dL'nin altında olması hastalığı Rai Evre III kategorisine sokar. Bu evre 'yüksek risk' grubudur ve tedavi endikasyonu teşkil eder. Sitogenetik olarak del(17p17p) varlığı, TP53 tümör baskılayıcı geninin kaybı anlamına gelir ve bu durum hastalık seyri boyunca en kötü prognozla, hızlı progresyonla ve standart kemo-immünoterapilere (örneğin FCR) dirençle ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal markerların ve periferik yaymanın değerlendirilmesi.
CD5, CD19, CD23 pozitifliği ve smudge hücreleri tanının Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) olduğunu doğrular.
KLL tanısı için akım sitometrisi altın standarttır.
2
Rai ve Binet evrelemesinin yapılması.
Hemoglobin 10,210,2 g/dL (<11<11) olduğu için Rai Evre III ve Binet Evre C (anemi mevcut) saptanır. Trombositler >100.000/μL>100.000/\mu L olduğu için Rai IV değildir.
Tedavi endikasyonu ve prognoz için evreleme şarttır.
3
Prognostik genetik parametrelerin belirlenmesi.
del(17p17p) (TP53 kaybı), KLL'de kemoterapiye direnç ve en kısa sağkalım ile ilişkili en önemli parametredir.
Modern tedavilerde (BTK inhibitörleri gibi) sitogenetik risk profili ilaç seçimini doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

KLL'de Rai Evrelemesi ve Sitogenetik Risk Faktörleri

Daha Fazla Pratik

KLL'de tedavi endikasyonlarını (IWCLL kriterleri) ve yeni nesil ajanların (Ibrutinib, Venetoclax) del(17p) pozitif hastalardaki yerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 391Soru

76 yaşında kadın hasta, son 4 aydır giderek artan halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede konjonktivalar soluk saptanıyor, organomegali izlenmiyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.9 g/dL7.9 \text{ g/dL}
MCV106 fL106 \text{ fL}
Beyaz Küre4.800/mm34.800 \text{/mm}^3
Trombosit510.000/mm3510.000 \text{/mm}^3

Kemik iliği aspirasyonunda sellülarite normal sınırlarda olup eritroid seride belirgin displazi ve tipik küçük hipolobüle (mononükleer) megakaryositler izlenmektedir. Blast oranı %2\%2 olarak hesaplanmıştır. Sitogenetik analizde del(5q)\text{del}(5q) saptanmış; moleküler incelemede ise tek allelik TP53TP53 mutasyonu (VAF %15\%15) tespit edilmiştir.

Bu hasta için WHO 2022 sınıflamasına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük blastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-LB)

Cevap

Düşük blastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-LB)
Hastada kemik iliği blast oranı %5\%5'in altındadır ve tipik del(5q) bulguları mevcuttur. Ancak WHO 2022 sınıflamasına göre, 'İzole del(5q) ile seyreden MDS' tanısı konulabilmesi için TP53TP53 mutasyonunun (VAF değerinden bağımsız olarak) bulunmaması gerekir. Hastada tek allelik TP53TP53 mutasyonu saptandığı için bu özel gruptan çıkarılır ve blast oranı düşük olduğu için 'Düşük blastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-LB)' kategorisinde sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Blast oranının değerlendirilmesi
Kemik iliği blast oranı %2\%2 (< %5\%5)
MDS sınıflamasında düşük blastlı (LB) ve artmış blastlı (IB) ayrımını yapmak için ilk adımdır.
2
Sitogenetik ve moleküler bulguların WHO 2022 kriterlerine göre analizi
del(5q) pozitif ancak TP53TP53 mutasyonu (tek allelik) mevcut
WHO 2022'de 'izole del(5q)' tanısı için TP53TP53 mutasyonunun bulunmaması şarttır.
3
Tanının belirlenmesi
Düşük blastlı MDS (MDS-LB)
Blast oranı düşük olan ve spesifik genetik alt gruplara (SF3B1 veya TP53 kısıtlaması nedeniyle izole del5q) girmeyen vakalar bu genel kategoride toplanır.

Anahtar Kavram

WHO 2022 MDS Sınıflaması ve TP53 Mutasyonunun Etkisi

Daha Fazla Pratik

MDS-biTP53 ile tek allelik TP53 mutasyonlu MDS vakaları arasındaki prognostik farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 392Soru

24 yaşında erkek hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik, nefes darlığı ve diş eti kanaması şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7,2 g/dL7,2\text{ g/dL}, beyaz küre 1.800/μL1.800/\mu L (mutlak nötrofil sayısı 450/μL450/\mu L) ve trombosit 18.000/μL18.000/\mu L saptanıyor. Periferik yaymada blast izlenmiyor. Kemik iliği biyopsisinde selülarite %15\%15 bulunuyor ve hematopoetik hücrelerin yerini büyük oranda yağ dokusunun aldığı raporlanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada, aşağıdaki bulgulardan hangisinin varlığı aplastik anemi tanısından öncelikle uzaklaştırır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması

Cevap

Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması
Doğru seçenek olan splenomegali varlığı, aplastik anemi tanısında beklenmeyen bir bulgudur. Aplastik anemi, kemik iliğinde kök hücrelerin kaybı sonucu üretimin durmasıdır. Eğer bir hastada pansitopeni ile birlikte splenomegali varsa, bu durum genellikle iliğin başka bir doku tarafından infiltre edildiğini (lösemi/lenfoma), iliğin fibrozise uğradığını (miyelofibrozis) veya dalakta hücre yıkımının arttığını (hipersplenizm) gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın başlangıç bulgularını analiz et.
Pansitopeni (anemi, nötropeni, trombositopeni) ve hiposelüler kemik iliği (%15\%15 selülarite, yağ dokusu artışı) saptandı.
Bu bulgular primer kemik iliği yetmezliğini (aplastik anemi) düşündürür.
2
Aplastik anemi için ayırıcı tanı ve negatif bulguları hatırla.
İdiyopatik aplastik anemide organomegali (dalak veya karaciğer büyüklüğü) ve lenfadenopati beklenmez.
Hücre üretimi olmadığı için ekstramedüller hematopoez veya infiltrasyon gerçekleşmez.
3
Splenomegalinin klinik önemini değerlendir.
Splenomegali varlığı; miyelodisplastik sendrom (MDS), akut lösemi, lenfoma veya miyelofibrozis gibi alternatif tanıları akla getirir.
Bu hastalıklar aplastik anemi ile karışan ancak farklı patofizyolojiye sahip durumlardır.

Anahtar Kavram

Aplastik anemi bir dışlama tanısıdır; pansitopeni ve hiposelüler ilik ile seyrederken hepatosplenomegali bulunmaması en karakteristik klinik özelliklerden biridir.
Soru 393Soru

6464 yaşında kadın hasta, halsizlik ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.89.8 g/dL121612-16 g/dL
MCV105105 fL8010080-100 fL
Lökosit5.200/mm35.200/mm^34.00010.000/mm34.000-10.000/mm^3
Trombosit510.000/mm3510.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000-450.000/mm^3

Kemik iliği aspirasyonunda hipolobüle megakaryositler izleniyor. Sitogenetik analizde izole del(5q)del(5q) anomalisi rapor ediliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom (5q5q- sendromu)

Cevap

Miyelodisplastik sendrom (5q5q- sendromu)
Miyelodisplastik sendrom (5q5q- sendromu), tipik olarak ileri yaştaki kadınlarda görülen, makrositer anemi ve normal veya yüksek trombosit sayısı ile karakterize bir tablodur. Kemik iliğinde 'monolobüle/hipolobüle' megakaryositlerin varlığı ve sitogenetik olarak izole 5q5q delesyonu tanıyı doğrular. Bu grup hastalar lenalidomid tedavisine oldukça iyi yanıt verirler ve genellikle düşük riskli grupta yer alırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı verilerini değerlendir.
Hastada makrositer anemi (MCV105MCV 105 fL) ve belirgin trombositoz (510.000/mm3510.000/mm^3) saptanmıştır.
Tam kan sayımı bulguları, MDS alt tipleri arasında ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Morfolojik ve sitogenetik bulguları yorumla.
Kemik iliğinde hipolobüle megakaryositler ve sitogenetik incelemede izole del(5q)del(5q) saptanmıştır.
Bu bulgular, WHO sınıflandırmasında tanımlanan 5q- sendromu için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

İzole 5q delesyonu ile karakterize Miyelodisplastik Sendrom (5q- sendromu) tipik olarak yaşlı kadınlarda makrositer anemi, normal veya yüksek trombosit sayısı ve iyi prognoz ile seyreder.
Tahmini Süre:50s
Soru 394Soru

1212 yaşında bir erkek çocuk, giderek artan halsizlik, solukluk ve sık tekrarlayan burun kanamaları şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyunun yaş grubuna göre belirgin kısa (<3<3. persentil) olduğu, gövdesinde ve ekstremitelerinde çok sayıda sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri bulunduğu ve her iki el başparmağının hipoplastik olduğu saptanıyor. Hastanın laboratuvar tetkiklerinde elde edilen sonuçlar aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin7,57,5 g/dL11,515,511,5 - 15,5 g/dL
MCV104104 fL8010080 - 100 fL
Lökosit2.400/mm32.400/\text{mm}^34.50011.000/mm34.500 - 11.000/\text{mm}^3
Trombosit18.000/mm318.000/\text{mm}^3150.000450.000/mm3150.000 - 450.000/\text{mm}^3
Retikülosit%0,3\%0,3%0,5%1,5\%0,5 - \%1,5

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada ön tanıyı kesinleştirmek için istenmesi gereken en spesifik tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kan lenfositlerinde mitomisin C veya diepoksibütan ile indüklenen kromozomal kırılma analizi

Cevap

Ön tanıyı kesinleştirmek için periferik kan lenfositlerinde mitomisin C veya diepoksibütan ile indüklenen kromozomal kırılma analizi yapılmalıdır.
Hastanın klinik tablosu (boy kısalığı, deri bulguları, ekstremite anomalileri ve pansitopeni) tipik bir Fanconi anemisi sunumudur. Fanconi anemisi bir DNA onarım bozukluğu olduğu için, periferik kan lenfositlerinin mitomisin C gibi DNA çapraz bağlayıcı ajanlara maruz bırakılması sonucu oluşan kromozomal kırılmaların gösterilmesi kesin tanı için kullanılan en spesifik yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ile birlikte boy kısalığı, sütlü kahve lekeleri ve başparmak anomalileri mevcuttur.
Bu kombinasyon kalıtsal bir kemik iliği yetmezliği sendromu olan Fanconi anemisini düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir.
Retikülositopeni ile birlikte makrositik pansitopeni mevcuttur.
Kalıtsal aplastik anemilerde genellikle makrositoz eşlik eder.
3
Tanısal testi seç.
DNA çapraz bağlayıcı ajanlara karşı aşırı duyarlılığı gösteren kromozomal kırılma testi.
Fanconi anemisi bir DNA onarım defektidir ve bu test en spesifik tanı yöntemidir.

Anahtar Kavram

Fanconi anemisi; pansitopeni, konjenital anomaliler ve artmış kromozomal kırılganlık ile karakterize kalıtsal bir kemik iliği yetmezliği sendromudur.

Daha Fazla Pratik

Fanconi anemili hastalarda malignite (özellikle AML ve skuamöz hücreli karsinomlar) riskinin arttığı unutulmamalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 395Soru

24 yaşında kadın hasta, son iki haftadır devam eden halsizlik, diş eti kanaması ve bacaklarında oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor; hepatosplenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuç
Hemoglobin7.27.2 g/dL
MCV9292 fL
Lökosit1.800/μL1.800/\mu L (Mutlak nötrofil: 450/μL450/\mu L)
Trombosit15.000/μL15.000/\mu L
Retikülosit%0.2\%0.2 (Düşük)

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ile kemik iliği yetmezliğinden şüphelenilen hastada, kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken altın standart tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

Cevap

Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi, kemik iliği yetmezliğinden şüphelenilen hastalarda hücreselliği değerlendirmek ve kesin tanı koymak için gereken altın standart tetkiktir.
Kemik iliği yetmezliği (özellikle aplastik anemi) tanısında altın standart, kemik iliğinin hiposellüler olduğunu ve hematopoetik dokunun yerini yağ dokusunun aldığını gösteren kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada anemi (halsizlik), trombositopeni (kanama) ve lökopeni (nötrofili) saptanmıştır, yani pansitopenik bir tablo mevcuttur.
Kemik iliği yetmezliğinin temel klinik yansıması tüm serilerde düşüştür.
2
Retikülosit değerini ve fizik muayeneyi yorumla.
Retikülositin düşük olması kemik iliğinde üretim bozukluğunu; organomegali olmaması ise primer kemik iliği yetmezliğini (aplastik anemi gibi) destekler.
Periferik yıkıma bağlı pansitopenilerde (örn. hipersplenizm) retikülosit genellikle yüksektir.
3
Kesin tanı için altın standart yöntemi belirle.
Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi yapılmasına karar verilir.
Yağlı ilik ve hiposellüleriteyi kanıtlamak için biyopsi zorunludur.

Anahtar Kavram

Pansitopeni ile başvuran ve periferik yaymada atipik hücre görülmeyen hastalarda, kemik iliği hücreselliğini değerlendirmek amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisi altın standarttır.
Tahmini Süre:45s
Soru 396Soru

55 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik ve solukluk şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde organomegali saptanmıyor.

Laboratuvar bulguları:
- Hemoglobin: 7.8 g/dL7.8\text{ g/dL}
- MCV: 88 fL88\text{ fL}
- Retikülosit: %0.1\%0.1
- Lökosit (WBC): 7.200/mm37.200\text{/mm}^3
- Trombosit (Platelet): 245.000/mm3245.000\text{/mm}^3

Kemik iliği aspirasyonunda miyeloid ve megakaryositer serilerin normal olduğu, ancak eritroid öncüllerin hemen hemen hiç bulunmadığı saptanarak "saf eritrosit aplazisi" (PRCA) tanısı konuluyor.

Bu hastada etiyolojik araştırma amacıyla çekilmesi gereken en uygun görüntüleme tetkiki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toraks BT

Cevap

Toraks BT tetkiki, saf eritrosit aplazisi olan hastalarda eşlik edebilecek timomayı saptamak için en uygun yöntemdir.
Saf eritrosit aplazisi (PRCA), kemik iliğinde eritroid öncüllerin seçilememesiyle karakterize izole bir anemi tablosudur. Bu durumun edinsel formlarında hastaların yaklaşık %10-15'inde timoma (ön mediastinal kitle) saptanır. Bu nedenle, PRCA tanısı alan her erişkinde ön mediasteni değerlendirmek amacıyla Toraks BT veya MR istenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini analiz et.
Lökosit ve trombosit sayıları normal, ancak derin bir anemi ve retikülositopeni mevcut.
Bu tablo, kemik iliği yetmezliklerinden biri olan izole saf eritrosit aplazisini (PRCA) tanımlar.
2
PRCA ile ilişkili en sık klinik durumları hatırla.
Timoma, saf eritrosit aplazisi ile en sık (%10-15) birliktelik gösteren tümördür.
Etiyolojik incelemede paraneoplastik bir durumun dışlanması gerekir.
3
En uygun görüntüleme yöntemini belirle.
Ön mediasteni en iyi değerlendiren yöntem olan Toraks BT seçilmelidir.
Timoma varlığını doğrulamak veya dışlamak için altın standart görüntülemedir.

Anahtar Kavram

Saf eritrosit aplazisi (PRCA) tanısında timoma taraması için ön mediastinal görüntüleme (BT/MR) zorunludur.
Tahmini Süre:45s
Soru 397Soru

5252 yaşında erkek hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve bacaklarında morarmalar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde diş etlerinde hipertrofi (diş eti hiperplazisi) ve deride infiltre eritematöz plaklar (lösemi kutis) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 9.1g/dL9.1 g/dL, lökosit sayısı 62.000/mm362.000/mm^3 ve trombosit sayısı 38.000/mm338.000/mm^3 bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda %40\%40 oranında blast saptanıyor. Blastların miyeloperoksidaz (MPOMPO) ile zayıf pozitif, terminal deoksinükleotidil transferaz (TdTTdT) ile ise negatif boyandığı; buna karşın non-spesifik esteraz (NSENSE) ile kuvvetli pozitif boyandığı ve bu boyanmanın sodyum florür (NaFNaF) ile inhibe olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monositik lösemi

Cevap

Akut monositik lösemi
Doğru cevap olan akut monositik lösemi (AML-M5), monoblastların kemik iliği ve periferik kanda hakimiyeti ile karakterize bir AML alt tipidir. Bu hastalıkta monositik blastların doku infiltrasyonu yapma özelliği nedeniyle diş eti hiperplazisi, deri infiltrasyonu (lösemi kutis) ve santral sinir sistemi tutulumu sık görülür. Sitokimyasal olarak blastlar non-spesifik esteraz (NSENSE) ile kuvvetli pozitif boyanır ve bu boyanma sodyum florür (NaFNaF) ile inhibe olur, bu da tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Diş eti hiperplazisi ve lösemi kutis (deri infiltrasyonu) monositik lösemiyi düşündürür.
Monositik blastlar ekstramedüller dokulara sızma eğilimindedir.
2
Laboratuvar ve blast oranının incelenmesi
Kemik iliğinde %40\%40 blast bulunması akut lösemi tanısını doğrular.
DSÖ kriterlerine göre %20\%20 ve üzeri blast akut lösemi için yeterlidir.
3
Sitokimyasal boyanma özelliklerinin analizi
NSE pozitifliği ve NaF ile inhibisyon, monositik kökeni kanıtlar.
Non-spesifik esteraz monositik seride pozitiftir ve NaF eklenmesiyle bu aktivite kaybolur.

Anahtar Kavram

Akut monositik lösemi (AML-M5), klinik olarak diş eti ve deri tutulumu, laboratuvar olarak ise NaF ile inhibe olan NSE pozitifliği ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 398Soru

58 yaşında kadın hasta, karında şişlik ve çabuk doyma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede göbeğe kadar uzanan masif splenomegali saptanıyor, ancak periferik lenfadenopati veya hepatomegali izlenmiyor. Tam kan sayımında lökosit 32.000/mm³, hemoglobin 10.5 g/dL ve trombosit 85.000/mm³ olarak ölçülüyor. Periferik yayma incelemesinde sitoplazmik uzantıları olan, belirgin nükleollü atipik lenfoid hücreler (villöz lenfositler) görülüyor. Yapılan akım sitometrik incelemede tümör hücrelerinin CD19(+), CD20(+), CD11c(+) ve CD103(+) olduğu; ancak CD25, CD123 ve CD5 negatif olduğu saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı ve beklenen moleküler özellik aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hairy Cell Lösemi Varyant (HCL-v) — BRAF V600E mutasyonu görülmez

Cevap

Hairy Cell Lösemi Varyant (HCL-v) — BRAF V600E mutasyonu görülmez
Hastadaki bulgular (masif splenomegali, lenfadenopati yokluğu, villöz lenfositler) ve immünfenotip (CD103+, CD11c+ fakat CD25-, CD123-) Hairy Cell Lösemi Varyant (HCL-v) tanısı ile uyumludur. Klasik HCL'den en önemli farkı CD25 negatifliği ve BRAF V600E mutasyonunun görülmemesidir (BRAF wild-type).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Masif splenomegali, lenfadenopati yokluğu ve lökositoz (klasik HCL'de genellikle pansitopeni olur, lökositoz varyant formda daha sıktır).
Splenomegali ve villöz lenfositler 'Hairy Cell' hastalık grubunu veya splenik lenfomaları düşündürür.
2
İmmünfenotipi (Akım Sitometri) değerlendir
CD11c(+) ve CD103(+) olması Hairy Cell grubunu (Klasik veya Varyant) destekler. Ancak CD25(-) ve CD123(-) olması Klasik HCL'yi dışlar.
Klasik HCL tanısı için CD103, CD11c, CD25 ve CD123'ün (Annexin A1 dahil) birlikte pozitif olması beklenir. Varyant formda CD25 ve CD123 negatiftir.
3
Genetik özellikleri eşleştir
Klasik HCL'de BRAF V600E mutasyonu pozitiftir. HCL Varyant (HCL-v) ise BRAF V600E negatiftir (wild type).
Tanıyı kesinleştiren en önemli moleküler ayrım BRAF mutasyon durumudur.

Anahtar Kavram

Hairy Cell Lösemi Varyant (HCL-v) ile Klasik HCL Ayrımı

İpuçları

1
Hücrelerde sitoplazmik uzantılar (villöz yapı) olması Hairy Cell grubunu veya splenik lenfomaları işaret eder.
2
Klasik Hairy Cell Lösemi tanısı için CD25 ve CD123 (Annexin A1) pozitifliği gereklidir; bu hastada negatiftir.
3
Klasik HCL'de BRAF mutasyonu varken, 'Varyant' formda bu mutasyon yoktur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 399Soru

Yirmi beş yaşında bir erkek hasta, son üç aydır giderek artan halsizlik, çarpıntı ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin konjonktival solukluk ve alt ekstremitelerde peteşi-purpuralar saptanıyor. Tam kan sayımında hemoglobin 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, lökosit 1,900/mm31,900/\text{mm}^3 (mutlak nötrofil sayısı 450/mm3450/\text{mm}^3), trombosit 18,000/mm318,000/\text{mm}^3 ve retikülosit oranı %0.2\%0.2 bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde selülaritenin %15\%15 olduğu ve hematopoetik hücrelerin yerini yağ dokusunun aldığı görülüyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması, aplastik anemi tanısından öncelikle uzaklaşılmasına neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması

Cevap

Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması
Doğru seçenek olan 'belirgin splenomegali saptanması', aplastik anemi tanısı için tipik olmayan bir bulgudur. Aplastik anemi kök hücrelerin hasarı sonucu oluşur ve ilik dışında hematopoez veya malign hücre infiltrasyonu beklenmediği için dalak veya karaciğer büyümesi görülmez. Splenomegali varsa ayırıcı tanıda miyelodisplastik sendrom, lösemi veya siroza bağlı hipersplenizm düşünülmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tam kan sayımı ve retikülosit değerlerini analiz et.
Pansitopeni (<3<3 seri) ve retikülositopeni (üretim azlığı) mevcut.
Kemik iliği yetmezliği tablolarını (aplastik anemi, MDS vb.) primer kemik iliği hastalıklarından ayırmak için üretim hızı önemlidir.
2
Kemik iliği biyopsi bulgusunu değerlendir.
Hiposellülarite (hücre azlığı) ve yağ dokusu artışı.
Aplastik anemi tanısı için ilik selülaritesinin %2530\%25-30'un altında olması ve yağ dokusunun artması karakteristiktir.
3
Fizik muayene ve laboratuvar bulgularını diferansiyel tanı için karşılaştır.
Splenomegali varlığı aplastik anemiyle uyumsuzdur.
Aplastik anemi saf bir kök hücre yetmezliğidir; splenomegali görülmesi sekonder pansitopeni nedenlerini (siroz/hipersplenizm) veya infiltratif süreçleri akla getirir.

Anahtar Kavram

Aplastik anemi tanısında periferik kanda pansitopeni ve retikülositopeni, kemik iliğinde ise hiposellülarite izlenirken; lenfadenopati ve splenomegali gibi organomegali bulguları saptanmaz.

İpuçları

1
Pansitopeni yapan ancak organomegali yapmayan hastalıkları düşünün.
2
Aplastik anemide kemik iliği boşalmıştır; lenfoid hücreler dışında tüm serilerde üretim durur.

Daha Fazla Pratik

Fanconi Aplastik Anemisi ve edinilmiş aplastik anemi arasındaki fizik muayene farklarını (iskelet anomalileri, cilt bulguları) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 400Soru

1919 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır giderek artan halsizlik, efor dispnesi ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 33 ay önce geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonu dışında özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar izleniyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin727{}2 g/dL13517513{}5 - 17{}5
MCV9494 fL8010080 - 100
Beyaz Küre (Lökosit)1.800/mm31.800/mm^34.00010.0004.000 - 10.000
Mutlak Nötrofil Sayısı420/mm3420/mm^3>1.500> 1.500
Trombosit16.000/mm316.000/mm^3150.000450.000150.000 - 450.000
Retikülosit%02\%0{}2%0515\%0{}5 - 1{}5

Kemik iliği biyopsisinde hücresellik %15\%15 saptanıyor ve atipik hücre izlenmiyor. Hastanın tam uyumlu (HLA-match) sağlıklı bir kardeşi olduğu bilindiğine göre, bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Allojenik kemik iliği nakli

Cevap

Allojenik kemik iliği nakli, genç yaşta ve tam uyumlu donörü olan ağır aplastik anemi hastalarında en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımıdır.
Allojenik kemik iliği nakli, HLA tam uyumlu kardeşi bulunan genç (<40<40 yaş) ağır aplastik anemi hastalarında en iyi uzun dönem sağkalım ve kür şansını sunan tedavi yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve hiposelüler kemik iliği (%15) varlığı aplastik anemi tanısı koydurur.
Aplastik anemi, kemik iliği yağlanması ve hücre üretiminin durmasıyla karakterize bir yetmezliktir.
2
Hastalık şiddetinin Camitta kriterlerine göre değerlendirilmesi
Nötrofil < 500, Trombosit < 20.000 ve Retikülosit < %1 kriterlerinden en az ikisi karşılandığı için 'Ağır Aplastik Anemi' (SAA) mevcuttur.
Şiddet tayini tedavi algoritmasını belirlemek için kritiktir.
3
Hastanın yaşı ve donör durumuna göre tedavi seçimi
Hasta 40 yaş altındadır ve tam uyumlu donörü vardır; bu durumda ilk tercih allojenik kemik iliği naklidir.
Bu grup hastada nakil, immünsüpresif tedaviye göre daha yüksek kür oranına sahiptir.

Anahtar Kavram

Genç ağır aplastik anemi hastalarında HLA-uyumlu donör varsa tedavi seçeneği allojenik nakildir.
ÖncekiSayfa 20 / 21Sonraki
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 20 | Examkin