Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4761Soru

Güzel sanatlar; kullanılan malzemeye ve kendilerini ifade ediş biçimlerine göre plastik (görsel), fonetik (işitsel) ve dramatik (ritmik) sanatlar olmak üzere çeşitli dallara ayrılır.

Buna göre, edebiyatın güzel sanatlar içindeki yerini ve temel özelliklerini belirleyen aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebiyat, ana malzemesi dil olan ve işitsel (fonetik) sanatlar grubu içerisinde değerlendirilen, estetik bir haz uyandırmayı amaçlayan bir sanat dalıdır.

Cevap

Edebiyatın ana malzemesinin dil olduğu ve bu sebeple fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer aldığı yargısı doğrudur.
Edebiyatın temel malzemesi dildir. Dil, seslerin anlamlı yapılar oluşturmasıyla ortaya çıkan bir araç olduğu için edebiyat, müzik ile birlikte fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer alır. Güzel sanatların genel amacı ise estetik bir heyecan ve haz uyandırmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Güzel sanatların sınıflandırma kriterlerini gözden geçir.
Sanatlar; plastik (maddeye biçim veren), fonetik (sese ve dile dayalı) ve dramatik (harekete dayalı) olarak ayrılır.
Sınıflandırmanın temel dayanağını anlamak edebiyatın yerini belirlemek için gereklidir.
2
Edebiyatın temel malzemesini belirle.
Edebiyatın malzemesi 'dil'dir.
Bir sanatın hangi grupta olduğu, kullandığı malzemenin niteliğine bağlıdır.
3
Dilin hangi duyuyu ve yöntemi kullandığını analiz et.
Dil, seslerden ve anlam birimlerinden oluşur; dolayısıyla işitseldir.
Edebiyatın fonetik sanatlar (müzik ile birlikte) içinde yer almasının sebebi budur.

Anahtar Kavram

Güzel Sanatların Sınıflandırılması ve Edebiyatın Malzemesi

Daha Fazla Pratik

Edebiyatın diğer bilim dallarıyla (tarih, psikoloji, sosyoloji) olan ilişkisine dair örnek metin analizleri yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4762Soru

Aşağıdaki dizelerde (sol sütun) yer alan en belirgin edebi sanatları, sağ sütundaki kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Başını taştan taşa urup gezer âvâre su / Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? / 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki dizeler sırasıyla Hüsn-i Talil, Tevriye, Tecahül-i Arif ve Mübalağa sanatları ile eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki baskın edebi sanatlar sırasıyla hüsn-i talil, tevriye, tecahül-i arif ve mübalağadır. Bu sanatların tanımları ve dize içi kullanımları tam bir uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dize grubunun incelenmesi
Fuzuli'ye ait beyitte suyun akarak taşlara çarpması, sevgilinin ayağının tozuna ulaşma isteğine bağlanmıştır. Bu durum, doğal bir olayın güzel ve hayali bir sebebe bağlanması olan Hüsn-i Talil sanatı ile eşleşir.
Edebi metinlerde nedensellik ilişkisinin estetik amaçla değiştirilmesini kavramak.
2
İkinci dize grubunun incelenmesi
Bâkî'ye ait beyitte geçen 'Bâkî' kelimesi hem ebedi/kalıcı anlamını taşımakta hem de şairin kendi adına gönderme yapmaktadır. İki gerçek anlamı birden düşündürecek şekilde kullanıldığı için bu dize Tevriye sanatı ile eşleşir.
Çok anlamlı sözcüklerin metindeki işlevini ve tevriye sanatını analiz etmek.
3
Üçüncü dize grubunun incelenmesi
Cahit Sıtkı Tarancı'ya ait dizelerde şair, yaşlandığı gerçeğini bildiği halde saçlarının beyazlamasını 'kar yağması' olarak nitelendirip şüpheye düşmüş gibi davranarak Tecahül-i Arif sanatı yapmıştır.
Şairin bildiği bir durumu sanatsal amaçla bilmiyormuş gibi yansıtmasını kavramak.
4
Dördüncü dize grubunun incelenmesi
Mehmet Akif Ersoy'a ait dizelerde şehidin mezarının tarihe sığmayacağı belirtilerek gerçeğin çok üstünde bir yüceltme yapılmış ve Mübalağa sanatı kullanılmıştır.
Anlatımı güçlendirmek için başvurulan abartma derecesini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Türk edebiyatında yaygın olarak kullanılan edebi sanatların (söz sanatlarının) tespiti ve analizi
Soru 4763Soru

Gül yüzün görmek için can atar pervâneler,
Aşkının zincirine bağlıdır dîvâneler,
Dertli gönlüme mesken olur hep meyhâneler,
Hangi bir dertten yana gözyaşı döker beşer?

Yukarıdaki dörtlükle ilgili olarak;

I. Şiirin ahenk analizinde sözcük kökleri doğru ayrıştırıldığında dizeler arasında dört ses benzerliğine dayanan zengin kafiye olduğu görülür.
II. Ek halindeki redif belirlenirken kök sınırının karıştırılması durumunda, "-neler" kısmı redif kabul edilerek kafiye türü yanlışlıkla "tam kafiye" veya "yarım kafiye" olarak saptanabilir.
III. Şiir, hece ölçüsünün 7+7 duraklı 14'lü kalıbıyla yazılmıştır.
IV. Hem ek hem de kelime biçiminde redife yer verilmiştir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III öncüllerini içeren seçenek doğrudur.
Dörtlük incelendiğinde kelime köklerinin 'pervâne', 'dîvâne' ve 'meyhâne' olduğu görülür. Dize sonundaki '-ler' çoğul ekleri aynı görevde olduğu için ek halinde rediftir. Köklerde kalan '-âne' sesleri ise zengin kafiyedir, çünkü uzun ünlü 'â' iki ses değerindedir ve toplamda dört ses benzerliği (â:2, n:1, e:1) mevcuttur. Eğer kök sınırı karıştırılıp '-neler' redif alınsaydı, geride kalan 'â' sesi nedeniyle yanlışlıkla yarım veya tam kafiye saptanacaktı. Ayrıca şiir 7+7 duraklı 14'lü hece ölçüsüyle yazılmıştır ve dize sonlarında tekrarlanan ortak bir kelime bulunmadığından kelime şeklinde redif yoktur. Dolayısıyla I, II ve III numaralı yargılar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayılarını ve durak yapısını incelemek.
Tüm dizelerin 14 heceli olduğu görülür (Gül-yü-zün gör-mek i-çin / can a-tar per-vâ-ne-ler). Duraklar ise kelime bölünmesi yaşanmadan 7+7 şeklinde ayrılmıştır. Bu durum üçüncü öncülü doğrular.
Şiirde kullanılan ölçü ve durak düzenini tam olarak saptamak ahenk analizinin temel aşamasıdır.
2
Dize sonlarındaki kelimelerin morfolojik (k��k-ek) analizini yapmak.
"pervâne-ler", "dîvâne-ler", "meyhâne-ler" kelimelerindeki "-ler" eki çoğul ekidir. Kelime kökleri ise sırasıyla "pervâne", "dîvâne" ve "meyhâne" biçimindedir. Dolayısıyla ek halindeki redif yalnızca çoğul eki olan "-ler"dir.
Redif ve kafiyenin doğru ayrılabilmesi için sözcük kökünün sınırlarının doğru belirlenmesi gerekir.
3
Köklerdeki ses ortaklıklarını saptayıp kafiye türünü bulmak.
Kelimelerin köklerinde ortak olan sesler "-âne" biçimindedir. Türk şiirinde uzun ünlüler iki ses gücünde kabul edildiği için "â" (2 ses) + "n" (1 ses) + "e" (1 ses) = 4 ses benzerliğiyle zengin kafiye oluşur. Bu durum birinci öncülü doğrular.
YKS müfredatında uzun ünlülerin iki ses değerinde kabul edildiği bilgisini kullanarak kafiye türünü doğru saptamak.
4
Yaygın bir kavramsal hata olan kök-ek karıştırma durumunu analiz etmek.
Öğrenci eğer kelime köklerini hatalı analiz edip dize sonundaki "-neler" kısmını redif zannederse, kökte geriye kalan "pervâ", "dîvâ", "meyhâ" kısımlarında sadece "â" sesini ortak bulacaktır. Bu durumda "â" sesini iki ses kabul ederse "tam kafiye", tek ses kabul ederse "yarım kafiye" yanılgısına düşecektir. Bu durum ikinci öncülü doğrular.
Çeldirici seçeneklerin ve öğrenci yanılgılarının mantıksal zeminini değerlendirmek.
5
Şiirde kelime şeklinde redif olup olmadığını kontrol etmek.
Şiirin dize sonlarında yazılış ve görevleri aynı olan herhangi bir kelime tekrarı bulunmadığından kelime halinde redif yoktur. Bu durum dördüncü öncülün yanlış olduğunu gösterir.
Redif türlerinin şiirdeki varlığını tam olarak denetlemek.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Soru 4764Soru

Modern biyoteknolojik yöntemlerin tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde uygulanması, verimliliği artırmanın yanı sıra çeşitli ekolojik ve etik tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

Buna göre;

I. Somatik hücre çekirdek transferi yöntemiyle klonlanan bir memelinin çekirdek DNA'sı çekirdek donörü ile aynıyken, mitokondriyal DNA'sı yumurta hücresini veren birey ile aynıdır.
II. GDO'lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) tarım ürünlerinin polenleri aracılığıyla yabani akrabalarına gen aktarması, ekosistemde istenmeyen dirençli türlerin oluşmasına ve biyoçeşitliliğin zarar görmesine neden olabilir.
III. Modern biyoteknolojik ıslah çalışmaları, yapay seçilimden farklı olarak sadece aynı türün bireyleri arasındaki genetik varyasyonun kullanılmasına olanak tanır.
IV. Biyoetik, biyoteknolojik uygulamaların sadece insan sağlığı üzerindeki etkilerini değil; hayvan refahı, ekolojik denge ve sosyoekonomik haklar gibi unsurları da kapsayan ahlaki bir çerçeve sunar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Hayvan klonlamada mitokondriyal DNA'nın yumurta donöründen gelmesi, GDO'ların ekolojik riskleri ve biyoetiğin çok boyutlu yapısını içeren ifadeler doğrudur.
Klonlanan bireylerin çekirdek dışı kalıtımı (mitokondri) yumurta donörüne aittir. GDO'ların genetik kirlilik yaratma potansiyeli bilimsel bir gerçektir ve biyoetik, canlı haklarını ve ekolojik sağlığı korumayı amaçlayan geniş bir disiplindir.

Adım Adım Çözüm

1
Klonlama mekanizmasının analiz edilmesi
I. öncülün doğrulanması
Somatik hücre çekirdek transferinde çekirdek (genomik DNA) donörden alınır ancak sitoplazma ve dolayısıyla mitokondriler yumurta hücresinden gelir.
2
GDO'ların çevresel etkilerinin değerlendirilmesi
II. öncülün doğrulanması
Transgenik bitkilerden yabani otlara polen yoluyla gen kaçışı (horizontal gen transferi), ekolojik dengeyi bozabilir ve dirençli yabani otların oluşumuna yol açabilir.
3
Islah yöntemlerinin karşılaştırılması
III. öncülün elenmesi
Yapay seçilim (klasik ıslah) genellikle tür içi varyasyonlarla sınırlıdır; ancak modern biyoteknoloji (rekombinant DNA teknolojisi) türler arası gen aktarımına olanak tanır.
4
Biyoetik kapsamının incelenmesi
IV. öncülün doğrulanması
Biyoetik, bilimsel çalışmaların sadece teknik başarısına veya insan sağlığına değil, ekosisteme ve etik değerlere uygunluğuna da odaklanır.

Anahtar Kavram

Biyoteknolojik uygulamaların genetik mekanizmaları ve biyoetik risk analizi

Daha Fazla Pratik

Rekombinant DNA teknolojisinin aşamaları ve Dolly deneyinin detaylarını inceleyerek genetik kopya ile orijinal birey arasındaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4765Soru

Günümüzde modern biyoteknolojik yöntemler tarımsal verimliliği artırmak ve hayvancılıkta ıslah çalışmalarını hızlandırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak bu çalışmalar beraberinde bazı etik tartışmaları da getirmektedir.

Aşağıda verilen biyoteknolojik uygulama terimlerini, bu uygulamaların temel mekanizmaları veya kapsamlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Poliploidi
Somatik hücre çekirdek transferi
Rekombinant DNA teknolojisi
Biyoetik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Poliploidi tekniği kromozom setlerinin artırılmasıyla; somatik hücre çekirdek transferi klonlama mekanizmasıyla; rekombinant DNA teknolojisi gen aktarımıyla; biyoetik ise biyoteknolojik çalışmaların ahlaki çerçevesiyle eşleşmektedir.
Poliploidi bitkilerde kromozom katlanmasını, çekirdek transferi klonlamayı, rekombinant DNA gen aktarımını, biyoetik ise ahlaki denetimi ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Poliploidi kavramının analiz edilmesi
Hücrelerde 2n2n'den fazla kromozom takımı bulunması (örneğin çekirdeksiz karpuz veya dev çilekler).
Bitkilerde ticari verimi artırmak için kromozom sayısının katlanması hedeflenir.
2
Klonlama ve çekirdek transferi ilişkisinin kurulması
Vücut hücresi çekirdeğinin boş bir yumurtaya aktarılması süreci.
Dolly örneğinde olduğu gibi, genetik kopyalama somatik çekirdek transferi ile gerçekleşir.
3
Gen aktarımı yönteminin belirlenmesi
Rekombinant DNA (farklı DNA parçalarının birleştirilmesi) teknolojisi.
Plazmitler kullanılarak yapılan gen ekleme işlemleri bu teknoloji kapsamındadır.
4
Etik ve bilimsel sınırların değerlendirilmesi
Biyoetik ilkeler.
Bilimsel çalışmaların insan ve çevre sağlığına yönelik oluşturabileceği risklerin denetlenmesi etik bir zorunluluktur.

Anahtar Kavram

Tarım ve hayvancılıkta biyoteknolojik yöntemlerin temel mekanizmalarını ve biyoetik sınırları ayırt etme.

Alternatif Yöntem

Kavramları anahtar kelimelerle eşleştirmek: Poliploidi -> Kromozom seti; Transfer -> Klonlama; Rekombinant -> Gen ekleme; Etik -> Ahlak/Risk.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4766Soru

Modern biyoteknolojik yöntemlerden biri olan "Somatik Hücre Çekirdek Transferi" (hayvan klonlama) yöntemiyle bir canlı üretilmesi süreci aşağıda özetlenmiştir:

* AA canlısından alınan bir meme hücresinin çekirdeği çıkarılıyor.
* BB canlısından alınan olgun bir yumurta hücresinin çekirdeği uzaklaştırılıyor.
* AA canlısından alınan çekirdek, BB canlısından alınan çekirdeksiz yumurta hücresine özel yöntemlerle aktarılıyor.
* Elde edilen yapı uygun bir besiyerinde embriyoya dönüşene kadar çoğaltılıyor.
* Oluşan embriyo, CC canlısının (taşıyıcı anne) rahmine yerleştirilerek normal gebelik süreci sonunda DD canlısı (klon) dünyaya geliyor.

Buna göre, gerçekleştirilen bu biyoteknolojik uygulama ve sonuçları ile ilgili;

I. DD canlısının fenotipinin oluşumunda AA canlısının çekirdek DNA'sı ve BB canlısının mitokondriyal DNA'sı birlikte rol oynar.
II. DD canlısı ile CC canlısı arasında genetik bir akrabalık bulunmaz.
III. Bu yöntem, nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin korunmasında kullanılabilen bir tekniktir ancak popülasyon içindeki genetik varyasyonu artırmaz.
IV. DD canlısının tüm kalıtsal özellikleri, çekirdek vericisi olan AA canlısı ile tamamen aynıdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

D canlısının genetik yapısı analiz edildiğinde; çekirdek DNA'sının A canlısından, mitokondriyal DNA'sının B canlısından geldiği görülür. Taşıyıcı anne C sadece fiziksel gelişim ortamı sağlar ve varyasyon artmaz. Bu nedenle I, II ve III. ifadeler doğrudur.
Klonlama sürecinde çekirdek DNA'sı A canlısından geldiği için temel kalıtsal özellikler A ile aynıdır. Ancak yumurta hücresinin sitoplazması B canlısından geldiği için mitokondriyal DNA B canlısına aittir. Taşıyıcı anne (C), embriyonun sadece gelişimini desteklediği için genetik bir akrabalık kurulmaz. Ayrıca klonlama mevcut genotipin kopyalanması olduğundan popülasyondaki varyasyonu artırmaz, aksine homojenliğe yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Çekirdek DNA'sının kaynağını belirleme
Çekirdek DNA'sı AA canlısından gelir.
Somatik hücre çekirdeği AA canlısından alınmıştır; kalıtsal bilginin büyük kısmı buradadır.
2
Sitoplazmik ve mitokondriyal kalıtımı analiz etme
Mitokondriyal DNA BB canlısından gelir.
Çekirdeksiz yumurta hücresinin sitoplazması ve içindeki organeller BB canlısına aittir.
3
Taşıyıcı annenin (CC) genetik rolünü değerlendirme
Genetik katkı yoktur.
Taşıyıcı anne sadece embriyonun beslenmesi ve gelişimi için rahim ortamı sunar.
4
Biyoetik ve varyasyon analizi
Klonlama genetik varyasyonu artırmaz.
Klonlama mevcut bir genotipi kopyalamaktır; yeni genetik kombinasyonlar (mayoz/döllenme) içermediği için çeşitliliği azaltır veya sabit tutar.

Anahtar Kavram

Hayvan Klonlamada Genetik Materyalin Kaynağı ve Biyoetik Sonuçlar

Daha Fazla Pratik

Biyoetik açıdan klonlamanın risklerini (erken yaşlanma, yüksek ölüm oranları) ve GDO'lu bitkilerin ekolojik dengeye etkilerini araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4767Soru

Güzel sanatlar; kullanılan malzemenin niteliğine, bu malzemenin işleniş biçimine ve hitap ettiği duyu organına göre geleneksel olarak plastik (görsel), fonetik (işitsel) ve dramatik (ritmik) sanatlar olmak üzere üç temel gruba ayrılır.

Aşağıdaki tabloda bazı sanat dalları, bu dalların icrasında kullanılan temel malzemeler ve dahil oldukları gruplar eşleştirilmiştir:

Sanat DalıTemel MalzemeSınıflandırma Grubu
I. MimariTaş, Tuğla, BetonPlastik (Görsel) Sanatlar
II. MusikiSes, NotaFonetik (İşitsel) Sanatlar
III. EdebiyatDil, KelimePlastik (Görsel) Sanatlar
IV. TiyatroHareket, SözDramatik (Ritmik) Sanatlar
V. HatMürekkep, KağıtPlastik (Görsel) Sanatlar

Bu tablodaki numaralanmış eşleştirmelerin hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Edebiyatın plastik sanatlar olarak gösterildiği üçüncü satırdaki eşleştirme yanlıştır.
Geleneksel sınıflandırmada sanatlar; malzeme ve algılanış biçimlerine göre ayrılır. Plastik sanatlar (mimari, heykel, resim) maddeye şekil verir ve mekânda yer kaplar. Fonetik sanatlar (müzik, edebiyat) ise sese ve dile dayanır, zamanda gerçekleşir. Edebiyatın temel malzemesi dil olduğu için o, plastik değil, fonetik bir sanattır.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel sanat sınıflandırmasının temel kriterlerini hatırla.
Sanatlar; plastik (maddeye dayalı), fonetik (sese/dile dayalı) ve dramatik (hareket/eyleme dayalı) olarak ayrılır.
Soruda verilen tablodaki gruplandırmanın doğruluğunu kontrol edebilmek için teorik bilgiyi netleştirmek gerekir.
2
Edebiyatın malzemesini ve bu malzemenin hangi duyuya hitap ettiğini belirle.
Edebiyatın malzemesi dildir. Dil, kelimelerden ve seslerden oluşur; bu yönüyle işitsel (fonetik) nitelik taşır.
Edebiyatın güzel sanatlar içindeki yerini belirleyen temel unsur, onun dilsel ve zamansal karakteridir.
3
Tablodaki eşleştirmeyi kontrol et.
Tabloda edebiyatın 'Plastik Sanatlar' (görsel/mekânsal) grubuna dahil edildiği görülmektedir.
Plastik sanatlar mermer, taş gibi katı maddelerle yapılan sanatları kapsar; edebiyatın bu gruba dahil edilmesi yanlıştır.

Anahtar Kavram

Güzel Sanatların Sınıflandırılması
Soru 4768Soru

I. Modern astronomide galaksiler, milyonlarca yıldızın, gaz ve toz bulutlarının kütle çekimiyle bir arada tutulduğu devasa sistemler olarak tanımlanır. Samanyolu, sarmal yapıda bir galaksi olup güneş sistemimizi barındırır.

II. Gökyüzü o gece derin bir sessizliğe bürünmüş, yıldızlar ise uçsuz bucaksız karanlıkta birer inci tanesi gibi parlamaktaydı. Sessizliği sadece uzaktan gelen baykuş sesleri bozuyor, gecenin gizemi ormanın derinliklerine doğru uzanıyordu.

Bu iki metin karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci metin; olay, kişi ve mekân gibi yapı unsurlarına sahip olduğu için sanatsal metinler içerisinde 'göstermeye bağlı metinler' kategorisine dahil edilir.

Cevap

İkinci metin, yapısı gereği anlatmaya bağlı bir metindir; tiyatro gibi sahnelemeye dayanan 'göstermeye bağlı metinler' grubunda yer almaz.
İkinci metin, anlatmaya bağlı sanatsal metinler grubuna giren bir parça niteliğindedir. Olay, kişi ve mekân gibi unsurlar hem anlatmaya hem de göstermeye bağlı metinlerde bulunabilir; ancak bu metin bir anlatıcı tarafından sunulduğu için 'anlatmaya bağlı' kategorisindedir. 'Göstermeye bağlı metinler' ifadesi tiyatro türlerini karşılar, dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin türlerini belirle.
I. metin bilimsel bilgi içerdiği için 'Öğretici Metin', II. metin betimleme ve duygu içerdiği için 'Sanatsal Metin'dir.
Metinlerin yazılış amacı (bilgi verme vs. estetik zevk) temel sınıflandırma ölçütüdür.
2
Dilin işlevlerini ve gerçeklik algısını kontrol et.
I. metinde dil göndergesel (nesnel gerçeklik), II. metinde dil şiirseldir (kurmaca gerçeklik).
Öğretici metinler dış dünyayı, sanatsal metinler ise dönüştürülmüş gerçekliği anlatır.
3
Sanatsal metnin alt dalını tespit et.
II. metin, bir anlatıcının bakış açısıyla sunulduğu için 'Anlatmaya Bağlı Metinler' grubuna girer.
Göstermeye bağlı metinler (tiyatro) sahnede canlandırılmak üzere yazılır, anlatma esasına dayanmaz.

Anahtar Kavram

Edebi Metinlerin Sınıflandırılması
Soru 4769Soru

Edebî metinlerin sınıflandırılmasında temel alınan ölçütler; metnin yazılış amacı, gerçeklikle ilişkisi ve dilin hangi işlevde kullanıldığıdır; bu doğrultuda hikâye anlatmaya bağlı sanatsal metinler, fıkra ise öğretici metinler grubunda değerlendirilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur çünkü edebi metinlerin sınıflandırılmasındaki temel kriterler ve verilen tür örnekleri literatürdeki tasnifle tam olarak örtüşmektedir.
Metinlerin sınıflandırılmasında kullanılan 'yazılış amacı, gerçeklik ve dilin işlevi' ölçütleri akademik olarak kabul görmüş temel kriterlerdir. Ayrıca hikâye türünün sanatsal (anlatmaya bağlı), fıkra türünün ise öğretici metin olarak tanımlanması bu tasnif kurallarına uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Metin sınıflandırma kriterlerini doğrulamak.
Yazılış amacı, gerçeklik ilişkisi ve dilin işlevi temel ölçütlerdir.
Edebi metinlerin bilimsel tasnifi bu üç temel unsura dayanır.
2
Hikâye türünün kategorisini incelemek.
Hikâye, olay çevresinde oluşan anlatmaya bağlı sanatsal bir metindir.
Kurmaca bir gerçekliğe dayanması ve estetik haz amacı gütmesi onu sanatsal metin yapar.
3
Fıkra türünün kategorisini incelemek.
Fıkra (köşe yazısı), gazete çevresinde gelişen öğretici bir metindir.
Okuru bilgilendirme ve güncel bir konuyu açıklama amacı taşıdığı için öğretici metin kabul edilir.

Anahtar Kavram

Metinlerin Sınıflandırılması Ölçütleri
Soru 4770Soru

I. Metin: Küçük Ağa, paltosuna iyice sarıldı. Sakarya’nın o sert rüzgârı yüzünü kamçılıyordu. Ankara’da duyduğu havadisler zihninde bir bir canlandı; Anadolu’nun her yanından gelen o çığlıklar artık bir karara varması gerektiğini fısıldıyordu.

II. Metin: Günlük, bir kimsenin başından geçen olayları, o günün tarihini belirterek ve her günün sonunda sıcağı sıcağına kaleme aldığı yazılardır. Bu tür metinler, yazarın iç dünyasını yansıtması bakımından içten ve öznel bir nitelik taşır.

Yukarıdaki metin parçaları dikkate alındığında, bu metinlerin sınıflandırılması ve özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. metin sanatsal metinlerin 'anlatmaya bağlı' türlerinden birine örnektir; II. metin ise öğretici metinler içerisinde yer alan 'kişisel hayatı konu alan' bir türün tanımıdır.

Cevap

Birinci metin anlatmaya bağlı sanatsal bir metinken, ikinci metin kişisel hayatı konu alan bir öğretici metin türüdür.
Doğru seçenek olan ifade, her iki metnin de edebiyat kuramındaki yerini doğru tespit etmiştir. Birinci metin, bir roman veya hikayeden alınmış olup anlatmaya dayalı kurmaca bir yapı sergilerken; ikinci metin, günlüğün tanımını yaparak öğretici metinlerin kişisel hayatla ilgili alt dalını temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin yapısal özelliklerini incele.
Metinde şahıs (Küçük Ağa), mekan (Sakarya/Ankara) ve bir olay akışı sezilmektedir. Dil, heyecanı ve atmosferi yansıtacak şekilde (mecazlı anlatım: rüzgarın kamçılaması) kullanılmıştır. Bu durum metnin sanatsal ve anlatmaya bağlı bir metin olduğunu gösterir.
Sanatsal metinlerin temel amacı estetik zevk uyandırmak ve kurmaca bir dünya yaratmaktır.
2
İkinci metnin türünü ve amacını belirle.
Metinde 'günlük' türünün tanımı yapılmakta ve özellikleri hakkında bilgi verilmektedir. Dil göndergesel işlevdedir ve nesnel tanımlar içermektedir. Bu, metnin öğretici olduğunu kanıtlar.
Öğretici metinler bilgi vermek ve açıklama yapmak amacıyla yazılır.
3
Metinleri sınıflandırma tablosundaki yerlerine göre karşılaştır.
I. metin 'Olay Çevresinde Oluşan Metinler' > 'Anlatmaya Bağlı Metinler' grubuna girer. II. metin ise 'Öğretici Metinler' > 'Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler' (günlük) grubuna girer.
Doğru sınıflandırma, metnin yazılış amacı ve gerçeklikle ilişkisine dayanır.

Anahtar Kavram

Edebi ve Öğretici Metin Ayrımı
Soru 4771Soru

Aşağıdaki tabloda edebi metinlerin sınıflandırılmasında kullanılan bazı ana kategoriler ve bu kategorilere ait belirleyici özellikler verilmiştir. Sol sütundaki metin türü gruplarını sağ sütundaki doğru tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Göstermeye bağlı metinler
Coşku ve heyecanı dile getiren metinler
Gazete çevresinde gelişen öğretici metinler
Kişisel hayatı konu alan öğretici metinler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda; göstermeye bağlı metinler sahnede canlandırma özelliğiyle, coşku ve heyecanı dile getiren metinler imge ve ahenkle, gazete çevresinde gelişen metinler güncel/kamusal bilgilendirmeyle, kişisel hayatı konu alan metinler ise bireysel tanıklıklarla eşleşmelidir.
Metinlerin sınıflandırılmasında 'sanat metinleri' estetik zevki; 'öğretici metinler' ise bilgi vermeyi amaçlar. Tiyatro (gösterme) sahneye, şiir (coşku) ahenk ve imgeye, gazete metinleri güncelliğe, kişisel metinler ise bireysel anılara dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin temel ayrımını (sanatsal ve öğretici) analiz etmek.
Göstermeye bağlı ve coşku bildiren metinlerin sanatsal; gazete çevresi ve kişisel hayatı konu alanların öğretici metin olduğu saptandı.
Sınıflandırma, metnin yazılış amacı ve dilin işlevi üzerinden yapılır.
2
Anahtar kelimelerle türlerin yapısal özelliklerini eşleştirmek.
'Sahne/canlandırma' tiyatroyla, 'imge/ahenk' şiirle, 'kamuoyu/güncellik' gazete yazılarıyla, 'yaşam izleri/tanıklık' kişisel metinlerle örtüştü.
Her metin türü grubunun kendine has bir sunum biçimi ve iletişim amacı vardır.

Anahtar Kavram

Metinlerin Sınıflandırılması Tablosu

Daha Fazla Pratik

Bu kategorilerin altına giren alt türleri (örneğin trajedi, makale, anı gibi) bir şema üzerinde listeleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4772Soru

Güzel sanatlar; kullanılan malzemeye, ifade biçimine ve hitap ettikleri duyulara göre fonetik (işitsel), plastik (görsel) ve dramatik (ritmik) sanatlar olarak üç temel başlık altında toplanır. Edebiyat, malzemesinin 'dil' ve 'ses' olması, temelinde işitselliğin bulunması nedeniyle bu sınıflandırmada fonetik sanatlar içerisinde yer alır.

Buna göre, aşağıda verilen sanat dallarından hangisi, temel malzemesinin niteliği ve sınıflandırmadaki yeri bakımından edebiyat ile aynı grupta yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müzik

Cevap

Müzik sanatı, edebiyat ile birlikte sese ve dile dayalı fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer almaktadır.
Müzik, temel malzemesi ses olan ve işitsel algıya hitap eden bir sanat dalıdır. Edebiyat da dili ve sesi kullanarak şekillendiği için bu iki sanat dalı fonetik (işitsel) sanatlar başlığı altında birlikte değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebiyatın güzel sanatlar içindeki yerini belirle.
Edebiyatın malzemesi dil ve sestir; bu yüzden fonetik (işitsel) sanatlar grubundadır.
Soruda edebiyatla aynı grupta olan sanat dalını bulmak için önce edebiyatın kategorisini saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki sanat dallarını malzemelerine göre kategorize et.
Mimari, Heykel ve Resim plastik; Tiyatro dramatik; Müzik ise fonetiktir.
Her sanat dalının hangi duyuya ve malzemeye dayandığı, sınıflandırmanın temel ölçütüdür.
3
Edebiyatın grubuyla eşleşen sanat dalını tespit et.
Müzik ve edebiyat fonetik grubunda eşleşir.
Her iki sanat dalı da işitsel nitelik taşır ve ses malzemesini kullanır.

Anahtar Kavram

Güzel Sanatların Sınıflandırılması ve Edebiyatın Malzemesi
Soru 4773Soru

Aşağıdaki metin türlerini, edebî metinlerin ve öğretici metinlerin sınıflandırılması tablosundaki doğru kategorileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mesnevi
Meddah
Eleştiri
Günlük

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mesnevi - Anlatmaya bağlı edebî metinler; Meddah - Göstermeye bağlı edebî metinler; Eleştiri - Gazete çevresinde gelişen öğretici metinler; Günlük - Kişisel hayatı konu alan öğretici metinler.
Mesnevi, olay örgüsüne dayalı olduğu için anlatmaya bağlıdır. Meddah, bir tiyatro türü olduğu için göstermeye bağlıdır. Eleştiri, fikir odaklı olup gazete çevresinde gelişmiştir. Günlük ise doğrudan bireyin yaşamını konu edindiği için kişisel hayatı esas alır.

Adım Adım Çözüm

1
Türleri temel ayrımına (Sanatsal/Öğretici) göre gruplandırın.
Mesnevi ve Meddah sanatsal; Eleştiri ve Günlük öğretici metindir.
Sınıflandırmanın ilk adımı metnin yazılış amacını belirlemektir.
2
Sanatsal metinleri olay anlatımı mı yoksa sahnede canlandırma mı içerdiğine göre ayırın.
Mesnevi anlatmaya (olay örgüsü), Meddah göstermeye (tiyatro) dayalıdır.
Olay çevresinde gelişen metinler anlatma ve gösterme olarak ikiye ayrılır.
3
Öğretici metinleri yayım mecrası ve odak noktasına göre ayırın.
Eleştiri gazete/dergi çevresinde, günlük ise bireysel yaşam odağında gelişmiştir.
Öğretici metinler; gazete çevresi, kişisel hayat, bilimsel, tarihi ve felsefi metinler olarak alt dallara ayrılır.

Anahtar Kavram

Metinlerin gerçeklik, dilin işlevi ve yazılış amaçlarına göre sanatsal ve öğretici olarak sınıflandırılması.
Soru 4774Soru

Derdimi söylesem şu yüce dağa,
Bülbül feryat eder indiği bağa,
Selâm verdim bugün gelen her sağa,
Yazık oldu ömürdeki bu çağa.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dize sonlarındaki ses benzerliklerinin tamamı ("-ağa") zengin kafiye olarak kabul edilmelidir.

Cevap

Ses benzerliklerinin tamamının zengin kafiye olarak kabul edilmesi gerektiği ifadesi yanlıştır; çünkü ek olan bölümler redif, kökteki ortak sesler ise kafiyedir.
Dörtlükteki ses benzerlikleri incelendiğinde; 'dağ, bağ, sağ, çağ' kelimelerinin kök olduğu ve sonlarındaki '-a' seslerinin aynı görevde (yönelme durum eki) olduğu görülür. Bu nedenle '-a' sesleri rediftir. Redifler ayrıldıktan sonra köklerde kalan 'ağ' sesleri ise iki ses benzerliği olduğu için 'tam kafiye'dir. Seslerin tamamını (ağa) birleştirip üç ses üzerinden 'zengin kafiye' demek bilimsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hece ölçüsünü ve durakları belirlemek için ünlü harfleri sayın ve durak noktalarını kontrol edin.
Tüm dizeler 11 hecelidir (6+5 duraklı).
Halk şiiri geleneğinde hece sayısının ve durakların uyumu ahengi sağlar.
2
Dize sonlarındaki kelimelerin köklerini ve eklerini ayırarak görevdaş olup olmadıklarını inceleyin.
dağ-a, bağ-a, sağ-a, çağ-a dizilişinde "-a" ekleri yönelme durum ekidir.
Aynı görevdeki sesler redif olarak ayrılmalıdır.
3
Redifleri ayırdıktan sonra köklerde kalan ses benzerliklerini sayın.
"dağ, bağ, sağ, çağ" kelimelerindeki "ağ" sesleri ortaktır.
İki ses benzerliği tam kafiyeyi oluşturur.
4
Kafiye şemasını belirlemek için dize sonlarındaki ses uyumuna göre harflendirme yapın.
aaaa (Düz kafiye).
Kafiye örgüsü şiirin şekil özelliklerini belirler.

Anahtar Kavram

Şiirde kafiye ve redif ayrımı yapılırken eklerin görevdaşlığına dikkat edilmeli, redifler ayrıldıktan sonra kalan ses benzerlikleri kafiye türünü belirlemelidir.

Daha Fazla Pratik

Farklı türden eklerin (örneğin iyelik eki ile yönelme ekinin) bir araya geldiği dizelerde kafiye türünün nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4775Soru

Şiirde ahengi sağlayan en önemli unsurlardan olan kafiye ve redif, dize sonlarındaki ses benzerliklerine dayanır. Aşağıdaki dizelerde yer alan ahenk unsurlarını, karşılarında verilen doğru kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bursa'da bir eski cami avlusu
Mermer şadırvanda şakırdayan su
Üstümüzden gelen boran kış gibi
Şahin pençesinde yavru kuş gibi
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç
Yollarda kalan gözlerimin nûrunu yordum
Kimdir o, nasıldır diye rüzgârlara sordum

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki ses benzerlikleri incelendiğinde; 'su/avlusu' tunç kafiye, 'kış/kuş' yarım kafiye ve 'gibi' redif, 'geç/geç' cinaslı kafiye, 'yordum/sordum' ise tam kafiye ve redif olarak eşleşmektedir.
Eşleştirme, Türk şiir geleneğindeki kafiye türlerinin (yarım, tam, zengin, tunç, cinaslı) tanımına ve redif kavramının işlevine dayanmaktadır. Tek ses benzerliği yarım, iki ses benzerliği tam kafiye kabul edilirken; bir kelimenin diğerinin içinde bulunması tunç, sesteş kelimelerin kullanımı cinaslı kafiyeyi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Dize sonlarındaki kelimelerin anlam ve görevlerini kontrol et.
Eklerin ve kelimelerin görevleri (isim, fiil, zaman eki vb.) belirlendi.
Redif ve kafiyeyi birbirinden ayırmak için kelimenin kök ve ek tahlili yapılmalıdır.
2
Aynı görevdeki ekleri veya aynı anlamdaki kelimeleri (redif) belirle.
Gibi kelimeleri ve -dum ekleri redif olarak ayrıldı.
Redif, kafiyeden sonra gelen görevdaş ses benzerliğidir.
3
Kalan köklerdeki ses benzerliği sayısını tespit et.
Tek ses (ş) yarım, iki ses (or) tam, kelime içi geçiş (su) tunç, sesteşlik (geç) cinas olarak sınıflandırıldı.
Ses sayısı ve niteliği kafiye türünü belirler.

Anahtar Kavram

Şiirde kafiye (uyak) ve redif ayırımı ile kafiye türlerinin belirlenmesi.
Soru 4776Soru

Bahar geldi yine güller açıldı,
Dünyaya mis gibi koku saçıldı,
Aşkın şarabından meyden içildi,
Gönül kuşum kanat açtı uçmaya.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki ahenk unsurlarından hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve redif kullanılmıştır.

Cevap

Dörtlükte 11'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve redif bir arada kullanılmıştır.
Dizeler incelendiğinde her dizede 11 hece olduğu görülür. 'aç-ıl-dı', 'saç-ıl-dı' ve 'iç-il-di' kelimelerinde yer alan '-ıl-dı / -il-di' ekleri hem edilgenlik hem de zaman bildirme görevinde ortak oldukları için redif oluşturur. Kelime köklerinde kalan 'ç' sesleri ise tek ses benzerliğine dayandığı için yarım kafiyedir. Bu durum 11'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve redif kullanımını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hece ölçüsünü belirlemek için ünlü harfleri sayın.
1. dize: Ba-har gel-di yi-ne gül-ler a-çıl-dı (11), 2. dize: Dün-ya-ya mis gi-bi ko-ku sa-çıl-dı (11).
Türk şiirinde ahengi sağlayan temel ölçü birimini tespit etmek gerekir.
2
Dize sonlarındaki kelimeleri kök ve eklerine ayırarak görevdaş sesleri bulun.
aç-ıl-dı / saç-ıl-dı / iç-il-di. Burada '-ıl-dı / -il-di' ekleri edilgenlik ve görülen geçmiş zaman görevindedir.
Aynı görevdeki ekler veya kelimeler redif oluşturur.
3
Köklerdeki ses benzerliklerini analiz ederek kafiye türünü belirleyin.
'aç', 'saç' ve 'iç' köklerinde sadece 'ç' ünsüzü ortaktır. Tek ses benzerliği yarım kafiyedir.
Rediften arta kalan ses benzerlikleri kafiye türünü belirler.

Anahtar Kavram

Şiirde redif ve kafiye ayrımı yapılırken eklerin görevine dikkat edilmelidir.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir analizi Divan edebiyatından bir gazel beyti üzerinde yaparak aruz ölçüsü ve zengin kafiye farkını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4777Soru

Aşağıdaki dizelerde kullanılan kafiye (uyak) türlerini, dize sonlarındaki ses benzerliklerini dikkate alarak uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ağacın biri her gün taşlanır
Meyvesi olan ağaç haşlanır
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir ay öpüyor uykusuz bir çocuk
Karacaoğlan der ki kondum göçerim
Acı tatlı şerbetleri içerim
Her nefeste eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiçbir ah

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler sırasıyla Tam Kafiye, Zengin Kafiye, Yarım Kafiye ve Tunç Kafiye ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirme dize sonlarındaki ses benzerliği sayısına dayanır: 1 ses yarım, 2 ses tam, 3 ve üzeri ses zengin kafiye oluşturur. Bir kelimenin diğerinin içinde geçmesi ise tunç kafiye olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dize sonlarındaki kelimeleri ek ve köklerine ayırın.
"taş-la-n-ır / haş-la-n-ır", "yolculuk / çocuk", "göç-er-im / iç-er-im", "günah / ah".
Redif ve kafiyeyi birbirinden doğru ayırmak için kelime yapısını analiz etmek gerekir.
2
Kelime sonlarındaki aynı görevli ekleri (redifleri) belirleyin.
Birinci örnekte "-lanır", üçüncü örnekte "-erim" rediftir. Diğerlerinde ortak görevli ek yoktur.
Redifler ses benzerliği sayımına dahil edilmez.
3
Kalan köklerdeki ses benzerliklerini sayarak türü belirleyin.
taş/haş (-aş, 2 ses = tam); yolculuk/çocuk (-ocuk, 4 ses = zengin); göç/iç (-ç, 1 ses = yarım); ah/günah (iç içe geçme = tunç).
Ses sayısı kafiye türünü (yarım, tam, zengin) belirler.

Anahtar Kavram

Şiirde kafiye (uyak), dize sonlarındaki köklerde bulunan ses benzerliğidir; redif ise dize sonlarındaki aynı görevli ek veya kelime tekrarıdır.
Soru 4778Soru

Kömür gözlüm, ne bakarsın yollara?
Gönül verdin şimden gerü ellere.
Düştüm ben de bitmez acı dillere,
Mecnun olup gezdim sahra çöllere.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dize sonlarında tam kafiye kullanılmıştır.

Cevap

Dize sonlarında tam kafiye kullanıldığına dair ifade yanlıştır; çünkü dizelerde sadece tek ses benzerliğine dayanan yarım kafiye vardır.
Dizelerdeki 'yol', 'el', 'dil' ve 'çöl' kelimelerinin kökleri incelendiğinde sadece 'l' sesinin ortak olduğu görülür. Edebiyat bilgisinde tek ses benzerliği 'yarım kafiye' olarak tanımlandığı için, dizelerde tam kafiye bulunduğunu savunan seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dize sonlarındaki kelimeleri kök ve eklerine ayırın.
yol-lar-a, el-ler-e, dil-ler-e, çöl-ler-e
Kafiye ve redifi birbirinden ayırt edebilmek için eklerin görevlerini belirlemek gerekir.
2
Eklerin görevlerini kontrol ederek redifi belirleyin.
“-lara / -lere” ekleri (çoğul + yönelme durumu) rediftir.
Yazılışları ve görevleri aynı olan ekler redif oluşturur.
3
Kelime köklerindeki ses benzerliğini inceleyerek kafiye türünü bulun.
“yol, el, dil, çöl” kelimelerinde ortak olan tek ses “l” sesidir.
Tek ses benzerliği yarım kafiye olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları: Yarım Kafiye ve Redif Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4779Soru

Aşağıda verilen şiir parçalarını, mısra sonlarındaki ses benzerliklerine göre ilgili kafiye türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kandilli yüzerken uykularda
Mehtabı sürükledik sularda
Yollarda kaldı gözlerimiz gelmedi haber
Sensiz geçen günlerin hepsi birbirinden beter
Gönlümü bağladım ey dost bir yare
Bulunmaz derdime dünyada çare
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: uykularda/sularda - Yarım Kafiye, haber/beter - Tam Kafiye, yare/çare - Zengin Kafiye, geç/geç - Cinaslı Kafiye.
Kafiye analizi yapılırken önce aynı görevli ekler (redif) ayrılır, ardından kökte kalan ses benzerliği sayısına göre tür belirlenir. 'Uykularda/sularda' örneğinde '-larda' ekleri redif, 'u' sesi yarım kafiyedir. 'Haber/beter' örneğinde '-er' sesleri tam kafiyedir. 'Yare/çare' örneğinde '-are' sesleri zengin kafiyedir. 'Geç/geç' örneğinde ise kelimelerin sesteş olması cinaslı kafiyeyi doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Mısra sonlarındaki kelimelerin ek ve köklerini ayırın.
Eklerin görevlerinin aynı olup olmadığını kontrol ederek redifleri belirleyin.
Kafiye türünü belirlemeden önce redifleri ayıklamak hatalı analiz yapmayı önler.
2
Kelimelerin köklerinde kalan ses benzerliklerini sayın.
Tek ses (yarım), iki ses (tam), üç ve üzeri ses (zengin) olarak sınıflandırın.
Kafiye türleri, kökteki benzer ses sayısına göre isimlendirilir.
3
Sesteş (yazılışı aynı anlamı farklı) kelime olup olmadığını inceleyin.
Eğer anlamlar farklıysa cinaslı kafiyeyi tespit edin.
Cinaslı kafiye, sesteşlik özelliğine dayanan özel bir ahenk unsurudur.

Anahtar Kavram

Şiirde kafiye türleri, mısra sonlarındaki ses benzerliklerinin niteliğine ve niceliğine göre belirlenir.

Daha Fazla Pratik

Farklı nazım biçimlerinde (koşma, gazel) redif ve kafiye kullanım farklarını inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4780Soru

Mısır ve Doğu Akdeniz medeniyetlerinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Keops Piramidi'nin inşası (MÖ 2560), Süleyman Mabedi'nin inşası (MÖ 957), Kartaca'nın kuruluşu (MÖ 814) ve Perslerin Mısır'ı fethi (MÖ 525) şeklindedir.
Mısır ve Doğu Akdeniz medeniyetlerine ait bu gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; Gize'deki Keops Piramidi MÖ 26. yüzyılda (Eski Krallık dönemi), Süleyman Mabedi MÖ 10. yüzyılda (İbraniler), Kartaca kolonisi MÖ 9. yüzyılda (Fenikeliler) ve Mısır'ın Perslerce fethi MÖ 6. yüzyılda (Pelusium Savaşı) gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda doğru sıralama Keops Piramidi'nin inşası, Süleyman Mabedi'nin inşası, Kartaca'nın kurulması ve Pers fethi şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel olayların ait oldukları dönem ve uygarlıkları belirleyin.
Keops Piramidi Mısır Eski Krallık, Süleyman Mabedi İbraniler, Kartaca Fenike kolonisi, Pers fethi ise Geç Dönem Mısır tarihine aittir.
Doğru kronolojik sıralamayı yapabilmek için her olayın ait olduğu uygarlık ve çağ bilgisi gereklidir.
2
Olayların gerçekleştiği yaklaşık yüzyılları tespit edin.
Keops Piramidi MÖ 26. yüzyıl, Süleyman Mabedi MÖ 10. yüzyıl, Kartaca'nın kuruluşu MÖ 9. yüzyıl, Mısır'ın Pers fethi MÖ 6. yüzyıl (MÖ 525).
Yüzyılları netleştirmek, tarihsel sıralamadaki hataları önler.
3
MÖ (Milattan Önce) tarihlerinin sayısal değeri büyüdükçe günümüzden uzaklaştığını dikkate alarak en eskiden en yeniye sıralayın.
Keops Piramidi (MÖ 2560) -> Süleyman Mabedi (MÖ 957) -> Kartaca'nın kuruluşu (MÖ 814) -> Pers fethi (MÖ 525).
MÖ takvim kuralına göre büyük sayılar daha eski tarihleri temsil eder.

Anahtar Kavram

Mısır ve Doğu Akdeniz medeniyetlerinin gelişim evreleri ile siyasi ve kültürel olayların kronolojisi.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 239 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin