Mikoloji

596 soru

Soru 501Soru

6565 yaşında kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan ve demir yüklenmesi sebebiyle desferrioksamin kullanan bir hastada; ani gelişen tek taraflı periorbital ödem, pitozis ve burun mukozasında siyah eskar gelişimi gözleniyor. Bu klinik tablodan sorumlu olması en muhtemel etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarında β\beta-1,3-D-glukan bulunmadığı için kaspofungin tedavisine doğal dirençlidir.

Cevap

Mukorales üyeleri hücre duvarlarında β\beta-1,3-D-glukan içermedikleri için ekinokandin grubu antifungallere (kaspofungin) doğal dirençlidir.
Mukorales takımı üyeleri (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.), hücre duvarı yapılarında ekinokandinlerin hedefi olan β\beta-1,3-D-glukan sentezlemedikleri veya çok az sentezledikleri için kaspofungin gibi ilaçlara doğal olarak dirençlidir. Bu durum, Mukormikozun tedavisinde ekinokandinlerin neden tercih edilmediğini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hemodiyaliz ve desferrioksamin kullanımı, rinosebral tutulum ve siyah eskar varlığı.
Bu bulgular tipik bir Mukormikoz (Zygomycosis) vakasına işaret eder.
2
Risk faktörünü değerlendirme
Desferrioksaminin bir siderofor (ferroksamin) gibi davranarak etkenin üremesini artırdığı bilgisi.
Demir metabolizması Mukorales patogenezinde kritiktir.
3
Tanısal testleri ve hücre yapısını inceleme
Galaktomannan ve β\beta-D-glukan testlerinin negatif olması ve ekinokandin direncini açıklama.
Hücre duvarı bileşimi (kitin/kitosan baskınlığı) tanısal ve terapötik özellikleri belirler.

Anahtar Kavram

Mukormikoz patogenezi, morfolojik ayırıcı tanısı ve antifungal direnç mekanizmaları.
Soru 502Soru

2828 yaşında Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısı olan ve günlük 4040 mg prednizolon tedavisi alan bir kadın hasta; iki haftadır devam eden künt baş ağrısı, hafif ateş ve fotofobi şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ense sertliği pozitif saptanıyor. Beyin omurilik sıvısı (BOS) örneğinin çini mürekkebi incelemesinde geniş kapsüllü maya hücreleri izleniyor.

Bu hastada menenjit etkeni olan mantarın laboratuvar tanısında kullanılan, fenol oksidaz enzim aktivitesi sonucu kolonilerde melanin sentezine bağlı kahverengi-siyah pigment oluşumunu sağlayan besiyeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niger seed (kuş yemi) agar

Cevap

Menenjit etkeni olan Cryptococcus neoformans'ın fenol oksidaz aktivitesi sonucu melanin sentezleyerek koyu renkli koloniler oluşturduğu besiyeri Niger seed (kuş yemi) agar besiyeridir.
Doğru seçenek olan besiyeri, içerisinde bulunan kafeik asidin Cryptococcus tarafından fenol oksidaz enzimi aracılığıyla melanin pigmentine dönüştürülmesi prensibine dayanır. Bu test Cryptococcus neoformans ve Cryptococcus gattii türlerinin tanımlanmasında altın standart laboratuvar yöntemlerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Etkenin tanımlanması
Hasta immünsüpresif (SLE ve steroid kullanımı) ve BOS çini mürekkebi incelemesinde kapsüllü maya hücreleri görülmüştür. Bu bulgular etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu kanıtlar.
Cryptococcus neoformans fırsatçı bir maya olup, kapsüllü olması ve BOS'ta menenjit yapması tipiktir.
2
Biyokimyasal özelliklerin sorgulanması
Cryptococcus türleri fenol oksidaz (lakkaz) enzimi üretir.
Bu enzim, mantarın virülans faktörlerinden biri olan melanin pigmentinin sentezinden sorumludur.
3
Uygun besiyerinin seçilmesi
Fenol oksidaz aktivitesini göstermek için içeriğinde fenolik bileşikler (kafeik asit gibi) bulunan Niger seed (veya Staib) agar kullanılır.
Melanin sentezi sonucu koloniler kahverengi-siyah pigment geliştirir, bu da tanısal bir özelliktir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın fenol oksidaz (lakkaz) aktivitesi ve Niger seed agar kullanımı.

Daha Fazla Pratik

Cryptococcus neoformans'ın kapsüler antijenini saptayan lateks aglütinasyon testi ve üreaz pozitifliği diğer önemli TUS konularıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 503Soru

Diyabetik ketoasidoz tablosundaki bir hastanın rinoserebral lezyonundan yapılan ekim sonucu Sabouraud dekstroz agarda gri-beyaz renkli, pamuksu ve çok hızlı üreyen bir küf mantarı izlenmiştir. Mikroskobik değerlendirmede hiflerin geniş (101510-15 μm\mu m) ve bölmesiz (septasız) olduğu, sporangiyoforların dallanma gösterdiği saptanmıştır. Dikkatli incelemede sporangiyoforların çıktığı bölgelerde veya hiflerin diğer kısımlarında rizoid (kök benzeri yapı) görülmemiştir. Bu morfolojik özellikler aşağıdaki mantarlardan hangisiyle en uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mucor spp.

Cevap

Mucor spp. cinsi, sporangiyoforların dallanma göstermesi ve hiçbir bölgede rizoid içermemesi ile tanımlanır.
Mukorales ailesi üyelerinden olan Mucor cinsi, mikroskobik incelemede geniş ve septasız hiflerin üzerinde dallanma gösteren sporangiyoforlar barındırır, ancak hiçbir zaman rizoid (kök benzeri yapı) oluşturmaz. Bu özellik onu Rhizopus (nodal rizoid) ve Lichtheimia (internodal rizoid) cinslerinden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı ve genel morfolojiyi değerlendir
Diyabetik ketoasidoz ve rinoserebral tutulum, geniş/septasız hiflerle birlikte Mukorales (Zygomycetes) ailesini işaret eder.
Mukorales üyeleri rinoserebral mukormikozun en yaygın etkenleridir.
2
Rizoid varlığını ve yerleşimini incele
Rizoidlerin (kök yapılarının) saptanmaması, etkeni Rhizopus ve Lichtheimia cinslerinden ayırır.
Rhizoid yerleşimi, Mukorales ailesindeki cins düzeyinde ayırıcı tanıda kullanılan en temel morfolojik kriterdir.
3
Cins düzeyinde tanı koy
Dallanmış sporangiyoforlar ve rizoid yokluğu Mucor cinsi için karakteristiktir.
Mucor türleri, bu grupta rizoidi olmayan temel fırsatçı etkendir.

Anahtar Kavram

Mukorales cinsleri arasındaki ayırıcı tanı, rizoidlerin (nodal, internodal veya yokluk) varlığına ve yerleşimine dayanır.

Daha Fazla Pratik

Mukorales etkenlerinin rinoserebral formda vasküler invazyon ve infarkt yapma eğilimini (anjioinvazyon) patoloji bağlamında inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 504Soru

California'nın San Joaquin Vadisi'ne yaptığı turistik bir geziden dönen 2828 yaşında kadın hasta; ateş, öksürük, diz ve ayak bileği eklemlerinde ağrı ve her iki bacak ön yüzünde ağrılı, eritemli nodüler lezyonlar şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bacaklarda eritema nodozum ile uyumlu lezyonlar, akciğer grafisinde ise hiler lenfadenopati saptanıyor.

Bu klinik tabloya ("Çöl Romatizması") neden olan etken ve hastalık süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritema nodozum gelişimi, konakçıda etkene karşı güçlü bir hücresel immün yanıt oluştuğunu gösterir ve genellikle iyi prognoza işaret eder.

Cevap

Eritema nodozum gelişimi, konakçıda güçlü bir hücresel immün yanıtın göstergesidir ve genellikle iyi prognoza işaret eder.
Vakada tanımlanan 'Çöl Romatizması' tablosu Coccidioides immitis enfeksiyonuna özgüdür. Bu tabloda görülen eritema nodozum, organizmanın etkene karşı başarılı bir gecikmiş tip hipersensitivite (hücresel immünite) yanıtı oluşturduğunu kanıtlar. Bu durum, mantarın yayılımının engellendiğini ve hastalığın genellikle kendiliğinden iyileşeceğini gösteren olumlu bir prognostik göstergedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
San Joaquin Vadisi (California) maruziyeti ve Çöl Romatizması triadı (ateş, artralji, eritema nodozum) etkenin Coccidioides immitis olduğunu gösterir.
Coğrafi bölge ve karakteristik klinik tablo endemik mikoz ayrımında kritiktir.
2
İmmünolojik yanıtı analiz et
Eritema nodozum, Tip 4 hipersensitivite (hücresel immünite) göstergesidir.
Hücresel bağışıklık, sistemik mantar infeksiyonlarının sınırlandırılmasında temel mekanizmadır.
3
Prognozu belirle
Güçlü hücresel yanıt varlığı, hastalığın disemine olma riskinin düşük ve prognozun iyi olduğunu gösterir.
Anerji (yanıtsızlık) gelişen vakalarda diseminasyon riski çok daha yüksektir.

Anahtar Kavram

Coccidioidomycosis'te eritema nodozum varlığı, koruyucu hücresel immün yanıtın ve iyi prognozun göstergesidir.
Soru 505Soru

4848 yaşında bir orman işçisi, sol ön kolunda yaklaşık 22 yıldır yavaş büyüyen, karnabahar benzeri siğilsi (verrüköz) bir lezyon şikayetiyle başvuruyor. Lezyondan alınan kazıntı örneğinin %10\%10’luk KOH ile incelenmesinde; kalın duvarlı, koyu kahverengi, hem enine hem boyuna bölünmeler gösteren "bakır para" (sklerotik cisimcik) hücreleri saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan aşağıdaki etkenlerden hangisi, laboratuvar kültüründe vazo benzeri (fialid) yapılardan kaynaklanan ve "fialofora tipi" olarak bilinen konidiyasyon paterni ile karakterizedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Phialophora verrucosa\textit{Phialophora verrucosa}

Cevap

Vazo benzeri fialidlerden kaynaklanan konidiyasyon paterni ile karakterize olan etken Phialophora verrucosa türüdür.
Verrüköz lezyonlar ve sklerotik cisimcikler ile karakterize Kromoblastomikoz tablosunda, kültürde vazo (urceolate) benzeri fialidler ve belirgin bir yaka (kolleret) yapısı gösteren konidiyasyon paterni Phialophora verrucosa türüne aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Tanı: Kromoblastomikoz
Yavaş büyüyen verrüköz (siğilsi) lezyon ve mikroskobik incelemede muriform hücrelerin (sklerotik cisimcikler/Medlar cisimcikleri) görülmesi bu hastalık için patognomoniktir.
2
Morfolojik ayırıcı tanıyı değerlendirme
Kültür özellikleri incelenir
Kromoblastomikoz etkenleri histopatolojik olarak aynı görünse de, kültürdeki konidiyasyon paternleri (fialofora, fonseka, kladofiyalo, simpodiyal) ile birbirlerinden ayrılırlar.
3
Spesifik konidiyasyon tipini eşleştirme
Fialofora tipi konidiyasyon
Vazo veya kadeh benzeri fialidler ile bu yapıların ucundaki belirgin yaka (kolleret) oluşumu Phialophora cinsi için ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikoz etkenlerinin laboratuvar kültüründeki konidiyasyon paternleri üzerinden ayırıcı tanısı.

Daha Fazla Pratik

Kromoblastomikoz etkenlerinin her birinin spesifik konidiyasyon tiplerini (Fialofora, Kladofiyalo, Fonseka, Simpodiyal) bir tablo halinde çalışmak, bu zor soruları çözmede faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 506Soru

Uzun süredir devam eden, yavaş ilerleyen ve karnabahar benzeri verrüköz görünüm sergileyen deri lezyonlarından yapılan biyopsinin histopatolojik incelemesinde; granülomatöz inflamasyon alanlarında 612μm6-12 \mu m çapında, koyu kahverengi, kalın duvarlı ve hem enine hem de boyuna septalarla bölünme gösteren küresel yapılar (sklerotik cisimcikler) saptanmıştır.

Bu olgu ve saptanan karakteristik yapılarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu yapılar, mantarın laboratuvar besiyerlerinde 37C37^{\circ}C’de oluşturduğu maya formunun dokudaki morfolojik karşılığıdır.

Cevap

Kromoblastomikoz etkenleri termal dimorfik mantarlar değildir ve kültürde maya formu oluşturmazlar; bu nedenle sklerotik cisimcikler bir maya formunun karşılığı olarak kabul edilemez.
Kromoblastomikoz etkenleri olan dematiyöz mantarlar (örneğin *Fonsecaea pedrosoi*, *Phialophora verrucosa*), laboratuvar besiyerlerinde hem oda sıcaklığında hem de vücut sıcaklığında (37C37^{\circ}C) küf formunda üreme gösterirler. Dokuda görülen sklerotik cisimcikler (Medlar bodies), mantarın doku içindeki özel bir vejetatif formudur ve tomurcuklanan bir maya hücresini temsil etmezler. Bu nedenle, bu yapıların bir maya formunun karşılığı olduğu ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histopatolojik bulguları tanımla.
Karnabahar görünümü (verrüköz) ve sklerotik (Medlar) cisimcikler varlığı 'Kromoblastomikoz' tanısını kesinleştirir.
Sklerotik cisimcikler bu hastalık grubu için patognomoniktir.
2
Etkenlerin biyolojik özelliklerini değerlendir.
Kromoblastomikoz etkenleri (Fonsecaea, Phialophora vb.) dematiyöz küf mantarlarıdır.
Bu mantarlar melanin üretirler ve laboratuvar koşullarında sadece küf formunda ürerler.
3
Termal dimorfizm kavramını sorgula.
Kromoblastomikoz etkenleri termal dimorfik değildir (Sporothrix'in aksine).
Dokuda görülen sklerotik cisimcikler maya değildir, septasyon gösteren muriform hücrelerdir.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikoz etkenleri dematiyöz küflerdir ve dokuda tomurcuklanmayan, bölünerek çoğalan sklerotik (Medlar) cisimcikler oluştururlar; bu mantarlar termal dimorfik değildir.
Soru 507Soru

Amerika Birleşik Devletleri'nin San Joaquin Vadisi'nde (California) yürütülen bir arkeolojik kazı çalışmasında görev yapan 42 yaşındaki erkek hasta; yaklaşık iki haftadır devam eden ateş, kuru öksürük, nefes darlığı ve diz eklemlerinde gezici karakterde ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde alt ekstremite ön yüzünde ağrılı, eritematöz nodüler lezyonlar saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ orta lobda infiltrasyon ve hiler lenfadenopati izleniyor. Balgam örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile incelenmesinde 20100μm20-100 \mu m çapında, kalın duvarlı ve içerisinde çok sayıda küçük endospor barındıran yapılar görülüyor.

Bu vakada saptanan etkenin yaşam döngüsü ve termal dimorfizm özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnfektif formu olan artrokonidyumlar, konak dokusunda maya fazına geçmek yerine endospor içeren sferüllere dönüşür.

Cevap

İnfektif formu olan artrokonidyumlar, konak dokusunda maya fazına geçmek yerine endospor içeren sferüllere dönüşür.
Coccidioides türleri (C. immitis ve C. posadasii), doğada ve laboratuvarda 25C25^{\circ}C'de artrokonidyum içeren küf formundadır. Ancak insan dokusuna girdiğinde veya özel besiyerlerinde 37C37^{\circ}C'de, diğer sistemik mikozlar gibi mayaya dönüşmek yerine, sferül adı verilen büyük yapılara dönüşür. Bu sferüllerin içinde endosporların oluşması ve sferülün patlamasıyla bu endosporların yayılması, etkenin konak içindeki yayılım mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka ve coğrafi bölge analizi yapılması
San Joaquin Vadisi (California) ve arkeolojik kazı (toprak maruziyeti), Coccidioides immitis/posadasii (Vadi Humması) için tipik epidemiyolojik verilerdir.
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge tanıda en önemli ipuçlarından biridir.
2
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Kalın duvarlı, içinde endospor bulunan 20100μm20-100 \mu m çapındaki sferüller, Coccidioides türlerinin doku formudur.
Sferül yapısı, bu mantarı diğer sistemik mikozlardan (Histoplasma, Blastomyces, Paracoccidioides) ayıran temel morfolojik özelliktir.
3
Dimorfizm özelliğinin sorgulanması
Coccidioides, dokuda maya formu (yeast) oluşturmayan tek dimorfik sistemik patojendir (Küf -> Sferül geçişi).
Sistemik mikozların çoğu küf-maya dimorfizmi gösterirken, Coccidioides küf-sferül dimorfizmi gösterir.

Anahtar Kavram

Coccidioides immitis'in benzersiz küf-sferül dimorfizmi.
Soru 508Soru

Pneumocystis jirovecii pnömonisi şüphesiyle incelenen bir hastanın bronkoalveoler lavaj örneğinde, mikroorganizmanın kist duvarını boyayarak karakteristik "çökük pinpon topu" görünümü oluşturan tanısal yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası

Cevap

Pneumocystis jirovecii kist duvarını boyayarak çökük pinpon topu görünümü veren yöntem Gomori metenamin gümüş (GMS) boyasıdır.
Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası, Pneumocystis jirovecii'nin kist duvarındaki polisakkarit bileşenlerini boyayarak mikroorganizmanın siyah renkte ve karakteristik çökük pinpon topu formunda görülmesini sağlar. Bu, TUS mikrobiyoloji sorularında klasik bir bilgi eşleşmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik şüphe üzerine uygun örnek seçimi.
Bronkoalveoler lavaj (BAL), P. jirovecii tanısında en yüksek duyarlılığa sahip örnektir.
Mikroorganizma alveollerde yerleştiği için balgam yerine BAL tercih edilir.
2
Kist duvarını hedef alan boyama yönteminin uygulanması.
Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası uygulanır.
P. jirovecii hücre duvarında bulunan glukan ve kitin gibi polisakkaritler gümüş tuzlarını indirger.
3
Mikroskop altında morfolojik değerlendirme.
Koyu siyah renkli, ortası çökük, 5-8 µm boyutunda kistler gözlenir.
Bu görünüm literatürde "çökük pinpon topu" veya "kupa" görünümü olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii tanısında altın standart morfolojik görünüm ve GMS boyası ilişkisi.
Tahmini Süre:45s
Soru 509Soru

4242 yaşında ankilozan spondilit tanısı ile TNF-alfa inhibitörü ve düşük doz kortikosteroid tedavisi alan erkek hasta, son 1010 gündür giderek artan baş ağrısı ve görme bulanıklığı şikayeti ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ense sertliği saptanıyor. Lomber ponksiyon sonrası beyin omurilik sıvısının (BOS) direkt mikroskobik incelemesinde tomurcuklanan, kalın kapsüllü maya hücreleri izleniyor. Bu mikroorganizmanın laboratuvar tanısında kullanılan ve 'Bird Seed' (Niger seed) agar besiyerinde melanin sentezi sonucu kahverengi-siyah koloni oluşumunu sağlayan temel enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenol oksidaz (Lakkaz)

Cevap

Fenol oksidaz (Lakkaz) enzimi, Cryptococcus neoformans'ın melanin sentezleyerek Niger Seed agar üzerinde koyu renkli koloniler oluşturmasını sağlar.
Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, Cryptococcus neoformans'ın virülans faktörlerinden biridir ve kafeik asit gibi fenolik bileşiklerden melanin sentezleyerek mantarın fagositoza karşı direncini artırır. Laboratuvarda Niger Seed agar besiyerinde bu enzimin varlığı, kolonilerin karakteristik kahverengi-siyah renk almasıyla gösterilir ve bu durum Kriptokokların tanımlanmasında anahtar rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik bulguları değerlendir
TNF-alfa inhibitörü kullanan hastada menenjit bulguları ve BOS mikroskobisinde kapsüllü maya hücresi görülmesi, etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu gösterir.
Cryptococcus neoformans, immünsüpresif hastalarda fırsatçı menenjitin en yaygın mantar etkenidir ve belirgin polisakkarit kapsülü ile tanınır.
2
Tanımlama besiyerindeki biyokimyasal reaksiyonu hatırla
Bird Seed (Niger Seed) agar, kafeik asit içerir ve bu madde melanin öncülüdür.
Spesifik besiyerlerinde koloni rengi değişikliği, mikroorganizmanın sahip olduğu özgün enzimlerin aktivitesine bağlıdır.
3
Melanin sentezinden sorumlu enzimi belirle
Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, fenolik bileşikleri melana dönüştürerek kolonilerin kahverengi-siyah renk almasını sağlar.
Bu özellik C. neoformans'ı diğer mayalardan ayıran en spesifik biyokimyasal markerlardan biridir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın lakkaz (fenol oksidaz) aktivitesi ile melanin sentezlemesi, 'Bird Seed' (Niger seed) agar üzerinde tanınmasını sağlar.

İpuçları

1
İmmünsüpresif bir hastada menenjit belirtileri ve BOS'ta kapsüllü maya görülmesi hangi mantarı düşündürür?
2
Bu mantarın melanin sentezleyerek koyu renkli koloni yapmasını sağlayan enzim, aynı zamanda önemli bir virülans faktörüdür.
3
Kuş yemi agarda kafeik asidi melana çeviren lakkaz (fenol oksidaz) aktivitesini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

C. neoformans ve C. gattii arasındaki epidemiyolojik ve konak tercihi farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 510Soru

8 yaşında bir erkek çocuk, kırsal bölgedeki evlerinin bahçesinde toprakla oynadıktan birkaç hafta sonra saçlı derisinde ağrılı, pürülan ve inflamatuar karakterde bir kitle (kerion) şikayetiyle polikliniğe getirilmiştir. Hastanın fizik muayenesinde saçlı deride yer yer püstüllerle çevrili, fluktuasyon veren şişlikler gözlenmiş; ancak Wood lambası ile yapılan muayenede floresan saptanmamıştır. Etkilenen saçlardan yapılan potasyum hidroksit (KOHKOH) incelemesinde hiflerin ve sporların saç şaftının dış kısmında (ektotriks) yerleştiği görülmüştür. Sabouraud Dextrose Agar (SDASDA) besiyerinde yapılan kültürde, bir hafta içinde yüzeyi tarçın-kahverengi renkte, tozlu görünümlü bir koloni üremiştir. Koloniden yapılan mikroskobik incelemede çok sayıda, simetrik, nispeten ince duvarlı ve uçları yuvarlak olan, 4-6 hücreli makrokonidyumlar gözlenmiştir.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, olası etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ektotriks yerleşim göstermesine rağmen, Wood lambası muayenesinin genellikle negatif sonuçlanması bu etken için karakteristiktir.

Cevap

Dermatofitler arasında Microsporum gypseumMicrosporum\ gypseum, ektotriks saç tutulumu yapmasına rağmen Wood lambası ile floresan vermeyen ve mikroskobik olarak simetrik, ince duvarlı makrokonidyumları ile tanınan jeofilik bir etkendir.
Vakadaki toprakla temas öyküsü, şiddetli inflamatuar yanıt (kerion), tarçın rengi tozlu koloni ve uçları yuvarlak, simetrik makrokonidyumlar Microsporum gypseumMicrosporum\ gypseum tanısını koydurur. MicrosporumMicrosporum cinsi genel olarak ektotriks tutulum yapmasıyla bilinir; ancak bu türün en önemli ayırıcı özelliği, ektotriks tutulum yapmasına rağmen Wood lambası muayenesinde floresan vermemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve Wood lambası bulgularını değerlendir
Toprakla temas öyküsü ve kerion tablosuna rağmen Wood lambası floresan vermedi.
Toprakla temas jeofilik bir dermatofiti (örneğin M. gypseumM.\ gypseum) düşündürür. M. gypseumM.\ gypseum ektotriks tutulum yapsa da floresan vermez.
2
Kültür morfolojisini analiz et
Hızlı üreyen, tarçın rengi, tozlu koloniler gözlendi.
Bu renk ve doku Microsporum gypseumMicrosporum\ gypseum için tipiktir; M. canisM.\ canis genellikle sarı pigmentli ve pamuksu koloniler oluşturur.
3
Mikroskobik yapıları ayırt et
Bol miktarda, simetrik, nispeten ince duvarlı ve uçları yuvarlak makrokonidyumlar saptandı.
Bu özellikler M. gypseumM.\ gypseum'u kalın duvarlı ve uçları asimetrik/çengelli olan M. canisM.\ canis'ten ayırır.

Anahtar Kavram

Microsporum gypseum'un ektotriks saç tutulumu, Wood lambası negatifliği ve karakteristik makrokonidyum morfolojisi.

Daha Fazla Pratik

Dermatofitlerin cins ve tür düzeyinde ayrımında kullanılan 'cilalı pirinçte üreme', 'üreaz' ve 'saç perforasyon' testlerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 511Soru

Sistemik mantar enfeksiyonu şüphesi olan bir hastanın biyopsi örneğinde 37C37^\circ C'de maya benzeri yapılar görülürken, aynı örneğin 25C25^\circ C'deki kültüründe hifsel (küf) yapılar saptanmıştır. Bu mikroorganizmanın hücresel yapısı, biyokimyasal bileşenleri ve laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücre duvarında rijiditeyi sağlayan kitin tabakası, NN-asetil-D-glukozamin birimlerinin β(1,4)\beta-(1,4) glikozidik bağlarıyla polimerizasyonu sonucu oluşur ve bu yapı Calcofluor White boyasının temel bağlanma hedefidir.

Cevap

Mantar hücre duvarında rijiditeyi sağlayan kitin tabakası, NN-asetil-D-glukozamin birimlerinin β(1,4)\beta-(1,4) glikozidik bağlarıyla polimerizasyonu sonucu oluşur ve bu yapı Calcofluor White boyasının temel bağlanma hedefidir.
Doğru yanıt olan seçenek, mantar hücre duvarının en iç ve rijit tabakası olan kitinin moleküler yapısını tam olarak tanımlar. Kitin, NN-asetilglukozamin ünitelerinin β(1,4)\beta-(1,4) bağları ile dizilmesiyle oluşur ve mikoloji laboratuvarında kullanılan Calcofluor White boyası bu yapıya spesifik olarak bağlanarak parlak bir floresan görüntü sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Mikroorganizmanın 37C37^\circ C'de maya, 25C25^\circ C'de küf formunda olması, onun bir termal dimorfik mantar olduğunu gösterir.
Termal dimorfizm, patojen mantarların çevre ve konak sıcaklığına göre morfoloji değiştirmesidir.
2
Mantar hücre duvarı bileşenlerini hatırlama
Mantar hücre duvarı kitin, β\beta-glukanlar ve mannoproteinlerden oluşur; bakteri duvarındaki müranik asit ve peptidoglikan mantarlarda bulunmaz.
Filogenetik farklar nedeniyle hücre duvarı biyokimyası krallıklar arasında farklılık gösterir.
3
Kitin yapısını ve boyanma özelliklerini doğrulama
Kitin, NN-asetil-D-glukozaminin β(1,4)\beta-(1,4) bağlarıyla bağlanmasıyla oluşur. Calcofluor White, bu polimerik yapıdaki selüloz ve kitine bağlanarak floresan verir.
Calcofluor White, direkt mikroskobik incelemede fungal yapıların hızlı tespiti için kullanılan altın standart boyalardan biridir.
4
Çeldiricileri eleme
Antifungal hedeflerin (ekinokandinler), dimorfizm yönünün ve bakteriyel yapıların (müranik asit) yanlış eşleştirildiği seçenekler elenir.
TUS sınavında benzer isimli yapılar ve mekanizmalar sıklıkla birbirinin yerine sorularak ayırt edicilik sağlanır.

Anahtar Kavram

Fungal Hücre Duvarı Biyokimyası ve Termal Dimorfizm

Daha Fazla Pratik

Dimorfik mantarların (Histoplasma, Blastomyces, Coccidioides) doku formlarındaki (maya, sferül) spesifik morfolojik farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 512Soru

Akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanısıyla indüksiyon kemoterapisi alan ve derin nötropenisi saptanan 3030 yaşındaki bir erkek hastada; tedaviye dirençli ateş, öksürük ve plöritik karakterde göğüs ağrısı gelişiyor. Toraks BT incelemesinde akciğerde nodüler lezyonlar saptanıyor. Serum galaktomannan antijeni pozitif bulunan ve balgam kültüründe *Aspergillus* türleri üreyen bu hastadaki etken mantarın biyolojik ve tanısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikroskobik incelemede konidiyofor, vezikül ve fiyalidlerden oluşan konidial baş yapısının görülmesi cins düzeyinde tanı koydurucudur.

Cevap

Aspergillus cinsinin mikroskobik tanısında vezikül ve fiyalidlerden oluşan konidial baş (aspergillum) yapısı karakteristiktir.
Aspergillus cinsi mantarların kültürdeki en belirgin identifikasyon özelliği konidial baş yapısıdır. Bu yapı; konidiyofor adı verilen sapın ucundaki vezikül (şişkinlik) ve bu vezikülün etrafını saran fiyalidlerden oluşur. Bu görünüm 'aspergillum' (su serpme aleti) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Nötropenik bir hastada ateş ve akciğer nodülleri varlığında İnvaziv Pulmoner Aspergillozis (İPA) ön tanısı konur.
Aspergillus türleri, özellikle nötropenik konaklarda en sık görülen invaziv küf mantarı etkenidir.
2
Tanısal markerların analizi
Galaktomannan antijeni hücre duvarı polisakkaritidir.
Galaktomannan, Aspergillus hücre duvarından dolaşıma salınan ve erken tanıda kullanılan spesifik bir moleküldür.
3
Mikroskobik özelliklerin doğrulanması
Septalı hifler, dar açılı dallanma ve karakteristik konidial baş yapısı Aspergillus'u tanımlar.
Kültürdeki morfoloji (vezikül ve fiyalidler), mantarın cins düzeyinde kesin teşhisini sağlar.

Anahtar Kavram

Aspergillus cinsinin mikroskobik identifikasyonu ve temel biyolojik özellikleri.
Soru 513Soru

Güney Amerika'da (And Dağları bölgesi) tarım işçisi olarak çalışan 4848 yaşındaki erkek hasta; progresif kilo kaybı, öksürük ve ağız içinde yaygın ağrılı mukoza lezyonları şikayetiyle başvuruyor. Alınan biyopsi örneğinin gümüşleme (GMS) boyamasında, kalın duvarlı bir ana hücreden ince boyunlarla çıkan çok sayıda tomurcuğun oluşturduğu "gemici dümeni" (pilot wheel) görünümü saptanıyor. Bu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri ve termal dimorfizmi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25C25^{\circ}C'de klamidosporlar içeren septalı hif yapısında (küf fazı), 37C37^{\circ}C'de ise çoklu tomurcuklanan maya fazındadır.

Cevap

Mikroorganizma 25C25^{\circ}C'de küf, 37C37^{\circ}C'de çoklu tomurcuklanan maya fazındadır.
Doğru seçenek olan ifade, Paracoccidioides brasiliensis'in termal dimorfik doğasını tam olarak yansıtmaktadır. Etken doğada ve laboratuvar ortamında 25C25^{\circ}C'de septalı hif ve klamidosporlar içeren küf formunda ürerken, dokuda veya 37C37^{\circ}C besiyerinde karakteristik çoklu tomurcuklanan maya formuna dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Güney Amerika maruziyeti ve ağız mukozasındaki ülseratif lezyonlar sistemik bir mikoz olan Paracoccidioidomycosis'i düşündürür.
Paracoccidioides brasiliensis endemik olarak Latin Amerika'da bulunur ve mukokutanöz tutulum tipiktir.
2
Morfolojik bulguyu tanımlama
"Gemici dümeni" görünümü Paracoccidioides brasiliensis maya fazının patognomonik bulgusudur.
Kalın duvarlı ana hücreden çıkan çok sayıda dar tabanlı tomurcuk bu görüntüyü oluşturur.
3
Termal dimorfizm kuralını uygulama
Sistemik mantarlar 25C25^{\circ}C'de küf (doğada/kültürde), 37C37^{\circ}C'de maya (dokuda) formundadır.
Etkenin laboratuvar tanısı bu faz değişikliğinin gösterilmesine dayanır.

Anahtar Kavram

Paracoccidioides brasiliensis'in termal dimorfizmi ve morfolojik özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 514Soru

4242 yaşında Akut Miyeloid Lösemi (AMLAML) tanılı hasta, indüksiyon kemoterapisi sonrası 1414. günde derin nötropeni (mutlak no¨trofil sayısı<100/mm3\text{mutlak nötrofil sayısı} < 100/\text{mm}^3) tablosundadır. Hastada aniden başlayan ateş ve öksürüğe ek olarak; gövde ve ekstremitelerde yaygın, ağrılı, merkezinde siyah nekrotik kurut (eskar) bulunan eritematöz nodüler deri lezyonları gelişmiştir. Alınan kan kültürlerinde küf mantarı ürediği rapor edilmiştir.

Bu klinik tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fusarium solani

Cevap

Fusarium solani, nötropenik hastalarda yaygın deri lezyonları ve kan kültürü pozitifliği ile karakterize dissemine enfeksiyona en sık yol açan küf mantarıdır.
Fusarium türleri, nötropenik hastalarda görülen 'dissemine fuzaryoz' tablosunda, kan kültürlerinde yüksek oranda saptanabilmeleri ve metastatik deri lezyonları oluşturmalarıyla diğer küf mantarlarından ayrılır. Bu durumun nedeni, Fusarium'un doku içerisinde 'adventisöz spor' adı verilen mikrokonidyumları üretebilme yeteneğidir; bu sporlar vasküler sistemle kolayca her yere yayılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini analiz et.
Hasta hematolojik malignite (AML) ve derin nötropeni tablosundadır, bu durum fırsatçı küf mantarı enfeksiyonları için yüksek risk oluşturur.
Nötropeni, hiyalin ve dematiasöz küf mantarlarının fagositozdan kaçarak doku invazyonu yapmasına zemin hazırlar.
2
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Yaygın nekrotik nodüler deri lezyonları ve kan kültüründe küf mantarı üremesi mevcuttur.
Küf mantarları arasında kan kültüründe en yüksek üreme oranına sahip olan etkenlerin başında Fusarium gelmektedir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Aspergillus ve Mucorales kan kültüründe nadiren ürerken; Fusarium, dokularda 'adventisöz spor' oluşturarak dolaşıma kolayca katılır.
Fusarium'un dokuda sporlanabilme yeteneği (adventisöz sporlar), dissemine lezyonların ve pozitif kan kültürlerinin patofizyolojik temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Fusarium türleri, invaziv küf mantarları arasında kan kültüründe pozitiflik saptanma oranı en yüksek olan (%50\%50-7070) ve dissemine deri lezyonları ile karakterize enfeksiyon etkenleridir.

Daha Fazla Pratik

Fusarium türlerinin kültürde 'muz şeklinde' makrokonidyum oluşturma özelliğini ve vorikonazol direncini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 515Soru

Mantar hücresi membran bütünlüğü için elzem olan ergosterolün biyosentez yolağı, birçok antifungal ajanın hedefidir. Bu yolakta yer alan **Δ14\Delta^{14} -redüktaz ve Δ7,Δ8\Delta^{7}, \Delta^{8} -izomeraz** enzimlerini her iki basamakta da inhibe ederek etki gösteren ve onikomikoz tedavisinde topikal olarak kullanılan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amorolfin

Cevap

Onikomikoz tedavisinde kullanılan ve ergosterol sentez yolunda hem Δ14\Delta^{14}-redüktaz hem de Δ7,Δ8\Delta^{7}, \Delta^{8}-izomeraz enzimlerini inhibe eden ilaç Amorolfin'dir.
Doğru seçenek olan Amorolfin, morfolin sınıfından bir antifungaldir. Ergosterol biyosentezinde lanosterolden ergosterol oluşumu sırasındaki ileri basamaklarda görev yapan Δ14\Delta^{14}-redüktaz ve Δ7,Δ8\Delta^{7}, \Delta^{8}-izomeraz enzimlerini inhibe eder. Bu özelliğiyle mantar hücre membranının yapısını ve fonksiyonunu bozar.

Adım Adım Çözüm

1
Enzim hedeflerini tanımlama
Soru kökünde belirtilen Δ14\Delta^{14}-redüktaz ve Δ7,Δ8\Delta^{7}, \Delta^{8}-izomeraz enzimlerinin ergosterol sentezinin geç basamaklarında rol oynadığı saptandı.
Antifungal ilaçların spesifik enzim hedefleri, ilacın sınıfını ve adını belirlemede en kritik ayırt edicidir.
2
Klinik bağlamı değerlendirme
İlacın onikomikoz tedavisinde topikal olarak kullanıldığı bilgisiyle seçenekler daraltıldı.
Amorolfin, onikomikozda tırnak cilası formunda kullanılan yaygın bir topikal ajandır.
3
Diğer mekanizmalarla karşılaştırma
Alilaminlerin (Terbinafin) skualen epoksidazı, azollerin ise 14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz} ı hedeflediği hatırlandı ve doğru seçenek olan Amorolfin'e ulaşıldı.
Amorolfin'in morfolin türevi olması ve çift yönlü inhibisyon yapması onu diğer topikal antifungallerden ayırır.

Anahtar Kavram

Amorolfin, ergosterol sentez yolağında iki farklı enzimi (Δ14\Delta^{14}-redüktaz ve Δ7,Δ8\Delta^{7}, \Delta^{8}-izomeraz) inhibe ederek 'çift blokaj' yapan morfolin türevi bir antifungaldir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 516Soru

1010 yaşında bir çocuk, okul bahçesinde toprakla temas ettikten birkaç hafta sonra kollarında ve gövdesinde hızla yayılan, belirgin inflamasyonun eşlik ettiği, halkasal (anüler) ve yer yer püstüller içeren lezyonlar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Lezyonlardan alınan deri kazıntısının %15\%15'lik KOH preparatı ile incelenmesinde; bol miktarda ince duvarlı, 464-6 hücreli, uçları yuvarlak ve simetrik yapıda makrokonidyalar gözleniyor. Bu verilere göre, etken mikroorganizma ve özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jeofilik bir dermatofit olup, Wood lambası incelemesinde genellikle floresan vermesi beklenmez.

Cevap

Etken, ince duvarlı ve simetrik makrokonidyaları ile karakterize olan jeofilik Microsporum gypseum'dur ve Wood lambasında floresan vermez.
Vakada tanımlanan morfolojik özellikler (ince duvarlı, simetrik, 464-6 hücreli makrokonidyalar) Microsporum gypseum için karakteristiktir. Bu mantar jeofilik (toprak kaynaklı) bir dermatofittir ve diğer bazı Microsporum türlerinin aksine Wood lambası altında floresan vermesi beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve morfolojik verileri analiz et.
Toprak teması (jeofilik kaynak) ve KOH'da saptanan ince duvarlı, 464-6 hücreli simetrik makrokonidyalar etkenin Microsporum gypseum olduğunu gösterir.
Microsporum cinsinde makrokonidyalar iğ/mekik şeklindedir; tür ayrımında duvar kalınlığı ve hücre sayısı kritiktir.
2
Diğer Microsporum türleri ile karşılaştır.
Microsporum canis kalın duvarlı ve uçları kıvrık yapıdadır; M. gypseum ise ince duvarlı ve simetriktir.
Zoonotik olan M. canis Wood lambasında floresan verirken, jeofilik M. gypseum genellikle vermez.
3
Doku tropizmini ve yerleşimini değerlendir.
M. gypseum saçlı deriyi tuttuğunda ektotriks yerleşim gösterir.
Dermatofitlerin çoğu ektotriks yerleşim yaparken, Trichophyton tonsurans gibi bazı türler endotriks yerleşim yapar.

Anahtar Kavram

Microsporum gypseum'un morfolojik (ince duvarlı simetrik makrokonidya) ve ekolojik (jeofilik) özellikleri ile Wood lambası bulguları.
Soru 517Soru

6060 yaşında Romatoid Artrit tanısıyla izlenen ve son 33 aydır yüksek doz metilprednizolon tedavisi alan bir erkek hasta; giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve ateş şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde bilateral perihiler interstisyel infiltratlar saptanıyor. Hastadan alınan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori Metenamin Gümüş (GMSGMS) boyamasında "çökmüş pinpon topu" görünümünde kist yapıları izleniyor.

Bu klinik tabloya neden olan etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle amfoterisin B'ye dirençlidir.

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunur ve bu nedenle ergolsterolü hedef alan amfoterisin B gibi ilaçlara dirençlidir.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, Pneumocystis jirovecii diğer mantarların çoğundan farklı olarak hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulundurur. Bu özellik, poliyenler (amfoterisin B) ve azoller gibi ergosterol sentezini veya yapısını hedef alan antifungallere karşı doğal direnç sağlar. Bu nedenle tedavide TMP-SMX tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve tanısal ipuçlarını değerlendir.
Steroid kullanımı (immünsupresyon), bilateral interstisyel infiltratlar ve GMS boyamasındaki tipik kist görünümü etkenin Pneumocystis jirovecii olduğunu gösterir.
GMS boyasındaki çökmüş pinpon topu görünümü P. jirovecii kistleri için patognomoniktir.
2
Mikroorganizmanın biyolojik özelliklerini gözden geçir.
P. jirovecii mantar olarak sınıflandırılsa da membran yapısında ergosterol bulunmaz, kolesterol bulunur.
Bu biyokimyasal fark, standart antifungal tedaviye yanıt alınamamasının temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii membranında ergosterol yerine kolesterol içerir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 518Soru

2424 yaşında bir erkek hasta, yaz tatili dönüşünde göğüs ve sırt bölgesinde birleşme eğilimi gösteren, hafif skuamlı, hipopigmente lekeler fark ediyor. Lezyonlardan alınan kazıntının %10\%10 KOH ile hazırlanan preparatının mikroskobik incelemesinde 'makarna ve köfte' (spaghetti and meatballs) görünümü saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve tanısal özelliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken Malassezia furfur olup, lezyonlar Wood lambası ile incelendiğinde altın sarısı floresan verir.

Cevap

Etken Malassezia furfur olup, lezyonlar Wood lambası ile incelendiğinde altın sarısı floresan verir.
Pityriasis versicolor vakalarında lezyonlardan yapılan KOH incelemesinde kısa hifler ve maya hücrelerinin oluşturduğu 'makarna ve köfte' görünümü karakteristiktir. Etken olan Malassezia furfur türleri Wood lambası altında incelendiğinde altın sarısı/bakır rengi floresan verir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin değerlendirilmesi
Hipopigmente, skuamlı lekeler ve 'makarna-köfte' görünümü Pityriasis versicolor tanısını koydurur.
Bu bulgular Malassezia furfur için tipik tanısal kriterlerdir.
2
Etkenin biyolojik ve laboratuvar özelliklerinin hatırlanması
Malassezia furfur'un lipofilik olduğu ve Wood lambasında altın sarısı floresan verdiği sonucuna varılır.
Ayırıcı tanıda Wood lambası ve lipid bağımlı kültür özellikleri anahtar rol oynar.

Anahtar Kavram

Pityriasis Versicolor ve Malassezia furfur tanısal özellikleri
Soru 519Soru

Bahçede çalışırken eline kıymık batan 5555 yaşında kadın hasta, bir ay sonra parmağında gelişen ağrısız, flüktüasyon veren kistik bir nodül nedeniyle başvuruyor. Lezyondan yapılan aspirasyonun mikroskobik incelemesinde granül yapısına rastlanmıyor; ancak bol miktarda dematiyöz (pigmentli), düzensiz, dallanan hifler ve tomurcuklanan maya benzeri hücreler görülüyor. Yapılan biyopside "Medlar cisimcikleri" saptanmadığına göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Feohifomikoz

Cevap

Feohifomikoz
Feohifomikoz, doku kesitlerinde veya klinik örneklerde koyu renkli (dematiyöz), septalı, düzensiz dallanan hiflerin ve maya benzeri hücrelerin görülmesiyle tanımlanır. Kromoblastomikozun aksine muriform hücreler (bakır sikke/Medlar cisimcikleri) görülmez. Klinik olarak sıklıkla travma sonrası gelişen subkutan kistik nodüller veya abseler şeklinde prezente olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve epidemiyolojik verilerin analizi
Travma (kıymık batması) öyküsü ve subkutan kistik nodül varlığı saptandı.
Subkutan mikozlar genellikle travmatik inokülasyon ile bulaşır.
2
Mikroskobik bulguların değerlendirilmesi
Dematiyöz (pigmentli) septalı hifler ve maya benzeri hücreler görüldü; granül veya muriform hücre saptanmadı.
Doku morfolojisi, dematiyöz mantar enfeksiyonlarının ayırıcı tanısında kritiktir.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleşme
Kromoblastomikoz (muriform hücre yokluğu nedeniyle) ve miçetoma (granül yokluğu nedeniyle) dışlanarak Feohifomikoz tanısına ulaşıldı.
Feohifomikozun patognomonik özelliği, dokuda pigmentli hif ve maya formlarının bir arada bulunmasıdır.

Anahtar Kavram

Feohifomikoz ile Kromoblastomikozun doku morfolojisine göre ayırıcı tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 520Soru

28 yaşında bir kadın hasta, evindeki kedisi tarafından tırmalandıktan iki hafta sonra sağ el bileğinde başlayan ve ön kol boyunca lenfatik bir hat izleyerek dirseğe kadar uzanan, ağrısız, nodüler lezyonlar şikayetiyle başvuruyor. Alınan biyopsi örneğinde "asteroid cisimcikleri" ve granülomatöz inflamasyon izleniyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan etkenin 37C37^\circ C sıcaklıkta, laboratuvar besiyerindeki morfolojisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Puro şeklinde maya hücreleri

Cevap

Puro şeklinde maya hücreleri
Sporothrix schenckii, termal dimorfizm gösteren subkutan bir mantardır. Doğada ve oda sıcaklığındaki (25C25^\circ C) laboratuvar kültürlerinde küf formunda olup, ince hifler ve papatya benzeri dizilmiş konidyalar oluşturur. Ancak dokuda (vücut sıcaklığında) veya laboratuvar ortamında 37C37^\circ C'de kültüre edildiğinde maya formuna dönüşür. Bu maya hücreleri karakteristik olarak oval veya uzamış, 'puro şeklinde' (cigar-shaped) görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve yayılım paternini analiz et.
Kedi tırmalaması sonrası lenfatik yayılım gösteren (lenfokutanöz) nodüler lezyonlar sporotrikozu düşündürür.
Sporothrix schenckii travma veya hayvan tırmalaması ile bulaşır ve lenfatik yayılım karakteristiktir.
2
Patolojik bulguyu yorumla.
Asteroid cisimcikleri (Splendore-Hoeppli fenomeni), sporotrikoz tanısını destekleyen bir bulgudur.
Maya hücresinin etrafındaki eozinofilik ışınsal çıkıntılar tanısal değer taşır.
3
Etkenin termal dimorfizm özelliklerini belirle.
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır; 25C25^\circ C'de küf, 37C37^\circ C'de maya formundadır.
Soru kökünde istenen 37C37^\circ C (vücut sıcaklığı) formudur.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii, termal dimorfik bir mantardır; dokuda ve 37C37^\circ C besiyerinde puro şeklinde maya hücreleri oluşturur.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 26 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 26 | Examkin