Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 601Soru

17. yüzyılın başlarında teleskobun gökyüzü gözlemlerinde ilk kez kullanılmasıyla astronomi, sadece çıplak gözle yapılan sınırlı gözlemlerden kurtulmuş ve sistematik bir veri bilimine dönüşmüştür.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teleskobun gökyüzünü incelemek için kullanılması 17. yüzyılın başlarından önceye dayanmamaktadır.

Cevap

Teleskobun gökyüzünü incelemek için kullanılması 17. yüzyılın başlarından önceye dayanmamaktadır.
Teleskobun gökyüzünü incelemek için 17. yüzyılın başlarında ilk kez kullanıldığı belirtilmiştir. Bu durum, bu tarihten önce teleskobun gökyüzü gözlemleri amacıyla kullanılmadığını kesin olarak gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki cümleyi ögelerine ve anlam sınırlarına göre analiz etmek.
Cümlede teleskobun gökyüzü gözlemlerinde 'ilk kez' 17. yüzyılın başlarında kullanıldığı ve bu sayede astronominin 'sadece' çıplak gözle yapılan gözlemlerden kurtulduğu tespit edilmiştir.
Cümledeki zaman, yöntem ve kapsam sınırlarını doğru belirlemek kesin yargıya ulaşmanın ilk koşuludur.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin cümledeki anlam sınırlarını aşıp aşmadığını kontrol etmek.
Gök gözlemlerinde çıplak gözün tamamen terk edildiği, önceki çalışmaların bilimsellikten uzak olduğu, teleskobun diğer bilimlerde kullanıldığı veya astronominin diğer bilimlerden daha hızlı geliştiği yönündeki yargıların metinde karşılığı yoktur. Bu ifadeler öznel yorum ve aşırı genelleme barındırmaktadır.
Yanlış seçenekleri eleyerek metnin dışına çıkan yargıları ayıklamak gerekir.
3
Metindeki 'ilk kez' ifadesi ile zaman sınırlandırmasını eşleştirmek.
Teleskobun gökyüzü gözlemlerinde 'ilk kez 17. yüzyılın başlarında' kullanılması, bu tarihten önce gökyüzünü incelemek amacıyla teleskoptan yararlanılmadığı yargısını kesin olarak doğrular.
İlk kez yapılan bir eylemin başlangıç zamanı, öncesinde bu eylemin yapılmadığını kesin olarak ortaya koyar.

Anahtar Kavram

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Soru 602Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'olasılık' anlamı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle bu yaz kuraklık yaşanabilir.

Cevap

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle bu yaz kuraklık yaşanabilir.
Doğru yanıt olan cümlede, yaz mevsiminde kuraklık yaşanmasının kesin olmadığı, ancak hava sıcaklıklarının yüksek olması ihtimaline bağlı olarak gerçekleşebileceği belirtilmiştir. Yüklemdeki '-ebilir' yeterlik fiili cümleye olasılık (ihtimal) anlamı katmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerin yüklemlerini ve kattığı anlamları incelemek.
Her bir seçenekteki cümlenin anlam özelliği belirlenmiştir.
Cümlelerin anlam özelliklerini doğru tespit etmek.
2
Olasılık (ihtimal) anlamı bildiren eylemleri veya kelimeleri aramak.
Kuraklık yaşanmasının kesin olmadığını, gerçekleşme ihtimalini ifade eden '-ebilir' yeterlik fiili tespit edilmiştir.
Olasılık anlamının hangi yapıyla kurulduğunu belirlemek.
3
Doğru seçeneği belirlemek ve diğer seçeneklerdeki kavramları eleyerek doğrulamak.
Doğru yanıt olarak kuraklık yaşanabileceğini belirten cümlenin seçilmesi.
Hatalı çıkarımları eleyip kesin sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Cümlede Olasılık ve Diğer Anlam İlişkileri
Soru 603Soru

Sanatsal yaratım süreci, sanatçının yalnızca dış dünyadan edindiği izlenimleri yansıtmasıyla sınırlı bir etkinlik değildir. Aksine bu süreç, sanatçının kendi iç dünyasındaki duygu ve düşünce katmanlar��nı, toplumsal gerçeklikle harmanlayarak yeniden inşa etmesini içerir. Bir ressam tuvale fırça vururken ya da bir yazar kelimeleri yan yana getirirken, aslında içinde yaşadığı dönemin kültürel kodlarını ve kendi bireysel estetik anlayışını ortak bir potada eritir. Dolayısıyla her sanat eseri, üretildiği dönemin zihniyetini taşırken aynı zamanda yaratıcısının kişisel dünyasından da derin izler barındırır. Bu durum, sanat eserinin tek bir boyuta indirgenemeyeceğini, çok yönlü bir varoluşsal süreci temsil ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatsal yaratım sürecinin hem bireysel hem de toplumsal ögeleri barındıran çok boyutlu yapısı

Cevap

Sanatsal yaratım sürecinin hem bireysel hem de toplumsal ögeleri barındıran çok boyutlu yapısı
Doğru cevap, sanatsal yaratım sürecinin hem bireysel hem de toplumsal ögeleri barındıran çok boyutlu yapısıdır. Metnin genelinde sanat eserinin sadece dış dünyayı yansıtmadığı, yazarın iç dünyası ile toplumsal gerçekliğin ve dönem zihniyetinin bir araya gelerek çok yönlü bir varoluşsal süreci oluşturduğu anlatılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak yazarın üzerinde durduğu temel düşünceyi ve ana kavramları belirlemek.
Sanat eserinin hem sanatçının kişisel dünyasından hem de toplumsal ve dönemsel unsurlardan beslendiği tespit edilir.
Konunun sınırlarını ve parçada ele alınan ana olguyu belirlemek için ilk okuma gereklidir.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri ve ana fikri destekleyen ögeleri analiz etmek.
Metinde geçen 'dönem zihniyeti' ve 'sanatçının kişisel dünyası' gibi kavramların bir bütün oluşturduğu görülür.
Konunun tek taraflı (sadece toplumsal veya sadece bireysel) olmadığını, çok boyutlu olduğunu kavramak.
3
Seçenekleri bu bütüncül bakış açısıyla karşılaştırmak ve metnin tamamını kapsayan seçeneği bulmak.
Sanatsal yaratım sürecinin çok boyutlu ve hem bireysel hem toplumsal ögeler barındıran yapısını ifade eden seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Diğer çeldirici seçeneklerin parçada yer almayan ya da parçanın sadece bir kısmına değinen ifadeler olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 604Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan ad aktarmalarını (mecazımürselleri), bu aktarmayı kuran anlam ilişkileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sınavdan hemen önce heyecanını yatıştırmak amacıyla çantasından çıkardığı termosu tek yudumda bitirdi.
Genç piyanist, resitalin ikinci bölümünde salonu dolduran sanatseverlere baştan sona Chopin çalarak unutulmaz bir gece yaşattı.
Tarihî zirveden sızan son bilgilere göre, diplomatik krizin çözümü için Ankara nihayet nihai kararını açıkladı.
Yıllardır bu tersanede ter döken ihtiyar usta, limana yanaşan yabancı bandıralı her yeni direğe büyük bir gururla bakardı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle İç-Dış İlişkisi, ikinci cümle Sanatçı-Eser İlişkisi, üçüncü cümle Yer-İnsan/Kurum İlişkisi, dördüncü cümle ise Parça-Bütün İlişkisi ile eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmelerde termos-içindeki içecek (iç-dış), Chopin-besteleri (sanatçı-eser), Ankara-yöneticiler (yer-insan/kurum) ve direk-gemi (parça-bütün) ilişkileri doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'termosu' sözcüğüyle içindeki içecek kastedilmiştir, bu durum iç-dış ilişkisine örnektir.
Dıştaki kap söylenerek içindeki unsur kastedilmiştir.
2
İkinci cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'Chopin' sözcüğüyle Chopin'in bestelediği müzik eserleri kastedilmiştir, bu durum sanatçı-eser ilişkisine örnektir.
Sanatçının adı doğrudan söylenerek ortaya koyduğu eser kastedilmiştir.
3
Üçüncü cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'Ankara' sözcüğüyle başkentteki hükümet veya yetkililer kastedilmiştir, bu durum yer-insan/kurum ilişkisine örnektir.
Kararın alındığı coğrafi yer söylenerek orada bulunan karar alıcı insanlar veya kurumlar kastedilmiştir.
4
Dördüncü cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'direğe' sözcüğüyle geminin tamamı kastedilmiştir, bu durum parça-bütün ilişkisine örnektir.
Geminin bir parçası olan direk söylenerek bütün bir gemi kastedilmiştir.

Anahtar Kavram

Ad aktarması (mecazımürsel), bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, başka bir sözcüğün yerine çeşitli anlam ilişkileriyle (iç-dış, sanatçı-eser, yer-insan, parça-bütün vb.) kullanılmasıdır.
Soru 605Soru

Çeviri, uzun süre bir dildeki metnin başka bir dile mekanik olarak aktarılması, adeta bir kopyalama işlemi olarak görülmüştür. Oysa ��ağdaş yazın biliminde çevirmen, yalnızca kelimelerin karşılığını bulan bir teknisyen değil; iki farklı kültür, tarih ve zihniyet arasında köprü kuran aktif bir yeniden üreticidir. Çeviri sürecinde kaynak metin, erek dilin kültürel kodlarıyla yeniden biçimlenirken kaçınılmaz olarak değişime uğrar. Bu durum, çeviriyi bir sadakat veya ihanet ikileminden çıkarıp onu özgün bir kültürel temsil ve dönüştürme eylemine dönüştürür. Dolayısıyla bir çeviri eser, kaynak metne bağımlı bir gölge olmanın ötesinde, kendi dilsel ve kültürel bağlamında yeni bir kimlik kazanan bağımsız bir varlıktır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çeviri eyleminin, salt bir dilsel aktarım olmanın ötesinde kültürel bir yeniden üretim ve dönüşüm süreci olduğu

Cevap

Çeviri eyleminin, salt bir dilsel aktarım olmanın ötesinde kültürel bir yeniden üretim ve dönüşüm süreci olduğu
Doğru cevap, çeviriyi mekanik bir aktarım olmaktan çıkarıp kültürel bir yeniden üretim ve dönüşüm süreci olarak gören çağdaş yaklaşımı tam olarak yansıtmaktadır. Paragrafta çevirmenin sadece kelimeleri aktaran bir teknisyen olmadığı, iki kültür arasında köprü kurarak metni yeniden ürettiği vurgulanmaktadır. Bu durum, çevirinin salt dilsel bir aktarımın ötesinde kültürel bir dönüşüm eylemi olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metni dikkatlice okuyarak yazarın ele aldığı temel düşünceyi ve üzerinde yoğunlaştığı ana fikri belirlemek.
Metinde geleneksel çeviri anlayışı (mekanik aktarım) ile çağdaş çeviri anlayışı (kültürel yeniden üretim) karşılaştırılmaktadır.
Paragrafın konusunu belirlemek için metnin bütününde neyden bahsedildiğini saptamak gerekir.
2
Metindeki anahtar kelimeleri ve yargıları analiz etmek.
'Yeniden üretici', 'kültürel temsil', 'dönüştürme eylemi' ve 'bağımsız bir varlık' gibi ifadelerin çevirinin kültürel boyutunu vurguladığı görülür.
Yazarın çeviriye yüklediği anlamı ve metnin odak noktasını daraltmak için bu anahtar kelimeler yol göstericidir.
3
Seçenekleri analiz ederek metnin ana düşüncesini ve konusunu tam olarak yansıtan seçeneği bulmak.
Çevirinin sadece diller arası bir geçiş değil, kültürel bir yeniden üretim ve dönüştürme süreci olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu anlaşılır.
Doğru seçenek metnin kapsamını ne çok daraltmalı ne de metnin dışına çıkacak şekilde genişletmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Soru 606Soru

Filokartinin, yani kartpostal koleksiyonculuğunun, yalnızca bireysel bir hobi olmanın ötesinde toplumsal belleğin inşasında sessiz birer tanık vazifesi gördüğü yadsınamaz. Bir dönemin mimarisini, giyim kuşamını, gündelik alışkanlıklarını ve hatta siyasi atmosferini dar bir çerçeveye sığdıran bu görsel vesikalar, tarihin resmî anlatılarının boşluklarını doldurur. Mektupların aksine, üzerlerindeki pullar, posta damgaları ve arkalarına aceleyle iliştirilmiş kısa notlarla kartpostallar; gönderici ile alıcı arasındaki mahremiyeti kamusal alana taşır. Bu yönüyle filokartin, geçmişin sıradan insanının yaşam ritmini ve dönemin zihniyet dünyasını en yalın hâliyle bugüne ulaştırır. Dolayısıyla kartpostallar, statik birer arşiv belgesi olmaktan çıkarak geçmişle bugün arasında sürekli güncellenen dinamik bir köprü kurar.

Bu parçadan filokartin (kartpostal koleksiyonculuğu) ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koleksiyon değerinin kartpostalın gönderildiği dönemin ekonomik koşullarına göre belirlendiğine

Cevap

Kartpostalların koleksiyon değerinin gönderildikleri dönemin ekonomik koşullarına göre belirlendiği yargısına ulaşılamaz.
Kartpostalların koleksiyon değerinin dönemin ekonomik şartlarına göre şekillendiğine dair paragrafta hiçbir ifade veya çıkarım bulunmamaktadır. Metin tamamen kartpostalların kültürel, tarihi ve toplumsal hafıza oluşturma işlevine odaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramları ve yardımcı düşünceleri belirlemek için metni dikkatlice okuyun.
Metnin filokartinin (kartpostal koleksiyonculuğunun) toplumsal hafıza, resmî tarih ve geçmiş-günümüz ilişkisi üzerindeki işlevlerini ele aldığı saptanır.
Soruda olumsuz bir soru kökü (ulaşılamaz) kullanıldığı için hangi seçeneklerin metinde bulunduğunu tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle eşleştirerek eleme yapın.
Bir dönemin mimarisi ve siyasi atmosferi ile ilgili ifadeler ilk seçeneği, resmî anlatıların boşluklarını doldurması ikinci seçeneği, mahremiyeti kamusal alana taşıması dördüncü seçeneği, dinamik köprü kurması ise beşinci seçeneği doğrular.
Her seçeneğin metinde bir karşılığı olup olmadığını bulmak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Metinde yer almayan veya metinle çelişen seçeneği belirleyin.
Koleksiyon değerinin dönemin ekonomik koşullarına göre belirlendiği ifadesinin metinde hiçbir şekilde yer almadığı tespit edilir.
Metinde kartpostalların maddi değeri veya ekonomik koşulların bu değer üzerindeki etkisine dair hiçbir veri bulunmamaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 607Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek anlam, yan anlam, mecaz anlam) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat dünyasına adım attığı ilk yıllarda, çevresindeki olumsuz eleştirilere karşı oldukça soğuk bir tavır takınmıştı.
Fırtınanın şiddetini artırmasıyla birlikte geminin burnu dev dalgalarla boğuşmaya başladı.
Laboratuvardaki deney tüplerinden birinin aniden çatlaması üzerine araştırmacılar hemen önlem aldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

soğuk - mecaz anlam, burnu - yan anlam, çatlaması - gerçek anlam
Doğru eşleştirmede 'soğuk' sözcüğü mecaz anlam ile, 'burnu' sözcüğü yan anlam ile, 'çatlaması' sözcüğü ise gerçek anlam ile eşleşir. Bu eşleştirme, kelimelerin temel anlamlarıyla olan bağlarının derecesine (tamamen kopma, şekil/işlev ilişkisiyle korunma, doğrudan temel anlamda kullanılma) göre yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede geçen 'soğuk' sözcüğünün temel anlamıyla olan ilişkisi incelenir.
'Soğuk' kelimesinin temel anlamı 'ısısı düşük olan'dır. Cümlede 'samimiyetsiz, ilgisiz tavır' anlamında kullanılarak somut dünyadan soyut dünyaya aktarılmış ve temel anlamından tamamen uzaklaşmıştır. Dolayısıyla bu sözcük mecaz anlamlıdır.
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşıp yeni bir anlam kazanıp kazanmadığını belirlemek mecaz anlam analizi için ilk adımdır.
2
İkinci cümlede geçen 'burnu' sözcüğünün anlamı analiz edilir.
'Burun' kelimesi normalde koklama organıdır. Burada ise 'geminin ön ucu' anlamında kullanılmıştır. İnsan burnunun şekil ve uçta olma özelliğiyle geminin burnu arasında bir benzerlik ilişkisi kurulmuş, sözcük gerçek anlamından tamamen kopmadan cansız bir varlığa aktarılmıştır. Dolayısıyla bu sözcük yan anlamlıdır.
İnsan organ adlarının cansız varlıklara benzerlik ilişkisiyle aktarılmasının yan anlam oluşturduğunu saptamak gerekir.
3
Üçüncü cümlede geçen 'çatlaması' sözcüğünün anlamı değerlendirilir.
'Çatlamak' kelimesi 'bir şeyin yüzeyinde yarıklar oluşması' demektir. Deney tüpünün çatlaması da fiziksel olarak bu yarıkların oluşmasını ifade ettiği için kelime temel anlamında, yani gerçek anlamında kullanılmıştır.
Sözcüğün sözlükteki ilk ve somut anlamını doğrudan koruduğunu doğrulamak gerçek anlamı belirler.

Anahtar Kavram

Sözcükte Anlam İlişkileri: Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 608Soru

(I) Sanatın insan ruhunu iyileştirici gücünü ele alan bu yapıt, resim ile edebiyatın kesişim noktasında duran disiplinler arası bir çalışmadır. (II) Yazar, bu kitabında diğer incelemelerine kıyasla daha yalın ve akıcı bir dil tercih ederek geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemiştir. (III) Eserde yer alan bazı tabloların analizi yapılırken "Sanatçı bu resminde yalnızlık temasını işlemiştir." denilerek doğrudan bir aktarıma başvurulmuştur. (IV) Varsayalım ki bu kitapta incelenen eserlerin hiçbirini daha önce görmediniz; yine de yazarın betimlemeleri sayesinde zihninizde canlı bir galeri oluşacaktır. (V) Kitapta sunulan sanatsal perspektiften tam anlamıyla yararlanabilmek için okurların her bölümü kronolojik bir sırayla okuması uygun olacaktır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede, sanatçının eserine yönelik değerlendirme dolaylı anlatım yoluyla aktarılmıştır.

Cevap

III. cümlede, sanatçının değerlendirmesi doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır, dolaylı anlatım yapılmamıştır.
Üçüncü cümlede, tırnak içinde verilen 'Sanatçı bu resminde yalnızlık temasını işlemiştir.' ifadesi, başkasının sözünün hiçbir değişikliğe uğratılmadan aktarılması sebebiyle doğrudan anlatımdır. Bu nedenle bu cümlede dolaylı anlatım yapıldığını öne süren seçenek yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlede tanımlama yapılıp yapılmadığını kontrol etmek.
Cümledeki 'bu yapıt, ... disiplinler arası bir çalışmadır' ifadesi bir tanım cümlesidir.
'Bu yapıt nedir?' sorusuna yanıt verdiği için tanımlama yapılmıştır.
2
İkinci cümledeki karşılaştırma ve amaç-sonuç ilgisini incelemek.
'diğer incelemelerine kıyasla' sözüyle karşılaştırma yapılmış, 'ulaşmayı hedeflemiştir' ifadesiyle dil tercihinin amacı verilmiştir.
Kıyaslama ve amaç bildiren ifadeler bu anlam özelliklerini doğrular.
3
Üçüncü cümledeki aktarım türünü belirlemek.
Sanatçının sözü tırnak işareti içinde, değiştirilmeden doğrudan aktarılmıştır.
Başkasına ait bir sözün değiştirilmeden verilmesi doğrudan anlatımdır, bu yüzden dolaylı anlatım yapıldığı ifadesi yanlıştır.
4
Dördüncü cümledeki varsayım durumunu değerlendirmek.
'Varsayalım ki' ifadesiyle bir durum geçici olarak kabul edilmiştir.
Varsayım bildiren zarflar/ifadeler bu anlam ilgisini sağlar.
5
Beşinci cümledeki öneriyi tespit etmek.
'...okuması uygun olacaktır' ifadesiyle okuyucuya tavsiyede bulunulmuştur.
Bir durumun daha iyi olması için sunulan teklifler öneridir.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Doğrudan/Dolaylı Anlatım, Öneri)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 609Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "donmak" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllar sonra eski bir dostunu aniden karşısında görünce büyük bir şaşkınlıkla dondu.

Cevap

Yıllar sonra eski bir dostunu aniden karşısında görünce büyük bir şaşkınlıkla dondu cümlesi
Şaşkınlıkla donmak ifadesindeki 'donmak' sözcüğü, gerçek anlamından tamamen sıyrılarak 'aşırı şaşkınlıktan dolayı ne yapacağını bilemez duruma gelmek, hareketsiz kalmak' anlamında, tamamen soyut bir durumu karşılayacak şekilde mecaz anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'donmak' sözcüklerinin anlam ilişkilerini incelemek.
Sözcüğün gerçek, yan ve mecaz anlamda kullanımları ayırt edilir.
Mecaz anlamı doğru tespit edebilmek için temel anlam ile benzerlik ilişkisine dayanan yan anlamları elemek gerekir.
2
Şaşkınlık durumunda hareketsiz kalmayı ifade eden soyut kullanımı belirlemek.
Şaşkınlıkla donmak ifadesinin tamamen soyut ve gerçek anlamından uzaklaşmış bir kullanım olduğu saptanır.
Buradaki eylem, suyun buz tutması veya harcın katılaşması gibi fiziksel bir süreci değil, zihinsel ve duygusal bir şoke olma durumunu ifade eder.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 610Soru

Aşağıdaki cümledeki koyu yazılmış sözcükte yapılan ad aktarmasının (mecazımürsel) hangi anlam ilişkisine dayandığını boşluğa yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Akşam yemeğinde hazırlanan o nefis çorbadan tam iki kâse içtikten sonra nihayet doyduğunu hissetti.

Bu cümledeki ad aktarmasında
ilişkisi kurulmuştur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümledeki 'kâse' sözcüğü ile 'iç-dış' (veya 'dış-iç') anlam ilişkisi kurulmuştur.
Cümledeki 'kâse' sözcüğü bir kaptır. Ancak cümlede kastedilen kâsenin kendisi değil, içindeki çorbadır. Bu şekilde benzetme amacı gütmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir. Buradaki ilişki ise kap ile içindeki nesne arasındaki 'iç-dış' (veya 'dış-iç') ilişkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ad aktarması yapılan sözcüğü tespit etme
Cümlede geçen 'kâse' sözcüğü normal şartlarda bir kabı (dışı) ifade ederken, burada kastedilen şey kâsenin kendisi değil, içindeki çorbadır.
Ad aktarmas��nın hangi sözcük üzerinden yapıldığını belirlemek amacıyla.
2
Sözcükler arasındaki anlam ilişkisini belirleme
Dışarıdaki kap (kâse) söylenip içindeki yiyecek (çorba) kastedildiği için bu durum 'iç-dış' ya da 'dış-iç' ilişkisi olarak adlandırılır.
Ad aktarmasının türünü doğru adlandırmak amacıyla.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 611Soru

Bir savın doğruluğunu kanıtlamak için bir ölçüte ihtiyaç duyarız. Ancak bu ölçütün kendisinin de doğru olduğunu kanıtlamak için başka bir ölçüte gereksinim duyarız. Bu yeni ölçütü temellendirmek için de bir başkası gerekecektir. Bu durum bizi ya kanıtların sonsuza kadar geriye gitmesine ya da doğruluğu henüz kanıtlanmamış bir varsayımı ön kabul olarak benimseyip kısırd��ngüye düşmeye zorlar.

Sextus Empiricus'un bu akıl yürütmesinden yola çıkılarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herhangi bir iddiayı kesin olarak kanıtlama girişimi mantıksal bir kısırdöngü veya sonsuz gerilemeyle sonuçlandığı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.

Cevap

Herhangi bir iddiayı kesin olarak kanıtlama girişimi mantıksal bir kısırdöng�� veya sonsuz gerilemeyle sonuçlandığı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.
Sextus Empiricus'un aktardığı akıl yürütme, felsefe tarihinde 'kriter sorunu' olarak bilinir. Bir savı kanıtlamak için kullanılan her ölçüt, kendisi de bir kanıta ihtiyaç duyar. Bu durum sonsuz bir gerilemeye veya kısırdöngüye neden olur. Bu mantıksal tıkanıklık karşısında septik filozoflar, kesin bir bilgi iddiasında bulunmak yerine yargıyı askıya almayı (epoché) savunurlar. Bu durum, her kanıtlama girişiminin mantıksal bir çıkmazla sonuçlandığını ifade eden ve nesneler hakkında kesin yargılarda bulunmaktan kaçınılması gerektiğini belirten seçenekte doğrudan açıklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan akıl yürütmeyi analiz etmek
Sextus Empiricus'un, bir bilginin doğruluğunu kanıtlama çabasının sonsuz gerilemeye veya kısırdöngüye yol açtığını savunduğunu belirlemek
Parçadaki temel mantıksal problemi tespit etmek için
2
Bu mantıksal problemin septisizmdeki karşılığını belirlemek
Kanıt arayışının çıkmaza girmesi nedeniyle kesin yargılardan kaçınma (yargıyı askıya alma - epoché) kararına ulaşılması
Septisizmin doğru bilginin imkânsızlığına getirdiği temel kanıtı anlamlandırmak için
3
Seçenekleri bu doğrultuda değerlendirerek doğru yargıyı seçmek
Kanıtlamadaki mantıksal çıkmaz sebebiyle yargıdan kaçınılması gerektiğini belirten seçeneğe ulaşmak
Soru kökünün bizden istediği doğru sonuca varmak için

Anahtar Kavram

Septisizmde yargının askıya alınması (epoché) ve kriter sorunu
Soru 612Soru

Kintsugi, kırılan seramik nesneleri altın, gümüş ya da platin tozuyla karıştırılmış özel bir reçineyle onarma esasına dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. Bu teknik, nesnenin kırılan yerlerini gizlemek yerine onları daha belirgin hale getirerek yaşanmışlığı ve değişimi yüceltir. Temelinde yatan 'wabi-sabi' felsefesi, kusurların ve geçiciliğin içinde barınan gizli güzelliği kabul etmeyi öğütler. Kintsugi ile onarılan bir kap, geçirdiği hasarı bir zayıflık veya değersizleşme olarak değil, kendi tarihinin benzersiz bir parçası ve estetik bir zenginlik olarak taşır. Dolayısıyla bu sanat, nesnelerin yalnızca fiziksel dayanıklılığını geri kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda onlara yeni bir ruh, derinlik ve öncekinden daha yüksek bir sanatsal değer atfeder.

Bu parçadan Kintsugi sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wabi-sabi felsefesinin, nesnelerin fiziksel hasara uğramasını sanatsal üretimin zorunlu bir ön koşulu olarak gördüğü

Cevap

Wabi-sabi felsefesinin, nesnelerin fiziksel hasara uğramasını sanatsal üretimin zorunlu bir ön koşulu olarak gördüğü
Wabi-sabi felsefesinin nesnelerin fiziksel hasara uğramasını sanatsal üretimin zorunlu bir ön koşulu olarak gördüğü yargısı parçadan çıkarılamaz. Parçada bu felsefenin kusurların ve geçiciliğin içindeki gizli güzelliği kabul etmeyi öğütlediği belirtilmiştir ancak hasar almanın sanatsal üretimin bir ön koşulu veya zorunluluğu olduğuna değinilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki yardımcı düşüncelerin tespit edilmesi ve seçeneklerle karşılaştırılması.
Değerli madenlerin kullanımı (altın, gümüş, platin), wabi-sabi felsefesi (kusurların güzelliği), kırıkların öne çıkarılması ve hem dayanıklılık hem değer artışı sağlanması gibi yardımcı düşünceler doğrudan metinden doğrulanır.
Metinde geçen bilgileri doğru analiz etmek, doğrudan eşleşmeyen veya yanlış yorumlanmış olan seçeneği bulmayı sağlar.
2
Metinde doğrudan yer almayan veya yanlış yorumlanan yargının belirlenmesi.
Wabi-sabi felsefesinin hasar almayı zorunlu bir ön koşul olarak sunduğuna dair hiçbir ifadeye rastlanmaz. Felsefe mevcut hasarın estetiğini kabul etmeyi önerir, hasarı zorunlu kılmaz.
Yardımcı düşünce sorularında yazarın bahsetmediği veya mantıksal olarak genişleterek yanlış yönlendirdiği seçeneği ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 613Soru

(I) Edebî eleştiri; bir sanat yapıtının estetik değerini, dil işçiliğini ve toplumsal izlerini tarafsız bir gözle ortaya koyma etkinliğidir. (II) Modern dönem eleştirmenleri, geçmişteki meslektaşlarına oranla metnin biçimsel ögelerine daha fazla odaklanmaktadır. (III) Okur kitlesinin estetik beklentileri değiştiği için eleştirinin kuramsal zemini de günden güne farklı bir boyut kazanmaktadır. (IV) Genç yazarların kendi seslerini bulabilmek için geleneksel birikimden yararlanmaları gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. (V) Önümüzdeki yıl yayımlamayı planladığım çalışmada, Cumhuriyet dönemi eleştiri yazılarının dilsel dönüşümünü mercek alt��na alacağım.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümlede, bir başkasına ait görüş doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır.

Cevap

Dördüncü cümlede başkasına ait görüşün dolaylı anlatım yoluyla aktarılması nedeniyle 'doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır' ifadesi söylenemez.
Dördüncü cümlede başkasına ait olan görüş, yazarın kendi ifadesiyle eritilerek aktarılmıştır (dolaylı anlatım yapılmıştır). Dolayısıyla bu cümle için 'doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır' demek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi 'Edebî eleştiri nedir?' sorusu çerçevesinde incelemek.
Cümle eleştiri kavramının tanımını içermektedir.
Birinci cümledeki ifadenin tanım cümlesi olup olmadığını belirlemek.
2
İkinci cümledeki 'oranla' ve 'daha fazla' ifadelerini analiz etmek.
Modern dönem eleştirmenleri ile geçmiş dönem eleştirmenlerinin karşılaştırıldığı görülmektedir.
İkinci cümledeki karşılaştırma ögesini doğrulamak.
3
Üçüncü cümledeki gerekçe bildiren eki (-diği için) kontrol etmek.
Eleştiri zeminindeki değişimin nedeni (gerekçesi) açıklanmıştır.
Üçüncü cümlenin gerekçe (neden-sonuç) bildirip bildirmediğini saptamak.
4
Dördüncü cümlede başkasının sözünün aktarılma biçimine bakmak.
Görüşün doğrudan değil, 'gerektiğini dile getiriyor' şeklinde dolaylı aktarıldığı belirlenir.
Dördüncü cümlenin doğrudan mı yoksa dolaylı anlatım mı olduğunu saptamak.
5
Beşinci cümledeki 'planladığım' ve 'alacağım' ifadelerini incelemek.
Geleceğe dönük bir tasarı (proje) dile getirilmiştir.
Beşinci cümlenin tasarı anlamı taşıyıp taşımadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Gerekçe, Tasarı, Doğrudan ve Dolaylı Anlatım)
Soru 614Soru

Geleneksel okuma eylemi, zihnin derinliklerinde sessiz bir yankılanma ve odaklanma gerektirirken dijital ekranlar bizi sürekli bir uyaran bombardımanına maruz bırakır. Kitap sayfalarında yavaşça ilerleyen okur, metnin alt metinlerini çözer, yazarla içsel bir diyalog kurar. Dijital mecralarda ise okuma, daha çok ekran üzerinde hızlıca göz gezdirme, anahtar kelimeleri yakalama ve bilgiyi tüketip bir sonraki bağlantıya geçme eğilimine dönüşmüştür. Bu durum, derinlemesine düşünme ve odaklanma becerimizi zayıflatmakta, bizi bilginin derin sularında yüzmek yerine yüzeyinde hızlıca kayan sörfçülere dönüştürmektedir. Zira dijital çağın hızı, anlama eyleminin doğasındaki o sabırlı yavaşlığı ortadan kaldırmaktadır.

Bu parçada yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dijitalleşmeyle birlikte okuma eyleminin yüzeyselleşmesi ve derin odaklanma becerisine zarar vermesi

Cevap

Dijitalleşmeyle birlikte okuma eyleminin yüzeyselleşmesi ve derin odaklanma becerisine zarar vermesi
Parçada yazar, geleneksel derin okuma alışkanlığının dijital ekranlar nedeniyle hızlı göz gezdirme ve yüzeysel taramaya dönüştüğünü belirtmektedir. Bu değişimin zihinsel odaklanma ve derinlemesine düşünme becerisini zayıflattığından yakınmaktadır. Dolayısıyla, okuma eyleminin yüzeyselleşmesi ve derin odaklanma becerisine zarar vermesi seçeneği yazarın yakındığı durumu tam olarak ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın bütününde neyden bahsedildiğini ve yazarın hangi olumsuz durumdan şikayetçi olduğunu belirlemek için metni okuyun.
Geleneksel okuma ile dijital mecralardaki okuma biçiminin (hızlı göz gezdirme, tarama) karşılaştırıldığı görülür.
Paragrafın konusunu ve yazarın yakındığı temel durumu saptamak.
2
Yazarın özellikle üzerinde durduğu olumsuz sonucu ve eleştirdiği yönleri tespit edin.
Ekran karşısında yapılan okumanın derin düşünme ve odaklanma becerisini zayıflattığı, sabırlı yavaşlığı yok ettiği vurgulanmıştır.
Yakınılan asıl durumu seçeneklerle doğru şekilde eşleştirebilmek.
3
Seçenekleri inceleyerek yazarın yakındığı bu temel sonucu en kapsamlı şekilde karşılayan ifadeyi bulun.
Okuma eyleminin yüzeyselleşmesi ve odaklanma becerisine zarar vermesi ifadesinin metindeki asıl yakınma konusunu tam olarak yansıttığı belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu ve Yakınılan Durum
Soru 615Soru

Ad aktarması (mecazımürsel); bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki çeşitli ilişkiler (iç-dış, parça-bütün, neden-sonuç, yer-insan vb.) dolayısıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sobayı yakıp odanın ısınmasını beklediler.

Cevap

Sobayı yakıp odanın ısınmasını beklediler.
Doğru seçenekte yer alan 'soba' sözcüğü, içindeki yakacak maddeleri (odun, kömür vb.) kastedecek şekilde kullanılmıştır. Bu kullanımda benzetme amacı güdülmemiş, iç-dış ilgisiyle ad aktarması yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki sözcükleri inceleyerek gerçek anlamının dışında, başka bir kavramın yerine kullanılan kelimeleri belirlemek.
'Sobayı yakıp' ifadesinde eylemin fiziksel olarak metal sobanın kendisine değil, içindeki odun/kömür gibi yakacaklara yönelik olduğu saptanır.
Ad aktarmasında iki kavram arasında benzetme dışı bir bağ (burada iç-dış ilişkisi) kurulur.
2
Diğer seçeneklerdeki mecazlı kullanımların yapısını kontrol etmek.
Diğer seçeneklerde benzetme esasına dayanan kişileştirmeler (insandan doğaya aktarım) ve soyut anlamlı mecazlar olduğu belirlenir.
Benzetme amacı taşıyan aktarımlar ad aktarması değil, deyim aktarması veya standart mecaz kapsamına girer.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Soru 616Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcükleri, kazandıkları anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz, terim veya ad aktarması) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dağın eteğinde kurulan küçük köy, kış aylarında tamamen sessizliğe bürünürdü.
Usta yazar, eserlerinde toplumsal sorunları oldukça ince bir mizah anlayışıyla işliyor.
Hücre zarından madde geçişini kolaylaştıran bu kanal proteinleri hayati öneme sahiptir.
Bahçedeki kuru yaprakları toplamak için eline büyük bir tırmık aldı.
Soğuk algınlığına yakalanmamak için kış boyunca her gün bir fincan ıhlamur içerdi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dağın eteği yan anlamla, ince mizah mecaz anlamla, hücredeki kanal terim anlamla, tırmık gerçek anlamla, fincan ıhlamur ise ad aktarmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede somut şekil ilişkisiyle kazanılan 'dağın eteği' ifadesi yan anlamla; soyut bir nitelik bildiren 'ince mizah' mecaz anlamla; biyoloji alanına özgü 'kanal proteinleri' terim anlamla; tarım aletini doğrudan belirten 'tırmık' gerçek anlamla; kap-içerik ilişkisi kuran 'fincan ıhlamur' ise ad aktarmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde altı çizili olarak verilen kelimelerin temel anlamlarını ve cümle içindeki bağlamlarını analiz edin.
Etek, ince, kanal, tırmık ve fincan kelimelerinin cümledeki kullanımları saptandı.
Doğru anlam özelliğini belirlemek için bağlamsal analiz şarttır.
2
Her bir kelimenin kazandığı anlamın temel anlamıyla olan ilişkisini (benzerlik, tamamen uzaklaşma, terimleşme veya ad aktarması) belirleyin.
Eteğin dağ için kullanımı benzerlik taşırken, incenin mizahla kullanımı soyuttur. Kanal biyolojik bir yapıya, tırmık doğrudan alete karşılık gelir. Fincan ise içindeki sıvıyı kastetmektedir.
Anlam kaymalarının yönünü belirleyerek kavram kategorilerini netleştirmek gerekir.
3
Belirlediğiniz bu anlam özelliklerini sağ sütundaki uygun kategorilerle doğru şekilde eşleştirin.
Kelimeler sırasıyla yan, mecaz, terim, gerçek anlam ve ad aktarması ile eşleştirildi.
Eşleştirme işlemini tamamlayıp kontrol etmek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Yan Anlam
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 617Soru

Numaralanmış cümleleri, içerdikleri kavramsal anlam özellikleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Farz edelim ki tüm planlarımız suya düştü ve projeyi zamanında teslim edemedik.
II. Öykü; yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayları dar bir zaman ve mekân çerçevesinde anlatan kısa edebî türdür.
III. Şairin son şiir kitabı, ilk kitabına kıyasla daha yalın bir dille kaleme alınmış.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle varsayım, ikinci cümle tanım, üçüncü cümle karşılaştırma kavramları ile eşleşmelidir.
Verilen cümlelerdeki anahtar sözcük ve ifadeler incelendiğinde; 'farz edelim ki' ifadesinin varsayım, öykünün özelliklerini bildiren açıklamanın tanım, 'kıyasla' ifadesinin ise karşılaştırma kavramlarına karşılık geldiği görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki 'Farz edelim ki' ifadesini inceleyiniz.
Bu ifade, gerçekleşmemiş bir durumu geçici olarak var saydığından cümlenin varsayım bildirdiği belirlenir.
Varsayım cümlelerini ayırt etmek için 'diyelim ki, tut ki, farz et ki' gibi kalıplar aranır.
2
İkinci cümlede 'Öykü nedir?' sorusunu yöneltiniz.
'Öykü... kısa edebî türdür' cevabı alınarak cümlenin bir tanım cümlesi olduğu belirlenir.
Tanım cümleleri nesnel veya öznel biçimde bir kavramın sınırlarını ve ne olduğunu açıklar.
3
Üçüncü cümledeki 'kıyasla' ifadesini inceleyiniz.
Şairin iki farklı kitabı arasında yalınlık yönünden kıyaslama yapılarak karşılaştırma anlamı sağlandığı belirlenir.
Karşılaştırma cümlelerinde en az iki durum veya kavram ortak ya da farklı yönleriyle kıyaslanır.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım)
Tahmini Süre:45s
Soru 618Soru

Metin:

(I) Kutup ışıkları (aurora), Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın manyetik alanı ve atmosferdeki gaz molekülleriyle etkileşime girmesi sonucu oluşan doğal ışımalardır. (II) Bu etkileşim sırasında parçacıklar, atmosferdeki azot ve oksijen atomlarıyla çarpışarak onlara enerji aktarır. (III) Enerji yüklenen bu atomlar tekrar temel durumlarına dönerken dışarıya ışık yayarlar; bu durum genellikle yeşil ve kırmızı renklerin gökyüzünü kaplamasına neden olur. (IV) Dünya'nın manyetik alan çizgileri bu parçacıkları kutup bölgelerine yönlendirdiğinden, bu görsel şölen en net şekilde kutup dairelerine yakın enlemlerde izlenir. (V) Kutup ışıkları sadece göze hitap etmekle kalmaz, aynı zamanda Dünya'nın uzay havası ile olan dinamik ilişkisinin de önemli bir göstergesidir.

Yukarıdaki parçada kutup ışıklarının oluşumu ve özellikleri anlatılmıştır. Buna göre, parçada yer alan numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle
V. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle Güneş kökenli parçacıklar ile Dünya atmosferi ve manyetik kalkanı arasındaki temasla; III. cümle uyarılmış atomların eski durumlarına dönmesi süreciyle; IV. cümle gezegenin manyetik yapısının ışık gösterisini kutup bölgelerine yoğunlaştırmasıyla; V. cümle ise ışımaların Dünya ile uzay boşluğu arasındaki etkileşimin kanıtı olmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, metindeki numaralanmış cümlelerdeki anahtar ifadelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlı ifadelerle seçeneklerde karşılanması esasına dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin birinci cümlesini analiz etme ve anlamca örtüşen yardımcı düşünceyi belirleme.
Birinci cümlede Güneş'ten gelen parçacıklar ile Dünya'nın manyetik alanı ve atmosferinin etkileşimi anlatılmaktadır. Bu da 'Güneş kökenli parçacıklar ile Dünya atmosferi ve manyetik kalkanı arasındaki temas, bu doğa olayının temel kaynağıdır.' düşüncesiyle birebir eşleşir.
Yardımcı düşünce sorularında anahtar kavramların eş anlamlılarını veya yakın anlamlılarını bularak doğru eşleştirmeyi yapmak gerekir.
2
Metnin üçüncü cümlesini analiz etme ve anlamca örtüşen yardımcı düşünceyi belirleme.
Üçüncü cümlede enerji yüklenen atomların temel durumlarına (eski hallerine) dönerken ışık yayması ve yeşil/kırmızı renkler oluşturması açıklanmıştır. Bu da 'Uyarılmış atomların eski durumlarına dönmesi süreci gökyüzünde farklı renk tonlarının görünmesini sağlar.' ifadesiyle eşleşir.
Cümledeki 'temel durumlarına dönerken' ifadesi 'eski durumlarına dönmesi' ile; 'yeşil ve kırmızı renkler' ifadesi ise 'farklı renk tonları' ile karşılanmıştır.
3
Metnin dördüncü cümlesini analiz etme ve anlamca örtüşen yardımcı düşünceyi belirleme.
Dördüncü cümlede manyetik alan çizgilerinin parçacıkları kutuplara yönlendirmesi sonucu ışımaların kutup dairelerine yakın enlemlerde izlendiği belirtilmiştir. Bu durum, 'Gezegenin manyetik yapısı, ışık gösterisinin kutup bölgelerine yakın yüksek enlemlerde gözlemlenmesine neden olur.' ifadesiyle örtüşür.
Metindeki 'manyetik alan çizgileri' ifadesi 'manyetik yapı'ya; 'kutup dairelerine yakın enlemler' ise 'kutup bölgelerine yakın yüksek enlemlere' karşılık gelmektedir.
4
Metnin beşinci cümlesini analiz etme ve anlamca örtüşen yardımcı düşünceyi belirleme.
Beşinci cümlede kutup ışıklarının Dünya'nın uzay havası ile ilişkisinin göstergesi olduğu belirtilmiştir. Bu durum, 'Bu ışımalar, Dünya ile uzay boşluğundaki dinamikler arasındaki etkileşimin bir kanıtı niteliğindedir.' ifadesiyle örtüşür.
Metindeki 'uzay havası ile olan dinamik ilişki' ifadesi 'uzay boşluğundaki dinamikler arasındaki etkileşim' ifadesiyle anlamca karşılanmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 619Soru

Siborg antropolojisi, insan ile teknoloji arasındaki sınırların silikleştiği çağımızda, protezlerin ve dijital eklentilerin sadece fiziksel birer araç değil, aynı zamanda bilişsel yapımızı şekillendiren kurucu unsurlar olduğunu savunur. Bu disiplin, teknolojiyi insanın dış dünyayı kontrol etme arzusunun bir uzantısı olarak gören geleneksel araçsalcı yaklaşımı reddeder. Bunun yerine, teknolojinin insan deneyimini ve benlik algısını içeriden dönüştürdüğünü, dolayısıyla insan ile yapay olanın ontolojik düzeyde kaynaştığını ileri sürer. Ancak bu durum, bireyin biyolojik sınırlarını aşma özgürlüğünü artırırken öte yandan teknolojiyi üreten güçlerin algoritmik denetimine daha açık hâle gelmesine yol açar. Siber uzamın sunduğu bu yeni varoluş alanı, insanın özerkliğini genişletiyor gibi görünse de aslında özneyi görünmez bir ağın bağımlı bir düğümü hâline getirme riski taşımaktadır.

Bu parçadan hareketle "siborg antropolojisi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siber uzamın sunduğu varoluş olanaklarının, insanı dışsal güçlerin algoritmik tahakkümünden ve ağ bağımlılığından tamamen kurtardığını ileri sürdüğü

Cevap

Siber uzamın sunduğu varoluş olanaklarının, insanı dışsal güçlerin algoritmik tahakkümünden ve a�� bağımlılığından tamamen kurtardığını ileri sürdüğü
Parçada siber uzamın ve teknolojik eklentilerin insanı algoritmik denetimden tamamen kurtardığı savunulmamaktadır. Aksine, metinde bireyin biyolojik sınırlarını aşma özgürlüğü artarken teknolojiyi üreten güçlerin algoritmik denetimine daha açık hâle geldiği ve siber uzamın özneyi bağımlı bir düğüm yapma riski taşıdığı açıkça ifade edilmektedir. Bu nedenle bu ifade parçadan çıkarılamaz ve söylenemez bir yargıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk iki cümlesini inceleyerek geleneksel teknoloji anlayışına karşı sunulan savı tespit etmek.
Siborg antropolojisinin, teknolojiyi zihinsel yapıyı şekillendiren kurucu bir unsur olarak gördüğü ve dış dünyayı denetleme aracı olarak gören geleneksel araçsalcı yaklaşımı reddettiği belirlenir.
Bu tespit, geleneksel yaklaşımlarla uyuşmama ve zihinsel süreçlerde kurucu rol üstlenme yargılarının parçada yer aldığını doğrular.
2
Paragrafın üçüncü cümlesindeki 'ontolojik düzeyde kaynaşma' ifadesinin anlam alanını değerlendirmek.
İnsan ile yapay unsurlar arasındaki ilişkinin felsefi ve varoluşsal bir bütünleşmeye vardığı sonucuna ulaşılır.
Bu sonuç, insan varoluşu ile yapay unsurların kaynaşması yargısının parçada yardımcı düşünce olarak yer aldığını gösterir.
3
Paragrafın son iki cümlesindeki özgürlük, algoritmik denetim ve ağ bağımlılığı ilişkisini analiz etmek.
Biyolojik sınırları aşmanın beraberinde yeni denetim mekanizmaları getirdiği belirlenir. Ancak siber uzamın insanı bu denetimden tamamen kurtardığı yargısının aksine, onu bağımlı bir düğüm yapma riski taşıdığı saptanır.
Siber uzamın insanı her türlü algoritmik tahakkümden tamamen kurtardığı savının, parçadaki 'algoritmik denetime daha açık olma' ve 'bağlı bir düğüm olma riski taşıma' ifadeleriyle çeliştiğini ortaya koymak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşüncelerin Tespiti ve Yanlış Yorumların Ayırt Edilmesi
Soru 620Soru

Kutup ışıkları (aurora), Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın manyetik alanı ve atmosferdeki gaz molekülleriyle çarpışması sonucu oluşan doğal ışımalardır. Genellikle kutup bölgelerinde, gecenin karanlığında yeşil ve mor renklerin gökyüzünde süzülmesiyle kendini gösteren bu olay fiziksel bir etkileşimin sonucudur. Atmosfere giren elektronlar, azot ve oksijen atomlarıyla çarpıştığında bu atomların enerji seviyeleri değişir. Uyarılmış durumdaki atomlar temel enerji seviyelerine dönerken dışarıya ışık fotonları yayarlar. Oksijen atomları yeşil ve kırmızı ışımalara yol açarken azot molekülleri mavi ve mor tonları oluşturur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okuyucuyu belirli bir konuda bilgilendirmeyi amaçlayan açıklayıcı anlatım

Cevap

Okuyucuyu belirli bir konuda bilgilendirmeyi amaçlayan açıklayıcı anlatım
Doğru seçenek okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçlayan açıklayıcı anlatımdır. Parçada kutup ışıklarının oluşum süreci bilimsel veriler ve neden-sonuç ilişkileri kullanılarak açıklanmış, okuyucuya bu doğa olayının arka planı hakkında nesnel bilgi sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin yazılış amacını belirleme
Metin, kutup ışıklarının (aurora) oluşum sürecini, Güneş parçacıklarının atmosferdeki gaz molekülleriyle çarpışmasını ve ışık fotonlarının yayılmasını nesnel ve bilimsel bir dille aktarmaktadır.
Metnin asıl amacının bilgi vermek olduğunu saptamak doğru anlatım biçimine ulaşmayı sağlar.
2
Seçeneklerdeki anlatım biçimi özelliklerini metinle karşılaştırma
Metnin nesnel bilgi vermesinden dolayı açıklayıcı anlatım seçeneğinin doğru olduğu belirlenir. Görsel tasvirler ve giriş cümlesindeki tanım yardımcı ögeler olup metnin asıl amacını değiştirmemektedir.
Metinde ağır basan (baskın olan) anlatım biçimini, yan unsurlardan ayırmak sorunun doğru çözümü için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta açıklayıcı anlatım biçimi, okuyucuya bilgi vermeyi ve bir konuyu nesnel bir yaklaşımla aydınlatmayı amaçlayan anlatım türüdür.
ÖncekiSayfa 31 / 338Sonraki