Hematoloji

406 soru

Soru 361Soru

3434 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve geceleri bacaklarında hissettiği huzursuzluk nedeniyle başvuruyor. Öyküsünden son zamanlarda aşırı miktarda buz yeme isteği (pagofajipagofaji) olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede konjonktivalarda solukluk, tırnaklarda düzleşme (koilonis\cikoilonişi) ve dilde papillalarda silinme saptanıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
- Hb: 9.59.5 g/dL
- Hct: %29\%29
- MCV: 7272 fL
- RDW: %18.5\%18.5

Saptanıyor. Bu hastada yapılan ileri tetkiklerde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en az beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum ferritin düzeyinin artması

Cevap

Demir eksikliği anemisinde serum ferritin düzeyinin artması beklenmez, aksine depoların tükendiğini göstermek için düşük olması gerekir.
Serum ferritin düzeyi, vücut demir depolarının en iyi göstergesidir. Demir eksikliği anemisinde depolar tükendiği için ferritin düzeyinin düşük olması beklenir. Artmış ferritin düzeyi ancak kronik hastalık anemisinde veya inflamatuar/malign süreçlerde (akut faz reaktanı olarak) görülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Pagofaji (buz yeme), koilonişi (kaşık tırnak) ve huzursuz bacak sendromu spesifik olarak demir eksikliğini işaret eder.
Bu semptomlar demir eksikliğinin doku düzeyindeki etkilerini yansıtır.
2
Laboratuvar verilerini yorumla.
Düşük Hb ve düşük MCV mikrositer anemiyi, yüksek RDW (>%15> \%15) ise anizositozu (eritrosit boyut farklılığı) gösterir.
Yüksek RDW, demir eksikliği anemisini talasemi taşıyıcılığından ayıran önemli bir parametredir.
3
Demir eksikliği anemisi (DEA) laboratuvar profilini hatırla.
DEA'da: Serum demiri ↓, Ferritin ↓, TDBK ↑, Transferrin satürasyonu ↓, sTfR ↑ ve ZPP ↑ saptanır.
Depo demiri olan ferritin, DEA tanısında en spesifik parametredir.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde depoları gösteren ferritin düzeyi düşük saptanırken, hücrelerin demir açlığını gösteren sTfR ve ZPP düzeyleri artar.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi tedavisinde laboratuvarda görülen ilk düzelme bulgusunun 'retikülositoz' olduğunu ve ferritinin en son normalize olan parametre olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 362Soru

2222 yaşında erkek hasta, halsizlik ve diş eti kanaması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 7,2 g/dL7,2 \text{ g/dL}, Beyaz küre 1.800/μL1.800/\mu\text{L}, Trombosit 18.000/μL18.000/\mu\text{L} ve düzeltilmiş retikülosit oranı %0,2\%0,2 bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde selülarite %15\%15 olarak raporlanıyor ve malign hücre infiltrasyonu görülmüyor. HLA uygun kardeşi olduğu saptanan bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Allojeneik hematopoetik kök hücre nakli

Cevap

Allojeneik hematopoetik kök hücre nakli, genç ve uygun donörü olan ağır aplastik anemi hastalarında en uygun tedavi seçeneğidir.
Vakada sunulan hasta, pansitopeni, retikülositopeni ve hiposelüler kemik iliği biyopsisi ile ağır aplastik anemi (AAA) kriterlerini karşılamaktadır. Splenomegali olmaması tanısal bir ipucudur. 405040-50 yaş altındaki genç AAA hastalarında, HLA tam uyumlu kardeş donör mevcutsa, en yüksek kür şansına sahip tedavi yaklaşımı allojeneik hematopoetik kök hücre naklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Hastada pansitopeni, düşük retikülosit ve hiposelüler kemik iliği mevcuttur.
Bu bulgular kemik iliği yetmezliği spektrumunda yer alan aplastik anemi tanısını koydurur.
2
Hastalık şiddetinin belirlenmesi
Trombosit < 20.000/μL20.000/\mu\text{L} ve selülarite < %25\%25 olması nedeniyle 'Ağır Aplastik Anemi' (AAA) tanısı doğrulanır.
Tedavi algoritması hastalığın şiddetine göre belirlenir.
3
Tedavi algoritmasının uygulanması
Genç yaş (2222 yaş) ve HLA uygun kardeş donör varlığı nedeniyle nakil kararı verilir.
Uluslararası kılavuzlara göre genç AAA hastalarında HLA uygun kardeş donör varsa ilk seçenek küratif kök hücre naklidir.

Anahtar Kavram

Ağır Aplastik Anemi Tedavi Algoritması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 363Soru

69 yaşında erkek hasta, son 3 aydır giderek artan halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati eşlik etmiyor. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin8,28,2 g/dL131713 - 17 g/dL
MCV106106 fL8010080 - 100 fL
Lökosit2.9002.900 /mm³4.00010.0004.000 - 10.000 /mm³
Trombosit88.00088.000 /mm³150.000450.000150.000 - 450.000 /mm³
Retikülosit%0,4\%0,4%0,51,5\%0,5 - 1,5

Periferik yaymada makrositoz, nötrofillerde hipogranülasyon ve Pelger-Huët benzeri çekirdek anomalileri izleniyor. Vitamin B12B_{12} ve folat düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor. Yapılan kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde hiperselüler ilik, eritroid ve miyeloid dizide belirgin displazi ile birlikte %16\%16 oranında miyeloblast saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blast artışlı miyelodisplastik sendrom (MDS-EB)

Cevap

Kemik iliğinde %16 blast oranı ve displastik değişiklikler saptanan, periferik kanda pansitopeni ve makrositozu olan bu hasta için en olası tanı Blast artışlı miyelodisplastik sendromdur (MDS-EB).
Kemik iliğinde displazi bulgularına eşlik eden %1019\%10-19 (burada %16\%16) arasındaki blast oranı, WHO sınıflamasına göre hastayı 'Blast artışlı miyelodisplastik sendrom tip 2' (MDS-EB-2) kategorisine sokar. Periferik yaymadaki Pelger-Huët anomalisi displazinin tipik bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik parametreleri değerlendir.
Hastada pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve makrositoz (yüksek MCV) mevcuttur.
MDS klinik tablolarında en sık görülen başlangıç bulgusu pansitopenidir.
2
Eksiklik anemilerini dışla.
Vitamin B12B_{12} ve folat düzeylerinin normal olması megaloblastik anemiyi dışlar.
MDS, vitamin eksikliği olmayan makrositer anemilerin önemli bir nedenidir.
3
Kemik iliği blast oranını analiz et.
Blast oranı %16\%16 saptanmıştır.
WHO sınıflamasına göre %519\%5-19 arası blast oranı MDS-EB (blast artışlı MDS) grubunu tanımlarken, %20\%20 ve üzeri AML tanısı koydurur.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik sendromlarda (MDS) tanısal eşik değerler ve AML ayrımı.
Tahmini Süre:50s
Soru 364Soru

3030 yaşında erkek hasta, bir haftadır devam eden halsizlik, diş eti kanaması ve cildinde morluklar oluşması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk, yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 7.8g/dL7.8 g/dL, lökosit 65.000/mm365.000/mm^3 ve trombosit 24.000/mm324.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada görülen blastik hücrelerin sitoplazmasında "Auer cisimcikleri" izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut miyeloid lösemi

Cevap

Akut miyeloid lösemi
Akut miyeloid lösemi tanısı, hastadaki pansitopeni bulguları (anemi, trombositopeni) ile lökositozun eşlik ettiği klinik tabloya dayanır. Periferik yaymada blastların görülmesi akut lösemi lehinedir; ancak sitoplazmada saptanan Auer cisimcikleri bu blastların miyeloid kökenli olduğunu kesinleştirir ve Akut lenfoblastik lösemiden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Halsizlik (anemi), diş eti kanaması/peteşi (trombositopeni) ve lökositoz varlığı akut lösemiyi düşündürür.
Kemik iliğinin blastlar tarafından invazyonu sonucu normal hematopoez baskılanır.
2
Periferik yaymadaki spesifik morfolojik bulguyu tanımla
Blastik hücrelerin sitoplazmasında Auer cisimcikleri saptandı.
Auer cisimcikleri, lizozomal enzimlerin kristalize olmasıyla oluşan iğne benzeri yapılardır.
3
Miyeloid ve lenfoid ayrımını yap
Auer cisimcikleri miyeloid lineage için karakteristiktir; bu nedenle tanı Akut miyeloid lösemidir.
Lenfoblastlarda Auer cisimciği asla bulunmaz.

Anahtar Kavram

Auer cisimciği görülen blastlar Akut miyeloid lösemi (AML) tanısını koydurur.
Tahmini Süre:45s
Soru 365Soru

6262 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taraması sırasında saptanan lökositoz nedeniyle değerlendiriliyor. Herhangi bir şikayeti olmayan hastanın fizik muayenesinde bilateral servikal bölgede 22'şer cm boyutunda, hareketli lenfadenopatiler (LAP) saptanıyor; hepatosplenomegali bulunmuyor. Tam kan sayımında lökosit 28.000/μL28.000/\mu L (%80\% 80 lenfosit), hemoglobin 14.5g/dL14.5 g/dL ve trombosit 215.000/μL215.000/\mu L ölçülüyor. Periferik yaymada matür görünümlü lenfositler ve çok sayıda ezilmiş (smudge) hücresi dikkati çekiyor. Flow sitometride lenfositlerde CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23 pozitifliği ile yüzey immünglobulin (sIgs-Ig) zayıf pozitifliği saptanıyor. Bu hasta ve tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut klinik ve laboratuvar bulguları Rai evre I (orta risk) ile uyumludur ve hasta semptomatik olmadığı sürece rutin izlem önerilir.

Cevap

Mevcut bulgular Rai evre I (lenfositoz + lenfadenopati) ile uyumlu olup, stabil ve semptomsuz hastalarda tedavi endikasyonu bulunmadığı için izlem en uygun yaklaşımdır.
Hastanın lenfositozu ve fizik muayenede saptanan lenfadenopatileri Rai evreleme sistemine göre evre I olarak sınıflandırılır. KLL'de evre 0 (düşük risk) ile evre I ve II (orta risk) olan ve hastalık ilişkili semptomu bulunmayan hastalarda tedavi vermeden izlem standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının netleştirilmesi
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Lenfositoz (>5.000/μL>5.000/\mu L), smudge hücreleri ve flow sitometride CD5/CD19/CD23 pozitifliği KLL tanısını koydurur.
2
Evreleme yapılması
Rai Evre I
Hastada lenfositoza eşlik eden lenfadenopati mevcuttur. Anemi (Hb<11g/dLHb < 11 g/dL) veya trombositopeni (Plt<100.000/μLPlt < 100.000/\mu L) yoktur.
3
Tedavi gerekliliğinin değerlendirilmesi
İzlem (Watch-and-wait)
Rai evre I orta risk grubudur. B semptomları (kilo kaybı, gece terlemesi, ateş) veya progresif hastalık bulguları yoksa tedavi başlanmaz.

Anahtar Kavram

KLL Tanısal İmmünfenotip ve Rai Evreleme

Daha Fazla Pratik

KLL'de kötü prognoz göstergesi olan genetik belirteçleri (del17p, del11q, mutasyonsuz IGHV) ve Richter transformasyonunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 366Soru

32 yaşında kadın hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik, hafif ateş ve sağ uyluk bölgesinde yeni fark ettiği, ağrılı olmayan sert bir kitle şikayetiyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve sağ uyluk lateralinde yaklaşık 4×34 \times 3 cm boyutlarında, cilde fikse olmayan, düzgün sınırlı sert bir kitle (miyeloid sarkom şüphesi) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.87.8 g/dL, lökosit 52.00052.000/µL ve trombosit 24.00024.000/µL olarak bulunuyor. Periferik yaymada %55 oranında miyeloperoksidaz (MPO) pozitif blastlar izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda miyelomonositik diferansiyasyon gösteren blastlar ve eşlik eden, sitoplazmalarında iri, bazofilik-mor renkli granüller içeren atipik eozinofiller saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22)

Cevap

Atipik eozinofiller ve miyelomonositik blastlarla karakterize olan ve ekstramedüller tutulum (miyeloid sarkom) ile seyreden tablo için en olası anomali inv(16)(p13.1q22) sitogenetiğidir.
Hastada saptanan miyelomonositik blastlar ve sitoplazmalarında olgunlaşmamış iri bazofilik granüller barındıran eozinofiller, WHO sınıflamasında 'inv(16)(p13.1q22) veya t(16;16)(p13.1;q22); CBFβ-MYH11' olarak tanımlanan AML alt grubuna özgüdür. Bu alt grup, periferik kanda monositoz ve doku infiltrasyonu (miyeloid sarkom) eğilimi ile karakterizedir ve genellikle iyi prognozlu (core-binding factor leukemias) kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Pansitopeni ve periferik yaymada %20'den fazla MPO pozitif blast varlığı Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısını koydurur.
Tanısal süreci başlatmak için lösemi tipini belirlemek gerekir.
2
Morfolojik ipuçlarının analizi
Kemik iliğinde saptanan iri bazofilik granüllü atipik eozinofiller, AML-M4eo (eozinofili ile seyreden akut miyelomonositik lösemi) varyantı için patognomoniktir.
Spesifik morfolojik bulgular belirli sitogenetik anomalilere yönlendirir.
3
Ekstramedüller bulgunun yorumlanması
Uyluktaki sert kitle, AML'nin ekstramedüller tutulumu olan 'miyeloid sarkom' (kloroma) ile uyumludur; bu durum inv(16) pozitif hastalarda daha sık görülür.
Klinik prezentasyonun genetik alt tiple korelasyonu sağlanır.
4
Sitogenetik anomali ile eşleştirme
AML-M4eo morfolojisi ve CBFβ-MYH11 füzyon geni ile sonuçlanan inv(16)(p13.1q22) veya t(16;16) anomalisi bu tablonun temelidir.
Kesin tanısal ve prognostik sitogenetik marker belirlenmiş olur.

Anahtar Kavram

AML'de morfoloji-sitogenetik korelasyonu (inv(16) ve atipik eozinofiller)

Daha Fazla Pratik

İnv(16) pozitif AML hastalarında santral sinir sistemi (SSS) tutulumu ve nüks riskinin arttığını ve bu nedenle tedavi planında SSS profilaksisinin tartışıldığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 367Soru

6767 yaşında erkek hasta, yaklaşık bir yıldır devam eden ve giderek artan halsizlik yakınmasıyla başvuruyor. Fizik muayenede solukluk dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin8.78.7 g/dLg/dL13.513.5 - 17.517.5 g/dLg/dL
MCV106106 fLfL8080 - 100100 fLfL
Lökosit3.4003.400/mm3mm^34.0004.000 - 10.00010.000/mm3mm^3
Trombosit135.000135.000/mm3mm^3150.000150.000 - 450.000450.000/mm3mm^3

Periferik yaymada makrositoz ve nötrofillerde hiposegmentasyon (pseudo-Pelger-Huet anomalisi) izleniyor. Vitamin B12B_{12} ve folat düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite ve eritroid seride displastik değişiklikler görülürken, blast oranı %3\%3 olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük blastlı miyelodisplastik sendrom

Cevap

Düşük blastlı miyelodisplastik sendrom
Düşük blastlı miyelodisplastik sendrom tanısı, hastanın ileri yaşı, dirençli makrositik anemisi, periferik yaymadaki pseudo-Pelger-Huet anomalisi ve kemik iliğindeki hiperselüleriteye rağmen düşük blast oranı (%5'in altı) ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar profili değerlendirilir.
Yaşlı hasta, kronik makrositik anemi ve hafif pansitopeni tablosu mevcut.
MDS tipik olarak ileri yaşta sitopenilerle prezente olur.
2
Periferik yayma ve morfolojik bulgular incelenir.
Pseudo-Pelger-Huet anomalisi (nötrofil hiposegmentasyonu) saptandı.
Bu bulgu miyelodisplazinin en karakteristik morfolojik işaretlerinden biridir.
3
Kemik iliği selüleritesi ve blast oranı analiz edilir.
Hiperselüler ilik ve %3 blast saptandı.
WHO sınıflamasına göre blast oranının %5'in altında olması, hastayı 'düşük blastlı MDS' kategorisine sokar.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik sendromlar (MDS), kemik iliğinde displazi ve etkisiz hematopoez ile karakterize, AML'ye dönüşüm riski taşıyan klonal kök hücre hastalıklarıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 368Soru

56 yaşında kadın hasta, bir cerrahi operasyon öncesi yapılan rutin kan sayımında saptanan trombositoz (780.000/mm3780.000/mm^3) nedeniyle hematoloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde Hb:13.5 g/dLHb: 13.5\ g/dL, WBC:9.500/mm3WBC: 9.500/mm^3 ve LDH:210 U/LLDH: 210\ U/L (N<250N < 250) olarak bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde; granülositik seri proliferasyonunda artış, megakaryositlerde "bulutsu" (cloud-like) nükleer atipi ve Grade 0 retikülin fibrozisi izleniyor. Moleküler incelemede CALRCALR mutasyonu pozitif saptanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSO¨DSÖ) 2022 kriterlerine göre, bu hastada "Pre-fibrotik Primer Miyelofibrozis" (Pre-PMF) tanısı koyabilmek için aşağıdaki bulgulardan hangisinin eşlik etmesi minör kriter olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lökosit sayısının 11.000/mm3\geq 11.000/mm^3 olması

Cevap

Lökosit sayısının 11.000/mm3\geq 11.000/mm^3 olması seçeneği, DSÖ 2022 kriterlerine göre Pre-fibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı için gerekli olan minör kriterlerden biridir.
Pre-fibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı için 3 majör kriterin yanında; anemi, lökositoz (11.000/mm3\geq 11.000/mm^3), splenomegali veya LDH yüksekliği bulgularından en az birinin (minör kriter) eşlik etmesi gerekir. Lökosit sayısının 11.000/mm3\geq 11.000/mm^3 olması bu listede yer alan geçerli bir minör kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kemik iliği morfolojisini analiz et
Bulutsu (cloud-like) megakaryositler, granülositik proliferasyon ve Grade 0 fibrozis saptandı.
Pre-PMF ve ET ayırıcı tanısında morfoloji en kritik majör kriterdir.
2
Moleküler bulguları değerlendir
CALRCALR pozitifliği saptandı.
BCR-ABL1 negatif MPN'lerde klonaliteyi gösteren bir majör kriterdir.
3
DSÖ 2022 Pre-PMF tanı kriterlerini uygula
Hasta 3 majör kriteri (Morfoloji, Diğer MPN'lerin dışlanması, Mutasyon varlığı) karşılıyor ancak tanı için en az 1 minör kriter gerekiyor.
Tam tanı için 3 Majör + en az 1 Minör kriter gereklidir.
4
Seçeneklerdeki bulguları minör kriterlerle karşılaştır
Lökositoz (\geq 11.000) bir minör kriterdir; lökoeritroblastik tablo ise sadece Aşikar PMF kriteridir.
Pre-PMF ve Aşikar PMF arasındaki minör kriter farkını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Pre-fibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) ve Aşikar (Overt) PMF arasındaki temel farklar; kemik iliği fibrozis derecesi (Grade 0-1 vs 2-3) ve minör kriterler arasındaki 'lökoeritroblastik tablo' varlığıdır.

Daha Fazla Pratik

Primer Miyelofibrozis evreleri arasındaki morfolojik ve klinik farkları (özellikle megakaryosit yapısı) bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 369Soru

54 yaşında kadın hasta, rutin biyokimyasal inceleme sırasında saptanan trombositoz (720.000/mm3720.000/mm^3) nedeniyle hematoloji kliniğine sevk ediliyor. Hastanın fizik muayenesi doğal olup splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 13.4g/dL13.4 g/dL, hematokrit %40.2\%40.2, lökosit sayısı 9.200/mm39.200/mm^3 ve LDHLDH düzeyi 310U/L310 U/L (Normal: <250) olarak ölçülüyor. Periferik yaymada hafif anizopoikilositoz dışında özellik saptanmıyor. Yapılan kemik iliği biyopsisinde; megakaryosit sayısında belirgin artış, megakaryositlerde nükleer lobülasyonda azalma ile karakterize 'bulut benzeri' (cloud-like) görünüm ve retikülin boyamasında Grade 1 fibrozis izleniyor. JAK2 V617FJAK2 \text{ V617F} mutasyonu pozitif bulunan bu hasta için WHO 2022 kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prefibrotik primer miyelofibrozis (Pre-PMF)

Cevap

Prefibrotik primer miyelofibrozis (Pre-PMF)
Prefibrotik primer miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı; kemik iliğinde megakaryosit proliferasyonu ile birlikte atipik megakaryosit morfolojisi (nükleer lobülasyonda azalma/bulut benzeri görünüm), Grade 1'den fazla olmayan retikülin fibrozisi, JAK2 mutasyon varlığı ve en az bir minör kriter (bu hastada LDH yüksekliği) bulunmasıyla konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et
İzole trombositoz ve hafif LDH yüksekliği mevcut; anemi, lökositoz veya splenomegali saptanmadı.
Miyeloproliferatif neoplazilerin ayırıcı tanısında başlangıç bulgularını değerlendirmek gerekir.
2
Kemik iliği morfolojisini incele
Megakaryositlerde lobülasyon azalması (bulut benzeri nükleus) ve Grade 1 fibrozis saptandı.
WHO 2022 sınıflamasında morfoloji ve fibrozis derecesi, Esansiyel Trombositemi ile Prefibrotik PMF ayrımında kritiktir.
3
WHO 2022 kriterlerine göre tanı koy
Major kriterler (morfoloji, Grade 1 fibrozis, JAK2 pozitifliği) ve bir minör kriter (LDH yüksekliği) ile Prefibrotik PMF tanısı konur.
Esansiyel trombositemide Grade 0 fibrozis ve 'staghorn' nükleuslu megakaryositler beklenir.

Anahtar Kavram

Prefibrotik Primer Miyelofibrozis ve Esansiyel Trombositemi Ayırıcı Tanısı (WHO 2022)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 370Soru

52 yaşında kadın hasta, son 2 aydır giderek artan halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin konjonktival solukluk saptanıyor; ancak lenfadenopati, hepatomegali veya splenomegali eşlik etmiyor. Laboratuvar inceleme sonuçları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}1216 g/dL12-16\text{ g/dL}
MCV91 fL91\text{ fL}80100 fL80-100\text{ fL}
Retikülosit%0.1\%0.1%0.51.5\%0.5-1.5
Lökosit7.200/mm37.200\text{/mm}^34.00010.000/mm34.000-10.000\text{/mm}^3
Trombosit240.000/mm3240.000\text{/mm}^3150.000450.000/mm3150.000-450.000\text{/mm}^3

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada öncelikli olarak düşünülen tanı için yapılacak kemik iliği aspirasyonunda aşağıdakilerden hangisinin saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritroid serinin selektif yokluğu veya belirgin azalması

Cevap

Kemik iliğinde eritroid serinin selektif yokluğu veya belirgin azalması saptanması beklenir.
Laboratuvar verilerinde lökosit ve trombosit sayılarının normal olması yetmezliğin sadece eritroid seriye kısıtlı olduğunu kanıtlar. Retikülositin ileri derecede düşük olması (%0.1\%0.1), kemik iliğinde eritrosit üretiminin durduğunu gösteren Saf Eritroid Aplazi (PRCA) göstergesidir. Bu durumda kemik iliği aspirasyonunda eritroid öncüllerin selektif olarak yokluğu saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı parametrelerini analiz et.
Hastada derin bir anemi (6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}) mevcutken, lökosit ve trombosit değerleri normal sınırlardadır (izole anemi).
Yetmezliğin tüm serileri mi yoksa tek bir seriyi mi etkilediğini anlamak için gereklidir.
2
Retikülosit değerini ve MCV'yi değerlendir.
MCV normal (91 fL91\text{ fL}), ancak retikülosit oranı ileri derecede düşük (%0.1\%0.1).
Düşük retikülosit oranı, aneminin kemik iliğindeki bir üretim bozukluğuna bağlı olduğunu gösterir.
3
Bulguları sentezleyerek klinik tabloyu tanımla.
İzole eritroid yetmezliği + retikülositopeni = Saf Eritroid Aplazi (Pure Red Cell Aplasia - PRCA).
Ayırıcı tanı için spesifik hastalık grubunu belirlemek gerekir.
4
PRCA'nın altın standart tanısal bulgusunu hatırla.
Kemik iliğinde miyeloid seri ve megakaryositler normalken, eritroid öncüllerin (proeritroblast vb.) izlenmemesi.
Hastalığın patognomonik kemik iliği görünümünü saptamak için.

Anahtar Kavram

Saf Eritroid Aplazi (PRCA), kemik iliğinde diğer hücre serileri korunurken sadece eritroid serinin üretiminin durmasıyla karakterize bir kemik iliği yetmezliği tablosudur.

Daha Fazla Pratik

Saf Eritroid Aplazi (PRCA) tanısı alan bir yetişkin hastada, altta yatan bir 'Timoma' varlığını dışlamak için göğüs BT istenmesi gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 371Soru

4848 yaşında kadın hasta, son 33 aydır tüm vücudunda olan şiddetli kaşıntı ve son 22 ayda yaklaşık 9 kg9\text{ kg} (%13\%13) kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ supraklaviküler bölgede 3 cm3\text{ cm} çapında, ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopati saptanıyor. Çekilen toraks ve batın BT incelemesinde mediastinal lenfadenopati, çölyak ve paraaortik bölgede multipl lenf nodları ile dalakta multipl nodüler lezyonlar izleniyor. Yapılan eksizyonel lenf nodu biyopsisinde "baykuş gözü" görünümünde Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor; immünohistokimyasal incelemede CD15 ve CD30 pozitif, CD45 negatif bulunuyor. Kemik iliği biyopsisi normal olan bu hasta için Ann Arbor sınıflamasına göre en uygun evreleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre III-BS

Cevap

Doğru yanıt, diyaframın her iki yanındaki lenfoid yapıların tutulumu, B semptomlarının varlığı ve dalak tutulumunu ifade eden Evre III-BS seçeneğidir.
Hastada diyaframın üzerinde (supraklaviküler, mediastinal) ve altında (çölyak, paraaortik) lenf nodu bölgeleri tutulmuştur; bu durum doğrudan Evre III tanımıdır. Mevcut olan anlamlı kilo kaybı (%13) B semptomunu, dalaktaki nodüler lezyonlar ise splenik (S) tutulumu temsil eder. Dolayısıyla tam evre III-BS'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu istasyonlarının diyaframa göre konumunu belirleyin.
Supraklaviküler ve mediastinal (üst), paraaortik ve çölyak (alt) tutulum mevcuttur. Bu durum Evre III'ü gösterir.
Ann Arbor sınıflamasında diyaframın her iki tarafındaki lenf nodu bölgelerinin tutulumu Evre III olarak tanımlanır.
2
Sistemik (B) semptomların varlığını değerlendirin.
Son 6 ayda %10'dan fazla kilo kaybı saptandığı için 'B' soneki eklenir.
Ateş, gece terlemesi veya anlamlı kilo kaybı varlığı prognoz açısından kritik olup 'B' ile sembolize edilir.
3
Dalak tutulumunun evrelemeye etkisini analiz edin.
Dalak bir lenfoid organ olduğundan tutulumu 'S' soneki ile belirtilir ve tek başına Evre IV yapmaz.
Dalak tutulumu (splenik), Ann Arbor'da nodal tutulumun bir parçası olarak kabul edilir (Evre III-S).

Anahtar Kavram

Ann Arbor evrelemesinde dalağın lenfoid bir organ olarak kabul edilmesi ve diyafram ilişkisi.
Soru 372Soru

2626 yaşında erkek hasta, akut prostatit tanısıyla sülfametoksazol-trimetoprim tedavisi başlandıktan 44 gün sonra belirginleşen halsizlik ve idrar renginde çay rengi koyulaşma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar ikterik saptanıyor; organomegali izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 8.88.8 g/dL, retikülosit %6\%6, indirekt bilirubin 3.83.8 mg/dL, LDH 840840 U/L ve haptoglobin saptanamayacak düzeyde düşük bulunuyor. Bu hastanın periferik yayma incelemesinde saptanması en olası morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heinz gövdeleri ve ısırılmış hücre (bite cell) görünümü

Cevap

Heinz gövdeleri ve ısırılmış hücre (bite cell) görünümü
Doğru seçenek olan Heinz gövdeleri ve ısırılmış hücreler, G6PD eksikliği olan bireylerde sülfonamidler gibi oksidatif ajanlara maruziyet sonrası gelişen hemoglobin denatürasyonunun karakteristik göstergesidir. Oksitlenmiş hemoglobinin presipitasyonu Heinz gövdelerini oluşturur; bu gövdeler dalak makrofajları tarafından 'ısırıldığında' eritrositler tipik ısırılmış hücre şeklini alır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Sülfonamid kullanımı sonrası akut intravasküler hemoliz bulguları (indirekt hiperbilirubinemi, düşük haptoglobin, LDH yüksekliği).
Hastanın semptomları bir tetikleyici (ilaç) sonrası gelişen akut bir hemoliz tablosuna işaret etmektedir.
2
Olası tanıyı belirle.
Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği.
Genç erkek hastada sülfonamid maruziyeti sonrası gelişen akut hemoliz atakları için en spesifik ön tanı G6PD eksikliğidir.
3
Morfolojik karşılığı eşleştir.
Heinz gövdeleri ve ısırılmış hücreler.
G6PD eksikliğinde NADPH üretilemez; oksidatif stres altında hemoglobin denatüre olup Heinz gövdelerini oluşturur. Bu gövdeler dalakta temizlenirken 'ısırılmış hücre' görünümü oluşur.

Anahtar Kavram

G6PD Eksikliği ve Oksidatif Hemoliz

Daha Fazla Pratik

G6PD eksikliği olan hastalarda kriz döneminde enzim düzeylerinin yalancı normal çıkabileceğini, bu nedenle kesin tanının remisyon döneminde enzim ölçümü ile konulması gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 373Soru

42 yaşındaki kadın hasta, son üç haftadır süregelen halsizlik, iştahsızlık ve diş etlerinde sızıntı şeklinde kanama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, yaygın servikal lenfadenopatiler ve kosta kenarını 3 cm3 \text{ cm} geçen splenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında Hemoglobin 8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL}, Lökosit 58.000 /mm358.000 \text{ /mm}^3, Trombosit 35.000 /mm335.000 \text{ /mm}^3 ölçülüyor. Periferik yaymada blastik hücreler görülüyor. Kemik iliği aspirasyonu ve immünfenotipleme sonucunda blastların Terminal Deoksinükleotidil Transferaz (TdT) ve CD10 (CALLA) pozitif, Miyeloperoksidaz (MPO) negatif olduğu belirleniyor.

Bu hastada aşağıdaki sitogenetik değişikliklerden hangisinin saptanması en kötü prognoz (olumsuz öngörü) göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(9;22)t(9;22)

Cevap

t(9;22)t(9;22) (Philadelphia kromozomu), erişkin B-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi'de en olumsuz prognostik faktördür.
Hastanın klinik tablosu ve laboratuvar bulguları (özellikle TdT ve CD10 pozitifliği) B-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ile uyumludur. Erişkin ALL vakalarında, Philadelphia kromozomu olarak bilinen t(9;22)t(9;22) translokasyonu, hastalığın en agresif seyrettiği ve tedaviye en dirençli olduğu durumu temsil eder; bu nedenle en kötü prognoz göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Anemi, trombositopeni ve lökositoz eşliğinde periferik blast varlığı akut lösemiyi düşündürür. Fizik muayenedeki lenfadenopati ve splenomegali bulguları ALL lehinedir.
Akut lösemilerde kemik iliği yetmezliği bulguları (sitopeniler) ve ekstramedüller tutulum sık görülür.
2
Blast markerlarının (belirteçlerinin) yorumlanması
TdT (+) ve CD10 (+) olması hücrelerin lenfoblast (B-serisi) olduğunu, MPO (-) olması ise miyeloid seriden uzaklaşıldığını kanıtlar. Tanı: B-hücreli ALL.
TdT lenfoid blastlar için spesifik bir nükleer enzimdir; MPO ise miyeloid farklılaşmayı gösterir.
3
Prognoz tayini ve sitogenetik eşleştirme
Erişkin ALL hastalarında t(9;22)t(9;22) (BCR-ABL1) varlığı, standart kemoterapiye direnç ve yüksek nüks riski nedeniyle en kötü prognoz göstergesidir.
Yaşla birlikte sıklığı artan bu translokasyon, erişkin ALL tedavisinde hedefe yönelik tedavilerin (tirozin kinaz inhibitörleri) eklenmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Akut Lenfoblastik Lösemi'de (ALL) immünfenotipleme ve sitogenetik prognostik faktörler.
Soru 374Soru

6868 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve elleri ile ayaklarında uyuşma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıl önce geçirilmiş total gastrektomi öyküsü saptanıyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, dilde papillalarda silinme ve alt ekstremitelerde vibrasyon duyusunda azalma tespit ediliyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (HbHb)8.88.8 g/dLg/dL13.517.513.5-17.5 g/dLg/dL
Hematokrit (HctHct)%27\%27%4153\%41-53
MCVMCV9090 fLfL8010080-100 fLfL
RDWRDW%24\%24%11.514.5\%11.5-14.5

Periferik yayma incelemesinde hem makro-ovalositler hem de belirgin hipokrom mikrositer eritrositlerin bir arada bulunduğu "dimorfik" bir görünüm izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir ve Vitamin B12B_{12} eksikliğinin bir arada olduğu mikst anemi

Cevap

Demir ve Vitamin B12B_{12} eksikliğinin bir arada bulunduğu mikst anemi
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın hem gastrektomi öyküsüne hem de klinik (nörolojik bulgular) ve laboratuvar (normal MCV, yüksek RDW, dimorfik yayma) verilerine tam uyum sağlar. Total gastrektomi sonrası mide asidinin kaybı ve duodenumun bypass edilmesi demir emilimini bozarken, intrensek faktörün yokluğu B12 emilimini imkansız hale getirir. Bu iki eksiklik aynı anda bulunduğunda, B12 eksikliğinin yarattığı makrositoz ile demir eksikliğinin yarattığı mikrositoz birbirini dengeler ve MCV normal ölçülür; ancak hücre boyutu çeşitliliği arttığı için RDW yükselir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Total gastrektomi öyküsü, hem demir (asidite kaybı ve duodenumun devre dışı kalması) hem de B12 (intrensek faktör yokluğu) eksikliği için risk faktörüdür. Nörolojik bulgular (vibrasyon kaybı) B12 eksikliğini destekler.
Ayırıcı tanıda hangi eksikliklerin olabileceğini belirlemek için.
2
Laboratuvar verilerindeki eritrosit indekslerini analiz et.
MCVMCV (9090 fLfL) normal sınırlarda (normositer) görünse de, RDWRDW (%2424) ileri derecede yüksektir.
Normal MCV ile yüksek RDW birlikteliği, hücre boyutları arasında büyük farklar olduğunu (anisositoz) gösterir.
3
Periferik yayma bulgularını laboratuvar verileriyle birleştir.
Yaymada makrositlerin ve mikrositlerin bir arada görülmesi (dimorfik görünüm), MCVMCV değerinin bu iki uç popülasyonun ortalaması olarak 'yalancı normal' çıkmasına neden olmuştur.
Tanıyı kesinleştirmek ve tek bir eksikliğin neden normal MCV veremeyeceğini açıklamak için.

Anahtar Kavram

Mikst (Kombine) Anemilerde MCV ve RDW İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi ile kronik hastalık anemisini ayırt etmek için kullanılan 'çözünür transferrin reseptörü' (sTfR) düzeylerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 375Soru

42 yaşında kadın hasta, sağ üst kadran ağrısı ve halsizlik ile başvuruyor. Özgeçmişinde 3 yıl önce geçirilmiş Budd-Chiari sendromu öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin (HbHb) 10,8g/dL10,8 g/dL, lökosit 12.800/mm312.800/mm^3, trombosit 940.000/mm3940.000/mm^3 ve LDHLDH 610U/L610 U/L (N: <250) olarak bulunuyor. Periferik yaymada nadir dakriyositler (gözyaşı hücreleri) izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde; megakaryosit sayısında belirgin artış, megakaryositlerde "bulutsu" (cloud-like) nükleer atipi, granülositik seri proliferasyonu ve azalmış eritropoez saptanıyor. Retikülin boyasında Grade 1 fibrozis izlenen ve JAK2JAK2 V617F mutasyonu pozitif bulunan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prefibrotik primer miyelofibrozis (pre-PMF)

Cevap

Prefibrotik primer miyelofibrozis (pre-PMF)
Prefibrotik primer miyelofibrozis (pre-PMF), WHO 2022 kriterlerine göre spesifik kemik iliği morfolojisi (bulutsu megakaryositler, azalmış eritropoez, artmış granülopoez) ve eşlik eden minor kriterlerle (anemi, lökositoz, yüksek LDH, splenomegali) tanımlanır. Hastadaki Grade 1 fibrozis, hastalığın henüz 'overt' (belirgin) evreye geçmediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Trombositoz (940.000/mm3940.000/mm^3), anemi (10,8g/dL10,8 g/dL), lökositoz (12.800/mm312.800/mm^3), yüksek LDH ve splenomegali saptandı.
Bu bulgular miyeloproliferatif neoplazilerin (MPN) ortak özellikleri olsa da anemi ve belirgin LDH yüksekliği pre-PMF lehinedir.
2
Kemik iliği morfolojisini değerlendir
Megakaryositlerde "bulutsu" (cloud-like) atipi, azalmış eritropoez ve artmış granülopoez görüldü.
Bu spesifik morfolojik patern, ET'deki hiperlobüle megakaryositlerden ayrımı sağlar ve pre-PMF için majör tanı kriteridir.
3
Fibrozis derecesini kontrol et
Retikülin boyası Grade 1 olarak belirlendi.
Grade 0 veya 1 fibrozis pre-PMF ile uyumluyken, Grade 2 ve 3 fibrozis overt PMF tanısını gerektirir.
4
WHO 2022 kriterlerini birleştir
Majör kriterlerin (morfoloji, genetik, dışlama) tamamı ve 4 minor kriterden (anemi, lökositoz, LDH, splenomegali) fazlası mevcut.
Kesin tanı prefibrotik primer miyelofibrozistir.

Anahtar Kavram

ET ve pre-PMF ayrımında kemik iliği megakaryosit morfolojisi ve periferik kan parametrelerinin (minor kriterler) önemi.

Daha Fazla Pratik

WHO 2022'ye göre Polistitemia Vera majör ve minör tanı kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 376Soru

5858 yaşında kadın hasta, 66 yıl önce meme kanseri tanısıyla cerrahi ve radyoterapiye ek olarak siklofosfamid (alkilleyici bir ajan) içeren kemoterapi protokolü almıştır. Son iki aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve vücudunda yeni fark ettiği morluklar nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor. Laboratuvar bulgularında hemoglobin 7,8g/dL7,8 g/dL, trombosit 32.000/mm332.000/mm^3 ve lökosit 2.900/mm32.900/mm^3 (%22 oranında miyeloblast) saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, eritroid ve miyeloid seride belirgin displastik değişiklikler ile birlikte miyeloblast artışı izleniyor. Bu hastadaki klinik tablo için en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5.5. ve 7.7. kromozom delesyonları

Cevap

Sekonder (tedavi ilişkili) miyeloid neoplazilerde, özellikle siklofosfamid gibi alkilleyici ajan kullanımından 575-7 yıl sonra gelişen tablolarda 5.5. ve 7.7. kromozom delesyonları en sık görülen anomalilerdir.
Alkilleyici ajanlara (siklofosfamid, klorambusil, melphalan) bağlı gelişen tedavi ilişkili miyeloid neoplaziler tipik olarak maruziyetten 575-7 yıl sonra ortaya çıkar. Bu tablo genellikle bir miyelodisplastik sendrom (MDS) fazıyla başlar ve sitogenetik incelemede sıklıkla 5.5. ve 7.7. kromozomlarda monozomi veya delesyonlar (del(5q),5,del(7q),7del(5q), -5, del(7q), -7) görülür. Bu hastalar genellikle tedaviye dirençlidir ve prognozları kötüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın geçmiş tıbbi öyküsü ve mevcut laboratuvar bulguları değerlendirilir.
Meme kanseri tedavisi için alkilleyici ajan (siklofosfamid) kullanımı ve yaklaşık 66 yıllık bir latans süresi saptandı.
Tedavi ilişkili AML (t-AML) tipini belirlemek için maruz kalınan ajan ve süre kritiktir.
2
Morfolojik bulgular incelenir.
Pansitopeni, belirgin displastik değişiklikler (MDS benzeri tablo) ve %20'nin üzerinde blast saptandı.
Alkilleyici ajanlara bağlı t-AML genellikle bir MDS fazı ile başlar ve belirgin displazi içerir.
3
Ajan tipine göre tipik sitogenetik anomaliler eşleştirilir.
Alkilleyici ajanlar için tipik olan 5.5. ve 7.7. kromozom delesyonlarıdır (del(5q),5,del(7q)del(5q), -5, del(7q) veya 7-7).
Topoizomeraz II inhibitörleri (etopozid vb.) ise daha kısa sürede (131-3 yıl) gelişir ve sıklıkla 11q2311q23 (MLLMLL) anomalileri ile ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Tedavi ilişkili AML (t-AML) sınıflamasında alkilleyici ajanlar ve topoizomeraz II inhibitörlerinin farklı klinik ve sitogenetik özellikleri vardır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 377Soru

2424 yaşında erkek hasta, son 11 aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve diş eti kanaması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanırken, organomegali veya lenfadenopatiye rastlanmıyor. Yapılan laboratuvar tetkikleri şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin7.2 g/dL7.2\text{ g/dL}
MCV92 fL92\text{ fL}
Retikülosit%0.2\%0.2
Lökosit2.100/mm32.100\text{/mm}^3
Trombosit25.000/mm325.000\text{/mm}^3

Bu hastada kesin tanı amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisinde görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematopoetik hücrelerde belirgin azalma ve yağ dokusu artışı

Cevap

Hematopoetik hücrelerde belirgin azalma ve yağ dokusu artışı
Hastanın klinik tablosu (halsizlik, diş eti kanaması, peteşiler) ve laboratuvar değerleri (pansitopeni ve retikülositopeni) tipik bir kemik iliği yetmezliği olan Aplastik Anemi'yi göstermektedir. Aplastik aneminin kesin tanısı kemik iliği biyopsisi ile konur ve buradaki en karakteristik bulgu, hematopoetik (kan yapıcı) hücrelerin sayısının ileri derecede azalması ve bu alanların yağ dokusu ile dolmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar değerlerini analiz et
Pansitopeni (Düşük Hb, Lökosit ve Trombosit) ve düşük retikülosit oranı saptandı.
Düşük retikülosit, periferik yıkımdan ziyade kemik iliği üretim yetmezliğini işaret eder.
2
Klinik muayene bulgularını değerlendir
Organomegali ve lenfadenopati yokluğu, lösemi veya lenfoma gibi malignitelerden uzaklaştırır.
Aplastik anemide tipik olarak pansitopeniye rağmen hepatosplenomegali görülmez.
3
Kesin tanı yöntemini belirle
Aplastik anemi tanısı için kemik iliği biyopsisi 'altın standart'tır.
Kemik iliği aspirasyonu 'kuru musluk' (dry tap) gelebilir, bu yüzden selülariteyi görmek için biyopsi şarttır.
4
Beklenen patolojik bulguyu tanımla
Hematopoetik dokunun yerini yağ dokusunun alması (yağlı ilik).
Aplastik anemi, kök hücrelerin kaybı sonucu iliğin boşalması durumudur.

Anahtar Kavram

Aplastik Anemi Tanısı ve Kemik İliği Bulguları
Tahmini Süre:45s
Soru 378Soru

45 yaşında erkek hasta, yaklaşık 2 aydır devam eden sol yan ağrısı ve sık tekrarlayan burun kanamaları şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dalak palpabl olarak saptanıyor. Tam kan sayımında Hemoglobin: 13.4 g/dL13.4\ g/dL, Lökosit: 15.200/μL15.200/\mu L, Trombosit: 1.250.000/μL1.250.000/\mu L olarak ölçülüyor. Biyokimyasal incelemede LDH düzeyi 520 U/L520\ U/L (N: <250) bulunuyor. Moleküler testlerde *BCR::ABL1* negatif, *JAK2 V617F* pozitif saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde; yaşa göre artmış selülarite, nötrofilik granülopoiezde belirgin artış ve kümeleşme gösteren atipik (bulutsu, balonumsu çekirdekli) megakaryositler izleniyor. Retikülin boyamada fibrozis saptanmıyor (MF-0).

WHO 2022 sınıflandırma kriterlerine göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)

Cevap

Doğru cevap Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)'tir.
Bu hasta WHO 2022 kriterlerine göre Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı almaktadır. Pre-PMF tanısı için; (1) Megakaryositik atipi (kümeleşme, bulutsu/balonumsu çekirdekler), (2) Yaşa göre artmış selülarite ve granülositik proliferasyon, (3) Retikülin fibrozisinin olmaması (MF-0 veya MF-1) gereklidir. Ayrıca minör kriterlerden lökositoz, LDH yüksekliği ve splenomegali bu tanıyı destekler. Bu tablo sıklıkla yanlışlıkla Esansiyel Trombositemi sanılabilir, ancak ET'de LDH normaldir, splenomegali nadirdir ve megakaryositler geyik boynuzu şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Trombositoz (1.25M1.25M), lökositoz, yüksek LDH ve splenomegaly var. *BCR::ABL1* negatif, *JAK2* pozitif.
Bu tablo bir Miyeloproliferatif Neoplazi (MPN) olduğunu gösterir. KML dışlanır (*BCR::ABL1* negatif).
2
Kemik iliği morfolojisini analiz et
Hiperdüzenli ilik, granülositik artış, 'bulutsu/balonumsu' (cloud-like) megakaryositler, fibrozis yok (MF-0).
Bulutsu megakaryositler ve granülositik artış Primer Miyelofibrozis (PMF) lehinedir. ET'de megakaryositler 'geyik boynuzu' şeklinde olurdu.
3
PMF'in evresini belirle
Fibrozis yok (MF-0).
Fibrozis olmaması 'Aşikar PMF' tanısını dışlar ve tanıyı 'Prefibrotik PMF'ye götürür.

Anahtar Kavram

Trombositoz ile gelen bir hastada Esansiyel Trombositemi (ET) ile Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) ayrımı; kemik iliği selülaritesi, megakaryosit morfolojisi ve minör kriterler (LDH, lökositoz, splenomegali) ile yapılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 379Soru

Aplastik anemi şiddetini belirlemek için klinik pratikte kullanılan Camitta kriterlerine göre, 'çok ağır aplastik anemi' (very severe aplastic anemia) tanısı koyabilmek için mutlak nötrofil sayısının (ANS) hangi eşik değerin altında olması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 200/μL200/\mu L

Cevap

Çok ağır aplastik anemi tanısı için mutlak nötrofil sayısının 200/μL200/\mu L değerinin altında olması gerekir.
Doğru yanıt olan seçenek, 'çok ağır aplastik anemi' tanısı için gerekli olan nötrofil eşik değerini tam olarak yansıtmaktadır. Camitta kriterlerine göre; kemik iliği selülaritesinin %25\%25'in altında olması (veya %2550\%25-50 arasındayken hematopoetik hücrelerin %30\%30'dan az olması) temel kriterdir. Buna ek olarak; mutlak nötrofil sayısının 200/μL200/\mu L altında olması durumu 'çok ağır' (VSAA) olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Aplastik anemi ağırlık sınıflamasını hatırla.
Camitta kriterleri; kemik iliği hiposelülaritesine ek olarak periferik kan değerlerini (nötrofil, trombosit, retikülosit) kullanır.
Hastalığın prognozunu ve tedavi yaklaşımını (örneğin acil kemik iliği nakli gerekliliği) belirlemek için sınıflama kritiktir.
2
'Ağır' ve 'Çok Ağır' arasındaki farkı belirle.
Ağır kriteri için nötrofil <500/μL< 500/\mu L, Çok Ağır kriteri için nötrofil <200/μL< 200/\mu L olmalıdır.
Nötrofil sayısı enfeksiyon riski ve mortalite ile doğrudan ilişkili en önemli parametredir.

Anahtar Kavram

Aplastik Anemi Camitta Şiddet Sınıflaması

Daha Fazla Pratik

Aplastik anemide diğer periferik kan kriterlerini (trombosit <20.000/μL< 20.000/\mu L ve düzeltilmiş retikülosit <%1<\%1 veya mutlak retikülosit <60.000/μL< 60.000/\mu L) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 380Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 10.210.2 g/dL, MCV 7272 fL (Normal: 8080-100100 fL) ve RDW %1717 (Normal: <%14.514.5) olarak bulunuyor. Bu hastada demir eksikliği anemisi tanısını en güçlü şekilde destekleyen ek laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum demir bağlama kapasitesinde (SDBK) artış

Cevap

Demir eksikliği anemisinde beklenen bulgu, serum demir bağlama kapasitesindeki (SDBK) artıştır.
Demir eksikliği anemisinde (DEA), demir depolarının boşalmasına yanıt olarak karaciğerden transferrin sentezi artar. Bu durum laboratuvarda Serum Demir Bağlama Kapasitesi (SDBK) değerinin yükselmesi olarak karşımıza çıkar. DEA'yı diğer mikrositer anemilerden (özellikle kronik hastalık anemisi) ayıran en önemli özelliklerden biri SDBK'nın artmış olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Hasta mikrositer (MCV düşük) ve heterojen (RDW yüksek) bir anemiye sahiptir.
Anemilerin ayırıcı tanısında ilk adım MCV değerine bakmaktır; MCV 7272 fL mikrositer anemiye işaret eder.
2
Mikrositer anemilerin ayırıcı tanısını yap.
Yüksek RDW ve klinik tablo (solukluk, halsizlik) en sık neden olan demir eksikliği anemisini düşündürür.
Demir eksikliği, kronik hastalık anemisi, talasemi ve sideroblastik anemi mikrositer anemilerin ana nedenleridir.
3
Demir eksikliği anemisi için tipik demir parametrelerini hatırla.
Serum demiri düşük, Ferritin düşük, SDBK yüksek ve Transferrin satürasyonu düşüktür.
Vücut azalan demiri telafi etmek için taşıyıcı protein olan transferrin üretimini artırır, bu da laboratuvarda SDBK artışı olarak görülür.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde serum demir bağlama kapasitesi (SDBK) artarken, ferritin ve transferrin satürasyonu azalır.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi ile kronik hastalık anemisini ayırt etmek için kullanılan çözünür transferrin reseptörü (sTfR) düzeylerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 19 / 21Sonraki