Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 541Soru

Davranışçı psikolojinin insan zihnini sadece dışsal uyarıcılara verilen tepkilerle sınırlayan indirgemeci tutumuna tepki olarak 20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan bilişsel devrim, zihinsel süreçlerin nesnel yöntemlerle incelenebileceğini kanıtlayarak psikolojideki egemen paradigma değişimini başlatan ilk geniş çaplı entelektüel hareket olmuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psikolojide egemen olan paradigmada yaşanan değişimi başlatan geniş ölçekli ilk entelektüel hareket bilişsel devrimdir.

Cevap

Psikolojide egemen olan paradigmada yaşanan değişimi başlatan geniş ölçekli ilk entelektüel hareketin bilişsel devrim olduğunu belirten yargı.
Bilişsel devrimin, psikolojideki egemen paradigma değişimini başlatan ilk geniş çaplı entelektüel hareket olduğunu belirten ifade, öncüldeki 'egemen paradigma değişimini başlatan ilk geniş çaplı entelektüel hareket olmuştur' yargısıyla doğrudan ve tam olarak örtüşmektedir. Sınırlandırıcı 'ilk' sıfatı, bu değişimi başlatan daha önceki benzer büyüklükte bir hareketin olmadığını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi dikkatlice okuyup sınırlandırıcı ve niteleyici ifadeleri ('sadece', 'ilk', 'tek') tespit etmek.
Cümlede geçen 'egemen paradigma değişimini başlatan ilk geniş çaplı entelektüel hareket olmuştur' ifadesi anahtar niteleyici olarak belirlenir.
Bu tür niteleyiciler, cümleden kesin olarak çıkarılabilecek anlam sınırlarını çizer.
2
Seçenekleri bu sınırlandırmalara göre analiz ederek metnin dışına çıkan veya aşırı genelleme barındıran ifadeleri elemek.
Diğer seçeneklerdeki 'hiçbir nesnel yöntem kullanılmamıştır', 'tek egemen yaklaşımdır', 'tamamen yitirmiştir', 'ilk kez ortaya atılmıştır' gibi kesinlik ve aşırı yorum içeren ifadeler elenir.
Çıkarım sorularında metinde doğrudan yer almayan, kişisel yorumla üretilen genellemeler yanlıştır.
3
Doğru seçenekteki ifadenin cümledeki 'ilk geniş çaplı entelektüel hareket' nitelemesiyle eşleştiğini doğrulamak.
Seçenek ile öncüldeki bilginin tam olarak örtüştüğü görülür.
Cümleden kesin olarak çıkarılacak yargı, öncüldeki ifadelerin eş anlamlı veya yakın anlamlı bir biçimde yeniden yapılandırılmasıyla elde edilir.

Anahtar Kavram

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 542Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Metin:
(I) Henri Bergson, modern bilimin zamanı uzamsallaştırma eğilimini eleştirerek 'süre' (durée) kavramını ortaya atar. (II) Bilimsel zaman, saatin kadranındaki eşit aralıklar gibi parçalara bölünmüş, ölçülebilir ve homojen bir yapıya sahipken; gerçek süre, geçmişin şimdiki ana kesintisizce aktığı, bölünemez ve dinamik bir akıştır. (III) Bergson’a göre insan bilinci, zamanı mekansal dilimlere ayırarak değil, anların birbiri içinde eridiği bu heterojen akışla kavrar. (IV) Zira zihin, geçmiş yaşantıları bir kenara yığıp saklamaz; aksine, geçmiş, şimdiki anın inşasında sürekli bir kurucu güç olarak varlığını sürdürür. (V) Dolayısıyla, hayatı ve bilinci mekanik zamanın şablonlarıyla açıklamaya çalışmak, varoluşun kendisini statik bir yanılsamaya indirgemek demektir.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmede; I. cümle 'Zamanı fiziksel bir boyut veya alan gibi ele alan geleneksel yaklaşımlara karşı çıkıldığı' yargısıyla, II. cümle 'Matematiksel zaman algısının durağanlığına karşılık, gerçek zamanın kesintisiz ve devingen bir karaktere sahip olduğu' yargısıyla, III. cümle 'Bireyin iç dünyasındaki zaman deneyiminin, yapay sınırlarla bölünmüş anların kaynaşmasıyla gerçekleştiği' yargısıyla, IV. cümle ise 'Hafızadaki yaşantıların pasif bir birikim alanı oluşturmadığı, şimdinin biçimlenmesinde aktif rol oynadığı' yargısıyla eşleşmektedir.
Eşleştirmedeki her bir çift, paragraftaki cümlelerin anlam sınırları korunarak ve kendi ifadeleriyle çelişmeyecek şekilde doğru kavramlarla bağdaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. cümleyi analiz ederek 'uzamsallaştırma' kavramının anlamını ve eleştirilen yönü tespit etmek.
I. cümlenin, zamanı mekansal bir alan gibi ele alan geleneksel yaklaşımların eleştirisiyle ilgili olduğu belirlenir.
Bergson'un modern bilime yönelttiği temel eleştirinin zamanın mekansallaştırılmasına yönelik olduğunu anlamak için.
2
II. cümlede karşılaştırılan 'bilimsel zaman' ile 'gerçek süre' kavramlarının özelliklerini çözümlemek.
Ölçülebilir bilimsel zamanın durağanlığına karşın gerçek sürenin akışkan ve bölünemez olduğu saptanır.
Metinde nicel zaman ile nitel ve dinamik zaman arasındaki farkı ortaya koyan yardımcı düşünceyi bulmak için.
3
III. cümlede insan bilincinin zamanı algılama biçimini incelemek.
Bilincin zamanı parçalara ayırarak değil, anların kaynaşmasıyla oluşturduğu dinamik akışla kavradığı görülür.
Öznenin iç dünyasındaki zaman deneyiminin yapay bölünmelere karşıt olarak anların bütünlüğüyle açıklandığını doğrulamak için.
4
IV. cümlede zihnin geçmişe ve şimdiye yaklaşımını değerlendirmek.
Geçmişin pasif bir depo olmayıp şimdiki anın kurulmasında etkin bir kurucu güç olduğu sonucuna varılır.
Hafıza ile şimdiki zaman arasındaki aktif kurucu ilişkiyi dile getiren yardımcı düşünceyi belirlemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 543Soru

Aşağıda verilen cümleleri, içerdikleri anlam özelliklerine göre en uygun kavramlarla nasıl eşleştirmelisiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin dil aracılığıyla estetik bir biçimde ifade edilmesi sanatıdır.
Bu yazarın son romanı, önceki eserlerine göre daha yalın bir dille yazılmış.
Diyelim ki bu yılki sınavda Türkçe sorularının tamamını do��ru yanıtladın.
Yoğun trafik yüzünden sınava geç kalabiliriz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Edebiyat tanımı tanımlama ile, son romanın kıyaslanması karşılaştırma ile, 'diyelim ki' ifadesi varsayım ile ve geç kalma ihtimali olasılık ile eşleşmelidir.
Cümlelerin taşıdığı anahtar kelimeler ve anlam özellikleri incelendiğinde sırasıyla tanımlama, karşılaştırma, varsayım ve olasılık kavramlarıyla örtüştüğü görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anlam özelliğini belirlemek.
Cümledeki 'Edebiyat nedir?' sorusuna verilen '...sanatıdır' cevabı bu cümlenin bir tanımlama olduğunu gösterir.
Tanımlama cümleleri bir kavram veya varlığın ne olduğunu açıklar.
2
İkinci cümlenin anlam özelliğini incelemek.
Cümlede geçen 'önceki eserlerine göre' ifadesi, son roman ile eski eserlerin karşılaştırıldığını gösterir.
Karşılaştırma cümleleri iki veya daha fazla unsurun benzer ya da farklı yönlerini kıyaslar.
3
Üçüncü cümlenin anlam özelliğini tespit etmek.
Cümledeki 'diyelim ki' ifadesi, gerçekleşmemiş bir olayın geçici olarak gerçekleşmiş sayıldığını gösterir.
Varsayım cümleleri henüz gerçekleşmemiş durumları olmuş kabul eder.
4
Dördüncü cümlenin anlam özelliğini belirlemek.
Cümledeki '-ebilir' eki, eylemin gerçekleşme ihtimalini yani olasılığı bildirir.
Olasılık cümleleri bir durumun veya olayın gerçekleşme olasılığını ifade eder.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 544Soru

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Byung-Chul Han, modern özneyi Foucault’nun 'disiplin toplumu' kavramsallaştırmasının ötesine geçerek bir 'başarı toplumu' sakini olarak tanımlar. Disiplin toplumu; hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler ve fabrikalarla örülü, 'yapmalıs��n' ya da 'yasak' gibi negatif sınırlamalarla hareket eden itaatkâr bedenler üretmeye yönelik bir yapıdır. Buna karşın başarı toplumu; spor salonları, ofis kuleleri, bankalar ve büyük teknoloji şirketleriyle karakterize edilir ve mottosu 'yapabilirsin' şeklindeki pozitifliktir. Bu yeni düzende özne, dışsal bir tahakküm odağının zorlayıcı denetiminden kurtulduğunu düşünürken aslında kendi kendisinin girişimcisi haline gelir. Ancak bu özgürleşme illüzyonu, daha derin bir bağımlılık ve tahakküm ilişkisini beraberinde getirir. Çünkü birey, artık başka bir otoritenin değil, bizzat kendisinin söm��rücüsü olmuştur. Performans odaklı bu yapıda sömüren ile sömürülen aynı kişidir. 'Yapabilirlik' sınırı olmayan bu gönüllü öz-sömürü süreci, modern insanı kronik bir tükenmişli��e ve klinik depresyona sürükler. Han’a göre günümüzün tipik psikolojik rahatsızlıkları, dışsal engellerin veya yasakların değil, bireyin kendi üzerinde kurduğu bu sınırsız performans baskısın��n ve başarısızlık korkusunun birer sonucudur.

Bu parçaya göre 'başarı toplumu' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiği

Cevap

Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiği
Doğru cevap, başarı toplumunun birey üzerindeki denetimini somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiğini öne süren ifadedir. Metne göre, somut kurumlar (hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler, fabrikalar) ve negatif sınırlamalar ('yapmalısın', 'yasak') başarı toplumuna değil, disiplin toplumuna ait özelliklerdir. Başarı toplumu ise 'yapabilirsin' mottosuyla ve bireyin kendi kendini sömürmesiyle karakterize edilir. Bu nedenle bu yargı başarı toplumu için söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusu ve ana fikri belirlenir.
Metnin, Byung-Chul Han'ın disiplin toplumu ile başarı toplumu karşılaştırması üzerinden modern öznenin kendini sömürmesini ele aldığı saptanır.
Paragrafın bütününe hâkim olan düşünceyi anlamak seçenekleri doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Soruda istenen 'başarı toplumu' kavramına yönelik olumsuz yargı seçeneklerde aranır.
Somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla denetim kurma özelliğinin başarı toplumuna değil, disiplin toplumuna ait olduğu tespit edilir.
Metindeki 'Disiplin toplumu; hastaneler, kışlalar... yasak gibi negatif sınırlamalarla hareket eden... bir yapıdır' ifadesiyle bu özelliğin disiplin toplumuna ait olduğu netleştirilir.
3
Diğer seçenekler metindeki yardımcı düşüncelerle karşılaştırılarak elenir.
Gönüllü öz-sömürü, performans baskısı, kronik yorgunluk ve psikolojik rahatsızlıklar gibi kavramların başarı toplumuyla ilişkilendirildiği doğrulanır.
Doğru cevabın kesinliğinden emin olmak ve çeldiricileri elemek için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 545Soru

Nicel anlam taşıyan bazı sözcükler, cümledeki kullanımına bağlı olarak ölçülemeyen ya da sayılamayan bir özelliği ifade edecek şekilde (nitel anlamlı olarak) kullanılabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içinde verilen sözcük cümledeki kullanımıyla nitel anlam kazanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onun bu 'dar' fikirleriyle modern dünyaya uyum sağlaması oldukça zordur.

Cevap

Onun bu 'dar' fikirleriyle modern dünyaya uyum sağlaması oldukça zordur.
Sözcüklerin uzunluk, genişlik, ağırlık gibi ölçülebilen özelliklerini gösteren anlamlarına nicel anlam; ölçülemeyen, nasıllık bildiren özelliklerini gösteren anlamlarına ise nitel anlam denir. 'Dar' sözcüğü normalde genişlik bildiren nicel bir sözcüktür. Ancak 'dar fikir' ifadesinde, fikirlerin ölçülebilir bir genişliği söz konusu olmayıp zihniyetin geriliği, sığlığı gibi nitel bir özellik anlatılmaktadır. Bu nedenle sözcük bu cümlede nitel anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüklerin temel/genel anlamdaki nicelik (ölçülebilirlik) durumlarını belirleme.
'Dar' sözcüğü, normalde genişliğin az olması durumunu anlatır ve metre vb. araçlarla ölçülebildiği için nicel anlamlı bir sözcüktür.
Nicel anlamlı bir sözcüğün cümledeki bağlamına göre nitel anlam kazanması istendiği için önce sözcüğün asıl anlam türü saptanmalıdır.
2
Cümlelerdeki 'dar' sözcüklerinin anlamlarını ve ölçülebilirlik durumlarını inceleme.
Patika (genişlik), zaman (süre), bütçe (para miktarı) ve salon (fiziksel alan) kavramları doğrudan ya da dolaylı olarak ölçülebilir niceliklerdir. Ancak 'dar fikir' ifadesindeki 'dar', zihniyetin kısıtlılığını ifade eder ve bu ölçülemez bir kalitedir.
Sözcüğün bağlam içinde kazandığı yeni anlamın nicel mi yoksa nitel mi olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Fikirlerin dar olması durumu ölçülemez bir nitelik belirttiğinden, 'dar' sözcüğü bu cümlede nitel anlam kazanmıştır. Doğru cevap 'Onun bu 'dar' fikirleriyle modern dünyaya uyum sağlaması oldukça zordur.' ifadesinin yer aldığı seçenektir.
Nitel anlam kazanan kullanımı diğer nicel kullanımlardan ayırt ederek nihai cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümledeki bağlama göre nitel anlam kazanması (anlam kayması)
Soru 546Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu sözcüklerin kazandığı anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz) eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazarın son romanındaki derin tahliller, okuyucunun insan psikolojisine bakışını değiştiriyor.
Dolabın derin çekmecelerine kışlık kıyafetleri özenle yerleştirdi.
Uçağın burnu iniş sırasında piste doğru hafifçe eğildi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Derin tahliller ifadesindeki derin sözcüğü mecaz anlamla, derin çekmeceler ifadesindeki derin sözcüğü gerçek anlamla, uçağın burnu ifadesindeki burun sözcüğü ise yan anlamla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede 'derin tahliller' ifadesindeki derin sözcüğü gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir anlam kazandığı için mecaz anlamla; 'derin çekmece' ifadesindeki derin sözcüğü ilk akla gelen fiziksel boyutu yansıttığı için gerçek anlamla; 'uçağın burnu' ifadesindeki burun sözcüğü ise insan organına benzerlik ilişkisiyle cansız bir varlığa aktarıldığı için yan anlamla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümleleri okuyarak 'derin tahliller', 'derin çekmece' ve 'uçağın burnu' ifadelerindeki koyu yazılmış sözcüklerin anlamlarını analiz etmek.
'Derin tahliller' ifadesindeki derin sözcüğünün soyutlaştığı, 'derin çekmece'deki derin sözcüğünün fiziksel boyutu karşıladığı ve 'uçağın burnu' ifadesindeki burun sözcüğünün organ adının benzetme yoluyla bir nesneye aktarıldığı tespit edilir.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşma derecelerini belirlemek amacıyla bağlamsal çözümleme yapılması gerekir.
2
Belirlenen anlamları sözcük anlam türleri ile eşleştirmek.
'Derin tahliller' mecaz anlamla, 'derin çekmece' gerçek anlamla, 'uçağın burnu' ise yan anlamla eşleştirilir.
Eşleştirmenin doğruluğunu teyit etmek için her kavramın tanımına uygunluğunu kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve diğer anlam özellikleri
Soru 547Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz, terim) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, son romanında toplumsal yozlaşmanın getirdiği ruhsal çöküntüyü kuru bir anlatımla vermekten kaçınmış; karakterlerin iç dünyasını zengin imgelerle bezemiştir.
Mimar, projenin son aşamasında binanın sokağa bakan yüzünü tamamen cam panellerle kaplayarak modern bir görünüm elde etmeyi amaçlamıştı.
Laboratuvardaki hassas ölçümler sırasında, deney tüpünün dibinde biriken koyu tortunun kimyasal yapısını incelemek için yeni bir yöntem geliştirdiler.
Şair, şiirindeki ahengi sağlamak amacıyla dizelerin sonundaki ses benzerliklerini zengin kafiye oluşturacak şekilde düzenlemiştir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle mecaz anlamla, ikinci cümle yan anlamla, üçüncü cümle gerçek anlamla, dördüncü cümle ise terim anlamla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede 'kuru' anlatım mecaz anlamla, binanın 'yüzü' yan anlamla, 'koyu' tortu gerçek anlamla, 'kafiye' ise terim anlamla eşleşir. Çünkü 'kuru' sözcüğü gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyutlaşmış; 'yüz' sözcüğü benzerlik ilişkisiyle yan anlam kazanmış; 'koyu' sözcüğü fiziksel niteliğiyle gerçek anlamını korumuş; 'kafiye' ise edebiyat terimi olarak kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcüklerin temel (gerçek) anlamlarını belirlemek.
'Kuru' ıslak olmayan; 'yüz' çehre; 'koyu' yoğunluğu fazla olan; 'kafiye' ise uyak anlamına gelir.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından ne kadar uzaklaştığını tespit edebilmek için temel anlamlarının bilinmesi gerekir.
2
Birinci cümledeki 'kuru' sözcüğünün kazandığı yeni anlamı analiz etmek.
'Kuru' sözcüğü, cümlede 'duygudan, süsten veya akıcılıktan yoksun' anlamında kullanılarak gerçek anlamından tamamen sıyrılmış ve soyut bir nitelik kazanmıştır. Bu nedenle mecaz anlamdır.
Soyutlama yoluyla yeni bir anlam kazanan ve gerçek anlamıyla bağı kalmayan sözcükler mecaz anlam sınıfına girer.
3
İkinci cümledeki 'yüzünü' sözcüğünün işlevini incelemek.
'Yüz' sözcüğü, binanın dış cephesi veya ön tarafı anlamında kullanılmıştır. İnsanın çehresi (yüzü) ile şekil ve konum ilişkisi korunarak yeni bir anlam kazandığı için yan anlamdır.
Temel anlamdan kopmadan, şekil veya işlev benzerliğiyle yeni kavramları karşılayan sözcükler yan anlamlıdır.
4
Üçüncü cümledeki 'koyu' ve dördüncü cümledeki 'kafiye' sözcüklerini değerlendirmek.
'Koyu tortu' ifadesindeki koyu, fiziksel yoğunluk anlamıyla gerçek anlamdadır. 'Kafiye' ise edebiyat bilim dalına ait özel bir kavramı karşıladığı için terim anlamdır.
Fiziksel özellikleri doğrudan belirten sözcükler gerçek anlamda, bilim, sanat veya meslek dalına özgü kavramlar ise terim anlamda kabul edilir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve Diğer Anlam Özellikleri
Soru 548Soru

Neolitik Dönem'e ait Göbeklitepe yerleşkesi, yerleşik yaşama geçişin sadece tarımsal faaliyetlerin başlamasıyla tetiklendiği yönündeki klasik teorinin sorgulanmasına yol açan tek arkeolojik buluntu değildir.

Bu cümleden hareketle, "Göbeklitepe yerleşkesi dışında, yerleşik yaşama geçişin tarım dışındaki etkenlerle de başlamış olabileceğini düşündüren başka arkeolojik bulgular da mevcuttur." yargısına kesin olarak ulaşılabilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yarg�� kesin olarak doğrudur.
Cümlede geçen 'tek arkeolojik buluntu değildir' ifadesi, aynı klasik teoriyi sorgulatan başka arkeolojik bulguların da varlığını zorunlu kılar. Bu da 'Göbeklitepe dışında da bu yönde bulgular olduğu' yargısını kesin olarak doğru yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anahtar ifadeleri ve anlam sınırlandırmalarını tespit etme
Cümlede yer alan 'sadece tarımsal faaliyetlerin başlamasıyla tetiklendiği' ve 'tek arkeolojik buluntu değildir' ifadeleri anlamı sınırlandırmaktadır.
Kesin yargı sorularında sınırlandırıcı kelimeler çıkarımın yönünü ve doğruluğunu belirler.
2
Göbeklitepe'nin işlevini analiz etme
Göbeklitepe, yerleşik yaşama geçişin yalnızca tarımla açıklanamayacağını (tarım dışı etkenlerin de olabileceğini) gösteren bir buluntudur.
Klasik teorinin sorgulanması, yerleşik yaşamın tarımdan başka nedenleri de olabileceği anlamına gelir.
3
'Tek değildir' ifadesinden mantıksal sonuç çıkarma
Göbeklitepe bu konuda tek olmadığına göre, aynı sorgulamayı sağlayan (tarım dışı etkenlere işaret eden) başka buluntular da vardır.
Önermedeki 'tek değildir' ifadesi, kümede en az bir elemanın daha olduğunu kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Soru 549Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, parçanın anlam akışına uygun olarak doğru terimlerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebî metinlerde somutlama ve anlam kaymaları yoluyla sözcüklerin anlam değerlerinde değişimler meydana gelir. 'Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o dar sokakların kokusunu eserlerine başarıyla taşımış.' cümlesindeki 'dar' sözcüğü fiziksel olarak ölçülebilen bir durumu bildirdiğinden anlamıyla kullanılmıştır. Diğer yandan, 'Hayata geniş bir pencereden bakabilen insanlar, sorunlar karşısında daha yapıcı olurlar.' cümlesindeki 'geniş' sözcüğü ise normalde ölçülebilen bir büyüklüğü ifade etmesine rağmen bu bağlamda zihinsel bir olgunluğu, bakış açısının zenginliğini belirttiği için anlam kaymasına uğrayarak anlam kazanmıştır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'nicel', ikinci boşluğa 'nitel' (veya bunlara karşılık gelen 'niceliksel' / 'niteliksel') sözcükleri getirilmelidir.
İlk cümlede fiziksel ve ölçülebilir bir genişliği (sokak eni) belirten 'dar' sözcüğü nicel anlam taşırken; ikinci cümlede soyut, ölçülemeyen bir zihinsel genişliği/hoşgörüyü ifade eden 'geniş' sözcüğü nitel anlam taşımaktadır. Bu nedenle boşluklar sırasıyla 'nicel' ve 'nitel' (veya 'niceliksel' ve 'niteliksel') terimleriyle tamamlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen hedef sözcüklerin (dar ve geniş) bağlam içindeki işlevlerini belirlemek.
İlk cümlede 'dar' sözcüğünün fiziksel bir genişliği, ikinci cümlede 'geniş' sözcüğünün ise zihinsel bir bakış açısını ifade ettiği saptanır.
Sözcüklerin nicel mi yoksa nitel mi olduğunu anlamak için cümledeki kullanım bağlamlarına bakılması gerekir.
2
İlk boşluk için 'dar' sözcüğünün anlam özelliğini sınıflandırmak.
'Dar sokak' ifadesindeki 'dar' sözcüğü ölçülebilir bir fiziksel niteliği gösterdiğinden nicel anlamlıdır. Bu yüzden birinci boşluğa 'nicel' yazılmalıdır.
Ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen özellikler nicel anlam kapsamına girer.
3
İkinci boşluk için 'geniş' sözcüğünün anlam özelliğini sınıflandırmak.
'Geniş bir pencereden bakmak' ifadesinde normalde nicel olan 'geniş' sözcüğü, mecazlaşarak ölçülemeyen bir nitelik (hoşgörü, zihinsel olgunluk) bildirdiği için nitel anlam kazanmıştır. Bu yüzden ikinci boşluğa 'nitel' yazılmalıdır.
Ölçülemeyen, nesnelerin nasıl olduğunu, kalitesini veya özelliğini bildiren durumlar nitel anlam kapsamına girer.

Anahtar Kavram

Nicel ve nitel anlam arasındaki farklar ve nicel anlamlı sözcüklerin bağlama göre nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Soru 550Soru

Çin’de Tang Hanedanlığı döneminde (618-907) ortaya çıkan ve 'uçan para' olarak adlandırılan ilk kâğıt paralar, başlangıçta bugünkü anlamda bir devlet parası değildi. Bu sistem, tüccarların ticari yolculuklarında büyük miktardaki ağır bakır sikkeleri taşımaktan kaçınmak için kullandıkları bir tür teminat belgesi niteliğindeydi. Değerli madenlerini güvenilir zenginlere veya kurumlara teslim eden tüccarlar, karşılığında aldıkları bu belgeleri alışverişlerinde maden yerine devrediyordu. Kolay taşınabilirliği nedeniyle ticareti büyük ölçüde kolaylaştıran bu belgeler, Song Hanedanlığı döneminde devlet eliyle resmiyet kazanarak dünyadaki ilk gerçek kâğıt para sisteminin kurulmasına öncülük etmiştir.

Bu parçadan 'uçan para' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madenî para basımındaki ham madde sıkıntısını çözmek amacıyla devlet kontrolünde tasarlandığına

Cevap

Madenî para basımındaki ham madde sıkıntısını çözmek amacıyla devlet kontrolünde tasarlandığına
Parçada 'uçan para' sisteminin ortaya çıkış sebebi olarak tüccarların ticari yolculukları sırasında ağır bakır sikkeleri taşıma zorluğu gösterilmiştir. Metinde devletin madenî para basarken ham madde sıkıntısı çektiğine ya da bu kâğıtları bu sıkıntıyı gidermek için devlet eliyle tasarladığına dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla 'Madenî para basımındaki ham madde sıkıntısını çözmek amacıyla devlet kontrolünde tasarlandığına' seçeneğindeki yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen ilk yargının doğruluğunu kontrol etmek amacıyla paragrafın giriş kısmı incelenir.
Giriş cümlesindeki 'Tang Hanedanlığı döneminde ortaya çıkan... ilk kâğıt paralar, başlangıçta bugünkü anlamda bir devlet parası değildi.' ifadesiyle bu yargı eşleşir ve doğru kabul edilir.
Tang Hanedanlığı dönemindeki ilk kâğıt paraların devlet parası işlevi görüp görmediğini doğrulamak.
2
Paragrafın ikinci ve üçüncü cümleleri incelenir.
Tüccarların bakır sikkeleri taşımaktan kaçınmak için değerli madenlerini güvenilir kişilere veya kurumlara teslim edip karşılığında bu belgeleri aldıkları anlaşılır. Bu durum tüccarların ağır madenî paraları taşıma zahmetinden kurtulmak istemesine dayandığı ve güvenilir kişi/kuruluşlara teslim edilen madenler karşılığı alınan belgelere dayandığı yargılarını doğrular.
Sistemin ortaya çıkış amacını ve işleyişini belirlemek.
3
Paragrafın son cümlesi incelenir.
Belgelerin Song Hanedanlığı döneminde devlet eliyle resmîleşerek ilk gerçek kâğıt para sistemine öncülük ettiği belirtilmiştir. Bu durum Song Hanedanlığı döneminde dünyadaki ilk gerçek kâğıt para sistemine zemin hazırladığı yargısını doğrular.
Sistemin tarihsel gelişimini ve resmiyete kavuşma sürecini tespit etmek.
4
Ulaşılamayan seçeneğin tespiti yapılır.
Metinde madenî para basımında ham madde sıkıntısı yaşandığına veya sistemin bu nedenle devlet kontrolünde tasarlandığına dair bir bilgi bulunmadığı görülür. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.
Soruda istenen ulaşılamaz nitelikteki yardımcı düşünceyi belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 551Soru

Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve temel çağrışım, o sözcüğün gerçek (temel) anlamıdır. Diğer anlamlar ise bu temel anlamdan yola çıkılarak zamanla kazanılan yan veya mecaz anlamlardır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çürümek" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kasaların dip kısımlarında kalan ve nem yüzünden çürüyen limonlar tüm depoyu kokutmuştu.

Cevap

Kasaların dip kısımlarında kalan ve nem yüzünden çürüyen limonlar tüm depoyu kokutmuştu.
Limonların bozulması fiziksel, kimyasal ve biyolojik bir bozunmayı ifade eder. Bu durum, "çürümek" sözcüğünün sözlükteki ilk ve en yaygın anlamı olan biyolojik bozunmaya tam olarak uymakta ve gerçek anlamı karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüğün sözlükteki ilk ve en temel anlamını (gerçek anlam) belirleyin.
"Çürümek" eyleminin gerçek anlamı, organik maddelerin nem, ısı ve mikroorganizmaların etkisiyle bozulup kokmasıdır (örneğin meyvelerin bozulması).
Gerçek anlam, bir sözcük söylendiğinde zihinde beliren ilk, fiziksel ve temel anlamdır.
2
Cümlelerde geçen "çürümek" sözcüklerinin anlamlarını bağlamlarına göre analiz edin.
Limonların bozulması fiziksel ve biyolojik bir süreci (gerçek anlamı) ifade ederken; teori, ortaklık, insan yaşamı veya iddialar için kullanılan çürümek sözcükleri soyut durumlara yönelik olup değerini yitirmek, geçersizleşmek anlamlarındadır.
Sözcüklerin cümle içindeki anlamları (gerçek, yan veya mecaz) ancak cümlenin bütünü incelenerek tespit edilebilir.
3
Gerçek anlamda kullanılan tek seçeneği saptayın.
Limonların nemden ötürü bozulmasını anlatan cümlenin doğru cevap olduğu görülür.
Diğer tüm seçeneklerdeki çürümek sözcükleri soyut anlamlar taşıyan mecazi kullanımlardır.

Anahtar Kavram

Gerçek anlam, bir sözcüğün temel ve ilk anlamıdır. Mecaz anlam ise kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamları ifade eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 552Soru

Edebiyatımızda duyguların doğru tespiti, metnin alt metnini kavramada önemli bir role sahiptir. Özellikle 'hayıflanma' ile 'yakınma' kavramları birbirine yakın görünse de 'hayıflanma'da kişinin kendi yapamadığı veya kaçırdığı bir fırsat karşısındaki üzüntüsü, 'yakınma'da ise bir durumdan duyulan memnuniyetsizliğin başkalarına dert yanılması söz konusudur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde sırasıyla 'hayıflanma' ve 'yakınma' duyguları belirgindir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Keşke o yıllarda bana sunulan yurt dışı eğitim fırsatını elimin tersiyle itmeseydim.
II. Günden güne artan bu çevre kirliliğine karşı hiçbir yetkilinin somut bir adım atmaması çok üzücü.

Cevap

İlk cümlesinde hayıflanma (geçmişte kaçırılan fırsata üzülme), ikinci cümlesinde ise yakınma (memnuniyetsizliğin dile getirilmesi) anlamı taşıyan seçenek doğru cevaptır.
Hayıflanma ve yakınma duygularının sırasıyla verildiği seçenek doğru cevaptır. İlk cümlede geçmişte yapılmayan bir eyleme yönelik üzüntü (hayıflanma), ikinci cümlede ise mevcut bir durumdan duyulan memnuniyetsizliğin dile getirilmesi (yakınma) yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlelerin duygu analizini yapmak.
Keşke o yıllarda bana sunulan yurt dışı eğitim fırsatını elimin tersiyle itmeseydim cümlesinde, geçmişte yapılmayan/kullanılmayan bir fırsatın üzüntüsü yani 'hayıflanma' mevcuttur.
Hayıflanma duygusunun tanımı gereği yapılmayan eylemler üzerinden kurulduğunu doğrulamak için.
2
İkinci cümlelerin duygu analizini yapmak.
Günden güne artan bu çevre kirliliğine karşı hiçbir yetkilinin somut bir adım atmaması çok üzücü cümlesinde, yetkililerin eylemsizliğinden duyulan rahatsızlık başkalarına aktarılarak 'yakınma' bildirilmiştir.
Yakınma duygusunun memnuniyetsizlik bildirme işlevini doğrulamak için.
3
Sıralamayı kontrol ederek doğru seçeneği belirlemek.
Sırasıyla hayıflanma ve yakınma anlamlarını içeren cümlenin ilgili seçenek olduğu kesinleştirilir.
Soruda istenen sıralı eşleşmeyi sağlamak için.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem, Yakınma, Pişmanlık, Küçümseme vb.)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 553Soru

I. Felsefe tarihi boyunca bilginin kaynağ��na yönelik tartışmalar, insan zihninin sınırlarını anlama çabasıyla şekillenmiştir.
II. Rasyonalist düşünürler, duyu organlarının yanıltıcı doğasını aşmak adına aklın apriori ilkelerine sığınırlar.
III. Çünkü onlara göre zihin, deneyimden bağımsız olarak doğru bilgiye ulaşabilecek donanımla dünyaya gelmiştir.
IV. Ancak felsefi bir sorgulama, dogmatik kabullerden arındırılmış şüpheci bir süzgeçten geçirilmeden hakiki bir epistemolojik temele oturamaz.
V. Nitekim modern bilim de felsefenin bu eleştirel zemininden beslenerek kendi metodolojisini inşa etmiştir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yargının gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümle

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümlede geçen 'dogmatik kabullerden arındırılmış şüpheci bir süzgeçten geçirilmeden' ifadesi, felsefi bir sorgulamanın 'hakiki bir epistemolojik temele oturabilmesi' için gerekli olan koşulu belirtmektedir. Buradaki '-meden' eki, '-mezse / geçirilmediği takdirde' anlamı vererek koşul-sonuç ilişkisi kurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleler anlam ilişkileri yönünden tek tek değerlendirilir.
Birinci cümlede gerekçe (neden-sonuç), ikinci cümlede amaç-sonuç, üçüncü cümlede açıklama/gerekçe ve beşinci cümlede durum anlamının hâkim olduğu görülür.
Koşul-sonuç ilişkisi barındırmayan diğer anlam ilişkilerini elemek için bu analiz gereklidir.
2
Dördüncü cümlede yer alan yüklem ve bu yükleme bağlanan yargı incelenir.
Cümledeki 'geçirilmeden' ifadesinin '-mezse / geçirilmediği takdirde' anlamı kattığı ve epistemolojik bir temele oturmanın koşulunun 'dogmatik kabullerden arındırılmış şüpheci bir süzgeçten geçirilmek' olduğu belirlenir.
Yargının gerçekleşmesinin bağlı olduğu şartı tespit ederek doğru cevaba ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 554Soru

Geleneksel çocuk oyunları, yalnızca eğlenceli vakit geçirme aracı olmanın ötesinde, çocukların toplumsallaşma sürecinde çok önemli bir köprü görevi görür. Saklambaç, körebe veya birdirbir gibi sokak oyunları; çocukların akranlarıyla bir araya gelerek iş birliği yapmalarını, ortak kurallara uymayı benimsemelerini ve karşılaştıkları sorunlar karşısında birlikte çözümler üretmelerini sağlar. Bu oyunlar sırasında paylaşılan deneyimler, çocukların empati kurma becerisini geliştirirken onlara sağlıklı ve kalıcı dostluklar kurmanın yollarını da öğretir. Kısacası, geleneksel oyunlar çocuğun kendi bireysel dünyasından sıyrılarak toplumun uyumlu bir parçası olması yolunda attığı ilk ve en doğal adımlardır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel çocuk oyunlarının çocukların sosyalleşme sürecindeki rolü

Cevap

Geleneksel çocuk oyunlarının çocukların sosyalleşme sürecindeki rolü
Geleneksel çocuk oyunlarının çocukların sosyalleşme sürecindeki rolü ifadesi parçanın konusunu tam olarak karşılar. Metnin genelinde geleneksel oyunların çocukları toplumsallaştırdığı, iş birliğine yönelttiği ve topluma uyumlu bireyler olmalarına katkıda bulunduğu açıklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve sonuç cümlelerine odaklanarak yazarın üzerinde durduğu temel kavramları belirlemek.
Giriş cümlesinde geleneksel oyunların 'toplumsallaşma sürecinde çok önemli bir köprü' olduğu, sonuç cümlesinde ise 'toplumun uyumlu bir parçası olması yolunda atılan ilk adım' olduğu belirtilmiştir.
Paragrafın konusu genellikle giriş ve sonuç bölümlerinde vurgulanır.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri ve örnekleri ana konudan ayırt etmek.
Saklambaç, körebe gibi oyun isimleri ile empati kurma, kurallara uyma gibi kazanımlar, oyunların sosyalleşme sürecine nasıl katkı sağladığını açıklayan yardımcı ayrıntılardır.
Yardımcı ögeler konunun kendisi değil, konuyu açıklayan araçlardır.
3
Metinde yer almayan dışsal bilgileri ve kişisel yorumları elemek.
Teknolojinin olumsuz etkisi veya modern oyunlarla karşılaştırma gibi unsurların metinde yer almadığı tespit edilir.
Paragraf sorularında metnin sınırları dışına çıkılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 555Soru

Biyo-sanat; canlı dokuları, organizmaları ve bakterileri doğrudan sanatsal bir mecra olarak kullanan, çağdaş sanatın sınır uçlarındaki bir akımdır. Klasik sanatın doğayı taklit ya da temsil etme (mimesis) kaygısının aksine biyo-sanat, canlılığın kendisini doğrudan sanatsal sürecin merkezine konumlandırır. Genetik mühendisliği tekniklerini kullanan öncüler, canlıların DNA dizilimlerine müdahale ederek yaratıcılık ile biyolojik mühendislik arasındaki ontolojik ayrımı flulaştırırlar. Bu müdahale, sanat eserinin 'biricikliği' ve 'sanatçının yaratıcı otoritesi' gibi geleneksel estetik kategorileri sarsarken, izleyiciyi de yeni bir etik konumlanmaya zorlar. Zira laboratuvar ortamında biçimlendirilen bu yapılar, yalnızca seyirlik birer estetik nesne olmaktan çıkıp ahlaki sorumluluk alanımıza dâhil olan yeni yaşam formlarına dönüşür.

Bu parçadan biyo-sanatla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatsal üretimi laboratuvar süreçlerine bağımlı kılarak, bilimsel kuralların estetik yaratım özgürlüğünün önüne geçmesini hedeflediğine

Cevap

Sanatsal üretimi laboratuvar süreçlerine bağımlı kılarak, bilimsel kuralların estetik yaratım özgürlüğünün önüne ge��mesini hedeflediğine
Doğru yanıt, sanatsal üretimi laboratuvar süreçlerine bağımlı kılarak bilimsel kuralların estetik yaratım özgürlüğünün önüne geçmesini hedeflediğini iddia eden seçenektir. Parçada biyo-sanatın genetik mühendisliği tekniklerini kullandığı, laboratuvar ortamında biçimlendirildiği ve bazı geleneksel kategorileri sarstığı belirtilmektedir. Ancak tüm bunların amacının estetik yaratım özgürlüğünü kısıtlamak veya sanatı bilimsel kuralların egemenliğine sokmak olduğuna dair hiçbir bilgi veya yönlendirme yoktur. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk ve ikinci cümleleri anlamsal olarak çözümlenir.
Biyo-sanatın mimesis (temsil/taklit) kaygısının aksine doğayı ve canlılığı doğrudan merkeze aldığı saptanır.
Klasik sanatın doğayı yansıtma odaklı mimesis anlayışından farklı olarak doğanın kendisini doğrudan yapıtın öznesi kıldığı yargısının doğruluğunu kontrol etmek.
2
Metnin üçüncü cümlesindeki 'ontolojik ayrımı flulaştırma' ifadesi incelenir.
Yaratıcılık ile biyolojik mühendislik arasındaki varoluşsal (ontolojik) sınırların belirsizleştiği anlaşılır.
Bilimsel yöntemlerin kullanımıyla yaratıcılık ve biyolojik mühendislik sınırlarının belirsizleştiği yargısının parçada bulunup bulunmadığını doğrulamak.
3
Metnin dördüncü cümlesindeki geleneksel estetik kategorilerin sarsılması ifadesi değerlendirilir.
Eserin 'biricikliği' (tekliği) ve sanatçının 'yaratıcı otoritesi' (yaratıcı kimliği) gibi kavramların sarsıldığı görülür.
Sanat eserinin tekliği ve yaratıcı kimliği gibi estetik kuramların sorgulanmasına zemin hazırlandığı yargısına ulaşılıp ulaşılamayacağını belirlemek.
4
Metnin son iki cümlesindeki alımlayıcı (izleyici) ve ahlaki sorumluluk ilişkisi analiz edilir.
Canlı yapıların seyirlik olmaktan çıkıp etik konumlanma ve ahlaki sorumluluk gerektirdiği sonucuna varılır.
Alımlayıcının estetik hazzın ötesinde ahlaki bir değerlendirme yapmaya sevk edildiği yargısının doğruluğunu test etmek.
5
Metinde verilmeyen veya metinle çelişen yargı tespit edilir.
Metinde biyolojik müdahalenin estetik özgürlüğü kısıtlama veya bilimsel kuralları öncelikli kılma gibi bir 'hedef' taşıdığına dair hiçbir bilgi bulunmadığı görülür.
Ulaşılamayacak olan doğru seçeneği netleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceleri Belirleme
Soru 556Soru

Başlangıçta sadece Mezopotamya'daki tarımsal ürünlerin miktarını kaydetmek gibi pratik ve ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılan Sümer çivi yazısı, ancak yüzyıllar süren bir gelişimden sonra edebi eserlerin ve toplumsal kanunların da kalıcı hâle getirilmesinde bir araç olabilmiştir.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sümer çivi yazısı, zamanla ilk ortaya çıkış amacını aşan farklı alanlarda da kullanılmıştır.

Cevap

Sümer çivi yazısı, zamanla ilk ortaya çıkış amacını aşan farklı alanlarda da kullanılmıştır.
Doğru yanıt olan yargı, çivi yazısının başlangıçta yalnızca tarımsal/ekonomik amaçlı bir araç iken zamanla edebi ve hukuki alanlarda da kullanılmaya başlandığını, yani ilk ortaya çıkış amacının ötesinde farklı işlevler üstlendiğini kesin olarak ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki sınırlandırıcı ve derecelendirici ifadeleri tespit etme
'Başlangıçta sadece' ve 'ancak yüzyıllar süren bir gelişimden sonra' ifadeleri, yazının kullanım sınırlarının zamanla değiştiğine işaret eder.
Anlam sınırlandırması yapan anahtar sözcüklerin cümlenin sınırlarını belirlemedeki rolünü belirlemek.
2
Yazının ilk ve sonraki işlevlerini karşılaştırma
Yazının ilk işlevinin tarımsal kayıtlar gibi pratik/ekonomik ihtiyaçlar olduğu, sonraki işlevlerinin ise edebi ve hukuki metinlerin kayda geçirilmesi olduğu saptanır.
Yazının kullanım alanlarındaki değişimi ve çeşitlenmeyi doğru analiz etmek.
3
Seçenekleri analiz etme ve kesin yargıyı belirleme
Yazının başlangıçtaki amacını aşan farklı alanlarda (edebiyat ve hukuk) kullanıldığı yargısı cümleden kesin olarak çıkarılır. Diğer seçeneklerdeki öznel, aşırı genelleme içeren veya kesinlik bildirmeyen ifadeler elenir.
Cümle sınırları dışına çıkmadan doğrudan ulaşılabilecek tek kesin yargıyı saptamak.

Anahtar Kavram

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 557Soru

Metin:

(I) İnsan beyninde koku uyarılarını işleyen merkezler, duygusal tepkilerimizi ve uzun süreli anılarımızı kontrol eden amigdala ve hipokampus gibi yapılarla doğrudan ve yakın bir komşuluk içindedir. (II) Diğer tüm duyusal veriler önce talamus adı verilen bir aktarma istasyonunda filtrelenip sınıflandırıldıktan sonra bilince ulaşırken koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan bu bellek merkezlerine ulaşır. (III) Bu eşsiz nörolojik rota, çok uzun yıllar önce yaşanmış sıradan bir çocukluk anısının bile tanıdık bir kokuyla karşılaşıldığı anda tüm canlılığıyla zihnimizde yeniden uyanmasını sağlar. (IV) Dolayısıyla kokuların hayatımızdaki etkisi sadece geçici bir hoşnutluk yaratmakla sınırlı kalmayıp bireysel geçmişimizi saklayan güçlü birer anahtar görevi görür.

Soru:

Yukarıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle 'Koku algısının beyinde...', ikinci cümle 'Kokunun diğer duyulardan...', üçüncü cümle 'Koku duyusunun izlediği...' ve dördüncü cümle 'Kokunun insanda uyandırdığı...' ifadesiyle eşleşir.
Metindeki numaralanmış her bir cümle, koku duyusunun işleyişi, iletim yolu, anıları tetiklemesi ve yaşamımızdaki kalıcı yeri gibi farklı yardımcı düşünceler barındırır. Cümlelerde geçen ifadeler sırasıyla ilgili yardımcı düşüncelerle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi analiz ederek yardımcı düşüncelerle karşılaştırmak.
I. cümle, koku merkezlerinin amigdala ve hipokampus gibi duygu/bellek yapılarına yakın olduğunu belirtir; bu da koku algısının bu bölgelere yakın konumlandığı düşüncesiyle eşleşir.
Metindeki ilk yargının ana fikre sunduğu katkıyı belirlemek.
2
İkinci cümleyi inceleyip talamus aktarım istasyonu ve koku duyusu ilişkisini değerlendirmek.
II. cümlede kokunun talamusa uğramadan doğrudan bellek merkezine gitmesi anlatılır; bu da diğer duyulardan farklı bir iletim yolu izlediğini doğrular.
Koku duyusunun fizyolojik ayrışmasını tespit etmek.
3
Üçüncü cümleyi geçmişteki anıların canlanması yönüyle incelemek.
III. cümlede kokunun eski bir çocukluk anısını canlandırması nörolojik rotayla açıklanır; bu durum, izlenen yolun anıları aniden hatırlatmasıyla örtüşür.
Kokunun geçmiş anıları tetikleme mekanizmasını anlamak.
4
Dördüncü cümleyi genel etki ve geçmişin anahtarı olma bağlamında ele almak.
IV. cümlede kokunun anlık bir hoşnutluktan öte, geçmişi saklayan bir anahtar olduğu söylenir; bu da kokunun anlık duygu olmanın ötesinde geçmişe erişim sağladı yargısına götürür.
Koku duyusunun insan yaşamındaki genel işlevini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceleri Cümle Bazında Tespit Etme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 558Soru

Çeviri, bir dilden başka bir dile yapılan mekanik bir aktarım süreci değil; kaynak metnin kendi tarihsel ve kültürel bağlamındaki suskunluklarını, dile getirilememiş boşluklarını hedef dilin estetik imkânlarıyla yeniden inşa etme eylemidir. Her çevirmen, yazarın kelimelerle ördüğü anlam şebekesini sökerken ister istemez kendi kültürel belleğinin ve dilsel evreninin prizmasından süzerek ona yeni bir biçim kazandırır. Bu süzme ve dönüştürme işlemi, ilk bakışta orijinal metne bir sadakatsizlik gibi görünse de aslında yapıtın zamanın yıkıcılığı karşısında donup kalmasını engeller ve ona dinamik bir yaşam alanı açar. Dolayısıyla başarılı bir çeviri yapıt, orijinalinin g��lgesinde yaşayan silik bir kopya olmaktan ziyade, o metnin kendi sınırlarını aşarak farklı bir kültürde yeniden doğmasını sağlayan bağımsız bir sanatsal varoluştur. Orijinal metin çeviriyle eksilmez; aksine, kendi dilinde henüz açığa çıkmamış potansiyel anlam katmanlarını başka bir dilin aynasında yansıtarak zenginleşir.

Bu parçada çeviriyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevirinin, kaynak metni başka bir dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğu

Cevap

Çevirinin, kaynak metni başka bir dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğu
Doğru seçenek olan ve çevirinin kaynak metni başka dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen, anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğunu ifade eden yargı, parçanın bütününde savunulan tezi tam olarak karşılamaktadır. Yazar, çevirinin mekanik bir aktarım olmadığını, aksine esere yeni bir yaşam alanı açarak onu zenginleştirdiğini ve bağımsız bir varoluş kazandırdığını belirterek bu ana düşünceyi temellendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin bütününde ele alınan konunun sınırlarını ve yazarın odaklandığı temel kavramları belirlemek.
Metinde çevirinin mekanik bir aktarımdan ziyade, kaynak metni hedef dilde yeniden inşa eden, esere dinamik bir yaşam alanı sunan ve anlamı zenginleştiren bağımsız bir sanatsal varoluş olduğu anlatılmaktadır.
Ana düşünce sorularında yazarın okuyucuya iletmek istediği en kapsamlı ve temel iletiyi bulmak gerekir.
2
Yardımcı düşünceleri eleyerek ana düşünceyi yansıtmayan seçenekleri tespit etmek.
Çevirmenin kendi birikimini yansıtması ve çevirinin yapıtın donmasını engellemesi gibi ifadeler metinde yer alan yardımcı yargılardır; metnin asıl iletmek istediği ana mesajı tek başlarına karşılamazlar.
Yardımcı düşünceler ana düşünceyi desteklemek amacıyla verilen yan unsurlardır ve çeldirici olarak kullanılırlar.
3
Metinde yer almayan aşırı genellemeleri ve öznel yorumları içeren seçenekleri elemek.
Eserlerin tüm anlam katmanlarının ancak çeviriyle ortaya çıkacağı veya nitelikli çevirilerin orijinalinden daha üstün olduğu yönündeki ifadelerin parçadan çıkarılamayacağı belirlenir.
Soru kökünün dışına çıkan, parçada söylenmeyen öznel veya aşırı iddialı yargılar doğru yanıt olamaz.
4
Metni en iyi sentezleyen seçeneği işaretlemek.
Çevirinin kaynak metni başka dilde yeniden var ederek donmasını önleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğunu belirten yargının ana düşünce olduğu netleşir.
Bu yargı parçadaki tüm düşünceleri kapsayan ve yazarın asıl savunduğu tezi özetleyen ifadedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 559Soru

Antik Çağ'da kütüphaneler, yalnızca parşömenlerin veya papirüs tomarı şeklindeki yazılı kaynakların korunduğu hareketsiz depolar değildi. Aksine bu yapılar; farklı coğrafyalardan gelen filozofların, bilim insanlarının ve edebiyatçıların bir araya gelerek tartıştığı, dersler verdiği ve fikir alışverişinde bulunduğu dinamik birer toplumsal etkileşim alanıydı. Örneğin Bergama Kütüphanesi, barındırdığı binlerce ciltlik zengin koleksiyonunun yanı sıra geniş sütunlu avlusu, okuma salonları ve derslikleriyle dönemin entelektüel hayatının merkezinde yer alıyordu. Kütüphanelerin bu çok boyutlu ve işlevsel yapısı, bilginin tek bir kişinin zihninde veya arşiv odalarında kapalı kalmasını önlemiş, onu toplumsal gelişimi hızlandıran canlı bir unsura dönüştürmüştür.

Bu parçadan Antik Çağ kütüphaneleriyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılı eserlerin kütüphane içerisinde belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiğine

Cevap

Yazılı eserlerin kütüphane içerisinde belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiği yargısı
Yazılı eserlerin kütüphane içerisinde belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiğine dair parçada hiçbir ifade veya ima yer almamaktadır. Metin genel olarak kütüphanelerin koruma işlevine, sosyal ve entelektüel alanlar olmasına ve bilginin yayılmasındaki rollerine odaklanmıştır; kitapların düzenlenme biçimine değinmemiştir. Bu sebeple bu yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın ana temasını ve yardımcı düşüncelerini belirlemek amacıyla metni dikkatlice okumak.
Metnin, Antik Çağ kütüphanelerinin sadece kitap saklanan depolar olmadığını, aynı zamanda entelektüel ve toplumsal etkileşim merkezleri olduğunu anlattığı tespit edilir.
Soruyu doğru çözebilmek için metnin sunduğu bilgi sınırlarını ve vurguladığı yardımcı konuları netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırarak eşleştirmek.
Yazılı ögeleri koruma işlevi (ilk cümle), farklı coğrafyalardan gelenlerin fikir alışverişi (ikinci cümle), fiziksel alanların sosyal amaca uygunluğu (üçüncü cümle) ve bilginin toplumsallaşması (son cümle) ifadelerinin metinde yer aldığı görülür.
Metinde doğrudan veya dolaylı olarak desteklenen yardımcı düşünceleri eleyerek metinde yer almayan yargıyı bulmak hedeflenir.
3
Metinde karşılığı bulunmayan ve kütüphanelerin iç işleyişine (tasnif sistemine) dair bilgi sunan yargıyı belirlemek.
Yazılı eserlerin belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiğine dair hiçbir bilginin metinde yer almadığı belirlenir ve doğru cevaba ulaşılır.
Metinde geçmeyen, yorum veya dış bilgi gerektiren seçeneği tespit ederek soruyu sonuca ulaştırmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 560Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen cümleleri, sağ sütunda yer alan ve bu cümlelerin nesnellik-öznellik durumları ile yapısal özelliklerini açıklayan en uygun tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, romanın giriş bölümünde yirmi üç farklı karaktere yer vererek Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında tek bir bölümde yer verilen en geniş şahıs kadrosunu oluşturmuştur.
Şairin, geleneksel aruz kalıplarını kırarak oluşturduğu bu alışılmadık ritim, şiir okurlarının estetik algısında yeni ufuklar açacak bir nitelik taşımaktadır.
Öykülerde mekân betimlemesi yapılırken yöresel ağız özelliklerine yer verilmesi, okurun anlatılan çevreyle kurduğu bağı güçlendirerek eserin inandırıcılığını artırmaktadır.
Son yapılan anket verilerine göre, bu belgeselin yayınlandığı kuşakta izleyici kitlesinin odaklanma oranının geçmiş döneme kıyasla yüzde on beş arttığı saptanmıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle birinci tanımla, ikinci cümle ikinci tanımla, üçüncü cümle üçüncü tanımla, dördüncü cümle ise dördüncü tanımla eşleşmelidir.
Verilen cümlelerin her biri, sağ taraftaki yapısal ve anlamsal tanımlarla tam olarak uyuşmaktadır. Nesnel cümlelerdeki derecelendirmeler kanıtlanabilir nitelikteyken, öznel cümlelerde kişisel yorumlar ve geleceğe dönük sanatsal beklentiler yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin yüklemini ve yapısını inceleyerek doğrulanabilirlik durumunu kontrol etmek.
Cümledeki 'en geniş şahıs kadrosu' ifadesinin yoruma değil, sayılabilir verilere dayandığı ve nesnel olduğu belirlendi.
Derecelendirme zarflarının her zaman öznellik yaratmadığı bilgisiyle nesnel tanımı bulmak.
2
İkinci cümlede yer alan 'estetik algı' ve 'yeni ufuklar açacak' ifadelerini değerlendirmek.
Geleceğe yönelik bir beğeni tahmini yapıldığı için öznel bir yargı olduğu tespit edildi.
Sanatsal değerlendirmelerin ve estetik beklentilerin kişiselliğini (öznelliğini) saptamak.
3
Üçüncü cümleyi inceleyerek 'yöresel ağız özellikleri'nin etkisi üzerine yapılan yorumu analiz etmek.
İnandırıcılığı artırma durumunun kişiden kişiye değişebileceği ve öznel olduğu belirlendi.
Dilsel özelliklerin okur üzerindeki etkisinin öznel bir yorum olduğunu anlamak.
4
Dördüncü cümlede geçen 'anket verilerine göre' ve 'yüzde on beş' ifadelerini incelemek.
İstatistiki verilere dayalı, doğruluğu ölçülebilir nesnel bir yargı olduğu belirlendi.
Sayısal ve istatistiksel verilerin nesnel anlatım özelliğini doğrudan karşıladığını görmek.

Anahtar Kavram

Cümlede Anlam - Öznel ve Nesnel Anlatım
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 28 / 338Sonraki