Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Sözcüklerin temel anlamlarından tamamen sıyrılarak kazandığ�� yeni ve soyut anlamlara mecaz anlam denir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
Osmanlı Devleti'nde tımar sahipleri, kendilerine tahsis edilen topraklarda yaşayan köylüler (reaya) üzerinde mutlak bir yargı yetkisine sahip değildi. Tımar sahibi, kanunnamelerde belirtilen vergiler dışında reayadan fazladan vergi talep edemez, köylüyü toprağından çıkaramaz ve köylüye keyfi cezalar veremezdi. Taşradaki adli yetki ise doğrudan merkeze bağlı kadıların elindeydi.
Bu bilgiler doğrultusunda, Osmanlı tımar sisteminin Avrupa'daki feodal düzenden ayrılan temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?
Soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle karşılanarak zihinde daha belirgin hale getirilmesine "somutlama" denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlama yapılmıştır?
"Bu yılki uluslararası kitap fuarına sadece ödüllü yazarlar davet edilmiş olsa da fuar bünyesinde düzenlenen panellere tüm edebiyatseverler ücretsiz olarak katılabilmiştir." cümlesinden yola çıkılarak, fuara davet edilen yazarların tamamının en az bir ödül almış olduğu yargısına kesin olarak ulaşılabilir.
Aşağıda verilen cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine göre yanlarındaki kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Verilen cümlelerde geçen 'göz' kelimelerinin yüklendiği anlam işlevlerini (gerçek, yan, mecaz) uygun şekilde gruplandırarak eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
(I) Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan yazar, bu yapıtında büyük kentin gürültüsünden kaçarak Ege kıyılarında huzuru arayan yalnız bir aydının varoluşsal sancılarını işlemektedir. (II) Sanatçı, karakterlerinin psikolojik derinliklerini yansıtırken iç konuşma ve bilinç akışı gibi tekniklerden yararlanarak anlatımına dinamik bir tempo kazandırmıştır. (III) Eser boyunca betimlenen tabiat tasvirlerinde yerel söyleyişlerin ve halk dilinin kıvrak deyişlerinin tercih edilmesi, anlatıcının samimi ve yapaylıktan uzak tavrını pekiştirmiştir. (IV) Yazarın, kuşaklar arası çatışmayı ve değişen değer yargılarını tarihsel bir zemin üzerinde sorguladığı bu romanda, kısa ve kesik cümlelerin yarattığı imgesel anlatım hemen göze çarpar. (V) Edebiyat eleştirmenleri, eserin geniş kitleler tarafından beğenilmesinin arkasında yazarın toplumsal gerçekleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesinin yattığını belirtmektedirler.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde hem içerik (konu) hem de üslup (biçem) özelliklerine birlikte yer verilmiştir?
Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılmış sözcükleri, köklerinin veya kullanımlarının anlamsal/dil bilgisel özelliklerine göre sağ sütundaki tanımlarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir sanatçının, yaratıcılığın önündeki en büyük engelin nesnel gerçekliğe sadakat olduğunu iddia etmesi, aslında kendi zihinsel sınırlarını aşma zahmetinden kaçınmak için sığındığı bir bahaneden ibarettir.
Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Küreselleşmenin getirdiği kültürel tek tipleşmeye karşı koymak isteyen yerel topluluklar, kendi geleneksel üretim biçimlerini korumak amacıyla çeşitli kooperatifler kuruyorlar. (II) Bu kooperatifler sayesinde unutulmaya yüz tutmuş zanaatlar yeniden canlanırken yerel ekonomi de hatırı sayılır bir ivme kazanıyor. (III) Ancak yerel üreticilerin bu çabaları, devlet ve sivil toplum kuruluşları tarafından finansal olarak desteklendikçe sürdürülebilir bir nitelik kazanacaktır. (IV) Günümüzde birçok genç zanaatkâr, usta-çırak ilişkisinin yok olması yüzünden bu meslekleri devam ettirecek yeterli donanıma sahip olamıyor. (V) Oysa geçmişin birikimini modern tasarımlarla harmanlayan özgün bir dil yakalamak, gelenekseli geleceğe taşımanın en güvenilir yoludur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin veya durumun gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?
Modern mimaride sürdürülebilirlik ilkelerinin benimsenmesi, sadece çevre dostu malzemelerin kullanımıyla sınırlı kalmayıp enerji tüketimini en aza indiren akıllı bina otomasyon sistemlerinin tasarıma entegre edilmesiyle ancak 21. yüzyılda küresel bir standart hâline gelebilmiştir.
Bu cümleden hareketle, sürdürülebilirlik ilkelerinin modern mimaride küresel düzeyde ortak bir ölçüt hâline gelmesi 21. yüzyıldan önce gerçekleşmemiştir.
Matematik dersinde öğretmen, tahtaya yazılı olan önermesinin karşıt tersini bulmalarını istemiştir. Buna göre, bu önermenin karşıt tersi aşağıdakilerden hangisidir?
Vezüv Yanardağı’nın MS 79 yılındaki patlamasıyla küller altında kalan Herculaneum kentinde, karbonlaşmış yüzlerce antik parşömen rulosu bulunmuştur. Kömürleşmiş olmaları nedeniyle dokunulduğu an ufalanıp yok olma riski taşıyan bu belgeler, yüzyıllar boyunca okunamamıştır. Ancak günümüzde geliştirilen yapay zekâ algoritmaları ve üç boyutlu tomografi taramaları sayesinde bu ruloları fiziksel olarak açmaya gerek kalmadan satır satır okumak mümkün hâle gelmiştir. Bilgisayarlı tomografiyle parşömenin katmanları taranmakta, ardından yapay zekâ yazılımları mürekkebin parşömen üzerindeki hafif kabartılarını ve doku değişikliklerini tespit ederek harfleri görünür kılmaktadır. Bu teknolojik ilerleme, antik dünyaya ait kayıp metinlerin gün yüz��ne çıkarılması konusunda arkeoloji dünyasında yeni bir çığır açmıştır.
Bu parçadan hareketle sözü edilen parşömenler ve onları okuma yöntemiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ula��ılamaz?
İnka İmparatorluğu’nda yazının bulunmayışı, gelişmiş bir idari yapının kurulmasına engel olmamıştır. ��nkalar; sayısal verileri kaydetmek, nüfus sayımı yapmak, vergi kayıtlarını tutmak ve hatta takvimsel bilgileri arşivlemek için 'kipu' adı verilen karmaşık bir düğüm sistemi kullanmışlardır. Farklı renklerde, kalınlıklarda ve uzunluktaki pamuk veya yün iplerin ana bir ipe bağlanmasıyla oluşturulan kipular, üzerlerindeki düğümlerin türü ve konumuna göre anlam kazanıyordu. Her bir düğüm pozisyonu, ondalık sayı sistemindeki basamakları temsil ederken renkler ise kaydedilen nesnenin veya kavramın türünü gösteriyordu. Kipu okuyucuları olan 'kipukamoyoklar', bu sistem sayesinde imparatorluğun en ücra köşelerindeki ekonomik hareketliliği merkezden denetleyebiliyordu. Bu özgün veri depolama yöntemi, yazının işlevsel bir alternatifi olmanın ötesinde, İnkaların soyut düşünme yeteneğinin ve bürokratik dehasının somut bir kanıtıdır.
Bu parçada 'kipu' sistemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Platon, Phaedrus diyalo��unda Sokrates’in ağzından yazının icadına yönelik ciddi bir eleştiri sunar. Mısır tanrısı Theuth’un kral Thamus’a yazıyı 'hafızanın ve bilgeliğin ilacı' olarak sunmasına karşın Thamus, yazının tam tersi bir etki yaratacağını savunur. Ona göre yazı, insan zihninde tembellik yaratacak ve ezberleme zahmetinden kaçınan bireylerin içsel belleklerini zayıflatacaktır. İnsanlar, bilgiyi kendi ruhlarında sindirmek yerine dışsal işaretlerin otoritesine güvenmeye başlayacak; böylece gerçekten bilgeleşmeden, yalnızca bilge görünerek derinlikten yoksun bir bilgi yığınına sahip olacaklardır. Yazı, canlı diyalogda var olan dinamik soru-cevap sürecinin yerine sabit, cevap veremeyen donuk bir temsili koyarak hakikatin keşfini zorlaştırır.
Bu parçaya göre yazının icadı ve etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Kentleşme; kırsal nüfusun şehirlerde toplanmasıyla başlayan, sanayi ve ticaretin gelişmesine bağlı olarak bu yerleşim alanlarının büyümesi ve toplumsal yapının şehirsel özellikler kazanması sürecidir. (II) Bireyin şehir hayatındaki yabancılaşma sorununu aşabilmesi amacıyla yerel yönetimlerce düzenlenecek sosyal ve kültürel etkinliklerin sayısı artırılmalıdır. (III) Şehir yaşamının sunduğu geniş iş olanakları ve kültürel çeşitlilik, kırsal yaşamın sakinliği ve doğallığına kıyasla genç nüfus için her zaman daha cazip bir çekim merkezi olmuştur. (IV) Sosyologlar, plansız büyümenin bu hızla devam etmesi durumunda, gelecek çeyrek asırda şehirlerde ciddi bir su ve gıda krizi yaşanacağını belirtmektedirler. (V) Yerel yönetimler, kentsel karbon ayak izini azaltmak amacıyla önümüzdeki beş yıllık süreçte toplu taşıma araçlarının tamamını elektrikli araçlarla yenilemeyi hedeflemektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin anlam özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Cümle: 'Çevre sosyolojisi çalışmaları; sanayileşmiş toplumların doğayla kurduğu faydacı ilişkinin ancak 20. yüzyılın son çeyreğinde, küresel iklim krizinin somut etkilerinin hissedilmesiyle sorgulanmaya başladığını ortaya koymaktadır.'
Bu cümleden hareketle, 'Küresel iklim krizinin somut etkilerinin hissedilmeye başlaması, sanayileşmemiş toplumların da doğaya yönelik pragmatik yaklaşımlarını gözden geçirmelerine yol açmıştır.' yargısı kesin olarak çıkarılabilir.
"Bu zorlu görevi başarıyla tamamlamak her şeyden önce büyük bir yürek ister." cümlesinde geçen 'yürek' sözcüğünün, somut anlamlı bir sözcükken cümledeki kullanımıyla soyut bir anlamı (cesaret) karşılayacak biçimde kullanılarak 'soyutlama' örneği oluşturduğu yönündeki bilgi doğru mudur?
Sadece kıyı bölgelerinde yetiştiği sanılan bu endemik bitki türüne, son araştırmalarla birlikte ilk kez iç bölgelerdeki yüksek platolarda da rastlanmıştır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu cümlelerdeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler