Romatoloji

547 questions

Question 521Question

23 yaşında erkek hasta, yaklaşık 5 aydır devam eden, sabahları 45 dakikadan uzun süren tutukluğun eşlik ettiği ve egzersizle hafifleyen bel ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede lomber hareket açıklığı hafif kısıtlı bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde CRP düzeyi yüksek ve HLA-B27 pozitif saptanıyor. Çekilen pelvis grafisinde sakroiliak eklemlerde şüpheli skleroz (Evre 1) izlenirken, sakroiliak MRG incelemesinde her iki eklem çevresinde belirgin kemik iliği ödemi (aktif sakroiliit) görülüyor. Modifiye New York ve ASAS kriterleri göz önüne alındığında, bu hasta için en doğru tanısal sınıflandırma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Non-radyografik Aksiyel Spondyloartrit

Answer

Non-radyografik Aksiyel Spondyloartrit
Bu hasta ASAS kriterlerine göre 'Görüntüleme kolu' (MRG'de aktif sakroiliit + en az 1 SpA bulgusu) veya 'Klinik kol' (HLA-B27 + en az 2 SpA bulgusu) ile Aksiyel Spondyloartrit tanısı alır. Ancak, Modifiye New York kriterlerine göre Ankilozan Spondilit tanısı için gerekli olan 'Radyografik Sakroiliit' (direkt grafide bilateral en az evre 2) mevcut değildir (grafi evre 1'dir). Bu durum, hastalığın 'Non-radyografik' dönemde olduğunu gösterir. Bu nedenle doğru sınıflandırma Non-radyografik Aksiyel Spondyloartrit (nr-axSpA)'tir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Genç hasta, inflamatuar bel ağrısı (sabah tutukluğu, egzersizle düzelme), CRP yüksekliği ve HLA-B27 pozitifliği var. Spondyloartropati spektrumu düşünülmeli.
Semptomlar ve laboratuvar bulguları aksiyel tutulumu işaret etmektedir.
2
Görüntüleme bulgularını kriterlere göre değerlendir
Pelvis grafisi Evre 1 (şüpheli) olduğu için 'Radyografik' kriterleri (Bilateral ≥ Evre 2 veya Unilateral ≥ Evre 3) karşılamıyor. Ancak MRG'de aktif ödem (sakroiliit) var.
Modifiye New York kriterleri direkt grafiye dayanır. ASAS kriterleri ise MRG bulgularını da içerir.
3
Tanısal sınıflandırmayı belirle
Direkt grafide yapısal hasar olmadığı için 'Ankilozan Spondilit' denemez. MRG'de inflamasyon olduğu için 'Non-radyografik Aksiyel SpA' tanısı konur.
Ankilozan Spondilit ve nr-axSpA arasındaki temel ayrım, direkt grafideki sakroiliit varlığıdır.

Key Concept

Aksiyel Spondyloartrit Spektrumu ve Radyografik Ayrım

Hints

1
Hastanın direkt grafisi (röntgen) ile MRG bulguları arasındaki farka dikkat edin.
2
Modifiye New York kriterleri Ankilozan Spondilit tanısı için mutlaka direkt grafide belirgin değişiklik arar.
3
MRG'de inflamasyon var ama röntgende henüz hasar yoksa, hastalık 'radyografik' aşamaya gelmemiştir.

Practice More

Ankilozan Spondilitte radyografik sakroiliit evrelemesi (Evre 0-4) konusunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 522Question

54 yaşında kadın hasta, son altı aydır sık tekrarlayan bakteriyel cilt enfeksiyonları ve giderek artan halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden 20 yıldır seropozitif Romatoid Artrit (RA) tanısıyla takip edildiği ve düzensiz tedavi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenede her iki el bileği ve MKF eklemlerinde ileri derecede deformite, dirseklerde romatoid nodüller ve palpasyonla kosta yayını 4 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin: 10.210.2 g/dL, Lökosit: 2.1002.100/mm³, Nötrofil: 750750/mm³ ve Trombosit: 110.000110.000/mm³ olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Felty sendromu

Answer

Felty sendromu
Sorudaki hasta klasik Felty Sendromu triadını sergilemektedir: 1) Uzun süreli ve ağır Romatoid Artrit (nodüler, deforme edici), 2) Splenomegali ve 3) Nötropeni (sık enfeksiyonlara zemin hazırlar). Felty sendromu genellikle RF titresi yüksek, uzun süreli RA hastalarında görülür ve ekstra-artiküler bir tutulum olarak kabul edilir. Hastadaki bacak ülserleri ve pigmentasyon artışı da sendroma eşlik edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın temel hastalığını ve süresini belirle.
20 yıllık, seropozitif, nodüler ve deforme edici (ağır) Romatoid Artrit.
Zemin hazırlayan kronik inflamatuar hastalığı tanımlamak için.
2
Klinik ve laboratuvar bulgularındaki 'triad'ı (üçlü bulgu) tespit et.
1. Romatoid Artrit, 2. Splenomegali (dalak büyümesi), 3. Nötropeni (<1500/mm³).
Sendromun tanısal kriterlerini karşılaştırmak için.
3
Ayırıcı tanıda diğer seçenekleri dışla.
Caplan (akciğer tutulumu yok), Still (lökositoz olur), Amiloidoz (böbrek bulgusu yok), İlaç toksisitesi (splenomegali açıklamaz).
En olası tanıyı doğrulamak için.

Key Concept

Felty Sendromu Triadı: Romatoid Artrit + Splenomegali + Nötropeni
Question 523Question

4242 yaşında erkek hasta, son 11 ay içerisinde hızla ilerleyen ve tekerlekli sandalyeye bağımlı hale getiren proksimal kas güçsüzlüğü ve şiddetli yutma güçlüğü (disfaji) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede heliotrop döküntü, Gottron papülleri veya Raynaud fenomeni saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 18.50018.500 U/LU/L (N: <200<200) olarak bulunuyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde interstisyel akciğer hastalığına ait bulgu izlenmiyor. Kas biyopsisinde belirgin bir inflamatuar infiltrat saptanmazken; farklı evrelerde yaygın kas lifi nekrozu ve rejenerasyon alanları ile birlikte non-nekrotik liflerin sarkolemmalarında kompleman (C5b9C5b-9) birikimi dikkati çekiyor. Bu klinik ve histopatolojik tabloya sahip hastada saptanması en olası otoantikor ve beklenen klinik seyir özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-SRP — Şiddetli klinik seyir ve konvansiyonel tedaviye direnç

Answer

İmmün aracılı nekrotizan miyopati (IMNM) tablosunda saptanan Anti-SRP antikoru, şiddetli kas güçsüzlüğü, yüksek CK düzeyleri ve tedavi direnci ile ilişkilidir.
Hastada saptanan hızlı ilerleyen proksimal güçsüzlük, disfaji ve aşırı yüksek CK düzeyi, histopatolojik olarak 'pauci-immune' (inflamasyonun az olduğu) nekrotizan süreçle birleştiğinde Anti-SRP ile ilişkili İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati (IMNM) tanısını doğrular. Bu antikor, Anti-HMGCR'ye göre daha agresif bir klinik seyir ve tedavi direnci ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik hız ve şiddetin değerlendirilmesi
11 ayda tekerlekli sandalyeye bağımlılık ve ağır disfaji.
Hızlı progresyon, nekrotizan miyopati alt tiplerini (özellikle SRP) akla getirir.
2
Laboratuvar ve görüntüleme bulgularının analizi
CK >18.000> 18.000 U/LU/L ve akciğer tutulumunun (İAH) olmaması.
Aşırı yüksek CK nekrotizan süreci desteklerken, İAH olmaması antisentetaz sendromundan uzaklaştırır.
3
Histopatolojik bulguların yorumlanması
İnflamasyonun yokluğu ancak yaygın nekroz varlığı.
Bu bulgular klasik polimiyozit veya dermatomiyozitten ziyade İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati (IMNM) tanısını koydurur.
4
Otoantikor ve prognoz eşleştirmesi
Anti-SRP — Agresif seyir.
Anti-SRP pozitif IMNM vakaları, Anti-HMGCR vakalarına göre daha şiddetli seyreder ve kalp tutulumu/disfaji riski daha yüksektir.

Key Concept

İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati (IMNM), kas biyopsisinde minimal inflamatuar infiltrat ile karakterize olan, ancak klinik olarak çok yüksek CK ve ağır güçsüzlükle seyreden heterojen bir gruptur.

Alternative Method

Biyopside 'inflamasyon yok, nekroz var' ifadesini gördüğünüzde ilk olarak Anti-SRP ve Anti-HMGCR (IMNM) düşünülmelidir. Eğer deri bulgusu yoksa ve tablo çok hızlıysa SRP, statin öyküsü varsa HMGCR ön plandadır.
Estimated Time:2m 30s
Question 524Question

Spondiloartropatiler (SpASpA), ortak klinik, genetik ve radyolojik özellikleri paylaşan bir grup kronik inflamatuar hastalıktır. Aşağıdakilerden hangisi bu hastalık grubunun seyri sırasında görülmesi beklenen tipik klinik özelliklerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Subkütan nodüller

Answer

Subkütan nodüller
Subkütan nodüller, Romatoid Artrit (RARA) hastalarının yaklaşık %2030\%20-30'unda görülen ve genellikle seropozitiflik (RFRF veya AntiCCPAnti-CCP pozitifliği) ile ilişkili olan karakteristik bir eklem dışı bulgudur. Spondiloartropatiler (SpASpA) ise seronegatif artritler grubundadır ve klinik seyirlerinde bu tip nodüller görülmez.

Step-by-Step Solution

1
Spondiloartropati (SpA) grubunun temel klinik özelliklerini değerlendir.
Bu grupta sakroiliit, entezit, daktilit, asimetrik artrit ve üveit gibi bulgular ön plandadır.
SpA spektrumundaki hastalıkların (Ankilozan spondilit, Psoriyatik artrit vb.) ortak özelliklerini hatırlamak ayırıcı tanı için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki bulguları diğer romatolojik hastalıklarla karşılaştır.
Subkütan nodüllerin daha çok seropozitif Romatoid Artrit (RARA) hastalarında görüldüğü tespit edilir.
RA ve SpA arasındaki en temel klinik farklardan birini belirlemek doğru cevaba ulaştırır.

Key Concept

Spondiloartropati ve Romatoid Artrit ayırıcı tanısı (Subkütan nodüllerin RA'ya özgüllüğü)
Estimated Time:45s
Question 525Question

2626 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısıyla takip edilmektedir. Günde 22 mg kolşisin tedavisi almasına ve tedaviye tam uyum göstermesine rağmen son 66 aydır ayda ortalama iki kez, 232-3 gün süren ateş ve karın ağrısı atakları geçirmektedir. Fizik muayenesinde atak dışı dönemde özellik saptanmayan hastanın laboratuvar incelemesinde proteinüri saptanmamıştır. Bu hastada bir sonraki adımda en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye interlökin-1 (IL1IL-1) inhibitörü eklenmesi

Answer

Maksimum doz kolşisin tedavisine rağmen atakları devam eden hastalarda tedaviye interlökin-1 (IL1IL-1) inhibitörü eklenmelidir.
Doğru yaklaşım tedaviye interlökin-1 inhibitörü eklenmesidir. FMFFMF tanılı bir hastada, tedaviye uyum tam olmasına rağmen maksimum doz kolşisin ile atakların kontrol altına alınamaması durumunda, patogenezde kilit rol oynayan interlökin-1 sitokinini baskılayan Anakinra veya Kanakinumab gibi ajanların kullanımı endikedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun tanımlanması
Hasta maksimum doz (22 mg/gün) kolşisin almasına ve uyumlu olmasına rağmen sık atak geçirmektedir.
Bu tablo tıbbi literatürde "kolşisin direnci" veya "kolşisine yetersiz yanıt" olarak tanımlanır.
2
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
FMFFMF'de MEFVMEFV gen mutasyonu sonucu pirin proteini hatalı çalışır ve interlökin-1 beta (IL1βIL-1\beta) aşırı üretilir.
Kolşisin bu süreci mikrotübül inhibisyonu üzerinden baskılayamadığında, doğrudan sitokini hedef almak gerekir.
3
Uygun biyolojik ajanın seçilmesi
Anakinra (IL1IL-1 reseptör antagonisti) veya Kanakinumab (IL1βIL-1\beta antikoru) tedaviye eklenir.
EULAR ve ulusal kılavuzlar kolşisine dirençli vakalarda IL1IL-1 blokajını ilk basamak biyolojik tedavi olarak önermektedir.

Key Concept

Kolşisine dirençli Ailevi Akdeniz Ateşi vakalarında bir sonraki basamak tedavi interlökin-1 (IL1IL-1) inhibitörleridir.
Question 526Question

2424 yaşında kadın hasta, son bir yıl içinde üç kez tekrarlayan ateş ve sol ayak bileği üzerinde ani gelişen, kızarık, sıcak ve ağrılı döküntü şikayetiyle başvuruyor. Bu atakların her birinde "selülit" tanısıyla antibiyotik reçete edildiğini ancak döküntünün antibiyotikten bağımsız olarak 487248-72 saat içinde tamamen geçtiğini belirtiyor. Atak dışı dönemde tamamen sağlıklı olan hastanın fizik muayenesinde; sol ayak bileği medial malleol üzerinde keskin sınırlı, eritemli ve hassas bir plak saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF)

Answer

Klinik bulgular ve tekrarlayıcı karakter göz önüne alındığında en olası tanı Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) olup, döküntü 'erizipele benzer eritem' olarak tanımlanır.
Döküntünün ani başlayıp 232-3 gün içinde kendiliğinden düzelmesi, ateşin eşlik etmesi ve daha önce benzer atakların olması 'erizipele benzer eritem' bulgusunu tanımlar. Bu bulgu FMF'in karakteristik deri tutulumudur ve genellikle alt ekstremitelerde (ayak bileği, ayak sırtı veya pretibial bölge) görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun süresini ve karakterini analiz et
Döküntünün 487248-72 saat gibi kısa bir sürede kendiliğinden düzelmesi ve tekrarlayıcı olması.
Bu durum bakteriyel enfeksiyonları (selülit, erizipel) dışlar, çünkü enfeksiyonlar tedavi almadan bu kadar hızlı iyileşmez.
2
Döküntünün morfolojisini değerlendir
Ayak bileği çevresinde keskin sınırlı, sıcak ve eritemli plak bulgusu.
Bu morfoloji FMF hastalarının yaklaşık %1015\%10-15'inde görülen 'erizipele benzer eritem' (erysipelas-like erythema) ile tam uyumludur.
3
Tanısal kriterleri birleştir
Tekrarlayan ateş + spesifik deri döküntüsü.
Bu bulgular FMF için önemli bir klinik ipucu ve tanı kriteridir.

Key Concept

Erizipele benzer eritem, FMF'in patognomoniğe yakın bir deri bulgusudur ve sıklıkla selülit ile karıştırılarak gereksiz antibiyotik kullanımına neden olur.
Question 527Question

6262 yaşında erkek hasta, her iki el bileğinde ve 2.3.2.-3. metakarpofalangeal (MKF) eklemlerinde son 66 aydır tekrarlayan ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Şikayetleri, bir hafta önce el bileğine aldığı hafif bir travma sonrası şiddetlenmiştir. Fizik muayenede etkilenen eklemlerde hassasiyet, ısı artışı ve hafif efüzyon saptanıyor. El grafisinde MKF eklemlerde kancamsı (hook-like) osteofitler ve el bileği triangüler fibrokartilajında lineer kalsifikasyonlar (kondrokalsinozis) izleniyor. Sinovyal sıvı incelemesinde; lökosit sayısı 12.000/mm312.000/mm^3 (%65\%65 polimorfonükleer lökosit) ve polarize ışık mikroskobunda zayıf pozitif çift kırılımlı, romboid (eşkenar dörtgen) yapıda kristaller saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; ferritin 16501650 ng/mL, transferrin satürasyonu %72\%72 ve açlık kan şekeri 145145 mg/dL olarak bulunuyor. Buna göre, bu hastadaki klinik tabloya neden olan altta yatan en muhtemel hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Herediter Hemokromatozis

Answer

Herediter Hemokromatozis, kalsiyum pirofosfat kristallerinin (psödogut) çökmesine neden olan ve tipik olarak 2-3. MKF eklemleri tutan metabolik bir hastalıktır.
Hastanın klinik tablosu (2. ve 3. MKF eklem tutulumu, kancamsı osteofitler), radyolojik bulgusu (el bileği kondrokalsinozisi), sinovyal sıvı analizi (zayıf pozitif çift kırılımlı romboid CPPD kristalleri) ve laboratuvar bulguları (aşırı yüksek ferritin ve transferrin satürasyonu) Herediter Hemokromatozis tanısını kesinleştirmektedir. Hemokromatoziste görülen artropati, sıklıkla CPPD kristalleri ile ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Kristal tipinin polarize ışık mikroskobuna göre tanımlanması.
Zayıf pozitif çift kırılımlı, romboid kristaller = Kalsiyum Pirofosfat Dihidrat (CPPD).
Tanının kristal artropatisi alt grubuna (psödogut) indirgenmesi için gereklidir.
2
Eklem tutulum paterni ve radyolojik bulguların değerlendirilmesi.
2. ve 3. MKF eklem tutulumu ve 'hook-like' (kancamsı) osteofitlerin varlığı.
Bu spesifik anatomik patern, CPPD'nin hemokromatozis ile ilişkili formuna özgüdür.
3
Sistemik laboratuvar verilerinin yorumlanması.
Ferritin >1000> 1000 ng/mL ve transferrin satürasyonu >%45> \%45 olması demir yüklenmesini gösterir.
CPPD'ye neden olan sekonder metabolik nedenlerin (Hemokromatozis, Hiperparatiroidizm, Hipomagnezemi vb.) ayırt edilmesi sağlanır.
4
Klinik sentez yapılarak kesin tanının konulması.
Hemokromatozis zemininde gelişmiş psödogut (CPPD) artropatisi.
Tüm klinik, radyolojik ve biyokimyasal veriler bu tanıda birleşmektedir.

Key Concept

Herediter hemokromatoziste demir yüklenmesi, kalsiyum pirofosfat kristallerinin eklem kıkırdağına çökmesini (kondrokalsinozis) tetikler ve özellikle 2-3. MKF eklemlerde karakteristik 'kancamsı' osteofitlere yol açar.

Practice More

Hemokromatozisli hastalarda görülen artropatinin demir boşaltımı (flebotomi) ile her zaman düzelmediğini, genellikle semptomatik tedavi gerektirdiğini unutmayın.
Estimated Time:2m 30s
Question 528Question

3434 yaşında kadın hasta, yaklaşık 33 aydır her iki el parmaklarında ve el bileklerinde ağrı, şişlik ve sabahları yaklaşık 22 saat süren eklem sertliği şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede her iki el bileği, 2.2. ve 3.3. metakarpofalangeal (MKFMKF) ve 3.3. proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerde simetrik sinovit saptanırken; distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklemlerin ve aksiyel eklemlerin doğal olduğu görülüyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla istenen tetkiklerden hangisinin Romatoid Artrit (RARA) tanısı için özgüllüğü (spesifitesispesifitesi) en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-siklik sitrüline peptid (AntiCCPAnti-CCP)

Answer

Romatoid Artrit tanısında özgüllüğü en yüksek olan laboratuvar bulgusu Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP) antikorlarıdır.
Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP) antikorları, Romatoid Artrit tanısında yaklaşık %95-98 oranında bir özgüllüğe sahiptir. ACR/EULAR 2010 tanı kriterlerinde de yer alan bu test, hastalığın erken döneminde saptanabilir ve radyolojik progresyon (erozyon) riskinin daha yüksek olacağını öngören önemli bir prognostik faktördür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada simetrik poliartrit (el küçük eklemleri ve el bileği tutulumu), sabah tutukluğu (>1 saat) ve semptom süresinin 6 haftadan uzun olması inflamatuar bir artriti, öncelikle Romatoid Artrit'i düşündürür.
RA tipik olarak küçük eklemleri tutan, simetrik ve kronik seyirli bir inflamatuar artrittir.
2
Eklem tutulum paternini değerlendirme
DİF eklemlerin korunmuş olması, ayırıcı tanıda osteoartrit ve psoriyatik artritten uzaklaşılmasını sağlar.
RA, DİF eklemleri tipik olarak etkilemez; bu eklemlerin tutulumu daha çok osteoartrit lehinedir.
3
Laboratuvar belirteçlerini karşılaştırma
RF duyarlı bir testtir ancak Anti-CCP'nin özgüllüğü (%95-98) RF'den çok daha yüksektir.
Anti-CCP, özellikle seronegatif (RF negatif) RA olgularında ve erken evrede tanı koymada kritik öneme sahiptir.

Key Concept

Anti-CCP antikorlarının Romatoid Artrit tanısındaki yüksek özgüllüğü
Question 529Question

6868 yaşında erkek hasta, sol el bileğinde aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde el bileği üzerinde yaygın hassasiyet, ısı artışı ve dorsalde selüliti andıran bir kızarıklık saptanıyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve evre 44 kronik böbrek hastalığı (eGFR:28eGFR: 28 mL/dk) bulunan hastanın uzun süredir diüretik (furosemid) kullandığı öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum ürik asit düzeyi 9,69,6 mg/dL olarak saptanıyor. Yapılan eklem aspirasyonunda lökosit sayısı 38.000/mm338.000/\text{mm}^3 bulunuyor. Polarize ışık mikroskobundaki incelemede; kristallerin, kompansatörün yavaş eksenine paralel olduklarında sarı, dik olduklarında ise mavi renk aldığı gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu aşamada başlanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gut artriti - Sistemik veya intraartiküler kortikosteroidler

Answer

En olası tanı gut artriti olup, hastanın ileri evre böbrek yetmezliği (eGFR<30eGFR < 30 mL/dk) olması nedeniyle NSAİİ ve kolşisin yerine kortikosteroidler tercih edilmelidir.
Hastanın klinik sunumu ve sinovyal sıvı mikroskobisi gut artritini doğrulamaktadır. Tedavi planında hastanın renal fonksiyonları (eGFR:28eGFR: 28 mL/dk) belirleyici rol oynar; bu düzeyde böbrek yetmezliği olan hastalarda NSAİİ ve kolşisinden kaçınılarak steroid tedavisine gidilmesi güncel kılavuz önerisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerini değerlendir.
Erkek hasta, ileri yaş, diüretik kullanımı ve kronik böbrek hastalığı (KBY) kristal artropatileri için güçlü risk faktörleridir.
Gut artriti atakları genellikle diüretiklerle veya renal fonksiyon bozukluğu ile tetiklenir.
2
Polarize ışık mikroskobu bulgularını yorumla.
Yavaş eksene paralelken sarı renk alan kristaller 'negatif çift kırılım' (monosodyum ürat) anlamına gelir.
Bu bulgu gut artriti için tanısal olup, mavi renk (pozitif çift kırılım) gösteren kalsiyum pirofosfat kristallerinden ayırımı sağlar.
3
Komorbiditelere göre tedavi seçeneğini belirle.
Evre 44 KBY (eGFR:28eGFR: 28) varlığında NSAİİ'ler kontrendikedir, kolşisin ise ciddi toksisite riski taşır.
Kontrendikasyonların varlığında sistemik veya intraartiküler kortikosteroidler en güvenli ve etkili akut tedavi seçeneğidir.

Key Concept

Gut Artriti Tanı ve Tedavi Yönetimi
Estimated Time:2m 0s
Question 530Question

6262 yaşında erkek hasta, son bir yılda üç kez tekrarlayan, sağ ayak başparmağında ani başlayan şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik (podagra) atakları nedeniyle başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıldır ülseratif kolit tanısı mevcut olup son 22 yıldır 100100 mg/gün azatioprin tedavisi ile remisyondadır. Fizik muayenesinde eklemleri doğal, laboratuvar incelemesinde serum ürik asit düzeyi 9.89.8 mg/dL, kreatinin 1.01.0 mg/dL saptanıyor. Hastaya interkritik dönemde ürat düşürücü tedavi planlanıyor. Bu hastada azatioprin ile olan ciddi ilaç etkileşimi nedeniyle kemik iliği toksisitesi riski yaratan ve kullanımı kontrendike olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Allopurinol

Answer

Azatioprin ile ölümcül kemik iliği baskılanmasına yol açabilecek ilaç etkileşimi nedeniyle Allopurinol kullanımı kontrendikedir.
Doğru cevap Allopurinol'dür. Azatioprin, vücutta aktif formu olan 6-merkaptopürine (6-MP) dönüşür. 6-MP'nin inaktivasyon yollarından biri ksantin oksidaz (XO) enzimidir. Allopurinol bir XO inhibitörüdür. Allopurinol kullanıldığında 6-MP inaktive edilemez, plazma düzeyleri dramatik şekilde yükselir ve bu durum hayatı tehdit eden kemik iliği süpresyonuna (pansitopeni) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tedavisi ve yeni planlanan tedavi gereksinimi belirlenir.
Hasta ülseratif kolit nedeniyle azatioprin kullanmaktadır ve kronik gut yönetimi için ürat düşürücü tedaviye ihtiyaç duymaktadır.
Azatioprin ve gut ilaçları arasındaki metabolik yolakların çakışması klinik önem taşır.
2
Azatioprin ve 6-merkaptopürin (6-MP) metabolizması gözden geçirilir.
Azatioprin vücutta 6-MP'ye dönüşür; 6-MP ise ksantin oksidaz (XO) enzimi aracılığıyla inaktif metabolitlerine ayrılır.
XO enziminin bu yolaktaki kritik rolü, etkileşimin temelidir.
3
Gut ilaçlarının bu enzim üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Allopurinol ve Febuksostat birer XO inhibitörüdür.
XO inhibe edildiğinde 6-MP inaktive edilemez ve kanda birikerek kemik iliği için toksik düzeylere ulaşır.

Key Concept

Allopurinol gibi ksantin oksidaz inhibitörleri, azatioprin veya 6-merkaptopürin kullanan hastalarda ciddi pansitopeni riski nedeniyle kontrendikedir.

Practice More

Azatioprin kullanan bir hastada gut gelişirse, ürat düşürücü olarak ürikozürikler (eğer böbrek fonksiyonu normalse) veya XO inhibitörü olmayan diğer seçenekler düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 531Question

2222 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri tekrarlayan, 131-3 gün süren ateş ve sağ ayak bileğinde şişlik, kızarıklık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ ayak bileğinde artrit ve ayak sırtında erisipel benzeri eritem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde atak sırasında CRPCRP ve Serum Amiloid A (SAASAA) düzeyleri yüksek bulunuyor. MEFVMEFV gen analizinde M694VM694V heterozigot mutasyonu saptanan bu hastada başlanacak uzun süreli tedavinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SAA düzeyini normalize ederek AA tipi amiloidoz gelişimini önlemek

Answer

Serum amiloid A (SAA) düzeyini normalize ederek AA tipi amiloidoz gelişimini önlemek
Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarında kolşisin tedavisinin en kritik ve hayati amacı, serum amiloid A (SAA) proteininin kronik yüksekliğini baskılayarak AA tipi sekonder amiloidoz ve buna bağlı gelişebilecek kronik böbrek yetmezliğini önlemektir. Atakların sıklığının ve şiddetinin azalması bir sonuç ve hedeftir, ancak temel prognostik hedef amiloidoz profilaksisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Tekrarlayan ateş, artrit ve erisipel benzeri eritem FMF tanısını destekler.
Hastanın semptomları ve laboratuvar bulguları tipik bir FMF atağı ile uyumludur.
2
Genetik ve laboratuvar riskini belirle
M694V mutasyonu ve yüksek SAA düzeyleri amiloidoz riskini artırır.
M694V mutasyonu amiloidoz ile en güçlü ilişkili mutasyondur.
3
Tedavi hedefini belirle
Kolşisin tedavisi ile SAA düzeyinin 1010 mg/Lmg/L altına indirilmesi hedeflenir.
Sürekli düşük SAA seviyesi, AA tipi amiloidozun önlenmesi için kritik eşiktir.

Key Concept

FMF tedavisinde (kolşisin) birincil amaç, ataklar arası dönemde de devam edebilen subklinik inflamasyonu baskılayarak amiloidoz gelişimini engellemektir.
Question 532Question

Genel sağlık kontrolü amacıyla değerlendirilen 66 yaşındaki erkek hastanın torakal grafisinde, T7T11T7-T11 vertebraların sağ anterolateral yüzü boyunca uzanan, disk mesafelerini köprüleyen kaba ossifikasyonlar izlenmektedir. Radyolojik görünüm 'erimiş mum' (flowing candle wax) manzarasını andırmaktadır. Hastanın sakroiliak eklem grafisi doğal saptanmış olup, disk yüksekliklerinin korunduğu görülmektedir. Bu klinik tabloya eşlik etme olasılığı en yüksek olan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Metabolik sendrom

Answer

Metabolik sendrom
Soruda tarif edilen radyolojik bulgular (torakal bölgede sağ tarafta anterolateral kaba ossifikasyonlar, disk mesafesinin korunması ve sakroiliak eklemlerin normal olması) Diffüz İdyopatik İskelet Hiperostozu (DISH) veya diğer adıyla Forestier hastalığı için tipiktir. DISH, özellikle obezite, Tip 2 Diyabet, hiperinsülinemi ve dislipidemi gibi Metabolik Sendrom bileşenleri ile çok güçlü bir ilişki gösterir. Ossifikasyonun sağ tarafta olması, sol taraftaki aort pulsasyonunun kemikleşmeyi engellemesi nedeniyledir (Aort koruyucu etkisi).

Step-by-Step Solution

1
Radyolojik bulguları analiz et
T7-T11 arasında sağ anterolateralde kaba kemik köprüleşmeleri (erimiş mum), korunmuş disk mesafesi ve normal sakroiliak eklemler.
Bu bulgular Ankilozan Spondilit veya dejeneratif osteofitlerden ziyade Diffüz İdyopatik İskelet Hiperostozu (DISH) tanısını koydurur.
2
DISH'in patofizyolojik özelliklerini belirle
DISH, entezis bölgelerinde kalsifikasyon ve ossifikasyonla giden, inflamatuar olmayan mekanik/metabolik bir hastalıktır.
Hastalığın etyolojisinde insülin, insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) ve büyüme hormonu rol oynar.
3
Klinik ilişkileri değerlendir
Metabolik sendrom (Obezite, DM) ile güçlü korelasyon vardır. Diğer seçenekler (HLA-B27, IBD, Aort yetmezliği) Ankilozan Spondilit özellikleridir.
Doğru eşleştirme metabolik sendromdur.

Key Concept

Diffüz İdyopatik İskelet Hiperostozu (DISH) tanısı ve metabolik hastalıklarla (Diyabet, Obezite) ilişkisi.

Hints

1
Hastada sakroiliak eklemlerin normal olması ve disk mesafesinin korunması, inflamatuar bir omurga hastalığından (Ankilozan Spondilit gibi) uzaklaşmanızı gerektirir.

Practice More

Osteoartrit ve İnflamatuar Artrit ayrımında radyolojik bulguların (osteofit vs erozyon vs sindesmofit) karşılaştırılması.
Estimated Time:1m 30s
Question 533Question

2222 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri tekrarlayan, 232-3 gün süren ateş ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Ataklar dışında tamamen sağlıklı olduğunu belirten hastanın laboratuvar incelemesinde atak sırasında CRP ve sedimantasyon değerlerinde belirgin yükseklik saptanıyor. Atak dışı dönemde yapılan idrar tetkikinde ise eser miktarda proteinüri saptanıyor. Bu hastada en olası tanı için uygulanacak temel tedavi stratejisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Atakların sıklığından bağımsız olarak, günlük düzenli kolşisin tedavisi ile AA tipi amiloidoz gelişiminin önlenmesi hedeflenmelidir.

Answer

Atakların sıklığından bağımsız olarak, günlük düzenli kolşisin tedavisi ile AA tipi amiloidoz gelişiminin önlenmesi hedeflenmelidir.
Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarında günlük düzenli kolşisin tedavisi, hem klinik atakları (karın ağrısı, ateş, sinovit) kontrol altına almak hem de ataklar arası dönemde devam eden subklinik inflamasyonu baskılamak için kritiktir. Subklinik inflamasyonun devam etmesi Serum Amiloid A (SAA) proteininin kronik olarak yüksek seyretmesine ve organlarda (özellikle böbreklerde) AA tipi amiloid birikimine yol açar. Bu nedenle tedavi stratejisi, semptomatik rahatlamadan ziyade amiloidozu önlemeye odaklanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Tekrarlayan ateş, serozit (karın ağrısı) ve ataklar arası iyilik hali FMF lehinedir.
Hastanın demografik özellikleri ve klinik periyodisitesi otoinflamatuar bir süreci düşündürür.
2
Komplikasyon riskini analiz et
İdrarda proteinüri saptanması, subklinik inflamasyonun bir sonucu olarak böbreklerde amiloid birikimini (amiloidoz) düşündürür.
FMF'in en ciddi morbidite ve mortalite nedeni AA tipi amiloidozdur.
3
Tedavi protokolünü belirle
Ömür boyu, günlük düzenli kolşisin kullanımı en uygun stratejidir.
Kolşisin, pirin ilişkili inflamazom aktivitesini baskılayarak hem atakları kontrol eder hem de amiloidozu önler.

Key Concept

FMF'de tedavinin temel amacı amiloidozun önlenmesidir ve bunun için klinik ataklardan bağımsız olarak ömür boyu günlük kolşisin kullanımı gereklidir.

Hints

1
FMF'in en korkulan uzun dönem komplikasyonu nedir?
2
Kolşisin ilacının bu hastalıktaki kullanım amacını hatırlayın: Sadece ağrı kesmek mi yoksa süreci durdurmak mı?
3
Amiloidoz gelişimini engellemek için inflamasyonun her an (atak içi ve dışı) baskılanması gerekir.

Practice More

Kolşisine dirençli veya kolşisini tolere edemeyen FMF hastalarında kullanılan anti-IL-1 ajanları (Anakinra, Canakinumab) gözden geçirilmelidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 534Question

34 yaşında kadın hasta, 3 haftadır artan nefes darlığı ve ellerde yaralar nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede metakarpofalangeal eklemler üzerinde eritematöz papüller (Gottron) ve avuç içinde ağrılı ülserler saptanırken, kas gücü muayenesi normal (5/5) değerlendiriliyor. Toraks BT'de bilateral yaygın buzlu cam manzarası izleniyor. Hızlı ilerleyen interstisyel akciğer hastalığı (RP-ILD) tablosundaki bu hastada, prognozu belirleyen en olası otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-MDA5

Answer

Anti-MDA5 antikoru, klinik amiyopatik dermatomiyozit ve hızlı ilerleyen İAH için karakteristiktir.
Soruda tarif edilen hasta 'Klinik Amiyopatik Dermatomiyozit' (CADM) tablosu ile uyumludur. Bu tabloda tipik dermatomiyozit deri döküntüleri (Gottron papülleri) bulunur ancak kas enzimleri normaldir ve belirgin kas güçsüzlüğü yoktur. Anti-MDA5 (Melanoma Differentiation-Associated gene 5) antikoru, bu fenotip ile ve özellikle mortalitesi yüksek olan 'Hızlı İlerleyen İnterstisyel Akciğer Hastalığı' (RP-ILD) ile çok güçlü ilişkilidir. Ayrıca palmar ülserler (el içi yaralar) Anti-MDA5 pozitif hastalar için oldukça spesifik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Dermatomiyozit deri bulguları (Gottron papülleri) var ancak kas güçsüzlüğü yok (Amiyopatik).
Tanıyı dermatomiyozit spektrumuna daraltmak için.
2
Ek bulguları değerlendir
Palmar ülserler ve hızlı ilerleyen akciğer tutulumu (RP-ILD) mevcut.
Hastalığın alt tipini ve risk grubunu belirlemek için.
3
Antikor-Fenotip eşleşmesini yap
Amiyopatik DM + Palmar Ülser + RP-ILD üçlüsü Anti-MDA5 (Anti-CADM-140) ile karakterizedir.
Doğru otoantikoru seçmek için.

Key Concept

Klinik Amiyopatik Dermatomiyozit (CADM) ve Anti-MDA5 ilişkisi

Hints

1
Hastada dermatomiyozit deri bulguları var ancak kas güçsüzlüğü yok (Amiyopatik).
2
Ellerdeki ülserler ve hızlı ilerleyen akciğer tutulumu (RP-ILD) bu antikor için çok tipiktir.
3
Bu antikor, miyozitten ziyade akciğer tutulumu ile karakterize olan Anti-MDA5'tir.

Practice More

Antisentetaz sendromunun klinik triadı (Miyozit, Artrit, ILD) ve Anti-Jo-1 ilişkisi üzerine bir soru çözünüz.
Estimated Time:1m 0s
Question 535Question

7575 yaşındaki bir hastada, el eklemlerinde yıllardır süregelen ve hareketle artan ağrı şikayeti mevcuttur. Fizik muayenede her iki el distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklemlerinde ağrısız, sert ve kemiksi şişlikler (HeberdenHeberden nodülleri) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osteoartrit

Answer

Osteoartrit tanısı, distal interfalangeal eklemlerde görülen Heberden nodülleri ve mekanik ağrı profiliyle uyumludur.
Osteoartritin el tutulumu oldukça karakteristiktir ve sıklıkla yaşlı hastalarda görülür. Distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklemlerde ortaya çıkan kemiksi sertleşmeler 'Heberden nodülleri' olarak adlandırılır. Proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerde görülen benzer kemiksi nodüllere ise 'Bouchard nodülleri' denir. Bu hastadaki mekanik ağrı öyküsü ve DI˙FDİF eklem tutulumu doğrudan osteoartrit tanısına yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Ağrı karakterini değerlendir
Hareketle artan (mekanik) kronik ağrı saptanması
Osteoartritin temel semptomu olan mekanik ağrıyı ayırt etmek için gereklidir.
2
Eklem tutulum yerini belirle
Distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklem tutulumu
Romatoid artrit gibi diğer enflamatuar artritlerden ayırıcı tanı yapmak için kritiktir (RARA DI˙FDİF eklemi korur).
3
Fizik muayene bulgusunu isimlendir
Heberden nodülleri
DI˙FDİF eklemlerdeki bu kemiksi şişlikler osteoartritin en karakteristik el bulgusudur.

Key Concept

Osteoartritte el tutulumu özellikleri: Distal interfalangeal eklemlerde Heberden nodülleri, proksimal interfalangeal eklemlerde Bouchard nodülleri görülür.

Practice More

Bouchard nodüllerinin hangi eklem grubunda görüldüğünü ve romatoid artritin bu eklemlerle ilişkisini tekrar ediniz.
Estimated Time:45s
Question 536Question

45 yaşında, yaygın sistemik skleroz tanısıyla takip edilen bir kadın hasta, son bir aydır artritleri nedeniyle 40 mg/gu¨n40 \text{ mg/gün} prednisolone kullanmaktadır. Hasta, acil servise ani gelişen şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvurmuştur. Yapılan muayenesinde kan basıncı 195/115 mmHg195/115 \text{ mmHg} saptanmış; laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyinin 3.6 mg/dL3.6 \text{ mg/dL} olduğu ve periferik yaymada şistositlerin bulunduğu görülmüştür. Bu klinik tablo için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kaptopril başlanması

Answer

Skleroderma renal krizi tablosunda en uygun ilk basamak tedavi ACE inhibitörü (Kaptopril) başlanmasıdır.
Kaptopril başlanması seçeneği doğrudur çünkü skleroderma renal krizi, renin-anjiyotensin sisteminin aşırı aktivasyonuyla giden bir tablodur. ACE inhibitörleri bu krizde böbrek fonksiyonlarını koruyan ve sağkalımı artıran temel tedavi yöntemidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımlama
Sistemik skleroz, yüksek doz steroid kullanımı, ani hipertansiyon ve akut böbrek hasarı birlikteliği 'Skleroderma Renal Krizi' (SRK) tanısını koydurur.
Bu kombinasyon, patognomonik bir romatolojik acil durumdur.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirleme
Böbrek damarlarındaki vaskülopati sonucu gelişen renal iskemi, renin-anjiyotensin sisteminin (RAS) aşırı aktivasyonuna neden olur.
Hiperreninemik durum, malign hipertansiyonun temel nedenidir.
3
Uygun farmakolojik ajanı seçme
RAS aktivasyonunu bloke etmek amacıyla kısa etkili bir ACE inhibitörü olan kaptopril tercih edilir.
ACE inhibitörleri bu tabloda mortaliteyi belirgin şekilde azaltan yegane ilaç grubudur.

Key Concept

Skleroderma Renal Krizi (SRK) Yönetimi

Hints

1
Hastanın kullandığı yüksek doz steroidin bu yeni gelişen tabloyla bir ilişkisi olabilir mi?
2
Bu hastada böbrek fonksiyonlarındaki bozulmanın nedeni renin sistemindeki aşırı aktivasyondur.

Practice More

Sistemik sklerozda kalsiyum kanal blokerlerinin Raynaud fenomeni tedavisindeki yerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 537Question

2828 yaşında, MEFVMEFV geninde homozigot M694VM694V mutasyonu saptanan ve 1010 yıldır Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısıyla takip edilen kadın hasta, gebelik planladığını ifade ederek başvuruyor. Hasta, günde 1.51.5 mg kolşisin kullanırken gebe kalması durumunda ilacın teratojenik etkilerinden ve bebeğin sağlığından endişe ettiğini belirtiyor. Bu hastanın gebelik süreci ve tedavisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gebelikte kolşisin kullanımına devam edilmesi, hem anne hem de fetus için atakların ve amiloidozun önlenmesinde kritiktir.

Answer

Gebelikte kolşisin kullanımına devam edilmesi, hem anne hem de fetus için atakların ve amiloidozun önlenmesinde kritiktir.
Gebelikte kolşisin kullanımına devam edilmesi hem anne hem de fetus için hayati önem taşır. Kolşisinin kesilmesi, inflamatuar atakların geri dönmesine ve özellikle M694VM694V homozigotluğu gibi yüksek riskli hastalarda AAAA tipi amiloidoz gelişimine yol açabilir. Ayrıca kolşisin kullanımı ile fetal anomaliler arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır; aksine atakların önlenmesi gebelik sonuçlarını iyileştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve genetik riskini değerlendir
M694V homozigotluğu, FMF hastalarında erken başlangıç ve amiloidoz gelişimi için en güçlü risk faktörüdür.
Tedavi kararında hastanın genetik profilinin amiloidoz riskini belirlemedeki önemini anlamak gerekir.
2
Gebelikte tedavi yönetimini belirle
Kolşisin tedavisinin gebelik ve emzirme döneminde de sürdürülmesi önerilir.
EULAR ve diğer uluslararası kılavuzlar, ilacın kesilmesinin maternal serozit ataklarını tetikleyebileceğini ve amiloidoz riskini artıracağını belirtmektedir.
3
Prenatal tanı gerekliliğini incele
Rutin amniyosentez veya invaziv genetik inceleme gerekli değildir.
Kolşisin kullanan binlerce gebede yapılan çalışmalar, ilacın fetus üzerinde belirgin bir teratojenik etkisinin olmadığını ve kromozom anomalisi riskini artırmadığını göstermiştir.

Key Concept

FMF hastalarında kolşisin tedavisi, gebelik planlayan, gebe olan veya emziren kadınlarda amiloidoz profilaksisi ve atak kontrolü amacıyla kesilmeden sürdürülmelidir.

Hints

1
FMF'de tedavinin temel amacı olan amiloidoz profilaksisinin gebelikteki önemini düşünün.
2
EULAR kılavuzları, kolşisin ile teratojenite ve kromozom anomalisi arasında bir ilişki olup olmadığına dair ne diyor?
3
İlacın kesilmesi mi yoksa devam edilmesi mi anne ve bebek için daha yüksek risk oluşturur?

Practice More

Emzirme döneminde kolşisin kullanımı ve süte geçiş özellikleri hakkında güncel bilgileri gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 538Question

1818 yaşında kadın hasta, çocukluktan itibaren yılda 565-6 kez tekrarlayan, yaklaşık 22 gün süren ateş ve sağ ayak bileğinde şişlik yakınması ile başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ ayak bileği ve ayağın üst kısmında (dorsum) keskin sınırlı, sıcak, hassas ve eritematöz bir döküntü saptanıyor. Bu klinik tablonun "erizipel benzeri eritem" olduğu değerlendiriliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde atak sırasında lökositoz ve CRP yüksekliği saptanıyor. Bu hastada en olası tanıyı koyduran genetik mutasyon ve bu genin kodladığı protein aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: *MEFV* geninde mutasyon - Pirin

Answer

Hastanın klinik tablosu Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) ile uyumludur ve bu hastalığa neden olan mutasyon MEFV geninde olup pirin proteinini kodlamaktadır.
Hastada tarif edilen tekrarlayan kısa süreli ateş, ayak bileği tutulumu ve özellikle 'erizipel benzeri eritem' tablosu Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) için karakteristiktir. FMF, 16. kromozomda yer alan ve pirin (pyrin) proteinini kodlayan MEFV genindeki mutasyonlar sonucu gelişen otozomal resesif geçişli bir hastalıktır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Kısa süreli (2 gün) tekrarlayan ateş, monoartrit (ayak bileği) ve erizipel benzeri eritem saptandı.
Erizipel benzeri eritem FMF için oldukça spesifik bir deri bulgusudur.
2
Ayırıcı tanı yap
Atak süresinin kısalığı ve döküntü karakteri TRAPS, HIDS ve CAPS gibi diğer otoinflamatuar hastalıklardan hastayı ayırır.
Otoinflamatuar hastalıklarda atak süresi ve eşlik eden spesifik bulgular (ödem, döküntü tipi, lenfadenopati) tanı koydurucudur.
3
Genetik ve protein eşleşmesini doğrula
FMF'den sorumlu gen MEFV, protein ise pirindir.
Pirin proteini inflamazom kompleksini regüle eder; mutasyonunda kontrolsüz IL-1 beta üretimi gerçekleşir.

Key Concept

Ailevi Akdeniz Ateşi'nde (FMF) genetik temel MEFV geni ve pirin proteini anomalisidir.

Practice More

FMF hastalarında kolşisin direnci geliştiğinde kullanılacak biyolojik ajanları (Anakinra, Canakinumab gibi IL-1 inhibitörleri) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 539Question

3232 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır giderek artan karın şişliği, sağ üst kadranda ağrı ve her iki bacakta ödem şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde son 55 yıldır yılda en az 44-55 kez tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve skrotal bölgede iyileşmiş ülser skarları mevcuttur. Fizik muayenesinde belirgin asit, hepatomegali ve gövde ön duvarında yukarı doğru akım gösteren venöz kollateraller saptanıyor. Doppler ultrasonografide hepatik venlerin lümeninde trombüs ve tam tıkanıklık izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası hastalık ve bu aşamadaki en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Behçet hastalığı - Yüksek doz glukokortikoid ve siklofosfamid

Answer

En olası tanı Behçet hastalığıdır ve en uygun tedavi yaklaşımı yüksek doz glukokortikoid ile birlikte siklofosfamid (veya anti-TNF ajanlar) kullanımıdır.
Hastada saptanan tekrarlayan oral aftlar ve genital ülser skarları Behçet hastalığını kanıtlar. Bu hastada gelişen hepatomegali, asit ve hepatik ven tıkanıklığı tablosu (Budd-Chiari sendromu), vaskülitin büyük venleri tutması sonucu gelişmiştir. EULAR önerilerine göre Behçet hastalığındaki majör venöz trombozlarda (Vena Cava Inferior veya Budd-Chiari gibi) yüksek doz glukokortikoid ile birlikte siklofosfamid veya azatiyoprin gibi immünosüpresiflerin kullanılması esastır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Tekrarlayan oral aftlar ve genital ülser skarları Behçet hastalığı için tanısal anahtardır.
Uluslararası Behçet Hastalığı Çalışma Grubu kriterlerine göre bu bulgular tanı koydurucudur.
2
Akut gelişen karaciğer bulgularını değerlendir
Asit, hepatomegali ve hepatik ven tıkanıklığı Budd-Chiari sendromunu işaret eder.
Behçet hastalığı hem venöz hem de arteriyel her çapta damarı tutabilen tek vaskülittir.
3
Behçet vasküler tutulum tedavi protokolünü belirle
Hepatik ven veya vena cava inferior trombozunda immünosüpresyon (steroid + siklofosfamid/azatiyoprin) şarttır.
Trombozun nedeni damar duvarındaki inflamasyon (vaskülit) olduğu için primer hedef bu inflamasyonu baskılamaktır.

Key Concept

Behçet hastalığı büyük venleri tutarak Budd-Chiari sendromuna yol açabilir ve tedavisi agresif immünosüpresyondur.

Practice More

Behçet hastalığında pulmoner arter tutulumu ve anevrizmaların yönetimini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 540Question

54 yaşında erkek hasta, her iki elinde yaklaşık 2 yıldır devam eden ağrı ve eklemlerde sertlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde 2. ve 3. metakarpofalangeal (MKF) eklemlerde belirgin kemiksel genişleme ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; ancak distale doğru gidildikçe eklem hassasiyeti azalıyor. Çekilen el grafisinde 2. ve 3. metakarp başlarının radial tarafında çengelsi (hook-like) osteofitler, eklem mesafesinde daralma ve subkondral kistler izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Herediter hemokromatozis

Answer

Herediter hemokromatozis
Verilen klinik tabloda hastanın yaşı, cinsiyeti ve özellikle 2. ile 3. metakarpofalangeal eklemlerdeki tutulumu ile radyolojik olarak saptanan 'çengelsi osteofitler', Herediter Hemokromatozis'e bağlı gelişen sekonder osteoartritin en karakteristik bulgularıdır. Bu hastalıkta demir birikimi kıkırdakta kondrosit hasarına yol açar ve sıklıkla kalsiyum pirofosfat kristal birikimi (psödogut) ile birlikte seyreder.

Step-by-Step Solution

1
Eklem tutulum lokalizasyonunu analiz et.
2. ve 3. metakarpofalangeal (MKF) eklemlerin tutulduğu saptandı.
Primer osteoartrit MKF eklemlerini nadiren tutar; bu lokalizasyon ikincil (sekonder) osteoartrit nedenlerini akla getirmelidir.
2
Spesifik radyolojik bulguları değerlendir.
Radial tarafta 'çengelsi' (hook-like) osteofitler tespit edildi.
Çengelsi osteofitler, MKF eklem tutulumu ile birleştiğinde hemokromatozis ilişkili artropati için patognomonik sayılabilecek bir bulgudur.
3
Klinik ve radyolojik verileri metabolik hastalıklarla eşleştir.
Herediter hemokromatozis tanısına ulaşıldı.
Demir birikimi kıkırdak hasarına ve kalsiyum pirofosfat dihidrat (CPPD) kristal birikimine yol açarak bu spesifik osteoartrit tablosunu oluşturur.

Key Concept

İkincil Osteoartrit ve Hemokromatozis Artriti

Practice More

Sekonder osteoartrit yapan diğer metabolik nedenleri (okronozis, Wilson hastalığı) ve bunların el tutulum özelliklerini gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
PreviousPage 27 / 28Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 27 | Examkin