Romatoloji

547 questions

Question 501Question

3838 yaşında kadın hasta; yaklaşık bir yıldır devam eden ağız kuruluğu, kuru gıdaları yutarken zorlanma ve gözlerde kum kaçmış hissi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki tarafta submandibüler bezlerde hafif hassasiyet saptanıyor. Yapılan incelemelerde Schirmer testi sağda 33 mm/5 dk, solda 44 mm/5 dk bulunuyor. Laboratuvarda; sedimantasyon 4545 mm/saat, Romatoid Faktör (RF) pozitif, ANA 1:3201:320 (benekli patern) saptanırken; Anti-Ro (SSASS-A) ve Anti-La (SSBSS-B) antikorları negatif bulunuyor. Bu hastada güncel tanı kriterlerine göre Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alt dudak (minör) tükürük bezi biyopsisi yapılması

Answer

Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun adım alt dudak (minör) tükürük bezi biyopsisidir.
Sjögren sendromu tanısı için kullanılan 2016 ACR/EULAR kriterlerine göre; Anti-Ro (SS-A) pozitifliği 3 puan, minör tükürük bezi biyopsisinde odak skoru 1\geq 1 olması 3 puan, Schirmer testi pozitifliği 1 puan, oküler boyanma skoru pozitifliği 1 puan ve uyarılmamış tükürük akış hızı düşüklüğü 1 puan olarak değerlendirilir. Tanı için toplam 4 puan gereklidir. Soruda verilen hastada Schirmer testi pozitif olduğu için 1 puanı vardır ancak Anti-Ro negatiftir. Bu durumda hastanın tanı alabilmesi için 3 puana daha ihtiyacı vardır ve bunu sağlayacak en uygun adım, tek başına 3 puan değerinde olan minör tükürük bezi biyopsisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların ve mevcut testlerin değerlendirilmesi
Hastada objektif göz kuruluğu (Schirmer (+) = 1 puan) var, ancak serolojik olarak Anti-Ro (-) (0 puan) saptanmıştır.
Tanı için 2016 ACR/EULAR kriterlerine göre toplamda en az 4 puan gerekmektedir.
2
Tanı kriterleri puanlama sisteminin uygulanması
Hastanın şu anki puanı 1'dir. Geriye kalan kriterlerden en yüksek puanı (3 puan) minör tükürük bezi biyopsisindeki odak skoru (focus score) sağlar.
Anti-Ro negatifliği durumunda biyopsi, tanıyı doğrulamak için vazgeçilmez bir altın standarttır.
3
Diğer seçeneklerin puan katkısının analizi
Oküler boyanma skoru veya tükürük akış hızı ölçümü sadece 1'er puan kazandırır; bu da hastayı tanı eşiğine (4 puan) ulaştırmaz.
En hızlı ve kesin doğrulama biyopsi ile mümkündür.

Key Concept

2016 ACR/EULAR Sjögren Sendromu Sınıflandırma Kriterleri Puanlaması

Practice More

Sjögren sendromunda lenfoma riskini artıran laboratuvar bulgularını (düşük C4, kriyoglobulinemi) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 502Question

Sağ dizinde aniden gelişen şiddetli ağrı, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle getirilen 6868 yaşındaki erkek hastanın tıbbi öyküsünde hipertansiyon (hidroklortiyazid kullanıyor), tip 22 diyabet ve evre 3b3b kronik böbrek yetmezliği (GFR:32GFR: 32 ml/dkml/dk) mevcuttur. Fizik muayenede diz eklemi eritemli, fluktuasyon veren şişlik mevcut ve ileri derecede hassastır; aksiller ateş 38,438,4 C^{\circ}C saptanmıştır. Artrasentez ile elde edilen sinovyal sıvının incelenmesinde; lökosit sayısı 82.000/mm382.000/mm^3 (%9090 nötrofil) bulunmuş, polarize ışık mikroskobunda ise hücre içinde iğne şeklinde, güçlü negatif çift kırılım sergileyen kristaller saptanmıştır. Bu hastanın klinik yönetimiyle ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek fonksiyonları ve komorbiditeleri nedeniyle akut dönemde intraartiküler veya sistemik kortikosteroidler tercih edilmeli; hipertansiyon tedavisindeki tiyazid diüretiği, losartan ile değiştirilmelidir.

Answer

Hastanın böbrek fonksiyonları ve diğer hastalıkları göz önüne alındığında, akut dönemde kortikosteroid kullanımı ve eşlik eden hipertansiyon ilacının losartan ile değiştirilmesi en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, hastanın mevcut böbrek yetmezliğini koruyarak inflamasyonu baskılamaktır. Kortikosteroidler bu grup hastada (KBY) güvenle kullanılır. Ayrıca hipertansiyon tedavisinde kullanılan tiyazidlerin hiperürisemi yapıcı etkisi bilinmektedir; losartan ise anjiyotensin reseptör blokeri olmasına rağmen proksimal tübülde urikozürik etki göstererek ürik asit seviyesini düşürmeye yardımcı olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının sentezlenmesi
Ateş ve yüksek sinovyal lökosit varlığına rağmen negatif çift kırılımlı kristallerin görülmesi 'Psödo-septik Gut' tanısını koydurur.
Tanının netleştirilmesi tedavi stratejisinin belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Komorbiditelerin (KBY, Diyabet, HT) değerlendirilmesi
GFR 3232 ml/dkml/dk olması nedeniyle NSAİİ'ler kontrendike, kolşisin ise yüksek riskli (doz kısıtlaması gerekir) olarak değerlendirilir.
Hastaya zarar vermeyecek güvenli ilaç seçimi (Primum non nocere) prensibi uygulanır.
3
Akut tedavi seçimi
Kortikosteroidler (intraartiküler veya sistemik) böbrek fonksiyonlarını etkilemediği için bu hastada en uygun seçenektir.
Böbrek yetmezliğinde inflamasyonun en hızlı ve güvenli baskılanma yolu budur.
4
Eşlik eden tedavilerin optimizasyonu
Ürik asit düzeyini artıran tiyazid kesilmeli, yerine urikozürik etkisi olan losartan başlanmalıdır.
Metabolik faktörlerin kontrolü atak sıklığını azaltır.

Key Concept

Böbrek yetmezliği olan çoklu komorbiditeli hastalarda psödo-septik gut atağı yönetimi ve antihipertansif ilaç etkileşimleri.
Question 503Question

3434 yaşında kadın hasta, her iki elinin uzak interfalangeal (DIFDIF) eklemlerinde son 33 aydır devam eden ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede tırnaklarda çukurcuklanma (pittingpitting) ve distal eklemlerde sinovit bulguları saptanıyor. Hastanın kendisinde aktif deri lezyonu saptanmazken, babasının plak tipi psoriazis tanısıyla tedavi gördüğü öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde Romatoid Faktör (RFRF) ve anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (antiCCPanti-CCP) negatif saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Psoriyatik artrit

Answer

Psoriyatik artrit
Hastadaki uzak interfalangeal (DIFDIF) eklem tutulumu, tırnaklarda çukurcuklanma (pittingpitting), birinci derece akrabada sedef hastalığı öyküsü ve seronegatifi (RFRF ve antiCCPanti-CCP negatifliği), CASPAR kriterlerine göre psoriyatik artrit tanısını doğrular. CASPAR puanlamasında toplam 33 puan toplandığı için tanısal eşik aşılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Eklem tutulum paternini analiz edin.
Uzak interfalangeal (DIFDIF) eklemlerde sinovit saptandı.
DIFDIF tutulumu psoriyatik artrit ve osteoartrit için tipikken, romatoid artrit için karakteristik değildir.
2
Eklem dışı bulguları ve aile öyküsünü değerlendirin.
Tırnaklarda çukurcuklanma (pittingpitting) ve birinci derece akrabada psoriazis öyküsü mevcut.
Bu bulgular CASPAR (ClASsification criteria for Psoriatic ARthritis) kriterlerinde önemli puan kazandırır.
3
Serolojik testleri yorumlayın.
RFRF ve antiCCPanti-CCP testleri negatif bulundu.
Psoriyatik artrit, seronegatif spondiloartropati grubunda yer alan bir hastalıktır.
4
CASPAR kriterlerini puanlayın.
Aile öyküsü (11 puan), tırnak distrofisi (11 puan), negatif RFRF (11 puan) olmak üzere toplam 33 puan elde edildi.
CASPAR kriterlerine göre 3\geq 3 puan psoriyatik artrit tanısı için yeterlidir.

Key Concept

Psoriyatik artrit tanısında CASPAR kriterlerinin kullanımı
Estimated Time:1m 30s
Question 504Question

Halsizlik, merdiven çıkarken zorlanma ve giderek artan nefes darlığı şikayetleriyle başvuran 4444 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde; her iki göz kapağında ödemli viyolaseli renk değişikliği, metakarpofalangeal eklemler üzerinde skuamlı eritemli plaklar ve akciğer bazallerinde bilateral inspiratuar ince raller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 850850 U/L (N<170N < 170) olarak bulunuyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) buzlu cam dansiteleri ve retiküler görünüm ile karakterize, hızla ilerleyici interstisyel akciğer hastalığı (ILDILD) bulguları izleniyor.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde, hastada görülen akciğer tutulumunun seyri ve prognozu ile en güçlü ilişkili olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-MDA5

Answer

Dermatomiyozit kliniğine eşlik eden hızla ilerleyici interstisyel akciğer hastalığı (RP-ILD) ile en güçlü ilişkili olan antikor Anti-MDA5'tir.
Dermatomiyozit kliniğinde görülen hızla ilerleyici interstisyel akciğer hastalığı (RPILDRP-ILD), Anti-MDA5 (Melanoma differentiation-associated gene 5) antikoru varlığında en yüksek prevalansa ve mortaliteye sahiptir. Bu tabloya genellikle klinik olarak hafif kas güçsüzlüğü (amiyopatik veya hipomiyopatik) eşlik eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Dermatomiyozit (Gottron papülleri, heliotrop raş) tanısı konuldu.
Viyolaseli raş ve MCP eklemleri üzerindeki plaklar patognomoniktir.
2
Akciğer tutulumunun karakterizasyonu
Hızla ilerleyici interstisyel akciğer hastalığı (RP-ILD) saptandı.
Kısa sürede gelişen dispne ve BT'deki buzlu cam dansiteleri ciddi tutulumu gösterir.
3
Miyozite özgü antikor (MSA) korelasyonu
Anti-MDA5 pozitifliği öngörüldü.
Anti-MDA5, dermatomiyozitin bu en mortal komplikasyonu (RP-ILD) ile en spesifik ilişkili olan antikordur.

Key Concept

Miyozite özgü antikorların (MSA) klinik fenotipler ile korelasyonu.
Estimated Time:1m 30s
Question 505Question

5252 yaşında erkek hasta; son 44 aydır devam eden iştahsızlık, yaygın miyalji ve 1010 kg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden yemeklerden yaklaşık 3030 dakika sonra başlayan şiddetli karın ağrısı (abdominal anjina) olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 170/105170/105 mmHg saptanıyor ve her iki bacakta ağrılı subkutan nodüller izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde sedimentasyon hızı 8585 mm/saat saptanırken, ANCA testleri negatif sonuçlanıyor ve idrar sedimenti normal bulunuyor. Çölyak arter anjiyografisinde segmental arterlerde multipl mikroanevrizmalar ve yer yer darlıklar (tesbih tanesi görünümü) saptanıyor. Bu klinik tablo ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliarteritis Nodosa (PAN)

Answer

Poliarteritis Nodosa (PAN)
Vakadaki klinik bulgular (kilo kaybı, abdominal anjina, hipertansiyon, subkutan nodüller) ve özellikle anjiyografide saptanan segmental arterlerdeki mikroanevrizmalar (tesbih tanesi görünümü), orta çaplı damarları tutan Poliarteritis Nodosa (PAN) tanısı için klasiktir. PAN'ın akciğerleri tutmaması ve ANCA negatifliği ayırıcı tanıda önemli ipuçlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın sistemik semptomlarını ve organ tutulumlarını analiz et.
Belirgin kilo kaybı, miyalji, abdominal anjina (visseral arter tutulumu) ve hipertansiyon (renal arter tutulumu) saptandı.
Sistemik vaskülitlerin ayırıcı tanısında tutulan organ sistemleri ve damar çapı kritiktir.
2
Laboratuvar ve serolojik verileri değerlendir.
ANCA negatifliği ve normal idrar sedimenti (glomerülonefrit yokluğu) küçük damar vaskülitlerinden uzaklaştırır.
PAN, ANCA negatif olması ve böbrekte glomerülleri değil, renal arterleri tutmasıyla MPA/GPA'dan ayrılır.
3
Görüntüleme bulgularını yorumla.
Anjiyografideki mikroanevrizmalar ve 'tesbih tanesi' görünümü orta çaplı damar vasküliti olan PAN için karakteristiktir.
Chapel Hill sınıflandırmasına göre PAN, orta çaplı müsküler arterlerin nekrotizan vaskülitidir.

Key Concept

Poliarteritis Nodosa (PAN), orta çaplı arterleri tutan, ANCA negatif, akciğer tutulumu ve glomerülonefrit yapmayan, visseral mikroanevrizmalarla karakterize bir vaskülittir.

Practice More

PAN tanısı alan bir hastada mutlaka taranması gereken viral enfeksiyonu (Hepatit B) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 506Question

25 yaşında kadın hasta, çocukluğundan beri tekrarlayan ateş, karın ağrısı ve gezici kas ağrıları şikayetiyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Atakların genellikle 10-14 gün sürdüğü ve bu dönemde göz kapaklarında belirgin şişlik (periorbital ödem) olduğu öğreniliyor. Hastanın öyküsünden, daha önce Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısı aldığı ancak düzenli ve yüksek doz kolşisin tedavisine rağmen ataklarının sıklığında ve şiddetinde bir azalma olmadığı anlaşılıyor. Atak dışı dönemde tamamen sağlıklı olan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TNF Reseptörü İlişkili Periyodik Sendrom (TRAPS)

Answer

TNF Reseptörü İlişkili Periyodik Sendrom (TRAPS)
Soruda tarif edilen vaka TNF Reseptörü İlişkili Periyodik Sendrom (TRAPS) ile uyumludur. TRAPS'ın en tipik özellikleri arasında 1 haftadan uzun (genellikle 2-3 hafta) süren ateş atakları, periorbital ödem (göz çevresi şişliği), gezici kas ağrıları (miyalji) ve ağrılı deri döküntüleri yer alır. Ayrıca FMF'in aksine, TRAPS hastaları kolşisin tedavisine yanıt vermezler ve ataklar daha uzun sürer.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et
Uzun süren ataklar (10-14 gün), periorbital ödem, gezici miyalji ve kolşisin direnci saptandı.
Ayırıcı tanı için anahtar semptomları belirlemek gerekir.
2
FMF tanısını değerlendir
FMF atakları tipik olarak 1-3 gün sürer ve periorbital ödem nadirdir. Ayrıca kolşisine yanıt beklenir.
Mevcut tanının doğruluğunu sorgulamak için.
3
Diğer otoinflamatuar sendromlarla karşılaştır
TRAPS; uzun süren ataklar (>1 hafta), periorbital ödem, miyalji ve otozomal dominant geçiş ile karakterizedir.
Semptomların en iyi uyduğu sendromu belirlemek için.

Key Concept

TRAPS'ın ayırt edici özellikleri: uzun süren ataklar, periorbital ödem, miyalji ve kolşisin yanıtsızlığı.

Hints

1
Hastanın atak süresine (10-14 gün) ve göz çevresindeki şişliğe dikkat ediniz.
2
FMF atakları genellikle 3 günü geçmez; bu hastada kolşisin tedavisine de yanıt alınamamıştır.
3
Uzun süren ateş, periorbital ödem ve miyalji üçlüsü TRAPS (TNF Reseptörü İlişkili Periyodik Sendrom) için karakteristiktir.

Practice More

TRAPS tedavisinde kullanılan biyolojik ajanların (Etanersept, Anakinra) etki mekanizmalarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 507Question

Altmış sekiz yaşında erkek hasta, 12 yıldır seropozitif Romatoid Artrit tanısıyla takip edilmektedir. Metotreksat ve sülfasalazin tedavisine rağmen hastalık aktivitesi yüksek seyreden (DAS28 > 5.1) hastanın tedavi rejiminin değiştirilmesi planlanıyor. Hastanın özgeçmişinde iskemik kardiyomiyopatiye bağlı gelişen ve ejeksiyon fraksiyonu %30 olarak ölçülen New York Kalp Cemiyeti (NYHA) Evre III kalp yetersizliği öyküsü bulunmaktadır.

Buna göre, hastanın mevcut komorbiditesi göz önüne alındığında aşağıdaki ilaçlardan hangisinin kullanımı kontrendikedir veya kaçınılmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: İnfliksimab

Answer

İnfliksimab seçeneği doğru cevaptır.
Romatoid Artrit tedavisinde kullanılan Tümör Nekroz Faktör (TNF) inhibitörlerinin (İnfliksimab, Etanersept, Adalimumab vb.), NYHA Evre III ve IV kalp yetersizliği olan hastalarda kullanımı kontrendikedir. Yapılan çalışmalarda (örn. ATTACH, RENEWAL) bu hasta grubunda anti-TNF kullanımı ile kalp yetersizliğinin kötüleştiği ve mortalitenin arttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle, EF %30 ve NYHA Evre III kalp yetersizliği olan bu hastada İnfliksimab tercih edilmemelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve komorbiditesini analiz et
Hasta dirençli Romatoid Artrit hastasıdır ve biyolojik ajan endikasyonu vardır. Ancak önemli bir komorbidite olarak NYHA Evre III kalp yetersizliği (EF %30) mevcuttur.
İlaç seçiminde komorbid durumlar belirleyicidir.
2
Biyolojik ajanların kalp yetersizliği üzerindeki etkilerini değerlendir
Anti-TNF grubu ilaçların (İnfliksimab, Etanersept, Adalimumab) orta ve ileri evre (NYHA III-IV) kalp yetersizliğinde kullanımı, mortaliteyi ve hastaneye yatış riskini artırdığı için kontrendikedir.
Klinik çalışmalarda yüksek doz anti-TNF kullanımının kalp yetersizliği prognozunu kötüleştirdiği gösterilmiştir.
3
Seçenekler arasından Anti-TNF grubuna ait ilacı belirle
İnfliksimab bir TNF-alfa inhibitörüdür ve bu hasta için uygun değildir.
Doğru kontrendikasyonu tespit etmek.

Key Concept

Romatoid Artrit tedavisinde komorbidite yönetimi ve Anti-TNF ilaçların kalp yetersizliğindeki kontrendikasyonu.
Question 508Question

4545 yaşında kadın hasta, 77 yıldır primer Sjögren sendromu tanısıyla takip edilmektedir. Hastanın son bir yıldaki kontrollerinde parotis bezlerinde tek taraflı belirginleşen ağrısız sertlik, bacaklarda tekrarlayan palpabl purpuralar ve artralji şikayetleri geliştiği gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni, düşük C4 düzeyleri ve Tip II kriyoglobulinemi saptanıyor. Bu hastada B hücreli lenfoma (özellikle MALT lenfoma) gelişim riskini öngörmede en değerli histopatolojik biyopsi bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Minör tükürük bezi biyopsisinde germinal merkez benzeri yapıların varlığı

Answer

Sjögren sendromunda lenfoma riskini öngörmede en değerli histopatolojik bulgu minör tükürük bezi biyopsisinde germinal merkez benzeri yapıların varlığıdır.
Sjögren sendromu tanılı hastalarda parotis şişliği, palpabl purpura, düşük C4 ve kriyoglobulinemi varlığı B hücreli lenfoma (MALT lenfoma) riskini artırır. Bu riskin histopatolojik olarak en değerli belirteci, minör tükürük bezi biyopsisinde saptanan germinal merkez benzeri yapılardır. Bu yapılar ektopik lenfoid doku içinde B hücre aktivasyonunun bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Persistan parotis şişliği, purpura, lökopeni ve düşük C4 değerleri saptandı.
Bu bulgular Sjögren sendromunda B hücreli lenfoma gelişimi için yüksek riskli fenotipi tanımlar.
2
Histopatolojik öngördürücüleri değerlendir
Minör tükürük bezi biyopsisinde germinal merkez benzeri yapılar (germinal center-like structures) tanımlandı.
Bu yapılar, lenfositik agregatların içinde B hücreli proliferasyonun maligniteye dönüşme potansiyelini gösteren en önemli prediktördür.

Key Concept

Sjögren Sendromunda Lenfoma Risk Faktörleri
Question 509Question

2222 yaşında erkek hasta, çocukluk döneminde birkaç kez karın ağrısı ve ateş atağı öyküsü vermektedir. Son 1010 yıldır klinik olarak tamamen asemptomatik olan hastaya, aile taraması kapsamında yapılan genetik analizde MEFVMEFV geninde M694VM694V homozigot mutasyonu saptanmıştır. Fizik muayenesi, tam idrar tetkiki ve serum kreatinin düzeyi normal olan bu hasta için en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amiloidoz gelişim riskini önlemek amacıyla sürekli kolşisin tedavisi başlamak

Answer

Amiloidoz gelişim riskini önlemek amacıyla sürekli kolşisin tedavisi başlanmalıdır.
Ailevi Akdeniz Ateşi'nde (FMF) M694VM694V homozigot mutasyonu, hastalığın en ağır seyreden formu ve sekonder (AA tipi) amiloidoz için en güçlü risk faktörüdür. EULAR (European Alliance of Associations for Rheumatology) kılavuzları, bu spesifik genotipe sahip hastaların, klinik atakları çok seyrek olsa veya hiç olmasa bile amiloidoz riskini minimize etmek için ömür boyu kolşisin tedavisi almasını önermektedir. Bu nedenle amiloidoz gelişim riskini önlemek amacıyla sürekli kolşisin tedavisi başlamak en doğru yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Genetik mutasyonun risk profilini belirle.
M694VM694V homozigot mutasyonu saptandı.
M694VM694V homozigotluğu, FMF hastalarında en şiddetli klinik seyir ve en yüksek AA tipi amiloidoz riski ile ilişkili genotiptir.
2
Klinik durum ile genetik risk arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Hasta asemptomatik olsa bile amiloidoz riski yüksektir.
Bazı hastalarda klinik ataklar seyrek olsa dahi subklinik inflamasyon devam edebilir ve bu durum kronik süreçte amiloidoza yol açabilir.
3
Güncel rehberlere göre tedavi kararı ver.
Sürekli kolşisin proflaksisi başlanması uygundur.
EULAR tavsiyelerine göre, yüksek riskli genotipe sahip (özellikle M694VM694V homozigot) bireylerde, atak sıklığına bakılmaksızın amiloidozdan korunma amaçlı kolşisin başlanması önerilir.

Key Concept

M694V homozigot mutasyonu varlığında asemptomatik hastalarda dahi amiloidoz proflaksisi endikasyonu.
Question 510Question

3838 yaşında kadın hasta; yaklaşık 22 yıldır devam eden soğukta ellerde sararma ve morarma (Raynaud fenomeni) şikayetiyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde; her iki el parmaklarında metakarpofalangeal eklemlerin proksimaline uzanmayan cilt sertleşmesi (sklerodaktili) ve yüzde teleanjiektaziler saptanıyor. Sistemik sorgulamasında akciğer ve böbrek tutulumuna dair bulgu saptanmayan bu hastada, tanısal değeri olan ve interstisyel akciğer hastalığı gelişme riskinin düşük olduğunu öngören en olası laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-sentromer antikoru

Answer

Sınırlı cilt tutulumu ve düşük akciğer tutulumu riski ile ilişkili olan Anti-sentromer antikorudur.
Anti-sentromer antikoru, cilt tutulumunun dirsek ve dizlerin distali ile sınırlı olduğu 'Sınırlı Sistemik Skleroz' (Limited SSc) formuna özgüdür. Bu antikorun varlığı, hastada ciddi interstisyel akciğer hastalığı (fibrozis) gelişme riskinin düşük olduğunu, buna karşın pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) riskinin takip edilmesi gerektiğini gösterir. Soruda verilen vaka tanımı sınırlı tutulumu desteklediği için en olası bulgu budur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik fenotipin belirlenmesi
Hastada cilt sertleşmesi sadece parmaklarda (sklerodaktili) sınırlı olup proksimale uzanmamaktadır. Bu durum 'Sınırlı (Limited) Sistemik Skleroz' tablosuna uyar.
Sistemik sklerozda cilt tutulumunun dağılımı, antikor profili ve organ tutulum riski ile doğrudan ilişkilidir.
2
Antikor-Hastalık eşleşmesinin yapılması
Sınırlı sistemik skleroz (eskiden CREST olarak bilinir) vakalarının yaklaşık %60-90'ında Anti-sentromer antikoru pozitiftir.
Spesifik antikorlar, hastalığın alt tipini ve prognozunu belirlemede en önemli laboratuvar araçlarıdır.
3
Prognozun değerlendirilmesi
Anti-sentromer pozitifliği, ciddi interstisyel akciğer hastalığı (akciğer fibrozu) gelişme riskinin düşük olduğunu ancak ilerleyen dönemde pulmoner hipertansiyon gelişebileceğini gösterir.
TUS sınavında antikorların sadece hangi hastalıkta görüldüğü değil, hangi organ tutulumunu öngördüğü de sıklıkla sorgulanır.

Key Concept

Sınırlı ve Diffüz Sistemik Sklerozda Antikorların Prognostik Değeri

Practice More

Sistemik sklerozda tırnak yatağı kapilleroskopisi bulgularının hastalık alt tipleriyle ilişkisini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 511Question

2525 yaşında erkek hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden bel ağrısı ve sabahları uyandığında yaklaşık 4545 dakika süren tutukluk şikayetiyle başvuruyor. Hastanın ağrısının hareket etmekle azaldığı, istirahat dönemlerinde ise şiddetlendiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde bel hareketlerinde kısıtlılık ve her iki aşil tendonu yapışma yerinde belirgin hassasiyet saptanıyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla sorgulanması gereken en olası eklem dışı tutulum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tekrarlayan ağrılı göz kızarıklığı ve görme bulanıklığı atakları

Answer

Tekrarlayan ağrılı göz kızarıklığı ve görme bulanıklığı atakları
Hastada tarif edilen inflamatuar bel ağrısı ve entezit (aşil tendiniti) klinik tablosu öncelikle bir spondiloartropatiyi (AS gibi) düşündürmektedir. Bu hastalık grubunda en sık görülen sistemik veya eklem dışı tutulum %25-30 oranında görülen akut anterior üveittir. Bu durum klinik olarak ağrılı göz kızarıklığı, fotofobi ve görme bulanıklığı ile kendini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın bel ağrısı karakterini analiz et
İnflamatuar karakterde bel ağrısı (6 aydan uzun süre, sabah tutukluğu, egzersizle düzelme, istirahatle artma)
Mekanik bel ağrısı ile inflamatuar bel ağrısını ayırt etmek tanı koymanın ilk adımıdır.
2
Eşlik eden fizik muayene bulgularını değerlendir
Entezit (Aşil tendonu hassasiyeti) ve aksiyel kısıtlılık saptandı
Entezit, spondiloartropati grubunun (özellikle ankilozan spondilit) patognomonik sayılabilecek önemli bir özelliğidir.
3
Olası eklem dışı tutulumları hatırla
Akut anterior üveit en sık görülen eklem dışı bulgudur
Spondiloartropatilerde sistemik tutulumların sorgulanması tanıyı destekleyen en önemli unsurlardan biridir.

Key Concept

İnflamatuar bel ağrısı ve entezit ile karakterize spondiloartropatilerde en sık görülen eklem dışı tutulum akut anterior üveittir.
Estimated Time:1m 30s
Question 512Question

5656 yaşında erkek hasta, gece yarısı sağ ayak başparmağında aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde hipertansiyon, tip 22 diyabet ve obezite mevcut olup; hidroklorotiyazid, metformin ve atorvastatin kullanmaktadır. Fizik muayenede 1.1. metatarsofalangeal eklemde eritem, ısı artışı ve dokunmakla bile şiddetli ağrı saptanıyor. Eklem aspirasyonunda elde edilen sinovyal sıvının polarize mikroskobik incelemesinde; iğne şeklinde, ışığa paralel konumda sarı renkli görülen (negatif birezidans) kristaller izleniyor. Bu hastanın güncel klinik tablosunun yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Akut atağı kontrol altına almak için oral kolşisin veya steroid olmayan anti-inflamatuar ilaç (NSAİİ) tedavisi başlanması

Answer

Akut gut atağı tedavisinde temel yaklaşım anti-inflamatuar tedavi (kolşisin, NSAİİ veya steroid) uygulanmasıdır.
Vaka sunumu, tipik bir akut gut artriti (podagra) tablosudur. Sinovyal sıvıda monosodyum ürat kristallerinin (iğne şeklinde, negatif birezidans) görülmesi altın standart tanı yöntemidir. Akut atak yönetiminde temel amaç inflamasyonun ve ağrının hızla dindirilmesidir; bu nedenle kolşisin, NSAİİ'ler veya kortikosteroidler ilk seçenek tedavilerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve kristal tipinin analizi
Podagra (1. MTF tutulumu) ve iğne şeklinde negatif birezidans gösteren kristaller 'Gut Artriti' tanısını kesinleştirir.
Monosodyum ürat kristalleri polarize ışıkta tipik olarak iğne şeklinde ve negatif birezidans (paralelken sarı) özellik gösterir.
2
Hastanın mevcut ilaçlarının değerlendirilmesi
Hidroklorotiyazid kullanımı hiperürisemi için önemli bir risk faktörüdür.
Tiyazid ve loop diüretikleri proksimal tübülde ürik asit reabsorbsiyonunu artırır.
3
Akut dönem tedavi stratejisinin belirlenmesi
Akut inflamasyon fazında anti-inflamatuar ajanlar (Kolşisin/NSAİİ) seçilmelidir.
Allopurinol gibi ürik asit düşürücü tedaviler inflamasyonu baskılamaz, aksine atak sırasında başlanması dengeyi bozarak semptomları uzatabilir.

Key Concept

Gut Artriti Tanı ve Akut Atak Yönetimi

Hints

1
Hastanın kullandığı hidroklorotiyazidin ürik asit üzerindeki etkisini düşünün.
2
Polarize mikroskopta iğne şeklinde ve negatif birezidans gösteren kristal, monosodyum ürattır.
3
Akut atak tedavisinde ürik asit düşürücü ilaçlar (allopurinol gibi) değil, anti-inflamatuar ilaçlar kullanılır.

Practice More

Akut atak sonrası kronik dönemde tercih edilebilecek ürikosürik etkili anti-hipertansif ajanı (Losartan) araştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 513Question

2626 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri süregelen ve 121-2 gün süren tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları nedeniyle takip edilmektedir. Genetik incelemede *MEFV* geninde homozigot M694VM694V mutasyonu saptanmış olan hasta, son bir yıldır düzenli olarak 2,52,5 mg/gün kolşisin kullanmaktadır. Hastanın bu süre zarfında klinik olarak belirgin bir atağı olmamıştır. Ancak yapılan rutin kontrollerinde, ataklar arası dönemde bakılan Serum Amiloid A (SAA) düzeyi 5050 mg/L (N<10N < 10 mg/L) ve C-reaktif protein (CRP) düzeyi 1818 mg/L (N<5N < 5 mg/L) olarak saptanmıştır. Fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmayan hastanın idrar protein/kreatinin oranı normaldir.

Bu hasta için bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye bir IL-1 inhibitörü (anakinra veya kanakinumab) eklenmelidir

Answer

Maksimum doz kolşisin tedavisine rağmen ataklar arası dönemde subklinik inflamasyonu (yüksek SAA/CRP) devam eden hastalarda, AA tipi amiloidozu önlemek amacıyla tedaviye bir IL-1 inhibitörü eklenmelidir.
Doğru yanıt olan IL-1 inhibitörü eklenmesi yaklaşımı, hastanın homozigot M694VM694V mutasyonu taşıması ve maksimum doz kolşisine rağmen SAA düzeyinin 5050 mg/L gibi yüksek bir seviyede seyretmesi temeline dayanır. Bu tablo, 'subklinik inflamasyon' olarak adlandırılır ve AA amiloidozunun en önemli habercisidir. Güncel kılavuzlar, bu tür dirençli vakalarda kolşisine devam ederken tedaviye anakinra veya kanakinumab gibi IL-1 blokerlerinin eklenmesini şart koşar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve biyokimyasal durumunu değerlendir
Hasta klinik remisyonda (atak yok) ancak biyokimyasal remisyonda değil (SAA ve CRP yüksek).
FMF yönetiminde hedef sadece atakları durdurmak değil, aynı zamanda inflamasyonu (SAA < 1010 mg/L) tamamen baskılamaktır.
2
Amiloidoz riskini belirle
M694V homozigotluğu ve persistan yüksek SAA düzeyleri AA amiloidozu için en yüksek risk faktörleridir.
SAA, amiloid fibrillerinin prekürsör proteinidir; yüksek düzeyleri doğrudan organ hasarıyla ilişkilidir.
3
Tedavi direncini ve bir sonraki basamağı saptan
2,52,5 mg/gün kolşisin almasına rağmen inflamasyonu süren hasta 'kolşisine dirençli/yetersiz yanıtlı' kabul edilir.
EULAR kılavuzları, maksimum doz kolşisine rağmen subklinik inflamasyonu süren hastalarda biyolojik ajanların (IL-1 inhibitörleri) kullanımını önermektedir.

Key Concept

FMF'te subklinik inflamasyon yönetimi ve biyolojik tedavi endikasyonları
Question 514Question

32 yaşında kadın hasta; yüzde güneş maruziyeti ile artan malar eritem, 38,8C38,8^{\circ}C ateş ve her iki el bileğinde belirgin eklem ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde eklemlerde şişlik veya sabah tutukluğu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:6401:640 pozitif (homojen), anti-dsDNA pozitif ve serum C3/C4C3/C4 düzeyleri belirgin düşük bulunuyor. 2019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflandırma kriterleri esas alındığında, bu hastanın mevcut tablosuna aşağıdaki bulgulardan hangisinin eklenmesi toplam puan değerinde 'en yüksek' net artışı sağlar?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek biyopsisinde Sınıf V Lupus Nefriti saptanması

Answer

Böbrek biyopsisinde Sınıf V Lupus Nefriti saptanması
Böbrek biyopsisinde Sınıf V Lupus Nefriti saptanması, hastanın halihazırda puan almadığı 'Renal' alanına aittir ve bu alan için 8 puan değerindedir. Mevcut klinik tabloda böbrek tutulumu (proteinüri vb.) belirtilmediği için, biyopsi sonucu doğrudan 8 puanlık net bir artış sağlar. Bu artış, diğer seçeneklerdeki puan değerlerinden (perikardiyal efüzyon 5, trombositopeni 4, psikoz 2) daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut puanını EULAR/ACR 2019 kriterlerine göre hesapla.
Giriş kriteri (ANA 1:80\geq 1:80) karşılanmıştır. Ateş (38,8C38,8^{\circ}C) = 22 puan; Malar eritem = 66 puan; Anti-dsDNA = 66 puan; Düşük C3/C4C3/C4 = 44 puan. Toplam = 1818 puan.
Sınıflandırma için en az 10 puan gereklidir; ancak soru 'en yüksek artışı' soran bir puanlama hiyerarşisi sorusudur.
2
Eklemlerdeki ağrının (artralji) puan değerini değerlendir.
Eklem ağrısı (artralji) kriter değildir; puan değeri 00'dır.
Kriterlerde 'artrit' (sinovit veya 2+ eklemde hassasiyet + sabah tutukluğu) 6 puan olarak tanımlanmıştır.
3
Seçeneklerdeki bulguların ait oldukları alanları ve puan değerlerini belirle.
Anti-Sm (SLE-spesifik antikor): 66 puan; Sınıf V Nefrit (Renal): 88 puan; Perikardiyal efüzyon (Serozal): 55 puan; Psikoz (Nöropsikiyatrik): 22 puan; Trombositopeni (Hematolojik): 44 puan.
Her seçeneğin ağırlığı farklıdır ve alan kuralları geçerlidir.
4
Alan (domain) içi kuralını (sadece en yüksek olan sayılır) uygula.
Anti-Sm eklendiğinde, aynı alanda zaten anti-dsDNA (66 puan) olduğu için net artış 00 olur. Sınıf V Nefrit ise yeni bir alan (Renal) açarak puana +8+8 ekler.
Aynı alandaki birden fazla bulgu varlığında puanlar toplanmaz, en yükseği alınır.

Key Concept

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflandırma Kriterleri Puanlama Hiyerarşisi

Practice More

EULAR/ACR 2019 kriterlerinde böbrek biyopsisinin (Sınıf III veya IV) tek başına 10 puan vererek SLE sınıflandırması için yeterli olduğunu (ANA pozitifliği eşliğinde) unutmayın.
Estimated Time:2m 0s
Question 515Question

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısıyla 15 yıldır günde 1.5 mg/gün kolşisin tedavisi alan 42 yaşındaki erkek hasta, acil servise son iki gündür giderek artan yaygın kas ağrıları, halsizlik ve idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede proksimal kas gücünün 3/5 olduğu ve derin tendon reflekslerinin azaldığı saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Kreatinin: 2.1 mg/dL, CK: 22.000 U/L, AST: 240 U/L ve ALT: 180 U/L olarak bulunuyor. Hastanın öyküsünden, 5 gün önce akut sinüzit tanısıyla yeni bir antibiyotik tedavisine başladığı öğreniliyor.

Bu klinik tabloya yol açarak kolşisin toksisitesini tetiklemesi en muhtemel ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klaritromisin

Answer

Klaritromisin kullanımı kolşisin metabolizmasını inhibe ederek toksisiteye yol açmıştır.
Bu hastada görülen akut proksimal kas güçsüzlüğü, CK yüksekliği ve akut böbrek yetmezliği tablosu kolşisin toksisitesine bağlı rabdomiyoliz ile uyumludur. Kolşisin, karaciğerde CYP3A4 enzimi ile metabolize edilir. Klaritromisin, güçlü bir CYP3A4 inhibitörüdür. Kolşisin ile birlikte kullanıldığında kolşisinin metabolizmasını engelleyerek kan düzeyinin toksik seviyelere çıkmasına ve ciddi nöromiyopati/rabdomiyolize neden olur. Bu nedenle FMF hastalarında bu iki ilacın birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanı
Kolşisin kullanan hastada yüksek CK, akut böbrek yetmezliği ve nöromiyopati bulguları 'kolşisin toksisitesini' (rabdomiyoliz) işaret eder.
FMF hastalarında açıklanamayan kas bulguları ve organ yetmezliğinde ilaç toksisitesi ekarte edilmelidir.
2
Tetikleyici faktörü belirle
Yeni başlanan antibiyotik ile kolşisin arasında farmakokinetik bir etkileşim olduğu anlaşılmaktadır.
Kolşisin dar terapötik aralığa sahiptir ve metabolizması ilaç etkileşimlerine duyarlıdır.
3
Farmakolojik mekanizmayı uygula
Kolşisin, CYP3A4 enzimi ve P-glikoprotein (P-gp) ile metabolize edilir/atılır. Bu yolakları inhibe eden ilaçlar kolşisin düzeyini artırır.
Toksisite riskini öngörmek için CYP3A4 inhibitörlerini tanımak gerekir.
4
Seçenekleri analiz et
Klaritromisin güçlü bir CYP3A4 inhibitörüdür. Diğer seçeneklerin (Amoksisilin, Sefuroksim, Doksisiklin, Sefdinir) bu enzim üzerinde belirgin inhibitör etkisi yoktur.
Makrolidlerden özellikle Klaritromisin ve Eritromisin bu etkileşim açısından yüksek risklidir.

Key Concept

Kolşisin ve CYP3A4 İnhibitör Etkileşimi
Question 516Question

3232 yaşında kadın hasta; yaklaşık 33 aydır devam eden her iki el bileği ve metakarpofalangeal eklemlerde ağrı, sabah tutukluğu ve yüzünde güneşle artan döküntü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde malar raş ve eklemlerde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitif (1/12801/1280, granüler patern) olarak bulunuyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmede özgüllüğü (spesifitesi) en yüksek olan laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Sm (Smith) antikorları

Answer

Anti-Sm (Smith) antikorları
Anti-Sm antikorları, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) hastalarının yalnızca %2030\%20-30'unda pozitif olsa da, saptandığında tanı için %99\%99'un üzerinde bir özgüllüğe sahiptir ve Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) tanı kriterleri arasında yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Genç kadın hastada malar raş, artralji ve yüksek titrede ANA pozitifliği, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını düşündürmektedir.
SLE tanısında klinik kriterler ve laboratuvar bulguları birlikte değerlendirilir.
2
Otoantikorların tanısal değerlerini karşılaştır.
ANA en duyarlı tarama testidir; ancak Anti-Sm antikorları SLE için en yüksek spesifiteye sahip belirteçtir.
Anti-Sm antikorları neredeyse sadece SLE hastalarında pozitifleşir (>%99>\%99 özgüllük).
3
Diğer belirteçleri ele.
Anti-dsDNA özgüldür ancak aktiviteyle değişir, Anti-Ro ve RF ise farklı hastalıklarda da pozitifleşebilir.
Tanıyı kesinleştirmek için en özgül (yalancı pozitifliği en az) olan test seçilmelidir.

Key Concept

SLE tanısında Anti-Sm antikoru en yüksek tanısal özgüllüğe sahip belirteçtir.
Estimated Time:1m 0s
Question 517Question

3434 yaşında kadın hasta, yaklaşık 22 aydır devam eden el ve ayak eklemlerinde ağrı, şişlik ve sabahları yaklaşık 22 saat süren tutukluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede her iki el metakarpofalangeal (MCPMCP) ve proksimal interfalangeal (PIPPIP) eklemleri ile el bileklerinde simetrik sinovit saptanıyor; distal interfalangeal (DIPDIP) eklemler ise korunmuş olarak değerlendiriliyor. Ayrıca dirsek ekstansör yüzeyinde ağrısız, mobil, sert subkutan nodüller saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Romatoid Artrit

Answer

Romatoid Artrit
Bu hastadaki klinik tablo Romatoid Artrit ile tam uyumludur. RA, özellikle kadınlarda sık görülen, simetrik küçük eklem (MCP, PIP, el bileği) tutulumu yapan, sabah tutukluğunun bir saatten uzun sürdüğü ve 6 haftadan uzun süreli bir tablodur. Distal interfalangeal (DIPDIP) eklemlerin korunması RA'nın karakteristik bir özelliğidir. Ayrıca dirsekte saptanan ağrısız, sert nodüller (romatoid nodüller) tanı için oldukça spesifiktir.

Step-by-Step Solution

1
Eklemlerin tutulum paternini değerlendirmek
Simetrik küçük eklem (MCP, PIP) tutulumu ve DIP eklemlerinin korunması
Romatoid Artrit tipik olarak simetrik poliartrit yapar ve distal interfalangeal eklemleri korur.
2
Enflamatuar özelliklerin süresini ve şiddetini analiz etmek
2 aydır süren semptomlar ve 2 saatlik sabah tutukluğu
ACR/EULAR kriterlerine göre semptomların 6 haftadan uzun sürmesi ve 1 saati aşan sabah tutukluğu enflamatuar artrit (özellikle RA) lehinedir.
3
Ekstra-artiküler bulguları kontrol etmek
Ekstansör yüzeyde ağrısız sert nodüller (Romatoid nodül)
Romatoid nodüller RA hastalarının yaklaşık %25'inde görülen ve tanıya yardımcı olan spesifik bir ekstra-artiküler bulgudur.

Key Concept

Romatoid artrit; simetrik, küçük eklemleri tutan (DIP hariç), eroziv poliartrit ve ekstra-artiküler bulgularla seyreden sistemik bir hastalıktır.

Practice More

RA tanısı konulan bir hastada tedaviye ilk seçenek olarak başlanması gereken DMARD (Metotreksat) ve kontrendikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 518Question

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısıyla takip edilen 2828 yaşındaki erkek hasta, düzenli olarak günde 2,52,5 mg (maksimum tolere edilebilir doz) kolşisin kullanmasına rağmen son 66 ayda, ayda en az 22 kez tekrarlayan, 232-3 gün süren ateş ve şiddetli karın ağrısı atakları yaşamaktadır. Atak dışı dönemde bakılan laboratuvar tetkiklerinde Serum Amiloid A (SAA) ve CRP düzeylerinin sürekli yüksek seyrettiği görülmektedir. Bu hastanın tedavisinde bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye İnterlökin-1 (IL-1) antagonisti eklenmesi

Answer

Tedaviye İnterlökin-1 (IL-1) antagonisti eklenmesi
Hastada maksimum doz kolşisine rağmen atakların devam etmesi ve akut faz reaktanlarının (özellikle SAA) yüksek seyretmesi 'Kolşisin Direnci'ni gösterir. Bu durum, ölümcül bir komplikasyon olan AA amiloidoz için yüksek risk oluşturur. FMF patogenezinde inflamazom aktivasyonu ve IL-1 beta aşırı üretimi temel mekanizmadır. Bu nedenle kolşisine dirençli olgularda patogeneze yönelik en etkili tedavi İnterlökin-1 (IL-1) antagonistleri (Anakinra veya Kanakinumab) kullanmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve tedavi yanıtını değerlendir
Hasta maksimum dozda kolşisin almasına rağmen sık atak geçiriyor ve subklinik inflamasyonu (yüksek SAA) devam ediyor.
Bu tablo 'Kolşisine Dirençli FMF' olarak tanımlanır.
2
Kolşisine dirençli FMF için tedavi algoritmasını hatırla
Kolşisine yanıtsız hastalarda atakları kontrol altına almak ve sekonder amiloidozu önlemek için biyolojik ajanlara geçilmelidir.
Devam eden inflamasyon AA amiloidoz riskini artırır.
3
Uygun biyolojik ajanı seç
FMF patogenezinde anahtar rol oynayan sitokin IL-1'dir. Bu nedenle IL-1 antagonistleri (Anakinra, Kanakinumab) seçilmelidir.
Anti-TNF veya diğer ajanlar ilk tercih değildir.

Key Concept

Kolşisine dirençli Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) yönetimi ve IL-1 antagonistlerinin kullanımı

Hints

1
Hastanın aldığı kolşisin dozu maksimum seviyededir ve buna rağmen hastalık aktivitesi (ataklar ve yüksek SAA) devam etmektedir.
2
FMF patogenezinde 'pirin' proteinindeki mutasyon sonucu kontrolsüzce artan spesifik bir inflamatuar sitokin vardır.
3
Kolşisine dirençli vakalarda hedeflenen molekül İnterlökin-1'dir (IL-1).

Practice More

FMF hastalarında amiloidoz gelişimini takip etmek için hangi laboratuvar parametresinin en duyarlı olduğunu (SAA) ve biyopsi yerlerini (böbrek, rektal, yağ dokusu) gözden geçiriniz.

Alternative Method

Eğer hasta kolşisin dozunu tolere edemiyorsa (örneğin şiddetli diyare), yine de atak kontrolü için IL-1 antagonistlerine geçiş düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 519Question

65 yaşında erkek hasta, son 3 aydır giderek artan oturduğu yerden kalkamama ve kollarını başının üzerine kaldıramama şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 5 yıl önce geçirilmiş miyokard enfarktüsü ve hiperlipidemi öyküsü bulunan hastanın, kas ağrıları nedeniyle 6 hafta önce statin tedavisini kestiği, ancak şikayetlerinin gerilemediği, aksine şiddetlendiği öğreniliyor.

Fizik muayenede proksimal kas gücü üst ve alt ekstremitelerde 3/5, boyun fleksörleri 4/5 olarak değerlendiriliyor. Ciltte döküntü veya Raynaud fenomeni izlenmiyor. Derin tendon refleksleri korunmuş saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Kreatin Kinaz (CK) düzeyi 8.500 U/L (N: 20-200) olarak bulunuyor. Eritrosit sedimentasyon hızı 35 mm/saat ölçülüyor.

Bu hastada tanıyı doğrulamak için en olası pozitif antikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-HMGCR (Anti-3-hidroksi-3-metilglutaril-koenzim A redüktaz)

Answer

Statin maruziyeti sonrası gelişen ve ilaç kesilmesine rağmen ilerleyen nekrotizan miyopati tablosu nedeniyle doğru cevap Anti-HMGCR antikorudur.
Hastadaki tablo, basit bir statin miyopatisi değil, statin tarafından tetiklenen ancak ilaç kesilmesine rağmen devam eden 'Statin İlişkili İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati' (IMNM) tablosudur. Bu hastalarda kas biyopsisinde belirgin nekroz görülürken inflamasyon azdır (pauci-immune). Bu klinik tablonun en spesifik serolojik belirteci Anti-HMGCR antikorudur. CK düzeylerinin çok yüksek olması (tipik olarak >5000 U/L) da nekrotizan miyopatiyi destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
İleri yaş erkek hasta, proksimal kas güçsüzlüğü, çok yüksek CK (>8000), statin kullanım öyküsü var.
Miyopati ayırıcı tanısı için temel verileri toplamak gerekir.
2
Hastalığın seyrini değerlendir
Statin kesilmesine rağmen tablo kötüleşiyor.
Basit toksik statin miyopatisi ilaç kesilince düzelir. Düzelmemesi otoimmün bir süreci (İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati - IMNM) işaret eder.
3
Ek bulguları (cilt, akciğer) kontrol et
Cilt döküntüsü yok (Dermatomiyozit dışlanır), akciğer bulgusu belirtilmemiş (Antisentezaz daha düşük ihtimal).
Diğer inflamatuar miyopatileri dışlamak için.
4
Klinik-Antikor eşleştirmesi yap
Statin ilişkili nekrotizan miyopati = Anti-HMGCR.
Spesifik antikorun belirlenmesi.

Key Concept

Statin ilişkili İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati (IMNM)
Question 520Question

3838 yaşında erkek hasta, 1515 yıldır ankilozan spondilit (ASAS) tanısıyla takip edilmektedir. Son dönemde halsizlik ve efor dispnesi tanımlayan hastanın fizik muayenesinde sol sternal kenarda erken diyastolik üfürüm saptanıyor. Elektrokardiyografisinde (EKGEKG) PRPR mesafesi 0.220.22 saniye olarak ölçülüyor.

Bu hastadaki kardiyak tutulumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak tutulumun varlığı ve klinik seyri, omurga tutulumunun şiddeti ve güncel hastalık aktivite skorları (BASDAIBASDAI) ile güçlü bir paralellik gösterir.

Answer

Kardiyak tutulumun varlığı ve klinik seyri, omurga tutulumunun şiddeti ve güncel hastalık aktivite skorları ile güçlü bir paralellik gösterir ifadesi yanlıştır.
Kardiyak tutulumun (aort yetmezliği ve iletim kusurları) varlığı ve şiddeti, güncel hastalık aktivite skorları (BASDAIBASDAI) veya omurga tutulumunun şiddeti ile korelasyon göstermez. Temel belirleyici faktörler hastalığın süresi, hastanın yaşı, erkek cinsiyet ve HLAB27HLA-B27 pozitifliğidir. Bu nedenle, kardiyak tutulumun aktivite skorlarıyla paralel seyrettiğini belirten ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Uzun süreli ASAS öyküsü olan bir hastada diyastolik üfürüm (aort yetmezliği) ve birinci derece AVAV blok saptanmıştır.
Bu bulgular ASAS'nin tipik kardiyak tutulum özelliklerini yansıtır.
2
Kardiyak tutulumun patogenezinin hatırlanması
Aort kökünde dilatasyon, vaza vazorum endarteriti, kapak tabanında fibrozis ve iletim sistemi dokularında fibrotik değişiklikler gelişir.
Mekanik bozuklukların ve iletim kusurlarının nedenini anlamak için gereklidir.
3
Risk faktörlerinin ve korelasyonların değerlendirilmesi
Kardiyak tutulumun hastalık süresi ve yaşla arttığı, ancak aktif inflamasyon skorları (BASDAIBASDAI) ile ilişkili olmadığı belirlenir.
Soruda istenen yanlış seçeneğin saptanması için en kritik ayrım noktası budur.

Key Concept

Ankilozan Spondilit'te Kardiyak Tutulum ve Risk Faktörleri
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 26 / 28Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 26 | Examkin