Ürogenital ve Endokrin Sistem Patolojisi
387 questions
yaşında erkek hasta, ağrısız hematüri şikayetiyle başvuruyor. Bilgisayarlı tomografide sağ böbrek korteksinde cm çapında kitle izleniyor. Yapılan parsiyel nefrektomi spesimeninde tümörün papiller gelişim paterni gösterdiği, papilla eksenlerinde köpüksü makrofaj birikimi ve yer yer psammoma cisimcikleri içerdiği görülüyor. Bu tümörde izlenmesi en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?
Majör bir cerrahi operasyon geçiren yaşındaki erkek hastada, ameliyat sonrası dönemde hipotansiyon ve takiben oligüri gelişmiştir. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyinde belirgin artış ve idrar mikroskopisinde "çamur rengi" granüler silindirler (muddy brown casts) saptanmıştır. Bu hastadaki klinik tablonun, benzer kreatinin artışı ile seyreden ilaç ilişkili akut interstisyel nefrit (AİN) tablosundan ayırt edilmesinde, aşağıdakilerden hangisinin varlığı AİN tanısını en güçlü şekilde destekler?
Sekiz yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık iki hafta önce geçirdiği boğaz ağrısı ve ateş şikayetlerinden sonra son birkaç gündür göz kapaklarında şişlik, idrar renginde koyulaşma ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı mmHg (yüksek) ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde idrarda eritrosit silindirleri ve hafif proteinüri saptanırken, serum düzeyinin belirgin derecede düşük olduğu görülüyor. Bu hastada en olası tanıda elektron mikroskobunda (EM) görülmesi beklenen karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, penis glansında uzun süredir devam eden ve son zamanlarda üzerinde sert, ekzofitik bir kitle gelişen beyaz plaklar (liken skleroz) şikayetiyle başvuruyor. Yapılan biyopside saptanan kitle 'skuamöz hücreli karsinom' olarak raporlanıyor. Buna göre, bu hastadaki tümör gelişimi ve eşlik eden patolojik süreçlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
yaşında bir erkek hasta; yaygın ödem, hipertansiyon ve hematüri şikayetleriyle nefroloji polikliniğine başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum düzeyi belirgin derecede düşük (), ve düzeyleri ise normal sınırlarda bulunuyor. Böbrek biyopsisinin elektron mikroskobik (EM) incelemesinde, glomerüler bazal membranın (GBM) lamina densa tabakasında yaygın, kurdele benzeri ("ribbon-like"), oldukça elektron-yoğun madde birikimleri saptanıyor. Bu klinik ve morfolojik bulgulara sahip bir hastada, patogenezden sorumlu olduğu en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, rektal tuşe muayenesinde prostat sol lobunda saptanan sertlik ve nodülarite şikayetiyle üroloji kliniğine başvuruyor. Serum düzeyi (N: ) olarak ölçülüyor. Yapılan transrektal iğne biyopsisinde; geniş, dallanan ve kıvrımlı lümenlere sahip glandüler yapılar izleniyor. Bu glandların, belirgin nükleollere sahip pleomorfik epitelyal hücrelerle döşeli olduğu ve bazal membran boyunca yer yer kesintiye uğramış ancak varlığını sürdüren bir bazal hücre tabakası içerdiği gözleniyor. Bu morfolojik bulguların izlendiği odakta, tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılan immünohistokimyasal çalışmada saptanması en olası patern aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, Granülomatoz polianjiitis () tanısı nedeniyle yıl boyunca siklofosfamid tedavisi almıştır. Takibinde ağrısız makroskobik hematüri gelişen hastaya yapılan sistoskopide mesane tabanında düz, eritematöz ve kadifemsi görünümlü alanlar saptanmıştır. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde ürotelyumun tüm katlarında pleomorfik nükleuslu, polarite kaybı gösteren atipik hücreler ve sık mitoz izlenmiş; ancak bazal membran bütünlüğünün korunduğu saptanmıştır.
Bu lezyon ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında bir erkek hasta; dudaklarında ve dilinde multipl mukozal nöromlar, belirgin uzun boy ve ekstremiteler (marfanoid habitus) ve boyunda ağrısız kitle şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kalsitonin düzeyi belirgin olarak yüksek saptanırken, idrarda metanefrin ve vanilmandelik asit () seviyelerinde de artış izleniyor. Bu hastanın klinik tablosu ve genetik temeli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?
Testis germ hücreli tümörleri içerisinde; histolojik olarak glandüler veya papiller yapılar oluşturan, pleomorfik nükleuslu ve belirgin nükleollü epiteloid hücrelerden meydana gelen, makroskobik kesit yüzünde yaygın kanama ve nekroz alanları izlenen agresif tümör aşağıdakilerden hangisidir?
Fizik muayenede saptanan sert kıvamlı soliter nodül nedeniyle opere edilen yaşındaki bir hastanın histopatolojik incelemesinde; belirgin hücre sınırlarına sahip, geniş granüler eozinofilik sitoplazmalı ve belirgin makronükleol içeren hücrelerin (Askanazy hücreleri) oluşturduğu tümöral bir gelişim saptanıyor. Bu hücrelerin karakteristik morfolojik görünümü, aşağıdaki hücresel değişikliklerden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?
yaşında kadın hasta, boynunda tesadüfen fark ettiği ağrısız kitle şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede tiroid sağ lobda yaklaşık cm boyutunda, sert ve fikse olmayan bir nodül palpe ediliyor. Hastaya yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisinde nükleer inklüzyonlar, nükleer oluklanmalar (grooves) ve "buzlu cam" (ground-glass) görünümünde nükleuslar saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Üç yaşında bir erkek çocuk ve yaşında bir erkek hasta, ağrısız skrotal kitle nedeniyle opere ediliyor. Her iki hastanın da orşiektomi materyalinin mikroskobik incelemesinde; mikrokistik ve retiküler ağlar oluşturan tümör hücreleri ile santral bir damar etrafında dizilmiş primitif epitel hücrelerinden meydana gelen glomerüloid yapılar (Schiller-Duval cisimcikleri) dikkati çekmektedir. Tümör dokuları immünhistokimyasal olarak alfa-fetoprotein (AFP) ve glipikan-3 ile kuvvetli pozitif boyanmaktadır.
Bu iki hastadaki tümöral lezyonların patogenezi, genetik profili ve klinik davranışı karşılaştırıldığında, erişkin hastadaki tümörü pediatrik hastadaki tümörden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Adrenal bezin neoplastik hastalıkları ile bu hastalıkların klinik, laboratuvar ve histopatolojik özellikleri eşleştirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşındaki kadın hasta, boyun bölgesinde her iki tarafta hissedilen yaygın sertlik ve büyüme şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan tiroid ultrasonografisinde her iki lobun diffüz olarak büyüdüğü, parankimde yaygın mikro kalsifikasyonların eşlik ettiği 'kar fırtınası' (snowstorm) görünümü izleniyor. İnce iğne aspirasyon biyopsisinde; geniş skuamöz metaplazi odakları, belirgin lenfositik infiltrasyon ve çok sayıda psammoma cisimciği ile karakterize papiller yapıların varlığı saptanıyor. Bu klinik ve patolojik bulgularla en uyumlu tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, rüptüre abdominal aort anevrizması (AAA) nedeniyle acil operasyona alındıktan sonra yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Postoperatif dönemde gelişen hipotansiyon ve cerrahi alan enfeksiyonu nedeniyle hastaya düşük doz dopamin desteği ile birlikte linezolid ve furosemid tedavisi başlanmıştır. Takibinin . gününde idrar çıkışında belirgin azalma saptanan hastanın serum kreatinin düzeyi mg/dL'den mg/dL'ye yükselmiştir. İdrar tetkikinde eser proteinüri, lökosit silendirleri ve piyüri izlenmiş, idrar kültürü negatif sonuçlanmıştır. Yapılan böbrek biyopsisinde interstisyel alanda yaygın ödem ve mononükleer hücrelerden zengin infiltrasyon saptanmıştır.
Bu hastada mevcut tablonun, cerrahi sırasındaki hipotansiyona bağlı gelişebilecek İskemik Akut Tübüler Hasar (ATI) yerine İlaçla Tetiklenen Akut İnterstisyel Nefrit (AIN) lehine yorumlanmasını sağlayan en karakteristik morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, serum düzeyinin ölçülmesi ve rektal muayenede sağ lobda sertlik saptanması üzerine üroloji kliniğine başvuruyor. Hastaya yapılan iğne biyopsisinin mikroskobik incelemesinde; geniş lümenli, papiller ve kribriform gelişim gösteren glandüler yapılar izleniyor. Bu yapıları döşeyen hücrelerde belirgin nükleer genişleme ve koyu renkli makronükleoller saptanıyor. İmmünohistokimyasal çalışmada bazal hücre belirteçleri olan ve ile bu yapıların çevresinde kesintili () boyanma izlenirken, () ile lüminal hücrelerde kuvvetli sitoplazmik pozitiflik görülüyor. Bu bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aydır devam eden ve çoklu ilaç kullanımına rağmen kontrol altına alınamayan şiddetli hipertansiyon ve belirgin halsizlik şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı mmHg olarak ölçülüyor. Hastanın laboratuvar inceleme sonuçları aşağıda sunulmuştur:
| Tetkik | Sonuç | Referans Aralığı |
|---|---|---|
| Serum Sodyum () | mEq/L | |
| Serum Potasyum () | mEq/L | |
| Sabah Plazma Kortizolü | µg/dL | |
| Plazma ACTH | pg/mL | |
| Plazma Renin Aktivitesi | ng/mL/saat | |
| Plazma Aldosteron | ng/dL |
Abdominal bilgisayarlı tomografide sağ adrenal bezde cm çapında, düşük atenüasyonlu, düzgün sınırlı nodüler kitle izleniyor.
Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, boğaz ağrısı ve ateşle seyreden bir üst solunum yolu enfeksiyonundan yaklaşık saat sonra idrar renginin "çay rengi" (makroskopik hematüri) olduğunu fark ederek polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı ölçülüyor ve pretibial ödem saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde idrar sedimentinde bol dismorfik eritrosit ve eritrosit silendirleri saptanıyor; serum ve düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılacak böbrek biyopsisinin immünofloresan () incelemesinde saptanması en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında serum düzeyinin (N: ) saptanması üzerine üroloji polikliniğine başvurmuştur. Yapılan fizik muayenede rektal tuşede prostat kıvamı normal olarak değerlendirilmiştir. Hastaya uygulanan transrektal ultrasonografi () eşliğinde iğne biyopsisinde; periferal zonda yerleşimli, lümenleri dallanma gösteren genişlemiş duktus ve gland yapıları izlenmiştir. Bu yapıları döşeyen hücrelerde belirgin nükleer irileşme ve belirgin nükleoller saptanmıştır. İmmünohistokimyasal incelemede, bu atipik glandların çevresinde ve yüksek molekül ağırlıklı sitokeratin () ile boyanan bazal hücrelerin varlığı saptanmış, ancak bu tabakanın yer yer kesintilere uğradığı (fragmante/diskontinü patern) dikkati çekmiştir. Bu biyopsi bulguları ve immünohistokimyasal boyanma paternine dayanarak en olası tanı ve eşlik etmesi beklenen immünohistokimyasal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, sol testiste son aydır fark ettiği ağrısız büyüme ve sertlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol testiste yaklaşık çapında, düzensiz sınırlı ve fikse bir kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum -fetoprotein () düzeyi (normal: ), -hCG düzeyi (normal: ) ve laktat dehidrogenaz () düzeyi (normal: ) bulunuyor. Yapılan radikal orşiektomi materyalinin histopatolojik incelemesinde; miksoid stromada yer yer dantelsi (retiküler) yapılar ve santralinde ince duvarlı bir kapiller bulunan, epitelyal hücrelerle çevrili "glomerül benzeri" (Schiller-Duval cisimciği) oluşumlar gözleniyor.
Bu hastadaki baskın tümör komponentinin immünohistokimyasal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?