Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7901Soru

Aşağıda sol sütunda verilen şiir dizelerini, sağ sütunda yer alan en belirgin edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen dizeler sırasıyla Mübalağa, Tecahülüarif, İstifham ve Hüsnütalil sanatlarıyla eşleşmektedir.
Verilen dizelerde sırasıyla abartma (mübalağa), bilmezlikten gelme (tecahülüarif), soru sorma (istifham) ve güzel nedene bağlama (hüsnütalil) sanatları kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizenin anlam özelliklerinin incelenmesi
Tarihe sığmama ifadesinin abartma içerdiği tespit edildi.
Mübalağa sanatının belirlenmesi için abartılı ifadeler aranır.
2
İkinci dizenin anlam özelliklerinin incelenmesi
Taşın sertliğinin ve gökyüzü renginin bilmezlikten gelindiği tespit edildi.
Tecahülüarif sanatının belirlenmesi için bilinen bir durumun bilinmiyor gibi yansıtılması gerekir.
3
Üçüncü dizenin dil özelliklerinin incelenmesi
'Kaç saat?' sorusunun yöneltildiği tespit edildi.
İstifham sanatının belirlenmesi için soru sorma yönteminin kullanılması gerekir.
4
Dördüncü dizenin neden-sonuç ilişkisinin incelenmesi
Fetih olayının atların yemlenmesi gibi güzel bir sebebe bağlandığı tespit edildi.
Hüsnütalil sanatının belirlenmesi için bir doğa olayının veya tarihsel olayın şairane bir gerekçeyle açıklanması gerekir.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7902Soru

Kültür, durağan olmayan ve çeşitli toplumsal süreçler aracılığıyla sürekli yeniden üretilen, aktarılan veya değişime uğrayan dinamik bir yapıdır. Sosyolojide bu değişim ve aktarım mekanizmaları farklı kültürel kavramlarla açıklanmaktadır.

Buna göre, sol sütunda verilen kültürel kavramlar ile sağ sütundaki örnek senaryoları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kültürleşme
Kültürel Gecikme
Kültürleme
Kültür Emperyalizmi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'Kültürleşme' kavramı sağ sütundaki melez kültürel pratiklerin gelişmesi örneğiyle; 'Kültürel Gecikme' kavramı teknolojinin gerisinde kalan yasal kuralların belirlenmesi örneğiyle; 'Kültürleme' kavramı çocuğun ailede bayramlaşma kuralını öğrenmesi örneğiyle; 'Kültür Emperyalizmi' kavramı ise küresel medyanın gençlerin tüketim tercihlerini şekillendirmesi örneğiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her kültürel kavram, sosyolojideki akademik karşılığına uygun düşen örnek olayla ilişkilendirilmiştir. Kültürleşme karşılıklı kültürel pratik değişimini, kültürel gecikme maddi-manevi kültür arasındaki zaman farkını, kültürleme bireyin içine doğduğu kültürü öğrenmesini, kültür emperyalizmi ise güçlü bir kültürün diğerlerini kitle iletişimi vasıtasıyla dönüştürmesini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kültürleşme kavramının tanımını ve sınırlarını belirleme.
Kültürleşmenin iki farklı kültürün etkileşimiyle gerçekleşen karşılıklı değişim olduğu tespit edilir. Komşu iki grubun karşılıklı yemek ve gelenek aktarımı yapması bu kavrama karşılık gelir.
Kavramın tanımı ile verilen örnek olaylar arasındaki en net ilişkiyi kurmak.
2
Kültürel gecikme kavramının maddi ve manevi kültür arasındaki uyuşmazlık yönünü inceleme.
Maddi kültür unsuru olan sosyal medyanın hızına, manevi kültür unsuru olan hukuk kurallarının yetişememesi örneği bu kavramla eşleştirilir.
Teknoloji-kural ikiliğini doğru analiz etmek.
3
Kültürleme kavramının sosyalleşme ve aktarım boyutunu inceleme.
Bireyin kendi kültürel değerlerini aile gibi birincil gruplardan öğrenmesi örneği (el öpme kuralı) kültürleme süreciyle eşleşir.
Bireysel düzeyde gerçekleşen kültürel öğrenme sürecini tespit etmek.
4
Kültür emperyalizmi kavramının baskınlık ve dayatma ilişkisini sorgulama.
Küresel medyanın az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerdeki tüketim kalıplarını tek taraflı olarak dönüştürmesi örneği bu kavramla eşleşir.
Kültürel yayılmanın tahakküm ve hegemonyaya dönüşmüş biçimini ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Kültürel süreçler (kültürleşme, kültürleme, kültürel gecikme ve kültür emperyalizmi) arasındaki farkları ayırt etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7903Soru

Anadolu sahasında Türk yazı dilinin ve divan edebiyatı geleneğinin şekillenmeye başladığı 13. ve 14. yüzyıllarda yaşamış bazı şairlerin edebi yönelimleri ve dile yaklaşımları şu şekildedir:

* Eserlerinin büyük kısmını Farsça yazmış olmasına rağmen, Anadolu'daki Türk halkına tasavvuf düşüncesini ulaştırmak amacıyla mesnevilerinin arasına Türkçe manzumeler serpiştirmiştir.
* Döneminde edebi dil olarak Farsça ve Arapçanın benimsenmesine karşı çıkarak halkı eğitmek amacıyla kaleme aldığı dinî-didaktik mesnevisinde Türkçenin önemini ve edebi değerini savunmuştur.
* Dönemin yaygın eğilimi olan tasavvufi konuların dışına çıkarak aşk ve şarap gibi din dışı temaları işleyen gazeller yazmış; klasik şiir estetiğinin Anadolu sahasındaki ilk temsilcisi kabul edilmiştir.
* Kuşların Simurg'a yolculuğu üzerinden tasavvufi mertebeleri anlattığı alegorik mesnevisinde, Türkçeyi Farsçadan daha üstün ve zengin bir sanat dili haline getirmeyi amaçladığını belirtmiştir.

Buna göre, yukarıda verilen özellikler seçeneklerdeki şairlerle eşleştirildiğinde hangi şair dışarıda kalır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahmedî

Cevap

Ahmedî şairi dışarıda kalır.
Verilen öncüller sırasıyla Sultan Veled, Âşık Paşa, Hoca Dehhânî ve Gülşehrî ile tam olarak örtüşmektedir. Ahmedî ise 14. yüzyılın önemli bir divan şairi olmasına karşın (İskendername ve Cemşid ü Hurşid eserlerinin sahibi) öncüllerde edebi yönelimlerine yer verilmeyen isimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, Farsça eserlerine Türkçe manzumeler ekleyen Sultan Veled ile eşleşir.
Sultan Veled'in Türkçe şiir yazma bilincinin erken örneklerini tespit etmek için.
2
İkinci öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, Garibname adlı didaktik mesnevisinde Türkçe savunan Âşık Paşa ile eşleşir.
Âşık Paşa'nın dile olan yaklaşımını doğrulamak için.
3
Üçüncü öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, din dışı şiirler yazan ve klasik edebiyatın kurucusu kabul edilen Hoca Dehhânî ile eşleşir.
Hoca Dehhânî'nin divan şiirindeki öncü rolünü belirlemek için.
4
Dördüncü öncüldeki özellik incelenir.
Bu özellik, Simurg sembolü üzerinden Mantıku't-Tayr'ı yazan Gülşehrî ile eşleşir.
Gülşehrî'nin alegorik mesnevisini ve dil bilincini doğrulamak için.
5
Dışarıda kalan şair tespit edilir.
Öncüllerle eşleşmeyen şair Ahmedî olarak belirlenir.
Seçeneklerdeki şairler elendiğinde kalan tek ismi bulmak için.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Kişilikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7904Soru

Bâkî'ye ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin anlamlı ve biçimsel bir bütün oluşturacak şekilde şiirdeki yer alma sırasını (gazelin beyit düzenini) doğru şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralaması II - I - III şeklindedir. Gazel, kendi arasında kafiyeli olan matla beyti (II) ile başlar, ara beyit (I) ile devam eder ve şairin mahlasının yer aldığı makta beyti (III) ile son bulur.
Gazel nazım şeklinin yapısal kuralları gereği, ilk beyit (matla) kendi arasında kafiyeli (aa) olmalıdır. Verilen beyitlerden II numaralı beyit bu kurala uymaktadır. Şairin mahlasının (Bâkî) geçtiği beyit (makta) ise son beyittir; bu da III numaralı beyittir. Ara beyit olan I numaralı beyit ise bu iki beytin arasında yer almalıdır. Dolayısıyla doğru sıralama II - I - III şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafiye şeması analizi yapılarak ilk beyit (matla) tespit edilir.
II numaralı beyitte ilk ve ikinci dizelerin son kelimeleri ('yârân saf saf' ve 'muhibbân saf saf') kendi içinde kafiyelidir (aa kafiye örgüsü). Dolayısıyla bu beyit gazelin başlangıç beytidir.
Gazellerin yalnızca ilk beyti kendi arasında kafiyeli (aa) olarak kurulur.
2
Şairin mahlası aranarak son beyit (makta) tespit edilir.
III numaralı beyitte Bâkî mahlası zikredilmiştir. Dolayısıyla bu beyit gazelin bitiş beytidir.
Divan edebiyatı şairleri mahlaslarını genellikle gazelin son beytinde (makta) kullanırlar.
3
Geriye kalan ara beyit tespit edilerek sıralama tamamlanır.
I numaralı beyit kendi arasında kafiyeli değildir ve mahlas içermez. Bu nedenle matla ve makta beyitlerinin arasına gelmelidir.
Gazellerin matla dışındaki beyitleri ba, ca, da... şeklinde kafiyelenerek matlaya bağlanır.

Anahtar Kavram

Gazel nazım şeklinin beyit yapısı, matla ve makta beyitlerinin kafiye şeması ve mahlas kullanımı yardımıyla belirlenmesi.
Soru 7905Soru

Selin ve Kerem’in zihin ve ahlak felsefesi üzerine yaptıkları bir tartışmada şu akıl yürütmeler öne sürülmüştür:

Selin: "Düşünüyorum, o hâlde kendi varlığımın ve bilincimin farkındayım."
Kerem: "Eğer kendi bilincinin farkındaysan ahlaki sorumluluk taşıyorsun demektir. Ahlaki sorumluluk taşıyorsan kararlarında irade sahibisin. Kararlarında irade sahibiysen eylemlerinden mesulsün. O hâlde kendi bilincinin farkındaysan eylemlerinden mesulsün."

Buna göre, Selin ve Kerem'in kullandığı kıyas çeşitleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Entimem - Sorit

Cevap

Entimem - Sorit
Selin'in akıl yürütmesinde zihinde saklı tutulan bir öncül ('Bütün düşünenler varlığının farkındadır') bulunduğu için bu bir entimemdir. Kerem'in akıl yürütmesinde ise önermeler zincirleme bağlanmış ancak ara sonuçlar belirtilmeden doğrudan sonuca geçilmiştir, bu da sorit kıyasının tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Selin'in akıl yürütmesi incelenir.
Bu çıkarımda 'Tüm düşünenler varlığının farkındadır' şeklindeki büyük öncül saklı tutularak doğrudan sonuca geçildiği görülür.
Öncüllerinden biri ya da sonucu saklı tutulan kıyaslar mantıkta entimem (kısaltılmış kıyas) olarak adlandırılır.
2
Kerem'in akıl yürütmesi incelenir.
Bu çıkarımda önermelerin bir zincir oluşturduğu ancak aradaki sonuç önermelerinin ('Kendi bilincinin farkındaysan kararlarında irade sahibisin' vb.) yazılmadığı görülür.
Öncülleri zincirleme bağlanıp ara sonuçları atlanan kıyas türü sorittir.
3
Sırasıyla kıyas türleri eşleştirilir.
Selin'in akıl yürütmesinin entimem, Kerem'inkinin ise sorit olduğu sonucuna varılır.
Kıyas kuralları ve çeşitlerinin tanımına uygun doğru sıralamayı bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Klasik mantıkta kıyas çeşitleri (Entimem ve Sorit)
Soru 7906Soru

Kitaplar evreninde (EE) tanımlanmış olan;

T(x)T(x): "xx tarihi konuludur."
R(x)R(x): "xx romandır."

yüklemleri verilmiştir.

Buna göre, "Bazı tarihi konulu kitaplar roman değildir." önermesinin yüklemler mantığındaki sembolik karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: x(T(x)R(x))\exists x (T(x) \wedge \sim R(x))

Cevap

Bazı tarihi konulu kitaplar roman değildir önermesinin yüklemler mantığındaki sembolik karşılığı tikel niceleyici, tümel evetleme ve olumsuzlama eklemlerinin bir arada doğru kullanıldığı ifadedir.
Tikel niceleyici içeren 'Bazı tarihi konulu kitaplar roman değildir.' önermesinde 'bazı' ifadesi tikel niceleyici olan x\exists x ile sembolleştirilir. Tikel niceleme önermelerinde niceleyicinin kapsamındaki ana eklem tümel evetleme eklemi (\wedge) olmalıdır. Ayrıca 'roman değildir' ifadesi olumsuzlama eklemi (\sim) gerektirir. Bu durumda doğru sembolleştirme x(T(x)R(x))\exists x (T(x) \wedge \sim R(x)) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin niceleyicisini belirleme
Tikel niceleyici (x\exists x)
Önerme 'Bazı...' ifadesiyle başladığı için tikel niceleme yapılmalıdır.
2
Tikel niceleyicinin alacağı ana eklemi belirleme
Tümel evetleme eklemi ({\wedge})
Yüklemler mantığında tikel niceleme önermeleri sembolleştirilirken ana eklem olarak tümel evetleme (ve) eklemi kullanılır.
3
Özellikleri yüklemlerle eşleştirip sembolleştirme
x(T(x)R(x))\exists x (T(x) \wedge \sim R(x))
Tarihi konulu olma özelliği T(x)T(x), roman olmama özelliği ise R(x)\sim R(x) ile gösterilir. Bu iki özellik tümel evetleme eklemiyle tikel niceleyici altında birleştirilir.

Anahtar Kavram

Yüklemler Mantığında Sembolleştirme ve Niceleyiciler
Soru 7907Soru

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içinde verilen edebî sanat yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! (Teşbih)

Cevap

Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! dizesinin yanında teşbih sanatının verildiği seçenektir. Bu dizede açık istiare sanatı bulunmaktadır.
Doğru cevap, 'Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!' dizesinin yanında 'Teşbih' sanatının yazılı olduğu seçenektir. Bu dizede 'güneşler' ifadesiyle askerler kastedilmiştir. Kendisine benzetilen (güneş) verilip benzeyen (asker) verilmediği için bu dizede teşbih değil, açık istiare sanatı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen dizeleri ve bu dizelerin yanında yer alan edebi sanatları inceleyin.
Dört seçenekteki edebi sanatların dizelerle uyuştuğunu, bir seçenekte ise uyuşmadığını tespit ederiz.
Eşleştirmelerin doğruluğunu denetlemek için her bir dizeyi tek tek analiz etmek gerekir.
2
'Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!' dizesindeki 'güneşler' sözcüğünün hangi anlamda kullanıldığını belirleyin.
Buradaki 'güneş' sözcüğüyle vatan uğruna canını veren 'askerlerin' kastedildiğini belirleriz.
Sözcüğün gerçek anlamı dışında bir benzetme amacıyla kullanılıp kullanılmadığını anlamak için bu adım gereklidir.
3
Benzetmenin ögelerini kontrol ederek sanatı adlandırın.
Kendisine benzetilen (güneş) söylenmiş ancak benzeyen (asker) söylenmemiştir. Sadece tek ögeyle yapılan bu aktarımın 'açık istiare' olduğunu, teşbih olmadığını saptarız.
Teşbih sanatında hem benzeyen hem de kendisine benzetilen ögelerinin bulunması gerekirken istiarede tek bir öge bulunur. Bu ayrım bizi doğru seçeneğe götürür.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Soru 7908Soru

Divan edebiyatı estetiğinde şair, dış dünyayı olduğu gibi yansıtmak yerine zihninde idealleştirdiği soyut kavramlar ve klasik estetik kurallar çerçevesinde aktar��r. Şiirin beslendiği kaynaklar ve biçim özellikleri de bu soyut ve kurgusal evreni şekillendirir.

Buna göre, Divan şiirinin estetik dünyası, kaynakları ve genel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal yaşamı yönlendirmek ve halkı eğitmek amacıyla 'hürriyet', 'vatan' ve 'adalet' gibi temalar klasik mazmunlarla birleştirilerek şiirin merkezine taşınmıştır.

Cevap

Toplumsal yaşamı yönlendirmek ve halkı eğitmek amacıyla 'hürriyet', 'vatan' ve 'adalet' gibi temaların klasik mazmunlarla birleştirilerek şiirin merkezine taşındığını savunan yargı.
Divan edebiyatında sanatçılar toplumu eğitme amacı gütmemiş, 'sanat sanat içindir' anlayışıyla bireysel ve soyut konuları işlemişlerdir. 'Vatan, hürriyet, adalet' gibi kavramlar Tanzimat I. Döneminde edebiyatımıza dahil edilmiştir. Bu yüzden bu seçenekteki bilgi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen bilgilerin Divan edebiyatının kaynakları ve genel özellikleriyle uyuşup uyuşmadığı incelenir.
Tanzimat edebiyatına ait özelliklerin Divan edebiyatı özelliği gibi sunulduğu saptanır.
Divan edebiyatında 'hürriyet, vatan, adalet' gibi temaların ve toplumu eğitme amacının bulunmadığı bilgisiyle çelişki tespit edilir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatının genel özellikleri, kaynakları ve Tanzimat edebiyatı ile olan tematik farkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7909Soru

Divan şiirine ilgi duyarak aruz ölçüsüyle divan tarzı şiirler de yazan âşık edebiyatı temsilcileri, heceyle yazdıkları şiirlerde de özgün bir söyleyiş yakalamışlardır. Bu şairlerden biri, hem aruz hem heceyi ustalıkla kullanmasıyla bilinir. Özellikle memleketi Rus işgaline uğradıktan sonra oraya yaptığı ziyaret sonrasında kaleme aldığı, 'Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş / Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı' dizeleriyle başlayan meşhur ağıtı/koşması ile tanınır. Ayrıca başından geçen olayları mesnevi biçiminde anlattığı *Sergüzeştname* adlı eseri, onun edebî kişiliğinin en önemli parçalarından biridir.

Bu parçada sözü edilen âşık edebiyatı temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bayburtlu Zihni

Cevap

Bayburtlu Zihni
Parçada sözü edilen ve Rus işgali karşısındaki üzüntüsünü dile getiren, Sergüzeştname adlı eserin sahibi olan şair Bayburtlu Zihni'dir. Kendisi hem hece hem de aruz ölçüsünü kullanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ipuçlarını (hem hece hem aruz kullanımı, Sergüzeştname eseri ve Rus işgali temalı şiir) analiz edin.
Bu özellikler 19. yüzyıl şairi Bayburtlu Zihni'ye işaret etmektedir.
Sergüzeştname eseri ve Rus işgali üzerine yazılan ünlü koşma doğrudan Bayburtlu Zihni ile özdeşleşmiştir.
2
Diğer seçenekleri eleyin.
Dadaloğlu aruz kullanmamıştır; Âşık Ömer 17. yüzyıldadır; Seyrani ve Erzurumlu Emrah'ın ise Sergüzeştname adında bir eseri yoktur.
Doğru şairi bulmak için ayırt edici eser ve dönem bilgilerini kullanmak gerekir.

Anahtar Kavram

Bayburtlu Zihni'nin hayatı, edebi kişiliği ve eserleri
Soru 7910Soru

İslam düşüncesinde Hz. Peygamber'in sünnetini anlama ve hayata aktarma noktasında farklı yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Bazı yaklaşımlar sünneti, Peygamber'in yaşadığı dönemin şartları, kıyafetleri ve yeme-içme alışkanlıkları gibi şeklî unsurları aynen tekrar etmek olarak görürken; diğer bir yaklaşım sünneti, bu davranışların arkasında yatan adalet, temizlik, tevazu ve dürüstlük gibi ahlaki ilkeleri kavrayıp bunları güncel hayata taşımak olarak tanımlar. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Hz. Peygamber’in inananlar için "üsve-i hasene" (en güzel örnek) olduğu belirtilirken onun bu ahlaki şahsiyeti ön plana çıkarılır.

Buna göre, Hz. Peygamber'in "üsve-i hasene" oluşu bağlamında gerçek sünnete bağlılık anlayışı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sünnetin şeklî ve dönemsel unsurlarının ötesine geçerek, onun temsil ettiği ahlaki değerleri ve evrensel ilkeleri içselleştirmek

Cevap

Sünnetin şeklî ve dönemsel unsurlarının ötesine geçerek, onun temsil ettiği ahlaki değerleri ve evrensel ilkeleri içselleştirmek
Doğru seçenek olan sünnetin şeklî ve dönemsel unsurlarının ötesine geçerek onun temsil ettiği ahlaki değerleri ve evrensel ilkeleri içselleştirmek ifadesi, parçada belirtilen ikinci yaklaşımla ve üsve-i hasene kavramının ahlaki özüyle doğrudan örtüşmektedir. Üsve-i hasene, Hz. Peygamber'in sadece dış görünüşünü veya dönemsel alışkanlıklarını taklit etmek değil, onun adalet, merhamet ve dürüstlük gibi ahlaki niteliklerini karakter haline getirmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada sunulan iki farklı sünnet yaklaşımını analiz edin.
Birinci yaklaşımın şekilsel ve dönemsel taklide odaklandığı, ikinci yaklaşımın ise davranışların özündeki ahlaki değer ve ilkelere odaklandığı görülür.
Sünnete bağlılığın ve üsve-i hasene kavramının bu iki yaklaşımdan hangisiyle doğrudan örtüştüğünü belirlemek gerekir.
2
Üsve-i hasene kavramının tanımını ve kapsamını değerlendirin.
Üsve-i hasene, Hz. Peygamber'in ahlaki karakterinin, erdemlerinin ve sünnetinin özünün en güzel şekilde örnek alınmasını ifade eder.
Peygamber'in örnekliği sadece şekilsel veya dönemsel uygulamalarla sınırlı kalmayıp, adalet, doğruluk, tevazu gibi evrensel ilkeleri hayatın her alanında uygulamayı gerektirir.
3
Seçenekleri analiz ederek parçadaki ahlaki ve evrensel özü benimseyen doğru ifadeyi belirleyin.
Sünnetin şeklî boyutunun ötesindeki ahlaki değerleri içselleştirmenin doğru yaklaşım olduğu sonucuna ulaşılır.
Sünnetin özünü kavramak ve ahlaki ilkeleri hayata taşımak, üsve-i hasene kavramının asıl hedefini yansıtır.

Anahtar Kavram

Üsve-i Hasene ve Sünnete bağlılığın şekilsel taklidin ötesinde ahlaki bir içselleştirme gerektirmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7911Soru

İslamiyet öncesi Türk yazılı metinleri üzerine çalışan bir araştırmacı, incelediği iki farklı metin hakkında şu notları almıştır:

I. Metin: Yazarının bizzat devlet yönetiminde bulunmuş bir şahsiyet olması nedeniyle kişisel gözlemlere ve anılara yer verilmiş; sadelik ve samimiyet ön planda tutulmuştur. Türk tarihinin ve edebiyatının ilk anı (hatıra) örneği kabul edilir.
II. Metin: Dinî içerikli bir eser olup yerleşik yaşamın getirdiği ahlaki kuralları, canlıları öldürmemenin önemini ve Budizm'in temel ö��retilerini halka anlatmayı amaçlamaktadır. Çinceden yapılan bir çeviridir.

Bu notlara göre, araştırmacının incelediği I ve II numaralı metinler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vezir Tonyukuk Yazıtı - Altun Yaruk

Cevap

Vezir Tonyukuk Yazıtı - Altun Yaruk
Vezir Tonyukuk Yazıtı, yazarının bizzat devlet yönetiminde bulunmuş olması ve hatırat tarzında sade bir dille kaleme alınması yönüyle edebiyatımızdaki ilk anı niteliğindedir. Altun Yaruk ise Budizm'in felsefesini ve ahlak ilkelerini Çinceden çeviri yoluyla Uygur halkına aktarmayı amaçlayan en hacimli eserdir. Bu nedenle belirtilen özellikler sırasıyla Vezir Tonyukuk Yazıtı ve Altun Yaruk seçenekleri ile tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin özelliklerini analiz etme
Devlet y��netiminde bulunmuş bir yazarın kendi anılarını anlatması ve ilk hatırat niteliği taşıması özellikleri, Orhun Abideleri içerisinde yer alan ve vezir tarafından bizzat kaleme alınan Vezir Tonyukuk Yazıtı'na işaret etmektedir. Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ise Yollug Tigin tarafından yazılmıştır.
Yazarların ve eserlerin üslup özelliklerinin ayırt edilmesi gerekir.
2
İkinci metnin özelliklerini analiz etme
Budizm inanışının kurallarını ve canlıları öldürmeme gibi ahlaki ilkeleri barındıran, Çinceden çevrilmiş Uygur eseri Altun Yaruk'tur. Huastuanift Maniheizm ile ilgilidir, Irk Bitig ise bir fal kitabıdır.
Uygur dönemi dinî metinlerinin içeriksel ve inançsal ayrımlarının yapılması gerekir.
3
Tespit edilen eserleri seçeneklerde sırasıyla bulma
Vezir Tonyukuk Yazıtı ve Altun Yaruk seçeneğinin doğru cevap olduğu belirlenir.
Sıralı eşleştirmenin yapılması ve doğru seçeneğin işaretlenmesi için son kontroldür.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Yazılı Dönem Eserleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7912Soru

İslam dininin temel kaynaklarında yer alan bazı önemli kavramlar ve bu kavramların açıklamaları aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hidayet
İhsan
İhlas

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hidayet kavramı Allah'ın doğru yola iletmesi ve kulun bu yolu seçmesiyle (üçüncü açıklama); ihsan kavramı kulun Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmesi bilinciyle (ikinci açıklama); ihlas kavramı ise ibadetlerin samimiyetle sadece Allah rızası için yapılmasıyla (birinci açıklama) eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Hidayet, kulun iradesiyle Allah'ın doğru yol göstermesini benimsemesi açıklamasıyla; İhsan, kulun her an Allah'ın gözetiminde olduğunu bilerek O'nu görüyormuş gibi davranması açıklamasıyla; İhlas ise amellerin sadece Allah rızası için samimiyetle yapılması açıklamasıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların sözlük ve ıstılah anlamlarını analiz etme
Hidayet doğru yola yönelmek, ihsan Allah'ı görüyormuş gibi kulluk etmek, ihlas ise samimiyet ve sadece Allah rızasını gözetmek olarak belirlenir.
Soruda verilen kavramların tanımlarını doğru yapabilmek için temel anlamlarının bilinmesi gerekir.
2
Sol sütundaki Hidayet terimini sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırma
Hidayet teriminin, Allah'ın kulunu doğru yola iletmesi ve kulun bu rehberliği seçmesini anlatan üçüncü tanım ile eşleştiği saptanır.
Hidayet kelimesi köken olarak 'doğru yola iletmek, kılavuzluk etmek' anlamlarına gelir.
3
İhsan ve İhlas terimlerini kalan tanımlarla eşleştirme
İhsan kavramının murakabe (Allah'ın bizi her an görmesi) bilincini ifade eden ikinci tanım ile; İhlas kavramının ise samimiyeti vurgulayan birinci tanım ile eşleştiği görülür.
Cibril hadisinde ihsan 'Allah'a O'nu görüyormuş gibi ibadet etmendir' şeklinde tanımlanmıştır. İhlas ise amellerin şirk ve riyadan arındırılmasıdır.

Anahtar Kavram

Hidayet, İhsan ve İhlas kavramlarının teolojik tanımları ile aralarındaki anlam farklılıklarının kavranması.
Soru 7913Soru

Aşağıdaki beyit, ünlü bir Divan şairinin bir gazelinin makta beytinden alınmıştır:

*Minnet Hudâ’ya devlet-i dünyâ fenâ bulur*
*Bâkî kalır cihânda hemân adımuz bizüm*

Bu beyit ve şairiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 16. yüzyılın önemli isimlerinden olan şair, tasavvufi düşüncelerden ziyade dünyevi a��kı, yaşam zevkini ve rindane edayı ön plana çıkaran şiirleriyle tanınmıştır.

Cevap

16. yüzyılın önemli isimlerinden olan şair, tasavvufi düşüncelerden ziyade dünyevi aşkı, yaşam zevkini ve rindane edayı ön plana çıkaran şiirleriyle tanınmıştır.
Verilen beyit, 16. yüzyıl divan edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri olan Bâkî’ye aittir. Beyitte geçen 'Bâkî' ifadesiyle şair, dünyevi makam ve zenginliklerin geçici olduğunu fakat kendi adının (ve şiirinin) bu dünyada kalıcı olacağını belirterek sanatkâr yönünü öne çıkarır. Bâkî, tasavvufi derinliklerden ziyade İstanbul'un yaşam zevkini, eğlencesini ve beşeri aşkı konu alan 'rindane' tarzıyla bilinir. Bu doğrultuda şairin 16. yüzyılda yaşadığı ve rindane tarzıyla tanındığı bilgisi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki mahlası ve anlam�� analiz etme
İkinci dizede geçen 'Bâkî' kelimesinin hem 'kalıcı, ölümsüz' anlamında hem de şairin mahlası olarak (tevriyeli) kullanıldığı tespit edilir. Beyit, 16. yüzyıl divan şairi Bâkî'ye aittir.
Şairin kimliğini ve dolayısıyla dönemini belirlemek için mahlas tespiti yapılır.
2
Şairin edebi özelliklerini ve yüzyılını seçeneklerle karşılaştırma
Bâkî'nin 16. yüzyılda yaşadığı, mesnevi yazmadığı, tasavvufa şiirlerinde yer vermediği ve tamamen din dışı lirik-rindane konularda şiirler kaleme aldığı bilgileri doğrulanarak doğru seçeneğe ulaşılır.
Diğer 15. ve 16. yüzyıl şairlerinin (Fuzûlî, Şeyhî, Bağdatlı Ruhî) tarzlarıyla oluşturulan çeldiricileri elemek için şairin üslup özelliklerinin kıyaslanması gerekir.

Anahtar Kavram

16. Yüzyıl Divan Şairi Bâkî'nin Edebi Tarzı (Rindane Şiir) ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7914Soru

Divan edebiyatında tek dörtlükten oluşan nazım şekilleri incelenirken rubai ve tuyuğ türleri biçimsel ve içeriksel özellikleri yön��yle karşılaştırılmaktadır.

Buna göre ele alınan bir dörtlüğün, rubai değil de tuyuğ olduğunu belirlemede aşağıdakilerden hangisi tek başına kesin bir ölçüt sayılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aruz ölçüsünün sadece "Fâilâtün Fâilâtün Fâilün" kalıbıyla yazılmış olması

Cevap

Aruz ölçüsünün sadece "Fâilâtün Fâilâtün Fâilün" kalıbıyla yazılmış olması
Aruz ölçüsünün yalnızca 'Fâilâtün Fâilâtün Fâilün' kalıbıyla yazılmış olması, o dörtlüğün kesinlikle bir tuyuğ olduğunu gösterir. Çünkü rubailer bu kalıpla yazılmaz, hezec bahrinin özel kalıplarıyla kaleme alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün biçimsel özelliklerini ve aruz ölçüsünü incelemek.
Rubai ve tuyuğun her ikisi de tek dörtlükten oluşur ve genellikle aaba kafiye düzenine sahiptir.
Bu iki nazım şeklini sadece dize sayısı veya kafiye örgüsüyle ayırt etmek mümkün değildir.
2
Tuyuğ ve rubaiyi ayıran temel teknik ölçütü (aruz kalıbını) değerlendirmek.
Tuyuğ yalnızca 'Fâilâtün Fâilâtün Fâilün' aruz kalıbıyla yazılırken, rubai hezec bahri kalıplarıyla (mef'ûlü ile başlayan 24 farklı kalıpla) yazılır.
Bu kalıp farkı, bir dörtlüğün kesin olarak tuyuğ olduğunu kanıtlayan en belirgin biçimsel özelliktir.

Anahtar Kavram

Tuyuğ ve Rubai Nazım Şekillerinin Ayırt Edici Özellikleri
Soru 7915Soru

Hinduizm'in inanç yapısı, kutsal metinlerinin içeriği ve kast sisteminin hiyerarşik düzeniyle ilgili aşağıda verilen kavramları, bu kavramları en doğru şekilde açıklayan tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Upanişadlar
Kşatriyalar
Mokşa
Şudralar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Upanişadlar kavramı felsefi içerikli kutsal metin açıklamasıyla; Kşatriyalar kavramı yönetici ve asker sınıfıyla; Mokşa kavramı samsara döngüsünden kurtuluş inancıyla; Şudralar kavramı ise üst sınıflara hizmet eden işçi sınıfıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede felsefi metinler olan Upanişadlar Brahman-Atman birliğiyle; koruyucu kast olan Kşatriyalar askerlik ve yöneticilikle; ruhsal kurtuluş hedefi olan Mokşa samsara döngüsünün kırılmasıyla; en alttaki kast olan Şudralar ise hizmetkârlık tanımıyla birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kutsal metinlerle ilgili kavramı analiz etmek.
Upanişadlar'ın, Brahman ve Atman arasındaki ilişkiyi inceleyen derin felsefi metinler olduğu bilinmektedir. Bu durum ilk sağ tanım ile tam olarak örtüşmektedir.
Hindu kutsal metinleri olan Vedalar ve onların felsefi yorumları olan Upanişadlar arasındaki farkı belirlemek için.
2
Kast sistemindeki sınıfların görevlerini ayırt etmek.
Kşatriyalar kastının toplumda güvenlik, yönetim ve askerlikten sorumlu olduğu, Şudralar kastının ise en alttaki hizmetkâr sınıf olduğu tespit edilmiştir. Bu bilgiler sırasıyla üçüncü ve dördüncü sağ tanımlarla eşleşmektedir.
Kast sisteminin hiyerarşik yapısını ve her kastın dini-toplumsal görevlerini doğru analiz etmek için.
3
Kurtuluş ve inanç esaslarına dair kavramı belirlemek.
Mokşa'nın, dünya hayatındaki eylemlerin (karma) sonucu oluşan samsara döngüsünden nihai kurtuluş anlamına geldiği görülmüştür. Bu da ikinci sağ tanımı karşılamaktadır.
Hinduizm'in temel teolojik amaçlarını ve kurtuluş doktrinini kavramak için.

Anahtar Kavram

Hindu kutsal kitapları, kast sınıfları ve kurtuluş (mokşa) öğretisi arasındaki kavramsal ilişkiler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7916Soru

Fıkıh ilminde, dinen yükümlü olan kimselerin (mükellef) yapması, kaçınması veya serbest bırakılması yönüyle dinî bir hükme bağlanan eylemlerine "ef'al-i mükellefin" denir. Bu eylemler, taşıdıkları bağlayıcılık ve talep derecesine göre farklı sınıflara ayrılmıştır.

Bir İslam hukuku dersinde öğretmen, tahtaya şu tanımları yazmıştır:

* Dinen yapılması kesin olarak emredilmemekle birlikte yapılması hoş karşılanan, ibadetlerin eksikliklerini tamamlayan veya Peygamberimiz tarafından sıklıkla yapılan davranışlardır.
* Dinen yapılması veya yapılmaması yönünde herhangi bir emredici veya yasaklayıcı hüküm bulunmayan, kişinin tercihine bırakılmış serbest alan eylemleridir.
* Başlanmış olan geçerli bir ibadetin temel unsurlarından birini veya şartını bozarak o ibadeti geçersiz kılan eylemlerdir.

Buna göre öğretmen, tahtada sırasıyla ef'al-i mükellefinden hangilerinin tanımına yer vermiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sünnet - Mübah - Müfsid

Cevap

Sünnet - Mübah - Müfsid
Doğru seçenekte sırasıyla tahtadaki tanımlara birebir uyan sünnet, mübah ve müfsid terimleri yer almaktadır. Peygamberimizin tavsiye ve uygulamaları sünnete; serbest bırakılan eylemler mübaha; başlanmış ibadeti bozan durumlar ise müfsid kavramına karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tanımın analizi ve kavram eşleştirmesi
Tanımda geçen 'Peygamberimiz tarafından sıklıkla yapılan davranışlar' ve 'ibadetlerin eksikliklerini tamamlayan' ifadelerinin sünnet kavramını gösterdiği belirlenir.
Sünnet, Hz. Peygamber'in farz ve vacip dışında yaptığı, Müslümanlara da yapılmasını tavsiye ettiği davranışları kapsar.
2
İkinci tanımın analizi ve kavram eşleştirmesi
Tanımda geçen 'yapılması veya yapılmaması yönünde herhangi bir emredici veya yasaklayıcı hüküm bulunmayan' ve 'serbest alan' ifadelerinin mübah kavramını gösterdiği belirlenir.
Mübah, mükellefin yapıp yapmamakta tamamen serbest bırakıldığı eylemlerin fıkhi adıdır.
3
Üçüncü tanımın analizi ve kavram eşleştirmesi
Tanımda geçen 'başlanmış olan geçerli bir ibadeti geçersiz kılan eylemler' ifadesinin müfsid kavramını gösterdiği belirlenir.
Müfsid kelime anlamı olarak 'bozan, ihlal eden' demektir ve fıkıhta başlanmış ibadeti iptal eden durumları açıklar.

Anahtar Kavram

Ef'al-i mükellefin kavramlarının tanımları ve kapsamları
Soru 7917Soru

Erken dönem Anadolu sahası Türk şiirinin kurucu isimleri olan şairler ile onların Türk edebiyatı tarihindeki ayırt edici özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhani
Sultan Veled
Şeyyad Hamza
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhani din dışı şiirleri ve Selçuklu Şehnamesi ile; Sultan Veled İbtidânâme ve Rebâbnâme mesnevileriyle; Şeyyad Hamza Yusuf u Züleyha mesnevisiyle; Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve Azeri Türkçesiyle eşleşmektedir.
Eşleştirme sonucunda; Hoca Dehhani din dışı konulardaki öncülüğüyle birinci tanıma, Sultan Veled Mevlevilik kuruculuğu ve mesnevileriyle ikinci tanıma, Şeyyad Hamza Yusuf ve Züleyha mesnevisiyle üçüncü tanıma, Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve Azeri Türkçesiyle dördüncü tanıma tam olarak karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin edebî özelliklerini ve eserlerini belirleme
Hoca Dehhani'nin Selçuklu sarayında din dışı şiirler yazdığı ve Şehname kaleme aldığı bilinir. Sultan Veled, Mevlevilik tarikatını teşkilatlandırmış ve Türkçe manzumeleri barındıran İbtidânâme, Rebâbnâme gibi eserler yazmıştır. Şeyyad Hamza, Yusuf u Züleyha mesnevisini yazarak bu türün Anadolu'daki ilk temsilcisi olmuştur. Kadı Burhaneddin ise Sivas'ta kendi adıyla devlet kurmuş, tuyuğlarıyla ün kazanmıştır.
Her şairin kendine özgü kurucu rolünü ve eserini ayırt etmek için.
2
Eşleştirmeleri gerçekleştirme
Sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki açıklamalar sırasıyla bire bir eşleşmektedir.
Doğru ilişkileri kurarak eşleşmeyi sonlandırmak amacıyla.

Anahtar Kavram

13. ve 14. yüzyıl Anadolu sahası Divan edebiyatı şairleri, eserleri ve edebî kişilikleri.
Soru 7918Soru

XVII. ve XVIII. yüzyıllarda yaşamış divan şairlerinin belirgin sanat anlayışları ile öne çıkan edebi yönleri aşağıda sıralanmıştır. Sol sütunda yer alan şairler, sağ sütundaki kendilerine özgü nitelikler veya eserlerle eşleştirildiğinde doğru eşleşme nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Nâbî
Nedim
Şeyh Galip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki şairler sağ sütundaki açıklamalarla şu şekilde eşleşir: Nef'î, kaside ve fahriyelerdeki gür sesiyle eşleşir; Nâbî, felsefi-ahlaki hikemî tarz ve Hayriyye eseriyle eşleşir; Nedim, Lale Devri şarkıları ve mahallileşme akımıyla eşleşir; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindî ve Hüsn ü Aşk ile eşleşir.
Şairlerin sanat anlayışları ve eserleri doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Nef'î kaside ve fahriyelerdeki gür sesiyle; Nâbî, hikemî tarzı ve Hayriyye mesnevisiyle; Nedim, Lale Devri neşesi ve şarkılarıyla; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindî ve Hüsn ü Aşk mesnevisiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Nef'î'nin edebi yönünü belirlemek.
Nef'î ile sağ sütundaki kasideleri, abartılı övgüleri ve hicivleri içeren açıklama eşleşir.
17. yüzyılın en büyük kaside ustalarından olan Nef'î, özellikle fahriye ve hiciv türlerindeki cesur ve gür sesli şiirleriyle öne çıkar.
2
Nâbî'nin edebi yönünü belirlemek.
Nâbî ile sağ sütundaki hikemî tarzı ve Hayriyye mesnevisini içeren açıklama eşleşir.
17. yüzyılda didaktik şiiri (hikemî tarz) bir ekol haline getiren Nâbî, oğlu Ebülhayr için yazdığı Hayriyye mesnevisiyle bu tarzın en güzel örneğini vermiştir.
3
Nedim'in edebi yönünü belirlemek.
Nedim ile sağ sütundaki Lale Devri'ni ve şarkılarını içeren açıklama eşleşir.
18. yüzyıl şairi Nedim, Lale Devri'nin neşeli havasını, İstanbul hayatını mahallileşme akımı çerçevesinde şarkı nazım şekliyle edebiyata taşımıştır.
4
Şeyh Galip'in edebi yönünü belirlemek.
Şeyh Galip ile sağ sütundaki Sebk-i Hindî akımını ve Hüsn ü Aşk mesnevisini içeren açıklama eşleşir.
18. yüzyılın son büyük divan şairi Şeyh Galip, Sebk-i Hindî akımının temsilcisi olup Hüsn ü Aşk mesnevisiyle tasavvufi ve mecazi aşkı işlemiştir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebî Akımlar
Soru 7919Soru

Hristiyanlıkta Tanrı’nın lütfunu insanlara ulaştıran kutsal işaretler ve ritüeller olarak tanımlanan sakramentler konusunda mezhepler arasında teolojik görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Reform hareketleri sonrasında ortaya ç��kan Protestanlık, Katolik ve Ortodoks mezheplerinin kabul ettiği yedi sakramentten büyük kısmını Kitab-ı Mukaddes'te doğrudan yer almadığı ve Hz. İsa tarafından bizzat kurumsallaştırılmadığı gerekçesiyle sakrament düzeyinde kabul etmemiştir. Protestanlık, yalnızca İncil'de açıkça yer alan ve doğrudan Hz. İsa tarafından uygulandığı veya emredildiği belirtilen ritüelleri sakrament olarak kabul etmektedir.

Buna göre, Katolik ve Ortodoks kiliselerinde kutsal kabul edilen aşağıdaki uygulamalardan hangisi, Protestanlık mezhebinde de sakrament olma özelliğini korumaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evharistiya (Ekmek-Şarap Ayini)

Cevap

Evharistiya (Ekmek-Şarap Ayini)
Evharistiya (Ekmek-Şarap Ayini), Hz. İsa'nın havarileriyle yediği son akşam yemeğinde ekmek ve şarabı kendi bedeni ve kanı olarak takdim etmesi ve bunu kendi anısına tekrarlamalarını buyurması dolayısıyla Protestanlık mezhebinde de kutsal kabul edilen ve uygulanan iki sakramentten biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen teolojik ölçütü analiz etme.
Protestanlığın sadece Kitab-ı Mukaddes'e (İncil) ve Hz. İsa'nın bizzat buyruğuna veya uygulamasına dayanan ritüelleri sakrament olarak kabul ettiği belirlenir.
Sorunun çözümünde mezhebin teolojik sınırlandırmasını doğru kavramak gerekir.
2
Seçeneklerdeki sakramentlerin kökenlerini inceleme.
Vaftiz ve Evharistiya (Son Akşam Yemeği anısı) dışındaki konfirmasyon, ruhbanlık, tövbe ve son yağlama gibi ritüellerin İncil'de Hz. İsa tarafından kurulan birer sakrament olarak açıkça belirtilmediği tespit edilir.
Protestanlığın kabul ettiği iki sakramentten birinin Evharistiya olduğunu belirlemek amacıyla mezheplerin sakrament anlayışları karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

Hristiyanlıkta mezheplerin sakrament (kutsal gizem) anlayışlarındaki farklılıklar
Soru 7920Soru

Bir sosyolojik araştırmada, geleneksel bir köyden büyük bir kente göç eden ailelerin çocuklarının durumu incelenmiştir. Bu çocukların, aile ortamında büyüklerinin aktardığı geleneksel normları ve davranış kalıplarını içselleştirerek büyüdükleri; ancak okul ve arkadaş çevrelerinde kentin modern yaşam tarzıyla doğrudan etkileşime geçerek her iki kültürün unsurlarını bir arada barındıran melez yaşam tarzları geliştirdikleri görülmüştür. Diğer yandan, bazı yaşlı aile üyeleri, genç nesillerin zamanla kendi köklerinden tamamen kopup kent kültürü içerisinde eriyip gideceğinden endişe duymaktadır.

Bu parçada sözü edilen; çocukların aile içinde geleneksel normları içselleştirmesi, kent kültürüyle etkileşime girerek melez tarzlar geliştirmesi ve kendi köklerinden kopup kent kültüründe erime endişesi süreçleri sırasıyla aşağıdaki kültürel kavramlardan hangileriyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültürleme - Kültürleşme - Asimilasyon

Cevap

Kültürleme - Kültürleşme - Asimilasyon sırasıyla doğru kültürel süreçleri temsil etmektedir.
Çocukların kendi ailelerinden kültürel değerleri öğrenmeleri 'kültürleme' sürecidir. Kent kültürüyle etkileşime geçip melez tarzlar geliştirmeleri 'kültürleşme' sürecidir. Kent kültürü içinde eriyip gitme endişesi ise 'asimilasyon' kavramıyla tanımlanır. Bu nedenle sırasıyla kültürleme, kültürleşme ve asimilasyon kavramlarının yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk süreci analiz etme
Çocukların aile ortamında büyüklerinin aktardığı geleneksel normları ve davranış kalıplarını içselleştirerek büyümeleri, bireyin kendi toplumunun kültürel değerlerini edinme süreci olan 'kültürleme' kavramıyla açıklanır.
Kültürleme, bireyin doğumundan itibaren kendi grubunun kültürünü öğrenmesi ve içselleştirmesidir.
2
İkinci süreci analiz etme
Çocukların okul ve arkadaş çevrelerinde kentin modern kültürüyle etkileşime geçerek melez yaşam tarzları geliştirmeleri, farklı kültürlerin karşılıklı etkileşimiyle değişmesi süreci olan 'kültürleşme' kavramıyla açıklanır.
Kültürleşme, farklı kültürlerin birbirleriyle temas ederek karşılıklı etkilenmesi ve değişime uğraması sürecidir.
3
Üçüncü süreci analiz etme
Genç nesillerin kent kültürü içinde eriyip gitme endişesi, bir kültürün egemen kültür içinde yok olması veya kendi özelliklerini kaybetmesi olan 'asimilasyon' kavramıyla açıklanır.
Asimilasyon, zayıf ya da azınlık durumundaki bir kültürün egemen kültür içinde eriyerek kendi kimliğini kaybetmesi durumudur.

Anahtar Kavram

Kültürel Kavramlar ve Süreçler
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 396 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin