Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8021Soru

Değerler, kaynağı ve toplumsal kabulü bakımından dinî değerler ile örfi değerler (örf ve âdetler) olarak sınıflandırılabilir. Dinî değerler kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alırken, örfi değerler toplumun tarihsel süreçte ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı alışkanlıklardır. İslam dini, toplumda var olan ve inanç esaslarına aykırı olmayan iyi örf ve âdetleri benimseyip desteklemiştir.

Buna göre, aşağıdaki toplumsal davranışlardan hangisi kaynağı bakımından doğrudan İslam'ın vahiyle belirlenmiş dinî/ahlaki ilkelerine dayanmayıp, toplumun kültürel süreçte ürettiği örf ve âdetlerin (örfi değerlerin) bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düğün merasimlerinde davetlilere yemek ikram edilmesi ve takı töreninin düzenlenmesi

Cevap

Düğün merasimlerinde davetlilere yemek ikram edilmesi ve takı töreninin düzenlenmesi
Düğün merasimlerinde yemek ikram edilmesi ve takı törenleri düzenlenmesi, kaynağını doğrudan dinin inanç ve ahlak ilkelerinden (vahiyden) almayan, ancak dinin yasaklamadığı ve toplumsal kaynaşmaya katkı sağladığı için kabul görmüş örfi bir uygulamadır. Bu yönüyle örfi değerler kapsamında değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen değer ve davranışların kaynakları analiz edilir.
Ticarette dürüstlük, sadaka, adalet ve iffet gibi kavramların doğrudan vahiyle bildirildiği; düğün ikramı ve takı törenlerinin ise kültürel kökenli olduğu tespit edilir.
Dinî değerler ile örfi değerlerin ayrımını netleştirmek amacıyla bu analiz yapılır.
2
Kaynağını vahiyden almayan, kültürel süreçle oluşan seçeneği belirlenir.
Düğünlerde yemek ikramı ve takı töreni yapılması örf ve âdetlere dayalı bir uygulamadır.
Soruda doğrudan dinî ilkelere dayanmayan örfi değer sorulmuştur.

Anahtar Kavram

Ahlak ve Değerlerin Kaynağı (Dinî ve Örfi Değerler Ayırımı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8022Soru

Aşağıda Divan edebiyatı nazım şekillerine ait iki farklı dörtlük verilmiştir:

I. Metin
*Dilberin işi itâb u nâz olur*
*Çeşmi cadû gamzesi gammaz olur*
*Ey gönül sabret tahammül kıl ana*
*Yâra katlanmak ulu şehbâz olur*

II. Metin
*Esrârını dil her dem okur defterden*
*Kendi kendine söyler o sözü ezberden*
*Bîgâne kalır meclis-i irfanda olan*
*Ârif geçinen kimselere bu ferden*

Bu dörtlükler ve temsil ettikleri nazım şekilleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki şiir de aruzun aynı kalıbıyla yazılmış olup aralarındaki fark yalnızca milli kökenlerinden ve ele aldıkları konulardan kaynaklanmaktadır.

Cevap

Her iki şiirin aruzun aynı kalıbıyla yazıldığını öne süren ifade söylenemez. Tuyuğ yalnızca fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılırken, rubai mef'ûlü ile başlayan 24 farklı özel kalıpla yazılır.
Doğru yanıt, her iki şiirin de aynı aruz kalıbıyla yazıldığını savunan ifadedir. Tuyuğ yalnızca fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılırken, rubai mef'ûlü ile başlayan 24 farklı özel kalıpla yazılır. Bu sebeple ölçü yönünden ortaklıkları bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirlerin dış yapı özelliklerini (dize ve dörtlük sayısı, kafiyeleniş biçimi) incelemek.
Her iki metnin de tek dörtlükten oluştuğu ve aaba şeklinde kafiyelendiği saptanır.
Tuyuğ ve rubai şekillerinin dış yapısal benzerliklerini teyit etmek için.
2
I. metnin aruz ölçüsünü hece sayısıyla kontrol etmek ve dil özelliklerine bakarak nazım şeklini saptamak.
Şiirin fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazıldığı ve dilinin halk şiirine yakın, sade olduğu belirlenerek tuyuğ olduğuna karar verilir.
Tuyuğ nazım şeklinin karakteristik ölçü ve dil özelliklerini belirlemek için.
3
II. metnin aruz ölçüsünü incelemek ve kavramsal/felsefi içeriğine bakarak nazım şeklini saptamak.
Şiirin mef'ûlü ile başlayan aruz kalıplarından biriyle yazıldığı ve felsefi bir derinliğe sahip olduğu belirlenerek rubai olduğuna karar verilir.
Rubai nazım şeklinin ölçü ve içerik yapısını analiz etmek için.
4
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendirmek.
Tuyuğ ve rubainin aruz ölçüleri tamamen farklı olduğu için, her iki şiirin de aruzun aynı kalıbıyla yazıldığını belirten ifadenin yanlış olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında tek dörtlükten oluşan nazım şekilleri olan tuyuğ ile rubainin biçimsel, ölçüsel, kökensel ve temsilci yönlerinden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8023Soru

Hz. Muhammed'in hayatındaki karar alma ve uygulama süreçleri incelendiğinde, vahiy dışındaki tüm konularda ortak aklı çalıştırdığı ve alınan kararları büyük bir sarsılmazlıkla hayata geçirdiği görülür. Bu durum İslam'ın yönetim ve ahlak anlayışının temelini oluşturur.

Buna göre, aşağıda verilen ilke ve tarihi örnekler (solda) ile bu durumların temsil ettiği temel kavram ve prensipleri (sağda) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kur'an-ı Kerim'de yer alan ve karar alma aşamasının ardından gelen 'artık Allah’a dayanıp güven' ifadesi
Kur'an-ı Kerim'de toplumsal ve idari işlerde ortak aklın işletilmesini emreden danışma buyruğu
Hendek Savaşı'nda Selmân-ı Fârisî'nin Medine çevresine hendek kazılması yönündeki tavsiyesinin kabul edilmesi
Bedir Savaşı'nda Hubâb b. Münzir'in mevzilenecek yer konusundaki önerisinin Hz. Peygamber taraf��ndan kabul edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Allah'a güvenme ifadesi tevekkülle; danışma buyruğu istişareyle; Selmân-ı Fârisî'nin tavsiyesi evrensel bilgiye açıklıkla; Hubâb b. Münzir'in önerisi ise uzmanlığa saygıyla eşleşmektedir.
Soldaki tarihi ve Kur'ani referanslar sağdaki kavramsal tanımlarla birebir uyuşmaktadır. Karardan sonra Allah'a dayanıp güvenmek tevekkülü; danışma buyruğu doğrudan istişareyi; yabancı bir kültürden gelen askeri taktiğin uygulanması evrensel bilgiye açıklığı; sahabenin tecrübesine dayalı askeri önerinin kabulü ise uzmanlığa saygıyı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Soldaki kavramsal ve tarihi açıklamaları analiz ederek bunların temel İslami ve ahlaki karşılıklarını belirleyiniz.
Allah'a dayanıp güvenmenin tevekkül, danışmanın istişare, yabancı bir kültürden gelen hendek önerisinin evrensellik, askeri tecrübeye dayalı önerinin ise uzmanlık olduğu belirlenir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için soldaki ifadelerin hangi ilkeyi veya kavramı temsil ettiğini netleştirmek gerekir.
2
Belirlenen karşılıkları sağdaki tanımlarla eşleştirerek doğruluğunu kontrol ediniz.
Sol 1 ile Sağ 1 (Tevekkül), Sol 2 ile Sağ 2 (İstişare), Sol 3 ile Sağ 3 (Evrensel Bilgiye Açıklık), Sol 4 ile Sağ 4 (Uzmanlığa Saygı) olarak eşleşir.
Eşleştirmelerin mantıksal tutarlılığını ve kavramsal doğruluğunu kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in istişareye verdiği önem, kararlarında ortak aklı ve uzmanlığı merkeze alması, karar sonrasında ise tevekkül ve kararlılıkla hareket etmesidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8024Soru

Aşağıda verilen beyitleri, biçim ve içerik özelliklerine göre ilgili oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden katı şikeste vü zâr
İlim kesbiyle pâye-i rif'at / Arzû-yı muhâl imiş ancak
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su / Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çâre su
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr... beyti Mesnevi ile; İlim kesbiyle pâye-i rif'at... beyti Kıta ile; Saçma ey göz eşkden... beyti Kaside ile; Beni candan usandırdı... beyti Gazel ile eşleşir.
Verilen beyitlerin kafiye örgüleri ve temaları incelendiğinde; Harnâme'den alınan ve olay anlatan beyit mesneviyle, felsefi konulu ve kafiyesiz beyit kıtayla, naat türündeki beyit kasideyle, aşk konulu lirik beyit ise gazelle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye düzenlerini belirleme
Birinci, üçüncü ve dördüncü beyitler kendi arasında kafiyelidir (aaaa kafiye düzeni). İkinci beyit ise kendi arasında kafiyeli değildir (abab veya xaxa kafiye düzeni).
Nazım şekillerini ayırt etmede kafiye şeması en önemli biçimsel kriterlerden biridir.
2
Kendi arasında kafiyeli olmayan beyti inceleme
İkinci beyit kendi arasında kafiyeli olmadığı (xaxa) ve felsefi-didaktik bir konuyu işlediği için doğrudan 'Kıta' nazım şekliyle eşleşir.
Kıtanın ilk beyti matla özelliği göstermez, yani kendi arasında kafiyeli değildir.
3
Kendi arasında kafiyeli (aaaa) olan beyitlerin içerik ve üslup özelliklerini analiz etme
Birinci beyitte bir hayvan (eşek) üzerinden alegorik bir olay anlatımı (mesnevi); üçüncü beyitte dinî bir büyüğe hitap eden övgü/su redifli naat (kaside); dördüncü beyitte ise aşk acısı ve sevgilinin vefasızlığı gibi lirik duygular (gazel) işlenmiştir.
Aynı kafiye düzenine (aaaa) sahip olan mesnevi, kaside ve gazel türleri, işledikleri konular ve anlatım tarzları sayesinde birbirinden ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye düzeni ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8025Soru

Fecr-i Âti topluluğunun oluşum süreci ve şiir anlayışını yansıtan kavramlar ile bu kavramlara ait açıklamalar eşleştirildiğinde doğru eşleşme nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebi Beyanname
"Sanat Şahsi ve Muhteremdir" İlkesi
Şiirde Estetik Anlayış

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Edebi Beyanname ile Türk edebiyatı tarihinde bir topluluğun görüşlerini ilk kez yazılı olarak duyurması; 'Sanat Şahsi ve Muhteremdir' ilkesi ile sanatın kişisel ve saygıdeğer olduğunu savunan görüş; Şiirde Estetik Anlayış ile sembolizm ve empresyonizm etkisindeki kapalı ve müzikal anlatım doğru eşleşmedir.
Fecr-i Âti topluluğunun oluşumu, beyanname yayımlama özelliği ve temel sanat anlayışını yansıtan kavramlar doğru şekilde eşleştirilmiştir. Beyanname yayımlamak topluluğun kendisini kamuoyuna duyurma yoludur; 'Sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi sanatın kişiselliğini savunur; sembolizm ve empresyonizm etkisindeki şiir anlayışı ise kapalı ve müzikal bir anlatımı temel alır.

Adım Adım Çözüm

1
Fecr-i Âti'nin Türk edebiyatındaki en belirgin tarihi rolünü belirlemek.
Edebi Beyanname kavramı, topluluğun görüşlerini ilk kez yazılı olarak duyurması açıklamasıyla eşleşir.
Fecr-i Âti, Türk edebiyatında bildiri yayımlayarak ortaya çıkan ilk edebi topluluktur.
2
Topluluğun temel felsefesi olan sloganlaşmış ilkeyi belirlemek.
'Sanat Şahsi ve Muhteremdir' kavramı, sanatın kişisel ve saygıdeğer olduğunu savunan açıklamayla eşleşir.
Bu ilke, Fecr-i Âti'nin sanata bakış açısını özetleyen temel düsturdur.
3
Topluluğun şiir anlayışını ve edebi akımlardan nasıl etkilendiğini analiz etmek.
Şiirde Estetik Anlayış kavramı, sembolizm ve empresyonizm etkisiyle şekillenen kapalı ve müzikal anlatım açıklamasıyla eşleşir.
Fecr-i Âti şairleri şiirde musikiyi ve hislerin serbestçe ifadesini ön planda tutmuşlardır.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Edebiyatı'nın Oluşumu ve Şiir Anlayışı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8026Soru

Bir teknoloji felsefesi sempozyumunda dile getirilen "Hiçbir yapay zekâ öz farkındalığa sahip değildir." önermesinin yanlış olduğu kabul edilmektedir. Buna göre, klasik mantıktaki karşı olum karesine dayanarak bu önermenin çelişiği, üst karşıtı ve altığı olan önermelerin doğruluk değerleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğru - Belirsiz - Belirsiz

Cevap

Doğru - Belirsiz - Belirsiz
Doğru - Belirsiz - Belirsiz doğruluk değerlerini sırasıyla içeren seçenek doğrudur. Çünkü klasik mantıkta karşı olum karesi (Aristoteles karesi) kuralları uyarınca; yanlışlığı kabul edilen bir tümel olumsuz (E) önermenin çelişiği olan tikel olumlu (I) önerme kesinlikle doğru olur. İki üst karşıt önerme (tümel olumlu ve tümel olumsuz) aynı anda yanlış olabileceğinden, tümel olumsuz önerme yanlışken üst karşıtı olan tümel olumlu (A) önerme belirsizdir. Benzer şekilde, tümel bir önerme yanlış olduğunda altığı olan tikel önermenin doğruluk değeri de belirsiz kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen önermenin nicelik ve nitelik yönünden türünü belirleme.
"Hiçbir yapay zekâ öz farkındalığa sahip değildir." önermesi tümel olumsuz (E) bir önermedir ve doğruluk değeri "Yanlış" olarak verilmiştir.
Karşı olum karesindeki kuralları uygulayabilmek için öncelikle başlangıç önermesinin formunu (A, E, I, O) tespit etmek gerekir.
2
Tümel olumsuz (E) önermenin çelişiğini belirleme ve doğruluk değerini türetme.
E önermesinin çelişiği tikel olumlu (I) önermedir ("Bazı yapay zekâlar öz farkındalığa sahiptir"). Çelişiklik kuralına göre, önermelerden biri yanlışsa diğeri kesinlikle "Doğru" olur.
Çelişik önermeler aynı anda ne doğru ne de yanlış olabilirler; doğruluk değerleri birbirinin tamamen zıttıdır.
3
Tümel olumsuz (E) önermenin üst karşıtını belirleme ve doğruluk değerini türetme.
E önermesinin üst karşıtı tümel olumlu (A) önermedir ("Her yapay zekâ öz farkındalığa sahiptir"). Karşıtlık kuralına göre, iki tümel karşıt önerme aynı anda doğru olamaz fakat aynı anda yanlış olabilir. Bu nedenle E yanlış olduğunda A'nın değeri "Belirsiz" olur.
Karşıt önermelerin ikisi birden yanlış olabildiği için, birinin yanlış olması diğerinin kesin değerini vermez.
4
Tümel olumsuz (E) önermenin altığını belirleme ve doğruluk değerini türetme.
E önermesinin altığı tikel olumsuz (O) önermedir ("Bazı yapay zekâlar öz farkındalığa sahip değildir"). Altıklık kuralına göre, tümel bir önerme yanlış olduğunda onun altığı olan tikel önermenin doğruluk değeri "Belirsiz" olur.
Tümelin yanlışlığı tikelin de kesinlikle yanlış ya da doğru olmasını gerektirmez, tikel önerme doğru da yanlış da olabilir.

Anahtar Kavram

Karşı olum karesinde çelişiklik, karşıtlık ve altıklık ilişkilerine göre doğruluk değeri geçişleri.
Soru 8027Soru

Kutadgu Bilig eseri, Yusuf Has Hacib tarafından alegorik bir yapıda kaleme alınmıştır. Eserdeki toplumsal ve felsefi düşünceler dört temel şahsiyet ve onların temsil ettiği kavramlar üzerinden aktarılmaktadır. Aşağıda verilen alegorik karakterleri, eserde temsil ettikleri kavramlar ve işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kün Togdı
Ay Togdı
Ögdülmiş
Odgurmış

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kün Togdı - Temsil ettiği 'adalet' (könilik) esasıyla devletin ve toplumsal düzenin temel direği olan hükümdardır; Ay Togdı - Temsil ettiği 'kut' (devlet, saadet) kavramıyla dünyevi mutluluğun ve ikbalin geçiciliğini simgeleyen vezirdir; Ögdülmiş - Temsil ettiği 'akıl' (ukuş) ve bilgiyle hükümdara devlet işlerinde rehberlik eden vezirin oğludur; Odgurmış - Temsil ettiği 'akıbet' (yaşamın sonu) ve kanaat değeriyle dünyadan uzaklaşıp ahirete yönelen zahiddir.
Kutadgu Bilig'deki dört ana alegorik şahsiyetin temsil ettiği değerler ve işlevleri sırasıyla şöyledir: Kün Togdı adaleti, Ay Togdı devleti/saadeti, Ögdülmiş aklı, Odgurmış ise hayatın sonunu ve kanaati simgeler. Eşleştirme bu bilgilere dayanarak hatasız şekilde yapılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci karakter olan Kün Togdı'nın anlamını tespit etme
Kün Togdı, adaleti (könilik) temsil eder ve hükümdardır.
Eserde adalet kavramı hükümdarlık makamıyla özdeşleştirilmiştir.
2
İkinci karakter olan Ay Togdı'nın anlamını tespit etme
Ay Togdı, devleti ve saadeti (kut) temsil eder ve vezirdir.
Vezir Ay Togdı, dünyevi saadet ve ikbalin simgesidir.
3
Üçüncü karakter olan Ögdülmiş'in anlamını tespit etme
Ögdülmiş, aklı (ukuş) temsil eder ve vezirin oğludur.
Eserde devlet idaresinde aklın önemi Ögdülmiş üzerinden açıklanır.
4
Dördüncü karakter olan Odgurmış'ın anlamını tespit etme
Odgurmış, akıbeti (yaşamın sonunu) ve kanaatkarlığı temsil eder.
Odgurmış, dünyadan uzaklaşarak ahiret için yaşayan zahid karakterdir.

Anahtar Kavram

Kutadgu Bilig'deki Dört Alegorik Şahsiyet ve Temsil Ettikleri Kavramlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8028Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda verilen ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Gökyüzünde İsa ile, Tur dağında Musa ile / Elindeki asa ile, çağırayım Mevlam seni"
"Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz"
"Rüzgâr uyumuş, ay dalıyor, her taraf ıssız"
"Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Birinci dize Telmih, ikinci dize Tezat, üçüncü dize Teşhis ve dördüncü dize Hüsnütalil sanatıyla eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki kelimeler ile edebi sanatlar arasındaki ilişki birebir ve nettir. İlk dizede tarihsel/dinsel şahsiyetler telmih edilmiş, ikinci dizede ağlama ve gülüşme karşıtlığıyla tezat kurulmuş, üçüncü dizede rüzgâr ve aya insan özellikleri verilerek teşhis yapılmış, dördüncü dizede ise ağaçların yeşermesi güzel bir sebebe bağlanarak hüsnütalil sanatı sergilenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gökyüzünde İsa ile başlayan dizenin incelenmesi
İsa ve Musa peygamberlerin mucizelerine atıf yapıldığı belirlenmiştir.
Herkesçe bilinen dinsel/tarihsel olayların hatırlatılması telmih sanatıdır.
2
Ağlarım hatıra geldikçe başlayan dizenin incelenmesi
Ağlamak ve gülüşmek zıt anlamlı kelimelerinin bir arada kullanıldığı saptanmıştır.
Zıt durumların veya kavramların şiirde kullanılması tezat sanatıdır.
3
Rüzgâr uyumuş başlayan dizenin incelenmesi
Rüzgâra uyuma, aya dalma gibi insani niteliklerin yüklendiği görülmüştür.
İnsan dışındaki varlıklara insani vasıflar verilmesi teşhis (kişileştirme) sanatıdır.
4
Güzel şeyler düşünelim diye başlayan dizenin incelenmesi
Ağaçların yeşermesinin insanların güzel düşünmesine bağlandığı fark edilmiştir.
Doğal bir olayın şairane ve güzel bir nedene dayandırılması hüsnütalil sanatıdır.

Anahtar Kavram

Dizelerdeki edebi sanatları, tanımları ve metin içi ipuçları yardımıyla doğru tespit edebilme.
Soru 8029Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda karışık olarak verilen belirgin edebi özellik ve açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhani
Kadı Burhaneddin
Gülşehrî
Seyyid Nesîmî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirmeler şu şekildedir: Hoca Dehhani - Din dışı konularda yazdığı şiirlerle Divan edebiyatının Anadolu sahasındaki ilk temsilcisi kabul edilen şair; Kadı Burhaneddin - Hem hükümdar hem şair olan, özellikle tuyuğ türündeki şiirleriyle tanınan sanatçı; Gülşehrî - Feridüddin Attar'ın Mantıku't-Tayr eserini Türkçe yazarak kuşların dili üzerinden tasavvufi yolculuğu anlatan şair; Seyyid Nesîmî - Hurufilik felsefesini lirik ve coşkulu bir dille savunan Azeri Türkçesi temsilcisi şair.
Şairlerin edebi şahsiyetleri ve Türk edebiyatındaki rolleri incelendiğinde; din dışı konularla Anadolu sahası divan şiirini başlatan Hoca Dehhani, hükümdarlık yapan ve tuyuğlarıyla bilinen Kadı Burhaneddin, Attar'dan çevirdiği Mantıku't-Tayr (kuşların dili) ile bilinen Gülşehrî ve Hurufilik inancıyla coşkulu lirik şiirler yazan Nesîmî doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki şairlerin edebi yönlerini ve temel eserlerini gözden geçirme.
Hoca Dehhani din dışı şiir ve Selçuklu Şehnamesi; Kadı Burhaneddin beylik yönetimi ve tuyuğ nazım şekli; Gülşehrî Mantıku't-Tayr eseri ve Türkçe hassasiyeti; Seyyid Nesîmî ise Hurufilik felsefesi ve lirik divanı ile öne çıkmaktadır.
Şairlerin belirgin özelliklerini hatırlamak doğru eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Şairlerin özelliklerini sağ sütundaki açıklama ve tanımlarla bire bir karşılaştırma.
Hoca Dehhani din dışı nitelikleriyle birinci açıklamayla; Kadı Burhaneddin tuyuğ ve hükümdar-şair kimliğiyle ikinci açıklamayla; Gülşehrî Attar'ın kuş tasviri içeren mesnevisiyle üçüncü açıklamayla; Seyyid Nesîmî ise Hurufilik inancı uğruna hayatını kaybetmesiyle dördüncü açıklamayla örtüşür.
Her şairin kendine has en belirgin ipucunu (şehname, tuyuğ, kuşların dili, Hurufilik) bularak eşleştirmeyi tamamlarız.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri
Soru 8030Soru

Bir ülkede meydana gelen büyük bir doğal afet sonrasında, toplumun farklı kesimlerinden bireyler ve sivil toplum kuruluşları hızla organize olarak yardımlaşma ağları kurmuştur. Afetzedelerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasında devlet kurumları ile gönüllü kuruluşlar eş güdümlü çalışmış, farklı sınıfsal ve kültürel gruplar arasındaki ortak değerler ile dayanışma duygusu pekişmiştir. Bu ortak hareket etme ve uyum sağlama becerisi, afetin yarattığı yıkıcı etkilere rağmen toplumsal düzenin ve istikrarın korunmasını sağlamıştır.

Bu parçada anlatılan durum, toplumsal yapının sürekliliğini ve istikrarını sağlayan aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal bütünleşme

Cevap

Toplumsal bütünleşme
Doğal afet gibi olağanüstü durumlarda, toplumu oluşturan kurumların (devlet, sivil toplum örgütleri) ve farklı toplumsal kesimlerin ortak değerler etrafında birleşerek eş güdüm içinde çalışması, toplumsal yapının sürekliliğini ve istikrarını korur. Bu durum, toplumsal yapıyı oluşturan ögelerin uyumlu bir bütün oluşturacak şekilde bütünleşmesini ifade eden toplumsal bütünleşme kavramıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel olguyu ve ilişkileri belirleme
Doğal afet sonrası devlet, sivil toplum ve farklı grupların ortak bir amaçla eş güdümlü çalıştığı ve toplumsal düzenin korunduğu görülmektedir.
Soruyu çözmek için öncelikle verilen senaryodaki sosyolojik ilişki ağını tespit etmek gerekir.
2
Belirlenen olguyu sosyolojik kavramlarla eşleştirme
Toplumu oluşturan farklı parçaların uyum içinde bir araya gelmesi ve istikrarı koruması, toplumsal bütünleşme kavramı ile örtüşmektedir.
Sosyolojide parçaların uyumlu bir bütün oluşturma sürecini tanımlayan kavramı bulmak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek çeldiricileri eleme
Hareketlilik, kültürleşme, rol ve aile kavramlarının paragraftaki durumla doğrudan ilgili olmadığı görülerek doğru kavrama ulaşılır.
Hatalı kavramların elenmesiyle doğru cevabın sağlaması yapılır.

Anahtar Kavram

Toplumsal bütünleşme ve işlevleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8031Soru

Aşağ��da âşık edebiyatı geleneğine ait iki farklı dörtlük verilmiştir:

I. Dörtlük
*Ela gözlü nazlı yâri*
*Göresim geldi neyleyim*
*Siyah zülfün tel tel edip*
*Öresim geldi neyleyim*

II. Dörtlük
*Kalktı göç eyledi Avşar elleri*
*Ağır ağır giden eller bizimdir*
*Arap atlar yakın eder ırağı*
*Yüce dağdan aşan yollar bizimdir*

Bu dörtlüklerin karşılaştırılmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. dörtlük naz��m türü yönünden güzelleme iken II. dörtlük nazım biçimi yönünden koçaklama olarak adlandırılır.

Cevap

Birinci dörtlüğün nazım türünün güzelleme, ikinci dörtlüğün nazım biçiminin ise koçaklama olduğunu iddia eden yargı yanlıştır. Çünkü koçaklama bir nazım biçimi (şekli) değil, koşma nazım biçiminin yiğitlik, savaş ve kahramanlık konularını işleyen bir nazım türüdür (türüdür). İkinci dörtlüğün nazım biçimi 'koşma', nazım türü ise 'koçaklama'dır.
Dörtlüklerin karşılaştırılmasında sunulan yargılardan birinde ikinci dörtlüğün nazım biçiminin koçaklama olduğu belirtilmiştir. Ancak koçaklama bir nazım biçimi değil, koşma nazım biçiminin yiğitlik konularını ele alan bir nazım türüdür. İkinci dörtlüğün nazım biçimi 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı için koşmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini saymak
I. dörtlük 8'li hece ölçüsüyle, II. dörtlük ise 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Âşık edebiyatında hece sayısı, nazım biçimlerini (semai ve koşma) ayırt etmek için en temel ölçüttür.
2
Dörtlüklerin temalarını ve işledikleri konuları incelemek
I. dörtlük lirik bir aşk konusunu (güzelleme), II. dörtlük ise kahramanlık ve göç temasını (koçaklama) işlemektedir.
Tematik içerik, şiirlerin nazım türlerini belirlememizi sağlar.
3
Nazım biçimi ve nazım türü kavramsal ayrımını kontrol etmek
Koşma ve semai birer 'nazım biçimi'; güzelleme ve koçaklama ise koşmanın konularına göre ayrılan 'nazım türleri'dir. Bu doğrultuda ikinci dörtlüğün nazım biçiminin koçaklama olduğunu savunan ifadenin yanlış olduğu belirlenir.
ÖSYM'nin sıklıkla sorduğu biçim ve tür kavram kargaşasını çözerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Nazım Biçimi ve Nazım Türü Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8032Soru

Budizm öğretilerine ait aşağıdaki temel kavramları, bu kavramların açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anatta
Nirvana
Sanga
Dharma

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anatta kavramı evrende ebedi bir benlik olmadığını savunan ilkeyle, Nirvana kavramı ihtirasların sönmesiyle ulaşılan nihai aydınlanma haliyle, Sanga kavramı rahiplerden oluşan kutsal toplulukla, Dharma kavramı ise evrensel yasaları ve ahlaki doktrini gösteren öğretiyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede: Anatta değişmez bir ruh olmadığını savunan ilkeyle, Nirvana dünyevi arzuların sönmesiyle ulaşılan en üst düzey aydınlanmayla, Sanga rahipler topluluğuyla, Dharma ise evrensel kurtuluş doktriniyle ilişkilendirilir. Bu eşleşme Budizm'in inanç yapısını tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Budizm'in ruh anlayışını simgeleyen kavramı tespit etme.
Anatta kavramı, Hinduizm'deki 'Atman' (ruh) kavramının aksine kalıcı bir benliğin olmadığını savunur. Bu durum üçüncü açıklamayla eşleşir.
Budizm'in en ayırt edici ontolojik öğretilerinden biri olan ruhsuzluk (anatta) ilkesini doğrulamak.
2
Nihai kurtuluş durumunu tanımlayan kavramı belirleme.
Nirvana, samsara döngüsünden kurtulup tüm dünyevi isteklerin sönmesi halidir. Bu durum ikinci açıklamayla eşleşir.
Budist kurtuluş (kurtuluşa erme/aydınlanma) anlayışının merkezini oluşturan kavramı doğru yerleştirmek.
3
Budist topluluğu ve inanç esaslarını koruyan yapıyı bulma.
Sanga, rahipler cemaatidir ve dördüncü açıklamayla eşleşir.
Budizm'in kurumsal ve toplumsal boyutunu simgeleyen yapıyı belirlemek.
4
Buddha'nın öğretilerinin ve evrensel kozmik yasanın adını bulma.
Dharma, Buddha'nın öğrettiği doktrin ve hakikatlerdir. Bu durum birinci açıklamayla eşleşir.
Öğretinin teorik ve pratik kurallar bütününü ifade eden kavramı eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Budizm'in Temel Öğretileri ve Kavramları (Anatta, Nirvana, Sanga, Dharma)
Soru 8033Soru

Yüklemler mantığında çözümleyici çizelge (semantik tablo) yöntemiyle denetleme ve özelleme yapılırken uyulması gereken belirli kurallar ve bu kuralların doğurduğu sonuçlar bulunmaktadır.

Buna göre, sol sütunda verilen çözümleyici çizelge durum veya işlemlerini, sağ sütunda verilen doğru kural ya da sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

xFx\exists x Fx önermesinin çözümleyici çizelgede özellenmesi
xFx\forall x Fx önermesinin çözümleyici çizelgede özellenmesi
Aynı yol üzerinde hem xFx\forall x Fx hem de xGx\exists x Gx bulunması durumunda işlem sırası
Bir çözümleyici çizelge yolunda hem FaFa hem de Fa\sim Fa önermelerinin bulunması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda: tikel özelleme yeni bir adlama harfi gerektirir; tümel özelleme herhangi bir adlama harfiyle yapılabilir; işlem sırasında öncelik tikel özellemededir; aynı yolda bir önerme ile değilinin bulunması ise yolun kapanmasına (tutarsızlığa) neden olur.
Tikel özelleme (\exists) her zaman yolda bulunmayan yepyeni bir adlama sembolü gerektirirken; tümel özelleme (\forall) her tür adlama sembolü ile yapılabilir. Çözümleme önceliği her zaman tikel özellemeye aittir. Yol üzerinde çelişik iki önermenin (FaFa ve Fa\sim Fa) birlikte bulunması ise yolun kapanmasına ve o yolun tutarsız sayılmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tikel ve tümel niceleyicilerin özelleme kuralları belirlenir.
Tikel özelleme yeni adlama harfi gerektirirken, tümel özelleme mevcut veya yeni herhangi bir adlama harfiyle yapılabilir.
Kuralların doğru adlama harfi seçimini sağlaması hedeflenir.
2
Niceleyicilerin işlem sırası kuralı analiz edilir.
Tikel özelleme (\exists), tümel özellemeden (\forall) önce yapılmalıdır.
Tümel önermenin tikel önerme için getirilen yeni adlama harfine uygulanabilmesi için bu öncelik şarttır.
3
Yolun kapanma şartı değerlendirilir.
Bir yolda hem FaFa hem de Fa\sim Fa bulunuyorsa o yol kapatılır.
Aynı yolda çelişik önermelerin bulunması mantıksal tutarsızlığı gösterir.

Anahtar Kavram

Yüklemler mantığında semantik tablo kuralları ve özelleme öncelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8034Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Tekke (dinî-tasavvufî) edebiyatı temsilcilerini, sağ sütunda verilen belirgin eser ve edebî özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hacı Bektaş-ı Veli
Yunus Emre
Kaygusuz Abdal
Eşrefoğlu Rûmî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hacı Bektaş-ı Veli - Makâlât eseri ve Dört Kapı Kırk Makam ilkesi ile; Yunus Emre - Risâletü'n-Nushiyye adlı mesnevisi ile; Kaygusuz Abdal - şathiyeleri, Budalanâme ve Mugalatnâme eserleri ile; Eşrefoğlu Rûmî - Müzekki'n-Nüfûs eseri ile eşleşmelidir.
Hacı Bektaş-ı Veli tasavvuf prensiplerini anlattığı Makâlât eseriyle, Yunus Emre insan sevgisi temalı lirik şiirlerinin yanında yazdığı Risâletü'n-Nushiyye didaktik mesnevisiyle, Kaygusuz Abdal hicivsel şathiyeleri ve Budalanâme eseriyle, Eşrefoğlu Rûmî ise nefs terbiyesini ele alan Müzekki'n-Nüfûs adlı eseriyle doğrudan ve tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hacı Bektaş-ı Veli'nin bilinen en önemli eseri belirlenir.
Hacı Bektaş-ı Veli, Dört Kapı Kırk Makam sistemini anlatan Makâlât adlı eserle eşleşir.
Makâlât, yazarın tasavvuf anlayışını özetleyen en temel eseridir.
2
Yunus Emre'nin eserleri ve edebi kişiliği incelenir.
Yunus Emre, didaktik mesnevi niteliğindeki Risâletü'n-Nushiyye eseriyle eşleşir.
Risâletü'n-Nushiyye, Yunus Emre'nin mesnevi nazım biçimiyle yazdığı tek ve özgün eseridir.
3
Kaygusuz Abdal'ın üslubu ve öne çıkan eserleri taranır.
Kaygusuz Abdal, Budalanâme ve şathiyeleri içeren seçenekle eşleşir.
Budalanâme ve Mugalatnâme, sanatçının en tanınmış mensur eserleridir.
4
Eşrefoğlu Rûmî'nin kurucusu olduğu kol ve eseri aranır.
Eşrefoğlu Rûmî, Müzekki'n-Nüfûs adlı mensur ahlak kitabı ve Eşrefiyye kolu ile eşleşir.
Müzekki'n-Nüfûs, Eşrefoğlu Rûmî'nin en çok okunan ve tanınan tasavvufi eseridir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı şairlerinin yüzyılları, temsil ettikleri ekoller ve temel eserleriyle doğru bir şekilde eşleştirilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8035Soru

Aşağıda Divan edebiyatı nesir geleneğine ait iki farklı metin örneği verilmiştir:

I. Metin:
*“İlâhi! Başımızı toprağa indiren sensin, canımızı aşkınla yandıran sensin. Gönül seninle şad olur, dil seninle feryad olur. Günahımız çoktur ama rahmetin boldur.”*

II. Metin:
*“Ey oğul! Söz söylerken söze dikkat et ki söz insanı rezil de eder vezir de eder. Büyüklere hürmet göster, küçüklere merhametli ol ki herkes seni sevsin.”*

Bu iki metnin dil, üslup ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. metin, orta nesrin önemli temsilcilerinden Kâtip Çelebi'nin devlet düzenine dair görüşlerini içeren Düsturü'l-Amel adlı eserinden alınmıştır.

Cevap

İkinci metin, sade nesir üslubunda bir nasihatname örneğidir. Kâtip Çelebi'nin devlet düzenine ve askeri aksaklıklara yönelik görüş ve çözüm önerilerini içeren rapor niteliğindeki Düsturü'l-Amel adlı eseri ise orta nesirle yazılmış olup bu tür bir ahlaki öğüt dili taşımaz.
İkinci metin, 'ey oğul' hitabıyla başlayan ve sade nesir geleneğine uygun ahlaki öğütler içeren bir nasihatnamedir (Kâbusnâme gibi). Kâtip Çelebi'nin Düsturü'l-Amel adlı eseri ise devlet yönetimi ve askeri teşkilatın sorunlarına dair hazırladığı, orta nesir üslubuna sahip bir ıslahat raporudur (lâyiha). Dolayısıyla bu iki metnin niteliği birbiriyle uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin dil ve üslup özelliklerini analiz etme
Birinci metin seci adı verilen iç kafiyeler barındıran sanatlı bir dile (süslü nesir), ikinci metin ise doğrudan anlaşılır ve sade bir dille yazılmış nasihat diline (sade nesir) sahiptir.
Metinlerin hangi nesir türüne girdiğini belirlemek için kelime kadrosu ve sanatlı söyleyiş derecesi incelenmelidir.
2
Temsilci ve eser eşleştirmesini yapma
Birinci metin Sinan Paşa'nın Tazarrunâme adlı eseriyle, ikinci metin ise Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme adlı eseriyle örtüşmektedir.
Süslü nesrin en meşhur örneği Tazarrunâme iken, sade nesrin en meşhur örneği Kâbusnâme'dir.
3
Düsturü'l-Amel adlı eserin niteliğini sorgulama
Düsturü'l-Amel, devlet düzenine yönelik eleştirileri ve çözüm önerilerini içeren siyasi/idari bir rapor (lâyiha) olup orta nesirle yazılmıştır; sade nesir niteliğindeki 'ey oğul' hitaplı ahlak metinlerinden farklıdır.
Kâtip Çelebi'nin eserlerinin türünü ve üslup özelliklerini bilmek, yanlış eşleştirmeyi tespit etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Divan nesrinin türleri (sade, süslü, orta nesir) ve temsilcilerinin eserlerinin içerik/üslup özellikleri.
Soru 8036Soru

Fecr-i Âti topluluğu, yayımladıkları beyannamede sanat anlayışlarını belirli bir ilke çerçevesinde açıklamışlardır. Bu ilke, Türk edebiyatında sanatın bireysel ve saygın bir uğraş olduğunu savunan ilk resmi düstur olarak kabul edilir.

Buna göre, Fecr-i Âti topluluğunun sanat anlayışını özetleyen bu temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat şahsi ve muhteremdir

Cevap

Sanat şahsi ve muhteremdir ilkesi Fecr-i Âti topluluğunun sanat anlayışını özetleyen temel düsturdur.
Fecr-i Âti topluluğu, 1910 yılında yayımladıkları beyannamede sanat anlayışlarını 'Sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesiyle özetlemişlerdir. Bu ilke, edebiyatımızda bir topluluk tarafından beyanname ile ilan edilen ilk resmi sanat düsturudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fecr-i Âti toplulu��unun edebiyat tarihindeki yerini ve beyanname yayımlama özelliğini analiz etmek.
Topluluğun Türk edebiyatında ilk kez bir bildiriyle ortaya çıktığı ve kendilerine özgü bir sanat ilkesi belirledikleri saptanır.
Soru kökündeki beyanname vurgusunu anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Sanatın bireysel ve saygın bir uğraş olduğunu savunan düsturu seçeneklerden aramak.
'Sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesinin Fecr-i Âti'nin temel sloganı olduğu belirlenir.
Soruda istenen temel ilkeyi doğru şekilde eşleştirmek için bu adım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Edebiyatı'nın Sanat Anlayışı ve Beyanname İlkesi
Soru 8037Soru

Divan edebiyatı nazım biçimleri ��zerine araştırma yapan bir öğrenci, incelediği bir şiirin şu özelliklere sahip olduğunu tespit etmiştir:

* Beyitler hâlinde yazılmıştır.
* İlk beytinin dizeleri kendi arasında kafiyeli değildir (kafiye düzeni xa/xaxa/xa veya ab/cbab/cb şeklindedir).
* Şiirin hiçbir beytinde şairin mahlası yer almamaktadır.
* Genellikle felsefi, ahlaki konular veya toplumsal eleştiriler işlenmiştir.

Buna göre, ö��rencinin incelediği bu şiirin nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıta

Cevap

Öğrencinin incelediği şiirin nazım şekli kıtadır.
Kıtalar beyitler hâlinde yazılır, kafiye düzeni ikinci ve dördüncü dizelerin birbiriyle kafiyeli olması esasına dayanır (xa/xaxa/xa veya ab/cbab/cb). Kıtada şair mahlas kullanmaz ve genellikle felsefi, ahlaki temalar işlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şiirin yapısal özelliklerini (beyit birimi, kafiye düzeni, mahlas kullanımı) analiz edin.
Şiirin beyitlerle kurulduğu, ilk beytinin kendi arasında kafiyeli olmadığı (xaxa) ve mahlas içermediği belirlenmiştir.
Bu yapısal özellikler, divan edebiyatındaki beyitlerle kurulan nazım şekillerini ayırt etmede temel ölçüttür.
2
Kafiye düzeni ve mahlas özelliğine göre nazım şekillerini karşılaştırın.
İlk beyti kendi arasında kafiyeli olmayan (xaxa) ve mahlas barındırmayan tek nazım şeklinin kıta olduğu saptanmıştır.
Gazel, kaside ve müstezat nazım şekilleri matla beytiyle (aaaa) başlar ve mahlas içerir; mesnevi ise her beytin kendi içinde kafiyeli olmasıyla (aa/bb/ccaa/bb/cc) ayrılır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekilleri ve Yapısal Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8038Soru

Bir bölgede hayata geçirilen tarımsal kalkınma projesi kapsamında, sadece tarımda makineleşmeye gidilip üretim miktarı artırılmakla kalınmamış; aynı zamanda bölge halkı için okuryazarlık kursları düzenlenmi��, kadın kooperatifleri kurulmuş ve yerel yönetim kararlarına halkın katılımını sağlayacak danışma kurulları oluşturulmuştur. Bu sürecin sonunda bölgede kişi başına düşen gelir artarken, okulla��ma oranları yükselmiş ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda olumlu adımlar atılmıştır.

Buna göre, söz konusu bölgede yaşanan çok boyutlu dönüşüm aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal gelişme

Cevap

Toplumsal gelişme (Metinde anlatılan hem ekonomik büyüme hem de sosyal, eğitsel ve demokratik alanlardaki niteliksel ilerlemelerin bütünü toplumsal gelişmeyi ifade eder.)
Paragrafta hem ekonomik (üretim miktarı ve gelir artışı) hem de demokratik, eğitsel ve sosyal (okuryazarlık, kooperatifleşme, yönetime katılım, toplumsal cinsiyet eşitliği) alanlardaki ilerlemeler bir arada verilmiştir. Sosyolojide ekonomik büyüme ile niteliksel (sosyal, kültürel, siyasal) iyileşmenin birlikte gerçekleşmesi toplumsal gelişme olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen değişimlerin niteliksel ve niceliksel boyutlarını analiz etmek.
Üretim ve gelir artışı niceliksel (ekonomik büyüme); okuryazarlık, kooperatifleşme, yönetime katılım ve eşitlik ise niteliksel (toplumsal bütünleşme/ilerleme) unsurlardır.
Sosyolojide toplumsal gelişmenin hem ekonomik (büyüme) hem de demokratik/sosyal (bütünleşme) boyutları kapsayan bir kavram olduğunu hatırlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramların tanımlarıyla metindeki durumu eşleştirmek.
Sadece ekonomik büyüme veya bireysel tabaka geçişleri (hareketlilik) tek boyutlu kalırken, 'Toplumsal gelişme' metindeki tüm nicel ve nitel ilerlemeleri bir arada açıklar.
Toplumsal gelişme, büyüme ve bütünleşmenin eş zamanlı gerçekleştiği çok boyutlu bir ilerleme sürecidir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Gelişme
Soru 8039Soru

Aşağıda verilen "Her bilimsel çalışma deneyseldir." önermesi referans alındığında, sol sütundaki önermeleri sağ sütundaki karşı olum ilişkileriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Hiçbir bilimsel çalışma deneysel değildir."
"Bazı bilimsel çalışmalar deneyseldir."
"Bazı bilimsel çalışmalar deneysel değildir."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki "Hiçbir bilimsel çalışma deneysel değildir." önermesi sağ sütundaki "Üst Karşıt Önerme" ile; "Bazı bilimsel çalışmalar deneyseldir." önermesi "Altık Önerme" ile; "Bazı bilimsel çalışmalar deneysel değildir." önermesi ise "Çelişik Önerme" ile eşleşmelidir.
"Hiçbir bilimsel çalışma deneysel değildir" önermesi tümel olumsuz yapısıyla referans önermenin üst karşıtı, "Bazı bilimsel çalışmalar deneyseldir" önermesi tikel olumlu yapısıyla referans önermenin altığı, "Bazı bilimsel çalışmalar deneysel değildir" önermesi ise tikel olumsuz yapısıyla referans önermenin çelişiğidir. Bu durum klasik mantıktaki karşı olum karesi kurallarıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Referans önermenin nitelik ve nicelik yönünden formunu belirleme
Referans alınan "Her bilimsel çalışma deneyseldir." önermesi tümel olumlu yapıdadır.
Karşı olum karesindeki doğru ilişki yönünü bulabilmek için başlangıç önermesinin formunu netleştirmek gerekir.
2
Birinci önermenin formunu inceleme ve referans önermeyle ilişkisini saptama
"Hiçbir bilimsel çalışma deneysel değildir." önermesi tümel olumsuz yapıdadır. Tümel olumlu bir önermenin niceliği aynı kalıp niteliği değiştiğinde elde edilen önerme onun üst karşıtı olur.
Aynı terimlerden oluşan iki tümel önermenin sadece nitelikçe farklı olması üst karşıtlık ilişkisini kurar.
3
İkinci önermenin formunu inceleme ve referans önermeyle ilişkisini saptama
"Bazı bilimsel çalışmalar deneyseldir." önermesi tikel olumlu yapıdadır. Tümel olumlu bir önermenin niteliği aynı kalıp niceliği değiştiğinde elde edilen önerme onun altığı olur.
Aynı terimlerden oluşan ve nitelikleri aynı olan iki önermenin sadece nicelikçe (tümel-tikel) farklı olması altıklık ilişkisini kurar.
4
Üçüncü önermenin formunu inceleme ve referans önermeyle ilişkisini saptama
"Bazı bilimsel çalışmalar deneysel değildir." önermesi tikel olumsuz yapıdadır. Tümel olumlu bir önermenin hem niceliği hem de niteliği değiştiğinde elde edilen önerme onun çelişiği olur.
Aynı terimlerden oluşan iki önermenin hem nitelik hem de nicelik bakımından farklı olması çelişiklik ilişkisini kurar.

Anahtar Kavram

Klasik mantıkta karşı olum karesine göre önermeler arası üst karşıtlık, altıklık ve çelişiklik ilişkileri
Soru 8040Soru

İslam'ın temel kavramlarından biri olan cihat, sözlükte 'güç yetirmek, gayret etmek, zahmet çekmek ve bütün imkânları seferber etmek' anlamlarına gelir. Terim olarak ise Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla İslam’ın getirdiği ilkelerin yaşanması, yaşatılması ve her türlü kötülüğün engellenmesi için gösterilen samimi çabayı ifade eder. Ancak bu geniş tanıma rağmen kavram, zaman zaman dar kalıplara sıkıştırılarak yanlış anlaşılmaktadır.

Buna göre, cihat kavramının Kur'an ve sünnetteki kapsayıcı anlamı dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisi bu kavramın doğru bir biçimde anlamlandırıldığını gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cihat, Müslüman bireyin öncelikle kendi nefsinin gayriahlaki ve bencil isteklerine karşı verdiği içsel ve ahlaki mücadeleyi kapsar.

Cevap

Cihat kavramının, Müslüman bireyin nefsinin kötü arzularıyla mücadelesini de kapsayan geniş ve ahlaki anlamını ifade eden seçenek doğrudur.
Cihat kavramının İslam'daki asli ve en geniş anlamı, bireyin kendi nefsiyle yaptığı ahlaki mücadeleyi ve iyiliği yayma çabasını kapsar. Bu durum nefsin gayriahlaki isteklerine karşı mücadele edilmesini ifade eden seçenekle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cihat kavramının sözlük ve terim anlamı ile İslam'ın temel kaynaklarındaki geniş kapsamı analiz edilir.
Cihadın sadece fiziksel savaştan ibaret olmadığı, aksine nefisle mücadele, ilim, tebliğ ve ahlaki olgunlaşma gibi geniş bir yelpazeyi içerdiği belirlenir.
Doğru seçeneği belirlemek için kavramın İslam ahlakındaki geniş anlam sınırlarının anlaşılması gerekir.
2
Seçeneklerde sunulan yorumlar incelenerek cihadın bu kapsayıcı anlamına en uygun ifade tespit edilir.
Bireyin kendi nefsinin kötü arzularıyla yaptığı mücadelenin (cihad-ı ekber) bu geniş anlama tam olarak uyduğu, diğer seçeneklerin ise kavramı daralttığı veya yanlış yorumladığı görülür.
Öğrencinin kavramsal yanılgılardan sıyrılarak İslam'ın ruhuna uygun doğru yorumu seçmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Cihat kavramının geniş ve çok boyutlu anlamı (nefis cihadı, ilim cihadı, dil cihadı ve silahlı mücadele olan kıtal ayrımı)
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 402 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin