Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılmış olan "kol" sözcüklerini, cümlelerde yüklendikleri anlam özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Edebiyat, yüzyıllar boyunca insanı ve insanın iç dünyasını merkeze alan bir anlayışla şekillenmiştir. Ancak son yıllarda ivme kazanan ekoeleştiri kuramı, bu antroposentrik (insanmerkezci) bakış açısını temelinden sarsmaktadır. Ekoeleştirmenler, doğanın yalnızca insanın trajedilerine arka plan oluşturan pasif bir dekor veya sömürülecek bir kaynak olarak konumlandırılmasına karşı çıkarlar. Onlara göre edebiyat, insan dışı varlıkların da kendi seslerine ve fail güçlerine sahip olduğunu teslim etmelidir. Bu durum, edebi eserlerde doğanın edilgen bir nesne olmaktan çıkarılıp etkin bir özne olarak kurgulanmasını beraberinde verir. Böylece insanmerkezci dilin dışına çıkılarak doğayla kurulan ilişki, tahakkümden ziyade bir ortaklık zeminine taşınır. Bu yeni yönelim, insanı evrenin efendisi değil, ekolojik bütünün küçük bir parçası olarak yeniden konumlandırır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Aşağıdaki cümlelerde yer alan ad aktarmalarını (mecazımürselleri), bu aktarmaları kuran anlam ilişkileriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralandırılmış cümleleri, sağ sütunda yer alan anlam özellikleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Gerçekleşmemiş bir olayı veya durumu bir an için gerçekleşmiş gibi kabul etmeye ya da tam tersine gerçekleşmiş bir olayı hiç yaşanmamış gibi düşünmeye 'varsayım' denir. Cümlelerde genellikle 'diyelim ki, tut ki, farz edelim, varsayalım' gibi ifadelerle kurulur.
Buna göre a��ağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım anlamı vardır?
“Aramıza ördüğün bu kalın duvarları aşmak için daha ne kadar çabalamam gerekiyor?” cümlesinde, iki insan arasındaki iletişim kopukluğu ve duygusal mesafe gibi soyut bir durum, somut bir nesne olan “duvar” aracılığıyla zihinde belirginleştirilerek somutlama yapılmıştır.
Anlam ve dil bilgisi yönünden bütünsel ve kurallı bir cümle elde etmek için yukarıdaki söz öbekleri hangi sırayla bir araya getirilmelidir?
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Sessiz sinema döneminde salonlarda piyano veya orkestra eşliğinde müzik icra edilmesi, yalnızca teknik bir zorunluluktan ya da makine gürültüsünü örtme çabasından ibaret değildi. Canlı müzik; perdedeki hareketli imgelerin ritmini belirleyen, izleyicinin duygusal katılımını yönlendiren ve dramatik yapıyı pekiştiren kurucu bir unsur işlevi görüyordu. Piyanist, film boyunca doğaçlama melodilerle sahneler arasındaki geçişleri yumuşatıyor, karakterlerin iç dünyasını izleyiciye tercüme ediyordu. Dolayısıyla sessiz film döneminde müzik, görsel anlatıyı tamamlayan ve sinema deneyimini kolektif bir ritüele dönüştüren başat bir anlatım aracıydı.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) Derin ekoloji, çevre sorunlarına yüzeysel çözümler aramak yerine, insanın doğayla olan ilişkisini kökten sorgulayan bir felsefedir. (II) Bu yaklaşım, doğayı yalnızca insana sunduğu faydalar veya ekonomik değerler üzerinden tanımlayan insan merkezli bakış açısını reddeder. (III) Derin ekoloji savunucuları, modern endüstriyel toplumların tüketim odaklı politikalarının ekolojik dengenin sürdürülebilirliğini tehlikeye attığını vurgular. (IV) Dolayısıyla, çevresel yıkımın önüne geçebilmek ancak yaşam tarzlarımızda ve kültürel değerlerimizde yapılacak radikal bir zihniyet dönüşümüyle mümkündür.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Sözcüklerin benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki iç-dış, yer-insan, par��a-bütün, yön-medeniyet gibi ilişkilerle birbirinin yerine kullanılmasına ad aktarması (mecazımürsel) denir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yapılmıştır?
Tuz gölleri ve deniz tuzlaları gibi son derece yüksek tuz derişimine sahip ekstrem ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalara halofil (tuzcul) organizmalar adı verilir. Bu canlılar, hücre içi su dengesini koruyabilmek amacıyla sitoplazmalarında özel çözünen maddeler biriktirirler. Son yıllarda yürütülen bilimsel araştırmalar, halofillerin ürettiği enzimlerin yüksek tuzluluk ve sıcaklıkta bile kararlı kimyasal yapılarını koruduğunu göstermiştir. Bu kararlılık; deterjan endüstrisinden endüstriyel atık su arıtmaya kadar pek çok farklı alanda doğaya zarar vermeyen çevre dostu çözümler sunmaktadır. Ayrıca, bu mikroorganizmaların yapısında bulunan karotenoid pigmentleri, gıda ve ilaç sanayisinde doğal renklendirici ve antioksidan kaynağı olarak geniş ölçüde kullanılmaktadır.
Bu parçadan halofil mikroorganizmalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
19. yüzyılın ortalarında fotoğrafın icat edilmesiyle birlikte resim sanatı, nesneleri birebir yansıtma zorunluluğundan kurtularak sadece sanatçının iç dünyasını ve izlenimlerini aktardığı soyut yönelimlere ilk kez bu dönemde kapı aralamıştır.
Bu cümleden yola çıkıldığında, resim sanatında nesneleri birebir yansıtma zorunluluğunun fotoğrafın icadından önceki döneme ait bir durum olduğu yargısına kesin olarak ulaşılır.
Aşağıdaki numaralanmış cümleleri, sağ sütunda verilen ve taşıdıkları anlam özelliklerini belirten kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Mektup, insanlık tarihinin en eski ve en samimi haberleşme araçlarından biridir. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, e-postalar ve anlık mesajlaşma uygulamaları haberleşmeyi saniyeler düzeyine indirse de mektubun taşıdığı duygusal değeri ikame edememiştir. Bir mektup yazarı, kağıt seçiminden mürekkebin rengine kadar alıcıya verdiği değeri yansıtır. Mektuplar sadece haber iletmez; yazıldığı dönemin hislerini, kokusunu ve ruhunu geleceğe taşır. Bu yüzden dijital çağda mektup yazma alışkanlığı azalsa da mektup, insanın duygu dünyasını en saf haliyle arşivleyen özel bir vesika olma özelliğini korumaktadır.
Bu parçada mektup ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Sanat, insanlığın var oluşundan beri duygu ve düşünceleri aktarmanın en estetik yoludur. Mağara duvarlarındaki çizimlerden günümüzün dijital enstalasyonlarına kadar her sanatsal ürün, yaratıcısının iç dünyasını dışa vurma çabasının bir sonucudur. Ancak sanatı sadece bireysel bir ifade aracı olarak görmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Sanat, aynı zamanda üretildiği toplumun kültürel kodlarını, inançlarını, tarihsel kırılmalarını ve yaşam biçimini de bünyesinde barındırır. Bir resimdeki renk tercihlerinden bir heykelin formuna kadar her detay, o dönemin toplumsal koşullarının izlerini taşır. Dolayısıyla sanat eserleri, geçmişten bugüne taşınan kültürel birer bellek niteliğindedir.
Bu parçada sanatla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmaktadır?
Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere, cümlede hâkim olan duygu veya durumu ifade eden en uygun kavramı yazınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Yukarıda karışık olarak verilen söz gruplarının, anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralanışını belirleyiniz.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Aşağıda verilen ünlü düşmesine uğramış sözcükleri, bu ses olayının meydana geliş nedenleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Genç yazar, okuyucunun ilgisini ---- için eserlerinde güncel konulara yer verdiğini, böylece geniş kitlelere ulaşmayı ---- belirtmiştir.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?