Mikoloji

596 soru

Soru 521Soru

Toprak ve bitkilerle sık temas eden bir kişide, eldeki küçük bir travmayı takiben ön kol boyunca lenf yollarını izleyen nodüllerin geliştiği gözlenmiştir (lenfokutanöz yayılım). Bu klinik tabloya en sık neden olan mantar etkeninin tanısında kullanılan karakteristik laboratuvar özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25C25^{\circ}C'de küf, 37C37^{\circ}C'de maya formunda üremesi (termal dimorfizm)

Cevap

Termal dimorfizm özelliği (25C25^{\circ}C'de küf, 37C37^{\circ}C'de maya formu)
Sporothrix schenckii, termal dimorfik bir mantardır. Laboratuvar ortamında 25C25^{\circ}C'de (oda ısısı) besiyerinde papatya benzeri konidiler oluşturan küf formunda ürerken, dokuda veya 37C37^{\circ}C'de (vücut ısısı) puro benzeri maya hücreleri şeklinde görülür. Bu özellik tür tayininde altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Travma sonrası gelişen ve lenfatik hat boyunca nodüllerle seyreden tablo 'lenfokutanöz yayılım'dır.
Bu klinik prezentasyon subkutan mikozlardan sporotrikozun tipik özelliğidir.
2
Olası etkeni belirle
Lenfokutanöz sporotrikozun en sık etkeni Sporothrix schenckii'dir.
Toprak ve bitkilerle temas (diken batması vb.) bu etken için temel risk faktörüdür.
3
Etkenin laboratuvar özelliklerini sorgula
Sporothrix schenckii'nin en önemli tanısı laboratuvarda termal dimorfizmin gösterilmesidir.
Mantarların sıcaklığa bağlı olarak form değiştirmesi (25 derecede küf, 37 derecede maya) dimorfik mantarların temel ayırıcı özelliğidir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizm özelliği ve lenfokutanöz sporotrikoz kliniği
Tahmini Süre:45s
Soru 522Soru

5555 yaşında böbrek nakilli bir hasta, ateş ve yüzün sağ tarafında ani gelişen şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ periorbital bölgede selülit ve sert damakta siyah renkli, ağrısız nekrotik bir lezyon (eskar) tespit ediliyor. Bu hastadan alınan biyopsi örneğinin mikroskobik incelemesinde görülmesi en muhtemel fungal morfoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş çaplı, bölmesiz (pauci-septat) ve dik açıyla dallanan hifler

Cevap

Geniş çaplı, bölmesiz (pauci-septat) ve dik açıyla dallanan hifler
Hastanın klinik sunumu (organ nakli öyküsü, rinoserebral tutulum ve siyah eskar) Mukorales grubuna bağlı bir enfeksiyonu (mukormikoz) kesin olarak düşündürmektedir. Bu mantar grubu dokuda karakteristik olarak geniş çaplı, gerçek bölmeleri bulunmayan (pauci-septat) ve dallanmalarını dik (9090^\circ) açıyla yapan hifler şeklinde izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
İmmünsüpresif hasta, periorbital selülit ve damakta siyah eskar varlığı saptandı.
Bu tablo klasik olarak rinoserebral mukormikoz enfeksiyonunu işaret eder.
2
Olası etken grubu belirle.
Rhizopus, Mucor veya Lichtheimia gibi Mukorales üyeleri düşünülmelidir.
Diyabetik ketoasidoz veya organ nakli gibi durumlarda bu ajanlar angioinvaziv enfeksiyon yapar.
3
Mikroskobik morfolojiyi hatırla.
Geniş (1010-2020 μm\mu m), bölmesiz ve dik (9090^\circ) dallanan hifler.
Mukorales grubunun ayırt edici doku morfolojisi budur.

Anahtar Kavram

Rinoserebral mukormikozda doku tanısı, geniş çaplı ve bölmesiz hiflerin görülmesiyle konur.

Daha Fazla Pratik

Mukorales enfeksiyonlarında deferoksamin kullanımı ve diyabetik ketoasidozun neden risk faktörü olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 523Soru

Alt ekstremitesinde yaklaşık 22 yıldır devam eden, yavaş büyüyen, verrüköz (siğil benzeri) ve hiperpigmente deri lezyonları bulunan 4848 yaşındaki bir çiftçinin lezyonlarından alınan biyopsi örneğinin mikroskobik incelemesinde; doku içinde "bakır para" (copper penny) manzarası veren, kalın duvarlı, kahverengi renkli ve septalı yuvarlak yapılar (sklerotik cisimcikler) saptanmıştır. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları temel alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromoblastomikoz

Cevap

En olası tanı, dokuda saptanan sklerotik cisimcikler ve verrüköz lezyonlar nedeniyle kromoblastomikozdur.
Kromoblastomikoz, özellikle tropikal bölgelerde çiftçilerde görülen, verrüköz deri lezyonları ile seyreden kronik bir enfeksiyondur. Mikroskobik incelemede dokuda görülen kahverengi, kalın duvarlı, septalı yapılar (sklerotik cisimcikler veya Medlar cisimcikleri), bu hastalığın en tipik ve tanı koydurucu özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
Çiftçi hastada alt ekstremitede kronik, verrüköz (karnabahar benzeri) lezyon varlığı saptandı.
Subkutan mikozlar genellikle toprakla temas edenlerde travma sonrası gelişir.
2
Laboratuvar bulgusunu değerlendir.
Dokuda kalın duvarlı, kahverengi, septalı "bakır para" görünümlü sklerotik cisimcikler (Medlar cisimcikleri) görüldü.
Bu bulgu kromoblastomikoz için patognomonik olan tanısal bir özelliktir.
3
Tanıyı kesinleştir.
Kromoblastomikoz tanısı konuldu.
Klinik görünüm ve spesifik histopatolojik bulgu birbiriyle tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikozun tanısında en karakteristik bulgu, doku örneklerinde görülen pigmentli, kalın duvarlı, septalı sklerotik cisimciklerdir (Medlar cisimcikleri/bakır para görünümü).

İpuçları

1
Lezyonların 'verrüköz' (siğil benzeri) olması ve hastanın çiftçi olması bir subkutan mikozu düşündürür.
2
Dokudaki yapıların kahverengi (pigmentli) olması dematiyöz bir mantar enfeksiyonuna işaret eder.
3
Septalı ve 'bakır para' şeklinde tanımlanan sklerotik cisimcikler, kromoblastomikozun altın standart tanısal bulgusudur.

Daha Fazla Pratik

Kromoblastomikoz etkeni olan dematiyöz mantarları (Fonsecaea pedrosoi, Phialophora verrucosa vb.) ve laboratuvar kültür özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 524Soru

4545 yaşında bir erkek hasta, son üç aydır devam eden öksürük, kanlı balgam ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer tomografisinde sağ akciğerde kitle benzeri infiltrasyon ve kavitasyon izleniyor. Fizik muayenede yüzde ve ekstremitelerde verrüköz, krutlu deri lezyonları dikkati çekiyor. Hastanın öyküsünde Kuzey Amerika'da Büyük Göller bölgesinde ormanlık bir alanda avcılık yaptığı öğreniliyor. Biyopsi örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde kalın hücre duvarlı, ana hücreye geniş bir tabanla bağlanan tek bir tomurcuk içeren maya hücreleri görülüyor. Bu etkenin laboratuvar özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25C25^{\circ}C'de üretildiğinde septalı hiflerin ucunda veya yan tarafında yerleşen armut biçimli mikrokonidiyalar ("lolilop" görünümü) izlenir.

Cevap

Doğru seçenek, etkenin 25C25^{\circ}C'de septalı hiflerin üzerinde "lolilop" benzeri mikrokonidiyalar oluşturduğunu belirten ifadedir.
Vakada tanımlanan etken Blastomyces dermatitidis'tir. Bu mantar termal dimorfizm gösterir; oda ısısında (25C25^{\circ}C) septalı hifler ve bunların ucunda/yanında yerleşen, lolilop benzeri görünen mikrokonidiyalar oluşturur. Vaka sunumundaki "geniş tabanlı tomurcuklanma" ifadesi bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve epidemiyolojik verileri değerlendir
Kuzey Amerika (Büyük Göller), akciğer kavitasyonu ve verrüköz deri lezyonları Blastomyces dermatitidis enfeksiyonunu (Blastomikoz) düşündürür.
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge ve klinik tablo (akciğer + deri) ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Morfolojik bulguları analiz et
Doku örneğinde izlenen "kalın duvarlı ve geniş tabanlı tek tomurcuk", Blastomyces dermatitidis maya fazı için patognomoniktir.
Diğer dimorfik mantarlar dar tabanlı tomurcuklanma (Histoplasma) veya çoklu tomurcuklanma (Paracoccidioides) gösterir.
3
Etkenin termal dimorfizm özelliklerini karşılaştır
Blastomyces 25C25^{\circ}C'de (küf fazı) lolilop benzeri mikrokonidiyalar oluştururken, 37C37^{\circ}C'de (maya fazı) geniş tabanlı maya hücreleri oluşturur.
Sistemik mikoz etkenlerinin kültür özelliklerini bilmek kesin tanı için gereklidir.

Anahtar Kavram

Blastomyces dermatitidis'in termal dimorfizm ve morfolojik özellikleri

Daha Fazla Pratik

Diğer sistemik mikoz etkenlerinin (özellikle Coccidioides ve Paracoccidioides) karakteristik maya fazı görünümlerini ve coğrafi dağılımlarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 525Soru

45 yaşında erkek hasta, sağ alt ekstremitesinde yaklaşık 3 yıldır devam eden, yavaş seyirli, verrüköz (siğil benzeri) karakterde ve yüzeyinde küçük siyah noktalanmaların (kara benekler) izlendiği karnabahar benzeri plak lezyonlar ile başvuruyor. Lezyon biyopsisiyle hazırlanan preparatın %10\%10’luk potasyum hidroksit (KOHKOH) ile incelenmesinde; dermis içerisinde kalın çeperli, koyu kahverengi, yatay ve dikey düzlemlerde septalar içeren "sklerotik cisimcikler" (Medlar cisimcikleri) saptanıyor.

Bu klinik tabloya en sık yol açan etken olan ve laboratuvar kültüründe aynı suş içerisinde \textit{Cladosporium}, \textit{Phialophora} ve \textit{Rhinocladiella} tipi konidiyogenez yöntemlerinin tümünü birden sergileyebilen fungus aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: \textit{Fonsecaea pedrosoi}

Cevap

Laboratuvar kültüründe üç farklı konidiyogenez tipini (\textit{Cladosporium}, \textit{Phialophora}, \textit{Rhinocladiella}) bir arada sunabilen \textit{Fonsecaea pedrosoi}, kromoblastomikozun en tipik polimorfik etkenidir.
Verrüköz lezyonlar ve dokuda izlenen 'bakır para' (sklerotik cisimcik) yapıları kromoblastomikozun temel tanısal özellikleridir. Bu hastalığa en sık neden olan \textit{Fonsecaea pedrosoi}, laboratuvar kültüründe polimorfizm göstererek \textit{Cladosporium}, \textit{Phialophora} ve \textit{Rhinocladiella} tipi konidiyogenez yöntemlerinin tümünü birden gerçekleştirebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verilerin analizi
Verrüköz lezyonlar, siyah noktalar ve biyopsideki sklerotik (Medlar) cisimcikler, hastada 'Kromoblastomikoz' tanısını kesinleştirir.
Sklerotik cisimcikler (bakır para görünümlü yapılar) kromoblastomikoz için patognomoniktir.
2
Etkenlerin laboratuvar özelliklerinin karşılaştırılması
Kromoblastomikoz etkenleri olan dematiöz mantarlar, spor oluşturma (konidiyogenez) biçimlerine göre ayrılırlar.
Tanıda morfolojik konidiyum yapıları tür tayini için kritiktir.
3
Polimorfizm özelliğinin sorgulanması
Soru kökünde belirtilen üç farklı konidiyogenez tipini (\textit{Cladosporium}, \textit{Phialophora}, \textit{Rhinocladiella}) aynı anda yapabilme yeteneği sadece \textit{Fonsecaea} cinsine (özellikle \textit{F. pedrosoi}) özgüdür.
Bu polimorfik özellik, \textit{Fonsecaea pedrosoi}'yi diğer tek tip konidiyogenez yapan türlerden ayırır.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikoz tanısında Medlar cisimcikleri ve \textit{Fonsecaea pedrosoi}'nin polimorfik konidiyogenez özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Dematiöz mantarların neden olduğu diğer bir tablo olan feohifomikoz ile kromoblastomikozun doku morfolojisi (hif vs sklerotik cisimcik) farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 526Soru

5858 yaşında Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısıyla izlenen ve fludarabin tedavisi alan erkek hasta, yaklaşık üç haftadır giderek artan künt baş ağrısı, hafif ateş ve kişilik değişiklikleri şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede ense sertliği saptanmıyor ancak bilateral papil ödemi izleniyor. Yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısı (BOS) açılış basıncı 320mmH2O320 mmH_2O (artmış), lenfosit baskın pleositoz ve düşük glukoz seviyeleri saptanıyor. BOS örneğinin çini mürekkebi (India Ink) preparatında geniş kapsüllü maya hücreleri görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mısır unu (Corn Meal) agarda yapılan ekimde psödohif yapıları ve terminal klamidosporların görülmesi tanıyı kesinleştiren en önemli morfolojik bulgudur.

Cevap

Mısır unu agarda psödohif ve terminal klamidospor görülmesi Candida albicans'a özgüdür; Cryptococcus neoformans psödohif yapmaz ve sadece kapsüllü maya formunda görülür.
Doğru yanıt olan seçenek (D) yanlıştır çünkü mısır unu agarda psödohif ve terminal klamidospor yapısı Candida albicans için patognomoniktir. Cryptococcus neoformans ise bir maya mantarıdır, psödohif veya klamidospor oluşturmaz; besiyerlerinde sadece tomurcuklanan, kapsüllü maya hücreleri şeklinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
KLL tanısı ve fludarabin kullanımı (hücresel bağışıklık baskılanmış), subakut menenjit bulguları, çok yüksek BOS basıncı ve çini mürekkebinde kapsüllü maya.
Etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu belirlemek için bu bulgular kritiktir.
2
Etkenin laboratuvar özelliklerini hatırla.
Üreaz (+), Fenol oksidaz (+), Kapsül antijeni (+), Kuş yemi agarda siyah koloni (+), Dimorfik değil (sadece maya).
Seçeneklerdeki bilgilerin doğruluğunu test etmek için etkenin özelliklerini bilmek gerekir.
3
Ayırıcı tanı için kullanılan morfolojik özellikleri karşılaştır.
Psödohif ve klamidospor Candida'ya aittir; Kriptokok sadece tomurcuklanan maya hücresi yapar.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için fırsatçı mayalar arasındaki temel farkları ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın morfolojik ve biyokimyasal özellikleri (Üreaz, Fenol Oksidaz, Kapsül) ile Candida'dan ayrımı.
Soru 527Soru

Laboratuvar tetkiki için gönderilen bir deri kazıntısı örneğinin Sabouraud Dekstroz Agar (SDA) besiyerindeki kültüründe; makroskobik olarak sarı-yeşil renkli ve unsu (pulverulan) koloniler gözlenmiştir. Mikroskobik incelemede ise ince çeperli, düz yüzeyli, uçları küt (tokmak şeklinde) ve genellikle 22-44’lü gruplar oluşturan makrokonidiyumlar saptanmıştır. Bu etkenin klinik tablolarda saç tutulumuna neden olmadığı bilindiğine göre, sorumlu mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epidermophyton floccosum

Cevap

İnce çeperli, tokmak (club) şeklinde makrokonidiyumları olan ve saç tutulumu yapmayan dermatofit Epidermophyton floccosum'dur.
Dermatofitler içinde Epidermophyton floccosum, makrokonidiyumlarının tokmak (club) şeklinde, ince ve düz çeperli olmasıyla ayırt edilir. En karakteristik klinik özelliği ise deri ve tırnakları enfekte etmesine rağmen saçları enfekte etmemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Makrokonidiyum morfolojisini analiz et.
İnce çeperli, düz yüzeyli ve tokmak (club) şeklindeki makrokonidiyumlar tanımlanmıştır.
Dermatofit cinslerinin ayrımında en önemli kriterlerden biri makrokonidiyumların şekli ve yüzey özellikleridir.
2
Doku tropizmini değerlendir.
Etkenin saçları enfekte etmediği belirtilmiştir.
Dermatofitlerden Microsporum ve Trichophyton saçları enfekte ederken, Epidermophyton cinsinin saç tutulumu yapmadığı bilinen tipik bir özelliğidir.
3
Tanımlanan özelliklerle etkeni eşleştir.
Tokmak şeklinde makrokonidiyum + saç tutulumu yok = Epidermophyton floccosum.
Morfolojik ve klinik özellikler bu türü doğrular.

Anahtar Kavram

Dermatofit cinslerinin (Microsporum, Trichophyton, Epidermophyton) makrokonidiyum morfolojisi ve doku tutulum özelliklerine göre ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Dermatofitlerin tırnak tutulumu (onikomikoz) ve saç tutulum tiplerini (endotriks/ektotriks) tablo halinde çalışarak pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 528Soru

Wegener granülomatozu tanısıyla yüksek doz siklofosfamid ve kortikosteroid tedavisi almakta olan 52 yaşındaki bir kadın hasta; ateş, giderek artan nefes darlığı ve prodüktif olmayan öksürük şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede takipneik ve hipoksik olduğu saptanan hastanın akciğer grafisinde bilateral perihiler interstisyel infiltrasyonlar görülüyor. Bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori Methenamin Gümüş (GMS) boyasında kist formları izleniyor. Bu klinik tabloya yol açan mikroorganizmanın biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunması, amfoterisin B ve azol grubu ilaçların etkisiz kalmasına neden olur.

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle amfoterisin B ve azollerin etkisiz kalması
Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunur. Amfoterisin B doğrudan ergostere bağlanarak gözenek açar, azol grubu antifungaller ise ergosterol sentezinde görevli 14-alfa-demetilaz enzimini inhibe eder. Bu mikroorganizmada ergosterol bulunmadığı için her iki ilaç grubu da doğal olarak etkisizdir. Bu nedenle tedavide antifungaller yerine trimetoprim-sülfametoksazol tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
İmmün süpresif hasta (siklofosfamid/steroid), ateş, dispne, interstisyel tutulum ve BAL-GMS'de kist saptanması etkenin Pneumocystis jirovecii olduğunu gösterir.
Vaka sunumundaki risk faktörleri ve radyolojik/mikroskobik bulgular bu etkene özgüdür.
2
Mikroorganizmanın membran yapısını hatırla
P. jirovecii bir mantar olmasına rağmen membranda ergosterol yerine kolesterol (veya fitosterollere benzer steroller) içerir.
Bu biyokimyasal fark, standart antifungal tedavilere yanıtı belirler.
3
Farmakolojik etkileşimi kur
Amfoterisin B ergostere bağlanarak, azoller ise ergosterol sentezini inhibe ederek etki eder. Hedef molekül (ergosterol) bulunmadığı için bu ilaçlar etkisizdir.
Antifungallerin etki mekanizması hücre membran bileşenlerine dayanır.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranı ergosterol içermez, bu nedenle amfoterisin B ve azollere dirençlidir.
Soru 529Soru

Bahçe işleriyle uğraşırken alt ekstremitesinde meydana gelen penetran bir travma sonrası hızlı seyirli yumuşak doku enfeksiyonu gelişen 5555 yaşındaki tip 22 diyabetik bir hastada, lezyon bölgesinden alınan debridman materyalinin KOHKOH ile yapılan mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı (101510-15 μm\mu m), bölmesiz (aseptat), şerit benzeri ve yer yer dik açıyla dallanma gösteren hif yapıları saptanmıştır. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhizopus spp.

Cevap

Rhizopus türleri, dokuda geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı dallanan hifleri ile tanımlanan en olası etkendir.
Doku örneklerinde görülen geniş çaplı, bölmesiz (aseptat) ve hif çeperleri birbirine paralel olmayan, şerit benzeri yapılar Mucorales takımı mantarlar (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) için karakteristiktir. Ayrıca bu hiflerin dallanma açısının dik (9090^{\circ}) olması tipiktir. Diyabetik hastalar ve travmatik doku hasarı olan bireyler bu enfeksiyonlar için yüksek risk grubundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörlerini değerlendir.
Hastanın diyabetik olması ve toprakla temaslı penetran travma hikayesi Mucormycosis riskini artırır.
Mucorales grubu mantarlar diyabetik hastalarda ve travmatik yaralanmalarda fırsatçı enfeksiyonlara neden olur.
2
Mikroskobik bulguları analiz et.
Geniş çaplı, bölmesiz (aseptat) ve dik açılı (9090^{\circ}) dallanma saptanmıştır.
Bu morfoloji, Aspergillus gibi septat hifli küflerden ayrımını sağlayan temel patognomonik özelliktir.
3
Morfolojik bulgularla etkeni eşleştir.
Rhizopus türleri (Mucorales takımı).
Tanımlanan 'şerit benzeri' ve 'bölmesiz' hif yapısı Rhizopus spp. için tipiktir.

Anahtar Kavram

Mucorales (Rhizopus, Mucor vb.) hifleri dokuda geniş çaplı, bölmesiz (veya çok az bölmeli) ve dik açılı dallanma gösterirken; Aspergillus hifleri dar çaplı, septat ve dar açılı dallanma gösterir.

Alternatif Yöntem

Klinik ipucu: Hastanın vorikonazol tedavisi/profilaksisi altında olup olmadığını kontrol edin. Vorikonazol Aspergillus'a etkiliyken Mucorales türlerine etkisizdir; bu nedenle 'breakthrough' enfeksiyonlarda akla ilk gelmelidir.
Tahmini Süre:50s
Soru 530Soru

Oral kandidiyazis kliniği olan bir hastadan alınan örneğin mısır unlu Tween 8080 besiyerindeki incelemesinde bol miktarda yalancı hif ve uç kısımlarda klamidosporlar gözlenmiştir. Germ tüp testi pozitif sonuçlanan ve tomurcuklanan maya hücreleri içeren bu izolatın, 45C45^\circ C'de inkübe edildiğinde üremediği saptanmıştır. Bu bulgulara göre etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida dubliniensis

Cevap

Germ tüp ve klamidospor pozitifliği gösterip 45C45^\circ C'de üreyemeyen tür Candida dubliniensis'tir.
Soruda tanımlanan germ tüp pozitifliği ve mısır unlu besiyerindeki bol klamidospor oluşumu, etkenin Candida albicans veya Candida dubliniensis olduğunu gösterir. Bu iki türü birbirinden ayıran en temel fenotipik özellik, Candida albicans'ın 4245C42-45^\circ C gibi yüksek sıcaklıklarda üreyebilmesi, buna karşın Candida dubliniensis'in bu sıcaklıklarda üreme gösterememesidir. Bu nedenle doğru yanıt Candida dubliniensis seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik yapıları değerlendir
Yalancı hif ve klamidospor varlığı, izolatın Candida albicans kompleksi (Albicans veya Dubliniensis) içinde olduğunu gösterir.
Mantarın temel tanımlama özelliklerini belirlemek için.
2
Germ tüp testini yorumla
Pozitif sonuç, Candida albicans ve Candida dubliniensis ayrımına odaklanmayı gerektirir.
Hızlı tanı koyabilmek için kullanılan altın standart testlerden biridir.
3
Isı tolerans testini analiz et
45C45^\circ C'de üremenin olmaması türün Candida dubliniensis olduğunu kesinleştirir.
İki morfolojik ikiz tür arasındaki en önemli fenotipik fark termal toleranstır.

Anahtar Kavram

Candida albicans ve Candida dubliniensis arasındaki ayırıcı tanıda germ tüp, klamidospor ve ısı toleransı (45C45^\circ C) parametreleri kullanılır.
Soru 531Soru

1212 yaşında bir erkek çocuk, sağ uyluk bölgesinde yaklaşık 33 aydır devam eden, yavaş büyüyen, ağrısız ve oldukça sert karakterde subkutan bir şişlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede kitlenin alttaki fasyaya yapışık olmadığı, hareketli olduğu ve üzerindeki cildin ülserasyon içermediği saptanıyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde; yoğun eozinofilik infiltrasyon ve belirgin Splendore-Hoeppli fenomeni ile çevrelenmiş, geniş çaplı, ince duvarlı ve seyrek septalı hif yapıları gözleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları doğrultusunda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basidiobolus ranarum

Cevap

Basidiobolus ranarum
Basidiobolus ranarum, çocuklarda özellikle uyluk gibi proksimal ekstremite bölgelerinde ve gövdede ağrısız, 'odun kıvamında' sert subkutan kitlelere neden olan bir entomofitoromikoz etkenidir. Tanımlanan histopatolojik görünüm (yoğun eozinofilik infiltrasyon ve Splendore-Hoeppli fenomeni ile çevrili geniş, seyrek septalı hifler) bu ajan için tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezantasyonu analiz et
Çocuk hasta, uyluk yerleşimi, ağrısız, 'odun sertliğinde' (woody-hard) subkutan kitle, ülserasyon yok.
Subkutan mikozlar arasında ayırıcı tanı yapmak için hastanın yaşı, lezyonun yeri ve karakteri kritiktir.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Geniş çaplı, ince duvarlı, seyrek septalı hifler ve bu hiflerin etrafında Splendore-Hoeppli fenomeni (eozinofilik materyal birikimi).
Bu mikroskobik görünüm Entomophthoromycosis (subkutan zigomikoz) grubuna özgüdür.
3
Etiyolojik ajanlar arasında ayırıcı tanı yap
Ekstremite tutulumu ve çocuk hasta profili Basidiobolus ranarum'u işaret ederken; yüz tutulumu ve yetişkin hasta profili Conidiobolus'u işaret eder.
Aynı histopatolojik bulguları veren iki ana etken arasındaki en önemli fark klinik yerleşim ve hasta grubudur.

Anahtar Kavram

Entomofitoromikozlarda (Basidiobolus ve Conidiobolus) histopatolojik olarak geniş hifler etrafında Splendore-Hoeppli fenomeni karakteristiktir; Basidiobolus ranarum tipik olarak çocuklarda ekstremite ve gövdede subkutan kitleler yapar.

Alternatif Yöntem

Vaka sorularında 'odun sertliğinde subkutan kitle' ve 'Splendore-Hoeppli' anahtar kelimeleri doğrudan entomofitoromikozları akla getirmeli, lezyon yeri (uyluk) ise Basidiobolus'u seçtirmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 532Soru

Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı ve santral venöz kateterizasyon öyküsü olan bir hastanın kan kültüründen izole edilen maya mantarının laboratuvar incelemesinde; germ tüp testi negatif sonuçlanmış, CHROMAgar besiyerinde ise pembe renkli, mat ve pürüzlü koloniler saptanmıştır.

Antifungal duyarlılık testinde flukonazole karşı intrinsik (doğuştan) dirençli olduğu belirlenen bu etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CandidaCandida kruseikrusei

Cevap

CandidaCandida kruseikrusei, germ tüp negatifliği, CHROMAgar'daki pembe-pürüzlü koloni morfolojisi ve flukonazole intrinsik direnci ile tanımlanır.
Doğru yanıt olan seçenek, germ tüp negatifliği, CHROMAgar besiyerinde gözlenen pembe, geniş ve pürüzlü koloni yapısı ile flukonazole karşı bilinen intrinsik direnç özelliklerinin tamamını karşılayan CandidaCandida kruseikrusei türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Germ tüp testi sonucunu değerlendir.
Negatif sonuç, en sık izole edilen tür olan CandidaCandida albicansalbicans'ı dışlar.
C.C. albicansalbicans ve C.C. dubliniensisdubliniensis dışındaki CandidaCandida türleri germ tüp negatiftir.
2
CHROMAgar besiyerindeki koloni morfolojisini incele.
Pembe, mat ve pürüzlü (rough) koloniler C.C. kruseikrusei için karakteristiktir.
Türler arası ayrımda CHROMAgar besiyerindeki renk ve yüzey özellikleri spesifik ipuçları sağlar.
3
Antifungal direnç profilini analiz et.
Flukonazole intrinsik direnç, C.C. kruseikrusei tanısını kesinleştirir.
C.C. kruseikrusei, flukonazole karşı genetik olarak doğuştan dirençli kabul edilen ana patojendir.

Anahtar Kavram

CandidaCandida türlerinin laboratuvar tanısı ve antifungal direnç profilleri.

Daha Fazla Pratik

Diğer CandidaCandida türlerinin CHROMAgar renklerini ve antifungal duyarlılık farklarını (örneğin C.C. aurisauris direnç profili) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 533Soru

Mantar hücrelerinde ergosterol biyosentez yolaklarını hedef alan ilaçlar farklı basamaklarda blokaj yaparlar. Bu yolakta yer alan skualen epoksidaz enzimini geri dönüşümsüz olarak inhibe ederek, hem hücre membran bütünlüğü için gerekli olan ergosterol sentezini bozan hem de hücre içinde toksik skualen birikimine yol açarak fungisidal etki gösteren antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terbinafin

Cevap

Skualen epoksidaz enzimini inhibe ederek etki gösteren ilaç terbinafindir.
Terbinafin, bir alilamin türevidir ve mantar hücrelerinde ergosterol biyosentezinin erken bir basamağı olan skualen epoksidaz enzimini inhibe eder. Bu blokaj sonucu hücre içinde toksik düzeyde skualen birikir ve membran yapısı için kritik olan ergosterol sentezlenemez. Bu çift etki mekanizması (skualen birikimi ve ergosterol eksikliği) ilaca fungisidal özellik kazandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Ergosterol biyosentez basamaklarını değerlendir.
Skualen \rightarrow Skualen epoksidaz \rightarrow Lanosterol \rightarrow 1414-α\alpha-demetilaz \rightarrow Ergosterol.
Antifungal ilaçların etki mekanizmalarını anlamak için enzim basamaklarını bilmek gerekir.
2
Skualen epoksidaz enzimini inhibe eden ilaç grubunu belirle.
Alilaminler (Terbinafin, Naftifin).
Skualen epoksidaz inhibisyonu, alilamin grubuna özgü bir mekanizmadır.
3
Hücredeki ikincil etkiyi analiz et.
Toksik skualen birikimi ve ergosterol eksikliği.
Skualen epoksidaz inhibisyonu sonucu substrat (skualen) birikir, ürün (lanosterol ve sonrası) azalır.

Anahtar Kavram

Alilaminlerin (Terbinafin) etki mekanizması skualen epoksidaz enzim inhibisyonudur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 534Soru

Amerika kıtasının endemik bölgelerinde (ör. Ohio ve Mississippi nehir vadileri) seyahat öyküsü olan HIV pozitif bir hastada gelişen splenomegali, pansitopeni ve yüksek ateş tablosu nedeniyle kemik iliği aspirasyonu yapılmıştır. Giemsa boyamasında makrofajlar içerisinde çok sayıda oval, 24μm2-4 \mu m boyutunda yapılar saptanmıştır. Bu yapıların dar tabanlı tomurcuklandığı, kinetoplast içermediği ve Gomori metenamin gümüş (GMSGMS) boyası ile siyah renkte boyandığı görülmüştür. Buna göre, bu klinik tabloya neden olan etkenin saprofitik (doğa/25C25^{\circ}C) formuna ait karakteristik morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce septalı hifler üzerinde yer alan kalın duvarlı, tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidyumlar

Cevap

İnce septalı hifler üzerinde yer alan kalın duvarlı, tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidyumlar
Histoplasma capsulatum, Amerika kıtasında endemik olan ve özellikle HIV gibi immünsüpresif durumlarda dissemine enfeksiyon yapan bir mantardır. Dokuda makrofajlar içerisinde dar tabanlı tomurcuklanan küçük maya hücreleri şeklinde izlenir. Kinetoplast içermemesi onu Leishmania'dan ayırır. Termal dimorfik bir mantar olduğu için 25C25^{\circ}C kültüründe (veya doğada) septalı hifler üzerinde karakteristik tüberkülat (çıkıntılı/pürtüklü) makrokonidyumlar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin ve laboratuvar bulgularının analizi
Etkenin Histoplasma capsulatum olduğu belirlenir.
HIV+ hastada makrofaj içi küçük mayalar (24μm2-4 \mu m), kinetoplast içermemesi (Leishmania'dan ayrım) ve GMSGMS pozitifliği Histoplazmoz tanısını koydurur.
2
Etkenin yaşam döngüsünün ve dimorfizminin değerlendirilmesi
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır.
Vakadaki bulgular doku (37C37^{\circ}C) formuna aittir; soru ise saprofitik (25C25^{\circ}C) formu sormaktadır.
3
Saprofitik formun morfolojik özelliklerinin tespiti
Tüberkülat makrokonidyum yapısı seçilir.
H. capsulatum 25C25^{\circ}C kültüründe karakteristik olarak geniş, çıkıntılı (tüberkülat) makrokonidyumlar ve infektif olan mikrokonidyumlar oluşturur.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum'un termal dimorfizmi ve ayırıcı tanısı
Soru 535Soru

Mantar hücrelerinde tomurcuklanma ve septum oluşumu için hayati öneme sahip bir yapısal polisakkarit olan kitin sentezini; UDPNUDP-N-asetilglukozamin analoğu olarak davranıp "kitin sentaz" enzimini yarışmalı (competitivecompetitive) olarak baskılayarak durdurabilen deneysel antifungal ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nikkomisin Z

Cevap

Nikkomisin Z
Nikkomisin Z, yapısal olarak kitinin biyosentezindeki temel birim olan UDPNUDP-N-asetilglukozamine (UDPGlcNAcUDP-GlcNAc) benzerlik gösterir. Bu benzerlik sayesinde kitin sentaz enzimine bağlanarak onu kompetitif (yarışmalı) olarak inhibe eder. Kitin, özellikle tomurcuklanan mayalarda septum oluşumu ve hücre duvarının mekanik direnci için vazgeçilmez bir polimerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı bileşenini ve sentez mekanizmasını tanımla
Soru, kitin sentezini UDPNUDP-N-asetilglukozamin analoğu olarak kompetitif inhibe eden ajanı sormaktadır.
Antifungal ilaçların etki mekanizmalarını ayırt etmek için hedef molekül ve inhibisyon tipi kritiktir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların hedeflerini karşılaştır
Kaspofungin glukanı, Sordarin protein sentezini, Pradisin mannanı, Abafungin ise ergosterol yolağını hedefler.
Yanlış seçenekleri eleyerek spesifik hedefe ulaşılır.
3
Doğru ajanı onayla
Nikkomisin Z, yapısal olarak kitin öncülü olan UDPNUDP-N-asetilglukozamine benzer ve kitin sentazı yarışmalı olarak bloke eder.
Mantar hücre duvarının en iç katmanını oluşturan kitin, Nikkomisin grubunun ana hedefidir.

Anahtar Kavram

Kitin sentez inhibisyonu ve Nikkomisinler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 536Soru

Akut lösemi tanısıyla izlenen ve derin nötropenisi olan bir hastada gelişen rinoserebral enfeksiyon tablosunda, nekrotik doku örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) preparatında; 1520μm15-20 \, \mu m genişliğinde, yer yer katlanmalar gösteren, nadir bölmeli ve dik açılı dallanan hif yapıları saptanmıştır. Klinik örneğin Sabouraud Dekstroz Agar (SDASDA) besiyerindeki kültüründe 45C45^\circ C sıcaklıkta hızlı üreme gözlenmiş; mikroskobik incelemede sporangiyoforların uç kısmında bir vezikül ve bu vezikülün tüm yüzeyinden ince sapçıklarla (dentikül) çıkan, içinde tek spor barındıran çok sayıda sporangiyol (monosporöz sporangiyum) izlenmiştir. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, enfeksiyona neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cunninghamella bertholletiae

Cevap

Cunninghamella bertholletiae
Doğru seçenek olan etken, Mukormikoz etkenleri arasında en yüksek mortaliteye sahip ve en virülan türlerden biridir. Doku kesitlerinde tipik Mukorales morfolojisi (geniş, kurdele benzeri, bölmesiz hifler) sergiler. Kültürdeki en ayırt edici özelliği, sporangiyoforların ucundaki vezikülün yüzeyinden 'dentikül' adı verilen küçük sapçıklarla çıkan oval şekilli, içinde tek bir spor barındıran sporangiyollerdir. Ayrıca 4550C45-50^\circ C gibi yüksek sıcaklıklarda üreyebilmesi tanısal bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Doku örneğindeki hif morfolojisinin değerlendirilmesi
1520μm15-20 \, \mu m genişliğinde, nadir bölmeli (pauciseptate) ve dik açılı dallanan hifler Mukorales takımını (Mukormikoz) işaret eder.
Bu morfoloji, dar açılı ve düzenli bölmeli hifleri olan Aspergillus gibi küf mantarlarından ayrımı sağlar.
2
Kültürdeki üreme sıcaklığının değerlendirilmesi
45C45^\circ C'de hızlı üreme Mukorales üyeleri arasında termotolerant türleri (özellikle Cunninghamella ve Lichtheimia) akla getirir.
Birçok fırsatçı küf bu sıcaklıklarda üreme yeteneğine sahip değildir.
3
Mikroskobik yapıdaki karakteristik özelliklerin analizi
Sporangiyofor ucundaki vezikül ve bu vezikülün yüzeyindeki tek sporlu sporangiyoller (sporangiola) Cunninghamella cinsine özgü bir yapıdır.
Vezikül yapısı Mukorales içinde sadece Cunninghamella ve Syncephalastrum cinslerinde görülür; aradaki fark sporların düzenlenişidir.

Anahtar Kavram

Mukorales üyeleri arasında vezikül yapısı içeren ve vezikül üzerinde monosporöz sporangiyoller (sporangiyol) taşıyan tür Cunninghamella bertholletiae'dir.

Daha Fazla Pratik

Mukorales üyelerinin ayırıcı tanısında kullanılan rizoid yerleşimi ve sporangiyum şekillerini içeren bir karşılaştırma tablosunu inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 537Soru

Kolon kanseri nedeniyle cerrahi operasyon geçiren ve cerrahi sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle yoğun bakım ünitesinde takip edilen 6060 yaşındaki bir hastada, çeşitli antibiyotiklerin kombinasyonu ile tedavi edilmesine rağmen düşmeyen ateş nedeniyle kandidemi tablosundan şüphelenilmiştir. Kan kültüründen izole edilen maya mantarının laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular saptanmıştır:

- Germ tüp testi: Negatif
- Kromojenik agarda (CHROMAgar) görünüm: Metalik mavi renkli koloniler
- Mısır unlu Tween 80 agarda mikroskobik görünüm: Yalancı hifler (psödohif) ve hifler boyunca tekli veya küçük gruplar halinde dizilmiş blastokonidyumlar

Bu verilere göre, enfeksiyondan sorumlu olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida tropicalis

Cevap

Enfeksiyondan sorumlu en olası etken, germ tüp testi negatifliği ve kromojenik agardaki metalik mavi kolonileri ile karakterize olan Candida tropicalis'tir.
Laboratuvar bulgularında belirtilen germ tüp testi negatifliği ve kromojenik agardaki karakteristik metalik/çelik mavisi koloni görünümü Candida tropicalis için tipiktir. Ayrıca bu tür, mısır unlu agarda psödohifler ve bu yapılar boyunca dizilen blastokonidyumlar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı değerlendir
Abdominal cerrahi ve yoğun bakımda yatan hastada gelişen kandidemi tablosu saptandı.
Candida türleri, hastane kaynaklı fungemilerin en sık nedenidir.
2
Laboratuvar verilerinden germ tüp sonucunu analiz et
Germ tüp testinin negatif olması, etkenin Candida albicans olma olasılığını büyük ölçüde dışlar.
Candida albicans ve Candida dubliniensis dışındaki çoğu Candida türü germ tüp negatiftir.
3
Kromojenik agar (CHROMAgar) bulgusunu yorumla
Metalik mavi (çelik mavisi) koloniler Candida tropicalis için tanısal bir özelliktir.
CHROMagar, Candida türlerinin hızlı tanımlanmasında türlere özgü koloni renkleri sunar.
4
Morfolojik bulguları doğrula
Psödohifler boyunca blastokonidyumların varlığı Candida tropicalis morfolojisi ile uyumludur.
Mısır unlu Tween 80 agarda klamidospor saptanmaması ve karakteristik psödohif yapısı tür ayrımında yardımcıdır.

Anahtar Kavram

Candida türlerinin laboratuvar tanısında kromojenik besiyerleri (CHROMAgar) ve mikroskobik morfoloji kritik rol oynar.

Daha Fazla Pratik

Candida glabrata'nın hızlı tanısında kullanılan trehaloz fermentasyon testini ve flukonazol direnç profilini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 538Soru

Amerika Birleşik Devletleri'nin Mississippi Nehri havzasında yer alan Arkansas eyaletinde yaşayan ve boş vakitlerinde ormanlık alanlarda avcılık yapan 3434 yaşında erkek hasta; son bir aydır devam eden ateş, gece terlemesi, öksürük ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurmuştur. Fizik muayenede kollarında ve yüzünde verrüköz (siğil benzeri) cilt lezyonları saptanmıştır. Lezyonlardan alınan biyopsi örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; kalın hücre duvarına sahip, anne hücreye geniş bir taban ile tutunmuş tek bir tomurcuğu bulunan maya hücreleri izlenmiştir. Bu etkenin biyolojik özellikleri ve patogenezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maya fazındaki hücre duvarında bulunan α\alpha-(1,3)-glukan, immün sistemi uyaran β\beta-glukanları maskeleyerek patogenezde rol oynar.

Cevap

Maya fazındaki hücre duvarında bulunan α\alpha-(1,3)-glukan, immün sistemi uyaran β\beta-glukanları maskeleyerek patogenezde rol oynar.
Vakada tanımlanan geniş tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri Blastomyces dermatitidis etkenidir. Bu mikroorganizma vücut ısısında (37C37^\circ \text{C}) hif fazından maya fazına geçerken hücre duvarı kompozisyonunu değiştirir. Duvarın en dış tabakasında artan α\alpha-(1,3)-glukan, konak hücrelerin Dectin-1 reseptörleri tarafından tanınan β\beta-glukanları maskeleyerek pro-inflamatuar sitokin yanıtını baskılar ve mantarın dokuda hayatta kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve coğrafi verileri analiz et
Mississippi havzası (Arkansas), avcılık maruziyeti ve verrüköz cilt lezyonları Blastomyces dermatitidis enfeksiyonunu (Blastomikoz) düşündürür.
Sistemik mikozların ayırıcı tanısında coğrafi bölge ve spesifik organ tutulumları (deri lezyonları gibi) birincil ipucudur.
2
Morfolojik verileri değerlendir
Geniş tabanlı tomurcuklanma (broad-based budding) gösteren kalın duvarlı maya hücreleri Blastomyces dermatitidis için patognomoniktir.
Termal dimorfik mantarların maya fazı morfolojileri tür düzeyinde tanı koydurucudur.
3
Patogenez mekanizmasını hatırla
Blastomyces maya fazına geçtiğinde hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarını artırarak yüzeydeki β\beta-glukanları gizler.
β\beta-glukanlar (Dectin-1 reseptörü aracılığıyla) güçlü pro-inflamatuar yanıtı uyarır; maskeleme sayesinde mantar fagositozdan ve immün tanıdan kaçar.

Anahtar Kavram

Blastomyces dermatitidis'in geniş tabanlı maya morfolojisi ve α\alpha-(1,3)-glukan aracılı immün kaçış mekanizması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 539Soru

Tropikal bölgelerde daha sık görülen, saç şaftı üzerinde siyah, sert ve saça sıkıca yapışmış nodüllerin varlığı ile karakterize yüzeyel mikoz (Siyah Piedra) tablosuna yol açan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piedraia hortae

Cevap

Siyah Piedra tablosuna neden olan etken Piedraia hortae mantarıdır.
Saç şaftında siyah, sert ve sıkı yapışık nodüller oluşturması Piedraia hortae için patognomonik bir klinik bulgudur. Bu tabloya 'Siyah Piedra' adı verilir ve genellikle tropikal iklimlerde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Saç tellerinde siyah, sert ve yapışık nodüller saptandı.
Bu bulgular tipik olarak Siyah Piedra (Black Piedra) enfeksiyonunu tanımlar.
2
Yüzeyel mikoz etkenlerini hatırla.
Siyah Piedra etkeninin Piedraia hortae olduğu bilgisine ulaşılır.
Siyah Piedra, tropikal bölgelerde görülen ve sadece saç şaftını tutan spesifik bir yüzeyel mantar enfeksiyonudur.

Anahtar Kavram

Siyah Piedra (Piedraia hortae) ve Beyaz Piedra (Trichosporon spp.) ayrımı.

İpuçları

1
Enfeksiyonun adı, nodüllerin rengiyle aynıdır.

Daha Fazla Pratik

Beyaz Piedra etkeni olan Trichosporon'un diğer klinik formlarını (örneğin immünsüpresiflerdeki dissemine enfeksiyonlar) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 540Soru

Granülomatoz polianjitis (Wegener granülomatozu) tanısıyla siklofosfamid ve yüksek doz steroid (1 mg/kg1 \text{ mg/kg} metilprednizolon) tedavisi alan 4848 yaşında bir erkek hastada; ateş, kuru öksürük ve eforla artan nefes darlığı şikayetleri gelişiyor. Fizik muayenede taşipne ve siyanoz saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde bilateral perihiler "buzlu cam" manzarası izleniyor. Hastadan alınan indüklenmiş balgam örneğinin Gomori metenamin gümüş (GMS) boyamasında karakteristik kistler görülüyor. Bu enfeksiyon etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gomori metenamin gümüş (GMS) boyasında tipik olarak çökmüş veya ezilmiş pinpon topu manzarası veren kistik yapılar görülür.

Cevap

Gomori metenamin gümüş (GMS) boyasında karakteristik ezilmiş pinpon topu görünümündeki kistlerin saptanması Pneumocystis jirovecii için tipik bir tanısal bulgudur.
Pneumocystis jirovecii tanısında kullanılan Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası, etkenin kist duvarını boyayarak 'ezilmiş pinpon topu' veya 'fincan-tabak' olarak tanımlanan karakteristik görünümü sağlar. Bu bulgu, klinik tablo (buzlu cam infiltrasyonları) ile birleştiğinde PJP tanısı için oldukça değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve risk faktörlerini değerlendir.
GPA (Wegener) hastasında yüksek doz steroid kullanımı, bilateral buzlu cam manzarası ve kuru öksürük; fırsatçı bir patojen olan Pneumocystis jirovecii enfeksiyonunu (PJP) düşündürür.
PJP, özellikle hücresel bağışıklığı baskılanmış hastalarda (AIDS, uzun süreli steroid kullanımı) gelişen tipik bir tablodur.
2
Tanısal yöntemi ve etkenin morfolojisini analiz et.
GMS boyası ile balgamda kistlerin görülmesi tanıyı doğrular.
GMS boyası, kist duvarındaki karbonhidrat yapılarını siyaha boyayarak karakteristik şekilleri görünür kılar.
3
Etkenin biyokimyasal ve taksonomik özelliklerini hatırla.
P. jirovecii bir mantardır ancak ergosterol içermez, kolesterol içerir ve besiyerlerinde üretilemez.
Bu özellikler etkenin antifungal direncini ve tanı zorluğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin morfolojik tanısı ve membran yapısı.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 27 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 27 | Examkin