Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7761Soru

<b>Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su
Kim bu denli tutuşan odlara kılmak çare su</b>

Fuzûlî’ye ait bu beyitle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dize sonlarındaki "su" sözcükleri arasında anlam farkı olduğundan cinas sanatı yapılmıştır.

Cevap

Dize sonlarındaki "su" sözcükleri arasında anlam farkı olduğundan cinas sanatı yapılmıştır.
Doğru cevap, dize sonlarındaki 'su' sözcükleri arasında anlam farkı olduğunu ve cinas yapıldığını belirten seçenektir. Cinas sanatı, yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları tamamen farklı (sesteş) sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla yapılır. Bu beyitte dize sonlarında yer alan 'su' sözcüklerinin her ikisi de gerçek anlamıyla (sıvı olan su) kullanılmıştır. Aralarında herhangi bir anlam farkı bulunmadığı için bu sözcükler cinas değil, kelime hâlinde redif oluşturmaktadır. Bu sebeple bu yargı beyitle ilgili söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki edebi sanatları belirlemek üzere dizeleri anlam ve bağlam yönünden incelemek.
Beyitte "od" (ateş) sözcüğüyle aşk kastedilerek açık istiare yapıldığı; "od" ve "su" sözcükleriyle tezat oluşturulduğu; "göz", "eşk" ve "su" sözcükleriyle tenasüp kurulduğu; "ey göz" ifadesiyle de göze insani özellikler yüklenerek teşhis yapıldığı görülür.
Beyitteki doğru edebi sanat tespitlerinin doğrulanması, yanlış seçeneğin kolayca ayırt edilmesini sağlar.
2
Dize sonlarında tekrarlanan "su" sözcüklerinin anlamlarını karşılaştırmak.
İlk dizedeki "su" da ikinci dizedeki "su" da bildiğimiz su anlamındadır. Kelimeler arasında anlam farkı yoktur.
Cinas sanatının varlığından söz edebilmek için yazılışı aynı olan kelimelerin farklı anlamlara gelmesi şarttır. Burada kelimeler aynı anlamda olduğu için cinas değil redif mevcuttur.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları) - Cinas ve Redif Ayrımı, İstiare, Tezat, Teşhis, Tenasüp
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7762Soru

Çözümleyici çizelge (ağaç) yöntemi ile denetleme yapılırken işlem adımlarının sıralanmasında belirli kurallar uygulanır. Çözümleme yapılacak adımlarda birden fazla önermenin ��özümlenmesi gerekiyorsa, işlem kolaylığı sağlamak ve çizelgenin gereksiz dallanmasını önlemek amacıyla alt alta yazma kuralı uygulanan önermelere, çatal açma kuralı uygulanan önermelere göre öncelik verilir.

Buna göre;

I. (pq)\sim(p \lor q)
II. pqp \rightarrow q
III. (pq)\sim(p \land q)
IV. (pq)\sim(p \rightarrow q)

önermelerinden oluşan bir önerme kümesinin çözümleyici çizelgeyle denetlenmesine başlanırken, işlem önceliği kuralı gereğince ilk olarak hangi önermelerin çözümlenmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

I ve IV numaralı önermeler alt alta yazma kuralına tabi oldukları için ilk olarak çözümlenmelidir.
Çözümleyici çizelgede işlem önceliği alt alta yazma kuralı uygulanan önermelerdedir. Değillenmiş tikel evetleme olan birinci önerme ile değillenmiş koşul olan dördüncü önerme alt alta yazma kuralına tabi oldukları için ilk önce çözümlenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin çözümleyici çizelgedeki çözümleme kurallarını belirleme.
I numaralı önerme değillenmiş tikel evetleme olup alt alta yazma kuralıyla çözümlenir. II numaralı önerme koşul önermesi olup çatal açma kuralıyla çözümlenir. III numaralı önerme değillenmiş tümel evetleme olup çatal açma kuralıyla çözümlenir. IV numaralı önerme değillenmiş koşul önermesi olup alt alta yazma kuralıyla çözümlenir.
İşlem önceliği kuralını uygulamak için her önermenin hangi kuralla açılacağını belirlemek gerekir.
2
Öncelikli olan alt alta yazma kuralına tabi önermeleri seçme.
I ve IV numaralı önermelerin çözümleme kuralı alt alta yazmadır.
Çözümleyici çizelgede alt alta yazma kuralları çatal açma kurallarına göre işlem önceliğine sahiptir.
3
Sonuca ulaşma.
İlk olarak çözümlenmesi gereken önermeler I ve IV'tür.
Alt alta yazma önceliği nedeniyle ilk çözümleme adımında bu iki önerme seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelgede alt alta yazma ve çatal açma kurallarının işlem önceliği
Soru 7763Soru

Sevda bahçesine sevgi sermiştir,
Gönül kapısını yâre vermiştir,
Umut köprüsünü sabırla germiştir,
Bizim bu sevdada yönümüz nedir?

Bu dörtlükle ilgili olarak;
I. 6+56+5 duraklı 1111’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
II. Dize sonlarında hem ek hem de sözcük hâlinde redif kullanılmıştır.
III. Sözcük köklerindeki iki ses benzerliğine dayanan tam kafiye yer almaktadır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
Dörtlüğün dizeleri incelendiğinde 1111’li hece ölçüsüyle ve 6+56+5 durak düzeniyle yazıldığı görülür. Dize sonlarında tekrarlanan 'sermiştir', 'vermiştir', 'germiştir' kelimelerinin kökleri sırasıyla 'ser-', 'ver-', 'ger-' olup, köklerden sonra gelen '-miştir' ekleri aynı görevdedir ve ek hâlinde redif oluştururlar. Köklerde kalan 'e' ve 'r' sesleri ise iki ses benzerliğiyle tam kafiyeyi oluşturur. Bu nedenle hece ölçüsü ve tam kafiye yargıları doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayılarını ve durak yerlerini sayarak ölçüyü belirlemek.
Tüm dizelerde 1111 hece bulunmaktadır ve duraklar 'Sevda bahçesine (6) / sevgi sermiştir (5)' şeklinde 6+56+5 durak düzenine uygundur. Dolayısıyla I. yargı doğrudur.
Türk halk şiirinde en yaygın kullanılan ritim ve durak kalıplarının doğruluğunu test etmek.
2
Dize sonundaki kelimelerin ek ve kök analizini yaparak redifleri tespit etmek.
'ser-miş-tir', 'ver-miş-tir', 'ger-miş-tir' sözcüklerindeki '-miştir' ekleri aynı görevde kullanıldığı i��in ek hâlinde rediftir. Dörtlükte kelime tekrarı bulunmadığından sözcük hâlinde redif yoktur. Dolayısıyla II. yargı yanlıştır.
Kafiye tespitine geçmeden önce dil bilgisel olarak özdeş olan ses gruplarını (redif) ayırmak.
3
Köklerde kalan ortak sesleri inceleyerek kafiye türünü bulmak.
'ser-', 'ver-' ve 'ger-' fiil köklerinde ortak olan 'e' ve 'r' harfleri iki ses benzerliği gösterir. İki ses benzerliğiyle yapılan kafiye türü tam kafiyedir. Dolayısıyla III. yargı doğrudur.
Kök düzeyindeki ses benzerliği sayısı doğrultusunda kafiyeyi sınıflandırmak.

Anahtar Kavram

Şiirde ahenk unsurlarını saptarken kelimelerin doğru morfolojik (kök-ek) analizini yapmak ve hece sayıları ile durak yapısını belirlemektir.
Soru 7764Soru

Klasik mantıkta, tek bir yargı bildiren önermeler basit, birden fazla yargı bildiren önermeler ise bileşik önermelerdir. Bir önermede 've', 'ile' gibi bağlaçların bulunması veya özne ve yüklem konumundaki terimlerin birden fazla olması, o önermenin mantıksal olarak kesinlikle bileşik olduğu anlamına gelmez. Eğer önerme, özneler arasındaki bir ilişkiyi (bağıntıyı) dile getiriyorsa ve bu ilişki çözümlendiğinde tek tek yargılara bölünemiyorsa mantıksal olarak basit yapısını korur.

Buna göre, aşağıdaki önermelerden hangisi özne veya yükleminde bağlaç bulunmasına rağmen mantıksal yapısı bakımından basit önerme kategorisinde yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spinoza ile Leibniz felsefe tarihinde çağdaştır.

Cevap

Spinoza ile Leibniz felsefe tarihinde çağdaştır önermesi, iki terim arasındaki çağdaşlık ilişkisini belirttiği ve bağımsız iki ayrı yargıya bölünemediği için basit bir önermedir.
Çağdaşlık bildiren önerme, iki filozof arasındaki tarihsel bir ilişkiyi ifade eden bağıntı önermesidir. Bu tür önermeler, özneleri arasında 've/ile' bağlacı barındırsa bile bağımsız yargılara bölünemediği için tek yargı bildirir ve mantıksal olarak basit önerme kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin basit mi yoksa bileşik mi olduğunu belirlemek için içerdiği mantıksal yargı sayısını analiz edin.
Yargı sayısı tespit edilir.
Basit önermeler tek bir yargı, bileşik önermeler ise birden fazla yargı içerir.
2
Özneleri veya yüklemleri bağlayan bağlaçların önermeyi iki bağımsız önermeye ayırıp ayıramadığını kontrol edin.
Bağlaçların mantıksal işlevi belirlenir.
Eğer bağlaç, özneleri bağımsız iki yargıya bölüyorsa önerme bileşiktir.
3
Seçeneklerdeki bağlaç içeren önermeleri ayrıştırın.
Farabi, Hobbes, Kant ve epistemoloji ile ilgili önermelerin ikişer ayrı yargıya bölündüğü, ancak Spinoza ve Leibniz önermesinin bölünemediği görülür.
Spinoza ile Leibniz'in çağdaş olması bir bağıntı (ilişki) bildirir ve bağıntı önermeleri tek bir yargı ifade ettiği için basittir.

Anahtar Kavram

Basit ve Bileşik Önermelerin Mantıksal Ayırımı (Bağıntı Önermeleri)
Soru 7765Soru

Divânu Lugâti't-Türk, sadece bir sözlük olmayıp Türk milletinin dilini, tarihini, edebiyatını, coğrafyasını ve sosyo-kültürel yapısını ortaya koyan ansiklopedik bir eserdir. Kaşgarlı Mahmut'un bu abidevi eseri kaleme alırken izlediği yöntemler, eserin bölümleri ve taşıdığı özellikler akademik açıdan büyük bir öneme sahiptir. Sol sütunda verilen Divânu Lugâti't-Türk'e ait kavram ve özellikleri, sağ sütunda verilen açıklamaları ile doğru şekilde nasıl eşleştirilmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Leksikografik Metot (Sözlükçülük Yöntemi)
Coğrafi Haritalandırma
Filolojik Kıyaslama (Karşılaştırmalı Dil Bilimi)
Siyasi ve Dinî İthaf

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Leksikografik Metot ile kelimelerin edebi ürünlerle örneklendirilmesi açıklaması; Coğrafi Haritalandırma ile Balasagun merkezli dairevi dünya haritası açıklaması; Filolojik Kıyaslama ile Türkçe ve Arapça karşılaştırması açıklaması; Siyasi ve Dinî İthaf ile eserin Abbasi Halifesine sunulması açıklaması eşleşmektedir.
Divânu Lugâti't-Türk'ün leksikografik metodu, kelime tanımlarının ötesinde şifahi kültürden derlenen koşuk, sagu ve sav gibi edebi ürünlerle kelimelerin kullanımını örneklendirmeyi kapsar. Coğrafi haritalandırma özelliği, eserde yer alan ve merkezi Balasagun olan dairevi Türk dünyası haritasıyla doğrudan ilişkilidir. Filolojik kıyaslama, Türkçenin Arapça ile karşılaştırılması ve onun kadar zengin bir dil olduğunun teorik olarak temellendirilmesidir. Siyasi ve dinî ithaf ise eserin dönemin halifesi El-Muktedî Billah'a sunulmasını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Leksikografik Metot kavramını analiz etme
Leksikografik metot sözlükçülük bilimiyle ilgilidir. Kaşgarlı Mahmut, kelimeleri tanımlarken sözlü edebiyata ait manzum parçalar (koşuk, sagu) ve atasözleri (sav) kullanmıştır. Bu durum kelimelerin bağlam içindeki kullanımını örneklendiren açıklamayla eşleşir.
Sözlüğün yöntemsel özelliklerini doğru tespit etmek için.
2
Coğrafi Haritalandırma özelliğini analiz etme
Divânu Lugâti't-Türk'ün en özgün yönlerinden biri, Türk dünyasını gösteren ilk haritayı içermesidir. Bu haritanın merkezinde Balasagun şehri yer alır. Bu bilgi dairevi dünya haritasını içeren açıklamayla eşleşir.
Eserin coğrafi ve kartografik önemini belirlemek için.
3
Filolojik Kıyaslama kavramını analiz etme
Kaşgarlı Mahmut eseri yazış amacını açıklarken Türkçenin Arapça ile başa baş yürüdüğünü kanıtlamak istediğini belirtir. Bu durum iki dilin karşılaştırılmasını içeren açıklamayla eşleşir.
Eserin temel yazılış amacını ve dil bilimi yönünü kavramak için.
4
Siyasi ve Dinî İthaf özelliğini analiz etme
Divânu Lugâti't-Türk, Abbasi Halifesi El-Muktedî Billah'a sunulmuştur. Bu durum eserin halifeye takdim edilmesini içeren açıklamayla eşleşir.
Eserin tarihi ve siyasi arka planını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Divânu Lugâti't-Türk'ün genel özellikleri, yazılış amacı, içeriği ve Türk dili tarihindeki önemi.
Soru 7766Soru

Aşağıdaki sol sütunda İslamiyet öncesi Türk edebiyatı Sözlü Dönemi ürünlerinden alınan orijinal metin örnekleri, sağ sütunda ise bu dönemdeki ürünlerin tanımları ve özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki metin örneklerini sağ sütundaki uygun tanımlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yavlak yagıg yagıtma,
yaguk erig yıgıg tutma.
Ödlek yarlıg yarlıkadı
Közüm yaşı yarlıkadı
Könglüm içtin oklakadı
Yitmiş yaka yırttımız
Kelteçi yılıg özledi
Kaza ördek közledi
Erüş suwlar izledi
Kalıp kamug erüşür

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sav örneği olan "Yavlak yagıg..." ifadesi yaşam tecrübelerini özlü biçimde aktaran atasözü tanımıyla; sagu örneği olan "Ödlek yarlıg..." dörtlüğü ölüm törenlerindeki acıyı anlatan tanımıyla; koşuk örneği olan "Kelteçi yılıg..." dörtlüğü ise doğa ve törenlerdeki şiir tanımıyla eşleşmektedir.
Sav örneği olan "Yavlak yagıg..." ifadesinin yaşam tecrübelerini özlü biçimde aktaran atasözü tanımıyla; sagu örneği olan "Ödlek yarlıg..." dörtlüğünün ölüm törenlerindeki acıyı anlatan tanımıyla; koşuk örneği olan "Kelteçi yılıg..." dörtlüğünün doğa ve törenlerdeki şiir tanımıyla eşleştirilmesi doğru yanıtı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Metin örneklerinin içerik ve biçim özelliklerini inceleyerek türlerini belirleme.
"Yavlak yagıg..." dizesinin nesir yapısında pratik bir yaşam öğüdü (sav) olduğu, "Ödlek yarlıg..." dörtlüğünün ölüm teması ve keder barındırdığı (sagu), "Kelteçi yılıg..." dörtlüğünün ise doğa ve bahar tasviri içerdiği (koşuk) belirlenir.
Eşleştirme yapabilmek için sol sütundaki edebî ürünlerin türlerini doğru saptamak gerekir.
2
Türleri sağ sütundaki tanımlarla ilişkilendirme.
Belirlenen sav türü atasözü tanımıyla, sagu türü ölüm törenleri şiiri tanımıyla, koşuk türü ise aşk/doğa temalı şiir tanımıyla eşleştirilir.
Sol sütundaki ürünlerin özellikleri ile sağ sütundaki kavram tanımlarının örtüşmesini sağlamak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Sözlü Dönem ve Ürünleri (Sav, Sagu, Koşuk)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7767Soru

Fâtıha Suresi'nde geçen, "Bizi doğru yola (sırat-ı müstakime) ilet..." (Fâtıha, 6) ayeti, tefsirlerde sadece inanç esaslarına bağlılık olarak değil, aynı zamanda ahlaki tutumlarda dengeli olmak şeklinde de yorumlanmıştır. İslam ahlak düşünürleri bu doğrultuda, insan davranışlarının sırat-ı müstakim üzere olmasını "itidal" (orta yol) kavramıyla açıklamışlardır. İtidal; eylemlerde aşırılıktan (ifrat) ve yetersizlikten (tefrit) uzak durarak dengeyi bulmaktır.

Aşağıdaki tabloda bazı davranış alanlarının sırat-ı müstakim (itidal) çerçevesindeki sınıflandırması verilmiştir:

Davranış Alanıİfrat (Aşırılık)İtidal (Sırat-ı Müstakim)Tefrit (Yetersizlik)
I. Maddi HarcamalarCimrilikCömertlikİsraf
II. Tehlikeler Karşısındaki TutumSaldırganlıkCesaret (Şecaat)Korkaklık
III. Konuşma ve Bilgi KullanımıCerbezeHikmetAhmaklık

Buna göre, tablonun tamamen doğru olabilmesi için hangi satırlardaki 'İfrat' ve 'Tefrit' sütunlarındaki kavramların birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Tablonun tamamen doğru olabilmesi için yalnızca birinci satırdaki maddi harcamalar bölümünde yer alan 'Cimrilik' ve 'İsraf' kavramlarının yer değiştirmesi gerekir.
Maddi harcamalar alanındaki ahlaki tutumları ele alan birinci satırda, aşırılık (ifrat) kısmına 'Cimrilik', yetersizlik (tefrit) kısmına ise 'İsraf' yazılmıştır. İslam ahlakında harcamada aşırılık israf (ifrat), harcamadan kaçınarak kısmak ise cimriliktir (tefrit). Dolayısıyla tablonun düzeltilmesi için yalnızca birinci satırdaki kavramların yer değiştirmesi gerekir. İkinci ve üçüncü satırlarda cesaret ve hikmet erdemlerine dair yapılan ifrat, itidal ve tefrit sınıflandırmaları tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tablonun ilk satırında yer alan maddi harcamalar alanı incelenir.
Cimrilik 'İfrat' (aşırılık) sütununa, İsraf ise 'Tefrit' (yetersizlik) sütununa yazılmıştır. İslam ahlak terminolojisinde harcamada aşırılık israf, cimrilik ise yetersizliktir. Yani bu iki kavram yanlış yerleştirilmiştir.
Kavramların ahlaki karşılıklarını ifrat ve tefrit tanımları üzerinden doğru eşleştirmek gerekir.
2
Tablonun ikinci satırında yer alan cesaret erdemi incelenir.
Saldırganlık (tehevvür) aşırı cesaret gösterip tehlikeye atılmak olarak 'İfrat' sütununda, korkaklık ise 'Tefrit' sütununda doğru olarak yer almaktadır.
Öfke ve cesaret duygusunun aşırılığının ve yetersizliğinin ahlaki terimlerini doğrulamak amacıyla yapılır.
3
Tablonun üçüncü satırında yer alan hikmet erdemi incelenir.
Aklın ifratı olan cerbeze (demagoji) ve tefriti olan ahmaklık/bönlük doğru sütunlara yazılmıştır.
Zihinsel yetilerin dengeli kullanımı olan hikmetin aşırılık ve yetersizlik durumlarını kontrol etmek için yapılır.

Anahtar Kavram

Sırat-ı müstakim üzere dengeli bir ahlak yaşamı sürmek; ifrat (aşırılık) ve tefrit (yetersizlik) kutuplarından uzak durup itidal (orta yol/denge) çizgisini benimsemeyi gerektirir.
Soru 7768Soru

Bir toplumda mimari yapılar, köprüler, kıyafetler ve üretim araçları o toplumun maddi kültürünü oluştururken; bu ögelere yüklenen anlamlar, inançlar, estetik anlayışlar ve toplumsal kurallar manevi kültürü oluşturur. Örneğin, bir tapınak veya ibadethane sadece taş ve çimentodan ibaret maddi bir nesne değildir; ona kutsallık atfeden inanç sistemi, yani manevi kültür olmasaydı o yapı yalnızca fiziksel bir barınaktan ibaret kalırdı. Dolayısıyla maddi kültür ögeleri, ancak manevi kültürün onlara kazandırdığı anlam dünyasıyla toplumsal bir işlev kazanır ve süreklilik gösterir.

Bu parçadan yola çıkılarak kültürle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi kültür unsurları ancak manevi kültürün sunduğu anlam, değer ve inançlar çerçevesinde bütünleşerek toplumsal yaşamda varlık kazanabilir.

Cevap

Maddi kültür unsurları ancak manevi kültürün sunduğu anlam, değer ve inançlar çerçevesinde bütünleşerek toplumsal yaşamda varlık kazanabilir.
Maddi kültür unsurları (örneğin binalar, kıyafetler veya araçlar) manevi kültür ögeleri (inançlar, değerler, normlar) tarafından anlamlandırılmadığı sürece toplumsal bir önem taşımazlar. Parçada verilen ibadethane örneğinde olduğu gibi, bir yapıyı sadece taş ve çimentodan ibaret olmaktan çıkarıp toplumsal düzeyde yaşatan ve ona süreklilik kazandıran şey, toplumun ona yüklediği kutsallık inancıdır. Bu nedenle maddi ve manevi kültür unsurları bütünleşerek toplumsal yaşama yön verir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel düşünceyi belirlemek amacıyla maddi ve manevi kültür unsurları arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Maddi kültürün (yapılar, nesneler) tek başına fiziksel varlıklar olduğu, onlara anlam ve toplumsal değer kazandıran unsurun manevi kültür (inançlar, kurallar) olduğu tespit edilmiştir.
Parçada maddi kültür ögelerinin manevi anlamlar olmaksızın sadece fiziksel nesneler olarak kalacağı vurgulanmaktadır.
2
Seçenekleri parçadaki ana düşünceyle karşılaştırmak ve doğru yargıyı belirlemek.
Maddi kültürün manevi kültürün sunduğu anlam dünyasıyla bütünleşerek toplumsal bir işlev kazandığını belirten yargı doğru cevap olarak seçilmiştir.
Doğru yargı, parçanın ana fikrini doğrudan ve en kapsamlı şekilde yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Maddi ve Manevi Kültürün Karşılıklı İlişkisi ve Bütünleşmesi
Soru 7769Soru

Aşağıda verilen toplumsal uygulama ve gelenekleri, dinin değerlerin oluşumundaki ve örf-âdet üzerindeki etkisini gösteren açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sadaka taşı uygulaması (İslam'daki yardımlaşma ve sadaka ibadetinin, riyayı engelleme hassasiyetiyle birleşerek toplumsal bir dayanışma aracına dönüşmesi)
Kan davası uygulaması (Toplumda adaleti sağlama iddiasıyla sürdürülen ancak İslam'ın bireysel sorumluluk ve can dokunulmazlığı ilkeleriyle bağdaşmadığı için reddedilen uygulama)
Diş kirası geleneği (Ramazan iftarlarında misafirlere hediye verilmesi şeklinde uygulanan, dinin cömertlik ve misafirperverlik teşviklerinin örfle bütünleştiği toplumsal değer)
Sünnet merasimi (Dinî bir uygulamanın etrafında şekillenen, zamanla törensel ve şenliksel unsurlarla zenginleşerek toplumsal bir kaynaşma vesilesi olan örf)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sadaka taşı uygulaması, sadaka ibadetindeki dinî hassasiyetlerin kurumsallaşmasıyla; Kan davası, dinin adalet ilkeleriyle çeliştiği için kaldırmak istediği olumsuz örfle; Diş kirası geleneği, dinin cömertlik tavsiyesinin kültürel bir gelenek halinde yaşatılmasıyla; Sünnet merasimi ise dinî kaynaklı bir uygulamanın toplumsal bir kutlama örfüne dönüşmesiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede sadaka taşı doğrudan sadaka ibadetinin riyadan uzak bir mimari ve sosyal kuruma dönüşmesiyle ilişkilendirilir. Kan davası, dinin insan onuru ve adalete aykırı bulduğu için yasakladığı olumsuz örfü temsil eder. Diş kirası, cömertlik gibi genel ahlak ilkelerinin kültürel bir gelenek halinde yaşatılmasıdır. Sünnet merasimi ise dinî bir uygulamanın toplumsal kutlama örfüne dönüşmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların dinî veya örfi temellerini belirleme
Sadaka taşının kökeninde sadaka ibadeti; kan davasının kökeninde cahiliye döneminden kalma kabile adaleti anlayışı; diş kirasında Ramazan ayı cömertliği; sünnet merasiminde ise sünnet ibadeti/uygulaması yatmaktadır.
Toplumsal değerlerin oluşumunda dinin ve örfün etkisini analiz edebilmek için her uygulamanın çıkış noktasını doğru saptamak gerekir.
2
Uygulamaların din ile olan ilişkisini (onaylama, düzeltme, kurumsallaştırma) analiz etme
Din, sadaka ibadetini sadaka taşıyla kurumsallaştırmış; kan davasını adalete aykırı bularak yasaklamış; diş kirası ile cömertliği teşvik etmiş; sünnet ile dinî bir uygulamayı kültürel kutlama haline getirmiştir.
Dinin örf karşısındaki yapıcı, düzenleyici ve yasaklayıcı rollerini ayırt etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Tanımlarla uygulamaları eşleştirme
Sadaka taşı -> dini hassasiyet ve ibadetin kurumsallaşması; Kan davası -> dinin yasakladığı olumsuz örf; Diş kirası -> cömertlik ilkesinin estetik gelenekle birleşmesi; Sünnet merasimi -> dini uygulamanın toplumsal kutlama örfüne dönüşmesi.
Her bir kavramın kendi ayırt edici niteliğine uygun kavramsal açıklamayı bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Dinin değerlerin ve örfün oluşumundaki belirleyici, düzenleyici ve denetleyici rolü ile din-örf ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7770Soru

Kur’an-ı Kerim’de zekat ibadeti, "Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin..." (Bakara suresi, 43. ayet) gibi ayetlerle genel bir emir (mücmel) olarak zikredilmiş; fakat hangi mallardan ne kadar verileceği veya zekat vermenin alt sınırı (nisap) belirtilmemiştir. Hz. Muhammed, "Toprak ürünlerinde onda bir, sulananlarda yirmide bir zekat vardır." gibi hadisleriyle ve altın, gümüş, davar gibi malların zekat oranlarını belirleyerek bu ibadetin uygulanışını somutlaştırmıştır.

Bu parçada sözü edilen durum, Hz. Muhammed’in aşağıdaki peygamberlik görevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebyin

Cevap

Zekatın uygulanış detaylarının açıklanması Hz. Muhammed'in tebyin görevi kapsamındadır.
Kur'an-ı Kerim'de yer alan kapalı, genel veya açıklama gerektiren (mücmel) ayetlerin Hz. Peygamber tarafından sözlü veya fiili olarak açıklanıp detaylandırılması tebyin görevidir. Zekat ibadetinin uygulanış detaylarının açıklanması da bu görev kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel vurguyu belirlemek
Parçada, Kur'an'da genel hatlarıyla geçen zekat ibadetinin uygulama detaylarının Peygamber tarafından açıklandığı vurgulanmaktadır.
Sorunun çözümüne başlamak için metnin ana konusunu tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramları tanımlamak
Tebliğ ulaştırma, tebyin açıklama, teşri hüküm koyma, temsil örnek olma, tezkiye ise arındırmadır.
Peygamberlik görevlerinin tanımlarını bilmek doğru seçeneği bulmamızı sağlar.
3
Metindeki eylemi kavramlarla eşleştirmek
Kur'an'da genel bırakılan bir konunun açıklığa kavuşturulması 'tebyin' kavramıyla doğrudan uyuşmaktadır.
Elde edilen verileri dini terimlerle ilişkilendirerek sonuca ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Kur'an ayetlerini açıklama ve detaylandırma görevi (Tebyin)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7771Soru

İslam ahlak düşüncesinde değerlerin kaynağı ele alınırken dinî değerler ile örfi değerler (örf ve âdetler) arasında hem bir ayrım hem de güçlü bir etkileşim kurulur. Dinî değerler kaynağını vahiyden alan, zaman ve mekâna göre değişmeyen mutlak doğruları temsil ederken; örfi değerler toplumların tarihsel süreç içinde ürettikleri, dinin genel ilkeleriyle çelişmedikleri sürece kabul gören beşerî unsurlardır.

Buna göre, örfi bir uygulamanın İslam ahlakında kabul görerek meşru bir toplumsal değere dönüşebilmesi için sahip olması gereken şartlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu şartlardan biri olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alarak ibadet niteliğinde kutsal bir ritüele dönüşmüş olması

Cevap

Kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alarak ibadet niteliğinde kutsal bir ritüele dönüşmüş olması
Kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alarak ibadet niteliğinde kutsal bir ritüele dönüşmüş olması ifadesi örfi değerler için geçerli olamaz. Çünkü örf ve âdetler beşerî kökenli olup, dinin genel ilkeleriyle çelişmedikleri sürece kabul görürler; kaynağını doğrudan vahiyden almaları veya ibadet niteliği taşımaları gerekmez. Bu durum dinî değerler ile örfi değerlerin en temel ayrım noktasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün ve metnin analiz edilmesi
Metinde dinî değerler ile örfi de��erler (örf ve âdetler) arasındaki fark ve etkileşim vurgulanmıştır. Soruda, örfi bir uygulamanın İslam ahlakında meşru bir toplumsal değere dönüşebilmesi için gerekli olmayan şart sorulmaktadır.
Sorunun neyi talep ettiğini netleştirmek.
2
Örfi değerlerin İslam ahlakındaki yerinin değerlendirilmesi
Örf ve âdetlerin dinî-ahlaki açıdan meşruiyet kazanması için dinin temel inanç ve ibadet esaslarıyla (nasslarla) çelişmemesi, akla ve fıtrata uygun olması, toplumsal adaleti ve maslahatı gözetmesi gerekir.
Örfi değerlerin meşruiyet şartlarını belirlemek.
3
Örfün vahiy ile ilişkisinin analiz edilmesi
Örfi değerler insan kaynaklı (beşerî) değerlerdir. Dinî değerler gibi kaynağını doğrudan vahiyden almak veya ibadet niteliğinde kutsal bir ritüel olmak zorunda değildir. Bu özellik dinî değerlere aittir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ahlak ve Değer Kaynaklarının (Din ve Örf) Ayrımı ve Etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7772Soru

Bakara suresinin 21. ayetinde hitap doğrudan tüm insanlı��adır: "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk (ibadet) edin ki takvaya (kötülüklerden korunmaya) eresiniz."

Bu ayette geçen ibadet çağrısı ve ibadetin gerekçesi dikkate alındığında, İslam'da ibadetlerin nihai amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin yaratıcısına olan bağlılığını eyleme dökerek ahlaki ve manevi açıdan korunma ve arınma bilincine erişmesini sağlamak

Cevap

İbadetlerin nihai amacı, bireyin yaratıcısına olan bağlılığını eyleme dökerek ahlaki ve manevi açıdan korunma ve arınma bilincine (takvaya) erişmesini sağlamaktır.
Ayette geçen 'takva' ifadesi, kötülüklerden korunma, manevi duyarlılık ve ahlaki arınma bilincini temsil eder. Doğru seçenek bu kavrama ve ibadetin bireyi ulaştırmak istediği olgunluk hedefine doğrudan değinmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnini inceleyerek ibadetin hangi gerekçeye dayandırıldığını belirlemek.
Ayette ibadet etmenin sonucu 'takvaya (kötülüklerden korunmaya) eresiniz' şeklinde ifade edilmiştir.
İbadetlerin emredilme gerekçesini ve doğrudan bağlandığı sonucu tespit etmek için.
2
Seçenekleri analiz ederek 'takva' kavramının ahlaki ve manevi arınma/korunma boyutuyla örtüşen seçeneği bulmak.
Bireyin yaratıcısına bağlılığını eyleme dökerek ahlaki ve manevi korunma bilincine erişmesini ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Ayetin nihai mesajını ibadetin amacı bağlamında doğru yorumlamak için.

Anahtar Kavram

İslam'da ibadetin amacı ve takva ilişkisi
Soru 7773Soru

İslam ahlakında Hz. Muhammed'in şahsında tecelli eden merhamet, kolaylaştırıcılık ve hoşgörü; ilkeli ve ahlaki sınırları olan erdemlerdir. Bu erdemler, hiçbir zaman temel inanç esaslarından taviz verilmesi, adaletin çiğnenmesi ya da kötülüklere göz yumulması şeklinde yorumlanamaz. Peygamber'in hayatındaki uygulamalar, bu dengenin nasıl kurulduğunu gösteren somut örneklerle doludur.

Buna göre, Hz. Muhammed’in hayatından verilen aşağıdaki örnek olay ve yorum eşleştirmelerinden hangisi, bu erdemlerin ahlaki sınırlarının yanlış yorumlandığını göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Necran Hristiyan heyetinin kendi inançları doğrultusunda ibadet etmelerine Mescid-i Nebevî'de izin verilmesini, dinler arası teolojik bir uzlaşmanın ve inanç esaslarının esnetilebileceğinin kanıtı olarak görmek

Cevap

Necran Hristiyan heyetinin kendi inançları doğrultusunda ibadet etmelerine Mescid-i Nebevî'de izin verilmesini, dinler arası teolojik bir uzlaşmanın ve inanç esaslarının esnetilebileceğinin kanıtı olarak görmek
Doğru cevap olan yorumda, Necran Hristiyan heyetine gösterilen misafirperverlik ve ibadet izninin, teolojik uzlaşı veya inanç esaslarının esnetilmesi şeklinde yorumlandığı görülmektedir. Hoşgörü ve müsamaha, başkalarının inançlarına saygı duymayı ve onlara ibadet özgürlüğü tanımayı ifade eder; ancak bu durum hiçbir şekilde tevhid inancı gibi İslam'ın temel akidelerinin esnetilmesi veya diğer inançlarla ortak paydada birleştirilmesi anlamına gelmez. Bu nedenle bu eşleştirme, hoşgörü kavramının ahlaki sınırlarını aşan yanlış bir yorumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde belirtilen merhamet, kolaylaştırıcılık ve hoşgörü kavramlarının İslami sınırlar çerçevesinde analiz edilmesi
Bu erdemlerin adaleti engellemediği, inanç esaslarından taviz vermeyi gerektirmediği ve kötülüğü onaylama anlamına gelmediği saptanır.
Seçeneklerdeki olay-yorum eşleştirmelerinin ahlaki sınırlarla uyuşup uyuşmadığını denetlemek için bu teorik çerçeve gereklidir.
2
Her bir seçenekteki tarihi olayın ve bu olaya getirilen ahlaki yorumun geçerliliğinin değerlendirilmesi
Bedevi olayı kolaylaştırıcılıkla, hırsızlık olayı adalet-merhamet dengesiyle, kolay olanı seçme sünneti sorumluluk bilinciyle, Taif hadisesi ise merhametle doğru şekilde eşleştirilmiştir. Ancak Necran heyeti olayında hoşgörünün teolojik uzlaşı veya inanç esnetilmesi şeklinde yorumlanması hatalıdır.
Hoşgörü (müsamaha) sosyal ve insani ilişkilerde sergilenen bir tavır olup, inançta (tevhid) bir ortaklık veya esneme anlamına gelemez.
3
Hatalı yorumu içeren seçeneğin doğru cevap olarak belirlenmesi
Necran Hristiyan heyetinin durumunu teolojik bir esneme olarak gören seçeneğin ahlaki sınırları yanlış yorumladığı tespit edilir.
Soru kökü bizden yanlış ahlaki yorumu içeren seçeneği bulmamızı istemektedir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in hoşgörü, merhamet ve kolaylaştırıcılık erdemlerinin sınırları ile İslam ahlakındaki dengeli konumu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7774Soru

Derdim var beller gibi
Söylemem eller gibi
Kalbimde bir sızı var
Çağlayan seller gibi
Gözümde yaş kalmadı
Akan dereler gibi

Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dizelerde cinaslı kafiyeye yer verilmiştir.

Cevap

Dizelerde cinaslı kafiyeye yer verilmiştir.
Şiirde geçen 'beller', 'eller' ve 'seller' sözcükleri sesteş (yazılışları aynı, anlamları farklı) sözcükler değildir. Kelime köklerindeki iki ses benzerliği ('-el') tam kafiye oluştururken, sözcüklerin sonundaki yönelme/çoğul ekleri ve edatlar ('-ler gibi') görevdeş oldukları için redif işlevi görmektedir. Cinaslı kafiye sesteş kelimelerle yapıldığı için bu dizelerde cinaslı kafiye kullanıldığı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin dize sayısını ve kafiye düzenini kontrol edin.
Şiirin 6 dizeden oluştuğu, kafiye şemasının a-a-x-a-x-a şeklinde olduğu belirlenir. Bu yapı klasik düz maninin sonuna iki dize eklenmesiyle oluşan yedekli (artık) manidir.
Nazım biçiminin doğru belirlenmesi, biçimsel özellikleri doğrulamak için gereklidir.
2
Dizelerin hece sayılarını sayın.
Tüm dizelerin 7 heceden oluştuğu tespit edilir (Örn: Der-dim var bel-ler gi-bi -> 7 hece).
Şiirin ölçüsünün mani türüne uygunluğunu denetlemek için bu adım gereklidir.
3
Dize sonlarındaki ses benzerliklerini kafiye ve redif yönünden inceleyin.
'beller', 'eller' ve 'seller' sözcüklerinde yer alan '-ler' (çoğul eki) ve 'gibi' (edat) kısımları görevdeş oldukları için rediftir. Köklerde kalan 'bel', 'el' ve 'sel' kelimelerindeki '-el' sesleri tam kafiyedir. Kelimeler sesteş olmadığı için cinas bulunmamaktadır.
Cinaslı kafiye iddiasının doğruluğunu belirlemek ve doğru seçeneğe ulaşmak için ses analizi yapılması zorunludur.

Anahtar Kavram

Yedekli (Artık) Mani ve Kafiye Çözümlemesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7775Soru

Klasik mantıkta, aynı özne ve yükleme sahip önermelerin nitelik (olumlu-olumsuz) veya nicelik (tümel-tikel) ya da hem nitelik hem nicelik bakımından farklı olması durumunda aralarında karşı olum ilişkileri kurulur.

Aşağıda tanımlanan doğruluk değeri ilişkilerini, karşı olum karesindeki ilgili mantıksal ilişkilerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aynı özne ve yükleme sahip iki önermeden biri doğruyken diğerinin zorunlu olarak yanlış olduğu, doğruluk değerlerinin her koşulda birbirinin zıttı olduğu ilişki.
Aynı özne ve yükleme sahip iki tümel önermeden biri doğruyken diğerinin zorunlu olarak yanlış olduğu, ancak birinin yanlış olmas�� durumunda diğerinin doğruluk değerinin belirsiz kaldığı ilişki.
Aynı özne ve yükleme sahip iki tikel önermeden biri yanlışken diğerinin zorunlu olarak doğru olduğu, ancak birinin doğru olması durumunda diğerinin doğruluk değerinin belirsiz kaldığı ilişki.
Aynı ��zne ve yükleme sahip önermelerde, tümel olanın doğru olması durumunda tikel olanın da zorunlu olarak doğru olduğu, ancak tümel olanın yanlışlığı durumunda tikel olanın doğruluk değerinin belirsiz kaldığı ilişki.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci tanım çelişiklik ilişkisiyle, ikinci tanım üst karşıtlık ilişkisiyle, üçüncü tanım alt karşıtlık ilişkisiyle, dördüncü tanım ise altıklık ilişkisiyle eşleşmektedir.
Doğruluk değerlerinin birbirine göre durumları karşı olum karesindeki kurallara tam olarak uymaktadır. Çelişik önermeler her zaman zıt doğruluk değerine sahiptir. Üst karşıtlar aynı anda doğru olamazken, alt karşıtlar aynı anda yanlış olamaz. Altıklık ilişkisinde ise tümelin doğruluğu tikelin doğruluğunu garanti ederken, tümelin yanlışlığı tikelin değerini belirsiz bırakır.

Adım Adım Çözüm

1
Çelişiklik ilişkisinin doğruluk değeri geçiş kurallarını analiz etme.
Çelişik önermelerin doğruluk değerleri her zaman birbirinin zıttıdır; biri doğruysa diğeri zorunlu olarak yanlıştır. Bu durum birinci tanımdaki ilişkiyle eşleşir.
Çelişiklik kuralına göre iki çelişik önerme aynı anda ne doğru ne de yanlış olabilir.
2
Üst karşıtlık ilişkisinin doğruluk değeri geçiş kurallarını analiz etme.
Üst karşıt önermeler iki tümel önerme arasındaki ilişkidir. Biri doğruysa diğeri zorunlu olarak yanlıştır, ancak biri yanlışsa diğeri belirsizdir. Bu durum ikinci tanımdaki ilişkiyle eşleşir.
Üst karşıtlık kuralına göre iki tümel karşıt önerme aynı anda doğru olamaz fakat aynı anda yanlış olabilir.
3
Alt karşıtlık ilişkisinin doğruluk değeri geçiş kurallarını analiz etme.
Alt karşıt önermeler iki tikel önerme arasındaki ilişkidir. Biri yanlışsa diğeri zorunlu olarak doğrudur, ancak biri doğruysa diğeri belirsizdir. Bu durum üçüncü tanımdaki ilişkiyle eşleşir.
Alt karşıtlık kuralına göre iki tikel karşıt önerme aynı anda yanlış olamaz fakat aynı anda doğru olabilir.
4
Altıklık ilişkisinin doğruluk değeri geçiş kurallarını analiz etme.
Altık önermeler arasındaki ilişkidir. Tümel önerme doğruysa tikel önerme de zorunlu olarak doğrudur. Ancak tümel önerme yanlışsa tikel önerme belirsizdir. Bu durum dördüncü tanımdaki ilişkiyle eşleşir.
Altıklık kuralı gereği, tümelin doğruluğu tikelin doğruluğunu gerektirir fakat tümelin yanlışlığı tikelin değerini belirlemez.

Anahtar Kavram

Karşı Olum Karesi Doğruluk Değerleri Geçiş Kuralları
Soru 7776Soru

Alevilik-Bektaşilik geleneğinde yer alan bazı kavram ve ritüellerin adları solda, bunlara dair tanımlar ise sağda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol tarafta yer alan kavramları sağ taraftaki en uygun tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gülbank
Musahiplik
Semah
Razılık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

G��lbank kavramı cem törenlerindeki dualarla, Musahiplik kavramı yol kardeşliğiyle, Semah kavramı zakirin sazı eşliğinde yapılan ritmik hareketlerle, Razılık kavramı ise cem başlangıcındaki helalleşmeyle eşleşmektedir.
Gülbank tören dualarını, Musahiplik ömür boyu süren yol kardeşliğini, Semah cem sırasındaki ritmik hareketleri ve Razılık da cem başındaki helalleşmeyi ifade ettiğinden eşleştirmeler bu tanımlara uygun olarak gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Gülbank kavramının tanımını belirleme
Gülbank'ın cem törenlerinde veya kurban kesiminde dede tarafından okunan dualar olduğu belirlenir ve ilgili tanım ile eşleştirilir.
Alevi-Bektaşi literatüründe dua yerine gülbank terimi kullanılır.
2
Musahiplik kavramının tanımını belirleme
Musahiplik kavramının evli iki çiftin ömür boyu birbirinin halinden sorumlu olmasını ifade eden yol kardeşliği olduğu belirlenir ve ilgili tanım ile eşleştirilir.
Musahiplik, toplumsal dayanışmayı ve manevi kardeşliği pekiştiren bir kurumdur.
3
Semah kavramının tanımını belirleme
Semah kavramının cem esnasında saz eşliğinde ayakta yapılan ritmik hareketler olduğu belirlenir ve ilgili tanım ile eşleştirilir.
Semah, gök cisimlerinin ve evrenin hareketini sembolize eden ibadi bir uygulamadır.
4
Razılık kavramının tanımını belirleme
Razılık kavramının cem ibadetinin başında cemaatin birbiriyle helalleşmesi süreci olduğu belirlenir ve ilgili tanım ile eşleştirilir.
Ceme katılanların birbirinden razı olması, ibadetin kabulü için bir ön şarttır.

Anahtar Kavram

Alevilik-Bektaşilikte temel ritüel ve kavramlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7777Soru

Bir toplumun yapısında meydana gelen dönüşümler, toplumsal yapının dinamik unsurları olan uyum, yönelim ve çözülme süreçleriyle doğrudan ilişkilidir. Sosyoloji literatüründe bu süreçlerin doğru analiz edilmesi, toplumsal dengenin sürdürülebilirliğini anlamak açısından önem taşımaktadır.

Buna göre;
I. Farklı toplumsal tabakalardan, kültürel gruplardan gelen bireylerin ve sosyal kurumların ortak değerler, normlar ve hedefler etrafında bütünlük oluşturacak şekilde bütünleşmesi,
II. Bir toplumda ekonomik büyüme ile birlikte demokratikleşme, eğitim ve sağlık imkânlarının artması gibi maddi ve manevi alanlardaki ilerlemelerin eş g��dümlü gerçekleşmesi,
III. Hızlı sosyal değişmeler karşısında mevcut norm ve değerlerin zayıflayarak bireyler üzerindeki denetim gücünü kaybetmesi ve toplumsal bağların kopması

durumlarının sosyolojik karşılıkları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Toplumsal bütünleşme - II. Toplumsal gelişme - III. Toplumsal çözülme

Cevap

I. Toplumsal bütünleşme - II. Toplumsal gelişme - III. Toplumsal çözülme seçeneği doğrudur.
Doğru seçenekte belirtilen eşleştirmeler, sırasıyla toplumsal bütünleşme, toplumsal gelişme ve toplumsal çözülme tanımlarıyla tam olarak örtüşmektedir. Farklı grupların ortak normlar etrafında bir araya gelmesi bütünleşmeyi; maddi ve manevi alanlardaki niteliksel ve niceliksel ilerlemelerin eş güdümlü gerçekleşmesi toplumsal gelişmeyi; normların zayıflayarak bağların kopması ise toplumsal çözülmeyi ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün incelenmesi
Farklı sosyokültürel grupların ortak norm ve değerler etrafında uyum sağlaması 'toplumsal bütünleşme' kavramını tanımlar.
Toplumsal bütünleşme, parçaların bir araya gelerek sistemli bir bütün oluşturması sürecidir.
2
İkinci öncülün incelenmesi
Ekonomik büyümeye ek olarak sosyal, hukuki ve kültürel alanlardaki niteliksel ilerlemelerin eş güdümlü olması 'toplumsal gelişme' kavramına karşılık gelir.
Toplumsal gelişme, sadece niceliksel büyüme değil, maddi ve manevi gelişim unsurlarının dengeli ve bir arada ilerlemesidir.
3
Üçüncü öncülün incelenmesi
Normların zayıflaması, kuralsızlaşma ve bağların zayıflaması durumunu anlatan süreç 'toplumsal çözülme' kavramıdır.
Toplumsal çözülme, bütünleşmenin tersine kurumlar arası uyumsuzluk ve kuralsızlığın artması durumunu ifade eder.

Anahtar Kavram

Toplumsal gelişme, bütünleşme ve çözülme süreçlerinin ayırt edilmesi
Soru 7778Soru

Aşağıda Yahudilik inancına ait bazı ritüeller, semboller ve kutsal mekanlar ile bunlara ilişkin açıklamalar verilmiştir. Solda yer alan kavramları sağda yer alan doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mezuza
Menora
Yom Kippur
Ağlama Duvarı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yahudi inancındaki kavramlar ve açıklamaları şu şekilde eşleşir: Mezuza kapı pervazlarındaki kutsal ruloyla, Menora yedi kollu şamdanla, Yom Kippur kefaret günüyle ve Ağlama Duvarı Süleyman Mabedi kalıntısıyla eşleşmektedir.
Mezuza kapı pervazındaki kutsal ruloyu, Menora yedi kollu şamdanı, Yom Kippur kefaret gününü ve Ağlama Duvarı kutsal batı duvarını temsil ettiğinden yapılan eşleştirmeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yahudilik sembol ve ritüellerinin tanımlarını inceleyin.
Mezuza, Menora, Yom Kippur ve Ağlama Duvarı kavramlarının her birinin dini işlevi ve anlamı belirlenir.
Her bir terimin doğru tanımla eşleştirilebilmesi için anlamlarının netleştirilmesi gerekir.
2
Kavramları tanımlarıyla eşleştirin.
Mezuza giriş kapısı rulosuyla (birinci açıklama), Menora yedi kollu şamdanla (dördüncü açıklama), Yom Kippur kefaret günüyle (üçüncü açıklama) ve Ağlama Duvarı batı duvarıyla (ikinci açıklama) eşleştirilir.
Eşleştirme işlemini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Yahudilik ritüelleri, sembolleri ve kutsal mekanları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7779Soru

Çözümleyici çizelge (ağaç) yöntemiyle önerme denetlemelerinde, her önermenin ana eklemine ve değilleme durumuna göre çözümleme kuralları uygulanır. Bu kurallardan bazıları alt alta yazmayı, bazıları ise çatal açmayı gerektirir.

Buna göre, sol sütunda verilen sembolik önermeleri, sağ sütunda bu önermelere uygulanacak ilk çözümleyici çizelge kuralı ve işlem biçimiyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

(pq)\sim(p \rightarrow q)
pqp \lor \sim q
(pq)\sim(p \land q)
pqp \leftrightarrow q

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: Değillenmiş koşul önermesi olan birinci ifade alt alta yazma kuralıyla sırasıyla pp ve q\sim q yazılacak biçimde eşleşir; tikel evetleme olan ikinci ifade çatal açma kuralıyla sol kola pp ve sağ kola q\sim q yazılacak biçimde eşleşir; değillenmiş tümel evetleme olan üçüncü ifade çatal açma kuralıyla sol kola p\sim p ve sağ kola q\sim q yazılacak biçimde eşleşir; karşılıklı koşul olan dördüncü ifade ise çatal açma kuralıyla sol kolda pp ile qq, sağ kolda p\sim p ile q\sim q alt alta yaz��lacak biçimde eşleşir.
Doğru eşleştirmede her önerme, sembolik mantıktaki çözümleyici çizelge kurallarına tam uyum göstermektedir: Değillenmiş koşul önermesi alt alta yazma kuralı ile çözümlenirken; tikel evetleme, değillenmiş tümel evetleme ve karşılıklı koşul önermeleri çatal açma kuralı ile çözümlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Değillenmiş koşul önermesinin çözümleme kuralını belirleme.
(pq)\sim(p \rightarrow q) önermesinin çözümünde alt alta yazma kuralı geçerlidir. İlk satıra bileşenin kendisi (pp), ikinci satıra ise diğer bileşenin değili (q\sim q) yazılır.
Değillenmiş koşul kuralı gereğince önermenin doğru olduğu tek durum ön bileşenin doğru, art bileşenin yanlış olduğu durumdur.
2
Tikel evetleme önermesinin çözümleme kuralını belirleme.
pqp \lor \sim q önermesinin çözümünde çatal açma kuralı uygulanır. Sol kola pp yazılırken, sağ kola q\sim q yazılır.
Tikel evetleme ekleminin çözümleme kuralı çatal açmayı gerektirir çünkü önermenin doğru olması için bileşenlerden en az birinin doğru olması yeterlidir.
3
Değillenmiş tümel evetleme önermesinin çözümleme kuralını belirleme.
(pq)\sim(p \land q) önermesinin çözümünde çatal açma kuralı uygulanır. Sol kola birinci bileşenin değili (p\sim p), sağ kola ikinci bileşenin değili (q\sim q) yazılır.
Değillenmiş tümel evetleme, De Morgan kuralları gereği tikel evetlemeye eşdeğerdir ve çatal açma yöntemiyle çözümlenir.
4
Karşılıklı koşul önermesinin çözümleme kuralını belirleme.
pqp \leftrightarrow q önermesinin çözümünde çatal açma kuralı uygulanır. Sol kolda pp ve qq alt alta, sağ kolda ise p\sim p ve q\sim q alt alta yazılır.
Karşılıklı koşul önermesi, bileşenlerinin doğruluk değerlerinin aynı olduğu (her ikisinin de doğru veya her ikisinin de yanlış) durumlarda doğru olur.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelgede alt alta yazma ve çatal açma kuralları ile bu kuralların önermelerin ana eklemlerine göre doğru şekilde uygulanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7780Soru

İslam'da ibadetlerin yapılış şekillerine ve amaçlarına göre farklı sınıflandırmaları ve boyutları bulunmaktadır. Bu ibadet türlerinin ve temel kavramların doğru anlaşılması, dinin bireysel ve toplumsal hayattaki hedeflerini kavramak açısından önem taşır.

Buna göre, sol sütunda verilen ibadet boyutlarını ve türlerini, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sadece bedenî ibadetlerin temel amacı
Sadece malî ibadetlerin temel amacı
Hem bedenî hem malî ibadetlerin temel amacı
Ubudiyyet (kulluk) kavramının anlamı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sadece bedenî ibadetlerin temel amacı fiziksel çaba ve zamanı Allah rızası için harcayarak nefis terbiyesi ve irade kontrolü sağlamak; sadece malî ibadetlerin temel amacı ekonomik imkanları paylaşarak cimrilikten arınmak ve toplumsal adaleti sağlamak; hem bedenî hem malî ibadetlerin temel amacı fiziksel güç ve maddi imkanlarla evrensel kardeşlik ve birlik bilincini yaşamak; ubudiyyet ise hayatın tümünü Allah'ın rızasına uygun yaşama bilincidir.
Doğru eşleştirmede; sadece bedenî ibadetlerin temel amacı olan fiziksel güç ve irade terbiyesi ilk açıklama ile; sadece malî ibadetlerin amacı olan ekonomik paylaşım ve cimrilikten arınma ikinci açıklama ile; hem bedenî hem malî ibadetlerin amacı olan evrensel kardeşlik ve birlik bilinci üçüncü açıklama ile; ubudiyyet kavramının hayatın tümünü kapsayan kulluk bilinci olduğu tanımı ise dördüncü açıklama ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İbadet türlerinin yapılış şekillerini analiz etme
İbadetler bedenî (namaz, oruç), malî (zekât) ve hem bedenî hem malî (hac) olmak üzere üçe ayrılır.
Sol sütundaki kavramların hangi ibadet türlerine ve kavramsal tanımlara denk geldiğini belirlemek için bu sınıflandırmanın yapılması gerekir.
2
İbadet türlerinin amaçlarıyla eşleştirilmesi
Bedenî ibadetlerin fiziksel çabayla iradeyi eğittiği, malî ibadetlerin ekonomik paylaşımla cimriliği önlediği, hem bedenî hem malî olan haccın ise hem fiziksel hem maddi yönüyle evrensel birlik sağladığı belirlenir.
İbadetlerin mahiyeti ve bireysel/toplumsal amaçlarının doğru ilişkilendirilmesi hedeflenir.
3
Ubudiyyet kavramının kapsamını belirleme
Ubudiyyetin dar kapsamlı ritüellerin ötesinde tüm hayatı kapsayan bir kulluk bilinci olduğu sonucuna ulaşılır.
İbadet ile ubudiyyet arasındaki farkı kavramak ve doğru eşleştirmeyi tamamlamak için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

İslam'da İbadetin Amaçları, Çeşitleri ve Ubudiyyet Kavramı
ÖncekiSayfa 389 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin