Romatoloji

414 questions

Question 361Question

44 yaşında bir kız çocuk, 1414 haftadır devam eden sol diz ve sağ ayak bileğinde ağrılı şişlik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden son 33 haftadır bu şikayetlerine sağ el 2.,3.2., 3. ve 4.4. metakarpofalangeal (MKP) eklemleri ile sol el bileğinin de eklendiği öğreniliyor. Ateş veya döküntü öyküsü saptanmıyor. Fizik muayenede toplam 66 eklemde aktif artrit (şişlik, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; sedimentasyon hızı: 5858 mm/saat, CRP: 4,24,2 mg/dL, ANA (+) 1/6401/640 homojen patern ve romatoid faktör (RF) negatif olarak bulunuyor.

Bu hasta için en olası tanı ve kronik üveit gelişimi açısından önerilen oftalmoloji kontrol sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliartiküler JİA (RF negatif) - 33 ayda bir

Answer

En olası tanı Poliartiküler JİA (RF negatif) olup, hastanın yaş ve ANA durumu nedeniyle üveit taraması 33 ayda bir yapılmalıdır.
Poliartiküler JİA (RF negatif) tanısı, hastalığın ilk 66 ayında 55 veya daha fazla eklemin tutulmasıyla konur. Bu vakada 14.14. haftada (yaklaşık 3,53,5 ay) 66 eklem tutulumu olduğu için tanı doğrudur. Üveit taramasında ise ANA pozitifliği, hastalığın erken yaşta (<7<7 yaş) başlaması ve süresinin kısa olması (<4<4 yıl) hastayı en yüksek risk grubuna sokar; bu grupta standart takip sıklığı 33 aydır.

Step-by-Step Solution

1
Artrit süresini ve eklem sayısını değerlendir.
Süre 1414 hafta (>6>6 hafta) olduğu için kroniktir. Toplam tutulan eklem sayısı 66 (5≥5 eklem) olarak saptanmıştır.
JİA tanısı için artritin en az 66 hafta sürmesi ve sınıflama için ilk 66 aydaki eklem sayısı kritiktir.
2
ILAR kriterlerine göre sınıflama yap.
Hastalığın ilk 66 ayı içerisinde eklem sayısı 55 ve üzerine çıktığı için 'Poliartiküler JİA' tanısı konur.
Oligoartiküler ve poliartiküler ayrımı ilk 66 aydaki eklem sayısı üzerinden yapılır.
3
Üveit risk grubunu belirle.
Hasta ANA pozitif, başlangıç yaşı <7<7 yıl ve hastalık süresi <4<4 yıl olduğu için 'Yüksek Risk' grubundadır.
JİA'da üveit riski; ANA pozitifliği, erken başlangıç yaşı ve hastalık süresine göre belirlenir.
4
Risk grubuna uygun izlem sıklığını seç.
Yüksek riskli hastalarda ilk 44 yıl boyunca 33 ayda bir slit-lamp muayenesi önerilir.
Asemptomatik kronik üveit, kalıcı görme kaybını önlemek için sık takip gerektirir.

Key Concept

JİA sınıflamasında ilk 66 ay kuralı ve ANA pozitifliğine göre üveit tarama protokolü.
Estimated Time:3m 0s
Question 362Question

3 yaşında bir kız çocuk, sağ diz ve sol ayak bileğinde yaklaşık 8 haftadır devam eden şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Ailesi, sabahları çocuğun eklemlerini hareket ettirmekte zorlandığını ancak gün içinde hareketlerinin biraz daha rahatladığını ifade ediyor. Fizik muayenede her iki eklemde efüzyon ve ısı artışı saptanırken; ateş, döküntü veya lenfadenopati izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde sedimentasyon hızı 45 mm/saat45\text{ mm/saat} ve ANA pozitif (1/3201/320, granüler patern) olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı ve asemptomatik seyreden üveit riski nedeniyle yapılması gereken en uygun oftalmolojik tarama sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler Juvenil İdiopatik Artrit — 3 ayda bir yarık lamba muayenesi

Answer

En olası tanı Oligoartiküler Juvenil İdiopatik Artrit olup, ANA pozitifliği ve küçük yaş başlangıcı nedeniyle 3 ayda bir yarık lamba ile üveit taraması yapılmalıdır.
Doğru seçenek olan Oligoartiküler JIA ve 3 ayda bir tarama yanıtı hastanın klinik tablosuyla tam uyumludur. JIA tanısı için artritin 16 yaşından önce başlaması, 6 haftadan uzun sürmesi ve diğer nedenlerin dışlanması gerekir. İlk 6 ayda 4 veya daha az eklem tutulumu olması 'oligoartiküler' tipi tanımlar. Bu grupta, özellikle ANA pozitifliği olan ve küçük yaşta ( < 7 yaş) başlayan kız çocuklarında kronik iridosiklit (üveit) riski %20-30'lara kadar çıkar. Üveit genellikle sessiz seyrettiği için bu hastaların semptom vermesini beklemeden 3 ayda bir yarık lamba ile taranması körlük riskini önlemek için hayati önem taşır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (eklem sayısı ve süresi) değerlendir
8 hafta süren ( > 6 hafta) ve 2 eklem tutulumu ( < 5 eklem) olan tablo 'Oligoartiküler JIA' olarak tanımlanır.
JIA sınıflandırması için semptomların 6 haftadan uzun sürmesi ve ilk 6 aydaki eklem sayısı kritiktir.
2
Üveit risk faktörlerini belirle
Hasta ANA pozitif, kız çocuk ve hastalık başlangıç yaşı 3 (7 yaş altı).
Bu üç faktör (ANA+, kız cinsiyet, küçük yaş başlangıcı) oligoartiküler JIA'da kronik asemptomatik üveit riskini en üst düzeye çıkarır.
3
İzlem protokolünü kararlaştır
Yüksek riskli grupta oldukları için ilk birkaç yıl boyunca 3 ayda bir yarık lamba muayenesi önerilir.
Üveit sıklıkla asemptomatiktir ve zamanında saptanmazsa körlüğe (bant keratopati, katarakt, glokom) yol açabilir.

Key Concept

Oligoartiküler JIA'da ANA pozitifliği ve erken başlangıç yaşı kronik üveit için en güçlü risk faktörleridir ve sık (3 ayda bir) oftalmolojik tarama gerektirir.
Estimated Time:1m 15s
Question 363Question

1313 yaşındaki bir kız çocuk; üç hafta önce bacaklarda palpabl purpurik döküntü ve dizlerinde ağrı şikayetleriyle IgA vasküliti (Henoch-Schönlein purpurası) tanısı almıştır. İstirahat ve destek tedavisiyle döküntüleri solan hastanın izleminde; şiddetli baş ağrısı, idrar miktarında azalma ve her iki bacakta ödem gelişmesi üzerine yapılan tetkiklerinde aşağıdaki bulgular saptanmıştır:

İncelemeSonuçReferans Aralığı
Kan Basıncı155/100 mmHg155/100 \text{ mmHg}<120/80 mmHg<120/80 \text{ mmHg}
Serum Kreatinin1.6 mg/dL1.6 \text{ mg/dL}0.51.0 mg/dL0.5 - 1.0 \text{ mg/dL}
Serum Albümin2.3 g/dL2.3 \text{ g/dL}3.55.0 g/dL3.5 - 5.0 \text{ g/dL}
24 saatlik idrar proteini130 mg/m2/saat130 \text{ mg/m}^2/\text{saat}<4 mg/m2/saat<4 \text{ mg/m}^2/\text{saat}
Kompleman (C3, C4)NormalNormal

Hastaya yapılan böbrek biyopsisinde glomerüllerin %65\%65'inde kresent (yarım ay) oluşumu (ISKDC Evre IV) saptanmıştır.

Bu hastada böbrek sağkalımını artırmak ve kronik böbrek yetmezliği gelişme riskini azaltmak için önerilen en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nabız (pulse) metilprednizolon ve intravenöz siklofosfamid kombinasyonu

Answer

Nabız metilprednizolon ve intravenöz siklofosfamid kombinasyonu
IgA vaskülitinde (HSP) renal tutulum genellikle hafiftir ve kendiliğinden düzelir; ancak hastadaki gibi böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve nefrotik düzeyde proteinüri ile giden olgular 'ağır nefrit' olarak kabul edilir. Biyopside glomerüllerin %50\%50'den fazlasında kresent saptanması, hastalığın hızla ilerleme riskinin yüksek olduğunu gösterir. Güncel kılavuzlar (KDIGO, ESPR), bu derecedeki ağır kresentik nefritte nabız metilprednizolon ve siklofosfamid kombinasyonun kullanılmasını önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin ağırlığının belirlenmesi
Hastada hipertansiyon, böbrek yetmezliği (kreatinin yüksekliği), hipoalbüminemi ve nefrotik düzeyde proteinüri (>40 mg/m2/saat>40 \text{ mg/m}^2/\text{saat}) saptanmıştır.
Bu tablo ağır renal tutulumu (nefritik-nefrotik sendrom) işaret eder.
2
Böbrek biyopsisi bulgularının yorumlanması
Glomerüllerin %65\%65'inde kresent (yarım ay) bulunması, ISKDC sınıflamasına göre Evre IV (veya V) kresentik glomerülonefrit olduğunu gösterir.
Kresent oranı prognozun en önemli belirleyicisidir; %50\%50'den fazla kresent varlığı kötü prognoz işaretidir.
3
Tedavi protokolünün seçilmesi
Ağır tutulumlu olgularda (Evre IV, V, VI) tek başına oral steroidler yetersizdir. Nabız metilprednizolon ve siklofosfamid (veya bazen azatioprin) kombinasyonu standarttır.
Agresif immünsüpresyon, glomerüler hasarı durdurmak ve kronik böbrek yetmezliğine gidişi önlemek için gereklidir.

Key Concept

Ağır kresentik Henoch-Schönlein nefritinde (Evre IV-VI) kombine agresif immünsüpresif tedavi kullanımı.

Alternative Method

Bazı merkezlerde siklofosfamid yerine plazmaferez veya azatioprin kullanımı da tartışılsa da, kresentik ağır vakalarda en yaygın kabul gören yaklaşım nabız steroid + siklofosfamiddir.
Estimated Time:3m 0s
Question 364Question

55 yaşında bir kız çocuk, son 11 aydır yerdeki oyuncaklarını toplarken ayağa kalkmakta zorlanma ve merdiven çıkarken yorulma şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde üst göz kapaklarında ödemli menekşe rengi renk değişikliği ve her iki el metakarpofalangeal eklemleri üzerinde eritemli, pullu papüller saptanıyor. Hastanın nörolojik muayenesinde omuz ve kalça kuşağı kaslarında belirgin güçsüzlük izlenirken, laboratuvar tetkiklerinde kreatin kinaz (CKCK) ve aldolaz düzeyleri yüksek bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil dermatomiyozit

Answer

Juvenil dermatomiyozit
Verilen klinik tabloda proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu, yerden kalkma zorluğu) ile birlikte üst göz kapağında heliotrop döküntü ve metakarpofalangeal eklemler üzerinde Gottron papülleri tarif edilmiştir. Bu bulguların kas enzimlerindeki (CKCK, aldolaz) yükseklik ile birlikteliği juvenil dermatomiyozit tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada hem proksimal kas güçsüzlüğü hem de spesifik deri bulguları mevcut.
Tanıya gitmek için deri ve kas bulgularının birlikteliği sorgulanmalıdır.
2
Deri bulgularının tanımlanması
Heliotrop döküntü (göz kapağı) ve Gottron papülleri (eklem üzeri) saptandı.
Bu bulgular dermatomiyozit için tanı koydurucu özelliktedir.
3
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
CK ve aldolaz yüksekliği miyoziti doğrular.
Kas enzimlerindeki artış, güçsüzlüğün inflamatuar bir süreçten kaynaklandığını gösterir.

Key Concept

Juvenil dermatomiyozit tanısı proksimal kas güçsüzlüğü, kas enzim yüksekliği ve karakteristik deri döküntüleri (Gottron papülleri ve heliotrop raş) ile konur.
Estimated Time:1m 0s
Question 365Question

1212 yaşında bir erkek çocuk; iki aydır devam eden inatçı sinüzit, tekrarlayan burun kanaması, öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle getirilmiştir. Çekilen akciğer grafisinde nodüler ve kavitasyonel lezyonlar saptanmıştır. İdrar tetkikinde hematüri ve proteinüri saptanan bu hastada, tanıyı desteklemek için istenmesi gereken en spesifik laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: c-ANCA (PR3-ANCA)

Answer

c-ANCA (PR3-ANCA)
Hastada tarif edilen inatçı sinüzit, akciğerlerde kavitasyonel nodüller ve nefritik bulgular Granülomatozis ile seyreden polianjitis (GPA) tablosu ile tam uyumludur. Bu hastalığın tanısında c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği %90'ın üzerinde spesifiteye sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın tanınması
Üst solunum yolu (sinüzit, epistaksis), alt solunum yolu (kavitasyonel lezyonlar) ve renal tutulum (hematüri/proteinüri) varlığı belirlendi.
Bu üçlü tutulum, çocukluk çağı vaskülitlerinden Granülomatozis ile seyreden polianjitis (GPA - eski adıyla Wegener) için klasiktir.
2
Hastalığa özgü serolojik belirtecin seçilmesi
c-ANCA (sitoplazmik antinötrofil sitoplazmik antikor) testi seçildi.
GPA vakalarının büyük çoğunluğunda PR3-ANCA (c-ANCA) pozitifliği saptanır ve tanısal spesifitesi yüksektir.

Key Concept

Granülomatozis ile seyreden polianjitis (GPA/Wegener) tanısında klinik triad (Üst-Alt Solunum + Renal) ve c-ANCA ilişkisi.

Practice More

PAN (Poliarteritis Nodosa) ve GPA arasındaki akciğer tutulumu farkını (PAN akciğeri tutmaz) çalışarak bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 366Question

99 yaşında bir erkek çocuk; iki haftadır devam eden ateş, halsizlik, yaygın kas ağrısı, şiddetli karın ağrısı ve skrotal bölgede belirgin ağrılı hassasiyet şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/95135/95 mmHg (yüksek) ölçülmüş; her iki bacakta livedo reticularis ve ön kolda cilt altında palpabl ağrılı nodüller saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde lökositoz ve sedimentasyon yüksekliği mevcut olup, p-ANCA ve c-ANCA negatif bulunmuştur. Bu hastada aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması en az olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: İdrar sedimentinde eritrosit silindirleri ve aktif nefritik sediment

Answer

İdrar sedimentinde eritrosit silindirleri ve nefritik sediment bulguları klasik poliarteritis nodosa (PAN) hastalarında beklenmez.
Vignette'de tanımlanan hasta (ateş, hipertansiyon, livedo reticularis, subkutan nodüller, testis ağrısı ve ANCA negatifliği) tipik bir pediatrik klasik poliarteritis nodosa (PAN) olgusudur. Klasik PAN'ın en ayırt edici özelliklerinden biri, glomerülleri ve kapillerleri etkilememesidir. Bu nedenle, glomerülonefritin patognomonik bir bulgusu olan eritrosit silindirleri ve aktif nefritik sediment bu hastada beklenmez. PAN'da böbrek tutulumu arteriyel düzeyde olup renovasküler hipertansiyona ve anjiyografide görülen mikroanevrizmalara yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Ateş, hipertansiyon, livedo reticularis, testis ağrısı ve abdominal ağrı bulguları orta çaplı vaskülitleri düşündürür.
Testis ağrısı ve livedo reticularis, pediatrik poliarteritis nodosa (PAN) için oldukça spesifik klinik ipuçlarıdır.
2
Hastalığın patolojik kapsamını belirle
Klasik PAN, glomerülleri ve küçük kapillerleri etkilemeyen (sparing) bir vaskülittir.
PAN'ın mikroskobik polianjitis (MPA) gibi küçük damar vaskülitlerinden en önemli farkı glomerülonefrit yapmamasıdır.
3
Laboratuvar bulgularını eşleştir
Eritrosit silindirleri glomerüler hasarı (nefrit) gösterir, oysa PAN hastalarında böbrek tutulumu renovasküler hipertansiyon şeklindedir.
PAN'da böbrek tutulumu olmasına rağmen bu durum arterlerin tutulumuna bağlıdır, parankimal glomerüler hasar beklenmez.

Key Concept

Klasik Poliarteritis Nodosa (PAN), glomerülleri ve kapillerleri koruyan (glomerulonefrit yapmayan) orta çaplı bir vaskülittir.
Estimated Time:1m 30s
Question 367Question

8 yaşındaki erkek hasta, 4 yaşından beri tekrarlayan, her biri yaklaşık 10-14 gün süren ateş, karın ağrısı ve bacaklarda gezici karakterde ağrılı kas ağrıları şikayetiyle izlenmektedir. Ataklar sırasında tek taraflı periorbital ödem ve gövdede eritematöz döküntüler saptanmaktadır. Hastanın babasının da benzer ataklar geçirdiği ve 30 yaşında sekonder (AA) amiloidoz nedeniyle kronik böbrek yetmezliği geliştiği bilinmektedir. Hastaya deneme amaçlı başlanan kolşisin tedavisine yanıt alınamamıştır. Bu hastada patogenezden sorumlu olan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 1 TNF reseptörünün hücre yüzeyinden dökülmesinde (shedding) defekt ve reseptörün hücre içinde yanlış katlanması

Answer

Tip 1 TNF reseptörünün hücre yüzeyinden dökülmesinde (shedding) defekt ve reseptörün hücre içinde yanlış katlanması
Vakada tanımlanan 10-14 gün süren uzun ateş atakları, gezici miyalji ve TRAPS için patognomonik kabul edilen periorbital ödem bulguları en olası tanının TRAPS olduğunu göstermektedir. TRAPS (Tumor Necrosis Factor Receptor-Associated Periodic Syndrome), TNFRSF1ATNFRSF1A genindeki mutasyonlar sonucu oluşur. Bu mutasyonlar, Tip 1 TNF reseptörünün hücre yüzeyinden normal dökülme (shedding) mekanizmasını bozar ve reseptörün hücre içinde yanlış katlanarak endoplazmik retikulum stresi üzerinden inflamasyonu tetiklemesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını (atak süresi, ek bulgular) değerlendir.
Atak süresinin 1 haftadan uzun olması (10-14 gün), periorbital ödem ve gezici miyalji varlığı FMF'den uzaklaştırıp TRAPS tanısına yönlendirir.
FMF atakları tipik olarak 12-72 saat sürer; TRAPS atakları ise genellikle 1 haftadan uzun sürer.
2
Tedavi yanıtını ve aile öyküsünü analiz et.
Kolşisin direnci ve AA tipi amiloidoz riski TRAPS için karakteristiktir.
FMF'de kolşisin yanıtı %90'ın üzerindedir; TRAPS'ta ise kolşisin genellikle etkisizdir ve biyolojik ajanlar (anti-TNF veya anti-IL1) gerekir.
3
Tanımlanan hastalığın (TRAPS) moleküler temelini belirle.
TRAPS, TNFRSF1A genindeki mutasyonlar sonucu gelişir ve TNF reseptör dökülmesinde (shedding) bozukluk görülür.
Bu defekt, hücre yüzeyinde TNF sinyalinin sonlandırılamamasına ve hücre içinde pro-inflamatuar birikime yol açar.

Key Concept

TRAPS (Tumor Necrosis Factor Receptor-Associated Periodic Syndrome) klinik özellikleri ve moleküler patogenezi.
Estimated Time:2m 0s
Question 368Question

66 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 11 hafta önce başlayan bacaklarda simetrik yerleşimli palpabl purpuralar, her iki ayak bileğinde şişlik ve kolik tarzında karın ağrısı şikayetleriyle Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı alarak yatırılıyor. İzleminin 33. gününde karın ağrısı şiddetleniyor, safralı kusmaları başlıyor ve dışkısında kan saptanıyor. Abdominal ultrasonografide sol üst kadranda "hedef tahtası" (target sign) görünümü izleniyor.

Bu hastada gelişen gastrointestinal komplikasyon ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vaskülite bağlı gelişen submukozal kanama ve ödem odakları invajinasyon için "lead point" (öncü odak) görevi görür.

Answer

Vaskülite bağlı gelişen submukozal kanama ve ödem odakları invajinasyon için lead point (öncü odak) görevi görür.
Doğru yanıt, bağırsak duvarındaki submukozal kanama ve ödemin öncü odak (lead point) görevi gördüğünü belirten ifadedir. Henoch-Schönlein purpurasında (HSP) vaskülitik süreç bağırsak duvarında lokalize kanama ve ödem alanlarına yol açar. Bu kitleler bağırsak hareketleriyle distal segmentin içine doğru itilerek invajinasyonu tetikler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme
Hastada palpabl purpura, artralji ve karın ağrısı ile Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) tanısı doğrulanır.
Tanı kriterleri (EULAR/PRINTO) palpabl purpuraya ek olarak artrit/artralji, abdominal ağrı veya renal tutulumdan en az birinin varlığını gerektirir.
2
Komplikasyon analizi
Aniden şiddetlenen ağrı, safralı kusma ve ultrasonografideki hedef tahtası görünümü invajinasyonu işaret eder.
HSP'nin en ciddi gastrointestinal komplikasyonu invajinasyondur ve genellikle hastalığın ilk haftalarında görülür.
3
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
HSP'de invajinasyonun intramural kanama/ödem nedeniyle geliştiği ve sıklıkla ileo-ileal yerleşimli olduğu saptanır.
Vaskülit sonucu bağırsak duvarında oluşan lokalize kanama odakları lümen içine doğru itilerek invajinasyonu tetikler.

Key Concept

HSP'de invajinasyonun özellikleri (Ileo-ileal yerleşim ve submukozal hemoraji odaklı lead point).

Practice More

HSP tanısı alan bir çocukta renal tutulumun en erken ve en sık bulgusunun mikroskobik hematüri olduğunu hatırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 369Question

1212 yaşında bir kız çocuk, uzun yürüyüşler ve fiziksel aktivite sonrasında bacaklarında sızlama ve yorgunluk hissi ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede eklemlerde efüzyon veya ısı artışı saptanmıyor. Beighton skorlamasında; her iki el 55. parmak ekstansiyonu >90>90^\circ (22 puan), her iki el başparmağının ön kola değdirilmesi (22 puan) ve her iki dizin hiperekstansiyonu >10>10^\circ (22 puan) saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı ve akut faz reaktanları normal bulunuyor. Bu hastadaki klinik tabloya ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Semptomların kontrolünde eklem çevresi kasların güçlendirilmesi ve propriyosepsiyon egzersizleri temel tedavi yaklaşımıdır.

Answer

Semptomların kontrolünde eklem çevresi kasların güçlendirilmesi ve propriyosepsiyon egzersizleri temel tedavi yaklaşımıdır.
Hastada saptanan bulgular (Beighton skoru 66 ve normal laboratuvar) benign hipermobilite sendromu ile uyumludur. Bu durumda tedavi, eklem çevresindeki kasları güçlendirerek mekanik yükü azaltmayı ve propriyosepsiyonu geliştirmeyi amaçlayan egzersizlerden oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Beighton skorunu hesapla
Her iki serçe parmak (22) + Her iki başparmak (22) + Her iki diz (22) = Toplam 66 puan.
Klinik muayenedeki hipermobilite derecesini belirlemek için standart skorlama kullanılır.
2
Klinik tabloyu değerlendir
Skorun çocuklarda 5\geq 5 (veya 6\geq 6) olması ve laboratuvarın normal olması 'Benign Hipermobilite Sendromu'nu destekler.
İnflamatuar bulguların yokluğu mekanik ağrı lehinedir.
3
Yönetim planını belirle
Kas güçlendirme ve propriyosepsiyon egzersizleri önerilir.
Eklemlerin aşırı hareketliliğine bağlı mekanik zorlanmayı azaltmak hedeflenir.

Key Concept

Benign Hipermobilite Sendromu ve Beighton Skorlaması
Estimated Time:1m 30s
Question 370Question

88 yaşında bir erkek çocuk, alın bölgesinde kafa derisine doğru uzanan, 'kılıç darbesi' (en coup de sabre) olarak tanımlanan şerit şeklinde atrofik ve sertleşmiş bir deri lezyonu ile başvuruyor. Fizik muayenede sistemik bir bulgu saptanmayan bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lineer skleroderma

Answer

Lineer skleroderma tanısı, çocukta görülen 'en coup de sabre' görünümü için en uygun tanıdır.
Doğru yanıt olan lineer skleroderma, çocukluk çağında en sık görülen lokalize skleroderma tipidir. Özellikle yüz ve saçlı deride kılıç darbesine benzer şerit şeklinde çöküklük ve sertleşme oluşturduğunda 'en coup de sabre' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipucunu belirle
Hastada alın bölgesinde kafa derisine uzanan 'en coup de sabre' (kılıç darbesi) görünümü mevcuttur.
Bu terminoloji pediatrik romatolojide spesifik bir lezyon formunu tanımlar.
2
Lezyonun yaygınlığını değerlendir
Lezyon lokalize olup sistemik bulgu eşlik etmemektedir.
Bu durum tanıyı sistemik sklerozdan uzaklaştırıp lokalize skleroderma formlarına yönlendirir.
3
Lokalize skleroderma alt tipini seç
Şerit şeklinde (lineer) tutulum saptandı.
Şerit şeklindeki tutulum lineer skleroderma; dairesel/oval plaklar ise morfea olarak adlandırılır.

Key Concept

Çocuklarda en sık görülen lokalize skleroderma formu lineer sklerodermadır ve yüzde görülen tipine 'en coup de sabre' denir.
Estimated Time:1m 0s
Question 371Question

99 yaşında bir erkek çocuk, son 66 aydır özellikle akşamları belirginleşen yaygın diz ve ayak bileği ağrıları ile getiriliyor. Fizik muayenesinde; her iki el başparmağı ön kolun fleksör yüzüne değdirilebiliyor, her iki 55. parmağı metakarpofalangeal eklemden 9595^{\circ} dorsifleksiyon yapabiliyor ve her iki diz eklemi 1515^{\circ} hiperekstansiyona geliyor. Ayakta dizleri tam ekstansiyondayken öne eğildiğinde avuç içlerini yere tam olarak değdirebiliyor. Ancak her iki dirsek ekstansiyonu 55^{\circ}'de kalıyor. Cilt muayenesi ve diğer sistemik bulguları normal sınırlarda saptanıyor. Bu hasta için hesaplanan Beighton skoru ve en olası tanı/yaklaşım ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Beighton skoru 7/97/9 olan hastada hipermobilite spektrum bozukluğu düşünülmeli; tedavi olarak eklem stabilitesini artıracak propriyoseptif güçlendirme egzersizleri planlanmalıdır.

Answer

Beighton skoru 7/97/9 olan hastada hipermobilite spektrum bozukluğu düşünülmeli; tedavi olarak eklem stabilitesini artıracak propriyoseptif güçlendirme egzersizleri planlanmalıdır.
Hastanın klinik sunumu Beighton skorlamasına tam olarak uymaktadır. Başparmak appozisyonu (22), küçük parmak dorsifleksiyonu (22), diz hiperekstansiyonu (22) ve avuç içlerinin yere değmesi (11) ile toplam 77 puan elde edilir. Çocuklar için hipermobilite sınırı genelde 66 ve üzeridir. Cilt bulgusu ve diğer sistemik özelliklerin (Marfanoid habitus, organ prolapsusu vb.) yokluğunda tablo Hipermobilite Spektrum Bozukluğu (HSB) olarak tanımlanır. Bu hastaların yönetiminde kas güçlendirme ve propriyoseptif egzersizler en etkili yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Beighton skorunu klinik verilere göre hesapla.
Başparmaklar (22), 55. parmaklar (22), Dizler (22), Gövde fleksiyonu (11). Dirsekler (1010^{\circ} altında olduğu için 00). Toplam 7/97/9.
Beighton skoru, eklem laksisitesini objektif olarak değerlendiren bir sistemdir.
2
Eşlik eden sistemik bulguları değerlendir.
Cilt bulgusu ve sistemik tutulum yok.
Ehlers-Danlos gibi sendromik tablolardan ayrımı için sistemik muayene kritiktir.
3
Tanı ve yönetim stratejisini belirle.
Hipermobilite Spektrum Bozukluğu (HSB) tanısı konur ve fizik tedavi/egzersiz önerilir.
HSB'de temel sorun eklem instabilitesidir; kas güçlendirme bu instabiliteyi kompanse eder.

Key Concept

Pediatrik hipermobilite değerlendirmesinde Beighton skoru eşik değerleri ve Hipermobilite Spektrum Bozukluğu yönetimi.
Estimated Time:2m 30s
Question 372Question

1414 yaşında bir kız çocuk; üç aydır devam eden inatçı ve kanlı burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve son bir haftadır eklenen öksürük, hemoptizi (kan tükürme) ve idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde nazal mukozada yaygın kurutlar ve ülserasyonlar saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde akciğer grafisinde nodüler lezyonlar, idrar tetkikinde ise proteinüri ve eritrosit silindirleri izlenmiştir. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granülomatoz polianjitis (Wegener)

Answer

Granülomatoz polianjitis (Wegener)
Üst solunum yolu tutulumu (pürülan/kanlı rinit, nazal ülserler), alt solunum yolu tutulumu (hemoptizi, akciğerde nodüller) ve böbrek tutulumu (hematüri, eritrosit silindirleri ile seyreden glomerulonefrit) Granülomatoz polianjitis (Wegener) için klasik triad tablosudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Üst solunum yolu (kronik kanlı akıntı, ülser), alt solunum yolu (hemoptizi, nodül) ve böbrek (hematüri, eritrosit silindirleri) tutulumu saptandı.
Multisistemik vaskülitlerin ayırıcı tanısında tutulan organ sistemleri kritiktir.
2
Ayırıcı tanı yapma
Üst solunum yolundaki yıkıcı/granülomatöz süreç tabloyu diğer ANCA ilişkili vaskülitlerden ve PAN'dan ayırır.
Wegener granülomatozu (GPA) bu üçlü sistemi aynı anda tutan tipik vaskülittir.
3
Tanıyı kesinleştirme
Granülomatoz polianjitis tanısı konuldu.
Klinik triad GPA için tam uyumludur.

Key Concept

Granülomatoz polianjitis (GPA), üst ve alt solunum yolları ile böbrekleri (nekrotizan glomerulonefrit) tutan, c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği ile karakterize nekrotizan granülomatöz bir vaskülittir.
Estimated Time:1m 15s
Question 373Question

3 yaşındaki erkek çocuk, 6 gündür devam eden ve antipiretiklerle kontrol altına alınamayan yüksek ateş şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede genel durum düşkün, bilateral pürülan olmayan konjonktivit, dudaklarda kuruma, çatlama ve dilde çilek görünümü saptanıyor. Gövdede polimorf döküntü ve ellerde ödem mevcut. Sağ servikal bölgede 1.5 cm'den büyük tek taraflı lenfadenopati palpe ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESR) ve CRP yüksek bulunuyor.

Bu hastanın yönetimi ve izlemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Uygulanan intravenöz immünoglobulin (IVIG) tedavisi sonrası Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) ve Suçiçeği aşıları 11 ay ertelenmelidir.

Answer

Uygulanan intravenöz immünoglobulin (IVIG) tedavisi sonrası Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) ve Suçiçeği aşıları 11 ay ertelenmelidir.
Kawasaki hastalığı tedavisinde kullanılan yüksek doz (2 gr/kg) IVIG, hastaya yüksek miktarda pasif antikor yükler. Bu antikorlar, canlı virüs aşılarının (KKK ve Suçiçeği) replikasyonunu engelleyerek aşı başarısızlığına yol açabilir. Bu nedenle ulusal ve uluslararası rehberler, Kawasaki tedavisi için uygulanan IVIG sonrası canlı aşıların en az 11 ay ertelenmesini önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kliniğini değerlendir.
5 günden uzun süren ateş + konjonktivit, mukoza değişiklikleri (çilek dili), ekstremite değişikliği (ödem), döküntü ve LAP. Bu tablo Kawasaki Hastalığı ile uyumludur.
Tanıyı doğrulamak için kriterlerin varlığını kontrol etmek gerekir.
2
Standart tedaviyi belirle.
Kawasaki hastalığının akut tedavisinde yüksek doz IVIG (2 gr/kg tek doz) ve yüksek doz Aspirin (80-100 mg/kg) kullanılır.
Koroner arter anevrizması riskini azaltmak için en etkili tedavi IVIG'dir.
3
IVIG'in aşı takvimine etkisini hatırla.
Yüksek doz IVIG, pasif antikor transferi nedeniyle canlı virüs aşılarının (KKK, Suçiçeği) etkinliğini nötralize edebilir. Bu nedenle bu aşılar tedavi sonrası 11 ay ertelenmelidir.
Canlı aşıların immün yanıt oluşturabilmesi için pasif antikorların vücuttan temizlenmesi beklenmelidir.

Key Concept

Kawasaki Hastalığı Tedavisi ve Aşı Planlaması
Question 374Question

1111 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 44 aydır devam eden sağ dizde şişlik ve her iki topuk bölgesinde ağrı şikayeti ile getiriliyor. Öyküsünden sabahları yaklaşık 3030 dakika süren eklem tutukluğu olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ dizde efüzyon, bilateral Achilles tendonu yapışma yerlerinde hassasiyet (entesit) ve sol ayak ikinci parmakta daktilit (sosis parmak) saptanıyor. Hastanın babasına ankilozan spondilit tanısı konulduğu biliniyor. Laboratuvar tetkiklerinde sedimentasyon hızı ve CC-reaktif protein yüksek, romatoid faktör (RFRF) ve ANAANA negatif, HLAB27HLA-B27 pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Entezit ile ilişkili artrit
Entezit ile ilişkili artrit tanısı, ILAR kriterlerine göre artrit ve entezitin birlikte bulunmasıyla konur. Ayrıca hastada HLA-B27 pozitifliği ve birinci derece akrabada ankilozan spondilit öyküsü bulunması bu tanıyı güçlü bir şekilde destekler. Daktilit varlığına rağmen hastada ve yakınlarında sedef hastalığı bulunmaması psoriyatik JİA tanısını dışlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (artrit ve entezit) ve süreyi değerlendir.
Hastada 44 aydır devam eden (kronik) asimetrik alt ekstremite artriti (sağ diz) ve tipik entezit (Achilles) mevcuttur.
Spondiloartropati tanısının ilk basamağı klinik bulguların tanınmasıdır.
2
Eklem dışı bulguları ve aile öyküsünü analiz et.
Daktilit (sosis parmak) varlığı ve babada ankilozan spondilit öyküsü saptanmıştır.
Daktilit hem psoriyatik hem de spondiloartropatilerde görülebilir, aile öyküsü ise sınıflandırma kriteridir.
3
Laboratuvar bulgularını (HLA-B27, RF, ANA) yorumla.
RFRF ve ANAANA negatifliği, HLAB27HLA-B27 pozitifliği saptanmıştır.
RFRF ve ANAANA negatifliği ILAR dışlama kriterlerini eler, HLAB27HLA-B27 ise tanıyı destekleyen majör kriterdir.
4
ILAR kriterlerine göre nihai tanıyı koy.
Artrit + Entezit varlığı tek başına tanı koydururken, ek olarak aile öyküsü ve HLAB27HLA-B27 pozitifliği tanıyı kesinleştirir.
Entezit ile ilişkili artrit (EİA), jüvenil idiyopatik artritin bir alt tipidir.

Key Concept

ILAR kriterlerine göre 'Entezit ile İlişkili Artrit' tanısı için artrit ve entezit varlığı veya bunlardan birine eşlik eden HLA-B27 pozitifliği, aile öyküsü ya da akut anterior üveit varlığı gereklidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 375Question

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 88 haftadır devam eden sol dizinde şişlik, ağrı ve sabahları yataktan kalkarken belirginleşen topallama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden şikayetlerinin aralıksız sürdüğü ve herhangi bir travma öyküsü olmadığı öğreniliyor. Fizik muayenede sol diz ekleminde efüzyon, hafif ısı artışı ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; diğer tüm eklem muayeneleri normal sınırlarda bulunuyor. Laboratuvar tetkiklerinde; lökosit: 9.200/mm39.200/mm^3, CRP:14mg/LCRP: 14 mg/L (N: <5), ESR:26mm/saatESR: 26 mm/saat ve ANAANA pozitifliği (1/1601/160 titrasyonda) saptanıyor. Buna göre, bu hasta için en olası tanı ve eşlik edebilecek asemptomatik üveit gelişimi açısından yapılması gereken yarık lamba muayenesi sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler juvenil idiopatik artrit — 33 ayda bir

Answer

Oligoartiküler juvenil idiopatik artrit tanısı konulmalı ve üveit riski nedeniyle 33 ayda bir yarık lamba muayenesi yapılmalıdır.
Hastanın yaşı (<16<16), semptom süresi (>6>6 hafta) ve tutulan eklem sayısı (11 adet) JİA tanısı için tipiktir. 141-4 eklem tutulumu 'Oligoartiküler JİA' olarak tanımlanır. Bu alt tipte, özellikle ANA pozitifliği olan ve başlangıç yaşı küçük olan çocuklarda asemptomatik üveit riski en yüksek düzeydedir. Bu nedenle, ilk birkaç yıl boyunca her 33 ayda bir yarık lamba muayenesi ile üveit taraması yapılması hayati önem taşır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
44 yaşında, 88 haftadır süren ( >6>6 hafta) tek eklem (sol diz) tutulumu.
JİA tanısı için semptomların en az 6 hafta sürmesi ve 16 yaşından önce başlaması gerekir.
2
JİA alt tipini belirle
Oligoartiküler JİA (141-4 eklem tutulumu).
Hastada sadece sol diz tutulumu olduğu için oligoartiküler sınıflamasına girer.
3
Risk faktörlerini ve tarama sıklığını analiz et
ANA (+) ve yaş <7<7 olduğu için yüksek risk grubu; 33 ayda bir üveit taraması.
Oligoartiküler JİA'da ANA pozitifliği, asemptomatik kronik iridosiklit (üveit) riskini anlamlı derecede artırır.

Key Concept

Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) sınıflamasında eklem sayısı ve üveit risk yönetimi.
Estimated Time:1m 30s
Question 376Question

44 yaşında bir kız çocuk, son 1010 haftadır devam eden sağ diz ve sol ayak bileğinde ağrısız şişlik, hareket kısıtlılığı ve özellikle sabahları belirginleşen topallama şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede saptanan artrit bulguları dışında sistemik muayenesi normaldir. Laboratuvar tetkiklerinde sedimentasyon hızı ve CRP hafif yüksek, ANA (antinükleer antikor) pozitif, RF (romatoid faktör) ise negatif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken üveit tarama sıklığı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JİA - 33 ayda bir oftalmolojik tarama

Answer

Oligoartiküler JİA tanısı alan, ANA pozitifliği olan ve başlangıç yaşı 77'den küçük olan çocuklarda üveit riski en yüksek seviyededir ve bu hastalar her 33 ayda bir yarık lamba muayenesi ile taranmalıdır.
Hastada 1616 yaş öncesi başlayan ve 66 haftadan uzun süren artrit mevcuttur. İlk 66 ayda tutulan eklem sayısı 44 veya daha az olduğu için 'Oligoartiküler JİA' tanısı konur. ANA pozitifliği olan ve başlangıç yaşı 77 yaşından küçük olan kız çocukları, asemptomatik üveit açısından en yüksek risk grubundadır. Bu gruptaki hastaların ilk birkaç yıl boyunca her 33 ayda bir oftalmolojik (yarık lamba) muayene ile taranması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Artrit süresini ve başlangıç yaşını değerlendir
Süre 1010 hafta (>6>6 hafta) ve yaş 44 (<16<16), JİA kriterleri karşılanıyor.
JİA tanısı için semptomların 1616 yaşından önce başlaması ve en az 66 hafta sürmesi gerekir.
2
Tutulan eklem sayısını belirle
Diz ve ayak bileği olmak üzere toplam 22 eklem tutulumu var (Oligoartiküler tip).
İlk 66 ayda 44 veya daha az eklem tutulumu oligoartiküler, 55 veya daha fazla tutulum poliartiküler JİA olarak sınıflandırılır.
3
Üveit risk faktörlerini analiz et
Hasta ANA pozitif ve başlangıç yaşı 44 (yüksek riskli grup).
Oligoartiküler tutulum, ANA pozitifliği ve kadın cinsiyet kronik asemptomatik üveit için en önemli risk faktörleridir.
4
Tarama protokolünü belirle
En yüksek riskli grupta tarama sıklığı 33 aydır.
Üveit genellikle asemptomatik seyredip görme kaybına yol açabildiği için düzenli takip hayatidir.

Key Concept

Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) sınıflaması ve üveit riskine göre tarama sıklığı belirlenmesi.
Question 377Question

1818 aylık erkek hasta, 77 gündür devam eden 39,5C39,5^\circ\text{C} ateş şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit ve "çilek dili" görünümü saptanıyor. Diğer sistem muayeneleri doğal olan hastanın laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

İncelemeSonuç
Hemoglobin9,2 g/dL9,2\text{ g/dL}
Lökosit16.500/mm316.500/\text{mm}^3
CRP110 mg/L110\text{ mg/L}
ESR95 mm/saat95\text{ mm/saat}
Albümin2,7 g/dL2,7\text{ g/dL}
Tam İdrar Tetkiki1520 lo¨kosit/saha (ku¨ltu¨r steril)15-20\text{ lökosit/saha (kültür steril)}

Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekokardiyografi yapılarak intravenöz immünoglobulin (IVIG) tedavisi başlanmalıdır.

Answer

Ekokardiyografi yapılarak intravenöz immünoglobulin (IVIG) tedavisi başlanmalıdır.
Hastada 5 günden uzun süren ateş ile birlikte Kawasaki hastalığının 5 klasik kriterinden sadece 2 tanesi (konjonktivit ve ağız içi/dudak değişikliği) bulunmaktadır. Bu durumda 'Incomplete Kawasaki' algoritması uygulanır. Hastanın CRP ve ESR değerleri anlamlı derecede yüksektir. Tanıyı destekleyen ek laboratuvar bulgularından; albümin düşüklüğü (<3<3), hemoglobin düşüklüğü (yaşa göre anemi), lökositoz (>15.000>15.000) ve steril piyüri (>10>10 lökosit/saha) olmak üzere toplam 4 kriter pozitif saptanmıştır. Algoritma gereği 3 veya daha fazla ek kriter pozitifliği tanı için yeterlidir. Bu nedenle en uygun yaklaşım ekokardiyografi eşliğinde IVIG tedavisine hemen başlamaktır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kriterleri değerlendir.
Hasta 55 günden uzun süren ateş (77 gün) ve 22 klasik kritere (konjonktivit ve çilek dili) sahiptir.
Klasik Kawasaki tanısı için 55 gün ateş + 4/54/5 kriter gereklidir; kriter sayısı yetersizse 'Incomplete' algoritmasına geçilir.
2
Akut faz reaktanlarını ve ek laboratuvar kriterlerini analiz et.
CRP 3 mg/dL\geq 3\text{ mg/dL} ve ESR 40 mm/saat\geq 40\text{ mm/saat}'dir. Ek olarak; albümin 3 g/dL\leq 3\text{ g/dL}, anemi, lökositoz 15.000\geq 15.000 ve steril piyüri (10\geq 10 lökosit) olmak üzere 44 pozitif bulgu mevcuttur.
Algoritmaya göre CRP/ESR yüksekliği olan vakada 3\geq 3 ek laboratuvar bulgusu varlığı 'Incomplete Kawasaki' tanısı koydurur.
3
Yönetim planını belirle.
Hastaya IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) ve yüksek doz aspirin başlanmalı, bazal ekokardiyografi istenmelidir.
Tanı konulduğu anda tedaviye başlanması koroner komplikasyonları önlemede kritiktir.

Key Concept

Incomplete (Tamamlanmamış) Kawasaki Hastalığı tanı algoritması ve yönetimi.

Practice More

IVIG dirençli Kawasaki vakalarında ikincil tedavi seçeneklerini (infilksimab, siklosporin, steroid) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 378Question

Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) tanısı konulan 8 yaşındaki erkek hasta, poliklinik takiplerine düzenli olarak gelmektedir. Hastanın fizik muayenesinde döküntülerinin solduğu ve eklem bulgularının gerilediği görülmüştür. Ancak yapılan idrar tetkiklerinde renal tutulum bulgularına rastlanmıştır. Bu hastada aşağıdaki klinik veya laboratuvar tablolardan hangisinin gelişmesi, renal biyopsi yapılması için en güçlü endikasyonu oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Akut böbrek yetmezliği tablosunun eşlik ettiği nefrotik sendrom

Answer

Akut böbrek yetmezliği tablosunun eşlik ettiği nefrotik sendrom seçeneğidir.
Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) seyrinde renal tutulum sık görülür ancak çoğu vaka hafiftir. Renal biyopsi, agresif tedavi gerektirebilecek ciddi tutulumları saptamak için yapılır. Akut böbrek yetmezliği (kreatinin yüksekliği) ile birlikte nefrotik sendrom varlığı, yüksek oranda kresentik glomerulonefrit ile ilişkilidir ve kalıcı böbrek hasarı riski taşır. Bu nedenle, histopatolojik evrelemeyi (ISKDC sınıflandırması) yapmak ve uygun immünsupresif tedaviyi (steroid, siklofosfamid vb.) planlamak için biyopsi kesin endikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Soruyu analiz et
HSP tanılı bir hastada renal biyopsi için kesin endikasyon sorulmaktadır.
HSP nefriti vakalarının çoğu hafiftir ve kendiliğinden düzelir, ancak bazı durumlar agresif tedavi ve histopatolojik doğrulama gerektirir.
2
Biyopsi kriterlerini hatırla
HSP'de renal biyopsi endikasyonları: 1) Akut böbrek yetmezliği ile giden nefrotik/nefritik sendrom, 2) 4 haftadan uzun süren nefrotik düzeyde proteinüri, 3) Böbrek fonksiyonlarında bozulma.
Bu durumlar kresentik glomerulonefrit riskini ve kalıcı böbrek hasarı ihtimalini gösterir.
3
Seçenekleri değerlendir
İzole hematüri veya fonksiyon kaybı olmayan makroskopik hematüri iyi seyirlidir. Ancak akut böbrek yetmezliği ve nefrotik sendrom birlikteliği kötü prognoz işaretidir.
Bu tablo en ağır renal tutulum formudur ve immünsupresif tedavi planı için doku tanısı şarttır.

Key Concept

HSP Nefriti Yönetimi ve Biyopsi Endikasyonları
Question 379Question

5 yaşında bir erkek çocuk, son 4 aydır haftada 2-3 kez akşam saatlerinde ortaya çıkan ve çocuğu uykudan uyandıran, her iki bacakta uyluk ve baldır bölgesindeki sızlayıcı ağrılar nedeniyle getiriliyor. Ağrının gündüz saatlerinde olmadığı, çocuğun günlük aktivitelerini kısıtlamadığı, ebeveynlerinin masaj yapmasıyla veya basit analjeziklerle tamamen geçtiği öğreniliyor. Fizik muayenede eklem şişliği, ısı artışı veya hareket kısıtlılığı saptanmıyor; tüm sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve akut faz reaktanları normal sınırlarda saptanıyor.

Bu klinik tablo (Büyüme Ağrıları) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yapılan çalışmalarda, bu çocuklarda ağrının hissedildiği kemik bölgelerinde kemik mineral dansitesinin (KMD) akranlarına göre daha düşük olabileceği bildirilmiştir.

Answer

Büyüme ağrısı olan çocuklarda yapılan çalışmalarda, etkilenen bölgelerde kemik mineral dansitesinin akranlarına göre daha düşük olabileceği bildirilmiştir.
Büyüme ağrısı olan çocuklarda yapılan kemik mineral dansitometrisi (DEXA) çalışmalarında, ağrının olduğu uyluk ve pretibial bölgelerde KMD'nin yaş ve cinsiyete göre daha düşük saptandığı bildirilmiştir. Bu durum, 'eklem yorgunluğu/mekanik stres' teorisini destekleyen önemli bir bilimsel bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
5 yaş, bilateral gece ağrısı, masajla rahatlama, normal muayene ve laboratuvar.
Bu bulgular tipik 'Büyüme Ağrıları' (Growing Pains) tanısını koydurur.
2
Patogenez ve güncel literatür bilgisini değerlendir
Büyüme ağrılarının etiyolojisinde 'kemik mineral yoğunluğu düşüklüğü' teorisi güçlü bir kanıttır.
Uziel ve ark. tarafından yapılan çalışmalar, bu çocuklarda KMD'nin düşük olduğunu ve bunun mekanik yüklenmeye bağlı ağrıya zemin hazırladığını öne sürmüştür.
3
Yanlış inanışları ve ayırıcı tanıyı ele
Büyümenin kendisi ağrılı değildir ve inflamatuar bulgular (sabah tutukluğu gibi) bu tabloda görülmez.
Mekanik ağrıların (benign ağrılar dahil) tümü gün sonuna doğru artarken, inflamatuar ağrılar sabahları daha kötüdür.

Key Concept

Büyüme ağrılarının benign doğası ve kemik mineral dansitesi ile ilişkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 380Question

Yedi yaşındaki bir çocuk, dizlerinde ağrı ve alt ekstremitelerinde basmakla rengi solmayan, ciltten kabarık kırmızı-mor döküntüler nedeniyle değerlendiriliyor. Laboratuvar incelemelerinde trombosit sayısı 420.000/mm3420.000/mm^3 ve temel koagülasyon testleri normal sınırlarda saptanıyor. İgA vaskuliti (Henoch-Schönlein purpurası) tanısı konulan bu hastanın klinik izleminde, aşağıdaki durumlardan hangisinin gelişmesi sistemik kortikosteroid tedavisi başlanması için en güçlü endikasyonu oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlara yanıt vermeyen, şiddetli kolik tarzında karın ağrısı tablosunun ortaya çıkması

Answer

Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlara yanıt vermeyen, şiddetli kolik tarzında karın ağrısı tablosunun ortaya çıkması
Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vaskuliti) sistemik kortikosteroid tedavisinin temel endikasyonları; geleneksel analjeziklere yanıt vermeyen şiddetli ve kolik tarzında karın ağrısı, masif gastrointestinal kanama, şiddetli böbrek tutulumu (nefrotik sendrom, kresentik glomerülonefrit) ve santral sinir sistemi gibi nadir komplikasyonlardır. Steroidler şiddetli karın ağrısını hızla giderir ve bağırsak iskemisi riskini azaltmada oldukça etkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın başvuru bulgularının (palpabl purpura, artralji, normal trombosit sayısı) değerlendirilmesi.
Tablonun klasik bir IgA vaskuliti (Henoch-Schönlein purpurası) atak başlangıcı olduğu doğrulanır.
Tedavi stratejisini belirlemeden önce primer tanının ve mevcut komplikasyonların netleştirilmesi gerekir.
2
IgA vaskulitinde sistemik immünsüpresif (kortikosteroid) tedavinin temel endikasyonlarının hatırlanması.
Steroidlerin cilt veya eklem bulguları için değil; hayatı tehdit eden veya ciddi morbidite potansiyeli taşıyan durumlarda (şiddetli GİS tutulumu, nefrotik sendrom, kresentik glomerulonefrit, SSS tutulumu) kullanıldığı bilgisine ulaşılır.
Gereksiz immünsüpresyonun yan etkilerinden kaçınmak ve sadece yüksek riskli organ tutulumlarını tedavi etmek için.
3
Seçeneklerde sunulan klinik senaryoların kortikosteroid gereksinimi açısından analiz edilmesi.
İzole mikroskobik hematüri, döküntü artışı, artrit ve zayıf GİS kanaması destekleyici tedavi ve NSAİİ ile yönetilirken; analjeziklere dirençli kolik tarzı karın ağrısının bağırsak iskemisi riski nedeniyle acil steroid endikasyonu olduğu tespit edilir.
Şiddetli gastrointestinal enflamasyon, sistemik tedavi verilmezse kalıcı hasara veya cerrahi acillere yol açabilir.

Key Concept

HSP (IgA Vaskuliti) seyrinde kortikosteroid tedavi endikasyonları

Hints

1
IgA vaskulitinde cilt ve eklem bulguları genellikle kalıcı hasar bırakmadan sadece destekleyici tedavilerle iyileşir.
2
Sistemik immünsüpresif tedaviler, ciddi doku hasarı riski taşıyan böbrek ve gastrointestinal sistem bulgularına saklanmalıdır.
3
Hastada gelişebilecek şiddetli ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen gastrointestinal bir komplikasyon, acil tıbbi müdahale ve kortikosteroid endikasyonu oluşturur.

Practice More

HSP'de hangi böbrek tutulumu bulgularının böbrek biyopsisi yapılmasını gerektirdiğini gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 19 / 21Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 19 | Examkin