Tüm alıştırma soruları
8734 soru
Günümüzde gıda teknolojisi, biyogenetik ve çevre bilimlerindeki gelişmeler, beraberinde fıkhi ve kelami tartışmaları da getirmiştir. Dinî değerler ve temel ilkeler, bu yeni meselelerin çözümünde ve ahlaki sınırlarının çizilmesinde rehberlik etmektedir.
Aşağıda günümüzün güncel meseleleri ile bu meselelerin çözümünde esas alınan temel İslami ilkeler verilmiştir.
Sol sütundaki güncel meseleleri, sağ sütundaki en uygun İslami ilke ve sorumluluklarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Babil Sürgünü (MÖ 586), Yahudi tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Süleyman Mabedi’nin (I. Tapınak) yıkılması ve Yahudi halkının Babil’e sürülmesi, Yahudiliğin hem pratik hem de inanç yapısında köklü değişimleri beraberinde getirmiştir.
Sürgün dönemi ve sonrasında yaşanan bu tarihsel ve teolojik dönüşümlere ilişkin;
I. Kurban ibadetinin merkezinde yer alan mabedin yokluğu, ibadetlerin daha çok dua, tövbe ve kutsal metinlerin okunmasına dayalı sinagog merkezli bir yapıya evrilmesine yol açmıştır.
II. Sözlü ve yazılı geleneklerin kaybolma tehlikesine karşı Kutsal Kitap (Tanah) metinlerinin bir araya getirilip derlenmesi ve sistemleştirilmesi süreci hız kazanmıştır.
III. Tanrı’nın sadece belirli bir coğrafyaya veya mabede bağlı olmadığı, evrensel bir güce sahip olduğu düşüncesi gelişmiş ve tek Tanrı inancı (monoteizm) daha da pekişmiştir.
yargılarından hangileri doğrudur?
Ege ve Derin, sokak hayvanlarına mama verme sıklığı ve bunun ahlaki boyutu üzerine tartışmaktadır:
Ege: "Sokak hayvanlarını beslemek hem vicdani bir sorumluluktur hem de vicdani bir sorumluluk değildir."
Derin: "Bu söylediğin mantıksal açıdan kabul edilemez. Bir eylem ya vicdani bir sorumluluktur ya da değildir; bu iki durumun dışında üçüncü bir yol yoktur."
Ege: "Benim kastettiğim, bazı insanların bunu bir görev olarak görmesi, bazılarının ise görmemesidir."
Derin: "O halde kavramları netleştirmelisin. Bir akıl yürütme veya tartışma boyunca kullandığın terim hep aynı anlamı taşımalıdır, aksi takdirde sağlıklı iletişim kuramayız."
Buna göre, tartışmada geçen ifadeler ve temsil ettikleri klasik mantık ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
15. yüzyıl dinî-tasavvufî Türk edebiyatının en önemli temsilcilerindendir. Hacı Bayram-ı Veli’nin hem müridi hem de damadı olup onun etkisiyle tasavvuf yoluna girmiş ve Kadiriyye tarikatının Eşrefiyye kolunu kurmuştur. Şiirlerinde Yunus Emre tarzı yalın, samimi ve didaktik bir söyleyişi benimsemiş; hece ölçüsünün yanı sıra aruz ölçüsünü de kullanmıştır. Şairin en önemli eseri, müridlerine tasavvuf ahlakını ve nefis terbiyesini öğretmek amacıyla sade bir Türkçe ve mensur tarzda kaleme aldığı Müzekki’n-Nüfus adlı eseridir.
Bu parçada söz edilen tasavvuf şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Mantıksal doğruluk (biçimsel doğruluk), akıl yürütmeyi oluşturan önermelerin dış dünyadaki nesnel gerçeklikle birebir örtüşmesini gerektiren, içeriğe dayalı bir doğruluk türüdür.
Divan edebiyatında şairler; yaşadıkları yüzyılın edebî ortamına, kültürel birikimine ve kendi mizaçlarına göre rindane, şuhane, hikemî, sofiyane ya da hiciv gibi farklı üslup ve yönelimleri benimsemişlerdir. Şiirlerin üslup özellikleri, dönemin anlayışı ve şairlerin biyografileri birlikte değerlendirildiğinde divan şiirinin zengin dünyası daha net anlaşılmaktadır.
Buna göre, aşağıda verilen beyit-şair-yüzyıl-üslup/eser eşleştirmelerinden hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
Şair: Fuzûlî (16. yüzyıl)
Edebî Üslup / Eser: Rindane-sofiyane / Leylâ vü Mecnûn
Şair: Bâkî (16. yüzyıl)
Edebî Üslup / Eser: Rindane / Kanuni Mersiyesi
Şair: Necâtî Bey (15. yüzyıl)
Edebî Üslup / Eser: Mahallîleşme / Döne Döne Gazeli
Şair: Ruhî-i Bağdâdî (15. yüzyıl)
Edebî Üslup / Eser: Hikemî-Toplumsal Eleştiri / Terkîb-i Bend
Şair: Şeyhî (15. yüzyıl)
Edebî Üslup / Eser: Hiciv-Mizah / Harnâme
İslami kaynaklarda aktarıldığına göre, Hz. Ali ve Hz. Fatıma, çocuklarının rahatsızlığı sebebiyle adadıkları üç günlük orucu tutarlarken, iftar vakti kapılarına sırasıyla gelen yoksul, yetim ve esire ellerindeki tek yiyecek olan ekmekleri vermişler ve kendileri sadece su ile yetinerek oruçlarına devam etmişlerdir. Bu fedakarlığın ardından inen İnsân suresinin ilgili ayetinde bu durum takdir edilmiştir.
Bu parçada anlatılan olay, Ehl-i Beyt'in örnek şahsiyetiyle ilgili aşağıdaki ahlaki özelliklerden hangisini doğrudan yansıtmaktadır?
Klasik iki değerli mantık sisteminde bir önerme ya "doğru" () ya da "yanlış" () değerini alır; üçüncü bir halin varlığı imkânsızdır. Örneğin bir çorba için yapılan değerlendirme sadece "sıcak" ya da "soğuk" olabilir. Oysa günlük dilde kullandığımız pek çok kavram bu denli keskin sınırlara sahip değildir. Bir çorba "ılık", "biraz sıcak" veya "içilebilir sıcaklıkta" olabilir. Bu durumların modellenmesinde, önermelerin ile arasındaki sonsuz sayıda değerden birini alabildiği bulanık mantık sistemleri devreye girer. Buna göre, bulanık mantığın klasik mantıktan ayrılan temel yönünü aşağıdakilerden hangisi en iyi açıklar?
Klasik mantıkta çelişmezlik ilkesi, çelişik iki önermeden en az birinin yanlış olmasını zorunlu kılarken; üçüncü halin imkansızlığı ilkesi, bu iki önermeden en az birinin doğru olmasını zorunlu kılar.
I. Metin:
*Bizim tabiî olan şiirimiz ve inşâmız taşra halkı ile İstanbul esnafı arasında ve şuarâ-yı halkiyemiz beyninde hâlâ durmaktadır... Bizim şarkılarımız, mânilerimiz vardır.*
II. Metin:
*Nâ-pâk u kerîh ü bî-nihâyet*
*Eş'âr-ı avâm-ı p��r-kabâhat*
*Şi'r-i şuarâ-yı rebâbî*
*Olmaz ulemâ katında yâbî*
*(Kaba ve kusurlarla dolu avam/halk şiiri temiz ve güzel değildir; rebap çalan halk şairlerinin şiirleri alimler katında değer bulmaz.)*
Yukarıda Tanzimat I. Dönem sanatçılarından Ziya Paşa’ya ait iki farklı metin kesiti verilmiştir. Bu metinlerden hareketle Ziya Paşa ve Tanzimat I. Dönem şiir anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Anadolu sahasında 13. yüzyıl Türk edebiyatı; Moğol istilasının yarattığı siyasi ve toplumsal kargaşanın etkisiyle dinî-tasavvufi yönü ağır basan, öğretici eserlerle şekillenmiştir. Ahmet Fakih, Şeyyad Hamza ve Sultan Veled gibi isimler bu dönemde İslamiyet'in temel ilkelerini ve tasavvufu yaymayı amaçlayan eserler kaleme almışlardır. Ancak aynı yüzyılda, bu genel tasavvufi eğilimden sıyrılarak din dışı (ladinî) konularda şiirler yazan, tasavvufa yönelmeksizin aşk, şarap ve tabiat temalarını işleyen bir sanatçı öne çıkmıştır. Selçuklu sarayında himaye gören ve sultanın isteğiyle yirmi bin beyitlik Farsça bir şehname yazdığı bilinen bu şair, Anadolu'da klasik Türk şiirinin kurucusu kabul edilir.
Bu parçada söz edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
İslam ahlakında 'ma'ruf' aklın ve dinin iyi, güzel ve meşru kabul ettiği davranışları; 'münker' ise dinin ve akl-ı selimin çirkin, kötü ve gayrimeşru bulduğu işleri ifade eder. Müminlerin toplumsal sorumluluklarından biri de bu ilkeleri hayata geçirmektir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan 'nehy-i ani'l-münker' (kötülükten sakındırma) görevinin toplumsal hayattaki yansımalarından biridir?
Aşağıda İslam ahlakının kaynakları ve bu kaynakların ahlaki değerlerin oluşumundaki işlevlerine/örneklerine dair açıklamalar verilmiştir. Sol sütunda yer alan temel kaynakları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Klasik mantıkta önermelerin doğruluk değerleri ve nitelikleri korunarak gerçekleştirilen döndürme (düz döndürme ve ters döndürme) işlemleriyle ilgili sol sütundaki ifadeleri, sağ sütunda verilen doğru karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İnsanın dış dünyayla kurduğu ilişki, hayvanların çevreleriyle kurduğu biyolojik ve içgüdüsel ilişkiden köklü bir şekilde ayrılır. İnsan, karşılaştığı doğal nesneleri sadece fiziksel nitelikleriyle algılamaz; onlara toplumsal anlamlar, değerler ve simgeler yükler. Örneğin, bir nehir sadece su akıntısı değil; sınırları belirleyen, mitolojik öykülere konu olan veya temizlik ritüellerinin merkezinde yer alan kültürel bir ögedir. Doğanın bu şekilde dönüştürülmesi ve yorumlanması, insanın kültürel bir varlık olarak varoluşunun temelini oluşturur.
Bu parçadan hareketle kültürün tanımı ve işlevine dair aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Servet-i Fünun Dönemi romanı üzerine çalışan bir araştırmacı, Halit Ziya Uşaklıgil ile Mehmet Rauf'un başyapıtlarını incelerken şu satırları not etmiştir:
"Yazar, bu eserinde hayalleri ile gerçekler arasında sıkışıp kalmış, dönemin aydın tipini temsil eden Ahmet Cemil'in trajedisini anlatır. Sanatlı ve ağır bir dille kaleme alınan bu romanın aksine, diğer yazarın başyapıtında ise olay örgüsü arka plana itilmiş; Suat, Süreyya ve Necip arasındaki hüzünlü bir aşk üçgeni ilk kez bu denli derin psikolojik tahlillerle işlenmiştir."
Bu araştırmacının notlarında bahsettiği eserler ve yazarlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cemal’in mütareke dönemi İstanbul’unda yaşadığı içsel huzursuzluklar, çocukluk aşkı Sabiha’ya duyduğu karmaşık bağlılık ve etrafındaki aydınların ruhsal durumu etrafında şekillenen romanda; Anadolu’da sürmekte olan Millî Mücadele ana sahne, İstanbul ise bu sahnenin dışı olarak konumlandırılmıştır. Eserde olay örgüsünden ziyade bireyin zaman algısı, geçmişe duyduğu özlem ve psikolojik tahliller ön plana çıkar.
Bu parçada sözü edilen ve bireyin iç dünyasını esas alan yönelime ait roman aşağıdakilerden hangisidir?
Tanzimat Dönemi Türk tiyatrosu, gerek yapısal gerekse tematik özellikleriyle edebiyatımızda batılı anlamda bir dönüm noktasıdır. Aşağıda verilen Tanzimat Dönemi tiyatro eserlerini, karşılarında yer alan açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir antikacı dükkanında iki arkadaş arasında geçen şu diyalogda, antikacının sattığı eşyaların antika olup olmadığı tartışılmaktadır:
Ahmet: "Bu vazonun üzerindeki motifler 18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtmaktadır; çünkü o döneme ait saray kayıtlarındaki çizimlerle birebir uyuşmaktadır. 18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtan her vazo ise nadide bir antikadır; çünkü bu üslup sadece saray için sınırlı sayıda üretilen eserlerde görülür. O hâlde, bu vazo nadide bir antikadır."
Buna göre, Ahmet'in yaptığı akıl yürütme klasik mantıktaki aşağıdaki kıyas çeşitlerinden hangisine örnektir?
İlk ve Orta Çağlarda Avrupa ve Orta Asya coğrafyalarında faaliyet gösteren Türk devlet ve topluluklarına ait aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışını belirleyiniz.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin