Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2901Soru

Bir teknoloji mağazası, maliyeti 12001200 TL olan bir kulaklığı %50\%50 kâr ile etiketlendirmiştir. Bu kulaklık etiket fiyatı üzerinden indirimli olarak satıldığında, mağazanın bu kulaklıktan elde ettiği gerçek kâr oranı %20\%20 olmuştur. Buna göre, kulaklığa etiket fiyatı üzerinden uygulanan indirim oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20

Cevap

Kulaklığa etiket fiyatı üzerinden uygulanan indirim oranı %20'dir.
Etiket fiyatı 18001800 TL olan kulaklık, %20\%20 gerçek kârla 14401440 TL'ye satılmıştır. Yapılan 360360 TL'lik indirim, etiket fiyatının %20\%20'sine denk gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Etiket fiyatını hesaplama
Kulaklığın etiket fiyatı 18001800 TL'dir.
Maliyeti 12001200 TL olan ürüne %50\%50 kâr eklendiğinde etiket fiyatı 1200×1,50=18001200 \times 1,50 = 1800 TL olarak bulunur.
2
İndirimli satış fiyatını hesaplama
Kulaklığın indirimli satış fiyatı 14401440 TL'dir.
Gerçek kâr oranı %20\%20 olduğuna göre, indirimli satış fiyatı maliyetin 1,201,20 katı, yani 1200×1,20=14401200 \times 1,20 = 1440 TL olur.
3
İndirim miktarını bulma
Yapılan indirim miktarı 360360 TL'dir.
Etiket fiyatı ile indirimli satış fiyatı arasındaki fark indirim miktarını verir: 18001440=3601800 - 1440 = 360 TL.
4
İndirim yüzdesini hesaplama
İndirim oranı %20\%20'dir.
Yapılan indirim miktarının etiket fiyatına oranı indirim yüzdesini belirler: 3601800=15=%20\frac{360}{1800} = \frac{1}{5} = \%20.

Anahtar Kavram

İndirim oranı, yapılan indirim miktarının indirim öncesi etiket fiyatına bölünmesiyle hesaplanır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2902Soru

Bir tabletin batarya doluluk oranı %75\%75 iken bu tabletle kesintisiz 4040 dakika oyun oynandığında batarya doluluk oranı %55\%55'e düşmektedir. Buna göre, bataryası tamamen dolu (%100\%100) olan bu tabletle aynı koşullarda kesintisiz kaç dakika oyun oynanırsa batarya doluluk oranı %15\%15'e düşer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 170

Cevap

Bataryası tamamen dolu olan bu tabletle kesintisiz 170 dakika oyun oynandığında batarya doluluk oranı %15'e düşer.
Batarya azalış miktarı olan %20'lik kısım 40 dakikada tükendiğine göre, her %1'lik tüketim 2 dakika sürer. Tam dolu bataryanın %15 seviyesine inmesi için %85'lik bir tüketim gerçekleşmelidir. Bu tüketim de 85 ile 2'nin çarpımından 170 dakika sürer.

Adım Adım Çözüm

1
İlk durumdaki batarya tüketim yüzdesini hesaplama
%20 tüketim
Oyun oynanırken harcanan batarya miktarını yüzde cinsinden belirlemek için.
2
%1'lik batarya tüketimi için gereken süreyi bulma
2 dakika
Birim tüketim süresini belirleyerek diğer hesaplamalarda kullanmak için.
3
Hedeflenen batarya tüketim yüzdesini hesaplama
%85 tüketim
Bataryanın tamamen doludan %15 doluluk seviyesine düşmesi için tüketilmesi gereken miktarı bulmak için.
4
Toplam oyun süresini hesaplama
170 dakika
Birim tüketim süresi ile hedeflenen tüketim yüzdesini çarparak toplam süreyi bulmak için.

Anahtar Kavram

Doğru orantı kullanarak yüzde problemlerini çözme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2903Soru

Eski Yunan'da kütüphanelerin girişinde "Ruhun şifa bulduğu yer" yazardı. Bu ifade, edebiyatın insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici gücünü simgeleyen "bibliyoterapi" kavramının en eski izlerinden biridir. Günümüzde bibliyoterapi; bireyin yaşadığı uyum sorunlarını, duygusal karmaşaları veya zihinsel sıkıntıları edebi eserler aracılığıyla aşmasını hedefleyen bir yöntemdir. Birey, okuduğu karakterlerle özdeşim kurarak yalnız olmadığını hisseder, kendi sorunlarına dışarıdan bakabilme becerisi kazanır ve bu yolla içsel bir arınma yaşar. Dolayısıyla edebiyat, sadece estetik bir haz kaynağı değil, aynı zamanda insanın ruhsal dünyasını yapılandıran ve iyileştiren işlevsel bir araçtır.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebi eserlerin insan ruhunu iyileştirici gücünden ve bu gücün bibliyoterapi yöntemiyle nasıl somutlaştığından

Cevap

Edebi eserlerin insan ruhunu iyileştirici gücünden ve bu gücün bibliyoterapi yöntemiyle nasıl somutlaştığından
Paragrafta edebiyatın insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici etkisi bibliyoterapi kavramı üzerinden ele alınmıştır. Bibliyoterapinin bireylerin edebi eserler yoluyla içsel arınma yaşaması hedefine dayandığı ve edebiyatın ruhsal dünyayı iyileştirici bir araç olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla parçanın konusu, edebi eserlerin insan ruhunu iyileştirici gücü ve bu gücün bibliyoterapi yöntemiyle nasıl somutlaştığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme bölümlerindeki anahtar kelimeleri belirlemek.
"Edebiyatın insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici gücü", "bibliyoterapi" ve "edebi eserler aracılığıyla sorunları aşma" ifadeleri metnin temel odak noktaları olarak tespit edilir.
Paragrafın konusu, yazarın üzerinde durduğu temel olgu ya da kavramdır. Anahtar sözcükler bu odağı bulmaya yardımcı olur.
2
Paragrafın sonuç cümlesini analiz ederek yazarın asıl varmak istediği yargıyı belirlemek.
Sonuç cümlesindeki "edebiyat, sadece estetik bir haz kaynağı değil, aynı zamanda insanın ruhsal dünyasını yapılandıran ve iyileştiren işlevsel bir araçtır" ifadesi, edebi eserlerin ruhsal iyileşmedeki işlevini özetler.
Türkçe paragraflarda konu ve ana düşünce genellikle sonuç kısmında toparlanarak verilir.
3
Seçenekleri analiz edip metni tam olarak kapsayan şıkkı bulmak ve dar kapsamlı/öznel yorum içeren seçenekleri elemek.
Edebi eserlerin insan ruhunu iyileştirici gücünü ve bibliyoterapinin bu gücü somutlaştırmasını ifade eden yargı, parçanın tümünü kapsadığı için doğru cevap olarak belirlenir.
Konu sorularında doğru seçenek paragrafın genelini kapsamalı, ne çok dar ne de çok genel olmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın üzerinde durduğu, hakkında açıklama yaptığı temel olgu, kavram veya durum paragrafın konusunu oluşturur. Konu belirlenirken metnin genelinde neyden söz edildiği sorulur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2904Soru

Bir giyim mağazası, yeni sezon ürünlerinden bir montu maliyet fiyatı üzerinden %60\%60 kâr ekleyerek etiket fiyatını belirlemiştir. Bu mont, sezon sonu indirim kampanyasında etiket fiyatı üzerinden belirli bir oranda indirim yapılarak satılmıştır.

Bu satıştan mağazanın elde ettiği net kâr oranı maliyet fiyatı üzerinden %28\%28 olduğuna göre, montun etiket fiyatı üzerinden yapılan indirim oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2020

Cevap

Montun etiket fiyatı üzerinden yapılan indirim oranı %20\%20'dir.
Montun maliyeti 100x100x alındığında etiket fiyatı 160x160x ve indirimli satış fiyatı 128x128x olmaktadır. Yapılan indirim miktarı 160x128x=32x160x - 128x = 32x'tir. Bu indirim etiket fiyatına oranlandığında 32x160x=15=%20\frac{32x}{160x} = \frac{1}{5} = \%20 indirim yapıldığı görülür. Dolayısıyla yüzde 20 indirim yapıldığını belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Montun maliyet fiyatı üzerinden etiket fiyatını belirlemek.
Montun maliyet fiyatına 100x100x dersek, %60\%60 kârlı etiket fiyatı 100x+60x=160x100x + 60x = 160x olur.
Etiket fiyat�� maliyet fiyatına %60\%60 kâr eklenerek hesaplandığı için.
2
Net kâr oranına göre indirimli satış fiyatını bulmak.
Mağaza maliyet üzerinden %28\%28 kâr elde ettiğine göre, indirimli satış fiyatı 100x+28x=128x100x + 28x = 128x olur.
Net kârın maliyet fiyatı (100x100x) cinsinden %28\%28 kâr getirecek şekilde gerçekleşmesi gerektiği için.
3
Yapılan indirim miktarını ve indirim oranını hesaplamak.
İndirim miktarı: 160x128x=32x160x - 128x = 32x olur. Bu indirim etiket fiyatı (160x160x) üzerinden yapıldığı için indirim oranı: 32x160x×100=%20\frac{32x}{160x} \times 100 = \%20 olarak bulunur.
İndirim oranının her zaman etiket fiyatı temel alınarak (matrah olarak kullanılarak) hesaplanması gerektiği için.

Anahtar Kavram

Kâr, Zarar ve İndirim Problemlerinde Yüzde Matrahının Belirlenmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2905Soru

Bir çiçekçi, tanesini 2525 TL'ye satın aldığı güllerin %80\%80'ini tanesini 5050 TL'den satmış, kalan güller ise solduğu için satılamayarak çöpe atılmıştır. Buna göre, çiçekçinin bu güllerin tamamının satışından elde ettiği kâr oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 60

Cevap

Çiçekçinin bu güllerin tamamının satışından elde ettiği kâr oranı yüzde 60'tır.
Toplam maliyet 250 TL ve elde edilen toplam gelir 400 TL olduğundan net kâr 150 TL'dir. 150 TL kâr, 250 TL maliyetin yüzde 60'ına eşittir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplam gül sayısı üzerinden maliyet hesabı yapılması
Toplam maliyet 250250 TL'dir.
Kâr oranını hesaplamak için öncelikle toplam satın alma maliyetini bulmamız gerekir. Kolay hesaplanabilmesi için toplam gül sayısını 1010 kabul edebiliriz.
2
Satılan gül sayısının hesaplanması
Satılan gül sayısı 88 adettir.
Güllerin %80\%80'i satıldığı için satılan gül miktarını bulmak üzere toplam gül sayısının %80\%80'ini hesaplarız.
3
Toplam satış gelirinin hesaplanması
Toplam satış geliri 400400 TL'dir.
Satılan gül adedi ile bir gülün satış fiyatı çarpılarak toplam gelir elde edilir.
4
Kâr miktarının ve kâr oranının bulunması
Kâr oranı %60\%60'tır.
Elde edilen toplam kâr (150150 TL), toplam maliyete (250250 TL) bölünerek kâr yüzdesi elde edilir.

Anahtar Kavram

Kâr oranı, aksi belirtilmedikçe elde edilen toplam net kârın toplam maliyete bölünmesiyle hesaplanır. Çöpe atılan güller gelir getirmese de ilk maliyet hesabına dahil edilmelidir.
Soru 2906Soru

Sanat, insanlığın varoluşundan bu yana yalnızca dış dünyayı taklit eden pasif bir yans��tma aracı olmamıştır. Aksine o, gerçeği yeniden yorumlayarak ve kendi estetik potansiyeliyle biçimlendirerek insana kendi sınırlarının ötesine geçme imkânı sunar. Bir ressamın tuvale aktardığı do��a manzarası ya da bir yazarın kurguladığı yazınsal hikâye, hayatın sıradan anlarını yaratıcı bir süzgeçten geçirerek onlara yepyeni anlamlar yükler. Alımlayıcı, sanat eseriyle karşı karşıya geldiğinde sadece tanıdık bir dünyayı seyretmez; o dünyanın gizli kalmış yönlerini, gözden kaçan ayrıntılarını keşfeder. Bu süreç, bireyin yerleşik düşünce kalıplarını kırarak d��nyaya daha duyarlı ve geniş bir açıdan bakmasını sağlar. Dolayısıyla sanatın asıl gücü, sunduğu estetik hazdan ziyade, insan bilincinde yarattığı bu köklü değişim ve dönüştürücü etkide yatar. İnsan, sanat sayesinde sıradanlığın dışına çıkarak kendini ve çevresini sorgulama cesaretini bulur.

Bu parçada sanatla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin yerleşik algı kalıplarını kırarak onun dünyayı kavrama biçimini değiştirdiği

Cevap

Bireyin yerleşik algı kalıplarını kırarak onun dünyayı kavrama biçimini değiştirdiği
Doğru yanıt, sanatın bireyin yerleşik düşünce kalıplarını kırarak dünyaya daha geniş bir açıdan bakmasını sağladığını ve bilincinde köklü bir değişim yarattığını ifade eden yargıdır. Yazar metnin sonunda sanatın asıl gücünün bu dönüştürücü etkide yattığını açıkça belirtmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve vurguları belirleme.
Sanatın yalnızca bir yansıtma aracı olmadığı, 'asıl gücünün' insan bilincinde köklü bir değişim yaratmasında saklı olduğu belirlenmiştir.
Yazarın 'Dolayısıyla' ifadesiyle başlayan cümlesi, metnin ana düşüncesine giden en güçlü ipucunu barındırır.
2
Seçenekleri metindeki vurgularla karşılaştırma.
Estetik haz sunmak veya gerçeği yeniden yorumlamak gibi ifadelerin yardımcı düşünce olduğu, asıl iletilmek istenenin ise zihinsel dönüşüm olduğu netleştirilmiştir.
Ana düşünce sorusunda, metindeki örneklerin veya ikincil amaçların ana düşünceyle karıştırılmaması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2907Soru

Bilişsel Müzikoloji ve Zihin

(I) Bilişsel müzikoloji; müziğin insan beynindeki işleme süreçlerini, evrimsel kökenlerini ve zihinsel yapılarla olan bağını araştıran çok disiplinli bir alandır. (II) Müziği sadece sanatsal bir ürün olarak değerlendirmek yerine melodinin ve ritmin sinirsel düzeyde nasıl algılandığını deneysel olarak test eder. (III) Son yıllarda yürütülen araştırmalar, müzikal yeteneklerin kazanılması ile dil edinimi süreçleri arasındaki genetik ve nörolojik benzerliklere yoğunlaşmıştır. (IV) Elde edilen bulgular, müzikle uğraşmanın zihinde karmaşık şemalar oluşturarak bireyin yön bulma ve sorun çözme becerilerini desteklediğini kanıtlamaktadır.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleleri, taşıdıkları anlam bakımından aşağıda verilen yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Müziğin insan zihnindeki algılanma biçiminin bilimsel deneylerle çözümlenmeye çalışıldığı
Müzikal kapasite ile lisan becerilerinin gelişiminde ortak biyolojik temellerin bulunduğuna dair çalışmalar yapıldı��ı
Müzikle kurulan bağın insanın uzamsal algısına ve zihinsel esnekliğine olumlu etkiler sunduğu
Bilişsel müzikolojinin müziği evrimsel süreçler ve zihinsel mekanizmalarla ilişkilendirerek çok yönlü incelediği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle - Bilişsel müzikolojinin müziği evrimsel süreçler ve zihinsel mekanizmalarla ilişkilendirerek çok yönlü incelediği; II. cümle - Müziğin insan zihnindeki algılanma biçiminin bilimsel deneylerle çözümlenmeye çalışıldığı; III. cümle - Müzikal kapasite ile lisan becerilerinin gelişiminde ortak biyolojik temellerin bulunduğuna dair çalışmalar yapıldığı; IV. cümle - Müzikle kurulan bağın insanın uzamsal algısına ve zihinsel esnekliğine olumlu etkiler sunduğu.
I. cümle, bilişsel müzikolojinin disiplinler arası yapısını evrimsel ve zihinsel süreçlerle bağdaştırdığı için ilgili yardımcı düşünceyle eşleşir. II. cümle, melodinin sinirsel algısını deneysel test etme yönüyle bilimsel deneylerle çözümleme düşüncesine karşılık gelir. III. cümle, müzikal yeteneklerin dil edinimi ile genetik/nörolojik benzerliklerine odaklanarak ortak biyolojik temelleri ifade eder. IV. cümle ise yön bulma ve sorun çözme becerilerinin desteklenmesi aracılığıyla uzamsal algı ve zihinsel esnekliğe yapılan katkıları gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
I. cümlede yer alan 'beyindeki işleme süreçleri, evrimsel kökenler ve zihinsel bağlar' ifadelerini analiz etmek.
Bu ifadenin evrimsel süreçler ve zihinsel mekanizmalarla ilişkilendirme yapılarak çok yönlü bir incelemeyi ifade ettiği görülür.
Bilişsel müzikolojinin kapsamı ve odak noktaları tanımlanmaktadır.
2
II. cümlede geçen 'sinirsel düzeyde nasıl algılandığını deneysel olarak test eder' ibaresini incelemek.
Bu ibarenin müziğin insan zihnindeki algılanma biçiminin bilimsel deneylerle çözümlenmesi düşüncesine karşılık geldiği belirlenir.
Müziğin deneysel yöntemlerle incelenen yönü açıklanmaktadır.
3
III. cümlede yer alan 'müzikal yetenekler ile dil edinimi arasındaki genetik ve nörolojik benzerlikler' ifadesini incelemek.
Müzikal yetiler ile dilsel yetilerin ortak biyolojik ve genetik kökenlere sahip olduğu yargısıyla eşleştiği saptanır.
Müzik ve dil arasındaki ortak biyolojik mekanizmalara dikkat çekilmektedir.
4
IV. cümlede geçen 'yön bulma ve sorun çözme becerilerini desteklemesi' durumunu değerlendirmek.
Bu durumun yön bulma (uzamsal algı) ve sorun çözme (bilişsel/zihinsel esneklik) üzerindeki olumlu katkılarla eşleştiği görülür.
Müzikle kurulan bağın zihinsel işlevlere olan katkıları örneklenmektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2908Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, 'mi' soru ekinin ve fiillerdeki olumsuzluk ekinin yazım kurallarını dikkate alarak uygun biçimleriyle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatçı, toplumsal sorunları dile getirirken tarafsız kalabilir ? Elbette hayır; çünkü o, toplumun acılarını hissettiği ölçüde üretebilir. Ancak yazarın bu gerçeği doğrudan söyleyor olması, onun sorunlara karşı duyarsız olduğunu gösterir? Asla. O, eserlerinde sessizce çığlık atarak okuru düşünmeye sevk eder. Bu ince çizgiyi fark ettiniz edebiyatın asıl gücünü de kavramış olursunuz.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklar sırasıyla 'mi', 'mi', 'mu' ve 'mi' şeklinde doldurulmalıdır.
Boşluklar sırasıyla 'mi' (soru eki, ayrı), 'mi' (olumsuzluk eki daralması, bitişik), 'mu' (soru eki, ayrı ve ünlü uyumlu) ve 'mi' (zaman/koşul anlamlı pekiştirme/soru eki, ayrı) şeklinde doldurulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğun (blank_1) bağlamını belirleme
Bu boşlukta soru anlamı taşıyan 'mi' eki yer almalıdır.
Soru eki olan 'mi', kendinden önceki kelimeden her zaman ayrı yazılır. Dolayısıyla bu boşluğa 'mi' yazılmalıdır.
2
İkinci boşluğun (blank_2) işlevini analiz etme
Buradaki ek soru eki değil, olumsuzluk ekinin (-me/-ma) ünlü daralmasına uğramış biçimidir.
Olumsuzluk eki fiile bitişik yazılır, bu yüzden 's��ylemiyor' şeklinde bitişik yazılmalıdır. Boşluğa 'mi' getirilmelidir.
3
Üçüncü boşluğun (blank_3) uyumunu kontrol etme
Burada soru işlevli ek, kendinden önceki kelimenin son ünlüsüne göre 'mu' şeklini almalıdır.
Soru eki kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır ve büyük ünlü uyumuna uyarak 'mu' şeklinde yazılmalıdır.
4
Dördüncü boşluğun (blank_4) cümleye kattığı anlamı ve yazımını değerlendirme
Bu boşluktaki 'mi' eki cümleye zaman/koşul anlamı katmıştır.
'mi' soru eki cümleye zaman veya pekiştirme gibi farklı anlamlar katsa da her zaman ayrı yazılır. Bu yüzden boşluğa 'mi' getirilmelidir.

Anahtar Kavram

"mi" Soru Ekinin Farklı İşlevleri ve Yazım Kuralları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2909Soru

Sosyolog Ray Oldenburg’un ortaya attığı "üçüncü mekân" kavramı; ev (birinci mekân) ve iş/okul (ikinci mekân) dışında kalan, bireylerin akranlarıyla gön��llü olarak bir araya geldiği, sosyalleştiği ve toplumsal aidiyet hissi kazandığı kamusal alanları ifade eder. Kafeler, kütüphaneler, mahalle parkları ve meydanlar bu mekânların başlıca örnekleridir. Modern kentleşmenin getirdiği hızlı dönüşüm ve dijitalleşme süreci, bu tür fiziksel paylaşım alanlarının giderek azalmasına ve ticari işletmelere dönüşmesine yol açmaktadır. Bu durum, bireylerin toplumsal yaşamdan izole olmasına ve sadece tüketim odaklı ilişkiler kurmasına neden olmaktadır. Üçüncü mekânların kaybı, sadece bir mekânsal daralma değil, aynı zamanda toplumsal bağların zayıflaması ve bireysel yalnızlaşmanın artması anlamına gelmektedir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü mekânların giderek azalmasının ve nitelik değiştirmesinin bireysel ve toplumsal düzeyde yol açtığı olumsuz sonuçlar

Cevap

Üçüncü mekânların giderek azalmasının ve nitelik değiştirmesinin bireysel ve toplumsal düzeyde yol açtığı olumsuz sonuçlar
Paragrafın genelinde, 'üçüncü mekân' olarak adlandırılan sosyal alanların modern kentleşme ve dijitalleşme nedeniyle azalması ve bu durumun bireysel yalnızlaşma ile toplumsal bağların zayıflaması gibi olumsuz sonuçlar doğurması ele alınmaktadır. Dolayısıyla, üçüncü mekânların azalmasının ve dönüşmesinin bireysel ve toplumsal düzeyde yol açtığı olumsuz sonuçları ifade eden seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş bölümünü incelemek ve temel kavramı belirlemek.
Paragrafın başında 'üçüncü mekân' kavramı tanımlanmış ve kafeler, parklar gibi örneklerle somutlaştırılmıştır.
Konuyu belirlemek için öncelikle metinde üzerinde durulan ana kavramın tespit edilmesi gerekir.
2
Paragrafın gelişme ve sonuç cümlelerindeki ana fikri ve gelişmeleri analiz etmek.
Modern kentleşme ve dijitalleşmenin bu alanları azalttığı, bunun da toplumsal izolasyona ve yalnızlaşmaya yol açtığı belirtilmiştir.
Yazarın bu kavramla ilgili hangi durumu eleştirdiğini veya aktardığını saptamak konunun sınırlarını çizer.
3
Tüm metni kapsayan en genel yargıyı seçeneklerle karşılaştırmak.
Üçüncü mekânların azalması ve dönüşmesinin hem bireysel (yalnızlaşma) hem de toplumsal (toplumsal bağların zayıflaması) olumsuz sonuçlarını kapsayan yargı doğru cevap olarak belirlenir.
Konu sorusunda seçeneklerin metnin bir kısmını değil, tamamını kapsaması şarttır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2910Soru

Eski dönemlerde bir mektup yazmak; kağıdın seçilmesinden mürekkebin kurumasını beklemeye, zarfın postaya verilişinden günlerce süren yolculuğuna kadar büyük bir sabır ve özen süreci gerektirirdi. Bu yavaşlık, satırlara dökülen duyguların daha derinlemesine düşünülmesini ve kelimelerin özenle seçilmesini sağlardı. Günümüzde ise dijitalleşmenin getirdiği hızla saniyeler içinde gönderilen e-postalar ve anlık iletiler, iletişimi pratikleştirse de onun samimiyetini ve derinliğini büyük ölçüde zedeledi. Artık beklemeye tahammülü olmayan, hızlı tüketim alışkanlığı edinen modern insan, kelimelerin arkasındaki o eski özeni ve hissi aramaktan tamamen uzaklaştı.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hızlı ve pratik olan dijital iletişimin, duygu aktarımındaki derinliği ve özeni azaltması

Cevap

Hızlı ve pratik olan dijital iletişimin, duygu aktarımındaki derinliği ve özeni azaltması
Doğru cevap, paragrafın genelinde işlenen düşünceyi tam olarak yansıtmaktadır. Yazar, geleneksel mektupların sabır gerektiren yavaşlığının duyguları derinleştirdiğini; buna karşın modern dijital iletişimin getirdiği hızın, kelimelerin arkasındaki o eski samimiyeti, derinliği ve özeni zayıflattığını vurgulamaktadır. Bu nedenle, hızlı ve pratik olan dijital iletişimin, duygu aktarımındaki derinliği ve özeni azaltması metnin konusunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümleleri incelenerek ele alınan temel durum belirlenir.
Girişte geleneksel mektup yazmanın sabır ve özen gerektirdiği, bunun da duyguların derinliğini artırdığı tespit edilir.
Paragrafta neyden bahsedildiğini (konuyu) bulmak için öncelikle metnin bütününde üzerinde durulan olguyu anlamak gerekir.
2
Paragrafın ikinci kısmındaki 'Günümüzde ise...' ile başlayan karşılaştırma cümlesi analiz edilir.
Dijitalleşmeyle gelen hızın iletişimi pratikleştirirken samimiyetini ve derinliğini zedelediği görülür.
Yazarın eski ve yeni iletişim biçimlerini karşılaştırarak vurguladığı temel değişimi saptamak konuyu netleştirir.
3
Seçenekler taranarak metinde ele alınan 'dijital iletişimin hızı nedeniyle duygu derinliğinin ve özenin azalması' konusunu doğrudan karşılayan ifade bulunur.
Hızlı ve pratik olan dijital iletişimin, duygu aktarımındaki derinliği ve özeni azaltmasını ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Paragrafın ana iletisini ve konusunu en kapsamlı şekilde özetleyen seçeneğe ulaşmak için yanlış çeldiriciler elenir.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2911Soru

Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış veya bölünmüş görevleri, başarıyla tamamlanmış olanlara göre daha kolay ve net bir biçimde hatırlama eğilimini tanımlayan psikolojik bir fenomendir. Adını Rus psikolog Bluma Zeigarnik'ten alan bu durum, ilk kez bir restorandaki garsonların henüz ödenmemiş siparişleri detaylarıyla hatırlarken hesabı kapatılan siparişleri hızla unutmasının gözlemlenmesiyle keşfedilmiştir. Araştırmalara göre tamamlanmamış işler zihinde bilişsel bir gerilim yaratır ve bu gerilim, görev nihayete erene kadar bilincin o işle meşgul kalmasına yol açar. Günümüzde özellikle reklamcılık, oyun tasarımı ve televizyon dizileri gibi alanlarda, hedef kitlenin ilgisini sürekli kılmak amacıyla bu psikolojik etkiden geniş ölçüde yararlanılmaktadır.

Bu parçada Zeigarnik etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yarım kalan işlerin zihinde yarattığı gerilimi azaltmak için ne tür yöntemler uygulanabileceğine

Cevap

Yarım kalan işlerin zihinde yarattığı gerilimi azaltmak için ne tür yöntemler uygulanabileceğine
Parçada yarım kalan işlerin zihinde bir gerilim yarattığı belirtilmiş olsa da bu gerilimin nasıl azaltılacağına veya çözüleceğine dair herhangi bir çözüm önerisi ya da yöntem sunulmamıştır. Dolayısıyla bu yargıya değinilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metni detaylı inceleyerek Zeigarnik etkisinin tanımını, kaynağını ve kullanım alanlarını belirlemek.
Kavramın adını Bluma Zeigarnik'ten aldığı, garsonların gözlemlenmesiyle ortaya çıktığı, zihinde gerilim yarattığı ve günümüzde reklamcılık ile dizi sektöründe kullanıldığı bilgileri tespit edilmiştir.
Paragraftaki yardımcı düşünceleri tek tek belirleyerek seçeneklerle eşleştirmek.
2
Seçenekleri metinden elde edilen bilgilerle karşılaştırmak.
Bilim insanı, gözlemlenen meslek grubu, zihinsel meşguliyetin nedeni ve güncel sektörler seçeneklerle uyuşmaktadır. Ancak gerilimi azaltma yöntemlerine dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Parçada doğrudan veya dolaylı olarak değinilmeyen yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 2912Soru

Yıllar önce bu eski limandan ayrılan gemi, geride kalanların kalbinde derin bir sızı bırakmıştı. Sahilde bekleyen ihtiyar adam, ufka diktiği gözleriyle dalgaların sesini dinler ve geçmiş günlerin tatlı hatıralarını birer birer zihninde canlandırırdı. Şimdi ise o günlerin rüzgârı esmiyor buralarda; sadece geçmişin gölgesi dolaşıyor bomboş sokaklarda.

Bu parçada geçen eylemlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "dolaşıyor" eylemi, türemiş yapılı bir fiil olup ünlü daralmasına uğramıştır.

Cevap

dolaşıyor eyleminin türemiş yapılı olup ünlü daralmasına uğradığını belirten seçenek
Dolaşıyor eyleminin yapısı türemiş olmasına rağmen bu eylemde ünlü daralması yoktur. Sözcük dolaş- fiiline şimdiki zaman eki olan -yor getirilirken türeyen yardımcı ünlü (-ı-) almıştır. Bu yüzden bu eylemin ünlü daralmasına uğradığı yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm çekimli eylemler belirlenir.
Belirlenen çekimli eylemler: bırakmıştı, dinler, canlandırırdı, esmiyor, dolaşıyor. 'ayrılan', 'kalanların' ve 'bekleyen' sözcükleri sıfat-fiil (fiilimsi) olup çekimli fiil değildir.
Soruda geçen seçeneklerin doğruluğunu denetlemek için öncelikle çekimli eylemleri saptamak gerekir.
2
Dolaşıyor eyleminin yapısı ve ses özellikleri incelenir.
Dolaşıyor eyleminin kökü 'dola-' fiilidir. -ş yapım ekiyle dolaş- eylemi türetilmiştir. Bu yüzden türemiş yapılıdır. Şimdiki zaman eki olan -yor getirilirken 'dolaş-ı-yor' şeklinde araya yardımcı ses (-ı-) girmiştir. Bu sözcükte ünlü daralması gerçekleşmemiştir.
Seçenekte iddia edilen ünlü daralması özelliğinin bulunup bulunmadığını denetlemek amacıyla eylemin ek-kök çözümlemesi yapılır.
3
Diğer seçeneklerdeki eylemlerin kip, zaman ve yapısal durumları kontrol edilir.
Bırakmıştı (öğrenilen geçmiş zamanın hikayesi, birleşik zamanlı), dinler (dinle-r, geniş zaman, basit zamanlı), canlandırırdı (can isminden türemiş, geniş zamanın hikayesi, birleşik zamanlı), esmiyor (es-me-yor, olumsuzluk eki daralmıştır, basit zamanlı) durumları doğrulanır.
Sorunun diğer seçeneklerinin kesinlikle doğru analizler içerdiğinden emin olunur.

Anahtar Kavram

Çekimli fiillerde kip, zaman, yapı ve ses olaylarının analizi
Soru 2913Soru

Efemera; gündelik yaşamın önemsiz görünen, bir kez kullanılıp atılmak üzere tasarlanmış geçici belgelerini kapsar. Klasik tarih yazımı uzun süre boyunca yalnızca devlet arşivlerindeki resmi belgelere ve büyük siyasi olaylara odaklanırken efemera, tarihin sessiz tanıkları olarak kenara itilmiştir. Oysa bu geçici belgeler, resmi tarihin boşluklarını dolduran, sıradan insanların gündelik pratiklerini, tüketim alışkanlıklarını ve dönemin zihniyet dünyasını en yalın haliyle yansıtan paha biçilmez kaynaklardır. Bugün araştırmacılar, makro tarihin soğuk sınırlarını aşarak mikro tarihin izini sürmek için efemeranın sunduğu kılcal damarlara yönelmektedir. Çünkü resmi bir belgede asla yer bulamayacak küçük bir ayrıntı, bir dönemin toplumsal hafızasını aydınlatmada anahtar bir rol üstlenebilmektedir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efemeranın toplumsal bellek ve mikro tarih araştırmaları açısından taşıdığı tarihsel değer

Cevap

Efemeranın toplumsal bellek ve mikro tarih araştırmaları açısından taşıdığı tarihsel değer
Doğru seçenek olan ifade, metnin genelinde savunulan ve açıklanan ana fikri/konuyu tam olarak yansıtmaktadır. Metin, efemera belgelerinin (sinema biletleri, faturalar vb.) klasik tarih yazımının makro sınırlarını aşmada ve mikro tarihin, yani sıradan insanların yaşam pratiklerinin izini sürmede nasıl önemli bir tarihsel kaynak olduğunu ve toplumsal hafızayı aydınlattığını ele almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve kavramsal çerçeveyi belirleme
Metinde 'efemera', 'geçici belgeler', 'mikro tarih', 'resmi tarih yazımı' ve 'toplumsal hafıza' kavramlarının öne çıktığı görülmektedir.
Paragrafın konusunu belirlemek için metinde en çok tekrar eden veya üzerinde durulan anahtar ögeleri tespit etmek gerekir.
2
Cümleler arası anlam ilişkilerini inceleme ve yazarın odak noktasını saptama
Yazar, klasik tarih yazımının resmi belgelere odaklanarak sıradan insanların yaşamını ıskaladığını, ancak efemera adı verilen geçici belgelerin bu boşluğu doldurduğunu ve mikro tarih araştırmaları için paha biçilmez birer kaynak olduğunu savunmaktadır.
Konuyu belirlerken sadece giriş cümlesine değil, yazarın bu kavramları hangi amaçla bir araya getirdiğine dikkat edilmelidir.
3
Tespit edilen odağı seçeneklerle karşılaştırarak en kapsayıcı başlığı/konuyu bulma
Efemeranın toplumsal bellek ve mikro tarih araştırmalarındaki önemini ve değerini ifade eden seçeneğin parçanın konusunu tam olarak karşıladığı belirlenir.
Çeldirici seçeneklerin (yan fikirlerin veya metin dışı yorumların) elenerek ana konuyu doğrudan yansıtan ifadenin seçilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu: Bir parçada üzerinde durulan, hakkında konuşulan veya yazı yazılan düşünce, olay ya da durumdur. Konu belirlenirken metnin tamamını kapsayan en genel ifadelere odaklanılır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2914Soru

Nörogastronomi; beynin lezzeti nasıl algıladığını, bu algının genetik, kültürel ve çevresel etkenlerle nasıl şekillendiğini inceleyen disiplinler arası bir alandır. Klasik gastronomi anlayışının aksine, yeme içme eylemini sadece dildeki tat alma reseptörleriyle sınırlamaz; kokunun, tabağın renginin, ortamdaki seslerin ve hatta geçmiş deneyimlerin bu algıdaki rolünü araştırır. Nörogastronomi araştırmaları, tabağın şeklinin yemeğin tatlılık algısını değiştirebildiğini, arka planda çalan müziğin ise yemeğin aromasını baskılayıp öne çıkarabildiğini ortaya koymaktadır. Bu alandan elde edilen veriler, yalnızca şeflerin sunum tekniklerini zenginleştirmekle kalmayıp yeme bozukluklarının tedavisinde ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasında da etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Bu parçadan hareketle "nörogastronomi" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel gastronominin lezzet tanımlarını geçersiz sayarak bilimsel araştırmalar ışığ��nda yeni tat standartları belirlemeye çalıştığına

Cevap

Geleneksel gastronominin lezzet tanımlarını geçersiz sayarak bilimsel araştırmalar ışığında yeni tat standartları belirlemeye çalıştığına
Nörogastronominin klasik gastronomi anlayışından farklılaştığı noktalar ve araştırma konuları belirtilmiş olsa da, geleneksel gastronominin lezzet tanımlarını tamamen geçersiz saydığı ya da yeni tat standartları belirleme gayesinde olduğu parçadan çıkarılamaz. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel konuyu ve cümlelerin anlamlarını incelemek.
Parçanın nörogastronomi alanının tanımı, inceleme konuları, araştırmaları ve bulgularının kullanım alanları hakkında olduğu belirlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin paragraftaki hangi cümlelerle eşleştiğini saptamak için genel bir çerçeve çizmek gerekir.
2
Ulaşılabilir olan yardımcı düşünceleri paragraftaki cümlelerle tek tek karşılaştırarak elemek.
Tat algısının genetik, kültürel, çevresel boyutlarına; duyuların ve dışsal ögelerin rolüne ve verilerin tıp ile beslenme alanındaki uygulamalarına ait yargılar doğrulanır.
Olumsuz soru köklerinde doğru cevaba ulaşmak için parçada açıkça veya dolaylı olarak belirtilen yardımcı düşüncelerin tespit edilmesi gerekir.
3
Parçada yer almayan veya yazarın düşüncesini aşan yargıyı tespit etmek.
Geleneksel gastronominin lezzet tanımlarını geçersiz sayma veya bilimsel araştırmalarla yeni standartlar belirleme gibi bir amacın parçada yer almadığı, bu yorumun paragrafın sınırlarını aştığı görülür.
Metinde doğrudan ya da dolaylı olarak değinilmeyen, paragrafın sınırları dışındaki yargı doğru cevap (ulaşılamayacak olan) olarak belirlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2915Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, cümlelerin taşıdığ�� duygu ve durumlara uygun sözcüklerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. 'Bize destek olacağını söylemesine rağmen en zor anımızda tek başımıza bırakıp gitti.' cümlesinde doğrudan kişiye yönelik bir kırgınlık belirtilmediği, durum başkasına şikayet edildiği için duygusu; II. 'Gençlik yıllarımda elime geçen fırsatları daha iyi değerlendirebilseydim şimdi çok daha farklı bir konumda olurdum.' cümlesinde ise kaçırılan bir fırsattan duyulan üzüntü dile getirildiği için duygusu ağır basmaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'yakınma' (veya 'şikayet'), ikinci boşluğa 'hayıflanma' sözcükleri getirilmelidir.
İlk cümlenin anlatımı başkasına şikayet etme niteliği taşıdığı için yakınma; ikinci cümlenin anlatımı ise kaçırılan bir fırsatın üzüntüsünü barındırdığı için hayıflanma duygularıyla doldurulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin bağlamını ve açıklamasını analiz edin.
Cümledeki durum, doğrudan muhatabın yüzüne değil, üçüncü bir şahsa şikayet tonunda anlatılmaktadır. Bu da 'yakınma' (veya 'şikayet') durumunu gösterir.
Yakınma ile sitem arasındaki fark, yakınmanın muhatabın arkasından başkasına yapılmasıdır.
2
İkinci cümlenin bağlamını ve açıklamasını analiz edin.
Cümledeki durum, geçmişte eldeki imkanların değerlendirilmemesinden duyulan hüznü ifade eder. Bu durum 'hayıflanma' kavramını gösterir.
Hayıflanma, kaçırılan fırsatlar için duyulan üzüntüyü ifade eder ve yapılmış bir hatadan ötürü duyulan pişmanlıktan farklıdır.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Yakınma ve Hayıflanma)
Soru 2916Soru

Dijitalleşme, bilgiye erişimi saniyeler seviyesine indirgerken zihinsel süreçlerimizi de 'hızlı tarama' (skimming) refleksine mahkûm etmiştir. Ekran karşısında sürekli bir uyarıcı bombardımanına maruz kalan modern birey, metinlerin derin sularına dalmak yerine yüzeyinde hızla kaymayı tercih etmektedir. İşte bu noktada doğan 'yavaş okuma' (slow reading) hareketi, yalnızca bir hız kısıtlaması veya nostaljik bir eylem değildir; zihnin metinle kurduğu nitelikli, çözümleyici ve derinlikli bağı yeniden inşa etme çabasıdır. Bu pratik, dikkat ekonomisinin bizi sürekli bölünen bir odaklanmaya zorladığı çağımızda, bireyin kendi entelektüel özerkliğini koruma ve bilgiyi içselleştirme mücadelesidir. Dolayısıyla yavaş okuma, zamana karşı yarışmaktan ziyade, metinle baş başa kalarak düşünme eylemini yeniden sahiplenmektir.

Bu parçada "yavaş okuma" hareketinin üzerinde durulan temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dijital çağın yüzeyselleştirici etkilerine karşı zihinsel derinliği ve düş��nme bağımsızlığını koruma işlevi

Cevap

Dijital çağın yüzeyselleştirici etkilerine karşı zihinsel derinliği ve düşünme bağımsızlığını koruma işlevi
Doğru seçenek parçanın bütününde işlenen fikri eksiksiz yansıtmaktadır. Parçada yavaş okumanın, dijitalleşmenin getirdiği 'hızlı tarama/yüzeysellik' problemine karşı zihinsel derinliği, nitelikli bağı ve 'entelektüel özerkliği' (düşünme bağımsızlığını) koruma amaçlı bir mücadele ve eylem olduğu vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlelerindeki sorunu tespit etmek.
Girişte dijitalleşmenin bilgiye erişimi hızlandırırken zihinsel süreçleri yüzeysel bir tarama refleksine mahkûm ettiği ve odaklanmayı zorlaştırdığı tespiti yapılmıştır.
Yazarın konuyu hangi arka plan üzerinden ele aldığını anlamak için bu tespit önemlidir.
2
Parçadaki 'yavaş okuma' hareketinin tanımını incelemek.
Yavaş okumanın nostaljik bir eylem olmadığı, zihnin metinle kurduğu derinlikli ve çözümleyici bağı yeniden inşa etme çabası olduğu vurgulanmıştır.
Yavaş okumanın asıl niteliğini saptamak için bu tanım kritiktir.
3
Yavaş okuma eyleminin üstlendiği işlevi parçanın son bölümünden çıkarmak.
Yavaş okumanın dikkat ekonomisine karşı entelektüel özerkliği koruma mücadelesi ve düşünme eylemini yeniden sahiplenmek olduğu belirtilmiştir.
Yazarın asıl ulaştığı yargıyı ve metnin ana mesajını netleştirmek gerekir.
4
Belirlenen ana yönü seçeneklerle karşılaştırmak.
Dijital çağın getirdiği yüzeyselliğe karşı, zihinsel derinliği ve entelektüel özerkliği (düşünme bağımsızlığını) koruma işlevini ifade eden seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Çeldiricileri eleyerek parçanın bütününü kapsayan doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafın konusu, yazarın üzerinde durduğu olgu, durum veya kavramdır. Konu belirlenirken metnin tamamında neyden söz edildiği, hangi kavramın veya sorunun ele alındığı aranır.
Soru 2917Soru

[I] Proust fenomeni, kokuların geçmi��teki duygusal anıları diğer duyulara kıyasla daha canlı ve hızlı bir biçimde tetiklemesi durumudur. [II] Beyinde koku duyusunun işlendiği koku soğancığı ile bellek ve duygulardan sorumlu olan amigdala ve hipokampüs doğrudan bağlantılıdır; bu da kokunun nörolojik olarak benzersiz bir konumda yer almasını sağlar. [III] Görme ya da işitme duyuları talamus filtresinden geçerek sınıflandırılırken koku uyarısı doğrudan duygusal merkeze ulaşır. [IV] Bu doğrudan erişim, kokuların bizi bir anda çocukluğumuzdaki bir ana götürerek o anın sadece görüntüsünü değil, o an hissettiğimiz saf duygusal atmosferi de yeniden yaşatmasını açıklar. [V] Edebiyatta Marcel Proust’un kayıp zamanı ararken çaya batırdığı madlen kekinin kokusuyla çocukluğuna dönmesiyle kavramsallaşan bu durum, günümüzde pazarlama sektöründen nörolojik rehabilitasyon süreçlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılmaktadır.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleleri, karşılar��nda karışık olarak verilen yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz. Hangi cümle hangi yardımcı düşünceyi içermektedir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cümle I
Cümle II
Cümle III
Cümle V

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle 'Koku duyusunun...', ikinci cümle 'Koku ile...', üçüncü cümle 'Koku dışındaki...', beşinci cümle ise 'Kokusallık ve...' ifadesiyle eşleşmektedir.
Parçadaki cümleler analiz edildiğinde; birinci cümle koku duyusunun anıları canlandırmadaki hızı ve etkililiğiyle diğer duyulardan ayrıldığını; ikinci cümle koku ile bellek/duygu merkezleri arasındaki anatomik doğrudan bağı; üçüncü cümle koku haricindeki görme ve işitme gibi duyuların talamus süzgecinden geçtiğini; beşinci cümle ise bu ilişkinin hem edebiyat gibi sanatsal alanlarda esin kaynağı olduğunu hem de pazarlama ve rehabilitasyon gibi pratik sahalarda uygulandığını ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi inceleme
Cümle I'in 'Koku duyusunun anıları canlandırmadaki hızı ve etkililiği yönüyle diğer duyu organlarından ayrıldığına' ifadesiyle eşleştiğini saptama.
Metindeki 'diğer duyulara kıyasla daha canlı ve hızlı bir biçimde tetiklemesi' ibaresi bu eşleşmeyi zorunlu kılar.
2
İkinci cümleyi inceleme
Cümle II'nin 'Koku ile hafıza ve duygu merkezleri arasında anatomik olarak dolaysız bir bağ bulunduğuna' ifadesiyle eşleştiğini saptama.
Metindeki 'koku soğancığı ile bellek ve duygulardan sorumlu olan amigdala ve hipokampüs doğrudan bağlantılıdır' bilgisi anatomik dolaysızlığı netleştirir.
3
Üçüncü cümleyi inceleme
Cümle III'ün 'Koku dışındaki duyusal uyarıcıların beyindeki işlenme sürecinde bir ara süzgeçten geçtiğine' ifadesiyle eşleştiğini saptama.
Metindeki 'Görme ya da işitme duyuları talamus filtresinden geçerek sınıflandırılırken' ifadesi, koku dışındaki duyuların (görme, işitme) talamus filtresi adında bir süzgeçten geçtiğini belirtmektedir.
4
Beşinci cümleyi inceleme
Cümle V'in 'Kokusallık ve bellek ilişkisinin hem sanatsal yapıtlara esin kaynağı olduğuna hem de pratik uygulama alanları bulduğuna' ifadesiyle eşleştiğini saptama.
Edebiyatta Marcel Proust’un eseriyle kavramsallaşması sanatsal yönü, pazarlama ve nöroloji rehabilitasyonu alanlarında kullanılması ise pratik uygulama alanlarını gösterir.

Anahtar Kavram

Paragraftaki her bir yargının, ana düşünceyi destekleyen bağımsız birer yardımcı düşünce unsuru olarak analiz edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2918Soru

Teknolojinin hızla ilerlemesi, kültür ve sanat alanında da köklü değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu değişimlerin en belirgin örneklerinden biri olan sanal müzeler, internet bağlantısı aracılığıyla dünyanın en önemli sanat eserlerini ve tarihi belgelerini ekranlarımıza taşımaktadır. Bu dijital platformlar, coğrafi engelleri aşarak kültürel mirasa erişimi son derece kolaylaştırır. Ancak ekran başındaki bu izleme deneyimi, gerçek bir müzede eserin önünde dururken hissedilen özgün atmosferi ve tarihi kokuyu tam anlamıyla yansıtamaz. Bu nedenle sanal müzecilik, fiziksel müzelerin yerini tamamen alacak alternatif bir yapı değil, onları destekleyen ve zenginleştiren yardımcı bir imkan olarak değerlendirilmelidir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanal müzeciliğin sağlad��ğı kolaylıklar ve gerçek müze deneyimi karşısındaki sınırları

Cevap

Sanal müzeciliğin sağladığı kolaylıklar ve gerçek müze deneyimi karşısındaki sınırları
Sanal müzeciliğin sağladığı kolaylıklar ve gerçek müze deneyimi karşısındaki sınırları seçeneği parçanın konusunu tam olarak yansıtmaktadır. Paragrafta önce sanal müzelerin erişim kolaylığı sağlaması övülmüş, ardından gerçek müze deneyiminin yerini tutamayacağı belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki anahtar kelimeleri ve konuyu belirleyin.
Girişte sanal müzelerin kültürel mirasa erişimi kolaylaştırdığı, coğrafi sınırları aştığı belirtilmiştir.
Paragrafın ne hakkında yazıldığını anlamak için ilk aşamada sunulan ana fikirlere odaklamak gerekir.
2
Paragraftaki 'ancak' gibi yön değiştirici bağlaçlara ve sonrasındaki ifadelere dikkat edin.
'Ancak' ifadesinden sonra sanal müzelerin gerçek müze atmosferini yansıtamayacağı belirtilmiştir.
Yazarın konuyu hangi yöne çektiğini ve asıl vurgulamak istediği sınırları belirlemek için yön değiştirici ifadelere dikkat edilmelidir.
3
Sonuç cümlesini değerlendirerek parçada ele alınan iki yönü birleştiren seçeneği bulun.
Sanal müzelerin hem kolaylaştırıcı yönü hem de gerçek müze karşısındaki sınırları bir arada ele alınarak konunun bu iki unsurun karşılaştırılması olduğu görülür.
Konu sorularında paragrafın tamamını kapsayan, ne eksik ne de fazla genelleyici olan bir yargıya ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Soru 2919Soru

Mimari yapılar, sadece taşın ve çeliğin üst üste yığılmasıyla oluşturulan, fiziksel barınma gereksinimlerimizi karşılayan cansız sığınaklar değildir. Onlar, insan zihninin dış dünyaya vurduğu somut akisler, yaşantılarımızı ��evreleyen ve onları sessizce biçimlendiren kurucu birer mekânsal dildir. Bir yapının kapısından içeri adım attığımızda hissettiğimiz ferahlık ya da sıkışmışlık duygusu, mimarın estetik kaygılarının çok ötesinde, doğrudan bizim mekânla kurduğumuz bilinç dışı diyalogla ilgilidir. İnsan, kendi kültürel ve psikolojik kodlarıyla mekânı inşa ederken, inşa edilen bu mekân da zamanla o insanın düşünme biçimini, sosyal ilişkilerini ve hatta dünyaya bakış açısını yeniden şekillendirir. Bu yönüyle mimarlık, boşluğu estetik bir biçimde bölme veya süsleme sanatı olmaktan ziyade, insan deneyimini ve zihinsel sınırlarını dönüştüren aktif bir faildir. Mekânı yalnızca işlevsel bir sığınak olarak gören indirgemeci yaklaşım, mimarinin insan psikolojisi ve toplumsal yaşam üzerindeki bu kurucu ve dönüştürücü gücünü göz ardı etmektedir.

Bu parçadan hareketle, 'Mimarlık, sadece fiziksel barınma ihtiyacını karşılayan estetik bir bölme ve süsleme sanatı değil; insan algısını, psikolojisini ve yaşamını şekillendiren kurucu ve dönüştürücü bir unsurdur.' yargısı metnin ana düşüncesidir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı metnin ana düşüncesini doğru şekilde temsil etmektedir.
Verilen yargı, mimarinin salt barınma veya süsleme amaçlı olmadığı, aksine insanı ve toplumu kurucu, dönüştürücü bir etkiye sahip olduğu yönündeki metnin ana iletisini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin bütününde savunulan temel tezi ve yazarın asıl iletmek istediği mesajı belirlemek için paragrafı çözümleyin.
Mimarinin fiziksel bir barınak veya estetik bir süsleme olmanın ötesinde, insan zihnini, sosyal yaşantısını ve dünyayı algılayışını kurup dönüştüren aktif bir güç olduğu tespit edilir.
Metnin ana düşüncesini saptamak, yardımcı düşüncelerle ana mesajı ayırt etmeyi sağlar.
2
Soru kökündeki yargıyı okuyup bu yargının metnin ana düşüncesiyle ne ölçüde uyuştuğunu değerlendirin.
Soru kökündeki ifadenin metindeki temel tezle (mimarinin kurucu ve dönüştürücü gücüyle) birebir örtüştüğü görülür.
Verilen yargının metnin kapsamını tam olarak yansıtıp yansıtmadığını doğrulamak gerekir.
3
Yargının doğruluk değerine karar verin.
Yargı metnin ana düşüncesini doğru bir şekilde özetlediği için doğru sonucuna ulaşılır.
Elde edilen analizlerin sonucunda nihai karara varmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 2920Soru

Canlıların hayatta kalabilmek, nesillerini devam ettirebilmek ve çevreyle etkileşim kurabilmek için gerçekleştirdiği yaşamsal olaylar ile canlıların ortak özellikleri arasındaki ilişkiyi kurmak isteyen bir öğrenci aşağıdaki tabloları hazırlamıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen yaşamsal olaylar ile sağ sütundaki canlıların ortak özelliklerinin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tatlı suda yaşayan tek hücreli bir paramesyumun, hücre içine giren fazla suyu kontraktil kofulları aracılığıyla aktif taşıma ile dışarı atması
Bir prokaryot organizmanın besin monomerlerini oksijensiz ortamda yıkarak hücresel faaliyetleri için gerekli olan ATP moleküllerini sentezlemesi
Kutup ayılarının, soğuk iklim şartlarında vücut sıcaklığını koruyabilmek amacıyla kalın bir deri altı yağ tabakasına ve beyaz kürk rengine sahip olması
Tek hücreli kamçılı bir organizma olan öglenanın, ışık uyaranın�� algılayarak kamçısı yardımıyla ışığın yoğun olduğu bölgeye doğru yönelmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki olaylar ile sağ sütundaki canlıların ortak özellikleri sırasıyla şu şekilde eşleşmelidir: Paramesyumun kontraktil koful faaliyeti Boşaltım ve Homeostazi ile, prokaryot canlının ATP sentezlemesi Hücresel Solunum ile, kutup ayılarının kalıtsal çevre uyumları Uyum (Adaptasyon) ile, öglenanın ışığa yönelmesi ise Uyarılara Tepki ile eşleştirilmelidir.
Doğru eşleştirmede: kontraktil koful faaliyeti homeostazi ve boşaltımla, oksijensiz solunumla ATP üretimi hücresel solunumla, kutup ayısının kalıtsal adaptasyonları uyumla, öglenanın ışığa yönelmesi ise uyarılara tepkiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Paramesyumun su tahliyesi durumunu inceleme
Hücreye giren fazla suyun kontraktil koful ile dışarı atılması, hücre içi kararlı dengeyi (su dengesini) korumayı sağlar. Bu olay boşaltım ve homeostazi ile doğrudan ilişkilidir.
Homeostazi, canlının kararlı bir iç çevre oluşturma çabasıdır ve boşaltım bu dengenin korunmasında temel rol oynar.
2
Prokaryot organizmanın ATP sentezi durumunu inceleme
Besin monomerlerinin yıkılarak ATP sentezlenmesi süreci hücresel solunumdur.
Hücresel solunum, tüm canlıların ortak olarak gerçekleştirdiği, organik besinlerden enerji (ATP) elde etme reaksiyonları bütünüdür.
3
Kutup ayısının fiziksel özelliklerini inceleme
Kalın yağ tabakası ve beyaz kürk rengi gibi kalıtsal özellikler kutup ayılarının soğuk ortama uyum sağlamasını kolaylaştırır. Bu durum adaptasyondur.
Adaptasyon (uyum), canlıların belirli bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal özelliklerin tamamıdır.
4
Öglenanın ışığa yönelim hareketini inceleme
Işığın algılanıp kamçıyla ışığa doğru hareket edilmesi uyarılara verilen tepkidir.
Canlılar, iç ve dış çevreden gelen fiziksel veya kimyasal değişimleri algılayarak bunlara karşı tepki gösterirler.

Anahtar Kavram

Canlıların ortak özellikleri ve bu özelliklerin günlük hayattaki/biyolojik süreçlerdeki karşılıkları
ÖncekiSayfa 146 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin