Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 581Soru

Nicel anlamlı bir sözcük, cümledeki kullanımına bağlı olarak ölçülemeyen veya sayılamayan bir özelliği ifade edecek şekilde nitel anlam kazanabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük nicel anlamlıyken bağlamına göre nitel anlam kazanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylara karşı gösterdiği bu geniş bakış açısı, sorunları daha kolay çözmesini sağlıyordu.

Cevap

Olaylara karşı gösterdiği bu geniş bakış açısı, sorunları daha kolay çözmesini sağlıyordu.
Geniş sözcüğü normalde fiziksel genişliği yani ölçülebilen bir boyutu ifade eden nicel bir kelimedir. Ancak bu cümlede, zihinsel hoşgörü ve kapsamlılık anlamında kullanılarak ölçülemeyen bir özellik bildirmiş ve nitel anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki koyu yazılmış sözcüklerin temel (nicel) anlamlarını ve ölçülebilirlik durumlarını belirleme
Geniş, derin, yüksek ve bol sözcükleri fiziksel olarak ölçülebilen nicelikleri ifade ederken; samimi sözcüğü doğrudan nitel bir özellik bildirir.
Nicel sözcüklerin tespiti için fiziksel olarak ölçülebilir veya sayılabilir olma özelliği aranır.
2
Sözcüklerin cümle içindeki bağlamsal anlamlarını analiz etme
Geniş sözcüğü fiziksel eni değil, zihinsel hoşgörüyü/kapsamı (nitelik) anlatmak için kullanılmıştır. Derin, yüksek ve bol sözcükleri ise kendi ölçülebilir (nicel) anlamlarını korumaktadır.
Sözcüğün nicelden nitele anlam kaymasına uğrayıp uğramadığını belirlemek için bağlam incelenir.
3
Doğru yanıtı seçme
Geniş sözcüğünün nicel anlamdan nitel anlama kaydığı cümle belirlenir.
Soruda istenen nicel-nitel anlam dönüşümünü örnekleyen tek seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı sözcüklerin cümledeki bağlamlarına göre ölçülemeyen veya sayılamayan bir özelliği ifade ederek nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Soru 582Soru

17. yüzyılda teleskobun gökyüzü gözlemlerinde ilk kez kullanılması, o güne dek sadece çıplak gözle sınırlı kalıp felsefi kabullerin gölgesinde yürütülen astronomi çalışmalarının nesnel bir bilimsel kimlik kazanma sürecini başlatmıştır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17. yüzyıldan önce astronomi araştırmalarında gökyüzünü gözlemlemek için çıplak gözün ötesine geçen bir araç kullanılmamıştır.

Cevap

17. yüzyıldan önce astronomi araştırmalarında gökyüzünü gözlemlemek için çıplak gözün ötesine geçen bir araç kullanılmamıştır.
Cümlede yer alan 'o güne dek sadece çıplak gözle sınırlı kalıp' ifadesi ve teleskobun gökyüzü gözlemlerinde 'ilk kez' 17. yüzyılda kullanıldığı bilgisi, bu tarihten önce çıplak göz dışında herhangi bir gökyüzü gözlem aracından faydalanılmadığını kesin olarak ortaya koymaktadır. Bu nedenle çıplak gözün ötesine geçen bir aracın kullanılmadığı yargısı kesin olarak çıkarılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anlam sınırlandırıcı ve zaman bildiren anahtar ifadeleri tespit etmek.
Cümlede geçen 'ilk kez' ve 'o güne dek sadece çıplak gözle sınırlı kalıp' ifadelerinin sınırlandırıcı rolleri belirlenir.
Kesin çıkarım sorularında bu tür ifadeler yargının sınırlarını çizer.
2
Teleskobun kullanıldığı dönem ile öncesini araç kullanımı yönünden karşılaştırmak.
Teleskobun gökyüzü gözleminde 17. yüzyılda ilk kez kullanılması ve o güne kadar çalışmaların sadece çıplak gözle yapılması, 17. yüzyıldan önce çıplak gözün ötesinde başka bir gözlem aracının kullanılmadığı sonucunu verir.
İlk kullanım ve sadece çıplak gözle sınırlılık durumları bizi doğrudan ve kesin bir biçimde bu sonuca ulaştırır.
3
Seçeneklerdeki kesinlik bildirmeyen, metni aşan veya yorum içeren ifadeleri elemek.
Felsefi etkilerin tamamen yok olduğu, nesnel olamamanın tek nedeninin felsefe olduğu veya teleskobun bu amaçla geliştirilen ilk araç olduğu gibi metni aşan yargılar elenir.
Cümlede doğrudan verilmeyen varsayımlar ve yorumlar kesin yargı olarak kabul edilemez.

Anahtar Kavram

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Soru 583Soru

Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
— Çocukluğumda dedemin anlattığı masallar ve evimizdeki zengin kitaplık, edebiyata yönelmemdeki en büyük etkendi. Onların dünyasında kaybolmak beni yazmaya özendirdi.
Gazeteci:
(II) ----
Yazar:
— Yazarken sessiz, dış dünyadan tamamen yalıtılmış bir ortam ararım. Genellikle sabahın erken saatlerinde, zihnim henüz günün yorgunluğuyla dolmamışken çalışmayı tercih ederim.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Edebiyata ve yazmaya olan ilginizin kaynağı nedir?
II. Yazılarınızı kaleme alırken nasıl bir çalışma ortamı tercih edersiniz?

Cevap

Edebiyata ve yazmaya olan ilginizin kaynağı nedir? / Yazılarınızı kaleme alırken nasıl bir çalışma ortamı tercih edersiniz?
Yazarın ilk cevabındaki 'edebiyata yönelmemdeki en büyük etkendi' ifadesi edebiyata ilginin kaynağını sormayı gerektirir. İkinci cevaptaki 'sessiz, yalıtılmış bir ortam ararım' ve 'çalışmayı tercih ederim' ifadeleri ise doğrudan çalışma ortamı ve koşullarıyla ilgilidir. Bu nedenle edebiyata ilginin kaynağını ve yazarken tercih edilen ortamı soran seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragraftaki yazarın yanıtını analiz edin.
Yazar, edebiyata yönelmesinin çocukluk masalları ve kitaplıkla ilişkili olduğunu söylüyor.
Yazarın edebiyata başlama veya yönelme sebebini sorgulayan bir soru aranmalıdır.
2
İkinci paragraftaki yazarın yanıtını analiz edin.
Yazar, sessiz bir çalışma ortamını ve sabah saatlerinde yazmayı tercih ettiğini belirtiyor.
Yazarın yazma sırasındaki koşullarını, çalışma ortamını veya yazma alışkanlıklarını soran bir soru aranmalıdır.
3
Seçenekleri bu analizlere göre eşleştirin.
İlk soru için edebiyata ilginin kaynağını, ikinci soru için ise yazarken tercih edilen çalışma ortamını soran seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Metindeki anahtar kelimeler ve bağlamla birebir uyuşan tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Paragrafta soru-cevap ilişkisini kurarken konuşmacının verdiği yanıtların ana düşüncesi ve anahtar kelimeleri ile soruların hedefleri örtüşmelidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 584Soru

Dilin sanatsal ve düşünsel işlevinde sözcükler, günlük hayattaki ilk anlamlarının dı��ına çıkarak soyut ve yeni kavramsal alanlar oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebiyat eleştirmeninin son yazısında ortaya koyduğu sığ yorumlar, eserin derinliğini kavramaktan uzak olduğunu gösteriyor.

Cevap

Edebiyat eleştirmeninin son yazısında ortaya koyduğu sığ yorumlar, eserin derinliğini kavramaktan uzak olduğunu gösteriyor.
Doğru yanıt, eleştirmenin yorumlarının yüzeysel ve derinlikten yoksun olduğunu belirtmek amacıyla fiziksel derinliği az olan anlamındaki "sığ" sözcüğünün tamamen soyutlaştırılarak kullanıldığı seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki kalın yazılmış sözcüklerin temel (gerçek) anlamlarını belirleme.
"Göbek" karın bölgesindeki çukurluk; "sığ" derinliği az olan yer; "kanat" kuşların uçma organı; "kol" insanın üst uzvu; "ağız" yüzdeki organ boşluğudur.
Sözcüğün yan veya mecaz anlam kazandığını anlamak için öncelikle temel (sözlük) anlamı ile olan ilişkisini kurmak gerekir.
2
Sözcüklerin cümledeki kullanımlarında temel anlamlarıyla olan bağlarını ve somutluk/soyutluk durumlarını analiz etme.
"Göbek", "kanat", "kol" ve "ağız" sözcükleri şekilsel ya da işlevsel benzerlikler yoluyla somut nesneleri/bölümleri karşılamaktadır (yan anlam). "Sığ" sözcüğü ise fiziksel derinlik anlamını tamamen yitirerek soyut bir kavram olan "yüzeysel, yetersiz yorum" anlamında kullanılmıştır.
Yan anlamda temel anlamla somut bir benzerlik bağı sürerken, mecaz anlamda sözcük tamamen soyutlaşarak yeni bir anlam kazanır.
3
Doğru seçeneği belirleme.
"Sığ" sözcüğünün tamamen soyutlaşarak mecaz anlam kazandığı tespit edilir.
Yalnızca "sığ" sözcüğü temel anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavrama karşılık gelmektedir.

Anahtar Kavram

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır. Yan anlam ise sözcüğün temel anlamıyla olan şekilsel veya işlevsel bağını koparmadan kazandığı somut anlamdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 585Soru

Aşağıda verilen numaralandırılmış cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine göre harflerle gösterilen kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Roman; yaşanmış ya da yaşanması mümkün olan olayların, insan ilişkilerinin ve durumların yer ile zaman belirtilerek kurgulandığı uzun edebi türdür.
Tut ki hazırladığın bu rapor yönetim kurulu tarafından onaylanmadı, B planın nedir?
Bu yazar, son eserinde diğer romanlarına kıyasla çok daha akıcı ve sade bir anlatım tercih etmiştir.
Yol yapım çalışmaları nedeniyle akşam saatlerinde trafik yoğunluğu normalden fazla olabilir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle Tanım, ikinci cümle Varsayım, üçüncü cümle Karşılaştırma, dördüncü cümle ise Olasılık kavramıyla eşleşir.
Cümlelerin taşıdığı kavramlar sırasıyla incelendiğinde; birinci cümlenin 'nedir' sorusuna yanıt vermesiyle bir tanım olduğu, ikinci cümlenin 'tut ki' ifadesiyle varsayım belirttiği, üçüncü cümlenin 'kıyasla' kelimesiyle karşılaştırma yaptığı, dördüncü cümlenin ise '-ebilir' ekiyle olasılık bildirdiği net bir şekilde saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi incelemek
Birinci cümlede 'Roman ... edebi türdür.' ifadesiyle 'Roman nedir?' sorusuna doğrudan cevap verilmektedir.
Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu açıklayan cümleler tanım cümleleridir.
2
İkinci cümleyi incelemek
İkinci cümlede yer alan 'Tut ki' ifadesiyle, henüz gerçekleşmemiş bir durumun geçici olarak gerçekleşmiş sayıldığı görülür.
Gerçekleşmemiş bir durumu bir anlığına gerçekleşmiş kabul eden cümleler varsayım cümleleridir.
3
Üçüncü cümleyi incelemek
Üçüncü cümlede 'diğer romanlarına kıyasla' ifadesiyle yazarın eserleri arasında bir mukayese yapılmıştır.
En az iki farklı durumun, kavramın ya da varlığın benzer veya farklı yönlerini ortaya koyan cümleler karşılaştırma cümleleridir.
4
Dördüncü cümleyi incelemek
Dördüncü cümlede '-ebilir' ekiyle gerçekleşmesi kesin olmayan ancak ihtimal dahilinde olan bir duruma yer verilmiştir.
Bir eylemin ya da durumun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin olmadığı, ihtimal barındırdığı cümleler olasılık cümleleridir.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık)
Soru 586Soru

Modern teknolojik araçların yaşamın ritmini hızlandırması, bireyin şimdiki zamana sıkışmasına ve geçmiş ile gelecek arasındaki nedensel köprüleri yitirmesine yol açmaktadır. Teknolojinin sunduğu hız, insanı özgürleştirmek bir yana, onu kronolojik bir hapishaneye mahkûm eder. Anlık enformasyon akışı altında ezilen insan zihni, olayları tarihsel bir süreklilik içinde konumlandırmak yerine, onları birbirinden kopuk tekil uğraklar olarak deneyimler. Bu durum, hafızayı geçmişin dinamik bir yeniden inşası olmaktan çıkarıp durağan bir veri deposuna indirger. Bu hapishanede geçmiş, nostaljik bir tüketim nesnesine dönüşürken gelecek ise sadece belirsizliğin getirdiği bir kaygı kaynağı haline gelir. Tarihsel bilincin yitimi, toplumların kolektif gelecek tasavvurlarını da felce uğratır; çünkü geçmişin deneyim süzgecinden geçmeyen bir gelecek tahayyülü, şimdiki anın teknolojik imkanlarının doğrusal bir uzantısı olmaktan öteye gidemez. Sonuç olarak, zamanın parçalanması ve derinliğini kaybetmesi, insanı kendi ürettiği hızın pasif bir nesnesi haline getirerek onu tarihsel özne olma vasfından uzaklaştırır.

Bu parçadan hareketle, 'Teknolojik gelişimin getirdiği hız ve bilgi yoğunluğu, insanı geçmiş ve gelecek bağını kopararak şimdiki zamana hapsetmekte ve onu kendi tarihini yapma iradesinden yoksun bırakmaktadır.' yargısına ulaşılabilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Sunulan yargı doğrudur. Metnin ana düşüncesi, teknolojik hızın insanı zamansal olarak parçalayarak tarihsel bir özne olmaktan uzaklaştırdığı yönündedir.
Verilen yargı, metnin ana fikrini tam olarak yansıtmaktadır. Metinde teknolojinin hızı nedeniyle insanın şimdiki zamana sıkışıp kaldığı, geçmiş ve gelecek arasındaki nedensel bağı yitirdiği ve bunun sonucunda tarihsel bir özne olmaktan çıkıp pasif bir nesne haline geldiği belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatle okuyarak ana temayı ve yazarın savunmak istediği temel tezi belirlemek.
Yazarın, teknolojinin getirdiği hızın zaman algısını parçaladığı ve insanı tarihin edilgen bir nesnesi haline getirdiği yönündeki ana fikrine ulaşılır.
Metnin bütünsel iletisini kavramak, sunulan yargının doğruluğunu test etmenin ilk adımıdır.
2
Paragrafta yer alan yardımcı düşünceleri ve bunların ana fikirle olan nedensel ilişkilerini analiz etmek.
Hafızanın veri deposuna dönüşmesi, geleceğin belirsizleşmesi gibi yan durumların, 'tarihsel özne olmaktan uzaklaşma' ana sonucuna hizmet eden gerekçeler olduğu saptanır.
Yardımcı düşüncelerin ana düşünceyi destekleyen unsurlar olduğunu fark etmek, yanlış çıkarımları engeller.
3
Soru kökündeki yargıyı metnin ana fikriyle karşılaştırmak.
Soru kökündeki 'geçmiş ve gelecek bağını kopararak şimdiki zamana hapsetme ve kendi tarihini yapma iradesinden yoksun bırakma' ifadesinin metindeki 'zamanın parçalanması ve insanı tarihsel özne olma vasfından uzaklaştırma' teziyle tam olarak örtüştüğü görülür.
Önerilen yargının metnin ana düşüncesini eksiksiz ve doğru bir şekilde sentezleyip sentezlemediğini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 587Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nicel anlamlı bir sözcük, cümledeki bağlamı sebebiyle nitel bir anlam kazanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplantıda dile getirilen derin fikirler, projenin gidişatını tamamen değiştirdi.

Cevap

Toplantıda dile getirilen derin fikirler, projenin gidişatını tamamen değiştirdi.
Doğru seçenekte yer alan 'derin' sözcüğü normal şartlarda fiziksel olarak ölçülebilen bir derinliği (nicel) ifade eder. Ancak bu cümlede 'derin fikirler' şeklinde kullanılarak düşüncenin olgunluğunu, kapsamını ve niteliğini ifade edecek şekilde (nitel) kullanılmış ve anlam kaymasına uğramıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüklerin nicel ve nitel anlam özelliklerini tanımlama.
Nicel anlam; sayılabilen, ölçülebilen özellikleri ifade ederken; nitel anlam sayılmayan, ölçülemeyen nitelikleri ifade eder.
Soruda istenen nicel anlamlı bir sözcüğün bağlam içinde nitel anlam kazanması durumunu tespit etmek için temel kavramları belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki nicel anlamlı sözcüklerin cümledeki kullanımlarını inceleme.
'Ağır' bavul (ölçülebilir ağırlık - nicel), 'geniş' pencere (ölçülebilir boyut - nicel) ve 'derin' fikirler (ölçülemeyen zihinsel derinlik - nitel).
Sözcüklerin bağlam içindeki gerçek/mecaz durumunu ve ölçülebilirlik niteliğini değerlendirmek gerekir.
3
Nitel anlam kazanmış olan nicel sözcüğü saptama.
'Derin' sözcüğü fiziksel derinlikten (nicel) zihinsel/fikirsel derinliğe (nitel) aktarılmıştır.
Anlam kaymasına uğrayarak ölçülemez bir niteliği ifade etmeye başlayan doğru sözcüğü ve cümleyi kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümle bağlamında nitel anlam kazanması (anlam kayması)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 588Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler verilmiştir.

Metin:
(I) İtalyan nörobiyologlar tarafından makak maymunlarının beyin aktiviteleri incelenirken tesadüfen keşfedilen ayna nöronlar, bireyin hem bir eylemi kendisi gerçekleştirdiğinde hem de aynı eylemi yapan bir başkasını gözlemlediğinde ateşlenen özel beyin hücreleridir. (II) Bu nöronal sistem, insanlarda sadece motor becerilerin taklit edilerek öğrenilmesini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda karşı tarafın hissettiği acı, neşe veya hüzün gibi karmaşık duygusal durumların da zihinde simüle edilmesini sağlar. (III) Bilişsel empatinin temel biyolojik mekanizması olarak kabul edilen bu hücreler sayesinde, bir başkasının yaşadığı deneyim doğrudan bizim duyusal haritamıza aktarılarak 'ötekinin' iç dünyasını anlamamızın fizyolojik yolu açılır. (IV) Ancak ayna nöronların varlığı tek başına tam bir empati gelişimini garantilemez; zira bu biyolojik altyapının işlevselliği, bireyin içinde büyüdüğü kültürel normlar, sosyal etkileşimler ve deneyim birikimiyle sürekli olarak şekillenir ve yönlendirilir.

Buna göre, parçadaki numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle ile 'Belirli hücrelerin keşfinin...', II. Cümle ile 'Bahsi geçen sistemin...', III. Cümle ile 'Başkalarının tecrübelerinin...', IV. Cümle ile 'Empati yeteneğinin...' ifadeleri eşleşmektedir.
I. Cümle, ayna nöronların plansızca keşfedilmesini ve eylemin hem yapılması hem izlenmesinde ateşlenmesini içerdiğinden 'Belirli hücrelerin keşfinin...' yargısıyla eşleşir. II. Cümle, motor taklidin ötesine geçerek duygusal durumların simülasyonunu içerdiğinden 'Bahsi geçen sistemin...' yargısıyla eşleşir. III. Cümle, empatinin hücresel zeminini ve algı haritasını açıkladığından 'Başkalarının tecrübelerinin...' yargısıyla eşleşir. IV. Cümle ise biyolojik donanımın çevre ve sosyal yaşantıyla şekillenme zorunluluğunu anlattığından 'Empati yeteneğinin...' yargısıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki I. cümleyi analiz etme
Cümledeki 'tesadüfen keşfedilen' ibaresi planlı bir hedef olmadığını, 'hem kendisi yaptığında hem gözlemlediğinde ateşlenen' ibaresi ise ortak tepkiyi gösterir. Bu yüzden I. cümle, belirli hücrelerin hedeflenmiş bir çalışma olmadan keşfedildiğini söyleyen yargıyla eşleşir.
İlk cümlenin anahtar kelimelerini ('tesadüfen', 'ateşlenen') saptamak.
2
Metindeki II. cümleyi analiz etme
Cümlede sadece motor taklitle kalmayıp acı, neşe gibi duyguların simüle edildiği aktarılmaktadır. Bu da fiziksel hareketlerin ötesine geçip içsel yaşantıların zihinsel üretimini belirten yargı ile eşleşir.
İkinci cümlenin sınırlarını ('sadece motor becerilerle kalmaz', 'simüle edilmesi') çözümlemek.
3
Metindeki III. cümleyi analiz etme
Cümledeki deneyimin duyusal haritaya aktarılması algı şemasına yansımayı, bilişsel empatinin temel biyolojik mekanizması ve fizyolojik yolu ise bedensel/maddi zemini gösterir. Bu durum, ilgili yargıyla tam örtüşür.
Üçüncü cümledeki kavramsal ilişkileri ('biyolojik mekanizma', 'fizyolojik yol') anlamlandırmak.
4
Metindeki IV. cümleyi analiz etme
Cümle biyolojik altyapının tek başına yetmediğini, kültürel normlar, sosyal etkileşimler ve yaşantı birikimiyle şekillendiğini belirtir. Bu da doğuştan gelen donanımın çevresel etmenlerle işlenmesi gerektiği yargısıyla eşleşir.
Son cümledeki sınırlandırmaları ('tek başına garantilemez', 'deneyim birikimiyle şekillenir') kavramak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 589Soru

(I) Derin deniz ekosistemleri, güneş ışığının ulaşamadığı aşırı basınçlı ve karanlık ortamlarıyla Dünya'nın en az keşfedilmiş bölgeleridir. (II) Bu ekstrem koşullarda yaşayan canlılar, kemosentez yoluyla kendi enerjilerini üreterek benzersiz bir besin zinciri halkası oluştururlar. (III) Teknolojik yetersizlikler nedeniyle bu bölgelerdeki canlı türlerinin büyük bir kısmı henüz tam olarak sınıflandırılamamıştır. (IV) Araştırmacılar, okyanus tabanındaki hidrotermal bacaların çevresinde mikroorganizma çeşitliliğini haritalandırmak üzere yeni bir su altı robotu tasarlamışlardır. (V) Okyanus derinliklerindeki bu bakir habitatların ekolojik dengesi, insan kaynaklı kirliliğin bu bölgelere ulaşması önlenebildiği sürece korunabilecektir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V.

Cevap

Beşinci cümle
Beşinci cümlede belirtilen ekolojik dengenin korunabilmesi eylemi, kirliliğin önlenmesi koşuluna bağlanmıştır. Cümledeki '-diği sürece' ifadesi bu koşul-sonuç anlamını sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin anlam ilişkilerini belirlemek için yargıların gerçekleşme biçimini ve bağlayıcı unsurları incelemek.
Cümlelerdeki amaç, neden ve koşul anlamı veren ifadeler tespit edilir.
Koşul-sonuç ilişkisini diğer anlam ilişkilerinden (neden-sonuç, amaç-sonuç) ayırt etmek.
2
Beşinci cümledeki '-diği sürece' ifadesini ve anlam bağını analiz etmek.
Ekolojik dengenin korunması eyleminin (sonuç), kirliliğin ulaşmasının önlenmesi durumuna (koşul) bağlı olduğu belirlenir.
Doğru seçeneği teyit etmek.

Anahtar Kavram

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 590Soru

(I) Uçurtmanın tarihi, günümüzden yaklaşık iki bin beş yüz yıl öncesine, antik Çin topraklarına kadar uzanır. (II) İlk zamanlarda askeri istihbarat ve sinyalleşme amacıyla kullanılan bu araç, zamanla tüm dünyaya yayılarak bir eğlence kültürüne dönüşmüştür. (III) Özellikle Asya ülkelerinde her yıl düzenlenen festivallerle uçurtma uçurmak, köklü bir geleneğin simgesi haline gelmiştir. (IV) Uçurtmanın gökyüzünde dengede kalabilmesi, aerodinamik prensiplerin doğru uygulanmasına bağlıdır. (V) Rüzgarın uçurtma yüzeyine yaptığı basınç, yer çekimi kuvvetini yenerek aracın yükselmesini sağlar. (VI) Kuyruk kısmı ise havada salınan uçurtmanın kendi ekseni etrafında dönmesini engelleyerek uçuşu kararlı hale getirir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; IV.; 4; dördüncü; dördüncü cümle; 4. cümle; IV. cümle

Cevap

IV. cümle (Uçurtmanın gökyüzünde dengede kalabilmesi... ile başlayan cümle)
Bu parçada (I), (II) ve (III) numaralı cümlelerde uçurtmanın tarihi, geçmişteki kullanım amaçları ve kültürel boyutu ele alınmıştır. Ancak (IV) numaralı cümleden itibaren konu değişmiş, uçurtmanın havada kalmasını sağlayan aerodinamik yasalar ve fiziksel prensipler açıklanmaya başlanmıştır. Dolayısıyla, yeni bir paragrafa (IV) numaralı cümleyle geçilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve yönlerini belirleme.
(I), (II) ve (III) numaralı cümlelerde uçurtmanın tarihsel gelişimi ve kültürel yerinden bahsedilirken; (IV), (V) ve (VI) numaralı cümlelerde uçurtmanın uçma mekanizması ve aerodinamik prensiplerinden bahsedilmektedir.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun veya bakış açısının değiştiği ilk cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Konu değişiminin başladığ�� ilk cümleyi saptama.
Uçuş mekaniğini ve aerodinamik yasaları anlatmaya başlayan (IV) numaralı cümle ikinci paragrafın giriş cümlesidir.
Bu cümleden itibaren metin tarihsel/kültürel boyuttan sıyrılarak tamamen teknik ve fiziksel açıklamalara geçiş yapmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 591Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralandırılmış cümleleri, sağ sütunda yer alan anlam özellikleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat tarihi alan��ndaki bu yeni çalışmanın, yazarın daha önce kaleme aldığı biyografik eserlere kıyasla arşiv belgelerine daha çok yaslandığı görülmektedir.
Sanatçının, önümüzdeki yıl açmayı planladığı retrospektif sergisinde çocukluk yıllarından kalan eskizlere de yer vereceğini açıklaması heyecan uyandırdı.
Eleştirmenin bu sert tavrından sonra, yazarın yeni romanında toplumsal temalardan ziyade bireyin iç dünyasına yöneleceğini öngörebiliriz.
Modern dünyada yalnızlaşan bireyin kendini yeniden bulma çabasının, ancak ve ancak geçmişin kültürel birikimiyle bağ kurarak mümkün olabileceği savını bir an için geçerli kabul edelim.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle karşılaştırma, ikinci cümle tasarı, üçüncü cümle tahmin, dördüncü cümle ise varsayım kavramıyla eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin tamamı, cümlelerdeki belirleyici kavramsal ifadelerle doğrudan örtüşmektedir. Karşılaştırma cümlesi 'kıyasla' ifadesiyle, tasarı cümlesi 'açmayı planladığı' ifadesiyle, tahmin cümlesi 'öngörebiliriz' ifadesiyle, varsayım cümlesi ise 'bir an için geçerli kabul edelim' ifadesiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anlam özelliğini tespit etmek
Yeni çalışmanın önceki biyografik eserlerle kıyaslandığı saptanmıştır.
Cümlede kullanılan 'kıyasla' ve 'daha çok' sözcükleri karşılaştırma anlamını açıkça ortaya koymaktadır.
2
İkinci cümlenin anlam özelliğini tespit etmek
Geleceğe yönelik planlanan sergi içeriğinin belirtildiği saptanmıştır.
'Planlamak' eylemi gelecekte yapılması hedeflenen tasarıları ifade eder.
3
Üçüncü cümlenin anlam özelliğini tespit etmek
Eleştirmenin tavrından yola çıkarak yazarın gelecek yönelimi üzerine bir çıkarım yapıldığı saptanmıştır.
'Öngörebiliriz' kelimesi eldeki veriler doğrultusunda yapılan bir tahmini gösterir.
4
Dördüncü cümlenin anlam özelliğini tespit etmek
Sunulan savın geçici olarak doğru kabul edildiği saptanmıştır.
'Bir an için geçerli kabul edelim' kalıbı varsayım cümlelerinin tipik bir özelliğidir.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Karşılaştırma, Tasarı, Tahmin, Varsayım)
Soru 592Soru

Modern kentleşme süreçleri, şehirlerin yalnızca mimari dokusunu ve görsel silüetini değiştirmekle kalmamı��; aynı zamanda o kentleri benzersiz kılan 'ses peyzajlarını' (soundscape) da tek tipleştirmiştir. Her kentin kendine has rüzgâr uğultusu, satıcı nidası, zanaat tıkırtısı veya meydan uğultusu, yerini motorlu taşıtların, havalandırma ünitelerinin ve endüstriyel cihazların mekanik uğultusuna bırakmıştır. Akustik ekoloji üzerine yapılan araştırmalar, seslerin de en az tarihi binalar kadar kolektif hafızanın ve kültürel kimliğin bir parçası olduğunu göstermektedir. Bir kentin ses mirasını korumak, sadece geçmişe yönelik nostaljik bir özlem değil, o kentin özgün kimliğini geleceğe taşıma kararlılığıdır. Dolayısıyla kentsel tasarım planlarında görsel estetiğin yanında işitsel boyutun da planlanması, kent kimliğinin korunması açısından hayati bir önem taşımaktadır.

Bu parçada yakınılan temel durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern kentleşmenin şehirlerin kendine özgü ses peyzajlarını yok ederek işitsel kimliklerini tek tipleştirmesi

Cevap

Modern kentleşmenin şehirlerin kendine özgü ses peyzajlarını yok ederek işitsel kimliklerini tek tipleştirmesi
Modern kentleşmeyle birlikte şehirlerin kendilerine özgü ses peyzajlarının yok olması ve işitsel kimliklerinin tek tipleşmesi ifadesi parçanın temel konusunu ve yazarın yakındığı ana durumu tam olarak yansıtmaktadır. Yazar, modern kentleşmenin şehirlerin ses dokusunu tektipleştirdiğini, özgün sesleri yok ederek yerine mekanik gürültüleri getirdiğini ve bunun kent kimliğinin korunması önünde büyük bir engel oluşturduğunu anlatmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak yazarın ele aldığı temel konuyu ve yakındığı ana durumu belirlemek.
Yazarın modern kentleşme ile birlikte kentlerin kendilerine özgü seslerini kaybetmesinden ve seslerin tek tipleşmesinden yakındığı tespit edilir.
Paragrafın konusu, yazarın üzerinde durduğu, yakındığı ya da açıkladığı temel düşüncedir.
2
Seçenekleri analiz ederek metinde doğrudan yer almayan veya yazarın asıl yakınma noktası olmayan ifadeleri elemek.
Tarihi binalarla karşılaştırma yapan, akustik ekoloji çalışmalarının aksadığını öne süren ve nostaljinin modern yaşamla çatıştığını iddia eden seçenekler elenir.
Bu çeldiriciler metinde geçmeyen bilgileri içerir veya metne öznel yorum katılması durumunda doğruymuş gibi görünebilir.
3
Metnin ana fikrini ve yazarın yakınma konusunu tam olarak yansıtan seçeneği belirlemek.
Modern kentleşmenin kentlerin özgün ses peyzajlarını yok etmesi ve işitsel kimliklerini tek tipleştirmesi ifadesinin doğru cevap olduğu belirlenir.
Metindeki ilk cümleden itibaren üzerinde durulan ve son cümlede kentsel tasarımdaki eksiklik olarak vurgulanan temel yakınma konusu bu seçenekte eksiksiz verilmiştir.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Soru 593Soru

A��ağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek anlam, yan anlam, mecaz anlam) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Baharın gelişiyle birlikte havalar iyice ısındı.
Sanatçının son eserindeki kuru anlatım okuru sıkıyor.
Çantanın ağzını kapatmayı unuttuğu için eşyaları döküldü.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Baharın gelişiyle birlikte havalar iyice ısındı cümlesindeki 'ısındı' sözcüğü gerçek anlam, sanatçının son eserindeki kuru anlatım okuru sıkıyor cümlesindeki 'kuru' sözcüğü mecaz anlam, çantanın ağzını kapatmayı unuttuğu için eşyaları döküldü cümlesindeki 'ağzını' sözcüğü yan anlam ile eşleşmektedir.
Isınmak kelimesinin sıcaklık artışını bildirmesi gerçek anlamı, kuru kelimesinin duygusuz ve süssüz anlatımı karşılaması mecaz anlamı, ağız kelimesinin ise şekil yönünden benzerlikle bir nesnenin bölmesini karşılaması yan anlamı örnekler.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede koyu yazılmış 'ısındı' kelimesinin anlamına bakılır.
Havanın sıcaklığının artmasını ifade ettiği için kelimenin ilk akla gelen gerçek anlamında kullanıldığı saptanır.
Gerçek anlam, sözcüğün sözlükteki ilk ve temel anlamıdır.
2
İkinci cümledeki 'kuru' sözcüğünün anlamına bakılır.
Anlatımın kuru olması ifadesinde, kelimenin ıslak karşıtı olmaktan tamamen sıyrılarak soyut bir özellik kazandığı görülür.
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı bu yeni soyut anlam mecaz anlamdır.
3
Üçüncü cümledeki 'ağzını' sözcüğünün anlamına bakılır.
İnsan ağzı şekilsel olarak çantanın açılan kısmına benzetilmiştir ancak tamamen yeni bir soyut anlam kazanmamıştır.
Temel anlamla bağlantısını koparmadan şekil veya işlev benzerliğiyle kazandığı bu anlam yan anlamdır.

Anahtar Kavram

Mecaz anlam, sözcüğün gerçek ve yan anlamlarından tamamen sıyrılarak kazandığı yeni, soyut ve mecazi anlamdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 594Soru

Yapay ışık kaynaklarının kontrolsüz artışı, modern kentleri geceleri de görünür kılarken gökyüzünün binlerce yıllık karanlığını elimizden alıyor. Bugün insanlık, yıldızların kılavuzluğunda yön bulduğu, mitolojiler ürettiği ve evrendeki yerini sorguladığı o kozmik manzaradan yoksun büyüyor. Işık kirliliği yalnızca ekolojik dengeleri bozmakla kalmıyor, insan zihninin sonsuzlukla kurduğu bağı da koparıyor. Gökyüzüne baktığında sadece yapay bir parıltı gören modern birey, doğanın derin sessizliğinden ve evrenin büyüleyiciliğinden uzaklaşıyor. Bu durum, insan yaratıcılığının ve sanatsal ilhamın da sınırlandığı, gökyüzünün sıradan bir dekora dönüştüğü yeni bir kültürel yabancılaşma sürecini başlatıyor.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapay ışıkların artmasının, insanın gökyüzüyle kurduğu zihinsel ve kültürel bağı zayıflatmasından

Cevap

Yapay ışıkların artmasının, insanın gökyüzüyle kurduğu zihinsel ve kültürel bağı zayıflatmasından
Yazar parçada yapay ışıkların (ışık kirliliğinin) insan ile gökyüzü arasındaki zihinsel ve kültürel bağı zayıflatarak insanı evrenden uzaklaştırdığını ve yeni bir yabancılaşma başlattığını vurgulamaktadır. Bu nedenle doğru cevap, yapay ışıkların artmasının gökyüzüyle kurduğu zihinsel ve kültürel bağı zayıflatması yönündeki ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta üzerinde durulan temel olguyu belirlemek amacıyla metin genel olarak taranır.
Metinde yapay ışık kaynaklarının artışı (ışık kirliliği) ve bunun insan zihni, sanatsal ilhamı ve kültürel dünyası üzerindeki etkileri ele alınmaktadır.
Paragrafta asıl yakınılan durumu saptamak, yazarın eleştirdiği ana düşünceyi bulmayı gerektirir.
2
Metindeki yan düşünceler ile asıl iletilmek istenen temel düşünce karşılaştırılır.
Ekolojik dengenin bozulması bir yan etki olarak sunulurken, metnin bütününde insanın gökyüzüyle olan kozmik/kültürel bağının kopmasına ve buna bağlı yabancılaşmaya vurgu yapıldığı görülür.
Yalnızca yardımcı düşüncelere odaklanan çeldiricileri eleyebilmek.
3
Seçenekler metindeki sınırlarla karşılaştırılarak aşırı genelleyici veya metinde bulunmayan öznel yorumlar ayıklanır.
Gökyüzüyle kurulan zihinsel ve kültürel bağın zayıflamasının vurgulandığı ifade doğru cevap olarak belirlenir.
Parçaya öznel yorum katmadan en kapsamlı ve doğrudan yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta yazarın yakındığı veya eleştirdiği temel durumu (konuyu) tespit etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 595Soru

Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin atmosfer bileşenlerini inceleyen ilk teleskop olan James Webb Uzay Teleskobu, sadece yörüngesindeki kızılötesi algılayıcıları kullanarak derin uzaydaki en sönük galaksilerin ışığını saptayabilmektedir.

Bu cümleden hareketle, 'James Webb Uzay Teleskobu'nun göreve başlamasından önce Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin atmosfer bileşenlerini inceleyen başka bir teleskobun olmadı��ı' yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

James Webb Uzay Teleskobu'ndan önce Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin atmosfer bileşenlerini inceleyen bir teleskobun bulunmadığı yargısına kesin olarak ulaşılır.
Verilen cümlede geçen 'Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin atmosfer bileşenlerini inceleyen ilk teleskop' nitelemesi, James Webb'den önce bu işlevi yapan herhangi bir teleskobun mevcut olmadığını kesin olarak bildirir. Dolayısıyla yargı kesin olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anahtar kavramları ve sınırlandırıcı sözcükleri tespit etmek.
'İlk teleskop' ve 'sadece kızılötesi algılayıcıları' ifadeleri cümlenin anlam sınırlarını çizen temel ögeler olarak belirlenmiştir.
Kesin yargı sorularında cümlenin dışına çıkmayı engellemek ve doğrudan cümledeki ifadelere odaklanmak.
2
'İlk' kelimesinin kurduğu mantıksal ilişkiyi analiz etmek.
James Webb'in bu alanda bir 'ilk' olması, kronolojik olarak kendisinden önce aynı işlevi yerine getiren hiçbir teleskobun olmadığını gösterir.
Sözcüğün kattığı anlam sınırlandırmasının doğruluğunu belirlemek.
3
Ulaşılan mantıksal çıkarım ile sorudaki yargıyı karşılaştırmak.
Soru kökündeki 'başka bir teleskobun olmadığı' yargısı ile cümledeki 'ilk teleskop' ifadesi tam olarak örtüşmektedir.
Cevabın doğruluğunu netleştirmek.

Anahtar Kavram

Cümleden kesin yargı çıkarma sorularında 'ilk', 'tek', 'sadece', 'en' gibi sınırlandırıcı ifadeler cümlenin anlam kapsamını belirler ve kesin doğruları oluşturur.
Soru 596Soru

Göz kırpmak, çoğunlukla gözü dış etkenlerden korumak ve göz yüzeyini nemli tutmak için yapılan refleksif bir hareket olarak bilinir. Ancak son araştırmalar, bu basit eylemin beyin için çok daha önemli bir işlevi olduğunu ortaya koymaktadır. Bilim insanlarına göre her göz kırptığımızda, beynimiz milisaniyeler süren çok kısa bir dinlenme moduna geçer. Bu anlık kesintiler sırasında beynin çevreye odaklanan bölgelerindeki aktivite azalır ve zihin bir nevi 'varsayılan ağ' durumuna geçerek kendini tazeler. Yani göz kırpmak, sadece gözümüzü korumakla kalmaz; aynı zamanda zihnimizin sürekli bilgi akışı arasında nefes almasına yardımcı olur.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göz kırpma eyleminin zihinsel dinlenmedeki işlevi

Cevap

Göz kırpma eyleminin zihinsel dinlenmedeki işlevi
Metinde göz kırpmanın bilinen fizyolojik işlevinin (gözü nemli tutmak ve korumak) yanı sıra beynin kısa süreli dinlenme moduna geçmesini sağlayarak zihni tazelediği anlatılmaktadır. Bu durum, göz kırpma eyleminin zihinsel dinlenmedeki işlevi seçeneğinde doğru şekilde ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek ele alınan ana kavramı belirlemek.
Metinde 'göz kırpmak' ve bunun 'beynin dinlenmesi' ile ilişkisi üzerinde durulduğu görülür.
Paragrafın konusunu belirlemek için metnin ne hakkında yazıldığını tespit etmek gerekir.
2
Sonuç cümlesini değerlendirerek yazarın konuyu bağladığı nihai noktayı saptamak.
Son cümlede göz kırpmanın zihnin nefes almasına (dinlenmesine) yardımcı olduğu vurgulanmıştır.
Konu belirleme sorularında son cümle genellikle metnin odak noktasını özetler.
3
Belirlenen konuyu en genel şekilde kapsayan seçeneği bulmak.
Göz kırpmanın zihinsel dinlenmedeki rolünü ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Konu, parçada anlatılanları en dar veya en geniş olmayan, tam kapsayan başlık veya ifade olmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 597Soru

Modern sosyolojinin kurucularından kabul edilen Émile Durkheim, intiharı bireysel bir psikopatoloji olarak gören geleneksel anlayışa karşı çıkarak bu olgu üzerine sosyoloji tarihindeki ilk ampirik araştırmayı yürütmüş ve intiharın ancak toplumsal bütünleşmeyle açıklanabileceğini savunmuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyoloji tarihinde, Durkheim'ın çalışmasından önce intihar olgusunu ampirik yöntemlerle ele alan bir araştırma yapılmamıştır.

Cevap

Sosyoloji tarihinde, Durkheim'ın çalışmasından önce intihar olgusunu ampirik yöntemlerle ele alan bir araştırma yapılmamıştır.
Cümlede Durkheim'ın intihar olgusu üzerine sosyoloji tarihindeki ilk ampirik araştırmayı yürüttüğü açıkça belirtilmiştir. Buradan hareketle, sosyoloji tarihinde ondan önce bu konuda ampirik (deneyimsel/gözleme dayalı) bir araştırmanın yapılmadığı kesin olarak çıkarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anahtar ifadeleri ve anlam sınırlandırıcı sözcükleri belirleme
Durkheim'ın modern sosyolojinin kurucularından biri olduğu, geleneksel anlayışa karşı çıktığı, intihar olgusu üzerine sosyoloji tarihindeki 'ilk' ampirik araştırmayı yürüttüğü ve intiharın 'ancak' toplumsal bütünleşmeyle açıklanabileceğini savunduğu tespit edilir.
Kesin yargı sorularında cümlede geçen 'ilk', 'ancak', 'tek', 'sadece' gibi sınırlandırıcı sözcükler doğru çıkarımın anahtarıdır.
2
Seçenekleri cümledeki sınırlandırıcı ifadelerle karşılaştırarak eleme yapma
Durkheim'ın çalışmasının 'ilk ampirik araştırma' olması, kendisinden önce sosyoloji tarihinde intihar üzerine ampirik bir araştırma yapılmadığını kesinleştirir. Sosyolojide ampirik yöntemleri kullanan 'ilk bilim insanı' olduğu (tüm alan için) veya geleneksel anlayışın toplumsal etkileri 'tamamen' reddettiği gibi aşırı yorumlar elenir.
Metinde verilmeyen öznel yorumların, aşırı genellemelerin ve kapsam kaymalarının elenmesi gerekir.
3
Doğru seçeneği teyit etme
Sosyoloji tarihinde Durkheim'dan önce intihar olgusunu ampirik yöntemlerle ele alan bir araştırma yapılmadığı yargısının cümleden kesin olarak çıkarılabileceği belirlenir.
Cümledeki 'ilk ampirik araştırma' ifadesi bu yargıyı doğrudan ve kesin olarak doğrular.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlamı Sınırlandıran İfadeleri Yorumlama
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 598Soru

Aşağıda karışık olarak verilen söz gruplarını anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Söz grupları 'kitaplar, insanlığın ortak kültür mirasını gelecek nesillere taşıyan en önemli köprülerdir.' şeklinde sıralanmalıdır.
Cümlenin kurallı ve anlamlı olabilmesi için yüklem olan 'köprülerdir' sözcüğü en sonda, özne olan 'kitaplar' sözcüğü ise en başta yer almalıdır. Araya gelen kelimeler ise 'insanlığın ortak kültür mirasını gelecek nesillere taşıyan en önemli' şeklinde bir sıfat-fiil grubu oluşturarak yüklemi nitelemelidir. Bu mantıksal ve dil bilgisel dizilim doğru sıralamayı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemi ve özneyi belirleme
'köprülerdir' sözcüğü cümlenin yüklemi, 'kitaplar' sözcüğü ise öznesidir.
Türkçede kurallı cümlelerde yüklem sonda, özne ise genellikle cümlenin başında yer alır.
2
Sıfat-fiil grubunu oluşturma
'insanlığın ortak kültür mirasını gelecek nesillere taşıyan en önemli' söz öbeği bir sıfat-fiil grubu olarak birleştirilir.
Bu öbekteki 'mirasını', 'nesillere' ve 'en önemli' kelimeleri doğrudan 'taşıyan' sıfat-fiiline bağlanmaktadır.
3
Ögeleri birleştirerek anlamlı ve kurallı cümleyi kurma
Özne başa, sıfat-fiil grubu ortaya ve yüklem sona gelecek şekilde birleştirilir.
Sıfat-fiil grubu yüklem olan ismi nitelediği için doğrudan yüklemin önüne yerleştirilerek anlam bütünlüğü sağlanır.

Anahtar Kavram

Kurallı cümle oluşturulurken yüklemin sonda olması, öznenin başta bulunması ve kelime gruplarının (tamlamalar, fiilimsiler) bölünmeden birbirine bağlanması gerekir.
Soru 599Soru

(I) Eko-ele��tiri, edebiyat yapıtlarını insan ile çevre arasındaki ilişkiler açısından ele alan ve doğanın metinlerde nasıl temsil edildiğini sorgulayan disiplinler arası bir yaklaşımdır. (II) Bu kuram çerçevesinde yazarlar, eserlerinde vahşi doğanın yok oluşunu ve endüstrileşmenin ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerini estetik bir dille ele alırlar. (III) Küresel ısınmanın son yarım yüzyılda ulaştığı boyutlar, çevre kirliliğini kontrol altına almayı hedefleyen uluslararası antlaşmaların daha sıkı uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. (IV) Böylelikle edebi metinler, sadece sanatsal birer nesne olmanın ötesine geçerek okurda çevre bilincinin uyanmasını sağlayan toplumsal bir işlev kazanır. (V) Nitekim çevre merkezli bu okuma biçimi, insanın doğaya hükmeden değil, onunla uyum içinde var olan bir özne olarak yeniden tanımlanmasına katkı sunar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafın genelinde 'eko-eleştiri' kuramı, bu kuramın edebi eserlerdeki yansıması ve bu sayede edebi metinlerin üstlendiği işlev anlatılmaktadır. Ancak numaralanmış üçüncü cümlede edebiyat boyutundan tamamen uzaklaşılarak küresel ısınmanın ulaştığı boyutlar ve uluslararası çevre antlaşmalarının uygulanma zorunluluğu gibi siyasi/sosyal bir konuya geçilmiştir. Bu durum paragrafın düşünce akışını sekteye uğratmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve sınırlarını belirleyin.
Paragraf, eko-eleştiri kuramının edebiyattaki yerini, yazarların bu doğrultudaki estetik yaklaşımlarını ve edebi metinlerin kazandığı çevre bilinci işlevini ele almaktadır.
Düşüncenin akışını bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin genel sınırlarını ve odak noktasını anlamak gerekir.
2
Her bir cümlenin bir önceki ve bir sonraki cümleyle olan anlamsal ve yapısal ilişkisini inceleyin.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler birbirini 'Bu kuram', 'Böylelikle', 'Nitekim' gibi bağlayıcı unsurlarla takip ederek edebiyat ve çevre ilişkisini açıklar. Üçüncü cümle ise doğrudan küresel ısınma ve uluslararası antlaşmalara değinir.
Akışı bozan cümleler genellikle benzer sözcükleri (örneğin çevre, ekoloji) içerse de konunun işleniş açısını (edebi boyuttan siyasi/küresel boyuta) değiştirirler.
3
Akışı bozduğundan şüphelenilen cümleyi paragraftan çıkararak metni tekrar okuyun.
Üçüncü cümle çıkarıldığında, ikinci cümledeki yazarların estetik diline yapılan atıf, dördüncü cümledeki 'Böylelikle edebi metinler...' ifadesiyle kusursuz biçimde bağlanmaktadır.
Doğru tespiti doğrulamak için köprü işlevi gören bağlayıcı ögelerin uyumu test edilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi tespit etmek için metnin konusunu, bakış açısını ve bağlayıcı ögelerini analiz etme.
Soru 600Soru

Bir edebi eseri okumak, yazarın zihninde önceden biçimlenmiş ve metne mühürlenmiş sabit bir anlam paketini edilgen bir biçimde teslim almak değildir. Aksine okuma eylemi, metnin sunduğu dilsel işaretler ile okurun kendi tarihsel, kültürel ve varoluşsal ufkunun karşı karşıya geldiği, dinamik bir yeniden inşa sürecidir. Metin, içinde barındırdığı anlamsal boşluklar ve belirsizlik alanlarıyla okuru aktif bir ortak yapımcı olmaya davet eder. Her okur, kendi yönelimleri ve deneyim dünyasıyla bu boşlukları doldururken metne yeni bir soluk üfler. Dolayısıyla bir eserin nihai anlamı, ne tek başına yazarın niyetinde ne de sadece kelimelerin sözlük anlamlarında donup kalmıştır; o, yazar ile okur arasında kurulan bu zamansız diyalogda her seferinde yeniden doğar. Bu durum, metnin her çağda ve her zihinde farklı bir yankı bulmasını sağlayarak edebi yapıtın ömrünü sonsuz kılar.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebi eserin anlam dünyası, okurun kendi tarihsel ve kültürel birikimiyle metnin sunduğu ipuçlarını bütünleştirerek gerçekleştirdiği dinamik bir alımlama ve yeniden üretim eyleminde şekillenir.

Cevap

Edebi eserin anlam dünyasının, okurun kendi birikimiyle metnin sunduğu ipuçlarını bütünleştirdiği dinamik bir alımlama ve yeniden üretim sürecinde şekillendiğini belirten seçenektir.
Doğru seçenekte sunulan yargı, metnin genelindeki tartışmayı ve yazarın asıl savunmak istediği savı tam olarak karşılamaktadır. Yazar, edebi eseri okuma eylemini sabit bir anlamı teslim almak değil; okurun kendi tarihsel, kültürel ve varoluşsal ufkuyla metnin belirsizliklerini doldurduğu, her okumada yeniden gerçekleşen dinamik bir inşa süreci olarak tanımlar. Bu da anlamın, okurun birikimiyle metnin dilsel işaretlerinin sentezlendiği bir alımlama ve yeniden üretim eyleminde var olduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde üzerinde durulan konuyu belirlemek.
Metinde okuma eyleminin yazarın zihnindeki sabit anlamı edilgen biçimde almak olmadığı, aksine okurun kendi varoluşsal ve tarihsel ufkuyla katıldığı dinamik bir yeniden inşa süreci olduğu saptanır.
Ana düşünceyi bulmak için önce yazarın hangi konuya hangi bakış açısıyla yaklaştığını tespit etmek gerekir.
2
Yardımcı düşünceleri belirleyerek bunları ana düşünceden ayırt etmek.
Metindeki 'anlamsal boşlukların okuru aktif kılacağı' veya 'anlamın yazarın niyetiyle sınırlı olmadığı' yargılarının yardımcı düşünce olduğu, asıl amacın okuma eyleminin dinamik yapısını vurgulamak olduğu anlaşılır.
Yardımcı düşünceler ana düşüncenin zeminini hazırlar ancak yazarın iletmek istediği asıl mesajı tek başlarına kapsamazlar.
3
Metinden hareketle ulaşılan asıl yargıyı seçeneklerle karşılaştırmak.
Edebi eserin anlamının, okurun kendi birikimiyle metnin ipuçlarını birleştirdiği dinamik bir alımlama ve yeniden üretim eyleminde şekillendiğini ifade eden seçeneğin ana düşünceyi tam olarak karşıladığı görülür.
Ana düşünce, metindeki tüm yardımcı unsurları kapsayan ve yazarın okuyucuya ulaştırmak istediği nihai, kuşatıcı iletidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 30 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin