Mantığa Giriş ve Klasik Mantık

108 soru

Soru 1Soru

Klasik mantıkta kavramlar arası hiyerarşik ilişkileri ve bu kavramların taşıdığı nitelikleri sın��flandırmada "beş tümel" (cins, tür, ayrım, özgülük, ilinti) temel bir rol oynar. Bu tümel kavramlar sabit tanımlardan ziyade, kavramların birbirlerine göre üstlendikleri göreli konumlara göre işlev kazanır.

Bir felsefe öğretmeni, beş tümel konusunu işlerken tahtaya şu örneği yazar:
"Akıllı saat" kavramı, "giyilebilir teknoloji" kavramına göre tür iken, "elektronik cihaz" kavramına göre daha özel bir basamakta yer alır. Akıllı saati diğer saat türlerinden ayıran "sensörlerle nabız ölçebilme" niteliği onun için bir ayrım iken; akıllı saat türüne özgü olan "adım sayma" yetisi özgülük, "mavi renkli kordona sahip olma" ya da "şarj edilebilir olma" durumları ise ilintidir.

Öğretmenin bu örneğinden hareketle öğrencilerden Ayşe şu yorumları yapmıştır:
I. "Giyilebilir teknoloji" kavramı, "akıllı saat" kavramına göre cins konumundadır.
II. "Sensörlerle nabız ölçebilme" özelliği, akıllı saatin kurucu ve özsel bir niteliği olduğundan ayrım tümelini örneklendirir.
III. "Şarj edilebilir olma" özelliği, sadece akıllı saat türüne ait bir durum olduğundan özgülük kapsamında değerlendirilmelidir.

Buna göre, Ayşe'nin yaptığı yorumlardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Doğru cevap I ve II ifadelerini içeren seçenektir.
Ayşe'nin I. ve II. yorumları doğrudur. Giyilebilir teknoloji, akıllı saate kıyasla daha genel olduğu için cinstir. Sensörlerle nabız ölçebilme özelliği ise akıllı saati diğer saatlerden ayıran temel özsel nitelik olduğundan ayrımdır. Dolayısıyla I ve II ifadelerinin yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cins ve tür kavramlarının göreli ilişkisini metindeki örneğe göre incelemek.
"Giyilebilir teknoloji" kavramının "akıllı saat" kavramını kapsayan daha genel bir sınıf olduğunu, dolayısıyla ona göre "cins" konumunda bulunduğunu tespit etmek.
Cins, altında başka türleri barındıran daha kapsayıcı kavramları ifade eder.
2
Ayrım tümelinin işlevini verilen özellik üzerinden değerlendirmek.
"Sensörlerle nabız ölçebilme" özelliğinin akıllı saat türünü genel saat cinsinden ayıran özsel ve ayırt edici nitelik (ayrım) olduğunu belirlemek.
Ayrım, aynı cins içerisindeki bir türü diğer türlerden ayıran temel özelliktir.
3
Özgülük ve ilinti tümelini "şarj edilebilir olma" örneği üzerinden karşılaştırmak.
"Şarj edilebilir olma" niteliğinin telefondan bilgisayara kadar pek çok farklı elektronik cihaz türünde ortak bulunması sebebiyle özgülük değil ilinti olduğunu anlamak.
Özgülük yalnızca tek bir türe ait olan özellikleri tanımlarken, ilinti birden fazla türe yayılan özsel olmayan özellikleri kapsar.

Anahtar Kavram

Beş Tümel (Cins, Tür, Ayrım, Özgülük, İlinti) kavramlarının tanımı ve birbirleriyle ilişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Mantıksal açıdan geçerli ve tutarlı bir tanım yapabilmek, tanımlanan kavramın sınırlarının doğru çizilmesine ve zihinde şüpheye yer bırakmayacak şekilde canlanmasına bağlıdır. Klasik mantıkta bu amac�� gerçekleştirmek adına belirli tanımlama kuralları vazedilmiştir. Bu kuralların ihlal edilmesi durumunda tanım mantıksal değerini yitirir.

Buna göre;
I. Hukuk, hukuki kurallarla belirlenmiş toplumsal düzenin kendisidir.
II. Öğretmen, sadece lise düzeyindeki öğrencilere ders anlatan eğitimcidir.
III. Öfke, insanın mantık süzgecini yırtıp atan kara bir fırtınadır.

tanımlarında s��rasıyla ihlal edilen tanım kuralları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Tanımda kısır döngü (devir) bulunmamalıdır — II. Tanım ne dar ne geniş (câmi ve mâni) olmalıdır — III. Tanım açık ve net olmalıdır

Cevap

I. Tanımda kısır döngü (devir) bulunmamalıdır — II. Tanım ne dar ne geniş (câmi ve mâni) olmalıdır — III. Tanım açık ve net olmalıdır
Doğru seçenekteki eşleştirme öncüllerdeki mantıksal kusurları tam olarak karşılamaktadır. İlk öncülde hukuk kavramı kendisiyle tanımlanarak dairesellik (devir) yapılmış; ikinci öncülde öğretmen kavramı lise düzeyiyle sınırlandırılarak dar (câmi ve mâni olma kuralına aykırı) tanımlanmış; üçüncü öncülde ise öfke kavramı fırtına benzetmesiyle mecazi (açık ve net olmama) biçimde tanımlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki tanımı analiz etmek.
'Hukuk' kavramı tanımlanırken 'hukuki kurallar' ifadesi kullanılmıştır. Bir kavramın kendisiyle veya kendi türevi olan bir başka sözcükle tanımlanması klasik mantıkta dairesellik (devir/kısır döngü) kusurunu doğurur. Bu nedenle birinci öncülde 'Tanımda kısır döngü (devir) bulunmamalıdır' kuralı ihlal edilmiştir.
Geçerli bir tanımın kendisinden daha az bilinen veya kendisiyle eş değerde kapalı olan bir kavramla yapılmaması gerekir.
2
İkinci öncüldeki tanımı analiz etmek.
'��ğretmen' kavramı sadece 'lise düzeyindeki öğrencilere ders anlatan eğitimci' olarak tanımlanmıştır. Ancak öğretmenlik mesleği okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve yükseköğretim gibi diğer seviyeleri de kapsar. Bu tanım, tanımlananın bazı fertlerini (lise dışındaki öğretmenleri) dışarıda bıraktığı için dar bir tanımdır. Dolayısıyla 'Tanım ne dar ne geniş (câmi ve mâni) olmalıdır' kuralı ihlal edilmiştir.
Tanımın tanımlanan kavramın bütün bireylerini içine alması (câmi) ve tanımlanmayanları dışarıda tutması (mâni) şarttır.
3
Üçüncü öncüldeki tanımı analiz etmek.
'Öfke' kavramı 'mantık süzgecini yırtıp atan kara bir fırtına' şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım nesnel ve açık bir tanım olmaktan uzak, tamamen mecazi ve edebi bir anlatımdır. Bu durum, 'Tanım açık ve net olmalı, mecazi ifadelere yer verilmemelidir' kuralının ihlalidir.
Mantıksal tanımların zihinde netlik oluşturması için bilinen terimlerle ve doğrudan yapılması gerekir; sanatsal veya kapalı ifadeler tanım değerini yok eder.

Anahtar Kavram

Tanım ve Tanım Koşulları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Klasik mantıkta karşı olum karesi kurallarına göre, 'Bazı metaller iletkendir' önermesinin doğru olduğu kabul edildiğinde, bu önermenin çelişiği olan 'Hiçbir metal iletken değildir' önermesinin doğruluk değeri kesinlikle yanlış olur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Klasik mantık kurallarına göre çelişik iki önerme aynı anda doğru olamaz; biri doğruysa diğeri zorunlu olarak yanlıştır.
Klasik mantıkta karşı olum karesine göre, çelişik önermeler hiçbir zaman aynı doğruluk değerini alamazlar. Biri doğruysa diğeri kesinlikle yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin nitelik ve nicelik yönünden türlerini belirleme
'Bazı metaller iletkendir' önermesi tikel olumlu, 'Hiçbir metal iletken değildir' önermesi ise tümel olumsuz önermedir.
Karşı olum karesindeki ilişkileri belirlemek için öncelikle önermelerin tiplerini saptamak gerekir.
2
Önermeler arasındaki karşı olum ilişkisini tespit etme
Tikel olumlu ile tümel olumsuz önermeler karşı olum karesinde birbirinin çelişiğidir.
Özne ve yüklemi aynı olan bu önermelerin hem niteliği hem de niceliği farklı olduğundan aralarındaki ilişki çelişikliktir.
3
Çelişiklik kuralına göre doğruluk değeri geçişini uygulama
Çelişik önermelerden biri doğruyken diğeri zorunlu olarak yanlıştır. Dolayısıyla, tikel olumlu önerme doğruysa, tümel olumsuz olan çelişiği kesinlikle yanlış olur.
Klasik mantıkta çelişiklik kuralı gereği iki çelişik önerme aynı anda doğru veya aynı anda yanlış olamaz.

Anahtar Kavram

Karşı olum karesinde çelişik önermeler arasındaki doğruluk değeri ilişkisi
Soru 4Soru

Klasik mantıkta yer alan döndürme kurallarına göre, tümel olumlu (AA) bir önermenin ters döndürmesi yine tümel olumlu (AA) bir önerme olurken; tikel olumsuz (OO) bir önermenin düz döndürmesinin yapılamayacağı bilgisi doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur; çünkü tümel olumlu önermenin ters döndürmesi tümel olumlu bir önermedir, tikel olumsuz önermenin ise düz döndürmesi bulunmamaktadır.
Tümel olumlu önermelerin ters döndürmesi yine tümel olumlu olur. Tikel olumsuz önermelerin ise düz döndürmesi yapılamamaktadır. Dolayısıyla soru öncülündeki ifadenin doğru olduğu kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümel olumlu (AA) önermelerin ters döndürme kuralının incelenmesi.
Ters döndürme kuralları uyarınca (A-B-O-G kuralı), tümel olumlu (AA) bir önermenin ters döndürmesi yine tümel olumlu (AA) bir önermedir.
Tümel olumlu önermenin niteliği değiştirilmeden ve doğruluk değeri korunarak, terimlerin karşıt halleri (olmayanları) alınarak yer değiştirildiğinde yine tümel olumlu bir önerme elde edilir.
2
Tikel olumsuz (OO) önermelerin düz döndürme kuralının incelenmesi.
Düz döndürme kuralları uyarınca (E-C-İ-B kuralı), tikel olumsuz (OO) bir önermenin düz döndürmesi yapılamaz.
Tikel olumsuz bir önermede terimlerin yerleri değiştirildiğinde terimlerin kapsamı değiştiği için yeni önermenin doğruluk değeri ilk önerme ile zorunlu olarak aynı kalmaz.
3
Soruda yer alan iddiaların mantık kuralları ile karşılaştırılması.
Sorudaki her iki önerme kuralı da doğru bir biçimde ifade edilmiştir.
İfadenin bir bütün olarak doğruluğunu kesinleştirmek amacıyla kurallar sentezlenmiştir.

Anahtar Kavram

Klasik mantıkta düz döndürme ve ters döndürme kuralları ile önerme tiplerine göre uygulanabilirliği.
Soru 5Soru

Klasik mantıkta bir kavramın tanıtılması sürecinde uyulması gereken belirli kurallar vardır. Bu kurallar tanımlanan kavramın sınırlarının doğru çizilmesini ve mantıksal bir hataya düşülmemesini sağlar.

Buna göre, aşağıda verilen;

I. *Sağlık; hasta olmama durumudur.*
II. *Gül; kokulu bir bitkidir.*
III. *Ölçü; bir nesneyi ölçmekte kullanılan araçtır.*

tanımlarının klasik mantığ��n tanım koşulları açısından sırasıyla hangi kuralları ihlal ettiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımın olumlu olması kuralı - Tanımın tam (câmi ve mâni) olması kuralı - Tanımda kısır döngü (devir) bulunmaması kuralı

Cevap

Tanımın olumlu olması kuralı - Tanımın tam (câmi ve mâni) olması kuralı - Tanımda kısır döngü (devir) bulunmaması kuralı
Doğru seçenek olan ifadede belirtildiği üzere; birinci tanım olumsuz bir ifade barındırdığı için olumlu olma kuralını, ikinci tanım gül dışındaki bitkileri de kapsayacak kadar geniş olduğu için câmi ve mâni olma kuralını, üçüncü tanım ise kavramı kendi kökünden türeyen bir kelimeyle açıkladığı için kısır döngü bulunmaması kuralını ihlal etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tanımın analiz edilmesi
Birinci tanımdaki 'hasta olmama' ifadesinin olumsuz bir terim olduğu ve tanımın ne olduğunu açıklamak yerine ne olmadığını belirttiği görülür. Bu durum 'Tanım olumlu olmalıdır' kuralını ihlal eder.
Sağlık kavramının özü, başka bir kavramın olumsuzlanmasıyla açıklanmaya çalışılmıştır.
2
İkinci tanımın analiz edilmesi
İkinci tanımdaki 'kokulu bir bitki' ifadesinin gül dışındaki karanfil, fesleğen gibi diğer bitkileri de kapsadığı görülür. Tanımlayan, tanımlanandan daha geniş olduğu için tanım tam (câmi ve mâni) değildir.
Geçerli bir tanım, tanımlanan kavramın tüm bireylerini içine almalı (câmi) ve yabancı elemanları dışarıda bırakmalıdır (mâni).
3
Üçüncü tanımın analiz edilmesi
Üçüncü tanımdaki 'ölçü' kavramının yine kendisiyle aynı kökten gelen 'ölçmek' eylemiyle tanımlandığı görülür. Bu durum kısır döngüye (dairesellik/devir) yol açmıştır.
Bir kavramın tanımlanması için kendisinden türeyen ya da kendisini açıklamak için yine kendine ihtiyaç duyulan ifadeler kullanılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Klasik Mantıkta Tanım Koşulları ve Kuralları
Soru 6Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen kavram çiftlerini, sağ sütundaki kavramlar arası ilişki tanımlarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Gül" ve "Çiçek" kavram çifti
"Mimar" ve "Kadın" kavram çifti
"Metal" ve "Tahta" kavram çifti
"İnsan" ve "Düşünen" kavram çifti

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"Gül ve Çiçek" çifti "İki kavramdan sadece birinin, diğerinin bütün elemanlarını kaplamına almasıyla kurulan ilişki türü" ile; "Mimar ve Kadın" çifti "İki kavramdan her birinin, diğerinin bazı elemanlarını kaplamına almasıyla kurulan ilişki türü" ile; "Metal ve Tahta" çifti "İki kavramdan hiçbirinin, diğerinin hiçbir elemanını kaplamına almamasıyla kurulan ilişki türü" ile; "İnsan ve Düşünen" çifti ise "İki kavramdan her birinin, diğerinin bütün elemanlarını kaplamına almasıyla kurulan ilişki türü" ile eşleşmelidir.
Kavramlar arası ilişkilerde; "Gül ve Çiçek" çifti birinin diğerinin tamamını kapsaması nedeniyle tam girişimlikle; "Mimar ve Kadın" çifti karşılıklı kısmi örtüşme nedeniyle eksik girişimlikle; "Metal ve Tahta" çifti ortak eleman olmaması nedeniyle ayrıklıkla; "İnsan ve Düşünen" çifti ise karşılıklı tam örtüşme nedeniyle eşitlik ilişkisiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
"Gül" ve "Çiçek" kavramlarının kaplam ilişkisi incelenir.
Gülün tüm elemanlarının çiçek olduğu, ancak çiçeğin sadece bazı elemanlarının gül olduğu görülür. Bu durum tam girişimlik ilişkisinin tanımıdır.
Kavramlardan birinin diğerinin bütün kaplamını içermesi ilişkisini tespit etmek için.
2
"Mimar" ve "Kadın" kavramlarının kaplam ilişkisi incelenir.
Bazı mimarların kadın, bazı kadınların ise mimar olduğu tespit edilir. Bu durum eksik girişimlik ilişkisinin tanımıdır.
İki kavramın karşılıklı olarak sadece bazı elemanlarda kesiştiğini tespit etmek için.
3
"Metal" ve "Tahta" kavramlarının kaplam ilişkisi incelenir.
Hiçbir metalin tahta olmadığı ve hiçbir tahtanın metal olmadığı görülür. Bu durum ayrıklık ilişkisinin tanımıdır.
Kavramların kaplamlarının tamamen bağımsız olduğunu belirlemek için.
4
"İnsan" ve "Düşünen" kavramlarının kaplam ilişkisi incelenir.
Mantıksal açıdan her insanın düşünen ve her düşünenin insan olduğu kabul edilir. Bu durum eşitlik ilişkisinin tanımıdır.
İki kavramın kaplamlarının birebir örtüştüğünü belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kavramlar Arası İlişkiler (Eşitlik, Ayrıklık, Tam Girişimlik, Eksik Girişimlik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

Klasik mantıkta iki kavram arasındaki ilişkiler belirlenirken bu kavramların kaplamları ve içlemleri arasındaki dengeler göz önünde bulundurulur. PP ve RR kavramları arasındaki ilişkiyi ifade eden şu önermelerin tamamının doğru olduğu tespit edilmiştir:

I. Bazı PP'ler RR'dir.
II. Bazı PP'ler RR değildir.
III. Bütün RR'ler PP'dir.

Buna göre, PP ve RR kavramları arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kavramlar arasında tam girişimlik ilişkisi vardır ve PP kavramının kaplamı RR kavramından daha geniştir.

Cevap

Kavramlar arasında tam girişimlik ilişkisi vardır ve P kavramının kaplamı R kavramından daha geniştir.
Verilen önermeler incelendiğinde, 'Bütün R'ler P'dir' yargısı R kavramının tamamının P'nin kapsamında yer aldığını bildirir. 'Bazı P'ler R değildir' yargısı ise P kavramının R'den daha geniş olduğunu, R'nin dışındaki elemanları da barındırdığını doğrular. Bu durum klasik mantıkta tam girişimlik ilişkisini tanımlar ve P'nin kaplamının R'den geniş olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülleri analiz ederek kavramların küme ilişkisini belirleme.
'Bütün R'ler P'dir' önermesi R kümesinin P kümesinin alt kümesi olduğunu (RPR \subset P) gösterir. 'Bazı P'ler R değildir' önermesi ise P kümesinde olup R kümesinde olmayan elemanların varlığını doğrular.
Kavramlar arasındaki kapsama ilişkisinin yönünü netleştirmek için.
2
Kavramlar arası ilişki türünü adlandırma.
Bir kavramın diğerinin tüm elemanlarını içine alması ve diğerinin ise onun sadece bir kısmını kapsama durumu klasik mantıkta 'tam girişimlik' (subordination) olarak adlandırılır.
Belirlenen küme ilişkisini mantık terminolojisiyle eşleştirmek için.
3
Kaplam ve içlem dengesini kontrol etme.
P kavramı daha geniş bir sınıfa karşılık geldiği için kaplamı daha geniştir. Kaplamı dar olan R kavramının ise içlemi daha fazladır.
Seçeneklerdeki içlem-kaplam iddialarını test edip doğru yargıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Tam Girişimlik ve İçlem-Kaplam İlişkisi
Soru 8Soru

Ege ve Derin, sokak hayvanlarına mama verme sıklığı ve bunun ahlaki boyutu üzerine tartışmaktadır:

Ege: "Sokak hayvanlarını beslemek hem vicdani bir sorumluluktur hem de vicdani bir sorumluluk değildir."
Derin: "Bu söylediğin mantıksal açıdan kabul edilemez. Bir eylem ya vicdani bir sorumluluktur ya da değildir; bu iki durumun dışında üçüncü bir yol yoktur."
Ege: "Benim kastettiğim, bazı insanların bunu bir görev olarak görmesi, bazılarının ise görmemesidir."
Derin: "O halde kavramları netleştirmelisin. Bir akıl yürütme veya tartışma boyunca kullandığın terim hep aynı anlamı taşımalıdır, aksi takdirde sağlıklı iletişim kuramayız."

Buna göre, tartışmada geçen ifadeler ve temsil ettikleri klasik mantık ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ege'nin ilk cümlesi çelişmezlik ilkesine aykırılık taşırken, Derin'in yanıtları sırasıyla üçüncü halin imkânsızlığı ve özdeşlik ilkelerine dayanmaktadır.

Cevap

Ege'nin ilk cümlesinin çelişmezlik ilkesine aykırı olduğu, Derin'in yanıtlarının ise sırasıyla üçüncü halin imkânsızlığı ve özdeşlik ilkelerine dayandığı yargı doğrudur.
Ege'nin "hem vicdani bir sorumluluktur hem de değildir" ifadesi çelişmezlik ilkesine aykırıdır. Derin'in "ya vicdani bir sorumluluktur ya da değildir" ifadesi üçüncü halin imkânsızlığı ilkesini temsil eder. Derin'in terimlerin anlamının korunması gerektiğine yönelik vurgusu ise özdeşlik ilkesini temel alır. Bu ilkelerin sırasıyla çelişmezlik, üçüncü halin imkânsızlığı ve özdeşlik olarak eşleştirildiği seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ege'nin ilk cümlesindeki mantıksal yapıyı belirlemek.
"Hem vicdani bir sorumluluktur hem de değildir" ifadesinin çelişik iki durumu aynı anda onayladığı görülür.
Bu durum, bir şeyin aynı anda hem kendisi hem de kendisinden başka bir şey olamayacağını belirten çelişmezlik ilkesine aykırıdır.
2
Derin'in ilk yanıtındaki akıl yürütme biçimini incelemek.
"Ya vicdani bir sorumluluktur ya da değildir; üçüncü bir yol yoktur" ifadesinin iki çelişik durumdan birini zorunlu kıldığı görülür.
Bu yapı, bir şeyin ya kendisi ya da başkası olacağını, ortada üçüncü bir seçeneğin bulunamayacağını belirten üçüncü halin imkânsızlığı ilkesini doğrudan yansıtır.
3
Derin'in ikinci yanıtındaki mantıksal vurguyu analiz etmek.
"Kullandığın terim hep aynı anlamı taşımalıdır" vurgusunun kavramsal tutarlılığı hedeflediği görülür.
Kavramların ve terimlerin düşünme süreci boyunca kendileriyle aynı kalması gerektiğini ifade eden kural özdeşlik ilkesine dayanır.

Anahtar Kavram

Klasik Mantıkta Akıl İlkeleri (Özdeşlik, Çelişmezlik, Üçüncü Halin İmkânsızlığı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Mantıksal doğruluk (biçimsel doğruluk), akıl yürütmeyi oluşturan önermelerin dış dünyadaki nesnel gerçeklikle birebir örtüşmesini gerektiren, içeriğe dayalı bir doğruluk türüdür.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

İfade yanlıştır. Mantıksal doğruluk (biçimsel doğruluk), önermelerin içeriğinin dış dünya ile uyu��masını değil, akıl yürütmenin biçimsel kurallara uygunluğunu ve geçerliliğini inceler.
Mantıksal doğruluk (biçimsel doğruluk), düşüncenin kendi içindeki tutarlılığı ve biçimsel kurallara uygunluğuyla ilgilenir. Önermelerin dış dünyadaki nesnel gerçeklikle uyuşması şartı mantıksal doğruluğun değil, bilgi doğruluğunun (içeriksel doğruluğun) bir özelliğidir. Bu nedenle ifadedeki tanım yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğruluk türleri arasındaki ayrımı belirleme
Doğruluk kavramı; bilgi doğruluğu (içeriksel doğruluk) ve mantıksal doğruluk (biçimsel doğruluk) olmak üzere ikiye ayrılır.
Soruda verilen ifadenin mantıksal doğruluk tanımına uyup uymadığını analiz etmek için bu iki kavramın farkını koymak gerekir.
2
Mantıksal doğruluğun niteliğini analiz etme
Mantıksal doğruluk, bir akıl yürütmede öncüller doğru kabul edildiğinde sonucun bu öncüllerden zorunlu ve tutarlı olarak çıkıp çıkmadığına bakar; biçimseldir.
Mantıksal doğruluğun dış dünyadaki gerçeklikle doğrudan bir bağı olmadığını ortaya koymak için.
3
Verilen ifadeyi değerlendirme
İfadede mantıksal doğruluğun 'dış dünyadaki nesnel gerçeklikle birebir örtüşmesi gerektiği' ve 'içeriğe dayalı olduğu' iddia edilmektedir. Bu tanım mantıksal doğruluğa değil, bilgi doğruluğuna aittir. Bu nedenle ifade yanlıştır.
Ulaşılan çıkarımla sorudaki ifadenin uyuşmazlığını gösterip nihai karara varmak için.

Anahtar Kavram

Mantıksal doğruluk (biçimsel doğruluk) ile bilgi doğruluğu (içeriksel doğruluk) arasındaki farklar
Soru 10Soru

Klasik mantıkta çelişmezlik ilkesi, çelişik iki önermeden en az birinin yanlış olmasını zorunlu kılarken; üçüncü halin imkansızlığı ilkesi, bu iki önermeden en az birinin doğru olmasını zorunlu kılar.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Klasik mantıkta çelişmezlik ilkesi çelişik iki önermeden en az birinin yanlış olmasını; üçüncü halin imkansızlığı ilkesi ise en az birinin doğru olmasını zorunlu kılar.
Çelişmezlik ilkesi çelişik iki önermenin birlikte doğru olmasını yasaklayarak en az birinin yanlış olmasını zorunlu kılarken, üçüncü halin imkansızlığı ilkesi birlikte yanlış olmalarını yasaklayarak en az birinin doğru olmasını zorunlu kılar. Bu nedenle ifade mantıksal olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Çelişmezlik ilkesinin mantıksal yapısını çözümlemek.
Çelişmezlik ilkesi (pp)\sim(p \land \sim p) biçiminde ifade edilir. Bu ilkeye göre bir önerme aynı anda hem doğru hem yanlış olamaz. Çelişik iki önerme (pp ve p\sim p) ele alındığında, ikisi birden doğru olamayacağı için bu önermelerden en az birinin yanlış olması gerekir.
Çelişmezlik ilkesinin çelişik önermelerin doğruluk değerlerine getirdiği k��sıtlamayı belirlemek amacıyla.
2
Üçüncü halin imkansızlığı ilkesinin mantıksal yapısını çözümlemek.
Üçüncü halin imkansızlığı ilkesi ppp \lor \sim p biçiminde ifade edilir. Bu ilkeye göre bir önerme ya doğrudur ya da yanlıştır, üçüncü bir olasılık yoktur. Çelişik iki önerme (pp ve p\sim p) ele alındığında, ikisi birden yanlış olamayacağı için bu önermelerden en az birinin doğru olması gerekir.
Üçüncü halin imkansızlığı ilkesinin çelişik önermelerin doğruluk değerlerine getirdiği kısıtlamayı belirlemek amacıyla.
3
Verilen önermeyi bu iki analizin sonuçlarıyla karşılaştırmak.
İfadedeki 'çelişmezlik ilkesinin en az birinin yanlış olmasını' ve 'üçüncü halin imkansızlığı ilkesinin en az birinin doğru olmasını' zorunlu kıldığı yönündeki belirleme, her iki ilkenin klasik mantıktaki tanımıyla tam olarak uyuşmaktadır.
İfadenin doğruluk değerini kesinleştirmek amacıyla.

Anahtar Kavram

Klasik mantıkta akıl ilkelerinin (çelişmezlik ve üçüncü halin imkansızlığı) çelişik önermelerin doğruluk değerleri üzerindeki mantıksal sınırlandırmaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Klasik mantıkta önermelerin doğruluk değerleri ve nitelikleri korunarak gerçekleştirilen döndürme (düz döndürme ve ters döndürme) işlemleriyle ilgili sol sütundaki ifadeleri, sağ sütunda verilen doğru karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Her avukat hukukçudur." önermesinin düz döndürmesi
"Hiçbir metal sıvı değildir." önermesinin düz döndürmesi
"Bazı kuşlar yırtıcıdır." önermesinin ters döndürmesi
"Bazı meyveler tatlı değildir." önermesinin ters döndürmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki önermelerin döndürme karşılıklarıyla doğru eşleşmesi şu şekildedir: Birinci önermenin düz döndürmesi "Bazı hukukçular avukattır."; ikinci önermenin düz döndürmesi "Hiçbir sıvı metal değildir."; üçüncü önermenin ters döndürmesi yapılamaz; dördüncü önermenin ters döndürmesi ise "Bazı tatlı olmayanlar meyve olmayan değildir." ifadesidir.
Klasik mantık kuralları uyarınca düz döndürmede E-C-İ-B kuralı (E -> E, A -> I, I -> I, O -> Yok) ve ters döndürmede A-B-O-G kuralı (A -> A, E -> O, O -> O, I -> Yok) uygulanır. Bu kurallara göre yapılan tüm eşleştirmeler mantıksal açıdan geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
"Her avukat hukukçudur." önermesinin düz döndürme kuralını belirleme
"Bazı hukukçular avukattır." önermesi elde edilir.
Tümel olumlu (A) önermenin düz döndürmesi tikel olumlu (I) olur. Nitelik değişmez, özne ile yüklem yer değiştirir.
2
"Hiçbir metal sıvı değildir." önermesinin düz döndürme kuralını belirleme
"Hiçbir sıvı metal değildir." önermesi elde edilir.
Tümel olumsuz (E) önermenin düz döndürmesi tümel olumsuz (E) olur. Nitelik ve nicelik değişmeden özne ile yüklem yer değiştirir.
3
"Bazı kuşlar yırtıcıdır." önermesinin ters döndürme kuralını belirleme
Ters döndürmesinin yapılamayacağı sonucuna varılır.
Klasik mantıkta tikel olumlu (I) önermelerin kurallara uygun geçerli bir ters döndürmesi yoktur.
4
"Bazı meyveler tatlı değildir." önermesinin ters döndürme kuralını belirleme
"Bazı tatlı olmayanlar meyve olmayan değildir." önermesi elde edilir.
Tikel olumsuz (O) önermenin ters döndürmesi yine tikel olumsuz (O) olur. Özne ve yüklemin karşıt halleri (olumsuzları) alınarak yerleri değiştirilir.

Anahtar Kavram

Önermelerde Döndürme Kuralları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Bir antikacı dükkanında iki arkadaş arasında geçen şu diyalogda, antikacının sattığı eşyaların antika olup olmadığı tartışılmaktadır:

Ahmet: "Bu vazonun üzerindeki motifler 18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtmaktadır; çünkü o döneme ait saray kayıtlarındaki çizimlerle birebir uyuşmaktadır. 18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtan her vazo ise nadide bir antikadır; çünkü bu üslup sadece saray için sınırlı sayıda üretilen eserlerde görülür. O hâlde, bu vazo nadide bir antikadır."

Buna göre, Ahmet'in yaptığı akıl yürütme klasik mantıktaki aşağıdaki kıyas çeşitlerinden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epikerem

Cevap

Ahmet'in yaptığı akıl yürütme, öncüllerinin gerekçeleriyle birlikte sunulmasından dolayı epikerem (delilli kıyas) örneğidir.
Doğru seçenek epikerem (delilli kıyas) ifadesidir. Klasik mantık kurallarına göre, öncüllerinin gerekçesi veya delili kendisiyle birlikte verilen kıyaslara epikerem (delilli kıyas) adı verilir. Ahmet'in akıl yürütmesinde hem birinci öncülün ("Bu vazonun üzerindeki motifler...") hem de ikinci öncülün ("18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtan her vazo...") gerekçeleri "çünkü" bağlacıyla açıklanarak delillendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Akıl yürütmedeki öncülleri ve sonucu tespit etmek.
Birinci öncül: 'Bu vazonun üzerindeki motifler 18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtmaktadır.', ikinci öncül: '18. yüzyıl Osmanlı saray üslubunu yansıtan her vazo ise nadide bir antikadır.' ve sonuç önermesi: 'O hâlde, bu vazo nadide bir antikadır.' olarak belirlenir.
Kıyasın temel kategorik yapısını ve kaç öncülden oluştuğunu anlamak için bu adım gereklidir.
2
Öncüllerle birlikte sunulan ek açıklamaları analiz etmek.
Diyalogda birinci öncülden sonra 'çünkü o döneme ait saray kayıtlarındaki çizimlerle birebir uyuşmaktadır' delili, ikinci öncülden sonra ise 'çünkü bu üslup sadece saray için sınırlı sayıda üretilen eserlerde görülür' delili getirilmiştir.
Önermelerin kendi içlerinde ispat barındırıp barındırmadığını kontrol etmek için bu adım gereklidir.
3
Bulunan yapıyı kıyas kuralları ve çeşitleri ile eşleştirmek.
Klasik mantıkta, öncüllerinden en az biri 'çünkü' veya 'zira' gibi gerekçelendirici ifadelerle kanıtı (delili) belirtilerek sunulan kıyas türüne epikerem (delilli kıyas) denir.
Doğru tanımlamayı yaparak kıyas türünün adını koymak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Epikerem (Delilli Kıyas) Yapısı ve Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Klasik mantıkta zihinsel ve dışsal varlık alanları arasındaki ilişkiyi kuran kavramlar; nelik (zihindeki tasarım), gerçeklik (dış dünyadaki somut karşılık) ve kimlik (tekil bir varlığa işaret etme) nitelikleriyle ele alınır. Önermeler ise bir yargı bildirdikleri için doğruluk (doğru veya yanlış olma) değeri alırlar. Mantıkta kavramlar ile önermelerin niteliklerini birbiriyle karıştırmamak, doğru akıl yürütmenin temel şartıdır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisinde nelik, gerçeklik ve doğruluk arasındaki ilişki mantıksal kurallara uygun olarak açıklanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Van Gölü" neliğe ve gerçekliğe sahip bir kavramken, "Van Gölü sodalıdır." ifadesi neliği ve gerçekliği olmayan, sadece doğruluk değeri taşıyan bir önermedir.

Cevap

Van Gölü'nün neliğe ve gerçekliğe sahip bir kavram, Van Gölü sodalıdır ifadesinin ise sadece doğruluk değeri taşıyan bir önerme olduğunu belirten seçenek.
Van Gölü ifadesinin yer aldığı seçenek doğrudur. Çünkü "Van Gölü" hem zihinsel tasarıma (nelik) hem de dış dünyada somut bir karşılığa (gerçeklik) sahip bir kavramdır. Buna karşılık, "Van Gölü sodalıdır." ifadesi yargı bildiren bir önermedir ve önermeler nelik/gerçeklik nitelikleriyle değil, doğruluk değerleriyle değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram ve önerme arasındaki temel farkı belirleme.
Kavramların nelik, gerçeklik ve kimlik özelliklerine; önermelerin ise doğruluk değerine (doğru/yanlış) sahip olduğunu saptamak.
Mantıksal analizin doğru yapılabilmesi için kavram ve önerme kategorilerinin niteliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramların niteliklerini inceleme.
Seçeneklerde geçen kavramların (Kaf Dağı, Ejderha, Pegasus, Van Gölü) nelik ve gerçeklik durumlarını değerlendirmek; kavramlara doğruluk değeri atfeden seçeneklerin hatalı olduğunu belirlemek.
Kavramların doğruluk değerinin olamayacağı kuralına dayanarak yanlış seçenekleri eleyebilmek.
3
Seçeneklerdeki önerme yapılarını analiz etme.
"Van Gölü sodalıdır." ve "Güneş her gün doğudan doğar." ifadelerinin yargı bildirdiğini ve önerme olduğunu saptamak.
Önermelerin nelik veya gerçekliğe sahip olamayacağını, sadece doğruluk değeri alabileceğini doğrulamak.
4
Mantıksal açıdan tamamen tutarlı ve kurallara uygun açıklamayı seçme.
Van Gölü'nü kavram, onun hakkındaki yargıyı ise önerme olarak doğru niteliklerle eşleştiren açıklamanın doğru olduğunu belirlemek.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kavramların nitelikleri (Nelik, Gerçeklik, Kimlik) ile önermelerin doğruluk değeri arasındaki fark.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 14Soru

Mantık dersinde iki öğrenci arasında şu tartışma gerçekleşir:

Canan: "Özne veya yükleminde 've', 'ile' gibi bağlaçlar bulunduran her önerme mantıksal olarak bileşiktir. Çünkü bu bağlaçlar doğrudan birden fazla yargının bir araya getirildiğini gösterir."

Deniz: "Bu düşünce her zaman doğru değildir. Bazı önermeler dil bilgisel olarak bu bağlaçları içerse de tek bir yargı bildirdikleri için mantıksal açıdan basit önerme kabul edilir."

Buna göre Deniz, tezini kanıtlamak için aşağıdaki önermelerden hangisini örnek olarak gösterebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Platon ve Aristoteles, felsefe tarihinde hoca-öğrenci ilişkisi içindedir.

Cevap

Platon ve Aristoteles'in felsefe tarihinde hoca-öğrenci ilişkisi içinde olduğunu bildiren önerme
Platon ve Aristoteles'in hoca-öğrenci ilişkisi içinde olduğunu bildiren önerme, iki terim arasındaki tek bir bağıntıyı ifade etmektedir. Bu önerme 'Platon hoca-öğrenci ilişkisi içindedir' ve 'Aristoteles hoca-öğrenci ilişkisi içindedir' şeklinde iki ayrı yargıya bölünemez; çünkü bu şekilde bölündüğünde anlam bütünlüğü bozularak yargı niteliği kaybolur. Dolayısıyla bu önerme, dil bilgisel olarak bağlaç içerse de mantıksal olarak tek bir yargı bildiren basit (bağıntılı) bir önermedir ve Deniz'in tezini doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin yargı sayısını belirlemek amacıyla bileşenlerine ayrılıp ayrılamayacağını kontrol etmek.
Bağlaç içeren önermelerin her birinin ayrı birer bağımsız yargı bildirip bildirmediği incelenir.
Klasik mantıkta basit önermeler tek bir yargı bildirirken, bileşik önermeler birden fazla yargı içerir.
2
İki özne arasındaki karşılıklı bağıntıyı (ilişkiyi) bildiren seçeneği tespit etmek.
Platon ve Aristoteles arasındaki hoca-öğrenci ilişkisinin iki ayrı yargıya bölünemez tek bir durumu ifade ettiği görülür.
Bağıntılı önermeler, özneler arasındaki bölünemez bir ilişkiyi bildirdiğinden mantıksal olarak basit önerme grubuna girer.

Anahtar Kavram

Basit ve Bileşik Önerme Ayrımı ile Bağıntılı Önermelerin Yapısı
Soru 15Soru

Klasik mantıkta kavramlar arası hiyerarşiyi ve varlıkların sınıflandırılmasını göstermek için kullanılan Porphyrios Ağacı, beş tümel (cins, tür, ayrım, özgülük, ilinti) teorisiyle doğrudan ilişkilidir. Bir felsefe öğretmeni, bu konuyu işlerken tahtaya şu kavram zincirini yazmıştır:

`Cevher (Töz) → Cisim → Organizma → Omurgalı → Kuş`

Öğretmen, öğrencilerinden bu zincirdeki kavramları ve aralarındaki mantıksal ilişkileri beş tümel açısından değerlendirmelerini istemiştir. Öğrenciler şu yorumları yapmıştır:

* Ayşe: Zincirdeki 'Organizma' kavramı, 'Cisim' kavramına göre tür iken, 'Omurgalı' kavramına göre cinstir. Bu durum, cins ve tür kavramlarının göreli olduğunu gösterir.
* Berk: 'Cevher' kavramı bu hiyerarşide kendisinden daha genel bir sınıf bulunmayan en üst cinstir (cins-i âlâ) ve sistemde sadece cins rolündedir.
* Ceren: 'Kuş' kavramını 'Omurgalı' kavramından ayıran ve sadece kuşlara ait olan 'uçabilme' yeteneği, kuş kavramının özgülüğü (proprium) olarak tanımlanmalıdır.
* Doruk: Kuşların mevsimsel olarak göç etmesi veya yumurtlayarak çoğalması, sadece kuş türüne özgü olmayıp diğer bazı omurgalı sınıflarında da görüldüğü için 'ilinti' (accidens) kapsamında değerlendirilir.

Buna göre, öğrencilerden hangilerinin yaptığı yorumlar klasik mantık kuralları açısından doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayşe, Berk ve Doruk

Cevap

Ayşe, Berk ve Doruk'un yaptıkları yorumlar klasik mantık kuralları açısından doğrudur.
Ayşe'nin 'Organizma' kavramının üstündeki 'Cisim'e göre tür, altındaki 'Omurgalı'ya göre cins olduğu yönündeki tespiti doğrudur; çünkü cins ve tür kavramları hiyerarşik konuma göre değişen göreli kavramlardır. Berk'in 'Cevher' kavramının en üst cins (cins-i âlâ) olduğu ve kendisinden daha genel bir kavram olmadığı için sadece cins rolü üstlendiği tespiti doğrudur. Doruk'un kuşların göç etmesi ve yumurtlaması özelliklerinin diğer bazı omurgalı sınıflarında da görülmesi nedeniyle 'ilinti' (accidens) olduğu değerlendirmesi de doğrudur; çünkü bu özellikler sadece kuş türüne özgü değildir. Bu nedenle Ayşe, Berk ve Doruk'un yorumları klasik mantığa uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Zincirdeki göreli cins-tür ilişkisini incelemek.
Organizma kavramı, Cisim'e göre alt sınıfta (tür) yer alırken, Omurgalı'ya göre üst sınıfta (cins) yer alır. Bu nedenle Ayşe'nin yorumu doğrudur.
Klasik mantıkta cins ve tür kavramları mutlak değil, hiyerarşideki konuma göre değişen göreli kavramlardır.
2
En üst cins (cins-i âlâ) tanımını sorgulamak.
Cevher (töz), Porphyrios Ağacı'nın en tepesinde yer alır ve kendisinin üstünde başka bir cins yoktur. Dolayısıyla Berk'in yorumu doğrudur.
Cins-i âlâ, yalnızca cins olan ve hiçbir şekilde tür olamayan en genel kavramdır.
3
Özgülük (proprium) kavramının tanımını ve örneğini analiz etmek.
Uçabilme özelliği sadece kuşlara ait değildir (örneğin yarasalar ve böcekler de uçar). Bu yüzden özgülük olamaz. Ceren'in yorumu yanlıştır.
Özgülük, bir türe ait olan fakat onun tanımına girmeyen, sadece o türe özgü olan niteliktir. Başka türlerle paylaşılan nitelikler ilintidir.
4
İlinti (accidens) kavramının tanımını ve örneğini analiz etmek.
Göç etmek ve yumurtlamak kuşlar dışında sürüngenler, balıklar gibi diğer omurgalılarda da görülür. Bu yüzden ilintidir. Doruk'un yorumu doğrudur.
İlinti, bir türe ait olan ama başka türlerle de paylaşılan, ortak niteliklerdir.

Anahtar Kavram

Beş Tümel (Cins, Tür, Ayrım, Özgülük, İlinti) ve Porphyrios Ağacı
Soru 16Soru

Klasik mantıkta kavramlar arası hiyerarşiyi gösteren Porphyrios Ağacı'nda yukarıdan aşağıya (tümelden tikele) inildikçe kaplam daralır, içlem genişler. Aşağıdaki kavramları içlemi en dar (kaplamı en geniş) olandan içlemi en geniş (kaplamı en dar) olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Cevher (Töz), Cisim, Cisimli (Canlı), Duygulu (Hayvan) ve Akıllı (İnsan) şeklindedir.
Porphyrios Ağacı'ndaki hiyerarşide en genel kavram olan Cevher'den en özel tür olan Akıllı'ya doğru gidildikçe kaplam azalmakta ve içlem artmaktadır. Bu durum klasik mantıktaki tümel-tikel derecelendirmesine tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Porphyrios Ağacı'nın en tepesindeki en genel kavram belirlenir.
Cevher (Töz)
Cevher, var olmak için kendisinden başka bir şeye ihtiyaç duymayan en üst cinstir; dolayısıyla kaplamı en geniş, içlemi en dar olan kavramdır.
2
Cevherin altında yer alan ve maddi varlığı niteleyen kavram belirlenir.
Cisim
Cisim, cevherin alt kümesidir; hacim ve kütle gibi maddi ��zellikler eklendiği için içlemi genişlemiş, kaplamı daralmıştır.
3
Cismin canlılık özelliği kazanmış alt sınıfı tespit edilir.
Cisimli (Canlı)
Cisimli kavramı, cansız cisimleri dışarıda bıraktığından kaplamı daralır, beslenme ve büyüme gibi özelliklerle içlemi genişler.
4
Canlılar arasından duyum yetisine sahip olan grup belirlenir.
Duygulu (Hayvan)
Duygulu kavramı, bitkiler gibi duyusuz canlıları dışarıda bırakarak daha dar bir kaplama ve daha fazla ortak özelliğe (içleme) sahip olur.
5
En alt basamakta yer alan en nitelikli tür belirlenir.
Akıllı (İnsan)
Akıllı kavramı, düşünme yetisiyle en yüksek sayıda niteliği (içlemi) barındırır ve bu beş kavram arasında en dar kaplama sahiptir.

Anahtar Kavram

İçlem ve Kaplam İlişkisi

Alternatif Yöntem

Kavramları zihninizde alt kümeler halinde çizebilirsiniz. En dıştaki en büyük küme en geniş kaplama sahiptir (Cevher). En içteki en küçük küme ise en dar kaplama ancak en yüksek özelliğe (içleme) sahiptir (Akıllı).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

Klasik mantıkta iki kavramın kaplamları (içine aldıkları elemanlar) arasındaki ilişkiler; eşitlik, ayrıklık, tam girişimlik ve eksik girişimlik olmak üzere dört gruba ayrılır. Bu ilişkiler, kavramların birbirleriyle kurduğu tümel ve tikel önermelerin doğruluk değerleri üzerinden de çözümlenebilir.

Buna göre, sol sütundaki mantıksal önerme durumlarını sağ sütundaki kavramlar arası ilişki türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

'Her XX, YY'dir.' önermesi doğruyken, 'Her YY, XX'tir.' önermesinin yanlış olması durumu
'Hiçbir XX, YY değildir.' önermesi doğruyken, 'Hiçbir YY, XX değildir.' önermesinin de doğru olması durumu
'Her XX, YY'dir.' önermesi doğruyken, 'Her YY, XX'tir.' önermesinin de doğru olması durumu
'Bazı XX'ler YY'dir.' ve 'Bazı XX'ler YY değildir.' önermeleri doğruyken, 'Her YY, XX'tir.' önermesinin yanlış olması durumu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci durum Tam Girişimlik (sağ sütundaki birinci terim) ile, ikinci durum Ayrıklık (sağ sütundaki ikinci terim) ile, üçüncü durum Eşitlik (sağ sütundaki üçüncü terim) ile ve dördüncü durum Eksik Girişimlik (sağ sütundaki dördüncü terim) ile eşleşir.
Mantıksal önermelerin doğruluk durumları, kavramların kaplamsal sınırlarını belirler. Çift yönlü tümel olumluluk eşitliği, çift yönlü tümel olumsuzluk ayrıklığı, tek yönlü tümel olumluluk tam girişimliği, karşılıklı tikel olumluluk ile fark önermelerinin doğruluğu ise eksik girişimliği ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin nitelik (olumlu/olumsuz) ve niceliklerini (tümel/tikel) belirleyerek küme kuramı cinsinden karşılıklarını yazmak.
Tümel olumlu önermeler alt küme ilişkisini (XYX \subseteq Y), tümel olumsuz önermeler kesişimsizliği (XY=X \cap Y = \emptyset), tikel önermeler ise kesişimin varlığını (XYX \cap Y \neq \emptyset) gösterir.
Klasik mantıktaki kavram ilişkilerini modern küme kuramı diliyle analiz etmek hatayı önler.
2
Koşulları tek tek inceleyerek kavramların kaplam sınırlarını karşılaştırmak.
Birinci durumda tek yönlü tümel kapsama, ikinci durumda tam kesişimsizlik, üçüncü durumda çift yönlü tam kapsama, dördüncü durumda ise kısmi kesişim ve farkların varlığı elde edilir.
Her bir önerme grubunun hangi özgün küme ilişkisini tanımladığını netleştirmek gerekir.
3
Elde edilen küme ilişkilerini klasik mantıkta tanımlanan eşitlik, ayrıklık, tam girişimlik ve eksik girişimlik terimleriyle eşleştirmek.
Çift yönlü kapsama eşitliğe, kesişimsizlik ayrıklığa, tek yönlü kapsama tam girişimliğe, kısmi kesişim ise eksik girişimliğe karşılık gelir.
Doğru mantıksal terimleri kaplam ilişkilerine göre atamak amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Kavramlar Arası İlişkiler
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 18Soru

Bir klasik mantık dersinde öğretmen tahtaya şu tanımları yazmıştır:

I. *Devlet; bireylerin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan ve adalet dağıtan egemen bir monarşidir.*
II. *Düşünme; zihnin kavramlar arasında kurduğu mantıksal bağlantıların entelektüel yansımalarından yoksun olmamasıdır.*
III. *Hukuk; yasama organı tarafından yürürlüğe konan yasal kurallar bütünüdür.*
IV. *Sanat; yaratıcı hayal gücünün sonsuzluk okyanusunda yankılanan sessiz çığlığıdır.*

Buna göre, verilen tanımlarda sırasıyla hangi tanım koşullarının ihlal edildiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Tanımın tam olması (ne dar ne geniş olması), II. Tanımın olumlu olması, III. Tanımda kısır döngü bulunmaması, IV. Tanımın açık ve net olması

Cevap

I. Tanımın tam olması (ne dar ne geniş olması), II. Tanımın olumlu olması, III. Tanımda kısır döngü bulunmaması, IV. Tanımın açık ve net olması
Verilen öncüllerde devlet tanımında egemen monarşi ifadesiyle dar tanımlama yapılmış (tam olma kuralı ihlali); düşünme tanımında 'yoksun olmamasıdır' ifadesiyle olumsuz tanımlama yapılmış (olumlu olma kuralı ihlali); hukuk tanımında 'yasal kurallar' ifadesiyle dairesel tanımlama yapılmış (kısır döngü bulunmaması kuralı ihlali); sanat tanımında ise mecazi ifadelerle kapalı tanımlama yapılmıştır (açık ve net olma kuralı ihlali). Bu sıralama sırasıyla tam olma, olumlu olma, kısır döngü bulunmaması ve açık/net olma kurallarının ihlal edildiğini gösteren seçenekle uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet tanımının analizi
Devletin yalnızca monarşi biçimiyle sınırlandırıld��ğı görülür. Bu durum cumhuriyet gibi diğer devlet biçimlerini dışarıda bıraktığı için tanım dardır. Tanımın tam olması (ne dar ne geniş olması) kuralı ihlal edilmiştir.
Kavramın kaplamına giren tüm bireylerin tanım kapsamına alınması gereklidir.
2
Düşünme tanımının analizi
Tanımda 'yoksun olmamasıdır' ifadesiyle olumsuz bir anlatım tercih edilmiştir. Tanım, kavramın ne olmadığını değil ne olduğunu bildirmelidir. Tanımın olumlu olması kuralı ihlal edilmiştir.
Bir kavramın mahiyeti olumsuz ifadelerle açık kılınamaz.
3
Hukuk tanımının analizi
Hukuk kavramı, yine hukuka bağlı olan 'yasal' kelimesiyle tanımlanmıştır. Bu durum daireselliğe (kısır döngü) yol açmıştır. Tanımda kısır döngü bulunmaması kuralı ihlal edilmiştir.
Tanımlanan kavram, kendisinden daha az bilinen veya kendisiyle doğrudan ilişkili bir başka kavramla açıklanmamalıdır.
4
Sanat tanımının analizi
Sanat kavramı için 'sonsuzluk okyanusundaki sessiz çığlık' gibi mecazi ve edebi ifadeler kullanılmıştır. Tanımın açık ve net olması kuralı ihlal edilmiştir.
Mantıksal tanımlar nesnel, belirgin ve anlaşılır olmalı; sanatsal ve öznel mecazlar içermemelidir.

Anahtar Kavram

Klasik mantıkta tanımlama kuralları (tamlık, olumluluk, kısır döngü barındırmama ve açıklık) ve bu kuralların ihlalleri.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 19Soru

Klasik mantıkta akıl ilkelerinden çelişmezlik ilkesi, çelişik iki önermenin aynı anda doğru olamayacağını (yani en az birinin yanlış olması gerektiğini) ortaya koyarken; üçüncü halin imkânsızlığı ilkesi, bu iki önermenin aynı anda yanlış olamayacağını (yani en az birinin doğru olması gerektiğini ve üçüncü bir seçeneğin bulunmadığını) düzenler.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Çelişmezlik ilkesi çelişik iki önermenin aynı anda doğru olmasını (en az birinin yanlış olması gerektiğini) engellerken, üçüncü halin imkânsızlığı ilkesi aynı anda yanlış olmalarını (en az birinin doğru olması gerektiğini) engeller.
Doğru seçeneğin kabul edilmesinin nedeni, çelişmezlik ilkesinin iki çelişik önermenin aynı anda doğru olmasını dışlaması, üçüncü halin imkânsızlığı ilkesinin ise bu iki önermenin aynı anda yanlış olmasını dışlayarak en az birinin doğru olmasını zorunlu kılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Çelişmezlik ilkesinin önermeler mantığındaki karşılığını ve doğruluk değeri ilişkisini analiz etme.
Çelişmezlik ilkesi (pp)\sim(p \land \sim p) sembolüyle gösterilir. Bu ifadeye göre pp ve p\sim p önermeleri aynı anda doğru (11) olamaz. Dolayısıyla bu iki önermeden en az biri yanlış (00) olmalıdır.
İlkenin çelişik önermelerin doğruluk değerlerine getirdiği sınırlamayı netleştirmek için.
2
Üçüncü halin imkânsızlığı ilkesinin önermeler mantığındaki karşılığını ve doğruluk değeri ilişkisini analiz etme.
Üçüncü halin imkânsızlığı ilkesi ppp \lor \sim p sembolüyle gösterilir. Bu ifadeye göre pp ve p\sim p önermeleri aynı anda yanlış (00) olamaz. Dolayısıyla bu iki önermeden en az biri doğru (11) olmalıdır ve üçüncü bir olasılık yoktur.
İkinci ilkenin çelişik önermeler arasındaki doğruluk değeri dağılımına etkisini belirlemek için.
3
İki ilkenin işlevlerini karşılaştırarak öncüldeki yargıyla kıyaslama.
Öncülde belirtilen 'çelişmezlik ilkesinin en az bir yanlış olmasını gerektirdiği' ve 'üçüncü halin imkânsızlığının en az bir doğru olmasını gerektirdiği' tespiti, ilkelerin mantıksal tanımlarıyla tam olarak örtüşmektedir.
Önermenin genel doğruluk değerine ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çelişmezlik ve Üçüncü Halin İmkânsızlığı İlkelerinin Doğruluk Değerleri Açısından Farkı
Soru 20Soru

Klasik mantıkta önermeler yapıları bakımından basit ve bileşik olmak üzere ikiye ayrılır. Basit önermeler tek bir yargı bildirirken, bileşik önermeler birden fazla yargı içerir. Dilbilgisel açıdan bağlaç içeren bazı cümleler bileşik gibi görünse de özneler arasındaki bölünemez bir ilişkiyi ifade ettiklerinde mantıksal olarak basit (ilişkili) önerme kabul edilirler. Ayrıca önermeler nitelik, nicelik ve kiplik yönünden de sınıflandırılır.

Bir felsefe öğretmeni derste tahtaya şu dört önermeyi yazmıştır:
I. Platon ve Aristoteles, felsefe tarihinde hoca-öğrenci ilişkisine sahip iki filozoftur.
II. Her filozof sorgulayıcıdır veya bazı düşünürler dogmatiktir.
III. Hiçbir insan ölümsüz değildir.
IV. Hava bulutlu ise yağmur yağması zorunludur.

Buna göre, bu önermelerle ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. önerme, gramer yapısındaki bağlaca rağmen bağımsız yargılara bölünemeyen ilişkili bir basit önermedir; IV. önerme ise koşul eklemi içeren bileşik bir önermedir.

Cevap

Birinci önermenin ilişkili bir basit önerme olduğunu, dördüncü önermenin ise koşul eklemi içeren bileşik bir önerme olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Birinci önerme iki özne arasındaki bölünemez bir ilişkiyi tek bir yargıyla bildiren ilişkili bir basit önermedir. Dördüncü önerme ise koşul eklemi taşıyan koşullu bileşik bir önermedir. Bu analizi içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Önerme I'in yapısını analiz etme
Basit (İlişkili) Önerme
'Platon ve Aristoteles, hoca-ö��renci ilişkisine sahiptir' ifadesindeki 've' bağlacı iki bağımsız yargıyı birbirine bağlamaz; iki terim arasındaki bölünemez bir ilişkiyi tek bir yargı halinde ifade eder.
2
Önerme II'nin yapısını analiz etme
Bileşik Önerme
'Her filozof sorgulayıcıdır' (Tümel olumlu) ve 'bazı düşünürler dogmatiktir' (Tikel olumlu) yargıları 'veya' eklemiyle bağlandığı için bileşiktir.
3
Önerme III'ün yapısını analiz etme
Tümel Olumsuz Önerme
'Hiçbir insan ölümsüz değildir' ifadesi nicelik yönünden konunun bütününü kapsadığı için tümel, nitelik yönünden olumsuzlama içerdiği için olumsuzdur.
4
Önerme IV'ün yapısını ve kipliğini analiz etme
Koşullu Bileşik / Zorunlu (Apodiktik) Önerme
'ise' eklemi koşullu yapıyı kurarken, 'zorunludur' ifadesi kiplik yönünden önermenin zorunlu (apodiktik) olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Basit ve bileşik önermeler ile kategorik ve kipli önerme çeşitlerinin yapısal analizi
Sayfa 1 / 6Sonraki
Mantığa Giriş ve Klasik Mantık Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin