Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2241Soru

İbadetlerin kabul edilmesi ve uygulanmasında belli başlı kurallar ve amaçlar gözetilir. İslam dininde ibadetlerin geçerli olması ve hedefine ulaşması için riayet edilmesi gereken bazı temel ilkeler belirlenmiştir.

Buna göre;
I. Yolculuk, hastalık veya yaşlılık gibi zorlayıcı durumlarda ibadetlerin uygulanışında esneklik tanınması (ruhsat), dinin genel yapısına uygun bir yaklaşımdır.
II. İbadetin dış dünyadaki yansımasının veya toplumsal takdirinin bir amaç hâline getirilmemesi, amelde yalnızca Allah'ın hoşnutluğunun aranmasıdır.
III. İbadetlerin yapılış biçiminde, zamanında ve miktarında şahsi görüşlerle veya aşırı dindarlık saikiyle yeni yöntemler (bid'at) ihdas etmekten kaçınılması gerekir.

hususları sırasıyla ibadetlerde gözetilen hangi temel ilkelerle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolaylık - İhlas - Sünnete uygunluk

Cevap

Kolaylık - İhlas - Sünnete uygunluk
Soruda verilen birinci öncüldeki ibadetlerin zor durumlarda esnetilebilmesi 'kolaylık' ilkesiyle; ikinci öncüldeki ibadetin sadece Allah rızası için yapılması ve gösterişten uzak tutulması 'ihlas' ilkesiyle; üçüncü öncüldeki ibadetin şekil ve miktarının Hz. Peygamber'in öğrettiği biçimde yapılması ve bid'atlerden kaçınılması ise 'sünnete uygunluk' ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle 'Kolaylık - İhlas - Sünnete uygunluk' ifadesini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün incelenmesi
Birinci öncülde geçen 'zorlayıcı durumlarda ibadetlerin uygulanışında esneklik tanınması (ruhsat)' ifadesinin kolaylık ilkesiyle ilişkili olduğu belirlenir.
İslam, mükelleflerin durumlarını göz önünde bulundurarak ibadetlerde kolaylık ilkesini esas almıştır.
2
İkinci öncülün incelenmesi
İkinci öncülde geçen 'toplumsal takdirin amaçlanmaması, yalnızca Allah'ın hoşnutluğunun aranması' ifadesinin ihlas ilkesiyle ilişkili olduğu tespit edilir.
İhlas, ibadetin samimiyetle ve yalnızca Allah rızası için yapılması anlamına gelir.
3
Üçüncü öncülün incelenmesi
Üçüncü öncülde geçen 'şahsi görüşlerle yeni yöntemler (bid'at) ihdas etmekten kaçınılması' ifadesinin sünnete uygunluk ilkesiyle ilişkili olduğu anlaşılır.
Sünnete uygunluk ilkesi, ibadetlerin Hz. Peygamber'in gösterdiği şekilde yapılmasını ve dine sonradan eklenen bid'atlerden uzak durulmasını gerektirir.

Anahtar Kavram

İbadetlerde Temel İlkeler (İhlas, Sünnete Uygunluk, Kolaylık)

Alternatif Yöntem

Öncüllerdeki anahtar kelimeleri analiz ederek sonuca ulaşılabilir. Örneğin, birinci öncüldeki 'esneklik (ruhsat)' ifadesi doğrudan kolaylık; ikinci öncüldeki 'yalnızca Allah'ın hoşnutluğu' ifadesi ihlas; üçüncü öncüldeki 'yeni yöntemler (bid'at) ihdas etmekten kaçınma' ifadesi ise sünnete uygunluk ilkelerine götürür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2242Soru

Din felsefesinde yaratıcı gücün varlığını kabul eden düşünceler, yalnızca Tanrı'nın var olup olmadığı sorusuyla yetinmez; aynı zamanda O’nun evren ve insanla olan ilişkisinin niteliğini de temellendirmeye çalışır. Bu bağlamda şekillenen yaklaşımlardan ilki, aşkın bir Tanrı'nın evreni yarattıktan sonra mucizeler ve vahiyler aracılığıyla tarihsel akışa müdahale etmeye devam ettiğini savunur. İkinci yaklaşım ise yaratıcı ile yaratılanı tek bir tözde birleştirerek doğayı Tanrı'nın kendisi olarak ilan eder. Üçüncü yaklaşım ise bu iki görüş arasında bir köprü kurarak, evrenin Tanrı'nın içinde yer aldığını fakat Tanrı'nın evrenden daha b��yük ve onu aşan bir aşkınlığa sahip olduğunu öne sürer.

Buna göre, parçada açıklamalarına yer verilen görüşler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teizm - Panteizm - Panenteizm

Cevap

Teizm - Panteizm - Panenteizm
Parçada yer alan ilk görüşte Tanrı'nın evrene vahiy ve mucizeler yoluyla müdahale ettiği belirtildiğinden bu görüş teizmdir. İkinci görüşte doğa ile yaratıcı tek tözde birleştirilerek özdeş kılındığı için panteizmdir. Üçüncü görüşte ise evrenin Tanrı'nın içinde yer aldığı fakat Tanrı'nın evrenden ibaret olmayıp aşkın olduğu ifade edildiği için panenteizmdir. Dolayısıyla doğru sıralama 'Teizm - Panteizm - Panenteizm' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk yaklaşım analiz edilir.
Evrene müdahale eden, vahiy ve mucize gönderen aşkın Tanrı anlayışının teizme ait olduğu belirlenir.
Teizm, yaratıcı gücün evrenden aşkın olduğunu ve insanlıkla vahiyler/mucizeler vasıtasıyla sürekli iletişim halinde olduğunu savunur.
2
Parçadaki ikinci yaklaşım analiz edilir.
Doğa ile Tanrı'yı tek bir tözde birleştiren görüşün panteizm olduğu belirlenir.
Panteizm (kamutanrıcılık), Tanrı ve evreni bir ve özdeş kabul eden felsefi yaklaşımdır.
3
Parçadaki üçüncü yaklaşım analiz edilir.
Evrenin Tanrı'nın içinde olduğunu fakat Tanrı'nın evreni aştığını belirten görüşün panenteizm olduğu tespit edilir.
Panenteizm (çift kutuplu teizm / kamusal tanrıcılık), her şeyin Tanrı'da olduğunu savunurken O'nun evrenden bağımsız aşkın yönünü de korur.
4
Sıralama birleştirilerek nihai sonuca ulaşılır.
Sıralama sırasıyla 'Teizm - Panteizm - Panenteizm' olarak elde edilir.
Parçadaki anlatım ve tanımlama sırası bu kavramsal hiyerarşiyi takip etmektedir.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın varlığını kabul eden teizm, deizm, panteizm ve panenteizm görüşlerinin temel nitelikleri ve farkları.
Soru 2243Soru

Aşağıda ahlak felsefesinin temel kavramları ve bu kavramların felsefe tarihindeki farklı filozoflarca ele alınış biçimlerine dair açıklamalar verilmiştir. Kavramları uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Erdem
Sorumluluk
Vicdan
Ahlak Yasası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Erdem kavramı Sokrates'in bilgiyle ahlaki yetkinliği özdeşleştiren açıklamasıyla, Sorumluluk kavramı Sartre'ın özgür eylemlerin sonuçlarını üstlenme açıklamasıyla, Vicdan kavramı içsel yargılama ve denetim mekanizması açıklamasıyla, Ahlak Yasası ise Kant'ın evrensel koşulsuz buyrukları tanımlayan açıklamasıyla eşleşmektedir.
Kavramlar ve filozofların görüşlerine dayalı tanımlar arasında kurulan birebir ilişkiler felsefe tarihi terminolojisiyle tam uyumludur. Erdem Sokrates'in bilgi temelli yaklaşımıyla, sorumluluk Sartre'ın özgürlük felsefesiyle, vicdan içsel denetim gücüyle, ahlak yasası ise Kant'ın evrensel buyruk ahlakıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Erdem kavramının felsefi bağlamını analiz etme.
Erdem kavramı, Sokrates'in doğru eylemin bilgiye dayandığı yönündeki ahlak teorisi ile eşleşir.
Antik Çağ rasyonalist ahlak anlayışında erdem doğrudan doğru bilgiyle ilişkilendirilir.
2
Sorumluluk kavramının varoluşçuluktaki yerini belirleme.
Sorumluluk kavramı, Sartre'ın özgür iradeyle yapılan eylemlerin sonuçlarını üstlenme fikriyle eşleşir.
Varoluşçulukta insanın özü önceden belirlenmediği için eylemlerinin yükümlülüğü tamamen kendisine aittir.
3
Vicdan kavramının işlevini tanımlama.
Vicdan kavramı, bireyin kendi davranışlarını ahlaki açıdan denetlediği iç mahkeme tanımıyla eşleşir.
Vicdan, dışsal bir zorlama olmadan bireyin kendi içsel değerleriyle kendini yargılama sürecini ifade eder.
4
Ahlak Yasası kavramının Kantçı tanımını ayırt etme.
Ahlak yasası kavramı, Kant'ın rasyonel ve evrensel ödev ahlakı kurallarıyla eşleşir.
Kant ahlakında yasa, kişisel isteklerden bağımsız, herkes için geçerli olan koşulsuz buyrukları belirtir.

Anahtar Kavram

Ahlak felsefesinin temel kavramlarının (erdem, sorumluluk, vicdan, ahlak yasası) tanımları ve filozofların teorilerindeki yeri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2244Soru

Materyalizm (maddeci felsefe) akımının tarihsel süreçte ortaya çıkan farklı biçimlerini, varlığı açıklama tarzlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İlk Çağ Atomculuğu
Mekanik Materyalizm
Diyalektik Materyalizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk Çağ Atomculuğu bölünemez parçacıklar açıklamasıyla, Mekanik Materyalizm evreni bir makineye benzeten açıklamayla, Diyalektik Materyalizm ise karşıtların çatışması ve gelişim açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede İlk Çağ Atomculuğu atom kavramıyla, Mekanik Materyalizm makine benzetmesiyle, Diyalektik Materyalizm ise çelişki ve gelişim ilkeleriyle ilişkilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk Çağ Atomculuğu kavramını inceleyiniz.
Atomculuk, varlığı bölünemez en küçük maddesel parçacıklar olan atomlarla açıklar. Bu yüzden bölünemez parçacıklar tanımıyla eşleşir.
Atomculuğun temel ontolojik iddiasını belirlemek.
2
Mekanik Materyalizm kavramını inceleyiniz.
Mekanik materyalizm, evreni fiziksel yasalarla hareket eden bir makine gibi görür. Bu yüzden makine benzetmesi içeren açıklamayla eşleşir.
Mekanik materyalizmin makine metaforunu tanımak.
3
Diyalektik Materyalizm kavramını inceleyiniz.
Diyalektik materyalizm, maddenin çelişki ilkeleriyle sürekli değiştiğini savunur. Bu yüzden çelişki ve değişim açıklamasıyla eşleşir.
Diyalektik materyalizmin değişim ve çelişki vurgusunu kavramak.

Anahtar Kavram

Materyalizmin Tarihsel Türleri ve Açıklamaları
Soru 2245Soru

İnsanların hiçbir ortak otoritenin bulunmadığı bir ortamda, sürekli bir çatışma ve ölüm korkusu içinde yaşaması sürdürülebilir değildir. Bu güvensizlik ortamından kurtulmak isteyen bireyler, kendi aralarında anlaşarak haklarını ve güçlerini ortak bir egemene devretmişlerdir. Böylece herkesin can güvenliğini garanti altına alan devlet kurulmuştur.

Bu parçaya göre, birey-devlet ilişkisinin kurulmasında aşağıdakilerden hangisi temel amaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin can güvenliğinin ve toplumsal barışın sağlanması

Cevap

Bireylerin can güvenliğinin ve toplumsal barışın sağlanması
Parçada insanların ölüm korkusundan ve sürekli güvensizlikten kaçınmak için bir araya gelerek haklarını egemen bir güce devrettikleri anlatılmaktadır. Bu durum, devletin kuruluşundaki temel amacın bireylerin can güvenliğini sağlamak ve toplumsal barışı tesis etmek olduğunu doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel güdüyü analiz etme.
İnsanların sürekli çatışma ve ölüm korkusu (güvensizlik) içinde yaşamaktan kaçındıkları belirlenmiştir.
Devletin ortaya çıkış nedenini anlamak için insanların hangi durumdan kaçındıklarını saptamak gerekir.
2
Bireylerin haklarını devretme amacını saptama.
Bireylerin can güvenliğini garantiye almak ve barışı tesis etmek amacıyla haklarını egemene devrettiği anlaşılmıştır.
Toplumsal sözleşmenin temel amacının güvenlik olduğunu ortaya koymak için gereklidir.
3
Seçenekleri karşılaştırma.
Belirlenen güvenlik ve barış amacının seçenekler arasından doğrudan karşılığı bulunmuştur.
Çözümün doğruluğunu teyit etmek için hedef kavram ile seçeneği eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Birey-Devlet İlişkisinde Güvenlik ve Toplum Sözleşmesi
Soru 2246Soru

Ahmet, günlük ibadetlerini yerine getirirken sadece Allah'ın sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmayı hedeflemekte; insanların kendisini övmesinden veya dindar biri olarak görmesinden özellikle kaçınmaktadır.

Buna göre Ahmet'in bu tutumu, ibadetlerin geçerliliğiyle ilgili aşağıdaki temel ilkelerden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlas

Cevap

İhlas
İhlas, ibadetlerin gösterişten, riyadan ve her türlü dünyevi menfaatten arındırılarak sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yapılmasıdır. Paragrafta Ahmet'in insanların kendisini övmesinden kaçınması ve yalnızca Allah'ın sevgisini hedeflemesi doğrudan ihlas ilkesinin tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki metinde yer alan anahtar ifadeleri belirlemek.
Ahmet'in ibadet ederken sadece Allah'ın sevgisini kazanmayı hedeflediği ve insanların övgüsünden (gösterişten) kaçındığı tespit edilir.
İbadet ilkelerinden hangisinin samimiyet ve niyetle ilgili olduğunu belirlemek için bu tespit gereklidir.
2
İbadetlerdeki temel ilkelerden bu açıklamayla eşleşeni bulmak.
Yalnızca Allah rızasını gözetip gösterişten uzak durma durumunun ihlas kavramıyla doğrudan örtüştüğü belirlenir.
İhlas kavramının tanımı gereği, ibadetin samimiyetle ve sırf Allah için yapılması ilkesine dayanmasıdır.

Anahtar Kavram

İbadetlerde İhlas İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 2247Soru

İslam epistemolojisinde doğru bilgiye ulaşma yolları olarak kabul edilen kavramlar ile bu kavramların özellikleri ve işlevlerine dair açıklamalar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki açıklamaları sağ sütundaki doğru kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Duyularla algılanamayan gayb âlemine dair bilgilerin yanı sıra dini yükümlülüklerin detaylarını bildiren ve doğruluğu mucize ile desteklenen bilgi kaynağı.
İnsanın dış dünyayı tanımasında ilk adımı oluşturan, ancak yanılsamalara açık olduğu için aklın denetimine ihtiyaç duyan ham veri sağlayıcı kaynak.
Duyusal verileri işleyen, hislerin yanıltıcılığını denetleyen, ön yargılardan uzak kalarak doğru düşünmeyi ve vahiyle bildirilen gerçekleri onaylamay�� sağlayan yeti.
Yalan söylemek üzere birleşmeleri aklen ve adeten imkânsız olan geniş bir topluluk tarafından aktarılan, kuşku barındırmayan tarihsel bilgi kaynağı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Açıklamaların sırasıyla Peygamberden Gelen Haber, Salim Duyular, Selim Akıl ve Mütevatir Haber ile eşleştirilmesi gerekir.
Sol sütundaki her bir epistemolojik açıklama, İslam bilgi teorisindeki (epistemolojisindeki) doğru bilginin kaynaklarının işlevleri ve alt kategorileriyle tam olarak uyuşmaktadır. Fiziksel dünyaya dair verilerin elde edilmesi ve aklın denetimi duyulara; gaybî bilgilerin mucizeyle doğrulanması peygambere; genel tarihsel haberlerin aktarımı mütevatir habere; bunların sentezlenmesi ve onaylanması ise selim akla aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Gayb âlemine dair bilgi sunan ve mucizeyle desteklenen kaynağı belirleme.
Bu özelliklerin mucize ile doğruluğu kesinleşmiş peygambere ve onun getirdiği vahiye işaret ettiği görülür. Bu nedenle birinci açıklama Peygamberden Gelen Haber ile eşleşir.
Dinin gaybî ve ameli detayları yalnızca peygamberin tebliğiyle öğrenilebilir.
2
Dış dünyadan ilk verileri toplayan fakat yanılmaya açık olan kaynağı analiz etme.
Duyu organlarının hatasız çalışmasıyla elde edilen ham verilerin salim duyular olduğu ve bu duyuların aklın denetimine muhtaç olduğu anlaşılır. Dolayısıyla ikinci açıklama Salim Duyular ile eşleşir.
Beş duyu organı dış dünyayla temas kurarak bilgi üretir ancak illüzyonlar nedeniyle denetlenmesi gerekir.
3
Duyusal verileri işleyip denetleyen ve vahyin doğruluğunu kavrayan yetiyi bulma.
Ön yargılardan arınmış, doğru düşünmeyi ve vahyi kavramayı sağlayan aklın 'selim akıl' olduğu belirlenir. Bu yüzden üçüncü açıklama Selim Akıl ile eşleşir.
Selim akıl, insanın yaratılışındaki temiz aklı ve doğru düşünme kabiliyetini ifade eder.
4
Yalan söylemesi imkânsız bir kalabalığın aktardığı haber türünü tespit etme.
Bu aktarım yolunun mütevatir haber olduğu görülür. Dördüncü açıklama Mütevatir Haber ile eşleşir.
Mütevatir haber, yalan üzerine birleşmeleri imkânsız bir topluluğun gözleme dayalı aktarımlarıdır.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilginin Kaynakları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2248Soru

Bilimi bir 'ürün' olarak ele alan yaklaşım (Neopozitivizm / Mantıkçı Pozitivizm), bilimi tamamlanmış bir önermeler sistemi olarak görür ve onun mantıksal yapısını analiz etmeye odaklanır.

Buna göre, aşağıda verilen 'ürün olarak bilim' yaklaşımına ait kavramları, bu yaklaşımdaki tanımlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Doğrulanabilirlik İlkesi
Gerekçelendirme Bağlamı
Mantıksal Analiz
Önermeler Sistemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğrulanabilirlik İlkesi olgusal sınanabilirlik tanımıyla, Gerekçelendirme Bağlamı iddiaların mantıksal geçerlilik boyutuyla, Mantıksal Analiz sembolik mantık çözümlemesiyle, Önermeler Sistemi ise bilimin tamamlanmış yapılar bütünü olarak görülmesiyle eşleşir.
Mantıkçı pozitivizmin bilim görüşünde; doğrulanabilirlik olgusal denetlenebilirliği, gerekçelendirme bağlamı mantıksal geçerliliği, mantıksal analiz dilsel çözümlemeyi, önermeler sistemi ise bilimin bitmiş ürün olma niteliğini ifade eder. Bu eşleştirmeler kavramların felsefi tanımlarıyla tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Doğrulanabilirlik İlkesi kavramını incelemek.
Olgusal dünyada sınanabilirlik ile ilgili olan tanım belirlendi.
Neopozitivistlerin anlamlılık ölçütü olan doğrulanabilirlik olgulara dayanır.
2
Gerekçelendirme Bağlamı kavramını incelemek.
Mantıksal yapıyı ve kanıtlamayı ele alan tanım belirlendi.
Reichenbach'ın felsefenin konusu yaptığı gerekçelendirme mantıksal doğrulama alanıdır.
3
Mantıksal Analiz kavramını incelemek.
Sembolik mantık kullanılarak yapılan dil çözümlemesi tanımı belirlendi.
Bilimin dilinin metafizikten arındırılması mantıksal analizle mümkündür.
4
Önermeler Sistemi kavramını incelemek.
Bilimi tamamlanmış bir yapı olarak gören tanım belirlendi.
Ürün olarak bilim yaklaşımı, bilimi süreci dışarıda bırakarak tamamlanmış bir sistem olarak ele alır.

Anahtar Kavram

Ürün Olarak Bilim Yaklaşımının Temel Kavramları
Soru 2249Soru

David Hume'a göre zihnin tüm içerikleri en nihayetinde dış dünyadan edindiğimiz duyusal verilere dayanır. Bir elmayı gördüğümüzde, kokladığımızda veya ona dokunduğumuzda zihnimizde oluşan canlı durumlar 'izlenimler'dir. Bu elmayı odadan çıktıktan sonra zihnimizde canlandırdığımızda ya da hatırladığımızda oluşan daha soluk kopyalar ise 'ideler' (düşünceler) olarak adlandır��lır. Hume'a göre zihnimizde izlenimi bulunmayan hiçbir ide var olamaz.

Buna göre, David Hume'un bu yaklaşımından hareketle empirist (deneyci) bilgi felsefesinin temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihnimizde yer alan tüm fikirlerin kaynağı duyusal yaşantılar ve izlenimlerdir.

Cevap

Zihnimizde yer alan tüm fikirlerin kaynağı duyusal yaşantılar ve izlenimlerdir.
David Hume'un parçada sunduğu sav, zihindeki tüm idelerin (düşüncelerin) kaynağının dış dünyadan edinilen canlı duyusal izlenimler olduğudur. Bu sav, insan zihninde doğuştan hiçbir bilgi olmadığını ve tüm bilgi ile kavramların duyusal yaşantılardan türediğini savunan empirist görüşü doğrudan temsil etmektedir. Dolayısıyla, zihnimizdeki tüm fikirlerin kaynağının duyusal yaşantılar ve izlenimler olduğunu savunan seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen felsefi argümanın ana fikrini analiz etmek.
David Hume'un zihindeki tüm düşüncelerin (idelerin) kaynağını duyusal izlenimlere dayandırdığı ve zihinde duyusal karşılığı olmayan hiçbir fikrin var olamayacağını savunduğu tespit edilir.
Parçadaki temel felsefi iddiayı doğru saptamak, sorunun çözümünün ilk adımıdır.
2
Tespit edilen bu ana fikri, empirist bilgi felsefesinin temel ilkesiyle ilişkilendirmek.
Bilginin kaynağının duyusal deneyimler ve yaşantılar olduğunu, zihinde doğuştan gelen bilgi bulunmadığını savunan empirist tezin zihnimizdeki fikirlerin kaynağının duyusal yaşantılar ve izlenimler olduğunu söyleyen seçenekle birebir örtüştüğü görülür.
Parçada savunulan deneyci (empirist) görüşün genel ilkesini bulup doğru seçeneğe yönelmek için bu ilişkilendirme gereklidir.

Anahtar Kavram

Empirizm (deneycilik), zihinde doğuştan hiçbir bilginin bulunmadığını (tabula rasa) ve tüm bilgilerimizin duyu organları aracılığıyla edinilen deneyimlerden kaynaklandığını savunan felsefi akımdır.
Soru 2250Soru

Dış dünyada insan zihninden bağımsız, kendi başına var olan nesnelerin mevcudiyetini kabul eden ve insan bilgisinin bu nesnel gerçekliğe yönelebileceğini savunan görüş ile; dış dünyada hiçbir nesnel gerçekliğin bulunmadığını, zihinden bağımsız bir varlığın var olamayacağını ileri süren görüş felsefe tarihi boyunca tartışılmıştır. İlk görüş dış dünyanın nesnel varoluşuna kesin bir vurgu yaparken, ikinci görüş her türlü nesnel varoluş iddiasını kökten reddederek hiçliğe ulaşır.

Bu parçada özetlenen iki karşıt görüş, sırasıyla varlık felsefesinin hangi temel akımlarını temsil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Realizm - Nihilizm

Cevap

Realizm - Nihilizm seçeneğidir. Realizm zihinden bağımsız bir dış dünyanın var olduğunu kabul ederken, nihilizm bu varlığı tamamen reddeder.
Doğru yanıt olan seçenek, zihinden bağımsız nesnel bir gerçekliğin varlığını kabul eden görüşü 'realizm', varlığın nesnel gerçekliğini reddeden görüşü ise 'nihilizm' olarak doğru sırayla sunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk görüşün analiz edilmesi
Dış dünyada zihinden bağımsız varlıkların olduğunu savunan görüşün 'realizm' (gerçekçilik) olduğu belirlenir.
Realizm, nesnel gerçekliğin insan bilincinden bağımsız olarak var olduğunu savunan temel akımdır.
2
Parçadaki ikinci görüşün analiz edilmesi
Dış dünyada hiçbir nesnel gerçekliğin olmadığını ve varlığı reddettiğini belirten görüşün 'nihilizm' (hiççilik) olduğu belirlenir.
Nihilizm, varlığın nesnel gerçekliğini ve dolayısıyla kendisini reddeden görüştür.
3
Elde edilen akımların sırasının kontrol edilmesi ve seçeneklerle eşleştirilmesi
Sırasıyla 'Realizm - Nihilizm' kavramlarını içeren seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Parçadaki anlatım sırasına uygun olan doğru kavram ikilisini bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Varlığın nesnel varoluşunu kabul eden realizm ile bunu reddeden nihilizm akımlarının ayırt edilmesi.
Soru 2251Soru

Taftazânî, bilgi edinme yollarını açıklarken duyuların dış dünyayı algılamadaki önemine değinir. Ancak duyuların tek başına yanılmasına karşı aklın hakemliğine ihtiyaç olduğunu vurgular. Örneğin, uzaktaki büyük bir cismin göz tarafından küçük algılanması duyusal bir yanılsamadır; akıl ise muhakeme yoluyla onun gerçek büyüklüğünü ortaya koyar. Bununla birlikte akıl da sınırsız değildir; yaratılışın amacı, ibadetlerin yapılış şekli ve ahiret hayatı gibi aklın sınırlarını aşan alanlarda peygamberlerin getirdiği haberin (sadık haber) kılavuzluğu zorunludur.

Buna göre, İslam epistemolojisinde bilginin kaynakları ve aralarındaki ilişki ile ilgili;

I. Salim duyular, tek başına hatadan arınmış ve kesin bilgi sağlama hususunda yeterli değildir.
II. Sadık haber, selim aklın ve salim duyuların ötesindeki aşkın (transandantal) gerçeklikleri bildirir.
III. Sadık haberin doğruluğu ve bilgi değeri, salim duyularla deneyimlenebilir olmasına bağlıdır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

İslam epistemolojisinde bilgi kaynaklarının sınırları ve işlevleri göz önüne alındığında I ve II yargılarına ulaşılabilir.
Doğru cevap olan 'I ve II' yargıları, metinden doğrudan çıkarılabilen sonuçlardır. Metne göre duyular yanılabilir olduğundan akıl denetimine muhtaçtır (I. yargı doğrudur). Ayrıca sadık haber (vahiy), aklın ve duyuların sınırını aşan konuları insanlığa bildirmektedir (II. yargı doğrudur). Üçüncü yargı ise yanlıştır, çünkü sadık haberin bildirdiği konular zaten duyularla deneyimlenemeyen alanları kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki salim duyulara dair ifadeleri incelemek.
Metinde uzaktaki büyük bir cismin küçük algılanmasının duyusal bir yanılsama olduğu ve duyuların tek başına yanılmasına karşı aklın hakemliğine ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. Bu durum, salim duyuların tek başına hatadan arınmış ve kesin bilgi sağlamada yeterli olmadığını (I. yargı) doğrular.
Duyuların bilgi kaynağı olarak sınırlarını ve güvenilirlik düzeyini belirlemek için.
2
Metindeki sadık habere dair ifadeleri incelemek.
Metinde yaratılışın amacı ve ahiret hayatı gibi aklın sınırlarını aşan alanlarda peygamberlerin getirdiği haberin (sadık haber) kılavuzluğunun zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Bu da sadık haberin, selim aklın ve salim duyuların ötesindeki aşkın gerçeklikleri bildirdiği (II. yargı) anlamına gelir.
Sadık haberin işlevini ve diğer bilgi kaynaklarıyla ilişkisini saptamak için.
3
Sadık haber ile salim duyular arasındaki ilişkiyi sorgulamak.
Metne göre sadık haber, aklın ve duyuların sınırlarını aşan alanlarda bilgi verir. Dolayısıyla sadık haberin bilgi değeri ve doğruluğu, salim duyularla deneyimlenebilir olmasına bağlı olamaz. Bu durum üçüncü yargıyı geçersiz kılar.
Sadık haberin diğer bilgi kaynaklarına bağımlı olup olmadığını değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

İslam'da bilginin kaynaklarının (selim akıl, sadık haber, salim duyular) işlevleri, sınırları ve birbirleriyle olan ilişkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2252Soru

Hz. Muhammed'in kararlarında ortak akla ve başkalarının görüşlerine verdiği önemi (istişare) gösteren aşağıdaki tarihi olayları, bu olaylar sırasında alınan kararlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uhud Savaşı öncesindeki karar
Hendek Savaşı öncesindeki karar
Bedir Savaşı'ndaki yer seçimi kararı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uhud Savaşı öncesindeki karar çoğunluğun isteği doğrultusunda Medine dışında savunma yapılmasıyla; Hendek Savaşı öncesindeki karar Selman-ı Farisi'nin önerisiyle hendek kazılmasıyla; Bedir Savaşı'ndaki yer seçimi ise Hubab b. Münzir'in tavsiyesiyle su kuyularının yanına konuşlanılmasıyla eşleşmektedir.
Uhud Savaşı'nda çoğunluğun görüşüne uyulması, Hendek Savaşı'nda Selman-ı Farisi'nin hendek kazma teklifinin uygulanması ve Bedir Savaşı'nda Hubab b. Münzir'in yer seçimi tavsiyesine uyulması Hz. Muhammed'in istişareye verdiği önemi gösteren temel örneklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel olayları ve bu olaylarda alınan kararları inceleyin.
Uhud Savaşı'nda çoğunluğun Medine dışında açık alanda savaşma fikrinin kabul edildiğini tespit edin.
İstişarede çoğunluğun görüşüne verilen önemi belirlemek.
2
Hendek Savaşı'ndaki savunma stratejisine dair öneriyi tespit edin.
Selman-ı Farisi'nin fikri olan hendek kazılması kararının bu savaşa ait olduğunu eşleştirin.
Farklı görüş ve tecrübelerden yararlanmanın istişaredeki yerini belirlemek.
3
Bedir Savaşı'ndaki askeri konumlandırma kararını analiz edin.
Hubab b. Münzir'in tavsiyesiyle ordunun su kuyularının yanına yerleştirilmesinin bu savaşa ait olduğunu bulun.
Savaş stratejisi gibi dünyevi konularda uzman görüşüne göre hareket edildiğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in vahiyle doğrudan belirlenmeyen askeri ve toplumsal konularda arkadaşlarıyla fikir alışverişinde bulunması (istişare).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2253Soru

Hz. Peygamber’in ibadet hayatını öğrenen üç sahabiden biri sürekli geceleri namaz kılacağını, ikincisi her gün oruç tutacağını, üçüncüsü ise evlenmeyip kendisini tamamen ibadete adayacağını söylemiştir. Durumu öğrenen Hz. Peygamber onları uyararak şöyle buyurmuştur:

'Allah’a yemin olsun ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’na karşı en derin saygıyı duyanınızım. Fakat ben bazen oruç tutar, bazen tutmam; gecenin bir kısmında namaz kılar, bir kısmında uyurum; kadınlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.' (Müslim, Nikâh, 5)

Bu hadisten hareketle İslam'daki ibadet esasları hakkında;

I. İbadetlerde aşırılıktan kaçınılarak kolaylık ve itidal ilkeleri benimsenmelidir.
II. İbadette samimiyet ve iyi niyet olduğu sürece, sünnetin belirlediği şekil ve miktarların dışına çıkılmasında bir sakınca yoktur.
III. İbadetlerin dinen geçerli ve kabul edilebilir olması, Hz. Peygamber’in gösterdiği ölçülere uygun yapılmasına bağlıdır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
Hadiste Hz. Peygamber'in hem ibadet edip hem insani ihtiyaçlarını gidermesi (uyuması, evlenmesi) dinin ibadetlerde aşırılığı reddettiğini ve kolaylık ile itidal ilkelerini benimsediğini gösterir. Ayrıca 'sünnetimden yüz çeviren benden değildir' uyarısı, ibadetlerin sünnete uygun yapılması gerektiğini kesin bir şekilde ortaya koyar. Dolayısıyla 'I ve III' yargılarına ulaşılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hadiste geçen sahabilerin ibadet kararlarını ve Hz. Peygamber'in bu kararlara verdiği tepkiyi incelemek.
Sahabilerin sürekli oruç tutmak, hiç uyumamak gibi aşırı davranışlar planladığı; Hz. Peygamber'in ise bazen oruç tutup bazen yiyerek, uyuyarak dengeli (itidal) ve kolaylaştırıcı bir yol çizdiği görülür. Bu durum birinci öncülü doğrular.
İbadetlerde kolaylık ve itidal ilkelerinin dayanağını tespit etmek.
2
Hz. Peygamber'in 'Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir' uyarısını değerlendirmek.
İbadetlerin geçerliliğinin ve İslam'a uygunluğunun Hz. Peygamber'in sünnetine bağlı kalmakla mümkün olduğu, sünnet dışı aşırılıkların (samimiyetle yapılsa dahi) kabul edilmediği anlaşılır. Bu durum üçüncü öncülü doğrular, ikinci öncülü ise yanlışlar.
Sünnete uygunluk ve ihlas arasındaki ilişkiyi kurarak doğru yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

İbadetlerde ihlas, sünnete uygunluk ve kolaylık ilkeleri ile aralarındaki dengenin korunması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2254Soru

Dünya'nın küresel şekline bağlı olarak Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür ve buna bağlı olarak sıcaklık değerleri genel olarak azalır. Bu durum 'enlem-sıcaklık ilişkisi' olarak adlandırılır. Ancak bir yerin sıcaklığı sadece enlemle açıklanamaz; yükselti, denizellik-karasallık ve rüzgarlar gibi göreceli (özel) konum şartları da sıcaklık üzerinde etkilidir. Bu durum bazen enlem-sıcaklık ilişkisine tamamen ters düşen sonuçlar ortaya çıkarır.

Buna göre, Türkiye'de yaşanan aşağıdaki durumlardan hangisi enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşen bir duruma örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış mevsiminde Samsun'un ortalama sıcaklığının Sivas'tan daha yüksek olması

Cevap

Kış mevsiminde Samsun'un ortalama sıcaklığının Sivas'tan daha yüksek olması
Samsun'un kış sıcaklığının Sivas'tan yüksek olması durumu enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşer. Samsun daha kuzeyde yer aldığı için normalde daha soğuk olması gerekirken; deniz kıyısında yer alması (denizellik) ve yükseltisinin az olması nedeniyle daha sıcaktır. Bu durum göreceli (özel) konum etkisiyle açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Konumların enlem derecelerini karşılaştırma
Samsun Türkiye'nin kuzeyinde (yaklaşık 4141^\circ Kuzey enlemi), Sivas ise daha güneyinde (yaklaşık 3939^\circ Kuzey enlemi) yer almaktadır.
Enlem-sıcaklık ilişkisini değerlendirmek için öncelikle merkezlerin Ekvator'a olan yakınlıklarını belirlemek gerekir.
2
Enlem-sıcaklık ilişkisine göre beklenen durumu belirleme
Normal şartlarda enlem etkisine bağlı olarak daha güneydeki Sivas'ın kış sıcaklıklarının, daha kuzeydeki Samsun'dan yüksek olması beklenir.
Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçüleceği için sıcaklığın azalması gerekir.
3
Gerçekleşen durumun nedenini göreceli konum şartlarıyla açıklama
Samsun'un deniz kıyısında yer alması (denizellik) ve yükseltisinin az olması, karasal ve yüksek bir konumda olan Sivas'a göre kışın daha sıcak olmasını sağlar.
Gerçek sıcaklık dağılışında sadece enlem değil, göreceli konum faktörleri de (denizellik, karasallık, yükselti) etkilidir. Bu durum enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşer.

Anahtar Kavram

Enlem-sıcaklık ilişkisi ve bu ilişkiye ters düşen özel konum şartları
Soru 2255Soru

İbadetlerin geçerli olması ve bireyin manevi hayatına katkı sunması için riayet edilmesi gereken bazı temel ilkeler bulunmaktadır. Aşağıdaki sol sütunda ibadetlerde gözetilen temel ilkeler, sağ sütunda ise bu ilkelerin yansıması olan örnek durumlar verilmiştir. Sol sütundaki temel ilkeleri, sağ sütundaki en uygun örnek durumlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İhlas
Sünnete Uygunluk
Kolaylık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İhlas ilkesi 'yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla ibadet etmek ve gösterişten uzak durmak' örneğiyle; Sünnete uygunluk ilkesi 'Hz. Muhammed'in gösterdiği ve uyguladığı biçimin takip edilmesi' örneğiyle; Kolaylık ilkesi ise 'yolculuk veya hastalık gibi durumlarda namazların kısaltılması' örneğiyle eşleşmektedir.
İhlas ilkesi, yapılan ibadetin niyet boyutunda sadece Allah'a has kılınmasını hedeflediği için gösterişten uzak durma örneğiyle; Sünnete uygunluk ilkesi, ibadetin pratik uygulamasının Hz. Peygamber'in model alınarak yapılması gerektiğini belirttiği için peygamberin biçiminin takip edilmesiyle; Kolaylık ilkesi ise hastalık ve yolculuk gibi durumlarda ibadetin hafifletilmesini kapsadığı için namazların kısaltılması ruhsatıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'İhlas' ilkesinin tanımı ve ibadetteki amacı düşünülür.
İhlas, samimiyet ve sırf Allah rızası için ibadet etmek anlamına gelir. Bu bağlamda, riyadan ve insanların övgüsünü kazanma isteğinden uzak durmayı anlatan örnek durumla eşleştirilir.
Kavramın ibadet niyetindeki tek muhatabın Allah olması kuralını örneklemek gerekir.
2
Sol sütundaki 'Sünnete Uygunluk' ilkesi ile ibadetlerin icra ediliş biçimleri arasındaki ilişki incelenir.
İbadetlerin geçerli olması için Hz. Peygamber'in rehberliğine ve onun gösterdiği şekle dayanması gerektiğini belirten ifadeyle eşleştirilir.
İslam hukukunda ibadetlerin şekli ve vakti konusunda tek yetkili kılavuzun sünnet olduğunu doğrulamak amaçlanır.
3
Sol sütundaki 'Kolaylık' kavramı ile dinin pratik hayattaki kolaylaştırıcı hükümleri karşılaştırılır.
Yolculuk, hastalık gibi durumlarda sunulan ruhsatlar (namazın kısaltılması vb.) ile eşleştirme tamamlanır.
İslam'ın zorlaştırmama ve insanın gücünün yeteceği kadar sorumluluk yükleme prensibini belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

İbadetlerde Temel İlkeler (İhlas, Sünnete Uygunluk, Kolaylık)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 2256Soru

İnsanların hiçbir ortak otoritenin bulunmadığı bir 'doğa durumunda' yaşadıklarını varsayalım. Bu durumda herkes kendi varlığını koruma güdüsüyle hareket edecek, bu da kaçınılmaz olarak bir çatışma ve güvensizlik ortamı yaratacaktır. Bireyler, bu sürekli korku ve ölüm tehdidinden kurtulmak amacıyla bir araya gelerek haklarını ve güçlerini ortak bir egemene devretmek üzere uzlaşırlar. Bu uzlaşı sonucunda, toplumsal barışı ve güvenliği sağlayacak olan ortak güç, yani devlet kurulmuş olur.

Buna göre parçada dile getirilen görüşler, devletin ortaya çıkışı ile ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini desteklemektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin, toplumsal uzlaşıya dayalı yapay bir kurum olduğunu

Cevap

Devletin, toplumsal uzlaşıya dayalı yapay bir kurum olduğu görüşü
Parçada tasvir edilen durum, insanların güvenlik kaygısıyla bir araya gelerek kendi iradeleriyle ortak bir güç (devlet) oluşturmalarını anlatmaktadır. Bu durum siyaset felsefesinde toplumsal sözleşme teorisini ve dolayısıyla devletin yapay bir kurum olduğu görüşünü destekler. Bu nedenle doğru seçenek, devletin toplumsal uzlaşıya dayalı yapay bir kurum olduğunu ifade eden yargıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana fikri ve kullanılan kavramları belirleme
Parçada 'doğa durumu', 'güvensizlik', 'ortak egemene yetki devri' ve 'uzlaşı' kavramlarının öne çıktığı görülmektedir.
Filozofun devletin kökenine dair sunduğu temellendirmenin hangi felsefi kavrama dayandığını anlamak gerekir.
2
Belirlenen kavramları siyaset felsefesindeki devlet teorileriyle ilişkilendirme
Ortak egemen oluşturmak için yapılan 'uzlaşı' kavramı, siyaset felsefesinde 'toplumsal sözleşme' teorisine karşılık gelir. Sözleşmeci yaklaşım (Hobbes, Locke, Rousseau) ise devletin sonradan kurulan yapay bir yapı olduğunu savunur.
Parçadaki düşüncenin doğal devlet anlayışına mı yoksa yapay devlet anlayışına mı dahil olduğunu tespit etmek amaçlanır.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı bulma
Devletin toplumsal uzlaşıya dayanan yapay bir kurum olduğunu belirten seçeneğin parçada savunulan görüşle tam olarak uyuştuğu görülür.
Parçayla çelişen ya da farklı teorilere ait olan yanlış seçenekleri eleyip doğru cevaba ulaşmak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Toplumsal sözleşmeye dayalı yapay devlet görüşü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2257Soru

Makhzum kabilesinden asil bir kadının hırsızlık yapması üzerine, bazı Müslümanlar onun cezalandırılmaması için Hz. Muhammed'e aracı göndermek istemişlerdir. Hz. Muhammed bu duruma tepki göstererek şöyle buyurmuştur:

'Sizden önceki milletlerin helak olmasının sebebi, içlerinden asil bir kimse hırsızlık yaptığında onu serbest bırakmaları, zayıf biri hırsızlık yaptığında ise ona ceza uygulamalarıydı. Allah'a yemin ederim ki, kızım Fatıma da hırsızlık yapsa, ona da gerekli cezayı uygulardım.'

Bu olay, Hz. Muhammed'in aşağıdakilerden hangisine verdiği önemi doğrudan göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaletin uygulanmasında hiçbir sosyal statü veya yakınlık ayrımı yapılmamasına

Cevap

Adaletin uygulanmasında hiçbir sosyal statü veya yakınlık ayrımı yapılmaması
Doğru seçenek olan 'Adaletin uygulanmasında hiçbir sosyal statü veya yakınlık ayrımı yapılmaması', hadiste geçen 'kızım Fatıma dahi olsa cezayı uygulardım' ifadesiyle ve önceki toplumların helak sebebi olarak adalet ilkesindeki çifte standartların gösterilmesiyle doğrudan örtüşmektedir. Bu durum, adaletin herkes için eşit ve tavizsiz uygulanması gerektiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hadis metnini ve anlatılan olayı analiz etmek
Hz. Muhammed'in, nüfuzlu bir kabileye mensup kadının cezadan muaf tutulması talebine şiddetle karşı çıktığı ve kendi kızı Fatıma örneğini vererek adalette ayrım yapılamayacağını vurguladığı görülür.
Soruda verilen örnek olayın ana fikrini tespit etmek.
2
Seçenekleri hadiste verilen mesajla karşılaştırmak
Adaletin uygulanmasında hiçbir sosyal statü veya yakınlık ayrımı yapılmaması seçeneğinin, hadisteki 'kızım Fatıma da olsa cezalandırırdım' ve 'asil biri çaldığında serbest bırakıp zayıfı cezalandırmak helak sebebidir' ifadeleriyle tam olarak örtüştüğü belirlenir.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Adaleti ve Hak Gözetmesi kapsamında adalette eşitlik ve tarafsızlık ilkesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2258Soru

İslam bilgi teorisinde (epistemoloji) bilgi kaynakları, taşıdıkları bağlayıcılık ve objektiflik derecesine göre sınıflandırılmaktadır. Vahiy, selim akıl ve mütevatir haber gibi kaynaklar herkes için bağlayıcı ve genel bir nitelik taşırken; rüya, ilham ve keşif gibi yollar farklı bir konumda değerlendirilir.

Buna göre; rüya, ilham ve keşif gibi bilgi kaynaklarının epistemolojik (bilgi değeri) açıdan temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece elde eden kişi için geçerli olup nesnel ve bağlayıcı bir değer taşımamaları

Cevap

Rüya, ilham ve keşif gibi bilgi kaynaklarının sadece elde eden kişi için geçerli olup nesnel ve bağlayıcı bir değer taşımamaları
İslam bilginleri, rüya, ilham ve keşif gibi yolların bilgi değeri taşıyabileceğini ancak bu bilginin sadece o tecrübeyi yaşayan kişiyle sınırlı olduğunu belirtmişlerdir. Bu kaynaklar nesnel (objektif) olmadıkları için başkaları için bağlayıcı birer kanıt (şer'i delil) sayılmazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Rüya, ilham ve keşif gibi kavramların tanımını ve ortaya çıkış şeklini belirlemek.
Bu yolların bireysel tecrübelere ve manevi sezgilere dayalı olduğu görülür.
Kaynağın mahiyetini anlamak, bilgi değerini saptamak için ilk adımdır.
2
İslam bilgi teorisindeki nesnellik ve bağlayıcılık ölçütünü bu kaynaklara uygulamak.
Rüya, ilham ve keşfin öznel olduğu, yani kişiden kişiye değişebileceği ve genel bir delil olamayacağı sonucuna varılır.
İslam hukukunda ve inancında kesin delil olabilmek için bilginin objektif ve denetlenebilir olması şarttır.
3
Elde edilen sonuca göre doğru seçeneği belirlemek.
Rüya, ilham ve keşfin nesnel ve bağlayıcı değer taşımayıp sadece kişiye özel olduğu seçeneği tespit edilir.
Vahiy dışındaki bu sezgisel yolların epistemolojik sınırları bu tespitle tam olarak uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

İslam epistemolojisinde rüya, ilham ve keşfin öznel (sübjektif) olması ve dini açıdan bağlayıcı bir delil sayılmaması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2259Soru

Bilimi anlamak için yalnızca onun nihai ürünü olan bitmiş teorilere ve mantıksal çözümlemelere odaklanmak yeterli değildir. Bilim, tarihsel süreç içerisinde belirli bilim insanı topluluklarının ortak kabulleri, değerleri ve dünyayı algılama biçimleri (paradigmalar) çerçevesinde gerçekleştirdikleri beşeri bir pratiktir. Bu nedenle bilimsel ilerleme, eski paradigmanın krizlerle sarsılıp yerini yeni bir paradigmanın devrimsel bir süreçle almasıyla gerçekleşen toplumsal ve tarihsel bir etkinliktir.

Bu parçada savunulan görüşe göre, bilimi anlamak için aşağıdakilerden hangisine odaklanılması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilim insanı topluluğunun tarihsel süreç içindeki pratiklerine ve ortak kabullerine

Cevap

Bilim insanı topluluğunun tarihsel süreç içindeki pratiklerine ve ortak kabullerine
Doğru yanıt olan seçenek, parçadaki 'bilim, tarihsel süreç içerisinde belirli bilim insanı topluluklarının ortak kabulleri, değerleri ve dünyayı algılama biçimleri (paradigmalar) çerçevesinde gerçekleştirdikleri beşeri bir pratiktir' ifadesiyle doğrudan örtüşmektedir. Bu bakış açısı, bilimi yalnızca kuramsal sonuçlardan (ürün) ibaret görmeyip, onu üreten topluluğun tarihsel ve sosyal etkinliği olarak inceler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel bilim anlayışını tespit etmek.
Parçada bilimin sadece bitmiş teorilerden ibaret olmadığı, bilim insanları topluluğunun ortak kabulleri (paradigma) ve devrimsel dönüşümleriyle yürütülen toplumsal/tarihsel bir faaliyet olduğu bulunmuştur.
Soruda hedeflenen kavramsal çerçeveyi belirlemek amacıyla.
2
Tespit edilen anlayışı bilim felsefesindeki yaklaşımlarla eşleştirmek.
Bu yaklaşımın, bilimi bilim insanlarının bir etkinliği olarak gören 'etkinlik olarak bilim' (Thomas Kuhn) yaklaşımı olduğu anlaşılmıştır.
Seçeneklerdeki ürün olarak bilim ve etkinlik olarak bilim ayrımlarını ayırt edebilmek amacıyla.
3
Seçenekleri analiz ederek doğrudan çıkarımı bulmak.
Doğru yanıtın bilim insanı topluluğunun pratiklerine ve ortak kabullerine (paradigmalara) odaklanan seçenek olduğu belirlenmiştir.
Çeldirici olan ürüncü ve ontolojik seçenekleri eleyip net sonuca ulaşmak amacıyla.

Anahtar Kavram

Etkinlik olarak bilim yaklaşımı ve bilim insanları topluluğunun rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2260Soru

İslam öncesi Mekke toplumunda dürüstlük ve güvenilirlik gibi erdemler oldukça önem taşımaktaydı. Genç yaşlarından itibaren ticaretle uğraşan Hz. Muhammed, haksız kazançtan kaçınmış, verdiği sözleri tutmuş ve kendisine bırakılan emanetleri korumuştur. Mekke halkı, onun bu üstün ahlaki özelliklerinden dolayı kendisine bir lakap vermiştir. Bu parçada bahsedilen ahlaki özelliklerinden ötürü Mekke halkının Hz. Muhammed'e verdiği lakap aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: el-Emîn

Cevap

el-Emîn
Güvenilir anlamına gelen el-Emîn lakabı, Hz. Muhammed'in peygamberlik öncesinden itibaren doğruluğu, dürüstlüğü ve emanete riayet etmesi dolayısıyla Mekkeliler tarafından kendisine verilmiştir. Bu nedenle doğru cevap güvenilir niteliğini karşılayan ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen ahlaki nitelikleri (doğruluk, dürüstlük, emanetleri koruma) belirle.
Hz. Muhammed'in doğruluğu ve güvenilirliği vurgulanmaktadır.
Soru kökünde bu niteliklere karşılık gelen lakap sorulmaktadır.
2
Bu niteliklerin Mekkeliler tarafından verilen hangi lakapla karşılandığını hatırla.
Güvenilir anlamına gelen 'el-Emîn' lakabı bu özellikleri doğrudan ifade eder.
Doğru seçeneğe ulaşmak için lakabın anlamıyla ahlaki özellikleri eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Doğruluğu ve Güvenilirliği (Muhammedü'l-Emîn)
ÖncekiSayfa 113 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin