Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Yeryüzünde sıcaklık ve Dünya'nın günlük hareketi gibi faktörlerin etkisiyle farklı enlemlerde sürekli basınç kuşakları oluşmuştur. Aşağıda verilen sürekli basınç kuşakları ile bu kuşakların oluşum kökenini ve genel hava özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam dininde ibadetler ile güzel ahlak arasında doğrudan bir ilişki vardır. Kur'an-ı Kerim'de yer alan "Şüphesiz namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar." (Ankebût suresi, 45. ayet) ifadesi bu durumu açıkça ortaya koymaktadır.
Buna göre, ayette vurgulanan din ve ahlak ilişkisi aşağıdakilerden hangisiyle doğrudan açıklanabilir?
İbadetlerin geçerli olması ve hedeflenen ahlaki olgunluğa ulaşılması için riayet edilmesi gereken bazı temel ilkeler vardır. Aşağıda verilen temel ilkeleri, bunlara karşılık gelen örnek durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İbadetlerin kabulü; ihlas (samimiyet), sünnete uygunluk ve kolaylık ilkelerinin bir arada ve dengeli bir şekilde uygulanmasına bağlıdır. Örneğin, yolculukta olan bir kimsenin sünnete daha uygun davranma niyetiyle ruhsatları (kolaylıkları) reddederek kendisini aşırı zorlaması, bir süre sonra bıkkınlığa ve ibadetteki huşunun (ihlasın) kaybolmasına yol açabilir. Bu durum, ibadetlerdeki ilkelerin birbiriyle ilişkisini gösteren önemli bir örnektir.
Bu parçadan hareketle ibadetlerdeki temel ilkelerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Descartes, insanı anlamaya çalışırken onu sadece yer kaplayan bir beden ya da sadece düşünen bir zihin olarak ele almanın yetersiz olduğunu savunur. Ona göre insan, hem maddesel özelliklere sahip olan beden hem de düşünsel bir öze sahip olan zihinden (ruhtan) meydana gelen bütüncül bir varlıktır. Bu iki töz birbirine indirgenemez, ancak insanda bir araya gelerek onu oluşturur.
Descartes'ın bu parçada dile getirilen, varlığı zihin (idea) ve beden (madde) olmak üzere iki ayrı töze dayandıran görüşü aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
Siyaset felsefesinde ideal bir toplumsal düzenin olabileceğini savunan yaklaşımlar, bu düzenin dayandığı temel ilkeler konusunda farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Örneğin liberalizm, bireysel girişimlerin ve hakların korunması amacıyla devletin müdahalesinin en aza indirilmesi gerektiğini savunurken; sosyalizm ise üretim araçlarının ortak mülkiyetini ve toplumsal sınıfların ortadan kaldırılmasını hedefler.
Buna göre, ideal düzeni kabul eden bu yaklaşımlardan liberalizm ve sosyalizmin sırasıyla temel aldığı ilkeler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Bilimsel bilgi üretiminde araştırmacı, gözlemlediği olguları ele alırken kendi kişisel eğilimlerini, inançlarını, beklentilerini ve toplumsal ön yargılarını araştırma sürecinin dışında tutmakla yükümlüdür. Bir fizik deneyinin veya astronomik gözlemin sonuçları, deneyi gerçekleştiren bilim insanının kişisel özelliklerinden ya da dünya görüşünden bağımsız olarak, benzer teknik koşullar sağlandığında dünyanın her yerindeki diğer araştırmacılar tarafından da aynı şekilde gözlemlenebilmeli ve sınanabilmelidir. Öznel kanaatlerin veya toplumsal kabullerin gölgesinden sıyrılmak, bilimsel yöntemin güvenirliğini sağlayan en temel güvencedir.
Bu parçadaki düşünce bilimsel yöntemin hangi özelliğini vurgulamaktadır?
Aşağıda sol sütunda varlık felsefesinde varlığın varlığına dair farklı yaklaşımlar (düşünürler/kavramlar), sağ sütunda ise bu yaklaşımların temel ontolojik iddiaları verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki sol sütunda enlemin etkilerine bağlı olarak gerçekleşen coğrafi durumlar, sağ sütunda ise bu durumların temel nedenleri verilmiştir. Buna göre, coğrafi durumları ortaya çıkaran temel nedenlerle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
David Hume'a göre, bilardo masasında hareket eden bir topun diğerine çarparak onu harekete geçirdiğini gördüğümüzde, zihnimiz bu iki olay arasında zorunlu bir nedensellik bağı kurar. Ancak duyularımız bize sadece iki olayın ardışıklığını (birinci topun hareketi ve ardından ikinci topun hareketi) verir; aralarındaki o zorunlu 'bağ' veya 'güç' duyusal deneyimde asla doğrudan gözlemlenemez. Hume, nedensellik dediğimiz bu durumun aslında zihnin bir alışkanlığından ve izlenimlerin ardışık tekrarından doğan bir çağrışımdan ibaret olduğunu savunur.
Bu parçadan hareketle empirist felsefenin bilgiye yaklaşımıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
İbadetlerin bireysel ve toplumsal hayat üzerinde birçok olumlu etkisi vardır. Aşağıda verilen ibadet sonuçlarını, bu sonuçların ortaya çıkardı��ı bireysel ve toplumsal fayda türleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Astronom: "Zamanı; Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüşü, mevsimlerin geçişi ve atomik saatlerin kararlı salınımları üzerinden son derece hassas biçimde ölçebiliyoruz. Bizim için zaman, evrendeki olayların sırasını belirleyen ve koordinat sisteminde ölçülen fiziksel bir büyüklüktür."
Filozof: "Fakat bu ölçümler bize yalnızca zamanın nasıl ölçüldüğünü ve fiziksel dünyadaki etkilerini gösterir. Zamanın kendisinin ne olduğunu, zihnimizden bağımsız bir gerçekliğe sahip olup olmadığını ya da geçmiş ile geleceğin varlıksal durumunu açıklamaz."
Bu diyalogdan yola çıkılarak felsefi soruların niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İslam epistemolojisinde doğru bilgiye ulaşma yolları kabul edilen kavramlar ile bu kavramların tanımlayıcı özellikleri aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütunda yer alan uygun tanımlayıcı özelliklerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıda verilen agnostik düşünür ve yaklaşımlar ile bunların Tanrı'nın bilinemezliğine dair epistemolojik temellendirmelerini doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Hz. Muhammed'in hayatındaki bazı tarihî olaylar ile bu olayların onun doğruluğunu (sıdk) ve güvenilirliğini (emanet) nasıl yansıttığına dair açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Antik Çağ doğa felsefesinde evrenin kökeni (arkhe) arayışında iki temel yönelim dikkat çeker. Bir tarafta Thales var olan her şeyin temelinde 'su' gibi tek bir ilkeyi konumlandırırken; diğer tarafta Empedokles varlığı toprak, su, hava ve ateş gibi dört temel ögeye, Demokritos ise bölünemeyen sonsuz sayıdaki atoma dayandırır. Buna göre, ilk çağ doğa filozoflarının arkheye yönelik yaklaşımları varlığın niceliği (tözlerin sayısı) açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İman kavramının tam olarak anlaşılabilmesi için onun tasdik, ikrar, marifet ve amel gibi kavramlarla ilişkisinin doğru kurulması gerekir. Aşağıda verilen imanla ilişkili kavramları, İslam ilahiyatındaki tanımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bizans İmparatoru Herakliyus, kendisine ulaşan İslam'a davet mektubunun ardından, o sırada Şam'da bulunan ve henüz Müslüman olmamış Mekkelilerin lideri Ebu Süfyan’ı sarayına davet eder. Herakliyus, Hz. Muhammed’in getirdiği mesajı ve karakterini anlamak amacıyla ona birtakım sorular sorar. Sorulardan biri de şöyledir: "Peygamberlik iddia etmeden önce onun hiç yalan söylediğine şahit oldunuz mu?" Ebu Süfyan, aralarındaki şiddetli düşmanlığa rağmen "Hayır, onun yalan söylediğini hi�� duymadık." diye cevap verir. Bunun üzerine Herakliyus, "İnsanlara yalan söylemeyen birinin Allah hakkında da yalan söylemesi düşünülemez." şeklinde bir tespitte bulunur.
Bu parçadan hareketle Hz. Muhammed'in doğruluğu ve güvenilirliği (sıdk ve emanet) ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
İslam'da mükellefiyetler, insanın yaratılış özelliklerine ve taşıyabileceği yüke göre belirlenmiştir. İbadetlerin ifasında temel amaç yalnızca Yaratıcı'nın rızasını kazanmak olup ibadetin biçimsel yönü ise doğrudan Hz. Peygamber'in uygulamalarına dayanmalıdır. Bu doğrultuda, daha dindar olma gayretiyle İslam'ın getirdiği kolaylık sınırlarını zorlayan veya ibadetlerin icrasında kendi anlayışına göre yeni şekiller icat eden bireylerin bu tutumları dinin özüyle bağdaşmaz.
Buna göre parçada eleştirilen tutumlar, ibadetlerin geçerliliğinde rol oynayan;
I. ��hlas
II. Sünnete uygunluk
III. Kolaylık
temel ilkelerinden hangileriyle doğrudan ilişkilidir?
Bir kimse için haz verici ve dolayısıyla 'iyi' olan bir durum, bir başkası için acı verici ve 'kötü' olabilir. Ahlaki değerlerin merkezine bireysel duyumları ve bu duyumların sağladığı anlık doyumları yerleştirdiğimizde, herkesin üzerinde uzlaşabileceği ortak bir ahlaki ölçütten bahsetmek imkânsız hale gelir. Çünkü duyularımız bizi yanıltabileceği gibi, haz arayışımız da tamamen kişisel deneyimlerimizin sınırları içinde kalır. Bu nedenle, ahlaki eylemin amacı yalnızca bireyin kendi sınırları içindeki doyumu olmalıdır.
Bu parçada dile getirilen görüşleri savunan bir filozofun, aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?