Çalışma Psikolojisine Giriş

52 soru

Soru 21Soru

Bir araştırmacı, bir bakanlıkta çalışanların "etik liderlik" algılarının "örgütsel güven" düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla çalışanlardan anket yoluyla veri toplamıştır. Araştırmacı, çalışma ortamında herhangi bir değişiklik yapmamış; sadece mevcut durumu, değişkenler arasındaki ilişkiyi saptayarak analiz etmiştir.

Buna göre, söz konusu araştırma tasarımı ve değişkenlerin sınıflandırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu araştırma korelasyonel niteliktedir; "etik liderlik" bağımsız değişken, "örgütsel güven" ise bağımlı değişkendir.

Cevap

Araştırma korelasyonel yöntemle yürütülmüştür; etik liderlik bağımsız değişken, örgütsel güven ise bağımlı değişkendir.
Araştırmada mevcut duruma müdahale edilmeden sadece değişkenler (etik liderlik ve örgütsel güven) arasındaki ilişki incelendiği için bu tasarım korelasyoneldir. Etkileyen faktör olan etik liderlik bağımsız değişken, bu etkiden etkilenen örgütsel güven ise bağımlı değişkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma yöntemini belirleme
Korelasyonel Araştırma
Araştırmacı değişkenlere müdahale etmediği ve mevcut durumu anketle saptadığı için yöntem korelasyoneldir.
2
Bağımsız değişkeni (XX) tanımlama
Etik Liderlik
Etkileyen veya tahminde bulunan değişken bağımsız değişkendir; burada güveni etkileyen liderlik algısıdır.
3
Bağımlı değişkeni (YY) tanımlama
Örgütsel Güven
Bağımsız değişkene bağlı olarak değişen sonuç değişkeni bağımlı değişkendir.

Anahtar Kavram

Çalışma Psikolojisinde Araştırma Yöntemleri ve Değişkenler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

20. yüzyılın başlarında çalışma psikolojisinin gelişim sürecinde, Frederick W. Taylor'ın öncülük ettiği Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'ndan, Elton Mayo ve arkadaşlarının Hawthorne Araştırmaları ile temellerini attığı Beşeri İlişkiler (Human Relations) Okulu'na geçiş yaşanmıştır. Bu iki temel yaklaşım arasındaki teorik eksen kayması düşünüldüğünde, işçinin motivasyonu ve verimliliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi bu değişimin özünü doğru yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verimliliğin temel kaynağının fiziksel yorgunluğun azaltılması ve parça başı ücret sistemi olduğu varsayımından; grup dinamikleri, aidiyet hissi ve psikolojik ihtiyaçların karşılanmasının performansı artırdığı kabulüne geçilmesi.

Cevap

Verimliliğin temel kaynağının fiziksel yorgunluğun azaltılması ve parça başı ücret sistemi olduğu varsayımından; grup dinamikleri, aidiyet hissi ve psikolojik ihtiyaçların karşılanmasının performansı artırdığı kabulüne geçilmesi.
Doğru ifade, klasik yaklaşımdaki 'işçiyi rasyonel-ekonomik bir varlık olarak görme' anlayışının, beşeri ilişkiler yaklaşımıyla birlikte 'işçiyi sosyal ve psikolojik ihtiyaçları olan bir varlık olarak görme' anlayışına evrildiğini eksiksiz özetlemektedir. Bilimsel yönetim fiziksel kapasiteye ve ücret sistemine odaklanırken, beşeri ilişkiler okulu informal gruplara, liderlik tarzına ve iş tatminine vurgu yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Bilimsel Yönetim (Taylorizm) ilkelerini analiz et.
Taylorizm, işçiyi 'Ekonomik İnsan' (Homo Economicus) olarak görür; verimlilik için standartlaşma, zaman-hareket etütleri ve maddi teşvikleri şart koşar.
Teorik değişimin başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Beşeri İlişkiler Okulu (Hawthorne Araştırmaları) bulgularını değerlendir.
Araştırmalar, fiziksel koşullar (ışık vb.) değişse bile işçilerin 'gözlemlendikleri ve önemsendikleri' için performans artırdığını (Hawthorne Etkisi) ortaya koymuştur.
Paradigma değişiminin nedenini anlamak için gereklidir.
3
İki yaklaşım arasındaki temel farkı sentezle.
Odak noktası mekanik süreçlerden ve bireysel maddi çıkarlardan, sosyal süreçlere ve psikolojik tatmine kaymıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kavramsal dönüşümü netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Homo Economicus'tan Homo Socialis'e Geçiş
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Çalışma psikolojisinin öncülerinden Hugo Münsterberg 19131913 yılında yayımladığı *Psychology and Industrial Efficiency* adlı eseriyle bireylerin işe uygunluğuna ve verimliliğe odaklanırken; 19241924-19321932 yılları arasında gerçekleştirilen Hawthorne Araştırmaları alanda köklü bir paradigma değişimine yol açmıştır.

Buna göre, Hawthorne Araştırmaları’nın çalışma psikolojisi tarihinde 'Beşeri İlişkiler Akımı'nın (Human Relations Movement) doğuşuna zemin hazırlayan temel bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların verimliliğinin, fiziksel çevresel değişkenlerden ziyade; grup normları, aidiyet hissi ve yönetimden gördükleri ilgi gibi psikososyal süreçlerce belirlenmesi

Cevap

Çalışanların verimliliğinin, fiziksel çevresel değişkenlerden ziyade; grup normları, aidiyet hissi ve yönetimden gördükleri ilgi gibi psikososyal süreçlerce belirlenmesi
Çalışmanın temel bulgusu, iş yerindeki verimliliğin sadece aydınlatma, sıcaklık veya ücret gibi somut/fiziksel girdilerle değil; çalışanın gruptaki konumu, yöneticilerin ilgisi ve psikososyal doyum gibi soyut faktörlerle açıklanabileceği gerçeğidir. Bu durum literatürde 'Beşeri İlişkiler Akımı'nın temelini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik Yaklaşım ve Neo-Klasik Yaklaşım arasındaki farkı ayırt edin.
Münsterberg dönemi bireysel yetenek ve fiziksel verimliliğe odaklanırken, Hawthorne sonrası dönem sosyal ilişkilere odaklanır.
Paradigma değişiminin yönünü belirlemek için gereklidir.
2
Hawthorne araştırmalarındaki 'Hawthorne Etkisi' kavramını analiz edin.
İşçilerin kendilerine gösterilen ilgi nedeniyle (izlendiklerini bildikleri için) performanslarını artırdıkları görülmüştür.
Fiziksel şartlar değişse bile verimliliğin neden arttığını anlamak için temel bulgudur.
3
Sonuçları sentezleyerek 'Sosyal İnsan' modelini tanımlayın.
İnsan sadece 'ekonomik' bir varlık değil, sosyal bir varlık olarak tanımlanmış; grup normlarının etkisi saptanmıştır.
Sorunun sorduğu temel çıkarıma ulaşmak için sentez aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Hawthorne Araştırmaları ve Paradigma Değişimi

İpuçları

1
Klasik Yaklaşım insanı bir makine parçası gibi görürken, Neo-Klasik Yaklaşım onun sosyal bir varlık olduğunu fark etmiştir.

Daha Fazla Pratik

Elton Mayo'nun bu çalışmasının ardından örgütlerde 'biçimsel olmayan gruplar' (informal groups) kavramının nasıl önem kazandığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Hugo Münsterberg tarafından 19131913 yılında yayımlanan *Psychology and Industrial Efficiency* adlı eserle temelleri atılan ve başlangıçta bireysel yetenekler ile iş analizi (psikoteknik) üzerine yoğunlaşan çalışma psikolojisi, 19201920’lerin sonundan itibaren önemli bir paradigma değişimi yaşamıştır. Bu değişimin en somut göstergesi olan Hawthorne Araştırmaları (19241924-19321932), o döneme kadar hâkim olan "çalışan verimliliğinin sadece fiziksel koşullar ve ekonomik ödüllerle sağlanabileceği" varsayımını sarsmıştır.

Buna göre Hawthorne Araştırmaları'nın sonuçları dikkate alındığında, çalışma psikolojisinin tarihsel gelişimindeki en temel paradigma değişimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş yerindeki verimliliğin sosyal ilişkiler, çalışanların önemsenme duygusu ve grup dinamikleri gibi psikolojik faktörlere dayandığının anlaşılması

Cevap

İş yerindeki verimliliğin sosyal ilişkiler, çalışanların önemsenme duygusu ve grup dinamikleri gibi psikolojik faktörlere dayandığının anlaşılması
Doğru cevap, Hawthorne Araştırmaları'nın çalışma psikolojisi tarihindeki asıl katkısını ifade etmektedir. Bu çalışmalar, çalışanların sadece 'ekonomik insan' (homo economicus) olmadığını; onların sosyal ihtiyaçları, grup aidiyetleri ve yönetim tarafından kendilerine gösterilen ilginin (Hawthorne Etkisi) verimlilik üzerinde fiziksel şartlardan çok daha etkili olduğunu bilimsel olarak kanıtlamıştır. Bu durum, Münsterberg ve Taylor'ın temsil ettiği Klasik yaklaşımdan, Mayo'nun temsil ettiği Beşeri İlişkiler yaklaşımına geçişi sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel süreci analiz etme
Çalışma psikolojisinin Münsterberg (1913) ile başlayan ilk evresinin 'psikoteknik' ve verimlilik odaklı olduğu belirlendi.
Soruda verilen tarihsel arka planı anlamak için ilk aşamadır.
2
Hawthorne Araştırmaları'nın (1924-1932) bulgularını değerlendirme
Deneylerde fiziksel şartlar (aydınlatma gibi) kötüleşse bile verimliliğin arttığı, bunun nedeninin işçilerin 'izlendiklerini ve önemsendiklerini' hissetmeleri olduğu saptandı.
Klasik yaklaşımdan Beşeri İlişkiler yaklaşımına geçişin temel nedenini belirlemek gerekir.
3
Paradigma değişimini tanımlama
Odak noktasının 'fiziksel ve ekonomik faktörlerden' 'sosyal ve psikolojik faktörlere' kaydığı sonucuna ulaşıldı.
Çalışma psikolojisi tarihindeki en büyük kırılma noktası olan sosyal faktörlerin keşfi doğru cevabı oluşturur.

Anahtar Kavram

Hawthorne Etkisi ve Beşeri İlişkiler Akımına Geçiş
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru

19.yu¨zyılın19. yüzyılın sonlarından 19201920’lerin ortalarına kadar çalışma psikolojisi, büyük oranda Hugo Münsterberg’in öncülüğünü yaptığı ve bireysel yeteneklerin iş analiziyle eşleştirilmesine dayanan "psikoteknik" bir perspektifle yönetilmiştir. Ancak 19241924-19321932 yılları arasında yürütülen Hawthorne Araştırmaları, bu disiplinin teorik zemininde köklü bir paradigma değişimine yol açmıştır.

Bu tarihsel dönüşümün özü ve Hawthorne Araştırmaları'nın çalışma psikolojisi literatürüne kazandırdığı en temel çıkarım dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi "beşeri ilişkiler" ekolünün klasik yönetim ve psikoteknik anlayıştan ayrıldığı temel noktayı temsil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların davranış ve performans düzeylerinin, teknik yetkinliklerinden veya fiziksel kapasitelerinden ziyade, içinde bulundukları sosyal grubun normları ve informel organizasyon yapısı tarafından şekillenmesi.

Cevap

Çalışanların davranış ve performans düzeylerinin sosyal grup normları ve informel organizasyon yapısı tarafından şekillenmesi
Doğru seçenek, Hawthorne Araştırmaları'nın çalışma psikolojisinde yarattığı en büyük devrimi ifade etmektedir. Klasik yönetim anlayışı bireyi rasyonel ve ekonomik bir varlık olarak görürken, Elton Mayo ve arkadaşları iş yerinin bir 'sosyal sistem' olduğunu, çalışanların teknik becerilerinden ziyade grubun kabul ettiği çalışma standartlarına (informel normlara) uyma eğiliminde olduğunu kanıtlamıştır. Bu durum, 'Ekonomik İnsan' modelinden 'Sosyal İnsan' modeline geçişi temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
Münsterberg dönemi (19131913), bireyi "biyolojik bir makine" gibi ele alan, zeka ve yetenek testlerine odaklanan bir dönemdir.
Değişimin başlangıç noktasını anlamak için önceki paradigmanın sınırlarını belirlemek gerekir.
2
Hawthorne Sürecini İnceleme
Araştırmalar başlangıçta aydınlatma gibi fiziksel unsurlara odaklansa da, sonuçlar fiziksel değişimlerden bağımsız bir verimlilik artışı göstermiştir.
Nedenselliğin fizikselden sosyal alana kaydığı noktayı saptamak gerekir.
3
Temel Bulguyu Tanımlama
Verimliliğin temel kaynağının informel gruplar, çalışanların birbirleriyle olan ilişkileri ve yönetimin gösterdiği ilgi (Hawthorne Etkisi) olduğu saptanmıştır.
Disipline kazandırılan yeni birimi (sosyal sistem) tanımlamak esastır.
4
Paradigma Değişimini Sentezleme
Odak noktası "İş Analizi ve Bireysel Testler"den (Psikoteknik), "Grup Dinamikleri ve Sosyal Faktörler"e (Beşeri İlişkiler) kaymıştır.
Sorunun istediği temel dönüşüm sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Sosyal Sistem ve İnformel Organizasyon
Soru 26Soru

Çalışma psikolojisinin tarihsel gelişim sürecinde, 20. yüzyılın başlarında Hugo Münsterberg gibi isimlerin öncülüğünde ivme kazanan 'Psikoteknik' yaklaşım ile 1930'larda Hawthorne araştırmalarıyla kristalleşen 'Beşeri İlişkiler' (Human Relations) ekolü arasındaki temel paradigmatik fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psikoteknik yaklaşım bireyi işin gerektirdiği fiziksel ve zihinsel kapasiteler açısından yalıtılmış bir analiz birimi olarak ele alırken; Beşeri İlişkiler ekolü çalışanı, davranışları grup normları ve sosyal etkileşimler tarafından şekillendirilen bir sosyal sistem parçası olarak konumlandırmıştır.

Cevap

Psikoteknik yaklaşım bireyi izole bir analiz birimi olarak görürken, Beşeri İlişkiler ekolü çalışanı sosyal bir sistemin parçası olarak ele alan seçenektir.
Doğru olan seçenek, tarihsel perspektifte en temel ayrımı yakalamaktadır. Psikoteknik yaklaşım (Münsterberg), psikolojiyi işe uyarlarken 'testler' aracılığıyla bireysel yetenek-iş gereksinimi uyumuna odaklanmış, bireyi sosyal çevresinden soyutlamıştır. Buna karşın Beşeri İlişkiler ekolü (Mayo), bireyin iş yerindeki davranışının sadece kendi kapasitesiyle değil, içinde bulunduğu kayıt dışı (informal) grubun baskıları, normları ve yönetimin kendisine gösterdiği ilgi (sosyal ihtiyaçlar) ile belirlendiğini savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Paradigmatik temellerin analiz edilmesi
Psikoteknik dönem (1910-1920'ler), bireysel yeteneklerin ölçülmesine ve 'doğru işe doğru adam' ilkesine odaklanır.
Bu dönemde birey, sosyal çevresinden bağımsız bir kapasite bütünü olarak görülür.
2
Beşeri İlişkiler ekolünün değişim noktasının belirlenmesi
Hawthorne araştırmaları, verimliliğin fiziksel veya bireysel kapasiteden ziyade 'grup normları' ve 'fark edilme' gibi sosyal ihtiyaçlarla ilişkili olduğunu gösterir.
Bu bulgu, analiz birimini bireyden 'sosyal gruba' kaydırır.
3
Seçeneklerin bu paradigmatik fark üzerinden elenmesi
Bireyi grup içindeki konumuyla ele alan yaklaşım ile bireyi yalıtılmış bir kapasite olarak gören yaklaşım arasındaki fark aranmalıdır.
Çalışma psikolojisi tarihinde bireyselci (individualistic) yaklaşımdan sosyal (social) yaklaşıma geçiş en kritik kırılmadır.

Anahtar Kavram

Analiz biriminin bireysel kapasiteden sosyal sistem ve grup dinamiklerine kayması (Paradigma Değişimi)
Soru 27Soru

Bir kamu kurumunun Ar-Ge ve Strateji Planlama biriminde görev yapacak uzman yardımcılarının seçimi için yapılan bir ön araştırmada, personelin öğrenme hızı ve karmaşık veri setlerini analiz etme performansı ile çeşitli bireysel özellikler arasındaki korelasyonlar (yordama geçerliliği) incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler şu şekildedir:

Bireysel Farklılık DeğişkeniPerformansı Yordama Gücü (r)
Değişken X0,58
Sorumluluk (Kişilik)0,22
Duygusal Dengelilik0,14
İş Deneyimi (Yıl)0,18

Endüstri ve örgüt psikolojisi literatüründeki meta-analiz bulguları ve yukarıdaki tablo dikkate alındığında; özellikle işin bilişsel karmaşıklığı arttıkça performansı yordama gücü artan ve "Değişken X" ile temsil edilen bireysel farklılık kategorisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel Zihinsel Yetenek

Cevap

Genel Zihinsel Yetenek, karmaşık işlerde ve öğrenme hızı gerektiren pozisyonlarda iş performansının en güçlü ve en güvenilir yordayıcısıdır.
Genel zihinsel yetenek, bireyin karmaşık bilgileri işleme, öğrenme ve yeni durumlara uyum sağlama kapasitesini ifade eder. Endüstri ve örgüt psikolojisi literatüründe, özellikle Ar-Ge, strateji ve üst düzey yöneticilik gibi bilişsel yükü ağır pozisyonlarda, zihinsel yeteneğin iş başarısı ile korelasyonu 0,50'nin üzerindedir. Tabloda verilen 0,58 değeri de bu bilimsel gerçeği yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İşin doğasını ve gerekliliklerini analiz etme
İşin 'Ar-Ge ve Strateji' biriminde olduğu, 'karmaşık veri analizi' ve 'öğrenme hızı' gerektirdiği belirlenmiştir.
Bireysel farklılıkların iş performansına etkisi, işin karmaşıklık düzeyine göre değişmektedir.
2
Tablodaki korelasyon katsayılarını (r) karşılaştırma
Değişken X'in 0,58 ile en yüksek, kişilik özelliklerinin ve deneyimin ise çok daha düşük (0,14 - 0,22 arası) yordama gücüne sahip olduğu görülmektedir.
İstatistiki olarak 0,50 üzerindeki korelasyonlar endüstriyel psikolojide 'güçlü yordayıcı' olarak kabul edilir.
3
Literatür bilgisiyle değişkeni eşleştirme
Schmidt ve Hunter gibi araştırmacıların meta-analizlerinde, karmaşık işlerde performansı en iyi yordayan değişkenin Genel Zihinsel Yetenek (GMA) olduğu saptanmıştır.
Zihinsel yetenek; mantıksal akıl yürütme, sayısal yetenek ve sözel kavrama gibi alt boyutları sayesinde karmaşık verilerin işlenmesinde temel belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Genel Zihinsel Yetenek ve İş Performansı İlişkisi

İpuçları

1
İşin Ar-Ge ve stratejik planlama gibi 'bilişsel yükü yüksek' bir alan olduğuna dikkat edin.
2
Tablodaki r=0,58 değeri, psikoloji literatüründe genellikle bilişsel kapasiteyi ölçen testlerin geçerlilik katsayılarına karşılık gelir.
3
Kişilik özellikleri (Sorumluluk gibi) her işte önemlidir ancak karmaşık işlerde 'anlama ve öğrenme hızı' (yetenek) her zaman daha güçlü bir belirleyicidir.

Daha Fazla Pratik

Büyük Beşli kişilik modelindeki hangi boyutun her türlü iş kolunda iş performansını yordama gücü en yüksektir?
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 28Soru

Çalışma psikolojisi, bireyin çalışma ortamındaki davranışlarını, zihinsel süreçlerini ve işe yönelik tutumlarını psikolojik prensipler çerçevesinde inceleyen bir disiplindir. Bu disiplin, insan kaynakları yönetimi gibi alanlarla etkileşim içinde olsa da odak noktası bakımından onlardan ayrılmaktadır. Buna göre, bir organizasyonda gerçekleştirilen aşağıdaki faaliyetlerden hangisi doğrudan çalışma psikolojisinin araştırma ve uygulama kapsamı içerisinde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşin fiziksel ve sosyal özelliklerinin çalışanların psikolojik iyi oluş halleri ve tutumları üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi

Cevap

İşin fiziksel ve sosyal özelliklerinin çalışanların psikolojik iyi oluş halleri ve tutumları üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi
Çalışma psikolojisinin temel amacı, iş ortamındaki değişkenlerin (işin yapısı, sosyal ilişkiler, fiziksel şartlar) bireyin tutumları (iş tatmini, bağlılık vb.) ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini anlamaktır. Doğru cevap olan seçenek, tam olarak bu bilimsel analizi ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Çalışma psikolojisinin temel tanımını hatırla.
Çalışma psikolojisi, bireyin iş yerindeki davranış, tutum ve zihinsel süreçlerine odaklanır.
Sorunun kapsamını idari süreçlerden ayırmak için gereklidir.
2
Seçenekleri 'idari/yasal' ve 'psikolojik/bilimsel' olarak sınıflandır.
Bordro, izin takibi, hukuk ve bütçe planlama idari; tutum ve iyi oluş analizi ise psikolojiktir.
Çalışma psikolojisinin sınırlarını İnsan Kaynakları Yönetimi'nden ayırmak soruyu çözer.
3
En doğrudan psikolojik analizi içeren seçeneği belirle.
İş özelliklerinin psikolojik sağlık ve tutum üzerindeki etkisini inceleyen seçenek doğrudur.
Çalışma psikolojisi ampirik yöntemlerle bireyin içsel süreçlerini iş bağlamında inceler.

Anahtar Kavram

Çalışma Psikolojisinin Kapsamı ve İnsan Kaynakları Yönetimi ile Farkı

İpuçları

1
Çalışma psikolojisi 'insan' ile, İnsan Kaynakları Yönetimi ise daha çok 'süreç ve idare' ile ilgilenir.

Daha Fazla Pratik

Çalışma psikolojisinin tarihsel gelişimindeki Hawthorne araştırmalarını incelemek, disiplinin kapsamının fizikselden sosyo-psikolojik alana nasıl kaydığını anlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:50s
Soru 29Soru

Çalışma yaşamındaki insan faktörünü, bireyin işine yönelik hissettiği duyguları ve bu duyguların örgütsel sonuçlarını bilimsel verilerle analiz eden disiplin çalışma psikolojisidir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi çalışma psikolojisinin incelediği temel konular arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeyleri

Cevap

Çalışanların iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeyleri çalışma psikolojisinin incelediği temel konulardan biridir.
Doğru cevap olan ifade, çalışma psikolojisinin özünü oluşturan bireysel tutumları (iş tatmini) ve işe yönelik psikolojik bağları (bağlılık) doğrudan ele almaktadır. Çalışma psikolojisi, insanı iş ortamında zihinsel ve duygusal bir varlık olarak inceler.

Adım Adım Çözüm

1
Çalışma psikolojisinin odak noktasını belirle.
Çalışma psikolojisi, iş ortamındaki insan davranışlarını ve bu davranışların arkasındaki psikolojik süreçleri (tutum, duygu, zihin) inceler.
Soruda sorulan disiplinin sınırlarını netleştirmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki konuları 'psikolojik süreç' ve 'idari/teknik süreç' olarak sınıflandır.
İş tatmini ve bağlılık psikolojik bir süreçtir; mesai hesabı, özlük işleri ve mali denetim ise idari veya teknik süreçlerdir.
Çalışma psikolojisini diğer yönetim bilimlerinden ayırt etmek için bu sınıflandırma yapılır.
3
Doğru seçeneği belirle.
Psikolojik süreçlere odaklanan seçenek doğru cevaptır.
Tanıma en uygun düşen seçenek budur.

Anahtar Kavram

Çalışma psikolojisi, iş yerindeki bireyin davranış ve tutumlarına (iş tatmini, motivasyon, bağlılık vb.) odaklanan bilimsel bir disiplindir.

İpuçları

1
Seçenekler arasında hangisinin bir 'duygu' veya 'tutum' içerdiğine dikkat edin.
2
İş hukuku veya muhasebe gibi teknik/idari alanları eleyin; sadece insanın ruhsal durumuna odaklananı bulun.
3
İş tatmini ve motivasyon gibi kavramlar çalışma psikolojisinin kalbidir.

Daha Fazla Pratik

Çalışma psikolojisinin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olan Hawthorne Araştırmaları'nı inceleyerek sosyal faktörlerin önemini daha iyi kavrayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

Bir vergi dairesinde görev yapan Elif Hanım, kurumun yeni uygulamaya koyduğu dijital arşivleme sisteminin iş yükünü azaltacağını ve hataları minimize edeceğine inanmaktadır. Bu yeni sisteme karşı büyük bir memnuniyet duyan Elif Hanım, mesai saatleri dışında bile sistemin nasıl daha etkin kullanılacağına dair gönüllü olarak araştırmalar yapmaktadır.

Buna göre, Elif Hanım'ın sistemin faydalarına ilişkin sahip olduğu bu inanış ve bilgi birikimi, tutumun aşağıdaki bileşenlerinden hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilişsel bileşen

Cevap

Bilişsel bileşen, bireyin bir nesne veya durum hakkındaki bilgi ve inançlarını temsil eder.
Tutumun bilişsel bileşeni, bir bireyin bir tutum nesnesi hakkında sahip olduğu inançları, bilgileri ve algıları ifade eder. Soruda geçen 'sistemin iş yükünü azaltacağına inanma' durumu tamamen zihinsel bir değerlendirme ve bilgi birikimi olduğu için bilişsel bileşendir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki tutum ifadelerini ayrıştırın.
Düşünce: 'İş yükünü azaltacağına inanma'; Duygu: 'Memnuniyet duyma'; Davranış: 'Araştırma yapma'.
Tutumun üç temel bileşenini (ABC modeli) birbirinden ayırmak için gereklidir.
2
Soruda istenen hedef ifadeyi tanımlayın.
Hedef ifade 'inanış ve bilgi birikimi' olarak belirlenmiştir.
Sorunun hangi psikolojik süreci sorguladığını netleştirmek için.
3
Tanımlanan ifadeyi kuramsal bileşenle eşleştirin.
Bilgi ve inançlar bilişsel (cognitive) bileşenle örtüşmektedir.
Tutumun bilişsel boyutu zihinsel süreçleri ve algıları kapsar.

Anahtar Kavram

Tutumun Bilişsel Bileşeni

Daha Fazla Pratik

Tutumun bu üç bileşeni arasındaki tutarsızlıkları açıklayan 'Bilişsel Çelişki Kuramı'na (Leon Festinger) göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 31Soru

Birinci Dünya Savaşı (191419181914-1918), çalışma psikolojisinin laboratuvar ortamından çıkarak geniş kitlelere uygulanmasında ve disiplinin meşruiyet kazanmasında kritik bir dönüm noktası olmuştur. Bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri ordusuna alınacak personelin zeka seviyelerine göre sınıflandırılması amacıyla geliştirilen ve okuma-yazma bilmeyenler veya İngilizcesi yetersiz olanlar için de alternatif sunan testler aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ordu Alfa ve Ordu Beta testleri

Cevap

Ordu Alfa ve Ordu Beta testleri
Ordu Alfa ve Ordu Beta testleri, Birinci Dünya Savaşı sırasında Robert Yerkes ve ekibi tarafından orduya yeni katılanların zeka kapasitelerini belirlemek ve onları uygun görevlere atamak amacıyla geliştirilmiştir. Alfa formu okuma-yazma bilenler için sözel soruları içerirken, Beta formu dili yetersiz olanlar veya okuma-yazma bilmeyenler için sözel olmayan (performans dayalı) bir yapıdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi analiz etme
Soruda belirtilen Birinci Dünya Savaşı (191419181914-1918) dönemi, psikolojinin endüstrideki pratik değerinin kanıtlandığı bir süreçtir.
Psikologların orduya destek vermek amacıyla kitlesel ölçme araçları geliştirmesi bu dönemin en belirgin özelliğidir.
2
Uygulanan yöntemlerin ayrımını yapma
Robert Yerkes liderliğindeki psikologlar, yaklaşık 1,71,7 milyon askeri test etmek için 'Ordu Alfa' (okuma yazma bilenler için) ve 'Ordu Beta' (bilmeyenler/yabancılar için) formlarını oluşturmuştur.
Savaş şartlarında hızlı ve geniş çaplı bir sınıflandırma ihtiyacı, bu grup testlerinin doğuşuna neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Birinci Dünya Savaşı ve Kitlesel Personel Seçimi

İpuçları

1
Soruda vurgulanan Birinci Dünya Savaşı dönemi, psikolojinin akademik dünyadan sahaya indiği en büyük kitlesel uygulama dönemidir.
2
Bu testler, binlerce askerin hızlıca sınıflandırılabilmesi için 'grup zeka testi' niteliği taşır.
3
Okuma yazma bilmeyenlerin dezavantajlı duruma düşmemesi için görsel ve performans ağırlıklı olan 'Beta' versiyonu da hazırlanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Bu gelişmenin ardından, test kullanımının sivil işletmelere nasıl yansıdığını ve Hawthorne deneylerinin bu 'test/ölçüm' odaklı yaklaşıma nasıl bir eleştiri getirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 32Soru

Çalışma psikolojisi, iş yaşamındaki bireyin davranışlarını, tutumlarını ve zihinsel süreçlerini mikro düzeyde analiz eden bir disiplindir. Ancak çalışma hayatının karmaşıklığı, bu disiplinin diğer bilim dallarıyla sürekli bir etkileşim içerisinde olmasını zorunlu kılar.

Buna göre; analiz odağını 'birey ve bireysel süreçler'den 'toplumsal yapılar, sosyal sınıflar ve gruplar arası ilişkiler' gibi makro birimlere kaydırarak çalışma yaşamını inceleyen disiplin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma Sosyolojisi

Cevap

Çalışma Sosyolojisi
Çalışma sosyolojisi, bireysel davranışlar yerine toplumsal yapıları, sınıfsal ilişkileri, sendikalaşma hareketlerini ve çalışma yaşamının toplumsal sonuçlarını makro düzeyde incelediği için doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Çalışma psikolojisinin odak noktasını belirleme
Çalışma psikolojisi bireyi (mikro düzey) temel alır.
Soruda verilen tanım ile disiplinin sınırlarını çizmek için gereklidir.
2
Talep edilen değişim yönünü analiz etme
Bireyden toplumsal yapılara ve sınıfsal ilişkilere (makro düzey) geçiş istenmektedir.
Hangi disiplinin bu makro perspektife sahip olduğunu tespit etmek için anahtar adımdır.
3
Seçenekler arasından doğru disiplini eşleştirme
Toplum ve sosyal yapı çalışmaları sosyolojinin alanıdır.
Çalışma yaşamını toplumsal bir bütün olarak ele alan bilim dalı çalışma sosyolojisidir.

Anahtar Kavram

Disiplinler Arası Farklılıklar (Mikro vs Makro)
Soru 33Soru

Yönetim ve çalışma psikolojisi literatüründe; işçiyi sadece fiziksel bir kapasite ve ekonomik bir birim olarak gören 'Bilimsel Yönetim' (Taylorizm) anlayışı ile Hawthorne araştırmaları sonucunda şekillenen 'Beşeri İlişkiler' ekolü arasındaki temel paradigma farklarından biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilimsel Yönetim hiyerarşik ve biçimsel (formal) organizasyon yapısını odakta tutarken; Beşeri İlişkiler ekolü biçimsel olmayan (informal) grup dinamiklerini ve sosyal ağları ön plana çıkarır.

Cevap

Bilimsel Yönetim'in biçimsel (formal) yapıya, Beşeri İlişkiler ekolünün ise biçimsel olmayan (informal) grup dinamiklerine odaklanmasıdır.
Doğru cevap olan ifade, çalışma psikolojisi tarihindeki en temel dönüşümlerden birini özetler. Frederick W. Taylor'ın öncülüğünü yaptığı Bilimsel Yönetim, örgütü sadece mühendislik ilkeleriyle tasarlanmış, yazılı kurallar ve hiyerarşiden oluşan 'biçimsel' (formal) bir yapı olarak görür. Buna karşın Elton Mayo ve arkadaşlarının yürüttüğü Hawthorne araştırmaları, iş yerinde bu resmi yapının ötesinde, çalışanların kendi aralarında oluşturdukları grup normları, bağlılıklar ve sosyal ağlardan oluşan 'biçimsel olmayan' (informal) bir organizasyonun varlığını ve bu yapının verimlilik üzerindeki kritik etkisini keşfetmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Neo-Klasik yaklaşımların temel odak noktalarını analiz et.
Klasik (Taylorist) yaklaşımın işin teknik tasarımı ve resmi hiyerarşiye; Neo-Klasik (Beşeri İlişkiler) yaklaşımın ise sosyal sisteme odaklandığı belirlenir.
Teoriler arasındaki temel paradigma farkını ayırt etmek için gereklidir.
2
İnsan doğasına ilişkin varsayımları karşılaştır.
Taylorizm'in insanı ekonomik ödülle hareket eden bir araç (Homo Economicus), Beşeri İlişkiler'in ise sosyal ihtiyaçları olan bir varlık (Social Man) olarak gördüğü saptanır.
Yönetim tarzlarının neden farklılaştığını anlamaya yardımcı olur.
3
Seçeneklerdeki 'biçimsel' ve 'biçimsel olmayan' kavramlarını değerlendir.
Örgüt yapısındaki informal grupların öneminin ilk kez Hawthorne araştırmaları (Beşeri İlişkiler) ile vurgulandığı sonucuna varılır.
Doğru yanıtın kuramsal dayanağını netleştirir.

Anahtar Kavram

Klasik Yönetim (Taylorizm) vs. Beşeri İlişkiler Paradigması

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Mekanik Örgüt' (Taylorizm) ve 'Sosyal Sistem' (Beşeri İlişkiler) metaforlarını kullanmak, farkları daha hızlı ayırt etmenizi sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru

Bir kamu kurumunda "Rehberlik (Mentörlük) Programı"nın çalışanların kurumsal bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırmacı; mevcut idari yapı ve personel rejimi nedeniyle çalışanları deney ve kontrol gruplarına rastgele (seçkisiz) dağıtamamış, bunun yerine halihazırda var olan iki farklı şubeyi grup olarak belirlemiştir. Birinci şubedeki çalışanlara mentörlük desteği verilirken, ikinci şubedeki çalışanların mevcut düzeni korunmuştur.

Bu araştırmada kullanılan ve katılımcıların gruplara atanmasında seçkisizliğin sağlanamadığı araştırma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yarı deneysel yöntem

Cevap

Araştırmada kullanılan yöntem yarı deneysel yöntemdir.
Yarı deneysel yöntem, çalışma yaşamında ve özellikle kamu kurumlarında gerçek deneysel araştırmanın gerektirdiği 'rastgele atama' (seçkisizleştirme) imkanının bulunmadığı durumlarda başvurulan yöntemdir. Senaryoda araştırmacının mevcut şubeleri (hazır grupları) kullanması ve rastgele atama yapamaması bu yöntemin temel göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmadaki müdahale durumunu belirle.
Araştırmacı "Mentörlük Programı" uygulayarak sürece aktif bir müdahalede bulunmaktadır.
Yöntemin deneysel bir doğada olup olmadığını anlamak için müdahale (bağımsız değişken) varlığına bakılır.
2
Grup oluşturma kriterini analiz et.
Katılımcılar rastgele (seçkisiz) atanmamış, mevcut şube yapıları (statik gruplar) korunmuştur.
Tam deneysel yöntem ile yarı deneysel yöntem arasındaki en temel fark rastgele atama (random assignment) ilkesidir.
3
Bulguları kavramsal tanımla eşleştir.
Rastgele atamanın yapılamadığı ancak bağımsız değişkenin uygulandığı tasarımlar 'Yarı Deneysel Tasarım' (Quasi-experimental) olarak adlandırılır.
Çalışma psikolojisi literatüründe kamu kurumları gibi katı hiyerarşik yapılarda bu yöntem sıklıkla tercih edilir.

Anahtar Kavram

Yarı deneysel yöntem, gerçek deneysel yöntemin aksine katılımcıların gruplara rastgele atanmadığı, genellikle mevcut/doğal grupların kullanıldığı bir araştırma tasarımıdır.

İpuçları

1
Araştırmacının sürece müdahale edip etmediğine ve grupları nasıl oluşturduğuna odaklanın.
2
Rastgele atama (seçkisizleştirme) gerçek deneysel yöntemin olmazsa olmaz şartıdır.
3
Deneysel kontrolün tam sağlanamadığı ve mevcut grupların kullanıldığı tasarımlar 'yarı' ön ekiyle tanımlanır.

Daha Fazla Pratik

İç geçerlilik ve dış geçerlilik kavramlarının deneysel tasarımlar üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 35Soru

Çalışma psikolojisi; bireyin iş ortamındaki davranışlarını, zihinsel süreçlerini ve işe yönelik tutumlarını psikolojik prensipler çerçevesinde inceleyen bir disiplindir. Bu disiplin, bireyin işiyle ve çalışma ortamıyla olan etkileşimini anlamlandırmayı hedefler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi çalışma psikolojisinin doğrudan inceleme konularından biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların işe karşı geliştirdikleri tutumlar ve motivasyon kaynakları

Cevap

Çalışanların işe karşı geliştirdikleri tutumlar ve motivasyon kaynakları
Çalışma psikolojisi, bireyin iş ortamındaki psikolojik durumunu, tutumlarını ve davranışlarını inceleyen bilim dalıdır. Çalışanların işe yönelik geliştirdikleri tutumlar ve motivasyon düzeyleri, bu bilim dalının tanımı gereği doğrudan kapsamı içerisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımı Hatırla
Çalışma psikolojisinin bireyin işteki davranışlarına ve psikolojik süreçlerine (tutum, duygu, motivasyon) odaklandığı belirlenir.
Sorunun odak noktasını netleştirmek için disiplinin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçenekleri Ele
İdari (özlük), hukuki (iş kanunu), finansal (maliyet) ve pazarlama odaklı seçenekler elenir.
Bu alanlar çalışma psikolojisinin değil, diğer işletme fonksiyonlarının veya hukuk biliminin alanına girmektedir.
3
Doğru Odak Noktasını Belirle
Bireyin tutum ve motivasyonu ile ilgili olan seçenek işaretlenir.
Çalışma psikolojisi bireyi merkeze alır ve onun iş yerindeki psikolojik dinamiklerini inceler.

Anahtar Kavram

Çalışma Psikolojisinin Odak Noktası (Birey-İş Etkileşimi)

İpuçları

1
Bu soruyu çözerken hangisinin 'bireyin psikolojik süreçlerine' odaklandığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Çalışma psikolojisinin tarihsel gelişimindeki Hawthorne Araştırmaları'nı inceleyerek kapsamın nasıl genişlediğini görebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Hugo Münsterberg, 19131913 yılında yayımlanan "Psychology and Industrial Efficiency" (Psikoloji ve Endüstriyel Verimlilik) adlı eserinde; "en uygun kişinin seçimi", "en uygun işin tasarımı" ve "en iyi etkinin elde edilmesi" başlıkları altında endüstriyel psikolojinin temel uygulama alanlarını tanımlamıştır. Bu yaklaşım, psikolojinin endüstrideki rolünü büyük ölçüde bireysel yeteneklerin teknik iş gerekleriyle eşleştirilmesi (psikoteknik) olarak görmüştür.

Buna göre, Hawthorne Araştırmaları'nın sonuçları, Münsterberg'in temsil ettiği bu "geleneksel" yaklaşımın iş yerindeki hangi kritik boyutu göz ardı ettiğini ampirik olarak ortaya koymuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma ortamının sadece teknik bir yapı olmayıp, çalışanların birbirleriyle etkileşiminden doğan enformel sosyal yapının verimlilik üzerindeki belirleyici rolünü

Cevap

Çalışma ortamının sadece teknik bir yapı olmayıp, çalışanların birbirleriyle etkileşiminden doğan enformel sosyal yapının verimlilik üzerindeki belirleyici rolü
Doğru cevap, çalışma ortamının sosyal boyutunu ve enformel yapısını vurgulayan ifadedir. Münsterberg'in temsil ettiği geleneksel (psikoteknik) yaklaşım, bireyi rasyonel ve teknik bir unsur olarak görüp 'işe en uygun kişiyi' seçmeye odaklanırken, Hawthorne Araştırmaları (192419321924-1932) iş yerinin aynı zamanda bir sosyal sistem olduğunu ve çalışanların grup normlarından, sosyal kabulden etkilendiğini ortaya koyarak bu eksikliği gidermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hugo Münsterberg'in geleneksel endüstriyel psikoloji yaklaşımını analiz etme
Münsterberg'in yaklaşımı, bireyin bilişsel ve fiziksel yeteneklerini (psikoteknik) işin gerekleriyle eşleştirerek verimliliği artırmayı hedefler; bu bir 'teknik/mekanik' bakış açısıdır.
Münsterberg'in 19131913 tarihli eserindeki 'en uygun kişi' ve 'en uygun iş' vurgusu, iş yerini teknik bir sistem olarak gördüğünü kanıtlar.
2
Hawthorne Araştırmaları'nın temel kırılma noktasını saptama
Araştırmalarda fiziksel şartlar (aydınlatma vb.) kötüleşse dahi verimliliğin arttığı görülmüş, bunun nedeninin çalışanların kendilerine gösterilen ilgiden ve grup içi sosyal bağlardan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Geleneksel varsayımların (fiziksel şartlar = verimlilik) ampirik olarak çökmesi, yeni bir 'sosyal' açıklama modelini zorunlu kılmıştır.
3
Münsterberg ve Hawthorne arasındaki paradigmatik farkı belirleme
Geleneksel yaklaşımın eksik bıraktığı boyutun 'enformel örgüt' (resmî olmayan sosyal gruplar) ve 'sosyal ihtiyaçlar' olduğu sonucuna ulaşılır.
Bu değişim, 'Ekonomik/Mekanik İnsan' modelinden 'Sosyal İnsan' modeline geçişi simgeler.

Anahtar Kavram

Tarihsel Gelişim: Geleneksel Yaklaşımdan Beşeri İlişkiler Yaklaşımına Paradigmatik Geçiş
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Hawthorne araştırmaları, çalışma psikolojisinde klasik yönetim anlayışının temelini oluşturan "insan sadece maddi ödüllerle motive olur" varsayımını sarsarak yeni bir yaklaşımın kapısını açmıştır. Bu araştırmalar sonucunda, bireyin iş yerindeki verimliliğinin sadece fiziksel koşullara veya ücrete değil; bir grubun parçası olma, değer görme ve sosyal kabul ihtiyacına da bağlı olduğu saptanmıştır.

Buna göre, Hawthorne araştırmaları ile literatüre kazandırılan ve bireyi sosyal ihtiyaçları olan bir varlık olarak tanımlayan insan modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal insan

Cevap

Sosyal insan modeli, Hawthorne araştırmaları ile birlikte bireyin sosyal ihtiyaçlarının ve grup üyeliğinin önemini vurgulayan temel modeldir.
Doğru yanıt olan model, Hawthorne araştırmalarının en önemli sonucudur. Bu araştırmalar, işçilerin sadece ekonomik birer birim değil, aynı zamanda iş yerindeki informal (biçimsel olmayan) grupların ve sosyal etkileşimlerin bir parçası olduklarını kanıtlamıştır. Bu durum literatürde insanın sosyal bir varlık olarak kabul edildiği dönemi başlatmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma bağlamını belirleme
Hawthorne araştırmaları (1924-1932)
Soruda bahsedilen değişimin kaynağı bu araştırmalardır.
2
Temel bulguyu analiz etme
Verimliliğin sosyal kabul ve grup aidiyetiyle ilişkili olması
Klasik anlayıştan kopuşun temel gerekçesi sosyal faktörlerdir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Sosyal İnsan modeli
İnsanı sosyal bir varlık olarak gören model, Beşeri İlişkiler Ekolü'nün (Human Relations) temelidir.

Anahtar Kavram

Sosyal İnsan (Social Man) Modeli

İpuçları

1
Bu model, Taylor'ın 'ekonomik insan' görüşüne bir tepki olarak doğmuştur.

Daha Fazla Pratik

Hawthorne araştırmalarının bir diğer sonucu olan 'informal gruplar' konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 38Soru

Yönetim ve çalışma psikolojisi literatüründe; örgütü birbiriyle etkileşim hâlinde olan alt birimlerden oluşan, çevresinden girdi alıp onu işleyen ve dış dünyaya çıktı sunan dinamik bir "açık sistem" olarak tanımlayan; parçalar arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve sinerji kavramını vurgulayan temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistem Yaklaşımı

Cevap

Sistem Yaklaşımı, örgütü dış çevresiyle sürekli etkileşim içinde olan ve parçaları birbirine bağımlı bir 'açık sistem' olarak ele alır.
Sistem yaklaşımı, örgütü birbiriyle etkileşen alt sistemlerden oluşan bir bütün olarak görür. Bu anlayışa göre örgüt, dış çevreden hammadde, bilgi ve insan gücü gibi 'girdiler' alır; bunları yönetim ve teknoloji süreçleriyle işleyerek (dönüşüm) ürün veya hizmet gibi 'çıktılara' dönüştürür. Bu süreçteki geri bildirim mekanizması ve parçaların toplamından daha büyük bir güç (sinerji) yaratılması yaklaşımın temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları (açık sistem, girdi-çıktı, karşılıklı bağımlılık, sinerji) analiz edin.
Bu kavramların örgütü mekanik bir yapıdan ziyade biyolojik bir organizma gibi dinamik bir bütün olarak gören bir anlayışı yansıttığı görülür.
Teorik çerçevenin hangi paradigma kaymasına işaret ettiğini belirlemek için kavram analizi gereklidir.
2
Klasik (kapalı sistem) ve Çağdaş (açık sistem) yaklaşımlar arasındaki farkı değerlendirin.
Klasik yaklaşımlar (Bilimsel Yönetim, Bürokrasi) örgütü dış çevreye kapalı kabul ederken, Sistem Yaklaşımı örgütü çevresiyle ilişkilendirir.
Örgütün dış dünya ile kurduğu alışveriş ilişkisi sadece Sistem Yaklaşımı ve sonrasında gelen teorilerde temel bir varsayımdır.
3
Tanımlanan modelin Sistem Yaklaşımı ile tam uyumunu teyit edin.
Girdi-Dönüşüm-Çıktı ve Geri Bildirim döngüsü doğrudan Sistem Yaklaşımı'nın çalışma prensibidir.
Sistem yaklaşımı, parçaların toplamının bütünden (sinerji) daha az olduğunu savunarak organizasyonel analizi bütünselleştirir.

Anahtar Kavram

Açık Sistem Modeli (Sistem Yaklaşımı)

İpuçları

1
Örgütü sadece çalışanların toplamı olarak değil, çevresiyle nefes alan bir organizma gibi düşünün.
2
Girdi, süreç, çıktı ve geri bildirim kavramları bu yaklaşımın en belirgin karakteristikleridir.
3
Hangi yaklaşım, bir parçadaki değişikliğin tüm örgütü etkileyeceğini savunarak 'sinerji' kavramını literatüre kazandırmıştır?

Daha Fazla Pratik

Sistem yaklaşımının bir adım ötesi olan ve 'en iyi tek bir yolun olmadığını' savunan Durumsallık Yaklaşımı'nın temel varsayımlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 39Soru

Bir kamu kurumunda yürütülen modernizasyon çalışmaları kapsamında, personelin iş yükü otomatize edilmiş ve birim zamandaki çıktı miktarı %25 artmıştır. Ancak yapılan psikometrik ölçümlerde, personelin kurumsal bağlılık hissinin zayıfladığı, 'rol belirsizliği' yaşamadıkları halde işe karşı duygusal bir tükenmişlik içine girdikleri gözlemlenmiştir. Bu paradoksal durumu inceleyen bir kurul; meselenin sadece üretim fonksiyonlarındaki girdi-çıktı optimizasyonu (Çalışma Ekonomisi) veya kurum içi hiyerarşik güç mesafesi (Çalışma Sosyolojisi) ile açıklanamayacağını, 'bireyin işin içeriğini anlamlandırma biçimi' üzerinde durulması gerektiğini belirtmiştir.

Buna göre, kurulun bu değerlendirmesi Çalışma Psikolojisi'nin diğer bilim dallarıyla ilişkisi bağlamında aşağıdakilerden hangisini en güçlü şekilde vurgulamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma psikolojisinin, bireyin iş ortamındaki uyarıcılara verdiği subjektif ve bilişsel tepkilere odaklanarak, sosyolojinin grup odaklı ve ekonominin rasyonel fayda odaklı analizlerinden ayrıştığını

Cevap

Doğru cevap, çalışma psikolojisinin bireyin içsel bilişsel süreçlerine ve anlamlandırma biçimine odaklanan özgün yapısının, ekonominin verimlilik ve sosyolojinin grup odaklı yaklaşımlarından ayrıldığını belirten ifadedir.
Çalışma psikolojisi, iş yaşamındaki insan davranışlarını psikolojinin yöntem ve ilkeleriyle incelerken; bireyi analiz birimi olarak alır. Sosyoloji daha çok gruplar, kurumlar ve sınıfsal yapılarla (makro) ilgilenirken, iktisat rasyonellik ve verimlilik (fayda maksimizasyonu) çerçevesinden bakar. Senaryoda belirtilen 'bireyin işi anlamlandırma biçimi', çalışanın işteki nesnel koşulları kendi iç dünyasında nasıl kurguladığına yönelik bir 'mikro-bilişsel' süreçtir ve bu durum çalışma psikolojisinin özgün sahasını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryo Analizi
Teknolojik modernizasyonun verimliliği (ekonomik çıktı) artırmasına rağmen personelde tükenmişlik (psikolojik sorun) yarattığının tespiti.
Problemin hangi disiplinin sınırları içinde kaldığını belirlemek için mevcut durumu anlamak gerekir.
2
Disiplinler Arası Sınırların Karşılaştırılması
Çalışma Ekonomisi'nin 'verimlilik' ve Çalışma Sosyolojisi'nin 'hiyerarşi/yapı' odaklı analizlerinin bireysel tepkiyi açıklamada yetersiz kalması.
Çalışma Psikolojisi'nin neden diğerlerinden farklı bir bakış açısı sunduğunu gerekçelendirmek için.
3
Özgün Analiz Biriminin Belirlenmesi
Problemin kaynağının 'bireyin işi anlamlandırma biçimi' (bilişsel-duyuşsal tepki) olarak tanımlanması.
Çalışma Psikolojisi'nin temel analiz biriminin 'birey' ve 'psikolojik süreçler' olduğunu teyit etmek için.
4
Kuramsal Sentez
Çalışma Psikolojisi'nin mikro-analitik düzeyde, birey-iş etkileşimini subjektif deneyim üzerinden incelediği sonucuna varılması.
Disiplinin diğer bilimlerle olan ilişkisel farkını (mikro vs makro, subjektif vs rasyonel) netleştirmek için.
5
Seçenek Eleme ve Doğrulama
Bireysel öznelliği ve bilişsel süreçleri vurgulayan ifadenin doğrulanması; ekonomik, sosyolojik veya idari odaklı seçeneklerin elenmesi.
Soru kökündeki kurul değerlendirmesiyle tam örtüşen kavramsal tanımı bulmak için.

Anahtar Kavram

Çalışma Psikolojisinin Mikro-Bireysel Odak Noktası

İpuçları

1
Senaryoda ekonominin (verimlilik) ve sosyolojinin (hiyerarşi) açıklayamadığı 'bireysel' bir duruma odaklanın.
2
Kurulun vurguladığı 'anlamlandırma biçimi' ifadesi, mikro düzeyde bir zihinsel süreci işaret eder.
3
Çalışma psikolojisini diğerlerinden ayıran temel farkın, analiz biriminin 'birey' ve onun 'subjektif algıları' olması gerektiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Çalışma Psikolojisi ve Çalışma Sosyolojisi arasındaki 'mikro-makro' ayrımını pekiştirmek için Hawthorne Araştırmaları'nın sonuçlarını bu iki disiplin açısından yeniden değerlendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 40Soru

Çalışma psikolojisi literatüründe insan doğasına ilişkin varsayımlar kronolojik bir gelişim izlemiştir. Frederick W. Taylor’ın 'Rasyonel-Ekonomik İnsan', Elton Mayo’nun 'Sosyal İnsan' ve Abraham Maslow ile Douglas McGregor’un 'Kendini Gerçekleştiren İnsan' modellerinin ardından Edgar Schein, tüm bu modellerin tek başına yetersiz olduğunu savunarak 'Karmaşık İnsan' (Complex Man) modelini ortaya koymuştur. Bu modele göre, örgüt içi süreçlerde çalışanların motivasyonunu ve performansını artırmak isteyen bir yöneticinin benimsemesi gereken temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların ihtiyaçlarının zamanla ve içinde bulundukları duruma göre değişebileceğini kabul ederek esnek ve 'tanı koyucu' bir liderlik yaklaşımı sergilemek.

Cevap

Çalışanların ihtiyaçlarının zamanla ve içinde bulundukları duruma göre değişebileceğini kabul ederek esnek ve 'tanı koyucu' bir liderlik yaklaşımı sergilemek.
Edgar Schein'ın 'Karmaşık İnsan' varsayımı, diğer tüm modellerin (ekonomik, sosyal, kendini gerçekleştiren) insan doğasının sadece bir parçasını açıkladığını savunur. Bu modele göre insanların güdüleri değişkendir ve örgütsel bağlılık hissi çalışanın kendi ihtiyaçları ile örgütün sundukları arasındaki etkileşime bağlıdır. Bu nedenle en doğru yönetim stratejisi, evrensel bir reçete uygulamak yerine, yöneticiyi her durumu ayrı ayrı değerlendiren esnek bir 'tanı koyucu' (diagnostic) olarak konumlandırmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim tarihindeki insan modellerinin gelişimini analiz edin.
Klasik (Ekonomik), Neoklasik (Sosyal) ve Modern (Kendini Gerçekleştiren) modellerin evrensel ve genel geçer varsayımlara sahip olduğu görülür.
Soruda bahsedilen modellerin sınırlarını anlamak için bu kronoloji önemlidir.
2
Edgar Schein'ın 'Karmaşık İnsan' (Complex Man) varsayımının temel farkını belirleyin.
Schein, insanın sadece sosyal veya sadece ekonomik bir varlık olmadığını, ihtiyaçlarının işten işe, gruptan gruba ve zamana göre değişebileceğini savunur.
Modele ait özgün ayırt edici özelliği saptamak için bu adım gereklidir.
3
Karmaşık İnsan modelinin yönetimsel sonucunu saptayın.
Tek bir 'en iyi yol' (one best way) yoktur; yönetici bir 'tanı koyucu' (diagnostic) gibi davranmalı ve stratejisini duruma göre belirlemelidir.
Modelin teorik varsayımının uygulamadaki karşılığını bulmak soruyu çözer.

Anahtar Kavram

İnsan Doğasına İlişkin Varsayımlar ve Karmaşık İnsan Modeli

İpuçları

1
Schein'ın modeli, önceki modellerin hepsinin haklı olduğu taraflar olduğunu ama hiçbirinin 'evrensel' olmadığını söyler.
2
Bir model 'insan sadece X ile motive olur' diyorsa, Karmaşık İnsan modeli 'insan bazen X, bazen Y, bazen de Z ile motive olabilir' der.
3
Modele göre yönetici, bir doktorun hastasına tanı koyması gibi, çalışanın o anki durumuna 'tanı' koymalı ve yaklaşımını ona göre seçmelidir.

Daha Fazla Pratik

Schein'ın 'Karmaşık İnsan' varsayımı ile Durumsallık Yaklaşımı (Contingency Approach) arasındaki paralelliği inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Çalışma Psikolojisine Giriş Alıştırma Soruları — KPSS Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri — Sayfa 2 | Examkin