Tüm alıştırma soruları

324 soru

Soru 61Soru

İlk Türk devletlerinin kuruluş kronolojisi göz önüne alındığında, aşağıda verilen siyasi gelişmeleri en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama Asya Hun Devleti'nin kurulmas��, I. Kök Türk Devleti'nin kurulması ve Uygur Devleti'nin kurulması şeklinde olmalıdır.
Kronolojik açıdan en eski gelişme MÖ 220 yılında kurulan Asya Hun Devleti'dır. Ardından MS 552 yılında I. Kök Türk Devleti kurulmuştur. En son ise MS 744 yılında Uygur Devleti kurulmuştur. Bu nedenle doğru sıralama Hun, Kök Türk ve Uygur şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen devletlerin kuruluş tarihlerini belirleyiniz.
Asya Hun Devleti MÖ 220, I. Kök Türk Devleti MS 552 ve Uygur Devleti MS 744 tarihlerinde kurulmuştur.
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için öncelikle devletlerin kurulduğu dönemlerin tespit edilmesi gerekir.
2
Tespit edilen tarihleri eskiden yeniye doğru kronolojik olarak diziniz.
MÖ 220 yılı MS 552'den, MS 552 yılı da MS 744'ten daha eski olduğundan sıralama Asya Hun, Kök Türk ve Uygur şeklinde gerçekleşir.
Milattan önceki tarihler milattan sonraki tarihlerden daha eskidir; milattan sonraki tarihlerde ise sayısal olarak küçük olan tarih daha eskidir.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinin Kuruluş Kronolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 62Soru

Aşağıdaki Orta Asya kültür çevrelerini, tarihsel olarak en eskiden en yeniye doğru (kronolojik sırayla) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru şu şekildedir: Orta Asya'nın en eski kültür bölgesi (Anav), Türklerin en eski kültür bölgesi (Afanasyevo), tunç araçların yapıldığı ve atın yaygın evcilleştirildiği d��nem (Andronovo), demir madeninin ilk kez işlendiği dönem (Karasuk) ve en gelişmiş kültür çevresi olan son aşama (Tagar).
Kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru sırasıyla Anav (MÖ 4000), Afanasyevo (MÖ 3000), Andronovo (MÖ 1700), Karasuk (MÖ 1200) ve Tagar (MÖ 700) şeklindedir. Bu sıralama hem arkeolojik tarihleme hem de maden işleme teknolojisinin (bakır-tunç-demir) gelişim sırası ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür çevrelerinin kronolojik başlangıç tarihlerini ve gelişim düzeylerini tespit etmek.
Anav kültürü MÖ 4000, Afanasyevo kültürü MÖ 3000, Andronovo kültürü MÖ 1700, Karasuk kültürü MÖ 1200 ve Tagar kültürü MÖ 700 civarında başlamıştır.
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için her bir kültürün tarih sahnesindeki yerini belirlemek gerekir.
2
Tarihsel gelişim ve maden işleme aşamalarını karşılaştırmak.
Gelişim sırasıyla taş-bakır dönemi (Anav, Afanasyevo), tunç dönemi (Andronovo) ve demir dönemi (Karasuk, Tagar) şeklindedir.
Madenlerin işlenme sırası, tarihsel süreçlerin kronolojisini doğrulamak için önemli bir ölçüttür.
3
Kültürleri en eskiden en yeniye doğru sıralamak.
Sıralama Anav, Afanasyevo, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde tamamlanır.
Uygarlığın en ilkel seviyeden en gelişmiş (Tagar) seviyeye doğru ilerlemesi tarihsel akışa uygundur.

Anahtar Kavram

Orta Asya ilk kültür çevrelerinin kronolojik gelişimi ve ayıqtı edici özellikleri.
Soru 63Soru

Tarih yazıcılığı ekollerinin ve bu ekolleri temsil eden örneklerin tarihsel süreçte ilk ortaya çıkış zamanları dikkate al��ndığında, aşağıdaki gelişim aşamalarını kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; ilk olarak Hitit yıllıklarının tutulmasıyla kronik tarih yazıcılığı, ardından Herodot ile hikâyeci tarih yazıcılığı, daha sonra Thukydides ile öğretici tarih yazıcılığı ve son olarak modern dönemde araştırmacı tarih yazıcılığı şeklinde olmalıdır.
Tarih yazıcılığının gelişim süreci incelendiğinde, ilk olarak Hitit analları ile olayların tarafsız ama kronolojik kaydı (kronik tarih) başlamıştır. Ardından Herodot ile olayların hikâyeleştirilerek aktarıldığı hikâyeci tarih yazıcılığı gelmiştir. Thukydides ise hikâyeci tarih yazımına tepki göstererek faydacı ve öğretici tarih yazıcılığını kurmuştur. En son aşamada ise 19. yüzyıldan itibaren neden-nasıl ilişkisini araştıran modern araştırmacı tarih ekolü doğmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih yazıcılığı türlerinin ilk örneklerinin ortaya çıkış zamanlarını belirleme
Hitit analları MÖ 2. binyıla, Herodot'un hikâyeci tarihçiliği MÖ 5. yüzyıla, Thukydides'in öğretici tarihçiliği MÖ 5. yüzyılın sonlarına ve araştırmacı tarihçilik ise 19. yüzyıla (modern döneme) aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir tarih yazıcılığı türünün ortaya çıktığı dönem belirlenmelidir.
2
Belirlenen dönemleri eskiden yeniye doğru sıralama
MÖ 2. binyıl (Hitit analları) -> MÖ 5. yüzyıl ortası (Herodot) -> MÖ 5. yüzyıl sonu (Thukydides) -> 19. yüzyıl (Araştırmacı tarih)
Milattan önceki tarihler sıfıra yaklaştıkça günümüze yaklaşır; bu nedenle MÖ 2000'li yıllar, MÖ 5. yüzyıldan daha eskidir.

Anahtar Kavram

Tarih yazıcılığının kronolojik gelişimi ve yazıcılık türlerinin ayırt edici özellikleri
Soru 64Soru

Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak doğru sıralama şu şekildedir: Kirlilikten ve çevre sağlığı üzerindeki tehdidinden bahseden genel yargı ilk sıraya konur. Ardından 'bu kirlilik' ifadesiyle başlayan ve 'fitoremediasyon' terimini sunan cümle getirilir. Sonrasında 'söz konusu yöntem' ile bu terimi açıklayan ve bitki köklerinden bahseden cümle gelir. Daha sonra 'kökler vasıtasıyla emilen' diyerek süreci sürdüren cümle eklenir. En son ise 'son aşamada ise' ifadesiyle süreci ve paragrafı sonlandıran cümle yerleştirilir.
Doğru sıralama yapıldığında, kirlilikten bahseden giriş cümlesini sırasıyla bu kirliliğin çözümüne yönelik alternatif yöntem, yöntemin işleyiş biçimi, maddelerin bitkide depolanması ve son olarak bitkilerin bertaraf edilerek toprağın arındırılması takip eder. Bu durum mantıksal, kronolojik ve dil bilgisel (bu kirlilik, söz konusu yöntem, bu zararlı maddeler vb.) açıdan kesintisiz bir akış oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesini (giriş cümlesini) tespit etmek için bağımsız yargı bildiren cümleyi belirleyin.
Toprak ve su kirliliğinden bahseden ve hiçbir bağlayıcı unsur içermeyen cümlenin giriş cümlesi olduğu saptanır.
Paragrafların ilk cümleleri, kendinden önce başka bir düşüncenin olduğunu düşündürecek bağlaçlar veya işaret sıfatları taşıyamaz.
2
Giriş cümlesinde geçen 'kirlenme' kavramını takip eden ve bu durumu çözmeye çalışan bağlantılı cümleyi bulun.
'Bu kirliliğin...' ifadesiyle başlayan ve 'fitoremediasyon' yöntemini tanıtan cümlenin ikinci sırada yer alacağı belirlenir.
'Bu kirlilik' ifadesi doğrudan ilk cümledeki kirlenmeye gönderme yaparak iki cümle arasında güçlü bir anlamsal köprü kurar.
3
İkinci cümlede ortaya atılan yeni kavramı ('fitoremediasyon' yöntemi) açıklayan bir sonraki cümleyi arayın.
'Söz konusu yöntem...' ifadesiyle başlayan cümlenin üçüncü sırada yer alması gerektiği saptanır.
'Söz konusu yöntem' nitelemesi, hemen önceki cümlede adı geçen 'fitoremediasyon' yöntemini işaret ederek tanımı detaylandırır.
4
Üçüncü cümlede anlatılan 'köklerle ağır metallerin emilmesi' aşamasından sonraki mantıksal adımı belirleyin.
'Kökler vasıtasıyla emilen bu zararlı maddeler...' ifadesini içeren cümlenin dördüncü sırada bulunacağı saptanır.
'Kökler vasıtasıyla' ve 'bu zararlı maddeler' kavramları, bir önceki cümlenin sonundaki eylemi devralarak sürecin akışını korur.
5
Sürecin bittiğini gösteren sonuç niteliğindeki cümleyi bulun.
'Son aşamada ise...' ifadesiyle bitkilerin bertaraf edilmesini ve toprağın temizlenmesini anlatan cümlenin son sırada yer alacağı belirlenir.
'Son aşamada ise' ibaresi kronolojik/mantıksal akışın nihayete erdiğini gösteren açık bir sonuç bildirim ipucudur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümlelerin Mantıksal ve Kronolojik Sıralanışı
Soru 65Soru

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ve bu süreci etkileyen tarihsel gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Emevilerin Mevali politikası nedeniyle yaşanan gerginlikler, Abbasilerin iktidara gelerek ümmetçi politikaya geçmesi, Talas Savaşı'nda Karlukların Abbasilerle ittifak kurması ve Karahanlıların İslamiyet'i resmi din olarak benimsemesidir.
Tarihsel sıralama incelendiğinde; Emevilerin Mevali politikası ilk gerginlik dönemini (661-750), Abbasilerin iktidara gelişi (750) yumuşama dönemini, Talas Savaşı (751) yakınlaşma ve ittifak dönemini, Karahanlıların İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesi (10. yüzyıl) ise Türklerin İslamlaşma sürecinin kurumsallaştığı son aşamayı temsil etmektedir. Bu nedenle doğru sıralama kronolojik olarak baştan sona doğru gerçekleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Emevi Dönemi politikalarının etkilerini değerlendirme
Emevilerin (661-750) ırkçı Mevali politikası, Türklerin İslamiyet'i geçişini geciktirmiş ve ilk çatışmaların yaşandığı en erken dönemi oluşturmuştur.
Sıralamadaki en eski tarihsel dönemi tespit etmek.
2
Abbasilerin yönetime gelişi ve politika değişikliğini analiz etme
750 yılında Abbasilerin başa geçmesiyle ırkçı politika terk edilmiş, bu da sonraki yıl gerçekleşecek olan Talas Savaşı ittifakına zemin hazırlamıştır.
Savaş öncesindeki siyasi ortam değişikliğini belirlemek.
3
Talas Savaşı'nın yerini belirleme
751 yılında gerçekleşen Talas Savaşı, Çin tehdidine karşı Karlukların Abbasileri desteklemesiyle kazanılmış ve kitleler halinde İslamiyet'e geçişi başlatmıştır.
Türk-İslam sentezinin başladığı dönüm noktasını yerleştirmek.
4
İslamiyet'in devlet düzeyinde kabulünü inceleme
Karahanlılar, 10. yüzyılda (yaklaşık 940 yılı) İslamiyet'i resmen kabul ederek bu sürecin kurumsal sonucunu oluşturmuştur.
Kronolojinin en son ve kurumsal aşamasını belirlemek.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamiyet'i kabul sürecindeki kronolojik aşamalar, Emevi-Abbasi politika farkları ve Talas Savaşı'nın bu süreçteki tarihsel rolü.
Soru 66Soru

Aşağıdaki tarihsel gelişmelerin, Türklerin İslam dünyasıyla ilişkilerinin gelişimi ve İslamiyet'i kabul süreçleri göz önüne alındığında, geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; öncelikle Emevilerin mevali politikasına son veren Abbasilerin hoşgörülü ve eşitlikçi bir idare tarzını benimsemesi, ardından Karluk Türklerinin askeri yardımıyla Müslüman ordularının Orta Asya'da Çin yayılmacılığını engellemesi (Talas Savaşı), bunu takiben Talas Savaşı'nın ardından Türk boylarının İslam inancını benimsemeye başlaması ve son olarak Karahanlı Devleti'nin İslamiyet'i resmi devlet dini ilan etmesi şeklindedir.
Türklerin İslam dünyasıyla yakınlaşması ve İslamiyet'i kabulü belirli bir neden-sonuç sırasını takip eder. İlk olarak 750 yılında Emevi Devleti yıkılmış ve yerine kurulan Abbasiler mevali politikasını terk etmiştir. Bu siyasi yumuşama sayesinde 751 yılındaki Talas Savaşı'nda Karluklar Müslümanların yanında savaşa katılarak Çin'i mağlup etmiştir. Savaşın ardından Türk boyları (Karluk, Yağma, Çiğil vb.) arasında İslamiyet barışçıl yollarla yayılmaya başlamış, bu süreç en nihayetinde 10. yüzyılda Karahanlı Devleti'nin resmi din olarak İslamiyet'i kabul etmesiyle kurumsal bir devlet kimliği kazanmıştır. Bu nedenle kronolojik sıralama bu düzende olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Emevi iktidarından Abbasi iktidarına geçişi ve mevali politikasının kalkmasını belirleme
750 yılında gerçekleşen bu idari değişim, Türk-Arap yakınlaşmasının önündeki en büyük engeli kaldırmıştır.
Hoşgörülü idare, Türklerin Müslümanlarla ittifak kurmasının zeminini hazırlayan en erken kronolojik gelişmedir.
2
Talas Savaşı'nın askeri ittifak boyutunu tespit etme
751 yılında Karluklar ve Abbasiler Çin'e karşı ortak hareket ederek Talas Savaşı'nı kazanmıştır.
Bu ittifak ve zafer, iki toplum arasındaki yakınlaşmayı fiili bir iş birliğine dönüştürmüştür.
3
Savaş sonrası sosyal ve kültürel etkileşim sürecini çözümleme
Talas Savaşı'nı takip eden y��llarda Karluk, Yağma ve Çiğil boyları arasında İslamiyet hızla yayılmıştır.
Askeri iş birliğinin getirdiği barış ve güvenlik ortamı, kitlelerin yeni dini kabul etmesini hızlandırmıştır.
4
Dini kabulün devlet düzeyinde kurumsallaşmasını saptama
10. yüzyılın ortalarında Karahanlı Devleti, Satuk Buğra Han döneminde İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmiştir.
Bu gelişme, bireysel ve boy düzeyindeki geçişlerin ardından gelen en son kurumsal aşamadır.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamiyet'i kabul sürecinin siyasi, askeri ve kültürel neden-sonuç ilişkileri içinde kronolojik gelişimi
Soru 67Soru

Aşağıdaki cümleleri, içlerinde yer alan "ki" bağlacı veya ekinin yazımıyla ilgili yapılan yazım hatası sayısına göre en az olandan en çok olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; hiç hatası olmayan birinci cümleyle başlamalı, ardından sırasıyla bir hatası olan ikinci cümle, iki hatası olan üçüncü cümle ve üç hatası olan dördüncü cümle şeklinde devam etmelidir.
Yazım hatası bulunmayan birinci cümle, 1 hata içeren ikinci cümle, 2 hata içeren üçüncü cümle ve 3 hata içeren dördüncü cümle şeklinde yapılan sıralama doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki "ki" ekinin ve bağlacının kullanımlarını ve kalıplaşmış durumları belirlemek.
Birinci cümlede sırasıyla "mademki" (doğru, kalıplaşmış), "oysaki" (doğru, kalıplaşmış) ve "duydum ki" (doğru, bağlaç) ifadeleri incelenmiş ve 0 hata tespit edilmiştir.
Cümlelerin doğru hata sayısını bulmak için ilk olarak doğru kullanımları ayırt etmek gerekir.
2
İkinci ve üçüncü cümlelerdeki hatalı kullanımları belirlemek.
İkinci cümlede "öyleki" (yanlış, ayrı yazılmalı) ifadesiyle 1 hata; üçüncü cümlede "geçmişte ki" (yanlış, bitişik yazılmalı) ve "gelirki" (yanlış, ayrı yazılmalı) ifadeleriyle 2 hata tespit edilmiştir.
Hatalı kullanımları tespit ederek her cümlenin net hata skoruna ulaşmak.
3
Dördüncü cümledeki hatalı kullanımları belirlemek ve tüm cümleleri hata sayısına göre küçükten büyüğe sıralamak.
Dördüncü cümlede "Duvar daki" (yanlış, bitişik yazılmalı), "beğenmişki" (yanlış, ayrı yazılmalı) ve "oysa ki" (yanlış, bitişik yazılmalı) ifadeleriyle 3 hata tespit edilmiş; sıralama en az hatadan en çok hataya doğru yapılmıştır.
Tüm verileri toplayarak sorunun kökündeki yönergeye uygun sıralamayı elde etmek.

Anahtar Kavram

"ki" bağlacı ayrı yazılırken, sıfat yapan ve ilgi zamiri olan "-ki" ekleri bitişik yazılır. Ayrıca "som bahçem" (sanki, oysaki, mademki, belki, halbuki, çünkü, meğerki, illaki) formülüyle kalıplaşmış olan bağlaçlar da bitişik yazılır.
Soru 68Soru

Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan ve Avrasya'daki ilk Türk izlerini barındıran aşağıdaki kültür çevrelerini, bakır çağından başlayıp demir çağının en gelişmiş evresine doğru (en eskiden en yeniye) kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kültür çevrelerinin en eskiden en yeniye doğru sıralaması: Afanasyevo Kültürü, Andronovo Kültürü, Karasuk Kültürü ve Tagar Kültürü şeklindedir.
Doğru sıralama, insanlığın madenleri kullanma sırasına (bakır, tunç, demir) ve kültürlerin tarihsel gelişim evrelerine uygun olarak en eskiden en yeniye doğru Afanasyevo, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültürlerin temsil ettiği maden çağlarını belirleme
Afanasyevo bakır çağını, Andronovo tunç çağını, Karasuk demir çağının başlangıcını ve Tagar ise gelişmiş demir çağını temsil eder.
Orta Asya kültürlerinin gelişim sırasını belirlemek için kullandıkları maden teknolojisinin tarihsel sırasını bilmek gerekir.
2
Kültürlerin kronolojik tarihlerini karşılaştırma
Afanasyevo MÖ 3000-1700, Andronovo MÖ 1700-1200, Karasuk MÖ 1200-700 ve Tagar MÖ 700-300 yılları arasına tarihlenir.
Madenlerin kullanılmaya başlandığı dönemlerin tarihsel sıralaması, kültürlerin kronolojik sırasını belirler.
3
Kültürleri en eskiden en yeniye doğru sıralama
Sıralama sırasıyla Afanasyevo, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde gerçekleşir.
Kronolojik gelişim bakırdan demire doğru ilerlediği için sıralama bu şekilde olmalıdır.

Anahtar Kavram

Avrasya'da İlk Türk İzleri ve Göçler kapsamında Orta Asya kültür çevrelerinin kronolojik gelişimi ve özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ile Müslüman dünyasıyla kurdukları siyasi ve askeri ilişkiler düşünüldüğünde, aşağıda verilen tarihsel gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarihsel gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması: Emeviler dönemi Haristan Savaşı çatışmaları, Talas Savaşı'ndaki Karluk-Abbasi askeri ittifakı, Abbasi sınırlarında Samarra ordugâh şehirlerinin kurulması, Karahanlı Devleti'nin İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesi ve Gazneli Mahmut'un Hindistan seferleridir.
Tarihsel sıralamada; ilişkilerin çatışmalı olduğu Emeviler dönemi Haristan Savaşı (737), ortak ittifakın sağlandığı Talas Savaşı (751), askeri entegrasyonu başlatan Samarra şehri (836), ilk devlet düzeyinde resmi din kabulünü yapan Karahanlılar (932) ve İslamiyet'i dış coğrafyalara yayan Gazneliler (1001) sırasıyla geçmişten günümüze ilerlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler Dönemi Türk-Arap çatışmalarının tarihini belirleme
Türgişler ile Emeviler arasındaki Haristan Savaşı (737) kronolojik olarak en eski olaydır.
İlişkilerin henüz İslamiyet'in kabulü gerçekleşmeden önceki ilk çatışma evresini oluşturması nedeniyle listenin ilk sırasına yerleştirilir.
2
Talas Savaşı'nın ittifak ilişkilerindeki yerini saptama
Çin tehdidine karşı Karluk-Abbasi askeri ortaklığının yaşandığı Talas Savaşı (751) ikinci sıradadır.
Bu savaş, çatışma dönemini bitirip Türkler ile Müslüman Araplar arasında barış ve yakınlaşma sürecini başlattığı için 8. yüzyılın ortasında konumlanır.
3
Abbasi dönemi askeri entegrasyonu tespit etme
Samarra gibi Türk ordularına özel ordugâh şehirlerinin kurulması (836) üçüncü sıraya yerleşir.
Talas Savaşı'nın ardından mevali politikasının terk edilmesiyle Türklerin Abbasi devlet kadrolarına askeri ve idari entegrasyonunu simgeler.
4
İlk Türk-İslam devletinin resmi dini kabul aşamasını belirleme
Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i resmi devlet dini yapması (932) dördüncü sıradadır.
Türklerin kendi kurdukları siyasi organizasyonda İslamiyet'i resmiyet kavuşturdukları 10. yüzyıl dönümünü ifade eder.
5
İslamiyet'i yayma ve koruyuculuk misyonunun gelişimini saptama
Gazneli Mahmut'un Hindistan seferleri (1001-1027) ve Sultan unvanı alması son sıraya yerleşir.
Türklerin İslam dünyasında halifelik makamının koruyucusu ve İslamiyet'in farklı bölgelere yayılmasında ana aktör haline geldiği 11. yüzyıl sürecini gösterir.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ve bu sürecin askeri, siyasi aşamaları
Soru 70Soru

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ve bu sürecin askeri-siyasi gelişmeleri dikkate alındığında, aşağıda verilen tarihsel olayların geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama sırasıyla; Emevilerin mevali politikası nedeniyle yaşanan Türk-Arap çatışmaları, 751 yılındaki Talas Savaşı'nda Karluk-Abbasi ittifakı, 9. yüzyılda Türkler için Samarra ordugâh kentinin kurulması ve 10. yüzyılda Karahanlı Devleti'nin İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesi şeklinde olmalıdır.
Türklerin İslamiyet'i kabul süreci kronolojik olarak incelendiğinde; ilk olarak Emeviler Dönemi'ndeki mevali politikası nedeniyle Türk-Arap mücadeleleri yaşanmış, ardından Abbasilerin başa geçmesiyle 751 yılındaki Talas Savaşı'nda Karluklar Abbasilerle ittifak kurmuş, bu yakınlaşma sonucu Abbasiler Türkleri orduda istihdam ederek Samarra gibi şehirler kurmuş ve nihayetinde 10. yüzyılda Karahanlılar İslamiyet'i resmi din kabul etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler Dönemi'ndeki ilk temasları belirleme
Türgişler ve Emeviler arasındaki çatışmaların (mevali politikası etkisiyle) 8. yüzyılın ilk yarısında (750 öncesi) gerçekleştiği tespit edilir.
Sürecin en erken aşaması Emevi dönemi askeri gerilimleridir.
2
Talas Savaşı'nın tarihini saptama
Çin ve Abbasiler arasındaki Talas Savaşı'nın 751 yılında gerçekleştiği belirlenir.
Emevilerin yıkılışından hemen sonra Abbasiler döneminde Türklerin kaderini değiştiren ilk büyük ittifak savaşıdır.
3
Samarra gibi askeri kentlerin kuruluş dönemini bulma
Türklerin Abbasiler tarafından askeri sınıfta istihdam edilmesi ve Samarra kentinin inşasının 9. yüzyıla (830'lar) denk geldiği görülür.
Talas Savaşı sonrasındaki dostane ilişkilerin ve Abbasi ümmetçi politikasının kurumsal bir askeri uygulamaya dönüşmesidir.
4
Karahanlılar Devleti'nin İslamiyet'i kabulünü yerleştirme
Karahanlı Hükümdarı Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i 10. yüzyılda (yaklaşık 940'lar) devletin resmi dini haline getirdiği belirlenir.
Türklerin kitleler halinde din değiştirmesinin ardından kurulan ilk Orta Asya merkezli büyük Türk-İslam siyasi organizasyonudur.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamlaşma Sürecinin Kronolojik Aşamaları
Soru 71Soru

Ali, Burak, Cem ve Deniz adındaki dört arkadaşın yaşları ve doğum yıllarıyla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* Ali, Burak'ın bugünkü yaşına geldiğinde yıl 20322032 olacaktır.
* Cem, Deniz'den yaşça büyük olup bu ikisinin yaşları farkı, Burak ile Ali'nin yaşları farkının yarısı kadardır.
* Deniz doğduğunda Ali 22 yaşındaydı.

Bugünün tarihi 1313 Temmuz 20262026 olduğuna göre; Ali, Burak, Cem ve Deniz'in doğum yıllarını en erken olandan en geç olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğum yıllarının en erken olandan en geç olana doğru doğru sıralaması Burak, Cem, Ali ve Deniz şeklindedir.
Deniz'in yaşı DD kabul edildiğinde Ali D+2D+2, Cem D+3D+3 ve Burak D+8D+8 yaşındadır. Yaş sıralaması büyükten küçüğe Burak, Cem, Ali ve Deniz şeklinde olduğundan doğum yılları en erken olandan en geç olana doğru sırasıyla Burak, Cem, Ali ve Deniz olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ali ile Burak arasındaki yaş farkını belirleme
Burak, Ali'den 66 yaş büyüktür (BA=6B - A = 6).
Bugünün yılı 20262026 olarak verilmiştir. Ali'nin Burak'ın yaşına gelmesi için BAB - A yıl geçmesi gerekir. Bu durumda 2026+(BA)=20322026 + (B - A) = 2032 denkleminden yaş farkı BA=6B - A = 6 olarak bulunur.
2
Cem ile Deniz arasındaki yaş farkını belirleme
Cem, Deniz'den 33 yaş büyüktür (CD=3C - D = 3).
Cem ile Deniz'in yaşları farkı, Burak ile Ali'nin yaşları farkının yarısı kadardır. 6/2=36 / 2 = 3 olduğundan ve Cem Deniz'den büyük olduğundan C=D+3C = D + 3 yazılır.
3
Ali ile Deniz arasındaki yaş ilişkisini belirleme
Ali, Deniz'den 22 yaş büyüktür (AD=2A - D = 2).
Deniz doğduğunda (yani 00 yaşındayken) Ali 22 yaşında olduğuna göre Ali, Deniz'den 22 yaş büyüktür. Buradan A=D+2A = D + 2 elde edilir.
4
Tüm yaşları tek bir değişken cinsinden ifade edip sıralama
Yaşların büyükten küçüğe sıralaması Burak>Cem>Ali>DenizBurak > Cem > Ali > Deniz şeklindedir.
Deniz'in bugünkü yaşına DD dersek; Ali'nin yaşı D+2D + 2, Cem'in yaşı D+3D + 3, Burak'ın yaşı ise A+6=(D+2)+6=D+8A + 6 = (D + 2) + 6 = D + 8 olur. Yaşı en büyük olan en erken doğmuştur, dolayısıyla doğum yılları en erken olandan en geç olana doğru Burak, Cem, Ali, Deniz olarak sıralanır.

Anahtar Kavram

Yaş problemlerinde yaş farkının sabitliği ve zamanla değişmemesi ilkesi ile doğum yılı-yaş ilişkisi.
Soru 72Soru

Tsunami; okyanus tabanlarında meydana gelen deprem, volkanizma veya kütle hareketleri gibi tektonik süreçlerin su kütlesini dikey yönde yer değiştirmesiyle oluşan dev dalgalardır. Bu doğal afetin oluşumu, rüzgârların veya Ay'ın çekim kuvvetinin etkisiyle oluşan dalgalardan tamamen farklı mekanizmalara dayanır.

Buna göre, deniz tabanındaki tektonik bir hareketle başlayan tsunami dalgalarının oluşum ve kıyıya ulaşma aşamalarını kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tsunami dalgalarının gelişim süreci sırasıyla; okyanus tabanında tektonik dikey deformasyonun gerçekleşmesi, su kütlesine aktarılan enerjinin açık denizde yüksek hız ve geniş dalga boyuyla yay��lması, sığ kıyılarda taban sürtünmesi sebebiyle hızın azalıp dalga boyunun kısalması, arkadan gelen su kütlelerinin yığılmasıyla dalga yüksekliğinin devasa boyutlara ulaşması (sığlaşma) ve nihayetinde kıyı taşması şeklinde gerçekleşir.
Tsunaminin kronolojik gelişimi; sismik enerjiyle okyanus tabanının dikey deformasyonuyla başlar, açık denizde hızlı ve düşük genlikli dalga yayılımıyla devam eder, kıyıya yaklaşıldığında taban sürtünmesiyle hızın düşüp dalga boyunun kısalmasını takip eder, yığılan enerjinin dalga genliğini devasa boyutlara ulaştırması (sığlaşma) ile büyür ve son aşamada kıyı çizgisini aşarak karayı istila etmesiyle sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Deniz tabanındaki tektonik kökenli dikey deformasyonun belirlenmesi
Okyanusal levha sınırındaki kırılma ile deniz tabanı dikey yönde hareket eder ve üstündeki su sütununu sarsar.
Tsunami oluşumunun temel kaynağı su kütlesinin altındaki ani jeolojik dikey yer değiştirmelerdir.
2
Açık denizdeki dalga yayılım özelliklerinin analizi
Dalgalar açık denizde ��ok yüksek hızlarla (yaklaşık 800 km/s) ve geniş dalga boylarıyla ilerler.
Derin denizlerde taban sürtünmesi minimum olduğu için dalgalar sönümlenmeden çok hızlı yayılır.
3
Sığ sulara giriş ve taban sürtünmesi etkileşimi
Kıyıya yaklaşan dalgaların hızı azalır ve dalga boyu kısalır.
Deniz derinliği azaldıkça dalganın tabanla olan sürtünmesi artar ve dalga ön kısımlarından yavaşlamaya başlar.
4
Dalga yüksekliğinin sığlaşma (shoaling) etkisiyle artışı
Arkadan hızlı gelen dalgaların yavaşlayan dalgalar üzerine yığılmasıyla dalga genliği devasa boyutlara yükselir.
Enerjinin korunumu kanunu gereğince, azalan hız ve kısalan dalga boyu dikey yönde genlik artışına dönüşür.
5
Dalganın karayı istila etmesi ve afet aşaması
Metrelerce yükseklikteki su kütlesi kıyı çizgisini aşarak karaya doğru ilerler ve büyük yıkım oluşturur.
Sığlaşma sürecini tamamlayan dalga kıyıdaki koruma sınırlarını aşarak karayı su altında bırakır.

Anahtar Kavram

Tsunami oluşumu tamamen jeolojik/tektonik kökenlidir ve derin denizden sığ kıyıya doğru ilerlerken hızının azalıp genliğinin artmasıyla (sığlaşma) yıkıcı hale gelir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 73Soru

Lozan Barış Antlaşması sonrasında Türk dış politikasında ulusal egemenliğin pekiştirilmesi, tam bağımsızlığın sağlanması ve Lozan'dan kalan pürüzlerin giderilmesi amacıyla diplomatik adımlar atılmıştır.

Aşağıda 1923-1932 yılları arasında Türk dış politikasında yaşanan bazı gelişmeler verilmiştir.

Bu gelişmeleri en erken tarihliden en geç tarihliye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı sırasıyla; Musul Sorunu için Haliç Konferansı'nın toplanması (1924), Osmanlı borçlarına dair Paris Antlaşması'nın imzalanması (1928), Adana-Mersin Demiryolu hattının satın alınarak millileştirilmesi (1929) ve Yunanistan ile nüfus mübadelesi (etablis) sorununun Ankara Antlaşması ile kesin olarak çözülmesi (1930) şeklindedir.
Türk dış politikasında 1923-1932 yılları arasındaki gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; Musul Sorunu için toplanan Haliç Konferansı 1924 yılında gerçekleşmiştir. Osmanlı borçlarının taksitlendirilmesini düzenleyen Paris Antlaşması 1928 yılında imzalanmıştır. Adana-Mersin Demiryolu'nun yabancı imtiyazından alınarak millileştirilmesi 1929 yılında yasalaşmıştır. Yunanistan ile nüfus mübadelesi (etablis) sorununun kesin çözümü ise 1930 tarihli Ankara Antlaşması ile sağlanmıştır. Bu sıralama olayların doğru akışını vermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği tarihleri belirleme
Gelişmelerin yılları: Haliç Konferansı (1924), Borçlar Paris Antlaşması (1928), Adana-Mersin Demiryolu millileştirmesi (1929) ve Mübadele Ankara Antlaşması (1930).
Sıralama yapabilmek için öncelikle her gelişmenin hangi yıllarda meydana geldiği saptanmalıdır.
2
Tarihleri eskiden yeniye doğru sıralama
1924 < 1928 < 1929 < 1930 sıralaması elde edilir.
Kronolojik sıralama geçmişten günümüze (en erken tarihten en geç tarihe) doğru yapılır.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması sonrası dönemde Türk dış politikasında (1923-1932) kronolojik gelişmeler ve egemenlik mücadeleleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 74Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde hukuk alanında gerçekleştirilen aşağıdaki inkılapları, laikleşme ve demokratikleşme adımlarının kronolojik gelişimini dikkate alarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Şer'iyye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması (1924), Türk Medeni Kanunu'nun kabulü (1926), Anayasa'dan devletin dini ibaresinin çıkarılması (1928) ve Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi (1934) şeklindedir.
Cumhuriyet döneminde hukuk alanındaki laikleşme ve demokratikleşme adımları aşamalı bir sıra izlemiştir. İlk olarak dini hukuk yapısının kurumsal temeli olan Şer'iyye ve Evkaf Vekaleti kaldırılmış (1924), ardından toplumsal eşitliği kuran Medeni Kanun kabul edilmiş (1926), sonrasında anayasadaki din ibaresi çıkartılmış (1928) ve en son siyasi eşitlik kadınlara seçme seçilme hakkı verilerek (1934) tamamlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Laikleşme yolundaki ilk kurumsal düzenlemenin belirlenmesi
Şer'iyye ve Evkaf Vekaleti'nin 3 Mart 1924'te kaldırılması ilk sıraya yerleştirilir.
Laik hukuk düzenine geçilmeden önce dini kurumlara dayalı eski idari ve hukuki yapıların tasfiye edilmesi gerekiyordu.
2
Toplumsal ve medeni alandaki köklü hukuk reformunun tarihlendirilmesi
Türk Medeni Kanunu'nun 17 Şubat 1926'da kabul edilmesi ikinci sıraya yerleştirilir.
Hukuk alanında birliği sağlamak ve aile yapısını çağdaşlaştırmak amacıyla din temelli Mecelle yerine laik karakterli İsviçre Medeni Kanunu kabul edilmiştir.
3
Anayasanın laikleşme sürecinin tespit edilmesi
1924 Anayasası'ndan 'Devletin dini İslâm'dır' ibaresinin 10 Nisan 1928'de çıkarılması üçüncü sıraya yerleştirilir.
Hukuk sisteminin laikleşmesi doğrultusunda anayasadaki teokratik unsurların temizlenmesi aşamalı bir gereklilikti.
4
Siyasi haklar alanındaki demokratikleşme reformunun belirlenmesi
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının 5 Aralık 1934'te verilmesi son sıraya yerleştirilir.
Medeni Kanun ile sosyal ve ekonomik hakları kazanan Türk kadını, 1930'lu yıllarda aşamalı olarak elde ettiği siyasi haklarını 1934'te milletvekilliği hakkı ile tamamlamıştır.

Anahtar Kavram

Hukuk alanındaki inkılapların laikleşme, çağdaşlaşma ve demokratikleşme süreçleri doğrultusunda kronolojik gelişimi
Soru 75Soru

I. Dünya Savaşı'nın başlarında Osmanlı Devleti'nin tarafsız konumdan aktif savaşan devlet statüsüne geçiş sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama şu şekildedir: Osmanlı-Alman gizli ittifakının kurulması, Alman gemilerinin Osmanlı'ya sı��ınması, kapitülasyonların kaldırılması, Karadeniz Baskını ile Rus limanlarının bombalanması ve son olarak halifenin kutsal cihat ilan etmesi.
Kronolojik sıralama, Osmanlı Devleti'nin diplomatik hazırlıklarından fiili savaşa girişine ve ardından gelen dini-siyasi adımlara doğru ilerler. İlk olarak 2 Ağustos'ta gizli Osmanlı-Alman ittifakı imzalanmış, ardından 10 Ağustos'ta Goben ve Breslau zırhlıları Çanakkale'den geçmiştir. Osmanlı Devleti, tarafsızlık sürecinde fırsattan istifade ederek 9 Eylül'de kapitülasyonları tek taraflı kaldırmış, 29 Ekim'de Karadeniz limanlarını bombalayarak savaşa fiilen katılmış ve nihayetinde 14 Kasım'da halife sıfatıyla Cihad-ı Ekber ilan etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Almanya ile diplomatik yakınlaşmanın başlangıcını tespit etme
2 Ağustos 1914'te Osmanlı-Alman İttifakı'nın imzalandığı belirlenir.
Savaş öncesi yapılan gizli ittifak antlaşması, sonraki askeri ve diplomatik hamlelerin temelini oluşturur.
2
İttifakın ilk fiili askeri yansımasını bulma
10 Ağustos 1914'te Alman gemilerinin Çanakkale'den geçişi belirlenir.
Alman gemilerinin Osmanlı sularına sığınması, ittifak antlaşmasının uygulanmaya başlandığının fiili göstergesidir.
3
Fiili savaşa girilmeden önce atılan bağımsızlık adımlarını analiz etme
9 Eylül 1914'te kapitülasyonların tek taraflı olarak kaldırılması belirlenir.
Osmanlı Devleti, savaşa girmeden önceki tarafsızlık/hazırlık döneminde ekonomik prangalardan kurtulmak amacıyla bu kararı almıştır.
4
Savaşa fiilen girilmesine yol açan askeri eylemi belirleme
29 Ekim 1914'te Yavuz ve Midilli'nin Rus limanlarını bombalaması belirlenir.
Karadeniz'deki bu saldırı, Osmanlı Devleti'ni İtilaf Devletleri ile doğrudan sıcak çatışmaya sokan ve savaşa fiilen sokan olaydır.
5
Savaşa resmen dahil olunmasının ardından dini ve siyasi ilanı bulma
14 Kasım 1914'te Cihad-ı Ekber ilan edilmesi belirlenir.
Resmi savaş ilanlarından sonra padişah, halifelik makamını kullanarak dünya Müslümanlarını savaşa çağırmıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na giriş süreci ve kronolojisi
Soru 76Soru

I. Dünya Savaşı'nın başlarında Osmanlı Devleti'nin fiilen savaşa girmesine giden süreçte yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Osmanlı-Alman Gizli İttifakı'nın imzalanması -> Goben ve Breslau gemilerinin Osmanlı'ya sığınması -> Kapitülasyonların tek taraflı kaldırıldığının ilan edilmesi -> Osmanlı donanmasının Rus limanlarını bombalaması -> İtilaf Devletleri'nin Osmanlı'ya savaş ilan etmesi.
Doğru kronolojik sıralama, olaylerin birbirinin nedeni ve sonucu olacak şekilde ilerlediği diplomatik ve askeri süreci yansıtmaktadır. İlk olarak Almanya ile 2 Ağustos'ta gizli bir ittifak yapılmış, bu ittifakın hemen ardından 10 Ağustos'ta Goben ve Breslau gemileri sığınmıştır. Osmanlı Devleti savaşa fiilen katılmadan önce, eylül ayında egemenlik haklarını korumak amacıyla kapitülasyonları kaldırdığını duyurmuştur. 29 Ekim'de donanmanın Rus limanlarını bombalaması savaşı fiilen başlatmış, bunun üzerine kasım ayı başında İtilaf Devletleri resmi savaş ilanıyla süreci hukuki boyuta taşımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk diplomatik ittifakın tespit edilmesi
Almanya ile yapılan gizli ittifak antlaşması (2 Ağustos 1914) sürecin başlangıcıdır.
Osmanlı yönetimi, savaşa girmeden hemen önce diplomatik yalnızlığını sonlandırmak amacıyla Almanya ile gizli anlaşma imzalamıştır.
2
Sığınma krizinin ve satın alma açıklamasının konumlandırılması
Goben ve Breslau gemilerinin sığınması (10 Ağustos 1914).
Bu gemilerin Osmanlı'ya sığınması ve ardından satın alındıklarının duyurulması, 2 Ağustos'taki gizli ittifakın fiili sahaya yansıyan ilk sonucudur.
3
Ekonomik bağımsızlık hamlesinin zamanının bulunması
Kapitülasyonların kaldırıldı��ının ilan edilmesi (9 Eylül 1914).
Osmanlı Devleti, Avrupa'da savaşın yayılmasını fırsat bilerek henüz savaşa fiilen katılmadan önce bu bağımsızlık hamlesini gerçekleştirmiştir.
4
Fiili savaşa giriş olayının belirlenmesi
Osmanlı donanmasının Rus limanlarını bombalaması (29 Ekim 1914).
Alman komutan Souchon idaresindeki donanmanın bu taarruzu, Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesine yol açan nihai askeri eylemdir.
5
Resmi savaş durumunun belirlenmesi
İtilaf Devletleri'nin savaş ilanları (Kasım 1914).
Karadeniz'deki saldırı sonrasında İtilaf Devletleri diplomatik ilişkileri kesmiş ve sırasıyla savaş ilan ederek süreci tamamlamıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na giriş kronolojisi ve nedensellik ilişkileri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 77Soru

Ekinoks gününde (2121 Mart) aynı enlem üzerinde yer alan dört farklı merkezdeki anlık durumlara ilişkin bazı bilgiler verilmiştir:

Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüş yönü ve yerel saat ilişkisi göz önüne alınarak, bu merkezleri en doğuda yer alandan en batıda yer alana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

M merkezi - N merkezi - L merkezi - K merkezi
Dünya'nın günlük hareketi batıdan doğuya doğrudur. Bu sebeple doğudaki merkezlerde yerel saat her zaman daha ileridir. Ekinoks gününde merkezlerin yerel saatleri sırasıyla M'de 18.00, N'de 15.00, L'de 12.00 ve K'de 06.00'dır. Bu durumda yerel saati en ileri olan M en doğuda, yerel saati en geri olan K ise en batıda yer alır. Sıralama doğudan batıya doğru M - N - L - K şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen merkezlerin anlık durumlarından yerel saatlerini belirleme.
Güneş'in yeni doğduğu K merkezinde saat yaklaşık 06.00, gölgenin en kısa olduğu L merkezinde saat 12.00, yerel saatin belirtildiği N merkezinde saat 15.00, Güneş'in batmak üzere olduğu M merkezinde ise saat yaklaşık 18.00'dir.
Günlük harekete bağlı olarak günün anları (sabah, öğle, akşam) yerel saati belirler.
2
Dünya'nın günlük hareketinin yönü ile yerel saat arasındaki ilişkiyi kurma.
Dünya batıdan doğuya doğru döndüğü için doğudaki merkezlerde yerel saat her zaman daha ileridir.
Doğuda Güneş daha erken doğar, öğle vaktini daha önce yaşar ve daha erken batar.
3
Belirlenen yerel saatlere göre doğu-batı sıralamasını yapma.
Yerel saati en ileri olan M merkezi (18.00) en doğuda, sırasıyla N (15.00) ve L (12.00) daha batıda, yerel saati en geri olan K merkezi (06.00) ise en batıdadır.
En ileri yerel saatten en geri yerel saate doğru sıralama, en doğudan en batıya doğru sıralamayı verir.

Anahtar Kavram

Dünya'nın günlük hareketinin yönüne bağlı olarak doğudaki merkezlerde yerel saatin ileri, batıdakilerde ise geri olması.
Soru 78Soru

Yeni Türk Devleti'nde toplumsal yapıyı çağdaşlaştırmak, laikleştirmek ve batı dünyasıyla ilişkileri kolaylaştırmak amacıyla birçok yenilik yapılmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen toplumsal alandaki inkılapların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal alanda yapılan inkılapların doğru kronolojik sıralaması sırasıyla; Şapka İktisası Hakkında Kanun'un kabul edilmesi (1925), Uluslararası ölçü ve tartı birimlerinin kabul edilmesi (1931), Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesi (1934) ve Hafta tatilinin cumadan pazar gününe alınması (1935) şeklindedir.
Toplumsal alandaki inkılapların doğru sıralaması, 1925 tarihli Şapka Kanunu ile başlar. Ardından batı ile ekonomik ilişkileri düzenleyen 1931 tarihli uluslararası ölçü birimlerinin kabulü gelir. Toplumsal eşitliği hedefleyen Soyadı Kanunu 1934'te çıkarılmış, son olarak yine batı dünyasıyla uyumu amaçlayan hafta tatili değişikliği 1935 yılında gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen toplumsal inkılapların gerçekleştiği yılları tespit edin.
Şapka Kanunu 1925, Ölçü ve Tartı Birimleri 1931, Soyadı Kanunu 1934 ve Hafta Tatili düzenlemesi 1935 yılında yapılmıştır.
Kronolojik sıralama yapabilmek için olayların doğru tarihlerini bilmek gerekir.
2
Tespit edilen yılları eskiden yeniye doğru sıralayın.
1925, 1931, 1934 ve 1935 sırası elde edilir.
Soru geçmişten günümüze kronolojik bir sıralama talep etmektedir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Toplumsal İnkılaplarının Tarihsel Sırası ve Amaçları
Soru 79Soru

2121 Haziran tarihinde, aşağıda coğrafi koordinatları belirtilen merkezlerin gündüz sürelerinin en uzun olandan en kısa olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

2121 Haziran tarihinde gündüz süreleri en uzundan en kısaya doğru sırasıyla Oslo (6060^\circ Kuzey), Kahire (3030^\circ Kuzey) ve Pretoria (2525^\circ Güney) şeklinde sıralanır.
2121 Haziran tarihinde Kuzey Yarım Küre'de yaz mevsimi yaşanırken kuzeye doğru gidildikçe gündüz süresi uzar. Bu nedenle verilen merkezlerden en kuzeydeki Oslo en uzun gündüze, en güneydeki Pretoria ise en kısa gündüze sahip olur. Kahire ise enlem olarak ortada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
2121 Haziran tarihinde Güneş ışınlarının dik geldiği yarım kürenin ve mevsimin belirlenmesi
2121 Haziran'da Güneş ışınları Yengeç Dönencesi'ne dik açiyla düşer. Bu tarihte Kuzey Yarım Küre yaz, Güney Yarım Küre ise kış başlangıcını yaşar.
Eksen eğikliği nedeniyle Güneş ışınlarının dik geldiği yarım kürede yaz mevsimi yaşanır ve gündüz süreleri 1212 saatten uzundur.
2
Enlemlere göre gündüz süresi değişim yönünün tespit edilmesi
2121 Haziran'da güneyden kuzeye doğru gidildikçe gündüz süreleri uzar.
Kuzey Kutup Dairesi ve çevresi bu dönemde sürekli aydınlandığı için kuzeye doğru aydınlanma çemberinin dışındaki alan küçülür ve gündüz süresi artar.
3
Merkezlerin konumlarının kuzey-güney yönlü karşılaştırılarak sıralanması
En kuzeydeki Oslo (6060^\circ Kuzey) en uzun gündüze, en güneydeki Pretoria (2525^\circ Güney) ise en kısa gündüze sahip olur. Kahire (3030^\circ Kuzey) ise orta uzunluktadır.
Merkezlerin kuzeyden güneye doğru sıralaması Oslo, Kahire ve Pretoria şeklinde olduğu için gündüz süreleri de bu sırayla kısalır.

Anahtar Kavram

Eksen eğikliği ve yıllık harekete bağlı olarak gece-gündüz sürelerinin enleme göre değişmesi.
Soru 80Soru

Millî Mücadele'nin hazırlık döneminde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Samsun Raporu'nun sunulması, Havza Genelgesi'nin yayımlanması, Amasya Genelgesi'nin ilan edilmesi ve en son olarak Mustafa Kemal Paşa'nın askerlik görevinden istifa etmesi (sine-i millete dönmesi) sırasıyla gerçekleşmiştir.
Kronolojik gelişim süreci Samsun Raporu (22 Mayıs) -> Havza Genelgesi (28 Mayıs) -> Amasya Genelgesi (22 Haziran) -> Askerlikten İstifa (8-9 Temmuz) şeklindedir. Samsun Raporu ile bölgedeki haksızlıklar belgelenmiş, Havza Genelgesi ile halk harekete geçirilmiş, Amasya Genelgesi ile ihtilalin programı çizilmiş ve bu radikal adımların sonucunda Mustafa Kemal resmî görevinden ayrılarak sine-i millete dönmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk adım olarak Mustafa Kemal'in Anadolu'ya ayak bastıktan hemen sonraki ilk faaliyetini belirleyin.
Mustafa Kemal, 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktıktan sonra 22 Mayıs 1919'da Samsun Raporu'nu hazırlayarak ilk resmî tepkisini göstermiştir.
Genelgeler sürecinden önce bölgedeki durumun tespit edilerek İstanbul'a raporlanması gerekmektedir.
2
Rapordan sonra millî bilinci uyandırmak için yayımlanan ilk genelgeyi tespit edin.
28 Mayıs 1919'da Havza Genelgesi yayımlanarak halk mitingler yapmaya çağrılmıştır.
Samsun'da güvenlik nedeniyle çalışma yapamayan Mustafa Kemal, Havza'ya geçerek ilk genelgeyle millî tepkiyi örgütlemiştir.
3
Millî bilincin uyanmasından sonra mücadelenin resmî programının hazırlandığı gelişmeyi bulun.
22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi yayımlanarak mücadelenin amaç, gerekçe ve yöntemi ilan edilmiştir.
Bireysel çıkışlardan ziyade mücadelenin ulusallaşması ve planlı bir ihtilale dönüşmesi için yol haritası çizilmiştir.
4
İstanbul Hükümeti ile yaşanan yetki krizinin nihai sonucunu belirleyin.
Amasya Genelgesi sonrasında geri çağrılan Mustafa Kemal Paşa, Erzurum'da 8-9 Temmuz 1919'da askerlikten istifa etmiştir.
Genelgelerle yetkisini aşan liderin resmî görevi sona ermiş, sivil bir önder olarak yola devam etme kararı almıştır.

Anahtar Kavram

Havza ve Amasya Genelgeleri sürecinde gerçekleşen tarihsel olayların neden-sonuç ilişkisi ve kronolojik sırası.
ÖncekiSayfa 4 / 17Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin