Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5741Soru

Edebiyat tarihi üzerine yapılan bir panelde konuşmacı, erken dönem Anadolu Türk şiirinin gelişimini şu cümlelerle özetlemiştir:

"Söz konusu dönemde iki önemli kırılma noktası vardır. Bunlardan birincisi, tasavvufi düşüncenin hâkim olduğu bir çağda seküler yönelimlerle aşk, şarap ve eğlence konularını ele alan ve divan şiirinin Anadolu sahasındaki kurucusu kabul edilen şairdir. İkincisi ise İranlı şair Feridüddin Attar’ın ünlü eserini Türkçeye aktarırken ona pek çok ekleme yapıp hikâyelerle zenginleştiren, böylece Türkçenin edebi bir dil olarak Farsçadan geri kalmadığını ispatlayan sanatkârdır."

Bu paneldeki konuşmacının değindiği sanatçılar, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hoca Dehhani - Gülşehrî

Cevap

Hoca Dehhani - Gülşehrî
Parçada tasvir edilen birinci şair, tasavvufi anlayışın hâkim olduğu 13. yüzyılda seküler konuları, aşkı ve şarabı işleyerek Anadolu sahasında divan edebiyatının kurucusu kabul edilen Hoca Dehhani'dir. İkinci şair ise 14. yüzyılda Feridüddin Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı eserini Türkçeye uyarlarken kendi eklemeleri ve hikâyeleriyle zenginleştiren, Türkçenin sanatsal gücünü savunan Gülşehrî'dir. Dolayısıyla Hoca Dehhani ve Gülşehrî isimlerini sırasıyla içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada özellikleri belirtilen birinci şairin kimliğini tespit etmek.
Birinci şairin Hoca Dehhani olduğu belirlenmiştir.
Metinde bu şair için 'tasavvufi düşüncenin hâkim olduğu bir çağda seküler yönelimlerle aşk, şarap ve eğlence konularını ele alan ve divan şiirinin Anadolu sahasındaki kurucusu kabul edilen' ifadeleri kullanılmıştır. Bu nitelikler 13. yüzyıl şairi Hoca Dehhani'yi işaret etmektedir.
2
Parçada özellikleri belirtilen ikinci şairin kimliğini tespit etmek.
İkinci şairin Gülşehrî olduğu belirlenmiştir.
Metinde bu şair için 'İranlı şair Feridüddin Attar’ın ünlü eserini Türkçeye aktarırken ona pek çok ekleme yapıp hikâyelerle zenginleştiren' ifadeleri kullanılmıştır. Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı eserini bu şekilde Türkçeye kazandıran 14. yüzyıl şairi Gülşehrî'dir.
3
Bulunan şairleri sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak.
Doğru şair çiftinin Hoca Dehhani ve Gülşehrî olduğu kesinleşmiştir.
İlk şair Hoca Dehhani, ikinci şair ise Gülşehrî olduğuna göre bu iki ismi sırasıyla sunan seçenek doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 5742Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen klasik Türk şiiri örneklerini, sağ sütunda yer alan doğru nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir
Yâ Rab hemîşe lutfunu kıl reh-nümâ bana
Gösterme ol tarîki ki gitmez sana bana
Bir safa bahşedelim şu dil-i nâ-şâda
Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a
Güzel âşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça Koşma - Koçaklama ile, ikinci parça Gazel - Münacat ile, üçüncü parça Şarkı - Lirik/Şuhâne ile, dördüncü parça ise Semai - Nefes ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede şiirlerin yapısal ve tematik özellikleri tam uyum gösterir: Yiğitlik temalı 11'li dörtlük Koşma-Koçaklama ile, Allah'a yakarış temalı beyit Gazel-Münacat ile, nakaratlı ve aşk temalı bent Şarkı-Lirik/Şuhâne ile, dini-tasavvufi içerikli 8'li dörtlük ise Semai-Nefes ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hece ölçüsü ve kafiye şeması gibi biçimsel özellikleri tespit etmek
Birinci şiir 11'li hece ölçüsüyle yazılmış bir dörtlük (koşma); ikinci şiir beyitlerle ve aa kafiye düzeniyle kurulmuş bir parça (gazel); üçüncü şiir nakaratlı ve bent yapılı bir dize grubu (şarkı); dördüncü şiir ise 8'li hece ölçüsüyle yazılmış bir dörtlük (semai) olarak belirlenir.
Nazım biçiminin belirlenmesi, şiirin dış yapı özelliklerinin analiz edilmesine bağlıdır.
2
Şiirlerin işledikleri temaları ve konuları incelemek
Birinci şiirde yiğitlik/savaş (koçaklama); ikinci şiirde Allah'a sığınma/yakarış (münacat); üçüncü şiirde dünyevi aşk ve eğlence (lirik/şuhâne); dördüncü şiirde tasavvufi öğreti (nefes) temaları tespit edilir.
Nazım türünün belirlenmesi, şiirin konu ve içerik özelliklerinin çözümlenmesini gerektirir.
3
Nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmelerini bir araya getirerek doğru çiftleri oluşturmak
Birinci şiir Koşma-Koçaklama, ikinci şiir Gazel-Münacat, üçüncü şiir Şarkı-Lirik/Şuhâne ve dördüncü şiir Semai-Nefes ile eşleşir.
Elde edilen biçim ve tür bilgilerinin doğru çiftler halinde birleştirilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (şekil özellikleri) ile nazım türünün (içerik/konu özellikleri) birbirinden ayrılması ve klasik Türk edebiyatı ile halk edebiyatındaki örneklerin doğru tanımlanması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5743Soru

Servet-i Fünun Dönemi romanının iki büyük ismi olan Halit Ziya Uşaklıgil ve Mehmet Rauf'un sanatsal anlayışları üzerine şu karşılaştırmalı tespitler yapılmıştır:

* I. Sanatçı: Eserlerinde kurgudan ziyade bireyin iç dünyasına, özellikle de melankolik ve marazi aşkların ruhsal yansımalarına odaklanır; üslubu, çağdaş�� olan diğer öncü romancıya göre daha yalın ve konuşma diline yakındır.
* II. Sanatçı: Çevre ve mekân tasvirlerini karakterlerin psikolojisini yansıtmak için bir araç olarak kullanır; teknik açıdan kusursuz, ancak Arapça ve Farsça tamlamalarla yüklü, oldukça süslü ve ağır bir dil tercih eder.

Bu tespitlerden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. sanatçı, II. sanatçının etkisinde kalarak mensur şiir türünde eserler vermiş; bu doğrultuda Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler adlı yapıtlarıyla türün edebiyatımızdaki ilk örneklerini ortaya koymuştur.

Cevap

Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler adlı eserlerin Mehmet Rauf'a değil, Halit Ziya Uşaklıgil'e ait olduğunu belirten seçenek
I. sanatçı olarak tanımlanan Mehmet Rauf ile II. sanatçı olarak tanımlanan Halit Ziya Uşaklıgil'in mensur şiir alanındaki eserleri karıştırılmıştır. Türk edebiyatında mensur şiir türünün ilk örnekleri olan Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler Halit Ziya Uşaklıgil'e aittir. Mehmet Rauf ise bu türde Siyah İnciler adlı eseri kaleme almıştır. Bu nedenle bu bilginin yer aldığı seçenek söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle sorudaki I. ve II. sanatçıların edebi özelliklerini çözümlemek.
I. sanatçının olay örgüsünden ziyade psikolojiye önem veren, görece sade dilli Mehmet Rauf olduğu; II. sanatçının ise betimlemeci, teknik açıdan kusursuz ama ağır dilli Halit Ziya Uşaklıgil olduğu belirlenir.
Yazarların doğru tespit edilmesi, eser eşleştirmelerinin doğruluğunu kontrol edebilmek için ilk adımdır.
2
Seçeneklerde yer alan eser-sanatçı eşleştirmelerini kontrol etmek.
Eylül romanının I. sanatçıya (Mehmet Rauf), Mai ve Siyah romanının II. sanatçıya (Halit Ziya Uşaklıgil) ait olduğu doğrulanır. Ancak Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler eserlerinin I. sanatçıya (Mehmet Rauf) değil, II. sanatçıya (Halit Ziya Uşaklıgil) ait olduğu tespit edilir.
Yazarların başyapıtları dışındaki diğer türlerdeki eserlerinin (mensur şiir gibi) kime ait olduğunun bilinmesi, yanlış seçeneğin saptanmasını sağlar.
3
Tanzimat ve Milli Edebiyat karşılaştırmalarını değerlendirmek.
Aşk-ı Memnu ile Felâtun Bey ile Râkım Efendi kıyasının Servet-i Fünun'un bireysel doğasını; Eylül ile Ateşten Gömlek ve Yaban kıyasının ise Milli Edebiyat'ın toplumsal yapısını doğru yansıttığı görülür.
Edebi dönemlerin zihniyet farklarının bilinmesi, çeldiricilerin elenmesine yardımcı olur.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun romanının ve mensur şiirinin iki büyük temsilcisi olan Halit Ziya Uşaklıgil ile Mehmet Rauf'un edebi kişilikleri ve eserlerinin ayrımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5744Soru

Servet-i Fünun romanının yapısal, tematik ve karakter analizlerinin ele alındığı aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri doldurunuz. Numaralanmış boşluklara getirilmesi gereken eser adları sırasıyla hangileridir?

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Servet-i Fünun romanında hayal-hakikat çatışması kahramanların iç dünyasında derin yaralar açar. Halit Ziya Uşaklıgil'in romancılığında bu durum, toplumsal çevreyle çatışan aydın bireyin dramı olarak belirir. Örneğin, mavi bir gecede kurulan hülyaların siyah bir gecede yok oluşunu simgeleyen romanındaki Ahmet Cemil, bu trajedinin en somut örneğidir. Halit Ziya, karakterlerini detaylı betimlemelerle çevrelerinin bir ürünü olarak sunarken; Mehmet Rauf daha çok iç monologlara ve yoğun psikolojik çözümlemelere yönelir. Mehmet Rauf'un, evlilikte sadakat ve yasak aşk kıskacındaki bireyleri işlediği ve edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olan adlı eserindeki Necip ile Halit Ziya'nın romanındaki Bihter karakteri, Servet-i Fünun melankolisinin ve yasak arzularının iki farklı kalemde hayat bulmuş yansımalarıdır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boş bırakılan yerlere sırasıyla Mai ve Siyah, Eylül ve Aşk-ı Memnu eserleri getirilmelidir.
Metindeki ipuçları takip edildiğinde; hayal-hakikat çatışmasını Ahmet Cemil karakteri üzerinden anlatan eser 'Mai ve Siyah', edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olup Necip karakterini barındırır eser 'Eylül', Bihter karakteriyle özdeşleşen yasak aşk temalı eser ise 'Aşk-ı Memnu'dur. Bu doğrultuda sırasıyla bu eserler getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk boşlukta ({{blank_1}}) Ahmet Cemil karakterinin başkahramanı olduğu, hayal-hakikat çatışmasını simgeleyen eser tespit edilmelidir.
Bu eser Halit Ziya Uşaklıgil'in 'Mai ve Siyah' romanıdır.
Ahmet Cemil karakteri ve mavi-siyah gece sembolizmi bu romanın ayırt edici unsurlarıdır.
2
İkinci boşlukta ({{blank_2}}) Mehmet Rauf'un yazdığı, Necip karakterinin yer aldığı ve Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen eser belirlenmelidir.
Bu eser Mehmet Rauf'un 'Eylül' romanıdır.
Eylül, edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir ve Necip karakterini barındırır.
3
Üçüncü boşlukta ({{blank_3}}) Halit Ziya Uşaklıgil'in yazdığı ve Bihter karakterinin yer aldığı eser belirlenmelidir.
Bu eser Halit Ziya'nın 'Aşk-ı Memnu' romanıdır.
Bihter karakteri ve yasak aşk teması bu eserin merkezinde yer alır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun dönemi romanlarında yazar, eser ve karakter eşleştirmeleri ile dönem yazarlarının üslup farklılıkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5745Soru

Tanzimat II. Dönem edebiyatı ve sanatçılarının edebi yönelimleriyle ilgili:

I. Şiirde toplumsal konulardan uzaklaşılarak bireysel ve sanatsal bir duyarlılık benimsenirken; roman ve hikaye türlerinde realizm ile natüralizmin etkisiyle esaret ve yanlış Batılılaşma gibi sosyal temalar işlenmiştir.
II. Recaizade Mahmut Ekrem ile Muallim Naci arasındaki edebi tartışmalar "kulak için kafiye" ve "göz için kafiye" anlayışları etrafında yoğunlaşmış; Muallim Naci'nin *Demdeme* adlı eserine karşılık Recaizade Mahmut Ekrem *Zemzeme* serisiyle kendi görüşlerini savunmuştur.
III. Tanzimat I. Dönem'de benimsenen "toplum için sanat" anlayışı ve dilde sadeleşme hareketi bu dönemde de başarıyla sürdürülmüş; halkı eğitme misyonu doğrultusunda tiyatro eserleri sahnelenmek üzere yazılmaya devam etmiştir.
IV. Şiire metafizik ürpertiyi ve felsefi derinliği getiren Abd��lhak Hamit Tarhan; edebiyatımızın ilk pastoral şiiri olan *Sahra* ile ilk kafiyesiz şiiri olan *Validem* adlı eserleri yazarak şiirin sınırlarını genişletmiştir.

Buna göre, yukarıda verilen yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Birinci, ikinci ve dördüncü yargılar doğrudur.
Birinci, ikinci ve dördüncü yargıların yer aldığı seçenek doğrudur. Çünkü Tanzimat II. Dönem'de şiirde bireysel konular ele alınırken roman ve hikayede realizm/natüralizm etkisiyle sosyal temalar sürdürülmüştür. Kulak-göz kafiyesi tartışması Zemzeme ve Demdeme üzerinden yürütülmüştür. Abdülhak Hamit Tarhan ise Türk şiirine metafizik derinlik kazandırmış, ilk pastoral şiir olan Sahra ile ilk kafiyesiz şiir olan Validem'i yazmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat II. Dönem şiir ve nesir özelliklerini analiz etmek.
Birinci yargı doğrudur.
II. Dönemde siyasi koşullar (istibdat) nedeniyle şiir bireysel temalara yönelmiş, fakat roman ve hikayede realizm ile natüralizmin etkisiyle sosyal sorunlar (esaret, yanlış Batılılaşma) gerçekçi bir çevre tasviriyle işlenmiştir.
2
Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci tartışmasını değerlendirmek.
İkinci yargı doğrudur.
Eski-yeni edebiyat tartışmasının merkezinde yer alan Zemzeme-Demdeme tartışması, kafiyenin kulak için mi yoksa göz için mi olması gerektiği etrafında şekillenmiş ve Servet-i Fünun'un doğuşuna zemin hazırlamıştır.
3
Dönemin sanat anlayışı ve tiyatro gelişimini değerlendirmek.
Üçüncü yargı yanlıştır.
Tanzimat II. Dönem'de 'toplum için sanat' anlayışı yerini 'sanat sanat içindir' anlayışına bırakmış, dilde sadeleşme ideali terk edilmiş ve tiyatrolar sahnelenmek için değil okunmak için yazılmıştır.
4
Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebi kişiliğini ve eserlerini kontrol etmek.
Dördüncü yargı doğrudur.
Sanatçı şiire ölüm ve metafizik temalarını sokmuş, ilk pastoral şiir olan Sahra'yı ve hece ölçüsüyle yazılan ilk kafiyesiz şiir olan Validem'i edebiyatımıza kazandırmıştır.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem Edebiyatı'nın genel özellikleri, sanatçılarının edebi anlayışları ve getirdikleri yenilikler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5746Soru

Aşağıda verilen yayın organlarını savundukları temel fikir akımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türk Yurdu dergisi
Sebilürreşad dergisi
İçtihat dergisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk Yurdu dergisi Türkçülük akımıyla, Sebilürreşad dergisi İslamcılık akımıyla, İçtihat dergisi ise Batıcılık akımıyla eşleşmektedir.
Türk Yurdu dergisi Türkçülük akımıyla, Sebilürreşad dergisi İslamcılık akımıyla, İçtihat dergisi ise Batıcılık akımıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yayın organlarının savundukları temel düşünceleri belirleyin.
Türk Yurdu'nun Türkçülük, Sebilürreşad'ın İslamcılık, İçtihat'ın ise Batıcılık düşüncelerini savunduğu belirlenir.
Her yayın organı belirli bir fikir akımının sözcüsü durumundadır.
2
Temsil edilen fikir akımları ile dergi isimlerini eşleştirin.
Türk Yurdu - Türkçülük, Sebilürreşad - İslamcılık, İçtihat - Batıcılık eşleştirmeleri kurulur.
Akımların ve dergilerin doğru eşleşmesi bu şekilde tamamlanır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi ve yakın dönem yayın organlarının savunduğu fikir akımları
Soru 5747Soru

Bulutlar dağılır, bir yağmur başlar,
Eğilir önünde o mağrur başlar,
Bağrıma vurulur kocaman taşlar,
Gönül bu hasretle ne yapar, bilmem.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dize sonlarında ses benzerliğini sağlamak amacıyla ek hâlinde redif kullanılmıştır.

Cevap

Dize sonlarında ses benzerliğini sağlamak amacıyla ek hâlinde redif kullanılmıştır.
Dize sonlarındaki ses benzerliğini sağlamak amacıyla ek hâlinde redif kullanıldığı ifadesi yanlıştır. Redif olabilmesi için eklerin yazılışları ile birlikte görevlerinin de birebir aynı olması gerekir. Şiirin ilk dizesindeki 'başlar' kelimesi geniş zaman eki alırken ikinci ve üçüncü dizelerdeki 'başlar' ve 'taşlar' kelimeleri isim çoğul eki almıştır. Görevler farklı olduğundan dörtlükte redif bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hece sayısını ve durakları çözümlemek
Dörtlüğün her dizesindeki heceler sayıldığ��nda 11 hece olduğu ve durakların 6+5 durak yapısına tam uyum sağladığı tespit edilir.
Ölçü ve durak düzeninin tespiti için.
2
Dize sonundaki kelimelerin ve eklerin yapısal/görevsel analizini yapmak
Birinci dizedeki 'başlar' kelimesi 'başla-' fiil kökünün geniş zaman eki (-r) almasıyla oluşmuştur. İkinci dizedeki 'başlar' kelimesi 'baş' isminin çoğul eki (-lar) almasıyla oluşmuştur. Üçüncü dizedeki 'taşlar' kelimesi de 'taş' isminin çoğul eki (-lar) almasıyla oluşmuştur.
Redif olabilmesi için gereken görev ve anlamdaşlık kuralını test etmek.
3
Kafiye ve redif varlığını kesinleştirmek
Dize sonundaki ekler görevdeş olmadığı için redif yoktur. Bu durumda ortak olan 'aşlar' sesleri (5 ses benzerliği) zengin kafiyeyi oluşturur. İlk üç dize aynı kafiye grubunda (a), son dize ise farklı (b) olduğundan düz kafiye şeması (aaab) mevcuttur.
Şiirdeki ahenk unsurlarının doğruluğunu ve seçeneklerdeki iddiaları doğrulamak.

Anahtar Kavram

Kafiye ve redif ayrımında eklerin ve sözcüklerin görevdaş olma koşulu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5748Soru

Ne efsunkâr imişsin ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

Tanzimat Dönemi Türk şiirinin yapı ve tema özellikleri dikkate alındığında, Namık Kemal'e ait bu beyit aşağıdakilerden hangisini doğrudan örnekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan şiiri nazım şekilleri korunarak vatan, hürriyet gibi yeni ve toplumsal temaların işlenmesini

Cevap

Tanzimat Dönemi Türk şiirinde eski biçimlerin (divan şiiri nazım şekilleri) kullanılmasına devam edilirken, içerikte vatan ve hürriyet gibi yeni ve toplumsal konulara yer verilmiştir.
Verilen beyit, klasik edebiyat nazım biçimlerinden kaside formunda (Hürriyet Kasidesi) ve aruzla yazılmıştır. Ancak içeriğinde 'hürriyet' ve 'esaret' gibi toplumsal/siyasi temalar işlenmiştir. Bu durum Tanzimat I. Dönem şiirinin eski biçimlerle yeni konuları işleme özelliğini doğrudan yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beytin kelime kadrosunu ve temasını analiz etme
Beyitte geçen 'hürriyet' ve 'esaret' kelimelerinden yola çıkılarak şiirin konusunun toplumsal ve siyasi bir temaya (özgürlük) dayandığı tespit edilir.
Şiirin içerik/tema yönünden hangi edebi döneme veya anlayışa ait olduğunu belirlemek için bu analiz gereklidir.
2
Beytin biçimsel (yapısal) özelliklerini inceleme
İki dizelik bir birim (beyit) kullanıldığı, aruz ölçüsünün ve klasik kafiye şemasının sürdürüldüğü belirlenir.
Şiirin biçimsel olarak yeni bir arayış mı yoksa geleneksel bir form mu taşıdığını anlamak için yapı özellikleri kontrol edilir.
3
Elde edilen verileri Tanzimat şiirinin genel özellikleri ile sentezleme
Divan edebiyatı formuyla (kaside) toplumsal bir temanın (hürriyet) işlendiği belirlenerek bunun Tanzimat I. Dönem şiirindeki 'eski biçim içinde yeni öz' yaklaşımını örneklediği sonucuna ulaşılır.
Soruda istenen doğrudan örnekleme ilişkisini doğru saptamak için biçim ve içerik sentezi yapılır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem şiirinde biçimsel olarak divan edebiyatı geleneklerinin (nazım şekilleri, aruz) sürdürülmesine karşın içerikte vatan, millet, hürriyet, adalet gibi yeni ve toplumsal temaların işlenmesi.

Alternatif Yöntem

Beyitte geçen 'hürriyet' (özgürlük) kavramının Türk edebiyatına ilk kez Tanzimat Dönemi'nde girdiğini bilmek, bizi doğrudan bu dönemde yapılan içerik yeniliğine ve divan edebiyatı nazım şekli olan kasideyle birleştirilmesine götürür. Biçim (kaside/beyit/aruz) eski, öz (hürriyet) yenidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5749Soru

I. İlm kesbiyle pâye-i rif'at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak

II. Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak

Fuzûlî'ye ait bu beyitlerin biçimsel ve içeriksel özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kafiye örgüsü ve işlenen konunun niteliği, bu beyitlerin bir mesnevinin yazılış amacının açıklandığı 'sebeb-i telif' bölümünden alındığını kanıtlar.

Cevap

Beyitlerin mesnevinin sebeb-i telif bölümünden alındığını savunan ifade söylenemez.
Beyitlerin kafiye örgüsü incelendiğinde ilk beytin dizelerinin birbiriyle kafiyeli olmadığı (xaxa), ikinci beytin ikinci dizesinin ise ilk beytin ikinci dizesiyle kafiyeli olduğu (xa xaxa\ xa) görülmektedir. Bu kafiye şeması kıta nazım şekline aittir. Mesneviler ise her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu (aa bb cc...aa\ bb\ cc...) bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla bu beyitlerin mesnevinin 'sebeb-i telif' (yazılış amacı) bölümünden alınmış olması biçimsel olarak imkansızdır. Bu nedenle beyitlerin mesnevinin sebeb-i telif bölümünden alındığını iddia eden seçenek yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemasını belirleme
Şiirin kafiye düzeninin xa xaxa\ xa (veya ab cbab\ cb) olduğu tespit edilmiştir.
Kafiye düzeni, şiirin nazım şeklinin belirlenmesinde en önemli biçimsel ölçüttür.
2
Belirlenen kafiye şemasını nazım şekilleriyle karşılaştırma
xa xaxa\ xa düzeni kıta nazım şekline uygundur; mesnevi (aa bb ccaa\ bb\ cc) veya gazel/kaside matla beyti (aaaa) özellikleriyle uyuşmamaktadır.
Her nazım şeklinin kendine has bir kafiye örgüsü vardır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu denetleme
Mesnevi ve sebeb-i telif ilişkisini savunan ifadenin yanlış olduğu belirlenmiştir.
Mesnevi nazım şekli beyitlerinin kendi arasında kafiyeli olması gerektiği bilgisiyle bu ifade çelişmektedir.

Anahtar Kavram

Kıta, mesnevi, gazel ve kaside nazım şekillerinin biçimsel ve içeriksel özellikleri ile aralarındaki farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5750Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Dede Korkut Hikâyeleri kahramanlarını, sağ sütunda bu kahramanların karşılaştıkları mücadeleler ve hikâyelerdeki olay örgüleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Deli Dumrul
Bamsı Beyrek
Kan Turalı
Basat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Deli Dumrul kahramanı Azrail ile mücadele eden yiğitle; Bamsı Beyrek kahramanı Banı Çiçek ile nişanlanıp esir düşen kahramanla; Kan Turalı kahramanı Selcen Hatun için canavarlarla savaşan yiğitle; Basat kahramanı ise Tepegöz'ü öldüren kahramanla eşleşir.
Verilen eşleştirmede her kahramanın kendi hikâyesine özgü en belirgin olay örgüsü ve çatışma unsurları doğru şekilde verilmiştir. Deli Dumrul Azrail mücadelesiyle, Bamsı Beyrek Banı Çiçek aşkı ve esaretiyle, Kan Turalı Selcen Hatun için savaştığı üç canavarla, Basat ise Tepegöz'ü öldürmesiyle bilinmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Deli Dumrul kahramanının hikayedeki temel çatışmasını belirleme.
Deli Dumrul'un Azrail ile mücadelesi ve eşinin canını vermeyi kabul etmesiyle kurtulması olayı tespit edilir. Bu durum birinci maddedeki açıklamayla eşleşir.
Deli Dumrul Hikâyesi'ndeki temel tema ve olay örgüsü bu çatışma üzerine kuruludur.
2
Bamsı Beyrek kahramanının hikayedeki esaret ve aşk konusunu inceleme.
Bamsı Beyrek'in Banı Çiçek ile olan nişanlılığı ve esaretten kurtulup toya yetişmesi olayı tespit edilir. Bu durum ikinci maddedeki açıklamayla eşleşir.
Bamsı Beyrek hikâyesi, esaret ve kavuşma motifini barındıran en önemli Dede Korkut hikâyelerinden biridir.
3
Kan Turalı kahramanının eş bulma mücadelesindeki engelleri analiz etme.
Kan Turalı'nın Selcen Hatun ile evlenebilmek için Trabzon Tekfuru'nun sarayında canavarlarla yaptığı dövüşler tespit edilir. Bu durum üçüncü maddedeki açıklamayla eşleşir.
Kan Turalı hikâyesi, evlilik öncesi kahramanlık gösterme ve canavarlarla savaşma motifini yansıtır.
4
Basat kahramanının Tepegöz ile olan mücadelesini belirleme.
Basat'ın Oğuz boyuna zarar veren Tepegöz'ü mağarada gözünü kör ederek öldürdüğü olay tespit edilir. Bu durum dördüncü maddedeki açıklamayla eşleşir.
Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi hikâyesinin merkezinde bu epik mücadele yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin kahramanları ve olay örgüleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5751Soru

Divan edebiyatında klasik kuralların dışına çıkılarak yeni üslup arayışlarına yönelindiği dönemlerde iki şair öne çıkmaktadır:

* Birinci şair, XVII. yüzyılda yaşamış olup Türk edebiyatında Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi ve öncüs�� olarak kabul edilmiş; gazellerinde derin, soyut ve kapalı bir anlatımı benimsemiştir.
* İkinci şair ise XVIII. yüzyılda yaşamış, Lale Devri'nin coşkusunu şiire yansıtmış ve İstanbul Türkçesini, halk söyleyişlerini divan şiirine kazandırarak mahallîleşme akımını zirveye taşımıştır.

Bu özelliklere sahip olan Divan şairleri sıras��yla aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nailî - Nedim

Cevap

Nailî - Nedim
Metinde verilen bilgilere göre, XVII. yüzyılda Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi ve öncüsü olan şair Nailî'dir; XVIII. yüzyılda Lale Devri'nin coşkusunu yansıtıp mahallîleşme akımını zirveye taşıyan şair ise Nedim'dir. Bu nedenle doğru eşleştirme Nailî - Nedim olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde bahsedilen birinci şairin özelliklerini tespit etmek.
XVII. yüzyılda Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi olan şair Nailî'dir.
Nailî, Türk edebiyatında Sebk-i Hindî tarzını gazellerinde ilk uygulayan sanatkâr olarak bilinir.
2
Metinde bahsedilen ikinci şairin özelliklerini tespit etmek.
XVIII. yüzyılda mahallîleşme akımının en büyük temsilcisi olan şair Nedim'dir.
Nedim, Lale Devri'nin coşkulu havasını ve İstanbul Türkçesini şiirine yansıtan öncü isimdir.
3
Bulunan şairleri sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Nailî ve Nedim eşleştirmesi doğru cevaptır.
Her iki şairin yüzyılları ve temsil ettikleri edebî akımlar metindeki bilgilerle tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Akımları
Soru 5752Soru

Aşağıda verilen Tanzimat Dönemi şiir parçalarını, ilgili oldukları sanatçılarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Vahdet-i zâtına aklımca şehâdet lâzım
Cân ü gönülden ana şükr ü ibâdet lâzım
Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini
Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?
Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı
Gönlüm dolu âh u zâr kaldı
Nihayet bir kucak ot topladılar
Sıkıp bağlandılar, yük eylediler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen Tanzimat Dönemi şiir parçalarından birincisi Şinasi, ikincisi Namık Kemal, üçüncüsü Abdülhak Hamit Tarhan, dördüncüsü ise Muallim Naci ile eşleşmektedir.
Dizeler, şairlerin Türk edebiyatı tarihindeki en bilinen eserlerinden ve şiir anlayışlarından seçilmiştir: Şinasi'nin Münacat'ı akılcı inanç anlayışını, Namık Kemal'in vatan konulu beyti onun hürriyet ve vatan şairi kimliğini, Abdülhak Hamit Tarhan'ın Makber'i metafizik kederi, Muallim Naci'nin Köylü Kızların Şarkısı ise ilk köy şiiri denemesini simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dize grubunun tema ve dil özelliklerini inceleme
'Vahdet-i zât', 'aklınca şehâdet' kavramlarının varlığı belirlendi.
Şinasi'nin şiirlerinde akıl, kanun ve medeniyet temalarını öne çıkaran rasyonel üslup bu dizelerle uyuşmaktadır.
2
İkinci dize grubunun kavramsal dünyasını analiz etme
'Vatan' ve 'mâder' (anne/vatan) sözcüklerinin vatan müdafaası bağlamında kullanıldığı görüldü.
Namık Kemal'in vatan ve hürriyet temalı coşkulu şiir çizgisiyle örtüşen bu dizeler doğrudan sanatçıyla eşleşir.
3
Üçüncü dize grubunun duygusal ve felsefi arka planını değerlendirme
Ölüm acısı ve derin bir kederi ('yâr kaldı', 'âh u zâr kaldı') işleyen dizeler incelendi.
Abdülhak Hamit Tarhan'ın eşinin ölümü üzerine yazdığı meşhur Makber şiiri bu dizelerin kaynağıdır.
4
Dördüncü dize grubunun biçim ve içerik unsurlarını belirleme
Köy yaşamından ve köylülerin gündelik emeğinden bahseden ('kucak ot topladılar') sade dizeler analiz edildi.
Muallim Naci'nin ilk köy şiiri kabul edilen Köylü Kızların Şarkısı adlı eseri bu dizeleri barındırır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Şiirinde Sanatçı, Tema ve Eser İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5753Soru

Yâ Rab hemîşe lutfunu kıl reh-nümâ bana<br>Gösterme ol tarîki ki gitmez sana bana

Bu beyit, içerik özellikleri dikkate alındığında klasik Türk edebiyatındaki aşağıdaki nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Münacat

Cevap

Münacat
Beyitte geçen 'Yâ Rab' (Ey Rabbim) hitabı ve 'bana lütfunu yol gösterici kıl, sana varmayan yolu bana gösterme' şeklindeki dua ve sığınma ifadeleri doğrudan Allah'a yakarış barındırmaktadır. Klasik Türk edebiyatında Allah'a yalvarıp yakarmak, günahların bağışlanmasını dilemek amacıyla kaleme alınan bu tür eserler münacat olarak adlandırılır. Dolayısıyla bu beyit içerik yönüyle münacat nazım türüne ait belirgin nitelikler taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyit içindeki anahtar kelimeleri ve dil içi anlamı belirleme.
"Yâ Rab" (Ey Rabbim), "lutf" (lütuf/inayet), "reh-nümâ" (yol gösterici) ve "tarîk" (yol) kelimeleri tespit edilir. Beytin günümüz Türkçesindeki karşılığı "Ey Rabbim! Her zaman lütfunu bana kılavuz et; bana senin rızana varmayan yolu gösterme." olarak çözümlenir.
Beytin konusunu belirleyebilmek için öncelikle kullanılan sözcüklerin anlamlarını ve beytin genel iletisini kavramak gerekir.
2
Beytin konusunu Divan edebiyatı nazım türlerinin tanımları çerçevesinde değerlendirme.
Kulun Allah'a yönelerek ona dua etmesi, sığınması ve dileklerde bulunması özellikleri belirlenir.
Şiirlerin işledikleri temalar ve yazılış amaçları, Divan edebiyatındaki nazım türlerini belirleyen temel ölçüttür.
3
Elde edilen verileri seçeneklerdeki nazım türleriyle karşılaştırarak doğru türe karar verme.
Allah'a yakarış ve dua içeren şiirlerin münacat nazım türüne ait olduğu bilgisiyle, beytin münacattan alındığı sonucuna ulaşılır.
Münacat, doğrudan dua ve yalvarış içeren bir nazım türüdür; bu da beytin içerik özellikleriyle tam olarak uyuşur.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında şiirlerin konularına göre ayrıldığı nazım türleri (münacat, tevhit, naat, mersiye, hicviye) ve bunların beyitlerin içeriği üzerinden tespit edilmesi.
Soru 5754Soru

İslamiyet ��ncesi Türk destanlarının tasnifi, ait oldukları devletler ve içerdikleri konular üzerine çalışan bir araştırmacı aşağıdaki tabloyu hazırlamıştır:

Destan AdıAit Olduğu Boy/DevletTemel Mitolojik Unsur / Konu
ŞuSakaHükümdarın Makedonyalı İskender ile mücadelesi
BozkurtGöktürkSoyun dişi bir kurt aracılığıyla yok olmaktan kurtulması
I. ----UygurKutsal kayanın Çinlilere verilmesiyle başlayan kıtlık ve göç
TüreyişII. ----Hakanın kızlarının ilahi bir kurtla evlenerek çoğalması

Bu tablodaki numaralanmış boşluklara gelmesi gereken destan ve boy/devlet eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Göç - II. Uygur

Cevap

I. Göç - II. Uygur
Tablonun üçüncü satırında tarif edilen, Çinlilere kutsal kayanın verilmesiyle başlayan kıtlık ve göç olayını anlatan destan Göç destanıdır. Dolayısıyla I numaralı yere Göç yazılmalıdır. Dördüncü satırda belirtilen Türeyiş destanı ise Uygur devletine ait bir destandır. Dolayısıyla II numaralı yere Uygur yazılmalıdır. Bu bilgileri içeren seçenek doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablonun üçüncü satırında yer alan özellikleri incelemek.
Uygur sahasına ait olan, kutsal kabul edilen kayanın Çinlilere verilmesi sonrasında yaşanan kıtlık ve göç olayını anlatan destanın Göç destanı olduğunu belirlemek.
I numaralı boşluğa gelmesi gereken destan adını saptamak.
2
Tablonun dördüncü satırında yer alan Türeyiş destanını incelemek.
Hakanın kızlarının ilahi bir kurtla evlenerek çoğalmasını konu edinen Türeyiş destanının Uygur devletine ait olduğunu belirlemek.
II numaralı boşluğa gelmesi gereken devleti/boyu saptamak.
3
Elde edilen verileri birleştirerek seçeneklerle karşılaştırmak.
I numaralı yere Göç, II numaralı yere Uygur gelmesi gerektiğini görerek doğru seçeneği belirlemek.
Soruda istenen doğru eşleştirmeye ulaşmak.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Destanları ve Ait Oldukları Topluluklar
Soru 5755Soru

Anadolu sahası erken dönem (13. ve 14. yüzyıl) Divan şiirinin gelişimine katkıda bulunan şairlerin isimlerini, edebi kişilikleri ve sanatsal kimliklerini yansıtan belirleyici açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhânî
Âşık Paşa
Ahmedî
Kad�� Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhânî - Selçuklu Şehnâmesi ve din dışı şiirler; Âşık Paşa - Garibnâme ve Türk dili bilinci; Ahmedî - İskendernâme ve mesnevi öncülüğü; Kadı Burhaneddin - Tuyuğları, mahlas kullanmaması ve hükümdarlığı.
Doğru eşleştirmeler şairlerin edebi kimlikleri ve en önemli eserleriyle tam olarak örtüşmektedir. Hoca Dehhânî din dışı şiirleri ve Selçuklu Şehnâmesi ile, Âşık Paşa Garibnâme mesnevisi ile, Ahmedî İskendernâme ve Cemşîd ü Hurşîd mesnevileriyle, Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve mahlassız şiirleriyle doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak Hoca Dehhânî'nin edebi özellikleri incelenir.
Din dışı konulardaki Türkçe gazelleri ve Farsça kaleme aldığı Selçuklu Şehnâmesi ile Hoca Dehhânî eşleştirilir.
Hoca Dehhânî, Anadolu'da din dışı Divan edebiyatının kurucularından kabul edilir.
2
Âşık Paşa'nin eserleri ve Türkçeye yaklaşımı değerlendirilir.
Garibnâme adlı ahlaki-tasavvufi mesnevisiyle Türkçenin edebiyat dili olmasına katkı sağlayan Âşık Paşa eşleştirilir.
Âşık Paşa, Türk dili bilincini şiirlerinde açıkça dile getiren ve Garibnâme'yi yazan şairdir.
3
Ahmedî'nin mesnevi sahasındaki eserleri incelenir.
İskendernâme ve Cemşîd ü Hurşîd eserleri ile bilimsel yönü vurgulanan Ahmedî eşleştirilir.
Ahmedî, 14. yüzyılın en üretken şairlerinden olup mesnevi alanında kurucu roller üstlenmiştir.
4
Kadı Burhaneddin'in edebi ve siyasi kişiliği değerlendirilir.
Mahlas kullanmaması, hükümdar olması ve Azeri Türkçesiyle yazdığı tuyuğları ile Kadı Burhaneddin eşleştirilir.
Kadı Burhaneddin, devlet adamlığı kimliğinin yanı sıra tuyuğ nazım şeklini edebiyata kazandırması ve mahlas kullanmamasıyla bilinir.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 5756Soru

Edebiyat-ı Cedide döneminde bireyin iç dünyasını; aşk, kıskançlık ve hayal kırıklığı temalarıyla ele alan romanlar ön plana çıkmıştır. Bu dönemde yazılan ve Necip, Suat ile Süreyya karakterleri arasındaki aşkı konu edinen, edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet Rauf

Cevap

Eylül romanının yazarı Mehmet Rauf'tur.
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ve bu eserdeki Necip, Suat, Süreyya karakterleri, Servet-i Fünun Dönemi romancılarından Mehmet Rauf'a aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen Necip, Suat, Süreyya karakterleri ve ilk psikolojik roman olma özellikleri analiz edilerek ilgili eser belirlenir.
Bu özelliklerin Türk edebiyatındaki Eylül romanına ait olduğu tespit edilir.
Karakter ve eser eşleştirmesini doğru yapabilmek için.
2
Eylül romanının hangi yazara ait olduğu belirlenir.
Eylül romanının yazarı Servet-i Fünun Dönemi sanatçılarından Mehmet Rauf'tur.
Eser-yazar eşleştirmesini tamamlayarak doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Romanı ve Eser-Yazar Eşleştirmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5757Soru

Divan nesrinin (düzyazı) gelişim süreci, üslup özellikleri ve temsilcileriyle ilgili yapılan bir araştırmada şu tespitlere yer verilmiştir:

I. Süslü nesrin Türk edebiyatındaki ilk olgun örneği kabul edilen *Tazarruname*, 15. yüzyılda Sinan Paşa tarafından secili ve sanatlı bir üslup kullanılarak kaleme alınmıştır.
II. 17. yüzyılın önemli bilim insanlarından Kâtip Çelebi; *Fezleke* ve *Cihannüma* gibi eserlerinde orta nesrin bilgi vermeyi amaçlayan, nispeten sade ve anlaşılır dil özelliklerini yansıtmıştır.
III. Mercimek Ahmet, II. Murad'ın isteği üzerine Farsçadan çevirdiği *Kâbusnâme* adlı eseriyle sade nesrin başarılı örneklerinden birini vermiş ve Türkçenin yalın anlatım gücünü ortaya koymuştur.
IV. Seydi Ali Reis, Hint deniz seferi dönüşünde yaşadığı coğrafi ve kültürel gözlemleri anlattığı *Mir'atü'l-Memalik* adlı eseriyle edebiyatımızda seyahatname türünün ilk önemli örneklerinden birini vermiştir.
V. Süslü nesrin sınırlarını zorlayan ağır diliyle tanınan ve Türk edebiyatında ilk düzyazı (nesir) hamsesini kaleme alan sanatçı, 17. yüzyılda kaleme aldığı *Hâbnâme* adlı eseriyle bilinen Veysî'dir.

Bu araştırmada numaralanmış tespitlerin hangisinde bilgi yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

V numaralı öncülde bilgi yanlışı yapılmıştır.
V numaralı tespiti içeren ifade yanlıştır çünkü Türk edebiyatında ilk mensur (düzyazı) hamsenin yazarı Veysî değil, Nergisî'dir. Veysî'nin Hâbnâme adlı eseri meşhur olsa da kendisi ilk mensur hamsenin sahibi değildir. Dolayısıyla bu tespitte bilgi hatası bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen Divan nesri temsilcilerinin ve eserlerinin edebi niteliklerini ve yüzyıllarını belirleme.
I, II, III ve IV numaralı öncüllerdeki Sinan Paşa (Tazarrunâme, 15. yy), Kâtip Çelebi (Fezleke, Cihannüma, 17. yy), Mercimek Ahmet (Kâbusnâme, 15. yy) ve Seydi Ali Reis (Mir'atü'l-Memalik, 16. yy) bilgileri tarihsel ve üslupsal açıdan tamamen doğrudur.
Soruda verilen bilgilerin doğruluğunu teyit etmek için her bir yazar ve eser eşleştirmesinin incelenmesi gerekir.
2
V numaralı öncüldeki Veysî ile ilgili iddiaların edebi gerçeklerle karşılaştırılması.
Veysî'nin 17. yüzyılda yaşadığı ve Hâbnâme adlı eserin yazarı olduğu doğru olsa da, Türk edebiyatındaki ilk mensur (düzyazı) hamse yazarı kendisi değildir. Bu unvan Nergisî'ye aittir.
17. yüzyıl süslü nesir temsilcileri olan Veysî ve Nergisî'nin eserlerinin ve edebi ilklerinin ayırt edilmesi gerekmektedir.
3
Hatalı bilginin yer aldığı öncülü tespit edip doğru seçeneğe yönelme.
V numaralı öncülde bilgi yanlışı yapılmıştır, dolayısıyla aranılan doğru cevap bu öncülün bulunduğu seçenektir.
Soru kökünde bizden bilgi yanlışı yapılan tespitin bulunması istenmiştir.

Anahtar Kavram

Divan Nesri ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5758Soru

Şiirde realizm olarak da bilinen bu akımda; duygu ve hayallerin yerini nesnel gerçeklik, kuyumcu titizliğiyle işlenen dil ve biçim kusursuzluğu alır. Sanatçılar, adeta bir heykeltıraş gibi kelimeleri yontarak plastik bir güzellik oluşturmayı amaçlar. Dış dünya ve doğa, tasvirlere ağırlık verilerek bir tablonun netliğiyle ��iire aktarılır.

Bu parçada söz edilen edebi akım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parnasizm

Cevap

Parçada sanatsal ilkeleri ve şiir anlayışı açıklanan edebi akım parnasizmdir.
Parçada verilen 'şiirde realizm', 'kuyumcu titizliğiyle işlenen dil', 'nesnel gerçeklik' ve 'heykeltıraş gibi kelimeleri yontmak' nitelikleri, parnasizmin temel özellikleridir. Parnasyen şairler şiirde nesnelliğe ve biçim kusursuzluğuna en üst düzeyde önem verirler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar kavramlar tespit edilir.
'Şiirde realizm', 'nesnel gerçeklik', 'kuyumcu titizliği', 'biçim kusursuzluğu' ve 'heykeltıraş gibi kelimeleri yontmak' ifadeleri belirlenmiştir.
Bu kavramlar şiirde biçimci ve gerçekçi bir akımın özelliklerini ortaya koymaktadır.
2
Belirlenen özellikler edebi akımlarla karşılaştırılır.
Biçim mükemmelliği ve şiirde gerçekçilik arayışı, doğrudan parnasizm akımının temel ilkeleridir.
Parnasizm, realizmin şiirdeki yansımasıdır ve plastik güzelliği savunur.
3
Diğer seçenekler elenerek doğru cevaba ulaşılır.
Duyguya önem veren romantizm, kapalılığa önem veren sembolizm, akıl ve sağduyuya odaklanan klasisizm ve bilinçaltına yönelen sürrealizm seçenekleri elenmiştir.
Bu akımların ilkeleri parçada tanımlanan nesnel tasvirci ve biçimci şiir anlayışıyla örtüşmez.

Anahtar Kavram

Edebi Akımlar (Parnasizm)
Soru 5759Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde Türkçülük akımının edebi, kültürel ve toplumsal alanlarda yayılmasını sağlayan süreli yayınlarla ilgili şu bilgiler verilmiştir:

I. Yeni Lisan makalesinin yayımlandığı ve dil hareketinin öncülüğünü üstlenen Selanik merkezli yayın organıdır.
II. İstanbul'da Ziya Gökalp'in fikir babalığında yayımlanan, Türkçülüğü bilimsel ve sosyolojik temellere oturtan mecmuadır.
III. "Halka doğru" ilkesini benimseyerek milliyetçilik ve Türkçülük düşüncesini geniş halk kitlelerine ve köylülere ulaştırmayı hedefleyen dergidir.

Bu bilgilerde sözü edilen dergiler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç Kalemler - Yeni Mecmua - Halka Doğru

Cevap

Genç Kalemler - Yeni Mecmua - Halka Doğru
Verilen bilgiler sırasıyla incelendiğinde; Yeni Lisan hareketine ev sahipliği yapan Selanik merkezli dergi Genç Kalemler, Ziya Gökalp öncülüğünde Türkçülüğü sosyolojik temellere oturtan İstanbul merkezli dergi Yeni Mecmua ve halka doğru gitme ilkesiyle çıkarılan yayın Halka Doğru dergisidir. Bu sıralamayı içeren seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncüldeki bilgiyi analiz etme
Yeni Lisan makalesinin yayımlandığı ve dil sadeleşmesinin öncüsü olan Selanik merkezli derginin Genç Kalemler olduğu belirlenir.
Genç Kalemler, Milli Edebiyat'ın kuruluşunu başlatan Yeni Lisan hareketinin merkezidir.
2
II. öncüldeki bilgiyi analiz etme
İstanbul'da yayımlanan ve Ziya Gökalp'in sosyolojik/bilimsel Türkçülük görüşlerini sistemleştirdiği yayının Yeni Mecmua olduğu tespit edilir.
Yeni Mecmua, Ziya Gökalp'in Türkçülük düşüncesini sosyolojik makalelerle açıkladığı en önemli yayınlardandır.
3
III. öncüldeki bilgiyi analiz etme
Milliyetçiliği ve Türkçülüğü halk kitlelerine ve köylülere yayma amacı taşıyan halkçı yayının Halka Doğru dergisi olduğu belirlenir.
Halka Doğru dergisi adından da anlaşılacağı üzere halkçılık ve Türkçülük fikirlerini birleştiren bir yayındır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat dönemi Türkçülük akımının yayın organları olan Genç Kalemler, Yeni Mecmua ve Halka Doğru dergilerinin özellikleri
Soru 5760Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı nesir yazarlarına ve eserlerine ait bazı özellikler, sağ sütunda ise bu özelliklerle ilişkilendirilebilecek sanatçılar verilmiştir. Sol sütundaki tanımları sağ sütundaki doğru sanatçılarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

15. yüzyılda Farsçadan Türkçeye kazandırılan, sade nesir üslubuyla ahlaki-didaktik nasihatler sunan ve II. Murad'a ithaf edilen Kâbusnâme adlı eserin müellifidir.
17. yüzyıl süslü nesrinin temsilcilerinden olup, rüya motifi kullanarak Büyük İskender ile I. Ahmed'i karşılaştırdığı ve dönemin aksaklıklarını eleştirdiği Hâbnâme adlı eseri yazmıştır.
Doğu ve Batı kaynaklarını harmanlayarak coğrafya, bibliyografya ve tarih alanlarında nesnel (orta) nesir diliyle Cihannüma ve Keşfü'z-Zunun gibi dünya çapında eserler vermiştir.
Hint Deniz Seferleri sırasında fırtınaya yakalanıp Hindistan'a sığınan ve oradan kara yoluyla İstanbul'a dönüşünü Mir'atü'l-Memalik adlı eseriyle anlatan denizci münşidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki Kâbusnâme açıklaması Mercimek Ahmet ile, Hâbnâme açıklaması Veysi ile, Cihannüma ve Keşfü'z-Zunun açıklaması Kâtip Çelebi ile, Mir'atü'l-Memalik açıklaması ise Seydi Ali Reis ile eşleşmelidir.
Kâbusnâme açıklaması Mercimek Ahmet'e, Hâbnâme açıklaması Veysi'ye, Cihannüma ve Keşfü'z-Zunun açıklamaları Kâtip Çelebi'ye, Mir'atü'l-Memalik açıklaması ise Seydi Ali Reis'e ait olup eşleştirmeler bu tarihi ve edebi gerçeklerle birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklamada yer alan '15. yüzyıl', 'sade nesir', 'Kâbusnâme' ve 'II. Murad' anahtar kelimelerini analiz etmek.
Bu özelliklerin Mercimek Ahmet ile uyuştuğu belirlenir.
Kâbusnâme, II. Murad'ın isteği üzerine Farsçadan sade bir dille tercüme edilmiştir.
2
İkinci açıklamada yer alan '17. yüzyıl süslü nesri', 'rüya motifi' ve 'Hâbnâme' anahtar kelimelerini incelemek.
Bu eserin Veysi'ye ait olduğu tespit edilir.
Veysi, divan nesrinde süslü dilinin yanı sıra eleştirel Hâbnâme eseriyle tanınır.
3
Üçüncü açıklamada geçen 'coğrafya, bibliyografya', 'Cihannüma' ve 'Keşfü'z-Zunun' terimlerini eşleştirmek.
Bu eserlerin yazarının Kâtip Çelebi olduğu bulunur.
Kâtip Çelebi, 17. yüzyılda ansiklopedik ve coğrafi çalışmalarıyla tanınan dünyaca ünlü bir bilgindir.
4
Dördüncü açıklamada yer alan 'Hint Deniz Seferleri', 'Mir'atü'l-Memalik' ve 'denizci münşi' ifadelerini değerlendirmek.
Bu özelliklerin Seydi Ali Reis ile eşleştiği netleştirilir.
Seydi Ali Reis, fırtınaya yakalandıktan sonraki dönüş yolculuğunu ilk seyahatnamelerimizden olan Mir'atü'l-Memalik eserinde toplamıştır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında sade, süslü ve orta nesrin temsilcileri ile eserlerinin içerik ve üslup özellikleri
ÖncekiSayfa 288 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin