Tüm alıştırma soruları

1797 soru

Soru 621Soru

Tanzimat Dönemi Türk şiiri, hem biçimsel hem de tematik açıdan ciddi bir dönüşümün ve Doğu-Batı çatışmasının izlerini taşır. Bu dönem şairleri, geleneksel ile modern arasında farklı estetik ve felsefi tutumlar geliştirmişlerdir.

Aşağıda verilen Tanzimat Dönemi şiirlerinden alınmış beyit ve bent örneklerini, bu şiirlerin temsil ettiği estetik, felsefi veya tematik dönüşümü açıklayan ifadelerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ne efsunkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
Gül hazin, sümbül perişan, bağzârın şevki yok
Şâdmanlık kalmamış, feryâd ü zârın şevki yok
Eyvah! Ne yer ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
Şimdi buradaydı, gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.
İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez
Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve edebi açıklamalar şu şekilde eşleşmektedir: Hürriyet ve esaret kavramlarını işleyen kaside beyti, klasik biçimde sosyal-siyasi temaların toplumsal faydacı estetikle ele alınmasıyla; gül ve sümbülün perişanlığını anlatan beyit, bireysel hüzün ve tabiatın estetik sınırları genişleten yeni duyarlılığıyla; 'Eyvah!' ünlemiyle başlayan bent, ölüm karşısındaki metafizik isyan ve biçimsel düzensizlikle; akıl ve terazi benzetmesini içeren hikemi beyit ise insanın kavrayış sınırlarını sorgulayan Doğu-Batı zihniyet çatışmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; hürriyet kavramını işleyen beyit klasik kaside biçiminde sosyal temaların ele alınmasını (toplumcu estetik); gül ve sümbülün perişanlığını tasvir eden beyit bireysel hüzün ve tabiatla estetik sınırların genişletilmesini; 'Eyvah!' ile başlayan bent ölüm karşısındaki metafizik ürpertiyi ve biçimsel serbestliği; akıl ve terazi benzetmesi sunan beyit ise insanın kavrayış sınırlarını sorgulayan hikemi üslubu doğru şekilde tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyit ve bentlerdeki tematik kavramlar ile anahtar kelimeler incelenir.
Birinci parçada 'hürriyet/esaret', ikinci parçada 'gül/sümbül/hazin/feryad', üçüncü parçada 'eyvah/gitti ebede/yâr', dördüncü parçada 'idrak-i maali/akıl/terazi' kavramları belirlenir.
Şiirlerin hangi Tanzimat şairine ve edebi yönelime ait olduğunu bulabilmek amacıyla tematik ipuçları saptanmalıdır.
2
Dizelerin sahipleri ve edebi kimlikleri tespit edilir.
İlk beyit Namık Kemal'e (toplumsal/siyasi fayda), ikinci beyit Recaizade Mahmut Ekrem'e (bireysel hüzün/tabiat), üçüncü bent Abdülhak Hamit Tarhan'a (ölüm/metafizik/romantik isyan), dördüncü beyit Ziya Paşa'ya (hikemi/didaktik üslup) aittir.
Sanatçıların Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki estetik ve zihinsel konumlarını belirlemek doğru eşleştirmeyi sağlayacaktır.
3
Her bir edebi parça ile sağ sütunda yer alan estetik/felsefi açıklamalar eşleştirilir.
Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi klasik nazım şekliyle sosyal kavramların birleşimidir. Recaizade'nin beyti Servet-i Fünun'u hazırlayan bireysel tabiat duyarlılığıdır. Hamit'in Makber'i metafizik ürperti ve biçimsel düzensizliktir. Ziya Paşa'nın beyti ise klasik hikemi üslupla aklın sınırlarını sorgulamadır.
Dizelerin içerik ve biçimsel özellikleri ile Tanzimat şiirinin gelişim çizgisi arasındaki doğrudan ilişki kurularak çözüm tamamlanır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Şiirinin Estetik, Felsefi ve Biçimsel Dönüşümü
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 622Soru

Aşağıda verilen beyitler ile bu beyitlerin üslup, tema ve zihniyet bakımından temsilcisi olan 17. ve 18. yüzyıl Divan şairlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil / Çarh ile söyleşemem âyinesi sâf değil"
"Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i mezellettir / Bu denli kibr ü nâz u ser-keşî bilmem ne illettir"
"Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü bahâdır / Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır"
"Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit Nef'î ile, ikinci beyit Nâbî ile, üçüncü beyit Nedîm ile, dördüncü beyit ise Şeyh Gâlib ile eşleşir.
Gururlu ve iddialı fahriye tonuyla öne çıkan ilk beyit Nef'î'nin; ahlaki değerleri ve didaktik düşünceyi aşılayan ikinci beyit Nâbî'nin; İstanbul'u somut güzellikleriyle öven üçüncü beyit Nedîm'in; insanı kainatın merkezine koyan tasavvufî ve derin dördüncü beyit ise Şeyh Gâlib'in edebi zihniyetini ve sanat anlayışını yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyit olan 'Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil / Çarh ile söyleşemem âyinesi sâf değil' incelenir.
Beyitte şair kendisini olağanüstü söz söyleyen bir papağana benzetmekte, felekle (çark) bile konuşamayacağını çünkü onun aynasının (zihninin) temiz olmadığını söyleyerek büyük bir iddia ortaya koymaktadır. Bu mağrur ve kendinden emin ton (fahriye üslubu) 17. yüzyıl şairi Nef'î ile eşleştirilir.
Nef'î, Divan edebiyatında kaside ve fahriye türünde en gururlu, iddialı ve yüksek ses tonuna sahip şairdir.
2
İkinci beyit olan 'Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i mezellettir / Bu denli kibr ü nâz u ser-keşî bilmem ne illettir' incelenir.
Beyitte insan vücudunun mayasının değersiz toprak olduğu hatırlatılmakta ve insanın bu derece kibirli, nazlı ve asi olmasının nasıl bir hastalık (illet) olduğu sorgulanmaktadır. Bu ahlaki ve felsefi öğüt veren didaktik yaklaşım 17. yüzyıl şairi Nâbî ile eşleştirilir.
Toplumsal aksaklıkları, insan ahlakını sorgulayan ve düşünceyi şiire aktaran hikemî (didaktik) tarzın öncüsü Nâbî'dir.
3
Üçüncü beyit olan 'Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü bahâdır / Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır' incelenir.
İstanbul'un eşsiz bir değerde olduğu, tek bir taşına bütün İran (Acem) ülkesinin feda edileceği söylenmektedir. Bu somut mekân sevgisi, coşku ve yerel ögeler 18. yüzyıl şairi Nedîm ile eşleştirilir.
Lale Devri'nin eğlence hayatını, İstanbul sevgisini ve mahallileşme akımını şiire taşıyan en büyük isim Nedîm'dir.
4
Dördüncü beyit olan 'Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen' incelenir.
Beyitte insanın kendi değerini bilmesi gerektiği, çünkü onun kâinatın özü (zübde-i âlem) ve yaratılmışların göz bebeği olduğu tasavvufî ve derin bir felsefeyle dile getirilmiştir. Bu soyut ve tasavvufî derinlik 18. yüzyıl şairi Şeyh Gâlib ile eşleştirilir.
İnsanı tasavvufî bir olgunlukla ele alan ve Sebk-i Hindî akımının ağır sembolizmiyle yoğuran şair Şeyh Gâlib'dir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şairlerinin Sanat Anlayışları ve Akımları
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 623Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan beyitler ile sağ sütunda verilen edebi sanatlar eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, hangi beyit hangi edebi sanatla eşleşmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüş��z
Müheyyâ oldu meclis, sâkiyâ peymâneler dönsün
Gönüller cûşa gelsin, şevk ile mestâneler dönsün
Sen gideli ebr-i bahâr ağlar sararmış yâs tutar gülşen
Feryâd eder bülbüller, perişan hâldedir çemen
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit leffüneşr, ikinci beyit mecazımürsel, üçüncü beyit hüsnütalil ve dördüncü beyit tecahülüarif sanatı ile eşleşmelidir.
Verilen beyitler incelendiğinde; birinci beyitte geçen kavramların simetrik dağılımı leffüneşr ile, ikinci beyitte kadeh üzerinden içkinin kastedilmesi mecazımürsel ile, üçüncü beyitte doğa olaylarının sevgilinin ayrılığına bağlanması hüsnütalil ile ve dördüncü beyitte şairin aşkın sorumluluğunu üstlenmeyip bilmezlikten gelmesi tecahülüarif sanatı ile birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki kelime gruplarını anlam yönünden incelemek.
Birinci dizedeki 'hazân' ve 'bahâr' kelimelerinin, ikinci dizedeki 'gam' ve 'neşât' kelimeleriyle anlamca eşleştiği fark edilir. Bu durum simetrik bir düzen sunar.
Kelime grupları arasındaki bu tür simetrik veya paralel anlam ilişkileri leffüneşr sanatının temelidir.
2
İkinci beyitteki 'peymâne' kelimesinin kullanımını değerlendirmek.
'Peymâne' (kadeh) kelimesinin aslında kadehin kendisini değil, içindeki sıvının (içki) hareketini kastettiği belirlenir.
Benzetme amacı gütmeden bir kavramın başka bir kavram yerine kullanılması mecazımürsel sanatı olarak adlandırılır.
3
Üçüncü beyitteki doğa betimlemelerinin nedenlerini çözümlemek.
Bulutun yağmur yağdırması ve çemenin sararması gibi doğal mevsimsel olayların, sevgilinin gidişine bağlandığı görülür.
Doğal bir olayı gerçek nedeninin dışında, edebi ve hayali bir güzel nedene bağlama sanatı hüsnütalildir.
4
Dördüncü beyitteki soru yapısının ardındaki anlamı sorgulamak.
Şairin, kendi iradesiyle gerçekleşen sevgiyi ve bakışı tamamen dışsallaştırarak 'benim günahım var mı?' diye sorması ve gerçeği bilmezlikten gelmesi tespit edilir.
Bilinen bir gerçeği nükte yapmak amacıyla bilmezlikten gelme sanatı tecahülüariftir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatı beyitlerinde edebi sanatların (leffüneşr, mecazımürsel, hüsnütalil, tecahülüarif) tespiti ve analizi
Soru 624Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde farklı eğilimleri (Saf Şiir, Toplumcu Şiir, Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir) temsil eden sanatçılar ile bu sanatçıların şiir anlayışlarına ve poetikalarına dair açıklamaları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Hamdi Tanpınar
Ercüment Behzat Lav
Ziya Osman Saba
Ömer Bedrettin Uşaklı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Hamdi Tanpınar - Rüya, zaman ve musiki odaklı saf şiir; Ercüment Behzat Lav - Dadaizm etkili deneysel toplumcu şiir; Ziya Osman Saba - Ev-aile sevgisi odaklı Yedi Meşaleci saf şiir; Ömer Bedrettin Uşaklı - Anadolu ve deniz temalı memleketçi/pastoral şiir eşleşmesidir.
Ahmet Hamdi Tanpınar rüya, zaman ve musiki odaklı saf şiir anlayışıyla; Ercüment Behzat Lav Dadaizm etkili deneysel toplumcu gerçekçi şiirleriyle; Ziya Osman Saba Yedi Meşaleciler içindeki evcil/mistik saf şiir çizgisiyle; Ömer Bedrettin Uşaklı ise Anadolu ve deniz temalı memleketçi/pastoral hece şiirleriyle tanınır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın poetikasını incelemek
Rüya, zaman, musiki kavramları ve 'Antalyalı Genç Kıza Mektup' ile eşleşir.
Tanpınar, saf şiir anlayışının estetik temellerini bu kavramlarla ve bu mektupla açıklamıştır.
2
Ercüment Behzat Lav'ın şiir serüvenini incelemek
Dadaizm, sürrealizm etkileri ve deneysel toplumcu gerçekçilikle eşleşir.
Lav, hece veya aruz ölçüsünü tamamen dışlayarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında avangart ve toplumcu şiirin öncülüğünü yapmıştır.
3
Ziya Osman Saba'nın Yedi Meşaleciler içindeki yerini belirlemek
Gruba ömür boyu sadık kalarak ev içi yaşam, anılar ve inanç temalarını işleyen saf şiir çizgisiyle eşleşir.
Yedi Meşaleciler'in şiiri sonuna kadar sürdüren tek üyesi olarak Saba, saf şiirin evcil-mistik yönünü temsil eder.
4
Ömer Bedrettin Uşaklı'nın edebi kimliğini saptamak
Hece ölçüsüyle yazılan memleketçi, deniz ve pastoral manzaralarla eşleşir.
Sanatçı, Millî Edebiyat zevkini sürdürenler arasında Anadolu doğasını ve deniz duyarlılığını işleyen lirik hece şairidir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Saf Şiir, Toplumcu Şiir ve Millî Edebiyat Zevkini Sürdürenlerin poetikaları ve temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 625Soru

Dinî-tasavvufî Türk edebiyatı (tekke edebiyatı) temsilcilerinin edebî şahsiyetleri, yaşadıkları dönemler ve kaleme aldıkları eserler hakkında detaylı ve doğru bilgi sahibi olunması gerekmektedir.

Aşağıda sol sütunda verilen tekke edebiyatı temsilcilerini, sağ sütundaki kendilerine ait ayırt edici açıklama ve eserlerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kaygusuz Abdal
Eşrefoğlu Rumi
Niyâzî-i Mısrî
Erzurumlu İbrahim Hakkı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kaygusuz Abdal - Budalanâme ve Mugalatanâme yazarı Bektaşi şairi; Eşrefoğlu Rumi - Müzekki'n-Nüfus yazarı mutasavvıf; Niyâzî-i Mısrî - Limni sürgünü Halveti şairi; Erzurumlu İbrahim Hakkı - Mârifetnâme yazarı mutasavvıf.
Temsilcilerin tamamı kendi yüzyılları, tarikat bağları, tasavvufi görüşleri ve en belirgin eserleri (Kaygusuz Abdal - Budalanâme/Mugalatanâme; Eşrefoğlu Rumi - Müzekki'n-Nüfus; Niyâzî-i Mısrî - Limni sürgünü/şerhleri; Erzurumlu İbrahim Hakkı - Mârifetnâme) üzerinden doğru bir biçimde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaygusuz Abdal isminin özelliklerini inceleme
Alâeddin Gaybî adıyla bilinmesi, 15. yüzyılda şathiye türünün en önemli temsilcisi olması ve Budalanâme, Mugalatanâme gibi eserlerin sahibi olması yönüyle ilk sıradaki açıklamayla eşleşir.
Kaygusuz Abdal'ın edebi şahsiyeti ve eserleri doğrudan bu bilgileri içermektedir.
2
Eşrefoğlu Rumi isminin özelliklerini inceleme
Hacı Bayram-ı Veli'nin müridi/damadı olması ve özellikle halka tasavvuf ahlakını aşılayan Müzekki'n-Nüfus adlı meşhur eseri yazmış olması yönüyle ikinci sıradaki açıklamayla eşleşir.
Eşrefoğlu Rumi'nin hayatı ve en bilinen eseri Müzekki'n-Nüfus'tur.
3
Niyâzî-i Mısrî isminin özelliklerini inceleme
17. yüzyılda yaşamış olması, Halvetiyye tarikatının Mısriyye kolunu kurması, Yunus Emre şerhleri yazması ve ömrünün bir kısmını Limni sürgününde geçirmesi yönüyle üçüncü sıradaki açıklamayla eşleşir.
Niyâzî-i Mısrî'nin sürgün hayatı ve 17. yüzyıl tasavvuf şairleri arasındaki özgün konumu bu eşleşmeyi doğrular.
4
Erzurumlu İbrahim Hakkı isminin özelliklerini inceleme
18. yüzyılda yaşamış olması, fen ve din ilimlerini bir arada sunduğu Mârifetnâme'si ve Tefviznâme adlı eseriyle dördüncü sıradaki açıklamayla eşleşir.
Mârifetnâme, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın en önemli ve karakteristik eseridir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) edebiyatı temsilcilerinin (Kaygusuz Abdal, Eşrefoğlu Rumi, Niyâzî-i Mısrî, Erzurumlu İbrahim Hakkı) yaşadıkları yüzyıllar, edebi şahsiyetleri ve başlıca eserleri.
Soru 626Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan 13. ve 14. yüzyıl Türk edebiyatı eserlerine dair belirleyici içerik ve üslup özelliklerini, sağ sütundaki doğru eser isimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Farsça kaleme alınmış didaktik bir mesnevi olmasına karşın, içerisine serpiştirilen Türkçe manzum parçalarla Anadolu sahasında Türk dili bilincinin erken ve bilinçli ilk örneklerini sunan Sultan Veled eseri
Türkçenin edebi bir dil olarak değer görmediği bir dönemde, tasavvufi ve ahlaki öğretileri halka kendi diliyle aşılamak amacıyla yazılmış, aruzla kaleme alınan yaklaşık 10.000 beyitlik Âşık Paşa mesnevisi
Ferîdüddîn-i Attâr'ın alegorik eserini Türkçeye uyarlarken, metne çeşitli hikayeler ve tasavvufi yorumlar ekleyerek özgün bir telif kimliği kazandıran, kuşların seyrüseferini işleyen Gülşehrî eseri
Büyük İskender'in savaşlarını ve fetihlerini temel alarak kurgulanan; ancak bunun yan�� sıra dönemin tıp, astronomi, felsefe ve tarih gibi ilimlerini de aktaran ansiklopedik nitelikteki Ahmedî mesnevisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Farsça mesnevi içine Türkçe manzumeler serpiştirilen Sultan Veled eseri Rebâbnâme ile; Türkçenin değerini savunan 10.000 beyitlik Âşık Paşa mesnevisi Garibnâme ile; kuşların seyrüseferini anlatan Gülşehrî eseri Mantıku't-Tayr ile; ansiklopedik nitelikteki Ahmedî mesnevisi ise İskendername ile eşleşmelidir.
Sol sütundaki açıklamalar ile sağ sütundaki eserler incelendiğinde; Sultan Veled'in Farsça kaleme aldığı Rebâbnâme'nin içinde Türkçe manzumelere yer vermesi dil bilinci açısından önemlidir. Âşık Paşa'nın Türkçeye hak ettiği değerin verilmesini amaçlayarak yazdığı mesnevi Garibnâme'dir. Gülşehrî'nin kuşlar sembolizmiyle vahdet-i vücut felsefesini anlattığı eseri Mantıku't-Tayr'dır. Ahmedî'nin İskender'in hayatı üzerinden tıp ve astronomi gibi bilgileri derlediği mesnevisi ise İskendername'dir. Bu eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve temel dillerini belirlemek
Rebâbnâme Sultan Veled'e, Garibnâme Âşık Paşa'ya, Mantıku't-Tayr Gülşehrî'ye ve İskendername Ahmedî'ye aittir.
Yazar ve eser eşleşmesini doğru yaparak özelliklerin hangi eserle bağdaştığını bulmak.
2
Eserlerin ayırt edici içerik ve dil özelliklerini analiz etmek
Rebâbnâme Farsça asıllı olup Türkçe manzumeler taşır. Garibnâme tamamen Türkçe yazılmış didaktik-tasavvufi bir eserdir. Mantıku't-Tayr kuşlar sembolizmini kullanır. İskendername ise geniş ansiklopedik bilgiler sunar.
Açıklamalarda geçen ipuçlarının (Türkçe manzumeler, 10.000 beyit, kuşlar sembolizmi, ansiklopedik tıp/astronomi bilgisi) doğru esere yönlendirilmesini sağlamak.
3
Sol sütundaki maddeleri sağ sütundaki doğru eser adlarıyla eşleştirmek
Birinci madde ikinci eserle (Rebâbnâme), ikinci madde dördüncü eserle (Garibnâme), üçüncü madde birinci eserle (Mantıku't-Tayr) ve dördüncü madde üçüncü eserle (İskendername) eşleşir.
Eşleştirmeleri tamamlayarak doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerinin temel eserleri, edebi kimlikleri ve bu eserlerin ayırt edici içerik-üslup özellikleri
Soru 627Soru

Aşağıda verilen Uygur Dönemi metinlerini, içerdikleri temel nitelikler ve konularıyla doğru şekilde e��leştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sekiz Yükmek
Kuanşı İm Pusar
Maitrisimit
Kalyanamkara ve Papamkara

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sekiz Yükmek ile 'Sekiz Yığın' anlamına gelen ve beş duyu organını inceleyen tan��m; Kuanşı İm Pusar ile şefkat ilahı Avalokitesvara'yı anlatan tanım; Maitrisimit ile ilk dinî dram örneği olan tanım; Kalyanamkara ve Papamkara ile iyi ve kötü şehzadenin maceralarını konu edinen tanım eşleşmektedir.
Uygur Dönemi'ne ait Budist metinlerin içerikleri ve yapısal özellikleri doğru şekilde analiz edilmiştir. Sekiz Yükmek beş duyu organına yönelik Budist felsefeyi; Kuanşı İm Pusar şefkat ilahının mucizelerini; Maitrisimit ilk dinî dram örneğini; Kalyanamkara ve Papamkara ise iki şehzadenin karma felsefesine dayalı hikâyesini temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur dönemi Budist metinlerinin adlarını ve içeriklerini hatırlayınız.
Sekiz Yükmek, Kuanşı İm Pusar, Maitrisimit ve Kalyanamkara ve Papamkara eserlerinin her birinin kendine has dinî, felsefi veya edebi özellikleri bulunur.
Doğru eşleştirmeyi yapabilmek için eserlerin ayırt edici niteliklerini belirlemek gerekir.
2
Sekiz Yükmek eserinin anlamını ve içeriğini inceleyiniz.
Sekiz Yükmek, 'Sekiz Yığın' anlamına gelen, beş duyu organını ve dinî-ahlaki bilgileri açıklayan eserle eşleşir.
Eserin isminin anlamı ve duyusal analizi en önemli ayırt edici özelliğidir.
3
Kuanşı İm Pusar eserinin kime hitap ettiğini inceleyiniz.
Kuanşı İm Pusar, şefkat ve merhamet ilahı Avalokitesvara'nın mucizelerini konu alan eserle eşleşir.
Eserin adı doğrudan bu ilahın Uygur Türkçesindeki karşılığıdır.
4
Maitrisimit eserinin edebi türünü ve kökenini inceleyiniz.
Maitrisimit, Toharcadan çevrilen ve ilk dinî dram (tiyatro) örneği sayılan eserle eşleşir.
Gelecek Buda Maitreya'yı konu alan bu eser sahnelenmek üzere yazılmış ilk yapıttır.
5
Kalyanamkara ve Papamkara eserinin olay örgüsünü inceleyiniz.
Kalyanamkara ve Papamkara, iyi kalpli şehzade ile kötü kalpli kardeşinin maceralarını ve karma felsefesini anlatan hikâyeyle eşleşir.
İki kardeşin mücadelesi eserin olay örgüsünün temelidir.

Anahtar Kavram

Uygur Dönemi Budist Metinleri ve İçerikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 628Soru

Fecr-i Âti topluluğu, Türk edebiyatında beyanname yayımlayarak ortaya çıkan ilk edebi oluşumdur. Kısa sürede da��ılmış olsalar da üyelerinin bireysel çalışmaları edebiyat tarihinde önemli bir yer tutar. Aşağıda sol sütunda verilen Fecr-i Âti temsilcilerini, sağ sütundaki kendilerine ait olan edebi özellik ve eserlerle do��ru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emin Bülent Serdaroğlu
Şehabettin Süleyman
Cemil Süleyman
Tahsin Nahit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Emin Bülent Serdaroğlu - Kin şiiri; Şehabettin Süleyman - Çıkmaz Sokak oyunu; Cemil Süleyman - Siyah Gözler romanı ve Timsal-ı Aşk öyküsü; Tahsin Nahit - Ruh-ı Sanat şiir kitabı ve Kösem Sultan oyunu.
Doğru eşleştirme, Emin Bülent Serdaroğlu'nun 'Kin' şiiriyle, Şehabettin Süleyman'ın 'Çıkmaz Sokak' oyunuyla, Cemil Süleyman'ın 'Siyah Gözler' romanıyla ve Tahsin Nahit'in 'Ruh-ı Sanat' şiir kitabı ve 'Kösem Sultan' oyunuyla eşleştiği durumdur. Her sanatçı Fecr-i Âti'nin beyannamesine imza atmış ve kendi alanında bu hareketin ilkelerini yansıtan ya da dönemsel tartışmalar yaratan eserler vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Emin Bülent Serdaroğlu'nun edebi şahsiyeti ve eserleri incelenir.
Sanatçının Victor Hugo'nun şiirine tepki olarak yazdığı ünlü 'Kin' manzumesi tespit edilir.
Fecr-i Âti şairleri arasında milli duyguları epik-lirik tarzda işleyen en önemli ismi belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Şehabettin Süleyman'ın tiyatro alanındaki çalışmaları değerlendirilir.
Döneminde büyük tartışmalara ve sansüre yol açan 'Çıkmaz Sokak' adlı tiyatro yapıtı bulunarak yazarla ilişkilendirilir.
Fecr-i Âti'nin tiyatro alanındaki en üretken ve ses getiren eleştirmen/oyun yazarını doğru tespit etmek için bu adım gereklidir.
3
Fecr-i Âti'nin nesir alanındaki önemli temsilcilerinden Cemil Süleyman'ın eserleri taranır.
Yazarın psikolojik ögeler taşıyan 'Siyah Gözler' romanı ile 'Timsal-ı Aşk' öykü kitabı eşleştirilir.
Toplulukta az sayıdaki romancıdan biri olan ve Servet-i Fünun tarzı psikolojik çözümlemeleri devam ettiren ismi bulmak için bu adım gereklidir.
4
Tahsin Nahit'in şiir dünyası ve tiyatro ortaklıkları incelenir.
'Adalar Şairi' sıfatı ve 'Ruh-ı Sanat' şiir kitabı ile Şehabettin Süleyman'la ortak kaleme aldığı 'Kösem Sultan' oyunu üzerinden doğru eşleştirme tamamlanır.
Hem şair hem de ortak tiyatro oyunları yazarı olan Tahsin Nahit'i belirgin ayırt edici özellikleriyle netleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti dönemi sanatçılarının edebi kimlikleri, türsel yönelimleri ve başlıca eserlerinin analiz edilmesi.
Soru 629Soru

Aşağıda sol sütunda açıklamaları verilen divan nesri eserlerini, sağ sütundaki eser adlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süslü nesir türünde ilk hamsenin sahibi olan yazarın, ahlaki ve felsefi konulu mensur öyküleri bir araya getirdiği eseri.
Katip Çelebi'nin, dönemindeki dini ve sosyal tartışmaları ele alarak akli ve nakli bilimlerin uzlaştırılması gerektiğini savunduğu Türkçe eseri.
17. yüzyılın önemli nesir ustalarından birinin, düşsel bir çerçevede I. Ahmed ile Büyük İskender'i konuşturarak toplumsal bozulmaları eleştirdiği eseri.
Sinan Paşa'nın, tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve menkıbelerini sanatlı ve secili bir nesir üslubuyla Türkçe okura sunduğu eseri.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama Nihalistan ile, ikinci açıklama Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ahakk ile, üçüncü açıklama Hâbnâme ile ve dördüncü açıklama Tezkiretü'l-Evliya ile eşleşmelidir.
Eşleştirmede yer alan her eser, divan edebiyatı nesir geleneğinin önemli temsilcilerine ve kendilerine özgü içerik/üslup özelliklerine sahiptir. Nihalistan ilk mensur hamse içinde yer alan hikâyelerdir; Mizanü'l-Hakk, Katip Çelebi'nin dini-felsefi tartışmaları ele alan son eseridir; Hâbnâme, Veysi'nin alegorik rüya tasviridir; Tezkiretü'l-Evliya ise Sinan Paşa'nın evliya menkıbelerini içeren süslü nesridir.

Adım Adım Çözüm

1
Nergisi'nin Türk edebiyatındaki ilk mensur hamse yazarı olduğu bilgisinden hareketle Nihalistan eseriyle eşleştirme yapılır.
Birinci açıklama Nihalistan eseriyle eşleşir.
İlk mensur hamseyi yazan sanatçının Nergisi olduğunu ve bu hamsenin içinde yer alan hikâye kitabının Nihalistan olduğunu bilmek gerekir.
2
Katip Çelebi'nin akli ve nakli bilimlerin önemini tartıştığı ve dönemin ulemasını eleştirdiği son Türkçe eserini tespit etmek.
İkinci açıklama Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ahakk eseriyle eşleşir.
Katip Çelebi'nin sosyal, dini ve bilimsel konuları ele aldığı, toplumsal hoşgörüyü savunduğu son eserinin Mizanü'l-Hakk olduğunu belirlemek gerekir.
3
Sultan I. Ahmed ve Büyük İskender'in rüyada dünyadaki adaleti tartıştığı eserin yazarını ve adını belirlemek.
Üçüncü açıklama Veysi'nin Hâbnâme eseriyle eşleşir.
17. yüzyıl süslü nesir yazarı Veysi'nin rüya motifiyle toplumsal eleştiri yaptığı en ünlü eserinin Hâbnâme olduğunu bilmek gerekir.
4
Sinan Paşa'nın tasavvuf büyüklerinin hayatını ve menkıbelerini anlatan süslü nesir eserini bulmak.
Dördüncü açıklama Tezkiretü'l-Evliya eseriyle eşleşir.
Sinan Paşa'nın Tazarruname dışındaki önemli eserlerinden biri olan ve evliya menkıbelerini içeren eserin Tezkiretü'l-Evliya olduğunu bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Divan Nesri ve Temsilcileri (Süslü Nesir Eserleri ve Yazarları)
Soru 630Soru

Hoca Ahmed Yesevi tarafından kaleme alınan Divân-ı Hikmet, Türk edebiyatının İslamiyet etkisindeki ilk tasavvufi eseridir. Eserin hem biçimsel hem de içeriksel yönleri göz önüne alındığında, aşağıdaki sol sütunda yer alan kavramsal başlıkları sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nazım Biçimi ve Şekil Özellikleri
Eserin Yazılış Amacı ve Dil Tutumu
Edebi ve Tarihsel Miras
Muhteva ve Tematik Odak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki maddeler sırasıyla; Nazım Biçimi - Dörtlük/Gazel karma yapısı, Yazılış Amacı - Sade dil ile öğreticilik, Edebi Miras - Tekke edebiyatı öncülüğü, Muhteva - Tasavvufi/Ahlaki konular şeklinde eşleşmelidir.
Doğru eşleştirme; Divân-ı Hikmet'in hem şekilsel olarak dörtlük-gazel sentezi sunduğunu, hem Ahmed Yesevi'nin didaktik-sade dilini, hem içeriğinin zühd ve dervişlik olduğunu, hem de sonraki yüzyılların tasavvuf edebiyatını şekillendirdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yapısal özelliklerini analiz etme.
Eserde hece ölçüsü ve dörtlüklerin baskın olduğu ancak aruz ve gazel biçimlerinin de yer aldığı saptanır.
Geçiş dönemi eserleri, eski Türk nazım geleneği ile yeni tanışılan İslam edebiyatı formlarını bir arada sunar.
2
Eserin dilini ve hedefini değerlendirme.
Eserin sanat kaygısından uzak, halkı irşad etmeye yönelik sade bir dille yazıldığı görülür.
Ahmed Yesevi'nin 'hikmet'leri, birer vaaz niteliği taşıdığı için dilin anlaşılır olması esastır.
3
Eserin edebiyat tarihindeki etkisini belirleme.
Ahmed Yesevi'nin Pîr-i Türkistan olarak anılması ve Yunus Emre gibi isimlerin üzerindeki etkisi ilişkilendirilir.
Hikmetler, Anadolu sahasında gelişecek olan dinî-tasavvufî Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı kabul edilir.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in Geçiş Dönemi Özellikleri ve Tasavvufi Kimliği
Soru 631Soru

Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı'nın en önemli eserlerinden biri olan Divân-ı Hikmet; Türk-İslam kültürünün harmanlandığı, tasavvufi düşüncenin sade bir dille halka aktarıldığı kurucu bir metindir. Aşağıdaki sol sütunda verilen Divân-ı Hikmet'e dair inceleme alanlarını, sağ sütundaki en uygun karşılıklarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eserin nazım birimi ve nazım türü
Eserin dil ve üslup karakteristikleri
Eserin tematik ve düşünsel çerçevesi
Eserin Türk edebiyatı tarihindeki konumu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Divân-ı Hikmet; yapısal olarak 'hikmet' adı verilen dörtlüklerden oluşur, dil olarak sade bir Hakaniye Türkçesiyle didaktik bir üslup benimser, içerik olarak zühd ve takva gibi tasavvufi kavramlara odaklanır ve Türk edebiyatındaki ilk tasavvufi eser olma özelliği taşır.
Divân-ı Hikmet; Karahanlı sahasında, Hakaniye Türkçesi ile yazılmış, İslamiyet'i ve tasavvufu sade bir dille halka öğretmeyi amaçlayan (didaktik), dörtlükler ve hece ölçüsüyle (hikmet) oluşturulmuş ilk tasavvufi Türk metnidir. Bu özellikler eşleştirmede doğru kavramlarla bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yapısal özelliklerini belirle.
Eserin temel nazım biriminin dörtlük olduğu ve şiirlerin özel olarak 'hikmet' şeklinde adlandırıldığı saptandı.
Geçiş dönemi eserlerinde milli nazım biçimlerinin İslamiyet etkisindeki içerikle birleştiğini teyit etmek için.
2
Dil ve üslup karakteristiklerini analiz et.
Sanat yapma amacı gütmeyen, halkın anlayabileceği sade bir Karahanlı Türkçesi (Hakaniye) tespit edildi.
Yesevi'nin asıl amacının edebiyat yapmak değil, dinî gerçekleri öğretmek olduğunu anlamak için.
3
Tematik odak noktalarını saptan.
İçeriğin dervişlik adabı, kıyamet, ahiret ve tasavvufi olgunluk üzerine kurulu olduğu görüldü.
Eserin zühd ve takva eksenli tasavvuf anlayışını karakterize etmek için.
4
Edebiyat tarihindeki yerini tanımla.
Bu eserin Türk dünyasında 'Tekke Edebiyatı'nın kurucu metni olduğu sonucuna varıldı.
Eserin tarihsel önemini ve sonraki yüzyıllardaki etkisini kavramak için.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in biçimsel, içeriksel ve tarihsel özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Geçiş dönemi eserleri arasındaki farkları pekiştirmek için Kutadgu Bilig ile Divân-ı Hikmet'in dil ve amaç yönünden kıyaslandığı soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 632Soru

Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili aşağıda verilen terim ve kavramları, yanlarındaki açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dresden Nüshası
Günbed Nüshası
Soylama
Dede Korkut

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekilde olmalıdır: Dresden Nüshası - Bir önsöz ve 12 hikâye içeren yazma; Günbed Nüshası - 13. hikâyeyi içeren yeni keşif; Soylama - Manzum ve ritmik bölümler; Dede Korkut - Bilge anlatıcı ve dua eden ozan.
Doğru eşleştirme, eserin hem klasik (Dresden) hem de güncel (Günbed) akademik verilerini kapsar. Dresden yazması 12 hikâye ve önsöz ile temel kaynaktır; Günbed yazması ise 'Salur Kazan’ın Ejderhayı Öldürmesi' boyu ile literatüre yeni girmiştir. Soylama, eserin şiirsel kısımlarını temsil ederken Dede Korkut ise bilge anlatıcı rolünü üstlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Nüshaların ayırt edilmesi
Dresden (12 hikâye) ve Günbed (13. hikâye) nüshalarının içerik farkı belirlenir.
Eserin günümüze ulaşan yazmaları arasındaki sayısal ve içerik farkı akademik bir bilgi standardıdır.
2
Edebi tekniğin analiz edilmesi
Soylama kavramının şiirsel (manzum) bölümlere karşılık geldiği saptanır.
Eserin nazım-nesir karışık yapısı içerisinde şiirsel söyleyişlere verilen özel isimlerin bilinmesi gerekir.
3
Karakter ve yazar ayrımının yapılması
Dede Korkut'un bir yazar değil, bilge bir anlatıcı (ozan) olduğu netleştirilir.
Eserin anonimliği ve anlatıcı figürün fonksiyonu, geçiş dönemi eserlerinin karakteristik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin Nüshaları, Yapısal Özellikleri ve Anlatıcı Tipi
Soru 633Soru

Aşağıda verilen dörtlükleri, sahip oldukları yapısal ve tematik özelliklere göre sağ sütundaki nazım biçimi ve türü tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yiğit olan yiğitliğin bildirir / Kılıç çekip hasmın bağrın deldirir / Ecel gelmiş canın Hakka saldırır / Daha ne beklersin al kılıcı eline
İncecikten bir kar yağar / Tozar Elif Elif diye / Deli gönül abdal olmuş / Gezer Elif Elif diye
Bre ağalar bre beyler / Ölmeden bir dem sürelim / Gözümüze toprak dolmadan / Dünya muradına erelim
Şu yalan dünyaya geldim geleli / Severim Elif'i zatı büzürktür / Gönül gözü ile gördüm göreli / Ilgıt ılgıt akan taze bir süttür

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Yiğitlik temalı 11'li dörtlük koçaklama ile, Elif güzellemesini konu alan 8'li dörtlük semai ile, 'bre' ünlemiyle başlayan 8'li dörtlük varsağı ile ve 11'li hece ölçüsüyle aşkı anlatan dörtlük güzelleme ile eşleşmektedir.
Verilen dörtlüklerdeki hece sayıları (11'li ve 8'li ayrımı) ile metinlerdeki izlekler (yiğitlik, aşk, nida kullanımı) Âşık edebiyatının temel nazım birimleriyle örtüşmektedir. Özellikle 11'li ölçüyle yazılanların konuya göre koçaklama veya güzelleme olarak, 8'li ölçüyle yazılanların ise üsluba göre semai veya varsağı olarak nitelendirilmesi edebî gelenekle uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini belirleyin.
Birinci ve dördüncü dörtlük 11'li; ikinci ve üçüncü dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında koşma ve türleri 11'li, semai ve varsağı ise 8'li hece ölçüsüyle ayırt edilir.
2
Dörtlüklerin temalarını ve anahtar kelimelerini analiz edin.
Birinci dörtlükte 'yiğitlik, kılıç'; ikinci dörtlükte 'aşk, Elif'; üçüncü dörtlükte 'bre' nidası; dördüncü dörtlükte 'sevgiliye övgü' öne çıkmaktadır.
Nazım türleri (güzelleme, koçaklama vb.) içeriklerine göre; bazı nazım biçimleri (varsağı) ise özel kelime/nida kullanımlarına göre belirlenir.
3
Elde edilen verileri nazım biçimi ve türü kavramlarıyla eşleştirin.
11'li + Yiğitlik = Koçaklama; 11'li + Övgü = Güzelleme; 8'li + Lirik = Semai; 8'li + Bre = Varsağı.
Tanımlardaki hece sayıları, türün içeriği (biçim vs tür ayrımı) ve üslup özellikleri tam bir eşleşme sağlar.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatında nazım biçimleri (koşma, semai, varsağı) hece ölçüsü ve üslup ile; nazım türleri (güzelleme, koçaklama) ise konu ile belirlenir.

Daha Fazla Pratik

Karacaoğlan'ın bir şiiri üzerinden semai ve varsağı ayrımını yapmak için hece sayısının yanı sıra ezgi ve nida farkına odaklanan pratikler yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 634Soru

Aşağıdaki numaralanmış dörtlükleri, hece ölçüsü ve tema özelliklerine göre sağdaki tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Benden selâm olsun Bolu Beyi'ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından gürzün sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir
Behey elâ gözlü dilber
Vaktin geçer demedim mi
Harâmi olmuş gözlerin
Beller keser demedim mi
Gönül gurbet ele varma
Ya dönülür ya dönülmez
Her güzele meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
Halkı soyanlara mühlet verilir
Doğruyu söyleyen hapse girilir
Rüşvetle dünyada hüküm sürülür
Adalet kalmadı, zulüm çoğaldı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dörtlükler sırasıyla Koçaklama (11'li), Varsağı (8'li + Behey), Semai (8'li + Lirik) ve Taşlama (11'li + Eleştiri) ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirme; hece ölçüsü (11'li ve 8'li), şiirde kullanılan özel ünlemler (behey) ve şiirin işlediği tema (yiğitlik, eleştiri, lirik konu) kriterlerinin tamamını sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece sayılarını kontrol et.
I. ve IV. dörtlükler 11'li; II. ve III. dörtlükler 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında koşma ve taşlama genellikle 11'li, semai ve varsağı ise 8'li ölçüyle söylenir.
2
Dörtlüklerdeki anahtar kavramları ve ünlemleri belirle.
II. dörtlükte 'behey' ünlemi bulunurken, I. dörtlükte savaş aletleri (ok, gürz) ve 'Bolu Beyi' gibi epik unsurlar vardır.
Varsağıları diğer 8'li şiirlerden (semai) ayıran en büyük fark 'bre, hey, behey' gibi ünlemlerdir.
3
Şiirlerin temalarını (nazım türlerini) analiz et.
I. dörtlük yiğitlik (koçaklama), III. dörtlük aşk/ayrılık (güzelleme/lirik), IV. dörtlük ise toplumsal yergi (taşlama) içermektedir.
Nazım biçimi yapısal özellikleri (ölçü, kafiye), nazım türü ise şiirin işlediği konuyu belirler.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri (Koşma, Semai, Varsağı) ve Nazım Türleri (Koçaklama, Taşlama)
Soru 635Soru

93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ve sonrasında imzalanan Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin dış politikasında ve toprak bütünlüğünde köklü değişimlere yol açmıştır. Aşağıda verilen diplomatik kararları ve antlaşma maddelerini, bu kararların doğurduğu jeopolitik ve stratejik sonuçlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ayastefanos Antlaşması ile kurulan büyük Bulgaristan Prensliği'nin Berlin Antlaşması ile üç bölgeye ayrılarak asıl Bulgaristan'ın Osmanlı Devleti'ne vergi veren özerk bir prenslik haline getirilmesi
93 Harbi sonrasındaki diplomatik süreçte, Osmanlı Devleti'nin Kıbrıs adasının yönetimini geçici olarak İngiltere'ye devretmesi
Berlin Antlaşması'nın 61. maddesi ile Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde (Vilayet-i Sitte) ıslahat yapılması ve bu ıslahatların Avrupalı devletlerin denetimine sunulması kararı
Kars, Ardahan ve Batum'un (Elviye-i Selâse) Rusya'ya bırakılmasına karşılık, Ayastefanos'ta Rusya'ya verilen Doğubayazıt'ın Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne iade edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bulgaristan Prensliği'nin bölünmesi ile Rusya'nın Ege'ye inmesinin engellenmesi; Kıbrıs'ın devri ile İngiltere'nin toprak bütünlüğünü koruma politikasından vazgeçmesi; Ermeni ıslahat maddesi ile konunun uluslararasılaşması ve dış müdahaleye zemin hazırlanması; Doğubayazıt'ın iadesi ile Doğu Anadolu'daki Osmanlı savunma hattının korunması eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede: Bulgaristan'ın bölünmesi Rusya'nın sıcak denizlere inmesini önlemek için Avrupalıların uyguladığı denge politikasının sonucudur. Kıbrıs'ın İngiltere'ye bırakılması İngiltere'nin geleneksel Osmanlı politikasını terk edip kendi çıkarlarına odaklandığını gösterir. Ermenilerle ilgili madde iç işlerinin uluslararasılaşmasına yol açmıştır. Doğubayazıt'ın iadesi ise Osmanlı'nın Doğu Anadolu'daki Erzurum savunma hattını muhafaza etmesine imkân tanımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bulgaristan Prensliği'ne dair Ayastefanos ve Berlin antlaşmaları arasındaki farkları analiz edin.
Ayastefanos ile kurulan büyük Bulgaristan'ın Rusya'nın Akdeniz'e inmesine hizmet edeceği düşünülerek Berlin'de üçe bölündüğü ve Rus nüfuzunun sınırlandırıldığı belirlenir.
Balkanlar'da Rus nüfuzunun ve sıcak denizlere inme politikasının engellenmesi hedeflenmiştir.
2
Kıbrıs'ın İngiltere'ye geçici olarak devredilmesinin diplomatik amacını değerlendirin.
İngiltere'nin Berlin Konferansı'nda Osmanlı lehine tavır alması karşılığında bu üssü elde ettiği ve Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikasını sonlandırarak kendi Doğu Akdeniz çıkarlarını önceliklendirdiği görülür.
İngiliz dış politikasındaki köklü makas değişimini ve Akdeniz egemenliğini kavramak için gereklidir.
3
Berlin Antlaşması'nın Ermeni ıslahatlarına dair maddesini (61. madde) yorumlayın.
Bu kararla Ermeni meselesinin ilk kez uluslararası hukuk düzeyinde tanındığı, Osmanlı'nın iç meselesinin dış devletlerin denetimine bırakılarak uluslararasılaştığı anlaşılır.
Osmanlı egemenlik haklarının zedelenmesi ve Ermeni sorununun başlangıç noktasını tespit etmek amacıyla yapılır.
4
Doğu Anadolu sınırındaki değişiklikleri (Elviye-i Selâse ve Doğubayazıt) inceleyin.
Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya bırakılırken Doğubayazıt'ın iade edilmesi, Osmanlı'nın Doğu Anadolu'daki güvenlik sınırlarını korumasını ve Erzurum hattının savunulmasını kolaylaştırmıştır.
Jeopolitik sınır değişikliklerinin askeri ve savunma açısından etkilerini değerlendirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

93 Harbi sonrasında imzalanan Ayastefanos ve Berlin antlaşmaları çerçevesinde değişen sınırların, dış politikadaki denge arayışlarının ve uluslararası güç dengelerinin analizi.

Alternatif Yöntem

Ayastefanos Antlaşması'nın Berlin Antlaşması'na dönüşürken hangi maddelerin Avrupalı devletlerin çıkarları doğrultusunda revize edildiğini karşılaştırarak eşleştirme daha hızlı yapılabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 636Soru

Aşağıda verilen tarihsel buluntu ve belgeleri, bu buluntuların çözümlenmesinde öncelikle yararlanılan ve en uygun bilgiyi sağlayan tarihe yardımcı bilim dallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Göbeklitepe'deki Neolitik Dönem'e ait, üzerinde çeşitli hayvan sembolleri kazınmış olan ancak herhangi bir yazı veya işaret sistemi barındırmayan T biçimli dikilitaşlar
Kültepe Karumu'ndaki kazılarda bulunan ve Asurlu tüccarlar ile yerli halk arasındaki borç ilişkilerini, faiz oranlarını ve şahitleri içeren pişmiş toprak tabletlerdeki hukuki sözleşmeler
Karahanlılar Dönemi'ne ait, üzerinde basıldığ�� dönemin hükümdarının unvanı, basım yeri ve basım yılı bilgileri yer alan gümüş dirhemler
II. Göktürk Devleti Dönemi'nde dikilen, kağanlar��n devlete ve millete yönelik hesap verme söylevlerini içeren taş anıtlar üzerindeki metinler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Göbeklitepe'deki T biçimli dikilitaşlar Arkeoloji ile; Kültepe'deki borç sözleşmeleri Diplomatik ile; Karahanlı gümüş dirhemleri Nümizmatik ile; Göktürk anıtları üzerindeki yazıtlar ise Epigrafi ile eşleşmektedir.
Göbeklitepe dikilitaşları yazısız Neolitik Dönem kalıntıları olduğundan arkeoloji bilimiyle; Kültepe'de ele geçen ticari sözleşmeler hukuki yapısı nedeniyle diplomatik bilimyle; Karahanlı sikkeleri (dirhem) nümizmatik ile; Göktürk taş anıtları üzerindeki kitabeler ise epigrafi ile doğru bir şekilde eşleşir. Bu eşleştirme, tarih öncesi dönemlerde yazılı bilimlerin kullanılamayacağı ilkesine ve tarihi belgelerin kendi özel alanlarına tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel buluntunun ait olduğu dönemi ve üzerinde yazı bulunup bulunmadığını belirleme.
Göbeklitepe dikilitaşlarının tarih öncesi döneme ait olduğu ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmadığı tespit edilir. Kültepe tabletleri, Karahanlı dirhemleri ve Göktürk anıtlarının ise tarihi devirlere (yazılı dönemlere) ait olduğu görülür.
Tarih öncesi dönemlere ait buluntularda yazı bulunmadığı için paleografya, epigrafi, diplomatik gibi yazı temelli yardımcı bilim dallarının doğrudan kullanılamayacağı kuralı uygulanmalıdır.
2
Göbeklitepe dikilitaşları için uygun bilim dalını seçme.
Yazı içermeyen maddi kültür kalıntılarını incelemek amacıyla Arkeoloji bilimi seçilir.
Yazısız dönemlerin aydınlatılmasında arkeoloji en temel yardımcı bilim dalıdır.
3
Kültepe pişmiş toprak tabletlerindeki borç senetleri ve sözleşmeler için uygun bilim dalını seçme.
Hukuki, ticari ve resmi belgelerin şekil, içerik ve diplomatik kurallarını inceleyen Diplomatik bilimi seçilir.
Tarihsel süreçteki anlaşmalar, fermanlar, sözleşmeler ve benzeri resmi/hukuki metinlerin diplomatik kuralları bu bilim dalının konusudur.
4
Karahanlı dirhemleri (madenî paralar) için uygun bilim dalını seçme.
Eski paraları inceleyen Nümizmatik (Meskukat) bilimi seçilir.
Madenî paraların metal bileşimi, üzerindeki yazılar ve egemenlik alametleri nümizmatik aracılığıyla çözümlenir.
5
Göktürk taş anıtları üzerindeki metinler için uygun bilim dalını seçme.
Sert zeminler üzerindeki anıtsal yazıtları inceleyen Epigrafi (Kitabe bilimi) seçilir.
Taş veya metal gibi sert cisimlere kazınan kitabelerin okunması ve yorumlanması epigrafinin alanıdır.

Anahtar Kavram

Tarih Öncesi ve Tarihî Dönem Buluntularının Çözümlenmesinde Yazılı ve Yazısız Kaynak Ayrımına Göre Tarihe Yardımcı Bilim Dallarının Doğru Kullanımı
Soru 637Soru

Aşağıda, 19. ve 20. yüzyıl Batı edebiyatına yön veren bazı sanatçılar ile bu sanatçıların yapıtlarının belirleyici estetik, tematik ve teknik özellikleri verilmiştir. Numaralanmış yazarlar ile harflendirilmiş özellikleri doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Marcel Proust
Albert Camus
James Joyce
Emile Zola

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Marcel Proust nehir roman estetiği ve istemsiz bellek ile; Albert Camus saçma felsefesi ve toplumsal yabancılaşma ile; James Joyce bilinç akışı tekniği ve mitolojik uyarlama ile; Emile Zola ise deneysel roman ve soyaçekim teorisiyle eşleşir.
Eşleştirmede; Marcel Proust nehir roman estetiği ve istemsiz bellek (dördüncü açıklama) ile; Albert Camus saçma felsefesi ve toplumsal yabancılaşma (ikinci açıklama) ile; James Joyce bilinç akışı ve klasik mitin Dublin'e uyarlanışı (birinci açıklama) ile; Emile Zola ise deneysel roman kuramı ve soyaçekim ilkeleri (üçüncü açıklama) ile eşleşmektedir. Bu eşleştirme yazarların edebi kimlikleri ve eserlerinin yapısal özellikleriyle doğrudan uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Marcel Proust'un edebi yöntemini ve zaman algısını analiz etmek.
Proust'un yapıtlarında geçmiş zamanı duyusal ça��rışımlar ve istemsiz bellek yoluyla nehir roman formatında aradığı belirlenir ve bu durum son açıklamada yer alan estetikle eşleşir.
Yazarın estetik dünyasının merkezinde yer alan zaman-hafıza ilişkisini tespit etmek.
2
Albert Camus'nün varoluşçu felsefedeki yeri ve eserlerinin izleklerini incelemek.
Camus'nün saçma (absürd) kavramı ve topluma yabancılaşmış, kayıtsız bireyin dünyası üzerine kurulu edebi yapısı ikinci açıklama ile örtüşür.
Yazarın 'Yabancı' başta olmak üzere eserlerindeki temel felsefi yönelimi tanımlamak.
3
James Joyce'un anlatım tekniklerini ve kurgusal coğrafyasını çözümlemek.
Bilinç akışı tekniğini Dublin mekanı ve klasik mitolojik altyapıyla birleştiren yazarın modern anlatı tarzı birinci açıklama ile eşleşir.
Yazarın biçimsel yeniliklerini ve 'Ulysses' adlı eseriyle getirdiği devrimci yapıyı saptamak.
4
Emile Zola'nın natüralist metodolojisini değerlendirmek.
İnsanı soyaçekim, çevre ve determinizm odağında deneysel bir yaklaşımla ele alan ve yazarı bir bilim insanı gibi konumlandıran kuramın üçüncü açıklama olduğu görülür.
Natüralist akımın kurucusunun ortaya koyduğu deneysel roman teorisini doğrulamak.

Anahtar Kavram

19. ve 20. Yüzyıl Batı Edebiyatı akımlarının temsilcileri, estetik ilkeleri ve yapıtlarındaki anlatım teknikleri.
Soru 638Soru

İlk ve Orta Çağlarda Türk dünyasına dair araştırmalarda karşılaşılan en temel tartışmalardan biri 'Türk' adının etimolojik kökeni ve bu kelimeye farklı kaynak ile araştırmacılar tarafından yüklenen anlamlardır. Aşağıda sol sütunda yer alan tarihi kaynak ve modern araştırmacıları, sağ sütunda verilen kavramsal tanımlamalar ve gerekçeleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ziya Gökalp'in sosyolojik tezleri ve kültürel analizleri
Kaşgarlı Mahmud'un XI. yüzyılda kaleme aldığı Dîvânu Lugâti't-Türk adlı eseri
Çin yıllıklarında yer alan en eski askeri ve coğrafi kayıtlar
Arminius Vambery'nin Altay dilleri üzerine yürüttüğü filolojik çalışmalar
Gerhard Doerfer'in Türk dilinin en eski tabakalarına dair etimolojik tahlilleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ziya Gökalp'in sosyolojik tezleri 'töre/nizam sahibi' (right_1) ile; Kaşgarlı Mahmud'un eseri 'olgunluk çağı' (right_3) ile; Çin yıllıkları 'miğfer' (right_2) ile; Arminius Vambery'nin çalışmaları 'türemek/çoğalmak' (right_4) ile; Gerhard Doerfer'in tahlilleri ise 'devlete bağlı halk' (right_5) anlamı ile eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede her kaynak veya araştırmacı, savunduğu veya kaydettiği tarihsel tez ile tam olarak örtüşmektedir. Ziya Gökalp yasaları ve töreyi temel alırken, Kaşgarlı Mahmud toplumsal olgunluğu vurgulamış, Çin kaynakları askeri teçhizata (miğfer) odaklanmış, Vambery filolojik olarak türemek eylemini işaret etmiş, Doerfer ise siyasi aidiyeti (devlete bağlı halk) öne çıkarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Ziya Gökalp'in sosyolojik teorileri incelenir.
Gökalp, Türk adını 'töreli' kelimesine bağlar. Bu durum, topluluğun yasalara ve nizama bağlılığını ön plana çıkaran açıklamayla (right_1) doğrudan örtüşür.
Ziya Gökalp'in kültür sosyolojisi alanındaki etimolojik analizini tespit etmek.
2
Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânu Lugâti't-Türk'teki ifadeleri değerlendirilir.
Kaşgarlı Mahmud, Türk adının karşılığını 'olgunluk çağı' olarak verir. Bu da gelişimini tamamlamış evreyi nitelendiren açıklamayla (right_3) eşleşir.
Divânu Lugâti't-Türk'te yer alan klasik tanımı doğru şekilde belirlemek.
3
Erken dönem Çin kaynaklarındaki kayıtlar analiz edilir.
Çin yıllıklarında Türk adının miğfer anlamına geldiği belirtilir. Bu bilgi, Altay Dağları'nın şekli ve askeri teçhizat vurgusu yapan açıklamayla (right_2) eşleşir.
Çin kaynaklarının Türk adına dair sunduğu en eski yazılı tanımı saptamak.
4
Arminius Vambery'nin dilbilimsel çalışmaları gözden geçirilir.
Vambery, Türk kelimesinin türemek kökünden geldiğini savunur. Bu tez, çoğalmak ve yaratılmak eylemlerine dayanan açıklamayla (right_4) eşleşir.
Batılı Türkologların filolojik köken teorilerini doğru eşleştirmek.
5
Gerhard Doerfer'in etimolojik yaklaşımları analiz edilir.
Doerfer, kelimenin kökeninde siyasi ve idari bir birliktelik arayarak bunu devlete bağlı halk şeklinde açıklar. Bu yaklaşım son açıklamayla (right_5) eşleşir.
Modern dönem Türkologlarının devlete bağlılık ve otonom halk tezi üzerine görüşünü belirlemek.

Anahtar Kavram

Türk adının tarihi kaynaklarda ve farklı araştırmacılarda geçen etimolojik, sosyolojik ve siyasi anlamları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 639Soru

Ankara Savaşı'ndan (1402) sonra Osmanlı Devleti'nde başlayan Fetret Devri (1402-1413), Yıldırım Bayezid'in oğulları arasında taht kavgalarına sahne olmuş ve her bir şehzade farklı coğrafyalarda kendi meşruiyetini kabul ettirmeye çalışmıştır.

Buna göre; Fetret Devri'ndeki taht mücadeleleri, şehzadelerin egemenlik sahaları ve yürüttükleri siyasi faaliyetler dikkate alındığında, sol sütunda verilen şehzadeleri sağ sütunda yer alan açıklamalarla doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süleyman Çelebi
Musa Çelebi
İsa Çelebi
Çelebi Mehmed

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süleyman Çelebi Gelibolu Antlaşması ve Rumeli hâkimiyetiyle; Musa Çelebi Bizans karşıtı sert politikalar ve İstanbul kuşatmasıyla; İsa Çelebi Bursa-Karesi bölgesi mücadelesi ve beyliklere sığınmasıyla; Çelebi Mehmed ise Amasya merkezli olarak taht kavgalarını bitirip birliği sağlamasıyla eşleşmelidir.
Şehzadelerin egemenlik kurdukları bölgeler ve siyasi hedefleri tarihsel verilerle birebir uyuşmaktadır. Süleyman Çelebi batıda Gelibolu Antlaşması ile tavizkar bir yol izlerken; Musa Çelebi sert Bizans karşıtlığı ve İstanbul kuşatmasıyla öne çıkmış; İsa Çelebi Anadolu'nun batısında erken dönemde tasfiye edilmiş; Çelebi Mehmed ise merkezî Anadolu'dan başlayarak birliği sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Fetret Devri şehzadelerinin egemenlik alanlarını ve dış politikadaki yönelimlerini belirleyin.
Süleyman Çelebi'nin batı odaklı uzlaşmacı siyaset izlediği, Musa Çelebi'nin Rumeli'de Bizans karşıtı sert siyasetle İstanbul'u kuşattığı, İsa Çelebi'nin Anadolu'nun batısında tutunmaya çalıştığı, Çelebi Mehmed'in ise Amasya merkezli olarak ulema desteğiyle hareket ettiği tespit edilir.
Şehzadelerin coğrafi konumları ve ittifak kurdukları güçler, taht kavgalarının seyrini doğrudan etkilemiştir.
2
Şehzadelerin Bizans ve Balkan güçleriyle olan ilişkilerini karşılaştırın.
Bizans'a taviz veren şehzadenin Süleyman Çelebi, Bizans'ı kuşatarak baskı altına alan şehzadenin ise Musa Çelebi olduğu eşleştirilir.
Bizans'ın Fetret Devri boyunca şehzadeleri birbirine kışkırtma politikasında bu iki farklı tutum belirleyici olmuştur.
3
Anadolu'da yenilip elenen ve nihai olarak birliği sağlayan şehzadeleri ayırt edin.
Çelebi Mehmed ile yaptığı savaşı kaybedip beyliklere sığınan şehzadenin İsa Çelebi olduğu, ulema ve Türkmen beylerinin desteğiyle tüm rakiplerini bertaraf ederek devleti yeniden derleyen şehzadenin ise Çelebi Mehmed olduğu bulunur.
Çelebi Mehmed'in Anadolu birliği ve meşruiyet stratejisi, Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemiştir.

Anahtar Kavram

Fetret Devri taht kavgaları, şehzadelerin siyasi ve askeri politikaları, egemenlik havzaları ve Osmanlı Devleti'nin yeniden teşkilatlanması.

Alternatif Yöntem

Şehzadelerin mücadele coğrafyalarını zihinde canlandırarak eşleştirme yapılabilir: Batı odaklı olanlar (Gelibolu Antlaşması, İstanbul kuşatması) Rumeli'de faaliyet gösteren Süleyman ve Musa Çelebi; doğu/merkez odaklı olanlar ise Anadolu'da faaliyet gösteren İsa ve Çelebi Mehmed'dir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 640Soru

Cumhuriyet Dönemi T��rk edebiyatında toplumcu gerçekçi çizgide yazılan romanlar; ele aldıkları toplumsal sorunlar, çatışma alanları ve kurgulandıkları coğrafyalar bakımından belirgin ayrışmalara sahiptir.

Aşağıda sol sütunda toplumcu gerçekçi bazı romanların tematik ve kurgusal özellikleri, sağ sütunda ise yazar ve eser eşleştirmeleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan roman özelliklerini sağ sütundaki doğru yazar ve eserlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çukurova'da borç batağındaki köylülerin sığındıkları hayal d��nyasını, kendi yarattıkları Taşbaşoğlu miti üzerinden kolektif bir batıl inanca ve kurtuluş ümidine dönüştürmesini mistik, lirik ve efsanevi bir üslupla ele alan eser
Eşkıyalık olgusunun halk arasındaki efsanevi algısının aksine, aslında ağalık ve feodal düzenin devamına hizmet eden bir sömürü aracı olduğunu savunan ve bu yönüyle romantik eşkıya anlatılarına gerçekçi bir eleştiri getiren eser
Sivas'ın köylerinden Çukurova'ya mevsimlik işçi olarak göç eden üç köylünün, fabrikalarda ve tarlalarda karşılaştığı ağır çalışma koşullarını, yabancılaşmayı ve kapitalist sömürü çarkı içinde yok oluşlarını anlatan eser
Bolu-Gerede yöresinde, Avrupa'dan ithal edilen ucuz tekstil ürünlerinin yerli el dokuma tezgahlarını işlevsiz bırakmasıyla başlayan ekonomik çöküşü ve buna karşı gelişen köylü/dokumacı ayaklanmasını sosyo-ekonomik tezlerle ele alan eser

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki Çukurova'daki batıl inanç ve mit yaratma konulu açıklama Yaşar Kemal'in Yer Demir Gök Bakır eseriyle; eşkıyalık kurumunun feodal sömürünün uzantısı olduğunu savunan eleştirel açıklama Kemal Tahir'in Rahmet Yolları Kesti eseriyle; Sivas'tan Çukurova'ya göç eden üç köylünün dramı Orhan Kemal'in Bereketli Topraklar Üzerinde eseriyle; yerli dokuma tezgahlarının kapanması ve Bolu-Gerede isyanı ise Sadri Ertem'in Çıkrıklar Durunca eseriyle eşleşir.
Doğru eşleşmeler; eserdeki özgün sosyo-ekonomik tezlerin, coğrafi mekânların ve karakter/mit yapılarının ait oldukları yazarların sanatsal anlayışları ve eser adlarıyla birebir eşleştirilmesiyle elde edilir: Taşbaşoğlu miti Yer Demir Gök Bakır ile; anti-romantik eşkıyalık tezi Rahmet Yolları Kesti ile; mevsimlik işçilerin dramı Bereketli Topraklar Üzerinde ile; ithal malların yerli dokumayı çökertmesi ve Bolu isyanı ise Çıkrıklar Durunca ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde belirtilen 'Taşbaşoğlu miti' ve köylülerin batıl inançlara sığınarak kurtuluş araması kavramları analiz edilir.
Bu özelliklerin Yaşar Kemal'in Yer Demir Gök Bakır romanına ait olduğu belirlenir ve birinci eşleşme tamamlanır.
Yalak köyü insanlarının yoksulluk karşısında Taşbaş'ı mitolojik bir figüre dönüştürmesi bu eserin ana izleğidir.
2
İkinci öncülde vurgulanan 'eşkıyalığın feodal sömürü aracı olduğu' tezi ve romantik eşkıya anlatısı eleştirisi incelenir.
Bu yaklaşımın Kemal Tahir'in Rahmet Yolları Kesti romanının merkezinde yer aldığı tespit edilir ve ikinci eşleşme yapılır.
Kemal Tahir, edebiyattaki genel kabulün aksine eşkıyalığı halk kahramanlığı değil, sömürünün bir parçası olarak görür.
3
Üçüncü öncüldeki 'Sivas'tan Çukurova'ya mevsimlik işçi göçü' ve kapitalist sömürü çarkındaki yok oluş teması sorgulanır.
Bu trajik olay örgüsünün Orhan Kemal'in Bereketli Topraklar Üzerinde romanıyla örtüştüğü saptanarak üçüncü eşleşme sağlanır.
Köse Hasan, Pehlivan Ali ve Yusuf'un dramı işçi sınıfının ve mevsimlik tarım işçilerinin sömürüsünü en somut yansıtan kurgudur.
4
Dördüncü öncülde yer alan 'Bolu-Gerede yöresi', 'yerli el dokuma tezgahlarının çöküşü' ve 'köylü isyanı' unsurları değerlendirilir.
Bu ekonomik ve toplumsal çöküş konusunun Sadri Ertem'in Çıkrıklar Durunca romanına ait olduğu netleştirilerek son eşleşme gerçekleştirilir.
Eser, Osmanlı'nın son dönemindeki ekonomik bağımsızlık kaybının ve yerli sanayinin çöküşünün sosyolojik bir analizidir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında tematik, bölgesel ve ideolojik farklılıklar ile yazar-eser ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 32 / 90Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin