Tüm alıştırma soruları
6755 soru
(I) Bilim insanları, kutup bölgelerindeki buzul erimelerinin hızını ölçmek üzere uydu teknolojilerinden yararlanarak kapsamlı veri setleri oluşturuyorlar. (II) Atmosferdeki sera gazı salınımı küresel ölçekte kararlı bir şekilde azaltılmadıkça deniz seviyelerindeki yükselişin kıyı şehirlerini tehdit etmesi engellenemez. (III) Sıcaklık artışının deniz ekosistemindeki biyoçeşitliliği nasıl etkilediğini saptayabilmek için resif bölgelerinde uzun soluklu gözlemler yapılıyor. (IV) Okyanus sularının asitlik oranı arttığı i��in mikroskobik canlıların kabuk oluşum süreçleri sekteye uğruyor ve bu durum besin zincirini bozuyor. (V) Araştırmacılar, bu ekolojik krizin önüne geçilmesinde uluslararası çevre anlaşmalarının etkin bir şekilde uygulanmasını yegâne çözüm yolu olarak görüyorlar.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde koşula bağlı bir durum söz konusudur?
Kütüphaneler, insanlığın bilgi birikimini koruma ve aktarma ihtiyacının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Tarihteki ilk kütüphaneler, Mezopotamya'da kil tabletlerin belirli bir düzen içinde arşivlenmesiyle kurulmuştur. Bu dönemde kütüphaneler, yalnızca devlet kayıtlarının ve ticari belgelerin saklandığı resmi depolar niteliğindeydi. Zamanla bilginin yaygınlaşması ve parşömen gibi yeni yazı malzemelerinin kullanılmasıyla kütüphanelerin işlevi de değişti. Antik Yunan ve Roma dönemlerinde kütüphaneler, felsefi tartışmaların yapıldığı, edebi eserlerin incelendiği ve halkın kullanımına açık olan k��ltürel merkezler haline geldi. Günümüzde ise dijital kütüphanelerin yaygınlaşması, bilgiye erişimi sınırları aşan ve anlık bir boyuta taşımıştır.
Bu parçadan kütüphanelerle ilgili olarak a��ağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
‘Dünya genelinde sadece kutup bölgelerinde yaşayan imparator penguenler, küresel ısınmanın etkilerini en derinden hisseden canlı türleri arasında ilk sırada yer almaktadır.’
Bu cümleden hareketle, imparator penguenlerin yeryüzünde kutup bölgeleri dışında doğal bir yaşam alanının olmadığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ince" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmı��tır?
Modern yaşamın getirdiği teknolojik ivmelenme, bireyin zamanla kurduğu ilişkiyi kökten sarsarak 'kronofobi' adı verilen yeni bir kaygı türünü beslemektedir. Geçmişte doğanın ritmine ve mevsimsel döngülere göre şekillenen zaman algısı, günümüzde saniyelerin ve anlık bildirimlerin tahakkümü altındadır. Bu durum, insanı sürekli bir 'yetişememe' ve 'kaçırma' korkusuyla yüz yüze bırakır. Hızın kutsandığı bu yeni düzende, derinlemesine düşünme ve odaklanma gerektiren eylemler yerini yüzeysel ve parçalı deneyimlere bırakmaktadır. Sonuçta modern birey, zamanı verimli kullanma çabasının esiri haline gelerek kendi ürettiği hızın altında ezilmektedir. Yaşamı anlar toplamı olarak tüketmek, insanı şimdiki zamanın zenginliğinden kopararak sürekli geleceğe ya da geçmişe ait bir kaygı sarmalına hapsetmektedir.
Bu parçadan hareketle 'kronofobi' ve modern insanın zaman algısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul-sonuç ilişkisi vardır?
Eski konağın salonunda otururken (I) derin düşüncelere dalmış, geçmişin (II) acı günlerini anımsıyordu. Bahçedeki çeşmenin (III) ağzından sızan sular, saksıdaki kurumuş toprağı (IV) beslerken sokaktan geçen çocukların (V) sesleri odanın sessizliğini dağıttı.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Dijital platformların gündelik yaşamı kuşattığı günümüzde, bireyin kültürel tüketim tercihleri büyük oranda algoritmik kürasyon sistemleri tarafından şekillendirilmektedir. Kullanıcı verilerini durmaksızın analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler sunan bu sistemler, ilk bakışta arama maliyetini azaltıp konfor alanı sağlasa da uzun vadede estetik deneyimin doğasını aşındırmaktadır. Zira benzer beğeni örüntülerine sıkışan birey, 'filtre balonu' adı verilen kapalı devre bir kültürel ekosistemin içine hapsolmaktadır. Sanatsal keşfin temel motoru olan rastlantısallık (serendipity) ve bilişsel uyumsuzluğun yerini, aşina olunanın konforlu tekrarı aldığında, estetik algı tek tipleşmekte ve zihinsel esneklik körelmektedir. Algoritmanın sunduğu 'öngörülebilirlik', sanatı sadece bir tüketim nesnesine indirgemekle kalmayıp yaratıcı edimin barındırdığı beklenmedik sıçramaların ve sarsıcı deneyimlerin de önünü kesmektedir.
Bu parçadan hareketle algoritmik kürasyonla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Bilim insanları, beynin karar alma süreçlerini haritalandırmak için son yıllarda yapay zekâ algoritmalarından sıklıkla yararlanıyor. (II) Bu teknolojiler sayesinde, milyonlarca nöronun anlık etkileşimi saniyeler içinde analiz edilerek karmaşık veri setleri anlamlı kılınıyor. (III) Ancak bu yapay zekâ modelleri tıp etiğine uygun sınırlar içinde geliştirilmediği sürece klinik uygulamalarda aktif olarak kullanılamaz. (IV) Elde edilen bulgular, zihinsel rahatsızlıkların erken teşhisinde çığır açacak nitelikte olduğu için tıp dünyasında büyük bir heyecanla karşılanıyor. (V) Nitekim insan zihninin mahremiyetini korumak amacıyla tasarlanan yasal düzenlemeler, araştırmacıların serbestçe hareket etmesini belli ölçüde sınırlandırıyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir koşul-sonuç ilişkisi söz konusudur?
Klasik iktisat kuramının aksine, bireylerin ekonomik kararlar alırken her zaman rasyonel davranmadığını ve duygusal eğilimlerin de piyasa hareketlerinde en az matematiksel veriler kadar belirleyici olduğunu savunan davranışsal finans, modern ekonomi analizlerinde kendine ancak son yirmi yılda geniş bir yer bulabilmiştir.
Bu cümleden hareketle, 'davranışsal finansın modern ekonomi analizlerinde geniş bir yer edinmesinin son yirmi yıldan daha eskiye gitmediği' yargısı kesin olarak çıkarılabilir mi?
"Bireylerin dijital platformlardaki kişisel veri güvenliğini sağlamaya yönelik yasal düzenlemeler, sadece küresel teknoloji firmalarının veri işleme süreçlerini denetlemekle yetinirse, yerel girişimlerin siber güvenlik açıklarından kaynaklanan hak ihlallerini önlemede yetersiz kalacaktır." cümlesinden hareketle, "Dijital platformlarda yerel girişimlerin siber güvenlik açıklarından kaynaklanan hak ihlallerinin önlenebilmesi, öncelikle küresel teknoloji firmalarının veri işleme süreçlerinin denetlenmesine bağlıdır." yargısı kesin olarak çıkarılabilir.
Aşağıdaki cümlelerde büyük harflerle belirtilen sözcükleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Uzak Doğu'nun mistik dağlarından süzülen bu küçük I. çay, vadinin verimli topraklarını besleyerek ovaya ulaşıyordu. Yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan tarım, toprakla kurulan sarsılmaz bir II. güven ilişkisine dayanıyordu. Ancak son yıllarda iklim değişikliği yüzünden elde edilen III. kâr oldukça düşmüştü. Çiftçiler, bu durumun üstesinden gelmek için yeni yöntemler arıyor, toprağın IV. tadını ve verimini korumaya çalışıyorlardı. Her şeye rağmen doğanın bu cömert V. kolu, insanları beslemeye devam ediyordu.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisinin sesteşi (eş seslisi) vardır?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, köklerinin dil bilgisel özelliklerine (sesteş kök veya ortak kök olma durumlarına) göre sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir kahve dükkanında satılan filtre kahve ve latte bardaklarının her biri için kullanılan kahve çekirdeği ve süt miktarları ile ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* Bir bardak filtre kahve için kahve çekirdeği kullanılmakta, süt kullanılmamaktadır.
* Bir bardak latte için kahve çekirdeği ve süt kullanılmaktadır.
Bu dükkanda bir günde satılan filtre kahve ve latte bardaklarının toplam sayısı 80'dir. Bu içeceklerin hazırlanmasında toplam kahve çekirdeği kullanıldığına göre, kullanılan toplam süt miktarı kaç litredir?
Gazeteci ve yazar olan Ahmet Bey, hazırladığı makalede kelimelerin yan ve mecaz anlamlarından ziyade, kelimelerin sözlükteki ilk ve temel anlamlarını öne çıkararak duru bir anlatım yakalamak istemiştir.
Buna göre Ahmet Bey'in kaleme aldığı aşağıdaki cümlelerin hangisinde "boş" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Geleneksel Türk ebru sanatı, sadece bir boyama tekniği değil, aynı zamanda uygulayıcısına sabır ve dinginlik aşılayan bir meditasyon yöntemidir. Kitre adı verilen özel bir zamkla yoğunlaştırılmış su üzerine serpilen boyalar, sanatçının ruh halini anlık olarak yansıtır. Her bir damlanın su üzerindeki hareketi benzersiz olduğundan, yapılan bir ebrunun birebir aynısını tekrar üretmek imkânsızdır. Bu durum, ebru sanatını hem biricik kılar hem de her denemede yeni bir keşif duygusu uyandırır. Günümüzde bu sanat, modern terapi merkezlerinde stresi azaltmak amacıyla da yaygın şekilde kullanılmaktadır.
Buna göre, paragrafta yer alan belirgin özellikleri kendileriyle eşleşen yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İnsanlığın okyanus tabanındaki en derin yer olan Mariana Çukuru'na gerçekleştirdiği ilk insanlı dalış, ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında, gelişmiş batiskafların üretilmesiyle mümkün olabilmiştir.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Numaralanmış sözleri, anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
(I) Orta Çağ katedral mimarisi, yalnızca tanrısal ihtişamı yansıtmayı amaçlayan görsel bir şölen değil, aynı zamanda sesin mekân içindeki hareketini yönlendiren karmaşık bir akustik mühendislik çalışmasıdır. (II) Yüksek tonozlar, geniş nefler ve taştan inşa edilmiş sert yüzeyler, ilahilerin katedralin her köşesinde uzun süre yankılanmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. (III) Tarihsel süreçte mimari yapıların dinsel ritüellerle olan bu sıkı bağı, din dışı kamusal alanların inşasında da benzer estetik formların benimsenmesine yol açmıştır. (IV) Taş işçiliğindeki süslemelerin yoğunluğu ve pencerelerin yerleşimi de katedral içinde ses dalgalarının kırılmasını ve mekân genelinde homojen bir biçimde dağılmasını doğrudan etkiler. (V) Gotik mimaride kullanılan bu akustik tasarım, dinleyicide derin bir huşu ve aşkınlık hissi uyandırmak amacıyla bilinçli olarak kurgulanmıştır.
Bu par��adaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?