Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 641Soru

Koku duyusu, beş duyu organımız arasında doğrudan beynin hafıza ve duygu merkezleriyle bağlantılı olan tek duyudur. Bu nedenle bir mekânı, bir insanı ya da geçmişteki bir anı zihnimizde canlandırmak istediğimizde kokular en güçlü tetikleyici olurlar. Modern kent yaşamı, bizleri steril ve kokusuz alanlar inşa etmeye zorlasa da insan zihni girdiği her ortamı oraya özgü kokularla kodlar. Eski bir kütüphanenin sararmış sayfalarından yükselen kâğıt kokusu, yağmur sonrası toprağın yaydığı o buruk koku veya çocukluğumuzun geçtiği evin mutfağındaki o tanıdık esinti; sadece geçmişe duyulan bir özlemi değil, aynı zamanda bireyin o mekânla kurduğu aidiyet bağını da temsil eder. Dolayısıyla mekânın kimliği, yalnızca görsel mimarisinden değil, görünmez bir atmosfer oluşturan koku peyzajından da beslenir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kokunun, insanın mekânla kurduğu bağda ve mekânsal aidiyetteki rolü

Cevap

Kokunun, insanın mekânla kurduğu bağda ve mekânsal aidiyetteki rolü
Doğru cevap, kokunun insan ile mekân arasındaki bağı ve aidiyeti nasıl şekillendirdiğini ifade eden seçenektir. Paragrafta, kokunun sadece geçmişe özlemi değil, bireyin mekânla kurduğu aidiyet bağını temsil ettiği ve mekânın kimliğini oluşturduğu belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana iletisini ve odak noktasını belirlemek için metni analiz etmek.
Metinde koku duyusunun hafıza ve mekân aidiyetiyle ilişkisine vurgu yapıldığı görülür.
Metnin konusunu belirlemek için giriş, gelişme ve sonuç cümlelerindeki ortak vurguyu saptamak gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ana düşünceyle karşılaştırmak.
Kokunun aidiyet duygusu ve mekân kimliği oluşturmadaki işlevinin vurgulandığı tespit edilir.
Metindeki 'bireyin o mekânla kurduğu aidiyet bağını da temsil eder' ifadesi konuyu doğrudan vermektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Soru 642Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümledeki ad aktarmalarının (mecazımürsel) kurulmasını sağlayan anlam ilişkilerini dikkate alarak uygun kavramlarla tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Anadolu'nun ücra bir kasabasında doğan yazar, gençlik yıllarında sürekli Kemal Tahir'i okumuş; onun bozkır kokan sayfalarında kendi çocukluğunu aramıştı. Bu cümledeki 'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde ilişkisi, 'sayfalarında' sözcüğünde ise ilişkisiyle kurulmuş birer ad aktarması vardır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'sanatçı-eser' (veya yazar-eser), ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' yazılmalıdır.
Cümlede geçen 'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde yazarın kendisi değil eserleri kastedildiği için sanatçı-eser (yazar-eser); 'sayfalarında' derken kitabın tamamı kastedildiği için parça-bütün ilişkisi kurulmuştur. Bu nedenle birinci boşluğa 'sanatçı-eser', ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' kavramları getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk ad aktarması örneğini incelemek.
'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde Kemal Tahir ismi söylenerek onun kaleme aldığı eserler (romanlar) kastedilmiştir.
Benzetme amacı güdülmeden, bir sanatçının adının onun eserleri yerine kullanılması sanatçı-eser ilişkisine dayanan bir ad aktarmasıdır.
2
Parçadaki ikinci ad aktarması örneğini incelemek.
'sayfalarında' sözcüğü ile kitabın bir parçası olan sayfa söylenerek kitabın/romanların tamamı kastedilmiştir.
Benzetme amacı güdülmeden, bir bütünün parçası olan bir kavramın bütünün kendisi yerine kullanılması parça-bütün ilişkisine dayanan bir ad aktarmasıdır.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel) anlam ilişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 643Soru

Somut anlamlı bir sözcüğün, temel anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavramı karşılayacak biçimde kullanılmasına "soyutlama" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyutlamaya uğramış bir sözcük kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böylesine riskli bir projede tek baş��na sorumluluk üstlenmek her şeyden önce yürek ister.

Cevap

Böylesine riskli bir projede tek başına sorumluluk üstlenmek her şeyden önce yürek ister.
Doğru seçenekte yer alan 'yürek' sözcüğü normalde beş duyu organımızla algılayabildiğimiz somut bir varlığı (organ) karşılar. Ancak cümledeki kullanımıyla 'cesaret' gibi soyut bir kavramın yerine geçerek soyutlama kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen sözcüklerin gerçekte somut mu yoksa soyut mu olduğunu belirlemek.
Seçeneklerdeki sözcüklerin temel anlamları incelendiğinde 'yürek' (organ) ve 'bulut' (meteorolojik olay) gibi somut sözcükler tespit edilir.
Soyutlama ve somutlama olaylarının başlangıç noktası olan sözcüklerin temel anlam özelliklerini saptamak gerekir.
2
Tespit edilen somut sözcüklerin cümle içindeki yeni anlamlarını çözümlemek.
'Yürek' sözcüğünün 'cesaret' (soyut), 'bulut' sözcüğünün ise 'karamsarlık bulutları' ifadesinde somutlaştırma amacıyla kullanıldığı görülür.
Sözcüklerin cümle bağlamında kazandığı yeni anlamları ortaya çıkararak soyutlama tanımına uyup uymadığını kontrol etmek gerekir.
3
Soyutlama tanımıyla uyuşan seçeneği belirlemek.
Somut bir sözcük olan 'yürek' kelimesinin doğrudan soyut bir kavramı ('cesaret') karşıladığı cümle doğru cevap olarak belirlenir.
Somutlamadan (soyut kavramı somutla anlatmak) ve diğer mecaz türlerinden ayırt ederek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Somut anlamlı bir sözcüğün cümle içerisinde soyut anlam kazanması (Soyutlama)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 644Soru

Epigenetik, DNA diziliminde herhangi bir değişiklik meydana gelmeksizin genlerin işleyişinde ve ifadesinde oluşan kalıtsal değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır. Klasik genetik anlayışı, canlının gelişimini yalnızca DNA diziliminin bir çıktısı olarak görürken epigenetik; beslenme biçimi, stres düzeyi ve maruz kalınan çevre kirliliği gibi çevresel faktörlerin genlerin aktifleşmesi ya da sessizleşmesi üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu süreçte rol oynayan en önemli mekanizmalardan biri olan DNA metilasyonu, genlerin kimyasal işaretlerle kontrol edilmesini sağlar. Epigenetik araştırmalar, çevreyle kurduğumuz etkileşimin yalnızca kendi yaşamımızı değil, üreme hücreleri aracılığıyla sonraki nesillerin sağlık durumunu da doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir. Bu yönüyle epigenetik, genetik kadercilik anlayışını yıkarak bireysel seçimlerin biyolojik önemini vurgulamaktadır.

Bu parçada epigenetik ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gen yapısında meydana gelen tüm mutasyonların epigenetik süreçler sayesinde önlenebildiğine

Cevap

Gen yapısında meydana gelen tüm mutasyonların epigenetik süreçler sayesinde önlenebildiğine
Doğru yanıt olan 'Gen yapısında meydana gelen tüm mutasyonların epigenetik süreçler sayesinde önlenebildiğine' yargısı paragraftan çıkarılamaz. Paragrafta epigenetik mekanizmaların genlerin işleyişini değiştirdiği, çevreyle etkileşimin önemini vurguladığı ve genetik kaderciliği yıktığı belirtilmiştir ancak genlerdeki tüm yapısal bozulmaların veya mutasyonların bu süreçle engellendiği yönünde kesin bir bilgiye veya böyle bir genellemeye yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramları ve epigenetik ile ilgili verilen yargıları tek tek analiz etmek.
Epigenetiğin tanımı (DNA dizilimi değişmeden genlerin işleyişindeki kalıtsal değişimler), etki alanları (çevresel faktörler, sonraki nesiller) ve kontrol mekanizmaları (DNA metilasyonu) saptanır.
Yardımcı düşünce sorularında seçenekleri metinle doğru eşleştirebilmek için metindeki bilgi sınırlarını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıların paragraftaki karşılıklarını arayarak eleme yapmak.
DNA yapısının değişmemesi, çevresel etmenlerin genlerin aktifleşmesindeki rolü, DNA metilasyonunun kimyasal kontrol işlevi ve sonraki nesillere aktarım yargıları elenir.
Paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak bahsedilen yardımcı düşünceleri eleyerek değinilmeyen yargıya ulaşmak amaçlanır.
3
Paragrafın anlam sınırlarını aşan veya yanlış yönlendiren seçeneği tespit etmek.
Mutasyonların tamamının epigenetik süreçlerle engellendiği yönündeki iddialı ifadenin paragrafta yer almadığı belirlenir.
Bilimsel olarak da paragraf düzeyinde de desteklenmeyen, aşırı genelleyici yargının elenmesiyle doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 645Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.

Metin:
(I) İnsan beyninde koku uyarılarını işleyen koku soğancığı (olfaktör bulbus), hafıza ve duyguların yönetildiği hipokampus ve amigdala bölgeleriyle doğrudan sinaptik bağlantılara sahiptir. (II) Diğer duyu organlarından gelen bilgiler talamus filtresinden geçerek kortekse ulaşırken koku duyusu bu istasyona uğramadan doğrudan duygusal bellek merkezine iletilir. (III) Edebiyatta 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan bu durum, kokuların geçmiş yaşantıları diğer duyusal uyaranlara göre daha canlı, hızlı ve yoğun bir duygusal tonla canlandırma gücüne işaret eder.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle - Koku duyumunun nöronal düzeyde bellek ve duygu alanlarıyla fiziksel olarak doğrudan ilişkili olması; II. Cümle - Kokunun, beyindeki diğer duyusal girdilerin tabi tutulduğu filtreleme aşamasına girmeden işlem görmesi; III. Cümle - Kokusal uyaranların geçmiş deneyimleri diğer duyulara kıyasla daha berrak ve hızlı şekilde zihne getirmesinin isimlendirilmesi
Paragraftaki I. cümle, koku soğancığının bellek ve duygu merkezleriyle olan fiziksel bağını; II. cümle, kokunun talamus filtresine uğramadan duygusal merkeze gitmesini; III. cümle ise bu sürecin geçmiş yaşantıları diğer duyulara göre daha canlı canlandırması durumunun Proust Etkisi olarak adlandırılmasını ifade eder. Dolayısıyla doğru eşleştirme bu doğrultudadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni genel olarak okuyup konusunu ve yardımcı düşüncelerini tespit etmek.
Metnin, koku duyusunun nöroanatomik yapısı, diğer duyulardan farkı ve bu durumun anıları canlandırma gücü (Proust Etkisi) üzerine olduğu anlaşılır.
Metindeki ana temayı kavrayarak cümlelerin birbirleriyle olan ilişkisini kurmak.
2
Numaralanmış cümleleri tek tek ele alıp taşıdıkları yargıları analiz etmek.
I. cümlenin fiziksel/sinaptik bağlara, II. cümlenin talamus istasyonuna uğramadan doğrudan iletime ve III. cümlenin ise 'Proust Etkisi' adlandırmasıyla diğer duyulardan daha canlı anı canlandırmaya odaklandığı saptanır.
Cümlelerin her birinin ayrı ayrı hangi yardımcı düşünceyi barındırdığını bulmak.
3
Bulunan yargıları sağ sütundaki ifadelerle anlamca karşılaştırarak eşleştirmek.
I. cümle birinci ifadeyle, II. cümle ikinci ifadeyle, III. cümle ise üçüncü ifadeyle eşleşir.
Cümlelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlı çıkarımlarla doğru biçimde eşleşmesini tamamlamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 646Soru

Bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalıyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oyunun ikinci perdesi başlamadan önce salondaki tüm ışıklar söndürüldü.

Cevap

Oyunun ikinci perdesi başlamadan önce salondaki tüm ışıklar söndürüldü.
Tiyatro oyununun bölümlerini ifade eden 'perde' sözcüğü, bir sanat dalına özgü özel bir kavramı karşıladığı için terim anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki aday sözcüklerin (kök, açı, perde, ağız) cümle içindeki anlamlarını belirleme
Sözcüklerin gerçek, yan, mecaz veya terim anlamda kullanılıp kullanılmadığı tespit edilir.
Sözcüklerin cümledeki bağlamına göre kazandıkları anlam türlerini ayırt etmek.
2
Tiyatro alanına ait bir kavramı karşılayan 'perde' sözcüğünün geçtiği cümleyi bulma
Tiyatro oyununun bölümlerini ifade eden 'perde' sözcüğünün terim anlamlı olduğu belirlenir.
Soruda istenen terim anlamlı sözcük kullanımını doğru tespit etmek.

Anahtar Kavram

Terim Anlam
Soru 647Soru

Dilin zenginleşme süreçlerinden biri olan yakıştırma (yan anlam), bir sözcüğün temel anlamındaki şekilsel veya işlevsel özelliklerini tamamen kaybetmeden yeni bir nesneye ya da kavrama aktarılmasıyla oluşur.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük bu duruma örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usta mermerci, elindeki değerli bloğu incelerken taşın doğal damarlarını takip ederek kesim yapacağı hattı belirledi.

Cevap

Usta mermerci, elindeki değerli bloğu incelerken taşın doğal damarlarını takip ederek kesim yapacağı hattı belirledi.
Mermer bloğundaki çizgileri ifade eden damar sözcüğü, canlılardaki kan taşıyan boru şeklindeki damar yapısıyla olan şekilsel benzerliği dolayısıyla kullanılmıştır. Sözcük temel anlamından tamamen uzaklaşmadığı ve bu benzerlik ilişkisini koruduğu için yan anlamdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru öncülündeki yan anlam tanımı analiz edilir.
Yan anlamın, bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlik ilişkisiyle yeni varlıkları karşılaması olduğu belirlenir.
Sözcüklerin cümledeki anlam özelliklerini bu tanıma göre sınıflandırmak amacıyla.
2
Seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin anlam özellikleri tek tek tahlil edilir.
Taşın doğal damarları ifadesindeki damar sözcüğünün canlılardaki damar yapısına şekilsel benzerlik taşıdığı ve bu bağlamda yan anlam kazandığı, diğer sözcüklerin ise mecaz anlam ve ad aktarması yollarıyla kullanıldığı saptanır.
Doğru seçeneği belirlemek amacıyla.

Anahtar Kavram

Yan Anlam
Soru 648Soru

Metin:

(I) İnternet arama motorlarının ve akıllı cihazların gündelik yaşamın merkezine yerleşmesi, insan belleğinin bilgi depolama alışkanlıklarında köklü değişimlere yol açmıştır. (II) 'Dijital amnezi' veya 'Google etkisi' olarak adlandırılan bu fenomen, bireylerin çevrimiçi ortamlarda kolayca ula��abileceklerini bildikleri bilgileri hafızalarında tutma eğilimlerinin azaldığını ortaya koymaktadır. (III) Columbia Üniversitesinde yapılan öncü araştırmalar, katılımcıların bilgiyi kendisinden ziyade, o bilgiye hangi dijital klasör veya arama yöntemiyle erişeceklerini hatırlamaya daha yatkın olduklarını göstermiştir. (IV) Bu durum, zihnin harici bellek kaynaklarına bağımlı hale gelerek kendi biyolojik sınırlarını esnettiği ve bilişsel süreçleri dışsallaştırdığı şeklinde yorumlanmaktadır. (V) Ancak bilgiyi derinlemesine işlemek yerine harici depolara havale etmek, eleştirel düşünme ve yaratıcı sentez yapma yetilerini zayıflatma riski taşımaktadır.

Soru:

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerle bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı d��şünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle
V. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: II. Cümle ile 'Çevrim içi erişilebilen bilgilerin insan zihninde kalıcı olarak saklanma ihtiyacının azaldığı'; III. Cümle ile 'Bireylerin bilgilerin içeriğini hatırlamaktansa onlara ulaşım yollarını akılda tutmaya meyilli olduğu'; IV. Cümle ile 'Zihinsel süreçlerin dış faktörlere devredilmesiyle insan beyninin doğal depolama sınırlarının dışına çıkıldığı'; V. Cümle ile 'Bilginin içselleştirilmeden dış kaynaklara aktarılmasının üst düzey zihinsel becerileri olumsuz etkileyebileceği'.
Eşleştirme, metindeki her bir cümlenin ilettiği anlam sınırları dikkate alınarak yapılmıştır. İkinci cümle bilgilerin hafızada saklanma ihtiyacının azalmasına; üçüncü cümle bilgi içeriği yerine erişim yollarının hatırlanmasına; dördüncü cümle bilişsel süreçlerin dışsallaşarak sınırların esnemesine; beşinci cümle ise bilgiyi derinlemesine işlememenin üst düzey zihinsel becerileri olumsuz etkilemesine işaret etmektedir. Bu eşleştirmeler metnin akışına ve cümlelerin anlamına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ikinci cümlesi ('Dijital amnezi...') incelenerek buradaki yardımcı düşünce belirlenir.
İkinci cümlede geçen kolayca ulaşılan bilgilerin hafızada tutulmak istenmemesi durumu, çevrim içi bilgilerin zihinde saklanma ihtiyacını azalttığı fikrine karşılık gelir.
Metnin sunduğu ilk belirgin yardımcı düşünceyi doğru cümleyle ilişkilendirmek.
2
Paragrafın üçüncü cümlesi ('Columbia Üniversitesinde...') çözümlenir.
Bu cümlede bireylerin bilginin kendisinden ziyade ona nasıl/nereden erişeceklerini hatırlamaya daha yatkın olduğu belirtilmektedir. Bu, bilgi içeriği yerine erişim yollarının akılda tutulduğu fikriyle eşleşir.
Araştırma verilerinden çıkarılabilecek spesifik yargıyı tespit etmek.
3
Paragrafın dördüncü cümlesi ('Bu durum, zihnin...') değerlendirilir.
Cümlede zihnin harici bellek kaynaklarına bağımlı hale gelerek biyolojik sınırlarını esnettiği ve bilişsel süreçleri dışsallaştırdığı belirtilmektedir. Bu, zihinsel süreçlerin dış faktörlere devredilmesiyle doğal sınırların dışına çıkıldığı yargısıyla örtüşür.
Bilişsel süreçlerin dışsallaşması ve biyolojik sınırların esnemesi kavramlarını eşleştirmek.
4
Paragrafın beşinci cümlesi ('Ancak bilgiyi...') incelenir.
Cümlede bilgiyi derinlemesine işlemek yerine harici depolara havale etmenin eleştirel düşünme ve yaratıcı sentez yetilerini zayıflatabileceği söylenmektedir. Bu, üst düzey zihinsel becerilerin olumsuz etkilenebileceği düşüncesiyle eşleşir.
Metindeki son cümlenin uyardığı olumsuz sonuçları yardımcı düşünce olarak saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceleri Cümle Düzeyinde Belirleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 649Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmen, senaryodaki uzun ve durağan diyalogları büyük bir titizlikle budayarak filme dinamik bir hava kattı.

Cevap

Yönetmen, senaryodaki uzun ve durağan diyalogları büyük bir titizlikle budayarak filme dinamik bir hava kattı.
Yönetmenin senaryodaki diyalogları budaması ifadesinde geçen budamak sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır. Sözcüğün gerçek anlamı 'bitkilerin dallarını kesip temizlemek' iken, bu cümlede 'gereksiz diyalogları ayıklamak, kısaltmak' anlamında kullanılarak gerçek anlamından tamamen uzaklaşmış ve soyut bir nitelik kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki koyu yazılmış sözcüklerin sözlükteki temel (gerçek) anlamları belirlenir.
Kol (organ), ağız (organ), diş (organ), ayak (organ) ve budamak (bitki dalını kesmek) sözcüklerinin gerçek anlamları saptanır.
Sözcüklerin yan veya mecaz anlam kazanıp kazanmadığını anlamak için öncelikle gerçek anlamlarının bilinmesi gerekir.
2
Sözcüklerin cümle içindeki kullanımları incelenerek temel anlamlarıyla olan ilişkileri çözümlenir.
Kol, ağız, diş ve ayak sözcüklerinin şekil veya işlev benzerliğiyle somut varlıklara aktarıldığı (yan anlam), budamak sözcüğünün ise somut bir eylemden soyut bir kavrama aktarıldığı (mecaz anlam) belirlenir.
Yan anlamda sözcük temel anlamından tamamen kopmaz ve somut kalır; mecaz anlamda ise sözcük temel anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir anlam kazanır.
3
Doğru seçenek kesinleştirilir.
Diyalogların budanması eyleminde somut bir dal kesme durumu yoktur, tamamen soyut bir 'ayıklama/kısaltma' anlamı söz konusudur. Dolayısıyla bu sözcük mecaz anlamlıdır.
Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 650Soru

Gündelik dil pratikleri ve yaygın iletişim algısı, sessizliği çoğunlukla sözün kesintiye uğraması, aktarımın sekteye uğraması ya da dilsel bir yoksunluk hâli olarak konumlandırır. Oysa sessizlik, dilin kurucu unsurlarından biri olarak, söylenenin sınırlarını çizen ve ona varoluşsal derinliğini kazandıran etkin bir göstergedir. Tıpkı bir heykelin etrafındaki boşluklar sayesinde form kazanması ve mekânla ilişki kurması gibi, bir söylem de içindeki susuşlar vasıtasıyla anlamlı bir yapıya kavuşur. Sözün gerçek gücü, kendinden önceki ve sonraki suskunlukların yoğunluğuyla ve o boşlukların taşıdığı potansiyelle ölçülür. Anlam, kelimelerin mekanik bir biçimde ardı ardına dizilmesinde değil, söylenen ile söylenmeyen arasındaki o diyalektik gerilimde filizlenir. Sözü taşıyan ve ona tınısını veren şey, geride bırakılan boşluğun ta kendisidir. Bu bağlamda sessizlik, iletişimin dışlanmış bir ögesi ya da pasif bir dinlenme durağı değil; aksine, sözün kendisini var eden, ona işitsel ve zihinsel ağırlığını kazandıran asli bir estetik zemindir. İletişimi yalnızca konuşulanların toplamına indirgeyen bir yaklaşım, dilin bu en güçlü enstrümanını ıskalamaya mahkûmdur.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözün anlam kazanması ve değer bulması, onun karşıtı gibi görünen sessizliğin kurucu ve belirleyici rolüne bağlıdır.

Cevap

Sözün anlam kazanması ve değer bulması, onun karşıtı gibi görünen sessizliğin kurucu ve belirleyici rolüne bağlıdır.
Metnin genelinde sessizliğin bir eksiklik veya kesinti olmadığı, aksine sözü biçimlendiren, ona anlam ve ağırlık kazandıran asli bir unsur olduğu savunulmaktadır. Dolayısıyla, sözün anlam kazanıp değer bulmasının sessizliğin kurucu rolüne bağlı olduğunu belirten yargı metnin ana düşüncesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesinde sessizliğe dair yaygın ama eksik olan olumsuz bakış açısı belirlenir.
Sessizliğin kesinti veya yoksunluk sanılması durumu saptanır.
Yazarın karşı çıktığı tezi tanımlamak ve metnin çıkış noktasını anlamak için.
2
'Oysa' ifadesiyle başlayan kısımdan itibaren sessizliğin dilin kurucu ve etkin bir göstergesi olduğu savı incelenir.
Sessizliğin sözün sınırlarını çizdiği ve ona derinlik kattığı tespit edilir.
Sessizliğin işlevsel rollerini belirlemek için.
3
Heykel benzetmesi ve diyalektik gerilim vurgusu üzerinden, sessizliğin sözün anlam kazanmasındaki taşıyıcı rolü çözümlenir.
Anlamın söylenen ile söylenmeyen arasındaki dengede oluştuğu anlaşılır.
Sözün varoluşunun sessizlik zeminiyle ilişkisini kurmak için.
4
Son bölümdeki 'sözün kendisini var eden asli bir estetik zemin' nitelendirmesi sentezlenerek ana düşünceye ulaşılır.
Sessizliğin sözün anlam bulması için zorunlu ve kurucu bir zemin olduğu sonucuna varılır.
Paragrafın tüm argümanlarını kapsayan en genel yargıyı formüle etmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 651Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen kalın yazılmış sözcükleri, anlam özelliklerine veya ait oldukları terim alanlarına göre doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rüzgardan uçmasın diye salonun perdesini sıkıca kapattı.
Öğretmenimiz derste iki doğrunun kesişmesiyle oluşan açıyı ölçtü.
Gitar çalmaya yeni başlayan öğrenci, notaları karıştırmadan okudu.
Yazarın son oyununun ilk perdesi seyirciden büyük alk��ş aldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rüzgardan uçmasın diye salonun perdesini sıkıca kapattı cümlesi Gerçek Anlam (Terim Değil) ile; Öğretmenimiz derste iki doğrunun kesişmesiyle oluşan açıyı ölçtü cümlesi Matematik Terimi ile; Gitar çalmaya yeni başlayan öğrenci, notaları karıştırmadan okudu cümlesi Müzik Terimi ile; Yazarın son oyununun ilk perdesi seyirciden büyük alkış aldı cümlesi Tiyatro Terimi ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; ev eşyası olan 'perde' terim olmayan gerçek anlam sınıfına; geometri terimi olan 'açı' matematik alanına; müzik terimi olan 'nota' müzik alanına ve tiyatro eseri bölümü olan 'perde' tiyatro alanına yönlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Her cümledeki kalın yazılmış sözcüğün bağlamdaki anlamını belirleme.
İlk cümledeki 'perde' ev eşyası; ikinci cümledeki 'açı' geometrik şekil; üçüncü cümledeki 'nota' müzik yazısı; dördüncü cümledeki 'perde' tiyatro sahnesinin bölümleridir.
Sözcüklerin terim anlamlı olup olmadığını anlamak için kullanıldıkları bağlama bakmak gerekir.
2
Sözcüklerin bilim, sanat veya spor dalıyla ilişkisini kurma.
'Açı' matematik/geometri, 'nota' müzik, 'perde' (son cümledeki) tiyatro dalıyla ilgilidir. İlk cümledeki 'perde' ise günlük yaşamdaki temel anlamındadır.
Terim anlam, bir sözcüğün belirli bir uzmanlık alanına özgü bir kavramı karşılaması durumudur.
3
Eşleştirmeyi tamamlama.
Tüm cümleler ait oldukları alanlarla veya terim olmama durumlarıyla doğru şekilde eşleştirilir.
Belirlenen anlam özellikleri doğrultusunda doğru eşler bir araya getirilir.

Anahtar Kavram

Terim Anlam (Bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalıyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklerin kazandığı anlamdır.)
Soru 652Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıyla, bir anlam alanından diğerine yapılan aktarmalardır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yorgun bir sonbahar rüzgârı, bahçedeki kuru yaprakları önüne katmış sürüklüyordu.

Cevap

Yorgun bir sonbahar rüzgârı, bahçedeki kuru yaprakları önüne katmış sürüklüyordu.
Doğru cevap olan cümlede, insana özgü olan 'yorgun' olma niteliği doğadaki bir varlığa (rüzgâr) yüklenerek insandan doğaya aktarım yoluyla deyim aktarması yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecazlı ve aktarmalı ifadeleri tespit etmek.
Seçeneklerdeki 'yorgun rüzgâr', 'masanın ayağı', 'kasaba', 'ağır dil' ve 'kalem' sözcüklerinin mecaz, yan anlam veya aktarma içerdikleri belirlenir.
Çözüme ulaşmak için cümlelerdeki anlam olaylarını taşıyan sözcükleri bulmak gerekir.
2
Tespit edilen ifadelerin anlam olayları yönünden türlerini incelemek.
'Masanın ayağı' yan anlam; 'kasaba' ve 'kalem' ad aktarması; 'ağır dil' mecaz anlamdır. 'Yorgun rüzgâr' ifadesinde ise insana ait olan yorgunluk özelliğinin doğaya (rüzgâra) aktarıldığı ve böylece deyim aktarmasının yapıldığı görülür.
Sorunun bizden istediği deyim aktarması seçeneğini doğru tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarması)
Soru 653Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.

Metin:
Biyomimikri, doğanın milyonlarca yıllık evrimsel süreçte geliştirdiği tasarımları inceleyerek insan sorunlarına sürdürülebilir çözümler sunan yenilikçi bir disiplindir. Doğadaki canlılar, kaynak kıtlığı ve zorlu yaşam koşulları altında en az enerjiyle en yüksek verimi elde etmenin yollarını mükemmelleştirmiştir. (I) Canlıların bu kaynak koruma ve yüksek tasarruf becerisi, modern teknolojinin ve endüstriyel tasarımların şekillenmesinde yeni ufuklar açmaktadır. (II) Günümüz mühendisleri ve mimarları da bu biyolojik yapılardan esinlenerek hem çevre dostu hem de enerji sarfiyatını en aza indiren sistemler geliştirmektedir. (III) Örneğin, hızlı tren tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasının aerodinamik yapısının taklit edilmesi, tünel geçişlerinde oluşan yüksek ses dalgalarını sönümleyerek çevreye verilen gürültü kirliliğini büyük ölçüde engellemiştir.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle ile 'Doğadaki organizmaların kıt kaynakları verimli kullanma yetisinin insanoğlunun üretim teknolojilerine yön verdiğine' ifadesi; II. Cümle ile 'Tasarımcıların biyolojik yapıları temel alarak ekolojiye zarar vermeyen ve tasarruf sağlayan uygulamalar ortaya koyduğuna' ifadesi; III. Cümle ile 'Canlıların yapısal özelliklerinin taklit edilmesinin teknik sistemlerdeki ses kirliliği gibi pratik sorunları çözdüğüne' ifadesi eşleşmektedir.
I. cümlede canlıların tasarruf ve kaynak koruma becerisinin teknolojik tasarımları şekillendirdiği belirtildiğinden, bu cümle doğadaki organizmaların kaynakları verimli kullanmasının insan teknolojisine yön vermesi yargısıyla eşleşir. II. cümlede mühendis ve mimarların biyolojik yapılardan esinlenerek çevre dostu ve az enerji harcayan sistemler kurduğu belirtildiğinden, bu cümle ekolojiye zarar vermeyen ve tasarruflu uygulamalar geliştirilmesi düşüncesiyle eşleşir. III. cümlede kuş gagasının taklit edilmesinin tünel geçişindeki gürültü kirliliğini engellediği belirtildiğinden, bu cümle ses kirliliği gibi pratik sorunların doğayı taklit ederek çözüldüğü düşüncesiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
I. numaralı cümleyi okuyup temel yargıyı belirlemek.
Canlıların tasarruf becerisinin endüstriyel tasarımları şekillendirdiği belirlendi.
Bu yargı, doğadaki canlıların verimli kaynak kullanımı yeteneğinin insan teknolojisine yön vermesi düşüncesiyle eşleşir.
2
II. numaralı cümleyi okuyup temel yargıyı belirlemek.
Mühendis ve mimarların doğadan esinlenerek çevre dostu ve enerji tasarruflu sistemler yaptığı belirlendi.
Bu yargı, ekolojiye zarar vermeyen (çevre dostu) ve tasarruflu uygulamalar geliştirilmesi düşüncesiyle eşleşir.
3
III. numaralı cümleyi okuyup örneklenen durumu analiz etmek.
Kuş gagasının taklit edilmesiyle trenlerdeki gürültünün önlendiği belirlendi.
Bu durum, doğadan esinlenmenin gürültü (ses) kirliliği gibi pratik sorunları çözdüğü düşüncesiyle eşleşir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 654Soru

Müziksel yapıtın çözümlenmesinde sessizlik, seslerin geçici olarak kesintiye uğradığı edilgen bir boşluktan ibaret görülmemelidir. Aksine o; ses birimlerini birbirinden ayıran, bir sonraki sesের işitsel algısını ve estetik değerini belirleyen kurucu bir ögedir. Batı müziğinde eslerin (sessizlik sürelerinin) notalandırılması da sessizliğin sesle eş değer bir anlatım aracına dönüştüğünün en somut göstergesidir. Besteci, sesler arasındaki bu boşlukları titizlikle tasarlayarak dinleyicinin zihninde bir beklenti ve gerilim estetiği kurar. Dolayısıyla sessizlik, müziğin akışını kesintiye uğratan dışsal bir unsur değil; yapıtın ritmik ve anlamsal bütünlüğünü inşa eden, onun dokusuna içkin estetik bir tercihtir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi ��zerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sessizliğin, müzikal yapıtlarda edilgen bir boşluk olmanın ötesinde eserin estetik ve yapısal bütünlüğünü kuran etkin bir öge olarak işlev görmesi

Cevap

Sessizliğin, müzikal yapıtlarda edilgen bir boşluk olmanın ötesinde eserin estetik ve yapısal bütünlüğünü kuran etkin bir öge olarak işlev görmesi
Paragrafta sessizliğin edilgen bir duraklama veya boşluk olmadığı, aksine müziksel yapıtın yapısını, anlamını ve estetik gücünü kuran etkin bir öge olduğu savunulmaktadır. Dolayısıyla sessizliğin yapısal ve estetik bütünlüğü inşa eden işlevsel yönünün vurgulandığı ifade doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki anahtar kelimeleri belirleme
Girişte sessizliğin edilgen bir boşluk olmadığı, aksine ses birimlerini anlamlandıran kurucu bir öge olduğu belirtilmiştir.
Paragrafın konusunu belirlemek için yazarın üzerinde durduğu temel kavramı ve bu kavrama getirilen bakış açısını saptamak gerekir.
2
Destekleyici örnek ve ifadelerin işlevini ayırt etme
Eslerin notalandırılması ve beklenti estetiği yaratılması gibi unsurların, sessizliğin yapısal önemini kanıtlayan yan düşünceler olduğu görülür.
Çeldiriciler genellikle yan düşüncelerden veya örneklerden türetildiği için bunları ana konudan ayırmak önemlidir.
3
Sonuç cümlesiyle ana fikri/konuyu bütünleştirme
Son cümlede sessizliğin yapıtın ritmik ve anlamsal bütünlüğünü inşa eden estetik bir tercih olduğu sonucuna varılır.
Yazarın vurgulamak istediği ana düşünce ve konunun çerçevesi çoğunlukla sonuç cümlelerinde netleşir.
4
Seçenekleri analiz ederek yanlış olanları eleme
Sessizliği sadece notalandırma (Batı müziğindeki eslerin notalanması) veya dinleyici beklentisiyle sınırlayan seçenekler elenir. Paragrafta geçmeyen müzik dışı alanlar veya tarihi çatışmalar içeren seçenekler de elenerek doğru cevaba ulaşılır.
Metne dayanmayan öznel yorumlar içeren veya metnin sadece bir kısmını kapsayan (dar kapsamlı) seçenekler elenmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu ve Ana Düşünce İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 655Soru

Paleoklimatoloji; Dünya’nın milyonlarca yıl öncesine uzanan iklim koşullarını yeniden yapılandırmak amacıyla ağaç halkaları, buzul karotları ve mercan fosilleri gibi doğal arşivleri inceler. Bu disiplin, modern meteorolojik kayıtların bulunmadığı tarih öncesi dönemlere ışık tutarak küresel iklim sisteminin uzun vadeli döngülerini ve hassasiyetini anlamamızı sağlar. Ancak geçmişe ait bu veriler termometre veya barometre gibi doğrudan ölçüm cihazlarıyla değil, dolaylı göstergeler (vekil veriler) yoluyla elde edilir. Bu durum, verilerin mekânsal çözünürlüğünü ve zamansal duyarlılığını sınırlayarak paleoklimatologları karmaşık istatistiksel kalibrasyon modelleri kullanmaya yöneltir. Dolayısıyla, geçmişteki ani iklimsel kırılmaların ve kısa süreli dalgalanmaların tam zamanlamasını belirlemek, disiplinin önündeki en büyük metodolojik engellerden biridir.

Bu parçadan paleoklimatoloji ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel iklim krizlerinin etkilerini en aza indirecek önlemler tasarladığına

Cevap

Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel iklim krizlerinin etkilerini en aza indirecek önlemler tasarladığına
Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel iklim krizlerinin etkilerini en aza indirecek önlemler tasarladığına dair bir bilgi paragrafta yer almamaktadır. Parça, yalnızca geçmişe ait iklim koşullarının nasıl modellendiğini ve bu alandaki teknik sınırlılıkları ele almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın bütünü okunarak paleoklimatoloji biliminin çalışma alanı, yöntemleri ve karşılaştığı zorluklar belirlenir.
Paleoklimatolojinin geçmiş iklimleri dolaylı verilerle incelediği ve bazı metodolojik sınırlılıkları olduğu saptanır.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu paragraftaki bilgilerle karşılaştırabilmek.
2
Seçeneklerdeki ifadeler teker teker paragraftaki cümlelerle eşleştirilerek elenir.
Fosil kalıntıları, çözünürlük yetersizliği ve istatistiksel modeller, tarih öncesi iklim işleyişi ve ani hava değişimlerinin tarihlendirilmesindeki zorluklar gibi bilgilerin paragrafta yer aldığı görülür.
Yardımcı düşünceleri belirleyip paragrafta yer almayan seçeneği bulmak.
3
Paragrafta bulunmayan, yazarın değinmediği veya dışsal yorum gerektiren ifade tespit edilerek doğru seçeneğe ulaşılır.
Gelecekteki iklim krizlerinin etkilerini azaltacak önlemler tasarlanmasına yönelik hiçbir ifadenin metinde geçmediği saptanır.
Sorunun kökünde istenen ulaşılamaz yargıyı belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 656Soru

20. yüzyılın başlarında kuantum teorisinin geliştirilmesi, fizik dünyasında sadece atom altı parçacıkların hareketlerinin ilk kez açıklanabilmesini sağlamakla kalmamış; klasik fiziğin determinizm ilkesine dayalı evren anlayışının da ilk defa ciddi şekilde sorgulanmasının önünü açmıştır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuantum teorisinin geliştirilmesinden önce, atom altı düzeydeki par��acıkların hareketlerine dair bilimsel bir açıklama yapılamamıştır.

Cevap

Kuantum teorisinin geliştirilmesinden önce, atom altı düzeydeki parçacıkların hareketlerine dair bilimsel bir açıklama yapılamamış olmasıdır.
Cümlede kuantum teorisinin 'atom altı parçacıkların hareketlerinin ilk kez açıklanabilmesini' sağladığı açıkça belirtilmiştir. Bu durum, kuantum teorisinden önceki dönemde bu hareketlere yönelik bilimsel bir açıklamanın yapılamadığını kesin olarak kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki sınırlandırıcı ve derecelendirici ifadeleri belirlemek.
'Sadece', 'ilk kez', 'ilk defa' gibi kelimelerin kullanıldığı görülmüştür.
Bu ifadeler, cümlenin anlam sınırlarını ve kesin yargıların çerçevesini çizer.
2
Kuantum teorisinin tıp veya fizik bilimindeki ilk başarısını ve etkisini incelemek.
Teorinin, atom altı parçacıkların hareketlerinin ilk kez açıklanmasını sağladığı saptanmıştır.
İlk kez açıklanma durumu, teoriden önce bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığı bilgisini zorunlu kılar.
3
Seçenekleri analiz ederek doğrudan çıkarılamayan veya aşırı genel yargıları elemek.
Kuantum teorisinin kesin olarak atom altı parçacıkları ilk kez açıkladığı yönündeki seçeneğin doğru olduğu teyit edilmiştir.
Diğer seçenekler, cümlede yer almayan öznel yorumlar veya aşırı genellemeler barındırmaktadır.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma
Soru 657Soru

I. ancak yerelden
II. ulaşması ve kalıcı eserler
III. kendi kültürel değerlerinden beslenmeyen
IV. ortaya koyabilmesi,
V. bir sanat anlayışının, evrensel boyutlara
VI. hareketle dünyaya açılabilmesiyle mümkündür

Yukarıdaki numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

IV numaralı söz grubu baştan dördüncü sırada yer alır.
Söz öbekleri dil bilgisi ve anlam yönünden incelendiğinde 'kendi kültürel değerlerinden beslenmeyen' sıfat-fiil grubu 'bir sanat anlayışının' ifadesini niteler. 'anlayışının' tamlayanı ise 'ulaşması' ve 'koyabilmesi' tamlananlarına bağlanarak özne grubunu tamamlar. Ardından 'ancak yerelden hareketle...' edat grubu gelerek yükleme bağlanır. Bu doğrultuda kurulan 'III - V - II - IV - I - VI' sıralamasında baştan dördüncü parça IV numaralı söz grubudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemin ve cümlenin sonunun belirlenmesi
Cümlenin yüklemini barındıran 'hareketle dünyaya açılabilmesiyle mümkündür' (VI) ifadesi cümlenin sonuna yerleştirilir.
Türkçe dil bilgisinde kurallı cümlelerin sonunda yüklem yer alır.
2
Özne grubunun ve tamlamaların birleştirilmesi
'kendi kültürel değerlerinden beslenmeyen' (III) sıfat-fiil grubu, 'bir sanat anlayışının, evrensel boyutlara' (V) ifadesini niteler. Ardından gelen ilgi eki (-nın) 'ulaşması ve kalıcı eserler' (II) ve 'ortaya koyabilmesi' (IV) isim-fiillerine bağlanır. Böylece özne grubu 'III - V - II - IV' şeklinde oluşur.
Dil bilgisiel uyum ve tamlama yapıları bu ifadelerin ardışık gelmesini gerektirir.
3
Zarf tümlecinin ve edat grubunun yerleştirilmesi
'ancak yerelden' (I) ifadesi, kendisinden sonra gelen 'hareketle' (VI) edat grubu ile birleşerek 'I - VI' yapısını oluşturur.
Anlam bütünlüğü ve edat öbeği ilişkisi bu sıralamayı zorunlu kılar.
4
Genel sıralamanın kurulması ve hedeflenen ögenin tespiti
Tam sıralama 'III - V - II - IV - I - VI' şeklindedir. Baştan dördüncü öge IV numaralı 'ortaya koyabilmesi,' ifadesidir.
Bütünsel ve kurallı cümle yapısının mantıksal kontrolü tamamlanmıştır.

Anahtar Kavram

Cümle Oluşturma ve Dil Bilgisel İlişkiler
Soru 658Soru

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

(I) Şiir çevirisi, kaynak dildeki estetik değerlerin hedef dile aktarılması çabasından ziyade, iki farklı kültürün şiirsel algı dünyasını yeniden inşa etme sanat��dır. (II) Bu yeniden inşa sürecinde çevirmen, şairin sözcük seçimlerindeki gizli ritmi yakalayabilmek için metni adeta bir müzisyen titizliğiyle çözümlemelidir. (III) Çevirmenin bu titizliği gösteremediğini, sadece sözcüklerin sözlük anlamlarını alt alta sıralamakla yetindiğini düşünelim. (IV) Böylesi bir durumda ortaya çıkan metin, ne kadar doğru bir çeviri olursa olsun, özgün şiirin okurda uyandırdığı estetik hazzı yaşatmaktan uzak kalacaktır. (V) Bazı eleştirmenler de çeviri şiirin, ancak çevirmenin kendi yaratıcılığını da katarak hedef dilde yeni bir yapıt kurabildiği ölçüde kalıcılaşacağını belirtir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. cümlede, çeviride kalıcılığın koşuluna dair bir eleştirmenin görüşü doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır.

Cevap

V. cümlede, eleştirmenlerin çeviriye yönelik görüşleri doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır.
Beşinci cümlede eleştirmenin görüşü, tırnak içinde veya değiştirilmeden aktarılmamış; aktaran kişinin kendi cümlesiyle kaynaştırılarak dolaylı anlatımla verilmiştir. Bu nedenle bu cümle hakkında doğrudan anlatım yapıldığı ifadesi söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi ögelerine ve anlamına göre incelemek.
Cümle 'Şiir çevirisi nedir?' sorusunun yanıtı niteliğinde bittiği için tanım cümlesidir.
İlk seçenekteki tanım iddiasını değerlendirmek.
2
İkinci cümledeki kip ve anlam ilişkisini belirlemek.
Gereklilik kipiyle kurulan yüklem çevirmene bir yöntem tavsiye ettiğinden öneri anlamı taşımaktadır.
İkinci seçenekteki öneri iddiasını kontrol etmek.
3
Üçüncü cümledeki fiil çekimini ve anlamı tespit etmek.
'Düşünelim' sözcüğü ile henüz olmamış bir durumun farz edildiği yani varsayım yapıldığı görülür.
Üçüncü seçenekteki varsayım iddiasını doğrulamak.
4
Dördüncü cümledeki koşul ilişkisini incelemek.
'Böylesi bir durumda' ifadesiyle sonucun gerçekleşmesi önceki varsayıma bağlı kılınmıştır.
Dördüncü seçenekteki koşul iddiasını doğrulamak.
5
Beşinci cümledeki aktarım türünü belirlemek.
Başkasına ait sözün yükleme uyarlanarak aktarıldığı, dolayısıyla dolaylı anlatım yapıldığı anlaşılır.
Beşinci seçenekteki doğrudan anlatım iddiasının söylenemez olduğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Öneri, Koşul, Doğrudan ve Dolaylı Anlatım)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 659Soru

Verilen cümledeki numaralanmış boşlukları, dil bilgisi kurallarına uygun kaynaştırma ünsüzleriyle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bahçedeki ahşap masaı boyamak için ikier kutu boya alan ustalar, günün sonunda kapının boyama işini de tamamladı.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'y', ikinci boşluğa 'ş', üçüncü boşluğa 'n' harfleri getirilmelidir.
Türkçede iki ünlü yan yana gelemeyeceği için ünlüyle biten bir kelimeye ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde araya 'y, ş, s, n' kaynaştırma ünsüzleri girer. Cümlede 'masa-y-ı' belirtme durumunda 'y', 'iki-ş-er' üleştirme sayı sıfatında 'ş', 'kapı-n-ın' tamlayan durumunda ise 'n' sesi kaynaştırma görevi üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluktaki 'masa-ı' birleşimini inceleme
'y' kaynaştırma ünsüzü gelerek 'masayı' kelimesi oluşur.
Ünlüyle biten 'masa' kelimesine ünlüyle başlayan belirtme durum eki (-ı) getirildiğinde araya 'y' ünsüzü girer.
2
İkinci boşluktaki 'iki-er' birleşimini inceleme
'ş' kaynaştırma ünsüzü gelerek 'ikişer' kelimesi oluşur.
Ünlüyle biten 'iki' sayısına ünlüyle başlayan üleştirme eki (-er) getirildiğinde araya 'ş' ünsüzü girer.
3
Üçüncü boşluktaki 'kapı-nın' birleşimini inceleme
'n' kaynaştırma ünsüzü gelerek 'kapının' kelimesi oluşur.
Ünlüyle biten 'kapı' kelimesine ilgi (tamlayan) eki (-ın) getirildiğinde araya 'n' ünsüzü girer.

Anahtar Kavram

Kaynaştırma Ünsüzleri (y, ş, s, n)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 660Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla kendi anlam alanının dışına çıkarılarak başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Bu aktarım; insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya veya duyular arasında gerçekleşebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "doğadan doğaya" bir anlam aktarımı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fırtına dindiğinde, gökyüzünü kaplayan kurşuni bulutlar nihayet yırtılmış ve arkasından parlak bir ışık demeti süzülmüştü.

Cevap

Fırtına dindiğinde, gökyüzünü kaplayan kurşuni bulutlar nihayet yırtılmış ve arkasından parlak bir ışık demeti süzülmüştü.
Doğru seçenekte, cansız nesnelere (kâğıt, kumaş vb.) özgü olan 'yırtılmak' eylemi, doğaya ait bir başka unsur olan 'bulut' için kullanılmıştır. Bu durum, doğadan doğaya bir anlam aktarmasının gerçekleştiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecazlı ve anlam aktarımı içeren ifadeleri belirlemek.
Seçeneklerde 'bulutların yırtılması', 'güçlü kalemler', 'çam ağaçlarının dertleşmesi', 'sıcak gülümseme' ve 'dağın sırtı' ifadeleri tespit edilmiştir.
Anlam aktarmalarının ve diğer mecaz türlerinin yapısını doğru analiz edebilmek.
2
Tespit edilen ifadelerin dil bilgisel türlerini ve aktarım yönlerini gruplandırmak.
'Kalemler' ad aktarması, 'ağaçların dertleşmesi' insandan doğaya aktarım, 'sıcak gülümseme' duyular arası aktarım, 'dağın sırtı' yan anlam, 'bulutların yırtılması' ise doğadan doğaya aktarımdır.
Doğadan doğaya aktarımın gerçekleştiği doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Doğadan doğaya deyim aktarması (anlam aktarması) tespiti
ÖncekiSayfa 33 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin