Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4881Soru

Divan edebiyatı araştırmacıları, 17. ve 18. yüzyılları Türk şiirinde hem klasik yapının korunduğu hem de yeni üslup arayışlarının zirveye ulaştığı bir dönem olarak kabul eder. Bu dönemde şairler, bireysel duyuşlarını toplumsal ve felsefi düşüncelerle birleştirerek özgün tarzlar geliştirmişlerdir. Örneğin, 17. yüzyılda Türk şiirinde felsefi ve didaktik bir çığır açarak toplumsal aksaklıkları sorgulayan, *Hayriyye* ve *Hayrabad* gibi eserlerin sahibi ----, hikemî şiirin öncüsü olmuştur. 18. yüzyılda ise bu üslubun izinden giderek devlet adamlığının verdiği tecrübeyle bilgece gazeller yazan ----, dönemin hikemî tarzının en güçlü sesidir. Öte yandan, Sebk-i Hindî akımının 17. yüzyıldaki ilk ve en önemli temsilcilerinden olan ----, gazellerindeki derin soyutlama ve melankolik hava ile dikkat çekerken; 18. yüzyılda bu akımın estetik sınırlarını zorlayan ve *Hüsn ü Aşk* mesnevisiyle divan şiirinin son büyük şairi kabul edilen ----, Türk edebiyatına eşsiz bir eser kazandırmıştır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nabî - Koca Ragıp Paşa - Nailî - Şeyh Galip

Cevap

Nabî - Koca Ragıp Paşa - Nailî - Şeyh Galip sıralaması doğru cevaptır.
Parçadaki boşlukları tamamlayan şairlerin hem yaşadıkları yüzyıl hem de benimsedikleri edebi tarzlar ve eserleri birbiriyle tam olarak uyuşmalıdır. 17. yüzyılda didaktik-felsefi şiirin öncüsü olan Nabî, 18. yüzyılda onun yolundan giden devlet adamı Koca Ragıp Paşa, 17. yüzyılda Sebk-i Hindî akımını başlatan Nailî ve 18. yüzyılda bu akımı Hüsn ü Aşk eseriyle zirveye taşıyan Şeyh Galip sırasıyla yerleştirildiğinde doğru sıralama elde edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun analiz edilmesi
Birinci boşluğa Nabî getirilmelidir.
17. yüzyılda Türk edebiyatında felsefi, ahlaki ve didaktik şiir çığırını (hikemî tarz) açan, oğluna öğütler içeren Hayriyye ve alegorik mesnevisi Hayrabad ile tanınan şair Nabî'dir.
2
İkinci boşluğun analiz edilmesi
İkinci boşluğa Koca Ragıp Paşa getirilmelidir.
18. yüzyılda devlet adamlığı tecrübesini (sadrazamlık yapmıştır) şiirlerine yansıtarak Nabî'nin başlattığı hikemî tarzı bu yüzyılda en güçlü şekilde temsil eden bilge şair Koca Ragıp Paşa'dır.
3
Üçüncü boşluğun analiz edilmesi
Üçüncü boşluğa Nailî getirilmelidir.
17. yüzyılda Divan edebiyatına giren ve Hint üslubu olarak bilinen Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcilerinden olan, gazellerinde derin bir melankoli ve soyut tasavvufi imgeler kullanan şair Nailî'dir.
4
Dördüncü boşluğun analiz edilmesi
Dördüncü boşluğa Şeyh Galip getirilmelidir.
18. yüzyılda Sebk-i Hindî akımını zirveye taşıyan, tasavvufi yolculuğu Hüsn (güzellik) ve Aşk kahramanları üzerinden alegorik olarak anlattığı Hüsn ü Aşk mesnevisinin yazarı ve divan şiirinin son büyük üstadı Şeyh Galip'tir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri, Edebî Tarzlar (Hikemî Tarz, Sebk-i Hindî) ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4882Soru

Kasideler, Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan ve belirli bir düzen içinde sunulan nazım şekilleridir. Klasik bir kaside; tasvirlerin yapıldığı giriş, övgüye geçiş, asıl övgü, şairin kendisini övmesi ve iyi dileklerle son bulması şeklinde yapısal bir akışa sahiptir.

Buna göre, aşağıda karışık olarak verilen beyitlerin klasik bir kasidenin bölümlerine göre baştan sona doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin kaside bölümlerine göre doğru sıralanışı sırasıyla nesib (tasvir), girizgâh (geçiş), medhiye (övgü), fahriye (kendini övme) ve dua şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama bahar tasviri içeren beyit, övgüye geçişi belirten beyit, padişahı öven beyit, şairin kendisini övdüğü beyit ve dua beyti şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama, kasidenin geleneksel yapısal bölümlerinin mantıksal sırasını (Nesib, Girizgâh, Medhiye, Fahriye ve Dua) takip eder. Bahar tasviriyle başlayan giriş beytinin ardından doğrudan övgüye geçişi bildiren beyit gelmeli, ardından sunulan kişiye yönelik övgü beyti, şairin kendi sanatını övdüğü fahriye beyti ve son olarak iyi dileklerin sunulduğu dua beyti yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin anlamlarını ve kullanılan anahtar kelimeleri incelemek.
Birinci beyitte 'nev-bahâr' (ilkbahar) ve 'gülzâr' (gül bahçesi) kelimeleriyle tabiat tasviri yapıldığı; ikinci beyitte 'girelim medhe şimdi' ifadesiyle övgüye geçiş yapıldığı; üçüncü beyitte 'hâkân-ı kerem-pîşe' ifadesiyle padişahın övüldüğü; dördüncü beyitte 'söz mülkünün sultânıyım' ve 'Nef'î' ifadeleriyle şairin kendi sanatını övdüğü; beşinci beyitte ise 'ömrü uzun, devleti dâim olsun' ifadesiyle dua edildiği belirlenir.
Beyitlerin hangi kaside bölümüne (nesib, girizgâh, medhiye, fahriye, dua) ait olduğunu saptamak amacıyla bu adım uygulanır.
2
Kasidenin klasik yapısal bölümlerinin sırasını hatırlamak.
Klasik bir kasidenin bölümleri sırasıyla Nesib (Teşbib) -> Girizgâh -> Medhiye -> Fahriye -> Dua şeklindedir.
Beyitlerin doğru sıralanışını bu yapısal akışa göre gerçekleştirmek için bölümlerin geleneksel düzenini bilmek gerekir.
3
Belirlenen bölümleri bu sıraya göre dizmek.
Önce bahar tasviri yapılan nesib beyti (Esti nesîm-i nev-bahâr...), ardından övgüye geçişi bildiren girizgâh beyti (Girelim medhe şimdi...), ardından övgü içeren medhiye beyti (Sensin o hâkân-ı kerem-pîşe...), ardından şairin kendi sanatını övdüğü fahriye beyti (Söz mülkünün sultânıyım...) ve en son dua beyti (İkbâli ulu...) yerleştirilir.
Kasidenin mantıksal ve geleneksel gelişim çizgisini yakalayarak doğru sıralamayı elde etmek amacıyla bu adım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Kasidenin Bölümleri ve Yapısal Özellikleri
Soru 4883Soru

Ârızın yâdıyla nemnâk olsa müjgânım n'ola<br>Karalar giymiş durur yâsında ol şâhın bulut

Bu beyitteki edebî sanatlar ve kullanılan sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bulutun kara giyip yas tutması ifadesinde, benzetmenin temel ögeleri olan benzeyen ve kendisine benzetilen unsurları bir arada kullanıldığı için teşbih-i beliğ (güzel benzetme) yapılmıştır.

Cevap

Bulutun kara giyip yas tutması ifadesinde teşbih-i beliğ yapıldığını iddia eden seçenek yanlıştır. Çünkü bu ifadede kendisine benzetilen öge (insan) bulunmadığından teşbih değil, kapalı istiare vardır.
Bulutun kara giyip yas tutması benzetmesinde, kendisine benzetilen öge olan 'insan' dizede yer almamaktadır. Teşbih-i beliğde ise benzeyen ve kendisine benzetilen ögelerinin ikisinin birden bulunması şarttır. Burada sadece benzeyen (bulut) ve insana ait nitelikler verildiği için kapalı istiare yapılmıştır. Dolayısıyla bu bilginin yer aldığı seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen 'ol şâh' ifadesini incelemek.
Bu ifadeyle sevgili kastedilmiş ancak sevgili kelimesi geçmemiştir. Sadece kendisine benzetilen (şâh) kullanıldığı için açık istiare tespit edilir.
İstiare türünü doğru belirlemek için benzeyen ve kendisine benzetilen unsurlarının hangilerinin kullanıldığını saptamak gerekir.
2
Bulutun kara giymesi ve yas tutması ifadesini çözümlemek.
Bulut (benzeyen) insan gibi kişileştirilmiştir (teşhis). Kendisine benzetilen (insan) söylenmediği için bu bir kapalı istiaredir.
Kişileştirme (teşhis) sanatının olduğu her yerde bir kapalı istiare bulunduğunu doğrulamak.
3
Beyitteki kelimelerin anlamsal ilişkilerini değerlendirmek.
'Nemnâk' (ıslak), 'müjgân' (kirpik) ve 'bulut' kelimelerinin anlamca birbiriyle uyumlu olduğu görülür ve tenasüp sanatı belirlenir.
Aynı alana ait kelimelerin bir arada kullanılmasının tenasüp sanatını oluşturup oluşturmadığını görmek.
4
Bulutun kararmasının bağlanma nedenini analiz etmek.
Bulutun kararması doğa olayıdır ama sevgiliye duyulan yasa bağlanmıştır. Bu durum hüsnütalil oluşturur.
Doğal bir olayın hayalî/edebî bir sebebe bağlanmasının hüsnütalil olduğunu teyit etmek.
5
Teşbih-i beliğ iddiasını değerlendirmek.
Teşbih-i beliğ için hem benzeyen hem de kendisine benzetilenin bulunması gerekir. Bulutun kişileştirilmesinde kendisine benzetilen (insan) bulunmadığından bu iddia yanlıştır.
Teşbih-i beliğ ile kapalı istiare arasındaki temel farkı ortaya koyarak yanlış seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Edebî sanatların beyitler üzerinde çözümlenmesi ve teşbih ile istiare arasındaki farkların ayırt edilmesi.
Soru 4884Soru

Dinî-tasavvufî Türk edebiyatı (tekke edebiyatı) temsilcilerinin edebî şahsiyetleri, yaşadıkları dönemler ve kaleme aldıkları eserler hakkında detaylı ve doğru bilgi sahibi olunması gerekmektedir.

Aşağıda sol sütunda verilen tekke edebiyatı temsilcilerini, sağ sütundaki kendilerine ait ayırt edici açıklama ve eserlerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kaygusuz Abdal
Eşrefoğlu Rumi
Niyâzî-i Mısrî
Erzurumlu İbrahim Hakkı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kaygusuz Abdal - Budalanâme ve Mugalatanâme yazarı Bektaşi şairi; Eşrefoğlu Rumi - Müzekki'n-Nüfus yazarı mutasavvıf; Niyâzî-i Mısrî - Limni sürgünü Halveti şairi; Erzurumlu İbrahim Hakkı - Mârifetnâme yazarı mutasavvıf.
Temsilcilerin tamamı kendi yüzyılları, tarikat bağları, tasavvufi görüşleri ve en belirgin eserleri (Kaygusuz Abdal - Budalanâme/Mugalatanâme; Eşrefoğlu Rumi - Müzekki'n-Nüfus; Niyâzî-i Mısrî - Limni sürgünü/şerhleri; Erzurumlu İbrahim Hakkı - Mârifetnâme) üzerinden doğru bir biçimde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaygusuz Abdal isminin özelliklerini inceleme
Alâeddin Gaybî adıyla bilinmesi, 15. yüzyılda şathiye türünün en önemli temsilcisi olması ve Budalanâme, Mugalatanâme gibi eserlerin sahibi olması yönüyle ilk sıradaki açıklamayla eşleşir.
Kaygusuz Abdal'ın edebi şahsiyeti ve eserleri doğrudan bu bilgileri içermektedir.
2
Eşrefoğlu Rumi isminin özelliklerini inceleme
Hacı Bayram-ı Veli'nin müridi/damadı olması ve özellikle halka tasavvuf ahlakını aşılayan Müzekki'n-Nüfus adlı meşhur eseri yazmış olması yönüyle ikinci sıradaki açıklamayla eşleşir.
Eşrefoğlu Rumi'nin hayatı ve en bilinen eseri Müzekki'n-Nüfus'tur.
3
Niyâzî-i Mısrî isminin özelliklerini inceleme
17. yüzyılda yaşamış olması, Halvetiyye tarikatının Mısriyye kolunu kurması, Yunus Emre şerhleri yazması ve ömrünün bir kısmını Limni sürgününde geçirmesi yönüyle üçüncü sıradaki açıklamayla eşleşir.
Niyâzî-i Mısrî'nin sürgün hayatı ve 17. yüzyıl tasavvuf şairleri arasındaki özgün konumu bu eşleşmeyi doğrular.
4
Erzurumlu İbrahim Hakkı isminin özelliklerini inceleme
18. yüzyılda yaşamış olması, fen ve din ilimlerini bir arada sunduğu Mârifetnâme'si ve Tefviznâme adlı eseriyle dördüncü sıradaki açıklamayla eşleşir.
Mârifetnâme, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın en önemli ve karakteristik eseridir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) edebiyatı temsilcilerinin (Kaygusuz Abdal, Eşrefoğlu Rumi, Niyâzî-i Mısrî, Erzurumlu İbrahim Hakkı) yaşadıkları yüzyıllar, edebi şahsiyetleri ve başlıca eserleri.
Soru 4885Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan 13. ve 14. yüzyıl Türk edebiyatı eserlerine dair belirleyici içerik ve üslup özelliklerini, sağ sütundaki doğru eser isimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Farsça kaleme alınmış didaktik bir mesnevi olmasına karşın, içerisine serpiştirilen Türkçe manzum parçalarla Anadolu sahasında Türk dili bilincinin erken ve bilinçli ilk örneklerini sunan Sultan Veled eseri
Türkçenin edebi bir dil olarak değer görmediği bir dönemde, tasavvufi ve ahlaki öğretileri halka kendi diliyle aşılamak amacıyla yazılmış, aruzla kaleme alınan yaklaşık 10.000 beyitlik Âşık Paşa mesnevisi
Ferîdüddîn-i Attâr'ın alegorik eserini Türkçeye uyarlarken, metne çeşitli hikayeler ve tasavvufi yorumlar ekleyerek özgün bir telif kimliği kazandıran, kuşların seyrüseferini işleyen Gülşehrî eseri
Büyük İskender'in savaşlarını ve fetihlerini temel alarak kurgulanan; ancak bunun yan�� sıra dönemin tıp, astronomi, felsefe ve tarih gibi ilimlerini de aktaran ansiklopedik nitelikteki Ahmedî mesnevisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Farsça mesnevi içine Türkçe manzumeler serpiştirilen Sultan Veled eseri Rebâbnâme ile; Türkçenin değerini savunan 10.000 beyitlik Âşık Paşa mesnevisi Garibnâme ile; kuşların seyrüseferini anlatan Gülşehrî eseri Mantıku't-Tayr ile; ansiklopedik nitelikteki Ahmedî mesnevisi ise İskendername ile eşleşmelidir.
Sol sütundaki açıklamalar ile sağ sütundaki eserler incelendiğinde; Sultan Veled'in Farsça kaleme aldığı Rebâbnâme'nin içinde Türkçe manzumelere yer vermesi dil bilinci açısından önemlidir. Âşık Paşa'nın Türkçeye hak ettiği değerin verilmesini amaçlayarak yazdığı mesnevi Garibnâme'dir. Gülşehrî'nin kuşlar sembolizmiyle vahdet-i vücut felsefesini anlattığı eseri Mantıku't-Tayr'dır. Ahmedî'nin İskender'in hayatı üzerinden tıp ve astronomi gibi bilgileri derlediği mesnevisi ise İskendername'dir. Bu eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve temel dillerini belirlemek
Rebâbnâme Sultan Veled'e, Garibnâme Âşık Paşa'ya, Mantıku't-Tayr Gülşehrî'ye ve İskendername Ahmedî'ye aittir.
Yazar ve eser eşleşmesini doğru yaparak özelliklerin hangi eserle bağdaştığını bulmak.
2
Eserlerin ayırt edici içerik ve dil özelliklerini analiz etmek
Rebâbnâme Farsça asıllı olup Türkçe manzumeler taşır. Garibnâme tamamen Türkçe yazılmış didaktik-tasavvufi bir eserdir. Mantıku't-Tayr kuşlar sembolizmini kullanır. İskendername ise geniş ansiklopedik bilgiler sunar.
Açıklamalarda geçen ipuçlarının (Türkçe manzumeler, 10.000 beyit, kuşlar sembolizmi, ansiklopedik tıp/astronomi bilgisi) doğru esere yönlendirilmesini sağlamak.
3
Sol sütundaki maddeleri sağ sütundaki doğru eser adlarıyla eşleştirmek
Birinci madde ikinci eserle (Rebâbnâme), ikinci madde dördüncü eserle (Garibnâme), üçüncü madde birinci eserle (Mantıku't-Tayr) ve dördüncü madde üçüncü eserle (İskendername) eşleşir.
Eşleştirmeleri tamamlayarak doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerinin temel eserleri, edebi kimlikleri ve bu eserlerin ayırt edici içerik-üslup özellikleri
Soru 4886Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri Türk edebiyatındaki şiir türlerini ve bu türlerin klasik/halk edebiyatındaki karşılıklarını dikkate alarak uygun terimlerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebiyatımızda şiir türlerinin sınıflandırılması, Tanzimat sonrasında Batı etkisindeki kuramsal çalışmalarla netleşmiştir. Ancak bu türlerin işlevsel karşılıkları klasik Türk edebiyatında da mevcuttur. Örneğin; Yusuf Has Hacib'in *Kutadgu Bilig* adlı eseri veya Sümbülzade Vehbi'nin *Lütfiye*'si gibi öğretici nitelikteki nasihatnameler, temelde şiir türünün sınırları içinde yer alır. Divan edebiyatında şairlerin bireysel ya da toplumsal kusurları eleştirmek amacıyla yazdıkları hicviyeler ile halk edebiyatındaki taşlamalar ise günümüz terminolojisinde şiir başlığı altında incelenir. Benzer şekilde, edebiyatımızda doğrudan sahnelenmek üzere yazılan veya karşılıklı konuşma örgüsüne dayanan manzum tiyatrolar ise şiir türünün özelliklerini taşımaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklar sırasıyla didaktik, satirik ve dramatik terimleriyle doldurulmalıdır.
Verilen metinde edebi türlerin tanımları ve geleneksel karşılıkları sunulmuştur. Nasihatnameler öğretici oldukları için didaktik, hicviyeler ve taşlamalar eleştirel oldukları için satirik, manzum tiyatrolar ise eylem ve diyalog barındırdıkları için dramatik şiir sınıfına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen eserlerin ve türlerin niteliklerini belirleme
Kutadgu Bilig ve Lütfiye gibi nasihatnamelerin ahlaki öğüt veren ve bilgi aktaran nitelikte olduğu; hicviye ve taşlamaların yergi/eleştiri amacı taşıdığı; manzum tiyatroların ise sahnelenmeye uygun, eylem ve diyalog içeren eserler olduğu saptanır.
Soruda verilen geleneksel edebi formların modern şiir türleriyle doğru eşleştirilebilmesi için temel işlevlerinin belirlenmesi gerekir.
2
Birinci boşluğu doldurma
Öğretici ve nasihat edici nitelikteki eserler didaktik şiir türünün kapsamına girdiğinden birinci boşluğa 'didaktik' yazılır.
Didaktik şiir, sanatsal kaygılardan ziyade bilgi verme, ahlaki ders çıkarma ve öğretme amacı taşır.
3
İkinci boşluğu doldurma
Hicviye ve taşlama gibi yergiye, eleştiriye dayalı türler modern edebiyatta satirik şiir kapsamına girdiğinden ikinci boşluğa 'satirik' yazılır.
Satirik şiir, toplumsal veya bireysel aksaklıkları alaycı ve iğneleyici bir dille ele alır.
4
Üçüncü boşluğu doldurma
Tiyatro oyunlarında kullanılan, eylem ve diyalog içeren şiirler dramatik şiir kapsamına girdiğinden üçüncü boşluğa 'dramatik' yazılır.
Dramatik şiir, hareket, eylem ve diyaloga dayalı tiyatro metinlerindeki manzum kısımları ifade eder.

Anahtar Kavram

Şiir Türlerinin Temel Özellikleri ve Edebi Geleneklerdeki Karşılıkları
Soru 4887Soru

Aşağıda verilen Uygur Dönemi metinlerini, içerdikleri temel nitelikler ve konularıyla doğru şekilde e��leştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sekiz Yükmek
Kuanşı İm Pusar
Maitrisimit
Kalyanamkara ve Papamkara

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sekiz Yükmek ile 'Sekiz Yığın' anlamına gelen ve beş duyu organını inceleyen tan��m; Kuanşı İm Pusar ile şefkat ilahı Avalokitesvara'yı anlatan tanım; Maitrisimit ile ilk dinî dram örneği olan tanım; Kalyanamkara ve Papamkara ile iyi ve kötü şehzadenin maceralarını konu edinen tanım eşleşmektedir.
Uygur Dönemi'ne ait Budist metinlerin içerikleri ve yapısal özellikleri doğru şekilde analiz edilmiştir. Sekiz Yükmek beş duyu organına yönelik Budist felsefeyi; Kuanşı İm Pusar şefkat ilahının mucizelerini; Maitrisimit ilk dinî dram örneğini; Kalyanamkara ve Papamkara ise iki şehzadenin karma felsefesine dayalı hikâyesini temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur dönemi Budist metinlerinin adlarını ve içeriklerini hatırlayınız.
Sekiz Yükmek, Kuanşı İm Pusar, Maitrisimit ve Kalyanamkara ve Papamkara eserlerinin her birinin kendine has dinî, felsefi veya edebi özellikleri bulunur.
Doğru eşleştirmeyi yapabilmek için eserlerin ayırt edici niteliklerini belirlemek gerekir.
2
Sekiz Yükmek eserinin anlamını ve içeriğini inceleyiniz.
Sekiz Yükmek, 'Sekiz Yığın' anlamına gelen, beş duyu organını ve dinî-ahlaki bilgileri açıklayan eserle eşleşir.
Eserin isminin anlamı ve duyusal analizi en önemli ayırt edici özelliğidir.
3
Kuanşı İm Pusar eserinin kime hitap ettiğini inceleyiniz.
Kuanşı İm Pusar, şefkat ve merhamet ilahı Avalokitesvara'nın mucizelerini konu alan eserle eşleşir.
Eserin adı doğrudan bu ilahın Uygur Türkçesindeki karşılığıdır.
4
Maitrisimit eserinin edebi türünü ve kökenini inceleyiniz.
Maitrisimit, Toharcadan çevrilen ve ilk dinî dram (tiyatro) örneği sayılan eserle eşleşir.
Gelecek Buda Maitreya'yı konu alan bu eser sahnelenmek üzere yazılmış ilk yapıttır.
5
Kalyanamkara ve Papamkara eserinin olay örgüsünü inceleyiniz.
Kalyanamkara ve Papamkara, iyi kalpli şehzade ile kötü kalpli kardeşinin maceralarını ve karma felsefesini anlatan hikâyeyle eşleşir.
İki kardeşin mücadelesi eserin olay örgüsünün temelidir.

Anahtar Kavram

Uygur Dönemi Budist Metinleri ve İçerikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4888Soru

Aşağıda Âşık edebiyatından üç farklı dörtlük verilmiştir:

I. Dörtlük
*İncecikten bir kar yağar*
*Tozar Elif Elif diye*
*Deli gönlüm bir sevdada*
*Gezer Elif Elif diye*

II. Dörtlük
*Benden selam olsun Bolu beyine*
*Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır*
*Ok gıcırtısından kalkan sesinden*
*Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir*

III. Dörtlük
*Bre ağalar bre beyler*
*Ölmeden bir dem sürelim*
*Gözümüze kara toprak*
*Dolmadan bir dem sürelim*

Bu dörtlüklerin biçim, tür ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. dörtlük, yiğitçe ve epik bir söyleyişe sahip olduğu için nazım biçimi bakımından koçaklama olarak adlandırılırken; I. dörtlük lirik yapısından dolayı nazım biçimi yönüyle güzellemedir.

Cevap

İkinci dörtlüğün nazım biçimi bakımından koçaklama, birinci dörtlüğün ise güzelleme olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır. Çünkü koçaklama ve güzelleme kavramları nazım biçimi değil, nazım türüdür.
Seçeneklerde yer alan yargılardan koçaklama ve güzelleme terimlerini 'nazım biçimi' olarak sınıflandıran ifade kavramsal olarak yanlıştır. Koçaklama ve güzelleme, şiirlerin konularına (yiğitlik, sevgi vb.) göre belirlenen 'nazım türleri'dir. Bu dörtlüklerin şekilsel yapılarına dayalı 'nazım biçimleri' ise sırasıyla koşma ve semaidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini sayarak yapısal kalıplarını belirlemek.
I. dörtlük 8'li, II. dörtlük 11'li, III. dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Halk edebiyatında hece sayısı, nazım biçimlerinin (koşma, semai, varsağı) belirlenmesindeki temel yapı taşlarından biridir.
2
Dörtlüklerin konu ve üslup özelliklerini (lirik, epik, ünlemler) analiz ederek nazım türlerini ve biçimlerini saptamak.
I. dörtlük aşk temalı bir semai (güzelleme), II. dörtlük yiğitlik temalı bir koşma (koçaklama), III. dörtlük ise 'bre' ünlemi içeren yiğitçe edalı bir varsağıdır.
Şiirlerin teması nazım türlerini verirken, hece sayısı ve özel ezgi/ünlem yapıları nazım biçimini belirler.
3
Seçeneklerde yer alan kavramların (nazım biçimi ve nazım türü) doğru eşleştirilip eşleştirilmediğini kontrol etmek.
Koçaklama ve güzellemenin 'nazım biçimi' olarak adlandırıldığı seçeneğin hatalı olduğu tespit edilmiştir.
Koşma ve semai biçim; koçaklama ve güzelleme ise türdür. Bu iki kavramın karıştırılması edebiyat bilgi sorularında en yaygın yanılgıdır.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatında nazım biçimi (koşma, semai, varsağı) ile nazım türü (güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt) kavramlarının ayırt edilmesi ve hece ölçüsü farklarının analizi.
Soru 4889Soru

Tanzimat Dönemi Türk romanı ve hikayesinin gelişim sürecinde kilometre taşı niteliği taşıyan aşağıdaki edebi gelişmeleri ve eserlerin yayımlanma tarihlerini göz önünde bulundurarak, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru doğru sıralaması: Tercüme-i Telemak, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İntibah, Karabibik ve Araba Sevdası şeklindedir.
Tanzimat Dönemi Türk edebiyatında roman türünün gelişimi, Fransızca tercümeyle başlayıp yerli denemelere ve ardından teknik açıdan daha olgun edebi ve realist eserlere doğru evrilmiştir. Bu doğrultuda doğru sıralama Tercüme-i Telemak (1862), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), İntibah (1876), Karabibik (1890) ve Araba Sevdası (1896) şeklinde kronolojik bir hat izlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat Dönemi romanlarının ilk örneklerinin basım ve tefrika tarihlerini belirlemek.
Tercüme-i Telemak (1862), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), İntibah (1876), Karabibik (1890) ve Araba Sevdası (1896) tarihlerinin saptanması.
Sıralamayı doğru yapabilmek için her bir eserin edebiyat tarihindeki basım yıllarını bilmek gerekir.
2
Eserleri belirlenen yıllara göre eskiden yeniye doğru sıralamak.
1862 < 1872 < 1876 < 1890 < 1896 sıralamasına ulaşılması.
Kronolojik akışın hatasız şekilde kurulmasını sağlamak.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Roman ve Hikayesinde İlkler ve Kronolojik Gelişim
Soru 4890Soru

Bir edebiyat tarihçisi, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki yönelimleri incelerken belirlediği iki farklı eğilimi şu şekilde özetlemektedir:

* I. Eğilim: Dış dünyadaki somut sosyal gerçekliği, sınıf çatışmalarını ve emeğin değerini şiirin odağına yerleştirirken geleneksel aruz ve hece vezinlerini reddedip serbest nazma yönelmiş; şiiri geniş kitleleri bilinçlendirip harekete geçiren bir s��ylev ve bildiri dili olarak kurgulamıştır.
* II. Eğilim: Şiiri her türlü toplumsal, ahlaki ve ideolojik işlevden bütünüyle yalıtarak sadece estetik bir haz unsuru olarak kabul etmiş; imge dünyasını, kelimelerin müzikal değerini ve iç ahengi ön plana çıkararak rüya, zaman ve bilinçdışı temaları etrafında bireysel bir duyarlılıkla örülmüş bir sanat alanı yaratmayı hedeflemiştir.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde sırasıyla bu eğilimleri benimseyen şairlerin şiir anlayışlarından örnekler verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Trrrrum, trrrrum, trrrrum! / Trak tiki tak! / Makineleşmek istiyorum!
II. Ne içindeyim zamanın, / Ne de büsbütün dışında; / Yekpare, geniş bir anın / Parçalanmaz akışında.

Cevap

Toplumcu gerçekçi şiirin makineleşme coşkusunu serbest nazımla işleyen ilk dizeler ile Ahmet Hamdi Tanpınar'ın zaman ve rüya izleklerini barındıran saf şiir anlayışına ait ikinci dizelerin sırasıyla yer aldığı seçenek doğrudur.
Doğru seçenekte sunulan ilk şiir parçası, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi şiirin öncüsü kabul edilen Nâzım Hikmet'in serbest nazımla yazdığı ve sanayileşme/kolektif yaşamı övdüğü eseridir. İkinci şiir parçası ise Ahmet Hamdi Tanpınar'ın rüya, zaman ve musiki temalarını işleyen, dış dünyadan yalıtılmış saf şiir anlayışının en bilinen örneğidir. Dolayısıyla iki şiir de öncüldeki tanımlamalarla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebi metinlerin ve poetik eğilimlerin teorik tanımlarını çözümlemek.
I. Eğilim'in Cumhuriyet Dönemi şiirinde Nâzım Hikmet öncülüğünde gelişen 'Toplumcu Gerçekçi Şiir'; II. Eğilim'in ise Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı ve Necip Fazıl Kısakürek gibi isimlerle temsil edilen 'Saf (Öz) Şiir' anlayışı olduğu tespit edilmiştir.
Verilen iki ana poetik akımın ayırıcı özelliklerini (serbest nazım, ideolojik söylem, makineleşme / musiki, rüya, estetik yalıtılmışlık) saptayarak doğru metin eşleştirmelerine zemin hazırlamak.
2
Seçeneklerde sunulan birinci şiir örneklerini I. Eğilim (Toplumcu Gerçekçi Şiir) yönünden denetlemek.
Nâzım Hikmet'in 'Makineleşmek İstiyorum' şiirinden alınan ve sanayileşmeyi serbest tarzda işleyen dizelerin I. Eğilim ile tam olarak uyuştuğu; buna karşın Necip Fazıl'ın bireysel/metafizik dizelerinin (Kaldırımlar) ve memleketçi şiirlerin bu gruba giremeyeceği görülmüştür.
Toplumcu gerçekçi şiirin biçimsel ve tematik özelliklerini yanlış akımlarla karıştırma olasılığını elemek.
3
Seçeneklerde sunulan ikinci şiir örneklerini II. Eğilim (Saf Şiir) yönünden denetlemek.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın zamanın parçalanamaz bütünlüğünü ve rüya estetiğini anlatan dizelerinin saf şiir anlayışının (II. Eğilim) biçimsel ve tematik zirvesini oluşturduğu belirlenmiştir.
Toplumcu veya memleketçi duyarlılıkla yazılmış diğer dizelerin saf şiir kategorisine dahil edilemeyeceğini gerekçelendirmek.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı poetik yönelimlerin (Saf Şiir ve Toplumcu Gerçekçi Şiir) biçimsel, dilsel ve tematik özelliklerinin karşılaştırmalı analizi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4891Soru

Fecr-i Âti topluluğu, Türk edebiyatında beyanname yayımlayarak ortaya çıkan ilk edebi oluşumdur. Kısa sürede da��ılmış olsalar da üyelerinin bireysel çalışmaları edebiyat tarihinde önemli bir yer tutar. Aşağıda sol sütunda verilen Fecr-i Âti temsilcilerini, sağ sütundaki kendilerine ait olan edebi özellik ve eserlerle do��ru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emin Bülent Serdaroğlu
Şehabettin Süleyman
Cemil Süleyman
Tahsin Nahit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Emin Bülent Serdaroğlu - Kin şiiri; Şehabettin Süleyman - Çıkmaz Sokak oyunu; Cemil Süleyman - Siyah Gözler romanı ve Timsal-ı Aşk öyküsü; Tahsin Nahit - Ruh-ı Sanat şiir kitabı ve Kösem Sultan oyunu.
Doğru eşleştirme, Emin Bülent Serdaroğlu'nun 'Kin' şiiriyle, Şehabettin Süleyman'ın 'Çıkmaz Sokak' oyunuyla, Cemil Süleyman'ın 'Siyah Gözler' romanıyla ve Tahsin Nahit'in 'Ruh-ı Sanat' şiir kitabı ve 'Kösem Sultan' oyunuyla eşleştiği durumdur. Her sanatçı Fecr-i Âti'nin beyannamesine imza atmış ve kendi alanında bu hareketin ilkelerini yansıtan ya da dönemsel tartışmalar yaratan eserler vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Emin Bülent Serdaroğlu'nun edebi şahsiyeti ve eserleri incelenir.
Sanatçının Victor Hugo'nun şiirine tepki olarak yazdığı ünlü 'Kin' manzumesi tespit edilir.
Fecr-i Âti şairleri arasında milli duyguları epik-lirik tarzda işleyen en önemli ismi belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Şehabettin Süleyman'ın tiyatro alanındaki çalışmaları değerlendirilir.
Döneminde büyük tartışmalara ve sansüre yol açan 'Çıkmaz Sokak' adlı tiyatro yapıtı bulunarak yazarla ilişkilendirilir.
Fecr-i Âti'nin tiyatro alanındaki en üretken ve ses getiren eleştirmen/oyun yazarını doğru tespit etmek için bu adım gereklidir.
3
Fecr-i Âti'nin nesir alanındaki önemli temsilcilerinden Cemil Süleyman'ın eserleri taranır.
Yazarın psikolojik ögeler taşıyan 'Siyah Gözler' romanı ile 'Timsal-ı Aşk' öykü kitabı eşleştirilir.
Toplulukta az sayıdaki romancıdan biri olan ve Servet-i Fünun tarzı psikolojik çözümlemeleri devam ettiren ismi bulmak için bu adım gereklidir.
4
Tahsin Nahit'in şiir dünyası ve tiyatro ortaklıkları incelenir.
'Adalar Şairi' sıfatı ve 'Ruh-ı Sanat' şiir kitabı ile Şehabettin Süleyman'la ortak kaleme aldığı 'Kösem Sultan' oyunu üzerinden doğru eşleştirme tamamlanır.
Hem şair hem de ortak tiyatro oyunları yazarı olan Tahsin Nahit'i belirgin ayırt edici özellikleriyle netleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti dönemi sanatçılarının edebi kimlikleri, türsel yönelimleri ve başlıca eserlerinin analiz edilmesi.
Soru 4892Soru

1856 Paris Antlaşması'nın bazı maddeleri şunlardır:

I. Osmanlı Devleti, Avrupa devletler hukukundan yararlanacak; toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı Avrupalı devletlerin garantisi altında olacaktır.
II. Karadeniz tarafsız hale getirilecek; tüm devletlerin ticaret gemilerine açık, savaş gemilerine kapalı tutulacak, kıyılarında hiçbir tersane ve donanma bulundurulmayacaktır.
III. Padişahın gayrimüslim tebaanın haklarını güvence altına almak için ilan ettiği Islahat Fermanı, antlaşmayı imzalayan devletlere tebliğ edilecek; ancak bu durum hiçbir şekilde Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma hakkı vermeyecektir.

Bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı Devleti’nin diplomatik ve askerî durumu hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa devletler hukukuna dahil edilip toprak bütünlüğü güvence altına alınmasına rağmen, galip taraf olduğu savaşın sonunda egemenlik hakları ve iç bağımsızlığı kısıtlanmıştır.

Cevap

Avrupa devletler hukukuna dahil edilip toprak bütünlüğü güvence altına alınmasına rağmen, galip taraf olduğu savaşın sonunda egemenlik hakları ve iç bağımsızlığı kısıtlanmıştır.
Osmanlı Devleti'nin Avrupa hukukundan yararlanması ve topraklarının garantiye alınması olumlu bir gelişme gibi görünse de galip geldiği savaşın sonunda Karadeniz'de donanma bulundurmasının yasaklanması ve Islahat Fermanı'nın antlaşma metninde yer alması egemenlik haklarının kısıtlandığını gösterir. Bu durum, antlaşmanın Osmanlı Devleti açısından en belirgin çelişkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması'nın birinci öncülde yer alan maddesini incelemek.
Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler hukukundan yararlanacağı ve toprak bütünlüğünün garanti altına alınacağı belirtilmiştir. Bu durum kâğıt üzerinde olumlu görünse de kendi topraklarını korumaktan aciz olduğunu gösterir.
Osmanlı Devleti'nin diplomatik konumunu belirlemek.
2
İkinci öncülde yer alan Karadeniz'in tarafsızlığı maddesini analiz etmek.
Osmanlı Devleti galip devlet olmasına rağmen, kendi kıyılarında tersane ve donanma bulundurması yasaklanmıştır. Bu durum egemenlik haklarının askerî açıdan kısıtlandığını ve yenik devlet muamelesi gördüğünü kanıtlar.
Osmanlı'nın askerî gücünün ve egemenliğinin nasıl sınırlandırıldığını anlamak.
3
Üçüncü öncülde yer alan Islahat Fermanı maddesini değerlendirmek.
Islahat Fermanı'nın antlaşma metninde yer alması, Avrupalı devletlerin iç işlerine müdahale etmesini engelleyeceğine dair bir hük��m barındırsa da fermanın uluslararası bir antlaşmaya girmesi fiilen müdahaleye açık kapı bırakmıştır.
İç işlerinin ba��ımsızlığının diplomatik boyuttaki sınırlarını tespit etmek.
4
Tüm öncülleri birleştirerek genel çıkarımı yapmak.
Osmanlı Devleti'nin kâğıt üzerinde Avrupa korumasına alınmasına rağmen, hem askerî (Karadeniz) hem de siyasi (Islahat Fermanı) açıdan egemenlik haklarının kısıtlandığı çelişkili bir durum ortaya çıkmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kırım Savaşı sonrası imzalanan Paris Antlaşması'nın Osmanlı Devleti üzerindeki çelişkili etkileri, Karadeniz'in tarafsızlığı ilkesinin egemenliği kısıtlaması ve Islahat Fermanı'nın iç işlerine m��dahaleye zemin hazırlaması.
Soru 4893Soru

Aşağıda sol sütunda açıklamaları verilen divan nesri eserlerini, sağ sütundaki eser adlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süslü nesir türünde ilk hamsenin sahibi olan yazarın, ahlaki ve felsefi konulu mensur öyküleri bir araya getirdiği eseri.
Katip Çelebi'nin, dönemindeki dini ve sosyal tartışmaları ele alarak akli ve nakli bilimlerin uzlaştırılması gerektiğini savunduğu Türkçe eseri.
17. yüzyılın önemli nesir ustalarından birinin, düşsel bir çerçevede I. Ahmed ile Büyük İskender'i konuşturarak toplumsal bozulmaları eleştirdiği eseri.
Sinan Paşa'nın, tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve menkıbelerini sanatlı ve secili bir nesir üslubuyla Türkçe okura sunduğu eseri.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama Nihalistan ile, ikinci açıklama Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ahakk ile, üçüncü açıklama Hâbnâme ile ve dördüncü açıklama Tezkiretü'l-Evliya ile eşleşmelidir.
Eşleştirmede yer alan her eser, divan edebiyatı nesir geleneğinin önemli temsilcilerine ve kendilerine özgü içerik/üslup özelliklerine sahiptir. Nihalistan ilk mensur hamse içinde yer alan hikâyelerdir; Mizanü'l-Hakk, Katip Çelebi'nin dini-felsefi tartışmaları ele alan son eseridir; Hâbnâme, Veysi'nin alegorik rüya tasviridir; Tezkiretü'l-Evliya ise Sinan Paşa'nın evliya menkıbelerini içeren süslü nesridir.

Adım Adım Çözüm

1
Nergisi'nin Türk edebiyatındaki ilk mensur hamse yazarı olduğu bilgisinden hareketle Nihalistan eseriyle eşleştirme yapılır.
Birinci açıklama Nihalistan eseriyle eşleşir.
İlk mensur hamseyi yazan sanatçının Nergisi olduğunu ve bu hamsenin içinde yer alan hikâye kitabının Nihalistan olduğunu bilmek gerekir.
2
Katip Çelebi'nin akli ve nakli bilimlerin önemini tartıştığı ve dönemin ulemasını eleştirdiği son Türkçe eserini tespit etmek.
İkinci açıklama Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ahakk eseriyle eşleşir.
Katip Çelebi'nin sosyal, dini ve bilimsel konuları ele aldığı, toplumsal hoşgörüyü savunduğu son eserinin Mizanü'l-Hakk olduğunu belirlemek gerekir.
3
Sultan I. Ahmed ve Büyük İskender'in rüyada dünyadaki adaleti tartıştığı eserin yazarını ve adını belirlemek.
Üçüncü açıklama Veysi'nin Hâbnâme eseriyle eşleşir.
17. yüzyıl süslü nesir yazarı Veysi'nin rüya motifiyle toplumsal eleştiri yaptığı en ünlü eserinin Hâbnâme olduğunu bilmek gerekir.
4
Sinan Paşa'nın tasavvuf büyüklerinin hayatını ve menkıbelerini anlatan süslü nesir eserini bulmak.
Dördüncü açıklama Tezkiretü'l-Evliya eseriyle eşleşir.
Sinan Paşa'nın Tazarruname dışındaki önemli eserlerinden biri olan ve evliya menkıbelerini içeren eserin Tezkiretü'l-Evliya olduğunu bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Divan Nesri ve Temsilcileri (Süslü Nesir Eserleri ve Yazarları)
Soru 4894Soru

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Tanzimat'tan Cumhuriyet sonrasına uzanan süreçte Türk toplumunun yaşadığı değişimleri nehir roman anlayışıyla aktardığı eserler düşünüldüğünde; aşağıda verilen romanların, olay örgülerinin geçtiği tarihsel dönemler (vaka zamanı) bakımından eskiden yeniye doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; II. Abdülhamid Dönemi'nin baskıcı yıllarını işleyen *Bir Sürgün*, II. Meşrutiyet sonrası siyasi çekişmeleri ele alan *Hüküm Gecesi*, Mütareke Dönemi İstanbul'undaki işgal yıllarını yansıtan *Sodom ve Gomore* ve Millî Mücadele ile Cumhuriyet sonrasını anlatan *Ankara* şeklinde olmalıdır.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarındaki tarihsel akış incelendiğinde; *Bir Sürgün* II. Abdülhamid Dönemi'ni, *Hüküm Gecesi* II. Meşrutiyet sonrası fırka mücadelelerini, *Sodom ve Gomore* Mütareke dönemi işgal altındaki İstanbul'u, *Ankara* ise Millî Mücadele ve sonrasındaki başkenti anlatır. Bu doğrultuda olayların geçtiği zaman dilimlerine göre sıralama eskiden yeniye doğru bu düzende olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin olay örgülerinin geçtiği tarihi dönemleri ve vaka zamanlarını belirleme.
Bir Sürgün romanı II. Abdülhamid Dönemi'ni; Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet sonrası fırka mücadelelerini; Sodom ve Gomore Mütareke devri İstanbul'unu; Ankara ise Millî Mücadele ve Cumhuriyet Ankara'sını konu edinir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her eserin arka planındaki tarihsel süreci saptamak gerekir.
2
Belirlenen tarihsel dönemleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralama.
II. Abdülhamid Dönemi -> II. Meşrutiyet Dönemi -> Mütareke Dönemi -> Millî Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi sıralaması elde edilir.
Soruda istenen 'eskiden yeniye' doğru sıralama kriterini uygulamak.
3
Tarihsel sıralamaya karşılık gelen romanları sıraya koyma.
Bir Sürgün (1) -> Hüküm Gecesi (2) -> Sodom ve Gomore (3) -> Ankara (4) sıralaması elde edilir.
Eserlerin vaka zamanlarının tarihsel akışla birebir örtüştüğünü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tarihsel dönemlerin ve vaka zamanlarının kronolojik takibi.
Soru 4895Soru

Divan edebiyatı; kaynağını dinî-tasavvufi inanışlardan, İran mitolojisinden, tarihî ve efsanevi şahsiyetlerden, klasik mazmunlardan ve özellikle son dönemlerinde mahallî/günlük yaşamdan alan zengin bir gelenektir. Bu gelenekte vatan, hürriyet, adalet, millet gibi kolektif ve siyasi kavramlar şiirin doğrudan izlekleri arasında yer almaz.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerin hangisi, karşısında verilen Divan edebiyatı kaynak veya özellikleriyle ilişkilendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyit:
*Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır*
*Ne gam râh-ı vatanda çeksek de cevr-i ten-fersâ*
Açıklama: Divan şiirinin geleneksel kaynaklarından olan yerel/coğrafi bağlılığın ve vatan sevgisi gibi siyasi-toplumsal temaların edebiyata yansıması

Cevap

Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'nden alınan ve vatan kavramının siyasi-toplumsal bağlamda işlendiği beyit, klasik Divan şiirinin geleneksel kaynakları ve özellikleri ile ilişkilendirilemez.
Verilen beyitler arasında vatan sevgisi ve vatan toprağına bağlılık temasını siyasi bir bağlamda işleyen beyit, Namık Kemal'in Tanzimat Dönemi'nde kaleme aldığı ünlü 'Hürriyet Kasidesi'ne aittir. Divan şiiri geleneğinde bireysel duygular, dinî-tasavvufi düşünceler, saray ve eğlence hayatı ile klasik mitoloji kaynaklık ederken; toplumsal mücadele, vatan sevgisi ve hürriyet gibi kavramlar yer almaz. Dolayısıyla bu beyit, açıklamada belirtilen klasik Divan şiiri kaynaklarıyla ilişkilendirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin dil, üslup ve içerik özelliklerinin analiz edilmesi
Tüm beyitler aruz ölçüsüyle ve zengin bir kelime kadrosuyla yazılmış olsa da tematik içerikleri farklılık göstermektedir.
Soruda Divan edebiyatının kaynakları ile beyitlerin içeriksel uyumu sorgulanmaktadır.
2
Eşleştirmelerin doğruluğunun kontrol edilmesi
Cemşîd, Keykubâd gibi isimlerin İran mitolojisiyle; ilahi aşk ve zühd temalarının tasavvufla; Sa'd-âbâd mesiresinin mahallîleşme akımıyla; Süleyman atıflarının ise dinî kıssalarla eşleştirilmesi tamamen doğrudur.
Seçeneklerdeki doğru eşleştirmeleri eleyerek yanlış olanı bulmak hedeflenmektedir.
3
Maddesel olarak yanlış olan eşleştirmenin gerekçelendirilmesi
'Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır' beytinde geçen 'vatan' kavramı, modern anlamda coğrafi-siyasi bir yurt ve uğruna mücadele edilen bir değer olarak ele alınmıştır. Bu tema Divan edebiyatında değil, Tanzimat Dönemi edebiyatında (özellikle Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'nde) ortaya çıkmıştır. Divan edebiyatında vatan sevgisi gibi kolektif, siyasi ve ideolojik temalar şiirin kaynağı ya da izleği olmamıştır.
Dönemsel sınırları ve tematik farklılıkları netleştirerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatının kaynakları ve tematik sınırları ile Tanzimat edebiyatının getirdiği tematik yeniliklerin ayırt edilmesi
Soru 4896Soru

Edip Ahmet Yükneki tarafından 12. yüzyılda kaleme alınan ve 'Hakikatlerin Eşiği' anlamına gelen Atabetü'l-Hakayık, Karahanlı sahası Türk edebiyatının en önemli halkalarından biridir. Eserin hem yapısal özellikleri hem de muhtevası (içeriği) göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu eser için doğru bir değerlendirme olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk edebiyatında aruz ölçüsünün ve mesnevi nazım biçiminin ilk kez kullanıldığı eser olmasıyla birlikte, dört kahraman üzerinden yürütülen alegorik bir kurguya sahiptir.

Cevap

Atabetü'l-Hakayık'ın Türk edebiyatında mesnevi nazım biçiminin ilk örneği olduğu ve alegorik bir kurgu taşıdığı yönündeki değerlendirme yanlıştır.
Mesnevi nazım biçiminin ilk kez kullanılması, aruzun ilk örneği olması ve dört sembolik kahraman (Kün Togdı, Ay Toldı vb.) üzerinden alegorik bir anlatım sunması Yusuf Has Hacib'in 'Kutadgu Bilig' adlı eserinin özellikleridir. Atabetü'l-Hakayık didaktik bir öğüt kitabı olsa da alegorik bir kurgu taşımaz.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yazarı ve temel niteliklerini hatırla.
Edip Ahmet Yükneki, 12. yüzyıl, Karahanlı Türkçesi, didaktik/ahlaki içerik.
Eserin kimliğini belirlemek için temel bilgiler gereklidir.
2
Eserin yapısal özelliklerini (nazım birimi, kafiye) analiz et.
40 beyit giriş + 101 dörtlük asıl bölüm; dörtlükler mani tipi (aaba) kafiyeli.
Seçeneklerdeki yapısal bilgilerin doğruluğunu test etmek için yapı analizi yapılır.
3
Eserin edebiyat tarihindeki 'ilk'lerini diğer geçiş dönemi eserleriyle karşılaştır.
Mesnevi ve aruzun ilk örneği, alegorik yapı Kutadgu Bilig'e aittir.
Atabetü'l-Hakayık ile Kutadgu Bilig arasındaki en temel farkları ayırt etmek soruyu çözdürür.

Anahtar Kavram

Atabetü'l-Hakayık'ın Yapısal ve İçeriksel Özellikleri
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4897Soru

Hoca Ahmed Yesevi tarafından kaleme alınan Divân-ı Hikmet, Türk edebiyatının İslamiyet etkisindeki ilk tasavvufi eseridir. Eserin hem biçimsel hem de içeriksel yönleri göz önüne alındığında, aşağıdaki sol sütunda yer alan kavramsal başlıkları sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nazım Biçimi ve Şekil Özellikleri
Eserin Yazılış Amacı ve Dil Tutumu
Edebi ve Tarihsel Miras
Muhteva ve Tematik Odak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki maddeler sırasıyla; Nazım Biçimi - Dörtlük/Gazel karma yapısı, Yazılış Amacı - Sade dil ile öğreticilik, Edebi Miras - Tekke edebiyatı öncülüğü, Muhteva - Tasavvufi/Ahlaki konular şeklinde eşleşmelidir.
Doğru eşleştirme; Divân-ı Hikmet'in hem şekilsel olarak dörtlük-gazel sentezi sunduğunu, hem Ahmed Yesevi'nin didaktik-sade dilini, hem içeriğinin zühd ve dervişlik olduğunu, hem de sonraki yüzyılların tasavvuf edebiyatını şekillendirdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yapısal özelliklerini analiz etme.
Eserde hece ölçüsü ve dörtlüklerin baskın olduğu ancak aruz ve gazel biçimlerinin de yer aldığı saptanır.
Geçiş dönemi eserleri, eski Türk nazım geleneği ile yeni tanışılan İslam edebiyatı formlarını bir arada sunar.
2
Eserin dilini ve hedefini değerlendirme.
Eserin sanat kaygısından uzak, halkı irşad etmeye yönelik sade bir dille yazıldığı görülür.
Ahmed Yesevi'nin 'hikmet'leri, birer vaaz niteliği taşıdığı için dilin anlaşılır olması esastır.
3
Eserin edebiyat tarihindeki etkisini belirleme.
Ahmed Yesevi'nin Pîr-i Türkistan olarak anılması ve Yunus Emre gibi isimlerin üzerindeki etkisi ilişkilendirilir.
Hikmetler, Anadolu sahasında gelişecek olan dinî-tasavvufî Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı kabul edilir.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in Geçiş Dönemi Özellikleri ve Tasavvufi Kimliği
Soru 4898Soru

I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti'nin savunma cepheleri ile müttefiklerine yardım amacıyla asker gönderdiği sınır dışı cephelerde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması; Çanakkale Cephesi'nin tamamen kapanması (Ocak 1916), Kut'ül Amare Zaferi (Nisan 1916), Galiçya Cephesi'ndeki birliklerin geri çekilmeye başlanması (Ağustos-Eylül 1917) ve Suriye-Filistin Cephesi'nde Halep'in kuzeyinde savunma hattı kurulması (Ekim 1918) şeklindedir.
I. Dünya Savaşı'ndaki gelişmeler incelendiğinde; Çanakkale Cephesi'nin tamamen tahliye edilmesi Ocak 1916'da gerçekleşmiştir. Ardından Nisan 1916'da Irak Cephesi'nde Kut'ül Amare zaferi elde edilmiştir. Müttefiklere yardım amacıyla açılan Galiçya Cephesi'nden Osmanlı birliklerinin geri çağrılması Rusya'daki devrimsel süreç doğrultusunda Ağustos-Eylül 1917'de yaşanmıştır. Suriye-Filistin Cephesi'nde Halep'in kuzeyinde kurulan savunma hattı ise savaşın sonlarına doğru Ekim 1918'de tesis edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Çanakkale Cephesi'nin kapanış tarihini tespit etmek
İtilaf Devletleri'nin tahliyeyi tamamlaması 9 Ocak 1916'dır.
Sıralamadaki başlangıç noktasını belirlemek için en erken tarihi bulmak gerekir.
2
Irak Cephesi'ndeki Kut'ül Amare Zaferi'nin tarihini tespit etmek
İngiliz birliklerinin teslim alınması 29 Nisan 1916'dır.
Çanakkale'den hemen sonra gerçekleşen Irak Cephesi'ndeki bu zaferin konumunu belirlemek gerekir.
3
Sınır dışı yardım cephesi olan Galiçya'dan çekilme sürecinin tarihini tespit etmek
Rusya'daki ihtilal rüzgarları sebebiyle 15. Kolordu'nun çekilmesi Ağustos-Eylül 1917'dir.
Bu gelişmenin 1916 yılındaki olaylardan sonra, savaşın son yılından ise önce gerçekleştiğini saptamak gerekir.
4
Suriye-Filistin Cephesi'ndeki son savunma hattının tarihini tespit etmek
Mustafa Kemal Paşa'nın Halep kuzeyinde oluşturduğu savunma hattı 26 Ekim 1918'dir.
Savaşın bitimine çok kısa bir süre kala gerçekleşen en son olayı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin Savunma ve Sınır Dışı Cephelerindeki Önemli Askeri ve Siyasi Gelişmelerin Kronolojisi

Alternatif Yöntem

Olayların tarihlerini (yıl ve ay olarak) belirleyip bir zaman çizelgesi üzerinde eşleştirerek sıralama doğrulanabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4899Soru

Gariplikde gariplerge rahm eylemek
Rasulullah sünnetidir uşbu demde
Alim bolsa, cahil bolsa könglün sındurma
Köngli sınık gariplerge Hudâ yakındır

(Günümüz Türkçesi ile: Garip olanlara acımak, bu zamanda Resulullah'ın sünnetidir. Alim olsun, cahil olsun gönlünü kırma; gönlü kırık gariplere Allah yakındır.)

**Bu dörtlükten ve bu dörtlüğün içinde yer aldığı *Divân-ı Hikmet* adlı eserden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk edebiyatının ilk siyasetnamesi sayılan bu eser, devlet yönetimi ile birey mutluluğu arasındaki ilişkiyi alegorik bir kurguyla işler.

Cevap

Siyasetname olma ve alegorik karakterlere yer verme özelliği Divân-ı Hikmet'e değil, Yusuf Has Hacib tarafından yazılan Kutadgu Bilig'e aittir.
Doğru yanıt olan siyasetname özelliği ve alegorik karakter kurgusu, 11. yüzyılda Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig'in belirleyici niteliğidir. Hoca Ahmed Yesevi'nin Divân-ı Hikmet'i ise tasavvuf ilkelerini, Peygamber sevgisini ve ahlaki öğütleri içeren 'hikmet'lerden oluşur; devlet yönetimi veya alegorik tartışmalar eserin odak noktası değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen dörtlüğün dil, üslup ve tema özelliklerini analiz etmek.
Dörtlükteki 'Rasulullah, sünnet, Hudâ, köngül' gibi terimler ve didaktik (öğretici) ton, eserin dini-tasavvufi bir nitelik taşıdığını gösterir.
Dörtlüğün Ahmet Yesevi'nin Divân-ı Hikmet'inden alındığını saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Divân-ı Hikmet'in yapısal ve içerik özelliklerini değerlendirmek.
Eser XII. yüzyılda Hakaniye Türkçesi ile hece ölçüsü ve dörtlükler kullanılarak yazılmıştır; Tekke edebiyatının kaynağıdır.
Geçiş Dönemi eserlerinin kendine has ayırt edici özelliklerini hatırlamak yanlış seçeneği bulmayı kolaylaştırır.
3
Seçeneklerdeki 'siyasetname' ve 'alegori' ifadelerini sorgulamak.
Alegorik (sembolik) karakterler (Kün Togdı, Ay Toldı vb.) üzerinden devlet yönetimini anlatan eser Kutadgu Bilig'dir.
Divân-ı Hikmet'in içeriği devlet yönetimi değil, bireysel tasavvufi ahlak ve şeriat esaslarıdır.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet ve Geçiş Dönemi Eserleri Karşılaştırması

Alternatif Yöntem

Geçiş Dönemi'ndeki 4 büyük eseri anahtar kelimelerle kodlayabilirsiniz:
1. Kutadgu Bilig -> Siyaset / Mutluluk / Alegori
2. Divânu Lugâti't-Türk -> Sözlük / Arapça-Türkçe / Kültür
3. Atabetü'l-Hakayık -> Hakikatler / Ahlak / Cömertlik
4. Divân-ı Hikmet -> Tasavvuf / Yesevilik / Sade Dil
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4900Soru

Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı'nın en önemli eserlerinden biri olan Divân-ı Hikmet; Türk-İslam kültürünün harmanlandığı, tasavvufi düşüncenin sade bir dille halka aktarıldığı kurucu bir metindir. Aşağıdaki sol sütunda verilen Divân-ı Hikmet'e dair inceleme alanlarını, sağ sütundaki en uygun karşılıklarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eserin nazım birimi ve nazım türü
Eserin dil ve üslup karakteristikleri
Eserin tematik ve düşünsel çerçevesi
Eserin Türk edebiyatı tarihindeki konumu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Divân-ı Hikmet; yapısal olarak 'hikmet' adı verilen dörtlüklerden oluşur, dil olarak sade bir Hakaniye Türkçesiyle didaktik bir üslup benimser, içerik olarak zühd ve takva gibi tasavvufi kavramlara odaklanır ve Türk edebiyatındaki ilk tasavvufi eser olma özelliği taşır.
Divân-ı Hikmet; Karahanlı sahasında, Hakaniye Türkçesi ile yazılmış, İslamiyet'i ve tasavvufu sade bir dille halka öğretmeyi amaçlayan (didaktik), dörtlükler ve hece ölçüsüyle (hikmet) oluşturulmuş ilk tasavvufi Türk metnidir. Bu özellikler eşleştirmede doğru kavramlarla bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yapısal özelliklerini belirle.
Eserin temel nazım biriminin dörtlük olduğu ve şiirlerin özel olarak 'hikmet' şeklinde adlandırıldığı saptandı.
Geçiş dönemi eserlerinde milli nazım biçimlerinin İslamiyet etkisindeki içerikle birleştiğini teyit etmek için.
2
Dil ve üslup karakteristiklerini analiz et.
Sanat yapma amacı gütmeyen, halkın anlayabileceği sade bir Karahanlı Türkçesi (Hakaniye) tespit edildi.
Yesevi'nin asıl amacının edebiyat yapmak değil, dinî gerçekleri öğretmek olduğunu anlamak için.
3
Tematik odak noktalarını saptan.
İçeriğin dervişlik adabı, kıyamet, ahiret ve tasavvufi olgunluk üzerine kurulu olduğu görüldü.
Eserin zühd ve takva eksenli tasavvuf anlayışını karakterize etmek için.
4
Edebiyat tarihindeki yerini tanımla.
Bu eserin Türk dünyasında 'Tekke Edebiyatı'nın kurucu metni olduğu sonucuna varıldı.
Eserin tarihsel önemini ve sonraki yüzyıllardaki etkisini kavramak için.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in biçimsel, içeriksel ve tarihsel özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Geçiş dönemi eserleri arasındaki farkları pekiştirmek için Kutadgu Bilig ile Divân-ı Hikmet'in dil ve amaç yönünden kıyaslandığı soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 245 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin