Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8001Soru

Hz. Muhammed'in hayatından verilen örnek olaylar ile O'nun sahip olduğu örnek ahlaki erdemleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Taif halkının kendisini taşlamasına ve hakaret etmesine karşılık onlara beddua etmek yerine 'Rabbim, halkımı bağışla, çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.' diyerek esirgeme ve şefkat dilemesi.
Hz. Âişe'nin bildirdiğine göre, iki durumla karşılaşt��ğında günah olmadığı sürece daima dinen uygulanması en zahmetsiz ve pratik olan seçeneği tercih etmesi.
Mescid-i Nebevî'yi ziyarete gelen Necran Hristiyan heyetinin, kendi inançları doğrultusunda mescit içinde ibadet etme talebini olumlu ve anlayışla karşılaması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Taif halkının bağışlanmasını dilemesi 'Merhameti' ile, zahmetsiz olanı seçmesi 'Kolaylaştırıcılığı' ile, Necran Hristiyanlarının ibadetine izin vermesi ise 'Hoşgörüsü' erdemi ile eşleşmektedir.
Taif halkına şefkatle yaklaşılması merhamet; en kolay olanın tercih edilmesi kolaylaştırıcılık; Hristiyan heyetin ibadetine izin verilmesi ise hoşgörü kavramlarıyla tam uyum gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci örnek olayı analiz etmek.
Taif halkının taşlamasına rağmen beddua etmeyip bağışlanmalarını istemesi, doğrudan sevgi ve şefkat duygusunu yansıtır. Bu durum merhamet kavramı ile ilişkilidir.
Kötülüğe karşı affedicilik ve acıma hissi merhametin temel unsurudur.
2
İkinci örnek olayı analiz etmek.
Zor olanın yerine uygulanabilir, zahmetsiz ve hafif olanın tercih edilmesi dindeki pratikliği gösterir. Bu durum kolaylaştırıcılık ilkesi ile ilişkilidir.
Dinin uygulanmasında zorluğu gidermek kolaylaştırıcılığın tanımıdır.
3
Üçüncü örnek olayı analiz etmek.
Farklı dine mensup insanların inançlarına saygı gösterilerek ibadetlerine alan açılması dinî serbestlik ve anlayış durumudur. Bu durum hoşgörü kavramı ile ilişkilidir.
Başkalarının hak ve inançlarına saygı duymak hoşgörü ahlakıdır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in merhamet, kolaylaştırıcılık ve hoşgörü erdemlerinin pratikteki yansımalarını doğru yorumlama.
Soru 8002Soru

Dinî-tasavvufî Türk edebiyatı (tekke edebiyatı) geleneğinde eser vermiş şairler ile onların edebî yönlerini veya eserlerini yansıtan açıklamaların doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Said Emre
Süleyman Çelebi
Aziz Mahmud Hüdayi
Kul Himmet

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Said Emre - 14. yüzyılda Yunus Emre'nin takipçisi olup hece ve aruzla yazan şair; Süleyman Çelebi - Vesiletü'n-Necat adlı mevlid mesnevisinin yazarı; Aziz Mahmud Hüdayi - Celvetiyye tarikatının kurucusu ve ilahi şairi; Kul Himmet - Pir Sultan Abdal'ın müridi olan 16. yüzyıl nefes şairi.
Doğru eşleştirmede Said Emre 14. yüzyılda Yunus Emre'nin izinden giden şair özelliğiyle; Süleyman Çelebi Vesiletü'n-Necat eseriyle; Aziz Mahmud Hüdayi Celvetiyye tarikatı kuruculuğu ve ilahileriyle; Kul Himmet ise 16. yüzyılda Pir Sultan Abdal'ın etkisiyle yazdığı nefesleriyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vesiletü'n-Necat adlı eserin sahibini belirleme
Süleyman Çelebi ile eşleştirilir.
Türk edebiyatında mevlid türünün en önemli eseri olan Vesiletü'n-Necat, Süleyman Çelebi'ye aittir.
2
Celvetiyye tarikatının kurucusunu belirleme
Aziz Mahmud Hüdayi ile eşleştirilir.
Celvetiyye tarikatının kurucusu olan ve ilahileriyle tanınan mutasavvıf Aziz Mahmud Hüdayi'dir.
3
Yunus Emre'nin takipçisi olan şairi belirleme
Said Emre ile eşleştirilir.
14. yüzyılda Yunus Emre'nin tarzında hece ve aruzla şiirler yazan takipçisi Said Emre'dir.
4
Pir Sultan Abdal'ın müridi olan nefes şairini belirleme
Kul Himmet ile eşleştirilir.
16. yüzyılda yaşayan, Pir Sultan Abdal'ın müridi olup lirik nefesler yazan şair Kul Himmet'tir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8003Soru

Fâtıha Suresi’nin 6 ve 7. ayetlerinde mealen; *"Bizi doğru yola (sırat-ı müstakime) ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğramışlarınkine ve sapmışlarınkine değil."* buyrulmaktadır. İslam ahlak alimleri bu ayeti tefsir ederken; sırat-ı müstakimin ahlaki hayattaki karşılığının 'itidal' (denge/orta yol) olduğunu, bu dengeden sapmanın ise 'ifrat' (aşırılık) ve 'tefrit' (yetersizlik/gevşeklik) kavramlarıyla ifade edildiğini belirtmişlerdir.

Bu bağlamda ahlak dersinde hazırlanan aşağıdaki tabloda, ahlaki erdemler ile bunların ifrat ve tefrit durumları eşleştirilmek istenmiştir:

Öğrenciİfrat (Aşırılık)İtidal (Sırat-ı Müstakim)Tefrit (Gevşeklik)
AyşeKorkaklıkŞecaat (Cesaret)Saldırganlık
MehmetSavurganlıkCömertlikCimrilik
FatmaAhmaklıkHikmetKurnazlık
AliİffetHazzın peşinden koşma (Fücur)Duygusuzluk
HüseyinZulümHaksızlığa boyun eğmeAdalet

Buna göre, tablodaki öğrencilerden hangisinin yaptığı eşleştirme, sırat-ı müstakimin öngördüğü denge durumunu ve bu dengeden sapmaları doğru göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet

Cevap

Mehmet'in yaptığı cömertlik erdemi eşleştirmesi doğrudur.
Mehmet'in cömertlik erdemine ilişkin yaptığı eşleştirme tamamen doğrudur. İslam ahlakında cömertlik, malı ve imkanları yerli yerince harcayarak orta yolu (itidal) bulmaktır. Bu davranışta aşırı gidip saçıp savurmak ifrat (savurganlık), malı esirgeyip hiç vermemek ise tefrit (cimrilik) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet ve ahlaki kavramlar arasındaki bağ kurulur.
Sırat-ı müstakimin Fatiha Suresi bağlamında ifrat ve tefritten uzak, dengeli bir orta yol (itidal) olduğu tespit edilir.
Soruda istenen doğru ahlaki denge (itidal) ile aşırı uçların (ifrat ve tefrit) doğru eşleştirilmesini bulmaktır.
2
Öğrencilerin tabloda yaptıkları eşleştirmeler tek tek incelenir.
Mehmet dışındaki tüm öğrencilerin ya kavramların yerlerini karıştırdığı ya da erdemleri yanlış konumlandırdığı görülür.
Her bir seçeneğin ahlak felsefesindeki doğru karşılığını analiz etmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Cömertlik kavramının ifrat ve tefrit uçları değerlendirilir.
Cömertlik (itidal/orta yol), savurganlık (ifrat/aşırı harcama) ve cimrilik (tefrit/hiç harcamama) dengesinin tam ortasında yer alır.
Mehmet'in yaptığı eşleştirmenin tam anlamıyla doğru ve tutarlı olduğunu teyit etmek için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

Sırat-ı Müstakim ve Ahlaki İtidal
Soru 8004Soru

Aşağıda sol sütunda Budizm inancına ait temel kavramlar, sağ sütunda ise bu kavramların a��ıklamaları karışık olarak verilmiştir. Kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dört Yüce Hakikat
Sangha
Tripitaka
Karma

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dört Yüce Hakikat öğretisi birinci açıklama ile, Sangha rahipler topluluğu ikinci açıklama ile, Tripitaka kutsal metinleri üçüncü açıklama ile ve Karma ahlak yasası dördüncü açıklama ile eşleşmelidir.
Budizm'deki temel öğretiler, topluluk yapıları, kutsal metinler ve ahlaki yasalar kendilerine özgü kavramlarla tanımlanmıştır. Dört Yüce Hakikat hayatın ızdırap boyutunu ve kurtuluşu ele alırken, Sangha manastır topluluğunu, Tripitaka üç kısımdan oluşan kutsal yazıları, Karma ise kast sisteminden bağımsız ahlaki etki-tepki yasasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların doktrin, topluluk, kutsal metin ve ahlak yasası olarak sınıflandırılması.
Budizm'in inanç ve pratik alanına dair temel terimler belirlenmiştir.
Soruda yer alan kavramların kapsamını netleştirmek ve doğru kategoriye yerleştirmek için.
2
Terimlerin açıklamalarla tek tek karşılaştırılarak doğru eşleştirmenin yapılması.
Dört Yüce Hakikat öğretisinin acı ve kurtuluş tespitiyle; Sangha'nın rahipler topluluğuyla; Tripitaka'nın 'Üç Sepet' kutsal metinleriyle; Karma'nın ise kast sisteminden bağımsız ahlak yasasıyla eşleştiği saptanmıştır.
Her bir kavramın kendi tanımıyla örtüşen doğru açıklamayı bulması için.

Anahtar Kavram

Budizm'in Temel Kavramları ve Öğretileri
Soru 8005Soru

Aşağıda Divan edebiyatından alınan iki beyitlik bir şiir verilmiştir:

I. Beyit:
*Kalem olsun eli ol kâtib-i bed-tahrîrin*
*Ki fesâd-ı rakamı sûr-ı hattı sûr eyler*

II. Beyit:
*Ruh-ı pâkine mukābil yazarak zülf-i siyeh*
*Nazar-ı ehl-i basarda günü cûr eyler*

Bu şiirin kafiye düzeni, mahlas barındırmaması ve beyit sayısı dikkate alındığında, aşağıdaki nazım şekillerinden hangisiyle yazıldığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıta

Cevap

Kıta
Kıta nazım şekli, genellikle 2-12 beyitten oluşur, mahlas barındırmaz ve kafiye düzeni 'xa, ya (veya ab, cb)' şeklindedir. Verilen şiirin ilk beyiti kendi arasında kafiyeli olmayıp (xa) ikinci beyitinin ikinci dizesiyle uyaklıdır (ya) ve şair mahlası bulunmamaktadır. Bu özellikler sadece kıta nazım şekliyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin kafiye şemasını incelemek
Dizelerin son seslerine bakıldığında birinci dize 'tahrîrin' (x) ve ikinci dize 'eyler' (a) olarak sonlanmaktad��r. İkinci beyitin ilk dizesi 'siyeh' (y) ve son dizesi 'eyler' (a) şeklinde bitmektedir. Kafiye düzeninin xa, ya (veya ab, cb) olduğu görülür.
Kafiye şeması, Divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinin ayırt edilmesinde en temel yapısal veridir.
2
Şiirdeki beyit sayısını ve mahlas durumunu kontrol etmek
Şiir iki beyitten oluşmaktadır ve şairin mahlası geçmemektedir.
Kıta nazım şekli genellikle iki beyitten oluşur ve matla (aa) beyiti ile makta (mahlas) beyiti barındırmaz.
3
Ulaşılan yapısal özellikleri nazım şekilleri kurallarıyla karşılaştırmak
İlk beyiti kendi arasında kafiyeli olmayan, mahlassız ve iki beyitlik bu şiirin kıta nazım şekline ait olduğu doğrulanır.
Seçeneklerdeki diğer nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, müstezat) kafiye ve yapı kuralları bu şema ile uyuşmamaktadır.

Anahtar Kavram

Kıta nazım şeklinin biçimsel ve kafiye özelliklerine göre tespiti
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8006Soru

Servet-i Fünun Dönemi tiyatrosu, eleştirisi ve öğretici metinleri hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanzimat Dönemi yazarlarından biri olan Cenap Şahabettin'in kaleme aldığı Körebe ile Halit Ziya Uşaklıgil'in Kabus adl�� eseri, bu dönemde sahnelenme tekniği en gelişmiş komedi oyunları arasında yer alır.

Cevap

Cenap Şahabettin'in Tanzimat Dönemi sanatçısı olarak belirtildiği ve Kabus adlı dramın komedi olarak sınıflandırıldığı seçenek.
Doğru yanıt olan seçenekte iki önemli bilgi hatası yer almaktadır. İlk olarak Cenap Şahabettin Tanzimat Dönemi değil, Servet-i Fünun Dönemi sanatçısıdır. İkinci olarak Halit Ziya Uşaklıgil'in kaleme aldığı Kabus adlı eser komedi değil, dram türünde yazılmış bir oyundur. Bu iki temel hata nedeniyle bu seçenek yanlıştır ve aranılan doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan Servet-i Fünun Dönemi sanatçı, eser ve dönem eşleştirmelerini kontrol etmek.
Cenap Şahabettin'in gezi yazılarının, Hüseyin Cahit'in eleştiri kitabının ve Ahmet Şuayip'in edebi yöneliminin doğru açıklandığı tespit edilir.
Doğru bilgileri eleyerek yanlış olan seçeneğe ulaşmak.
2
Dönemin siyasi şartlarının tiyatroya etkisini değerlendirmek.
İstibdat sansürünün tiyatroyu gerilettiği ve eserlerin oynanmak yerine okunmak için yazıldığı bilgisinin doğru olduğu teyit edilir.
Tiyatro alanındaki tarihsel arka plan bilgisini doğrulamak.
3
Hatalı bilgi içeren seçeneği ve yanlışlık nedenlerini belirlemek.
Cenap Şahabettin'in Tanzimat Dönemi sanatçısı olarak tanıtıldığı ve Halit Ziya'nın dram türündeki Kabus eserinin komedi olarak adlandırıldığı görülür.
Cenap Şahabettin bir Servet-i Fünun sanatçısıdır; Kabus ise dram türündedir. Bu yanlışlıklar nedeniyle ilgili seçenek doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi tiyatro, eleştiri ve öğretici metin yazar-eser özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8007Soru

Fiziksel çevre (coğrafi koşullar, iklim değişiklikleri vb.), toplumsal değişmeyi başlatan ve zincirleme olarak diğer toplumsal unsurları etkileyen önemli bir dış faktördür.

Buna göre, fiziksel çevre faktörünün toplumsal yapıda yol açtığı değişimin başlangıcından nihai kültürel dönüşüme kadar olan aşamalarını, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Fiziksel çevre koşullarının değişmesi, ekonomik yapının etkilenmesi, demografik hareketliliğin (göç) yaşanması ve son olarak kültürel/kurumsal yapının dönüşmesidir.
Toplumsal değişmede fiziksel çevre faktörü ilk olarak doğa koşullarının değişmesiyle başlar. Bu durum geçim kaynaklarını etkileyerek ekonomik yapıyı sarsar. Ekonomik yetersizlikler kitlesel göç gibi demografik hareketlere yol açar. Son aşamada ise göç edilen yerde farklı kültürlerin etkileşimiyle kültürel ve kurumsal yapı dönüşür. Bu nedenle mantıksal sıralama çevresel değişim, ekonomik sarsıntı, demografik göç ve kültürel dönüşüm şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal değişmeyi tetikleyen ilk dış faktör belirlenir.
Değişimin başlangıç noktası olarak iklimsel koşulların kuraklaşması seçilir.
Toplumsal yapının dışındaki fiziksel çevre koşullarındaki değişim, diğer toplumsal kurumları etkileyen ilk girdidir.
2
Çevresel değişimin doğrudan etkilediği ekonomik boyut tespit edilir.
Kuraklığın tarımsal verimliliği düşürmesi ve geçim kaynaklarını sarsması ikinci sıraya yerleştirilir.
Doğa koşullarındaki değişim doğrudan üretim ve geçim kaynakları üzerinde ekonomik bir etki yaratır.
3
Ekonomik sarsıntının nüfus üzerindeki demografik etkisi değerlendirilir.
Geçim sıkıntısı çeken nüfusun göç etmesi üçüncü sıraya yerleştirilir.
Ekonomik imkanların yetersizleşmesi insanları göç etmeye zorlar ve demografik yapıyı değiştirir.
4
Göçün sonucunda ortaya çıkan kültürel ve kurumsal adaptasyon süreci belirlenir.
Farklı kültürlerin karşılaşmasıyla yeni kurallar ve değerlerin benimsenmesi son sıraya yerleştirilir.
Nüfus hareketliliği sonucunda ortaya çıkan kültürel etkileşim, toplumsal değişimin en son aşamasında kurumsal ve zihniyet düzeyinde yerleşir.

Anahtar Kavram

Toplumsal değişmeyi etkileyen faktörler ve bu faktörlerin birbirleriyle olan nedensel ilişkileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8008Soru

13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ve eserlerinin konu edildiği aşağıdaki yargıların hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 14. yüzyılda dinî-didaktik bir nitelik taşıyan mesnevisi Garibnâme’yi sade bir Türkçe ile yazarak dil bilincini savunan Şeyhî, dönemin en önemli mesnevi şairidir.

Cevap

Garibnâme adlı mesnevi 14. yüzyılda Âşık Paşa tarafından yazılmıştır; 15. yüzyıl şairi olan Şeyhî ile eşleştirilmesi bilgi yanlışıdır.
Garibnâme adlı dinî-didaktik mesnevi, 14. yüzyıl şairi Âşık Paşa'ya aittir. Şeyhî ise 15. yüzyılda yaşamış olup Harname ve Hüsrev ü Şirin adlı eserleriyle tanınır. Bu nedenle Şeyhî ile Garibnâme'nin eşleştirildiği yargı yanlış bir bilgi içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle seçeneklerde verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan şairlerinin yaşadıkları dönemleri kontrol edin.
Hoca Dehhani 13. yüzyılda; Gülşehrî, Kadı Burhaneddin ve Seyyid Nesîmî 14. yüzyılda yaşamıştır. Şeyhî ise 15. yüzyıl şairidir.
Şairlerin kronolojik yüzyıllarını tespit etmek, dönem ve eser uyuşmazlıklarını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerde şairlerin yanlarında belirtilen eser ve edebi özellikleri eşleştirin.
Garibnâme mesnevisinin yazarı Âşık Paşa'dır, Şeyhî değildir. Şeyhî'nin en önemli mesnevisi Harname'dir.
Eser-yazar eşleştirmelerindeki hatayı bularak yanlış bilgi içeren yargıyı tespit etmek hedeflenir.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 8009Soru

Bireysel ve toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar bütünü içinde yer alan ahlak ve değer kavramlarının doğru kavranması, bu kavramların kuramsal sınırlarının iyi çizilmesini gerektirir. Aşağıda verilen ahlak ve değer alanına ait temel kavramlar��, karşılarında yer alan tanımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Değer
Ahlak
Örf
Âdet

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Değer kavramı soyut inanç ve ilkelerle, ahlak kavramı manevi özellikler ve iradeli davranışlarla, örf kavramı gelenekselleşmiş uygulamalarla, âdet kavramı ise dar çerçeveli alışkanlıklarla eşleşmelidir.
Değer soyut inanç ve ilkelerle, ahlak manevi özellikler ve iradeli davranışlarla, örf gelenekselleşmiş uygulamalarla, âdet ise dar çerçeveli alışkanlıklarla eşleştiğinde tüm kavramlar doğru tanımlarına kavuşmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Değer kavramının tanımını belirleme.
Değer kavramının, bir toplumda ortak birliği sağlayan ve arzulanan ilkeler olduğu belirlenerek ikinci tanım ile eşleştirilir.
Değerin soyut niteliği ve toplumsal kabule dayalı yapısı bu eşleştirmeyi zorunlu kılar.
2
Ahlak kavramının tanımını belirleme.
Ahlakın insan huyu, manevi özellikleri ve iradeli eylemleri ile ilişkili olduğu tespit edilerek birinci tanım ile eşleştirilir.
Ahlak kavramı özü itibarıyla bireyin manevi melekeleri ve iradi seçimleriyle doğrudan ilgilidir.
3
Örf ve âdet kavramlarının tanımlarını belirleme.
Yazısız kurallar ve dinen sakıncası olmayan genel uygulamaların örf (üçüncü tanım), dar çerçeveli alışkanlıkların ise âdet (dördüncü tanım) olduğu belirlenerek eşleştirilir.
Örfün toplumsal yaptırım gücü ve dinle uyumu, âdetin ise daha dar kapsamlı ve alışkanlığa dayalı niteliği iki kavramı birbirinden ayırır.

Anahtar Kavram

Ahlak, Değer, Örf ve Âdet kavramlarının tanımları ve aralarındaki farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8010Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan şairlerini, sağ sütunda açıklamaları verilen ve bu şairlerin edebî kimlikleriyle özdeşleşen mesnevi konularıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhî
Fuzûlî
Taşlıcalı Yahya
Zâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhî - Harnâme (tımar olayı ve eşek alegorisi); Fuzûlî - Leylâ vü Mecnûn (beşerî aşktan ilahî aşka geçiş); Taşlıcalı Yahya - Yusuf u Züleyha (kıssaların en güzeli); Zâtî - Şem' ü Pervâne (mum ve pervane aşkı).
Şeyhî'nin Harnâme'si hicivli eşek alegorisiyle; Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'u ilahî aşk felsefesiyle; Taşlıcalı Yahya'nın Yusuf u Züleyha'sı Kuran kıssası uyarlamasıyla; Zâtî'nin Şem' ü Pervâne'si ise mum ve pervane sembolizmiyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Şeyhî'nin mesnevi konusunu ve olay örgüsünü incelemek
Tımar olayı sonrasında yazılan ve toplumsal hiciv içeren Harnâme ile eşleştirilir.
Şeyhî'nin hekimlik yaptığı Tokat/Kütahya civarındaki tımar anlaşmazlığı Harnâme eseriyle doğrudan ilgilidir.
2
Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin felsefesini analiz etmek
Istırap ve platonik aşkın ilahi aşka dönüşmesini işleyen eserle eşleştirilir.
Fuzûlî'nin tasavvufi aşk anlayışı Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin temelini oluşturur.
3
Taşlıcalı Yahya'nın hamse içeriğini ve mesnevisini belirlemek
Yusuf u Züleyha mesnevisinin Kuran kıssasına dayanması bilgisiyle eşleştirilir.
Taşlıcalı Yahya, hamse sahibi olup Yusuf u Züleyha mesnevisini Türkçede özgün bir dille yazmıştır.
4
Zâtî'nin en önemli mesnevisini tespit etmek
Şem' ü Pervâne mesnevisinin şairi Zâtî ile eşleştirilir.
Zâtî, Şem' ü Pervâne mesnevisiyle tanınır ve bu eser mum ile pervanenin tasavvufi aşkını anlatır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairlerinin Mesnevi Temaları ve Konuları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8011Soru

Kutadgu Bilig, Karahanlı dönemi Türk kültür ve inanç d��nyasını yansıtan, hem bireysel hem de toplumsal ahlak ilkelerini ideal bir devlet yönetimi çerçevesinde ele alan çok katmanlı bir eserdir. Eser, gerek biçimsel gerekse içeriksel yönüyle Türk edebiyatında pek çok ilki bünyesinde barındırır.

Buna göre Kutadgu Bilig'in yapısal ve tematik özellikleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yusuf Has Hacib, İslamiyet öncesi sözlü edebiyat geleneğini yaşatmak amacıyla eserdeki tüm dörtlükleri hece ölçüsüyle yazmıştır.

Cevap

Yusuf Has Hacib, İslamiyet öncesi sözlü edebiyat geleneğini yaşatmak amacıyla eserdeki tüm dörtlükleri hece ölçüsüyle yazmıştır ifadesi yanlıştır.
Kutadgu Bilig'deki dörtlüklerin hece ölçüsüyle yazıldığını belirten ifade yanlıştır. Yusuf Has Hacib, eserin tamamını (hem beyitleri hem de dörtlükleri) aruz ölçüsüyle yazmıştır. Bu durum, İslamiyet'in kabulüyle birlikte aruz ölçüsünün Türk edebiyatındaki ilk ve tam uygulamasını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kutadgu Bilig'in nazım birimi ve ölçü özelliklerini incelemek
Kutadgu Bilig, 6645 beyit ve eserin son kısmında yer alan 173 dörtlükten oluşmaktadır.
Eserin biçimsel yapısını çözümleyerek hangi ölçü ve birimlerin kullanıldığını belirlemek gerekir.
2
Dörtlüklerin yazımında kullanılan ölçüyü analiz etmek
Kutadgu Bilig'in tamamı, beyitler ve dörtlükler de dahil olmak üzere, aruz ölçüsünün 'fa'ûlün fa'ûlün fa'ûlün fa'ûl' kalıbıyla yazılmıştır.
Geçiş dönemi eserlerinde dörtlük bulunmasının doğrudan hece ölçüsü anlamına gelmediği, aruzla yazıldığı bilgisini test etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu karşılaştırmak
Dörtlüklerin hece ölçüsüyle yazıldığını iddia eden seçeneğin yanlış olduğu saptanır.
Diğer tüm seçenekler eserin dil, sunulan kişi, alegorik karakterler ve siyasetname türü özelliklerini doğru yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Kutadgu Bilig'in biçimsel ve içeriksel özellikleri ile aruz ölçüsü kullanımı
Soru 8012Soru

İslam düşüncesinde dinin korunması, yaşanması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen tüm faaliyetler belirli kavramsal çerçevelerde ele alınmıştır. Bu bağlamda, bir Müslümanın ilim öğrenerek cehaletle mücadele etmesi, yoksullara yardım ederek toplumsal adaleti güçlendirmeye çalışması ve ahlakını güzelleştirmek adına nefsinin bencil arzularıyla mücadele etmesi gibi bireysel ve toplumsal eylemlerin bütünü ortak bir çatı altında birleşir.

Buna göre, parçada örneklendirilen ve dar anlamıyla sadece silahlı savunmayı değil, geniş anlamıyla Allah rızası doğrultusunda harcanan her türlü samimi emeği ve gayreti tanımlayan temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cihat

Cevap

Parçada örneklendirilen tüm ilmi, ahlaki ve toplumsal çabaları kapsayan geniş anlamlı kavram 'Cihat'tır.
Doğru cevap cihat kavramıdır. Çünkü cihat, kelime olarak çaba sarf etmek, gayret etmek anlamına gelir ve dini terim olarak insanın Allah rızası doğrultusunda gerçekleştirdiği her türlü samimi çabayı kapsar. Parçada geçen cehaletle ilmi mücadele, toplumsal adaleti güçlendirmek için maddi-manevi destek ve ahlaki gelişim adına nefisle mücadele gibi eylemlerin tamamı cihat kavramının kapsamı içerisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel vurguyu belirlemek
Parçada ilim öğrenerek cehaletle mücadele etmek, yoksullara yardım ederek toplumsal adalete katkıda bulunmak ve nefsin kötü arzularını engellemek gibi çeşitli çaba ve gayret alanları sıralanmıştır.
Sorunun bizden hangi kavramın bu geniş çabaları kapsadığını istediğini anlamak için metnin odaklandığı eylem türlerini gruplandırmamız gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramların kapsamını karşılaştırmak
Kıtal kavramının sadece silahlı savaşı; takva, ihsan ve ma'ruf kavramlarının ise ahlaki bilinç ve iyi değerleri nitelediği, cihat kavramının ise Allah yolunda harcanan her türlü aktif çaba ve gayreti kapsadığı tespit edilir.
Cihat kavramının sadece fiziksel savaşla sınırlı olmadığı, nefisle mücadele (cihad-ı ekber) ve ilimle mücadele gibi boyutları da içine alan şemsiye bir kavram olduğunu ortaya koymak için seçeneklerin semantik analizi yapılır.

Anahtar Kavram

Cihat kavramının geniş anlamı ve kapsamı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8013Soru

Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil

Ahmet Haşim'e ait bu dizelerde, 'karanfil' benzeyeni ile 'bir katre alev' benzetileni arasında herhangi bir benzetme edatı ve yönü kullanılmadan edebi sanat yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde bu dizelerdekine benzer şekilde sadece temel unsurlarla (benzeyen ve benzetilen) yapılmış bir benzetme (teşbih-i beliğ) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kömür gözlerinin karasına kurban olduğum yâr
Bir gün gelip de acımaz mısın bu garip hâlime?

Cevap

Kömür gözlerinin karasına kurban olduğum yâr / Bir gün gelip de acımaz mısın bu garip hâlime?
Doğru seçenekte yer alan 'kömür göz' ifadesinde, 'göz' benzeyen, 'kömür' ise benzetilendir. Benzetme edatı ve yönü kullanılmadığı için bu dizelerde teşbih-i beliğ (yalın benzetme) yapılmıştır. Bu durum, öncüldeki 'karanfil' ve 'bir katre alev' arasındaki ilişkiyle tamamen örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki dizelerde yer alan edebi sanatı belirleme
Ahmet Haşim'in dizelerinde 'karanfil' benzeyen, 'bir katre alev' benzetilendir. Benzetme edatı (gibi) veya benzetme yönü bulunmadığı için bu sanat teşbih-i beliğdir.
Soruda istenen edebi sanatın türünü belirlemek.
2
Seçeneklerdeki edebi sanatları inceleme
'Kömür gözlerinin karasına...' dizesindeki 'kömür göz' ifadesinde 'göz' benzeyen, 'kömür' ise benzetilendir. Herhangi bir edat veya yön kullanılmadığı için bu ifade de teşbih-i beliğdir.
Öncüldeki sanatla özdeş olan seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Teşbih-i Beliğ (Yalın Benzetme)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8014Soru

Hz. Aişe, Hz. Muhammed���in kolaylaştırıcılık ve hoşgörü konusundaki tutumunu şu sözlerle nakletmiştir:

*"Allah Resulü, iki durum arasında serbest bırakıldığında, günah olmadığı sürece her zaman en kolay olanı tercih ederdi. Eğer yapılacak iş günahı gerektiriyorsa ondan en uzak duran kimse kendisi olurdu."*

Bu hadisten hareketle Hz. Muhammed'in ahlaki ve toplumsal hayattaki tutumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dinin emirlerini ve günlük işleri uygularken meşruiyet dairesi içinde kolay olanı tercih ettiğine

Cevap

Dinin emirlerini ve günlük işleri uygularken meşruiyet dairesi içinde kolay olanı tercih ettiğine
Dinin emirlerini ve günlük işleri uygularken meşruiyet dairesi içinde kolay olanı tercih ettiğine dair ifade doğrudur. Çünkü hadiste Hz. Muhammed'in iki durum karşısında günah olmadığı sürece en kolayını seçtiği belirtilmiştir. Bu durum kolaylaştırıcılığın meşruiyet sınırları (günah olmama şartı) içerisinde uygulandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hadis metninde geçen anahtar ifadeleri analiz etme.
Hz. Muhammed'in iki seçenek arasından kolay olanı tercih ettiği ve bu tercihin tek sınırının günah olmaması olduğu tespit edilir.
Hadisin verdiği temel mesajı ve sınırları netleştirmek.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri hadiste çizilen sınırlarla karşılaştırma.
Kolaylaştırıcılığın meşru daire (günah olmama şartı) içinde uygulandığını belirten ifadenin hadisle tam uyumlu olduğu, diğer seçeneklerin ise hadisteki günah/haram sınırını göz ardı ettiği anlaşılır.
Hadisteki nitelikli ve sınırlı kolaylaştırıcılık anlayışını doğru tespit etmek.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in kolaylaştırıcılık ve hoşgörü anlayışının helal-haram (meşruiyet) sınırlarıyla çevrili olduğu ilkesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8015Soru

Siddharta Gautama, aydınlanmaya ulaştıktan sonra gerçekleştirdiği ilk vaazında insanın dünyadaki acılardan kurtulması için aşırılıklardan kaçınarak ahlaki ve zihinsel bir disiplini öngören 'Orta Yol'u takip etmesi gerektiğini savunmuştur. Bu doğrultuda Budizm, bireyin dünyevi istek ve arzularının sönmesiyle ulaşılan, doğum-ölüm (samsara) döngüsünün sona erdiği nihai bir özgürleşme hedefler. Bu hedefe ulaşılması, ruhun varlığına dayalı aşkın bir birleşmeden ziyade, her türlü tutku ve cehaletin tamamen ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşen aşkın bir dinginlik durumudur.

Buna göre Budist öğretisinde, bahsedilen bu nihai kurtuluş ve aydınlanma durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nirvana

Cevap

Nirvana
Nirvana kavramı, Budizm'de dünyevi acıların kaynağı olan arzu ve tutkuların yok edilmesiyle ulaşılan en üst aydınlanma basamağını ve doğum-ölüm çarkından (samsara) kurtuluşu ifade eden özgün kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen ipuçlarını analiz etme
Paragrafta Budist öğretiye ait, dünyevi arzuların sönmesi ve samsara döngüsünün sona ermesiyle ulaşılan nihai aydınlanma ve kurtuluş durumu aranmaktadır.
Soruda sorulan kavramın hangi inanç sistemine ait olduğunu ve hangi nitelikleri taşıdığını belirlemek için.
2
Seçeneklerde yer alan Doğu dinleri kavramlarını karşılaştırma
Mokşa, Brahman ve Atman kavramlarının Hinduizm'e ait olduğu; Dharma'nın genel bir öğreti/yasa anlamına geldiği; Nirvana'nın ise doğrudan Budizm'deki bahsi geçen kurtuluş durumunu ifade ettiği tespit edilir.
Hinduizm ve Budizm arasındaki kavramsal farkları ayırt ederek doğru kavramı seçmek için.

Anahtar Kavram

Budizm'de nihai kurtuluş olan Nirvana kavramı ve bunun Hinduizm'deki kurtuluş anlayışından farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8016Soru

Yüklemler mantığında bir önermenin sınırlı bir evrendeki açılımı (özelleşmesi), o evrendeki tüm elemanların değişkenlerin yerine sırasıyla konulmasıyla elde edilir. Bu işlemde tikel niceleyici (\exists) taşıyan önermelerin açılım bileşenleri tikel evetleme (\lor) eklemiyle, tümel niceleyici (\forall) taşıyan önermelerin açılım bileşenleri ise tümel evetleme (\land) eklemiyle birbirine bağlanır.

Buna göre, E={a,b}E = \{a, b\} sınırlı evreninde x(FxGx)\exists x (Fx \rightarrow \sim Gx) önermesinin özellemesi (açılımı) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (FaGa)(FbGb)(Fa \rightarrow \sim Ga) \lor (Fb \rightarrow \sim Gb)

Cevap

(FaGa)(FbGb)(Fa \rightarrow \sim Ga) \lor (Fb \rightarrow \sim Gb) önermesi doğru açılımdır.
Tikel niceleyici (\exists) sınırlı bir evrende açılırken, evrendeki her bir eleman için önermenin aldığı değerlerin tikel evetleme (\lor) eklemiyle bağlanması gerekir. Önermede xx değişkeninin yerine sırasıyla aa ve bb elemanları yerleştirildiğinde (FaGa)(Fa \rightarrow \sim Ga) ve (FbGb)(Fb \rightarrow \sim Gb) bileşenleri elde edilir. Bu iki bileşenin arasına tikel evetleme (\lor) işareti konulmasıyla oluşan (FaGa)(FbGb)(Fa \rightarrow \sim Ga) \lor (Fb \rightarrow \sim Gb) ifadesi doğru açılımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Niceleyicinin türünü ve buna bağlı olarak kullanılacak mantıksal eklemi belirleme.
Önermenin başında tikel niceleyici (\exists) bulunmaktadır. Sınırlı bir evrende tikel niceleyicinin ��zelleme açılımı yapılırken bileşenler arasında tikel evetleme (\lor) eklemi kullanılır.
Tikel niceleyici, evrendeki en az bir eleman için önermenin doğru olduğunu ifade ettiğinden, bu durum mantıksal olarak 'veya' (\lor) bağlacına karşılık gelir.
2
Evrendeki elemanları (aa ve bb) değişkenin (xx) yerine koyarak özelleme önermelerini oluşturma.
xx yerine aa yazıldığında (FaGa)(Fa \rightarrow \sim Ga), xx yerine bb yazıldığında ise (FbGb)(Fb \rightarrow \sim Gb) özelleme önermeleri elde edilir.
Açılımdaki her bir bileşenin, evrenin her bir elemanı için ayrı ayrı yazılması gerekir.
3
Elde edilen özelleme önermelerini belirlenen eklemle birleştirme.
İki bileşen \lor eklemiyle bağlanarak (FaGa)(FbGb)(Fa \rightarrow \sim Ga) \lor (Fb \rightarrow \sim Gb) ifadesi elde edilir.
Evren E={a,b}E = \{a, b\} şeklinde iki elemanlı olduğu için açılım bu iki bileşenin tikel evetlemesinden oluşur.

Anahtar Kavram

Sınırlı Evrende Özelleme Kuralları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8017Soru

Tanzimat Dönemi'nde türsel çeşitlilik kazanan ve Batılı anlatım tekniklerinin aşamalı olarak uygulandığı roman ile hikayeler, Türk edebiyatının modernleşme sürecindeki kilometre taşlarıdır. Buna göre, aşağıda verilen edebi eserlerin ilk yayımlanma yıllarını dikkate alarak kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin ilk basım yıllarına göre kronolojik sıralaması: Hasan Mellah (1874), Cezmi (1880), Küçük Şeyler (1891) ve Zehra (1896) şeklindedir.
Eserlerin ilk yayımlanma yılları eskiden yeniye doğru sırasıyla; Hasan Mellah için 1874, Cezmi için 1880, Küçük Şeyler için 1891 ve Zehra için 1896 şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama bu şekildedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen Tanzimat Dönemi eserlerinin türlerini ve yayımlanma yıllarını belirlemek.
Hasan Mellah (1874 - Roman), Cezmi (1880 - Roman), Küçük Şeyler (1891 - Hikaye) ve Zehra (1896 - Roman) olarak belirlenir.
Sıralamayı kronolojik olarak yapabilmek için her eserin edebiyat tarihindeki basım tarihini tam olarak bilmek gerekir.
2
Belirlenen yayımlanma tarihlerini eskiden yeniye doğru sıralamak.
1874 (Hasan Mellah) < 1880 (Cezmi) < 1891 (Küçük Şeyler) < 1896 (Zehra) şeklinde bir sıralama elde edilir.
Kronolojik sıralama kuralına göre en küçük yıla sahip olan eser en başta yer almalıdır.
3
Elde edilen kronolojik sıraya göre eserlerin kimlik kodlarını (id) doğru sırayla dizmek.
Sıralama sırasıyla Hasan Mellah, Cezmi, Küçük Şeyler ve Zehra şeklinde tamamlanır.
Sorunun bizden istediği doğru sıralama dizilimini elde etmek.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi roman ve hikayelerinin yayımlanma kronolojisi ve edebi kilometre taşları
Soru 8018Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Divan edebiyatı edebî akım ve eğilimlerini, sağ sütunda yer alan ve bu akımların zihniyet ve üslup özelliklerini temsil eden beyitlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallîleşme Akımı
Hikemî Tarz (Nâbî Ekolü)
Türk-i Basit Akımı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı 'Biz nihâl-i hayretiz...' beytiyle, Mahallîleşme Akımı 'Gidelim serv-i revânım...' beytiyle, Hikemî Tarz 'Bağ-ı dehrin hem hazânın...' beytiyle, Türk-i Basit Akımı ise 'Kırmızı yanak üstüne...' beytiyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Sebk-i Hindî soyut ve girift imgeli beyitle, Mahallîleşme Akımı yerel unsurlar ve İstanbul Türkçesi barındıran Nedîm beytiyle, Hikemî Tarz didaktik-bilgece söyleyişe sahip Nâbî beytiyle, Türk-i Basit Akımı ise yabancı tamlama içermeyen yalın Türkçe beyitle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Sebk-i Hindî akımının belirgin özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Biz nihâl-i hayretiz bî-berg ü bârız yârsız / Mevc-i tûfân-ı gamız bî-ihtiyârız yârsız' beytinin Sebk-i Hindî akımıyla eşleştiği saptanır.
Beyit, Hint üslubuna özgü soyut imgeleme, ağır dil ve 'nihâl-i hayret' gibi alışılmamış bağdaştırmalar barındırmaktadır.
2
Mahallîleşme Akımının özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a / Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan' beytinin Mahallîleşme Akımıyla eşleştiği saptanır.
Nedîm'e ait olan beyit, İstanbul'un somut bir mekânı olan Sa'd-âbâd'ı anması, sade ve yerel konuşma dilini kullanması bakımından mahallîleşme eğilimini gösterir.
3
Hikemî Tarzın özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz / Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüşüz' beytinin Hikemî Tarz ile eşleştiği saptanır.
Nâbî'ye ait olan bu beyit, hayata dair bilgece tecrübeleri ve ahlaki-felsefi bir duruşu didaktik bir üslupla ifade etmektedir.
4
Türk-i Basit Akımının özelliklerini taşıyan beyti belirlemek.
'Kırmızı yanak üstüne ol saçları anber / Çözülse sabâ yiliyle her yanı kokar' beytinin Türk-i Basit Akımıyla eşleştiği saptanır.
Beyit, aruz ölçüsüyle yazılmasına rağmen tamamen sade Türkçe kelimelerden oluşması ve yabancı tamlamalardan arındırılmış olmasıyla sade Türkçe eğilimini temsil eder.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Soru 8019Soru

I. 14. yüzyılın sonu ile 15. yüzyılın başlarında yaşamış, asıl adı Alâeddin Gaybî olan şair, Alevi-Bektaşi halk edebiyatı geleneğinin kurucusu kabul edilir.
II. Şiirlerinde hem hece hem de aruz ölçüsünü kullanmış; tasavvufi düşüncelerini aktarırken özellikle mizahi ve iğneleyici bir üsluba sahip şathiyeleriyle öne çıkmıştır.
III. Tasavvufi görüşlerini ve nefs mücadelelerini düzyazı biçiminde dile getirdiği *Budalanâme*, *Mugalatnâme* ve *Vücudnâme* gibi eserleri bulunmaktadır.

Yukarıda bazı özellikleri ve eserleri verilen dinî-tasavvufî halk edebiyatı şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaygusuz Abdal

Cevap

Kaygusuz Abdal
Parçada özellikleri ve Budalanâme, Mugalatnâme gibi önemli eserleri verilen sanatçı Kaygusuz Abdal'dır. Alâeddin Gaybî adıyla da bilinen şair, Alevi-Bektaşi halk edebiyatı geleneğinin kurucusu sayılır ve şathiye türündeki eserleriyle tanınır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki birinci öncülde verilen yüzyıl, asıl ad ve edebi ekol bilgilerini incelemek.
Şairin 14. yüzyılın sonu - 15. yüzyılın başlarında yaşadığı, asıl adının Alâeddin Gaybî olduğu ve Alevi-Bektaşi geleneğinin kurucusu olduğu saptanır.
Bu temel biyografik bilgiler adayın seçenekleri daraltmasını sağlar.
2
İkinci öncüldeki üslup ve ölçü tercihlerini değerlendirmek.
Şairin hem aruz hem hece ölçüsünü kullandığı ve şathiyeleriyle ünlendiği belirlenir.
Kaygusuz Abdal, edebiyatımızda özellikle mizahi ve iğneleyici şathiye türünün en önemli temsilcisidir.
3
Üçüncü öncülde listelenen eserleri kontrol etmek.
Budalanâme, Mugalatnâme ve Vücudnâme eserlerinin yazarı belirlenir.
Bu eserler doğrudan Kaygusuz Abdal'a aittir ve şairin kimliğini kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Temsilcileri ve Eserleri
Soru 8020Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Divan edebiyatı nesir yazarlarını, sağ sütunda verilen kendilerine ait eserlerin açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seydi Ali Reis
Mercimek Ahmet
Evliya Çelebi
Veysi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Seydi Ali Reis, Hindistan dönüşü yolculuğunu anlatan ilk seyahatname örneğiyle; Mercimek Ahmet, Farsçadan çevrilen ahlaki öğüt kitabı Kâbusnâme ile; Evliya Çelebi, çok yönlü coğrafya ve kültür birikimini aktaran Seyahatnâme ile; Veysi ise rüya motifiyle toplumsal eleştiri yapan süslü nesir eseri Hâbnâme ile eşleşmelidir.
Seydi Ali Reis denizcilik maceralarını anlatan Mir'atü'l-Memalik ile, Mercimek Ahmet 15. yüzyıl sade nesri olan Kâbusnâme tercümesiyle, Evliya Çelebi gezi kültürünün dev eseri Seyahatnâme ile, Veysi ise süslü nesrin eleştirel yapıtı Hâbnâme ile doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seydi Ali Reis'in denizcilik kariyeri ve Hindistan'dan dönüş yolculuğunu ele alan eseri belirlemek.
Yazarın Hindistan'dan İstanbul'a dönerken yaşadıklarını aktardığı eser Mir'atü'l-Memalik'tir ve ilk seyahatname örneğidir.
Temsilci ile eser içeriğini doğrudan ilişkilendirmek.
2
15. yüzyılda sade nesir üslubuyla ahlaki öğütlerin yer aldığı tercüme eseri saptamak.
Mercimek Ahmet tarafından çevrilen Kâbusnâme, ahlaki-didaktik nitelikli sade nesrin en önemli örneğidir.
Yüzyıl ve üslup özellikleri üzerinden doğru eseri bulmak.
3
Divan nesrinde orta nesir diliyle yazılmış, geniş bir coğrafyanın kültürünü yansıtan devasa eseri bulmak.
Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'si bu özellikleri taşıyan en meşhur eserdir.
Seyahatnâme'nin coğrafya ve kültür tarihi açısından önemini tespit etmek.
4
Süslü nesirle yazılmış, rüya motifi barındıran eleştirel eseri belirlemek.
Veysi'nin Hâbnâme'si rüya motifiyle toplumsal yozlaşmayı eleştiren süslü nesir örneğidir.
Süslü nesrin önemli bir temsilcisini eseriyle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Divan Nesri ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 401 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin