Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 461Soru

(I) Bilim insanları, kutup bölgelerindeki buzul erimelerinin hızını ölçmek üzere uydu teknolojilerinden yararlanarak kapsamlı veri setleri oluşturuyorlar. (II) Atmosferdeki sera gazı salınımı küresel ölçekte kararlı bir şekilde azaltılmadıkça deniz seviyelerindeki yükselişin kıyı şehirlerini tehdit etmesi engellenemez. (III) Sıcaklık artışının deniz ekosistemindeki biyoçeşitliliği nasıl etkilediğini saptayabilmek için resif bölgelerinde uzun soluklu gözlemler yapılıyor. (IV) Okyanus sularının asitlik oranı arttığı i��in mikroskobik canlıların kabuk oluşum süreçleri sekteye uğruyor ve bu durum besin zincirini bozuyor. (V) Araştırmacılar, bu ekolojik krizin önüne geçilmesinde uluslararası çevre anlaşmalarının etkin bir şekilde uygulanmasını yegâne çözüm yolu olarak görüyorlar.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde koşula bağlı bir durum söz konusudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

II numaralı cümle
II numaralı cümlede geçen 'azaltılmadıkça' ifadesindeki '-madıkça' eki cümleye koşul anlamı kazandırmıştır. Kıyı şehirlerini tehdit etmesinin engellenmesi eyleminin gerçekleşebilmesi, sera gazı salınımının azaltılması koşuluna bağlı kılınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin yüklemlerine odaklanarak yargıların hangi amaçla, hangi gerekçeyle veya hangi koşul altında gerçekleştiğini belirleyin.
I. cümlede 'ölçmek üzere' (amacıyla) amaç-sonuç, III. cümlede 'saptayabilmek için' amaç-sonuç, IV. cümlede 'arttığı için' neden-sonuç ilişkisi kurarken V. cümle sadece öznel bir saptama içermektedir.
YKS Türkçe sorularında neden-sonuç ve amaç-sonuç ilişkileri, koşul-sonuç ilişkisi için en güçlü çeldiricilerdir. Bunları ilk adımda doğru elemek gerekir.
2
İkinci cümlede yer alan '-madıkça' zarf-fiil ekinin cümleye kattığı anlam ilgisini inceleyin.
'Atmosferdeki sera gazı salınımı küresel ölçekte kararlı bir şekilde azaltılmadıkça' ifadesi, 'deniz seviyelerindeki yükselişin kıyı şehirlerini tehdit etmesinin engellenemez' olmasının koşulunu belirtmektedir. Yani tehdidin engellenebilmesi ancak salınımın azaltılması koşuluna (şartına) bağlıdır.
Koşul-sonuç ilişkilerinde bir durumun gerçekleşmesi başka bir durumun yerine gelmesine bağlanır. Türkçede bu anlam ilişkisi '-madıkça / -medikçe' zarf-fiil ekiyle sıklıkla kurulur.

Anahtar Kavram

Koşul-sonuç (şart-sonuç) cümlelerinde, temel yargının gerçekleşmesi bir koşula bağlanır. Koşul anlamı dilde sadece '-se/-sa' ekiyle değil; '-dikçe/tıkça', '-meden/madan', 'mi', 'üzere' (koşuluyla anlamında) gibi farklı ek, edat ve bağlaçlarla da kurulabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 462Soru

Kütüphaneler, insanlığın bilgi birikimini koruma ve aktarma ihtiyacının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Tarihteki ilk kütüphaneler, Mezopotamya'da kil tabletlerin belirli bir düzen içinde arşivlenmesiyle kurulmuştur. Bu dönemde kütüphaneler, yalnızca devlet kayıtlarının ve ticari belgelerin saklandığı resmi depolar niteliğindeydi. Zamanla bilginin yaygınlaşması ve parşömen gibi yeni yazı malzemelerinin kullanılmasıyla kütüphanelerin işlevi de değişti. Antik Yunan ve Roma dönemlerinde kütüphaneler, felsefi tartışmaların yapıldığı, edebi eserlerin incelendiği ve halkın kullanımına açık olan k��ltürel merkezler haline geldi. Günümüzde ise dijital kütüphanelerin yaygınlaşması, bilgiye erişimi sınırları aşan ve anlık bir boyuta taşımıştır.

Bu parçadan kütüphanelerle ilgili olarak a��ağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihin her döneminde kütüphanelerin toplumsal ve kültürel etkileşimi artırmak amacıyla kurulduğuna

Cevap

Tarihin her döneminde kütüphanelerin toplumsal ve kültürel etkileşimi artırmak amacıyla kurulduğuna
Parçada kütüphanelerin ilk dönemlerinde yalnızca devlet kayıtlarının ve ticari belgelerin saklandığı resmi depolar niteliğinde olduğu açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla kütüphanelerin tarihin her döneminde toplumsal ve kültürel etkileşimi artırmak amacıyla kurulduğu yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk kısmındaki bilgileri analiz etmek
Kütüphanelerin bilgi birikimini koruma/aktarma amacıyla kurulduğu ve ilk örneklerinin Mezopotamya'da resmi/ticari depo işlevi gördüğü belirlendi.
İlk kütüphanelerin kuruluş amacını ve işlevini saptamak için bu adım gereklidir.
2
Paragrafın orta kısmındaki gelişim aşamalarını incelemek
Yazı malzemelerinin (parşömen vb.) değişmesiyle işlevin değiştiği, Antik Yunan ve Roma'da halka açık kültürel merkezler haline geldiği tespit edildi.
Zaman içindeki işlevsel dönüşümü ve halka açılma sürecini anlamak için bu inceleme yapılır.
3
Paragrafın son kısmını ve seçenekleri karşılaştırmak
Günümüzde dijitalleşmeyle anlık erişim sağlandığı görülürken, kütüphanelerin tarihin 'her' döneminde kültürel etkileşim amacıyla kurulduğu iddiasının ilk dönemdeki depo işleviyle çeliştiği belirlendi.
Paragraftaki bilgilerle seçenekleri eşleştirerek ulaşılamayacak olan yargıyı kesinleştirmek için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 463Soru

‘Dünya genelinde sadece kutup bölgelerinde yaşayan imparator penguenler, küresel ısınmanın etkilerini en derinden hisseden canlı türleri arasında ilk sırada yer almaktadır.’

Bu cümleden hareketle, imparator penguenlerin yeryüzünde kutup bölgeleri dışında doğal bir yaşam alanının olmadığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

İmparator penguenlerin yeryüzünde kutup bölgeleri dışında doğal bir yaşam alanının olmadığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki sınırlandırıcı ifadelerin tespit edilmesi
Cümlede geçen 'sadece kutup bölgelerinde yaşayan' ifadesiyle imparator penguenlerin yaşam alanı kesin olarak sınırlandırılmıştır.
Anlam sınırlandırma sorularında 'sadece, yalnızca, tek' gibi kelimeler cümlenin sınırlarını çizer.
2
Ulaşılmak istenen yargı ile cümledeki sınırların karşılaştırılması
Yargıda geçen 'kutup bölgeleri dışında doğal bir yaşam alanının olmadığı' ifadesi, cümledeki 'sadece kutup bölgelerinde yaşayan' kısıtlamasıyla tam olarak örtüşmektedir.
Cümleden çıkarılacak yargının, verilen bilginin sınırlarını aşmaması ve dışarıdan yorum katılmadan doğrulanması gerekir.

Anahtar Kavram

Cümlede anlam sınırlandırması yapan kelimelerin (sadece, yalnızca vb.) kattığı kesinlik anlamını belirleme.
Soru 464Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ince" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmı��tır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bahçedeki ağacın ince dalları rüzgârın şiddetine dayanamayıp kırıldı.

Cevap

"Bahçedeki ağacın ince dalları rüzgârın şiddetine dayanamayıp kırıldı." cümlesinde geçen "ince" sözcüğü, kalınlığı az olan anlamında gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamıdır. Ağacın dalının fiziksel kalınlığından (kalın karşıtı) bahsedilen cümlede "ince" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen "ince" sözcüklerinin bağlam içerisindeki anlamlarını analiz etmek.
"ince davranış" nezaket, "ince ayrıntı" detay, "ince hesap" kurnazlık, "ince dal" fiziksel boyut/kalınlık, "ince eleştiri" ise iğneleyicilik bildirmektedir.
Sözcüklerin gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını anlamak için cümle içindeki kullanım bağlamı kontrol edilmelidir.
2
Sözcüğün temel/ilk fiziksel anlamı olan kalın karşıtı anlamına uygun olan seçeneği belirlemek.
Ağacın dalının fiziksel kalınlığından bahseden ifadenin gerçek anlamlı olduğu saptanmıştır.
Gerçek anlam, sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve nesnel anlamdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:45s
Soru 465Soru

Modern yaşamın getirdiği teknolojik ivmelenme, bireyin zamanla kurduğu ilişkiyi kökten sarsarak 'kronofobi' adı verilen yeni bir kaygı türünü beslemektedir. Geçmişte doğanın ritmine ve mevsimsel döngülere göre şekillenen zaman algısı, günümüzde saniyelerin ve anlık bildirimlerin tahakkümü altındadır. Bu durum, insanı sürekli bir 'yetişememe' ve 'kaçırma' korkusuyla yüz yüze bırakır. Hızın kutsandığı bu yeni düzende, derinlemesine düşünme ve odaklanma gerektiren eylemler yerini yüzeysel ve parçalı deneyimlere bırakmaktadır. Sonuçta modern birey, zamanı verimli kullanma çabasının esiri haline gelerek kendi ürettiği hızın altında ezilmektedir. Yaşamı anlar toplamı olarak tüketmek, insanı şimdiki zamanın zenginliğinden kopararak sürekli geleceğe ya da geçmişe ait bir kaygı sarmalına hapsetmektedir.

Bu parçadan hareketle 'kronofobi' ve modern insanın zaman algısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zamanı verimli kullanma çabasının, bireyin geçmiş ile gelecek arasında sağlıklı bir zihinsel denge kurmasını kolaylaştırdığına

Cevap

Zamanı verimli kullanma çabasının, bireyin geçmiş ile gelecek arasında sağlıklı bir zihinsel denge kurmasını kolaylaştırdığına
Parçada, modern insanın yaşamı anlar toplamı olarak tüketmesinin onu şimdiki zamanın zenginliğinden kopardığı ve sürekli geçmiş ya da geleceğe dair bir kaygı sarmalına hapsettiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, zamanı verimli kullanma çabasının geçmiş ile gelecek arasında sağlıklı bir zihinsel denge kurmayı kolaylaştırdığı yargısı parçayla çelişmektedir ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak anahtar kelimeleri ve yazarın sunduğu yardımcı düşünceleri belirleyin.
Teknolojik hızın kaygı yarattığı, geçmişte zamanın doğayla ilişkili olduğu, modern düzende odaklanmanın azaldığı ve zamanı verimli kullanma çabasının kaygıya yol açtığı saptanır.
Seçeneklerdeki ifadelerin paragrafta karşılığı olup olmadığını anlamak için bu temel yardımcı düşüncelerin tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları paragraftaki cümlelerle tek tek karşılaştırın.
Zamanı verimli kullanma çabasının zihinsel bir denge kurduğunu iddia eden yargı dışındaki tüm seçeneklerin (teknolojik ivmelenmenin kaygı yaratması, geçmişteki doğaya uyumlu zaman algısı, hızın derin odaklanmayı engellemesi ve anlık tüketimin şimdiki zamandan koparması) paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak açılandığı görülür.
Parçada doğrudan desteklenen veya değinilen yardımcı düşünceleri eleyerek söylenemeyecek olan yargıyı bulmak amaçlanır.
3
Paragraftaki 'zamanı verimli kullanma çabasının insanı kaygı sarmalına hapsettiği' ifadesi ile seçenekteki 'geçmiş ile gelecek arasında sağlıklı bir denge kurmayı kolaylaştırdığı' iddiasını karşılaştırın.
Parçadaki bilginin, seçenekteki iddiayla tamamen çeliştiği; zamanı verimli kullanma kaygısının denge kurmak yerine kaygı sarmalı yarattığı saptanır.
Doğru seçeneğin paragraftaki bilgiyle taban tabana zıt olduğunu ve dolayısıyla bu yargının söylenemeyeceğini kesinleştirmek için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 466Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul-sonuç ilişkisi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elinizdeki bu nadide romanı iki hafta sonra geri getirmek üzere ödünç alabilirsiniz.

Cevap

Elinizdeki bu nadide romanı iki hafta sonra geri getirmek üzere ödünç alabilirsiniz.
Doğru cevap olan 'Elinizdeki bu nadide romanı iki hafta sonra geri getirmek üzere ödünç alabilirsiniz.' cümlesinde, romanın ödünç alınabilmesi eylemi 'iki hafta sonra geri getirilmesi' koşuluna bağlanmıştır. Cümledeki 'üzere' edatı 'şartıyla' anlamında kullanılarak koşul-sonuç ilişkisini kurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki anlam ilişkilerini belirlemek amacıyla yüklemlere yöneltilen gerekçe, amaç ve koşul sorularını analiz etmek.
Seçeneklerdeki cümlelerin anlam ilişkileri amaç-sonuç, neden-sonuç ve koşul-sonuç olarak sınıflandırılır.
Koşul-sonuç bildiren doğru seçeneği bulabilmek için diğer anlam ilişkilerini elemek.
2
'Üzere' edatının cümleye kattığı anlamı ve eylemin gerçekleşme şartını incelemek.
'Ödünç alabilirsiniz' eyleminin gerçekleşmesinin 'iki hafta sonra geri getirmek' şartına bağlı olduğu ve 'üzere' edatının cümleye 'şartıyla' anlamı kattığı belirlenir.
Koşula bağlılık durumunun kesinleşmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Cümlede Koşul-Sonuç İlişkisi
Tahmini Süre:50s
Soru 467Soru

Eski konağın salonunda otururken (I) derin düşüncelere dalmış, geçmişin (II) acı günlerini anımsıyordu. Bahçedeki çeşmenin (III) ağzından sızan sular, saksıdaki kurumuş toprağı (IV) beslerken sokaktan geçen çocukların (V) sesleri odanın sessizliğini dağıttı.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Çocukların sesleri ifadesindeki 'ses' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Çocukların çıkardığı fiziksel titreşimleri, yani işitsel dalgaları ifade eden 'ses' sözcüğü, akla gelen ilk ve temel anlamıyla (gerçek anlam) kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin sözlükteki ilk anlamları (temel anlamları) ile cümledeki bağlamsal anlamları karşılaştırılır.
Sözcüklerin temel ve mecaz/yan anlam ilişkileri belirlenir.
Gerçek anlamın tespiti için sözcüğün akla gelen ilk anlamını koruyup korumadığını belirlemek gerekir.
2
Çeşmenin 'ağzı' ifadesindeki organ ismi transferi incelenir.
Bu kullanımın şekil ve işlev benzerliğine dayanan bir 'yan anlam' olduğu saptanır.
Yan anlam ile gerçek anlamı karıştırma eğilimini (özellikle çeşmenin ağzı gibi somut benzetmeleri gerçek anlam sanma yanılgısını) ayırt etmek önemlidir.
3
Düşüncelerin 'derin' olması, günlerin 'acı' olması ve toprağın 'beslenmesi' gibi soyut aktarımlar analiz edilir.
Bu sözcüklerin tamamen temel anlamlarından uzaklaşarak mecazlaştığı belirlenir.
Soyutlama yoluyla yeni anlamlar kazanan sözcüklerin mecaz anlam kapsamında olduğunu doğrulamak gerekir.
4
Çocukların 'sesleri' ifadesindeki fiziksel işitsel dalgalar anlamı doğrulanır.
Bu kelimenin akla gelen ilk ve nesnel anlamını (gerçek anlam) koruduğu kesinleştirilir.
Diğer seçeneklerin elenmesiyle kulağın duyabildiği titreşimleri ifade eden bu sözcüğün doğru yanıt olduğu netleşir.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 468Soru

Dijital platformların gündelik yaşamı kuşattığı günümüzde, bireyin kültürel tüketim tercihleri büyük oranda algoritmik kürasyon sistemleri tarafından şekillendirilmektedir. Kullanıcı verilerini durmaksızın analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler sunan bu sistemler, ilk bakışta arama maliyetini azaltıp konfor alanı sağlasa da uzun vadede estetik deneyimin doğasını aşındırmaktadır. Zira benzer beğeni örüntülerine sıkışan birey, 'filtre balonu' adı verilen kapalı devre bir kültürel ekosistemin içine hapsolmaktadır. Sanatsal keşfin temel motoru olan rastlantısallık (serendipity) ve bilişsel uyumsuzluğun yerini, aşina olunanın konforlu tekrarı aldığında, estetik algı tek tipleşmekte ve zihinsel esneklik körelmektedir. Algoritmanın sunduğu 'öngörülebilirlik', sanatı sadece bir tüketim nesnesine indirgemekle kalmayıp yaratıcı edimin barındırdığı beklenmedik sıçramaların ve sarsıcı deneyimlerin de önünü kesmektedir.

Bu parçadan hareketle algoritmik kürasyonla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kullanıcı verilerinin analiz edilmesinin, sanatçıları kitlelerin estetik beklentilerine göre üretim yapmaya yönlendirdiği

Cevap

Kullanıcı verilerinin analiz edilmesinin, sanatçıları kitlelerin estetik beklentilerine göre üretim yapmaya yönlendirdiği
Doğru yanıt olan seçenek, metinde yer almayan ve tamamen metin dışı kişisel/öznel bir yorum içeren ifadedir. Parçada algoritmanın yaratıcı edimin önünü kestiği söylenmiştir ancak sanatçıların bu veriler doğrultusunda kitlelerin estetik beklentilerine göre üretim yapmaya yönlendirildiğine dair hiçbir bilgi verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak ana konuyu ve yardımcı düşünceleri belirleme.
Paragrafta dijital platformlardaki algoritmik kürasyonun bireyin kültürel tüketim tercihlerine, estetik deneyimine ve zihinsel esnekliğine olan olumsuz etkileri anlatılmaktadır.
Yardımcı düşünce sorularında her seçeneğin metindeki karşılığını tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki ifadelerle eşleştirerek doğrulama yapma.
Alıcının tercihlerini denetleme (ilk cümle), geçici kolaylıklar sağlama (ikinci cümle), zihinsel esnekliği zayıflatma (üçüncü ve dördüncü cümleler) ve yaratıcı atılımları engelleme (son cümle) metinden çıkarılabilmektedir.
Metindeki yargıların eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimelerle seçeneklerde nasıl ifade edildiğini bulmak için gereklidir.
3
Metinde doğrudan ya da dolaylı olarak yer almayan, metin d��şı yorum içeren seçeneği saptama.
Sanatçıların kitle beklentilerine göre üretim yapmaya yönlendirildiğine dair bir yargı metinde bulunmamaktadır. Bu durum tamamen metin dışı bir çıkarımdır.
Söylenemez/ulaşılamaz tarzı sorularda doğru cevaba ulaşmak için öznel yorum barındıran şıkkı tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 469Soru

(I) Bilim insanları, beynin karar alma süreçlerini haritalandırmak için son yıllarda yapay zekâ algoritmalarından sıklıkla yararlanıyor. (II) Bu teknolojiler sayesinde, milyonlarca nöronun anlık etkileşimi saniyeler içinde analiz edilerek karmaşık veri setleri anlamlı kılınıyor. (III) Ancak bu yapay zekâ modelleri tıp etiğine uygun sınırlar içinde geliştirilmediği sürece klinik uygulamalarda aktif olarak kullanılamaz. (IV) Elde edilen bulgular, zihinsel rahatsızlıkların erken teşhisinde çığır açacak nitelikte olduğu için tıp dünyasında büyük bir heyecanla karşılanıyor. (V) Nitekim insan zihninin mahremiyetini korumak amacıyla tasarlanan yasal düzenlemeler, araştırmacıların serbestçe hareket etmesini belli ölçüde sınırlandırıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir koşul-sonuç ilişkisi söz konusudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III.

Cevap

Üçüncü cümlede geçen 'geliştirilmediği sürece' ifadesiyle yapay zekâ modellerinin klinik uygulamalarda kullanılabilmesi bir koşula bağlanmıştır.
Üçüncü cümlede geçen 'geliştirilmediği sürece' ifadesiyle yapay zekâ modellerinin klinik uygulamalarda kullanılabilmesi bir koşula bağlanmıştır. Bu durum koşul-sonuç ilişkisini kurmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış cümleleri sırasıyla okuyarak yargılar arasındaki anlam ilişkilerini belirleyin.
Cümlelerin hangilerinde amaç-sonuç, neden-sonuç veya yöntem anlamı olduğu, hangisinde koşul bağı kurulduğu tespit edilir.
Yargılar arasındaki koşul-sonuç ilişkisini diğer anlam ilişkilerinden (özellikle neden-sonuç ve amaç-sonuç) ayırt etmek gerekir.
2
Koşul-sonuç ilişkisi barındırdığı düşünülen üçüncü cümleyi ek ve anlam bakımından inceleyin.
Üçüncü cümledeki 'geliştirilmediği sürece' ifadesinin eylemin gerçekleşmesini bir koşula (tıp etiğine uygun sınırlar içinde geliştirilme koşuluna) bağladığı belirlenir.
Koşul anlamının '-se/-sa' eki dışında '-diği sürece / -dikçe' gibi zarf-fiil gruplarıyla da kurulabileceğini doğrulamak amacıyla bu inceleme yapılır.

Anahtar Kavram

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Soru 470Soru

Klasik iktisat kuramının aksine, bireylerin ekonomik kararlar alırken her zaman rasyonel davranmadığını ve duygusal eğilimlerin de piyasa hareketlerinde en az matematiksel veriler kadar belirleyici olduğunu savunan davranışsal finans, modern ekonomi analizlerinde kendine ancak son yirmi yılda geniş bir yer bulabilmiştir.

Bu cümleden hareketle, 'davranışsal finansın modern ekonomi analizlerinde geniş bir yer edinmesinin son yirmi yıldan daha eskiye gitmediği' yargısı kesin olarak çıkarılabilir mi?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Davranışsal finansın modern ekonomi analizlerinde geniş bir yer edinmesinin son yirmi yıldan daha eskiye gitmediği yargısı verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilir.
Öncüldeki cümlede geçen 'ancak son yirmi yılda geniş bir yer bulabilmiştir' ifadesi, bu durumun başlangıcının en fazla yirmi yıl geriye gittiğini kesin olarak sınırlandırır. Dolayısıyla, bu geniş yer edinmenin son yirmi yıldan daha eskiye gitmediği yargısı kesin olarak çıkarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki sınırlandırıcı ifadelerin ve zaman belirteçlerinin tespit edilmesi.
'ancak son yirmi yılda geniş bir yer bulabilmiştir' ifadesindeki 'ancak' edatının ve 'son yirmi yılda' zaman sınırının belirlenmesi.
Anlam sınırlandırması ve kesin yargı sorularında yönlendirici ve sınırlandırıcı sözcükler (ancak, sadece, en vb.) cümlenin anlam kapsamını belirlemede kritik öneme sahiptir.
2
Sınırlandırılmış ifadeden yola çıkarak yargının doğruluğunun test edilmesi.
'Ancak son yirmi yılda geniş bir yer bulabilmek' eyleminin, bu durumun yirmi yıldan daha eski bir geçmişinin olmadığını göstermesinin tespiti.
Eğer geniş bir yer bulma durumu yirmi yıldan daha eskiye gitseydi, cümlede 'ancak son yirmi yılda' ifadesi kullanılamazdı; bu edat zaman sınırını kesin olarak çizmektedir.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma Edatlarının İşlevi
Soru 471Soru

"Bireylerin dijital platformlardaki kişisel veri güvenliğini sağlamaya yönelik yasal düzenlemeler, sadece küresel teknoloji firmalarının veri işleme süreçlerini denetlemekle yetinirse, yerel girişimlerin siber güvenlik açıklarından kaynaklanan hak ihlallerini önlemede yetersiz kalacaktır." cümlesinden hareketle, "Dijital platformlarda yerel girişimlerin siber güvenlik açıklarından kaynaklanan hak ihlallerinin önlenebilmesi, öncelikle küresel teknoloji firmalarının veri işleme süreçlerinin denetlenmesine bağlıdır." yargısı kesin olarak çıkarılabilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen cümleden hareketle belirtilen yargı kesin olarak çıkarılamaz, dolayısıyla ifade yanlıştır.
Verilen iddia yanlıştır. Öncüldeki cümle, küresel teknoloji firmalarının veri işleme süreçlerini denetlemenin yerel girişimlerden kaynaklanan ihlalleri önlemede 'tek başına yetersiz' kalacağını belirtmektedir. Bu durum, yerel girişimlerdeki ihlalleri önlemenin ilk ve öncelikli şartının küresel firmaları denetlemek olduğu anlamına gelmez. Cümleden böyle bir öncelik veya zorunluluk ilişkisi kesin olarak çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anahtar kavramları ve sınırlayıcı ifadeleri belirleme.
"Sadece", "yetinirse" ve "yetersiz kalacaktır" gibi sınırlayıcı ve koşul bildiren ifadeler belirlendi.
Cümlenin mantıksal sınırlarını çizmek ve yargıların kapsamını netleştirmek için.
2
Yargı bildiren cümlenin mantıksal yapısını analiz etme.
Cümlenin 'Küresel firmaları denetlemek (Koşul A) tek başına siber güvenliği sağlamaya (Sonuç) yetmez' şeklinde bir mantığa sahip olduğu saptandı.
Verilen iddia ile cümlenin anlam sınırlarının uyuşup uyuşmadığını test etmek için.
3
İddia edilen yargı ile cümlenin anlamını karşılaştırma.
İddia edilen yargıda yer alan 'öncelikle küresel firmaların denetlenmesine bağlıdır' ifadesinin, orijinal cümledeki sınırlamayı aşarak bir zorunluluk/öncelik ilişkisi dayattığı, bu yüzden kesin yargı olamayacağı belirlendi.
Cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı sınırlarının dışına çıkılıp çıkılmadığını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırması
Soru 472Soru

Aşağıdaki cümlelerde büyük harflerle belirtilen sözcükleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bahçedeki kuru YAPRAKLARI temizlemek için sabahtan beri durmaksızın çalışıyordu.
İçinde taşıdığı merhamet ve SEVGİ, çevresindeki tüm insanlara huzur veriyordu.
Bu projeyi zamanında bitirebilmek için günlerce çok TER döktük.
Geleceğe dair beslediği tüm UMUTLAR suya düşünce derin bir karamsarlığa kapıldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yaprak - Somut Anlam, Sevgi - Soyut Anlam, Ter - Soyutlama, Umutlar - Somutlama şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için sözcüklerin cümle içindeki anlam dünyasını incelemek gerekir. 'Yaprak' fiziksel olarak algılanabilen somut bir varlığı, 'sevgi' zihinsel bir duygu durumunu karşılar. 'Ter' sözcüğü somutken cümle içinde soyut bir kavram olan 'emek' anlamını üstlenerek soyutlaşmış; soyut olan 'umut' kavramı ise somut bir nesne gibi suya düşürülerek somutlaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki hedef sözcüklerin temel anlamlarını ve duyu organlarıyla algılanabilirliklerini belirleyin.
"Yaprak" ve "ter" duyu organlarıyla algılanabilir (somut); "sevgi" ve "umut" algılanamaz (soyut) özelliktedir.
Sözcüklerin temel anlam özelliklerini bilmek, sonradan gerçekleşen anlam kaymalarını tespit edebilmek için gereklidir.
2
Sözcüklerin cümle içindeki kullanımlarını inceleyerek anlam kayması veya aktarması olup olmadığını analiz edin.
"Yaprak" ve "sevgi" kelimelerinde herhangi bir anlam kayması yoktur. Ancak "ter" sözcüğü soyut bir kavram olan "çaba" anlamında kullanılmış, "umutlar" ise somut bir cisim gibi düşünülüp "suya düşürülmüştür".
Bağlam, sözcüklerin gerçekte hangi anlam kategorisine girdiğini belirleyen en önemli unsurdur.
3
Elde edilen tespitlere dayanarak kelimeleri karşılarında yer alan uygun terimlerle eşleştirin.
Yaprak sözcüğü Somut Anlam ile, Sevgi sözcüğü Soyut Anlam ile, Ter sözcüğü Soyutlama ile, Umutlar sözcüğü ise Somutlama ile eşleşir.
Eşleştirme işlemi eksiksiz ve hatasız bir şekilde tamamlanmış olur.

Anahtar Kavram

Sözcüklerin cümle içindeki kullanımına göre somut, soyut anlam kazanması; somutlama ve soyutlama olayları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 473Soru

Uzak Doğu'nun mistik dağlarından süzülen bu küçük I. çay, vadinin verimli topraklarını besleyerek ovaya ulaşıyordu. Yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan tarım, toprakla kurulan sarsılmaz bir II. güven ilişkisine dayanıyordu. Ancak son yıllarda iklim değişikliği yüzünden elde edilen III. kâr oldukça düşmüştü. Çiftçiler, bu durumun üstesinden gelmek için yeni yöntemler arıyor, toprağın IV. tadını ve verimini korumaya çalışıyorlardı. Her şeye rağmen doğanın bu cömert V. kolu, insanları beslemeye devam ediyordu.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisinin sesteşi (eş seslisi) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

Bir numaralı 'çay' sözcüğünün sesteşi vardır.
Bir numaralı 'çay' sözcüğü hem 'akarsu' hem de 'içecek' anlamlarına gelen ve yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan gerçek bir sesteş sözcüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerin kökleri ve cümledeki anlamları belirlenir.
Sözcüklerin kök türleri ve hangi anlamda kullanıldıkları tespit edilir.
Sözcüklerin sesteşlik, ortak kök veya yan/mecaz anlam özelliklerini ayırt edebilmek için.
2
Ortak kök (kökteş) olan ve aralarında anlam bağı bulunan 'güven' ve 'tat' sözcükleri elenir.
İki ve dört numaralı sözcüklerin sesteş olmadığı belirlenir.
Güven ve tatmak eylemleri ile güven ve tat isimleri arasında anlam ilişkisi olduğundan bunlar kökteştir, sesteş değildir.
3
Yazımında düzeltme işareti (şapka) bulunan 'kâr' sözcüğü incelenir.
Üç numaralı sözcüğün sesteş olmadığı belirlenir.
Düzeltme işareti alan kelimeler (kâr/kar), yazılış ve okunuş birliği taşımadığından sesteş sayılmaz.
4
Gövde ve yan/mecaz anlam özellikleri gösteren 'kol' sözcüğü incelenir.
Beş numaralı sözcüğün sesteş olmadığı belirlenir.
Kol sözcüğünün farklı kullanımları yan veya mecaz anlam ilişkisi taşır, sesteşlik bağı yoktur.
5
Hem 'akarsu' hem de 'içecek' anlamıyla tamamen farklı gerçek anlamlara sahip olan 'çay' sözcüğü sesteş olarak belirlenir.
Bir numaralı seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan 'çay' sözcüğü eş seslilik kuralına tam olarak uymaktadır.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler

Alternatif Yöntem

Sözcüklerin sesteş olup olmadığını anlamak için köklerin aralarında hiçbir anlam bağı bulunmayan tamamen farklı iki gerçek nesne veya harekete karşılık gelip gelmediği kontrol edilebilir. Eğer kelimeler arasında en ufak bir anlam yakınlığı veya türeme ilişkisi varsa o kelime sesteş olamaz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 474Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, köklerinin dil bilgisel özelliklerine (sesteş kök veya ortak kök olma durumlarına) göre sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bahçedeki sebzeleri sulamak için yaz aylarının kurak geçmemesini ümit ediyorlardı.
Evin dış cephesini tazelemek adına mavi bir boya satın aldık.
Kitaplığındaki bin farklı eseri tek tek inceleyip tasnif etti.
Dürüstlüğüyle tanınan bu insana karşı duyulan güven hiçbir zaman sarsılmadı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcüklerden 'yaz' ve 'bin' sesteş kök açıklamalarıyla (mevsim/yazmak ve sayı/binmek); 'boya' ve 'güven' ise anlam ilişkisi barındıran ortak kök açıklamalarıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede sesteş kökler ile ortak kökler arasındaki anlam bağı kriteri temel alınmıştır. Yaz ve bin sözcükleri, diğer eylem halleriyle aralarında hiçbir anlam ilgisi bulunmadığı için sesteş açıklamalarıyla eşleşir. Boya ve güven sözcükleri ise eylem halleriyle aralarında anlam bağı barındırdığı için ortak kök açıklamalarıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde altı çizili (koyu yazılmış) sözcüklerin cümledeki anlamlarını ve kök türlerini belirleyin.
'yaz' mevsim adı (isim); 'boya' renklendirici madde (isim); 'bin' sayı adı (isim); 'güven' itimat duygusu (isim) olarak kullanılmıştır.
Sözcüklerin sesteş mi yoksa ortak kök mü olduğunu saptamak için öncelikle cümledeki temel anlamlarını doğru analiz etmek gerekir.
2
Her bir sözcüğün yazılışı aynı olan diğer biçimleriyle (fiil veya isim halleriyle) olan anlam ilişkisini değerlendirin.
'yaz' ile 'yaz-', 'bin' ile 'bin-' arasında anlam bağı yoktur. 'boya' ile 'boya-', 'güven' ile 'güven-' arasında ise güçlü bir anlam bağı vardır.
Anlam bağı bulunmayanlar sesteş kök, anlam bağı bulunanlar ise ortak kök sınıfına girer.
3
Belirlenen bu kök özelliklerini sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Birinci cümledeki mevsim anlamlı 'yaz' sesteş mevsim/yazmak tanımıyla; ikinci cümledeki 'boya' ortak kök tanımıyla; üçüncü cümledeki sayı anlamlı 'bin' sesteş sayı/binmek tanımıyla; dördüncü cümledeki 'güven' ise ortak kök güven/güvenmek tanımıyla eşleşir.
Tanımlardaki anlam ve kök türü açıklamaları belirlenen sonuçlarla birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler ve Ortak Kök Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 475Soru

Bir kahve dükkanında satılan filtre kahve ve latte bardaklarının her biri için kullanılan kahve çekirdeği ve süt miktarları ile ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* Bir bardak filtre kahve için 15 g15\text{ g} kahve çekirdeği kullanılmakta, süt kullanılmamaktadır.
* Bir bardak latte için 10 g10\text{ g} kahve çekirdeği ve 200 ml200\text{ ml} süt kullanılmaktadır.

Bu dükkanda bir günde satılan filtre kahve ve latte bardaklarının toplam sayısı 80'dir. Bu içeceklerin hazırlanmasında toplam 1000 g1000\text{ g} kahve çekirdeği kullanıldığına göre, kullanılan toplam süt miktarı kaç litredir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 8

Cevap

Hazırlanmasında toplam 8 litre süt kullanılmıştır.
Denklem sistemi çözüldüğünde satılan latte sayısı 40 bardak olarak bulunur. Her bir bardak latte için 200 ml süt kullanıldığından toplamda 8000 ml, yani 8 litre süt tüketildiği belirlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Filtre kahve ve latte sayıları için değişkenler tanımlanarak toplam bardak sayısına ait denklem kurulur.
Satılan filtre kahve sayısı xx, latte sayısı yy olsun. Bu durumda birinci denklem: x+y=80x + y = 80 olur.
Toplam satılan bardak sayısı 80 olarak verilmiştir.
2
Kullanılan toplam kahve çekirdeği miktarına göre ikinci denklem kurulur.
Bir bardak filtre kahve için 15 g15\text{ g}, bir bardak latte için 10 g10\text{ g} kahve çekirdeği kullanıldığından ikinci denklem: 15x+10y=100015x + 10y = 1000 olur. Bu denklem 55 ile sadeleştirilirse 3x+2y=2003x + 2y = 200 elde edilir.
Toplam kullanılan kahve çekirdeği miktarı 1000 g1000\text{ g} olarak verilmiştir.
3
Elde edilen birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem sistemi yok etme yöntemiyle çözülür.
x+y=80x + y = 80 denklemi 2-2 ile çarpılarak 3x+2y=2003x + 2y = 200 denklemi ile taraf tarafa toplanır:
2x2y=160-2x - 2y = -160
3x+2y=2003x + 2y = 200
Taraf tarafa toplandığında x=40x = 40 bulunur. Denklemde yerine yazıldığında y=40y = 40 elde edilir.
İçerdikleri ortak değişkenlerden birini yok ederek diğer değişkenin değerine ulaşmak hedeflenir.
4
Bulunan latte bardağı sayısı kullanılarak tüketilen toplam süt miktarı litre cinsinden hesaplanır.
4040 bardak latte için 40×200 ml=8000 ml40 \times 200\text{ ml} = 8000\text{ ml} süt tüketilir. 8000 ml=8 litre8000\text{ ml} = 8\text{ litre} olarak bulunur.
1 litre=1000 ml1\text{ litre} = 1000\text{ ml} olduğu için mililitre cinsinden bulduğumuz değer litreye dönüştürülür.

Anahtar Kavram

Birinci Dereceden İki Bilinmeyenli Denklem Sistemleri
Soru 476Soru

Gazeteci ve yazar olan Ahmet Bey, hazırladığı makalede kelimelerin yan ve mecaz anlamlarından ziyade, kelimelerin sözlükteki ilk ve temel anlamlarını öne çıkararak duru bir anlatım yakalamak istemiştir.

Buna göre Ahmet Bey'in kaleme aldığı aşağıdaki cümlelerin hangisinde "boş" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezgâhın üzerindeki boş bardağı alıp içine taze sıkılmış portakal suyundan doldurdu.

Cevap

Tezgâhın üzerindeki boş bardağı alıp içine taze sıkılmış portakal suyundan doldurdu.
Doğru seçenekte yer alan "boş bardak" ifadesindeki "boş" sözcüğü, "içinde hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı" anlamında kullanılmıştır. Bu anlam, kelimenin fiziksel dünyadaki ilk ve temel karşılığı olup gerçek (temel) anlamı yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
"Boş" sözcüğünün sözlükteki ilk, temel ve nesnel anlamını (gerçek anlam) belirleme.
"Boş" sözcüğünün gerçek anlamı, "içinde veya üzerinde hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı"dır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün mecaz veya yan anlam kazanmadan önceki temel anlamıdır.
2
Seçeneklerdeki cümlelerde geçen "boş" sözcüklerinin anlamlarını bağlam üzerinden analiz etme.
Projenin boş çıkması (sonuçsuz kalması - mecaz), boş lakırdılar (yararsız konuşmalar - mecaz), boş gün (uygun/işi olmayan gün - yan/mecaz), boş gözler (anlamsız bakış - mecaz) olarak belirlenir. Boş bardak ise "içinde sıvı ya da başka bir nesne bulunmayan bardak" anlamına gelmektedir.
Kelimelerin anlamı kullanıldıkları cümlelerin bağlamına göre değişiklik gösterdiğinden, her cümlenin bağlamı ayrı ayrı incelenmelidir.
3
Elde edilen analiz sonuçlarını karşılaştırarak gerçek anlamda kullanılan tek seçeneği tespit etme.
"Tezgâhın üzerindeki boş bardağı alıp içine taze sıkılmış portakal suyundan doldurdu." cümlesindeki kullanımın doğrudan dolu karşıtı (içinde portakal suyu veya su olmayan) anlamında olduğu görülür.
Bu kullanım, kelimenin temel anlam sınırları içinde kalan tek seçenektir.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Soru 477Soru

Geleneksel Türk ebru sanatı, sadece bir boyama tekniği değil, aynı zamanda uygulayıcısına sabır ve dinginlik aşılayan bir meditasyon yöntemidir. Kitre adı verilen özel bir zamkla yoğunlaştırılmış su üzerine serpilen boyalar, sanatçının ruh halini anlık olarak yansıtır. Her bir damlanın su üzerindeki hareketi benzersiz olduğundan, yapılan bir ebrunun birebir aynısını tekrar üretmek imkânsızdır. Bu durum, ebru sanatını hem biricik kılar hem de her denemede yeni bir keşif duygusu uyandırır. Günümüzde bu sanat, modern terapi merkezlerinde stresi azaltmak amacıyla da yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Buna göre, paragrafta yer alan belirgin özellikleri kendileriyle eşleşen yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ebru sanatının uygulayıcısına sabır ve dinginlik aşılayan bir meditasyon yöntemi olması
Yapılan bir ebrunun birebir aynısını tekrar üretmenin imkânsız olması
Modern terapi merkezlerinde stresi azaltmak amacıyla yaygın şekilde kullanılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci özelliğin zihinsel sakinleşme ve iç huzurla, ikinci özelliğin eserlerin taklit edilemez ve biricik olmasıyla, üçüncü özelliğin ise psikolojik terapi süreçlerinde yararlanılmasıyla eşleşmesi gerekir.
Paragrafta geçen sabır ve dinginlik ifadesi iç huzurla; aynısının üretilememe durumu eserin biricikliğiyle; terapi merkezlerindeki kullanım ise psikolojik rahatlama süreçleriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk yardımcı düşünce ipucunu belirleme
"sabır ve dinginlik aşılayan meditasyon" ifadesi tespit edildi.
Bu ifade, uygulayıcının zihinsel olarak sakinleşmesini sağladığından ilgili yargıyla doğrudan eşleşir.
2
Paragraftaki ikinci yardımcı düşünce ipucunu belirleme
"aynısını tekrar üretmenin imkânsız" olduğu ve "biricik kıldığı" ifadesi tespit edildi.
Aynısının üretilememesi durumu, eserin taklit edilemez ve biricik olduğunu kanıtlar.
3
Paragraftaki üçüncü yardımcı düşünce ipucunu belirleme
"terapi merkezlerinde stresi azaltmak amacıyla kullanılması" ifadesi tespit edildi.
Stres azaltma ve terapi amaçlı kullanım, psikolojik rahatlama süreçlerinde bu sanata başvurulduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 478Soru

İnsanlığın okyanus tabanındaki en derin yer olan Mariana Çukuru'na gerçekleştirdiği ilk insanlı dalış, ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında, gelişmiş batiskafların üretilmesiyle mümkün olabilmiştir.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okyanus tabanında derinlik açısından Mariana Çukuru'nu geride bırakan başka bir bölge yoktur.

Cevap

Okyanus tabanında derinlik açısından Mariana Çukuru'nu geride bırakan başka bir bölge yoktur.
Doğru olan seçenekte belirtildiği gibi okyanus tabanında Mariana Çukuru'ndan daha derin bir yerin olmaması kesin bir yargıdır. Çünkü cümlede Mariana Çukuru doğrudan okyanus tabanının 'en derin yeri' olarak nitelendirilerek anlam sınırlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlede geçen sınırlandırıcı ve niteleyici ögeleri belirleme
Mariana Çukuru'nun 'okyanus tabanındaki en derin yer' olarak tanımlandığı görülür.
Bu kesin tanım, başka hiçbir noktanın Mariana Çukuru'ndan daha derin olamayacağı anlam sınırını kesin olarak belirler.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlamı Sınırlandıran İfadeleri Analiz Etme
Soru 479Soru

Numaralanmış sözleri, anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

modern sanatın geleneksel sınırları aşan yapısı, izleyiciyi yalnızca edilgen bir alıcı konumundan çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda onu sanat eserinin anlam üretim sürecine doğrudan dahil eden dinamik bir ortak haline getirir.
Verilen sözler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında 'modern sanatın geleneksel sınırları aşan yapısı' ifadesi özne olarak cümlenin başına getirilir. Ardından 'izleyiciyi yalnızca edilgen bir alıcı konumundan çıkarmakla kalmaz' kısmı eklenerek ilk yargı kurulur. Son olarak 'aynı zamanda onu sanat eserinin anlam üretim sürecine doğrudan dahil eden' sıfat-fiil yapısı 'dinamik bir ortak haline getirir' yüklemiyle birleşerek cümlenin sonunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Özne ve yüklem tespiti yapmak
Cümlenin ana ögelerinden yüklem 'dinamik bir ortak haline getirir' ifadesidir ve sonda olmalıdır. Özne ise 'modern sanatın geleneksel sınırları aşan yapısı' öbeğidir ve cümlenin başında yer alır.
Türkçede kurallı bir cümle oluştururken yüklemin sonda, öznenin ise genellikle başta bulunması gerekir.
2
Tamlamaları ve kelime gruplarını birleştirmek
'izleyiciyi yalnızca edilgen bir alıcı' sözü, 'konumundan çıkarmakla kalmaz' ifadesindeki isimle birleşerek 'edilgen bir alıcı konumundan' şeklinde anlamlı bir bütün oluşturur.
Kelime gruplarının ve sıfat tamlamalarının arasına başka ögeler girerek anlamı bölmemelidir.
3
Bağlaç ve tamlama ilgilerini kurmak
'...kalmaz' zarf-fiilinden sonra 'aynı zamanda onu sanat eserinin' ifadesi gelir. 'sanat eserinin' tamlayanı ise 'anlam üretim sürecine doğrudan dahil eden' tamlananı ile birleşerek zincirleme isim tamlamasını tamamlar.
'yalnızca ... kalmaz, aynı zamanda ...' birleşik bağlaç yapısı iki yargı arasında anlamca ortaklık kurar; ilgi eki (-in) ise aitlik ilgisiyle tamlanana bağlanır.
4
Sıfat-fiil öbeğini yükleme bağlamak
'dahil eden' sıfat-fiili, yüklemin parçası olan 'dinamik bir ortak' sıfat tamlamasını niteler ve tüm cümle birleştirilir.
Sıfat-fiil grupları niteledikleri isimlerin hemen önünde yer almalıdır.

Anahtar Kavram

Cümle Oluşturma ve Dil Bilgisi Kuralları
Soru 480Soru

(I) Orta Çağ katedral mimarisi, yalnızca tanrısal ihtişamı yansıtmayı amaçlayan görsel bir şölen değil, aynı zamanda sesin mekân içindeki hareketini yönlendiren karmaşık bir akustik mühendislik çalışmasıdır. (II) Yüksek tonozlar, geniş nefler ve taştan inşa edilmiş sert yüzeyler, ilahilerin katedralin her köşesinde uzun süre yankılanmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. (III) Tarihsel süreçte mimari yapıların dinsel ritüellerle olan bu sıkı bağı, din dışı kamusal alanların inşasında da benzer estetik formların benimsenmesine yol açmıştır. (IV) Taş işçiliğindeki süslemelerin yoğunluğu ve pencerelerin yerleşimi de katedral içinde ses dalgalarının kırılmasını ve mekân genelinde homojen bir biçimde dağılmasını doğrudan etkiler. (V) Gotik mimaride kullanılan bu akustik tasarım, dinleyicide derin bir huşu ve aşkınlık hissi uyandırmak amacıyla bilinçli olarak kurgulanmıştır.

Bu par��adaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (numaralanmış III. cümle)
Paragrafın genelinde Orta Çağ katedral mimarisindeki akustik mühendisliği ve sesin yönlendirilmesi ele alınmaktadır. Üçüncü cümlede ise konu değiştirilerek dinsel mimari yapıların dinsel ritüellerle olan ilişkisinin, din dışı kamusal alanların inşasındaki estetik formlara olan etkisinden bahsedilmiştir. Bu cümle, paragrafta işlenen akustik ve ses tasarımı konusunun dışına çıktığı için düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunun belirlenmesi
Paragraftaki I, II, IV ve V numaralı cümleler Orta Çağ katedral mimarisindeki akustik mühendisliğini, ses dalgalarının yayılımını ve bu tasarımın dinleyicide uyandırdığı etkiyi ele almaktadır.
Paragrafın ana konusunu ve sınırlarını çizerek hangi cümlenin bu akışın dışında kaldığını görebilmek için öncelikle ortak izlek belirlenmelidir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal köprülerin incelenmesi
II. cümlede tonoz ve neflerin sese etkisi belirtildikten sonra, IV. cümlede süslemeler ve pencereler gibi diğer mimari unsurların sese etkisi eklenmiştir. V. cümlede ise tüm bu mimari özellikleri kapsayan 'bu akustik tasarım' ifadesiyle konu toparlanmıştır. III. cümle ise bu anlamsal zinciri kesmektedir.
Cümlelerin birbirine yapısal bağlarla nasıl tutunduğunu tespit etmek, akışı bozan bağımsız cümleyi netleştirmeyi sağlar.
3
Akışı bozan cümlenin tespit edilmesi ve doğrulanması
III. cümle, katedral akustiğinden tamamen uzaklaşarak dinsel mimarinin din dışı (seküler) kamusal alanlara estetik etkisinden bahsetmektedir. Bu cümle çıkarıldığında II. cümleden IV. cümleye geçişin anlamsal açıdan pürüzsüz olduğu görülür.
Akışı bozan cümlenin tespiti için konunun yönünü değiştiren cümlenin bulunması ve paragraftan çıkarıldığında anlam bütünlüğünün sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konudan sapıp farklı bir yöne (dinsel mimariden din dışı alan estetiğine) geçen cümleyi tespit etme.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 24 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin