Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4901Soru

Oğuz Türklerinin diğer Türk boylarıyla veya gayrimüslim komşularıyla yaptıkları savaşların yanı sıra kendi iç mücadelelerini de konu edinen Dede Korkut Hikâyeleri, Türk edebiyatının en özgün eserlerinden biridir. Sözlü gelenekten gelip 15. yüzyılda yazıya geçirilen bu metinler, dil ve üslup bakımından Geçiş Dönemi özelliklerini en belirgin haliyle sunar.

Buna göre, Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dede Korkut; her hikâyenin sonunda ortaya çıkan, kopuz çalıp dua eden bilge bir anlatıcı olmasının yanı sıra, tüm hikâyeleri 15. yüzyılda bizzat kaleme alan eserin asıl müellifidir.

Cevap

Dede Korkut'un eserin asıl müellifi (yazarı) olduğunu belirten yargı yanlıştır; çünkü o, hikâyelerin anlatıcısı ve bilge kişisidir, eserin kendisi ise anonimdir.
Dede Korkut, hikâyelerin sonunda 'dua eden' ve 'boy boylayan' bilge bir anlatıcıdır. Eserin kendisi ise anonimdir; yani 15. yüzyılda kimin tarafından yazıya geçirildiği (müellifi) kesin olarak bilinmemektedir. Dede Korkut'un biyolojik olarak bu hikâyeleri kaleme alan bir yazar olduğu bilgisi tarihsel ve edebi açıdan hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin türü ve dönemi üzerinden yapısal özellikleri değerlendirilir.
Eserin 'Geçiş Dönemi' ürünü olduğu ve nazım-nesir karışık yazıldığı doğrulanır.
Geçiş dönemi eserleri hem eski (destan/nazım) hem yeni (hikâye/nesir) özellikleri barındırır.
2
Eserin nüsha (el yazması) sayısı ve güncel akademik bilgiler kontrol edilir.
Dresden ve Vatikan nüshalarına ek olarak 2019'da Günbet nüshasının bulunduğu bilgisi doğrulanır.
YKS müfredatında güncel keşifler ayırt edici bilgi olarak sorulabilmektedir.
3
Dede Korkut figürünün metindeki işlevi analiz edilir.
Dede Korkut'un yazar (müellif) değil, hikâyeleri anlatan, 'boy boylayıp soy soylayan' efsanevi bir kişilik olduğu anlaşılır.
Anonim halk edebiyatı ürünlerinde anlatıcı ile yazarı karıştırmak temel bir kavram yanılgısıdır.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin Yapısı ve Anlatıcısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4902Soru

Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili aşağıda verilen terim ve kavramları, yanlarındaki açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dresden Nüshası
Günbed Nüshası
Soylama
Dede Korkut

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekilde olmalıdır: Dresden Nüshası - Bir önsöz ve 12 hikâye içeren yazma; Günbed Nüshası - 13. hikâyeyi içeren yeni keşif; Soylama - Manzum ve ritmik bölümler; Dede Korkut - Bilge anlatıcı ve dua eden ozan.
Doğru eşleştirme, eserin hem klasik (Dresden) hem de güncel (Günbed) akademik verilerini kapsar. Dresden yazması 12 hikâye ve önsöz ile temel kaynaktır; Günbed yazması ise 'Salur Kazan’ın Ejderhayı Öldürmesi' boyu ile literatüre yeni girmiştir. Soylama, eserin şiirsel kısımlarını temsil ederken Dede Korkut ise bilge anlatıcı rolünü üstlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Nüshaların ayırt edilmesi
Dresden (12 hikâye) ve Günbed (13. hikâye) nüshalarının içerik farkı belirlenir.
Eserin günümüze ulaşan yazmaları arasındaki sayısal ve içerik farkı akademik bir bilgi standardıdır.
2
Edebi tekniğin analiz edilmesi
Soylama kavramının şiirsel (manzum) bölümlere karşılık geldiği saptanır.
Eserin nazım-nesir karışık yapısı içerisinde şiirsel söyleyişlere verilen özel isimlerin bilinmesi gerekir.
3
Karakter ve yazar ayrımının yapılması
Dede Korkut'un bir yazar değil, bilge bir anlatıcı (ozan) olduğu netleştirilir.
Eserin anonimliği ve anlatıcı figürün fonksiyonu, geçiş dönemi eserlerinin karakteristik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin Nüshaları, Yapısal Özellikleri ve Anlatıcı Tipi
Soru 4903Soru

Oğuz Türklerinin epik dünyasını, sosyal yaşamını ve dil özelliklerini günümüze taşıyan Dede Korkut Hikâyeleri; bir önsöz ve hikâyelerden oluşan, destandan halk hikâyesine geçişin en karakteristik örneğidir.

Buna göre, Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hikâyelerin bilge kişisi Dede Korkut, eserin müellifi sıfatıyla her hikâyenin sonunda ortaya çıkarak Oğuz beylerine öğütler verir ve hikâyeyi bizzat kendisinin yazıya geçirdiğini belirtir.

Cevap

Dede Korkut'un eserin yazarı (müellifi) olduğunu ve hikâyeleri kendisinin yazıya geçirdiğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap, Dede Korkut'un eserin müellifi (yazarı) olduğunu savunan seçenektir. Dede Korkut Hikâyeleri anonim bir eserdir ve Dede Korkut bu hikâyelerin yazarı değil; bilge anlatıcısı, kopuz çalıp dua eden manevi lideridir. Hikâyelerin 15. yüzyılda yazıya geçirildiği bilinse de bunu yapan kişi meçhuldür.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yazarlık durumunu incele.
Dede Korkut Hikâyeleri anonimdir.
Bu eser halkın ortak belleğinde oluşmuş ve 15. yüzyılda kimliği belirsiz biri tarafından yazıya geçirilmiştir.
2
Dede Korkut figürünün eserdeki rolünü analiz et.
Dede Korkut bir anlatıcı ve bilge kişiliktir.
Hikâyelerin sonunda kopuzuyla gelip dua (alkış) eder ve öğütler verir ancak o bir edebi figürdür, tarihsel yazar değildir.
3
Modern nüsha bilgilerini kontrol et.
Dresden, Vatikan ve Gunbed nüshaları mevcuttur.
2019'da keşfedilen Gunbed nüshası ile hikâye sayısı 13'e çıkmış ve akademik bilgi güncellenmiştir.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin anonim yapısı ve Dede Korkut'un anlatıcı (narrator) kimliği.

Daha Fazla Pratik

Dede Korkut Hikâyeleri'ndeki nazım ve nesir kısımların işlevlerini pekiştirmek için 'Bamsı Beyrek' hikâyesindeki diyalogları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4904Soru

Karac'oğlan der ki her sözüm haktır
Güzellerin gönlü bendedir yoktur
Benim sevdiceğim alemde tektir
Güzeller içinde merdane geçer

Bu dörtlük, biçim ve içerik özellikleri bakımından incelendiğinde, bu metnin ait olduğu edebî gelenekle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halk edebiyatı sadece sözlü bir gelenek olarak kalmış; bu döneme ait şiirlerin yazılı olarak kaydedildiği herhangi bir kaynak oluşmamıştır.

Cevap

Halk edebiyatının sadece sözlü bir gelenek olduğu ve yazılı kaynaklarının bulunmadığı ifadesi yanlıştır; çünkü bu şiirler 'cönk' adı verilen defterlerde toplanmıştır.
Halk edebiyatı temelde sözlü bir geleneğe dayanmakla birlikte, bu edebiyatın ürünleri 'cönk' adı verilen deri kaplı el yazması defterlerde toplanmıştır. Dolayısıyla bu geleneğin yazılı bir kaynağının olmadığını savunmak akademik olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğü biçim yönünden incele.
11'li hece ölçüsü kullanılmış, nazım birimi dörtlüktür.
Şiirin ait olduğu geleneğin (Halk Edebiyatı) temel teknik özelliklerini belirlemek gerekir.
2
Dörtlüğü içerik ve dil yönünden incele.
Sade Türkçe, somut aşk konusu (Karacaoğlan mahlası).
Metnin Halk edebiyatına (Aşık koluna) ait olduğu kesinleşir.
3
Seçeneklerdeki 'genel özellik' ifadelerini değerlendir.
Cönklerin varlığı hatırlanırsa, geleneğin tamamen sözlü olduğu iddiası çürütülür.
Halk edebiyatı sözlü ağırlıklı olsa da yazılı belgeleri (cönkler) mevcuttur.

Anahtar Kavram

Halk Edebiyatının Genel Özellikleri ve Cönk Kavramı
Soru 4905Soru

Bir edebiyat araştırmacısı, anonim halk edebiyatı ürünlerini derlerken karşılaştığı mani örneklerini yapısal özelliklerine göre şu şekilde tasnif etmiştir:

MaddeNazım Biçimi/Türü Özellikleri
IYedişer heceli dört dizeden oluşur, kafiye düzeni "aaxa" şeklindedir.
IIDört dizeli tam maninin sonuna, aynı kafiye düzeninde iki dize daha eklenmesiyle oluşur; dize sayısı dörtten fazladır.
IIIİlk dizesi yedi heceden az olan, genellikle cinaslı kafiye ile kurulan ve dize sayısı dördü geçmeyen örneklerdir.

Buna göre, araştırmacının tasnifindeki II. maddeye uygun olan örnek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derdim var dağlar gibi
Söylemem sağlar gibi
Gönlümde bir sızı var
Coşkunca çağlar gibi
Derdime bir çare var
Bulanık çaylar gibi

Cevap

Dize sayısı dörtten fazla olan (6 dize) ve 7'li hece ölçüsüyle kurulan 'Derdim var dağlar gibi' ile başlayan şiir yedekli mani örneğidir.
Doğru kabul edilen şiir, yedişer heceli toplam altı dizeden oluşmaktadır. İlk dört dize ('aaxa') bir tam mani yapısı sunarken, sonuna eklenen 'Derdime bir çare var / Bulanık çaylar gibi' dizeleriyle yapı genişletilmiştir. Bu durum, araştırmacının II. maddede belirttiği 'dize sayısı dörtten fazla olan yedekli mani' tanımına tam uygunluk gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Tasnif maddelerini analiz etme
II. maddenin 'yedekli (artık) mani'yi tarif ettiği saptandı.
Yedekli maniler, düz manilere dizeler eklenerek dize sayısının dörtten fazlaya çıkarıldığı anonim halk edebiyatı biçimleridir.
2
Seçeneklerdeki hece sayılarını kontrol etme
D seçeneği 8'li, E seçeneği 11'li ölçüyle yazıldığı için elendi.
Maniler istisnasız 7'li hece ölçüsüyle söylenir.
3
Dize sayısı ve yapı kontrolü yapma
A seçeneği 6 dizeli olmasıyla II. maddeye; B ve C seçenekleri 4 dizeli olmalarıyla diğer maddelere karşılık geldiği görüldü.
Yedekli mani, tanım gereği 4 dizelik standart yapının dışına taşan manidir.

Anahtar Kavram

Yedekli (Artık) Mani ve Yapısal Özellikleri
Soru 4906Soru

Ayna düştü dizime
Sürme çektim gözüme
İnanmazsan bak usta
Yalan gelmez sözüme
Bahar gelmiş düzüme
Uykusuzluk yüzüme

Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Dizime" ve "düzüme" sözcükleri arasında sesdeşlik ilişkisi kurulduğundan cinaslı kafiye mevcuttur.

Cevap

Dizeler arasında sesdeşlik ilişkisine dayalı cinaslı kafiye bulunduğu ifadesi yanlıştır.
Verilen şiirde 'dizime', 'gözüme', 'sözüme', 'düzüme' ve 'yüzüme' sözcükleri arasında kafiye ve redif bulunmaktadır ancak cinaslı kafiye yoktur. Cinaslı kafiye olabilmesi için sesdeş (yazılışları aynı, anlamları farklı) sözcüklerin kullanılması gerekirdi. Oysa bu dizelerdeki kelime kökleri (diz, göz, söz, düz, yüz) tamamen farklı anlamlara ve yazılışlara sahip oldukları için burada cinas değil, tam/zengin uyak söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Nazım biçimini belirle
Şiir 6 dizeden oluşmaktadır ve 7'li hece ölçüsüyle söylenmiştir. Bu yapı, 4 dizelik standart maniye dize eklenmesiyle oluşan 'yedekli (artık) mani'dir.
Dize sayısı ve hece ölçüsü türün teşhis edilmesini sağlar.
2
Kafiye ve redif analizi yap
Diz-im-e, göz-üm-e, söz-üm-e, düz-üm-e, yüz-üm-e kelimelerinde köklerdeki ses benzerlikleri kafiye, '-ime' ekleri ise rediftir.
Ahenk unsurlarını belirlemek için kök ve ek ayrımı yapılmalıdır.
3
Cinaslı kafiye kontrolü yap
Cinas için 'yazılış aynı, anlam farklı' olmalıdır. 'Diz' (vücut bölümü) ile 'Düz' (ova, alan) kelimeleri sesdeş değildir.
Cinaslı kafiyenin tanımı gereği sesdeşlik aranmalıdır.

Anahtar Kavram

Yedekli (Artık) Mani ve Cinaslı Kafiye Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Cinaslı (kesik) mani ile yedekli mani arasındaki yapısal ve ahenk farklarını pekiştirmek için farklı mani örneklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4907Soru

Bülbül az
Bahçende bülbül az
Yâri her gün görene
Yetmiş sene bülbül az

Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçerik ve tür özellikleri bakımından İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki 'sagu' türünün halk edebiyatındaki karşılığıdır.

Cevap

Dizelerin içerik ve tür özellikleri bakımından sagu türünün karşılığı olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır.
Dizeler biçimsel olarak bir 'kesik mani' örneğidir ve aşk temasını işlemektedir. İslamiyet öncesindeki 'sagu' ve divan edebiyatındaki 'mersiye' türlerinin halk edebiyatındaki tam karşılığı 'ağıt'tır. Dolayısıyla bu dizelerin sagu ile eşleştirilmesi bilgi yönünden yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin biçimsel özelliklerini incelemek.
Dizelerin 3-7-7-7 hece düzeninde olduğu, tek dörtlükten oluştuğu ve 'aaxa' şeklinde kafiyelendiği görülür.
Nazım biçimini belirlemek için hece ölçüsü ve kafiye şeması birincil veridir.
2
Kafiye türünü ve nazım biçimi adını belirlemek.
İlk dize kısa olduğu için 'kesik mani', 'bülbül az' sözcükleri sesçe aynı anlamca farklı olduğu için 'cinaslı mani' tespiti yapılır.
Mani türünün alt varyasyonlarını ayırt etmek akademik analiz için gereklidir.
3
Konu ve tür eşleştirmesini kontrol etmek.
Metnin lirik bir aşk teması işlediği, oysa 'sagu'nun ölüm temalı (ağıt) olduğu saptanır.
Anonim halk edebiyatı türlerinin İslamiyet öncesi ve Divan edebiyatındaki karşılıklarını bilmek dönemsel etkileşimi anlamayı sağlar.

Anahtar Kavram

Anonim Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri: Mani ve Türleri

Daha Fazla Pratik

Yedekli (artık) mani ve tam mani arasındaki yapısal farkları incelemek için benzer bir karşılaştırma sorusu çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4908Soru

Bağ bana
Bahçe sana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfün teli bağ bana

Bu dizelerin nazım biçimi ve yapısal özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk dizesi hece sayısı bakımından eksik bırakılmış, cinaslı kafiyeye yer verilen bir kesik manidir.

Cevap

Dizeler, ilk satırının hece sayısı bakımından eksik olması ve cinaslı kafiye içermesi nedeniyle kesik (cinaslı) mani örneğidir.
Verilen şiirde ilk dizenin ('Bağ bana') 2 heceli olması, diğer dizelerin ise 7'li hece ölçüsüne uyması bu metnin bir 'kesik mani' olduğunu kanıtlar. Ayrıca 1, 2 ve 4. dizelerdeki 'bağ bana' ifadeleri yazılışça aynı ancak anlamca farklı (bahçe-bağ vs. bağlamak/düğüm) olduğu için cinaslı kafiye kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayılarını kontrol et.
1. dize: 2 hece, 2. dize: 7 hece, 3. dize: 7 hece, 4. dize: 7 hece.
Nazım biçimini belirlemek için ölçü kontrolü gereklidir.
2
Uyak düzenini ve kafiye türünü incele.
Uyak düzeni aaxa şeklindedir. 'Bağ bana' ifadeleri arasında cinas vardır.
Maniler genelde aaxa düzeniyle yazılır; cinaslı olanlar ise kesik mani olarak adlandırılır.
3
Elde edilen verileri nazım biçimi tanımlarıyla eşleştir.
İlk dizesi 7 heceden az olan ve cinas içeren bu form kesik manidir.
Kesik manilerin en belirgin özelliği ilk dizenin kısa olması ve anlamın genelde cinas üzerine kurulmasıdır.

Anahtar Kavram

Anonim Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri: Kesik (Cinaslı) Mani

Daha Fazla Pratik

Yedekli (artık) mani ve düz mani arasındaki yapısal farkları karşılaştıran sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4909Soru

Aşağıdaki dizeler âşık edebiyatı geleneğine ait iki farklı şiirden alınmıştır:

I.
*İncecikten bir kar yağar*
*Tozar Elif Elif diye*
*Deli gönül abdal olmuş*
*Gezer Elif Elif diye*

II.
*Köroğlu der durun yerli yerinde*
*Herkesin kılıcı olsun belinde*
*Arap atlar oynaşırken önünde*
*Yiğit olan cenge girmeli şimdi*

Bu dörtlüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki şiir de hece sayısına dayalı nazım biçimi sınıflandırmasında aynı grupta değerlendirilir.

Cevap

Her iki şiirin aynı nazım biçimi grubunda yer aldığını iddia eden seçenek yanlıştır.
Verilen iki dörtlükten birincisi 8'li hece ölçüsüyle yazılmış bir 'semai' örneğidir. İkincisi ise 11'li hece ölçüsüyle yazılmış bir 'koşma' örneğidir. Dolayısıyla her iki şiirin nazım biçimi yönüyle aynı grupta (ikisinin de koşma olması gibi) yer alması mümkün değildir. Seçeneklerdeki bu ifade şiirlerin yapısal özellikleriyle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hece ölçülerinin sayılması
I. dörtlük 8'li, II. dörtlük 11'li hece ölçüsüne sahiptir.
Âşık edebiyatında nazım biçimini belirleyen en temel teknik özellik hece sayısıdır.
2
Nazım biçimlerinin tespit edilmesi
8'li ölçü 'semai' nazım biçimini, 11'li ölçü 'koşma' nazım biçimini işaret eder.
Hece sayılarına göre biçimsel sınıflandırma yapılır.
3
Konularına göre nazım türlerinin belirlenmesi
I. dörtlük güzelleme (aşk/doğa), II. dörtlük koçaklama (yiğitlik) türündedir.
İçerik, nazım türünü belirleyen unsurdur.
4
Seçeneklerin analiz edilmesi
Her iki şiirin aynı biçim grubunda (koşma) olduğunu söyleyen ifade bilgisel olarak hatalıdır.
Farklı hece sayıları farklı nazım biçimleri demektir.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri ve Türleri Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4910Soru

Aşağıda verilen dörtlükleri, sahip oldukları yapısal ve tematik özelliklere göre sağ sütundaki nazım biçimi ve türü tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yiğit olan yiğitliğin bildirir / Kılıç çekip hasmın bağrın deldirir / Ecel gelmiş canın Hakka saldırır / Daha ne beklersin al kılıcı eline
İncecikten bir kar yağar / Tozar Elif Elif diye / Deli gönül abdal olmuş / Gezer Elif Elif diye
Bre ağalar bre beyler / Ölmeden bir dem sürelim / Gözümüze toprak dolmadan / Dünya muradına erelim
Şu yalan dünyaya geldim geleli / Severim Elif'i zatı büzürktür / Gönül gözü ile gördüm göreli / Ilgıt ılgıt akan taze bir süttür

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Yiğitlik temalı 11'li dörtlük koçaklama ile, Elif güzellemesini konu alan 8'li dörtlük semai ile, 'bre' ünlemiyle başlayan 8'li dörtlük varsağı ile ve 11'li hece ölçüsüyle aşkı anlatan dörtlük güzelleme ile eşleşmektedir.
Verilen dörtlüklerdeki hece sayıları (11'li ve 8'li ayrımı) ile metinlerdeki izlekler (yiğitlik, aşk, nida kullanımı) Âşık edebiyatının temel nazım birimleriyle örtüşmektedir. Özellikle 11'li ölçüyle yazılanların konuya göre koçaklama veya güzelleme olarak, 8'li ölçüyle yazılanların ise üsluba göre semai veya varsağı olarak nitelendirilmesi edebî gelenekle uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini belirleyin.
Birinci ve dördüncü dörtlük 11'li; ikinci ve üçüncü dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında koşma ve türleri 11'li, semai ve varsağı ise 8'li hece ölçüsüyle ayırt edilir.
2
Dörtlüklerin temalarını ve anahtar kelimelerini analiz edin.
Birinci dörtlükte 'yiğitlik, kılıç'; ikinci dörtlükte 'aşk, Elif'; üçüncü dörtlükte 'bre' nidası; dördüncü dörtlükte 'sevgiliye övgü' öne çıkmaktadır.
Nazım türleri (güzelleme, koçaklama vb.) içeriklerine göre; bazı nazım biçimleri (varsağı) ise özel kelime/nida kullanımlarına göre belirlenir.
3
Elde edilen verileri nazım biçimi ve türü kavramlarıyla eşleştirin.
11'li + Yiğitlik = Koçaklama; 11'li + Övgü = Güzelleme; 8'li + Lirik = Semai; 8'li + Bre = Varsağı.
Tanımlardaki hece sayıları, türün içeriği (biçim vs tür ayrımı) ve üslup özellikleri tam bir eşleşme sağlar.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatında nazım biçimleri (koşma, semai, varsağı) hece ölçüsü ve üslup ile; nazım türleri (güzelleme, koçaklama) ise konu ile belirlenir.

Daha Fazla Pratik

Karacaoğlan'ın bir şiiri üzerinden semai ve varsağı ayrımını yapmak için hece sayısının yanı sıra ezgi ve nida farkına odaklanan pratikler yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4911Soru

I. Metin
Benden selam olsun Bolu Beyi'ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir

II. Metin
Behey elâ gözlü dilber
Vaktin geçer demedim mi
Harami olmuş gözlerin
Beller keser demedim mi

Yukarıda verilen dörtlükler ve özellikleri hakkında numaralanmış yargılardan hangileri doğrudur?

I. I. Metin; nazım biçimi yönüyle 'koşma', nazım türü yönüyle 'koçaklama'dır.
II. II. Metin; 'behey' ünlemi ve 8'li hece ölçüsü nedeniyle nazım türü olarak 'varsağı'dır.
III. I. Metin'de epik, II. Metin'de lirik bir tema işlenmiştir.
IV. II. Metin, hece ölçüsü bakımından 'semai' nazım biçimi ile aynı yapısal özelliği taşımaktadır.

Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki bilgilere göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve IV

Cevap

Birinci metin nazım biçimi olarak koşma, türü olarak koçaklamadır; ikinci metin lirik temalıdır ve semai ile aynı hece yapısına (8'li) sahiptir; ancak varsağı bir tür değil biçimdir (I, III ve IV).
I. Metin 11'li hece ölçüsü ve yiğitlik konusuyla doğru şekilde 'koşma-koçaklama' olarak tanımlanmıştır. III. yargıdaki epik/lirik ayrımı şiirlerin ruhuna uygundur. IV. yargı ise semai ve varsağı nazım biçimlerinin her ikisinin de 8'li hece ölçüsüyle söylenmesi gerçeğine dayandığı için doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin hece ölçülerini hesapla.
I. Metin 11'li, II. Metin 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında nazım biçimlerini (koşma/semai) ayırmak için hece sayısı temel ölçüttür.
2
Metinlerin içeriklerini ve anahtar kavramlarını analiz et.
I. Metin yiğitlik (koçaklama) temalıdır; II. Metin 'behey' ünlemi içerir ve aşk (lirik) temalıdır.
Nazım türünü (güzelleme/koçaklama) belirlemek için konuya, varsağı biçimini belirlemek için ünlemlere bakılır.
3
Nazım biçimi ve nazım türü kavramlarını karşılaştır.
Koşma, semai ve varsağı 'biçim'; güzelleme ve koçaklama ise 'tür'dür.
II. yargıda varsağının 'nazım türü' olarak verilmesi kavram karmaşasına yol açan bir hatadır.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatında nazım biçimi (yapısal şekil) ve nazım türü (konusal sınıflandırma) arasındaki farklar.
Soru 4912Soru

Aşağıdaki tabloda, Âşık edebiyatına ait iki farklı dörtlük ve bu dörtlüklerin bazı özellikleri verilmiştir:

ÖzellikI. DörtlükII. Dörtlük
MetinKöroğlu der durun yerli yerinde / Ak mızraklar oynamalı serinde / Düşman korkusuyla kendi ininde / Aslanlar gibi kükremelidirİncecikten bir kar yağar / Tozar Elif Elif diye / Deli gönül abdal olmuş / Gezer Elif Elif diye
Hece Ölçüsü11'li hece ölçüsü8'li hece ölçüsü
Nazım BiçimiXY
Nazım TürüZT

Buna göre tablodaki X, Y, Z ve T harflerinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X: Koşma, Y: Semai, Z: Koçaklama, T: Güzelleme

Cevap

X: Koşma, Y: Semai, Z: Koçaklama, T: Güzelleme
I. Dörtlük, 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı için nazım biçimi 'Koşma'dır; kahramanlık ve yiğitlik konusunu işlediği için nazım türü 'Koçaklama'dır. II. Dörtlük ise 8'li hece ölçüsüyle yazıldığı için nazım biçimi 'Semai'dir; doğa ve sevgi temasını lirik bir dille işlediği için nazım türü 'Güzelleme'dir. Bu eşleştirmeler doğru kavramsal sınıflandırmayı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini hesapla.
I. Dörtlük 11'li, II. Dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında 11'li ölçü genellikle koşma, 8'li ölçü ise semai veya varsağı biçimini işaret eder.
2
Metinlerin konularını (temalarını) analiz et.
I. Dörtlükte 'yiğitlik, düşman, kükremek' gibi ifadelerle kahramanlık; II. Dörtlükte 'kar, Elif, gönül' gibi ifadelerle aşk ve doğa teması işlenmiştir.
Konu, nazım türünü (koçaklama, güzelleme vb.) belirler.
3
Hece sayısı ve konu bilgilerini nazım terimleriyle eşleştir.
I. Dörtlük (11'li + Kahramanlık) = Koşma biçimi, Koçaklama türü. II. Dörtlük (8'li + Aşk/Doğa) = Semai biçimi, Güzelleme türü.
Biçim yapısal özelliklere, tür ise içeriğe dayanır.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimi ve Nazım Türü Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Karacaoğlan'ın semaileri ile Köroğlu'nun koçaklamalarını hece ve tema bakımından karşılaştıran metin analizleri çözmek kavramların pekişmesini sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4913Soru

Aşağıdaki numaralanmış dörtlükleri, hece ölçüsü ve tema özelliklerine göre sağdaki tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Benden selâm olsun Bolu Beyi'ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından gürzün sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir
Behey elâ gözlü dilber
Vaktin geçer demedim mi
Harâmi olmuş gözlerin
Beller keser demedim mi
Gönül gurbet ele varma
Ya dönülür ya dönülmez
Her güzele meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
Halkı soyanlara mühlet verilir
Doğruyu söyleyen hapse girilir
Rüşvetle dünyada hüküm sürülür
Adalet kalmadı, zulüm çoğaldı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dörtlükler sırasıyla Koçaklama (11'li), Varsağı (8'li + Behey), Semai (8'li + Lirik) ve Taşlama (11'li + Eleştiri) ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirme; hece ölçüsü (11'li ve 8'li), şiirde kullanılan özel ünlemler (behey) ve şiirin işlediği tema (yiğitlik, eleştiri, lirik konu) kriterlerinin tamamını sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece sayılarını kontrol et.
I. ve IV. dörtlükler 11'li; II. ve III. dörtlükler 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında koşma ve taşlama genellikle 11'li, semai ve varsağı ise 8'li ölçüyle söylenir.
2
Dörtlüklerdeki anahtar kavramları ve ünlemleri belirle.
II. dörtlükte 'behey' ünlemi bulunurken, I. dörtlükte savaş aletleri (ok, gürz) ve 'Bolu Beyi' gibi epik unsurlar vardır.
Varsağıları diğer 8'li şiirlerden (semai) ayıran en büyük fark 'bre, hey, behey' gibi ünlemlerdir.
3
Şiirlerin temalarını (nazım türlerini) analiz et.
I. dörtlük yiğitlik (koçaklama), III. dörtlük aşk/ayrılık (güzelleme/lirik), IV. dörtlük ise toplumsal yergi (taşlama) içermektedir.
Nazım biçimi yapısal özellikleri (ölçü, kafiye), nazım türü ise şiirin işlediği konuyu belirler.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri (Koşma, Semai, Varsağı) ve Nazım Türleri (Koçaklama, Taşlama)
Soru 4914Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında roman ve hikâyeler; temsil ettikleri edebî eğilimler, ele aldıkları temalar, geçtikleri coğrafyalar ve yazarları bakımından büyük çeşitlilik gösterir. Aşağıda bu eserlerden bazılarına dair bilgilerin yer aldığı bir tablo verilmiştir:

YazarEserCoğrafya / MekânTemel Çatışma / İzlek
I*Çıkrıklar Durunca*Bolu (Gerede)Avrupa sanayi mallarının yerli dokumacılığı yok etmesi
Talip ApaydınIIİç Anadolu (Eskişehir)Tarımda makineleşmenin getirdiği sancılar ve köy hayatı
III*Tütün Zamanı*Ege (Urla)Tütün üreticilerinin sömürüsü ve aşk teması
Yusuf Atılgan*Anayurt Oteli*IVBireyin yalnızlığı, yabancılaşma ve psikolojik bunalımlar

Bu tablodaki numaralanmış boşluklara getirilmesi gereken yazar, eser ve mekân bilgileri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Sadri Ertem / II: Sarı Traktör / III: Necati Cumalı / IV: Manisa

Cevap

I: Sadri Ertem / II: Sarı Traktör / III: Necati Cumalı / IV: Manisa
Doğru seçenekte yer alan eşleştirmeler tablodaki boşlukları eksiksiz doldurmaktadır. Sadri Ertem'in *Çıkrıklar Durunca* romanı, Talip Apaydın'ın *Sarı Traktör* eseri, Necati Cumalı'nın *Tütün Zamanı* ve Yusuf Atılgan'ın Manisa'da geçen *Anayurt Oteli* bilgileri birbiriyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı satırda yer alan *Çıkrıklar Durunca* adlı eserin yazarını belirleyin.
Sadri Ertem
Bolu'nun Gerede ilçesinde geçen ve Avrupa sanayi mallarının yerel dokuma tezgahlarını yok etmesini konu edinen bu ünlü roman Sadri Ertem'e aittir.
2
II numaralı satırda yer alan, Talip Apaydın'a ait olan ve Eskişehir'de geçen, tarımda makineleşmeyi ele alan eseri belirleyin.
*Sarı Traktör*
Yazarın *Yarbükü* eseri su paylaşımını ele alırken, *Sarı Traktör* tarımdaki makineleşmeyi ve traktör edinme arzusunu işler.
3
III numaralı satırda yer alan, *Tütün Zamanı* romanının yazarını belirleyin.
Necati Cumalı
Ege'de (Urla) geçen tütün üreticilerinin sömürüsünü ve aşk temasını işleyen bu eser Necati Cumalı'ya aittir.
4
IV numaralı satırda yer alan, Yusuf Atılgan'ın *Anayurt Oteli* romanının geçtiği mekânı belirleyin.
Manisa
*Anayurt Oteli* romanı, yazarın gerçek hayatta da kaldığı ve otel işlettiği Manisa'da geçmektedir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nda Toplumcu Gerçekçi ve Modernist Romanların Yazar, Eser, Mekân ve İzlek İlişkileri
Soru 4915Soru

I. Şiir:
Mermer bir heykelin soğuk alnında parıldayan ışık,
Çizgilerin mükemmel uyumuyla donmuş bir anı fısıldar;
Burada ne hüzün var ne de içli bir hıçkırık,
Sadece sanatkârın elinde ebedîleşen bir form var.

II. Şiir:
Gölgeler uzandı sessizce suyun üzerinde,
Renkler eridi bir musiki perdesinin ardında;
Anlam kapalı, bir rüya ikliminin derinliğinde,
Ruhum ürperir bu loş akşamın yurdunda.

Bu şiirlerin temsil ettiği edebi akımlar (Parnasizm ve Sembolizm) ile bu akımların Türk ve dünya edebiyatındaki özellikleri göz önüne alındı��ında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. şiirin şekil mükemmeliyetçiliği Théophile Gautier'nin 'sanat sanat içindir' teorisine dayanırken; II. şiirin ait olduğu akımın kurallarını belirleyen Jean Moréas, şiirin temel amacının somut dış dünyayı fotoğrafçı bir gerçekçilikle betimlemek olduğunu savunmuştur.

Cevap

Şiirin temel amacının somut dış dünyayı fotoğrafçı bir gerçekçilikle betimlemek olduğunu savunan Jean Moréas hakkındaki değerlendirme yanlıştır.
Değerlendirmelerden yanlış olanı, Jean Moréas'nın şiirin amacını somut dış dünyayı fotoğrafçı bir gerçekçilikle betimlemek olarak gördüğünü iddia eden ifadedir. Jean Moréas, 1886'da yayımladığı Sembolist Manifesto'da dış dünyanın nesnel tasvirine karşı çıkmış; şiirin amacının nesneleri doğrudan anlatmak değil, ruhsal durumları bu nesneler ve semboller aracılığıyla sezdirmek olduğunu belirtmiştir. Fotoğrafçı gerçekçilik ise Realizm ve Natüralizm akımlarına aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şiir parçalarının biçim, içerik ve üslup özelliklerini edebi akımlarla ilişkilendirmek.
I. şiirde 'mermer heykel', 'çizgilerin uyumu' ve 'form' vurgulanarak nesnel bir tablo çizilmiştir (Parnasizm). II. şiirde ise 'gölgeler', 'renklerin musikiyle erimesi' ve 'anlam kapalılığı' vurgulanmıştır (Sembolizm).
Şiirlerin hangi akımları temsil ettiğini saptamak, seçeneklerin bu akımlarla uyumunu kontrol etmeyi sağlar.
2
Seçeneklerdeki kuramsal ve tarihi bilgilerin doğruluğunu test etmek.
Théophile Gautier parnasizmin ve 'sanat için sanat' ilkesinin öncüsüdür. Jean Moréas ise sembolizmin bildirisini yazan kişidir. Ancak Moréas, sembolist şiirin dış dünyayı nesnel/fotoğrafçı bir gerçekçilikle tasvir etmesine karşı çıkmış, kapalılığı savunmuştur.
Yanlış olan kuramsal bilgiyi tespit ederek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Parnasizm ve Sembolizm akımlarının poetik ilkeleri ve temsilcilerinin görüşleri
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4916Soru

Tarih bilimi üzerine çalışan bir akademisyen, hazırladığı metodoloji makalesinde şu değerlendirmelere yer vermiştir:

'Tarihçi, doğa bilimcisi gibi laboratuvar ortamında olguları tekrarlayamaz; onun laboratuvarı arşivler ve kazı alanlarıdır. Tarihsel bilginin inşasında en kritik eşik, incelenen dönemin zihniyet dünyasına nüfuz edebilmektir. Eğer bir araştırmacı, Truva Savaşı'nı Homeros destanlarındaki mitolojik ögeleri tamamen ayıklamadan askeri bir strateji belgesi gibi okursa ya da Cilalı Taş Devri'nde takas edilen obsidyenlerin ticari değerini günümüz serbest piyasa ekonomisinin arz-talep eğrileriyle açıklamaya kalkarsa, tarih biliminin sınırlarını aşmış ve metodolojik bir açmaza düşmüş olur. Benzer şekilde, Göbeklitepe'deki dikilitaşlar üzerindeki kabartmaları çözmek için eski yazı uzmanlarından (paleograf) yardım talep etmesi de yöntemsel bir hatadır.'

Bu makalede geçen; Cilal�� Taş Devri'ndeki obsidyen takasının günümüz serbest piyasa ekonomisiyle açıklanması ve Göbeklitepe kabartmaları için paleografiden yardım istenmesi hataları, sırasıyla tarih biliminin aşağıdaki hangi temel özelliklerinin veya yöntemlerinin göz ardı edildiğini gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayların meydana geldiği dönemin koşullarına göre değerlendirilmesi - Tarih öncesi devirlerin aydınlatılmasında yazısız kaynakların esas alınması

Cevap

Olayların meydana geldiği dönemin koşullarına göre değerlendirilmesi - Tarih öncesi devirlerin aydınlatılmasında yazısız kaynakların esas alınması
Doğru seçenek tarihsel olayların kendi dönemi içindeki koşullarla değerlendirilmesi gerekliliğini ve tarih öncesi çağlar için yazısız kaynakların kullanılmasını ifade etmektedir. Cilalı Taş Devri'ndeki obsidyen takasının günümüz ekonomisiyle açıklanması, olayın kendi çağı dışındaki kurallarla değerlendirilmesidir (anakronizm). Göbeklitepe'deki dikilitaşlar ise tarih öncesi döneme ait olup yazısız buluntular olduğu için eski yazı bilimi olan paleografinin burada kullanılması imkansızdır; bu sebeple yazısız kaynakların esas alınması kuralına uyulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk hatanın ('Cilalı Taş Devri'nde takas edilen obsidyenlerin ticari değerini günümüz serbest piyasa ekonomisiyle açıklama') analiz edilmesi.
Bu durum, geçmişteki bir olayı günümüzün iktisadi kavram ve değerleriyle açıklamaya çalışmaktır. Bu metodolojik hata 'anakronizm' (tarihsel yanılgı) olarak adlandırılır. Bunu önlemek için 'olayların meydana geldiği dönemin koşullarına göre değerlendirilmesi' ilkesine uyulmalıdır.
Tarih araştırmalarında objektifliğin ve bilimsel doğruluğun sağlanması için olaylar kendi çağının şartları içinde ele alınmalıdır.
2
Paragraftaki ikinci hatanın ('Göbeklitepe'deki dikilitaşlar üzerindeki kabartmaları çözmek için paleograftan yardım talep etme') analiz edilmesi.
Göbeklitepe, Neolitik Dönem'e (tarih öncesi çağlara) ait olup yazının henüz kullanılmadığı bir dönemdir. Paleografi ise eski yazıların okunmasını ve incelenmesini inceleyen bir bilim dalıdır. Yazısız bir dönem için yazı uzmanından yardım istemek metodolojik bir hatadır. Bu dönemin aydınlatılmasında ancak 'yazısız kaynaklar' (arkeolojik buluntular) esas alınabilir.
Tarih öncesi dönemlerin araştırmalarında yazıya dayalı bilim dallarının (paleografi, epigrafi, diplomatik) kullanılamayacağı, yalnızca arkeoloji ve antropoloji gibi yazısız kaynakları inceleyen dallardan yararlanılabileceği gerçeğini kavramak gerekir.
3
Elde edilen analiz sonuçlarının seçeneklerle karşılaştırılması.
Yapılan iki hatanın sırasıyla 'Olayların meydana geldiği dönemin koşullarına göre değerlendirilmesi' ve 'Tarih öncesi devirlerin aydınlatılmasında yazısız kaynakların esas alınması' ilkelerinin ihlal edilmesinden kaynaklandığı görülür. Bu ilkeler doğru seçenekte bir arada verilmiştir.
Doğru sonuca ulaşmak için her iki metodolojik eşleştirmenin de eksiksiz yapılması gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Tarih biliminin yöntemi, olayların kendi dönemi içindeki koşullarla değerlendirilmesi gerekliliği (anakronizmden kaçınma) ve tarih öncesi dönemlerin araştırılmasında yazısız kaynakların zorunluluğu.
Soru 4917Soru

Osmanlı Beyliği'nin devletleşme sürecinde askeri, idari ve mali alanlarda attığı adımlar, fethettiği bölgelerin coğrafi ve kültürel yapısıyla yakından ilişkilidir. Orhan Bey Dönemi’nde Bursa’nın fethi sonrası ilk düzenli ordunun (Yaya ve Müsellem) kurulması ve geçici meclislerin yerini Divan teşkilatının alması yerel beylikten bölgesel güce geçişi sağlarken; I. Murad Dönemi’nde Edirne’nin fethini müteakip Rumeli Beylerbeyliği’nin kurulması, defterdarlık ve kazaskerlik makamlarının oluşturulması teşkilatlanmayı imparatorluk ölçeğine taşımıştır.

Buna göre Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'ndeki teşkilatlanma faaliyetleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırların batı yönünde genişlemesi ve fetihlerin kalıcı hale getirilmesi arzusu, askeri ve bürokratik yapılanmanın idari ihtiyaçlara göre dinamik biçimde şekillenmesini zorunlu kılmıştır.

Cevap

Sınırların batı yönünde genişlemesi ve fetihlerin kalıcı hale getirilmesi arzusu, askeri ve bürokratik yapılanmanın idari ihtiyaçlara göre dinamik biçimde şekillenmesini zorunlu kılmıştır.
Sınırların batı yönünde genişlemesi ve fetihlerin kalıcı hale getirilmesi arzusu, askeri ve bürokratik yapılanmanın idari ihtiyaçlara göre dinamik biçimde şekillenmesini zorunlu kılmıştır ifadesi doğrudur. Metinde de vurgulandığı üzere, beylikten bölgesel güce ve ardından imparatorluk yapısına geçiş sürecinde; sınırların batı yönünde hızla genişlemesi üzerine idari sınırları yönetebilmek amacıyla Rumeli Beylerbeyliği kurulmuş, yargı ve eğitim faaliyetlerini düzenlemek amacıyla kazaskerlik, artan mali gelirleri yönetebilmek amacıyla defterdarlık makamları ihdas edilmiştir. Bu durum kurumsallaşmanın fethin getirdiği yönetimsel zorunluluklarla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen padişah dönemlerindeki teşkilatlanma adımları incelenir.
Orhan Bey ve I. Murad dönemlerinde yapılan askeri (düzenli ordu), idari (Divan, beylerbeyliği) ve bürokratik (defterdarlık, kazaskerlik) kurumsallaşma faaliyetleri listelenir.
Osmanlı Devleti'nin yerel bir beylikten imparatorluk yapısına geçişindeki kurumsal gelişim aşamalarını anlamak için.
2
Bu teşkilatlanma adımları ile sınırların genişlemesi arasındaki coğrafi ve idari ilişki analiz edilir.
Edirne'nin fethi ve Rumeli'ye geçiş sonrası Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması, yeni toprakların gelirlerini kaydetmek için defterdarlık, hukuk ve eğitim işleri için kazaskerlik ihdası gibi tüm kurumların sınır genişlemesine bağlı ihtiyaçlardan doğduğu belirlenir.
Gelişmelerin temel itici gücünün askeri genişleme ve fetihlerin kalıcı kılınması gereksinimi olduğunu saptamak için.
3
Kavramsal yanılgıları içeren seçenekler ayıklanır.
Dirlik sisteminin feodalite ile karıştırılması, iskan ile istimalet politikalarının yer değiştirilmesi, monarşik düzende modern kuvvetler ayrılığı aranması ve kut inancının bittiği varsayımı gibi hatalı seçenekler elenerek doğru sonuca ulaşılır.
Çeldiricilerin tarihsel tutarsızlıklarını ve kavramsal karmaşalarını ortaya koyarak cevabı kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Beyliği'nin devletleşme sürecindeki askeri ve idari kurumsallaşma faaliyetlerinin sınırların genişlemesiyle ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4918Soru

I. Dünya Savaşı esnasında Osmanlı kurmay heyetinin hazırladığı bir raporda şu ifadelere yer verilmiştir:

'Müttefikimiz Avusturya-Macaristan'��n Rus taarruzu karşısında zor durumda kalması üzerine, askerî yükü paylaşmak adına sınırlarımızın dışındaki topraklara kuvvet kaydırdık. Diğer taraftan, doğrudan Osmanl�� egemenlik alanını hedef alan İngiltere; petrol sahaları üzerindeki kontrolünü pekiştirmek ve kutsal topraklar üzerinden nüfuz elde etmek amacıyla yerel aşiretlerle gizli pazarlıklara girişerek taarruza geçmiştir. Bu bölgelerde ordumuz stratejik ricatler (geri çekilmeler) yapmak durumunda kalsa da Kut'ül Amare gibi muharebelerde düşmana ağır kayıplar verdirmiştir.'

Bu raporda geçen ifadeler ve dönemin tarihsel koşulları dikkate alındığında, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda mücadele ettiği cephelerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti, müttefiklerine yardım amacıyla sınır dışı cephelerde mücadele ederken güney sınırlarındaki savunma cephelerinde ise hem dış emperyalist güçlerle hem de ayrılıkçı yerel unsurlarla savaşmıştır.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin müttefiklerine yardım etmek amacıyla kendi sınırları dışındaki cephelerde savaştığı, güney sınırlarında ise hem dış güçlere (İngiltere) hem de içteki iş birlikçi/ayrılıkçı yerel gruplara karşı savunma yaptığı yargısı doğrudur.
Metinde geçen 'müttefiklerin askeri yükünü paylaşmak adına sınır dışına kuvvet kaydırmak' ifadesi sınır dışı yardım cephelerini (Galiçya, Romanya); 'kutsal topraklar ve petrol bölgelerinde İngilizlerin yerel unsurlarla iş birliği yapması' ifadesi ise savunma cephelerindeki çok yönlü mücadeleyi doğrulamaktadır. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin sınır dışı cephelerde müttefiklerine yardım ederken güney sınırlarındaki savunma cephelerinde ise hem dış emperyalist güçlerle hem de ayrılıkçı yerel unsurlarla savaştığı yargısına ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Raporda geçen ifadelerin hangi cephe türlerini ve devletleri işaret ettiğini belirlemek.
Müttefiklerin askeri yükünü paylaşmak amacıyla sınır dışına kuvvet kaydırılması Galiçya, Makedonya ve Romanya gibi yardım cephelerini; İngiltere'nin petrol sahaları ve kutsal topraklar üzerindeki faaliyetleri ise Irak-Musul ve Hicaz-Yemen gibi savunma cephelerini temsil etmektedir.
Soruda verilen tarihsel metni doğru kavramsal kategorilere (Savunma Cepheleri ve Yardım Cepheleri) ayırmak için bu adım gereklidir.
2
Çeldirici seçeneklerde yer alan bilgilerin tarihsel tutarlılığını analiz etmek.
Kafkasya ve Kanal cephelerinin taarruz cepheleri olduğu; yerel aşiretlerin İngilizlerle gizli pazarlıklara girmesinin İslamcılık akımının başarısızlığını gösterdiği; Kut'ül Amare zaferinin Irak cephesini tamamen kapatmadığı; Galiçya ve Romanya'nın Lozan sınırlarıyla ilgisinin olmadığı tespit edilir.
Öğrencinin kavramsal yanılgılarını içeren çeldiricileri elemek ve doğru seçeneği netleştirmek için bu analiz yapılır.
3
Metinden çıkarılabilecek en doğru ve kapsayıcı tarihsel yargıya ulaşmak.
Osmanlı Devleti'nin dışarıda müttefiklerine destek verirken içeride emperyalist güçlerle ve onların desteklediği ayrılıkçı unsurlarla savunma mücadelesi yürüttüğü doğrulanır.
Soruda yöneltilen 'ulaşılabilir' kökünün gereğini yerine getirerek analizi sonuçlandırmak amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki savunma ve yardım cephelerinin niteliksel analizi
Soru 4919Soru

93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ve sonrasında imzalanan Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin dış politikasında ve toprak bütünlüğünde köklü değişimlere yol açmıştır. Aşağıda verilen diplomatik kararları ve antlaşma maddelerini, bu kararların doğurduğu jeopolitik ve stratejik sonuçlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ayastefanos Antlaşması ile kurulan büyük Bulgaristan Prensliği'nin Berlin Antlaşması ile üç bölgeye ayrılarak asıl Bulgaristan'ın Osmanlı Devleti'ne vergi veren özerk bir prenslik haline getirilmesi
93 Harbi sonrasındaki diplomatik süreçte, Osmanlı Devleti'nin Kıbrıs adasının yönetimini geçici olarak İngiltere'ye devretmesi
Berlin Antlaşması'nın 61. maddesi ile Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde (Vilayet-i Sitte) ıslahat yapılması ve bu ıslahatların Avrupalı devletlerin denetimine sunulması kararı
Kars, Ardahan ve Batum'un (Elviye-i Selâse) Rusya'ya bırakılmasına karşılık, Ayastefanos'ta Rusya'ya verilen Doğubayazıt'ın Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne iade edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bulgaristan Prensliği'nin bölünmesi ile Rusya'nın Ege'ye inmesinin engellenmesi; Kıbrıs'ın devri ile İngiltere'nin toprak bütünlüğünü koruma politikasından vazgeçmesi; Ermeni ıslahat maddesi ile konunun uluslararasılaşması ve dış müdahaleye zemin hazırlanması; Doğubayazıt'ın iadesi ile Doğu Anadolu'daki Osmanlı savunma hattının korunması eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede: Bulgaristan'ın bölünmesi Rusya'nın sıcak denizlere inmesini önlemek için Avrupalıların uyguladığı denge politikasının sonucudur. Kıbrıs'ın İngiltere'ye bırakılması İngiltere'nin geleneksel Osmanlı politikasını terk edip kendi çıkarlarına odaklandığını gösterir. Ermenilerle ilgili madde iç işlerinin uluslararasılaşmasına yol açmıştır. Doğubayazıt'ın iadesi ise Osmanlı'nın Doğu Anadolu'daki Erzurum savunma hattını muhafaza etmesine imkân tanımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bulgaristan Prensliği'ne dair Ayastefanos ve Berlin antlaşmaları arasındaki farkları analiz edin.
Ayastefanos ile kurulan büyük Bulgaristan'ın Rusya'nın Akdeniz'e inmesine hizmet edeceği düşünülerek Berlin'de üçe bölündüğü ve Rus nüfuzunun sınırlandırıldığı belirlenir.
Balkanlar'da Rus nüfuzunun ve sıcak denizlere inme politikasının engellenmesi hedeflenmiştir.
2
Kıbrıs'ın İngiltere'ye geçici olarak devredilmesinin diplomatik amacını değerlendirin.
İngiltere'nin Berlin Konferansı'nda Osmanlı lehine tavır alması karşılığında bu üssü elde ettiği ve Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikasını sonlandırarak kendi Doğu Akdeniz çıkarlarını önceliklendirdiği görülür.
İngiliz dış politikasındaki köklü makas değişimini ve Akdeniz egemenliğini kavramak için gereklidir.
3
Berlin Antlaşması'nın Ermeni ıslahatlarına dair maddesini (61. madde) yorumlayın.
Bu kararla Ermeni meselesinin ilk kez uluslararası hukuk düzeyinde tanındığı, Osmanlı'nın iç meselesinin dış devletlerin denetimine bırakılarak uluslararasılaştığı anlaşılır.
Osmanlı egemenlik haklarının zedelenmesi ve Ermeni sorununun başlangıç noktasını tespit etmek amacıyla yapılır.
4
Doğu Anadolu sınırındaki değişiklikleri (Elviye-i Selâse ve Doğubayazıt) inceleyin.
Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya bırakılırken Doğubayazıt'ın iade edilmesi, Osmanlı'nın Doğu Anadolu'daki güvenlik sınırlarını korumasını ve Erzurum hattının savunulmasını kolaylaştırmıştır.
Jeopolitik sınır değişikliklerinin askeri ve savunma açısından etkilerini değerlendirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

93 Harbi sonrasında imzalanan Ayastefanos ve Berlin antlaşmaları çerçevesinde değişen sınırların, dış politikadaki denge arayışlarının ve uluslararası güç dengelerinin analizi.

Alternatif Yöntem

Ayastefanos Antlaşması'nın Berlin Antlaşması'na dönüşürken hangi maddelerin Avrupalı devletlerin çıkarları doğrultusunda revize edildiğini karşılaştırarak eşleştirme daha hızlı yapılabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4920Soru

Aşağıda verilen tarihsel buluntu ve belgeleri, bu buluntuların çözümlenmesinde öncelikle yararlanılan ve en uygun bilgiyi sağlayan tarihe yardımcı bilim dallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Göbeklitepe'deki Neolitik Dönem'e ait, üzerinde çeşitli hayvan sembolleri kazınmış olan ancak herhangi bir yazı veya işaret sistemi barındırmayan T biçimli dikilitaşlar
Kültepe Karumu'ndaki kazılarda bulunan ve Asurlu tüccarlar ile yerli halk arasındaki borç ilişkilerini, faiz oranlarını ve şahitleri içeren pişmiş toprak tabletlerdeki hukuki sözleşmeler
Karahanlılar Dönemi'ne ait, üzerinde basıldığ�� dönemin hükümdarının unvanı, basım yeri ve basım yılı bilgileri yer alan gümüş dirhemler
II. Göktürk Devleti Dönemi'nde dikilen, kağanlar��n devlete ve millete yönelik hesap verme söylevlerini içeren taş anıtlar üzerindeki metinler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Göbeklitepe'deki T biçimli dikilitaşlar Arkeoloji ile; Kültepe'deki borç sözleşmeleri Diplomatik ile; Karahanlı gümüş dirhemleri Nümizmatik ile; Göktürk anıtları üzerindeki yazıtlar ise Epigrafi ile eşleşmektedir.
Göbeklitepe dikilitaşları yazısız Neolitik Dönem kalıntıları olduğundan arkeoloji bilimiyle; Kültepe'de ele geçen ticari sözleşmeler hukuki yapısı nedeniyle diplomatik bilimyle; Karahanlı sikkeleri (dirhem) nümizmatik ile; Göktürk taş anıtları üzerindeki kitabeler ise epigrafi ile doğru bir şekilde eşleşir. Bu eşleştirme, tarih öncesi dönemlerde yazılı bilimlerin kullanılamayacağı ilkesine ve tarihi belgelerin kendi özel alanlarına tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel buluntunun ait olduğu dönemi ve üzerinde yazı bulunup bulunmadığını belirleme.
Göbeklitepe dikilitaşlarının tarih öncesi döneme ait olduğu ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmadığı tespit edilir. Kültepe tabletleri, Karahanlı dirhemleri ve Göktürk anıtlarının ise tarihi devirlere (yazılı dönemlere) ait olduğu görülür.
Tarih öncesi dönemlere ait buluntularda yazı bulunmadığı için paleografya, epigrafi, diplomatik gibi yazı temelli yardımcı bilim dallarının doğrudan kullanılamayacağı kuralı uygulanmalıdır.
2
Göbeklitepe dikilitaşları için uygun bilim dalını seçme.
Yazı içermeyen maddi kültür kalıntılarını incelemek amacıyla Arkeoloji bilimi seçilir.
Yazısız dönemlerin aydınlatılmasında arkeoloji en temel yardımcı bilim dalıdır.
3
Kültepe pişmiş toprak tabletlerindeki borç senetleri ve sözleşmeler için uygun bilim dalını seçme.
Hukuki, ticari ve resmi belgelerin şekil, içerik ve diplomatik kurallarını inceleyen Diplomatik bilimi seçilir.
Tarihsel süreçteki anlaşmalar, fermanlar, sözleşmeler ve benzeri resmi/hukuki metinlerin diplomatik kuralları bu bilim dalının konusudur.
4
Karahanlı dirhemleri (madenî paralar) için uygun bilim dalını seçme.
Eski paraları inceleyen Nümizmatik (Meskukat) bilimi seçilir.
Madenî paraların metal bileşimi, üzerindeki yazılar ve egemenlik alametleri nümizmatik aracılığıyla çözümlenir.
5
Göktürk taş anıtları üzerindeki metinler için uygun bilim dalını seçme.
Sert zeminler üzerindeki anıtsal yazıtları inceleyen Epigrafi (Kitabe bilimi) seçilir.
Taş veya metal gibi sert cisimlere kazınan kitabelerin okunması ve yorumlanması epigrafinin alanıdır.

Anahtar Kavram

Tarih Öncesi ve Tarihî Dönem Buluntularının Çözümlenmesinde Yazılı ve Yazısız Kaynak Ayrımına Göre Tarihe Yardımcı Bilim Dallarının Doğru Kullanımı
ÖncekiSayfa 246 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin